PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Roxxett'den Seçmeler



Sayfa : 1 [2] 3 4 5 6 7

roxett
20-07-2006, 18:35
istanbul da temel otobüse biniyormuş o sırada önünde dar uzun bir etek giyen bir bayanda otobüse binmeye çalışıyormş.
temel önünde kadının otobüse binme telaşını seyrediyormuş.kadın önce bir adım atmaya çalışmış bakmış olmamış hemen eteğinin arkasından altan bir düğme açmış.sonra ikinici adımı atmaya çalışmış bakmış olmamış tekrar bir düğme daha bu üç dört devam etmiş..her adımda bir düğme..
temel sinirlenmiş önünde duran bayanı belinden atmış otobüsün içine..
kadın bir den dönüp temele sinirli bir şekilde
'' terbiyesiz sen benim kocamısın ki arkamdan beni tutuyorsun!!!'' demiş
temelde bunun üzerine kadına :
'' sende penum karim misunki sabahtan beri duğmelerumi açaysun???'' demiş..

roxett
20-07-2006, 18:37
ÇIFTLERI SEVINDIREN HEDIYE

Iki arkadas oturmus sevgililer günü ile ilgili eslerine ne alacaklarini
konusuyorlarmis.
Biri: -"Ben geçen sene ev aldim , ondan önceki sene yat aldim; bu sene ne
alsam acaba?" diyormus.
Digeri ise -"Ben geçen sene araba aldim, ondan önceki sene yazlik aldim,
bu sene ne alsam acaba" diye birbirlerine soruyorlarmis ..
Bir cevap bulamamislar. O sirada yoldan bir çöpçü geçiyormus.
Ona sormaya karar vermisler: -"Pardon! Sevgililer günü geliyor da eslerimize alacak hediye bulamiyoruz. Sen olsaydin ne alirdin?"
Çöpçü:
-"Don alirdim" demis.
Adamlar sasirip -"Neden?" diye ayni anda sormuslar.
Çöpçü: -"Giyeer o sevinir, çikariiir ben sevinirim...."

roxett
20-07-2006, 18:39
Vurdumduymaz bir adamın evi yanmış. Komşusu koşarak yanına gelmiş.
"Koş efendi, evin yanıyor."
Adam sakince cevap vermiş:
"Ev işlerine karım bakıyor."

xxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxxx

Iki rahibe varmis. Biri matematikci, digeri mantikli. Bunlar bir
aksam karanlikta kiliseye donerlerken matematikci rahibe mantikliya
donerek;
-Yaklasik 20 dakikadir bir adam bizi takip ediyor ve gittikce yaklasiyor su
anda aradaki mesafe 50 metre, der. Bunun uzerine mantikli rahibe bunun tek
mantikli aciklamasinin olabilecegini ve adamin kendilerine tecavuz edecegini,
daha hizli yurumeleri gerektigini belirtir. Rahibeler daha hizli yurumeye
baslarlar. Iki dakika sonra matematikci rahibe;
-Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi kapatiyor, su anda 30 metre arkamizda
-O zaman mantik olarak kosmamiz gerekir. Rahibeler kosmaya baslar ve uc dakika sonra matematikci rahibe;
-Adam da hizlandi ve aradaki mesafeyi kapatiyor, su anda 20 metre arkamizda
-O zaman mantik olarak ayri kosmamiz gerekir.
der mantikli rahibe.Ve, matematikci saga dogru kosmaya, mantikli sola
dogru kosmaya baslar.Matematikci 20 dakika sonra kiliseye ulasir ve telas
icinde beklemeye baslar.Aradan 40 dakika gectikten sonra mantikli rahibe gelir.
Matematikci sorar;
-Ne oldu, ne yaptin?
-Adam beni takipetti, artik mesafe uc- bes adima kadar azalmisti,
mantik olarak daha fazla kosmanin anlami yoktu...
-Eeee...
-Mantik olarak ben durdum adam da durdu.
-Sonra...
-Mantik olarak ben etegimi kaldirdim o da pantolonunu indirdi.
-Peki daha sonra...
-Daha sonra ne olacak etegini kaldirmis bir rahibe pantolonunu indirmis bir
adamdan daha hizli kosar.

roxett
20-07-2006, 18:41
Nasrettin Hoca'nın komşusu kazanını ödünç ister, Hoca istemeye istemeye verir. Komşusu kazanı kullanıp geri getirdiğinde Hoca bakar ki kazanın içinde bi tane de tencere var. sorar:
- Bu ne?
- Senin kazan doğurdu Hoca'm.
Hoca kazanı evirir çevirir ışığa tutar inceler minceler ve sonra:
- E KAZANIN ...NA KOYMUŞSUN DOĞURUCAK TABİ !....

roxett
20-07-2006, 19:06
Moshe, Kudüs sokaklarında umutsuzca park yeri bulma umuduyla gezerken, çok önemli bir iş buluşmasına geç kalmak üzereydi. Dakikalar ardı ardına ilerlerken Moshe umudunu tamamen kesmiş bir şekilde durur ve gökyüzüne bakarak:
"Tanrım, önümüzdeki beş dakika içinde bir park yeri bulusam yemin ediyorum bundan sonra hep Kosher (dine uygun gıda) yiyeceğim, Shabat'a (kutsal günler) uyacağım, Yom-Kippur (oruç) tutacağım hatta ! tüm kutsal şeylere saygı duyacağım..." der. İşte o an bir mucize gibi hemen önünde bir araç hareket eder ve park yeri boşalır ! Moshe tekrar gökyüzüne bakar ve:
"Sen zahmet etme tanrım, tamam ben buldum." der.

VENUS_
20-07-2006, 19:37
:laugh: :laugh: :laugh:

güzel bi mazeretmiş,,,

MsscooL
20-07-2006, 20:02
:laugh: Çok süper bir mazeret bulmuş.her akla lazım, bi kenarına yazmak lazım aklımızın:cool3:

roxett
20-07-2006, 20:17
Günün geçici modasına uymakta olan bir anaokulu öğretmeni sınıfa kendisinin Galatasaray'lı olduðunu öðünerek açıklamış ve büyük bir heyecanla çoğunluğu 4yaşındaki çocuklara, aralarındaki Galatasaray taraftarlarının ellerini kaldırmalarını söylemiş. Taraftar kelimesinin ne olduðunu bilemeyen, fakat çok sevdikleri öğretmenleri gibi olmak isteyen ufaklýklar zýpkýn gibi kollarýný kaldırmışlar hemen, küçük bir kız hariç.
Öğretmen Gülşah'a neden diğerlerinden farklı olmak istediğini sormuş. ''Ben Galatasaray'lý değilim de ondan'', diye cevap vermiþ Gülşah.
Öðretmen, biraz sinirli, ''Peki sen nesin o zaman?'' diye sormuş.
''Fenerbahçeliyim ben'', demiş küçük kız gururla. Öğretmen, biraz daha sinirlenerek, Gülşah'a neden Fenerbahçe'yi tuttuðunu sormuş. ''Benim annem de Fenerbahçeli, babam da Fenerbahçeli'', diye cevap vermiş Gülşah yine gururla.
öğretmen artık epey kızmış, yanakları al al olmuş ve dayanamayarak, ''Böyle saçma bir sebep olmaz, bir düşün bakalım, annenle baban birer geri zekalı olsalardı, sen ne olurdun?''
Küçük kız önce duraklar , sonra gülümseyerek cevap verir, ''Tabii ki Cimbom'lu

roxett
20-07-2006, 20:30
Timur'un hesaplarıyla ilgilenen memurun hesapta yanlışlık yaptığı anlaşılınca;
Timur, yanlışlık yapılan kağıtları önce memura yedirmiş, sonra da onu görevden atıp, yerine Nasreddin Hoca'yı getirmiş.

Hoca göreve geldiktensonra hesapları yufkaların üzerine yapmaya başlamış. Bunu gören Timur, şaşkınlıkla Hoca'ya sormuş: "Neden hesapları yufkaların üzerine yapıyorsun?"

Hoca şöyle karşılık vermiş Timur'a:
"Neden olacak, yemesi kolay olsun diye..."

roxett
21-07-2006, 16:26
Nebraska'da yasli bir adam yasardi. Patates ekini icin bahceyi bellemesi
gerekiyordu, lakin bu cok zor bir isti. Tek oglu olan David ona yardim
edebilirdi fakat o da hapisteydi.
Yasli adam ogluna bir mektup yazdi ve derdini anlattı.
Sevgili David,
Patates bahcemi belleyemeyecegimden kendimi cok kotu hissediyorum.
Bahceyi kazmak icin oldukca yaslanmis sayilirim. Burada olsan butun
derdim bitecekti. Biliyorum ki sen bahceyi benim icin hallederdin.
Sevgiler Baban
Bir kac gun sonra oglundan bir mektup aldi
Babacigim,
Tanrı askina bahceyi kazma, ben oraya cesetleri gommustum.
Sevgiler David
Ertesi gun sabaha karsi 4'de FBI ve yerel polis cikageldi ve tum sahayi
kazdi lakin hic bir cesede rastlamadilar. Yasli adamdan ozur dileyerek
gittiler. Ayni gun yasli adam oglundan bir mektup daha aldi.
Babacigim,
Simdi patatesleri ekebilirsin. Bu sartlarda yapabilecegimin en iyisini
yaptim.

Sevgiler David...

roxett
21-07-2006, 19:25
iki arkadas, sigara icerken incil okunup okunmayacagi konusunda tartismaya baslamislar. Sonuc alamayinca Papa'ya sorup izin almaya karar vermisler.
ikiside Papa'nin yanina gidip sirayla sormuslar. Papa Hazretleri, ben incil okurken canim sigara icmek istiyor. Icebilirmiyim.Tabiki Papa'nin cevabi: Oglum Incil okunurken tanriyla ilgilenmen lazim. Tanriyla ilgilenirkende dikkatin dagilmamasi lazim. O nedenle, incil okurken sigara icilmez. Izin alanin sordugu soru ise; Papa hazretleri, sigara icerken canim incil okumak isterse okuyabilirmiyim. Papanin cevabi ise; Oglum, her nerede ve ne kosulda olursan ol incil okuma istegi duyarsan okuyabilirsin.
Iste, almak istediginiz cevaba ve onaya göre soru sorma teknikleri.
__________________

roxett
21-07-2006, 19:55
Cinsiyet: Erkek; Yaş: 42; İl:Ankara
Yurtdışı seyahatimin dönüşünde, freeshop'ların önünden karıma,
kızıma ve sevgilime aynı mesajı çektim:
"Burada parfümler çok ucuz. İstedigin özel bir marka var mı?"
Karım 5 adet, kızım 2 adet en pahalı marka parfümlerden istedi.
Sevgilimden gelen mesaj ise kelimesi kelimesine şöyleydi:
"Benim için en güzel parfüm senin kokun. Sen gel yeter."
>

roxett
21-07-2006, 19:59
Bill Gates bir araba kazasında ölmüş. Sorgulama için tanrının karşısına çıkmış.
Tanrı demiş ki: "Bill senin durumun hakikaten karmaşık. Seni cennete mi cehenneme mi yollamalı bilemiyorum. Her eve bilgisayar girmesine yardımcı
olarak insanığa katkıda bulundun ama bir yandan da Windows gibi bir rezaleti de yarattın. Ben de senin özel durumuna göre bir şey yapacağım, cenneti
de cehennemi de ziyaret et, hangisine gideceğine karar ver." "Tamam" demiş Bill Gates,"Önce cehenneme bir bakayım." ve inmiş cehenneme. Bir de bakmış berrak sulu bir kumsalda bir sürü güzel kız top oynuyor eğleniyor, güneş parlıyor hava süper. "Allaah" demiş Bill Gates, "Cehennem böyleyse Cenneti
hakkaten görmek isterim." Ve cennete çıkmış. Bir bakmış, bulutların üzerinde bir yer, etrafta melekler uçuşuyor, insanlar lir çalıyor, >güzelce bir yer ama Cehennem kadar değil. "Tamam" demiş tanrıya Bill Gates, "Ben cehenneme gitmeye karar verdim." İki hafta sonra tanrı cehennemi ziyaret edip Bill Gatesin
nasıl olduğuna bakmaya karar vermiş. Gitmiş Bill'in yanına, Bill bir duvara
zincirlenmiş, alevler içinde karanlık bir mağarada ve zebaniler işkence ediyor. - Nasılsın >>Bill? Korkunç! Burası iki hafta önce geldiğim cehennem değil!
Kızların oynaştığı o güneşli kumsala ne oldu? Tanrı cevap vermiş:O ekran koruyucusuydu...

serayy
22-07-2006, 03:47
BENDE TOPAC İSMAİLDE KOPTUM. FASULYEDE GÜZEL AMA ÖNCEDEN BİLİYORDUM. BİRDE ECZACI KADINLARDA GÜZELDİ. ELLERİNE SAĞLIK CANIM ÇOK GÜZEL ŞEYLER AKTARMIŞSIN BİZE.:laugh:

roxett
22-07-2006, 08:54
:yes: :yes: :yes:

roxett
22-07-2006, 16:09
1 - Ben Yasiyorum

Berrin bir ise müracaat etmis, medeni halini sormuslar.
- Bes yildir dulum, iki çocugum var, biri on digeri iki yasinda...
- Küçük çoçugunuz iki yasinda ve kocaniz öleli bes yil oldu öyle mi ?
- Evet,ama ben yasiyorum!..


2 - Bizi de Uyandirir misiniz?

Adam otele gelip resepsiyona kaydini yaptirirken görevli sordu :
- Sabah sizi kaçta uyandirmamizi istersiniz?
Adam basini salladi :
- Hiç geregi yok. Ben her sabah saat beste kendim uyanirim.
Resepsiyonda ki görevlinin yüzü güldü :
- Aman ne iyi. Lütfen uyandiginiz zaman bizi de uyandirir misiniz?..


3 - Bakan Yüzme Bilmiyor

Bir ülkede bir bakan, kendisini gazetecilere hiç sevdirememisti. Ne yapsa
makbule geçmiyor, basin hergün kendisiyle ugrasiyordu. Artik canina tak
etmisti ve "Öyle birsey yapayim ki, gazeteciler mat olsun" diye düsünürken
aklina bir fikir geldi. Bakanin bazi özel yetenekleri vardi ve bu yeteneklerinden
birini kullanarak basin mensuplarini etkilemeye karar vererek bir basin bildirisi
yayinladi : "Pazar günü saat 10:00 da bakan denizin üzerinde yürüyecek..."
Pazar sabahi saat 10:00 da tüm basin mensuplari bildiride belirtilen yerde
toplandilar... Bakan geldi ve elinde bastonuyla denizin üzerinde yürümeye
basladi ve karsi kiyiya kadar da yürüyerek ilerledi... Herkesin gözleri dehsetle
açilmisti. Fakat ertesi günütüm gazetelerde su baslik okundu :
"Bakan yüzme bilmiyor!.."


4 - Müsrif

- Salamon be! Benim hanim çok müsrif, para yetismiyor. Inanamazsin, Pazar
günü benden 200 frank istedi, Pazartesi 300, Sali 400, Çarsamba 500,
Persembe 800, dün de 1000 frank!..
- Acidim sana be Mison. Nereye harciyor bu kadar parayi?
- Ne bileyim ben, verdigim yok ki...


5 - Kayseri li Müsteri

Taksinin yokusta frenleri patlamis, muthis bir hizla asagi iniyor. Kayseri li
müsteri bagirmis :
- Durdur su arabayi !..
Söför panik icinde haykirmis :
- Durduramiyorum!.. Frenler patladi...
Kayserili müsteri :
- O zaman taksimetreyi durdur hic degilse...


6 - Neslin Deden, Ceddin Baban

Ali annesine heyecanla sordu,
-Anne, bizim maymunlar soyundan geldigimiz dogru mu?
-Babana sor, o ailesini benden daha iyi bilir

DELYA
22-07-2006, 16:21
Berrin bir ise müracaat etmis, medeni halini sormuslar.
- Bes yildir dulum, iki çocugum var, biri on digeri iki yasinda...
- Küçük çoçugunuz iki yasinda ve kocaniz öleli bes yil oldu öyle mi ?
- Evet,ama ben yasiyorum!..
Buna en iyisi idi jaaa:laugh: :laugh:

ecitah
22-07-2006, 16:22
Adamın biri bir gün yolda giderken bir çocuk görür ve çocuğu çok sevimli bulur; çocuğa:
"Senin adın ne?"
Çocuk tam söyleyeceği sırada:
"Dur ben tahmin edeyim", diyerek sözünü keser, ama ipucu olarak baş harfini söylemesini ister. Çocuk:
"Y" der, adam başlar saymaya...
"Yasin?"
Çocuk başını sallar.
"Yusuf?!."
Çocuk yine başını sallar.
Adam y harfi ile başlayan tüm isimleri sayar, çocuk her seferinde başını sallar adam iyice sinir olur ve kız isimleri de saymaya başlar; çocuk yine başını sallar. Adam en sonunda:
"Bilemedim. Ne lan senin ismin?!."
Çocuk yanıt verir:
"Yamazan



Roxeet cnım ben buna bittim çünkü benim en küçük kızım da babasının adı sorulduğu zaman naşar diyodu:laugh: :laugh: :laugh: :laugh: :laugh:
ayrıca bütün arkadaşlara teşekkürler fıkraların hepsi harikaydı çok güldüm

roxett
22-07-2006, 16:28
allahtan çocğum yok olsa bana yevin derlerdi sanırım ismimi öğrenince yiğenlerim öyle diye. ne yaprsınlar dilleri dönmüyo işte:laugh: :laugh:

1_sen
23-07-2006, 01:07
:öperim: ben operim o kizi..cok guzel cevap yapistirmis...harikaa:eyes: :bigrazz:

roxett
23-07-2006, 13:46
:laugh: :laugh:

gulayy
23-07-2006, 14:34
çok güzel bir cevap:Roflol:

emcan01
23-07-2006, 14:55
hahahahahha sıkı fenerliymiş

PANDORA_AMAZON
23-07-2006, 15:23
aa bunu ben eski kk ben yazmıştım çok güzel

roxett
23-07-2006, 16:50
Güvenilir kaynaklardan aldığşımız bilgiye göre değerli yazarımız Hıncal Uluç'un başından geçen aşağıdaki olay Sabah Gazetesinde herkesin dillerindeymis...

Geçtigimiz bahar günlerinin birinde Hincal Uluç Bogaz'da mutad sabah yürüyüşünü yapıyormuş. Çok sevdiği Bebek Kahve'ye yaklaştığında Bebek Camii'nin önünde gözüne 7-8 yaşlarında bir çocuk ilişmiş.
Çocuk önünde karton bir kutu öylece dikiliyormus. Merak ederek çocugun yanina sokulan Hincal Uluç
-"Karton kutunun içinde ne var." diye sormus.
-"Yeni dogmus kedi yavrulari..." demis çocuk gözleri parlayarak..
-" Hangi takimi tutuyor bunlar bakalim".
Çocuk Hincal Uluç'a garip bir bakis firlatmis ve
-"Galatasaraylilar." demiş..
Degerli yazarimiz bu cevabi duyunca bir sevinmis, bir sevinmiş ve keyif içinde yürüyüşünü bitirirerek eve dönmüş. Eve girer girmez de Türk Futbolunun en derin bilgiye sahip yazarlarından, arkadasi Doğan Koloğlu'nu aramiş.
-"Doğan Abi." demiş "Sonunda çabalarımız sonuç vermeye başladı. Yarin sabah, gazeteye gitmeden uğra, boğazda bir yürüyüş yapalım. Sana bir şey göstereceğim, çok seveceksin."

Ertesi gün bu iki güzide spor yazarımız beraberce bir boğaz havasi almak üzere Arnavutköy'de bulusmuşlar ve Bebek'e doğru yürümeye başlamişlar. Bebek'te kahveye yaklaştiklarında Hıncal Uluç yine bir gün önceki çocuğu görmüş. Çocuğun önünde de yine aynı kutu duruyormuş.

Hıncal Uluç, "Bak, Doğan Abi, ne göstereceğim sana,", demiş ve keyif içinde çocuğa sormuş:
-"Karton kutunun içinde ne var, delikanlı?"
-"Yeni doğmuş kedi yavruları..." demiş çocuk, istifini bozmadan.
Hıncal Uluç dönmüş Doğan Koloğlu'na
-"Bak şimdi" demiş.
-"Söyle bakalim hangi takımı tutuyor bu kediler?"
-"FENERBAHÇE"
-Nasıl olur bana daha dün Galatasaray'i tuttuklarını söylemiştin?"
-"Evet ama, bugün hepsinin gözleri açıldı

emcan01
23-07-2006, 23:45
hahahaha bugün hepsinin gözleri açıldı

güzel cevap

BarbunyaPilaki
24-07-2006, 08:41
:laugh: :laugh: :smilewinkgrin: :biggrin: çocukta çok hazırcevapmış canım

wonderfulgirl84
24-07-2006, 09:02
çok Güsel çocuk Zekimiş E Tabi Fenerli Olmak Lazim..........

roxett
25-07-2006, 20:31
25, 40, 55 ve 75 yaşlarında dört erkeğin bindiği tekne gecenin ilerleyen saatlerinde batınca, yüzerek ıssız bir adaya çıkarlar. Yorgunluğun da etkisiyle, biraz sonra uyurlar. Sabah erkenden uyanan 25 yaşındaki erkek, hemen karşıda başka bir ıssız ada olduğunu fark eder. Biraz daha dikkat edince, adada, çok güzel dört kızın olduğunu fark eder ve arkadaşlarını uyandırır;

25 yaşındaki erkek der ki:

- Hemen karşıya yüzelim...

40 yaşındaki erkek:

- Bir saat dinlenelim, sonra yüzeriz.

55 yaşındaki erkek:

- Boşverin yüzmeyi, kızları çağıralım onlar yüzerek gelsinler...

75 yaşındaki dayanamaz:

- Yahu bırakın yüzmeyi, çağırmayı... Kızları gördünüz ya! Daha ne istiyorsunuz?

roxett
06-08-2006, 19:07
Mahkeme salonuna, bir davada tanıklık etmesi için getirilen yaşlı teyzeyi, ifadesini vermek üzere tanık kürsüsüne oturttular. Davalının avukatı yaşlı kadına yaklaştı ve “Bayan, beni tanıyor musunuz?” diye sordu. Yaşlı kadın, bu soruyu uzunca yanıtladı:

“Ah evet, avukat bey, sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum. Siz, taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız. Sürekli yalan söylüyordunuz, eşinizi komşunuzla aldatıyordunuz, ‘En yakınım’ dediğiniz insanların arkasından konuşuyordunuz, birazcık daha kazanmak için herşeyi yapardınız...”

Davalının avukatı başta olmak üzere tüm salon şoka uğramıştı. Adam ne yapacağını bilemez bir durumda yaşlı kadına benzer bir soru yöneltti: “Peki bayan, karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?” Kadın yine uzun uzun yanıtladı:

“Elbette onu da tanıyorum” dedi. “Çocukluğunda ona dadılık yapmıştım. Tembel, ödlek ve alkolik adamın tekidir. Çevresinde tek bir dostu yoktur ve herkes, hâlâ geceleri altını ıslattığını söylüyor.”

Mahkeme salonundaki herkes yine şoka uğramıştı. Salonu bir uğultu kaplamıştı. Yargıç, tahta çekiciyle kürsüye iki kez vurup herkesi susturdu ve her iki tarafın avukatını kürsüye çağırdı. İkisine de eğilmelerini söyleyerek kulaklarına şöyle fısıldadı:

“Eğer bu kadına, beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de mahvederim.”•




-----------------------------------

roxett
06-08-2006, 19:08
Şakacı pilot alana her inişinde kuledeki görevlilere “Bilin bakalım kim geliyor?” diye soruyor, onlarla şakalaşıyordu.

Bir gece inişe geçtiğinde, kuledeki arkadaşlarına yine “Bilin bakalım kim geliyor?” diye şaka yapınca, bu kez arkadaşları da ona bir şaka yaptılar:

“Asıl sen bil bakalım” dediler. “İniş pisti nerede?..”•

roxett
06-08-2006, 19:09
Adamın biri bir bara girdi ve sesinin var gücüyle garsona seslendi:

“Garson, herkese benden bir içki ver, bir içki de kendine de al” dedi. Barda herkes ve garson, bedava içkilerini içtikten sonra adama teşekkür ettiler. Fakat adam, önüne hesap pusulası gelince parası olmadığını söyledi.

Garson, adamın önce şaka yaptığını sandı. Fakat onun gerçekten parası olmadığını anlayınca, bu açıkgöz müşteriyi herkesin gözleri önünde evire çevire dövdü ve tekmeleyerek bardan dışarı attı.

Aynı adam, aynı bara ertesi akşam yine geldi ve yine yüksek sesle garsona seslendi:

“Garson, herkese benden bir içki ver, bir içki de kendine al, iç.”

Herkes ve garson içkilerini içtikten sonra adam, yine parası olmadığını söyledi, garsondan yine dayak yedi ve yine tekmelenerek kapı dışarı atıldı.

Aynı adam, aynı bara ertesi akşam da geldi ve bu kez kendini güvenliğe alarak siparişi verdi:

“Garson, herkese benden bir içki ver ama... Kendin uzak dur, elini bile sürme kadehe” dedi. Sonra da bu güvenlik önleminin gerekçesini açıkladı:

“Çünkü iki yudum içki içince sapıtıp, kavga çıkarıyorsun...”•

roxett
07-08-2006, 13:19
Doktor telefonda yakaladigi hastasina:

- Tahliller belli oldu, demis, sana bir kotu, bir daha kotu haberim var.

- Nedir kotu haber?

- Maalesef 1 gunluk omrunuz kaldi.

- Peki daha kotu haber nedir?

- Size 24 saattir ulasmaya calisiyorum, anca buldum...

roxett
07-08-2006, 13:20
Bir gün otururken pamuk prenses demiş ki: - Benim çadırımda sihirli ayna var girip sorayım hala en güzel ben mıyım?
Çadıra girip çıkan pamuk prenses demiş ki:
- Aynaya sordum hala en güzel benmişim.
Bunun üzerine herkul :
- Bir de ben sorayım hala en kuvvetli ben miyim ?
Ve çadıra girer. Çadırdan çıkınca derki
- Hala en kuvvetli benmişim.

Sıra notre dame'ın kamburuna gelmiştir. Oda
En çirkin hala ben mıyım sorayım diye çadıra girer.

Çadırdan on karış suratla çıkan nortedome'ın kamburu sınırlı bir
şekilde derki;
- Kim lan bu Reha Muhtar?

roxett
07-08-2006, 13:21
Bir hippi, Michael Jordan, Bill Gates ve Dalai Lama aynı uçakta yolculuk ediyorlarmış.

Oldukça yüksek bir irtifada uçarlarken, uçağın motorları birdenbire bozulmuş ve uçak hızla düşmeye başlamış. Pilot büyük bir telaşla yolcuların yanına gelmiş. "Beyler" demiş "biraz sonra yere çakılacağız ve sadece dört tane paraşütümüz var, biri bende!" deyip paraşütü ile uçaktan atlamış.

Michael Jordan hemen ayaga fırlayarak "Beyler" demiş
"Biliyorsunuz ben dünyanın en büyük sporcusuyum ve dünyanın benim gibi insanlara ihtiyacı var" ve bir paraşüt kapıp uçaktan atlamış.

Derken, Bill Gates de hemen ayaga fırlamış "Beyler" demiş
"Biliyorsunuz ben de dünyanın en zeki adamıyım ve dünyanın benim gibi zeki insanlara ihtiyacı var" ve o da paraşütlerden birini kapıp
atlamış.

Dalai Lama ve hippi birbirlerine bakmışlar. Dalai Lama "Evlat, ben
oldukça verimli ve bereketli bir hayat yaşadım, gerçek aydınlığı
buldum. Oysa senin önünde uzun ve güzel bir hayat var. Paraşütü al ve atla, kendini kurtar"

Hippi gülmüş:
"Endişelenme dede, kendini dünyanın en zeki adamı sanan, az önce benim sırt çantamla atladı!"

roxett
07-08-2006, 13:22
Doktorlar delilerin akıllanıp akıllanmadıklarını kontrol etmek için bir test yapmışlar. Deliler'e:
-Buradan geçen küçük arabanın önüne atlayana çikolata verilecektir denmiş. Delilerin hepsi arabanın önüne atlamış, lakin biri atlamamış.

Doktorlar akıllıyı bulduk diye sevinmişler. Delinin yanına gidip neden atlamadığını sordukların da ise deli:
-Ben kamyon bekliyorum büyük çikolata alacağım demiş...

roxett
07-08-2006, 13:23
Süleyman Nazif ve Abdülhak Şinasi birlikte yemek yerken, Şinasi garsonu çağırır ve su ister. Şinasi’nin kirden ve mikroptan eldivenle el sıkacak derecede korktuğunu bilen Süleyman Nazif garsona seslenmeden edemez:
-Oğlum, beyefendinin suyunu yıka da öyle getir.

roxett
07-08-2006, 13:24
Yahya Kemal bir yokuşu çıkıncaya kadar nefes nefese kalır. Yokuşun sonundaki lokantadan bir garson seslenir:
-Buyrun beyim ne alırsınız?
Yahya Kemal tebessümle:
-Evlat,müsaade edersen bir nefes alacağım.

tatlicadiarzu
07-08-2006, 13:33
muhahahaha:laugh: :laugh: :laugh:

Krdi
07-08-2006, 13:37
Ama yazık Reha'ya yaaa. Ayrıcana nortedome söyleyin Harika Avcı, Nilüfer, Gülşen gibi hatunlar onu beğeniyo:laugh:

roxett
07-08-2006, 13:41
Ama yazık Reha'ya yaaa. Ayrıcana nortedome söyleyin Harika Avcı, Nilüfer, Gülşen gibi hatunlar onu beğeniyo:laugh:

:smilewinkgrin:

denize
07-08-2006, 13:44
:laugh: :laugh: :laugh: :laugh: :laugh: :laugh: :biggrin: :biggrin:

wonderfulgirl84
07-08-2006, 14:13
çok komik ya..........:)

royall
07-08-2006, 14:33
yazıkk yaa adamında günahını almayınnn böleeee:laugh: :laugh:

royall
07-08-2006, 15:27
hepsi çok güzel keyifli fıkralar ellerinize sağlık...:laugh:

BarbunyaPilaki
08-08-2006, 06:46
:laugh: :laugh: :laugh: :laugh:

saliha54
11-08-2006, 14:21
harikaydı yaaaaa :) :) :)

cranky
11-08-2006, 14:25
:):):):):):)

ask_gulu
11-08-2006, 14:47
:laugh: :laugh: :laugh: AYNA DOĞRUYU DEMİŞ

roxett
12-08-2006, 18:21
M.Ö 2000 :Al bu otu ye.
M.S 1000:O ot kötü ,bu duayı oku
M.S:1250:O dua batıl inanç al bu iksiri iç.
M.S 1500:O iksirin ne faydası var ?Al bu hapı yut.
M.S 1750:O hap etkisiz al bu antibiyotigi iç.
M.S 2000:O anibiyotik kimyasal al bu otu ye!

1kumtanesi
12-08-2006, 19:21
Sevgili roxett bu ne azim böyle oku oku bitmedi.Teşekkürler.

roxett
12-08-2006, 19:31
:smilewinkgrin: :smile: umarım beğenmişsinizdir

roxett
13-08-2006, 08:06
Bir mahkeme salonu düşünün...
Bir davada tanıklık etmesi için kürsüye yaşlı bir teyzeyi
çağırırlar.. Kadın yerine oturur ve davalının avukatı kadına
yaklaşır...

-"Bayan Jones.. Beni tanıyor musunuz?" Yaşlı teyze cevap verir:

-"Ah evet Bay Williams sizi çocukluğunuzdan beri tanıyorum..siz taa o zamanlar bile aileniz için tam bir baş belasıydınız..sürekli yalan söylüyorsunuz, karınızı komşunuzla aldatıyorsunuz, en yakınım dediğiniz insanların arkasından konuşuyorsunuz, 2 dolar fazla kazanmak için herkesi satarsınız..." Davalının avukatı başta olmak üzere bütün salon şok olur..

Adam ne yapacağını bilemez bir halde kadına tekrar sorar:

-"Peki Bayan Williams,ya karşı tarafın avukatını tanıyor musunuz?" Kadın yine cevaplar:

-"Elbette tanıyorum.. çocukluğunda ona dadılık yapmıştım.. Tembel,ödlek ve alkolik adamın tekidir..etrafında bir tek dostu yoktur ve herkes onun hala geceleri altına kaçırdığını söylüyor.." Yine herkes şokta..

bütün salonu bir uğultu kaplar.. hakim kürsüye tak tak tak vurup herkesi susturur ve
her iki tarafın avukatını da kürsüye cağırır..Ve ikisine de eğilmelerini söylerek kulaklarına şunu fısıldar...

-"Eğer bu kadına beni tanıyıp tanımadığını sorarsanız ikinizi de harcarım

roxett
13-08-2006, 08:10
Bir kadın 'kadınların erkeklerden üstün olan özelliklerini' yazmış bir 'ERKEK' de ona yanıt vermiş çok hoş olmuş ama okumazsanız çok şey kaybedersinizi

Not : ALıntıdır.

kadın:kişiliğimiz kullandığımız arabanın beygir gücü ile doğru orantılı olarak değişmiyor
erkek: sizin kişiliğiniz beraber olduğunuz erkeğin cüzdan gücü ile değişiyor

kadın: kırmızı ışıkta yanımızdaki arabanın bizden önce çıkması yada bir aracın bizi sollaması hiçbirşey ifade etmez
erkek: bizim için de çevremizde diğer hemcinsimizin sahip olduğu mücevherat veya üzerindeki pahalı giysi hiçbirşey ifade etmez

kadın: kas olacak diye bir zorunluluğumuz yok
erkek: selülitler olmayacak gibi bir zorunluluğunuz var ama....

kadın: aşık oluyoruz....korkmadan.
erkek: biz de oluyoruz.... azıcık ödümüz patlıyor ama sebep olanlar utansin

kadın:evde, banyoda, kıl-tüy dökmeyiz.
erkek: küvetteki, lavabodaki, yatakdaki ve yemekteki saçların çoğu size ait.

kadın: her sabah tıraş olmak zorunda değiliz.
erkek: valla ben tıraş olmayı ağda yaptırmaya tercih ederim şahsen.

kadın: biribirimizin ağzını yüzünü kırdığımız sporlar yapmıyoruz.
erkek: vahşi bakışlarla birbirinizin gözünü oyduğunuz kıskançlık,
haset, çekememe sporlarıyla yeterince uğraşıyorsunuz.

kadın: hiç iki kadının silahla oynarken birbirini vurduğunu
duydunuzmu? .
erkek: hiç iki erkeğin 'aman tanrım benim elbisemin aynısını giymiş' diye mahvolduğunu duydunuz mu?

kadın: horlamıyoruz
erkek: halt etmişsiniz, hatta hıçkırmıyor, geğirmiyor ve hapşurmuyorsunuz da. yoksa siz insan değilmisiniz? ? size afrodit diyebilirmiyim )))))

kadın: az bildiğimiz bir şey üzerinde çok
fazla konuşabiliriz.
erkek: yani çok konuşup hiç bir şey söylemezsiniz

kadın: birbirimize eşek şakaları yapma adetimiz
yoktur.
erkek: çevrenizde ki diğer hatunlar hakkında senaryo dedikodular üretme alışkanlığınız var ama

kadın:tükürmeyİz
erkek: kiritmayiz! !

kadın: sanat eserlerinin % 90'ı kadınlardan esinlenilmişdir.
erkek: sanat eserlerinin % 90'ı erkekler tarafından yapılmışdır.

kadın: uzağa işeme, uzağa tükürme, yüksek sesle geğirme gibi zekica karizma krikolarımız yok
erkek: ortamın en güzeli olma, en zayıf olma, en pahalı giyineni olma, en zengin kocayı bulma gibi krikolarınız var ama

kadın: askere gitmiyoruz
erkek: hamile kalmıyoruz

kadın: kol saatimiz de aynı zaman da hesap makinası,takometre,barometre,termometre ve radyo olması gerekmiyor.
erkek: çantamızda ruj, allık, pudra, yedek çorap,ıslak mendil, vs taşımamız gerekmiyor.

kadın:doğum günü evlilik yıldönümü gibi özel günleri parmağımıza kırmızı iplik bağlamadan da hatırlayabiliyoruz
erkek: ütüyü fişde, yemeği ocakta,arabanın anahtarını kontakda unutmuyoruz.bunlar daha faydalı.....

kadın:ortalıkta alakasız hertürlü nesne ve sözcükten cinsel çağrışımlar çıkarıp günün yarısını seks düşünerek geçirmeyiz...
erkek: valla geyik olsun diye yapıyoruz. hem siz günün yarısını güzelleşmeğe çalışarak geçiriyorsunuz. hangİ amaçla ))))))))))))))

kadın: kel olmuyoruz (puhahaha)
erkek: ama göğüslerİnİz sarkiyor! ! ! ( )) mohahaha

cimcimebenim
13-08-2006, 08:14
M.Ö 2000 :Al bu otu ye.
M.S 1000:O ot kötü ,bu duayı oku
M.S:1250:O dua batıl inanç al bu iksiri iç.
M.S 1500:O iksirin ne faydası var ?Al bu hapı yut.
M.S 1750:O hap etkisiz al bu antibiyotigi iç.
M.S 2000:O anibiyotik kimyasal al bu otu ye!


aynen öyle :smilewinkgrin:

kırmızı
13-08-2006, 09:01
hepside güzel ellerine sağlık.:yes:

roxett
15-08-2006, 03:55
1 - Temel ve Kraliçe Elizabeth

Temel Istanbul a gelmis, yürüyormus.Bu arada 5 dakikada bir top atislari duyul-
maktaymis. Merak edip sormus. "Hemserim bu top atislari neyin nesi?" diye.
Kraliçe Elizabeth in gelmesi sebebiyle top atisi yapildigi anlatilmis.
Aradan yarim saatgeçmis ve top atislari halen sürmekteymis. Temel yine
sormus bir baskasina "Bu top atislari neden?" diye. Ayni cevabi alinca
söylenmis: "Ulan, yarim saattir bir kariyi vuramadilar, be!"


2 - Temel ve Sevgilileri

Temel in 3 tane sevgilisi vardir.Biri ögretmen, biri doktor, biri de santralcidir.
Fakat ögretmenle evlenmeye karar verir. Bunu bilen arkadasi sorar "Niye
ögretmen de digerleri degil?" diye. Temel de ona döner:
-Ula der, bilmez misin doktorlar "bugün git yarin gel" der, santralci de "su an
mesgul daha sonra tekrar deneyin" der. Ama ögretmen ne der? Hadi bir daha
tekrarliyalim...


3 - Parasitçü Temel

Temel Nato da havaci olarak askerligini yapiyormus. Komutan askerlere
parasütle nasil atlanacagini ögretmis.
- "Uçaktan atlayinca birinci ipi çekeceksiniz. Parasüt açilmaz ise ikinci ipi
çekeceksiniz. Yine açilmadi, o zaman Meryem Ana ya dua edeceksiniz."
Temel uçaktan atlar. Birinci ipi çeker parasüt açilmaz, ikinci ipi
çeker yine açilmaz. O sırada yere yavas yavas süzülen komutaninin
yanindan geçerken sorar:
- "Komutanim, komutanim.. O karinin adi neydi ?"


4 - Banka Soygunu

Temel ile Dursun Amerika da yasarlarken paralari bitmis ve bir banka soymayi
kafalarina koymuslar. Gece yarisi olmus, Dursun ve Temel kapilari açip içeride
kasalari aramaya koyulmuslar. Temel bir kasa görmüş, açmislar ve içinden bir
kase muhallebi çikmis. E bu kadar ugrastik bosa gitmesin demisler ve bunu
Temel afiyetle yemis. Daha sonra bir kasa daha görmüsler ve onu da açmislar
bir kase muhallebi daha. Bunu da Dursun yemis. Tabii ikisi de sasirmis koca
bankada nasil para olmaz diye ve orayi terk etmisler.
Ertesi gün gazetelerde manset : "Dünyanin en büyük Sperm Bankasi soyuldu!..

roxett
15-08-2006, 03:56
- Pilot Temel

Pilot Temel telsize var gücüyle bagiriyordu :
- "Ula, sag motor bozuldu. Düseyrum, düseyrum. Meydey düseyrum. Kule düseyrum."
Kule hemen cevapladi :
- "Mesaj anlasildi. Yerinizi bildirin, yerinizi bildirin."
Temel gayet ciddi :
-"Pilot kabini, öndeki sol koltuk, pilot kabini, öndeki sol koltuk."


6 - Temel Usülü Intihar

Dursun birgün ormanda gidiyormus. Temeli bir agaca belinden bagli sekilde
bulmus. "Napiyosun Temel" demis Dursun; Temel de "Intihar ediyorum" demis.
Dursun "Benim bildigim öyle intihar edilmez; o ipi beline diil boynuna
bagliyacaksin" demis. Temel de: onu da denedim; az daha boguluyodum...


7 - Babanin Sonu

- Babam öldü, demis Temel.
ilyas sormus:
- Neden öldü?
- Apartmanin sekizinci katinin balkonundan düstü.
- Eyvah parçalandi mi?
- Yok, giristeki bakkalin tentesine düsünce oradan havalanip karsi
apartmana yöneldi.
- Apartmana mi çarpti, nasil oldu?
- Yok, karsi apartmanin balkonunda çamasirlar asili idi.Çamasir ipine
vurup fabrikanin bahçesine düstü.
- Orada mi öldü?
- Yok, fabrika çelik yay fabrikasi, bahçedeki yaylarin üzerine düsüp
havalandi yeniden...
- Peki sonra?
- Sonrasi ne? Baktik ki yere inmiyor, biz de vurduk onu


8 - Temel, Karisi ve Karisinin Asigi

Temel, bir haftaligina gittigi memleketten, haber vermeden erken dönünce
karisini evde baska bir erkekle yatakta bulur. Derhal belinde tasidigi
tabancasina davranan Temel, yatakta yakaladigi adami alninin ortasindan
vurur. Tabancayi tam kendi kafasina dogrultmusken, karisi haykirarak
üzerine atlar:
- Dur Temel im, kiyma kendine!..
Temel, sinirden titreyerek haykirir:
- Sus kaltak, sira sana da gelecek!..

roxett
15-08-2006, 03:57
9 - Temel in Arabasi

Temel Dursun a arabasinin öyküsünü anlatiyordu :
Bir gün otostop yapiyordum ki önümde, bu arabayla, mini etekli
güzel bir bayan durdu ve beni arabasina aldi. Bir süre gittikten
sonra kadin arabayi kuytu bir köseye çekti. Mini etegini iyice
yukari çekip, dudaklarini islatti ve "Benden ne istersen
alabilirsin" dedi, ben de arabasini aldim.
Dursun : iyi etmissin Temel, zaten mini etek sana hiç yakismazdi.


10 - Evde Kimse Olmayacak

Temel Fadimeye demis ki; "Fadime, bu aksam bize gel. Evde kimse olmayacak."
Fadime aksam gelmis kapiyi çalmis çalmis kimse açmamis...


11 - 2 Katli Otobüs

Bir gün Temel le Dursun 2 katli otobüsle yolculuk ediyomus. Temel
cep telefonunu çikartip alt kattaki Dursun u aramis.
- Orada havalar nasil Dursun kardesim?
- Bizim söför uyumus otobüs kendi kendine gidiyo valla Temel cigim...
- O dabirsey mi Dursun? Bizim katta söför bile yok. Otobüs kendi
kendine gidiyo...


12 - AIDS

Temel birgün ölümcül hastaliga yakalanir. Dursun da yaninda refakatçi olarak
kalmaktadir. Temel gelen herkese ben AIDS im der. Dursun artık dayanamaz ve
sonunda sorar :
- Temel sen AIDS felan degilsin neden herkese yalan söylüyorsun?
Temelde:
-Haçen öylede ölücem böylede. En azinda kariyi saglama alalim bari...

roxett
15-08-2006, 03:57
13 - Tatbikat

Temel ile Dursun bir gün parasüt tatbikatina katilmislar. Diger paraşütçüler
gibi onlarinda uçaktan atlama siralari gelmis ve kendilerini bosluga
salıvermisler. Temel in paraşütü açilmis ancak Dursun un ki açilmamis.
Dursun Temel e :
- Ula Temel bu meret açılmayi da!..
Temel :
- Ula Tursin yardimci parasüti aç usagum!..
Dursun yardimci parasütü açmaya çalismis fakat o da açılmamis ve
Dursun Temel e :
- Ula Temel bu merette açilmayi.
Temel :
- Bos ver usagum nasul olsa tatbikattayiz...


14 - Sinek Bar

Temel Istanbul a ilk kez gelmis ve Bebek koyunda methedilen sinek bari arayip
durmus. En sonunda sinek bari bulmus ve içeri girmis. Içkisini içerken kendi
kendine düsünmüs "Ya bu sinekli barin ne özelligi var herkes methetti hiç bir
özelligi yok". Ihtiyaçtan tuvalete gittiginde bir de ne görsün pisuvar
altindanmis ve piril piril parliyormus; "Demek buranin özelligi buymus..." demis.
Geri dönüp içkisini içmis. Ertesi aksam yine gelmis. Içkisini bitirince tuvalete
gitmis ki altin pisuvar orada yokmus. Kizgin bir sekilde geri dönmüs. Barmene
çatmis : "Hani buranin altin pisuvari kardesim bir özelliginiz vardi o da yok
simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmis : "Sadullah abi gel dün
aksam senin saksafona iseyen adami buldum".


15 - 100 Hamsi

Dursun Temel e sormus :
- Usagim oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?
Temel : 100 tane yerim valla...
Dursun : Hadi oradan yesen yesen 1 tane yersin geriye kalan 99 hamsiyi
oruçsuz yersin...
Bu espri Temel in acaip hosuna gitmis.Yolda Cemal i görmüs ve hemen sormus
- Usagim oruçlu oruçlu kaç hamsi yiyebilursun?
Cemal : 50 tane yerim ben...
Temel : Tüh be usagim 100 deseydun sana müthis bir espiri yapacaktum...

roxett
15-08-2006, 03:58
16 - Arkadaslarimi Geri Getir

Bir Fransiz bir Ingiliz ve bir de Temel bir gemi kazasindan sonra issiz bir adaya
çikarlar. Ingiliz kumsalda bir lamba bulur. Fransiz bunun Aladdin in sihirli
lambasi olabilecegini söyler ve lambayi ovusturur. Gerçektende lambadan bir
cin çikar ve konusmaya baslar :
- Dileyin benden ne dilerseniz...
Ingiliz : Ben ailemin yanina Ingiltereye gitmek istiyorum...
der. Cin hemen istegini yerine getirir.
Sira Fransiza gelir. O da ailesinin yanina Fransaya gitmek ister. Onun istegi de
yerine gelir.
Sira Temeldedir. Temel biraz düsünür. Cin çabuk olmasini söyler. Temel etrafina
bakar ve cine dilegini söyler :
- Arkadaslarim da gitti ben bu issiz adada yalniz kaldim onun için arkadaslarimi
hemen geri getirmeni istiyorum" der...


17 - Boynuzlu Köpek

Temel birgün keçinin boynuna tasma takmis gezdiriyormus. Arkadasi Dursun
yolda onu görüp :
- Ula Temel Napiysin ?...
- Ula cörmiymisin Çöpegimi cezdurayrum Dursun kardesim...
- Ula Temel bunun boynuzlari var....
- Valla ben onin özel hayatina karismayrum...


18 - Gözlük

Temel uzak doguya gider. 250$ verip bakinca insanlari çiplak gösteren
gözlüklerden alir. Takar bakar çiplak, çikarir bakar giyinik. Çok hosuna gider.
Ikide bir takip, çikarir.
Eve gözünde gözlük gider, bakar Fadime ve sütçü çiplak. Gözlügüçikarir bakar
çiplak. Takar bakar yine çiplak. Müthis cani sikilir ve Fadimeye der ki :
- Ula Fadime 250$ verdim gözlük aldim ama hemen bozuldu!..

roxett
15-08-2006, 03:58
19 - Hatirla

Temel savasta yaninda 10 arkadasiyla birlikte düsmana esir düsmüs. Ilk gün
iskence sonunda ekipten 5 tanesi bülbül gibi konusmus. Ikinci gün 3 kisi daha
dayanamamis itiraf etmis. Üçüncü gün sonunda bir tek Temel kalmis. Dördüncü
gün iskencenin dozu artmis Temel den çit yok. Besinci gün iskence iyice
agarlasmis ama Temel yine ayni. Iki hafta sonra Temel i kaldigi hücrede
izlemeye karar vermisler. Bizim Temel hem kafayi duvara vurmakta hem de
söylenmekteymis :
-Hatirla...Hatirla... Hatirlaaaa...


20 - I am Sorry

Temel bara gitmis. Geçmis bir kenara oturmus, biraz sonra bara bir adam girmis
ve siska uzun boylu bir adamin kafasinin üzerine sise koymus, çekmis silahi
ates etmis sise paramparça... Ates eden adam elini kaldirmis;
- I am Pekosbill...
demis ve çikip gitmis. Daha sonra bara bir baska adam girmis ve yine o siska
adamin kafasinin üzerine konserve kutusu koymus, çekmis silahi ates etmis
kutu paramparça... Ates eden adam elini kaldirmis;
- I am Redkit...
demis ve bardan çikip gitmis...
Temel bunlari seyrettikten sonra dayanamamis, eline bir elma almis ve o siska
adamin kafasinin üzerine elmayi yerlestirmis, çekmis silahi ates etmis ve adami
tam anlinin ortasindan vurmus... Elini kaldirip;
- I am sorry...
demis ve çikip gitmis...


21 - Internetin Temelcesi

Temel, bilisim sektöründe çalisan bir firmaya is basvurusu yapmis. Firma
yetkilileri önce bir bilgi testinden geçmesi gerektigi söylemisler ve ilk soruyu
sormuslar :
-Internet ne demektir ?
Temel düsünmüs, tasinmis ve :
- Ise ciremedum temektur...

roxett
15-08-2006, 03:59
22 - Kamyon Söförü Temel

Temel kamyon söförüymüs. Bir gün kamyonu ile yokus asagi inerken freninin
patladigini farketmis. Ileriye dogru baktiginda da yolun ikiye ayrildigini görmüs.
Bir tarafta pazar kuruluymus ve yüzlerce insanin alisveris yapiyormus. Diger
tarafta ise küçük bir çocuk yolun ortasinda oyun oynamaktaymis. Temel çok
hizli bir sekilde düsünerek "pazar yerune çirersem pi sürü insan ölür en eyisu
çocigu ezeyum" demis.
Ertesi gün gazetelerde söyle bir baslik; "pazara giren kamyon dehset saçti.
150 ölü"
Temel e sormuslar :
- Sende hiç kafa yokmu? Bu kadar insani ezecegine bari çocugu ezseydin.
Temel cevap vermis :
- Ula siz benu salak mi sandunuz? Bunu bende düsündüm... Tabii ki çocugu
ezecektim ama cocuk pazara dogri kosunca ben ne yapayim?


23 - Mercedes-Benz

Temel Istanbul da bir is yeri açar ve isler tikirinda gidince altina hemen
Mercedes marka bir araba çeker. O günlerde Trabzon dan annesi arar ve :
- Temel oglum, baban öldi. Hemen cel.
Temel arabaya atlar ve hemen yola koyulur. 6 saatte trabzona varir.
Neyse, babasinin cenazesini kaldirirlar, aksam annesinden izin ister ve isleri
yüzünden hemen Istanbul a dönmesi gerektigini söyler. Annesi onayladiktan
sonra Istanbul a telefon açip yaninda çalisanlara :
- Usaklarim, benceliyoryum beni karsulayun.
Usaklar bekler Temel gelmez. 1 gün geçer, Temel yok. 2 gün geçer Temel,
yok. 3 gün geçer Temel yok. 4 gün sonunda Temel gelir. Hemen sorarlar
- Patron 6 saatte gittin, 4 günde döndün. Çok merak ettik seni.
Temel bunun üzerine usaklaruna döner ve der ki :
- Ula usaklarum bu Almanlari anlamiyorum... Arabaya 5 tane ileri fites
koymuslar, sanki isin geri dönüsü yok gibi geri fitesten sadece 1 tanecik
koymuslar. O sebepten geç celdum.


24 - Palavraci Komutan

Temel ve Dursun parasüt egitimlerini tamamladiktan sonra ilk atlayislari için
havalanirlar. Makul seviyeye geldiklerinde komutanlari son kontrolleri yapip;
-Atladiktan bi süre sonra parasütün sag tarafindaki ipi çekin parasütleriniz
açilacaktir... Sayet açilmazsa hiç telasa kapilmayin, sol tarafta yedek
parasütün ipi var onu çekin sorun kalmaz... Indiginizde sizi bir jip bekliyor
olacak sizi karargaha geri götürecek.
Askerler korkarak da olsa atlamislar. Heyecanla sag taraftaki iplerine
asilmislar... Tik yok. Tas gibi düsüyorlar. Hemen sol taraftaki iplere asilmislar
ama parasütler yine açilmamis... Temel bunun üzerine bagarmaya baslamis :
- Ula bu komutanun hiçbir dedugu çikmiyor... Hele bir de asagida jip yoksa o
zaman anasini belleyecegum!..


25 - Sokaktan mi Topluyorum?

Temel sevgilisiyle gidiyormus. Sevgilisi bir magazada gördügü kürkü istemis.
Temel hemen vitrin camina bir tugla atip içinden kürku alip sevgilisine
vermis. Daha sonra sevgilisi otomobil galerisinde bir de araba görmüs ve bu
sefer de onu istemis. Temel de bunun üzerine
-Ben bu tuglalari sokaktan mi topluyorum?
demis...

roxett
15-08-2006, 04:00
26 - Sünnet

Temelin çocugu 20 yasina basmis ama hala sünnet olmamis. Komsulari Temel e
sormus :
- Temel hayirdir... Çocugun 20 yasina basti neden halan sunet etirmedin...
Temel de : Banene yahu... Evlenince karusu istedigi kadar kestursun...


27 - Sinema Bileti

Temel, oglu Hasan i ödüllendirmek için para vermis ve sinemaya göndermis.
Hasan giseden biletini almis ve salona girmis ancak biraz sonra aglayarak disari
çikmis. Gisedeki kiz Hasan in yanina gidip ne oldugunu sorunca Hasan da :
-Kapitaki amica piletumi yirttu...


28 - Prezarvatif

Telefonda Temel çok endiseli ve telaslidir :
- Aman Doktor bey, çocuk bizim prezarvatifi yutti, yetis!..
Doktor aceleyle hazirlanir, çikmak üzereyken telefon yine çalar. Yine Temel,
ama bu kez gayet neseli ve rahatlamis bir sesle :
- Doktor Bey, celmene hacet kalmadi, pi prezarvatif taha bulduk!..


29 - Sinek Bar

Temel Istanbul a ilk kez gelmis ve Bebek koyunda methedilen sinek bari arayip
durmus. En sonunda sinek bari bulmus ve içeri girmis. Içkisini içerken kendi
kendine düsünmüs "Ya bu sinekli barin ne özelligi var herkes methetti hiç bir
özelligi yok". Ihtiyaçtan tuvalete gittiginde bir de ne görsün pisuvar
altindanmis ve piril piril parliyormus; "Demek buranin özelligi buymus..." demis.
Geri dönüp içkisini içmis. Ertesi aksam yine gelmis. Içkisini bitirince tuvalete
gitmis ki altin pisuvar orada yokmus. Kizgin bir sekilde geri dönmüs. Barmene
çatmis : "Hani buranin altin pisuvari kardesim bir özelliginiz vardi o da yok
simdi". Barmen kenarda duran iri yari adama seslenmis : "Sadullah abi gel dün
aksam senin saksafona iseyen adami buldum".

roxett
15-08-2006, 04:00
30 - Aksam Serinligi

Rus kozmonotu Yuri Gagarin in aya ayak basmasindan sonra yapilan tartismaya
katilan Temel, olaylara küçümser bir havada yaklasmakta ve bu arkadaslarinin
da garibine gitmektedir. Bir ara Temel konusmaya baslar :
- "O da pisey midur, piz yakunda günese gideceguz..."
Sohbete katilanlarin gözleri faltasi gibi açilir ve içlerinden biri :
- "Oraya gidemezsiniz iste!" der, "Çünkü orasi çok sicaktir."
Temel, hiç lafin altinda kalir mi?
- "Piz de gündüz gitmeyeceguz ya, aksam serunlugunda gideceguz..."



31 - Çekirge

Temel Üniversite de profesörmüs ve çekirgeler konusunda bir arastirma
yapiyormus. Prof. Temel in arastirma notlari :
1.gün
- Çekirgenin 1 ayagini kopardigimizda, zipla deyince zipliyor.
2.gün
- Çekirgenin 2 ayagini kopardigimizdazipla deyince zipliyor.
3.gün
- Çekirgenin 3 ayagini kopardigimizda zipla deyince zipliyor.
4.gün
- Çekirgenin 4. ve sonuncu ayagini kopardigimizda kulaklari duymuyor..


32 - Alkis

Bir uçak düsmek üzereymis. Bu yüzden uçagin tabani da dahil olmak üzere her
seyi atmislar. Yalnizca uçagin tavanina tutunan yolcular ve pilot kalmis. Pilot:
"Uçak hala düsüyor, bir yolcunun atlamasi gerekli" demis. Temel: "Ben atlarim
ama sevgili kaptan pilotumuz hariç hepinizden kuvvetli bir alkis bekliyorum..."
deyince bütün yolcular Temel`i alkislamis ve asagi düsmüs.
Sadece Temel ve pilot kurtulmus...


33 - Ben de Oynarim

Temel bir arkadasinin daveti üzerine Izmir e gitmis. Orada arkadasiyla
dolasirken, birde bakmislar ki, birkaç efe zeybek oynuyor. Kendilerine özgu agir
hareketlerle kol vurup diz buken efeleri seyrederlerken, arkadasi Temel e dönüp
sormus :
- Ne güzel oynuyorlar degil mi ?
Temel dudak bükmüs;
- O kadar düsündükten sonra ben de oynarim...


34 - Bu Dolar Sahte

Marketin birine bir turist gelmis, bir seyler almis, kasada ödeme yaparken,
kasiyere cebinden 100$ çikartip vermis. Kasiyer paranin sahte olmasindan
süphelenerek paranin orasina burasina bakmaya baslamis ama bir türlü emin
olamamis. Bakmisböyle olmayacak parayi sirada bekleyen Temel e uzatmis.
"Bir de siz bakar misiniz? Ben anlayamadim..." demis. Temel paranin bir altina
bir üstüne bakmis sonra tezgahin üzerine atmis ve "Bu para sahte" demis.
Herkes sasirmis ve nasil anladinbu kadar çabuk demisler.
Temel de, Çok kolay, bunun üstünde Atatürk resmi yok. demis...

roxett
15-08-2006, 04:01
35 - Iki Bardakli Temel

Temel her gece yatarken basucuna 2 tane bardak koyuyormus. Biri su dolu
digeri bos...
1 gece 2 gece derken Temel in oda arkadasi Dursun dayanamayip sormus :
- Ula Temel ne edisin sen her gece her gece bu pardaklarla?..
Temel cevap vermis :
- Aksamlari uyandigimda bazen canim su içmek istii bazen de istemii...


36 - Kasla Göz Arasi

Temel in taksisine Texasli bir adam binmis. Istanbul da dolasirken Akmerkez i
göstererek "Büyük bina, bizim orda bunu 2 günde yaparlar", Galata Kulesi ni
göstererek bizim orda bunu 1,5 günde yaparlar" diye atip tutuyormus.
Sonunda Temel incanina tak etmis ve Süleymaniye Camisini göstererek,
"Allah allah..." demis. Texasli ne oldu diye sorunca, Temel, "Az önce geçtik
ama burada böyle bir cami yoktu... Yine kasla göz arasinda yapmis bizimkiler"
demis...



37 - Otelci Temel

Otelci Temel in kapisini bir gece bir ispanyol asilzedesi çalmis.
- Odaniz var mi?
- Kimsunuz?
- Jose de Santana de Monte Cristo de Santa Cruzo.
- Haa, pu katar usagu alacak yerum yok!..


38 - Sampuan

Temel dus almaya girer, sampuani saçlarina bosaltip ovalamaya baslar.
Sirtini keselemeye gelen annesi sorar :
- Oglum kafani islatmiyacak misin ?..
Temel cevap verir :
- Yok anne bu sampuan kuru saçlar icinmis !..

roxett
15-08-2006, 04:02
39 - Reflex

Temel Istanbul da gezerken tam önünde bir genç kiz bisikletten düser.
Bacaklari havaya kalkar, etegi açilir. Temel bu sahneyi büyük bir zevkle
seyrederken genç kiz hemen toparlanir, kalkar ve durumu idare etmek için
sorar:
- Refleksimigördünüz degil mi?
- Uy Istanpul da öyle mi diyorsunuz ona?..


40 - Dogan in Yengesi

Temel ormanda agaç kesiyormus, o sirada çevreciler de ormanda yürüyüse
çikmislar, Temeli bu vaziyette görünce bir güzel pataklamislar...
Temel üstu basi perisan halde köye dönerken Dursun a raslamis, Dursun;
-Ula Temel bu ne hal böyle? diyesormus,
Temel de anlatmis;
- Ormanda agaç keseydum, birden kalabaluk pir grup Dogan in yengesini
bozmisum diye dövdü peni, halbuki ne Dogan i taniyruuum, ne de yengesuni..


41 - Tiryaki

Cemal yolun karsi tarafindaki evinde oturan Temel e seslenir :
- Uy usak,senun davarlarun arasunda sigara ya da narcule tiryakisi var
midur?
Temel saskin bagirir :
- Uy sen delurdin mu, hiç davar tütün içer mu?
- Temel,öyleyse senun ahur yaniyor, kos çabuk...


42 - Agir Roman

Temel bir kitabevine girmis, tezgahtara,
-Bana bir roman lazum...
demis. Tezgahtar sormus,
- Efendim agir mi olsun yoksa hafif mi?
Temel,
- Farketmez, nasul olsa arabam kapinun önünde...

roxett
15-08-2006, 04:02
43 - Helikopter

Hayatinda ilk kez helikopter gören Temel yanindaki Dursun a soruyor :
- Ula bu ne öyle?
Dursun cevap veriyor:
- Olsa olsa pin yasunda bi sinektur...


44 - Lisan

Temel ve Dursun kahvenin önünde oturuyorlarmis. Bir turist gelmis ve Temel e
Ingilizce yolu sormus. Temelde ses yok. Turist bu defa Almanca sormus.
Temelde yine ses yok. Turist bu defa Fransizca konusmus. Yine ses yok.
Ispanyolca, yine sesyok. Turist kizmis, bagirip çagirdiktan sonra çekip gitmis.
Bunun üzerine Dursun Temele,
- Bir lisan ögrenmemizin zamani geldi galiba...
demis. Temel ise Dursun a dönerek,
- Bosver, ne gerek var? Adam dünya kadar lisan biliyor ama birderdini
anlatabildi mi?..


45 - Atlar Karisiyor

Temel ile Dursun iki tane at almislar. Fakat devamli karistiriyorlarmis. Hangisi
kimin ati belli degil. O yüzden Temel in aklina parlak bir fikir gelmis ve atin bir
tanesinin kuyrugunu kesmis. Dursun da ona inat o da diger atin kuyrugunu
kesmis. Temel bu sefer atin bir tanesine boya ile isaret koymus. Dursun ona
inat diger atin ayni yerine ayni boya ile isaret koymus.
Temel bakmis böyle olmuyor, Dursuna :
- Dursun bak bu böyle olmayacak. En iyisu beyaz at benimki, siyah at da
seninki olsun...


46 - Asansör

Kapici Temel çalistigi on katli binanin asansörü bozulunca asansörün kapisina
söyle bir yazi asiyor :
"Asansör pozuk, en yakin asansör yüz metre ileride, Veysel Apartimanundadir."


47 - Es Degistirme

Iki laz çiftimiz vardir. Temel ile Fadime, Idris ile Emine...
Temel, Idris e gitmis "Idris, ben es degisme diye bisi duydum, deneyelim mi?"
demis... Idrisin de aklina yatmis, konuyu karilarina da açmislar, onlarin da
onayini alinca bu isi yapacaklari tarihi belirleyerek ayarlamislar... O gun gelmis,
gece olmus, herkes isini bitirmis, Temel cigara yakmis, Idrise dönüp "Idris yaw,
bizim karilar simdi ne yapiyordur acaba?" demis.


48 - Ormanin Güzelligi

Temel ile Dursun ormanda kamp kurmuslar. Bir ara Temel Dursun a seslenmis,
- Dursun su ormanin güzelligine bak...
Dursun söyle bir etrafina bakmis,
- Agaçlardan birsey göremiyorum ki...

roxett
15-08-2006, 04:03
49 - Süper

Temel arabayla giderken bakmis benzini bitiyor. Hemen en yakin benzinciye
girmis, pompanin yaninda durmus, arabadan inip benzin deposunu açmis,
baslamis deponun içine isemeye...
Temel in depoya isedigini gören pompaci,
- Ya sen ne yapiyorsun, bu yaptigin normal mi?..
Temel hemen cevap vermis,
- Yooo Süper...


50 - Dönmedolap

Temel ve Fadime lunaparka giderler. Dolasirlarken bir ara Fadime dönmedolaba
binmek ister. Temel karsi cikar, "Olmaz, donun gözükür..." der. Fadime susar.
Az sonra Temel balonlara tüfek atarken Fadime çaktirmadan yanindan ayrilir.
On dakikasonra döndügünde Temel sorar, "Neredeydin?" Fadime kafasini öne
egip, "Dönmedolaba bindim..." der ve bunu duyan Temel acaip sinirlenir. "Ben
sana binme donun gözükür demedim mi?" der. Bunun üzerine Fadime "Dedin
ama gözükmedi... Çikardim oni"...


51 - 1881-1920

Küçük Temel ilkokulda okurken bir sözlü sirasinda ögretmeni sormus :
- Söyle bakalim Temel, 1881 de ne oldu?
- Atatürk dogdu ögretmenim...
- Afferim oglum, peki 1920 de ne oldu?
- Atatürk 39 yasina basti ögretmenim!..


52 - Lezbiyen

Temel bara gitmis. Yanindaki kadinla sohbet etmege çalisirken kadin :
- Bosuna benimle yakinlik kurmaya çalisma, ben lezbiyenim...
demis. Temel lezbiyenin ne demek oldugunu sorunca, kadin :
- Ben yalnizca kadinlarla beraber olurum...
demis. Bu Temel in acaip hosuna gitmis ve söyle demis :
- Pen ta sizin cibu lezbiyenum...

roxett
15-08-2006, 04:03
53 - Deniz Bitti

Açik denizde geminin kaptani ölünce Karadenizli diyerek Temel i kaptanliga
getirirler... Bir gün, iki gün derken isler iyi gider, fakat üçüncü gün sabaha karsi
gemi karaya oturunca bütün tayfalar :
- Ne ettin de karaya oturttun gemiyi kaptan?..
diye sorunca, Temel cevap verir :
- Pen pisey etmedum... Denuz pitti...


54 - Amerika, Amerika

Temel ile Dursun Karadeniz sahilinde oturuyorlarmis. Temel Dursuna demis ki :
-Gel beraber Amerika ya yüzelim...
Iki kafadar Karadeniz den baslamislar yüzmeye, Marmara, Ege, Akdeniz felan
derken okyanuslari da asip Amerika ya yaklasmislar.Hatta özgürlük anitini
görmüsler. Tam bu sirada bizim Temel Dursun a dönüp :
- Dursun ben kesildum geri doneyrum...



55 - Ortadaki Benim

Almanya da yaşayan Dursun, Temel den hem kendini hem de köyü hatırlatacak bir hatıra fotoğrafı ister. Temel de Dursun un çok sevdiği iki ineğinin arasında bir fotoğraf çektirerek Dursun a gönderir. Dursun mektubu aldığında fotografin arkasında şu yazıyı okur : "Ortadaki benim!"...

56 - Sinyal

Araba tamircisi arkadasi Temel e seslenmis,
- Temel, bak bakalim arabinin sinyali çalisiyor mu?
Temel bakmis,
- Calisay calismay calisay calismay calisay calismay...


57 - Vesikalik

Temel bir gün Dursun a gidip,
- Dursun, senin makinen var bana 12 tane vesikalik gerekiyor çeker misin?
demis. Dursun da,
- Çekerim ama benim makine boydan çeker vesikalik nasil olacak. demis ve
baslamislar düsünmeye. Sonunda Dursun unaklina birsey gelmis ve,
- Temel, sen sahile git kumu kaz içine gir omuzlarindan asagisi görünmesin
böylece vesikalik olur.... tamam demis Temel, Dursun makineyi almak için eve
giderken o da sahile gitmis, 12 tane çukur kazmis. Dursun gelmis,
- Salak niye 12 tane çukur kazdin? Ben 12 tane makine getirmistim...

roxett
15-08-2006, 04:04
58 - Güzellik-Aptallik

Temel e sormuslar : "Güzel olmayi mi tercih ederdin yoksa aptal olmayi mi?"
Temel biraz düsünmüs, "Tabii ki aptalligi" demis. "Niye?" diye sormuslar. Temel,
"Güzellik geçiçidir." demis...


59 - Su Derinligi

Temel, dere kenarinda oturuyormus. Oradan jeeple geçmekte olan bir adam
suyun derin olup olmadigini sormus. Temel,
- Derin degildir, geçebilirsin...
demis. Adamda Temel e güvenerek suya jeepiyle girmis. Jeep bir anda sulara
gömülmüs. Kan ter içinde sudan çikan adam Temel in yakasina yapisarak,
- Hani derin degildi ulan.
diyerek Temel i tartaklamaya baslamis. Temel de,
- Abi vallahi benim suçum yok. Demin bir ördek geçiyordu su beline geliyordu...


60 - Tahliller

Temel hastaneye gitmektedir. Giriste birinin agladigini görür. Yaklasir ve sorar,
"Hayrola hemserim!.. Neden agliyorsun?" Adam, "Kan tahlili yaptirmaya geldim.
Parmagimi kestiler." der. Bu sefer Temel daha siddetli bir sekilde aglamaya
baslar. Ne oldugunu anlayamayan adam Temel e sorar, "Hayirdir hemserim. Sen
niye aglamaya basladin?". Temel, " Ben..." der, "Idrar tahlili yaptirmaya
geldim"...



61 - Aslan Yürekli Temel

Temel hayvanat bahçesinde gezerken açik buldugu bir kafesten içeri dalmis.
Görevliler panik içerinde arkasindan bagirmislar :
- Hoop, dur ne yapiyorsun, orasi aslanin kafesi !..
Temel geri dönmüs, görevlilere söyle bir bakip,
- Sankimaslaninizi yeduk...

roxett
15-08-2006, 04:04
62 - Dünyadan Haberin Yok

Birgün Temel marketten bir kutu orkidle çikmis. Onu gören Dursun sormus,
-Ne yapacaksin orkidi?
-Sen bilmiyor musun Dursun? Onunla tenis oynaniyo, bisiklete biniliyo,
kosuluyo, oohooo, senin dünyadan haberin yok...


63 - Yatagin Alti

Temel ve arkadaslari kahvede oturuyorlarmis. Birisi demis ki "Benim karim galiba
beni manavla aldatiyor." digerleri nasil anladigini sorunca "Yatagin altinda
karpuz buldum" demis... Baska biri "Sanirim karim beni marangozla aldatiyor.
Ben de Yatagin altinda testere buldum..." derken Temel aniden "Yavv galiba
Fadime beni atla aldatiyor" demis, arkadaslari, "Nasil anladin?" diye sormuslar.
Temel de "Yatagin altinda JOKEY buldum" demis...


64 - Attaaaa Gidecegiz

Azrail Temel in canini almak için gelmisti. Temel hemen bir çare buldu. Isaret
parmagini agzina sokup, "aguk guguk" sesleri çikartarak bebek taklidi yapti.
Azrail durumu anlayip Temel in oyununu bozmak istemedi ve gitti. Ertesi gün
Temel ialmak için geldiginde Temel in kendisine bir emzik bile aldigini ve yerler-
de emekledigini gören Azrail, Temel e :
- Temel, gel attaaaa gidecegiz...


65 - Seni Kus Sandim

Temel sehre inmis. Bakmis pencere kenarinda bir papagan. Içinden :
- Allah allah kusa bak yav....
demis. Tabi bu arada papagan da Temel in kendisine baktigini görüp :
- Ne bakiyorsun hemserim...
demis. Temel biraz saskinlik biraz da saflikla :
- Afedersun hemserum. Ben seni kus sandiydum...

roxett
15-08-2006, 04:05
66 - Cep Telefonu

Temel arkeoloji profesörüdür ve Amerika da gerçeklesicek bir konferansa davet
edilir. Konferansa katilir. Amerikalilar anlatmaya baslar,
- Biz ülkemizde yaptigimiz kazilarda 25 metre asagi indik ve telefon kablolari
bulduk. Öyleyse bizim atalarimiz asirlar önce telefon kullanmislardir. Sira
Türkiye ye gelir ve Temel baslar anlatmaya,
-Biz ülkemizde yaptigimiz kazilarda 50 metre asagi indik ama birsey bulamadik.
Buradan su sonuca ulastik... Atalarimiz asirlar önce cep telefonu
kullanmislardir...



67 - Muz

Temel hayatinda ilk defa memleketinden çikmis, güneye, Adana ya gidecekmis.
Adana da buna bir hevenk muz ikram etmisler ve bu muzlari memleketine
döndügünde yemesini rica etmisler. Aradan birkaç ay geçtikten sonra
Adanalilar Trabzon a geridönen Temel e bir mektup yazmislar... Mektupta
sormuslar, "Nasil, muzlari begendin mi?" diye.
Temel cevaben gönderdigi mektupta "Begendim ama çekirdekleri çok büyüktü."
demis...


68 - Sadece Bende Var

Temelle Fadime evlenmis, gerdege girmisler. Fadime daha çok toy oldugu icin
Temel in "Bak bundan sadece bende var..." demesine inanmis ve uzun süre
bunu böyle sanmis. Ama Temel in oturdugu mahallede bir de uyanik sütçü
varmis. Her gün Temellere gelen bu sütçü sonunda zaten saf olan Fadime yi
ayartmayi basarmis ve birlikte olmuslar. O aksam Temel eve geldiginde Fadime
Temel e : "Sen beni aldattin. Bundan sadece bende var demistin, ama sütçüde
de var..." demis. Temel olanlari anlamis ama bozuntuya vermemis, "Dogru, bir
bende, bir de onda var, ona da ben vermistim zaten demis.
Fadime karsilik vermis, "Madem öyle iyisini neden ona verdin?"...


69 - Balik ve Temel

Temel bir gün bir hayvanat bahçesine gitmis. Akvaryumlarin yaninda birini
görmüs. Adam elini akvaryumun neresine götürse balik da takip ediyormus.
Temel sormus :
- Ula bu nasi oliyi?..
Adam bilmis bir tavirla cevaplamis :
- Her zaman daha zeki olan yaratiklar kendinden daha az zeki olanlari
yönetebilirler...
demis ve oradan uzaklasmis. Birkaç dakika sonra geldiginde bir de ne görsün?
Temel akvaryuma agzini yapistirmis, balik gibi bir açiyor bir kapiyor...

roxett
15-08-2006, 04:09
70 - Karsilikli Yardim

Temel ile Dursun araba ile Rize den Trabzon a giderken yolda arabalari
bozulmus olan iki kadin görmüsler. Hemen yanlarina gidip yardim
edebileceklerini söylemisler ancak bu yardimlarinin karsiliginda aganigi naganigi
isteriz demisler...
Kadinlar çaresiz kabul etmisler yalniz prezervatif takmalisiniz, yoksa hamile
kaliriz demisler. Neyse bütün isler bitmis, aradan bir hafta geçmis, Temel
Dursun a :
- Bana ne ya!.. Ben artik çikartiyorum bunu!.. Hamile kalirsa kalsin!..


71 - Iyi Belle

Temel ile Dursun balik avlamaya çikmislar. Birinci gün hiç balik yakalayamamis-
lar, ikinci gün de hiç balik yakalayamamislar, üçüncü gün bir kova balik
yakalamislar... Bunun üzerine Temel Dursun a :
- Dursun bu yeri iyi belle, yarin da buraya geliriz...
Kiyiya vardiklari zaman Temel Dursun a tekrar sormus :
- Dursun yeri iyi belledin mi?
- Evet...
- Ne yaptin?
- Kayigin ucuna çarpi koydum.
- Ulan salak yarin bu kayigi kiralayacagimizi nereden biliyorsun?..


72 - Baliklar

Filozof Temel e sormuslar :
- Hocam, sizce baliklar neden konusmazlar?
- Basini suya sok, anlarsin!...

roxett
15-08-2006, 04:09
73 - Mahkeme

Bizim Temel bir tv kanalinda yarismaya katilir. Kazandigi parayi eksik verirler.
Temel sebebini sorar. "Vergi kesiyoruz" cevabini alir. Bunun üzerine Temel de
bir avukata basvurur. Avakut ona "Televizyonu mahkemeye ver." der.
Aradan zaman geçer, avukat yolda Temel i görür ve sorar :
- Ula televizyonu mahkemeye verdin mi?
Temel cevaplar.
- Verdim ama ertesi gün geri aldim oni... Insan televizyonsuz yapamayi!...


74 - Yazdi mi Yaziyorum

Temel bir gün çocugunun defterine bakmis ama hiç yazi görememis. Birgün
okula gitmis bakmis, yine yazi yok. Sonra ogluna sormus :
- Defterinde neden yazi yok?
Çocuk cevap vermis :
- Ögretmen tahtaya yazdi mi yaziyom, sildi mi siliyom...


75 - Kaplan Avcisi

Temel bir gün Trabzon da is ve isçi bulma kurumuna gider.
Memur : Daha önce ne tip islerle ugrastiniz?
Temel : Kaplan avcisiyim...
Memur : Trabzon da kaplan ne gezer be adam?
Temel: Ula bende onun için issizum ya...


76 - Böcek

Temel in eczanesine giren adam,telasla sordu :
- Sizde böcek ilaci var mi?
Temel soruya, soruyla cevap verdi.
- Böceginizin nesi var?

roxett
15-08-2006, 04:10
77 - P ile Yemek

Temel arkadasi Cemal i kahvede görür.Yanina oturur ve kendisine bir çay
söyler. Birazdan çayi gelir, bir yandan çayini yudumlarken bir yandan da Cemal
ile sohbete baslar. Konu yemekten açilir ve Temel :
Temel : Ula Cemal pil pakalum bu cünben ne yedum?
Cemal : Ben nerden piliyrum...
Temel : Dur sana pir ipucu vereyrum.Bas harfi P dur.
Cemal : Pilav
Temel : Hayur
Cemal : Patates
Temel : Hayur
Cemal : Patlican
Temel : Hayur
Cemal : La pilemedum sensöyle!
Temel : PAMYA...


78 - Pijama

Temel , Cemal e misafirlige gitmistir. Gece sagnak yagis baslayinca, Cemal
konukseverlik gosterir :
- Ula Temel , çok yagmur yagiyor, eve gitme , burada kal.
Temel bunu kabul eder ama biraz sonra ortadan kaybolur. Aradan epeyce
zaman geçtikten sonra, kapi çalar, kapidaki sirilsiklam bir bicimde islanmis
Temeldir... Cemal cikisir :
- Ula neredesun , merak ettum seni?
- Eve kadar gittim , pijamalarumu aldum da...



79 - Devekuslari

Temel Avustralya ya devekusu avlamaya seyahate çikiyor. Orada malzemelerini
hazirlayip maceraya atiliyor. Bir viraji dönünce bakiyor 10, 15 tane devekusu...
Hemen arabayi durduruyor silahini dogrultuyor. Devekuslari silahi görünce
ürkerek kafalarini kuma gömüyorlar. Yani kendi akillarinca saklaniyorlar.
Temel etrafa bakiyor ve kendi kendine sinirli sinirli soruyor :
- Ulan nereye gitti bu hayvanlar?

roxett
15-08-2006, 04:10
80 - Fikraci Temel

Temel kahvenin bir kösesinde kendi kendine söyleniyor. Arada bir gülüyor.
Arada bir de hatirladigi birseyi bosvermek istermis gibi elini yukariya dogru
kaldirip indiriyormus. Arkadaslari merak etmisler :
- Yahu Temel sen sabahtan beri konusarak gülüyorsun. Niye?..
Temel cevap vermis :
- Kendi kendime fikra anlatiyorum.
- Peki ara sira elini yukari kaldirip indiriyorsun o ne demek ?
- Yahu bildigim fikra aklima gelirse onu geçiyorum.


81 - Temel Askerde

Temel askerdeyken, bölügündeki bir asker devamli Temel e küfrediyormus.
Temel sonunda dayanamayip gitmis komutanina :
- Komitanum askerin biri anama küfür ettu.
Komutan birsey olmaz deyip basindan savmis.
Ertesi gün Temel yine gelmis komutanin yanina :
- Ya komitanum, babama da küfür ettu daa...
Komutan yine birsey olmaz deyip savarken Temel :
- Hacan anam da sensun babam da sensun burda komitanum...
Komutan hiddetle ayaga kalkmis :
- Cagirin lan su küfürbaz iti !..


82 - Ilk Günden

Dursun Ingiltere ye gitmis, büyük mal mülk sahibi olmus ve Temel e telefon
açmis, "Temel sende gel" demis. Temel, "Ne is yapacagiz" demis. Dursun
"Yerdeki paralari toplasan yeter" demis.
Temel Ingiltere de uçaktan inmis, havalanindan cikmis, yerde 100 dolar...
"Ulan ilk gunden de isemi baslanir ?" demis, parayi almamis...


83 - Yaktin Beni Fadime

Midesi agriyan Temel, doktora gider. Tanidik olan doktor, Temel ile biraz dalga
geçmek için, kisa bir muayeneden sonra hemen teshisi koyar :
- Temel, sen hamilesin.
Temel, kendi kendine söylenir :
- Ne? Yaktin beni Fadime, sana kaç kere "Sevisirken üste çikma"
demistim.

roxett
15-08-2006, 04:11
84 - Havale

Trabzon da yasayanTemel, birgün bankaya gider ve hesabindan baska
hesaba havale yatirmak ister. Subeye girer ve der ki :
- Havale yatirmak için celmistum.
Subedeki görevli memur kendisine " Sistem off da" der.
Bizim Temel atlar ve ilgili bankanin Trabzon Of Subesi ne gider...



85 - Vantilator

Temel bir gün helikoptere binmis sonra onu izleyenler helikopterin düstügünü
görmüsler sonra Temel i enkazda yarali bulmuslar ve sormuslar :
- Helikopter nasil düstü?
Temel cevap vermis :
- Valla hersey iyi gidiyordu, birden havalar sogumaya basladi bende yukardaki
vantilatörü kapadim...


86 - Doktor Temel

"Temel çok iyi bir doktordur..." demis Cemal.
"Nereden biliyorsun" demisler.
"Geçen yil çok pahali bir ameliyat olmam gerekiyordu, param yoktu,rontgende
rotüs yapti." demis...


87 - Bizum Kari

Mahkemede hakim Temel e soruyor :
- Kiminle evlisin?
Temel yanitliyor;
- Bizum kariyla hakim bey...
Hakim sinirleniyor;
- E, herhalde, sen hiç erkekle evlenen duydun mu?
- Duydum tabii, nasil duymadum?
- Kim?!?!?!
-Bizum kari...

roxett
15-08-2006, 04:12
88 - Duymasin

Cemal ile Temel askerde beraber nöbet tutarlarken, komutanlari bir bakmis
Cemal in elinde bir mektup, okuyor.
- N apiyorsunuz, demis.
Temel :
- Sevculumden mektup celdi. Okuma yazma pilmem, Cemal okuyo paga.
- Peki Cemal in kulaklarindaki pamuk ne?
Temel:
- Mektubu duymasin diye...


89 - Temel Uzayda

Temel ile Dursun, NASA tarafindan arastirmalar yapmak üzere aya gönderilmis.
Aya indiklerinde, Dursun Temel e "Temel, sen mekikte kal, ben biraz ayda
dolasip etrafi kontrol edeyim" demis ve disari çikmis. Yarim saatlik bir uzay
yürüyüsününardindan geri gelmis. Bakmis uzay mekiginin kapisi kapali.
Baslamis kapiyi çalmaya. Temel içerden bagirmis : "Kim oooo?"


90 - Neyim Var Doktor?

Temel doktora gitmis. "Hastayim doktor, çok hastayim, vücudumun her yeri
agriyor, nereme dokunsam sizim sizim sizliyor, dökülüyor..."
Doktor, "Nasil hastalik o, tüm vücudunu saran, agritan?"
Temel parmaginin ucuyla kafasina dokunmus. "Ay ayay..." Sonra gögsüne
parmagini basmis ve yine aciyla bagirmis. Sonra beline, yine acidan allak bullak
olmus, sonra bacaklarina... Temel parmagini neresine dokundursa agriyla
irkiliyormus... Doktor daha fazla dayanamamis, "Bak oglum senin parmagin
kirik..."

roxett
15-08-2006, 04:12
91 - Kumarbaz Temel

Temel ile Cemal briç oynuyorlar. Cemal in çok kötü oynamasina sinirlenen
Temel, tuvalete giden Cemal in arkasindan bagiriyor :
- Bu gece ilk defa elinde ne oldugunu pileceksin...


92 - Biletçi Temel

Temel, hayir kurumu yararina bilet satiyor. Cimri zenginin yanina gidiyor.
Zengin :
- Katilmayacagim ama ruhum sizinle beraber olacak, diyor. Temel :
- Bes, on, onbes milyonluk piletlerimiz var. Ruhunuzun nerede oturmasini
isteysunuz?


93 - Övünç

Trafik polisi, Temel i durdurmus.
- Biliyor musunuz, 150 kilometre hizla gidiyorsunuz, deyince Temel;
- Çok müthis pisi degil mi, araba kullanmayi yeni ögreneyrum, diye övünmüs.


94 - Aman Tikkat

Fadime ölmüs, tabutu evden çikarirlarken kirik basamagi fark edemediklerinden
düsürmüsler. Fadime soktan dirilmis. Bir yil sonra tekrar ölmüs. Bu sefer
Temel;
- Hey usaklar, kirik pasamaga tikkat edun...


95 - Okuyamaz Yazar

Mahkemede hakim Temel e sormus;
- Bunlari sen mi yazdin?
- Pen yaztum.
- Oku bakalim.
- Okuyamayrum, yazarim ama okur teyulum.

roxett
15-08-2006, 04:13
96 - Prostat

Temel in bogazi enfekte olmus. Cemal, gelen doktora sormus;
- Pizim Temel yemez, konusmaz, pogazini kullanmaz. Nasil olayi da bogazinda
enfeksiyon olayi, derken Temel atilmis;
- Sen de aletini hiç kullanmaysun yine de prostat olayi...



97 - Karbüratör

Fadime Temel in yanina gelip sinirli sinirli konusmaya baslamis;
- Araba çalismayi, karpüratörde su var!
- Karpüratörde hiç su olur mu?
- Var, al bak inanmiyorsan.
- Araba nerde ki?
- Havuzun içinde iste.


98 - Kutlama

Temel in annesi ölmüs. Cenaze namazinda bir kenarda duruyormus. Soranlara;
- Pen cenaze namazi kilmasini pilmeyrum, diyormus. Bir müddet sonra
kayinvaldesi ölmüs. Namazda Temel i en ön sirada göreneler;
- Hani sen cenaze namazi bilmezdin?
- Pu cenaze namazu tegil çi, payram namazu...


99 - Optimizm

Temel, Cemal e soruyor ;
- Satuslar nasul?
- Çok iyi cedeyu, deyince Temel ;
- Yani, politiça, futpol, avciluk ve seks çipi mi?
- Ne ilcisi var?
- Pu konularda herkes atayi da...

roxett
15-08-2006, 04:13
100 - Kusur

Cemal evlenecek, gelin tarafi Cemal hakkinda arastirma yaparken Temel e
soruyorlar;
- Cemal kumar oynamasini hiç bilmez, diyor Temel.
- O da kusur mu?
- Ama hep oynayi...


101 - Goril

Temel in küçük oglu hayvanat bahçesinde kosarak babasinin yanina gelmis;
- Kos buba, anami kocaman bir goril kapti!..
Temel gayet sakin yanitlamis;
- Eyi, eyi. Bundan sonrasi gorilin problemi. Kurtulsun bakalim kurtulabiliyorsa.


102 - Delirme

Fadime ile Temel oturmus sohpet ediyorlarmis. Fadime sormus;
- Pen ölürsem napacaysun?
- Telirirum...
- Teçrar evlenir misun?
- Teliriruz dediysek o katar ta teyul...



103 - Isa

Küçük Temel, eve giren hirsiza;
- Ben seni örüyorum, Isa da seni görüyor, demis.
Hirsiz arastirmis, bakmis, Temel küçük çocuk, isine devam etmis. Temel
yapistirmis,
- Pen çoçugum ama Isa pi doperman...

roxett
15-08-2006, 04:14
104 - Karga

Temel, avda kargaya ates eder ve vurur.
- Pildircin vurdum, diye böbürlenir.
- Kara bildircin olur mu?
- Ha pu matemtedur...


105 - Tavsan

Temel ava çikmis, eli bos dönmemek için kasaptan bir tavsan almis. Fadime,
- Ha pu netur, soyulmus tavsani nasil avlaysun?
- Sex yaparçen yakaladum, çiyinmeye firsatu olmadu...


106 - Okyanus

Temel, yolda giderken Cemal e rastlamis.
- Önümüzdeçi ay okyanusa paluk avlamaya cideyrum, demis.
- Pen seni hamsi avlar pilirtum?
- Dogridur, ama son günlerde gözlerim pek iyi görmeyi...


107 - Bit Yenigi

Temel, bozulan saatini tamirciye götürdü. Saatçi kapagi açti, saatin
durmasina yol açan küçücük bir karincayi üfleyip çikardi, Temel e göstererek :
- Iste bundan... dedi.
Temel parmagini sakagina götürdü :
- Uyy... Pileydum bunda bir bir yenugi oldugunu amma, içindeki makinistün
ölmüs oldugünü hiç tüsünemedum...

roxett
15-08-2006, 04:15
108 - Aldatmis

Kahveye iriyari, öfkeli bir adam girdi; olanca sesiyle bagirdi :
- Ahmet kim?
Kimse agzini açmadi. Adam bir kez daha bagirdi :
- Ahmet hanginiz? Çabuk karsima çiksin!
Sonunda ufak tefek, çelimsiz biri yerinden kalkti :
- Benim.
Kabadayi yumruklarini sIkIp üstüne atladi, pestilini çikarincaya kadar dövdü.
Kahvedekiler yerlerinden kimildayamiyorlar, neredeyse soluk bile alamiyorlardi.
Kabadayi gittikten sonra dayak yiyenin basina üsüstüler :
- Hastaneye götürelimmi?
Yerde kanlar içinde yatan adam, bir iki yutkunduktan sonra konusabildi :
- Nasil kandirdum enayiyu. Benim adim Temel. Amma nasil inandirdum oni!..



109 - Yolu Sapadir

Cemal, Almanya daki kardesine gitmeye karar verdi. Komsusu Temel in at
arabasi ile caddeye inip minibüsle Rize ye gitti. Oradan otobüse bindi
Ankara ya gitti. Uçaga bindi. Hannover e gitti. Otobüsüne bindi. Kardesinin
evine vardi. Bir ay kaldiktan sonra ayni yollardan geri döndü ve köyüne ulasti.
Köylüler çevresini sardilar :
- Anlat bize Alamanyayu, nasil bir yerdur?
- Eyi hos yerdir amma, dedi Cemal, yolu çok sapadur!..


110 - Tanidum Onu

Temel ameliyat odasina alindi. Operatör, narkozcu ve yardimcilari içeriye
girdiler. Tam narkoz verilecegi sira Temel olanca dikkatiyle operatöre bakti
ve seslendi :
- Doktor, çikar o maskeyi ! Tanidum seni !..

roxett
15-08-2006, 04:15
111 - Memleket Havasi

Temel, memleketinden uzunca bir süre önce ayrilmisti. Trabzon plakali arabayi
görünce hemen arabanin yanina geldi, lastigini patlatti, havasini koklamaya
basladi.
Araba sahibi yetisti :
- Ne yapiyorsun sersem herif?
- Rahat pirakpenu... Memleçet havasi alayrum...


112 - Tembellik Ölçüsü

Temel, günün birinde kümesindeki beyaz horozu kesti. Oglu :
- Baba, dedi, neden çettun ak horozu?
- Tembeldur da... Vazifesunu eyi yapmaydur.
Bir hafta sonra da çilli horozu kesti. Oglu yine sordu. Temel :
- O da tembeldur, dedi. O davazifesunu eyi yapmaydur.
Ertesi gün oglunun kümeste kalan biricik horozu da kestigini görünce çok
öfkelendi :
- Ne halt ettin ulan?
- Bu en tembellerudur baba. Kendini hep tavuklara tasitaydu...


113 - Sarap

Temel çok para kazanmis. Ailece en lüks lokantaya gitmisler. En pahali sarabi
seçip ismarlamis. Garson :
- Hangi yil tercih ederdiniz, diye sorunca,
- Pi mahzuru yoksa hemen isteyrum...


114 - Homoseksüel

Temel e sormuslar :
- Bir homoseksüelin aklini nasil karistirirsin?
Temel uzun süre düsündükten sonra :
- 58 rakami ile, demis...
- O da ne demek hiçbir sey anlamadik, denildigi zaman :
- Bak nasil akliniz karisti sizi homolar sizi, demis....

roxett
15-08-2006, 04:16
115 - Güzel Dul

Arkadaslari kahvede çapkin erkek havalari yapan Temel e sormuslar :
- Hani sen güzel bir dulla evlenecektin, ne oldu o is?
Temel cevaplamis :
- Kocasinun ölmesinu pekleyrum...


116 - Parmak

Lazlarin atölyesinde bir is kazasi olmus ve bir Lazin parmagi kopmus. Lazlar
hemen ilk yardim yaparak kopan parmagi bir buz torbasi içinde hastaneye
yetistirmisler. Kosarak cerraha parmagi vermisler.
Parmagi alan cerrah :
- Güzel, parmaga birsey olmamis. Hasta nerede?..
- Ne hastasi? Onu da mi getirmemiz gerekiyordu?..


117 - Çukur Isi

Temel bir grup arkadasiyla çukur açiyormus. Bir baska grup da gelip çukurlari
kapiyomus. Adamin biri çok merak etmis ve ne yaptiklarini sormus. Temel :
- Bir grup daha fardu, onlarda fidan dikeydu, bucün gelmeduler, piz de pizim
isler gerikalmasin diye çalisayruz...


118 - Portakal

Gözü, bankta oturmus portakal soyan adama takildi. Soyuyor, tuzluyor,
yanindaki çöp kutusuna atiyor... Bir süre izledikten sonra yanina gidip sordu:
- Affedersiniz, güzelim portakallari tuzlayip çöpe atmaniz garibime gitti de...
- Efendum,penum tuzlu portakalla aram pek eyu deguldur da...


119 - Süper Zeka

Arkadaslari ile kahvede vakit geçiren Temel, haftasonunda saatlerin geri
alinacagini duymus ve hemen saatini satin aldigi yere götürüp geri vermis...


120 - Kazik

Idris, Istanbul dan gidis dönüs bileti alip vapurla Rize ye gitti.
Sonbaharin ilk günlerinde, vapur seferleri sona ermek üzereyken bir
arkadasi sordu :
- Biletun yanacaktur. Citmeyu musun Istanbul a?
- Celdim de citmeyrum. Atayrum onlara pi kazik!...

roxett
15-08-2006, 04:17
BENDE BU KAFA VARKEN*
Delinin birisi hastaneden taburcu olacakmış ve son muayene için baş hekim gelir. Deliye sorar :
-Elin nerede?
Deli gösterir.
-Bacağın nerede?
Deli yine gösterir.
-Burnun nerde?
Deli yine gösterir.
Baş hekim doktorlara :
-Bırakın emrini verir ve çıkar. Hekim çıktıktan sonra deli göbeğini gösterir ve :
-Bende bu kafa varken tabi salıverirsiniz, der.
---------------------------

*ÇIKARMAYA ÇALIŞIYOR *
Delinin biri kuyuya bir taş atmış yüz akıllı çıkarmaya çalışmış, çıkaramamış. Sonunda delinin diğeri ilk deliye bu akıllıların ne yaptığını sormuş. Birinci deli de :
-Elimdeki taşı kuyudan çıkarmaya çalışıyorlar, demiş.
-------------------------------

*KARŞI KALDIRIM*
Bir akıl hastası, bulunduğu kaldırımdan karşıya geçip rastladığı ilk görevliye sormuş :
-Affedersiniz, karşı kaldırım nerede acaba?
Görevli şaşırmış ama yine de karşı tarafı göstererek :
-İşte şurada, demiş.
-Kime yutturuyorsun yahu... Daha şimdi orda sordum, burayı gösterdiler!...
----------------------------

*OLGUNLAŞIP YERE DÜŞTÜM*
Bir müfettiş akıl hastanesini geziyormuş. Bahçeye gelince delilerin ağaçta asıldığını ama birinin yere yattığını görünce yatana sormuş .
-Neden ağaca çıktılar, demiş. O da :
-Armut sanıyolar kendilerini, demiş.
Müfettiş :
-Sen armut değilmisin?, demiş. O da hayır ben olgunlaşıp yere düştüm demiş.

roxett
15-08-2006, 04:18
TAVUKLAR BİLİYORMU?

Bir gün adamın biri kendini tavuk yemi saniyormuş ve tavuklardan çok korkuyormuş derken adamı hastaneye yatırmışlar ve uzun süre tedavi etmişler.

Sonunda adama sormuşlar,
"Artık tavuk yemi olmadığını biliyorsun demi?"
adamın cevabı ise
"Ben biliyorum da tavuklarda biliyormu?"şeklinde olmuş.


Balık Tutuyorum
Deli duvara oturmuş.Elindeki oltanın ucu sokağa sarkmış....
Yoldan geçen soruyor;
- Orada balık mı tutuyorsun sen?
- Hayır alık tutuyorum.
- Tutabildin mi bari ?
- çook ... Seninle 23 oldu !



Sanık derki :
"Hakimim ben anlamam öyle 6 sıfır falan... Bunun bana 3 milyar borcu vardı, elime 3.000 lira tutuşturdu, ben de vurdum onu.
Pişman değilim..."

"Ne? 30 yıl ağır hapis mi? Bari 1 sıfır atsanız..."



ORASI NERESİ

Telefon çalar,
A: Kızım benim, hanımı çağırıver sen bana
H: Bir dakika efendim
H: Alo
A: Ne oldu kızım, hanım nerede?
H: Ay beyfendi nasıl söylesem, hanımefendi yatak odasında biriyle
beraber.
A: Ne, bir adamla mı?
H: Maalesef, beyfendi.
A: Ne?!, hem de benim evimde ha! Bana bak kızım, git benim çalışma
odama, aç masamın çekmecesini ordaki tabancayı al, ikisini öldür,
emrediyorum sana!
H: Beyfendi, ben nasıl yaparım öyle şeyi?
A: Yaparsın, bak telefonda bekliyorum, yürü haydi
İki el silah sesi duyulur..
H: Alo, beyfendi
A: Ne yaptın kızım?
H: Söylediğiniz gibi silahı aldım, ikisini de öldürdüm efendim. Sonra
da silahı havuza attım.
A: Ne havuzu?
H: Bahçedeki yüzme havuzuna beyfendi, nereye olacak?
A: Ulan bizim villada yüzme havuzu yok ki, orası neresi

roxett
15-08-2006, 04:19
TRAFİK POLİSİ

Adamın birini gece vakti çevirir trafik polisi ceza yazacak ya sorar ;
- Beyefendi ruhsat lütfen !
- Buyrun Memur Bey .
- Alkol ?!
- Yok Memur Bey .
- Kemer takılı mıydı ?!
- Evet Memur Bey .
- İlk yardım çantanız ?!
- Tastamam yerinde Memur Bey .
Bakmış olacağı yok memur ;
- Mezdeke kasetin varmı ?!
- Var Memur Bey .
- Koy kaseti !
- Tamam Memur Bey .
- 3. Parçayı çal !!
- Tamamdır memur bey ??...
- Şimdi ben oynuyorum sen para yapıştırıyorsun!!!



YAPRAK TOPRAK KÖPRÜ

-İki pükafadar Bayburt'lu İstanbul'da iş aramaktadırlar. Birileri onlara "şu adamda bol iş var ama Bayburt'lulara kesinlikle iş vermez" der. Kafadarlar adam sende, adam bizim Bayburt'lu olduğumuzu nerden anlayabilir ki, biz bi görüşmeye gidek derler. Mülakat safhasına gelmiştirler. İşveren onlara yaprak diyin der. Bunlar Yarpak derler. Toprak diyin der, torpak derler. Köprü diyin der, körpi derler. Velhasıl adam anlamıştır bizim kafadarların Bayburt'lu olduklarını. Sizi işe almıyorum der. Kafadarlar işe alınmamanın hayal kırıklığı içerisinde birbirleri ile olayın yorumunu yaparlar. Kafadar 1: "ola gardaş, ne oldi da bu bizi işe almadi. nasi oldi da anladi Bayburt'li olduğumuzi? der. Kafadar 2: "valla gardaş, yarpah dedi dedük, torpah dedi dedük, zannımca o körpide pohi yedük" der.


GUGÜN YARUN

Birini döven bir adam hakimin karşısına çıkarılmış,
Hakim sormuş :
- Nerede yaşıyorsun?
- Orda burda...
- Ne iş yaparsın?
- Onu bunu...
- Barda dövdüğün adamı önceden tanıyor musun?
- Söyle böyle...
- Ne demek yani nerden tanıyorsun?
- Ordan burdan...
Hakim artik dayanamamış :
- Anlaşıldı, götürün bu adamı tikin içeri!..
İki jandarma adamın koluna girmiş götürürlerken adam hakime seslenmiş:
- Heeeey bi dakika!.. Ne zaman çıkıcam ben burdan!..
Hakim de ona seslenmiş:
- BUGÜN YARIN!...

roxett
15-08-2006, 04:21
Kıble

Adamin biri, Bektaşi'ye sormuş:
Abdest almak icin soyunup göle girdiğim zaman yüzümü ne tarafa döneyim ?

Bektaşi cevap vermiş:
-Elbiselerini bıraktığın tarafa !
-------------------------
Siz de atin...

Hoca, camide içkinin kötülüğünden bahsediyormuş.
Cemaat arasında bulunan Bektaşi'nin fena halde canı sıkılmış.
Gitmek üzere kalkayım derken, koynundaki şarap şişesi kayıp yere düşmüş.
Baba hiç istifini bozmadan şöyle konuşmuş:
- "Kör olasıcayı işte kaldırıp attım. Sizde varsa, tam zamanı! Siz de atın!"

roxett
15-08-2006, 04:23
1 amerikalı, 1 ingiliz, 1 fransız, 1 alman, 1 kürt ve 1 türk kafile
hep
berbaber bi uçakta gidiyomuş. pilot aniden hostesleri çağırmış ve
demiş
ki: "uçak düşmek üzere. tüm yolculara atlamalarını söyleyin. deniz
üzerindeyiz atlaralarsa kurtulma şansları var ama atlamazlarsa
herkes
ölecek!!!"
Tabii böyle bir şeyi insanlara yaptırmak çok zor. Hosteslerden
akıllı bi
tanesi düşünmüş taşınmış herkese uygun bi dille anlatılırsa uçaktan
atlamaları sağlanır diye karar vermiş ve ilk olarak Amerikalı
kafilenin
yanına gitmiş:

"sayın yolcularımız; üzerinde bulunduğumuz alan Japonların
araştırma
laboratuarlarıyla kaplı. eğer oraya ulaşırsanız tüm japon
teknolojisi
sırlarını kaparsınız!"

bütün amerikalılar koşarak çıkışa gitmiş ve atlamışlar;
sonra hostes İngilizler'e yönelmiş:

" sayın yolcularımız şu anda dünyanın en geniş ve verimli
sömürgeleri
üzerndeyiz; eğer hemen el koyarsanız sonsuza dek sizin olurlar!"
bütün ingilizler hevesle atlamış;

sıra Fransızlara gelmiş. hostes:
"bayanlar baylar, afedersiniz rahatsız ediyorum; fakat rica etsem
uçaktan atlar mısınız? şimdiden teşekkür ederim" demiş
Fransızlar: "tabi, mersi!" demiş ve sırayla atlamışlar.

hostes bu kez Almanlara yönelmiş:
"laaaan! atlayın çabuk aşağı!" diye bağırmış
Alman kafile "heil" demiş ve atlamış;
hostes kürtlerin yanına gitmiş:

"bana bakın, burdan atlamak yasaktır. sakın atlamayın" demiş
kürtler dakkasında atlamış...

ve sıra gelmiş Türklere...
hostes yandan yandan gülümseyerek ve hafif de dayılanarak şöyle
demiş:
"siz var ya........ buradan atlayamazsınız!!!!!!"

roxett
15-08-2006, 04:24
İki fakülte arkadaşı yıllar sonra sokakta karşılaşır, biri diğerini eve yemeğe davet eder...
- Oğlum bu ne ev böyle be, şu salonun büyüklüğüne bak! Nereden buldun bu kadar parayı birader? Duvarlarda nadide tablolar...
- Gel göstereyim, gel şu pencerenin önüne... Şuradaki otoyolu görüyor musun?
- Evet.
- 20 milyon dolar tuttu, 25 milyon dolara fatura ettik, farkı cebe indirdik.
İki yıl sonra iki arkadaş yine karşılaşır...
- Gel bu sefer ben seni davet edeyim, bize gidelim...
- Yuh! Şuraya bak... Vay anam vay! Oğlum sen bizim eve saray diyordun bu ne böyle. Bizimki bunun yanında müştemilat olmaz valla, saray asıl burası.
- Gel nasıl yaptığımı sana göstereyim, geç şu pencerenin önüne, bak şurada otoyolu görüyor musun?
- Hayır!

roxett
15-08-2006, 04:26
kuru saçlar için

Temel duş almaya girer, şampuanı saçlarına boşaltıp ovalamaya
başlar. Sırtını keselemeye gelen annesi sorar:
-oğlum kafanı ıslatmayacak mısın?..
Temel cevap verir:
-Yok anne bu şampuan kuru saçlar içinmiş!..
__________________________________________________ ______________
Deve

Bir gün adamın biri çölde giderken devesini kaybediyor.Adam
perişan ve susuz bir biçimde ilerlerken bir galeri görüyor .
Galeriye gidiyor içeride bir sürü devenin olduğunu görüyor ve
galeri sahibinden kaliteli bir deve istiyor .Deveyi alıp galeriden
çıkarken adamın aklına bir şey geliyor ve sahibine dönerek
soruyor -Bu deve nasıl gider ? sahibi cevaplıyor-Oh be ! deyince
gider Alıcı: -Peki nasıl durur? Sahibi : - Allah ' ım sen beni
kurtar deyince duruyor ,diyor. Adam deveyi alarak galeriden çıkıyor
- Oh be diyerek yola koyuluyor. Belli bir süre gittikten sonra adam
ileride bir uçurum olduğunu görüyor ve deve yi nasıl
durduracağını unutuyor.Deve tam uçurumun kenarına geldiğinde son
anda adam: -Allah ' ım sen beni kurtar diyor.Deve hemen duruyor.VE
ARKASINDAN ADAM : - OH BE DİYOR

__________________________________________________ _______________
Toronto

Temel ile Dursun Toronto ya gelmişler Dünyanın en yüksek en yüksek
kulesi olan CN
Tover i gösterip Temel Dursun burası o kadar yüksek ki yukarıdan
düştüğün zaman aşağıya gelene kadar 3 gün geçer..

Dursun ,ölür müsün diye sorunca,

Temel , ne zannettin ya 3 gün yemeden içmeden yaşanır mı?

roxett
15-08-2006, 04:27
TenefÜs
Bir uçakta tam yedi deli varmış... Bunlardan sadece uçağı kullanan birinci pilot normalmiş.. İkinci pilot da deliymiş.. Durgun ve normal hava şartlarında yolculuk yaparlarken birden bire uçağın sağa ve sola yattığını hisseden birinci pilot şaşkınlıkla ikinci pilota sorunun ne olduğunu sormuş; o da, "sanırım bu dengesizlik içeriden delilerden geliyor" diye cevap vermiş. Birinci pilot, ikinci pilota emir vermiş: "o zaman git ve rahat durmalarını söyle!". Bunun üzerine delilerin yanına giden ikinci pilot onları susturmayı başarmış. Birinci pilot ikinci pilota "nasıl susturdun" diye sorduğunda; "ben öğretmen oldum, onlar öğrenci oldular.. uçağın imdat zilini çaldım şu an tenefüsteler.." diye cevap vermiş.

5 şişe kola



Akıl hastanesinde bir gün bir hasta bakıcıyı yanına çağırır. "Bana çabuk 5 şişe kola getir" der. Hasta bakıcı buna kızar ve hastaya beş tokat atar ve "al işte kolalarını" der. Aradan zaman geçtikten sonra yine aynı hasta, bakıcıyı yine çağırır. Bu sefer hasta bakıcıyı tokatlar."Bakıcı ne oluyor?" der. Hasta cevap verir. "Şişeleri getirdim abi".

Tımarhane

Bir tımarhanede deliler ayaklanır ve binanın orta bahçesini işgal ederler. Hiçbiride dağılmaz. Bunun üzerine doktorlar toplanarak yönetmeliği açarlar ve aynısını uygulamaya karar verirler. Yönetmeliye göre bir doktoru çırılçıplak soyar delilerin içine atarlar. Doktor içeri girince * BOMBAAA * diye bağırır. Bunu gören deliler doktoru tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Bunun üzerine doktorlar tekrar toplanır ve konuşurlar. Bu işte bir yanlışlık vardır. Delilerin hepsinin dağılması gerekmektedir. Yeniden denerler. Bir doktoru daha soyup içeri atarlar ve oda * BOMBAAA * diye bağırır. Deliler onu da tuttukları gibi camdan dışarı atarlar. Başhekim en sonunda bir de ben deniyeyim der ve soyunup delilerin arasına girer ve * BOMBAAA * diye bağırır. Bunun üzerine bütün deliler kaçışır ve binayı ve orta bahçeyi terk ederler. Doktorlar merak eder ve biraz akıllı olanlarından topla***** bu durumu sorarlar. Niçin siz ilk iki doktor girdiğinde binayı boşaltmadınız da son başhekim girdiğinde boşaltınız? derler. Delilerde "İlk giren iki bombanın fitili uzundu ama son giren bombanın fitili kısaydı zamanımız yoktu içerde patlamasın diye böyle yaptık" derler.

ecitah
15-08-2006, 05:14
Hepsi harika canım ellerine sağlık teşekkürler şu an sabahın 7 si ve ben gülmekten kırılıyorum kızlar görse bu delirdimi ne dicek bir durumdayım anla artık
:laugh: :laugh: :laugh:

roxett
15-08-2006, 07:51
Hepsi harika canım ellerine sağlık teşekkürler şu an sabahın 7 si ve ben gülmekten kırılıyorum kızlar görse bu delirdimi ne dicek bir durumdayım anla artık
:laugh: :laugh: :laugh:

ablacım seni güldürdüysem ne mutlu bana:smilewinkgrin:

roxett
15-08-2006, 12:36
Kucuk ahmet abisinin hergun ayri bir kizlla neler yaptigini merak eder.
bir sabah abisinin arabasinin arka koltuguna gizlenir, abisi o gun fix
bir kizi evinden alir. vurur dag tarafina arabayi. issiz bir yere ceker ve
kiza sorar "veriyor musun vermiyor musun?" kizin cevabi"hayir" olur.
abisi hic bozuntuya vermeden "in arabamdan ben gidiyorum
o zaman ,yuruyerek kac gunde eve gidersin bilemem hehehh!" der
kiz aglaya aglaya iner.abisi oylece birakir kizi geri eve doner.


Ayni gece ahmet senaryoyu kendine uydurmaya calisir.


Sabah oldugunda her sey planlanmistir. bisikletine biner gider
komsunun kucuk kizini bisikletinin arkasina bindirir ve abisinin gittigi
yonde gucunun yettigi yere kadar gider.aynen issiz bir yerde durur ve
kucuk
kiza sorar "veriyoy musun vermiyoy musun?" . Kizin cevabi "evet " olur
ahmet'te bozuntuya vermeden "tamam o zaman sen bisikleti al git,ben
yuyuyerek kac gunde geliyim allah biliy"....)

roxett
15-08-2006, 12:39
Öğretmen öğrencilere soru soruyor: - "Ağaçta 7 kuş var. Avcı ateş ediyor, 3 tanesini vuruyor. Ağaçta kaç kuş kaldı?" Biri cevap veriyor: - "4 kuş kalır." Başka bir çocuk da hemen atılır: - "Hayır öğretmenim ateş edince bütün kuşlar uçar, ağaçta hiç kuş kalmaz..." Öğretmen bunun üzerine: - "Cevap yanlış ama stilini sevdim", der. Çocuk buna karşılık verir: - "Öğretmenim, ben de bir soru sormak istiyorum... Karşıdan 3 bayan geliyor, ellerinde dondurma var. Biri yalayarak yiyor, biri emerek, biri de ısırarak... Bu bayanlardan hangisi evlidir?" Öğretmen düşünüyor, düşünüyor... - "Emerek yiyen evlidir", diyor... Çocuk cevap veriyor: - "Hayır öğretmenim, parmağında alyansı olan... Ama ben de sizin stilinizi sevdim.."

ŞOFÖR OLURDUM

Ali okula yazılacakmış. Ama çok fırlama bir çocuk olduğundan babası bazı önlemler almaya karar vermiş ve okuldaki öğretmenine ve diğer öğretmenlere durumu anlatmış. Sıra servis şoförüne gelmiş. Servis şoförüne oğlunun ne kadar fırlama olduğunu anlatmış. Şoför hiç oralı olmamış içinden, "ufacık çocuk ne kadar fırlama olabilir ki?" demiş... Okul günü gelmiş ve Ali alınması gereken yerden servise binmiş. Yolculuğun ilk başlarında sakin sakin oturan Ali daha sonra şoförün yanına gelerek "amca benim annem tavuk babam horoz olsaydı ben civciv olurdum değil mi?" demiş. Şoför: - "Evet yavrum, şimdi geç yerine otur" demiş. Biraz sonra Ali yine şoförün yanına giderek "amca benim annem inek babam boğa olsaydı ben buzağı olurdum değil mi?" demiş. Şoför biraz sinirli: - "Evet, şimdi git yerine otur", demiş. Biraz sonra Ali yine şoförün yanına gelerek "amca benim annem" demeye kalmadan şoför Ali'ye "ben sana bir soru soracağım" demiş ve ardından "senin annen orospu baban pezevenk olsaydı sen ne olurdun bakayım?" demiş. Ali sırıtarak cevap vermiş: - "ŞOFÖR".

GEÇMİŞ ZAMAN

Türkçe dersinde öğretmen sordu: - "Ben güzelim, dediğim zaman bu hangi zaman formundadır?" - "Geçmiş zaman öğretmenim."

roxett
15-08-2006, 12:42
Soru: Kocam kizkardesim ve benimle ayni anda* sevismek istedigini soyluyor...
*Cevap:* Kocanin sana bagli oldugu cok acik. Seni daha
fazla Hissetmek istiyor ve sana en yakin seye, kardesine yöneliyor.Bu sorun
cikarmaktan cok butun aileyi birbirine yakinlastiracaktir. Neden
birkac kuzeni de almiyorsunuz? Eger hala endiseliysen o zaman birak
akrabalarinla ne yaparsa yapsin, bu arada ona guzel bir yemek yap ve bu
konudan bahsetme.

>*Soru:* Kocam sevistikten sonra hemen uykuya daliyor,
konusacak Zamanimiz olmuyor...
>*Cevap:* Seks erkek icin guc bir gorevdir. Arkasindan
dinlenmesi Gerekir. Aslinda, seni ne kadar cok seviyorsa sevismesi o
kadar yorucudur ve o kadar cok da dinlenmesi gerekir. Ona baski yapmayi birak. Ona guzel bir Yemek yap ve bu konudan bahsetme.

*Soru:* Kocamin sevismesi 30 saniye suruyor...
*Cevap:* Kocan seni cok seviyor. Onu o kadar cildirtiyorsun ki Kendini
kontrol edemiyor. Aslinda, ne kadar kisa surerse seni o kadar cok seviyor demektir. Bu sevgisine karsilik ona guzel bir yemek yap ve bu konudan Bahsetme.

*Soru:* Kocam on sevismeyle ilgilenmiyor...
*Cevap:* On sevisme bir erkek icin cok aci vericidir.
Bunun anlami,
Kocani gerektigi kadar sevmiyorsun, seni havaya
sokabilmek icin
cok calismali demektir. Ona guzel bir yemek yap ve
bu
konudan
bahsetmeyerek ne yapilacagini kocana birak.

>*Soru:* Kocam hicbir zaman beni orgazma ulastiramadi.
>*Cevap:* Kadinlarin orgazmi bir efsanedir. Bu, militan
>erkek dusmani
>feministlerce alevlendirilmek istenmektedir ve aile
>kurumuna karsi
>buyuk bir
>tehlikedir. Ona bu konudan bahsetme ve ona olan
>sevgini guzel bir
>Yemek yaparak göster!


>*Soru: *Kocam geceleri erkek arkadaslariyla cok sik
>disari cikiyor...
>*Cevap:* Bu cok dogal bir davranis ve desteklenmesi
>gerekir. Erkek
>Avcidir ve
>gucunu diger erkeklere kanitlamak ister.
>Ayrica,erkek
> arkadaslarla Gece
>disari cikmak eglenceli olmaktan cok stresli bir
>istir ve eve sana
>dönuyor olmak onun icin rahatliktir. Sadece evine
>döndugunde onun ne
>kadar
>duygulu ve mutlu oldugunu hatirla. Ona guzel bir
>yemek yap ve bu Konudan bahsetme.

roxett
15-08-2006, 12:43
TEDBİR
Kızılderililerin genç reisi 18 yaşına geldiğinde canı kadın ister. Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:
- "Oturan Boğa kadın ister." Büyücü:
- "Oturan Boğa ormana gitsin, üzerinde delik olan bir ağaç gövdesi bulsun ve onun üstünde eğitim yapsın, hazır olunca gelsin. 15 gün sonra reis geri gelir. Der ki:
- "Oturan Boğa hazır." Büyücü de kabiledeki en güzel kızı ona verir. Reis alır kızı çadıra girer.
- "90 derece eğil" der. Kız eğilince, kıza bir tekme vurur. Kız çığlık atarak bunu niçin yaptığını sorar. Reis şöyle cevap verir:
- "Oturan Boğa akıllandı, önce yaban arılarını kontrol!"

roxett
15-08-2006, 12:46
PEDER
Adamın biri günah çıkarmaya kiliseye gitmiş. Rahiple birlikte günah
çıkarma odasına girince anlatmaya başlamış:
"Peder, büyük günah işledim.."
"Evet oğlum... Ne yaptığını anlat bana... Tanrı seni affedecektir..."
"Kız arkadaşımla üç yıldır çok güzel giden bir ilişkimiz var.
Ve aramızda ciddi bir yakınlaşma olmadı. Dün onu görmeye evine gittim,
kızkardeşinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin olmadığını
görünce kardeşiyle beraber olduk..."
"Oh, bu çok kötü evlat... Fakat yaptığının kötü bir şey olduğunun
farkındasın. Tanrı affetsin..."
"Peder, geçen hafta kız arkadaşımı görmeye işyerine gitmiştim. İş
arkadaşlarından biri dışında iş yerinde kimse yoktu.
Ortalıkta kimsenin olmadığını görünce iş arkadaşıyla birlikte olduk."
'Oh, bu hiç de iyi olmamış doğrusu..'
"Peder,geçen ay, kız arkadaşımı aramak için amcasının evine
gitmiştim. Yengesinden başka evde kimse yoktu. Ortalıkta kimsenin
olmadığını görünce, yengesiyle birlikte olduk.."
Adam cevap gelmediğini görünce seslenmiş:
"Peder???? Peder , neredesiniz?? '
Hiç cevap yok... Kilisenin içinde rahibi aramaya başlamiş ve onu
piyanonun arkasındaki masanın altında saklanır bulmuş.
"Peder, niçin orada saklanıyorsunuz?"
"Birden ortalıkta senle benden başka kimsenin olmadığını farkettim de!"
Levent gönderdi.


BEKLİYORUM +15
Adam resepsiyonda bekliyormus. Arkadasındaki güzel bayanı görememiş. Ve birden dirseği kadının göğüslerine dokunmuş. Adam: Hanımefendi eğer kalbiniz de göğsünüz kadar yumuşaksa beni affedersiniz demiş. Kadın da bunun üzerine: Beyefendi eğer penisiniz de dirseğiniz kadar set ise oda 406'da bekliyorum.


AV MEVSİMİ (Bu Çok Güzel)
Temel bir gün kahvede dertli dertli oturuyomuş. Arkadaşı Dursun "Neoldu Temel neyin var" diye yanaşmış. Temel de anlatmaya başlamış. "Ah be Dursunum. Sorma Fadime'yle bir türlü sevişemiyoruz. Yer yok demiş." Dursun da "Ula bundan kolay ne var" demiş. "Söyle Fadime'ye sen dağa çıkıp ateş edince gelsin yanına görün işinizi" demiş. Temel çok sevinmiş ve gitmiş dağa.. Aradan bir ay geçmiş. Temel yine kahvede üzgün üzgün oturuyo. Dursun gelmiş "Ne oldu uşağım neyin var?" demiş. Temel de "Sorma laa Dursun. Av mevsimi başladı Fadime orospi oldu." demiş...

roxett
15-08-2006, 12:47
VETERİNER
Doktor John hastasıyla ateşli bir seks yaptıktan sonra, oturup düşünmüş: 'Keşke yapmasaydım ama olsun.. Tüm doktorlar meslek hayatında hastasıyla yatmıştır' Der ve kendini avutmaya çalışır.O sırada vicdanından bir ses gelir: 'Ama John sen bir veterinersin.'


Oturan Boğa
Kızılderililerin genç reisi 18 yaşına geldiğinde canı kadın ister. Kabilenin büyücüsüne gider, der ki:
- "Oturan Boğa kadın ister." Büyücü:
- "Oturan Boğa ormana gitsin, üzerinde delik olan bir ağaç gövdesi bulsun ve onun üstünde eğitim yapsın, hazır olunca gelsin. 15 gün sonra reis geri gelir. Der ki:
- "Oturan Boğa hazır." Büyücü de kabiledeki en güzel kızı ona verir. Reis alır kızı çadıra girer.
- "90 derece eğil" der. Kız eğilince, kıza bir tekme vurur. Kız çığlık atarak bunu niçin yaptığını sorar. Reis şöyle cevap verir:
- "Oturan Boğa akıllandı, önce yaban arılarını kontrol!"


APTAL (Bu Çok Komik Tabi Anlayana İnce Bi Espri VAr Dikkatli Okuyun Ha)
Bir Alman, bir ingiliz, bir Laz barda oturmus bir yandan içip, bir yandan karılarinin aptalligi konusunda sohbet ediyorlarmis. Alman demis ki: "Benim karim Helga o kadar aptal ki geçen gün ucuzluk var diye marketten 300 Mark'lik et almis, halbuki bir buzdolabimiz bile yok!" Ingiliz gülmüs: O da birsey mi?" demis, "Benim karim Elizabeth daha da aptal. Babasi çok zengindir, geçen hafta kendisine 6000 Pound'a araba aldirdi, ama kullanmayi bilmez." Laz atlamis. "Ula usaklar, siz ne diyorsunuz" demis, "Benim karim Fadime hepsinden aptal. Bodrum'a iki haftalik tatile gidiyor. Dün bavulunu yaparken gördüm, 400 tane prezarvatif almis, halbuki cuku bile yok!"


AYI
Bir gun kadinin biri kocasini aldatir ve o sirada cocugunu olayi gormesin
diye dolaba koyar ve oynasin diye eline bir ayi
verir. Derken kadinin kocasi eve gelir. Kadin sevgilisini hemen oglunun
oldugu dolaba saklar. Olaydan habersiz koca karisini
ciplak gorunce hemen yataga girer.
Bu sirada dolapta cocuk adama elindeki ayiyi gostererek
-Amca ben sana bu ayiyi satacagim" der. Adam;
-Gerek yok yavrum almayacagim diye cevap verir, fakat cocuk ;
-O zaman bende seni babama soyleyecegim diye tam disari cikarken
adam almak zorunda kalir. Aradan 5 dakika gecmeden
cocuk;
-Bana ayımı geri ver. der. Adam;
-Biraz once aldim geri vermem deyince cocuk;
-Bende seni babama soylerim der ve tam disari cikarken adam ayiyi geri
verir. 5 dakika sonra cocuk ayni sekilde ayiyi adama
satar ve geri alir.
Bu boyle sabaha kadar devam eder. Sabah olur kadinin kocasi ise gidince
sevgilisi de evden ayrilir. Aradan birkac gun gecer ve
cocuk yaptigina pisman olur ve annesine ;
-Anne ben cok kotu birsey yaptim nasil rahatlarim der. Annesi;
-Bak oglum karsida kilise var, git gunah cikar rahatlarsin der. Bunun
uzerine cocuk kiliseye gider, rahip kabinine girer ve cocuk;
-Amca benim bir ayim var" derken rahip sozunu keser ve;
-Almiyorum lan essogluessek almiyorum param bitti!!!

roxett
15-08-2006, 12:48
BAŞSAĞLIĞI
Adamın birisi yeni evlenir ve balayına çıkar. İlk gün soyunur karısının yanına gider. Bir bakar ki karısının belinde siyah bir kurdele bağlı.
Hanım bu ne diye sorar karısı yakınım öldü yastayım olmaz der. 2. gün yine aynısı olur. 3. gün yine aynısı olur aradan 1 ay geçer
ve adam sonunda dayanamaz. Ve karısının yanına gider karısı bi bakar ki adamda beline siyah kurdele bağlamış.
Karısı sana ne oldu der. Adam da "Yakınım öldüde bir baş sağlığı diliyip çıkıcam der."



ALMANYA YOLCULUĞU
Bir gün Temel ve Dursun bakmışlar Türkiye'de iş yok Almanya'ya gitmeye karar vermişler ama ceplerinde para yok... O zamanlarda Almanya'ya hayvanlar bedava gidiyolarmış, bunlarda neleri varsa satıyolar ve bir inek kostümü alıyolar. Temel öne Dursun'da arkaya geçiyor ve gümrüğe gidiyolar gümrükteki memur bunları bir test edeyim diyor ve ineğin önüne bi tomar saman getiriyor sen gerçek ineksen bu samanları yersin diyor. Temel mecburen yiyor ondan sonra memur bir kova su getiriyor eger sen gerçek ineksen bunu içersin diyor ve Temel içiyor.. Memur bu sefer bi tomar taze ot getiriyo ve ineğin önüne koyuyor Temel mecburen yiyor... Artık Temel şişiyor ve bir lokma bir şey yiyemez hale geliyor. Ama bu sırada Temel başlıyor gülmeye. Dursun merak ediyor. Soruyor ula Temel neden gülirsen. Temel de cevap verir memur bizim gerçek inek olup olmadığımızı anlamak için bir tane öküz getiriyor...


RUS (Buda Çok Güzel)
CIA, Rusya"da bir kasabaya casus yerlestirecek. Çevrede Ruslar'in
nukleer arastirma merkezleri var. Ama oyle bir casus olacak ki,
tıpkı bir Rus gibi...
Önce Amerika'da, Rusya'daki kasabanin bir benzeri yapilmis. Yuzlerce
kisi arasindan secilen casus adayi, yillarca bu yapma
kasabada yasamis... Rusca'yi o bolgenin lehcesiyle ogrenmis... Ruslar ne
yer, nasil icer, nasil sakalasir, nasil kizar, hepsi en ufak
ayrintisina kadar ogretilmis. Ve zamani gelince bir imtihandan gecirilip,
ucakla kasabanin cevresine atilmis.
Amerikali casus, kasabaya adimini atar atmaz, eliyle koymus gibi
meyhaneyi bulmus. Dalmis iceri, herkesi Rus uslulu selamlamis
ve meyhaneciye votka söylemis... Meyhanede de fazla kisi yokmus,
biraz sonra ondan baska kimse kalmamis...
Meyhaneciyle oradan, buradan, sagdan soldan konusmaya baslamislar.
Vakit gecmis, meyhaneci casusun omuzuna elini atmis!
"Haydi Co, kalkip karakola gidelim, seni teslim edeyim." Amerikan casus
sasirmis, ama bakmis kurtulus yok, kacamayacak, yola
cikmislar...
Amerikali dayanamamis, sormus:
"Cok merak ediyorum, benim Amerikali oldugumu nasil anladin? O kadar
guzel Ruslaşmistim ki !"
Meyhaneci gulmus:
"Her seyin tamam olmasina tamam da, bizim buralarda pek zenci Rus
bulunmaz !"

4 KERE
Temel dinlediği bir fıkraya 4 kere gülmüş:
1) Anlatılınca
2) İzah edilince
3) Anlayınca
4) Hala anlamadığını anlayınca

roxett
15-08-2006, 12:49
FADİME'YE BİN
Temel bir gün büyük şehre gitmiş.Bir otobüs durağına gelmiş ve otobüse binenlere bakmaya başlamış.Bakmış ki otobüse binenlerin bazıları bir kağıt parçası atıyor, bazıları da fotoğraflı kimliğe benzer bir şey gösteriyor.Temel hemen cebinden evlilik cüzdanını çıkarmış ve fotoğraflı bölümünü şoföre göstermiş. Şoför bu ne lan diye sormuş. Temel "Hiiiç Fadime'm demiş" Şoför; ulan hıyar demiş. Sen bununla ancak Fadime'ne binersin. İn çabuk aşağıya demiş.

roxett
15-08-2006, 12:50
Bulunca
Adamın biri bayan bevliye mütehasısına muayene için
gider.Bayan doktor hastaya derdini sorar. Hasta adam
"VALLA DOKTOR HANIM YAPAMIYORUM"der. Doktor hanım
hastayı muayene eder,tahliller yapar sonunda reçetesini
yazar ve hastayı bir ay sonra tekrar gelmek üzere
gönderir. Bir ay sonra hasta adam tekrar kontrole
gelince doktor hanım sorar "NE OLDU TEDAVİM İŞE YARADI MI?".
Hasta "MAALESEF DOKTOR"der. Doktor "ALLAH ALLAH" der.
Tekrar aynı muayene ve tahlilleri yapar hastaya reçeteyi
düzenleyip bir ay sonra gelmek üzere gönderir. Bir ay
sonra hasta tekrar gelir, sonuç aynı .Doktor aynı
işlemleri tekrarlar fakat sonuç değişmez. Doktor en
son kontrole gelişinde artık yaptığı tedaviden sonuç
alamamanın kızgınlığıyla hastaya "GEÇ ODAYA SOYUN"der.
Hasta soyunur,doktorda soyunur, bir güzel işi bitirirler.
Doktor sinirlenir ve "HANİ ULAN YAPAMIYORDUN" der.
Hasta sırıtarak "BULUNCA YAPIYORUM DOKTOR" der.

Üç Adam
Üç adam cennetin kapısında sorgu meleğinin
karşısında duruyormuş (doğal olarak yeni
ölmüş adamlar bunlar). İlk adama nasıl öldüğünü
sormuş melek.
Adam anlatmış: "Uzun süredir karımın beni
aldattığından şüpheleniyordum.İş seyahatine
gitme bahanesiyle evden çıktım ve 2 saat sonra
haber vermeden döndüm. Karım çıplaktı ve banyodan
yeni çıktığını söyledi ama ben ona inanmadım çünkü
saçları kuruydu. Hırsla evi aramaya başladım, kimse
yoktu, fakat yatak odasının penceresinde iki el
gördüm. Yarı çıplak ter içinde bir adamdı bu..
Ellerine vurarak onu aşağı düşürdüm ama çok
şanslıymış, çiçek tarhının üzerine düştü ve ölmedi.
Ben de buzdolabını üzerine attım. Adam öldü ama ben
de kalp krizi geçirdim."
Sıra ikinci adamdaymış:
"Şortumu giymiş evimde günlük sporumu yapıyordum.
Koşu bandını fazla hızlandırmış olmalıyım, birden şerit
koptu ve beni üzerinden fırlattı, pencereden dışarı
uçtum. Neyse ki alt katın penceresine tutunabildim.
Ama manyağın biri beni ellerime vurarak aşağı düşürdü.
Neyse ki çiçeklerin üzerine düşüp kurtuldum ama sapık
herif bu sefer de üzerime buzdolabını attı
ve burdayım işte..."
sıra üçüncü adamdaymıi:
"Ben buzdolabının içinde çıplak bir şekilde
bekliyordum, kendimi burada buldum."

roxett
15-08-2006, 12:50
Tanıyın
Biyoloji dersinden yapılacak sınav
için sınıftaki herkes acayip çalışmış,
notlar fotokopiler havada uçuşmuş.
Daha sonra sınavın yapılacağı gün
gitmişler bir de bakmışlar, ortada
kağıt kalem yok sadece sıra sıra
>mikroskoplar. Hocada başlarında
bekliyorken demiş ki, "Bu mikroskoplarda
lam'da bir böceğin bacağı var, sınavınız
bacağından böceği tanımak" Tabi
hemen itirazlar ama fayda etmemiş, hoca
dediği dedik.Öğrenciler mikroskopların
başına geçmiş. Ama bir şey yapamıyorlar.
En sonunda biri dayanamamış, kapıyı
çarpıp çıkmış. Hoca arkasından seslenmiş
"Kimsin ulan sen, kapıyı çarpıp
çıkıyorsun?" Kapı hafifçe
aralanmış ve bir bacak uzanmış"
Tanısana hadi lan tanısana kim olduğumu"

Git Başımdan
Padişahın karısı sultan'ın göğüsleri çok
meşhurmuş.Herkesin hayelini süslermiş.
Özelliklede sarayda çalışan Abdül'ün
rüyalarına giriyormuş. Dayanamamış ve
bir gün harem ağasına açılmış.''Sana
1000 altın helal olsun,yeterki yap ''demiş.
Kurnaz harem ağasıda büyücüye losyon
hazırlatıp sultanın banyo sonrası giydiği
korsesine 1 damla damlatmış.Sultan
kaşıntıdan ölecek kimseler çare bulamıyor.
Harem ağası da "Padişahımız sarayda çalışan
Abdül kulunuzun dili sihirlidir tükürüğüyle
çare bulmadığı hastalık yoktur" der padişahta
çaresiz çağırttırır.AbdÜl muradına ermiştir
1 saat boyunca sultanın göğüslerini yalar
çaktırmadan panzehiride sürer. Harem
ağası parasını istediğinde ''Git başımdan
padişaha herşeyi anlatırım senin de kellen
gider benimde ''der. Kızan harem ağası ise
geri kalan losyonun tamamını padişahın
banyodan sonra giyeceği donuna boşaltır...

roxett
15-08-2006, 12:51
Domuzlar
Bir gün adamın biri domuz çiftliği kurmaya
karar verir ve 10 dişi, 10 tanede erkek
domuz alır bunları çiftleştirip satmayı
planlar ama bu 10 tane domuzdan bir ay
boyunca hareket göremeyince veteriner bir
ilaç verir ve bu ilaçta işe yaramaz.
Kendisi kendi işini halletmeye karar verir
ve bütün domuzları bir kamyonete yükler ve
ormana götürür belki belki öğrenirler diye
hepsini bir kere becerir sonra eve geri
gelirler. Adam bir hafta bekler ama yine
faaliyet olmayınca tekrar domuzları kamyonete
yükler ve ormana götürür bu sefer hepsini 2
defa becerir eve gelirler ama yine tık yok
adam sinirlenir hepsini tekrar kamyonete
bindirir ormana giderler. Adam gücü bitene
kadar hepsini 10-15 kez becerir eve gelirler
adam ertesi gün ayağa kalkar kalkmaz yatakta
yatarken hanımına seslenir." Hanım bak bakalım
domuzlar ne
yapıyor ?"
Kadın aşağı bakar ve adama dönüp "Bey bütün
domuzlar kamyonete binmiş biride kornaya basıyor"

Duvarcı Ustası
Belediye kuruluşlarından birinde çalışan
bir duvarcı usatasının başına gelen kazayı
şefine anlattığı mektup şöyle: Sayın
şantiye şefim; İş kazası tutanağına planlama
hatası diye yazmıştım. Bunu yeterli görmeyerek
ayrıntılı anlatmamı istemişsiniz. Şu anda
hastanede yatmama neden olan olaylar aynen
aşağıda anlattığım gibi olmuştur. Bildiğiniz
gibi ben bir duvar ustasıyım. İnşaatın altıncı
katındaki işimi bitirdiğim zaman biraz tuğla
artmıştı. Yaklaşık 250 kg kadar olduğunu tahmin
ettiğim bu tuğlaları aşağıya indirmek gerekiyordu.
Aşağı indim, bir varil buldum, ona sağlam bir
ip bağladım, altıncı kata çıktım. İpi bir
çıkrıktan geçirip ucunu aşağıya saldım. Tekrar
aşağıya indim ve ipi çekerek varili altıncı kata
çıkardım. İpin ucunu sağlam bir yere bağlayıp
tekrar yukarı çıktım. Bütün tuğlaları varile
doldurdum. Aşağı indim, bağladığım ipin ucunu
çözdüm. İpi çözmemle birlikte birden kendimi
havalarda buldum. Nasıl bulmayayım? Ben yaklaşık
70 kiloyum. 250 kilogramlık varil süratle
aşağıya düşerken beni yukarı çekti. Heyecan ve
şaşkınlıktan ipi bırakmayı akıl edemedim.
Yolun yarısında dolu varille çarpıştık. Sağ iki
kaburgamın bu sırada kırıldığını sanıyorum.
Tam yukarı çıkınca, iki parmağım iple beraber
çıkrığa sıkıştı. Parmaklarım da bu sırada kırıldı.
Bu esnada yere çarpan varilin dibi çıktı ve
tuğlalar etrafa saçıldı. Varil hafifleyince,
bu sefer ben aşağı inmeye varil yukarı çıkmaya
başladı ve yolun yarısında yine varille çarpıştık.
Sol bacağımın kaval kemiği de bu sırada kırıldı.
Can havli ile ipi bırakmayı akıl ettim. Başımı
yukarı kaldırdığımda boş varilin süratle üzerime
geldiğini gördüm. Kafatasımın da böyle çatladığını
sanıyorum. Bayılmışım, gözümü hastanede açtım.
Cenab-ı Hak'tan tüm kullarını böyle görünmez
kazalardan korumasını diler, hürmetle ellerinizden
öperim. Duvarcı ustanız

roxett
15-08-2006, 12:51
Suratsız
Roger ağır şartlar altında çalışan bir işçidir. Boi
zamanlarını hep bowling ve voleybol oynayarak
geçirmektedir.Karısı bu duruma üzülür ve bir
hafta sonu onu striptiz klübüne götürmeye karar
verir. O akşam beraberce klübün kapısına gelirler.
Kapıdaki bodyguard, " Hey Roger ..seni görmek ne
güzel!" der..
Karısı: "Daha önce buraya gelmişmiydin Roger..?"
Roger: Hayır..hayır o adamı bowlingten tanıyorum...
içeri girerler ve bir masaya otururlar... Garson gelir..
Garson: iyi akşamlar Roger...
Her zamanki gibi Cin tonik di mi?..
Karısı: Roger bana bak sen buraya daha önce
geldin değil mi?
Hafif hafif öfkelenmeye başlayan karısını sakinleştirmek
zordur..
Roger: Ne alakası var..Voleyboldan tanırım onu bir iki
tek içmişliğimiz var ordan yani... Karısı pek tatmin
olmamıştır ama neyse..
Derken stiriptizci hatunlardan biri masaya gelir..
Stritipzci: Selam Roger...Yine özel masa şovundan
mı istersin..?
Karısı hışımla yerinden kalkar ve klübu terk eder..
Roger peşinden koşar.. Kadın bir taksiye biner ve
taksi kalkmadan Roger da biner...
Kadın öfkeden patlayacakmış gibidir...ve korkunc
sinirlidir..
Şöför: Bu geceki çok suratsızmış be Roger..

Organizasyon
Bir adam, arkadaşı ile yolda giderken
elindeki çakısı ile parmağını kesti. Biraz
ötede sağlık ocağı vardı. Adam:
"-Ben şurada pansuman yaptırayım", dedi.
İçeri girince karşısına iki kapı çıktı. Birinde
"Hastalıklar", ötekinde "Yaralar" yazılı idi
"Yaralar" kapısından girdi.
Yine önünde iki kapı vardı. Birinde "Et",
ötekinde "Kemik" yazıyordu."Et" kapısından girdi.
Yine iki kapı çıktı karşısına. Birinde "Önemli",
ötekinde "Önemsiz" yazıları vardı. "Önemsiz"
kapısından girince kendini sokakta buldu.
Arkadaşı sordu: "-Nasıl iyi baktılar mı?"
"-Hayır; ama organizasyon dehşet"

roxett
15-08-2006, 12:52
Cüzdan
Sünnetçinin biri yıllardır kestiği deri
parçalarını saklarmış ve bir gün artık
emekli olmaya karar vermiş. Elindeki derileri
alıp terzinin birine gitmiş ve "bana bunlardan
birşey yap, manevi değerleri çok fazla" demiş.
Terzi de "abi sen bir tatile çık gel o zamana
kadar ben de siparişini bitiririm" demiş.
Sünnetçi tatile gidip gelmiş ve ilk iş olarak
terzinin yanına uğramış.
Ne oldu benim sipariş demiş. Terzi de sünnetçiye
bir cüzdan uzatmış.
Sünnetçi hisimla "Ulan bunca yilin emegi bu kucuk
cuzdan mi? demis.
Terzi hemen cevaplamis "oyle deme abi, biraz
oksayynca valiz oluyor!

Sen İzah Et
On yıldır evlilermiş.. Ama ilk gecelerinden
beri, adam hep karanlıkta sevişmek konusunda
ısrar etmiş.. Kadıncağız yıllar yılı kaç kez
sabahlara kadar yalvarmış, bir kerecik olsun,
ışıkları yakıp sevişmek için ama adam hep inatla
"Hayır" demiş. "Kesinlikle olmaz. İlle de
karanlıkta sevişeceğiz." O gece kadıncağız
gene ışıkları yakmak için yalvaracak gibi olmuş,
ama hemen vazgeçmiş. Kocası on yıl sonra insafa
gelecek değil ya.. Vazgeçmiş ama sadece
yalvarmaktan.. Kafasına koymuş, bu kez çünkü..
Tam sevişmenin en heyecanlı anı, en doruk
noktasında elini kaydırıp, yatağın baş ucundaki
gece lambasının düğmesine dokunuvermiş. Bir de
ne görsün.. Kocasının beline, o yapay aletlerden
biri bağlı değil mi? "Bunu bana nasıl yaparsın"
diye haykırmış. "Bunca yıldır, bu işi sahte bir
aletle yaptığını bana söylemedin bile..
Hemen açıkla bana her şeyi.. Hemen.." Adam çok ama
çok soğukkanlı yanıt vermiş. "Tamam, tamam.. Her
şeyi izah edeceğim sana..
Ama önce sen bana şu üç çocuğumuzu izah et,
bakalım!.."

roxett
15-08-2006, 12:53
Hayalet
İki arkadaş bir gece bir parti dönüşünde
yürüyerek eve dönüyorlarmış...Biri biraz
macera olur eğleniriz düşüncesiyle
ilerideki mezarlığa girip kestirmeden
gitmeyi önermiş ve diğeri de hemen kabul
etmiş.Mezarlığın içine girmişler ve yürümeye
başlamışlar. Çok derinlerden 'tak!-tak!'diye
garip sesler gelmeye başlamış biraz sonra.
İki arkadaş bir taraftan tırsarak bir
taraftanda tırstıklarını birbirlerine
belli etmeyerek yürümeye devam etmişler
ama bu korkunç ses onlar yürüdükçe artıyormuş..
Epey ilerledikten sonra ilerideki
sis bulutunun arkasında bir kıpırtı görmüşler.
İyice tırsmışlar ve sis bulutuna
doğru yürümeye devam etmişler.İleride bir
mezarın başında yaşlı bir adamın
elinde çekiçle mezar taşına birşeyler
yazdığını gören arkadaşlardan biri
"Yahu amca bu saatte çalışılır mı biz de
seni hayalet sanıp korkmuştuk"demiş.Yaşlı adam
şöyle bir kafasını kaldırıp gençleri süzdükten
sonra "Adımı yanlış yazmış gerizekalılar!!'demiş

Materyalist
Çok havalı ve zengin bir avukat, yeni
aldığı lüks spor arabasını ofisinin
önüne park eder. Ofisteki arkadaşlarına
nasıl gösteriş yapacağını düşünerek
arabasından inerken, yoldan hızla geçen
bir kamyon sürücü tarafındaki kapıyı
kopartır atar.Avukat derhal cep telefonunu
kapar ve polisi arar. Bir dakika içinde
polis olay yerine gelir fakat daha tek
bir soru sormasına fırsat bırakmadan
avukat isterik bir şekilde haykırmaya
başlar.. Daha geçen gün aldığı arabası
mahvolmuştur ve kaportacı ne kadar
ince iş görse gene de eskisi gibi
olmayacaktır. O kamyonun sürücüsü derhal
bulunmalı ve yaptığı hasar ona mutlaka
ödettirilmelidir.Avukat kızgın ve öfkeli
şikayetini nihayet bitirdiğinde, polis
bıkkın ve inanamaz bir şekilde başını
sallar "Siz avukatların bu kadar
materyalist olmalarını bir türlü
anlayamıyorum.." der "..sahip olduğunuz
şeylere öyle baglanıyorsunuz ki, başka
birşeyi gözünüz görmüyor..."."Nasıl söylersin
böyle birşeyi?" diye hayretle sorar avukat.
Polis adama acıyarak ve küçümseyerek bakar
"Sol kolun dirseğinin altından kopmuş
görmüyor musun?Kamyon sana çarptığı sırada
olmuş olmalı ve sen bana kaportacıdan
bahsediyorsun...."
"Aman Tanrım!" diye bağırır avukat.
"Rolex'im de gitmiş...

Kimin Telefonu
Bir golf klübunun soyunma odasında bir sürü adam
giyiniyormuş.Ortada duran bir cep telefonu çalmış,
yakınındaki bir adam hands-free konum düğmesine
basmış ve giyinirken konuşmaya başlamış.
Adam: Alo
Kadın: Merhaba şekerim, kulüpte misin?
Adam: Evet.
Kadın: Ay ben burda süper bir deri ceket gördüm.
1000 dolarcık. Alabilir miyim?
Adam: Oluur, madem çok sevdin, al tabii.
Kadın: Aslında buradan önce de galeriye uğradım.
2005 modelleri gelmiş, tam istediğim renkte birini
buldum.
Adam: Ne kadar?
Kadın: 60 000 dolarcık.
Adam: O parayı vereceksem bütün aksesuarlarını
isterim ama...
Kadın: Yaşasınnn! Bir şey daha var, geçen sene
beğendiğimiz ev yine satılık ve 450 000 dolar
istiyorlar.
Adam: Tamam, ama 420 000 dolardan fazla verme sakın.
Kadın: Oldu şekerim. Sonra görüşürüz. Seni
seviyorum.
Adam: Ben de seni...Görüşürüz.
Adam telefonu kapatıp afallamış şekilde onu seyreden
topluluğa döner ve sorar:
"Bu telefon kimin, bilen var mı?"

roxett
15-08-2006, 12:53
Sizin Kızdan Ne Haber?
İki aile varmış ve her iki ailenin de birer
kız çocuğu varmış. Birgün misafirlikte
sohbete başlamışlar;
-Eee sizin kızdan ne haber?..
-Valla işte ne olsun biliyorsunuz işe girdi
geçen sene. Başını kaşıyacak vakti yok. İlk
başlarda geceleri fazla mesai yapıyordu. Sonra
hafta sonları da çalışmaya başladı. Patronu çok
sevmis her işi ona veriyormus. Derken Ankara
seyahatleri başladı. Bizimki çanta sekreter gibi
patron nereye o oraya.Sonra Paris seyahatleri filan
en sonunda bu iş böyle olmayacak dediler,
patronu ev tuttu. Deli gibi çalışıyor evladım.
Ee , peki sizinki ne alemde?
-Valla bizimki orospu oldu, ben sizin kadar
güzel anlatamıyorum...

Not
Yaşlı Fred, hastaneye kaldırılmış. Ailesi, aile
papazını da kendilerine eşlik etmesi ve gereği
halinde görevini yapması için çağırmış.Papaz ve
aile efradı yatağın etrafında beklerken,
Fred'in durumu anıden kötüleşmiş.
Yatağından yarı doğrularak, el işaretleri ile
yazacak bir şeyler istemiş.Papaz, anlayışlı bir
şekilde,Fred'e bir kağıt ve bir kalem uzatmış.
Fred titreyen ellerle hızlı hızlı kağıda bir
şeyler yazıp kağıdı papaza uzatmış ve aniden ölmüş.
Papaz, böyle acılı bir anda kağıttakileri okumanın
doğru olmayacağını düşünerek kağıdı cebine sokmuş.
Birkaç gün sonra, Fred'in cenazesı sırasında,
Fred'in verdiği kağıdın cebinde olduğunu hatırlamış.
Cenazenin gömülmesinden hemen önce,Papaz ileri çıkarak:
"Sevgili Fred, ölmeden hemen önce benden kağıt
isteyerek birşeyler yazdı. Zamanı uygun olmadığı
için o anda bakmadım fakat şimdi, hepinizin önünde
bu notu okumak istiyorum" demiş ve cebinden kağıdı
çıkararak yüksek sesle okumuş:"Lütfen bir adım sola
çekil. Oksijen hortumuma basıyorsun!"

Kazan Doğurdu
Hoca'nın bir kazanı varmış...
Neyse uzatmayalım mevzuyu..
Köylünün biri Hoca'dan kazanını istemiş.
Hoca vermek istemiyo kazanı ama;bu sefer
de hakkında olumsuz fikir oluşacağı ve
kulis yapılacağı endişesi ile istemeye
istemeye veriyo kazanı köylüye...
Aradan epey bir zaman geçiyo ve köylü kazanın
içinde bir küçük tencere ile birlikte geliyo hocaya...
Yahu Hocam senin kazan doğurdu diyo Hoca'ya...
Hoca kazanı alıyo şöyle evirip çevirip bakıyo,
uzağa gidiyo oradan bakıyo,yukarı kaldırıyo
aşağıdan bakıyo,iyice inceliyo süzüyo ve diyo ki
köylüye;
Doğurur tabi,.mına komuşsun kazanın...

roxett
15-08-2006, 12:54
Geri Kalan Kısmı
Bir gün açlıkla ilgili bir anket
yapılacakmış insanlara: "Lütfen dünyanın geri
kalan kısmındaki yiyecek eksikliğine bir çözüm ile
ilgili kişisel görüşünüzü belirtir misiniz? "
Sonuç felaket çünkü:
Afrikalılar "yiyecek" kelimesinin anlamını bilememişler.
Batı Avrupalılar "eksiklik" kelimesinin anlamını
bilememişler. Doğu Avrupalılar "kişisel görüş"
sözcüğünün anlamını bilememişler.
Orta Doğulular "çözüm" kelimesini anlamamışlar.
Güney Amerikalılar "lütfen" kelimesini anlamamışlar.
Ve ABD liler de "dünyanın geri kalan kısmının"
ne olduğunu anlamamışlar.

Roket Yakıtı
Dallas'daki NASA uzay üssünde, üs komutanı,
George ve Bob adındaki astronotları yanına çağırıp,
ertesi gün çıkacakları Mars yolculuğu hakkında
son talimatları verir ve bu zor yolculuğun
öncesinde uyumak üzere evlerine gitmelerini söyler.
Her iki astronot da, talimata uyup evlerine
giderler. George tam uyumak üzereyken telefon
gelir. Arayan Bob'dur.
"Alo, George. Ben Bob. Uyudun mu?"
"Henüz değil."
"Ben çok heyecanlıyım. Uyku tutmadı. Sana da
uyarsa, benimle birlikte içmeye ne dersin?
Uzun süre içki içemiyeceğiz..."
"Ok."
Bir saat sonra George ve Bob buluşurlar, bir
bara girip içki söylerler.Barmen tam içkiyi
verirken ikisine de dikkatlice bakar.
"Hey men. Sizi tanıdım. Yarın Mars'a gidecek
astronotlarsıniz. Size içki verdiğim ortaya
çıkarsa bir daha Dallas'ta ekmek yiyemem ben.
Kusura bakmayın."
George ve Bob barmenle tartışmalarına rağmen o
barda içki içemezler. Başka barlarda şanslarını
denerler; ama TV programlarını sürekli izleyen
barmenler onları her seferinde tanırlar ve içki
vermeyi reddederler.Marketlerde kapalıdır. Tam
eve dönmeye karar verdiklerinde Bob'un aklına
bir fikir gelir.
"Yahu George'cuğum. Bizim uzay roketine koydukları
yakıtın kokusunu hatırlıyor musun? Aynı viski
gibiydi. İstiyorsan ondan içelim."
Birlikte uzay üssüne girerler. Kontrol etmek
bahanesiyle yakıt tankının yanına gelirler.
Kimse şüphelenmez. Onlara güvenmeyip te kime
güveneceklerdir ki zaten. Ertesi sabah füzeye
binecek olanlar onlardır.George ve Bob yakıt
tankından aldıkları yakıttan birer kadeh
içerler; sonra da evlerine giderler. George
tam uyumak üzereyken telefon çalar. Arayan yine
Bob'dur.
"Alo George. Yine ben. Rahatsız ettim ama kusura
bakma. Sana birşey sormak istiyorum. Karnın
ağrıyor mu?"
"Evet Bob. Hem de çok."
"Peki. O zaman sakın gaz çıkarayım deme. Ben
seni TOKYO'dan arıyorum..."

roxett
15-08-2006, 12:55
Heykel
"Kadın sevgilisiyle birlikteyken kocasının eve
girdiğini duyar.
- Çabuk! Köşeye geç ve bir heykel gibi davran.
Adamın her yerine bebek yağı sürer, üzerine de bebe
pudrası serper. - Sakın kımıldama ve heykelmişsin
gibi davran! - Bu nedir? hayatım, diye sorar kocası
kapıdan girer girmez.- O mu? Sadece bir heykel.
Smithler yatak odaları için bir tane almışlardı.
O kadar sevdim ki bir tane de ben ısmarladım.
Kimse o andan itibaren heykel hakkında konuşmaz
hatta yatağa girene kadar. Gece saat iki gibi
koca kalkar ve mutfağa gider,bir kaç dakika
sonra da elinde bir sandviç ve bir bira ile
geri döner.- Al bakalım, der, bir şeyler ye. Ben
3 gün boyunca Smith'lerde idiyot gibi dikilirken
kimse bana bir bardak su bile vermemişti.

Eşek Yok
Sonradan olma zengin ağalardan biri safariye gitmeye
karar vermiş. Uzun zaman sonra geriye döndüğünde
köydekilere bahsetmeye başlamış.

Yol boyunca zenginlerin neler yaptığını ve nasıl
yaşadıklarını anlatmış. Bir süre sonra köylünün biri
sormuş…

‘’Ağam neler görmüşsen hele anlat’’
Ağa anlatmaya başlar.
‘’ Bizi kocaman uçaklarla götürmüşlerdir.
Kocaman tekerlekli jiplerle ormanların, nehirlerin,
köprülerin üstünden geçirmişlerdir.’’
Derken bir köylü sorar.
‘’ Hiç hayvan yok mudur? Ağam.’’
‘’ Olmaz mı. Hele zürefa görmüşem ilk önce’’ der ağa.
‘’ O nedir’’ diye sorar köylü.
Ağa görmüş tavırları ile hem sorar hem anlatır.
‘’ Eşeği biliy misiniz?’’
‘’ Biliyiiiz ’’ der köylüler
‘’ İşte eşeğin uzun bacaklı olanı ve boynu eşeğinin üç
katı, üzerinde yuvarlak benek olana zürefa diiyler.’’
Köylüler hayalinde zürefayı canlandırmaya çalışırlar.
Bir süre yol aldıktan sonra bir köylü yine sorar.
‘’ Başka hayvanda var mıdır ağam?’’
‘’ Olmaz mı. Zebra görmüşem bir sürü’’
‘’ O nedir’’ diye sorar köylü
Ağa görmüş tavırları ile tekrar anlatır.
‘’ Eşeği biliy misiniz?’’
‘’ Biliyiiiz ’’ der köylüler
‘’ İşte eşeğin aynı boyunda yukarıdan aşağıya çizgili
pijama giyenine zebra diiyiler.’’
Köylüler hayalinde zebrayı canlandırmaya çalışırlar.
Bir süre yol aldıktan sonra bir köylü yine sorar.
‘’ Başka hayvanda var mıdır ağam?’’
‘’ Olmaz mı. Gergedan görmüşem bir sürü’’
‘’ O nedir’’ diye sorar köylü
Ağa görmüş tavırları ile tekrar anlatır.
‘’ Eşeği biliy misiniz?’’
‘’ Biliyiiiz ’’ der köylüler
‘’ İşte eşeğin yana doğri iki katı, burnunda iki tane
boynuz olanına diiyiler.’’
Köylüler hayalinde gergedanı canlandırmaya çalışırlar.
Bir süre yol aldıktan sonra bir köylü yine sorar.
‘’ Başka hayvanda var mıdır ağam?’’
‘’ Olmaz mı. Boğa yılanı görmüşem bir tane’’
‘’ O nedir’’ diye sorar köylü
Ağa boğa yılanı ile eşek arasında nasıl bir bağ kurarım
da anlatırım diye biraz düşünür.
Köylüler merakla bekler.
Ağa sorar.
‘’ Eşeği biliy misiniz?’’
‘’ Biliyiiiz ’’ der köylüler.
‘’ Eşeğinkini de biliy misiniz?’’’’
‘’ Biliyiiiz ’’ der köylüler
‘’ İşte eşeğinkinin 5 katı uzunlukta amaaa eşek yok
ortalıkta !!.....