Sayfa: 5/19 İlkİlk ... 3456715 ... SonSon
Toplam 184 adet sonuctan sayfa basi 41 ile 50 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Migren ve ağrısı hakkında her şey...Paylaşalım...

  1. Konu Sahibi : burtay #41
    Giriş tarihi
    Apr 2007
    Mesajlar
    12,618

    I love KK

    Tam 6 yıldır migren hastasıyım. İlk teşhis konulduğunda,sibelium verilmişti. Ama bana hiç etkisi olmadı.

    Şimdi başka ilaçlar kullanıyorum. Bana en iyi gelen; yatak odasına kapanıp uzanmak. Ağrılardan oturup ağladığım günleri bile bilirim. Bu acıyı çekenlerin Allah yardımcısı olsun inşallah..!
    "ben onlara her istedikleri veririm, dünyada onları nimete boğarım ki, mahşerde bana -ama sen benim duamı kabul etmedin, istediklerimi verseydin , sana inanacaktım- diyemesinler.."


  2. Konu Sahibi : burtay #42
    demekki benim gerçekten hafifmiş çünkü sibelium işe yaradı bende..

  3. Konu Sahibi : burtay #43
    migren hastası olanların ağrılarının ışıkların kapalı olduğu odaların olduğunu biliyorum ama bende yok Allah'a şükür

  4. Konu Sahibi : burtay #44
    Allah olanlarada yardım etsin çok kötü bir hastalık

  5. Konu Sahibi : burtay #45
    DeryaLı Guest

    Migren nedir, nasıl başa çıkılır?

    Bulantı, kusma, ışığa ve sese aşırı duyarlılık gibi belirtileri olan bu hastalık, migrenli kişi ve ailesi için genellikle çok sıkıntı verir. Migren, ataklar sırasında kişinin tüm faaliyetlerini tamamen durdurabileceği gibi, ataklar arasındaki dönemde de yaşam kalitesini azaltabilir.

    Kişilerin yaşamlarındaki olumsuz etkilerine rağmen, migreni olanların çoğu tam tedavi edilmezler. Bu, bazen, migreni olanların tedavi edilme şanslarının olmadığına inanmalarından ve bu konuda doktora gitmemelerinden kaynaklanır. Ancak daha yeni ve daha etkili tedavilerin bulunmasıyla, migreni olan pek çok kişi için yeni umutlar doğmuştur.
    Migren atağının sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte, migreni olan çoğu kişi, belli faktörlerin migren ataklarını “tetiklediğine” inanır. Bu tetikleyiciler arasında stres veya stres sonrası gevşeme, çok fazla veya çok az uyku, kuvvetli ışık, hava değişiklikleri ve çikolata, peynir, kırmızı şarap, kahve ve çay gibi yiyecekler yer alır. Çoğu kadında hormonal değişiklikler veya adet dönemi de migreni tetikleyebilir, ancak ataklar başka zamanlarda da olabilir.

    MİGREN ATAĞI SIRASINDA NELER OLUR?
    Migren atağı dört döneme ayrılabilir, ancak migreni olan insanların çoğu bu dört dönemin hepsini birden yaşamaz. Bu dönemler sırasıyla:

    1. Uyarı Dönemi
    Migrenin ilk dönemi genellikle birkaç saat sürer fakat birkaç gün de sürebilir. Yorgunluk, esneme, ruh hali değişiklikleri, bazı yiyecekler için açlık ve ışık-ses-kokulara karşı artmış duyarlılık gibi uyarıcı belirtilerdir. Yaklaşık olarak migreni olan her 10 kişiden 6’sı uyarı dönemini yaşar.

    2. Aura
    Auralar beynin içinden kaynaklanan, başağrısı atağından genellikle 20 dakika ile 1 saat öncesinde oluşan belirtilerdir. Migreni olan her 10 kişiden ortalama 2’si aura belirtilerini yaşar. Bunlar genellikle görme ile ilgili, çakan ışıklar, zig-zag çizgiler veya görmenin grileşmesi gibi problemlerdir. Aynı zamanda işitme veya konuşma problemleri, zihin bulanıklığı ve vücudun bazı bölümlerinde veya yüzde karıncalanma hissi olabilir. Aura, başağrısı başlamadan önce kaybolabilir veya başağrısı dönemine dek uzayabilir.

    3. Başağrısı Dönemi
    Çoğu insan için migren atağının en kötü dönemi başağrısıdır. Genellikle zonklayıcı, ağrılı ve sıklıkla da başın bir tarafındadır.
    Ağrı her atakta başın bir tarafından diğer tarafına geçebilir veya başın her iki tarfında olabilir. Ağrı genellikle yürüme veya merdiven çıkma gibi fiziksel aktivitelerle şiddetlenir.
    Ancak migren ’yalnızca bir başağrısı’ değildir. İnsanların çoğu aynı zamanda bulantı hisseder, bazısı da kusar. Migrendeki başağrısına eşlik eden ve sık görülen diğer belirtiler arasında, ışığa, sese ve kokulara aşırı duyarlılık da yer alır. Migrenli insanların çoğu atakları sırasında karanlık ve sessiz bir oda ararlar. Eğer hiç tedavi edilmezse, migren tipik olarak 4 saat ile 3 gün arasında sürer, ancak süre ortalama 1 gündür.

    4. Ağrının Geçme Dönemi
    Başağrısı durduktan ya da geçtikten sonra, migrenli insanlarda yeniden normal hissedene dek uzun süre başka belirtiler görülür. Migren atakları genellikle ayda 1 veya 2 kez olur ancak daha sık olabilir. Atakların şiddeti değişiktir ve olacağı önceden kestirilemeyebilir. Yukarıdaki 4 dönemde de her atakta genellikle görülmez. Şiddeti de değişiktir, kişinin aktivitelerini engellemeyecek orta şiddette bir başağrısından, uzun işgöremezlik yaratan şiddetli başağrısına dek değişebilir. Sıklıkla, migreni olan kişi için iki atak birbirinin aynısı değildir.
    Migren, stres yaratıcı bir durum olmakla birlikte, migren atağının sonunda geçeceğini ve daha ciddi bir şey olmayacağını anlamak önemlidir. Migreni olan bazı insanlar, bu belirtilere yol açan daha ciddi bir şey olabileceğinden endişelenirler, ancak bu çok nadirdir.

    Migren tedavisinde pek çok yol vardır. Bunlar ilaç almaktan, yaşam biçimi değişikliklerine kadar farklılık gösterir. Migrenin ilaç tedavisinde iki yol izlenir:
    1. Akut tedavi (atak tedavisi)
    Atak tedavisi için basit ağrı kesiciler kullanılabilir, ya da migren ataklarına özel ilaçlar alınabilir.
    2. Önleme tedavisi
    Özellikle ataklar çok sıksa ve yaşam kalitesini çok bozuyorsa önleme tedavisi uygulanır. Bu tedavide migren atağı olsun olmasın, her gün ilaç alınır. Önleme tedavisi atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yöneliktir.

    YAŞAM BİÇİMİ DEĞİŞİKLİKLERİ
    Migren ataklarını önlemek için yaşam biçiminizdeki bazı değişikliklerin faydası olur.
    Tetikleyicilerden uzak durun!
    Başağrısını tetikleyen faktörler kişiden kişiye değişiklik gösterir. Migren ataklarını önlemek için alınacak önlemlerden ilki, parlak ışık, rüzgar, keskin kokular gibi tetikleyicilerden uzak durmaktır.
    Düzenli egzersiz yapın!
    Vücudu aşırı zorlamayan, yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi egzersizler kaslarınızdaki gerginliği azaltır, dolaşımınızı artırır. Böylece migren ataklarınızın sıklığı ve şiddeti önemli ölçüde azalır.
    Alışkanlıklarınızı sürdürün!
    Düzenli uyuyun,
    Düzenli yemek yiyin,
    Hafta içi alışkanlıklarınızı hafta sonunda da sürdürün

  6. Konu Sahibi : burtay #46

    Migrenden gıda testiyle kurtulun

    Migrenden gıda testiyle kurtulun


    Çıldırtan baş ağrılarına neden olan migrenden tip3 alerji testiyle kurtulabilirsiniz.

    Yediğiniz gıdaların da dayanılmaz baş ağrılarına neden olan migren ataklarını tetiklediği ortaya çıktı. İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ertaş tarafından geliştirilen tip3 alerji testi, 266 gıdaya karşı tarama yapıyor. Tarama sonucunda; migren atağını hızlandıran gıda beslenmeden çıkarıldığında, hasta migrenden uzunca bir dönem kurtulmuş oluyor. Prof. Dr. Ertaş, testle ilgili sorularımızı yanıtladı:

    * Testle hangi gıdalar taranıyor?
    Yaptığımız alerji testi; yaygın, seyrek ve çok seyrek kullanılan bir gıda panelini kapsıyor. Et, deniz mahsulleri, mayalar, mantarlar, salatalar hatta çay gibi demlenen içeceklerden, hazır gıdalarda kullanılan katkı ile boyar maddelere kadar geniş bir yelpazeyi inceliyoruz. Örneğin, bir hastamızda papaya yağına karşı alerji çıktı ve hastamızın bunu yoğun olarak kullandığını öğrendik. Yine benzer bir olay 'tapyoka'ya karşı yaşandı. Tapyoka, Türkiye'de yok ama yaptığımız araştırmalardan sonra, fast food restoranlarında kulanılan soslarda bu maddenin olduğunu belirledik.

    * Test ne kadar sürüyor?
    Testin ilk bir ay ön izleme dönemi var. Ardından duyarlı olduğunu saptadığımız gıdaları 6 hafta süreyle zenginleştirip diyetine ekliyoruz. Daha sonra arada bir dinlenme dönemi verip, 6 hafta da bu gıdaları diyetinden çıkararak migren ataklarında ne kadar etkili olduğunu ölçmeye çalışıyoruz. Toplamda ise 19 hafta sürüyor. Ancak bu, testin etkinliğini ortaya koymak için gereken çalışma süresi. Yoksa hasta testi yaptırdıktan sonra diyetini uygulamaya başlıyor zaten.

    * Şu ana kadar kaç hastaya uyguladınız?


    İlk hasta grubunda 30 hasta ile çalıştık. Çalışmamız, diyet değişikliğinin ciddi bir fark oluşturduğunu gösteriyor. Kişi duyarlı olduğu gıdaları bilir ve diyetini de buna göre düzenlerse, migrenin etkisinin hafiflediğini belirledik. Bazı hastalarda ise atakların tamamen ortadan kalktığını gördük.

    * Migreni tetikleyen gıdalar neler?
    Aç kalmak ya da öğün atlamak migreni tetikler. Gıdanın ne yüzdeyle etkili olduğunu tespit etmek çok güç. Çünkü migren için net bir liste yok. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda, kırmızı şarabın pek çok kişide migreni tetiklediğini gözlemledim. Ama başka birinde de kırmızı şarap içince değil peynir veya balık yediğinde atak ortaya çıkabilir. Çikolata da migren tetikleyicilerinden biri.

    ŞEKER DE TETİKLEYEBİLİR

    * Diyet, her migrenlide etkili oluyor mu?
    Gıdalar, migreni tetiklemekle birlikte her zaman tek başına etkili olmayabilir. Yani hastanın o gıdayı aldığında, gıdaların içine giren bileşenlerden öyle bir maddeye karşı duyarlılığı vardır ki; birbirinden farklı gibi görünen iki ayrı yemeği yediğinde de migreni ortaya çıkabilir. Sonuçta ikisinde de tetikleyici, iki yemekte de bulunan ortak bir maddedir. Bu, bazen şeker gibi yaygın kullanılan bir madde de olabilir. Kişinin bunu ayırt etmesi güçtür. Bu durumda hasta 'ne yesem tetikliyor' düşüncesine kapılıyor. Bu nedenle gıdaların önemi bilinmekle birlikte ayrıştırmak güçtür.

    * Sadece test yeterli mi?
    Migrende ilaç tedavisi uygulansa bile, kişi her zaman kendi kendisinin doktoru olmalı. Yediklerine, uykusuna ve neyin migrenini tetiklediğine dikkat etmeli. Bu tetikleyicilerden en sık gıdalarla karşılaşıldığı için, hasta özellikle yediklerine karşı uyanık olmalı. Böyle testler de bize daha net olarak hangi gıdaların uyarıcı olduğu konusunda fikir veriyor.

    SABAH

  7. Konu Sahibi : burtay #47
    Obstinate Guest

    Migren Ağrısı İçin 2 Tablet Aspirin!!!

    Migren ağrısı için 2 tablet Aspirin
    Tıp dünyasında yürütülen araştırmalar bugüne kadar 250’nin üzerinde baş ağrısı çeşidi olduğunu gösteriyor. Gerilim tipi baş ağrısı ve migren ise tüm dünyada hem kadınlarda, hem de erkeklerde en sık rastlanan baş ağrısı çeşitlerinden biri olarak biliniyor. 30 ile 39 yaş arasında daha sık görülen migren, yaşam kalitesini etkileyen sorunları da beraberinde getiriyor. Şiddetli migren atakları kimi zaman ağrı çekenleri işinden alıkoyabilecek düzeye bile ulaşabiliyor.

    Tüm dünyada önemli ekonomik kayıplara neden olan migren hastalığının tedavisi ile ilgili önemli bir araştırma 13. Uluslararası Başağrısı Kongresi’nde gün ışığına çıktı. Alman Essen Üniversitesi Nöroloji Bölümü Başhekimi Prof. Hans Christoph Diener’ın gerçekleştirdiği klinik araştırmalara göre 1000 miligram yani 2 tablet Aspirin migren ağrılarını dindiriyor. Prof. Dr. Diener, Aspirin’in etken maddesi asetilsalisilik asidin’in (ASA) migren ataklarına karşı mücadelede triptan grubu ilaçlardan sumatriptan kadar etkili olduğunu ve alındıktan 2 saat sonra etkisini gösterdiğini açıkladı. Prof. Dr. Diener’ın gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarına göre sese ve ışığa karşı hassasiyet ve bulantı gibi migrene eşlik eden semptomların hafifletilmesinde de ASA etkili olabiliyor.

    100 yılı aşkın süredir tıp dünyasının hizmetinde olan Aspirin® daha az yan etkisi olması ve ekonomik oluşuyla da migren tedavisinde öne çıkıyor. Essen Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Diener, damar hastalıkları olan ve bu hastalıkla bağlantılı risk faktörlerini taşıyan hastaların özellikle, ASA’dan dolayı önemli bir avantaja sahip olduklarını, triptanların bu gibi durumlarda kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Prof. Dr. Diener, Aspirin’in migrenin tedavisinde hastaların güvenle kullanabilecekleri etkili bir ilaç olduğunu belirtiyor.


    ALINTIDIR....

  8. Konu Sahibi : burtay #48
    EU1 Guest

    Migren Nedir?

    Migren, nörolojik, gastrointestinal ve otonom değişikliklerin çeşitli şekillerde eşlik ettiği primer epizodik (bölüm) bir baş ağrısı bozukluğudur. Nörolojik muayeneler, görüntüleme ve laboratuvar incelemeleri genellikle normaldir ve bunlar daha korkutucu diğer klinik hastalıkların nedenlerinin dışlanmasında yarar sağlar.

    A) Migren Atağının Tanımı: Migren atağı, baş ağrısından saatler veya günler öncesinde ortaya çıkan prodrom evresi, baş ağrısının hemen öncesinde oluşan aura evresi, baş ağrısı evresi, baş ağrısının düzelme evresi şeklinde dört bölüme ayrılabilir. Migren tanısı için zorunlu olarak bulunması gereken bir evre bulunmamaktadır.

    1) Öncü Fenomenler (Prodrom) Evresi: Baş ağrısından önceki saatler veya günler içerisinde öncü fenomenler görülür. Hastalar çoğunlukla duygudurumlarında ya da davranışlarında aniden ortaya çıkan psikolojik, nöroloji, otonomik veya bünyesel özellikler gösteren tipik değişikliklerden yakınırlar. Bazı hastalar ise baş ağrısının geleceğini hissedebilir, ancak bunu tam olarak tanımlayamazlar. Bu belirtiler hastadan hastaya çeşitlilik gösterir ancak spesifik bir hastada oldukça tutarlıdır. Depresyon, kognitif işlev bozukluğu ve bazı yiyeceklere istek hali gibi belirtiler görülür. En sık görünen öncü belirtiler yorgunluk-bitkinlik hissi, konsantrasyon güçlüğü, ense sertliğidir.

    2) Aura Evresi: Migren aurası, migren atağının öncesinde, atakla beraber veya ender olarak atak sonrasında görülen fokal nörolojik belirtilerin karışımıdır. Bu belirtiler genellikle 5 ila 20 dakika içinde gelişir ve çoğunlukla 60 dakikadan kısa sürer. Baş ağrısı sıklıkla auranın bitiminden sonraki 60 dakika içinde ortaya çıksa da bazı durumlarda birkaç saat gecikebilir ya da hiç ortaya çıkmaz.

    Hastaların büyük bir kısmı aura ile baş ağrısı arasındaki sürede kendilerini normal hissetmez. Korku, bedensel yakınmalar, duygudurum değişiklikleri, konuşma ve düşünce bozuklukları veya çevreden soyutlanma hissi görülebilir. Auralar arka arkaya oluşabilir ve sıklığı birkaç saatte birden bir saat içinde birkaç sefere kadar değişiklik gösterebilir. Bunlara migren aura statusu denmektedir.

    Oluşan görsel bozukluklar arasında görme alanında kör noktalar, basit ışık çakmaları, noktalanmalar ya da geometrik şekiller sayılabilir. Bunlar aynı zamanda görme alanı boyunca hareket edebildiği gibi görme alanında tireşimler veya dalgalanmalar da olabilir. Belirtilen görsel bozuklukluklar baş ağrısı ile birlikte görülür. Kör noktalar bazen her iki görme alanında da aynı anda görülebilse de ancak ender bir durumdur. Bunlar dışında görsel şekil bozulmaları ve halusinasyon da görülebilir.

    Görme dışı bozukluklar arasında vücut kısımlarını algılamada ve kullanmada bozukluklar, konuşma ve dil bozuklukları, karmaşık rüya veya kabus hali, trans ya da deliryum hali gibi durumlar yer alabilir. En sık görülen ikinci aura şekli olan uyuşmalarda uyuşukluk elde başlar, kola yayılır ve ardından yüze geçerek dudaklar ve dili etkiler; ender olarak bacaklara da etki eder. Migren ahstalarının yarısında uyuşmalar iki yanlı başlar veya sonradan iki taraflı hale gerlir. İşitsel auralar nadiren tek başına görülür, daha çok görsel bir aurayı takiben ortaya çıkar.

    3) Baş Ağrısı Evresi: Migrende tipik baş ağrısı tek taraflı, zonklayıcı, orta-ağır şiddette olup fiziksel aktivite ile şiddetlenir. Migren tanısı koymak için bunların hepsi birlikte gerekmez. Ağrı, başlangıcından itibaren iki taraflı olabilir ya da tek taraflı başladıktan sonra diğer tarafa yayılabilir. Ağrı gündüz veya gece her zaman ortaya çıkabilse de en sık olarak sabah 05:00 ile öğlen 12:00 arasında başlar. Başlangıçtan sonraki 2 - 12 saat içinde maksimum şiddete ulaşarak atağa dönüşür, bundan sonra da yavaşça azalarak geçer. Tedavi edilmemiş bir migren atağının ortalama süresi 24 saattir. Erişkinlerde 4 - 72 saat arasında, çocuklarda ise 1 - 48 saat arasında değişkenlik gösterebilir.

    Baş ağrısının şiddeti büyük farklılıklar gösterse de ortalama olarak 0 ila 10 arası şiddet değerlendirmesinde 7 - 8 arasındadır. Çoğunlukla hastalarca zonklayıcı şekilde görülür ancak bu, başka baş ağrısı tiplerinde de görülebilir. Fiziksel aktivite veya başın basit hareketleriyle bile şiddetlenir.

    Migren ağrısı her zaman başkaca özelliklerle birlikte bulunur. Anoreksi sıkça görünse de bazı yiyeceklere (örn: çikolata) istek hali de olabilir. Hastaların tamamına yakınında (%90 gibi) bulantı olur, buna karşılık bunların 1/3'ünde kusma meydana gelir. Yine hastaların çoğunda fotofobi (ışıktan korkma), fonofobi (sese karşı hassasiyet), osmofobi (kokulardan rahatsızlık) gibi, duyularda belirgin duyarlılaşma ortaya çıkar, hasta karanlık ve sessiz bir oda arar.

    4) Düzelme Evresi: Ağrı giderek azalır ve kaybolur. Hasta kendini yorgun huzursuz ve kayıtsız hissedebilir, konsantrasyon azalması, kafa derisinde hassasiyet, duygudurum değişiklikleri görülebilir. Buna karşın, bazı hastalar ise kendini aşırı derecede iyi ve yenilenmiş hissedebilir; bazıları ise depresif ve hasta gibi hissedebilir.

    B) Migren Sendromları:

    1) Aurasız Migren (Basit Migren): Beyinde yaygın veya tek taraflı zonklayıcı baş rahatsızlığı ile karakterize, aralıklı bir sendromdur. Bu tanıyı koyabilmek için her biri 4 - 72 saat süren, dört ağrı özelliğinden en az ikisini ve ilişkili özelliklerden en az birini gösteren 5 atak gereklidir. Bu dört ağrı özelliği; tek taraflılık, zonklayıcı nitelik, orta-ağır şiddet ve rutin fizik i aktivite ile artma sayılabilir. Ataklara bulantı, kusma, fotofobi (ışıktan rahatsız olma), fonofobi (gürültüden rahatsız olma) ve/veya iştahsızlık eşlik edebilir. Aralıklarla yineleyici atakların da bildirilmiş olması gerkir. Bütün bu belirtilere rağmen yine de migrenin diğer nedenleri dışlanmalıdır.

    Migren 3 günden daha uzun sürerse migren statusu terimi kullanılılr. Bazen hastayı sabaha karşı uyandırabilmekte ise de günün veya gecenin herhangi bir saatinde başlayabilir. Atakların sıklığı çeşitlilik gösterir; hayatta birkaç kez olabilirken haftada birkaç kez de olabilir. Ortalama bir migren hastası ayda bir veya iki kez baş ağrısı çekebilir. En az beş atağın aranmasının nedeni beyin tümörleri, sinüzit ve glokom ve birçok organik hastalığın migreni taklit eden baş ağrılarına neden olabilmesidir.

    2) Auralı Migren (Klasik Migren): Tamamen düzelen bir veya daha fazla nörolojik belirti, auranın 4 dakikadan uzun sürede gelişmesi, auranın 60 dakikadan kısa sürmesi ve auranın ardından baş ağrısının başlamasına kadar geçen sürenin 60 dakikadan kısa sürmesi gibi sayılabilecek dört özellikten en az üçünün ve en az iki atağın olması gereklidir. Auralı migreni olan hastaların çoğunda aurasız migren atakları da görülebilir. Sıklıkla görme yarı alanı içinde geometrik biçimde olan renklerin, canlı görsel ışık dizileri şeklinde aura ile ortaya çıkmasıdır. Zonklayıcı baş ağrısı genellikle görsel bulguların karşı tarafındadır ve hastada bulantı, kusma, fotofobi, fonofobi ve iştahsızlık olabilir. Aura'lı migren görme alanı bozuklukları ve hemisensoriyel kayıp gibi geçici nörolojik bozukluklarla birlikte olur. Aura tipik ve hep aynı özellikleri gösteriyorsa, arkasından gelen baş ağrısı migrenöz özellikleri göstermese de auralı migren tanısı konabilir. Migren aurası, küme baş ağrısı gibi diğer baş ağrılası tipleriyle birlikte de görülebilir.

    3) Migrenin Değişik Tipleri:

    a) Baziler Tip Migren

    b) Konfüzyonel Migren

    c) Oftalmoplejik Migren

    d) Hemiplejik Mİgren

    e) Ailesel Hemiplejik Migren

    f) Serebral Otozomal Dominant Arteriyopati ile Subkortikal İnfarktlar ve Lökoensefalopati

    g) Ak Madde Bozuklukları

    h) Baş Ağrısız Aura

    C) Tedavi: Etkin migren tedavisi öncelikle doğru tanı konması, bunun hastaya açıklanması ve hastanın herhangi bir rastlantısal başka bir hastalığı olması durumunda buna ilişkili bir tedavi planı oluşturulması ile başlar. En rahatsız edici belirtilere en uygun müdahale şeklinin bulunması amaçlanır. Birlikte buluna hastalıklar bazen tedavi avantajı sağlarken bazen de migren tedavisinde kısıtlamalara neden olur. Migren ile birlikte en sık görünenleri inme, epilepsi, depresyon, mani, kaygı ve panik gibi psikolojik bozukluklar yer almaktadır.

    Belirtiler de göz önünde bulunmalıdır çünkü tedaviden önce tanıdan mutlaka emin olunmalıdır. Belirli bir migren ilacı, migren taklidi olan bir hastada yararsız olacaktır, hatta tehlikeli de olabilir.

    Farmakolojik tedaviler dışındaki tedavi yaklaşmaları arasında gevşeme, "biofeedback" ve düzenli bir yaşam sürme, yeterli uyku alma, egzersiz yapma ve sigara (ve dumanı) gibi tütünlü maddeleri bırakma/uzak durma gibi girişimler yer alır. Bunlar önemli olsa da asıl tedavi ilaçlardan oluşur. Seçilecek ilaç, baş ağrısı ataklarının şiddeti ve sıklığına, ilişkili belirtilerin durumuna, diğer hastalıklarının varlığına ve daha önceki tedavilere cevap şekline göre belirlenir. Baş ağrısının şiddetlenmesini önleyebilmek ve tedavinin etkinliğini artırabilmek için baş ağrısının mümkün olduğunca erken tedavisi gereklidir.

    1) Akut Tedavi: Tedavi, atağa göre ve atağı yaşayan kişiye göre biçimlendirilmelidir. Önceki tedavi geçmişi öğrenilmeli ve başarılı/başarısız durumlar sorgulanmalıdır. Akut tedavi, baş ağrısı başladıktan sonra bunu geri çevirmeyi veya baş ağrısının ilerlemesini durdurmayı amaçlar. Değişik şekillerde akut tedvi vardır. Seçilecek ilaç, baş ağrısı ataklarının şiddeti ve sıklığına, ilişkili belirtilerin durumuna, diğer hastalıklarının varlığına ve daha önceki tedavilere cevap şekline göre belirlenir. Aşırı ilaç kullanımının veya böyle bir tehlikenin varlığı değerlendirilmelidir. Akut baş ağrısı ilaçlarının aşırı kullanılması genellikle tedavinin başarısızlığına neden olabilir. Yan etkiler de göz önünde bulundurularak ağrı şekline göre en faydalı olabilecek ilaçlarla tedaviedilmelidir.

    Tedavi kişiye özel olmalıdır. Hafif-orta seviyede baş ağrıları olan hastalarda analjezikler, nonsteroid antiinflamatuar (NSAID) veya kafeinle birlikte bir bileşik faydalı olabilir. Analjezik tedavisi yetersiz olursa yedek tedavi olarak bir triptan önerilir. Hastaların geneli oral triptanları tercih eder. Eğer hızlı bir cevap alınması gerekliyse veya bulantı-kusma barizse oral dışı bir yol tercih edilir.

    a) Basit ve Kombinasyon Şeklinde Analjezikler ve NSAID'ler: Hafif-orta şiddetli baş ağrıları olan hastalara basit analjezikler önerilir. Pek çok kişinin bağ ağrısı tek başına veya kafein ile kombine aspirin veya asetaminofen (parasetamol) gibi basit bir analjezikle rahatlayabilir. NSAID'ler bütün dünyada en fazla reçete edilen ilaçlar arasında yer alırken bunların kullanımı gastrik yan etkileri nedeni ile sınırlanmaktadır. NSAID'lerin yan etkileri arasında gastrointestinal rahatsızlık, petik ülser ve kanama, karın ağrısı, kabızlık, diyare, bulantı, ender olarak paradoksik baş ağrısı, başta bozluk hissi, uykuya eğilim, kulak çınlaması ve sıvı tutulması belirtilebilir.

    b) Barbiturat Hipnotikler: Butalbital içerikli ilaçların etkinliğine dair herhangi bir randomize çalışma yoktur. Bu ilaçların kullanımı daha belirgin veya daha az sorun yaratabilecek bir ilacın kullanılmadığı ya da etkisiz olduğu durumlarla sınırlı tutulmalıdır. Diğer migren ilaçlarının ekisiz kaldığı durumlarda bu ilaçlar oldukça etkin olabilen yedek ilaçlardır.

    c) Ergotamin ve Dihidroergotamin (DHE): Zaman zaman analjeziklerin yeterli fayda sağlamadığı hallerde veya ciddi derecede yan etkiler söz konusu olduğunda ya da maliyet sorunu ortaya çıktığında, orta-ağır şiddetli migren ataklarının tedavisinde ergotamin kullanılır. Tedavide ergotaminin etkinliğini destekleyen veriler pek tutarlı değildir. DHE'nin ergotamine oranla daha az yan etkisi vardır. Elimizdeki en iyi kanıt DHE'nin nazal şekli için mevcuttur. DHE hastaların çoğunda faydalı olduğundan baş ağrılarının tekrarlama oranı düşüktür. Bununla beraber, bulantıya veya tepki baş ağrılarına yol açma oranı ergotamine göre daha düşüktür.

    Gebe kalmak isteyen kadınlar, kontrolsüz hipertansiyonu bulunanlar, spsisteki, böbrek ve karaciğer yetersizliği bulunanlar ve koroner, serebral veya periferik damar hastalığı bulunanlarda ergotamin veya DHE kullanımından kaçınılmalıdır.

    d) Triptanlar: Migren baş ağrılarının tedavisinde hem güvenli hem de etkindir. İlk seçenek olarak uygun ilaçlardır. Orta- şiddetli migren atağı geçiren hastalarda uygulanabilir. Analjezikler yeterince denenmiş ve uygun cevap alınamamışsa triptanlar ile tedavi başlanması mümkün olabilir.

    e) Opioidler: Epioid dışındaki ilaçlar baş ağrısında yeterli rahatlama sağlamıyorsa bunlar kullanılabilir.

    2) Önleyici (Profilaktik) Tedavi: Baş ağrısı var olsun veya olmasın atak sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmak için önleyici (profilaktik) tedaviler uygulanır. Atağın öncesinde verilebileceği gibi kısa veya uzun vadeli de verilebilir. Varlığı bilinen bir tetikleyici olduğunda veya baş ağrısının öncü bir belirtisinin varlığı durumlarında da verilebilir.

    Kısa süreli önleyici tedavi hastanın tetikleyici etken ile karşılaşması durumunda verilebilir. Baş ağrısı tehlikesi olauşturacak olaydan birkaç gün öncesinde (örn: belirli tarihteki etkinlik) tedaviyi uygulaması gerekir. Uzun vadeli önleyici tedavide ise baş ağrısının sıklığını azaltmak için günlük olarak uygulama yapılır ve çoğunlukla aylarca devam ettirilir. Hamilelik sırasında tedavinin risklerini aşan bir yarar beklenmiyorsa uzun vadeli önleyici tedaviden kaçınmak gerekir.

    Önleyici tedavilere düşük dozla başlanır ve tedavi edici etkiler veya yan etkiler oluşana dek veya ilacın maksimum dozuna ulaşılana kadar yavaşça doz artırımına gidilmelidir. Tedavinin tam oalrak denenmesi iki ile altı ay arasında sürebilir. Tedavinin etkileri genellikle tedaviye başlama tarihinden itibaren dört hafta sonra fark edilir. Kimi hastalarda tedaviye başlandıktan bir ile iki hafta sonra tedavinin bırakılması durumuna denk gelinmektedir. Önleyici tedaviden optimum fayda sağlayabilmek için hastanın analjezikleri veya ergot türevi ilaçları aşırı kullanmıyor olması gerekir.

    Migren ağrıları tedavi dışı, zamanla düzelebilir. Hastaların bir kısmında ilacın kesilmesinden sonra rahatlama yaşanabilir ya da eski doza gereksinim göstermeme durumu olabilir.

    3) İlaçlar:

    a) Beta Blokerler

    b) Antidepresanlar

    c) Kalsiyum Kanal Blokerleri

    d) Antiepileptik İlaçlar

    e) Serotinin Antagonistleri

    f) Pizotifen

    g) Doğal Ürünler

    h) Riboflavin

    Tedavi Önceliklerinin Belirlenmesi: Tedavinin hedefi, baş ağrısının ve buna ilişkin diğer belirtilerin giderilmesi ya da önlenmesi ve hastanın mümkün olduğunca normal işlevlerine geri döndürülmesidir. Bir ilacın seçilmesi onun etkinliği, hastanın tercihi ve baş ağrısı tipin, ilacın yan etkileri ve birlikte bulunan diğer hastalıkların varlığı birlikte değerlendirilerek mümkün olur. En iyi fayda-tehlike oranına sahip olan ilaç tercih edilmelidir. Tedaviye dirençli baş ağrısı durumlarında ilaç birliktelikleri yapılabilir. Bazı ilaçlar birlikte kullanılabilirken bazıları dikkat edilerek kullanılmalı, bazıları ise ağır olumsuz etkileri nedeniyle birlikte kullanılmamalıdır. Hastalara profilaktik tedavi uygulandığı hallerde bazen akut tedavi de, diğer tipteki baş ağrıları için beraberinde uygulanabilir.

    D) Migren Statusu: Baş ağrısı evresi (tedavi edilsin ya da edilmesin) 72 saatten uzun süren migren ataklarına migren statusu denir. Şiddetli ve sürekli baş ağrısı ve buna sıkça eşlik eden bulantı ve/veya kusma görülür. Migren statusu akut bir nörolojik bozuklukluğa ikincil olarak da ortaya çıkabililr. Tedaviye başlanmadan önce baş ağrısının ciddi organik nedenlerinin dışlanması gereklidir.
    Düzenleyen: EU1 Düzenleme Tarihi : 12-10-2007 Düzenleme Saati :23:25

  9. Konu Sahibi : burtay #49

    Migren ağrısı nasıl çözülür?

    Hafiften başlayıp bir süre sonra şiddetlenen migren ağrısı daha çok kadınlarda görülüyor Akupunktur migrenlilerin de imdadına yetişiyor.



    Kendine has özelliği olan migren ağrısı genelde başın bir tarafında ortaya çıkıyor ve 1-3 saat arası devam ediyor. Akupunkturun etkili olduğu migrenle ilgili sorularımızı Dr. İsmail Maraş yanıtladı:

    * Migren tehlikeli midir?
    Bazı baş ağrıları önemli bir hastalığın işareti olabilir. Migren yaşam kalitesini düşürür. Ancak baş ağrınıza migren diyebilmek için doktorunuzun teşhis etmesi gerekir.

    * Migren cinsiyet ayırt ediyor mu?
    Daha çok kadınlarda görülüyor. Araştırmalar, yaklaşık her 100 migren hastasının 70'inin kadın olduğunu gösteriyor.

    YAŞ SINIRI TANIMIYOR
    * Kaç yaş civarında başlar?
    Migren her yaşta ortaya çıkabilir. Fakat çoğunlukla 20'li yaşlarda başlar. Çocuklar da migren hastası olabilir. Bu durumda yan etkisiz akupunktur tedavisi önem kazanır.

    * Ağrı dönemi ne sıklıkla yaşanır?
    Bu, kişiye ve migreni başlatan faktörlere göre değişir. Genellikle basit migrenler klasik migrenlere göre daha sık yaşanır. Migren sıklığı yaş ilerledikçe azalır.

    * Stres etkili oluyor mu?
    Migren hastaları streten dolayı da baş ağrısı çekerler. Vücuttaki stresi düzenleyen seratonin salgısındaki düşüklüğün de etkisi olabilir. Sindirim sistemi düzene girdiğinde bağırsaklar daha rahat seratonin salgılar. Akupunktur sindirim sisteminin düzene girmesi için de yine en etkili tedavi yöntemlerinden biridir.

    * Araba tutması ile migren arasında bir ilişki var mı?
    Pek çok migren hastası çocukluğundan bu yana araba tutmasından söz eder. Migren hastalarını normal hastalardan daha kolay araba tutabilir.

  10. Konu Sahibi : burtay #50
    Ağrı başlamadan önce belirti veriyor



    GÖRME konusunda yanılma ve göze değişik yansımalar. Duyma konusunda yanılmalar. Bazı bölgelerinde uyuşma. Kulakta çınlaması. Konuşma bozuklukları. Karın şişliği. Üşüme, el ve ayaklarda soğukluk. Esneme. Ağız kuruluğu.

    VÜCUTTA su toplanması. Terlemede artış -Burun akması. Sık idrara çıkma. Açlıktatlı yeme isteği veya iştahsızlık. Konsantrasyon bozukluğu, dikkatin azalması, düşüncede yavaşlama. Konuşurken takılma. Durgunluk. Kalp atışlarında hızlanma.


    Migrene iki tablet Aspirin çare olacak
    Baş ağrısının en sık rastlanan türlerinden biri olan migrene Aspirin’le tedavi. Alman Essen Üniversitesi Nöroloji Bölümü Başhekimi Prof. Dr. Hans Christoph Diener, 1.000 miligram yani 2 tablet Aspirin’le migren ağrılarının önüne geçilebileceğini söyledi. Kendisi de migren hastası olan Diener’ın araştırmasına göre, bulantı gibi şikayetlerin tedavisinde kullanılan ve Aspirin’in etken maddesi olan asetilsalisilik, migrene neden olan etkenlerin hafifletilmesinde de etkin rol oynuyor.


    Çikolata migreni tetikliyor



    BAŞ ağrılarına sebep olan migren, tüketilen bazı yiyeceklerden güç alıyor. Uyku düzeni ve iklim şartlarının da migren ağrılarını artırdığına dikkat çeken uzmanlar, migrenin beslenmeyle yakın ilgisi olduğunu belirtiyor. Uzmanlar; çikolata, kakao ve kırmızı etin ağrıları tetiklediğini vurgulayarak, bu yiyecekler tüketilmediği takdirde ağrıların azaldığını söylüyor.

Sayfa: 5/19 İlkİlk ... 3456715 ... SonSon

Benzer Konular

  1. Bursa'daki Doktorlar Hakkında Bilgilerimizi Paylaşalım
    By tahtasiz_tuba in forum Doktor ve Hastane Tavsiyeleriniz
    Cevaplar: 75
    Son Mesaj: 12-08-2013, 02:23
  2. Migren ve gerilim tip baş ağrısı
    By EU3 in forum Nöroloji - Beyin ve Sinir Hastalıkları
    Cevaplar: 26
    Son Mesaj: 06-06-2013, 02:38
  3. Horlama ve Uyku Apnesi hakkında bilgiler ...Paylaşalım
    By 1BukeT in forum K.B.B. - Kulak-Burun-Boğaz
    Cevaplar: 31
    Son Mesaj: 07-05-2013, 11:07
  4. Astım hakkında bilgiler, öneriler...Paylaşalım
    By benbeyaz in forum Bitkisel Kürler - Şifa Reçeteleri
    Cevaplar: 54
    Son Mesaj: 27-02-2012, 15:37
  5. hamilelikte migren ağrısı çekenler
    By zeyra in forum Hamilelerden Haberler: Soru ve Sorunlar
    Cevaplar: 15
    Son Mesaj: 08-10-2010, 03:02

Yetkileriniz

  • Yeni konular gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap yazamazsınız
  • Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
Önemli uyarı, mesajlaşma yöntemi dönem dönem yönetim tarafından kontrol edilmektedir !
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren kadinlarkulubu.com adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.

Kadinlarkulubu.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim linkinden iletişime geçildikten sonra en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve avukatımız size yazılı/sözlü geri dönüş yapacaktır.