Aşka,sevgi ve sevgiliye dair paylaşımlar...


Che
15-07-06, 15:07
Öyle birini bulun ki;

*Size içten bir şekilde güzel olduğunuzu söyleyen;

*Suratınıza kapadığınızda sizi o geri arasın;

*Sizin uykuya dalmanızı seyretmek için uyumayan;

*Sizi alnınızdan öpen;

*Size en zor anlarınızda; sizi bulutların üstünde çıkarmak isteyen;

*Arkadaşlarının önünde elinizi tutan...

*Öyle birini bekleyin ki;

*Size durmadan size sahip olduğu için kendini şanslı saydığını veya ne kadar önemsediğini hatırlatan;

*Arkadaşlarına dönüp 'aradığım o...' diyen...

ÇEVRENİZDE BU ÖZELLİKLERDE BİRİ VAR MI ?

deryagmur
15-07-06, 15:07
Evet ben böyle birisini tanıyorum... Çok yakınımda!.. :rolleyes:

kuzeyyy
15-07-06, 16:07
tam anlamı ile olmasada bende tanıyorum :)

Che
15-07-06, 19:07
deryagmur
Evet ben böyle birisini tanıyorum... Çok yakınımda!.. :rolleyes:
ne güzel deryacım. ne mutlu sana...
sevgilerimle...

Che
15-07-06, 19:07
kuzeyyy
tam anlamı ile olmasada bende tanıyorum :)
Kuzey canım çok mutluluk verici bir durum.
sevgilerimle...

Nazenin
15-07-06, 21:07
:) Belkide yanıbaşımızdadır farkında değilizdir, teşekkürler çok güzeldi..

ecitah
15-07-06, 21:07
canım che böyle birisi var mı ki söyle bakiim :KK70:

Che
15-07-06, 21:07
ecitah
canım che böyle birisi var mı ki söyle bakiim :KK70:
haticem belki de vardır.
benim ki sadece bir alıntı...
sevgilerimle...

1kumtanesi
19-07-06, 17:07
Neden konuşmuyorsun? ”

Kız adamın yüzüne baktı. Cevap vermedi soruya, onun yerine çantasından mavi sigara paketini çıkardı ve beyaz çakmağını. Sinirli bir tavırla bir sigara yaktı, bir nefes aldı.

“ Neden konuşmuyorsun? ”

Hızla bir nefes daha aldı sigaradan, pastanenin beyaz plastik küllüğüne koydu sonra sigarayı. Direk bakmadı suratına adamın bu kez, kah uzaklara kah masanın üstüne, ellerine bakarak ve gözlerini kesinlikle ondan kaçırarak konuşmaya başladı:

“ Ne konuşmamı bekliyorsun ki? ” Sesi gergindi, gözlerinde her an düşmeye hazır gözyaşları... “ Her şey ortada. Ben...” Yine durakladı. Derin bir nefes aldı. “ Ben birini seviyorum, olan bu. Sen de gördün onu, sevilmeyecek biri mi? Yo, hayır. Sevilmeyecek biri olduğunu söyleyemezsin. O çok hoş, çok neşeli... Hem sen neden böyle yapıyorsun, anlamıyorum. Kaç yıl oldu biz tanışalı? Üç? Beş? Neden bu tavır? Hem neden buradayız biz? “

Yeniden sustu. Bu arada gözlerini adama dikmişti. Hüzünlü bakışları vardı adamın. “ Tuhaf, ” dedi kendi kendine “ Hiç böyle görmemiştim onu. ” Sesi her zamanki gibi etkileyiciydi adamın. Tane tane, tok sesiyle konuşmaya başladı:

“ Senin için bir önemi yok muydu? Konuştuk, dertleştik... Hem ben senin beni sevdiğini sanıyordum. Sense koluna bir adamı takmış,,,” Sinirlenmiş, bağıra bağıra konuşmaya başlamıştı. Kızdan tepki gelmeyince biraz sustu, sonra sakin bir sesle devam etti: “ Konuşulduk bir şey yok, evet. Ama öyle sanıyordum. Hayır, sanmıyordum. Emindim bunun böyle olduğuna. Bakamıyorsun bile suratıma. Utanmak değil de ne bu? İhanetin getirdiği mahcupluk... Sen de farkındasın bunun. O gün de gözümün içine baktın bir şey yapmamam için. Şimdi bana her şeyi yeni duyuyormuş, yeni anlıyormuş gibi davranma.”

Konuşurken yine bağırmaya başladığından boğazı kurumuştu. Cam sürahiden musluk suyu olduğunu bildiği halde bir bardağa su boşalttı. İki yudum aldı. Kız hala sessiz. O günü düşünüyor, belli. O gün bir arabadan inmişti kız, kırmızı bir araba yeni alınmış belli. Hoş görünüyordu her zamanki gibi. O da ne? Bir de adam inmişti arabadan, arkadaş, akraba? Adam elini tutmuştu kızın, el ele, gülüşerek gelmişlerdi masaya. Adam uzun boylu, iri yarı,,, Kız küçük, küçücük onun yanında, çocuk. Şakağında aklar var adamın, gözleri çapkın mavi. Nefret etti ondan önce, kızı kandırdığını düşündü, elini tutmasından, konuşmasından, pek beyaz dişlerini göstere göstere gülümsemesinden... Kız da bi hoş bakınca adamdan ona yöneldi nefreti. Beyaz büyük bir zarfta pek süslü olduğunu tahmin ettiği davetiyeleri dağıtmaya başlayınca şaşkınlaştı. Yavaşça masadakilere zarfları dağıtışını izledi kızın, küçük beyaz elleriyle bir zarfı da ona uzattığını gördü. Elini uzatmadı, kız gözlerinin içine baktı bir müddet, masaya koydu zarfı yavaşça. Sonra kız ağlamaya başladı, yavaşça, biraz gözyaşı döktü, kara gözleri kocaman oldu. Herkes “ mutluluktan ” dedi. Adam gülümsedi, adam herkese yemek ısmarladı, adam kızın elini sıkı sıkı tuttu, adam kızı alıp kırmızı arabayla gitti...

Kız bir sigara daha yaktı, iki nefes aldı bu sefer. Yeniden beyaz küllüğe koydu sigarayı, diğeri kül olmuştu çoktan. Sol eliyle adamın sağ elini kavradı, adamın hüzünlü gözleri parladı o vakit ama kız çekti elini. Sigaradan bir nefes daha çekti.

“ Bir işaretin için ne kadar bekledim, biliyor musun? Hep konuşmalarında, bakışlarında bir şey aradım. Beni sevdiğine dair küçük bir işaret, beni istediğine dair... Telefonun başında durup beni aramanı bekledim, şimdi arayacak beni sevdiğini söyleyecek, diyordum kendi kendime... Umutsuz bir durum, değil mi? Sen hep imalı şeyler söyledin, bazen... Bazen öyle şeyler söyledin ki sanki beni kırdığının farkında değildin. O kadar umursamaz duruyordun ki...Kız arkadaşlarını anlattın bana, iyi olduğum zamanlar kıskandırmak için yaptığını düşündüm. Öyle ya beni seviyorsun ya... ”

Sesi titriyordu, boğazına bir şeyler düğümlenmiş, ha ağladı ha ağlayacak... Bir nefes daha aldı sigaradan, adama döndü.

“ Sen ne yaptın peki? Hiçbir şey... Hiçbir şey belli etmedin. Arkadaş toplantılarında soğuk davrandın, sanki benimle hiç konuşmuyormuşsun gibi hatta beni ilk kez orada görüyormuşsun gibi... Şimdi kalkmış “ seni seviyorum “ diyorsun. Yanımda bir adam gördün, davetiyeler... aklın başına şimdi mi geldi? ” İyice sinirlenmiş, bağırarak konuşmaya başlamıştı: “ Konuşulduk bir şey yok , diyorsun. Hayır,konuşulduk çok şey var. Bir sürü söz, bir sürü anı... Benim garanti olduğumu sandın, olay bu. Hep öyle duracağımı, bir köşede seni bekleyeceğimi, her aradığında hoş sohbetler edeceğimi, hep sana güler yüz göstereceğimi... Hem sana mahcup falan değilim ben. Utanmıyorum da. O gün konuşsaydın belki değişirdi bir şeyler... Sen yine susmayı tercih ettin, benim anlamamı... Neden herkesin ortasında “ Seni seviyorum” demedin. Yine bir köşeye çektin beni, hep olduğu gibi. Yine saklanıyorsun, yine her şeyin gizli. Ne bekliyorsun, anlamıyorum. Ne yapayım? Onu bırakıp sana mı koşayım, yıllar sonra iki laf ettin diye... Sen yine imalı laflar et, ben bekleyeyim; öyle mi? Ya da keyfince yaz, gez, konuş... O beni sevdiğini söylüyor herkese, beni koruyor, beni kırmıyor. “

Sustu kız, gözyaşlarıyla ıslanmıştı yüzü, kızarmış. Adam kafasını önüne eğmişti, hiçbir şey söylemedi. Kız çantasını aldı eline, ayağa kalktı. Sakin bir sesle “ Düğüne gel, olur mu? “ dedi ve arkasına bakmadan onlara şaşkın şaşkın bakan kırmızı ceketli garsonun yanından geçerek merdivenlerden indi...

Che
20-07-06, 08:07
canım çok acıklı bir hikayeydi. paylaşımın için teşekkürler.
sevgilerimle...

angelica
20-07-06, 09:07
Hersey hafif olabilir ama "Sevmek Agirdir"

Çagin trendleri ve popüler kültür kulaklara söyle fisildiyor; Vakit
iyi geçmeli...

Bu rastgele bir deyim degil. Gençler anlamini gayet iyi biliyor.

Mutluluk, güven içinde yasamak, özlemek...

Hayir bunlar degil !

Mutluluk arayinca mutsuz oluyorsun çünkü...

Güven içinde olmayi isteyince sorumluluklar, yükümlülükler pesi sira
geliyor ve altlarinda eziliyorsun...

Ve özlemek...

Özlemek gündelik hayatin sekteye ugratan bir tür zihin sancisi...

O zaman en iyisi "iyi vakit geçirmek deniyor.

Bu yüzden günümüzün bütün "aska benzer" iliskileri agir darbeler alip
sonunda yere seriliyor.

Çünkü gözü baska bir sey göremeyecek kadar asik degilse insan

Sevgilisiyle degil de,

Arkadaslariyla birlikteyken daha "iyi vakit" geçiriyor.

Arkadasliklarin atmosferi sevgililerinkinden daha ferah....

Arkadasliklar çok daha eglenceli, uzun ve kalici bir iliskiden....

Hatta kimi zaman arkadasligin sosyal erotizmi sevgililigin
mizmizligindan çok daha çekici....

Tek basina ask bayragi açmak, sevgili olmanin essiz güzellikleri övüp
durmak,

Sarkilari siirleri yardima çagirmak bu gündelik gerçegin üstünü
örtemiyor.

Nasil oluyor da, "seni seviyorum" lar bir süre sonra ve iç burkucu
biçimde "beni boguyorsun"a dönüsüveriyor?

Uzun ve acikli bir hikaye..

Ama surasini olsun söylemeliyim;

Sevmek agirdir. Uykulari kaçirir, uyanikligi sarhosluga çevirir...

Oysa modern insan her sey hafif olsun istiyor, sevmek bile !...

Mümkünse sadece sevilmek istiyor.

Ancak ayrilik acisi çökünce, terk edilince, özlem atesiyle yaninca
farkediyor ki,

Seviyormus...

Ancak o zaman farkediyor ki, vakit hiç de iyi geçmiyor !...

Che
20-07-06, 10:07
Sakın Elimi Bırakma

Ilık rüzgarla gelen bir müzik sesiyle dalıverdim uzaklara; "Aşık olmak günahsa ben bir günahkarım, pişman değilim tanrım…" diyordu yumuşak bir ses… bir sızı saplandı ilk önce kalbime… sensizlik yüreğimi yakıyordu, sana hasrettim… sarı kurumuş yapraklar arasında yürürken rüzgarın yüzüme vurmasıyla kokunu duydum sanki… yalnızdım… mutsuzdum, sen yoktun… ebediyen gitmiştin… Şimdi yanımda olsaydın kollarınla beni sarar, yüzüme dağılan saçlarımı parmaklarınla düzeltirdin.. iki taraftan kulaklarımın arkasına sıkıştırır, "Böyle daha güzel aşkım"derdin… yüzüme düşen saçlarıma tuzlu gözyaşlarım karışıyor şimdi. "Sakın ha ağlama, seni birgün bile ağlarken görmek istemiyorum" derdin bana… şimdi bir yerlerden bakıyorsa gözlerin üzülüyorsundur… ama gözyaşlarıma söz geçiremiyorum sevgilim... Hani biz sonsuza kadar mutlu olacaktık? Hani birbirimizi terketmiyecektik? Neden beni tek başıma bırakıp gittin aşkım.? Kaza haberin geldiğinde inanamadım… evimizden nasıl çıktığımı bile hatırlamıyorum… hastanede seni öyle kanların içinde baygın bir şekilde görünce dünya başıma yıkıldı… elini tuttum ve sen gözlerini açtın "Sakın ha! Sakın elimi bırakma" dediğin zaman bile "Gözlerindeki ormanda yağmur yağmasın" dedin… yanaklarımdan süzülen sicim gibi yaşlar yüzüne döküldüğünün farkında bile değildim.. ameliyathanenin kapısına kadar elini hiç bırakmadım ve mecburen elini ayırdılar benden… saatlerce o odada kaldın… çıktığın zaman komadaydın… doktorlar ümitsizce gözlerime bakıyordu… seni odana götürdüler.. neydi, neden o makinaları vücuduna bağlamışlardı.? Sen yaşayacaktın.. beni bırakmayacaktın yemin etmiştin..yavaşça elimi elinin üzerine koydum.. hiç kıpırdamıyordun… günlerce başucunda bekledim… farkında bile değildin… hep uyuyordun… yanında seni beklerken; geçirdiğimiz günler bir film şeridi gibi gözlerimden geçti… beni kızdırmaların, sinirletmelerin ve ondan sonra gönlümü almak için bütün evi ben yokken çiçek bahçesine çevirmen… doğumgünlerimizde birbirimize aldığımız müzik kutuları… hani son doğumgününde sana mavi bir kazak almıştım da hemen giyip mankenlik yapmıştın ya ve ben seninle dalga geçmiştim sen de pastayı alıp yüzüme yapıştırmıştın ve sonra da bütün evi pastayla alt üst etmiştik… ne kadar deliymişiz, ne kadar aşıkmışız… mavi kazağını son gördüğümde kanlar içindeydi.. kaza günü onu giyiyormuşsun meğer… çok sinirlettin beni, nasıl çıkacak şimdi kazaktaki kan lekeleri? Olmadı şimdi, iyileşir iyileşmez kazağını sen yıkayacaksın.. onu sana ben aldım atmak olmaz ki… Hala uyanmadın… bir hafta geçti hiç bir kıpırtı yok…doktorların biri gidiyor biri geliyor.. söyledikleri hiçbirşeyi artık anlamıyorum.. bu arada o yağmurlu gün geldi aklıma.. bisikletlerle yarış yaptığımız o gün.. hani ani bir yağmur başlamıştı da eve zor yetişmiştik.. balkonda durup yağmuru izlerken bir gün bebeğimiz olursa ismini Yağmur koyalım demiştik… bizim yağmurumuz yaz yağmuru olsun demiştik… Ve bir gün daha geçti işte, yanında sen o yatakta hareketsiz yatarken bir gün daha geçti… elim elinde.. ve başım yatağın yanında, kendimden geçmişim.. ve aniden elin elimde kıpırdadı.. aniden kırmızı, şiş gözlerimi sana çevirdim… ve gözlerini açtın… o halinle bile gülümsüyordun bana… dudaklarına küçücük bir öpücük kondururken sessizce gözlerimden yine bilinçsizce tuzlu gözyaşlarım dudaklarına düştü… kızar gibi yine baktın bana… "Tamam" dedim "Ağlamıyacağım…" Gözlerime baktın buğulu… hiç beklemediğim bir anda dudakların kıpırdamaya başladı "Affet beni" dedin, "Birbirimizi terketmiyecektik, hala daha da seni terketmedim ama…." dedin ve gerisini duymak bile istemiyordum, parmaklarımla dudaklarını kapattım, "Konuşma, yorulma, sonra konuşuruz" dedim ama başınla "Şimdi" dercesine işaret ettin… "Şehre inmiştim, yıldönümümüz için beğendiğin tek taşlı pırlanta yüzüğü alacaktım, aldım da… yanında 25 tane gül vardı, arabanın torpido gözünde yüzüğün, koltukta da güllerin vardı" dedin… ve devam ettin "Hayatımda geçirdiğim en güzel yılları seninle paylaştım, gözlerim, kalbim hep yanında olacak, arabadan emanetlerini almayı unutma" dedin bana… gözlerimdeki yaşları artık durduramıyordum… "Bir dahaki sonbahara yürüdüğümüz yolda yanlız yürüyeceksin ve çok güçlü olacaksın, beni affet aşkım seni bensiz bırakıyorum, seni canımdan çok seviyorum, son bir öpücük ver bana" dedin ve bir elim elinde bir elimle alnını okşarken istediğini yaptım dudakların sıcaktı ve aniden makineden ince bir ses geldi, elin elimden kopuverdi…. Gözlerin yavaşca kapandı…. Doktorlar koşup geldiler… öylece orda kalıverdim hareketsiz kaldım, donmuştum, sen yoktun artık… doktorlar seni götürdüler… artık sen yoktun, yanlızdım.. Ve şimdi sensiz geçen ilk sonbahardayım… yürüdüğümüz yolda kurumuş yaprakların arasında tek başınayım. Arabadan bana getirdikleri emanetlerimin biri evde diğeri parmağımda… yüzüğünü yaşadığımı sürece parmağımdan, güllerini yatağımın yanından hiç ayırmayacağım… mavi kazağını yıkadım, temizledim… yastığının üzerinde duruyor.. Hazan mevisimi, hüzün mevsimi… aşk mevisimi.. ayrılık mevsimi… Kulağımda bana söylediğin şarkıyla yürüyorum tek başıma söz verdiğimiz gibi sarı yapraklı yolda....

"SANA RÜYA DIYEMEM, SENDEN UYANAMAM KI
NEREDE OLURSAN OL, SENINLEYIM BEN SANKI
BULUTLU GÜNEŞIMSIN, SEVGILIMSIN BENIMSIN
YAZ YAĞMURUM, KIŞ GÜLÜM, NEŞEMSIN KEDERIMSIN
SENINLE DOLU DÜNYAM, GÜNDÜZÜM GECEM SENSIN
ÖLSEMDE AYRILAMAM, BENLIĞIM RUHUM SENSIN..."

Biliyorum her an her saniye benimlesin, beni izliyorsun. Iyi ki şarkılar var ve şiirler. Sen sözünü tutmadın, beni bırakıp gittin. Belki birgün aşkım... Bu yağmurlar diner ve biz yine birlikte oluruz hiç ayrılmamacasına.

"HER YERDE HATIRAN VAR, HERŞEY SENINLE DOLU
HERŞEYDE SENIN IZIN, BU YOL AŞKININ YOLU
ALAMAZ BIN SEVGILI KALBIMDEKI YERINI
SANKI IÇIMDE AÇAR BU SARMAŞIK GÜLLERI.... "

Iyi ki şarkılar var...






Che
20-07-06, 10:07
Romantik Sevgili

Günlerce, gecelerce hep onu düşünmüştüm. O ise beni sadece bir iş arkadaşı olarak görüyordu. Hatta bir seferinde, kız arkadaşıyla kavga etmiş ve bana cep telefonunu uzatarak, onu aramamı ve ikna etmemi rica etti. Göz yaşlarımı içime akıtarak, kıza telefon açıp barğıması için ikna etmeye çalıştım. Sanki tanrı dualarımı duymuştu. Kız hiçbir şekilde barışmaya yanaşmıyordu. Ben üstüme düşeni fazlasıyla yapmıştım.
Aradan birkaç hafta geçmişti. Haldun olanları unutup, eski neşesine kavuşmuştu. Bir akşam saat 22:00 sularında cep telefonuma bir mesaj geldi. Mesajın sahibi Haldun’du. Mesaj şöyleydi.
-Yarın bana son kez yardım etmeni istiyorum. Hayatımın aşkını buldum. Ne olur benimle evlenmesi için onu ikna et.
Bu mesaj beni beynimden vurmuştu. Gün ışıyana kadar yanağımdan süzülen yaşlar yastığımda acı ve unutulması mümkün olmayan bir iz bırakmıştı.
İşe giderken ayaklarım beni geri geri götürüyor, yol bitmesin diye sürekli dua ediyordum. Hayatımda ilk ve son kez aşık olmuştum ve bu aşkı ben kendi ellerimle yok edecektim. Mesaime yarım saat geç gittim. İçeri girer girmez Haldun, bu günün hayatındaki en mutlu gün olduğunu ispatlar gibi neşeli ve bir çocuk gibi heyecanlı yanıma geldi. Ben ise yenilgiyi çoktan kabullenmiştim. Ama sevdiğimin mutluluğu beni teselli ediyordu. Haldun, iyi günler dedikten sonra hemen konuya girdi.
-Yeşim, senin hakkını nasıl ödeyeceğim bilmiyorum. Ama inan çok yüce bir olaya vesile oluyorsun.
Elindeki telefon numarasını bana uzattı. Bu numarayı arayıp, karşı tarafa;
-Haldun seni hayatını paylaşacak kadar çok seviyor. Lütfen onu kırma ve evlilik teklifini kabul et. İnan seni şimdiye kadar kimseyi sevmediği kadar çok seviyor.
Dememi istedi. Masama;
-Bu emeğinin karşılığı değil ama,
diyerek küçük bir hediye paketi bıraktı. Elimdeki telefon numarasını çevirmeye başladığımda parmaklarımdaki titremeyi görecek diye çok endişelendim. Telefon çalmaya başlamıştı. Birden masamdaki kutudan love story müziğini duydum. Telefon halen kulağımdaydı. Bir yandan da kutuyu açmaya çalışıyordum. Kutuyu açtığımda bir cep telefonu gördüm. Telefonu aldım ve açtım. Haldun bir hamle ile masamdaki iş telefonunu kulağımdan aldı. Ben ise gayri ihtiyari cep telefonunu kulağıma götürmüştüm. Haldun şimdiye kadar duymayı her şeyden çok istediğim, bir kerecik duyduğumda ölmeyi bile kabul edeceğim o cümleleri söylemeye başladı. Ben ise göz yaşlarımı tutamadım ve boynuna sarıldım.

















Che
20-07-06, 11:07
Sevda Uğruna Ölüm

Kadın yirmi yedi yaşında... Yüreği, kar beyaz soğuklara terkedilmiş
ama inat bu ya hala sımsıcak. Düşünceleri kah hayatın gitgide
ağırlaşan gerçeklerinde kah aydınlık hayallerde dolaşıyor nefes
nefese.. Elinde samur fırçası, geçmişi karalayıp bugünü
renklendiriyor hiç durmadan. Renkler kıpır,kıpır , içindeki çocuk
haşarı mı haşarı... Gözleri ise buğulu bakmakta hüzünlere yenik...
Hayatı sorgulamaktan çoktan caymış.

Omuzları bir küçük kız çocuğun
şımarıklığını sergilercesine “Bana ne” ifadesinde. Kıpır,kıpır ya
içi.. Arayışları var kendisinden bile sakladığı. Bela da geliyorum
demez ya... İşte böyle bir anda; ruhu, sanal dünyanın kapısından
sızıverir içeri sessiz, habersiz.. Hani şu chat canavarı var ya bu
günlerin belalısı. Orada kendisi gibi şaşkın yüreklerin arasında
buluverir kendini.
Ve... olanlar olur o zaman. Hiç beklenmeyen anda buzda
kayar gibi “Hooop” havada bulur duygularını darmadağınık. Sanki
başında deli rüzgarlar hiç esmiyormuş,

esenler de yetmiyormuş gibi.
Erkeğin yaşı otuz. Hırslı, kendinden emin. Kendisiyle
barışık ve yaşadığına memnun.

Kahkahası ekrandan yüreklere taşan,
mutlu ve duygu dolu bir bulut adam. Eşi ve çocuğu için yaşamakta
olduğunu saklamadan kadını davet eder sanal dünyanın sanal aşk
oyununa. Acemidir kadın. Belki genç adam da öyle.

Oynadıkları oyunun
tehlikesinden habersiz bir masalı yaşamaya başlarlar.
Ekranın karşısında nefeslerini tutup beklerler sevdalının
gelmesini.

Karşılaşmaları her defasında kahkahaları hatırlatırcasına
şen olur. Zamanın koordinatları buluşamadığında, birbirlerine teğet
geçtiklerinde, hüzün yayılır gecelere.

Uyku tutmaz bekleyişlerde
ikisini de. Sabah yeni umutlara gebe başlar. Ve ekranda doğarlar her buluşmayla yeniden..
Duyguların en fırtınalısına yakalanırlar.

Birbirlerini gerçekten merak ederler.

Bulut adam kadının açlığından, üşümesinden
bile sorumlu tutmaya başlar kendini.

Kadınsa adamın yorgun hallerine dayanamaz.
Elleri dokunmasa da ellerindedir artık. Birbirlerini el
üstünde tutarlar anlayacağınız.

Günler, aylar geçer...

Hayaller ekranlara sığmaz olur.

Artık görmek isterler birbirlerini. Dokunmak
sarılmak isterler. Hatta çılgıncasına sevişmek...
Kadın kıvranır onsuzluğun acılarında.. Özlem şiddete
dönüşür. Acıtır... İşkencelere yatırır kadını. Oyun değildir artık
bu. AŞK ekranda değil hayatın ta içinde yaşamaktadır.

Bulut adam sorar durmadan ;
-N’olacak şimdi...
Kadın, adam kadar cevapsız...
“Bilmiyorum” der.”Bilmiyorum”
Artık sorgulamalar başlar duyguları ...

”Bu nedir?...Bunun adı ne..?”
Kadın aşkı tanımlar ama çare değildir tanımlamak..
Yaşananlardır gerçek olan. Hissedilenlerdir.
Her sevdanın başını bir karabasan bekler ya...Beklemese
sevda denen şey olmaz zaten.
İşte bu bir sevdadır ve başında karabasanlar.
Kadın unuttuğu aşk gözyaşlarını hüzünlere, sancılara,
onulmaz ağrılara boyar, alaca bulaca.
Artık her şeye gözlerindeki buğuların ardından
bakmaktadır.
Ve ekrana şunları; buzların arasından aldığı yüreğinin
kalemiyle yazar. Yüreğini buzlara iade etmek üzere...
“Beni ignore et*.Ne olur bunu yap.”
Bulut adam şaşkındır belki ama adı gibi bilir. Doğru olan
budur. Düşünür bir süre.Susar ekran. Susar kadının yüreği...Ölüm
anıdır bu.Verilen son nefestir sanki..
“Sevdam HAYIR dese” “ Sensiz yapamam dese” diye bekler
nefes almak için.
Bulut adamın suskunluğu bozduğu yerde ölecektir kadın..
Bunu ikisi de bilirler.
Bir yazı belirir ekranda çaresizce okunan
“Netten çıkıyorum o zaman” “Hoşçakal”
Mavi üzerine siyah yazılmış sözcükler kararlı ve kesindir...
Titreyen ve cansızlaşan parmakları son bir kez tuşları
gezinir kadının
“Hoşçakal”
Düşer Bulut adamın gülen yüzü ekrandan.
Ve
KADIN ÖLÜR...

angelica
20-07-06, 11:07
çok romantik ve çok güzel...

tuar
20-07-06, 11:07
Güzel Bir Hikaye Idi Sağol
Platonik Başladi Hüzünlü Bitti.
Insan Oğlu Doğumundan Başlayip ölümüne Kadar Hep Bir Arayiş Içinde Bazen Bu Arayiş Içinde Iyiyle Veya Kötüyle Karşilaşiyorsun Kk.bende Bu Arayiş Içinde Buldum

tuar
20-07-06, 11:07
Che Yazilarinin Hepsi Güzeldi Eline Sağlik
Ben Büyümeyen Romantik Olduğumdan Bu Tür Yazilar Beni çok Etkiler Sağol Severek Okudum.

Che
20-07-06, 18:07
lente
Soyle bir yaratici beyin cikmadi ki karsimiza :hayir: , hersey siradandi bizde , hatta siradan demek bile az yani , dusunun iste :sm_confused:

Iste boyle bir omur boyu kiskanacaz artik :))))
beğendiğine sevindim canım.
çok haklısın valla.
bakalım aşkım bana nasıl evlenme teklif edecek.
sabırsızlıkla bekliyorum...

MsscooL
20-07-06, 19:07
Çok hoş bir yazı yine Che'm...umutları yitirip özlemle okumaktan başka çaremiz yok artık bizim.ama inşallah senin gönlüne göre olur herşey:

kamelya73
20-07-06, 20:07
Harika ve çok romantik.Kim istemez böyle bir teklif ve böyle bir aşk.

Che
20-07-06, 20:07
kamelya73
Harika ve çok romantik.Kim istemez böyle bir teklif ve böyle bir aşk.
canım en başta ben istiyorum.
beğenmene sevindim.

1kumtanesi
21-07-06, 11:07
Keşke yazıdaki gibi mutlu ve huzurlu yaşayabilsek.

HanimAga
22-07-06, 21:07
Che senin siirlerine ve yazilarina hayranim. Bizimle paylastigin icin sana yürekten tesekkürler ediyorum canim.

:hooray: numarasin bu konuda.:KK66:

SEAR
23-07-06, 12:07
saglıkta ve kötü günde ...birbirimize verdigimiz sözler.keske herzaman onutulmasa.hikayedeki gerçek sevgi budur...okurken cok duygulandım.tesekkür MSS

gulayy
23-07-06, 13:07
ayy........... dayanamam
çok duygulandım
allah herkese böyle bir sevda nasip etsin
çok güzel bi hikaye:eek:

emcan01
23-07-06, 13:07
gerçek sevgi bu işte sevdiğinin elini hiç bırakmamak inşallah bizim kocalarımızda bu amca gibi olur

kuzeyyy
23-07-06, 13:07
başlıkta yazılmışya söylenecek hersöz kıfayetsiz kalır bence çok duygusal ellerine sağlık mss
sevgiler...

kuzeyyy
23-07-06, 16:07
içim titredi walla okurken rabbim sevdiklerimizden ayırmasın bizleri ...
ellerine sağlık che

balerina
23-07-06, 20:07
ya che ya zaten tam 15 gündür göz yaşlarım nefes almak gibi olağan.alev alev yanan yüreğime bir korda sen kattın.ben kaç gündür k k nın sayfalarını açıp kapatıyorum acımı duygularımı toparlayıp yazıya dökemiyorum.dilim tutulduğu gibi yüreğimde tutuldu.hamileliğimin 6 ayında bebeğimi kaybettim üstelikte karnımda ölüsüyle yaklaşık 10 gün dolaşmışım sanki ayrılmak istemeksizin.yazını okuduğumda derin bir nefes aldım göz yaşlarıyla.duygularını yüreğimle paylaştım yüreğinle bir bütün olarak.bende bebeğime senin gibi veda ettim normal doğum sonucunda 20 dakika kucağımda ölüsüyle vedalaştım....................................
hele başlığın beni bitirdi
evet arkadaşım evet
....................................
çok bağırdım
SAKIN ELİMİ BIRAKMA BEBEĞİM
SAKIN BENİ BIRAKMA BEBEĞİM .....................................

PANDORA_AMAZON
23-07-06, 21:07
Biliyorum her an her saniye benimlesin, beni izliyorsun. Iyi ki şarkılar var ve şiirler. Sen sözünü tutmadın, beni bırakıp gittin. Belki birgün aşkım... Bu yağmurlar diner ve biz yine birlikte oluruz hiç ayrılmamacasına.

"HER YERDE HATIRAN VAR, HERŞEY SENINLE DOLU
HERŞEYDE SENIN IZIN, BU YOL AŞKININ YOLU
ALAMAZ BIN SEVGILI KALBIMDEKI YERINI
SANKI IÇIMDE AÇAR BU SARMAŞIK GÜLLERI.... "

Iyi ki şarkılar var...



nerde benim sigaram nerde benim kahvem ağlayacağım şimdi:dead: :dead: :dead:

Che
23-07-06, 21:07
balerina092
ya che ya zaten tam 15 gündür göz yaşlarım nefes almak gibi olağan.alev alev yanan yüreğime bir korda sen kattın.ben kaç gündür k k nın sayfalarını açıp kapatıyorum acımı duygularımı toparlayıp yazıya dökemiyorum.dilim tutulduğu gibi yüreğimde tutuldu.hamileliğimin 6 ayında bebeğimi kaybettim üstelikte karnımda ölüsüyle yaklaşık 10 gün dolaşmışım sanki ayrılmak istemeksizin.yazını okuduğumda derin bir nefes aldım göz yaşlarıyla.duygularını yüreğimle paylaştım yüreğinle bir bütün olarak.bende bebeğime senin gibi veda ettim normal doğum sonucunda 20 dakika kucağımda ölüsüyle vedalaştım....................................
hele başlığın beni bitirdi
evet arkadaşım evet
....................................
çok bağırdım
SAKIN ELİMİ BIRAKMA BEBEĞİM
SAKIN BENİ BIRAKMA BEBEĞİM .....................................
canım öncelikle bebeğinin durumun çok üzüldüm. şimdi yorumunu okuyunca öğrendim. çok üzüldüm hayatım. allah sana sağlık bir bebek nasip etsin.
bu yazı benim beğendiğim yazılardandır. bir alıntıdır. beğenmene memnun oldum. umarım en kısa zamanda atlatırsın. seni üzmek istamezdim canım...
sevgilerimle...

balerina
23-07-06, 21:07
Canim Be Ben Kendimi Kaptirdim Yaziya.
Yazi çok Güzel.ama Seninle Ilgili Olmamasina Ayrica Sevindim.ya Kusura Bakma Gerçekten Fiziken Iyiyim Ama Ruhen Berbat.zaten Kit Olan Aklim Iyice 0 A Indi.kusura Bakma Tatlim.ama Yazi çok Güzel Susan Yüreğime Işik Oldu.sağol.hepte Var Ol Sağlikla.

emcan01
23-07-06, 21:07
gece gece bu yazı beni mahvetti çok hüzünlendim birde balerinanın yazdığını görünce dahada kötü oldum balerinacım inanki çok üzüldüm geçmiş olsun canım checim emeğine sağlık

Che
24-07-06, 07:07
balerina092
Canim Be Ben Kendimi Kaptirdim Yaziya.
Yazi çok Güzel.ama Seninle Ilgili Olmamasina Ayrica Sevindim.ya Kusura Bakma Gerçekten Fiziken Iyiyim Ama Ruhen Berbat.zaten Kit Olan Aklim Iyice 0 A Indi.kusura Bakma Tatlim.ama Yazi çok Güzel Susan Yüreğime Işik Oldu.sağol.hepte Var Ol Sağlikla.
canım sen de sağol. bir an önce toparlanmanı bekliyorum.
sevgilerimle...

Che
24-07-06, 07:07
emcan01
gece gece bu yazı beni mahvetti çok hüzünlendim birde balerinanın yazdığını görünce dahada kötü oldum balerinacım inanki çok üzüldüm geçmiş olsun canım checim emeğine sağlık
canım beğenmene sevindim. canlarım ya kusura bakmayın hepinizi ağlattım. bir daha bu kadar acıklı hikaye göndermeyeceğim.

ask_gulu
24-07-06, 08:07
Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180Km hızla gidiyorlar ve aralarında yacute ve thorn'un şöyle bir konuşma geçiyor;

Kız: Lütfen yavaşla, ben korkuyorum.

Delikanlı: Hayır, bak ne kadar eğlenceli

Kız: Lütfen, lütfen, çok korkuyorum.

Delikanlı: Peki, beni sevdiğini söyle

Kız: SENi ÇOK SEViYORUM, lütfen yavaşla

Delikanlı: şimdi de bana sıkıca sarıl Kız delikanlıya sıkıca sarılır.

Delikanlı: Kaskımı alıp, kendine takar mısın? Başımı çok sıktı

Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı;

Motosiklet Kazası, yacute'nin Motosikleti, fren arızası nedeniyle, bir binaya çarptı. Üzerindeki 2 kişiden sadece biri kurtuldu.

Gerçek ise şöyleydi; Yolun yarısında, delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti. Bunun yerine, kızdan kendisini sevdiğini söylemesini istemiş kendisine son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. İşte gerçek aşkın anlamı da buydu!!!
Bunu kaç kişi yapardı..

deryagmur
24-07-06, 10:07
Ben yapardım... Ama sadece sevgilim için değil... gerçekten sevdiğim her kişi için yapardım. Annem, kardeşlerim, babam... sevgi fedakarlık ister... Güzel bir hikaye, biliyordum daha önce...

wonderfulgirl84
24-07-06, 10:07
Of Ya Harikaydi Bayildim Ama çok Içim Burkuldu Hakikaten Kim Yapardiiiiii....
çok Güseldi Ne Bekledim Ne çikti.........

GAMZEEE
24-07-06, 10:07
ayyyy o ne güzel hikayeydi ööle.işte aşk budur

cimcimebenim
24-07-06, 10:07
Bunu Ilkkez Arkadaşim Anlatmişti. çok üzülmüştüm Ne Aşk Ama... Yazik Kiza Tabi..

fatosfirat
24-07-06, 10:07
BENDE ÇOCUKLARIM İÇİN YAPARDIM:rolleyes2:

runya505
24-07-06, 10:07
seven ne yapmaz ki.
seven insanın, gözüne hiçbirşey gelmez.

BarbunyaPilaki
24-07-06, 11:07
Gittin… Ben arkandan sadece baktım. Oysa söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki… ‘ Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini. Gidersen, sönecek içimdeki ateş ve bir daha hiç kimse yakamayacak. Gidersen, karanlığa mahkûm edeceksin günlerimi. O karanlıkta yolumu kaybedeceğim’ diyecektim sana. Konuşamadım…



Gittin. Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım. Öylesine acıdı ki içim, tutup koparlarsa kolumu, bacağımı bu kadar acı duymazdım. Acım yaş olup akmalıydı gözlerinden. Ağlayamadım…



Gittin. Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa. Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek, tutkum hayatı seninle, sadece seninle paylaşmaktı. Anlatamadım…



Gittin… Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden. Ellerim değil miydi her dokunuşunda seni ürperten? Ürperirdin yine biliyordum. Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini, gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu. Tutamadım…



Gittin… Bir yıkım gibiydi gidişin. Sen adım adım uzaklaşırken benden, çöküp kaldı bedenim olduğu yere. Nice terklere dayanan bu yürek bu kez yenilmişti. Bu kadar zayıf değildim ben, kalkmalıydım. Kalkamadım…



Gittin… Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum. Hazırdım gidişine. Kaçak zamanları yaşıyorduk. Zaman bitecek ve sen gidecektin. Bense gidişinin ertesi günü hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım. Başlayamadım…



Gittin… Nereye gittiğin önemli değildi. Binlerce kilometre uzakta olsan, iki metre ötemde de fark etmiyordu. Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu. Kurtulmalıydım. Kurtulamadım…



Gittin… Unutulanların arasına katılmalıydın. Anıları bir sandığa koyup hayatı bir yerinden yakalamalıydım. Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim. Yapamadım…



Gittin… Bir okyanusun ortasında, tek küreği kaybolmuş sandalda dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi. Bil ki sevmekten vazgeçmedim seni, bil ki seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde. Bil ki seni… Unutamadım…

BarbunyaPilaki
24-07-06, 11:07
Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır.



Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan "Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?" diye bir soruyla bile karsılaşabilirsin.. iki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz.



Sen, "Ama senin için şunu yaptım" derken o, "şunu yapmadın" diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka başka bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın.Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. "Peki o ne yaptı" deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Hayatı ıskalama lüksün yok senin. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.



Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. "Acılara tutunarak" yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki.... Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor.Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç görmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana.Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası....



Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun aslolan yürektir.Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yasadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini...



Hayatı ıskalamaya lüksün yok senin.....



Nazım HİKMET

BarbunyaPilaki
24-07-06, 11:07
Senle başladıgım bu yolculuga yalnız devam ediyorum..
Bazen keşke o durakta inmene izin vermeseydim diyorum.Keşke biras daha yanımda kalsaydın.Biras daha sarılsaydım...
Ama olmadı!Gitmen gerekliydi.Gittinn..
Şimdi bu hayat treninde gecenin karanlığında yalnız basıma yol alıyorum.
Nereye gittiğimi bilmeden...
Nerede ineceğimi bilmeden...
Ve birden aklıma geliyor senle gittiğimiz yerler,keşfettiğim dünyalar,gördüğüm güzellikler,hayat denilen karmaşa..Unuturdum senleyken hayatı,zamanı,herseyi..
Kalbim sende,gözlerim gözlerinde senle keşfedeceğim yeni dünyayı düşünürdüm. Kalbim deli gibi çarpar,sığmazdı içim içime..
Her seferinde bi başka dünya görürdüm sende,senle!!!
Şimdi elimde koskoca bi boşluk,kalbimde açtığın yara ve kulağımda giderken söylediğin,canımı acıtan sözlerin var..
İnerken sen o durakta,beni yalnız bırakırken arkandan bakakaldım öylece. Diyemedim sana \'\'gitme,kal\'\'
Diyemedim iştee..
Şimdi elim kalbimde,kalbiminse bi parçası sende devam ediyorum yolculuğuma.
Nereye gittiğimi bilmeden..
Nerede ineceğimi bilmeden..

BarbunyaPilaki
25-07-06, 11:07
Git. Defol!



Eskiden az da olsa gecenin bir aydınlığı vardı.. Ama şimdilerde hep gündüz, hep karanlık. Artık güneşim de yok. Gri bi gölgeden ibaretim.. Karşı koyulmaz bi karanlığa mahkum yalnız bir ruh. Kimse umrumda değil. Hiç birşey düşün(e)mez oldum. Bakıyorum ama duyamıyorum. Sabahın 9 unda gün batımını yaşayacak kadar mı umutsuzum? Bu kadar mı kötü durumum? Bu kadar mı derinden etkiledin beni? Bu kadar mı çok sevdim seni? Bu kadar, bu kadar mı yalandın? Söyle! Oysa sana söylemiştim; ‘hayatımda ilksin, ilk kez inanıyorum, güveniyorum ve umut ediyorum' Artık bulunduğum yeri istemiyorum.. Sürekli başa dönüp tekrar gösterilen kısa fimleri yaşıyorum.. Bir öncekinin kahramanı, bir sonrakinde kötü insan… Artık gözlerim daha bir çekik bakıyor benden kalanlara.. Sanırım bu sefer nefretim de benimle.



İçimdeki her şey çok sertleşti.. Beni inkar etti.. ‘Ben sana söylemiştim, o kız da diğerleri gibi, yalan!’ dedi.. O haklı mı çıktı? Sen de mi yalansın? Bunca gün sana birşeyleri anlatmak için çırpınıp durdum oysa.. Seni anlamıyorum. Anlamayacağım. Aklım almıyor. Beynim de.. Nasıl olur ya? Nasıl sonunu bile bile sana aldanırım? Sanki bütün nedenlerim susmuş, bana; ‘ Al işte kaderin, onu iyi tanı’ diyor. Bu sondu. Son(dun). 22 yaşındayım.. içimde şu ana kadar ne varsa, onlarla kalacağım.. Sonu yaşayacağım, sonsuzluğun gölgesinde ve biraz da ötesinde.. İnsan sadece ruhun bedenden çıkmasıyla ölmezmiş, gördüm. Etrafımda binlerce et parçası var. Ruhlar nerde? Neredesin? Bir sen vardın, küçükken rüyalarımda görüp, peşinden koştuğum ama asla yakalayamadığım.. doğruymuş. Hiç yakalayamaycakmışım seni.. Şimdi sadece kendime kızıyorum. Öyle çok kızıyorum ki benden nefret eden insanlar bile bana daha insaflı..



Ben kışı yaşıyorum, donu. Bu kısa bir bahardı beklediğim, umut ettiğim, hayalini kurduğum.. olmadı(n). Neden bu kadar karanlık? Niye hiçbirşey göremiyorum. Herkes nereye gitti? Ya sen, sen niye bıraktın ellerimi? Hani sona kadar birilikte yürüyecektik? Tökezlediğimde elimi sen tutacak, hiç bırakmayacaktın. Noldu? Tutamadın mı sözünü? Zor mu geldi? Mantığa mı sakladın kurduğun cümleleri... sıfatlara, zarflara mı takıldın? Hani kimse umrumuzda değildi? Sadece sen ve ben vardık. Ne oldu?



Sus cevap verme en iyisi. Bendeki seni bırak öyle kalsın. Yalancılığınla bozma onu. Bilmesin senin yalancı olduğunu. Artık olduğum yerde kalmam bile imkansız. Gitmeliyim. İnsanlar benim yanımda yalnız. Ben yalnızım. Şimdi son kez kapıyorum gözlerimi. Kimseyi görmeyecek bu gözler. Gördükleri ile yetinecek. Bu gece bitsin. Sen başla.. Hiç gitme.. Hiç bırakma elimi olur mu? Sus ne olur! Birşey söyleme. Hiç olmazsa uykuya dalıncaya kadar dur yanımda.. Sonra.. Sonra...

arzuM_arzuM
25-07-06, 11:07
defolsun sen iste yeter zaten şi bitmiş ki defol dion.

kafana tokadan başka bişi takma

VENUS_
25-07-06, 18:07
Çok güzeldi .. Ama böyle bi sevgi çok zor... hele şu zamanda..:KK43:

tşkler MsscooL paylaştıgın için...

angelica
26-07-06, 19:07
Ne lüks arabalar ne sporlar...
Sadece bisiklete binmek istiyorum seninle, neşeli çığlıklarını duyarak ha düştük ha düşeceğiz diye...
Ünlü bir şarkıcı olup, herkesin beni dinlemesini değil,taşlı bir kıyıda, ateşin önünde, fısıldamak istiyorum şarkımı sana makamlı makamsız..
Lüks lokantalar, vitrinde yemek gibi geliyor bana.İnan arabesk değil, yarim ekmek kaşar üstü kola paylaşmak
istiyorum seninle...
Tüm kitapları okuyup, yazarlarıyla tartışmak değil, Gece yatağımızda sarmaş dolaş, okuyup tartışmak bir kitabı. Senin fikirlerinle benimkilerle yoğurmak, benimkilerle seninkileri...
Bir sır vereyim sana, insanlar bilmiyorlar ama; ruh sevişir bedenden önce.
Geceler bizim.Ne su yatağı, ne mobilya, yatak odasında aşk ...
Yer yatağı sıcak gelir hep bana, ve çiçek, aldırma odayı oksijensiz bırakır çiçek diyenlere.
Onlarca yastık istiyorum aşk, yatak odamıza rengarenk, aldırma zevksiz olur diyenlere, Zevkli, içten duygu anlatımıysa, herhangi bir konuda; zevksiz bir şey yapamayız...
O kadar yoğunki duygularım sana....
Ne lüks villalar istiyorum onlarca odalı, ne dev malikane, ne yalı Duvarı olsun yeter metrekaresi önemli değil...
Bak bir sır daha sana, Eşlerin mutluluklarını, huzursuzluklarını, karakterlerini,geçmişlerini bir evin duvarı anlatır.
Bomboşsa duvarlar, ruh yoktur ikisinde de... Sadece yetmiş seksen yıl yasayacaklardır zaten.

Bizim, fotoğraflarımız olacak en sevgili anlarımızda çekilmiş,mutlaka gülerken.
Senin bana, benim sana hediyelerimiz olacak asılan, çirkinde olsa kendi elimiz değmiş resimler, Belki alçı kalpler, belki bir senin bir benim boyalı ellerimizle kaplayacağız duvarımızı rengarenk..
En güzel aşk şiirleri sana olacak
Duvarlarımız yalan söylemeyecek, buram buram yaşam sevgisi kokacak...
İnsanlar mutsuzlar sevgili, her şeye açlar ve doyumsuzlar...
Bense, bir tek seni istiyorum, bir tek seni aşk ...
Çünkü, sen benim herşeyimsin aşk, aşkım papatyam....

kuzeyyy
27-07-06, 09:07
canım çok güzelde bu devirde böylesini bulmak biraz zor veya evlendikten sonra şunumuzda olsaydı bunumuzda olsaydı gibilerinden istekler yani bana göre eskidenmiş iki gönül bir olunca samanlık seyran olur muhabbeti
ellerine sağlık tatlım :)