TEST

Migren ve ağrısı hakkında her şey...Paylaşalım...


burtay
11-01-07, 13:01
MIGREN

BELIRTILER
Genellikle basin bir tarafinda olusan agrilarla birlikte mide bulantisi,gorme ve konusma bozukluklarida gorulebilir.

NEDENLER
Damarsal bozukluklara bagli olarak basin belirli bolgesinde aniden ve siddtli sekilde ortaya cikan agri biir sure sonra gecer.Migren agrisi ceken yetiskinler, genellikle detayci dusunurler.Cocuk migrenleri ise genellikle uzun sure ekran onunde oturmak gibi organizmaya asiri yuk bindirilmesine baglidir.Surekli streste migrene neden olabilir.Eger cocugunuz her yemekten sonra migren krizine tutuluyorsa o zaman yedigi yemeklerden suphe edilmelidir. Bunlar,konservel erdeki koruyucu maddeler olabilir.Kadinlarin %25 i erkeklein ise yuzde %8i migren agrilari ceker.

SÄ°FALÄ° RECETELER
GUMUSDUGME,; Migren dahil olmak uzere herturlu basagrisina karsi basariyla kullanabilen papatya ailesinden onemli bir bitkidir.

AKUPRESSUR (IGNESIZ AKUPUNKTUR);
Migrende oldukca etkilidir.Sadece agri sirasinda degil ,duzenli olarak gunde 3-4 kere uygulanmasi cok daha yararlidir.

Tai yang; Cin akupressur noktasi olan "gunes noktasi" gozucunun iki parmak disindadir.Bu noktayi ayna karsisinda arayin ve parmaginizin ucuyla hafif bir cukurluk sezdiginizde ,dogru noktadasiniz demektir.Buraya bir dakika boyunca parmak ucuyla masaj yapin.Once agrinin daha az oldugu taraftaki noktayi,daha sonrada agrinin da fazla oldugu taraftaki noktayi uyarin. mASAJÄ° iceriden disariya dogru dairesel ve yumusak hareketlerle yapmaniz gerekiyor.

Pian tou dian;Bu nokta,yuzuk parmaginin orta ekleminin kucuk parmaga bakan bolumundedir. Bu noktayi bir dakika boyunca parmak ucuyla sertce ovalayin.Once agrinin daha az oldugu taraftaki parmagi,daha sonrada agrinin daha fazla oldugu taraftaki parmagi bastirin.

Aroma terapi; Hos aromali kokular,sinir sistemini dogrudan etkiler ve kisiyi rahatlatir. Bas agrilarina karsi bir kac damla nane yagi,alina ve sakaklara hafif masajla yedirilebilir.


AKLINIZDA BULUNSUN
Bisiklete binmek veya hizli yuruyusler yapmak ,beyne kan tasiyan damarlaari calistirir.Fakat migreniniz tuttugunda kesinlikle bu sporlari yapmayin.Aksi halde agri artis gosterebilir.


kaynak;seninle dergisi

**SU**
17-03-07, 11:03
Yaşamının herhangi bir döneminde baş ağrısından yakınmayan insan yoktur. Ancak baş ağrılarını iki şekilde değerlendirmek gerekir. Birincisi çeşitli hastalıkların bulgusu olarak baş ağrısı, ikincisi ise başlı başına bir hastalık olarak baş ağrısı. Birinci gruptaki baş ağrıları genellikle gözlerden, kulak, burun, boğaz hastalıklarından, dişlerden kaynaklanan baş ağrılarıdır. Genellikle bu tür baş ağrılarının teşhis ve tedavisi daha kolaydır.
Baş ağrılarını şu şekilde sınıflandırmak mümkündür:

Migren tipi damarsal baş ağrıları,
Gerilim baş ağrısı,
Kombine yani damarsal ve gerilim baş ağrısının birlikte bulunuşu,
Migren dışı damarsal baş ağrısı,
Psikiyatrik nedenlere bağlı baş ağrısı,
Kafa içinde inflamasyona bağlı baş ağrısı,
Gözden, kulaktan, dişlerden, burun ve sinüslerden kaynaklanan baş ağrıları,
Boyundaki yapılardan kaynaklanan baş ağrıları.

Migren

Migrenin Belirtileri Nelerdir?

En sık rastlanan belirti, hafiften başlayarak çok şiddetli, zonklayıcı karaktere dönüşen baş veya boyun ağrılarıdır. Ağrı genelde (ama her zaman değil) başın bir tarafında olur ve en az bir kaç saat devam eder. Ağrı geçtikten sonra migren hastası kendini genellikle yorgun ve bitkin hisseder. Bazen de bir mutluluk duygusu taşıyabilir.

Diğer belirtiler (bu belirtiler baş ağrısından önce veya baş ağrısı esnasında olabilir):

Kabızlık veya ishal
Sinirlilik
Mide bulantısı ve / veya kusma
Işığa karşı duyarlılık
Gürültüye karşı duyarlılık
Kokulara karşı duyarlılık
Kafa derisinde hassasiyet
Kan damarlarında gözle görülebilen genişleme
Boyun ve / veya omuz ağrısı veya tutukluğu
Vücudun uç noktalarında (eller, ayaklar) ağrı, sızı
Dokunma hissinde azalma

Aura dönemi ( Genelde klasik migrende ağrı başlangıcından önce) belirtileri:
Görme duyusunda bozukluklar
- Kör noktalar
- Işık noktaları görme
- Görme duyusunun tünel gibi olması
Görme ve duyma ile ilgili halusinasyonlar (yanılsamalar)
- Zikzak şekilleri görme
- Gelin teli şeklinde görüntüler
Vücudun bazı bölgelerinde uyuşma
Kulak çınlaması
Konuşma bozuklukları
Başka duyular ile ilgili bozukluklar

Diğer sık rastlanan belirtiler:
Karın şişliği
Üşüme, el ve ayaklarda soğukluk
Esneme
Ağız kuruluğu
Vücutta su toplanması
Terlemede artış
Burun akması
Sık idrara çıkma
Açlık – tatlı yeme isteği veya iştahsızlık
Konsantrasyon bozukluğu, dikkatin azalması, düşüncede yavaşlama
Kelime bulma güçlüğü, konuşurken takılma
Durgunluk, donukluk bazen de aktivitede aşırı artış
Kalp atışlarının hızlanması
Yüksekten başı dönme

Migreni Başlatan Etkenler Nelerdir?
Migrenin fizyolojik nedenleri ne olursa olsun, pek çok migren hastası, migreni başlatan bazı faktörler tespit etmişlerdir. Bu faktörler her migren hastası için farklılıklar göstermekle birlikte en sık ifade edilenleri şunlardır:

Çevresel faktörler:
- Yükseklik değişiklikleri
- Hava kirliliği (ozon ve sis)
- Parlak güneş ışığı veya lamba ışığı
- Flüoresan ışıklar veya titreyen herhangi bir ışık (örneğin; tavan vantilatörlü odalar, jaluzi içinde
süzülen güneş ışığı, bilgisayar monitörleri)
- Saçın kuyruk şeklinde sıkıca bağlanması veya saç tokaları
- Yüksek ve devamlı gürültü (örneğin; bebek ağlaması, vantilatör sesi, güç kaynaklarının sesi,
yankılanan koridorlar vs.)
- Parfümler
- Kuvvetli diğer kokular ve kimyasal maddeler: Kumaş boyası, duvar boyası, çöp kokusu, araba
egzoz dumanı vs.
- Hava durumundaki değişiklikler (basınç farklılıkları, nemde farklılık, hava sıcaklığında değişiklik,
kuvvetli rüzgar, kasırga)
- Havasız ortamlar
- Mevsimsel değişiklikler (sonbahar ve ilkbahar en kötü zamanlardır)


Cacophony - Rosemary El'Hage

Yiyecek ve içecekler:
- Alkol ( özellikle kırmızı şarap)
- Sentetik tatlandırıcılar
- Kafein ( fakat bazı hastalarda migreni azaltır)
- Hindistan cevizi ve hindistan cevizi yağı ( güneş losyonları da dahil)
- Narenciye
- Çin yemekleri
- Hazır çorbalar
- Hazır peynir tozu maddeleri
- Soya proteini ve soya sosları
- Baharat ve hazır soslar
- Et terbiyesi için hazır soslar
- Bira mayası
- İçlenmiş şarküteri ürünleri
- Hazır, yağsız kavrulmuş fındık ve fıstık
- Bazı patates cipsleri
- Peynir suyu
- Zeytinyağı
- Turşular
- Tuz
- Ekşi krema veya yoğurt
- Soğan, Domates, Ispanak, Taze bezelye, Patlıcan, Fasulye gibi sebzeler
- Kızartmalar
- Deniz ürünleri
- Tavuk ciğeri
- Yiyeceklerde kullanılan boya maddeleri ( özellikle kırmızı)
- Buğday ürünleri
- Muz, Kivi, Mango, Ananas, Kırmızı erik, Çilek gibi bazı meyveler
- Çikolata
- Mısır
- Papaya

Davranış kalıpları:
- Öğün atlama
- Fazla uyuma veya uyku eksikliği
- Temizlik maddeleri veya kokulu deterjanlar
- Uçak yolculukları
- Doğum kontrol hapları
- Sigara ve diğer tütün ürünleri
- Su kaybı
- Kadınlarda hormonal değişiklikler ( migrenler adet öncesi, adet esnasında veya adetin sonunda
artabilir ve genellikle hamileliğin üçüncü ayından sonra yok olur)
- Oruç tutmak, fazla karbonhidratı bir anda almak gibi kan şekerinin düşmesine neden olan
durumlar
- Fiziksel travma
- Başa basınç uygulama ( fakat bazen migreni azaltır)
- Uyku düzeninde değişiklik
- Stres, özellikle stresin birden yok olması ( hafta sonu baş ağrısı sendromu)

İlaçlar dışında neler migren ağrısını azaltmakta yardımcı olur?
Esas yöntem ,karanlık ve sessiz bir odada uyumak gibi görünmekte. Bazıları için fonda hafif bir müzik veya gürültüsüz bir TV kanalının olması daha rahatlatıcı olabilir. Diğer önleyici yöntemler:

- Akupunktur
- Soğuk hava veya duş
- Egzersiz
- Boyun arkasına sıcak kompres
- Saf oksijen
- Baş ve boyun masajı
- Duş: Bir kaç dakika sıcak sonra soğuk sonra tekrar sıcak duş.
- Ayakları sıcak suya sokma
- Kusma
- Başa buz kompresi
- Başın bir tarafına sıcak, diğer tarafına buz kompresi yapmak

selda19
26-03-07, 19:03
http://http://www.e-kolay.net/saglik/test/saglik_test_01.asp

EU1
26-03-07, 19:03
seldacım sayfa açılmıyor:1no2:

selda19
26-03-07, 20:03
Minerwa bu adresten konuyu sen açabilirmisin.Benim bilgisayarda güvenlik yeterli değil diyo

compass_rose
26-03-07, 20:03
http://www.ekolay.net/saglik/test/saglik_test_02.asp

arkadaşlar doğru adres...

selda19
26-03-07, 20:03
Sağol arkadaşım birtürlü yapamadım ayarlarda bi sorun var.

hercai34
26-03-07, 22:03
linkte sorun yok ben testi yaptım zaten migrenim var malesef
sonuç:doktorunuza başvurun

EU1
7-04-07, 11:04
Migrende Kombine İlaçlar Daha Başarılı


Migren belirtilerinin giderilmesinde yeni denenen kombine bir ilacın, halen yaygın olarak kullanılan iki ilacın tek tek kullanımından daha etkili olduğu vurgulandı.

Sonuçları Amerikan Tıp Derneği Dergisi’nin (Journal of the American Medical Association) son sayısında yayımlanan araştırmaya göre, halen deneme aşamasındaki Trexima adlı ilaç, migren belirtilerini gidermek için yaygın olarak kullanılan iki ilacın tek tek kullanımından daha etkili oldu.

Trexima’yı, Pozen Inc. adlı ilaç şirketi büyük İngiliz ilaç şirketi GlaxoSmithKline ile birlikte üretiyor.

Trexima, GlaxoSmithKline’ın, etken maddesi sumatriptan olan yaygın migren ilacı Imitrex’i (İmigran), eski bir ağrı kesici olan naproksen sodyum ile birleştiriyor.

Nashville Neuroscience Group’tan Dr. Jan Brandesve ile iki meslektaşı, 118 tıp merkezindeki 1,500 hasta arasında bir çalışma yaptılar.

Orta düzey ya da ağır migreni olan hastalar rastgele dörde bölündüler ve birinci gruba kombine ilaç, ikinci gruba sadece sumatriptan, üçüncü gruba naproksen sodyum ya da placebo (etkisi olmayan ilaç) verildi.

Araştırma sonucunda kombine ilacın, tek tek ilaçlardan daha iyi sonuç verdiği belirlendi. Araştırmacılar, kombine ilacın iyi sonuç vermesinin ağrılara birden fazla cephede saldırmasından kaynaklanmış olabileceğine inanıyor, çünkü yeni kombine ilaç, migrene yol açtığına inanılan beyindeki değişik kanalları etkiliyor.

Milyarlarca dolarlık migren ilacı pazarına, triptan diye bilinen ilaçlar hakim.

Triptanlar migreni engellemiyor, ancak daha iyi kan dolaşımı sağlayarak ağrıyı dindiriyor.

Triptanlara naproksen eklenmesinin ağrının daha da hafiflemesine neden olduğu belirtiliyor. Sadece ABD’de 28 milyondan fazla migren hastası var.

Yeni kombine ilaç Trexima’yı üreten Pozen şirketi, geçen ay yaptığı açıklamada, ilacı piyasaya sürmek için ABD Gıda ve İlaç İdaresi’ne (FDA) yaptıkları başvurunun kabul ediğini ve yeni ürünlerinin Ağustos başından itibaren piyasaya sürülebileceğini bildirdi.

Editör: Ozan Vural
editor@realage.com.tr


benim gibi migren rahatsızlığı olanlar için iyi bir haber diye düşünüyorum.:1yes2:

yesilim
7-04-07, 12:04
minerwa gerçekten teşekkürler bilgiler için...emeğine sağlık
geçmiş olsun bende çekiyorum fazlası ile..

EU1
9-04-07, 11:04
yeni üretilen bu ilaç migren ağrılarını dindirmekle kalmıyor; migren neden olan beyindeki değişik kanallaı da etkiliyor.yani belki de ağrıya neden olan sebeplerin bir kısmını engelleyebilir...

valla umutla bekliyorum yeşilim...inşallah söylediği kadar etkilidir..:1yes2:

EU3
25-04-07, 13:04
Amerikalı araştırmacılar, migren ağrıları olan kadınlarda, halsiz bırakacak derecede şiddetli baş ağrılarıyla karşılaşmamış diğer kadınlara göre, yaşın ilerlemesiyle beraber ortaya çıkan kognitif gerilemenin daha az görüldüğünü belirtiyorlar.
RealAge'de yer alan bilgilere göre, Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü’nde araştırmacı Amanda Kalaydjian, yaptıkları araştırma ile özellikle auralı migren ağrıları olan kişilerde, bilinenin aksine zamanla kognitif gerilemede azalmanın olduğunu tespit ettiklerini açıklıyor.

Bu Sonuç Uzmanları Bile Şaşırttı

Montefiore Başağrısı Merkezi’nin başkanı Dr. Richard Lipton, bu risk faktörünün koruyucu özelliğinin olmasının kendilerini çok şaşırttığını belirterek, bu sonucun, migrenle ilgili en iyi boylamsal veri olduğunu söylüyor.
Migren ağrıları, şiddetli baş ağrılarının özel bir türü ve genellikle başın bir tarafında ortaya çıkıyor ve bu ağrılara aura, ışığa karşı hassasiyet, mide bulantısı ve kusma da eşlik edebiliyor. Migren ağrıları saatlerce veya günlerce sürebiliyor.
Yapılan bazı çalışmalarda migrenle kognitif fonksiyonlar arasında herhangi bir bağlantı olmadığı ve migren ağrıları olan kişilerin dikkat, görsel kabiliyet ve hafıza ile ilgili işlerde daha başarısız oldukları belirlenmişti. Bu nedenle elde edilen kanıtlar çelişkili görünüyor.
Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü’nde araştırmacı Amanda Kalaydjian, “Daha önce yapılan çalışmaların bazısında, migren ağrıları olan insanlarda hasarların meydana geldiği ve bazılarında ise herhangi bir zararın ortaya çıkmadığı tespit edildi, ancak geçmişte yapılan çalışmalar çok küçük çapta veya klinik tabanlı oldukları için, bu çalışmalarda pek çok problem mevcut” diye konuşuyor. Kalaydjian, ayrıca bugüne kadar insanların uzun bir zaman diliminde incelendiği çalışmaların neredeyse hiç olmadığını belirtiyor.
Yapılan bu çalışmada, uzun zamandır migren ağrıları olan kadınların, kognitif testlerde başlangıçta kötü bir performans sergiledikleri, ancak performanslarında zamanla, migreni olmayan kadınlara göre, yüzde 17 daha az gerilemenin olduğu gösterildi. Araştırmacılar, kognitif gerilemenin 50 yaş üzeri bayanlarda en az miktarda olduğunu belirtiyorlar.
Kalaydjian, bu çelişkinin nedenini bilmediklerini, ancak belirli ilaçların ve migreni olan kişilerin yaşam tarzlarının araştırmaya değer olduğunu aktarıyor.

seclusion
25-04-07, 13:04
hiç inanasım gelmedi doğrusu:)

elmira
25-04-07, 18:04
bendede migren var berbat bişey.....

BeyazBulut
1-06-07, 17:06
bende migren hastasıyım bazen çok zor günler geçiriyorum verdiğiniz bilgiler için teşekkürler

gamze_3517
1-06-07, 17:06
oyy oyy benim en çok çektiğim şey..deli oluyorum ya bıktım artıık..bazen bu ağrıları çekiceğime ölsem diyorum..

Laale
1-06-07, 17:06
Yaklaşık 7 yıl oldu. Sabahları beni uyandıran korkunç bir baş ağrısıydı.. Tomografiler,tahliller ve sonuç: Migren! İnanır mısınız, ağlıyorum ben baş ağrılarından.. Sanki evlendikten sonra iyice arttı..!
Hem benim pek öyle belli bir zamanı bile yok yani sterssiz ve çok mutlu bir günümü dahi mahvedebiliyor. Canım annem nazara geliyorsun der ama ağrılardan ne çektiğimi bir ben bir Allah bilir..

Haplar bile fayda etmiyor bana! Yapmak istediğim tek şey yatmak ve uyumaya çalışmak...

UzmaN
1-06-07, 19:06
15 tatilde Ankara'ya gittim ve tedaviye başladım arkadaşlar..Zaten varolan sinüzitim,nemli havanın da tetiklemesiyle migrene çavirdi..

Yaşayan bilir arkadaşlar yaşayan..Elimde olsa başımı kesip atacam ağrıdığı zaman..Hele bir de ışık ve gürültü yok mu,çıldırtıyor beni..

Ocaktaki düdüklünün sesi,yoldan geçen arabanın kornası,evime misafir gelenlerin karıştırdığı çayların sesleri beynime balyoz gibi iniyor..
Tek istediğim sessiz ve loş ortamlar..İlaç kullanmaya başladım,önceye nazaran daha iyiyim..
Bu illeti yaşayan tüm arkadaşlarıma geçmiş olsun diyorum..

kardeliin verdiğin bilgiler için teşekkürler arkadaşım,ellerin dert görmesin..

BeyazBulut
1-06-07, 19:06
arkadaşlar benim size bi önerim var bende yeni duydum ve bugün denedim gerçekten işe yarıyo yuvarlak makyaj pamuklarından alın 6tane 3nün üzerine karabiber koyun diğer üçünü üzerine kapatın ve pamukların üzerine bol kolanya döküp birini kaşlarınızın arasına diğer ikisini şakaklarınıza koyun ve bi tülbentle bağlayıp 1 saatlik bi uyku çekin kalktığınızda ağrınızdan eser kalmıyo denemekle bişey kaybetmezsiniz

BeyazBulut
1-06-07, 19:06
bence ağrılı zamanlarında bunu bidene berşulecim belki faydası olur bilmiyorum ama ben denedim faydası oldu gibi geldi bana

BeyazBulut
1-06-07, 19:06
tabi bide sigara en büyük tetikliyici bunu unutmamak lazım

UzmaN
1-06-07, 19:06
CİİİİCİİİİŞ
bence ağrılı zamanlarında bunu bidene berşulecim belki faydası olur bilmiyorum ama ben denedim faydası oldu gibi geldi bana

Denedim gülüm denedim..O bilgiyi burda okudum..Hiç zaman kaybeder miyim..Allah o karabiber kolonya kaşımını tarif edenden razı olsun..Valla dinlendiriyor ama hafif nöbetlerde..Deneyin arkadaşlar hak vereceksiniz..

Ayrıca evet sigara çok tetikliyor,bende kullanıyorum eğer fazla kaçırırsam başım delleniyor..

CİİİİCİİİİŞ tatlım ilgin için teşekkürler çok ince ve kibarsın..

Sevgiyle...:eek:

BeyazBulut
1-06-07, 20:06
teşekkür ederim önemli değil amaç yardımcı olbilmek

Bencitlembik
1-06-07, 20:06
Merhaba arkadaslar benimde migren var ve bazen geldiginde gözüm görmüyor bir kac saat dogru bir sekilde en kötüsüde o benim icin midem bulaniyor ve yolda falan geldigi zaman o sekilde eve nasil gelecegimi bilemiyorum görme özürlü insanlar gibi oluyorum .Herkese sifalar diliyorum selamlar

cmcmcns
3-07-07, 22:07
Migrenin mutlulukla bir ilgisi var

Araştırmalar, migreni olanlarda depresyon görülme sıklığının iki-üç kat daha fazla olduğunu gösteriyor. Çünkü migren hastalarında serotonin (mutluluk hormonu) miktarı daha düşük


Esneme, konsantrasyon güçlüğü, başa ağırlık çökmesi gelecek bir migren atağının habercisidir. Peki bu durumda NE yapacaksınız? Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Aksel Siva, "Ağrı gelecekse engelleyemezsiniz" diyor.
Açlık neden migreni tetikliyor?
Bunun net bir açıklaması yok. Şeker yüklemesi yaptığınız kişilerde şekerin çok düştüğünü görüyoruz. Yani tatlı yedikten birkaç saat sonra oluşuyor bu. Açlığın herkeste migreni tetiklemediği ancak kan şekerinin düşmesine yatkın kişilerde migrenin daha çok gözlendiğini fark ettik.
Migren hangi mesleklerde yaygın?
Ortak bir nokta yok. Türkiye de yaptığımız çalışmada sosyoekonomik düzey, okuma gibi mesleklerle bir bağlantısı olmadığını gördük. Beyaz ırkta, sarı ırka göre daha fazla görülüyor migren. Siyah ırkta orta sıklıkta.
Atak gelmeden önce belirti verir MI?
Prodrom dediğimiz esneme, konsantrasyon güçlüğü olur ve çoğu zaman kişi bunun farkında değildir. Çoğu kişi yavaş yavaş ensemden ya DA gözümün üstünden geldiğini hissediyorum der. Bu, migrenin habercisidir.
Belirtiler kesin atağa dönüşür mü?
Sorun burada zaten. Gidebilir de gitmeyebilir de... Dolayısıyla şöyle bir sorunla karşılaşıyoruz; ağrının geleceğini her hissettiğimizde ilaç verelim MI? Eğer bunu ayda iki kez hissediyorsan ilaç almanın sakıncası olmayabilir AMA iki günde bir gelen her ağrıda ilaç almaya kalkarsanız bu sefer baş ağrısını daha sık davet edersiniz. Ağrı kesicilerin çok fazla kullanılması aslında o sırada ağrının geçici olarak hafiflemesine, ancak ertesi gün veya aynı gün gelmesine neden olabilir. Bu DA kısırdöngüye yol açar. Fazla ağrı kesici almak sürekli baş ağrısına dönüşebiliyor. Bu tür kişilerde ağrı kesiciyi hemen kesiyoruz. Eğer ayda üç-dört kez atak geliyorsa doğrudan ağrı gelmesini engelleyici tedaviye yöneliyoruz. Atak sadece ayda bir-iki kez ise ağrı kesicilerle kontrol ederiz.
Migren tedavisinde kullandığımız farklı ilaçlar var. Beta blokerler dediğimiz ve daha çok kalp ve tansiyon ilacı olarak kullanılanlardan yararlanabiliyoruz. Sara hastalığında kullanılan ilaçlar DA migren tedavisinde işe yarıyor. Duruma göre antidepresanlar DA kullanabiliyoruz.
İlaç dışında yapılabilecekler neler?
Atak tetiklendiyse ağrı gelecektir. Ancak değişik risk faktörleri ve stresi mümkün olduğunca indirgersek atak sıklığını azaltabiliriz. Zamanla nelerin migreni tetiklediği belirlenip bunlardan uzaklaşarak önlem alınabilir. Ama migren atağı âdet dönemiyle geliyorsa ona bir şey yapamazsınız. Doğum kontrol hapı bazı kişilerde üçte bir oranında atakları sıklaştırıyor. Bu durumda başka çözümler düşünülebilir.
Başka bir rahatsızlığın olması migreni etkiler MI?
Tansiyonu yüksek olan kişilerde ilaç tercihi değişebiliyor. Eğer kişide depresyon varsa antidepresanları kullanmayı tercih ediyoruz. Migrenlilerde depresyon, migreni olmayanlara göre iki-üç kat daha fazla görülüyor. Depresyonu olanlarda DA migren görülme riski daha yüksek.
Bunun serotoninle MI ilgisi var?
Serotonini yükseltici ilaçlar veriyoruz özellikle depresyonda. Migrenin temelinde serotonin önemli bir yer tutuyor. Ancak bu ilişkinin NE şekilde olduğunu söyleyebilecek durumda değiliz.
Migren tehlikeli bir hastalık mı?
Migren tehlikeli demek çok doğru değil AMA eğer ataklar çok sık görülüyorsa o zaman kişinin hayatını zehir edebiliyor. Hem özel hem sosyal yaşamına, bazı durumlarda DA ekonomik yaşantısına ciddi sorunlar getirebiliyor. Bizim ülke olarak telaffuz etmeye alışkın olmadığımız bazı kavramlar var. Bir tanesi hastalıkların iş verimine etkisi. Migrenin varlığı çalışan kişide işgücü kaybına yol açıyor. Aslında kişinin iş yerindeki verimini etkileyip ekonomiye olumsuz yansıyor. Rahatsızlıklara bağlı işgücü kayıpları ciddi rakamlara ulaşabiliyor. Bu tür rahatsızlıkları tedavi etmek sağlık açısından maliyet getirebiliyor AMA aynı şekilde ekonomik getirisi daha fazla olabiliyor. Amerika da İngiltere de örnekler var. Sağlık harcamalarının maliyeti yüzde 10-15 i geçmiyor. Bu harcamayla yüzde 80-85 lik bir kaybı azaltırsınız. Migren olduğundan emin olduğunuz bir kişiden ileri tetkik istemenin anlamı yok. Bizim ülkemizde çok gereksiz tetkikler yapılıyor.
Migren tedavi edilmezse NE olur?
Son yıllarda migren ilerleyici bir hastalık mıdır? diye bakılıyor. Bazı kişilerde organik sonuçlara DA yol açabiliyor iddiası var. Her zaman böyle bir ilişki kurabilir miyiz emin değilim. Zaten kişinin migreni seyrekse ve ağrı kesicilerle düzeliyorsa sorun yok. Ancak eğer ataklar sıklaşıyorsa mutlaka doktora başvurulmalı. Altı aylık bir koruyucu tedavi hastanın kötüleşmesini engelleyebilir. Tedavi edilmeyen migren, çok küçük bir grupta sorunlara yol açabilir.
Ne zaman hastaneye gitmek gerekir?
Migren, ağrı kesiciye yanıt vermiyor, düzelmiyor ve çok şiddetliyse gitmek gerekir. Ama bu ağrı her zamanki gibiyse hastaneye gitmeye gerek yok. Eğer migrenli kişinin ağrısı farklı bir tarzdaysa, başka tip bir ağrı olabilir. Bir kişide migren veya gerilim tipi baş ağrısı varsa her ağrısı illa migren veya gerilim tipi olmayabilir. Her zamankinden farklı özellik taşıyorsa hastaneye gitmeli. Hele de çok ani başlamış, çok şiddetli ve dayanılmaz hale geliyorsa çok tipik migren olmayabilir.
Migren beyin kanaması yapar mı?
Yapmaz. Migreni olmayan kişilerde beyin damarının baloncuklaşması olasılığı NE kadar varsa migreni olan kişide de bu kadar ihtimal var. Migrenlide daha çok değildir bu ihtimal. Kişi beyin kanaması geçirdiyse ve migrense bu hasta olmasına bağlı değildir. Migren hastaları alışkın oldukları migren ağrısı dışında bir ağrı yaşıyorlarsa sağlık kuruluşuna başvurmalılar. Bir infeksiyon tablosu migrenlide farklı bir ağrıya yol açabilir ve çok şiddetli ağrılara neden olabilir.

Atak geldiğinde telefon sesi çıldırtıyor
35 yaşındaki Mehmet, çocukluğundan beri baş ağrısı çekiyor. Yetişkinlik döneminde yaşadığı streslerle artan baş ağrısına çözüm bulabilmek için doktora gitmiş. Yapılan muayenede migren teşhisi konmuş:
"13 yıldır migren hastası olduğumu örgendim. Ancak öncesinde var olan ve teşhis konulduktan sonraki baş ağrılarıma da baktığımda bu hastalığımın tam olarak ne zaman başladığını bilmiyorum. Beslenme alışkanlıklarımda bir farklılığa gittiğimde, öğün atladığımda, her gün içtiğimden fazla ya da az çay içtiğimde, sigarayı artırdığımda, beni sarsan bir acıyla karşılaştığımda, güneş ışınlarına fazlasıyla maruz kaldığımda, kapalı ve gürültülü mekânlarda fazla bulunduğumda, aşırı merak ettiğimde, psikolojik sarsıntılar yaşadığımda çekilmez baş ağrılarıyla karşılaşıyorum. Eğer derinden başlayan ağrıları ihmal edersem kriz boyutuna varabiliyor.
Migren ağrıları çektiğimde, telefonun sesi bile beni çıldırtacak kadar etkiliyor. Karanlık odalara geçip gözlerimi kapatarak uyumak istiyorum. Bu iyi geliyor."
Mehmet, ağrılar gündelik yaşamını etkileyip, verimini düşürünce hayatını migrene göre organize etmek zorunda kalmış. Örneğin yemeği belli saatlerde yiyor. Ufak bir değişiklikte ağrı ben burdayım diyor. Fazla çay tüketmiyor, sigarayı belli sayıda içmeye çalışıyor ve sorunları fazla kafasanı takmamaya gayret ediyorum. Ancak tüm bunlara rağmen yine de ağrının geldiği, Mehmet in baş edemediği zamanlar oluyor:
"Bazı geceler, ağrı kesiciler işe yaramadığında kendimi hastanelerin acil servisine atıp yüksek dozda ağrı kesici ampullerle rahatlıyorum. Eskiden oturduğum semtte emekli bir hemşire vardı. Herhangi bir saatte tutulduğum migren krizlerimden onun sayesinde kurtulabiliyordum. Şimdilerde çekilmez ağrılar olduğunda en yakın hastaneye gidiyorum. Uzun yolculuklara ağrı kesicilerle birlikte çıkıyorum. Migrenden öğrendiğim şu: Vücut saatimin alışkanlıklarını asla bozmamalı ve her şeyi kıvamında yaşamalıyım. Stres ise en büyük düşmanım."

nancy
3-07-07, 23:07
çok güzel bir paylaşımdı canımcıma.smutluluğun herşey ile bağlantısı olduğu gibi ilk baştada sağlıkta kendini gösteriyor

cmcmcns
3-07-07, 23:07
di mi ama hülyacım:)

nancy
3-07-07, 23:07
ay ben seni yerim şeker kız gönülcüm ne yapıyor?:1rolleyes:

cmcmcns
3-07-07, 23:07
ii cnmcım bu gece beraber takılıoruz yanımda selamları var:)

nancy
3-07-07, 23:07
ohhhhhhhh ne güzel anne kız a.s canım bende çok selamlarımı gönderiyorum annecinea.s.

PANDORA_AMAZON
4-07-07, 00:07
benimde migrenim var bazen ataklar geldiğinde çıldıryorum hasteneye gitmeden ağrı kesici ve bulantı iğnesi olmadan geçmiyo en ufak bir baş ağrısında korkuoyrum yine mi migrenim tutacak diye ama evet mutlu olnca migren atağın tutmuyo

yenibirsayfa
4-07-07, 13:07
Çok garip mutluluk nelere kadirmiş.Migrenim yok ama stresli iken ve yorgunken başım ağrır genelde.

rubi
5-07-07, 04:07
benim eşimde var migren çok kötü oluyor valla. ama bende gerçekten bıktım bu konudan. çünkü gerçekten bazen haftada 3 kez tutuyor buda ne demek oluyor. sürekli başı ağrıyor. bununla uğraşmak da zor açıkçası.

selda71
21-07-07, 20:07
MiGREN



Migren, çoğunlukla ataklar halinde gelen bir baş ağrısı tipidir. Ataklar 4 saatten 72 saate kadar değişen uzunluklarda olabilir. Kişi ataklar arasında kendini tamamiyle normal hisseder, ancak bir sonraki atağın endişesi içindedir. Eskiden "sadece bir baş ağrısı tipi" olarak görülen migren, artık başlı başına bir nörolojik hastalık olarak kabul edilmektedir.

Migren ağrısı genellikle orta şiddette ya da şiddetlidir ve kişinin normal aktivitelerini engelleyebilir, hem migren yakınması olan kişinin hem de yakınlarının yaşam kalitesini bozabilir. Baş ağrısı zonklayıcı ya da nabızla birlikte atan şekilde hissedilebilir ve başın tek bir yanında yerleşebilir. Bulantı, kusma, ışığa veya sese karşı hassasiyet baş ağrısına eşlik edebilir.

Migren kadınlarda erkeklerden daha sık görülür; kadınlarda %18.6 ve erkeklerde %6.5 oranında görülmektedir. Yapılan çalışmalarda bir hekim tarafından tanı konulmamış olan migren hastası oranının kadın hastalarda %59'a, erkeklerde ise %70'e ulaştığı gözlenmiştir.

Birçok kişide ağrı ve diğer semptomlar o kadar şiddetlidir ki, sadece karanlık bir odada yatıp uyumak isterler. Bu da günlük yaşantıyı aksatır. Oysa ki migren ilaçla tedavi edilebilir. Günümüzde migreni önleyen ya da tedavi eden çok sayıda ilaç bulunmaktadır.


Migrenin Nedeni Nedir?

Migrenin neden ortaya çıktığı tam olarak bilinmemektedir. Migrenin beyindeki kan damarları ve elektriksel sinir uyarısını ileten kimyasal maddelerdeki değişikliklere bağlı olduğu düşünülmektedir, ancak bu değişikliklerin neden oluştuğu konusunda araştırmalar halen sürmektedir. Migren gelişme eğiliminin kalıtımla geçip geçmediğini bilmiyoruz. Çalışmalara göre, eğer anne-babadan birinde migren varsa, çocukta da olma olasılığı %40'tır. Eğer her ikisinde de migren varsa, çocukta da %75 olasılıkla migren görülecektir. Tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre migrene yatkınlık daha fazladır.

Birçok kadında adet kanamasından hemen önce östrojen hormonu düzeylerinin azalması migren ağrısına yol açabilir.

Birçok faktör migreni başlatabilir. Bu tetikleyici faktörlere karşı duyarlı olan kişiler, bu faktörlerden uzak durarak migrenin getirdiği kısıtlamalardan büyük ölçüde kurtulabilirler.


Migreni Tetikleyen Faktörler

Yiyecekler:
Eski peynir, çerez, çikolata, yoğurt, soğan, incir, karaciğer, kafeinli yiyecekler, monosodyum glutamat (MSG), tütsülenmiş (füme) ya da salamura balık/et, koruyucu madde olarak nitrat/nitrit eklenmiş gıdalar (sosisli sandviç, sucuk, salam)

İçecekler:
Kahve, çay, kafeinli meşrubatlar, diyet soda, alkollü içkiler (özelikle kırmızı şarap, bira, viski)

Katkı maddeleri:
Sodyum nitrit (sosisli sandviç, işlenmiş etler), monosodyum glutamat (MSG) (Çin yemekleri ve birçok restoran yemekleri), aspartam (sakızlar, diyet içecekler, et, süt, yumurta ve birçok protein içeren besinde aspartam vardır), tiramin (eski peynir, kırmızı şarap, bakla, salamura edilmiş veya işlenmiş yiyecekler), fenolik flavonoidler (elma, kabuksuz meyvalar, üzüm)

İlaçlar:
Antibiyotikler (tetrasiklin, griseofulvin), antihipertansifler (nifedipin, kaptopril), hormonlar (oral kontraseptifler, östrojenler), histamin-2 blokerleri (simetidin, ranitidin), vazodilatörler (nitrogliserin, izosorbid dinitrat)

Duyusal ve Duygusal Uyaranlar:
Titreşen/parlak/fluoresan ışıklar, parlak gün ışığı, kokular (parfüm, kimyasal maddeler, sigara), endişe, aşırı üzülmek veya aşırı sevinmek, depresyon, aşırı heyecan, stresten veya baskıdan kurtulma

Yaşam Tarzı Değişiklikleri:
Zaman farkı, çok fazla ya da az uyumak, aç kalmak, kafeinsiz kalmak, aşırı egzersiz yapma, fiziksel veya zihinsel yorgunluk, öne eğilmek (örn. bahçe işleri yaparken), ağırlık kaldırmak veya zorlanmak, rutin yaşam biçiminde değişiklik (örn. vardiya çalışması veya tatiller), çok fazla veya çok az uyku, alerji, cinsel yönden uyarılma, sigara.

Diğerleri:
Adet dönemi, hava/mevsim/barometrik basınç değişiklikleri, deniz seviyesinden çok yukarıda bulunmak

Migreninizi hangi faktörlerin tetiklediğini bilmeniz önemlidir. Bunun için atak geldiği sırada neler yiyip içtiğinizi düşünebilirsiniz. Bunun için bir migren günlüğü tutmak uygun olabilir.

Bu günlükte, "Olası tetikleyiciler" kısmına en son aktivitelerinizi, diyet, stres ve ilaçları yazın. Bunlar sizin neyin migrene yol açtığını anlamanıza yardım edecektir. Böylece hem nelerden uzak durmanız gerektiğini görür, hem de bu günlüğü doktorunuza gösterebilirsiniz.


Migrenin Belirtileri Nelerdir?

Başlangıçta bir baş ağrısının migren mi, yoksa "sıradan" bir baş ağrısı mı olduğunu söylemek zor olabilir. Migren ataklarını diğer baş ağrılarından ayırabilen özellikleri şunlardır:

· Orta şiddette ya da şiddetli ağrı
· Bulantının eşlik etmesi
· Kusmanın eşlik etmesi
· Işığa ve sese duyarlılık (bazen kokuya duyarlılık)
· Zonklayıcı, nabız gibi atan ağrı
· Ağrı asıl olarak tek taraflıdır
· Ağrı hareketle artar

Bazı kişilerde migren ağrısından önce 10-30 dakika sürebilen bir aura dönemi olur. Aura parlak ışık çakmaları, titrek, renkli zikzak çizgiler, kör noktalar ya da bir tarafta görme kaybı gibi görsel değişiklikleri içerebilir. Aura ayrıca kollar veya bacaklarda karıncalanma ya da uyuşmayı veya baş dönmesini de içerebilir. Auranın nedeni hala bilinmemektedir.

Belirtilerinizin başka bir fiziksel sorundan değil migrenden kaynaklandığından emin olmak için, doktora gitmelisiniz. Belirtilerinizi gözden geçirdikten ve sizi muayene ettikten sonra doktorunuz migren olduğunuzu söyleyecek ya da diğer olasılıkları ekarte etmek için ileri testler isteyecektir.


Migren Nasıl Tedavi Edilir?

Günümüzde, devam eden araştırmalar sayesinde hekimler migren hakkında daha fazla şey biliyor ve migreni önlemek ya da tedavi etmek için daha fazla seçenek bulunuyor. Çok sık atak geçiren migren hastaları için hekimler sıklıkla önleyici ilaç tedavisini tercih etmektedir. Tedaviler hekimlerin önerdiği şekilde uygulanınca atakların sıklığı ve şiddeti azalabilmektedir. Ayrıca migrenin ilaç dışı tedavi yolları da ilaç tedavisine destek olarak kullanılmaktadır.

Migren günlük hayatınızı engelleyebilir; çalışmayı, aile hayatını veya hobileri olumsuz yönde etkileyebilir. Migrenin neden olduğu tüm güçlükleri gözden geçirin ve doktorunuzla konuşun, böylece migreniniz için en doğru olanı yapabilirsiniz.''

Nessy
28-07-07, 15:07
benim hem kalıtımsal
hem de strese bağlı birşeyi kafama takayım çok değil bir saat sonra başlar ağrı ve 2 günsürer doktorum koruyucu bir hap verdi her sabah yutuyroum ağrılarım azaldı.paylaşım iiçin saol

rubi
28-07-07, 15:07
tiffany
benim hem kalıtımsal
hem de strese bağlı birşeyi kafama takayım çok değil bir saat sonra başlar ağrı ve 2 günsürer doktorum koruyucu bir hap verdi her sabah yutuyroum ağrılarım azaldı.paylaşım iiçin saol
canım eşimdede aynı dert var da bu koruyucu hap nedir bilgi verirmisin bizde denesek

Nessy
28-07-07, 15:07
sibelium denen bir hap 6 ay her sabah tok karnına yutulan bir ilaç.
ama benimki hafifmiş 2 gün sürüyor migrenim.
regl olduğumda olurdum migren şimdi bu seferkinde migrenim tutmadı.
ayrıca çook kötü olursa migrex denen bir hap verdi 3 tanecik hap ama el yakıyor eşinin demigreni ileri durumdaysa migrexi mutlaka alırsınız.

rubi
28-07-07, 15:07
tiffany
sibelium denen bir hap 6 ay her sabah tok karnına yutulan bir ilaç.
ama benimki hafifmiş 2 gün sürüyor migrenim.
regl olduğumda olurdum migren şimdi bu seferkinde migrenim tutmadı.
ayrıca çook kötü olursa migrex denen bir hap verdi 3 tanecik hap ama el yakıyor eşinin demigreni ileri durumdaysa migrexi mutlaka alırsınız.
teşekkür ederim bu isimleri eşime vereyimde o da bir araştırsın olmazsa denesin. peki bu hergün kullandığın ilaç işe yarıyor mu sence atak sayılarını azalttımı

nevbahar
28-07-07, 16:07
6 yıldır migren hastasıyım ataklı migrenim var çok şiddetli ataklar ve en az 1 hafta en çok siz düşünün artık:) ağrılar çekiyordum.Gitmediğim doktor kalmadı maalesef.Benimde doktorum sibelium bu ilacı kullandırdı günde 2 şer tane 6 ay ama hapı kullanırken benim ağrılar tam gaz devam edince ilaç değiştirdik o da pek işe yaramadı doktorunda tek dediği sigara yok stres yok bende ikiside vardı:1no2:hergün ama hergün aralıksız baş ağrısı çekiyordum taki sigarayı bırakana kadar şimdi hayat ne güzelmiş diyorum en çok haftada bire düştü ağrılarım ve buna çok şükür diyorum.Tam tedavisi olmadığı için stres uzak bir yaşama mecburuz

Nessy
28-07-07, 16:07
değişiyor benim hafif olduğu için olmuyor ama eşininki şiddetliyse azaltır ancak sayısını..

Laale
28-07-07, 16:07
Tam 6 yıldır migren hastasıyım. İlk teşhis konulduğunda,sibelium verilmişti. Ama bana hiç etkisi olmadı.

Şimdi başka ilaçlar kullanıyorum. Bana en iyi gelen; yatak odasına kapanıp uzanmak. Ağrılardan oturup ağladığım günleri bile bilirim. Bu acıyı çekenlerin Allah yardımcısı olsun inşallah..!

Nessy
28-07-07, 16:07
demekki benim gerçekten hafifmiş çünkü sibelium işe yaradı bende..

iremsu
28-07-07, 17:07
migren hastası olanların ağrılarının ışıkların kapalı olduğu odaların olduğunu biliyorum ama bende yok Allah'a şükür

iremsu
28-07-07, 17:07
Allah olanlarada yardım etsin çok kötü bir hastalık

DeryaLı
5-08-07, 11:08
Bulantı, kusma, ışığa ve sese aşırı duyarlılık gibi belirtileri olan bu hastalık, migrenli kişi ve ailesi için genellikle çok sıkıntı verir. Migren, ataklar sırasında kişinin tüm faaliyetlerini tamamen durdurabileceği gibi, ataklar arasındaki dönemde de yaşam kalitesini azaltabilir.

Kişilerin yaşamlarındaki olumsuz etkilerine rağmen, migreni olanların çoğu tam tedavi edilmezler. Bu, bazen, migreni olanların tedavi edilme şanslarının olmadığına inanmalarından ve bu konuda doktora gitmemelerinden kaynaklanır. Ancak daha yeni ve daha etkili tedavilerin bulunmasıyla, migreni olan pek çok kişi için yeni umutlar doğmuştur.
Migren atağının sebebi tam olarak bilinmemekle birlikte, migreni olan çoğu kişi, belli faktörlerin migren ataklarını “tetiklediğine” inanır. Bu tetikleyiciler arasında stres veya stres sonrası gevşeme, çok fazla veya çok az uyku, kuvvetli ışık, hava değişiklikleri ve çikolata, peynir, kırmızı şarap, kahve ve çay gibi yiyecekler yer alır. Çoğu kadında hormonal değişiklikler veya adet dönemi de migreni tetikleyebilir, ancak ataklar başka zamanlarda da olabilir.

MİGREN ATAĞI SIRASINDA NELER OLUR?
Migren atağı dört döneme ayrılabilir, ancak migreni olan insanların çoğu bu dört dönemin hepsini birden yaşamaz. Bu dönemler sırasıyla:

1. Uyarı Dönemi
Migrenin ilk dönemi genellikle birkaç saat sürer fakat birkaç gün de sürebilir. Yorgunluk, esneme, ruh hali değişiklikleri, bazı yiyecekler için açlık ve ışık-ses-kokulara karşı artmış duyarlılık gibi uyarıcı belirtilerdir. Yaklaşık olarak migreni olan her 10 kişiden 6’sı uyarı dönemini yaşar.

2. Aura
Auralar beynin içinden kaynaklanan, başağrısı atağından genellikle 20 dakika ile 1 saat öncesinde oluşan belirtilerdir. Migreni olan her 10 kişiden ortalama 2’si aura belirtilerini yaşar. Bunlar genellikle görme ile ilgili, çakan ışıklar, zig-zag çizgiler veya görmenin grileşmesi gibi problemlerdir. Aynı zamanda işitme veya konuşma problemleri, zihin bulanıklığı ve vücudun bazı bölümlerinde veya yüzde karıncalanma hissi olabilir. Aura, başağrısı başlamadan önce kaybolabilir veya başağrısı dönemine dek uzayabilir.

3. Başağrısı Dönemi
Çoğu insan için migren atağının en kötü dönemi başağrısıdır. Genellikle zonklayıcı, ağrılı ve sıklıkla da başın bir tarafındadır.
Ağrı her atakta başın bir tarafından diğer tarafına geçebilir veya başın her iki tarfında olabilir. Ağrı genellikle yürüme veya merdiven çıkma gibi fiziksel aktivitelerle şiddetlenir.
Ancak migren ’yalnızca bir başağrısı’ değildir. İnsanların çoğu aynı zamanda bulantı hisseder, bazısı da kusar. Migrendeki başağrısına eşlik eden ve sık görülen diğer belirtiler arasında, ışığa, sese ve kokulara aşırı duyarlılık da yer alır. Migrenli insanların çoğu atakları sırasında karanlık ve sessiz bir oda ararlar. Eğer hiç tedavi edilmezse, migren tipik olarak 4 saat ile 3 gün arasında sürer, ancak süre ortalama 1 gündür.

4. Ağrının Geçme Dönemi
Başağrısı durduktan ya da geçtikten sonra, migrenli insanlarda yeniden normal hissedene dek uzun süre başka belirtiler görülür. Migren atakları genellikle ayda 1 veya 2 kez olur ancak daha sık olabilir. Atakların şiddeti değişiktir ve olacağı önceden kestirilemeyebilir. Yukarıdaki 4 dönemde de her atakta genellikle görülmez. Şiddeti de değişiktir, kişinin aktivitelerini engellemeyecek orta şiddette bir başağrısından, uzun işgöremezlik yaratan şiddetli başağrısına dek değişebilir. Sıklıkla, migreni olan kişi için iki atak birbirinin aynısı değildir.
Migren, stres yaratıcı bir durum olmakla birlikte, migren atağının sonunda geçeceğini ve daha ciddi bir şey olmayacağını anlamak önemlidir. Migreni olan bazı insanlar, bu belirtilere yol açan daha ciddi bir şey olabileceğinden endişelenirler, ancak bu çok nadirdir.

Migren tedavisinde pek çok yol vardır. Bunlar ilaç almaktan, yaşam biçimi değişikliklerine kadar farklılık gösterir. Migrenin ilaç tedavisinde iki yol izlenir:
1. Akut tedavi (atak tedavisi)
Atak tedavisi için basit ağrı kesiciler kullanılabilir, ya da migren ataklarına özel ilaçlar alınabilir.
2. Önleme tedavisi
Özellikle ataklar çok sıksa ve yaşam kalitesini çok bozuyorsa önleme tedavisi uygulanır. Bu tedavide migren atağı olsun olmasın, her gün ilaç alınır. Önleme tedavisi atakların sıklığını ve şiddetini azaltmaya yöneliktir.

YAŞAM BİÇİMİ DEĞİŞİKLİKLERİ
Migren ataklarını önlemek için yaşam biçiminizdeki bazı değişikliklerin faydası olur.
Tetikleyicilerden uzak durun!
Başağrısını tetikleyen faktörler kişiden kişiye değişiklik gösterir. Migren ataklarını önlemek için alınacak önlemlerden ilki, parlak ışık, rüzgar, keskin kokular gibi tetikleyicilerden uzak durmaktır.
Düzenli egzersiz yapın!
Vücudu aşırı zorlamayan, yürüyüş, yüzme, bisiklet gibi egzersizler kaslarınızdaki gerginliği azaltır, dolaşımınızı artırır. Böylece migren ataklarınızın sıklığı ve şiddeti önemli ölçüde azalır.
Alışkanlıklarınızı sürdürün!
Düzenli uyuyun,
Düzenli yemek yiyin,
Hafta içi alışkanlıklarınızı hafta sonunda da sürdürün

husel
9-08-07, 20:08
Migrenden gıda testiyle kurtulun


Çıldırtan baş ağrılarına neden olan migrenden tip3 alerji testiyle kurtulabilirsiniz.

Yediğiniz gıdaların da dayanılmaz baş ağrılarına neden olan migren ataklarını tetiklediği ortaya çıktı. İstanbul Tıp Fakültesi Nöroloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Ertaş tarafından geliştirilen tip3 alerji testi, 266 gıdaya karşı tarama yapıyor. Tarama sonucunda; migren atağını hızlandıran gıda beslenmeden çıkarıldığında, hasta migrenden uzunca bir dönem kurtulmuş oluyor. Prof. Dr. Ertaş, testle ilgili sorularımızı yanıtladı:

* Testle hangi gıdalar taranıyor?
Yaptığımız alerji testi; yaygın, seyrek ve çok seyrek kullanılan bir gıda panelini kapsıyor. Et, deniz mahsulleri, mayalar, mantarlar, salatalar hatta çay gibi demlenen içeceklerden, hazır gıdalarda kullanılan katkı ile boyar maddelere kadar geniş bir yelpazeyi inceliyoruz. Örneğin, bir hastamızda papaya yağına karşı alerji çıktı ve hastamızın bunu yoğun olarak kullandığını öğrendik. Yine benzer bir olay 'tapyoka'ya karşı yaşandı. Tapyoka, Türkiye'de yok ama yaptığımız araştırmalardan sonra, fast food restoranlarında kulanılan soslarda bu maddenin olduğunu belirledik.

* Test ne kadar sürüyor?
Testin ilk bir ay ön izleme dönemi var. Ardından duyarlı olduğunu saptadığımız gıdaları 6 hafta süreyle zenginleştirip diyetine ekliyoruz. Daha sonra arada bir dinlenme dönemi verip, 6 hafta da bu gıdaları diyetinden çıkararak migren ataklarında ne kadar etkili olduğunu ölçmeye çalışıyoruz. Toplamda ise 19 hafta sürüyor. Ancak bu, testin etkinliğini ortaya koymak için gereken çalışma süresi. Yoksa hasta testi yaptırdıktan sonra diyetini uygulamaya başlıyor zaten.

* Şu ana kadar kaç hastaya uyguladınız?


İlk hasta grubunda 30 hasta ile çalıştık. Çalışmamız, diyet değişikliğinin ciddi bir fark oluşturduğunu gösteriyor. Kişi duyarlı olduğu gıdaları bilir ve diyetini de buna göre düzenlerse, migrenin etkisinin hafiflediğini belirledik. Bazı hastalarda ise atakların tamamen ortadan kalktığını gördük.

* Migreni tetikleyen gıdalar neler?
Aç kalmak ya da öğün atlamak migreni tetikler. Gıdanın ne yüzdeyle etkili olduğunu tespit etmek çok güç. Çünkü migren için net bir liste yok. Bugüne kadar yaptığımız çalışmalarda, kırmızı şarabın pek çok kişide migreni tetiklediğini gözlemledim. Ama başka birinde de kırmızı şarap içince değil peynir veya balık yediğinde atak ortaya çıkabilir. Çikolata da migren tetikleyicilerinden biri.

ŞEKER DE TETİKLEYEBİLİR

* Diyet, her migrenlide etkili oluyor mu?
Gıdalar, migreni tetiklemekle birlikte her zaman tek başına etkili olmayabilir. Yani hastanın o gıdayı aldığında, gıdaların içine giren bileşenlerden öyle bir maddeye karşı duyarlılığı vardır ki; birbirinden farklı gibi görünen iki ayrı yemeği yediğinde de migreni ortaya çıkabilir. Sonuçta ikisinde de tetikleyici, iki yemekte de bulunan ortak bir maddedir. Bu, bazen şeker gibi yaygın kullanılan bir madde de olabilir. Kişinin bunu ayırt etmesi güçtür. Bu durumda hasta 'ne yesem tetikliyor' düşüncesine kapılıyor. Bu nedenle gıdaların önemi bilinmekle birlikte ayrıştırmak güçtür.

* Sadece test yeterli mi?
Migrende ilaç tedavisi uygulansa bile, kişi her zaman kendi kendisinin doktoru olmalı. Yediklerine, uykusuna ve neyin migrenini tetiklediğine dikkat etmeli. Bu tetikleyicilerden en sık gıdalarla karşılaşıldığı için, hasta özellikle yediklerine karşı uyanık olmalı. Böyle testler de bize daha net olarak hangi gıdaların uyarıcı olduğu konusunda fikir veriyor.

SABAH

Obstinate
11-09-07, 17:09
Migren ağrısı için 2 tablet Aspirin
Tıp dünyasında yürütülen araştırmalar bugüne kadar 250’nin üzerinde baş ağrısı çeşidi olduğunu gösteriyor. Gerilim tipi baş ağrısı ve migren ise tüm dünyada hem kadınlarda, hem de erkeklerde en sık rastlanan baş ağrısı çeşitlerinden biri olarak biliniyor. 30 ile 39 yaş arasında daha sık görülen migren, yaşam kalitesini etkileyen sorunları da beraberinde getiriyor. Şiddetli migren atakları kimi zaman ağrı çekenleri işinden alıkoyabilecek düzeye bile ulaşabiliyor.

Tüm dünyada önemli ekonomik kayıplara neden olan migren hastalığının tedavisi ile ilgili önemli bir araştırma 13. Uluslararası Başağrısı Kongresi’nde gün ışığına çıktı. Alman Essen Üniversitesi Nöroloji Bölümü Başhekimi Prof. Hans Christoph Diener’ın gerçekleştirdiği klinik araştırmalara göre 1000 miligram yani 2 tablet Aspirin migren ağrılarını dindiriyor. Prof. Dr. Diener, Aspirin’in etken maddesi asetilsalisilik asidin’in (ASA) migren ataklarına karşı mücadelede triptan grubu ilaçlardan sumatriptan kadar etkili olduğunu ve alındıktan 2 saat sonra etkisini gösterdiğini açıkladı. Prof. Dr. Diener’ın gerçekleştirdiği araştırma sonuçlarına göre sese ve ışığa karşı hassasiyet ve bulantı gibi migrene eşlik eden semptomların hafifletilmesinde de ASA etkili olabiliyor.

100 yılı aşkın süredir tıp dünyasının hizmetinde olan Aspirin® daha az yan etkisi olması ve ekonomik oluşuyla da migren tedavisinde öne çıkıyor. Essen Üniversitesi’nde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Diener, damar hastalıkları olan ve bu hastalıkla bağlantılı risk faktörlerini taşıyan hastaların özellikle, ASA’dan dolayı önemli bir avantaja sahip olduklarını, triptanların bu gibi durumlarda kullanılmaması gerektiğini belirtiyor. Prof. Dr. Diener, Aspirin’in migrenin tedavisinde hastaların güvenle kullanabilecekleri etkili bir ilaç olduğunu belirtiyor.


ALINTIDIR....​

EU1
11-10-07, 21:10
Migren, nörolojik, gastrointestinal ve otonom değişikliklerin çeşitli şekillerde eşlik ettiği primer epizodik (bölüm) bir baş ağrısı bozukluğudur. Nörolojik muayeneler, görüntüleme ve laboratuvar incelemeleri genellikle normaldir ve bunlar daha korkutucu diğer klinik hastalıkların nedenlerinin dışlanmasında yarar sağlar.

A) Migren Atağının Tanımı: Migren atağı, baş ağrısından saatler veya günler öncesinde ortaya çıkan prodrom evresi, baş ağrısının hemen öncesinde oluşan aura evresi, baş ağrısı evresi, baş ağrısının düzelme evresi şeklinde dört bölüme ayrılabilir. Migren tanısı için zorunlu olarak bulunması gereken bir evre bulunmamaktadır.

1) Öncü Fenomenler (Prodrom) Evresi: Baş ağrısından önceki saatler veya günler içerisinde öncü fenomenler görülür. Hastalar çoğunlukla duygudurumlarında ya da davranışlarında aniden ortaya çıkan psikolojik, nöroloji, otonomik veya bünyesel özellikler gösteren tipik değişikliklerden yakınırlar. Bazı hastalar ise baş ağrısının geleceğini hissedebilir, ancak bunu tam olarak tanımlayamazlar. Bu belirtiler hastadan hastaya çeşitlilik gösterir ancak spesifik bir hastada oldukça tutarlıdır. Depresyon, kognitif işlev bozukluğu ve bazı yiyeceklere istek hali gibi belirtiler görülür. En sık görünen öncü belirtiler yorgunluk-bitkinlik hissi, konsantrasyon güçlüğü, ense sertliğidir.

2) Aura Evresi: Migren aurası, migren atağının öncesinde, atakla beraber veya ender olarak atak sonrasında görülen fokal nörolojik belirtilerin karışımıdır. Bu belirtiler genellikle 5 ila 20 dakika içinde gelişir ve çoğunlukla 60 dakikadan kısa sürer. Baş ağrısı sıklıkla auranın bitiminden sonraki 60 dakika içinde ortaya çıksa da bazı durumlarda birkaç saat gecikebilir ya da hiç ortaya çıkmaz.

Hastaların büyük bir kısmı aura ile baş ağrısı arasındaki sürede kendilerini normal hissetmez. Korku, bedensel yakınmalar, duygudurum değişiklikleri, konuşma ve düşünce bozuklukları veya çevreden soyutlanma hissi görülebilir. Auralar arka arkaya oluşabilir ve sıklığı birkaç saatte birden bir saat içinde birkaç sefere kadar değişiklik gösterebilir. Bunlara migren aura statusu denmektedir.

Oluşan görsel bozukluklar arasında görme alanında kör noktalar, basit ışık çakmaları, noktalanmalar ya da geometrik şekiller sayılabilir. Bunlar aynı zamanda görme alanı boyunca hareket edebildiği gibi görme alanında tireşimler veya dalgalanmalar da olabilir. Belirtilen görsel bozuklukluklar baş ağrısı ile birlikte görülür. Kör noktalar bazen her iki görme alanında da aynı anda görülebilse de ancak ender bir durumdur. Bunlar dışında görsel şekil bozulmaları ve halusinasyon da görülebilir.

Görme dışı bozukluklar arasında vücut kısımlarını algılamada ve kullanmada bozukluklar, konuşma ve dil bozuklukları, karmaşık rüya veya kabus hali, trans ya da deliryum hali gibi durumlar yer alabilir. En sık görülen ikinci aura şekli olan uyuşmalarda uyuşukluk elde başlar, kola yayılır ve ardından yüze geçerek dudaklar ve dili etkiler; ender olarak bacaklara da etki eder. Migren ahstalarının yarısında uyuşmalar iki yanlı başlar veya sonradan iki taraflı hale gerlir. İşitsel auralar nadiren tek başına görülür, daha çok görsel bir aurayı takiben ortaya çıkar.

3) Baş Ağrısı Evresi: Migrende tipik baş ağrısı tek taraflı, zonklayıcı, orta-ağır şiddette olup fiziksel aktivite ile şiddetlenir. Migren tanısı koymak için bunların hepsi birlikte gerekmez. Ağrı, başlangıcından itibaren iki taraflı olabilir ya da tek taraflı başladıktan sonra diğer tarafa yayılabilir. Ağrı gündüz veya gece her zaman ortaya çıkabilse de en sık olarak sabah 05:00 ile öğlen 12:00 arasında başlar. Başlangıçtan sonraki 2 - 12 saat içinde maksimum şiddete ulaşarak atağa dönüşür, bundan sonra da yavaşça azalarak geçer. Tedavi edilmemiş bir migren atağının ortalama süresi 24 saattir. Erişkinlerde 4 - 72 saat arasında, çocuklarda ise 1 - 48 saat arasında değişkenlik gösterebilir.

Baş ağrısının şiddeti büyük farklılıklar gösterse de ortalama olarak 0 ila 10 arası şiddet değerlendirmesinde 7 - 8 arasındadır. Çoğunlukla hastalarca zonklayıcı şekilde görülür ancak bu, başka baş ağrısı tiplerinde de görülebilir. Fiziksel aktivite veya başın basit hareketleriyle bile şiddetlenir.

Migren ağrısı her zaman başkaca özelliklerle birlikte bulunur. Anoreksi sıkça görünse de bazı yiyeceklere (örn: çikolata) istek hali de olabilir. Hastaların tamamına yakınında (%90 gibi) bulantı olur, buna karşılık bunların 1/3'ünde kusma meydana gelir. Yine hastaların çoğunda fotofobi (ışıktan korkma), fonofobi (sese karşı hassasiyet), osmofobi (kokulardan rahatsızlık) gibi, duyularda belirgin duyarlılaşma ortaya çıkar, hasta karanlık ve sessiz bir oda arar.

4) Düzelme Evresi: Ağrı giderek azalır ve kaybolur. Hasta kendini yorgun huzursuz ve kayıtsız hissedebilir, konsantrasyon azalması, kafa derisinde hassasiyet, duygudurum değişiklikleri görülebilir. Buna karşın, bazı hastalar ise kendini aşırı derecede iyi ve yenilenmiş hissedebilir; bazıları ise depresif ve hasta gibi hissedebilir.

B) Migren Sendromları:

1) Aurasız Migren (Basit Migren): Beyinde yaygın veya tek taraflı zonklayıcı baş rahatsızlığı ile karakterize, aralıklı bir sendromdur. Bu tanıyı koyabilmek için her biri 4 - 72 saat süren, dört ağrı özelliğinden en az ikisini ve ilişkili özelliklerden en az birini gösteren 5 atak gereklidir. Bu dört ağrı özelliği; tek taraflılık, zonklayıcı nitelik, orta-ağır şiddet ve rutin fizik i aktivite ile artma sayılabilir. Ataklara bulantı, kusma, fotofobi (ışıktan rahatsız olma), fonofobi (gürültüden rahatsız olma) ve/veya iştahsızlık eşlik edebilir. Aralıklarla yineleyici atakların da bildirilmiş olması gerkir. Bütün bu belirtilere rağmen yine de migrenin diğer nedenleri dışlanmalıdır.

Migren 3 günden daha uzun sürerse migren statusu terimi kullanılılr. Bazen hastayı sabaha karşı uyandırabilmekte ise de günün veya gecenin herhangi bir saatinde başlayabilir. Atakların sıklığı çeşitlilik gösterir; hayatta birkaç kez olabilirken haftada birkaç kez de olabilir. Ortalama bir migren hastası ayda bir veya iki kez baş ağrısı çekebilir. En az beş atağın aranmasının nedeni beyin tümörleri, sinüzit ve glokom ve birçok organik hastalığın migreni taklit eden baş ağrılarına neden olabilmesidir.

2) Auralı Migren (Klasik Migren): Tamamen düzelen bir veya daha fazla nörolojik belirti, auranın 4 dakikadan uzun sürede gelişmesi, auranın 60 dakikadan kısa sürmesi ve auranın ardından baş ağrısının başlamasına kadar geçen sürenin 60 dakikadan kısa sürmesi gibi sayılabilecek dört özellikten en az üçünün ve en az iki atağın olması gereklidir. Auralı migreni olan hastaların çoğunda aurasız migren atakları da görülebilir. Sıklıkla görme yarı alanı içinde geometrik biçimde olan renklerin, canlı görsel ışık dizileri şeklinde aura ile ortaya çıkmasıdır. Zonklayıcı baş ağrısı genellikle görsel bulguların karşı tarafındadır ve hastada bulantı, kusma, fotofobi, fonofobi ve iştahsızlık olabilir. Aura'lı migren görme alanı bozuklukları ve hemisensoriyel kayıp gibi geçici nörolojik bozukluklarla birlikte olur. Aura tipik ve hep aynı özellikleri gösteriyorsa, arkasından gelen baş ağrısı migrenöz özellikleri göstermese de auralı migren tanısı konabilir. Migren aurası, küme baş ağrısı gibi diğer baş ağrılası tipleriyle birlikte de görülebilir.

3) Migrenin Değişik Tipleri:

a) Baziler Tip Migren

b) Konfüzyonel Migren

c) Oftalmoplejik Migren

d) Hemiplejik Mİgren

e) Ailesel Hemiplejik Migren

f) Serebral Otozomal Dominant Arteriyopati ile Subkortikal İnfarktlar ve Lökoensefalopati

g) Ak Madde Bozuklukları

h) Baş Ağrısız Aura

C) Tedavi: Etkin migren tedavisi öncelikle doğru tanı konması, bunun hastaya açıklanması ve hastanın herhangi bir rastlantısal başka bir hastalığı olması durumunda buna ilişkili bir tedavi planı oluşturulması ile başlar. En rahatsız edici belirtilere en uygun müdahale şeklinin bulunması amaçlanır. Birlikte buluna hastalıklar bazen tedavi avantajı sağlarken bazen de migren tedavisinde kısıtlamalara neden olur. Migren ile birlikte en sık görünenleri inme, epilepsi, depresyon, mani, kaygı ve panik gibi psikolojik bozukluklar yer almaktadır.

Belirtiler de göz önünde bulunmalıdır çünkü tedaviden önce tanıdan mutlaka emin olunmalıdır. Belirli bir migren ilacı, migren taklidi olan bir hastada yararsız olacaktır, hatta tehlikeli de olabilir.

Farmakolojik tedaviler dışındaki tedavi yaklaşmaları arasında gevşeme, "biofeedback" ve düzenli bir yaşam sürme, yeterli uyku alma, egzersiz yapma ve sigara (ve dumanı) gibi tütünlü maddeleri bırakma/uzak durma gibi girişimler yer alır. Bunlar önemli olsa da asıl tedavi ilaçlardan oluşur. Seçilecek ilaç, baş ağrısı ataklarının şiddeti ve sıklığına, ilişkili belirtilerin durumuna, diğer hastalıklarının varlığına ve daha önceki tedavilere cevap şekline göre belirlenir. Baş ağrısının şiddetlenmesini önleyebilmek ve tedavinin etkinliğini artırabilmek için baş ağrısının mümkün olduğunca erken tedavisi gereklidir.

1) Akut Tedavi: Tedavi, atağa göre ve atağı yaşayan kişiye göre biçimlendirilmelidir. Önceki tedavi geçmişi öğrenilmeli ve başarılı/başarısız durumlar sorgulanmalıdır. Akut tedavi, baş ağrısı başladıktan sonra bunu geri çevirmeyi veya baş ağrısının ilerlemesini durdurmayı amaçlar. Değişik şekillerde akut tedvi vardır. Seçilecek ilaç, baş ağrısı ataklarının şiddeti ve sıklığına, ilişkili belirtilerin durumuna, diğer hastalıklarının varlığına ve daha önceki tedavilere cevap şekline göre belirlenir. Aşırı ilaç kullanımının veya böyle bir tehlikenin varlığı değerlendirilmelidir. Akut baş ağrısı ilaçlarının aşırı kullanılması genellikle tedavinin başarısızlığına neden olabilir. Yan etkiler de göz önünde bulundurularak ağrı şekline göre en faydalı olabilecek ilaçlarla tedaviedilmelidir.

Tedavi kişiye özel olmalıdır. Hafif-orta seviyede baş ağrıları olan hastalarda analjezikler, nonsteroid antiinflamatuar (NSAID) veya kafeinle birlikte bir bileşik faydalı olabilir. Analjezik tedavisi yetersiz olursa yedek tedavi olarak bir triptan önerilir. Hastaların geneli oral triptanları tercih eder. Eğer hızlı bir cevap alınması gerekliyse veya bulantı-kusma barizse oral dışı bir yol tercih edilir.

a) Basit ve Kombinasyon Şeklinde Analjezikler ve NSAID'ler: Hafif-orta şiddetli baş ağrıları olan hastalara basit analjezikler önerilir. Pek çok kişinin bağ ağrısı tek başına veya kafein ile kombine aspirin veya asetaminofen (parasetamol) gibi basit bir analjezikle rahatlayabilir. NSAID'ler bütün dünyada en fazla reçete edilen ilaçlar arasında yer alırken bunların kullanımı gastrik yan etkileri nedeni ile sınırlanmaktadır. NSAID'lerin yan etkileri arasında gastrointestinal rahatsızlık, petik ülser ve kanama, karın ağrısı, kabızlık, diyare, bulantı, ender olarak paradoksik baş ağrısı, başta bozluk hissi, uykuya eğilim, kulak çınlaması ve sıvı tutulması belirtilebilir.

b) Barbiturat Hipnotikler: Butalbital içerikli ilaçların etkinliğine dair herhangi bir randomize çalışma yoktur. Bu ilaçların kullanımı daha belirgin veya daha az sorun yaratabilecek bir ilacın kullanılmadığı ya da etkisiz olduğu durumlarla sınırlı tutulmalıdır. Diğer migren ilaçlarının ekisiz kaldığı durumlarda bu ilaçlar oldukça etkin olabilen yedek ilaçlardır.

c) Ergotamin ve Dihidroergotamin (DHE): Zaman zaman analjeziklerin yeterli fayda sağlamadığı hallerde veya ciddi derecede yan etkiler söz konusu olduğunda ya da maliyet sorunu ortaya çıktığında, orta-ağır şiddetli migren ataklarının tedavisinde ergotamin kullanılır. Tedavide ergotaminin etkinliğini destekleyen veriler pek tutarlı değildir. DHE'nin ergotamine oranla daha az yan etkisi vardır. Elimizdeki en iyi kanıt DHE'nin nazal şekli için mevcuttur. DHE hastaların çoğunda faydalı olduğundan baş ağrılarının tekrarlama oranı düşüktür. Bununla beraber, bulantıya veya tepki baş ağrılarına yol açma oranı ergotamine göre daha düşüktür.

Gebe kalmak isteyen kadınlar, kontrolsüz hipertansiyonu bulunanlar, spsisteki, böbrek ve karaciğer yetersizliği bulunanlar ve koroner, serebral veya periferik damar hastalığı bulunanlarda ergotamin veya DHE kullanımından kaçınılmalıdır.

d) Triptanlar: Migren baş ağrılarının tedavisinde hem güvenli hem de etkindir. İlk seçenek olarak uygun ilaçlardır. Orta- şiddetli migren atağı geçiren hastalarda uygulanabilir. Analjezikler yeterince denenmiş ve uygun cevap alınamamışsa triptanlar ile tedavi başlanması mümkün olabilir.

e) Opioidler: Epioid dışındaki ilaçlar baş ağrısında yeterli rahatlama sağlamıyorsa bunlar kullanılabilir.

2) Önleyici (Profilaktik) Tedavi: Baş ağrısı var olsun veya olmasın atak sıklığını, şiddetini ve süresini azaltmak için önleyici (profilaktik) tedaviler uygulanır. Atağın öncesinde verilebileceği gibi kısa veya uzun vadeli de verilebilir. Varlığı bilinen bir tetikleyici olduğunda veya baş ağrısının öncü bir belirtisinin varlığı durumlarında da verilebilir.

Kısa süreli önleyici tedavi hastanın tetikleyici etken ile karşılaşması durumunda verilebilir. Baş ağrısı tehlikesi olauşturacak olaydan birkaç gün öncesinde (örn: belirli tarihteki etkinlik) tedaviyi uygulaması gerekir. Uzun vadeli önleyici tedavide ise baş ağrısının sıklığını azaltmak için günlük olarak uygulama yapılır ve çoğunlukla aylarca devam ettirilir. Hamilelik sırasında tedavinin risklerini aşan bir yarar beklenmiyorsa uzun vadeli önleyici tedaviden kaçınmak gerekir.

Önleyici tedavilere düşük dozla başlanır ve tedavi edici etkiler veya yan etkiler oluşana dek veya ilacın maksimum dozuna ulaşılana kadar yavaşça doz artırımına gidilmelidir. Tedavinin tam oalrak denenmesi iki ile altı ay arasında sürebilir. Tedavinin etkileri genellikle tedaviye başlama tarihinden itibaren dört hafta sonra fark edilir. Kimi hastalarda tedaviye başlandıktan bir ile iki hafta sonra tedavinin bırakılması durumuna denk gelinmektedir. Önleyici tedaviden optimum fayda sağlayabilmek için hastanın analjezikleri veya ergot türevi ilaçları aşırı kullanmıyor olması gerekir.

Migren ağrıları tedavi dışı, zamanla düzelebilir. Hastaların bir kısmında ilacın kesilmesinden sonra rahatlama yaşanabilir ya da eski doza gereksinim göstermeme durumu olabilir.

3) İlaçlar:

a) Beta Blokerler

b) Antidepresanlar

c) Kalsiyum Kanal Blokerleri

d) Antiepileptik İlaçlar

e) Serotinin Antagonistleri

f) Pizotifen

g) Doğal Ürünler

h) Riboflavin

Tedavi Önceliklerinin Belirlenmesi: Tedavinin hedefi, baş ağrısının ve buna ilişkin diğer belirtilerin giderilmesi ya da önlenmesi ve hastanın mümkün olduğunca normal işlevlerine geri döndürülmesidir. Bir ilacın seçilmesi onun etkinliği, hastanın tercihi ve baş ağrısı tipin, ilacın yan etkileri ve birlikte bulunan diğer hastalıkların varlığı birlikte değerlendirilerek mümkün olur. En iyi fayda-tehlike oranına sahip olan ilaç tercih edilmelidir. Tedaviye dirençli baş ağrısı durumlarında ilaç birliktelikleri yapılabilir. Bazı ilaçlar birlikte kullanılabilirken bazıları dikkat edilerek kullanılmalı, bazıları ise ağır olumsuz etkileri nedeniyle birlikte kullanılmamalıdır. Hastalara profilaktik tedavi uygulandığı hallerde bazen akut tedavi de, diğer tipteki baş ağrıları için beraberinde uygulanabilir.

D) Migren Statusu: Baş ağrısı evresi (tedavi edilsin ya da edilmesin) 72 saatten uzun süren migren ataklarına migren statusu denir. Şiddetli ve sürekli baş ağrısı ve buna sıkça eşlik eden bulantı ve/veya kusma görülür. Migren statusu akut bir nörolojik bozuklukluğa ikincil olarak da ortaya çıkabililr. Tedaviye başlanmadan önce baş ağrısının ciddi organik nedenlerinin dışlanması gereklidir.

Gulpare
31-10-07, 04:10
Hafiften başlayıp bir süre sonra şiddetlenen migren ağrısı daha çok kadınlarda görülüyor Akupunktur migrenlilerin de imdadına yetişiyor.



Kendine has özelliği olan migren ağrısı genelde başın bir tarafında ortaya çıkıyor ve 1-3 saat arası devam ediyor. Akupunkturun etkili olduğu migrenle ilgili sorularımızı Dr. İsmail Maraş yanıtladı:

* Migren tehlikeli midir?
Bazı baş ağrıları önemli bir hastalığın işareti olabilir. Migren yaşam kalitesini düşürür. Ancak baş ağrınıza migren diyebilmek için doktorunuzun teşhis etmesi gerekir.

* Migren cinsiyet ayırt ediyor mu?
Daha çok kadınlarda görülüyor. Araştırmalar, yaklaşık her 100 migren hastasının 70'inin kadın olduğunu gösteriyor.

YAŞ SINIRI TANIMIYOR
* Kaç yaş civarında başlar?
Migren her yaşta ortaya çıkabilir. Fakat çoğunlukla 20'li yaşlarda başlar. Çocuklar da migren hastası olabilir. Bu durumda yan etkisiz akupunktur tedavisi önem kazanır.

* Ağrı dönemi ne sıklıkla yaşanır?
Bu, kişiye ve migreni başlatan faktörlere göre değişir. Genellikle basit migrenler klasik migrenlere göre daha sık yaşanır. Migren sıklığı yaş ilerledikçe azalır.

* Stres etkili oluyor mu?
Migren hastaları streten dolayı da baş ağrısı çekerler. Vücuttaki stresi düzenleyen seratonin salgısındaki düşüklüğün de etkisi olabilir. Sindirim sistemi düzene girdiğinde bağırsaklar daha rahat seratonin salgılar. Akupunktur sindirim sisteminin düzene girmesi için de yine en etkili tedavi yöntemlerinden biridir.

* Araba tutması ile migren arasında bir ilişki var mı?
Pek çok migren hastası çocukluğundan bu yana araba tutmasından söz eder. Migren hastalarını normal hastalardan daha kolay araba tutabilir.

Gulpare
31-10-07, 04:10
Ağrı başlamadan önce belirti veriyor



GÖRME konusunda yanılma ve göze değişik yansımalar. Duyma konusunda yanılmalar. Bazı bölgelerinde uyuşma. Kulakta çınlaması. Konuşma bozuklukları. Karın şişliği. Üşüme, el ve ayaklarda soğukluk. Esneme. Ağız kuruluğu.

VÜCUTTA su toplanması. Terlemede artış -Burun akması. Sık idrara çıkma. Açlıktatlı yeme isteği veya iştahsızlık. Konsantrasyon bozukluğu, dikkatin azalması, düşüncede yavaşlama. Konuşurken takılma. Durgunluk. Kalp atışlarında hızlanma.


Migrene iki tablet Aspirin çare olacak
Baş ağrısının en sık rastlanan türlerinden biri olan migrene Aspirin’le tedavi. Alman Essen Üniversitesi Nöroloji Bölümü Başhekimi Prof. Dr. Hans Christoph Diener, 1.000 miligram yani 2 tablet Aspirin’le migren ağrılarının önüne geçilebileceğini söyledi. Kendisi de migren hastası olan Diener’ın araştırmasına göre, bulantı gibi şikayetlerin tedavisinde kullanılan ve Aspirin’in etken maddesi olan asetilsalisilik, migrene neden olan etkenlerin hafifletilmesinde de etkin rol oynuyor.


Çikolata migreni tetikliyor



BAŞ ağrılarına sebep olan migren, tüketilen bazı yiyeceklerden güç alıyor. Uyku düzeni ve iklim şartlarının da migren ağrılarını artırdığına dikkat çeken uzmanlar, migrenin beslenmeyle yakın ilgisi olduğunu belirtiyor. Uzmanlar; çikolata, kakao ve kırmızı etin ağrıları tetiklediğini vurgulayarak, bu yiyecekler tüketilmediği takdirde ağrıların azaldığını söylüyor.