PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Vajinusmus nedir,nedenleri ve tedavi yöntemleri!



Sayfa : [1] 2

Adıvar
21-02-2009, 19:08
Vajinismus şu şekilde tanımlanabilir;


Vajina girişini çevreleyen kasların istemdışı olarak kasılarak cinsel birleşmenin acılı olması ya da birleşmenin gerçekleşememesidir.
Vajina girişini çevereleyen baskın kas grubu ";Pubik Kaslar";olarak adlandırılır, bunlar düz kas grubudur ve refleks olarak çalışırlar. Vajinismusda yaşanan kasılma istem dışıdır ve asla kadının kendi kontrolünde değildir.


Eğer kişi kasların kasılmasından ötürü acısız cinsel birleşme yaşayamıyorsa bu durum vajinismus olarak nitelendirilir.


Vajinismus Ne Zaman Açığa Çıkar?

Vajinismus, ilk cinsel ilişki girişimi sırasında, jinekolojik muayene sırasında ya da tampon kullanma girişimi sırasında ortaya çıkabilmektedir. Pubik kaslar kasılarak vajinanın açılmasını engeller ve cinsel birleşmenin gerçekleşememesine neden olurlar. Kasılma oluşursa cinsel birleşme ya imkansız hale gelir ya da şiddetli acı oluşur. Genellikle vajinal bölgeye müdahale sona erdiğinde kaslar rahatlar ve normale döner.

Pubik kasların kasılması kişinin isteği dışında gerçekleşmektedir, kişi her ne kadar uyanıkta olsa durum bilinç dışı meydana gelir.

Bu istem dışı kasılmaların bir çok nedeni olabilmektedir, genellikle fiziksel ve duygusal faktörlerin birleşmesi sonucu oluşmaktadır.

Bu kasılmalar aslında vücüdün kendini korumaya yönelik bir savunmasıdır.

Vajinismusun nedenlerini, sonuçlarını ve nasıl tedavi edileceğini bilmemek çiftlerin hayal kırıklıkları yaşamalarına neden olur ve her iki tarafıda psikolojik ve fiziksel olarak yıpratır.

Vajinismus hastası çoğu kadın illişkiye girememekten ötürü yoğun utanç duygusu hisseder ve sıkıntılarını paylaşmak istemezler. Durumu başkalarına anlatmak onları rahatsız edebilmektedir.

Vajinismus yaygın olarak karşımıza çıkmaktadır ve kadından kadına farklılıklar gösterebilmektedir. Bazı kadınlar jinekolojik muayeneyi tamamlayabilmekteya da tampon kullanabilmekte iken cinsel ilişkiyi tamamlayamamaktadır. Bazı kadınlarda ise ilişki gerçekleşmekte fakat aşırı miktarda acı oluşmaktadır. Diğer bir grupta ise hiçbir vajinal müdahale gerçekleşememektedir.



Vajinismus Nedenleri

Vajinismusun nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır.

Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır.

Vajinusmusu olan kadınlar bilinçli olarak cinsel ilişkiye girmek istemeyebilir ama bilinç dışı olarak penisin vücuduna girmesini engellemek isterler.

Vajina ilişki sırasında penisin büyüklüğü yada küçüklüğüne göre kendini hazırlar. Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça gevşeyebilir. Bazen vajinal giriş öyle gergin ve sert bir hale gelir ki penisin girmesi olanaksızlaşır. Bu tür vajinal kasılmalara vajinismus diyoruz. Bu durumda erkeğin penisinin girmesi son derece zor, hatta olanaksızdır.

Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir.

Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi gerekir.


Esas olarak; vajinal kasılmanın (vajinismus), nedenleri tamamıyla psikolojiktir

Vajinismusun nedenlerinden en yaygın olan bir tanesi; yetişme çağındaki kızlara seksin pis ve kötü olduğunu öğreten yanlış ve katı eğitim tarzıdır.

Yıllarca, cinselliğin kadınlar için zarar verici, kötü, aşağılayıcı, yalnızca erkeklerin faydalandığı, kadınların kaçması gereken bir şey olarak yetişen bir genç kız, bu ilişkiyi yaşayacağı sırada bilinçaltına yerleşmiş bu yanlış fikirleri istemeyerek de olsa hatırlayacak, ilişkiye girmekten rahatsızlık duyacak ve kasılacaktır.






Bir başka sorun olan kızlık zarının korunması fikri de, genç kızlarımızı evleninceye kadar yaşayacakları veya yaşadıkları cinsel yaklaşımlarda tek fikir olan "aman zarıma bir şey olmasın" dürtüsüyle yaşadıkları ve şartlandıkları gerginlik yine ilişki kuracakları zaman önlerine çıkacak ve yılların şartlanması işlevini devam ettirecektir.

Bunların yanı sıra filmlerde ve romanlarda veya insanların kulaktan dolma yanlış olarak edindikleri cinsel bilgilerle ilk ilişki sırasında ve kızlık zarının yırtılması sırasında korkunç bir acı duyacakları fikri, onları ilişkiden uzaklaştırmakta, soğutmakta ve kasılmalarına sebep olmaktadır.

Bir diğer faktör de; cinsel tacize veya tecavüze uğramış bayanlarda cinselliğin bu olayı hatırlatmasına bağlı olarak kasılmalar olabilir.

Nedeni ne olursa olsun eğer çiftler işbirliğine istekliyse vajinismus her zaman tedavi edilebilir. Önemli olan tedaviyi istemek bunun için seksüel terapi merkezlerine baş vurmaktır.

Vajinismus Belirtileri



Genel Tanımlama: ; Aşağıdaki vajinismus belirtileri ile ilgili açıklamalardan her hangi biri sizin durumunuzu tanımlıyor mu? ;



·“Birleşme sağlanıyor ancak hareket etmek canımı acıtıyor ve durmak zorunda kalıyoruz.”;

·“Benim de çabalamama rağmen hiç kimseyle tam olarak birleşme gerçekleşmedi.”;

·“Bugüne kadar hiç acısız cinsel birleşme gerçekleştirmedim”;

·“ılişkiye girmeye teşebbüs ettikten sonra yanıcı tarzda bir acı hissediyorum.”;

·“Partnerim içime girmeyi denediğinde duvara çarpmış gibi oluyor.”;

·“Cinsel ilişkiyi tamamlayamıyorum.”;
·“Kolay olmamasına rağmen tam olarak birleşme sağlanması için zorluyoruz.”;

·“Gerçekten cinsel ilişkiye girmek istesem bile vajinamı sıkıyor gibi görünüyorum.”;

·“Bir çok defa cinsel ilişkiye girmeyi denemiş olmama rağmen hala bakireyim.”;

·“Tampon kullanamıyorum çünkü tamponu vajina içine yerleştirmek çok zor.”;

·“Bugüne kadar jinekolojik muayeneyi tamamlayamadım”;

Vajinismus Güncel Yaklaşım ve Tedavi Yöntemleri

Hasta ve eş için oldukça sıkıntılı bir durum olan vajinismus vakalarında rahatsızlık, ; eşin duyarlı ve paylaşımcı yaklaşımı ile aile içerisinde yıllarca saklı kalabilmekte ve ;çiftin bir süre sonra cinselliğe duyarsızlaşmasına yönelerek cinsel soğukluk ve duyarsızlık çıkmazına doğru. ılerleyen komplike problemlere de zemin hazırlamaktadır.

Vajinismus : Vajinismus cinsel ilişkiye girmeye müsaade etmeyecek şekilde vajinal kasların dış 1/3 ünde gözlenen istem dışı oluşan şiddetli kasılmalarla ; kendini gösteren bir rahatsızlıktır.Vajinismusta oluşan kasılmalar o derece şiddetli olabilir ki genellikle, ilişkiyi imkansız hale getirmektedir.

Vajinismus gibi ağrılı cinsel ilişkiye neden olan rahatsızlıklarda öncelikle temel kural jinekolojik muayene yapılarak ilişkinin oluşumuna engel olan organik bir bozukluğun olup olmadığının kesin olarak belirlenmesidir.

Bu tür rahatsızlıklarda belirgin bir fiziksel patoloji tespit edildiğinde etkene yönelik cerrahi uygulamalara nadiren gerek duyulabilinmektedir. Ancak yanlış bir kanı olarak genellikle eski bir yöntem olarak uygulanan hymenotomi adı verilen kızlık zarının kesilerek açılması konunun yeterince anlaşılamamasından kaynaklanmakta idi. Bu gün ise bu yöntemin ;sorunun çözümünde hiçbir değerinin olmadığı bilinmektedir.

Soruna neden olan etkenler çoğunlukla ; genç kızlık yıllarından itibaren cinsellik ve kızlık zarı hakkında bilinç altına yerleşmiş yanlış bilgiler, cinsel eğitim eksikliği, yaşanmış kötü cinsel tecrübeler toplumsal baskılar gibi oldukça geniş bir yelpazeyi kapsamaktadır. Bu tür rahatsızlıklarda belirgin bir fiziksel patoloji tespit edildiğinde etkene yönelik cerrahi uygulamalara nadiren gerek uyulabilinmektedir. Ancak yanlış bir kanı olarak genellikle eski bir yöntem olarak uygulanan hymenotomi adı verilen kızlık zarının kesilerek açılması konunun yeterince anlaşılamamasından kaynaklanmakta idi. Bu gün ise bu yöntemin sorunun çözümünde hiçbir değerinin olmadığı bilinmektedir.

Vajinismus ;sorununa sahip çiftlerde yönelim, çoğu zaman artık aileye yeni bir bireyin eklenmesi gerektiği dönemlerde artmaktadır.

Genellikle hanımlar bu olayın yakın arkadaş ve aileleri tarafından duyulmaması için büyük bir çaba içerisinde girmektedirler. Yaşanan tüm bu kısır

döngüler rahatsızlığın çözüm sürecinde gecikmelere neden olabilmektedir.


-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:08
Vajinismus tedavi sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe birikiminin olması önerilir. Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir. Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle kronik yani uzun süredir varolan ve tedavi olma imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir.
Vajinismus uygulamaları nasıl uygulanmaktadır

Vajinismus ile ilgili protokolleri uygulayacak ekibin vajinismus konusunda kesinlikle eğitimli ve deneyim olması için koşuldur. Vajinismus çözümlenmesinde başarı sağlanamaması eşlerin güveninin kırılmasına ve isteklerinin ortadan kalkmasına neden olabilir ve cinsel yaşamının evlilik içi sonlanmasına , cinselliği reddi sonucuna götürebilir.

Vajinismus sürecine girecek birimin öncelikle bu konuda deneyim ve tecrübe birikiminin olması önerilir. Neden ise sorunun başlanan terapi sürecinde çözümü gerekliliğidir.Çünkü bu hastalar zaten sorunu genellikle kronik yani uzun süredir varolan ve iyileşme imkanının olmadığı varsayımını geliştirmiş kişilerdir.





Bu nedenle uygulamada başarı sağlanamaması hastanın güveninin kırılmasına ve iyileşme isteğinin ortadan kalkmasına neden olabilir ve cinsel yaşamının evlilik içi sonlanmasına , cinselliği reddi sonucuna götürebilir.Vajinismus protokolleri uyguluyacak ekibin cinsel işlev bozuklukları konusunda kesinlikle eğitimli ve deneyim sahibi olması gerekir.

Hastanın detaylı olarak psikolojik özgeçmisi değerlendirilerek sorunun çözümü aşamasında neler yapılacağına dair bilgi verilmesi gerekir. Tamamen hasta ile açık ve samimi bir uyum ortamının oluşturulması olumlu bir gelişme olacaktır. ıyileşme aşamalarında hasta ile irtibat koparılmamalı hastanın size herzaman çekinmeden ulaşmasını ve hatta seanslar arasında sorunu olmasa bile sizle bağlantı sağlamasını sağlamanız hastanın güvenini ve terapiye uyumunu arttıracaktır.

Egzersiz ve diğer aşamalarda biz doğal olmayan herkangi bir aracı kişisel tecrübelerimize dayanarak önermiyoruz uygulanan bu tür yöntemler veya, benzeri materyaller hastada olumsuz çağrışımlara neden olarak tedavi aşamalarını reddine neden olabilmektedir. Hastaya uygun planlanan cinsel terapi metodları ile iyileşme sağlanması abartılı bir durum olmamaktadır.



Planlanan terapiye eşlerin tam katılımı ve karşılıklı anlayış

içerisinde olmaları iyileşme sürecini kısaltacaktır.

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:10
Daha önce hiç vajinismus problemi olmayanlarda da yaşanmış kötü tecrübeler sonucunda ,doğum,düşük, kürtaj, vb. vajinismus gelişebilir.

Daha önce belirtildiği gibi, çoğu zaman bilinçaltında cinselliğe ve cinsel ilişkiye yönelik kaygılar, korkular yatmaktadır ve vajen kasının kasılması kadını bu korktuğu durumdan koruyan bir savunma sistemi gibidir. ç ok seyrek olarak yaralanmalar ya da kadın dış cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir. Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin belirlenmesi gerekir. Esas olarak vajinal kasılmanın nedenleri tamamıyla psikolojiktir ve iyileştirilebilir.

10 kadından 1’i vajinusmus

Cinsel Eğitim Tedavi ve Araştırma Derneği (CETAD) ‘;ın yaptığı ve Türkiye’;de ik kez vajinusmusun sorulduğu araştırma sonuçlarına göre batı toplumlarında görülme sıklığı yüzde 1 olan vajinismus, Türkiye’de her on kadından birinin sorunu.
Vajinismus sıklıkla psikolojik kaygı ve endişelerden yıllar içerisinde genellikle kronik bir zeminde gelişim göstermektedir.


Vajinismusun nedenleri

Vajinusmus sıklıkla psikolojik kaygı ve endişelerden yıllar içerisinde genellikle kronik bir zeminde gelişim göstermektedir.



Psikolojik nedenler arasında :

- Cinsellikle ilgili yanlış inanışlar

- Cinsel organlarla ilgili eksik ve hatalı bilgiler

- Çocukluktan kalma korkular,

- Aşırı katı bir toplum düzeni içinde yaşama,

- Katı ahlak kuralları ve tabular,

- Suçluluk, ayıp, günah gibi kavramların bilinç altına yerleşmesi,

- Cinsellik konusunda yerleşmiş yanlış ön yargılar,
- Bilinç altında penisin vücuda girişine karşı bir korkunun olması
- Tecavüz gibi cinsel travma, cinsel şiddet

- ılk cinsel ilişki sırasında ağrı veya ağrı beklentisi.

- Cinsel ilişkiyi günah olarak değerlendiren katı dini eğitim ve sonrasında suçluluk, ayıp,günah kavramlarının bilinçaltına yerleşmesi.

- Zihinde aşırı büyüttüğü penis yüzünden çok acı çekme, parçalanma korkuları.

- Baskıcı otoriter baba

- Baba kız ilişkisindeki güçlükler

- Zayıf güçsüz anne
- Cinselliği değersizleştiren ve aşağılayan aile

- Kızlık zarı yitimi korkusu

- Cinsellik ve ilk cinsel deneyim ile ilgili yanlış bilgiler, inanışlar

- Gebe kalma korkusu

gibi psikolojik nedenler vardır. Yalnız bunlar temel etkenler olmakla birlikte psikolojik tablo incelendikçe altta yatan nedenler ve pataoloji daha geniş bir içerik sergilemektedir.



Kızlık zarı hakkında öğretilen toplumsal baskı vakalarımızın birkısmında karşımıza çıkan esas etkenler arasında ilk sıraları koruduğunu görmekteyiz.

Ayrıca çocukluk döneminde yaşanan kötü tecrübe ve anılar da (taciz, tecavüzler) de vajinismusa yol açabilmekte ve hastalarımız da sorunun nedeni olarak psikolojik değerlendirme başamaklarında ortaya çıkabilmektedir.
Bunun yanısıra sağlıklı bir cinsel yaşam sürecinde ve hiç vajinismus problemi olmayanlarda yaşanmış kötü tecrübeler sonucunda (doğum, düşük, kürtaj, hastada kötü deneyimlere neden olan jinekolojik muayene ve operasyonlar gibi) vajinismus gelişebilir.

Bazan de çiftlerin cinsellikle ilgili bilgi eksiklikleri de beraberinde korku ve paniği getirerek vajinismusa yol açabilir.

Yine bazen, önceden iyileşmiş olan kişilerde nüksler (problemin tekrarlaması) de oluşabilir
Cinsel organ korkusu - yetersiz cinsel eğitim vajinismus nedeni olabilir mi ?

Cinsel organın büyüklüğü veya küçüklüğüne yönelik cinsel kaygılar,aile veya arkadaş çevresinden alınan yanlış bilgiler hastanın bu endişesinin artmasına ve vajinismus gelişimine kolaylıkla zemin hazırlamaktadır. Yurtdışında vajinismus vakalarına oldukça az rastlanmasının temel nedenlerinden birisi cinsel eğitimin bu ülkelerde çocuk ve erişkin gelişimine paralel olarak bilimsel olarak verilmesi gerçeğidir.Genç kızlarımıza kesinlikle evllilik öncesi veya gelişim aşamasında cinsel sağlık ve eğitim verilmesi bu türü bu tür sorunların daha az sıklıkla oluşumunu sağlıyacaktır.


-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:11
Vajinismus sorununu çözemediğiniz veya çözmek istemeyen hastaya çocuk isteğini sağlamak için yardımla üreme yöntemleri uygulamak doğru mudur?

KESıNLıKLE HAYIR!

Sorunun bu şekilde çözümü hastanın beklentilerini ve cinsel hayatına dair sorunların daha çözümsüz ve sorunlu halegetirilmesinden ileriye gitmeyecek bir metod olacaktır.
Belirttiğim gibi bu tür kısa vadeli çözümler yerine vajinismus sorununun çözümü hem daha kolay ve hastanın cinsel sağlığı, aile yapısının temel dinamiklerini kuvvetlendirici bir yaklaşım olacaktır.

Hayatınızda cinsellik var ise (yüzeysel yada tam birleşme) gebe kalınabilir. Eğer normal bir cinsel hayatınız var ise gebe kalmanız için fiziksel şartlarınızda uygun olduğunda hiç bir engel yok.

Vajinismus problemi yaşayan kadınların aşılama yönteminede ihtiyacı yok gebe kalabilmek için. Yüzeysel olan cinsel birleşmede eğer vajen girişine boşalma oldu ise sperm içeri ilerleyebilir ve kadın gebe kalabilir.

Dolayısıyla aşılama tüp bebek gibi yöntmeler para ve zaman kaybı kaldı ki vajinismus problemi yaşayan kadın jinekolojik masadan ve jinekolojik muayeneden de rahatsızlık duyar. Aşılama yönteminde defalarca muayene olmanız ve işlemin uygulanması için defalarca jinekolojik masaya yatmanız gerekir.

Demek ki gebe kalmak için bununla uğraşmak yerine evlilğinizin her noktasını etkileyen vajinismus probleminin çözülenmesi normal bir cinsel hayatınızın olması daha kolay, daha sağlıklı daha gerçekçi bir süreçdir.

Çocuk sahibi oldunuz ama hala ilişkiye giremiyorsunuz bu sağlıklı ve mutlu bir evlilik mi?
Elbette hayır.

Normal doğum yaptınız bu sayede vajen kaslarının genişleyip açılacağı ve ilişkiye girmenizi kolaylaştıracağını sanıyorsunuz.
Sorun vajinanın dar ve küçük olması değil, kadının korkusundan dolayı vajen kaslarının refleks olarak kasmasıdır.

Bu problemi yaşayan kadınlar bilir daha kadın bacaklarını bile kontrol edemiyordur ki vajinanın büyük küçük olması bu yazımızın kapsamında olsun. Sorunun bu şekilde çözümü hastanın iyileşmeye yönelik beklentilerini ve cinsel hayatına dair sorunların daha çözümsüz ve sorunlu hale getirilmesinden ileriye gitmeyecek bir metod olacaktır. .

ıki çocuğu olup yada gebe olup vajinismus için çözüm arayanların sayısı az değildir.

Bu yüzden vajinismus gebe kalmaya engel değil ama amacınız çocuk sahibi olmaktan önce normal istediğiniz an yaşayabildiğiniz spontan bir cinsel hayatınızın olması olmalıdır. bu konuda mutlaka eşinizin fikrinide önemsemelisiniz.




-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:11
Vajinusmus, genital organların anatomik yapısından ilişkisiz bir şekilde

ortaya çıkar. Benim vajinam dar bu yüzden ilişkiye giremiyorum. ’ diye bir

kavram yoktur; vajina oldukça esnek bir yapıdır ve doğumda bir çocuğun

başını çıkaracak kadar genişleyebilir. Vajina ilişki sırasında penisin

büyüklüğü ya da küçüklüğüne göre kendini hazırlar.

Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça

gevşeyebilir.genişleyebilir. Vajina ilişki sırasında penisin büyüklüğü
ya da küçüklüğüne göre kendini hazırlar.

Cinsel birleşmenin durumuna bağlı olarak dışa en yakın kısmı oldukça

gevşeyebilir.



http://www.vajinismus.biz/Editor/upload/5.jpg

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:12
Sorunun tedavisi süreci uzadıkça erkekte kendine güvensizlik,

cinsellikten soğuma, ;ereksiyon problemleri gibi ciddi sorunlarla

karşı karşıya kalma riski de doğabilmektedir.

Ayrıca cinsellik gibi insan fizyolojsi ve aile içi bağlarda önemli bir role sahip doğal bir

sürecin yaşanamaması psikolojik sorunlarla beraber aile içi sosyal sorunlara da

neden olabilmektedir.

Op. Dr. Ahmet GÖKSEL

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Adıvar
21-02-2009, 19:13
Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üstmerkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan "hoş olmayan bir anı" olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.


Kızlık zarı kadınların %90nından fazlasında nispeten ince ve esnek bir mukoza parçası yapısındadır.

Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, "ön sevişmeyle" bölgede yeterli ıslaklık sağlandığında, erkeğin de yumuşak davranması ve zorlayıcı hareketlerden kaçınması durumunda kadın kızlık zarının yırtılması esnasında ağrı hissetmez, ya da az bir ağrı hisseder.

Cinsel ilişkiden alınan hazzın ön planda olduğu bir durumda bu ağrının beynin üst merkezlerinde bilinçli olarak algılanması ve sonradan "hoş olmayan bir anı" olarak hatırlanma olasılığı düşüktür.

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:15
Vajinismus Araştırma Sonuçları

*Ülkemizde cinsel sorunla başvuran kadınların en büyük grubunu oluşturmaktadır.


*Vajinismus problemi yaşayan çiftler problemi kimseye anlatamazlar bu yüzden uzman yardımı almakta çok geç kalırlar


*Vajinismus problemi yaşayan çiftler bu problemin neden kendi başına geldiğini kendilerine durmadan sorurlar. Oysaki siz nasıl problemi kimse ile paylaşmıyorsanız, etrafınızdaki hiç kimsede -en yakın arkadaşınız bile- bu problemle boğuşuyordur ve size anlatmıyordur.


* Vajinismus problemi yaşayan kadınlar çocuk sahibi olan kadınlara bakarak iç geçirir ve öykünürler. Çocukları var demekki ilişkiye girebiliyorlar neden ben bunu başaramıyorum diye düşünürler. Halbuki Vajinismus çocuk sahibi olmaya engel değildir. Hatta normal doğum da yapabilirler ancak sorun yine de ortadan kalkmaz.


*Kalın kızlık zarının var olduğuna inanırlar. kızlık zarının kalınlığı kadınlar düşündüğü gibi kalın bir etten duvar demek değil açıklığın biraz daha az olması demektir.


*Vajinismus problemi yaşayan kadınların yüzde 80'i ve eşlerinin yüzde 90'ı evliliklerinden yeterince doyum aldıklarını ifade etmektedirler.


*Vajinismus problemi yaşayan kadınlar genelde detaycı ve eğitimli kadınlardır. Bu kişilik yapılarıda problemi körükleyen etmenlerden biridir.


*Vajinismuslu kadınların yüzde 57'si kocalarını bu konuda düşünceli ve kendilerine yardımcı, yüzde 15'i öfkeli ve saldırgan, yüzde 28'i tepkisiz olarak değerlendirmektedir.


*Vajinismuslu kadınlar genellikle giriş dışındaki cinsel aktivitelerden oldukça zevk alırlar ve ön sevişmeyle orgazm olabilirler.


*Vajinismuslu çiftleri bu problemin yalnızca kendilerinde var olan garip bir sorun olduğunu düşünüp hekime başvurmazlar.

*Vajinismus sadece cinsel ilişkiye değil, muayene ve tampon gibi bazı durumlara da müsaade etmez.


*Hemen bütün yaş grubundaki kadınları etkileyebilir.


*Görülme sıklığı her 100 kadından ikisinde bu duruma rastlanıldığıdır.


*Vajinismusda yeterli istek veya ıslaklığın sağlanamaması söz konusu değildir.


*Vajinismuslu hastalar ailelerden gelen "neden hala çocuk yapmıyorsunuz?" şeklindeki eleştiriler ile boğuşmaktan sıkıldıkları için bir doktora baş vururlar.


*Bazen vajinismus bir koruma davranışı olarak ortaya çıkabilir. Daha önceki deneyimlerinde incitilmiş kadınlarda, cinsel ilişkiden kaçmak amacı ile vajina kaslarının kasılması ortaya çıkabilir.

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:16
Vajinismus için birçok yöntem vardır, vajinismusa cerrahi müdahele bu yöntemlerden biridir.


Vanismus için cerrahi müdahele, problem yarattığı düşünülen kızlık zarının kesilerek açılması yöntemidir. Bu yöntem, tıbben kabul görmeyen bir düşüncedir. Bu operasyonda yapılan kızlık zarının yırtılarak kesilmesi işlemidir (hymenektomi).



Ancak vajinismus problemi yaşayan tüm kadınların bildiği gibi ilişkiye girme denemelerinde kızlık zarına kadar gelinememekte, hatta kadın bacaklarını dahi kontrol edememektedir. Böyle bir durumda kızlık zarının alınması sorunu çözümüne nasıl katkı sağlayabilir ki... Anatomik olarak kızlık zarının kalınlığı genel olarak birbirine çok yakındır . Dolayısı ile normal bir ilişkiyi engelleyecek yapısal bir anotomik bir bozukluk sonucu ile vajinismus gibi bir rahatsızlığa neden olması imkansızdır. Çoğu jinekoloji uzmanı hastaya psikolojik olarak destek olmayı amaçlayarak "zarınız kalın, bunu kesersek sorununuz ortadan kalkacaktır" gibi bir yaklaşımda bulunarak hastalarına yardımcı olmak isterler.

Ancak bu grup hastalarda sorun zarın yapısında değil hastanın bilinç seviyesindedir. bu nedenle hastyaya yardımcı olmak isterken yapılan işlem sonucun başarısız olması nedeniyle istemeyerek hastaların sorunları kronik hale gelerek çözümsüzlü sürecinini başalamısana neden olabilmektedirler. bu tecrübelerimden dolayı hiç bir zaman kızlık zarına müdehale edilerek vajinismus sorununun giderilmesini .tavsiye etmiyoruz.



Op. Dr. Ahmet GÖKSEL

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Adıvar
21-02-2009, 19:17
Vajinismus eşlerine öneriler ...


Belki kadınlarda bu tür cinsel problemlerin olabileceğini evlenip bu problemin içine düştükten sonra duydunuz ve neden böyle bir durumun sizin başınıza geldiğini bir türlü anlıyamıyorsunuz. Belki de eşinizi çok seviyor ve onu her ne kadar anlamaya çalışıyor olsanız da halen bir takım içsel gerilimlerden kendinizi geri alamıyorsunuz.. Belki de -siz de eşiniz gibi- tüm durumu kabul ettiniz, ama zaman zaman yine de kendi kendinize "keşki böyle olmasaydı" diyorsunuz. Ya da sorununuzu inkar edip kendinizi -yoğun iş hayatınız gibi- başka konular ile avutmaya çalışıyorsunuz...


Öncelikle vajinismusun eşinizin hatası olmadığını kesinlikle anlamalısınız. Bu yalnızca onun değil bir çift olarak her ikinizin de problemi sayılır.
Vajina kaslarında hissetiği spazmlar penisin içeri girmesini imkansız kılmakta ve her türlü deneyim eşinizde acıya sebep olmaktadır. Bu spazmlar istem dışı olmakta ve bilinçli yönlendirme yoktur. Yani bunun oluşmasına eşiniz sebep olmamaktadır. Bu konuda onu anlayışla karşılamalısınız.

Bu durumun üstesinden gelmede sizin sabrınızın, anlayışınızın ve işbirliğinizin önemi çok büyüktür. Artık profesyonel bir destek almak için harekete geçme zamanınız geldi.

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:17
Cinsel Soğukluk ıle Vajinismus Arasında Ne Fark Vardır?


Cinsel soğuklukta da ayıp ve günah duygusunun öneminin olmasına karşın, temel sorun cinsel ilişkiden zevk almamak biçiminde kendini gösterir. Oysa ki vaginismusta başlangıçta cinsel ilişkiye girmede isteksizlik yoktur, ancak ilişki sırasında zarar görme duygusu ön plandadır.

Vaginismusdan şikayetçi olan bir kadında; cinsel arzu ve vajende ıslanma mevcuttur, ancak istense de ilişki başarılamaz.

Vaginismuslu kadınların çoğu hiçbir zaman ilişkiye girememiştir, yani halen bakiredir. Bununla birlikte bazı kadınlarda da daha önce cinsel ilişki başarılmışken sonradan olan bir ilişkiye girememe durumu söz konusu olabilir.

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:18
Genel anestezi altında cinsel birleşme: Vajinal kaslar gevşediğinden cinsel birleşme gerçekleşse bile, sonraki cinsel birleşmelerde aynı sorun yaşanıyor. Ayrıca sevişmede karşılıklı haz esasken, çiftlerden birinin uyuşturulması, mantığa, tıp etiğine, hatta insanlığa aykırı. Çünkü tecavüzden farkı yok. Ki bu şekilde girilen ilişki kadının korkusunu daha çok körükleyecek ve kendini değersiz görecek eşine karşı öfke duyacaktır. cinsellik farkında olarak her anının hissedilerek yaşanması gereken ve kendiliğinden ilaç yada cerrahi işleme gerek duyulmaksızın yaşanması gereken bir durumdur. Kişilere doğal yöntemlerin dışında tedavi uygulamak problemi daha derinleştirmekten ve çözümsüz hissettirmekten başka bir işe yaramaz.

Bilinç hali olmadan yapılan bir eylemden anestezide olan bir kişinin farkında olması tabiki mümkün olmayacaktır. bu durum ne akla, ne mantığa, ne bilime, ne de tıp ahklakına uyar ve bu gibi yaklaşımlardan elde edilen sonuç hastaın psikolojik yapısının daha fazla zarar görmesi ve basit çözümleri karmaşık hale getirmekten öteye gitmeyecektir. Kaldıki biz kadın doğum uzmanları ve cerrahi bilimi ile uğraşan uzmanlar hastaya verilen anestezide binde birlik bir hayati risk olduğunu bildiğimizden dolayı mümkün olduğunca gerekmedikçe anestezi ve cerrahi uygulamaları kar zarar ilişkisi içinde değerlendirerek uygularız. Hastaya hiç bir faydası olmadığı halde böylesine gereksiz bir uygulama ile riske atmak Türk Ceza Kanunu'na TCK() göre de suç sayılmaktadır. Kaldı ki anestezinin verileceği yer her türlü acil durum imkanlarının müsait olduğu tam donanımlı merkez ve hastaneler olması gerekir.



Op. Dr. Ahmet GÖKSEL

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Adıvar
21-02-2009, 19:19
"Vajinismus"a Bilişsel Davranışçı Bakış Açısı

Bilişsel-davranışçı yöntemlerde amaç, yanlış öğrenilmiş tepkilerin yerine yeni ve doğru tepkilerin öğrenilmesine olanak sağlamaktır. Yeni ve doğru tepkilerin öğrenilebilmesi için de öncelikle nelerin yanlış öğrenilmiş olduğunun bilinmesi gerekir. Bu nedenle, başlamadan önce çok yönlü ve detaylı bir değerlendirme yapılması çok önemlidir, çünkü başarılı olup olmayacağı buna bağlıdır.

Uygulamaya vajinismus işlev bozukluğu ve uygulanacak yöntem biçimi hakkında çifte bilgi verilerek başlanmalıdır. Daha sonra yapılan değerlendirme görüşmesine göre, farklı tekniklerin uygulanmasına geçirilir. Vajinismus için yaralı olabilecek bazı egzersizler şöyle özetlenebilir:

1.Bedeni ve vajeni tanıma egzersizleri

Bazı hastalar çıplakken kendi bedenlerine ya da vajenlerine bakmaktan bile aşırı derecede anksiyete duyarlar. Böyle durumlarda hastalara , hergün belli süre ayna karşısında çıplak olarak bedenlerini incelemeleri ödev olarak verilebilir. Daha sonra ise aşamalı olarak ayna ile vajene bakma ve vajene dokunma egzersizlerine geçilebilir.

2.Nefes alma ve gevşeme egzersizleri

Bazı hastalarda ise, birleşme sırasında vajen kaslarına ek olarak karın, kalça ve bacaklarda da kasılmalar ortaya çıkabilir. Yine bazı hastalarda bu kasılmalara düzensiz nefes alma, nefesin hızlanması ya da kesilmesi gibi belirtiler eşlik edebilir. Bu hastalara, görüşme sırasında nefes egzersizleri yaptırmak ve söz konusu kasları gevşetme egzersizleri yaptırmak yerinde olur.

3.Aşamalı genişletme egzersizleri

Aşamalı genişletme egzersizlerinin amacı, vajenin genişletilmesi ve içine bir şey girmesine alıştırılmasıdır. Genişletme egzersizlerinin en önemli özelliği aşamalı olarak yapılmasıdır.

4.Aşamalı koitus egzersizleri

Bu egzersizlere ön sevişme sırasında penisin vajene değdirilmesi ; ödevi ile başlanır. Daha sonra aşamalı olarak penisin vajene girmesi ile ilgili egzersizlere geçilir.

5.Hayalleme yoluyla sistemetik duyarsızlaştırma

Bazı vajinismus vakalarında aşamalı koitus egzersizlerinin yapılmasında önemli zorluklarla karşılaşabilir. Böyle durumlarda, hasta ile birlikte bir liste hazırlayarak hasta için anksiyete yaratan durumlar hafiften ağıra doğru sıralanır. Daha sonra görüşme sırasında hastaya gevşek ve rahat bir durumda iken listede yer alan bu durumlardan birini canlandırması istenir. Hastaya, anksiyete duymaya başladığında hemen gevşemesi ve nefesini düzenlemesi ile ilgili yönergeler verilir. Buna hasta söz konusu durumla ilgili anksiyete duymamaya başlayana kadar devam edilir.

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
21-02-2009, 19:20
VAJİNİSMUS ŞARLATANLARINDAN EN ABSÜRD TEDAVİLER

Cinsel Eğitim, Tedavi ve Araştırma Derneği'nin 20 ilde, 16 yaş ve üstündeki 508 kadınla yaptığı araştırma, Türkiye'de vajinismus'un sanılandan yaygın sorun olduğunu ortaya koydu.

Batılı ülkelerde görülme sıklığı yüzde 1-6 arasında, Türkiye'de yüzde 10. Nitekim, cinsel tedavi merkezlerine başvuran her iki kadından biri bu sorundan şikayetçi. Kadınların yüzde 54'ü ilk cinsel deneyiminin başarısızlıkla sonuçlandığını söyledi. Nedeni korku, kasılma, acı hissi. Bu rahatsızlığın tedavisi mümkün. Ortalama 8 haftalık seks terapisi yeterli. Başarı yüzde 95'in üzerinde. uygulama, vajinadaki istem dışı kasılmanın aşamalı egzersizlerle ortadan kaldırılması ve rahatsızlığa yol açan psikolojik etkenlerin çözümlenmesi üzerine kurulu. Ama vajinismus o kadar yaygın ki, şarlatanı da çok bol. Yapılan hatalı uygulamaların bazıları, absürdlük düzeyine varıyor. Bazıları daha da kötü travmalara yol açıyor. İşte birkaç örnek.

ANESTEZİYLE SEVİŞMEDEN BOTOKSA KADAR HER YOL VAR

Kızlık zarının ameliyatla alınması: Oysa vajinismusun kızlık zarıyla bir ilişkisi yok. Kızlık zarının alınması sorunu çözmüyor.

Genel anestezi altında cinsel birleşme: Vajinal kaslar gevşediğinden cinsel birleşme gerçekleşse bile, sonraki cinsel birleşmelerde aynı sorun yaşanıyor. Ayrıca sevişmede karşılıklı haz esasken, çiftlerden birinin uyuşturulması, mantığa, tıp etiğine, hatta insanlığa aykırı. Çünkü tecavüzden farkı yok.

Uyuşturucu pomadlar: Yararsız.

Kadının sarhoş edilmesi: Yararsız.

Sakinleştirici ilaçlar: Yararsız. Üstelik bazıları cinsel isteği azaltıyor.

Sıcak su banyosu, anestezik pomat, ağrı kesici, sıkıntı gidericilerin birlikte kullanımı: Vajinismusta yararsız. Sadece cinsel birleşme korkusu olan, vajinal kasılma yaşamayanlarda geçici çözüm olabilir.

Vajinaya botoks uygulanması: Botoks vajina kaslarını felç ediyor ve belki böyle cinsel birleşme sağlanabiliyor. Ama kadının korkusu, cinsel birleşmeye karşı direnci, travması olduğu gibi kalıyor. Botoksun etkisi geçtiğinde vajinismus tekrar ortaya çıkabiliyor.

Muayenehanede hekim telkini altında ilişki: Tek seansta, kadına yatıştırıcı, ağrı giderici, kayganlaştırıcı maddeler verdikten sonra, hekimin telkinlerle çifti kendi muayenesinde, hatta gözlemi altında cinsel ilişkiye zorlaması.

*Baskıcı baba ve zayıf kişilikli annelerden kızlarına acı miras

Vajinismuslu kadınların psikoseksüel gelişimleri biyolojik yaşlarından geride. Yani bu açıdan hálá çocuklar. Araştırma vajinismus ile eğitim düzeyi arasındaki bağlantıyı da kanıtlıyor. Eğitim de ayrı bir etken. Çünkü eğitimsiz kadınlarda bu soruna daha sık rastlanırken, üniversite mezunu kadınlarda daha az rastlanıyor. Kentli kadınlarda daha az, kırsal kesim kadınlarında biraz daha çok görülüyor.

ÇOĞU ŞİDDETE MARUZ KALMIŞ YA DA TANIK OLMUŞ KİŞİLER

Vajinismus psikolojik bir sorun. Baskıcı, otoriter baba, baba-kız ilişkisinde güçlükler, zayıf, güçsüz anne, cinselliği aşağılayan aile, cinsel organlardan iğrenme veya hoşlanmama, olumsuz dinsel şartlanma, cinsel şiddet, eşcinsel özdeşleşme, kızlık zarını yitirme korkusu, cinsel tabular, mitler, pasif, bağımlı eş, gebelik korkusu bu sorunun ortaya çıkmasını sağlayan önemli faktörler.

Vajinismus bir savunma tepkisi. Kadın, bilinçdışında, saldırgan ve tehditkar olarak algıladığı erkekle birleşmeyi reddediyor. Cinselliğin kirli ve kötü bir şey olarak görülmesi de cabası. Sonuçta, vajina istem dışı kasılıyor, cinsel birleşme olanaksız hale geliyor.

Vajinismuslu kadınların başka ortak özellikleri de var. Bunlar, çocukluk ve gençlik yıllarında ailelerinin "iyi kızları." Yani kurallara uyan, kızgınlığı dışa vurmayan, sürekli bir kabul ihtiyacı yaşayan kadınlar. İlişkiyi şiddet veya işgal edilme olarak görüyorlar. Kasılma, şiddete karşı önlem olarak ortaya çıkıyor. Birçok araştırmada gösterildiği gibi vajinismusluların çoğu ya gerçekten fiziksel şiddete maruz kalmış ya da şahit olmuş kadınlar.

SEKS: EDİLGEN ANNEYLE ÖZDEŞLEŞME ÇAĞRIŞIMI

Bazı araştırmacılar vajinismuslu kadınların çocukluk ya da gençlikte cinsel veya bedensel travma yaşadıklarını iddia ediyor. Ahlaki ve cinsel baskı uygulayan babaların kızlarında bu sorun bariz bir şekilde daha sık ortaya çıkıyor. Anneleri ise seksten hoşlanmayan, seksi görev gibi yapan kadınlar. Anne-baba ilişkisinde fiili şiddet, sık çatışma görülüyor. Vajinismuslu kadınlar, annelerinin, kendisini ve çocuklarını korumaktan aciz, çaresiz ve bağımlı olduğunu söylüyorlar. Cinsel ilişki annenin zavallılığıyla özdeşleşme çağrışımı yaptığından, ilişkiye girmemeyi en iyi savunma olarak algılıyorlar. Vajinismusun nedenlerinden biri de kızlık zarına verilen abartılmış önem.

AŞIRI NAZİK, İÇİNE KAPALI ERKEKLERİ SEÇİYORLAR

Vajinismuslular eş veya sevgililerini otoriter ve baskıcı babalarının aksi özellikteki erkeklerden seçiyor. Eşleri çoğunlukla aşırı nazik, girişken olmayan, edilgen insanlar. Karı-koca birbirini kırmaktan aşırı korkuyor. Bu erkeklerin evlilik öncesi başka kadınlarla yaşadığı cinsel deneyim de sınırlı. Çiftin evlilik öncesi cinsel yakınlaşmaları dokunma ve öpüşmeden ileri gitmiyor. Evlendikten sonra da karşılıklı anlaşarak cinsel ilişkiden kaçıyorlar.

KOCALAR MADONNA/OROSPU SENDROMU YAŞIYOR

Vajinismuslular nasıl çocukluğunda "iyi kız" ise eşleri de "iyi çocuk." Bazılarında Madonna/orospu sendromu var. Yani "seks fahişeler içindir, bir eş saf ve masumdur" diye düşünüyorlar. Aslında her iki tarafın da cinsel birleşmeyle ilgili bilinçli ve bilinçdışı korkuları var. Birleşme gerçekleşmese de, cinsel yaşam farklı şekilde sürüyor. Düzenli olarak sevişiyor, sürtünerek boşalabiliyorlar. Hatta sürtünme doğrudan klitorisi uyardığı için vajinismuslularda orgazm oranı daha da yüksek. Vajinismus nedeniyle boşanma oranı düşük. Ortak cinsel korkular çifti birbirine yaklaştırıyor.

ERKEKLER Mİ KÖR KADINLAR MI SESSİZ?

Araştırmaya katılan erkeklere de vajinismus sorunu soruldu. Kadınların yüzde 54'ü ilk cinsel birleşmede acı nedeniyle başarısızlık yaşadığını söylerken, eşinde bu sorunu gören erkeklerin oranı yüzde 22 çıktı. Araştırmacılar iki oran arasındaki farklılığı tahminle açıklayabiliyor: Erkeklerin bu konuda konuşma isteksizliği, sorunun farkında olmama ya da kadının sorunu eşiyle konuşamaması.Doç. Dr. Doğan Şahin

Adıvar
21-02-2009, 19:28
Vajinusmus Kişilere Göre Farklılık Gösterir Mi?
Benim vajinam çok küçük olabilir veya çok dar bu yüzden ilişkiye giremiyorum diye bir kavram genelde yoktur ,çünkü vajina esnektir ve doğumda bir çocuğun başını çıkaracak kadar genişleyebilir (ki bu yaklaşık 10 kat genişlemedir).Bebeğin başının geçe bileceği yerden bir penisin geçmesi çok normaldir aslında ama işin aslı öyle değil.
Korku ile kadının vücudunda ve vajen bölgesinde kasılmalar ve kilitlenmeler oluşur.Bu kasılmalar kadının kontrolü dışında oluşur. Vajinanın girişindeki kasların kasılmasının yanında tüm vücutta bir kasılma , endişe, korku ve panik hali olur, ve kadın bacaklarını sıkıca kapatır.Biz bunu kurt kapanı benzetmesi yapıyoruz. Vajinusmuslu kadınların bazıları ise kızlık zarlarının çok kalın olduğuna ve bu yüzden ilişkiye giremediklerine inanırlar ve de eşlerini de inandırırlar, sorunun kızlık zarının ortadan kalkmasıyla çözüleceğine inanan çift bir kadın doğum uzmanına giderek ve anestezi ile bayıltılarak kızlık zarlarını ameliyatla açtırırlar, ama bu da çözüm getirmez ve bunun da işe yaramadığını gören çift iyice umutsuzluğa, karamsarlığa kapılıp ilişkilerini yıpratmaya ve birbirlerini suçlamaya başlarlar.Aslında gerçek vajinusmusta bunun yeri yoktur. Vajinusmus sorunu olan kadınların büyük çoğunluğu doktora muayene olamaz, tıpkı ilişkide olduğu gibi panik ve korkuya kapılır, bacaklarını kapatır ve ağlama krizine girerler.Genellikle en son bize gelirler.Bizden önce mahallenin ebesine,normal bir kadın doğum uzmanına,daha sonra psikologa vs. Bunların hepsi hastada ve eşinde maddi manevi yıpranmalara yolaçar.Oysaki bunun yolu psikiyatri eğitimi almış hipnoterapi yöntemini bilen iyi bir kadın doğumcu bir seyansta çözer.Biz böyle yapıyoruz. Bazen de sorunun ilaçlarla veya genel anestezi (bayılma) altında ilişkiye girmekle çözüleceğine inanılır, uyutularak kaslarda gevşeme sağlanabilir ve hatta yanlış bir metod olarak vajinusmuslu kadınların genel anestezi ile uyutulup partnerleri ile cinsel ilişkiye girmeleri sağlanır ama bu sorunu çözeceğine daha da büyütebilir.Kadın uyanık olduğunda cinsel ilişkiden gene korkacaktır ve kocası ise daha evvel anestezi altında ilişki kurduğu karısına karşı zorlayıcı bir tutum izleyebilir. Bu da korkuyu arttırır. Ayrıca anestezi altında ilişkiye girilen kadın kendi kontrolü dışında bu tip bir ilişki yaşamaktan psikolojik olarak kötü etkilenebilmektedir. Bu yaklaşımın nedenlerin bir tanesi vajinismusun cinsel yaklaşım ,vajinaya giriş sırasında vajenin etrafındaki kasların kasılması ve bundan dolayı cinsel ilişkiye girilememesi düşüncesidir. Gene bu düşünce tarzı ile son zamanlarda vajene botox uygulamaları yapılmış ve vajen kasının kasılması engellenmiştir.Gerçek vajinismuslularda bu yaklaşımda çözüm sağlamammaktadır.Geçici çözüm yolu olarak kullanılmaktadır. Bu tip sıkıntılı kişilere sakinleştirici ilaç, antidepresan ilaç vermekle bu sorun çözülmez, aksine bu tip ilaçların bazılarının cinsel isteği azaltıcı etkisi vardır, böylece sorun çözülmediği gibi başka bir sorun olan cinsel isteksizlikte sıkıntıya eklenmiş olur. Kas gevşeticiler veya alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girme çabaları da hep hüzün ile sonuçlanır. Çok kolay tedavi edilebilen bir sorun olan vajinusmus bu tip yanlış bilgi ve denemelerle büyür,büyür. Kadında sıkıntı, gerginlik başlar, kendisinde eksiklik olduğu duygusu ile suçluluk duymaya başlar, Ümitsizlik ve karamsarlığa düşer. Kadınların çoğunluğu bu durum karşısında gösterdiği tepkinin fazlalığını ve de gereksizliğini bilir,korkuya karşı verdiği tepkinin aşırılığını mantıken bilmesi ve de bunun gereksizliğini kabul etmesi de bunu çözmeye yetmez ve bir iç karmaşa yaşar,ben eşimi seviyorum, onu istiyorum,kanunen benim eşim,ailem onu kabul ediyor,ben kabul ediyorum,peki neden bunu yapamıyorum gibi iç karmaşalar ve bunalımlar yaşayabilir. Bazı kadınlarda cinsel isteklerinin olmadığı şeklinde düşünürler,ben ilişkiye arzu duymuyorum,duysam yapacağım ama içimden gelmiyor diye yakınırlar,buda tamamiyle bir savunma sistemidir,insan canının yanacağından korktuğu veya zarar göreceğine inandığı veya inandırıldığı şeyi isteyebilir mi ? Bazen çözüm olarak vurdum duymazlık yaşar ve beni seven beni böyle de sever illa cinsel ilişki mi yaşamak gerekir gibi bir takım savunma mekanizmaları geliştirerek kendisini rahatlatmaya çalışır, ama sorun hep vardır ve her gün büyür ,bir gün eşlerin her ikisi de bunu taşıyamayacak hale gelir ve ilişki biter. Erkekler başlangıçta çok ılımlı yaklaşırlar ilişkiye giremeyen eşlerine ,bazen de anlayamama ve öfke ve kırılganlık hisleri arasında kalırlar.Ve bedensel hiç bir sorunu olmamasına rağmen bazen erkekte sertleşme sorunu da başlayabilir. Erkek sonuçta tahammülsüzleşebilir ,eşini zorlayabilir veya aldatabilir. Bazende hanımlarımız tedavi olmayı istedikleri halde eşlerinin sorunu önemsemediklerini, tedaviye baş vurmayı ertelediklerini, veya olay çözüme yaklaştığı sırada eşlerinden destek göremediklerini fark eder buna çok şaşırırlar.Cinsel ilişki ile ilgili kaygı ve korkular yanlızca kadınlarda olmaz bazı erkeklerdede bu olabilir.Kadınlar için bunu anlamak veya hissetmek çok zordur çünkü onlar kendi problemlerine vede çözümlerine odaklanmışlardır.Evet bazen bunu anlamak veya hissetmek zordur ama şöyle düşünün başka insanlarda, hatta bazen sizde bu konuda kendinizi anlayamıyorsunuz.Ama gerçek olan şu ki problem var. ışte benzer bir yaklaşımla yaklaşırsanız eşinizide anlayabilirsiniz, buda çözümü kolaylaştırır.Onunda ilişkiden korkabileceğini, canının acıyabileceği ve ilişkide penisinin zarar göreceği düşüncesinin olabileceğini kabul etmeniz gerekebilir. Tedavide hanımların yanı sıra ,erkeklerede kaygı ve korkularını yok edici, destek verici terapi yapıyoruz.Onlarıda anlyor,seviyor ve kaygılarına saygı duyuyoruz. Vajinismus kadının ve erkeğin ortak bir sorunu olup, hiç bir taraf diğerini suçlamamalı veya anlayışsız olmamalıdır. Çok seyrek olarak yaralanmalar yada kadın dış veya iç cinsel organlarının hastalığı ile cinsel ilişki arasında acı oluşur ve kadın istemeyerek kendini kasabilir. Böyle bir durumda, fiziksel nedenlerin tedavi edilmesi gerekir. Vajinismusun nedenlerinde çocukluk çağından kalma korkuların,suçluluk,ayıp,günah duygularının yeri büyüktür.Korkular en çok ,kadının simgesel olarak zihninde aşırı büyüttüğü bir penis yüzünden çok acı çekme ,parçalanma korkularıdır.Ayrıca gebe kalma korkuları da önemlidir. Bunların yanında; -Eksik yada yanlış cinsel bilgi -Erken travmatik yaşantılar -Eşler arasındaki iletişim biçimi -Cinsel iletişim sorunları -Performans kaygısı -Kızlık zarını yitirme korkusu -Otoriter baba -Baba kız ilişkisindeki güçlükler -Cinselliği aşağılayan aile olabilmektedir.

Bekarlarda Vajinusmus Var Mıdır ?
Primer Vajinismus: Bir kez bile olsun cinsel ilişkinin gerçekleşememesidir. Sekonder Vajinismus: Önceden sağlıklı şekilde ilişki mümkün iken yaşanmış bir cinsel travma sonrası (olaylı bir doğum, düşük, kürtaj, hoyratça yapılan bir jinekolojik muayene, taciz veya tecavüze maruz kalma gibi) gelişen vajinismus durumudur. Apareunia: Bir takım fiziksel nedenlerden dolayı, bireyin cinsel ilişkiye girememesidir. Vajinismus da bir tür apareuniadır. Dyspareunia: Cinsel ilişki sırasında ağrı hissetmekdir. Bazen sekonder vajinismusun altında yatan neden bu olabilmektedir. Eger ağrılı cinsel ilişkiniz varsa altında yatan neden her zaman vajinismus olmayabilir.

Vajinusmusda Ne Tür uygulamalar Önerilmiyor ?
Bazen de sorunun ilaçlarla ilişkiye girmekle çözüleceğine inanılır, bu şekilde kaslarda gevşeme sağlanma yoluna gidilebilir ve hatta yanlış bir method olarak vajinusmuslu kadınların genel anestezi ile uyutulup partnerleri ile cinsel ilişkiye girmeleri sağlanabilir. Ama tüm bunlardan cevap alınamayınca sorun çözüleceğine daha da büyür. Kadın uyanık olduğunda cinsel ilişkiden yine korkacaktır ve kocası ise daha evvel anestezi altında ilişki kurduğu karısına karşı zorlayıcı bir tutum izleyebilir. Bu da korkuyu arttırır. Ayrıca anestezi altında ilişkiye girilen kadın kendi kontrolü dışında bu şekilde bir ilişki yaşamaktan psikolojik olarak kötü yönde etkilenebilmektedir. Bu kişilere ayrıca sakinleştiriciler veya antidepresan ilaçların verilmesi de sorunu çözmez. Aksine bu tip ilaçların bazılarının cinsel isteği azaltıcı etkisi vardır, böylece sorun çözülmediği gibi başka bir sorun olan cinsel isteksizlik de sıkıntıya eklenmiş olur. Ancak tablo yalnızca vaginismus olmayıp herhangi bir ruhsal ya da fiziksel başka bir rahatsızlıkla birlikte ise ona yönelik ilaç tedavisi uygulanabilir. Kas gevşeticiler, ağrı kesici ilaç veya kremler veya alkol alıp sarhoş olup cinsel ilişkiye girme çabaları da hep olumsuzlukla sonuçlanır. Her türlü olumsuzluk, umutsuzluk ve karamsarlığı da bir miktar daha arttırır. Bu tür yaklaşımlar ile sorun çözülemeyeceği gibi daha da büyür

Vajinusmus Gebeliğime Engel midir?
Vajinismus yalnızca cinsel birleşmeye engeldir. Vajen ağzına dökülen spermlerin yüzme kabiliyeti sonucunda gebelik oluşabilir. Ancak gebelik şansı normale göre azdır.

Vajinusmusda Cerrahi Yöntem Kullanılırmı ?
Bu problemin yalnızca kızlık zarının kalın olmasına bağlanması ve problemin çözümü için kızlık zarının kesilip çıkarılması ("hymenektomi operasyonu") kabul edilmeyen bir yöntemdir ve yalnız başına problemi çözmeye yaramamaktadır. Çünkü bu tür operasyonel bir girişim sorunu çözmeyeceği gibi, bireylerde sorunun çözülebileceği inancını ortadan kaldırarak mutsuzluk ve karamsarlık yaratabilir. Bununla birlikte yapılan muayene ve terapiler sırasında o bölgede aşırı bir hassasiyet bulgusunun olması sonucunda hymenektomi yapılarak vajina girişi bir miktar rahatlatılabilmektedir.

Vajinusmusa Sebep Olan Nedenler ?
Yanlış bilgiler ve inanışlar. -Baskıcı,otoriter baba. -Zayıf,güçsüz anne. -Cinselliği değersizleştiren veya aşağılayan aile. -Olumsuz dinsel ve kültürel şartlanma. -Cinsel şiddet. - Kızlık zarını yitirme korkusu. -Cinsel tabular,mitler,inançlar. -Pasif bağımlı eş. -Gebe kalma korkusu. -Cinsel organlardan iğrenme ve hoşlanmama. - Eşcinsel özdeşleşme. -Baba-kız ilişkisindeki güçlükler.






-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
04-04-2009, 17:52
"Eşimle ilişkiye yine giremeyeceğim.Kendimi kasacağım.Acıyacak,ağrıyacak,yırtılacak.Zaten orası kapalı.Hiç bir şey giremez ki.Eşimi ne kadar çok sevsem de eşim beni boşayacak?"

Bu tür iç konuşmalar devam eder ve gider. Bu düşünceler aklından geçtikçe göğsü sıkışır.Ter basar?.Gerilir?Bazen ağlama krizleri yaşar?Tam eşi ile beraber olacağı sırada kendini yeniden kasar ve kapatır.Başarısız olunca da kendinden nefret eder.Şimdiye kadar gördüğüm vajinismus vakalarının hemen hemen hepsinin aynı zamanda depresyon yaşadığıdır.

Hayatı istenilen şekilde yaşamayı engelleyen sıkıntılı düşünceleri ve hayalleri olan bu bayana bilişsel terapi nasıl faydalı olabilir? Girişimimizin sonucunda neler olacağına ilişkin düşüncelerimizdeki hataları tanımamıza yardımcı olarak? Terapi sürecinde mantık yürütme yeteneğinizi ve gözlem gücünüzü, yaşantınızdaki sıkıntı üreten durumlarda kullanmayı öğreneceksiniz. Kendinizin kobay, yaşamın laboratuar olduğu bir ortamda düşüncelerinizi bir bilim adamı gibi test etmeyi öğreneceksiniz. Düşüncelerinizdeki çarpıtmaları ve mantıksızlıkları yavaş yavaş eledikçe, yaşam olayları ile baş etmede daha kullanışlı ve sıkıntıdan uzak bir yaklaşım geliştireceksiniz.

Bilişsel terapideki adımlar

İlk adım sıkıntılı hissettiğinizde otomatik düşünceleri tanımaktır. Onları tanıyabilmek için aşağıdaki özellikleri aklınızda tutmanız gerekir.

1- Bu düşünceler sanki kendiliğinden ortaya çıkmaktadır. Bilinçli bir hatırlama veya anlamlandırma çabasından kaynaklanmamaktadır.
2- Bu düşüncelerin belirgin bir mantığı yoktur. Onları fark etmeye başladıkça, terapistinizin yardımı ile onları gerçeğin ve mantığın ışığında sorgulamayı öğreneceksiniz.
3- Bu düşünceler anlamsız ve yanlış da olsa, aklınızdan geçerken akla yatkın ve güvenilir görünürler. Onları "Telefon çalıyor - Cevap vermeliyim." düşüncesinde olduğu gibi gerçek olarak kabul edersiniz.
4- Bu düşüncelerin mantıklı bir işlevi yoktur ve sizin kendi davranışlarınızı denetleme yeteneğinizi engellerler. Siz onları gerçek olarak kabul ettikçe sıkıntınız daha da artar.

Bunaltı, sıkıntılı hissetmeye başladığınızda kendi kendinize neler söylediğinizi ve zihninizden geçen görüntüleri hatırlamaya çalışın.

İkinci adım, bu düşünceleri yakalamayı öğrendikten sonra onları bir deftere not ederek izlemektir. Terapistinizi yardımı ile onları sorgulamayı, mantığınız ve gerçeği değerlendirme beceriniz ile gözden geçirmeyi öğreneceksiniz. Her sıkıntı yaşantısının süreli olduğunu fark ettiğinizde, "artık her zaman böyle hissedeceğim" düşüncesi ile panik yapmayacaksınız.

Üçüncü adım, sonuçta ne olacağına ilişkin inançlarınızı denemek için stratejiler geliştirmek ve bunları uygulamaktır. Örneğin, hikayedeki genç bayan cinsel ilişki için bir plan yapacaktır. Bu hazırlanmanın amacı gerçekten ilişkiye için değil bu konudaki durumu ve acı,ağrı hissetme olasılığı hakkındaki abartılı düşüncelerini ve başarısız olmanın ona yaşatacağı duyguları önceden denemek içindir.

Dördüncü adım denemelerin sonuçlarını tartışmaktır. Örneğimizdeki genç bayan denemeler yaptığı için sonuç hakkındaki sıkıntılı düşüncelerinin neredeyse olmadığını ve olumsuz bir sonucun bile beklediği kadar kötü olmadığını keşfedebilir.

Beşinci adım "Rol Yapma tekniğini" kullanmaktır. Zorlu yaşam olayları ile baş etmenin çeşitli yollarını deneyebilmeniz için, terapistiniz "sıkıntılı siz" i oynayabilir. Böylece kendinize dışarıdan bakarak belirli durumlarda neler olacağına ilişkin düşüncelerinizi sorgulayacaksınız. Terapide öğrendiğiniz yöntemlerde ustalaştıkça, sıkıntı üreten düşünceleriniz azalacak ve tepkilerinizi denetlemek ve hayatı olduğu gibi kabul etmekte huzur ve mutluluk duyacaksınız.

Düşünce hataları
Sıkıntı üreten düşüncelerdeki hatlar incelendiği zaman aşağıdaki sınıflandırmalardan birine ait olduğu görülür.
1- Abartma:
Bir kadın eşinin kendisini bırakacağına inanmıştı çünkü artık çekici olamayacak kadar yaşlıydı. Bunaltısı, yüzündeki ve boynundaki yeni kırışıklıkları, saçındaki grilikleri fark etmesine ve kendisini tanıştığı her genç kadınla kıyaslamasına neden oluyordu. Kendi iyi özelliklerini önemsemiyordu çünkü bu özellikler işe yaramazdı. Dahası, eşinin sevgisini ve bağlılığını görmezden geliyor ve hatta eşinin de yaşlanma belirtileri gösterdiğini düşünmüyordu bile.

2- Felaketleştirme:
Sıkıntılı bir kişi tehlike veya güçlüklerle karşılaştığında, başarısızlığı en olası sonuç olarak kabul eder. Basit bir cerrahi girişim geçirecek olan sıkıntılı bir hasta, öleceğine veya sakat kalacağına inanır.

3- Aşırı Genelleme:
Terfi alamamak gibi tek bir olumsuz deneyim, kişinin tüm hayatını etkileyecek olan bir kurala dönüştürülür: "Hayatta bir baltaya sap olamayacağım. Sınıf atlayamayacağım."

4- Olumluyu Küçümseme:
Sıkıntılı kişi kendi yeteneğini ve becerilerini görmezden gelir. Geçmişteki olumlu yaşantılarını unutur. Sadece gelecekteki başa çıkılmaz sorunlar ve dayanılmaz acılara yoğunlaşır. Örneğin sıkıntılı bir öğrenci sınavlardaki yüksek notlarını göz önüne almayacak ve aynı zamanda bunun pek çok sınavdan sadece biri olduğunu ve tek başına meslek yaşamını oluşturup, sona erdiremeyeceğini unutacaktır.

5-Gelecekle ilgili kehanette bulunma:
Gelecekle ilgili olumsuz yorumlar yapmaktır.Fakat beyin bu olumsuz yorumları sanki gerçekmiş gibi algılar. -cekli,-caklı cümleler kurulur.Acıyacak,parçalanacak?Eşim beni boşayacak?Kanayacak?Yırtılacak?Ben burada vajinismuslu bayan için ?Var olmayan bir acının korkusunu yaşıyor? derim hep.?Acıyacak? kelimesi ile "acıdı" kelimeleri aynı anlamı ifade etmiyor."Acıyacak" kelimesinde daha deneme olmamış."Acıdı" kelimesi ise bir deneyim sonucunu ifade eder.Vajinismus vakalarının en çok kullandığı olumsuz düşünce kalıbı budur desem abartmamış olurum.

Vajinusmus Tedavisinde Ev Ödevi

Tedavinin önemli bir bölümünü ev ödevleri oluşturur. Yaşam boyu kullanacağınız metotlar öğreneceğiniz için, yapacağınız ev ödevleri sadece terapi sırasında geliştirilen stratejileri kullanma yeteneğini kullanmakla kalmaz, aynı zamanda düşüncelerimizi gerçek hayat ortamında denememizi sağlar. Düşüncelerimizi izlemeye ve kayıt etmeye ek olarak, bunaltı tepkilerimizi oluşturan durumlarla yüzleşmemize ve denetlememize yarayacak sıkıntı üreten düşünceleri durdurmayı öğreneceksiniz.

Aşağıda yeni teknikleri denerken aklınızda tutmanız gereken bir kaç önemli nokta verilmiştir.

1. Sıkıntı üreten durumlarla karşılaşmadan önce "Kurtulma Faktörleri" dediğimiz şeylere dikkat etmelisiniz. Sizin için iyi olan neler var? Sıkıntılı bayan ön sevişmeden aldığı zevke,hazza,orgazma odaklanabilir.
2. Felaketleştirmeden kaçınmak için, durumu olası en kötü sonuca göre gözden geçirin. Örneğin, eğer öğrenci sınavda başarısız olursa, bu durum gerçekten kariyerinin sonu mu demektir? Kendisini gösterebilmesi için başka fırsatlara sahip midir? Sıklıkla en kötü ihtimale bile dayanabileceğini ve bununla yaşamını sürdürebileceğinizi bulursunuz. Ve en kötü durum en seyrek ortaya çıktığına göre ne çıkarsa çıksın hazırlıklı olursunuz.
3. Eğer aklınıza başarısızlık, acı veya rezil olma ile ilgili görüntüler gelmeye başlarsa, bunların bir listesini yapın ve sonra her hayali mantık ve gerçeğin ışında dikkatlice değerlendirin.
Bu hayallerin ne kadar mantık dışı ve neredeyse olanaksız olduğunu görmeye başladığınızda, tekrar geldiklerinde yazmadan da onları mantıklı olarak değerlendirmeyi öğrenmiş olacaksınız.
4. Sıkıntı ve kaygılarınızın kaynağında temel inançlar varsa, onları test etmek için gerçekleri kullanın çünkü bilgi korkunun ilacıdır. Eğer asansör korkunuz varsa asansörlerin güvenliği hakkındaki bütün bilgileri toplayın: yapıları, bakımı, kaza oranı, ikaz sistemleri vb. Eğer kalp krizi hakkında kaygılı iseniz bir genel bir kontrol muayenesinden geçin ve doktorun verdiği önerileri uygulayın. Vajinismus iseniz bu konuda bir çok kitap okuyun.İşin uzmanlarına sorun.Araştırın?.Her şeyi iyice öğrenin....
5. Eğer gerçekten bunaltılı olabilecek bir durumla karşılaşmak durumundaysanız bunu küçük parçalara bölerek yapın. Yüksek binalara çıkmaktan korkan bir kişi önce bir arkadaşı ile bir kaç kat çıkarak, ertesi gün bunu arttırarak korkusunu yenebilir veya azaltabilir.Vajinismus için ilişkiyi küçük adımlarla deneyin.Önce dokunma "Sürtünme" vb.
6. Sıkıntılı durumun ortasında iseniz dikkat dağıtma yöntemini kullanabilirsiniz. Sıkıntınızla ilgisi olmayan çeşitli detaylar üzerinde yoğunlaşın. Eğer sınavda iseniz kaleminizin üzerindeki yazıları okuyun veya diğer öğrencilerin ayakkabı markalarını bulun. Sosyal ortamlarda ise mobilya stilleri, diğer kişilerin görünür özellikleri ile ilgilenin; ceketinin tonu, dikişi, saç stili gibi. Terapistiniz bu teknikleri kendi durumunuza uydurmanıza yardım edecek ve sıkıntıyı denetleme yollarını denemenizde sizi cesaretlendirecektir: Algısal uyanıklığı el çırparak arttırmak, sıkıntılı bir zihinsel görüntüyü, olumlusu ile değiştirmek, sevmediğiniz bir TV kanalını değiştirir gibi düşünceleriniz arasında zap yapmak gibi. Terapi seansların da bu tekniklerin provasını yapacaksınız ve bu sayede yalnızken bile bu tekniklerden destek alabileceksiniz. Terapiye yeni başlarken akılda tutmanız gereken bir kaç konu var. Başlangıçlar önemlidir. Bir kere başlayınca, bir karar alıp onu uygulamaya koyunca, içinizdeki potansiyelin farkına varacaksınız.

Amaç belirlemek bu süreci hızlandırır. Eğer zihninizde sıkıntı,bunaltı ve kaygıdan kurtulduktan sonraki halinizle ilgili görüntüleriniz varsa ne için uğraştığınızı daha iyi bilebilirsiniz. Eğer yoksa şimdiden bu halinizi görmeye başlayın. Ve bu görüntüyü zihninizdeki en parlak ve net görüntü haline getirin.
Ne koyarsanız onu alırsınız. Bunu unutmayın. Çaba harcıyor olmanız belirgin değişikliklerin olacağının göstergesidir. Uzunca bir süredir sıkıntı, bunaltı ve kaygıların pençesinde kaldınız. Eski düşünce kalıplarınızı fark etmek ve bunları değiştirmek doğal olarak zaman alacaktır. Sabırsızlığa kapılmadan çabalarınızın siz sonuca götürmesine izin vermelisiniz. İhtiyacınız olduğunda size yardımı olacak başka kişilerin de olduğunu hatırlayın. Aileniz, arkadaşlarınız, akrabalarınız, iş yeri arkadaşlarınız, aile doktorunuz ve diğerleri iyileşme sürecindeki potansiyel ortaklarınızdır. Paylaşım ve yardım için onları aramayı ihmal etmeyin. Genellikle bu kişiler de yardım istendiğinde kendilerini bile şaşırtacak derecede değişirler. Terapi sırasında öğrendiğiniz teknikleri kullanma konusunda hevesinizi hep sürdürün. Terapinin kendisi zaman kısıtlıdır ancak öğreneceğiniz teknikler hayat boyu her sorunda işinize yarayacaktır. Hiç kimse duygusal problemlerden, sıkıntılardan uzak kalamaz. Mutlaka olacak. Ancak problemin huzurunuzu bozmasına gerek olmadığını öğreneceksiniz. Ve son olarak yaşamın zorluklarını aşmada yeni yöntemler öğrenirken, keşfetmenin heyecanını yaşayın. Yardım arama kararını vermiş olmanız bile içinizdeki umut ışığının varlığına işarettir. Sıkıntılar kayboldukça bu umut kıvılcımı yaşama hevesinizi ateşleyecektir. Buna inanın ve bu konuda çalışmaya hazırlanın. Bir kısmını yukarıda açıkladığımız bilişsel otomatik olumsuz düşünce kalıpları aşağıda sıralanmıştır.

Düşünce hataları:
1- Aşırı genelleme
2- Ya hep ya hiç şeklinde düşünmek
3- Olumsuzlukları büyütmek
4- Olumluyu geçersiz kılmak
5- Beyin okumak
6- Gelecekle ilgili kehanette bulunmak
7- Duygusal mantık yürütmek
8- Meli, malı kurallar koymak
9- Etiketlemek
10- Kişiselleştirmek
11- Felaketleştirmek

Önemli Not

Vajinismus terapisinde Bilişsel Terapiler tek başına yeterli olamayabiliyor.Çünkü bilişsel terapiler bilinç düzeyine hitap etmektedir.

Bildiğimiz gibi vajinismusu tetikleyen en önemli şeyler bilinçaltına atılmış,bastırılmış geçmiş yaşam deneyimleridir.Bilinç buz dağının suyun üst kısmında kalan kısmını ifade ederse bilinçaltı, buzdağının suyun içindeki kısmını ifade eder.Biz terapist olarak genellikle buzdağının suyun içindeki kısmı ile çalışıyoruz.Yani bilinçaltı terapileri o iş için daha uygun.Geçmiş yıllarda vajinismus sorunu yaşayan, 3 yıllık evl, kadın doğum uzmanı bir doktor hanımı terapiye almıştım.O vajenle ilgili her şeyi bilmesine rağmen,binlerce doğum,kürtaj yaptırmasına rağmen,bu konuda çok bilinçli olmasına rağmen vajinismus sorunu yaşıyordu.Böyle bir vakada bilişsel terapi pek işe yaramayabilir.Doktor hanımın bilinçaltı çocuklukta yaşadığı taciz olayını unutmamıştı.7 yaşındayken tek başına halasına gidiyor.Evleri yakın?Halasının apartmanına girince 16-17 yaşlarında bir genç onu merdiven altına çekiyor.Taciz ediyor.Sonraki yıllarda bir kaç olumsuz olay yine yaşanıyor.

Kadın doğum uzmanı ama vajinismus?Bilişsel terapi diğer tekniklerle beraber verildiğinde daha etkili olmaktadır.


-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
04-04-2009, 17:53
Bu teknik biyoloji ve fizik ağırlıklıdır.Uygulama sırasından fizik kurallarından faydalanılır.İrade yada bilinçaltı bu teknikte önemli değildir. Birincil amacı penis-vajen buluşmasını, penetrasyonu sağlamaktır. Bayan istem dışı kendini kasar ve kapatır. İşte bu teknikte vajen kasları doğal yöntemlerle genişletilir. Bayan kendini kassa bile vajen kasları açılır. Penisin girişine bir engel kalmaz. Penis rahatlıkla içeri girer. Mekanik bir tekniktir. Başarılı olduğu vakalar vardır. Ama derinlerdeki korkuları boşaltamaz. Bir başka dezavantajı ise penisle vajeni buluşma noktasına getiremeyen çiftlerde pek başarılı olmaz. Öncelik penis ve vajenin birleşme noktasına gelmesidir bu teknikte?

Adıvar
04-04-2009, 17:53
Davranışçı Terapi Nedir?

Ödül ve ceza yöntemini savunan yöntemdir. Davranış merkezlidir. Pavlov ve Watson Davranışçı kuramının ilk kurucuları olarak kabul edilir. Davranışçı kurama olan katkılarında dolayı Skinner de kuramın kurucularından sayılmaktadır. Daha sonra Thorndike, Hull, Wolpe, Eysenck ve Bandura gibi psikologlar Davranışçı yaklaşıma büyük katkılar sağlamış ve kuramın önde gelen isimleri arasında yer almışlardır. Davranışçı psikoterapi genel bir yaklaşımı ifade eder; çünkü birçok farklı psikoterapi uygulanmaktadır. Bireye ve bireyin sorununa uygun olan bir yöntem seçilir ve tedaviye başlanır. Bu nedenle her terapist kendi yöntemini kendisi belirler. Terapide hedef olarak problemli davranışlar belirlenir. Davranışı ortaya çıkaran psikolojik etkenler araştırılmaz. Hastanın veya problemleri olan kişinin kişisel özellikleri ve geçmiş yaşantısının üzerinde durulmaz. Dolayısıyla davranışa yol açan temel nedenlere bakılmaksızın bütün dikkat davranışa yöneltilir ve sadece davranış üzerinde durulur.

Aradaki farkı gösterebilmek için içki içmekten kendini alıkoyamayan alkolik bir kimsenin tedavi için bir psikanaliste gittiğini düşünelim. Psikanalist görüş, bireyi alkolik olmaya iten bilinçaltındaki çatışmaların temelinde, doğal ifadesini bulamamış cinsel ve saldırgan dürtülerin bulunduğunu kabul eder. Çözüme ulaşamamış çatışmalar bireye kaygı vereceğinden, kaygıdan kurtulmak için birey bir savunma mekanizması olarak alkol kullanır ve kaygılarını unutmaya çabalar.

Öte yandan davranışçı terapist alkoliklik davranışını bir davranış türü olarak ele alır. Yalnız bu davranışı sorun olarak görür. Ve onun çözümüne yönelir. Örneğin spor yapmayı,bireye öğretmeyi amaçlar. ıstenmeyen davranışın temelinde yatan psikolojik tarihçe ve kişilik bozuklukları üzerinde durulmaz. ılgilenilen davranış bozukluğunun kendisidir.Davranışçı terapi, kaygı ve korkuların, takıntıların, yeme bozukluklarının, tiklerin, sigara, alkol ve uyuşturucu bağımlılığının ve daha birçok hastalığın tedavisinde olumlu sonuçlar vermektedir.

Davranışçı terapide en çok uygulanan yöntemlerden bazıları şunlardır:
1- Sistematik Duyarsızlaştırma Bu yöntem, Joseph Wolpe tarafından davranışçı terapiye kazandırılmış ve daha çok kaygı ve korku uyandıran durumların tedavisinde uygulanılmaktadır. ıki önemli aşaması vardır; önce bireye vücudunu bilinçli olarak nasıl gevşetip,rahat edebileceği öğretilir.ıkinci aşamada, bireyde korku uyandıran durumların bir listesi yapılır ve en fazla korkulandan en az korkulan duruma göre bu liste bir sıralamaya konur.Tedavi, bireyin en az korktuğu, kaygılandığı durumu hayalin de canlandırıp, bu hayal kafasında canlıyken, kendini gevşetip, rahatlamayı başarmasıyla başlar ve listedeki daha korkutucu durumlar sırayla ele alınarak devam eder.Listedeki bütün bu durumlarda birey gevşemesini başarınca tedavi amacına ulaşmış sayılır. Böylece listedeki bütün korkularda bireyin rahatlaması sağlanarak korkuları ortadan kaldırılır veya hastalık düzeyindeki etkisi hafifletilir.Bir çok terapistin tavsiye ettiği parmak egzersizleri bu tekniğe dayanır.Korku aşama aşama azaltılır.Önce ayna ila bakma.Elbise üzerinden dokunma?Çıplak dokunma?Bu dokunmalar kişi kendini rahat hissedinceye kadar devam eder.Parmak aşamasına geçilir.En son penis vajen buluşması gerçekleşir.

2- Kendine Güvenli Davranış Eğitimi Wolpe, kendine güvenli bir biçimde davranan bireyin ilişkilerinde daha etkin olacağını ve bu nedenle sorunu daha az olan, daha doyumlu ilişkiler geliştireceğini ileri sürer. Yine Wolpe?ye göre, kendine güvenli bir biçimde davranan bireyin kaygısı daha az olacağından, kaygının yol açtığı sorunlarla uğraşmaz.Kendine güvenli davranış eğitiminin kullanıldığı temel teknik, belirli bir davranışın alıştırmalarla tekrar edilerek öğrenilmesidir. Kendine güvenli davranma sorunu olan kişi, başka bir deyişle danışan, terapiste hangi durumlar da kiminle ilişki halindeyken ne gibi sorunu olduğunu anlatır. Daha sonra terapistin önünde bu sorunun ortaya çıktığı durum da nasıl davranacağını tekrar eder. Sanki birey sahnedeymiş gibi değişik davranış türlerini rol olarak ortaya koyar.Her davranış türünden sonra terapist ve danışan o davranış türünün etkinliğini tartışır ve bu süreç, danışanın kendisine güven duyduğu ve için de bulunan ortama uygun davranışı buluncaya kadar devam eder.Danışan bu davranışı tekrar ederek iyice öğrenir.Hayalinde o sosyal durumu yaratır,terapist diğer kişi rolünü benimser ve danışan, yeni öğrendiği kendine güvenli davranışı otomatik olarak yapmaya başlar. Bu aşama da sorun çözülmüş kabul edilir ve tedaviye son verilir.

3- Örnek Göstererek Tedavi Yöntemleri
Fobilerin tedavisinde etkili olarak kullanılan bu yöntemdir.Terapist, danışanın korktuğu duruma önce kendisi model olur ve davranışı basitten zora doğru aşamalı olarak yapar. Sonra hasta veya danışana aynı davranışları sırayla yapması için yönerge verir. Eğer danışan davranışı gerçekleştiremese, terapist çeşitli yardımlarla davranışı yapmasını sağlamaya çalışır. Örneğin, kişi fareden korkuyorsa, tam fareye dokunacağı zaman elini geri çekerse, terapist fareye dokunur ve cesaret duymasını sağlar, kişi yine başaramazsa terapist danışanın elini tutarak birlikte fareye dokunmaya çalışır. Yada fareden korkan çocuklara başka çocukların farelerle oynadığını seyrettirerek korkularından kurtulmalarını sağlamaya çalışır.Danışan davranışı yaptıkça, terapist yardımı kademeli olarak geri çeker.

Edimsel Koşullama
Edimsel koşullanma, Skinner tarafından geliştirilen bir davranışçı tedavi yöntemdir. Bireyin istendik davranışları ödüllendirilirken, istenmedik davranışları da görmezden gelinir. ıstenmeyen davranış (edim) ödüllendirilmez, ihmal edilir, istenen davranış ödüllendirilir. Örneğin: ?3 yaşın da ki bir çocuk sürekli ağlamakta ve herkesi rahatsız etmektedir.Annesi bu davranışını nasıl düzelteceğini bilememektedir.Yardım için psikologa götürür.Psikolog çocuğun günlük yaşamını gözlemlediği zaman çocuğun uslu uslu oturduğunu ve normal davrandığını fark eder, kimse ona dikkat göstermemektedir. Ama bağırıp çağırıp, etrafa tekme savurunca herkesin dikkatini kendi üzerine çekmektedir. Bu gözlemden sonra psikolog çocuğun annesine şu yolu tavsiye eder. ?Çocuğun sakin sakin kendi başına oynadığı zaman, her 5 dakika da bir onun yakınına gel, konuş saçını okşa ve onunla ilgilen. Tedavi ilerledikçe bu zamanı gittikçe yükselt, başka bir deyişle çocuk kendi başına oynarken her 10 dakika da, daha sonra her 15, veya 20 dakika da ona ilgi göstermeye başla. Çocuk ağlamaya, bağırmaya ve sağa sola saldırmaya başladığı zaman, daha önce hazırlanmış olan ve içinde hiçbir oyuncak bulunmayan, ışıklı ve temiz bir odaya çocuğu koy. Ağlaması ve bağırması geçinceye kadar hiç ilgi gösterme.Yalvarsa bile duymazlıktan gel, normal ses tonuyla konuşunca odaya git ve sakin konuşurken onunla ilgilenmeye devam et,yine ağlamaya başlayınca odaya geri koy ve odadan çık.Bunu gece gündüz her zaman uygula? . Bu tür tedavi içine giren çocuğun ağlama ve bağırma davranışında hızla azalma gözlenecektir. Sakin olma davranışında artma olacaktır?

Üç çeşit edimsel koşullanma yöntemi vardır;bunlar markayla ödülleme,kendini denetleme ve biyobildirimdir.
1- Markayla ödülleme (Sembol Ödüllendirme)
Denetimi zor olan davranışlar da bir dereceye kadar etkili olabilir. Yöntem sık sık suç işleyen çocukların yerleştirildiği kurumlarda ve akıl hastanelerinde kullanılmıştır.Temel ilke iyi davranış için marka (jeton) verme, kötü davranış için markayı geri almadır. Öncelikle çocuk sistem hakkında iyice bilgilendirilir. ıki liste hazırlanır; birine olumlu davranışlar, diğerine olumsuz davranışlar sıralanır. Her davranışın karşısına bir değer yazılır. Eğer marka, jeton, kart gibi semboller kullanılacaksa, davranışın karşısına ederi kadar sembol yapıştırılır ve gerekirse davranışı gösteren resimler yapıştırılır. Çocuk istendik davranışlar sergilediğinde, kazandığı semboller verilir ve bunları bir kutuda biriktirmesi sağlanır. Davranışın bedeli puan olarak belirlenmişse, çocuğun kazandığı puanlar bir listeye kaydedilir. Ayrıca listede yer almayan olumlu davranışlar için de sembol verilebilir ve bu durum çocuğa söylenir. Çocuk, olumsuz davranışlar sergilediğinde, olumsuz davranış için belirlenmiş sembol geri alınır; fakat sembol geri alma işlemi, sistem uygulanmaya başlandıktan 1?2 hafta sonra faaliyete geçirilir. Dolayısıyla çocuk veya hasta, sembol kaybetmemek için olumsuz davranışlarını azaltma yoluna gider. Hazırlanan başka bir listede ise, yiyecek, içecek, etkinlik ve nesne ödüllerin isimleri ve karşılarına değerleri yazılır. Çocuk veya hasta topladığı sembolleri bu ödüllerle değiştirir.

2- Kendini Denetleme
Bireyin olumsuz davranışlarını kontrol altına alabilmesi için, amacına ulaştığında kendini ödüllendirmesidir. Birey kendini ödüllendirerek istendik davranışlarını artırır, istenmedik davranışlarını azaltır. Biyolojik geri bildirim gittikçe yaygınlaşan bir kendini- denetim yöntemi haline gelmektedir. Bu teknikte birey mekanizmasını bilmediği halde, kendi bedeninin işleyiş tarzını etkileyebilen bazı değişiklikleri yapabilir. Örneğin: Bir kimsenin gerginlikten ileri gelen kronik baş ağrısı vardır. Bu kimse tedavi için psikologa gittiğinde psikolog hastanın alnına ve boynuna elektrotlar koyar ve böylece kaslar da gerilme ve gevşemeleri en ince ayrıntılarına kadar izler.Aletler öyle ayarlanabilir ki bireyin kasları gerginleşince yüksek bir düdük sesi duyulur. Birey kaslarını gevşetirse düdük sesi kesilir. Birey, alete bağlandıktan sonra ?düdük sesini kesecek ne gerekli ise onu yapması? istenir. Hemen hemen herkes kaslarını gevşetmeyi zamanla öğrenmiştir. Kas gerginliğini azaltan bir hayal, bir düşünce, bir duygu,bir gevşeme tekniği olabilir. Bu tekniği öğrenen kimseler daha sonra alete bağlanmadan, başları ağrıdığında, aynı tekniği başarıyla kullanırlar. Bu teknik migren,baş ağrısı,yüksek tansiyon,kalp çarpıntısı,ve sara nöbetlerinin tedavisinde etkin bir biçim de kullanılmıştır.

3- ıtici Uyarıcılara Koşullama Yöntemi (Biyogeri bildim)
Bu yöntem çeşitli bağımlılık ve olumsuz alışkanlıkların tedavisinde kullanılmaktadır. Tedavi sırasında, olumsuz alışkanlıkla birlikte itici bir uyarıcı verilir. Örneğin, tırnağını kemiren birinin tırnağına, acı veya mide bulandırıcı bir madde sürülür ve danışana sık sık tırnaklarını kemirmesini söylenir. Danışan tırnağını kemirmeye çalıştıkça midesi bulanır. Belli bir süreden sonra tırnaklarını kemirme arzusunu hissettiğinde, daha tırnaklarını kemirmeden midesi bulanacağı için tırnaklarını kemirmeye karşı olan arzusunu yitirecek ve belli bir süre sonra bu alışkanlığından kurtulacaktır.

Davranışçı Terapinin Uygulama Alanları
Günümüzde yaygın olarak kognitif-davranışçı terapi gittikçe ağırlık kazanmaktadır. Kognitif psikoterapilerde, kognisyonlar; "Dış ve iç dünyadan gelen uyaranları algı süreçlerine dönüştüren, bunları belirli bir düzen ve bütünlük içinde işleyen, değerlendiren (bir anlamda onları anlamlandıran), depolayan, yeniden belleğe çağırıp hatırlayan ve yeniden değerlendiren ruhsal süreçlerdir.Bu tanımdan da anlaşılacağı gibi kognisyon bir üst kavramdır. ıçeriğini dolduran süreçler de, kısaca özetlenirse, uyaranların düzenlenmesi, yapılanması ve değerlendirilmesidir. Söz konusu zihinsel işlemlerin gerçekleşmesi için işe karışan ruhsal süreçler şunlardır: Algılama, hatırlama, düşünme, dil, tutumlar, değer yargıları, beklentiler ve problem çözme stratejileri. Sonuçlar genellikle olumludur ve iyileşme yıllarca devam edebilir. Agorafobide de en etkili tedavi yönteminin davranış tedavisi olduğu söylenebilir. Sosyal fobide ilaç tedavisinden daha çok kognitif ve davranış tedavilerinin önemi vardır.Obsesif-kompülsif bozuklukların tedavisin de en olumlu cevap veren davranışçı terapidir. Çocuklarda ortaya çıkan uyum, davranış ve diğer psikolojik bozukluklar; alt ıslatma, kaka kaçırma, tırnak yeme, yalan söyleme, çalma, parmak emme, mastürbasyon, çekingenlik, arkadaşlık kuramama, yemek yememe, tikleri olan çocukların tedavisi davranışçı terapi ile sürdürülmektedir. Mongol ( Down sendromu) otistik, hiperaktif, konuşamayan, yarım konuşan, öğrenme güçlüğü olan engelli çocuk sahibi olan ailelerin sorunu kabullenme, suçluluk duygusunu azaltma ve yaşadığı sıkıntı ve yaşantılarını paylaşmak için aile terapileri ve davranışçı terapiler yapılmaktadır.

Son yıllarda gençler arasında hızla yayılan alkol ve uyuşturucu bağımlılığı ve tedavisi gençlerde ortaya çıkan saldırganlık, hemen hemen her ailede görülen anne-baba-genç çatışması, karşı cins ile sorunlar, intihar davranışı, okuldan kaçma, cinsel sapma, sınav stresi ve okul başarısızlığı, yemek yememe ve aşırı yeme gibi sorunların çözümünde davranışçı terapilerden faydanılmaktadır.
Evlilik yaşantısında eşler arasında cinsel, duygusal, ekonomik, yaşam felsefesi, kültür farkı, davranış biçimlerinden kaynaklanan problemler yaşanmaktadır. Bu sonuçlara göre eşlerin birbirlerini dinleme, kendini ifade etme konusunda problemleri varsa kognitif ve davranışçı terapi uygulanmakta, cinsel alanda ortaya çıkan iktidarsızlık, isteksizlik, orgazm olamama, kıskançlık konuların terapiler yapılmaktadır. Problemin çözümü için eşlere ayrı ve beraber seanslar yapılmaktadır.

Ayrıca vajinismusun tedavisinde davanışçı terapi çok önemli bir yer utmaktadır.Parmak egzersizleri,gevşeme egzersizleri,haz eksenli terapiler davranışçı terapinin elemanlarıdır.Yani davranışçı terapi vajinismus terapisinde başarılı bir şekilde uygulanmaktadır ama bazen tek başına yeteli olamamaktadır.Diğer tekniklerle beraber uygulanması daha başarılı sonuçları ortaya çıkarmaktadır.Singapur dünyanın en küçük ama en zengin ülkesidir.Ufacık bir ada ülkesi.Bu ülkeye gittiğimde halkın davranışçı yöntemlerle yönetildiğini gördüm ve şaşırdım.Her şey ödül-ceza yöntemine göre ayarlanmış.Sigara izmaritini yere atmanın cezası 100 Singapur doları? Yere tükürmek 100 Singapur doları.. Kirli arabayla trafiğe çıkmak size 250 Singapur dolarına patlar. Adamlar bu tekniği yaşam felsefesi haline getirmişler.

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
04-04-2009, 17:54
EFT (Emotional Freedom Technique): Duygusal Özgürleşme,Arınma,Boşalım Tekniği olan, bilincimizi geçmişte yaşadığımız bir olayın bıraktığı duygusal kayıtlardan ve izlerden,arındırabileceğimiz, zihnimizi vücudumuz vasıtasıyla iyileştirebileceğimiz bir terapi yöntemidir. Çok eski iyileştirme yöntemleri olan Akupunktur, Akupresür ve Reiki ile yakın tarihte geliştirilmiş bir teknik olan NLP?nin bir bakıma birleşimidir. Duygusal Boşalım-Arınma Tekniği EFT, bu yöntemlerde de kullanılan temel argumanları esas alır. Uygulaması oldukça basittir ve arınma, diğer terapi yöntemlerine göre çok daha hızlı bir şekilde oluşur. Bu basitliği sayesinde dünyada çok çabuk yayılmıştır.

Neden eft uygulamak lazım? Klasik tıp, semptomu düzeltmek üzerine kuruludur. Eft ve hipnoz gibi teknikler semptomla uğraşmak yerine nedeni arar ve onu düzeltir.Örneğin;Bir kalça ağrısının nedeninin yıllar önce bir trafik kazasını önlemek için hala umutsuzca frene basmaya çalışan bir bacak kasılmasına bağlı olduğunu ancak EFT (hipnoz ile ) ortaya çıkarabilirsiniz? ?Şeftali? kelimesini duyan biri kusma refleksi geçiriyor.Tıp onun kusmasını oradan kaldıracak ilaçlar veriyor ama sorun geçmiyor.Eft yada hipnoz ile bu kişinin 5 yaşında tüylü şeftaliden iğrendiğini,huylandığını ortaya çıkarabilirisiniz.Ve ilk huylanma anında hissettiği olumsuz duyguyu boşaltınca sorun kendiliğinden ortadan kalkar.

Chakralar ve meridyenler, vücudumuzda bütün organlara ve dokulara ulaşan belli enerji merkezleridir. Bu enerji merkezlerinde çeşitli nedenlerden dolayı tıkanmalar oluşur.Bu yıkanmalar da hastalanmamıza neden olur. Bu blokajlar, fiziksel hastalıklara yol açmasının yanı sıra, duygularımızı da etkiler.Çünkü duygu bir enerjidir. Yaşadığımız olumlu ya da olumsuz her olay, yaşadığımız her duygusal tecrübe, vücuttaki enerji sistemimizin etkilenmesine neden olur. Meridyen ve chakra sistemimiz ile psikolojimiz birbirine karmaşık bir bağla bağlıdır. ışte EFT, bu enerji sistemindeki blokajları açıp, bu tıkanmaların yol açtığı, acı, kızgınlık, endişe, stres, öfke, korku, özlem gibi olumsuz duyguları boşaltır.Şimdi bacadan çıkan dumanın çıktığını hayal edin.Esen rüzgar çıkan dumanı alır götürür.ışte eft bu mantıkla çalışır.Siz geçmişte yaşadığınız travmayı,olumsuz olay gözünüzde canlandırırsınız.Bilinçaltına kodlanmış olan olumsuz duygu çözülüverir.Vuruş noktalarındaki olumu enerji harekete geçip duman gibi bu olumsuz duyguları alıp götürür. Artık o olayı, tanımadığımız bir fotoğrafa bakar gibi hatırlar ve hiçbir şey hissetmeyiz.

EFT vajinismus tedavisinde kullanılan enerji tekniklerinden biridir.Hipnozla çok yakın bir ilişkisi vardır.Çok faydalıdır.Korku duygusunun boşaltılmasında çok işe yarar.Ama tek başına uygulandığında yeterli olamamaktadır.Kombine uygulanması daha çok fayda sağlamaktadır.


-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
04-04-2009, 17:54
Bilişsel ve davranışçı tekniklerin birleştirilmesinden meydana gelen bir terapi tekniğidir.Şu anda dünyada en yaygın kullanılan psikoterapi tekniği olarak biliniyor.Terapistlerin yaklaşık % 51? bu tekniği kullanmakta?Kısa süreli ve yapılandırılmış bir psikoterapi yöntemidir. Şimdiki zamana odaklanır. Danışanın, psikologa başvurduğu dönemdeki sorunlarından yola çıkar, ancak temelde, kişinin geçmişte bir olay ya da yaşanan bir süreç nedeniyle geliştirdiği mantıksız düşünce, uyum sağlamayan duygu ve davranışlarını değiştirmesini hedefler. Çünkü kişinin bugünkü rahatsızlığı, bu düşünce, duygu ve davranışlarını sürdürmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu düşüncelerin gerçekçi bir şekilde yeniden değerlendirilip değiştirilmesi, duygularda ve davranışlarda düzelmelere yol açar. Daha kalıcı düzelmeler ise hastanın işlevsel olmayan temel inançlarının değiştirilmesine bağlıdır.Günümüzde bu terapi tarzı, çok sayıda psikolojik sorunda başarı ile uygulanmaktadır. Korkular, panik atak, stres, ilişki problemleri, performans kaygısı, takıntılı davranış ya da düşünceler, yeme bozuklukları, depresyon, yas, travma sonrası stres problemleri, cinsel sorunlar,vajinismus gibi problemler, Bilişsel-Davranışçı Terapi'nin ilgi alanlarıdır.

-vajinusmus.biz sitesinden alıntıdır-

Adıvar
04-04-2009, 17:55
Kelebek Etkisi
Fizikte bir kural var. Ve buna kelebek etkisi diyorlar. Kelebek Etkisi'ni 1963 yılında Edward N.Lorenz bilgisayarıyla hava durumuyla ilgili hesaplar yaparken bulmuş.Kelebek etkisi şöyle açıklanıyor."Bugün Çin'de kanatlarını çırpan bir kelebeğin havada oluşturduğu dalgalar gelecek ay Amerika'da fırtına sistemlerine dönüşebilir."deniyor.Yani çok basit bir şey büyüyerek bir felakete yol açabilir. Peki bu olay fizik için geçerli de psikoloji de geçersiz mi?

Tabi ki geçerli!

Yaşadığımız ve bilinçaltına atıp, bastırdığımız basit olumsuz bir duygu yıllar sonra bir hastalık olarak ortaya çıkabilir. Bunu neden yazdım? Aşağıdaki hikayeleri okurken bu bakış açısı ile olaylara bakmanızı istedim. Çocuğunuza, kardeşinize söyleyeceğiniz bir acı söz onun bilinçaltında fırtına şekline dönüşebilir yıllar sonra. Aşağıdaki hikayelerde kişilerin gerçek isimleri kullanılmamıştır. İsimler takmadır ama olaylar gerçek? Ayrıca olay kahramanlarından bu hikayelerin yazılması için izin alınmıştır.

Anahtar Sesi
Ayşe hanım iş yerimize geldiğinde tedirgin bir şekilde içeriye girmişti. Tanışma faslından sonra sorununu anlatmaya başlamıştı. Onun en büyük sıkıntısı vajinismus idi. Ve metalik seslerden nefret ediyordu. Anahtar ve bozuk para sesi? Anahtar yada bozuk para sesi duyduğumda kalbim atmaya başlıyor. Terliyorum. Sinirlerim boşalıyor. O anda elimde bir silah olsa o sesi çıkaran kişiyi öldürebilirim diyordu.

29 yaşında iki üniversite bitirmiş kültürlü, bakımlı bir bayandı. Öğretmenlik yapıyor. Devam eden birkaç seansta Ayşe hanım başından geçenleri şöyle anlatmıştı.

Annem üzerimde çok dururdu. Genç kızlık zamanımda sürekli erkeklerden uzak durmamı, namusumu, şerefimi korumamı tavsiye ederdi. Güzel ve çekici bir kızdım. Erkeklerle hiç ilgilenmezdim. Lisedeyken sınıftaki erkek arkadaşlarım beni elde etmek için iddiaya bile girerlerdi. Lise 2 de sınıf arkadaşımın yanında ders çalışacaktık. Kızlarda gelecekti. Evine gideceğimiz erkek arkadaş, gelecek kızları telefon ile arayıp işinin olduğunu söylemiş. Ben evine gittiğimde kızların geleceğini söyledi. İçeri girdim. Kimse yoktu. Bir süre sonra bana saldırdı. Yerde boğuşmaya başladık. Ben avazım çıktığı kadar bağırıyordum. Bu sırada kapı çaldı. Başka bir sınıf arkadaşımız gelmişti. Kapıda sesimi duymuş. Hemen içeri daldı. Beni kurtardı. Bu olaydan sonra erkeklerden daha da uzaklaşmaya başladım. Lise son sınıfa gelince kendimi tamamen derslere vermiştim.

Bir gün dersimiz boştu. Sınıfta birkaç kişi vardı. Oturmuş ders çalışıyordum. Sınıfın arkasında oturan ve benimle çıkmak için iddiaya giren bir erkek arkadaş vardı. Boyu uzun, tipsiz?. Hiç hoşlanmadığım bir tip. Ben ders çalışıyorum, o arkadan sürekli bana laf atıyor. Elinde bir tomar anahtar ve sürekli onları sallıyor.

"Kız Ayşe, seni çok seviyorum"
."Sus be aptal".
"Benimle çıkar mısın?".
"Saçmalama tipsiz".
Anahtarları sallamaya devam ediyor.
"Çok tatlısın ya ne olur bana evet de"..
"Defol git başımdan".

Bu şekilde 10-15 dakika atıştık. Sonra bu olayı unuttum. 10-15 yıl sonra metalik seslerden rahatsız olmaya başladım. Son yıllarda rahatsızlığım daha da şiddetlendi.
- Peki, bayanlar anahtar salladığında aynı şekilde olumsuz etkileniyor musun?
- Hayır. Eğer anahtar bir kişinin kemerine takılıysa yine etkilenmiyorum. Sevdiğim biri anahtar sallasa yine tepki göstermiyorum. Ama tanımadığım yabancı erkekler sallarsa bitiyorum o zaman. Ter boşalıyor üzerimden?

Ayşe hanımın seanslarının sonucunda şöyle bir sonuç ortaya çıkmıştı. Namus kavramı çok önemliydi kendisi için. Pavlov'un meşhur köpek deneyinde olduğu gibi anahtar sesine şartlanmıştı. Onu rahatsız eden şey aslında anahtar sesi değildi. Anahtar sesinin çağrıştırdığı anlamdı. Anahtar bir uyarıcı idi. Asıl problem erkekler tarafından cinsel obje olarak algılanması idi. Eşi de kendisini cinsel obje olarak gördüğü için ona tepki gösteriyordu. Psikoterapilerle Ayşe Hanımın düşünce yapısı yeniden yapılandırıldı, farkındalık oluşturuldu ve sorun çözüldü.

Öpüşmek
Ayla hanım 25 yaşında 3 yıllık bir vajinismus vakasıydı. Onun hikayesi de şöyleydi. 3 yaşında iken ailesi ile birlikte Hollanda'ya göçmen olarak gitmişler. Ailesi gayet modern bir aile. Cinsel konularla ilgili hiçbir zaman baskı görmemiş. Hikayenin kalanını ayla hanımın ağzından dinleyelim.

7-8 yaşlarına gelince nasıl dünyaya geldiğini merak etmiştim ve anneme sordum?
- Anne, ben nasıl dünyaya geldim? Annem gülerek ;
-Kızım seni leylekler getirdi, dedi.

Aradan birkaç yıl geçmişti. Seyrettiğim filmlerden bu işin leylek işi olmadığını anladım. Bayanla erkek öpüşüyordu. Tam o anda kafamda şimşekler çaktı.

" Çocuğun dünyaya gelmesi için bayan ile erkeğin dudaktan "muck" öpüşmesi gerekiyormuş " diye düşünmeye başladım. Ve bu çok hoşuma gitti. O çocukluk aklımla kendi kendime hep hayaller kuruyordum. Evleniyor, eşimle öpüşüyor, hamile kalıp çocuk doğuyordum. Bu düşüncem 14 yaşıma kadar devam etti. 14 yaşındayken Hollandalı bir kız arkadaşımın evine gitmiştim. Konuşmalarımız esnasında kız arkadaşım annesine;

- Anne biz nasıl dünyaya geldik? Diye, sordu. Annesi;

- Gelin kızlar size anlatayım, dedi. Bizi bir odaya götürdü. Orada penis ve vajen resimleri vardı. Kadın tek tek açıkladı. Çocuğun nasıl dünyaya geldiğini anlatıyordu. Dünyam yıkıldı. Sanki kafama bir kova sıcak su döktüler. Soğuk soğuk terliyordum. Benim kaç yıldan beri kurduğum hipotez yerle bir olmuştu. Bu cinsel ilişki nereden çıkmıştı? Öpüşmek gibi masum bir davranış varken?.. Cinsel ilişkiyi bir türlü kabullenemedim. Şimdi eşimle ön sevişmelerimiz harika gidiyor ama tam birleşme olacağı zaman o bilinmez el devreye giriyor ve anında kapanıyorum, kasılıyorum. Ayla hanım 2 seanslık terapimizden sonra bu sorunundan kurtuldu ve o da artık çocuğun olması için cinsel ilişkiye girmesinin farkına vardı. Mutlu bir evliliği var.

Tombiş Vajinismus
Serpil hanım 35 yaşında ve 5 yıllık evli. Öğretmen. 1,75 metre boyunda. Sarışın, mavi gözlü, çok güzel bir bayan.110 kilo? Vajinismus? Bize eşiyle birlikte geldi. 5 yıldan beri bir çok uzmana gittiklerini ve sonuca ulaşamadıklarını söylediler. Kazandığım bütün paramı vajinismus ve kilo problemim için harcıyorum ama maalesef ikisinde de bir sonuca ulaşamadık, diyordu. Kilo vermek için gitmediğim doktor, diyetisyen kalmadı. En fazla 10 kilo verebiliyorum. Sonra yeniden alıyorum. Çünkü yemek yemeyi çok seviyorum. Yemek yemek beni rahatlatıyor, demişti. Vajinismus için verilen parmak egzersizlerinden nefret ediyorum.

Ayrıca eşi ile arası iyi değildi. Pek geçinemiyorlar. Serpil Hanım ve eşi bunu vajinismusa bağlıyorlardı. Bu sorunları çözülürse hiçbir sorunlarının kalmayacağına inanıyorlardı. Aldığımız seansta ilginç sonuçlara ulaştık. Serpil Hanımın babası çok otoriter ve eleştirel bir kişiymiş. Çocukluğunda küçük Serpil'i hep azarlarmış. Sürekli ona başarısız, aptal ve geri zekalı olduğunu ifade edermiş. Küçük serpil önce babasından nefret etmiş. Sonra genelleme yaparak bütün erkeklerden nefret etmeye başlamış. Eşi cinsel ilişkiye giremeyince çok kızıyor, öfkeleniyormuş.

Ama Serpil Hanım her başarısız ilişkiden sonra kendini sebebini bilmediği bir mutluluğun sardığını söyledi.

Erkeklere güvenmiyor.Hatta yalnız aldığım seansta bana;

- Hocam, size bile güvenmiyorum, çünkü siz de erkeksiniz, demişti.

Kilo, vajinismus bunlar birer sonuçtur. Öncelikle bunların sebebine bakmak lazım. Serpil Hanımda da şöyle ilginç bir sonuç ortaya çıktı. Serpil hanım babasının kötü örnek olmasından dolayı erkekleri sevmiyor ve onlara güvenmiyordu. Çünkü çok güzel bir bayandı. Türk erkeklerinin idolu olan bir güzelliğe sahipti. Sarı saç, mavi göz, beyaz ten? Erkeklerin bakışları kendisini hep rahatsız ediyordu. Bundan kurtulmanın en kısa yolu bu güzelliği bozmak idi. Yemek yedikçe kilo alıyor, kilo aldıkça erkekler kendisine pek bakmıyorlardı. Vücudunu deforme ediyordu. Böylelikle kendini güvende hissediyordu. Aslında yediği yiyeceklerle karnını doyurmuyordu. Duygularını tatmin ediyordu. Kilo onun için kendini güvende hissettiği bir limandı. Erkeklerin bakışından kurtuluyordu. Ve bu limandan ayrılmak istemiyordu. Eşini sevmemesinin nedeni ise, eşi aynı babasına benziyordu. Eleştiren ve negatif bir adam... Eşiyle cinsel ilişkiye girmeyerek eşinin gıyabında babasını ve bütün erkekleri cezalandırıyor, onlardan intikam alıyordu.

Serpil Hanım ve eşini terapilere de aldık. Sorunları çözüldü. Şimdi 2 yaşındaki kızları ile büyük bir mutluluk yaşıyorlar.

Dayak
24 yaşında bir bayan ve 26 yaşında erkek terapilerimize katıldı. Aysel Hanım lise mezunu bir bayandı. Ev Hanımı idi. 2 yıllık evliydi. Onlarda vajinismusun pençesine düşmüş bir aileydi. Ön sevişme harika başlıyor ama iş birleşmeye gelince sonuç hüsran? Aysel Hanım hüsranı yaşar yaşamaz ağlama krizlerine tutuluyordu. Eşinin sakinleştirmeleri hiç bir işe yaramıyordu. Evlendiklerinden beri bir çok yere gitmişlerdi. Hatta komşularının;

- Kızım size büyü yapılmış, siz gidip bunu bozdurun, demesi üzerine cinciye bile gitmişlerdi. Artık yemekten içmekten kesilmişlerdi. Bu ümitsizlik içinde yanımıza geldiler. Gözlerinden ümitsizlik okunuyordu. Bitmiş ve tükenmiş iki insan? Halbuki severek evlenmişlerdi. Her şey mükemmel olmuştu. Tanışmaları? Aşkları? Nişanları, düğünleri mükemmel olmuştu. Ta ki ilk geceye kadar? İlk gece hain bir el bu mutluluk tablosunu bozmuştu. Onun adı ?vajinismus? idi. Hayatlarında ilk defa duydular kadın doğum uzmanına gidince bu kelimeyi. İnternette araştırınca işin iç yüzünü öğrendiler. Maalesef onlarda Türkiye'deki binlerce vajinismus vakasından biriydiler. Aysel Hanım da hayat hikayesini anlattı.

- Ailemde cinsellik hiç konuşulmazdı. Erkeklere mesafeli olarak yetiştirildik hep. Hatta ilkokulda okurken bile annem erkek çocuklarla oturmamıza bile kızardı.
- Ayak ayak üstüne atma.
- Kız dediğin ağır olur.
- Bir yerden atlarken dikkat et kızlığına zarar gelebilir.
- Yüksek sesle gülme, ağır başlı ol.
- Yolda yürürken ayaklarının ucuna bak.
Hep bu ve bunun gibi sözlerle büyütüldük.

Benden bir yaş büyük ablam vardı. Ben 13 yaşındaydım. Ablam 14 yaşında. Ablamın konuştuğu bir delikanlı vardı. Ablam gizlice onunla mektuplaşıyordu. Bir gün babam ablamın mektubunu yakaladı. O gün ablam ile beni öldüresiye dövdü. Halbuki ben bir şey yapmamıştım. Babam;

- Seni de ablanla beraber döveyim ki şimdiden ders alasın. Erkeklere yaklaşmazsın belki. Benim namusumu beş paralık etmenize izin vermem. Bir hafta hasta yattık ablam ile. O günden sonra erkeklere dönüp bakmadık. Çocuksu bir duygumuzun yaşanmasına izin verilmemişti. Sevgili babamın namusunu koruduk. Hatta öylesine koruduk ki evlendik hala koruyoruz. Ablam da bu sorunu 2 yıl yaşadı. Şimdi de ben yaşıyorum. Aysel hanımda mutlu sona ulaştı. Namus bekçisinin işi bitti. Emekli oldu artık. Çünkü bekçi şaşırmıştı. İşi öyle abartmıştı ki meşru eşine bile izin vermiyordu. İki çocuk annesi olarak Aysel hanım hayatına mutlu bir şekilde devam ediyor.

Tükürük
Gönül Hanım terapiye ilk önce yalnız geldi. 30 yaşında vajinismustan daha çok depresyon yaşayan bir bayandı. Liseyi bitirmiş üniversite eğitimini yarım bırakmış ve en sonunda da evlenmişti. Çok baskıcı ve otoriter bir ailenin kızıydı. Eşi kendisine dokunamıyordu bile. Evleneli 4 yıl olmuş, artık birleşme ümitlerini tamamen yitirmişlerdi. Son bir umutla uzmana başvurmaya karar vermişlerdi.
Gönül Hanımın hikayesi ise şöyleydi?

- Küçük yaşlardan itibaren ailede hep geri planda kaldım. 8 kardeşiz. Ben 4 numarayım. 5 kız 3 erkek. Babam çok sinirli ve öfkeli, agresif birisi idi. Hep kızar, bağırır, döverdi. 7 yaşındaydım. O zaman evimiz çok dardı. Küçük kardeşim ile ben annemle babamın yatak odasında yatıyorduk. Gece yarısı çişim gelmişti. Uyandım. Annemle babamın yatağından sesler geliyordu. Gözümü açtığımda annem değişik sesler çıkarıyordu. Acımasız babam anneme işkence ediyor sandım. İkisi de çıplaktı. Cinsel ilişkiye giriyorlarmış. Ama ben annem acı çekiyor diye düşündüm. Babama olan kızgınlığım daha da arttı. Kadın altta inliyordu. Biraz onları seyrettim. Sonra korkudan gözlerimi kapattım. Sabah kalktığımda yatağımı ıslatmıştım. O günden sonra babamdan daha çok nefret ettim. Onu hiç sevemedim. Erkeklerden nefret eder olmuştum. Genç kızlık dönemim gelip çatmıştı. İlk defa regl olmuştum.

Gittim annemin yanına.
- Anne...
- Ne var kız?
- Şey...
- Ne var dedik ya?
- Şey anne? Benden kan geldi.
- Neeeee!.
- Benden kan geldi.Annem boğazındaki bütün tükürükleri topladı ve suratıma okkalı bir tükürük fırlattı.
- Tuuu senin yüzüne.Demek sende genç kız oldun ha!. Başımın belası, dedi. O günden sonra kendi cinselliğimden de nefret ettim. Bekarlığımda hiç cinsel organıma dokunmadım. Orgazm nedir bilmiyorum. Sonunda da aileden kurtulmak için evlendim. Eşim iyi bir insan. İnsan olarak onu seviyorum. Ne olur beni bu dertten kurtarın...

Gönül Hanım yaşadıklarından dolayı direnç geliştirmişti terapiye karşı. Terapilerimiz sonucunda bütün bu sorunlarından kurtuldu. Hayatından memnun ve anne olmanın keyfini yaşıyor. Sağ olsun her zaman işyerimize ziyarete gelir.

Doğum Uzmanı
Zuhal Hanım 23 yaşında 8 aylık evli bir bayandı. Üniversite mezunu. İlk gece ilişkiye girdiğini söyledi. 10-15 gün ara vermişler. Bu süreçte yaşadığı başka bir sorundan dolayı kadın doğum uzmanına gitmişler. Bayan kadın doğum uzmanı Zuhal Hanımı alttan muayene etmiş. Bu sırada kullandığı aletler çok canını acıtmış.
Zuhal Hanım tepki gösterince, uzman;

- Sen ne biçim üniversite mezunusun? Korkma? Bir şey olmaz. Canın ne kadar kıymetli? gibi laflar etmiş. O günden sonra da ilişkiye ?acıyacak' korkusuyla girememişler. Bazen bir uzmanın yanlış bir yaklaşımı da vajinismusa sebep olabiliyor. İnsana yaklaşım çok önemli?

Aman Kola İçme
Sinem Hanım 24, eşi 25 yaşında? İkisi de üniversite mezunu? 5 yıllık evliler? İkisi de doğu da bir ilimizde büyümüşler. Aileler cinselliğe kapalı. Anadolu'nun her yanında olduğu gibi cinsel konular hep es geçilmiş. Sinem Hanım daha ilkokula gitmeye başlarken annesi de telkinlerine başlamış.

- Aman kızım dikkat et.Erkek çocuklardan uzak dur.
- Onlarla birlikte oturma.
- Erkeklerle konuşma.Sinem Hanım büyüdükçe telkinlerin dozu artmış ve şekli biraz değişmiş.
- Sana çay ikram ederlerse içme.
- Sakın erkeklerin verdiği kola veya meyve suyunu içme. İçine ilaç koyup sana kötülük yapabilirler. Sinem Hanımda hep ayaklarının ucuna bakmış yürümüş. Aileden, çevreden hep takdir görmüş.
- Ne terbiyeli bir kız ya? Kafasını kaldırıp bakmaz.
- Erkeklerle ilgilenmez. Helal olsun.
- Kız dediğin böyle olmalı.
- Bu zamanda böyle namuslu bir kız bulmak çok zor, gibi sözleri hep duymuş. Namusunu koruduğu için çevreden hep takdir görmüş. Sinem Hanım şunu itiraf etti.
- İlişkiye gireceğim kişi eşim dahi olsa ben bekaretimi kaybetmekten korkuyorum galiba. Bekaretim giderse kendimi sanki çıplak gibi hissedeceğim.

Doğruydu. Sinem Hanım kendisine toplum içinde bir değer kazandıran bekaretini kaybetmek istemiyordu. Tahttan indirilmiş kraliçe gibi hissedecekti kendini. Ve o bunu kaybetmek istemiyordu. Onun için bilinçaltı direnç gösteriyordu cinsel ilişkiye. Sinem Hanım şimdi kraliçe olmanın ayrıcalığını yaşıyor.

Tiksinti
Ayfer Hanım ve eşi merak, korku, şüphe içinde büromuza gelmişlerdi. Ayfer Hanım 26 yaşında bir öğretmendi. Eşi de 29 yaşında subaydı. 4 yıllık evliydiler. Ayfer Hanımın şikayeti eşinin cinsel organından tiksinmesi idi. Eşini çok seviyor ama onunla cinsel birlikteliği düşünemiyordu bile.

- Eşimle birlikte olacağım zaman midem ağzıma geliyor. Kusmak için lavaboya koşuyorum. Eşimin penisinden tiksiniyorum. Ayfer Hanımın hayat hikayesini dinlediğimizde ilginç bir durum ortaya çıktı. Ayfer Hanım 12 yaşlarında ilkokul 5.sınıfa devam ediyor. Bir gün okuldan çıkmış dalgın dalgın evine gidiyor. Artık okulun son günleri? Havalar sıcak? Dondurmacıdan dondurma almış. Dondurmasını yiyor ve yürüyor. Evlerine dar bir sokaktan gidiliyor. Sokak tenha.. Tam sokağın başında karşına 35-40 yaşlarında kirli sakallı bir adam çıkmış. Adam sapık? Fermuarını açmış, cinsel organını küçük kıza göstermiş. Kız neye uğradığını şaşırmış bir halde bağırmış, elindeki dondurmayı yere fırlatmış ve koşarak evine gitmiş. Günlerce tek başına sokağa çıkamamış. O günden beri dondurma yiyemez olmuş. Erkeklerin önüne bakamaz olmuş.

Ayfer hanımın çocukluğunda yaşamış olduğu bu olumsuz olay onun hayatını karartmıştı. Sorunu çözüldü. Şimdi mutlu cinsel yaşantısı ile eski günlerin acısını çıkarıyor.

Babasının Cici Kızı
Songül Hanım ise 24 yaşında lise mezunu biriydi. Gayet çekingen bir kişilik yapısı vardı. 3 kardeşin ortancasıydı. Songül Hanımın ailesi birbirine çok düşkünmüş. Anne ve baba aşırı koruyucu davranmışlar. El bebek gül bebek yetiştirmişler onu. Bir dediği iki edilmemiş. 17 yaşındayken bile suyunu annesi babası verirmiş. Evde hiç bir iş yaptırmamışlar. Gece canı bir şey istese babası gidip marketi açtırır ve onu getirirmiş. Songül Hanım ailesine çok bağlı bir insandı. Evlendikten sonra da ailesinin yanındaki apartmandan ev tutmuşlar. Gününün yarısını yine anne ve babasıyla geçiriyor.

Songül Hanım şöyle demişti.

- Ben eşimi de ailemi de çok seviyorum. Şimdi eşimle birleşirsem kızlığım gidecek ve ben kadın olacağım. Ama ben babamın "cici kızı" olmayı seviyorum ve babamın "cici kızı" olarak kalmak istiyorum. Ben kadın olmayı düşünemiyorum bile? Songül Hanım da bağımlı kişilik yapısı vardı. Bir türlü ailesinden kopamıyordu. Aldığımız terapilerle bu sorunundan kurtuldu. Hala babasının cici kızı. Ama orun gelince pabucu dama atıldı. Ama anne olarak halinden çok memnun?

Taciz
Kerime hanım ilkokul eşi ise lise mezunu idi. 3 yıllık bir evliliğin sonunda çevrenin çocuk baskısı üzerine karar verip bize gelmişlerdi. İkisi de 24 yaşındaydılar. Kerime hanım eşini yanına yaklaştırmıyordu. Daha eşi yanına geleceği sırada çığlık atıp yan odaya kaçıyormuş. Cinsellikle ilgi bir şeyin konuşulması bile onu kasmaya yetiyormuş. Kerime hanım 8 yaşlarında iken annesi onu markete göndermiş. Markete gidip annesinin siparişlerini almış. Apartmandan tam içeriye girerken komşularının 17 yaşındaki oğlu onu kucaklayıp merdiven altına indirmiş. Cinsel tacize başlamış. Çok korkmuş, kaskatı kesilmiş. Bağırmaya başlayınca delikanlı korkup kendisini bırakmış ve kaçmış. Kerime ağlayarak eve gitmiş. Ama korkusundan annesine de bir şey söylememiş. Sadece düştüğünü ifade etmiş. 8 yaşında olmasına rağmen yıllarca hamile kaldığını düşünmüş. O günden sonra erkeklerden ve cinsellikten hep uzak durmuş. Eşiyle evlenmeye karar vermiş. Nişanlanmışlar. Nişanlılık döneminde nişanlısının yeni evlenen bir arkadaşının evine gitmişler. Evin hanımıyla konuşan kerime ilk gecenin nasıl geçtiğini sormuş. Kadın çok acıdığını, korkunç bir ağrı hissettiğini söylemiş. İşin ilginç tarafı bu kadında vajinismus imiş ama Kerimeye rol yapmış.

Başaramadığı halde başardım diye kandırmış Kerime'yi. Kerime evlendikten sonra öğrenmiş bu olayı. Ama iş işten geçmiş. Çünkü kerime ilk gece eşini odasında bile yatırmamış. Sonraki günlerde ufak tefek sürtünmelerle cinselliği yaşamaya başlamışlar. Kerime hanım kendi vajenine dahi dokunamıyordu. Hatta ilk seansta cinsel konulardan bahsetmeye başlayınca Kerime hanımın tansiyonu düştü ve bayıldı. Uyguladığımız terapilerle kerime hanım ve eşi mutlu sona ulaştılar.

Adıvar
04-04-2009, 17:56
Vajinismus Tedavisini Nasıl Yapıyorsunuz?
Merkezimizde bütüncül, kombine terapi uygulaması yapılmaktadır (Bilişsel-Davranışçı terapiler,Davranışçı terapi,Analitik yaklaşım,hipnoz,eft,emdr,bazı enerji teknikleri vb.) Öncelikle bize gelen danışanın jinekolojik muayeneden geçmiş olmasını istiyoruz. Yani biyolojik bir bozukluğun olmaması gerekiyor. Vajinismus teşhisi konulmuş olmasını istiyoruz. Standart bir terapi uygulamıyoruz. Kişinin mevcut durumuna en uygun teknikleri belirliyoruz. Sorunu parçalara bölüyoruz. ılk adım iki basamaktan oluşuyor.
1- Cinsel birleşmenin sağlanması
2- Sağlıklı bir cinsel uyumun, ilişkinin geliştirilmesi

1- Cinsel birleşmenin sağlanması:
ılk adımı cinsel birleşmenin gerçekleşmesi oluşturuyor. Vajinismus sorunu yaşayan bayanların bilinçaltındaki en büyük direnç genelde ?vajen içine bir şeyin girmeyeceği,acıyacağı,yırtılacağı,kanayacağı, vajenin kapalı olduğu? şeklindedir. Var gücümüzle bu direnci yıkmak için uğraşıyoruz. Zaten bütün vajinismus vakaları bir defa penisle vajenin birleştiğini gördüklerinde bilinçaltlarında bu direncin yaklaşık % 90?ı yıkılır. Bu direnci yıkarken genelde davranışçı terapilerden faydalanıyoruz. Terapinin mantığını birkaç örnekle açıklayalım. Diyelim ki çocuğunuz yeni yemek yemeyi öğreniyor. Ne yaparsınız? Yemek tabağını, kaşığı önüne koyup,nasıl yiyeceğini gösterip,hadi yemeğini ye mi dersiniz? Aslında bu alanda çalışan bir çok uzmanın yaptığı da bundan pek farklı değil. Örneğin; parmak egzersizleri veriliyor. Eve git uygula, deniyor. Ama bayan uygulayamıyor. Diretiliyor? ılla uygulayacaksın? Uygulamazsan seansa gelme? Uygulamazsan çözemezsin?Aslında terapist kendi açısından haklı?Ama sorun yaşayan bayanda haklı?Yapamıyor ya?Egzersizi yapmak olumsuz,vajinismus ile yaşamak olumsuz?Bayan bir ikilem,kaçınma-kaçıma davranışını yaşıyor ve kendini çıkmazda hissediyor.Öncelikle biz bayanın böyle bir ikilem yaşamasına izin vermiyoruz. Eğer çocuk yemek yiyemiyorsa kaşıkla biz yediriyoruz. Başka bir örnek: Çocuk yeni yürümeye çalışıyor. Merdiven çıkacak? Ama çıkamıyor. Zorlanıyor? Çocuğu kendi haline bırakmıyoruz. Ona omuz veriyoruz yada elinden tutup merdivenleri çıkmasını sağlıyoruz. Aşı olmaya giden bir çocuk iğneden korkuyor diye hiçbir hekim yada hemşire çocuğa aşı yapmaktan vaz geçmiyor değil mi? Normal dozdaki korkuyu her insan tabiî ki yaşamalıdır. Biz aşırı düzeyde yaşanılan korkuya müdahale ediyoruz. Bilinçaltı direncini yıkmanın en kolay yolu danışana şok terapi uygulamaktır. Bizde şok terapi uyguluyoruz. Bir çok vakamız penisle vajen buluştuğu zaman olayın gerçekleştiğine bir türlü inanamaz. Penisin vajenle buluşması susuz çölün suya kavuşması gibidir.ışte bu olay 2 saat gibi kısa bir sürede gerçekleştiriliyor merkezimizde?

2- Sağlıklı bir cinsel uyumun, ilişkinin geliştirilmesi:
ıkinci adım terapinin psikolojik destek yönünü kapsıyor. Psikolojik destek uzun sürer. Vajinismus sorunu yaşamayan çiftlerin dahi cinsel uyumu 3 ay,6 ay hatta birkaç yıl sürebilir. ıki farklı bedenin uyum içinde cinsel ilişki yaşaması tabiî ki zaman alacaktır.Cinsellik bir uyum halidir.Bedensel uyum,zihinsel uyum,duygusal uyum? Sağlıklı bir ilişki için bütün bunların sağlanması gerekir. Bu süreci zamana bırakmak gerekiyor.Bir insan nasıl mükemmel sevişeceğini bir günde öğrenemez.Öğrense dahi deneme yapmadan hayata uyarlayamaz.Bu bir süreç işidir ve zamanla olgunlaşır. Çalıştığımız vajinismus ailelerine psikolojik desteği, cinsel ilişkileri istedikleri standarta ulaşıncaya kadar veriyoruz. Şu anda uygulanan bütün terapilerin ortak amacı ?önce korkuyu ortadan kaldırmak, sonra cinsel birleşmenin gerçekleşmesini sağlamaktır?.Bu şekilde vajinismus tabiî ki çözülür, çözülüyor. Biz bu sistemi tersten işletiyoruz. Ailelerin çocuk özlemi,sosyal baskılar,biran önce cinsel ilişkinin gerçekleşmesi gibi beklentilerine cevap vermek için ?önce cinsel birleşmenin gerçekleşmesini sağlıyoruz,sonra olumsuz duygularını temizliyoruz?. Bu mantığı bir öykü ile süsleyelim.
Vaktiyle bir kral askerleri ile birlikte deniz yolcuğuna çıkmış. Askerlerin arasında birde erkek köle varmış. Köle gemiye bindiği andan itibaren ağlamaya, zırlamaya başlamış? Deniz korkusu varmış zavallının. Sürekli;
Gemi battı, batacak, boğulacağız, öleceğiz, diye bağırıyormuş. Kral dahil herkes bu kölenin ağlamasından usanmış. Ne kadar tehdit etmişlerse, dövmüşlerse, sövmüşlerse de köle bir türlü susmuyormuş. En sonunda kral:
Bu köleyi kim susturabilir, diye sormuş.Kralın komutanlarından akıllı biri:
Kralım bu köleyi ben sustururum, demiş. Kral:
Sustur o zaman ne duruyorsun, demiş. Komutan adamlarına emretmiş.
Atın şu köleyi denize? Askerler köleyi denize atmışlar. Köle biraz denizde kalmış. Epey su yutmuş. Komutan köleyi geri çıkarmalarını söylemiş. Gemiye alınan köle bir köşeye çekilmiş ve hiç sesini çıkarmamış. Kral komutanı çağırmış ve:
Bu köleyi nasıl susturdun, demiş. Komutan:
Kralım köle geminin ne kadar güvenli bir yer olduğunu bilmiyordu. Çünkü daha önce hiç suya girmemişti. Onu suya atarak korkusuyla yüzleştirdim. Şimdi geminin çok güvenli bir yer olduğunu anladı ve ondan dolayı sustu. Kral bu akıllı komutanını ödüllendirmiş.

Şok terapilerle kişi olumsuz duyguları ile yüzleştiğinde çok kısa bir süre sonra cinsel birliktelik sağlanıyor. Terapi sürecimiz şöyle çalışıyor?

Jinekolojik destek + psikolojik Destek = Garantili Çözüm
Yalnızca 2 saatinizi ayırmanız cinsel birleşmeniz için yeterli oluyor. Terapilerimiz toplumumuzun gelenek ve göreneklerine saygılı, uygun bir şekilde yapılmaktadır. Klinikte cinsel birleşme gerçekleştirme olayını biz uygulamıyoruz.

Vajinismus Tedavisinin Süresi Ne Kadar?
Her vajinismus sorunu yaşayan bayanın sorunu tektir, biriciktir, aynısı yoktur. Uygulanan terapi teknikerine,uygulayan terapistlerin tutumlarına,çifterin uygulama durumlarına bağlı olarak tedavi süresi de değişiklik gösterebilir.Bir bayana davranışçı terapi uygularsınız.Bir haftada sorunu çözer.Başka bir bayana hipnoz uygularsınız bir günde sorununu aşar.Aslında hangi kişiye hangi tekniğin uygulanacağı önem kazanmaktadır.4-5 yıldan beri tedavi gören çiftler görüyorum.Türkiye?de gitmedikleri terapist,hekim,uzman,merkez kalmamış.Bu durumda çiftlere de çok büyük görevler düşüyor.Tedavide sebat etmek önemli?Sonuca ulaşıncaya kadar sabırla çalışmak gerekebilir.Sürekli merkez ve terapist değiştiren çiftlerin beklentileri çok farklı olabiliyor. Genelde sihirli bir değnek dokunsun ve sorun bitsin istiyorlar. Ama öyle sihirli bir değnek dünyada yok maalesef? Her işin zorluğu, zahmeti, meşakkati var? Yemek yiyeyim ama hiç çiğnemeyeyim? Olmaz ki? Yemekten tatmak istiyorsak çiğneme zahmetine katlanacağız.

Bizim uyguladığımız terapilerle çözüme ulaşmak kaç gün sürüyor?

Biz çalışmalarımızı 3 zaman dilimine ayırıyoruz.
A- 2 saat süren ?Direnç yıkma terapisi? yada ?Şok terapi? :
Bu 2 saatlik terapiye genellikle sorunu kronikleşmiş, hiçbir tedavinin cevap vermediği, zamanı olmayan, uzak yerden gelen çiftleri alıyoruz. Yani çok vahim vakaları alıyoruz.10 yıl,15 yıl,20 yıl evli olan çiftler gibi?Bu 2 saatlik terapilerde-isteğe bağlı olarak- bayan hekimimiz jinekolojik destek sağlıyor çiftimize?

B- 2 günlük terapiler:
2 günlük terapilere ise zamanı sınırlı olan, sorunun kökenlerinin derinlerde olmadığı, çözüme daha yakın çiftleri alıyoruz.

C- Bir haftalık terapiler:
Zaman konusunda sorunu olmayan? ışi müsait olan? Acelesi olmayan? Vakaları alıyoruz. Bir hafta içinde bedensel-zihinsel-bilinçaltı bütünlüğünü, beraberliğini sağlayacak terapiler uygulayıp misafirlerimizi uğurluyoruz. Bu üç terapi şeklinden hangisini uygulayacağımıza beraber karar veriyoruz. Vajinismusun çözümünde merkez olarak biz yardımcı oluyoruz. Çalışma şeklimiz bu? Sonuca ulaşmadan bırakmıyoruz. Ama bu işi tek biz yapmıyoruz. Bu işi bizden başka yapan arkadaşlarımızda var. Onlarda çözüme ulaşmada başarılılar? ışini güzel yapan herkesi de alkışlıyoruz, tebrik ediyoruz. ısteyene kısa süreli, isteyene uzun süreli terapi de uyguluyoruz.

Siz Kısa Süreli Terapi Uyguluyorsunuz Ama Kısa Süreli Terapiler Neden Tavsiye Edilmiyor?
Biz terapilerimizde cinsel birleşme ve cinsel uyum sürecini birbirinden ayırdık. Cinsel birleşme çok kısa sürede sağlanırken cinsel uyum süreci zaman almaktadır. Çok kısa bir sürede cinsel uyum sürecini tamamlamak şimdiki terapi teknikleri ile mümkün değildir.

- Kısa süreli terapilere karşı çıkan arkadaşlar bu süreçleri birbirinden ayırmıyorlar. Biz kalkıp da 2 saat içinde kişinin bütün psikolojik düşünce süreçlerini değiştirdiğimizi zaten iddia etmiyoruz. Birincil amacımız cinsel birleşmenin gerçekleşmesi, ikincil amacımız olumsuz psikolojik süreçlerin zamanla değiştirilmesi.

Normal şartlarda vajinismus sorunu olmayan bir çift kaç dakikada cinsel birleşmeyi gerçekleştirir?

2 dakika diyelim? Eğer biz 2 dakikada olan bir ilişkiyi aylara yıllara yayıyorsak yolunda gitmeyen bir şeyler var ve biz terapistler boşa kürek çekiyoruz demektir. Şimdi biz kalkıp da ??tek seansta çözülemeyecek kadar büyük bir sorun olan vajinismus?.? diye nara atarsak,punto çakarsak acaba gelen danışanlarımıza iyilik mi yapmış oluyoruz, yoksa onlara kötülük mü yapıyoruz? ??..Vajinismus o kadar büyük bir sorundur ki?? Şimdi bu sözü okuyan bayanın bilinçaltı nasıl bir mesaj alıyor?? Bu da terapistlerin, danışanlarını olumsuz yönde şarlandırması değil mi? Bu sözün ?sen 1 ay sonra öleceksin? demekten ne farkı var? Zaten çiftler sorun yaşıyor. ılla terapistimizin dediği gibi sorun çok uzun zaman diliminde çözülecek?
Öyle mi?
Normal şartlarda 2 dakikada olan cinsel birleşme, 2 saatte de gerçekleşir,2 günde de? Yeter ki çiftler hazır olsunlar.Lütfen yazılan çizilen her şeye inanmayınız.

ışin bir başka boyutu ise; bilmediğin, sana uymayan, aklına yatmayan her şeye karşı çıkacaksın? ınsan bilmediğinin düşmanıdır. Şimdi siz klasik bir yöntemi uygulamaya alışmışsınız. Bir başkası başka bir teknik uyguluyor. Sizde yok? Bu seferde kıskançlık duygusu ortaya çıkıyor. Başlıyorsunuz onun aleyhinde yazıp çizmeye? Maalesef kıskançlık duygusu mesleki çalışmaların önüne geçtiği için karalama kampanyalarına maruz kalıyorsunuz.Muhakkak her tekniğin dezavantajları vardır. Ama dezavantajının olması o tekniği tukaka yapmaz ki. Mantığınıza uymaz uygulamazsınız.

Tek seanslık tedavi uygulamasını Türkiye?de Haydar hoca başlattı. Haydar hoca medyatik bir insan... Onu seversiniz ya da sevmezsiniz. O sizin bileceğiniz bir şey? Adam 70 küsür yaşında ve 50 yıldan beri bu işin içinde? Şimdi bakıyorum da 2 yıldan beri vajinismus tedavisi yapan bir arkadaş isim vermeden Haydar Hocayı yerin dibine geçiriyor. Yahu ayıp? Adamın 50 yıllık mesleki birikimi var ve bu senin yaşından daha fazla? En azından usta konumunda? Ona saygı duy derim. Şimdi 50 yıllık mesleki tecrübesi olan bu zat bir şey bilmiyor bizim yeni yetme terapist biliyor? Ben Haydar Hocanın bana uymayan tutum davranışlarını tasvip etmiyorum ama iyi yönleri varsa da onları da alıyorum. Yine bunun temelinde rant çekişmesi var.Bu sektörde epey büyük bir rant var. Ücretler genel itibari ile fahiş... Ayrıca Haydar hoca başarılı olmuştur ya da olmamıştır o bizim sorunumuz değil ki? Giden çiftler kendi davranışlarından sorumludur.

Maalesef bazı terapistler egolarının, enaniyetlerinin peşine takılmış? ?En iyisi benim? Benden daha büyük yok? Bu işi en iyi ben yaparım, başka kimse yapamaz?? Gibi egosunu tatmin etmeye çalışanlar? Efendim ne münasebet? Bu işin eğitimini alan her terapist sorunun çözümüne yardımcı olabilir. Bu sorunu çözerken terapistin yaptığı teknik öğretmek ve rehberlik etmektir. Sorunu çiftler çözer? Piyasada da hemen hemen aynı teknikler uygulanıyor? Yoğurt aynı yoğurt ama her terapistin yoğurt yeme şekli farklı... Her terapistin danışana yaklaşımı tarzı çok farklı? Şimdi aynı malzemeyle çok değişik yemekler yapabilirsiniz. Örneğin;Tavuk yemekleri?Yüzlerce değişik çeşidi var. Kimi baharatını bol koyar, kimi sebzesini? Oranları değiştirdiğinizde değişik tat,koku veren tavuk yemekleri elde edersiniz.Terapilerde aynı?Kimi davranışçı terapiye ağırlık verir,kimi hipnoza?Sonuç olarak kendi yaptığını en iyi gören terapist başkalarının yaptığını kötüleyebiliyor. Ya da başkalarının sırtına basarak yükselmeye çalışabiliyor. Bu sorunun çözümü için daha çok saygı ve empatiye ihtiyaç olduğunu düşünüyorum.

Ayrıca hastaları yönlendiren arkadaşlara şunu sormak lazım: Tavsiye etme yada etmeme yetkisini size kim verdi? Hangi hak yada yetkiyle bazı terapi türlerini yasaklıyorsunuz. Serbest Pazar ekonomisinde piyasayı arz-talep dengesi düzenler. Başarılı olanlar hayatına devam ederken başarısız olanlar elenir. Bir çok terapistin sitesinde ? hangi tedavi tekniklerini tavsiye etmiyoruz? gibi linklere rastlıyoruz. Bizler tasdik ya da onay makamı değiliz ki. Uyarı amaçlı yapılıyorsa çok çok teknikler hakkında bilgi verilir. Avantaj yada dezavantajları anlatılır. En doğru yol bizim bildiğimiz yoldur. Bu bize göredir ama bu başka doğru yollar olmayacağı anlamına gelmez.

Siz Hangi Teknik ya da Yöntemleri Tavsiye Etmiyorsunuz?

Biz böyle bir yaklaşımı hastaya/danışana saygısızlık olarak kabul ediyoruz. Danışanın iyiyi kötüden, kötüyü iyiden ayıracak aklı mantığı yok mu? Şimdi benim kendimi padişah yerine koyup:

- Sakın şuna gitmeyesuz?Şu uzmana uğramayasuz? O tekniğin kötü olduğunu unutmayasuz? demeye ne hakkım var ne de yetkim?. Danışanlarımız, hastalarımız aklı başında insanlardır ve kendi kararlarını kendileri verebilirler. Efendim hangi uzman, hangi teknik ya da yöntem kafanıza yatıyorsa gidersiniz, mantığınıza uymazsa gitmezsiniz. ısterseniz gider uzmanın kliniğinde, onun gözetiminde cinsel ilişkiye girersiniz, isterseniz kabul etmezsiniz. En doğru kararı kendiniz verirsiniz. Buyurun karar sizin.

En ıyi Teknik Hangisidir, En iyi uzman kimdir?
En iyi teknik, en kötü teknik diye bir ayrımı yapmak pek doğru olmasa gerek? Ama kabaca şöyle diyebilirim. Sorununuzun çözüme ulaşmasına yarayan teknik en iyi tekniktir. Sorun çözümünde size destek olan uzmanda en iyi uzmandır. Bu benim görüşüm. Bazen size büyü yapılmış derler? Büyü bozdurmak için büyücüye gidersiniz? Plasebo etkisi olur, eve gelirsiniz ve sorununuz çözülür. Sizin için en iyi teknik budur. Büyü vardır? yoktur? olur? olmaz? Bunları tartışırsınız ama sorununuz çözüldü? Ya da botoks yaptırırsınız? Diyelim sorun çözüldü? ışte sizin için en iyi teknik? ışinize yarayan, sorununuzu çözen teknik en iyi teknik, size yardımcı olan uzman ise en iyi uzmandır gözünüzde?

Terapiye Alma Şartlarınız Neler?
Şimdi sorabilirsiniz? Terapiye belli şartlar altında mı alıyorsunuz diye? ? Evet? Terapi bir birlikte çalışma, kolektif iş yapma faaliyetidir. Şimdi futbol maçı yapacaksınız? Tabiî ki beraber çalışabileceğiniz uyumlu kişileri ekibinize alırsınız. ış yerinde de aynı şey geçerlidir. Uyumlu çalışacak arkadaşları seçmek. Nasıl ki danışanın/hastanın terapisti seçme hakkı varsa terapistinde danışanı seçme hakkı var diyoruz. Ama Türkiye?de böyle bir mantık var mı? Maalesef yok. Her şeye ?para? gözüyle bakıldığı için yok? Hayatımızı devam ettirmek, bir çok insana yardımcı olmak için tabiî ki ücret alacağız. Ama bizim için paradan daha ziyade iş doyumu önemli? Yaptığımız işi severek yapmalıyız. Kendimi kötü hissettiğim işi yapmak istemem doğrusu? Uyumsuz terapist ya da çiftlerle çalışmak tam bir işkence halini alır zamanla?

Bize gelen çiftlerle aramızda pozitif bir iletişimin oluşması önemli? Ben çiftlerden pozitif elektrik almalıyım onlarda benden? Efendim,ısınamadığınız,sevemediğiniz,pozitif elektrik alamadığınız bir insanla rahat çalışamazsınız. Bir vakamız anlatıyor?
Hocam filanca uzmana gittik. Adamın yüzünü görünce tiksindim. Verdiği şeyleri uyguladık ama olmadı sorun devam ediyor? Sevmediğiniz birinin verdiği hediyeyi kabul eder misiniz? Eğer terapistinize ısınmadıysanız lütfen seansa katılmayınız. Bu benim görüşüm tabi. Beni bağlar. Bende ısınamadığım, pozitif elektrik alamadığım çiftleri terapiye almıyorum. Başka terapistlerle çalışmalarını tavsiye ediyorum. Bu danışanım ve benim için önemli? Çünkü olumsuzluk çözümü zorlaştırır. Neden iki taraf hüsran yaşasın?. Yani terapide benimle danışanlarım arasındaki UYUM önemli...

Eşler arasındaki uyum ikinci kuralımız. Eşlerle beraber ve ayrı ayrı görüşüyoruz. Eğer çiftler uyumsuz ise, aralarında huzursuzluk varsa, ayrılmayı düşünüyorlarsa yine terapiye almıyoruz.

Genellikle çiftleri beraber alıyoruz. Karı-kocanın seanslara beraber katılmasını arzu ediyoruz.

Eşin haricinde birinci dereceden de olsa anne, baba gibi yakınları seansa almıyoruz. Bekleme salonunda bekletiyoruz.

Çiftlerin terapiyi birlikte istemeleri bizim için önemli? Bazen erkek ister bayan istemez, bazen de bayan ister erkek istemez?

-alıntı-
.

Adıvar
04-04-2009, 18:08
KEGEL EGZERSıZLERı

http://www.drcemkece-vajinismus.com/kegels%5B1%5D.gif

Vajina girişinin etrafındaki çok güçlü kaslara, aşk kasları, vajina kasları, pubococcygeal kaslar, pelvik taban kasları ya da PC kaslar denir. ılk defa Dr. Arnold Kegel ve takipçileri tarafından tanımlanan bu kaslar üreme sistemi ve üriner sistem için kilit rol üstlenmişlerdir, idrar tutmaya, dışkılamaya, cinsel birleşmeye, orgazma, bağırsak hareketlerine ve doğum sırasında bebeğin çıkmasına yardımcı olurlar. Bu kaslar üriner açıklığı, vajinayı ve anüsü bir çember gibi çevrelerler ve iskelet sistemine tutunarak, pelvic organları destekleyip tutarlar. Yani PC kasları 8 rakamı şeklindedir, bir halka vajinal bölgeyi diğer halka da anal bölgeyi çevrelemiştir. Her bir halkanın ucu iskelet sistemine bağlıdır, karını ve leğen kemiği organlarını korumak ve tutmak için bir ağ gibi çevreler. Genellikle genç bayanlarda pubik kasların gücü muhteşemdir, sadece kontrol etmeyi öğrenmeye ihtiyaçları vardır. Bunun için seçici kontrolün öğrenilmesi gerekir. Bu kaslar genellikle gevşek değildir. Bu kasların sıkılması cinsel birleşmeye engel olabilir. Uyguladığımız yönteme göre cinsel terapide amaç; bu kaslar üzerindeki bilinçli kontrolün öğrenilmesi ve koşullanmış refleksin sistematik olarak değiştirilmesidir.

http://www.drcemkece-vajinismus.com/woman_kegel%5B1%5D.gif

Az kullanmak, güçsüz düşme, doğum eylemi esnasında yıpranma, menopoz dönemine girildiğinde olan gevşeme PC kaslarının kasılma yeteneklerini azaltarak sınırlayabilmektedir. PC kaslarının zayıflığı ve kullanılmaması kadınlarda ve erkeklerde cinsel işlev bozukluklarında önemli bir rol oynamaktadır. Çünkü kadının orgazmı ischio cavernosi, bulbo cavernosi ve puboccygeus kaslarının kasılmasından meydana gelmektedir. Ve perivajinal kaslardan alınan proprioseptif tepkiler cinsel haz veren erotik vajinal hissin önemli bir kaynağıdır. Bu nedenle PC kaslarının egzersizler ile güçlendirilmesi daha çok cinsel haz veren orgazmların yaşanmasına yardımcı olacaktır. Gevşek veya atrofik aşk kaslarının güçlendirilmesi için yapılan, Dr. Arnold Kegel ve takipçileri tarafından ilk defa tarif edilen PC kaslarının egzersizlerine Kegel egzersizleri adı verilmiştir.

http://www.drcemkece-vajinismus.com/kegel22.jpg

Kegel egzersizleri hastalara tarif edilirken, pek çok kadının PC kaslarını bulmakta güçlük çektiklerinden bahsedilmelidir. Egzersizler esnasında PC kaslarının yerine karın ya da uyluk kaslarını çalıştırılabilir. Hastalar PC kaslarından haberdar değilse, karın ve kalça kaslarının gevşek olmasına dikkat etmek kaydıyla, kendisine sık sık idrar yapmaya başlaması ve hemen ardından durdurması söylenir. ıdrar akışını durdururken kasılan kaslar PC kaslarıdır. Bu şekilde hastalar bu kas grubundan haberdar olmayı öğrenirler. Yine de doğru kas grubunu çalıştırdığından emin olamayan hastalar için elektrik stimulasyon tekniği uygulanabilir. Kaslara yerleştirilen elektrodlar yardımı ile hangi kas gruplarının kasıldığı veya gevşediği anlaşılabilir. Kegel egzersizleri halter kaldırmaya benzer. Yani ağırlık kaldırdıkça kol ve omuz kasları nasıl güçlenirse Kegel egzersizleri uygulandıkça PC kasları da güçlenir. Kegel egzersizlerinde başarı, uygun teknik kullanmaya ve düzenli egzersiz programına uymayla doğru orantılıdır. Kegel egzersizlerinde her birim egzersiz için kasların 5 - 10 saniye kasılması ve bu kadar bir sürede ara verilmesi gerekir. Kasılma ve bekleme arka arkaya 5 - 10 kez uygulanmalıdır. Egzersizler esnasında normal nefes alıp verme ve yalnızca PC kaslarının çalışıyor olmasına dikkat edilmelidir. Bu birim egzersizin günde en az 5 -10 kez yapılması gerekmektedir. Bazı uzmanlar egzersizlerde aşırıya kaçmanın ve idrar yaparken bu egzersizleri uygulamanın kişilere sıkıntı verebileceğini iddia etse de yeterlilikte kriter kasıklarda ağrı hissedilmesidir. Kegel egzersizleri iş yerlerinde, yolda, evde vb. yerlerde kolaylıkla uygulanabilir ve dışarıdan bir göz bu egzersizleri uyguladığını anlamaz. Bu egzersizleri her gün düzenli olarak uygulamalıdır.

http://www.drcemkece-vajinismus.com/kegel44.gif

Genç kızların ya da kadınların vajeni sıkıdır. Ama bunun nedeni kasların güçlülüğü değil aksine zayıf olmasıdır. Gelişmemiş kasların esneme yeteneği azdır. Bu nedenle gergin kalırlar. Esneme yeteneği az kaslar içine bir cisim girince ağrılı bir şekilde gerilir ve ilişkiyi ağrılı hale getirebilir. Bu nedenle ilk ilişkiden önce vajen etrafındaki kasları çalıştırmak çok yararlı sonuçlar verecektir. Kegel egzersizleri denen bu egzersizleri yapmayı alışkanlık edinecek bir kadın sadece cinsel yaşamında değil, doğumda ve doğum sonrasında da birçok sorundan uzak kalır. Kegel egzersizi öğrenmek isteyen bir kadın idrar yaparken idrarını tutmaya çalışır. Her idrarda birkaç kez idrarı tutup salmaya çalışır. Zamanla bu kolay hale gelir. Bu işlem kadına kaslarını tanıtır. Hangi kasları kasıp gevşeteceğini öğrenir. Bundan sonra her pozisyonda kasları kasıp gevşetebilir. Otururken, yolculukta, TV seyrederken, sırada beklerken birkaç saniye kasılı tutup gevşetir. Her seferinde 10 kez yapmak yeterlidir. Her gün birkaç kez yapılması çok kısa sürede vajen kaslarını güçlendirir. Kegel egzersizlerinin esnetme egzersizlerinden önce yapılması tavsiye edilir. Güçlü vajen kasları sayesinde esnetme işi çok daha kolaylaşır. Çünkü kadın atıl ve kullanılmamış kaslarını tanır. Kasılı ve gevşek olma halini birbirinden ayırır. Esnetme sırasında kaslarını gevşek tutabilir. Parmağı sokmadan önce kasları önce kasar, sonra gevşetir. Böylece gevşek tutmanın nasıl bir şey olduğunu deneyimlemiş olur. Parmak ucu vajen girişindeyken parmağı kasarak tutar ve gevşetir. Böylece parmağın ilerleyişini daha da kontrollü hale getirir. Aynı şekilde erkekle çalışırken de daha kontrollü olabilir. Güçlü kaslar güçlü ve uzun süreli orgazm olmayı da sağlar.

http://www.drcemkece-vajinismus.com/kegel66.jpg

Sağlıklı ve mutlu bir cinsel birlikteliğin yolu, öncelikle kişinin kendine duyduğu özgüvenden ve bedeniyle barışık olmasından geçer. Vajinanın geniş ve sıkılığında azalma olması kadının yapısından kaynaklanabildiği gibi sık ve yoğun kurulan cinsel ilişkilere, ilerleyen yaşa, normal doğuma, iri bebek doğurmaya, doğumda yırtılma olmasına ve usulüne uygun dikilmemesine bağlı olabilir. Yaklaşık 8-10 cm arası uzunluğunda cinsel ilişki sırasında kasılabilen ve gevşeyebilen bir organ olan vajina ile penis arasındaki uyumsuzluk, her iki partnerde orgazm konusunda sorun yaratabilir ancak zevk almayı öncesine göre biraz farklılaştırsa bile engellemez. Bu durumu en aza indirgeyebilmek ve vajinanızı eski sıkılığına kavuşturabilmek için kegel egzersizleri adını verdiğimiz bir takım özel çalışmaları yapabilirsiniz.

Bir Gün Değil Hergün Kegel Egzersizi

Kegel Egzersizleri Nasıl Yapılır?

Öncelikle pelvik taban kaslarının fark edilmesi gerekir. Pelvik kaslarını tespit etmek için idrar yaparken akışı durdurmak gerekir. ıdrar akışı pelvik taban kasları kasılarak durdurulur. Pelvik taban kasları gevşetilerek idrar akışı devam ettirilir. Kegel egzersizleri bu kasların kasılıp gevşetilmesi ile yapılır. Egzersizlerin tekrar edilmesi gerekir. Bazı teknikler şöyle sıralanabilir:

• 15 kez kasları hızlı hızlı sıkmak arada 30 saniye dinlenip tekrar edilir. 15 tekrar ile başlanır 100 tekrara çıkılır ve günde 2 kez yinelenir.
• Kaslar yavaşça kasılarak 5 saniye tutulur ve sonra yavaşça serbest bırakılır. Günde 2 kez 25 defa tekrarlanır.
• Önce kaslar 1/3 güçte kasılır, beklenir, 2/3 güçte kasılır, beklenir, tüm güçle kasılır ve beklenir. Günde 2 kez 10 tekrar yapılır.

BıR GÜN DEĞıL HER GÜNE KEGEL EGZERSıZı

Mesane kontrolünden tutun da ileri yaşlardan ya da gebelikten kaynaklı organ sarkmalarını önleyici hatta doyurucu cinsel ilişkiye kadar birçok konuda kendi kendimizi tedavi edici basit bir yolun olduğunu biliyor muydunuz? Bahsettiğimiz, pelvik taban kaslarının kasılıp gevşetilmesi anlamına gelen Kegel egzersizleri… Gelin, basit gibi görünen bu konunun biz kadınlar açısından ne denli önemli olduğunu ve egzersizi nasıl yapmamız gerektiğini Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Op. Dr. Aytuğ Kolankaya’dan öğrenelim.

Kegel egzersizi nedir?

Pelvik taban kaslarının (pubococcygeus kaslarının) güçlendirilmesi amacıyla bu kasların kasılması ve gevşetilmesiyle yapılan, Dr. Arnold Kegel tarafından 1948’de geliştirilmiş egzersizlerdir.

Neden yapılması gerekir?

Gebelik, normal doğum, aşırı kilo almak, karın ameliyatları gibi durumlar pelvik taban kaslarının zayıflamasına neden olur. Kegel egzersizleri böyle durumlarda pelvik taban kasların güçlenmesine yardım eder.

Hangi rahatsızlıklar için önerilir?

Kegel egzersizleri pelvik taban kaslarının gebeliğin ilerleyen dönemlerinde güçlenmesi ve hamilenin normal doğuma hazırlanması için önerilir. Ayrıca rahim ve vajina sarkmasının önlenmesinde, bazı tür idrar kaçırma problemlerinin tedavi edilmesinde ve seksüel memnuniyetin arttırılmasında önerilmektedir.

Cinsel fonksiyonlara faydalı mıdır?

Kegel egzersizlerinin vajinayı saran kasları sıkılaştırdığı düşünülmektedir. Normal doğum sonrasında Kegel egzersizleri vajinanın sıkılaşmasına ve cinsel memnuniyetin her iki kişi açısından da artmasına yardımcı olabilmektedir. Yeni doğum yapmış bir kadın sıkıştırma egzersizleri yaparak gebelik öncesi vajinal sıkılığa ulaşabilir. Aynı zamanda vajinismus ve vajinal kasların aşırı kasılmasına bağlı gelişen ağrılı cinsel ilişki olarak tanımlanan disparauni durumlarında pubucocsigeus kaslarının gevşetilmesine yardımcı olur.

Pelvis kaslarının kadın cinselliğindeki önemi nedir?

Pelvik kasların güçsüzleşmesi ve vajinanın gereğinden fazla genişlemesi, cinsel ilişki sırasında her iki partnerin birbirini hissetmesini engelleyebilir ve cinsel zevkin daha az olmasını ve orgazmın her iki partner için de zorlaşmasına sebep olabilir. Bunun yanında vajinismus durumunda pelvik taban kaslarının aşırı istemsiz kasılması söz konusudur ve bu durum cinsel birleşmeyi imkânsız kılabilir. Bu nedenle vajinal kasların hem aşırı kasılması hem de aşırı gevşek olması cinselliği önemli ölçüde etkiler.

Pelvis kaslarınızın yeterince çalışmadığını düşünüyorsanız

Pelvis kaslarının zayıf olduğunu düşünen kadın basitçe 2 ya da 3 parmağını vaginaya yerleştirerek sıkıştırmaya çalışmalı. Eğer basınç hissetmiyorsa doktora başvurması gerekir. Vajinal muayene (digital muayene) çoğunlukla yeterli olur, nadiren perinoemetre testine ihtiyaç olur. ıdrar kaçırma şikayeti varsa ürodinami testi hastalığın tipini belirlemede ve tedavi yöntemini seçmede faydalı olur.



Organ sarkmalarını engellemek amacıyla da yapılabilir

Vajina, rahim ve idrar torbası sarkmalarını engellemek için Kegel egzersizleri faydalı olabilmektedir. Kısmi olarak da dışkı kaçırma durumunda yardımcı tedavi olarak kullanılmaktadır. Vajinismus ve disparaunide pubooccygeus kaslarının istemli olarak gevşetilmesi öğrenilerek tedaviye yardımcı olarak kullanılabilir.

Kegel egzersizlerinin sıklığı ne olmalıdır?

Kegel egzersizleri düzenli olarak uygulanmalı. Başlangıçta belli bir fayda sağlanıncaya kadar günde iki kez artan setler halinde yapılmalı, daha sonra etkiyi devamlı kılacak şekilde ömür boyu devam ettirilmeli.

Hangi durumlarda kegel egzersizi yapılmaz?

Kegel egzersizini herkes her durumda uygulayabilir. Önemli olan aşırıya kaçmadan yalnız pelvik taban kaslarının kullanıldığından emin olunarak uygulanmasıdır.





drcemkece-vajinismus.com sitesinden alıntıdır

Adıvar
04-04-2009, 18:11
Bir merdiven basamağının veya alçak ve dengeli bir oturak önünde ayakta durarak.

Bir kraliçe gibi büyük kalabilmeniz ve vücudunuzun ön kısmının ileri geri sallanmaması için yastığınızı tekrar başınızın üzerine koyunuz. Sağ ayağınızı merdiven basamağına koyunuz.

http://bp1.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpT1pG_KlI/AAAAAAAAAVc/-_bBMPVZnlY/s400/6.egzersiz.bmp

Soluk verirken pelvis tabanınızı karsak sol ayağınız zemine parmak uçlarıyla temas edene kadar ağırlığınızı yavaşça ve tamamen sağ bacağınıza veriniz. Bunun için pelvisiniz ziyadesiyle güç alarak , tekrar biraz daha büyüyünüz.
Soluk alırken ağırlığınızı tekrar sol ayağınızın üzerine vererek ayağınızı indiriniz.

http://bp2.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpUD9UDHFI/AAAAAAAAAVk/ACTjzQ85SG4/s400/6.egzersizdevam%C4%B1.bmp

Egzersiz önerisi

5 defa , 5 defa sola 3 kez tekraralayınız. Egzersizi bir merdivende yaptığınız takdirde , merdiveni yavaş yavaş ve tüm dikkatinizi vererek çıkınız.

RAHATLAMA

Rahatlama belki düşündüğünüzden daha önemlidir. Kasların çalıştıktan sonra vücut tarafından yapılandırılması için , kuvvetli bir kan dolaşımına ve besin maddeleriyle beslenmeye ihtiyacı vardır. Bunun en etkili yolu rahatlamadır. Kendinizi bundan mahrum bırakmayınız.





Cone taşıma ile ilgili bir ipucu : Cone taşırken ne kadar çok hareket ederseniz, o kadar rahat olursunuz. Çünkü ayakta dururken ve otururken pelvis tabanı kas sistemi maalesef gevşemeye meyillidir. Kas sistemi , Cone taşırken dışarı kaymasını engellemek için bir refleks olarak kasılsa da , bu sürekli kasılma yüzünden hafif kramplar meydana gelebilmektedir. Cone taşıyan bazı kadınların kendilerini rahat hissetmemelerinin başlıca nedenlerinden birisi budur. Buna karşılık hareket ettiğiniz takdirde , Cone taşımak bir iç masaj etkisi yaratacaktır.


drcemkece-vajinismus.com sitesinden alıntıdır

Adıvar
04-04-2009, 18:11
Oturak yüzeyi düz ve çok yumuşak olmayan bir taburede veya bir sandalyenin üzerinde oturarak.

Başınızın üzerine bir yastık koyunuz. Bu yastık torbası egzersiz sırasında dik kalmanızı ve vücudunuzun üst kısmının sallanmamasını sağlayacaktır.
Soluk verirken pelvis tabanınızı kasarak sağ bacağınızı zeminden yavaşça biraz yukarı kaldırınız. Bacağınızı vücudunuzun üst kısmını sola doğru eğerek ağırlık merkezini kaydırmak suretiyle kaldırmanız daha kolaydır. Ancak bu kolaylığın cazibesine kapılmayarak , bacağınızı kaldırmak için gerekli kuvveti pelvisinizden alınız. Sol ayağınızı hafifçe zemine bastırarak sol omzunuzu biraz öne doğru çevirmeniz buna yardımcı olacaktır.

http://bp3.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpTbzqs4BI/AAAAAAAAAVU/MQR-Z3CsDVA/s400/5.egzersiz.bmp

Pelvis tabanınızı kasarak ayağınızı kaldırdığınızda her zaman biraz daha büyüdüğünüzü hayalinizde canlandırınız.
Soluk alırken ayağınızı yavaşça ve dikkatinizi tamamen bu harekete vererek tekrar indiriniz.

Egzersiz önerisi

5 defa sağ ve 5 defa sola. Bu egzersizlerin tümünü sırasıyla 3 defa tekrarlayınız. Daha sonra dönüşümlü olarak 20 defa sağa ve sola.


drcemkece-vajinismus.com sitesinden alıntıdır

Adıvar
04-04-2009, 18:12
Derin ve rahat soluk alınız. Soluk verirken pelvis tabanınızı kasarak ayaklarınızın ön yarısısyla aşağıya doğru bastırınız.Bu sırada topuklar ve pelvis hafifçe yukarı kalkmalıdır.

http://bp3.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpSke-CuhI/AAAAAAAAAVM/JmR9Gsl52Y8/s400/4.egzersiz.bmp

Belinizi çukurlaştırmamanız önemlidir. Popo biraz birlikte çalışabilir , fakat karın mümkün olduğunca hareketsiz kalmalıdır. Beklide Coneyi vajinanızla ve oturak kemiklerinizle iyice kavradığınızı hissedeceksiniz.. Bu durumda egzersiz doğru yapılmış demektir.

Soluk alırken kaslarınızı tekrar gevşetiniz , pelvis başlangıçtaki konumuna geri dönecektir. Bu hareketi soluk alıp verme ritminizde 10 kez tekrarlayınız.

EGZERSİZ ÖNERİSİ

Güçlendirme egzersizleri programınızı daima hafif pelvis kaldırma ile başlatarak yine aynı hareketle bitiriniz. Kuvvetli pelvis kaldırma egzersiz ile taban basma egzersizini 10 ar defa yaparken bunların arasında 10 defa hafif pelvis kaldırma egzersizini çalışınız. Güçlü kasılma ve hafif sallanma hareketlerinin dönüşümlü olarak tekrarlanması kas yapısı için elverişlidir.


GÜNLÜK YAŞAMA ENTEGRASYON

Güçlendirme egzersizlerini pelvis tabanı için yapılan bir tür “halter antremanı” olarak algılayabilirsinzi, aşağıdaki egzersizlerde ise daha çok vücut koordinasyonu söz konusudur. Kendinizi çok fazla kasmamalısınız. , burada önemli olan iyi bir ritimdir. Coneler egzersizlerin etkisini güçlendirmektedir.
Bu egzersizleri düzenli olarak yaptığınız takdirde , örneğin merdiven çıkma gibi günlük yaşamınızdaki olağan hareketleri pelvis tabanınızı daha çok kullanarak gerçekleştirebilirsiniz.Bu hareketleri bir egzersiz fırsatı olarak değerlendirip pelvis tabanınızı Coneler olmadan da çalıştırarak daha gergin ve daha canlı kaslara sahip olabilirsiniz. Çünkü pelvis tabanı vücudun enerji merkezidir; bu merkezi doğru hareketlerle ne kadar aktif tutarsanız , o kadar güçlü ve keyifli olursunuz.

Adıvar
04-04-2009, 18:14
Pantolonunuzun ağındaki kumaşı kavrayınız.Derin ve rahat soluk alınız. Soluk verirken pelvisinizi yukarıya doğru kaldırınız. Sırtınızı sanki aşağıya topuklara doğru kaymak istiyormuş gibiuzatırken pelvisinizi pantolonunuzdan usulca kendinize doğru çekiniz. Soluk almanızla birlikte pelvisiniz başlangıçtaki pozisyonuna geri kaymaktadır. Bu tartma hareketini soluk alıp verme ritminizde ve kaslarınızı hiç germeden 10 kez tekrarlayınız.

http://bp1.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpRzKv5NlI/AAAAAAAAAU8/50T775hE4I8/s400/3.egzersiz.bmp

Sırtınız bu egzersizden oldukça hoşnut kalacaktır.Kaydırma sırasında sırtınızın gerçekten de “uzamasına” dikkat ediniz. Kısa tutmayınız.! Ayrıca yatarken yaptığınız egzersizlerle de Coneleri hemen hiç hissetmeyeceksiniz.

PELVıS KAYDIRMA (KUVVETLı)

Derin ve rahat soluk alınız. Soluk verirken pelvis tabanınızı kasıp, pelvisinizi yukarı doğru kaldırırken aynı zamanda topuklarınızı aşağıya bastırınız. Lütfen sırtınızı uzatmayı unutmayınız.

http://bp0.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpSCxqd-kI/AAAAAAAAAVE/jnLFObo7XW0/s400/3.egzersizdevam%C4%B1.bmp

Soluk alırken kaslarınızı tekrar gevşetiniz, pelvis başlangıçtaki konuma geri dönecektir. Bu hareketi soluk alıp verme ritminizde 10 kez tekrarlayınız.

drcemkece-vajinismus.com sitesinden alıntıdır

Adıvar
04-04-2009, 18:15
Bu egzersizi rahat sırt üstü pozisyonunda , gövdenin üst kısmı hafif kalkık durumda , biraz sert bir yastık ile veya çok yumuşak olmaması ve uygun bir kolçağa sahip olması şartıyla divanınızın üstünde yapabilirsiniz.bacaklar kalça genişliğinde açık ve kalkık durumda olmalıdır.

http://bp0.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpQmK-UL2I/AAAAAAAAAUs/x_ol5n_ko6U/s400/2.egzersiz.bmp

Koniyi normal taşımanız durumunda grafikte gösterildiği gibi onu artık hissedemeyeceğiniz kadar içeriye itmeniz gerekecektir.Bu algılama egzersizinde kasıtlı olarak başka bir yol izlenmektedir. Koniyi sadece kaybolacak kadar içeri itiniz ve şeridi tutunuz . Şimdi vajina kaslarınızı hafifçe sıktığınızda koniyi bariz bir şekilde hissedebilmelisiniz.Çünkü koni tam olarak bu kas tabakasının seviyesinde bulunmaktadır
http://bp2.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpRIYZpgDI/AAAAAAAAAU0/Iqzcqnp4Fpo/s400/2.egzersizdevam%C4%B1.bmp

Kaslarınızı biraz kuvvetlice gerdiğiniz takdirde , koni , kas hareketi ile birlikte hareket ederek dışarı kayacak veya daha derine inecektir.Koniyi mümkün olduğunca tamamen sarmaya ve hareket ettirmeye çalışınız. Kaslarınızı bazen biraz sert, bazende hafifçe şekilde büzerek koniyle oynayınız. Popo , uyluk ve karın tamamen hareketsiz olmalıdır. Karın kaslarıyla baskı yapmamaya özellikle dikkat ediniz. Doğru hareket çok küçük ve ustaca yapılmış olandır.

Gizli kas sisteminizi tam anlamıyla tanıdıktan sonra , koniyi vajinanızın hissedemeyeceğiniz bir derinliğine kadar itiniz ve kuvvet egzersizlerine geçiniz.

Egzersiz önerisi

Algılama egzersizlerine başlangıçta yeterli zaman ayrımanız yaralı olacaktır. Huzurlu , uyanık , rahat ve tüm dikkatinizi pelvis tabanınıza verebilecek durumda olmanız gereklidir.güç merkeziniz konusunda iyi bir his kazandığınız zaman bu ilk egzersiz aşamasını kısaltabilirsiniz.

GÜÇLENDıRME

Konilerin normal taşınması öncelikle tutmayı ve dolayısıyla da daha ziyade kas sisteminin statik yapılanmasını sağlamaktadır. Bu broşürdeki egzersizler düzenli olarak yapıldığı takdirde ayrıca güçlü gerilme ve rahatlatıcı bırakma hissi veren pulsasyonlu bir nitelikte kazanacaktır. Böylece daha bütünsel bir etkiye ve daha kapsamlı bir kas yapılanmasına ulaşabileceksiniz.


Algılama eğitiminde kas kontraksiyon egzersizlerini öğrenerek eğlendiniz..-aşağıdaki kuvvet egzersizlerinde ise biraz daha fazla çalışmanız gerekecek. Bu egzersizler için solunum desteğine ihtiyaç duyacaksınız. En iyisi , kasların soluk verirken kasılması ve soluk alırken gevşetilmesidir. Bu ritmi hemen yakalayamazsınız, her durumda nefesinizi tutmamaya ve kendinizi kasmamaya dikkat etmelisiniz. Ayrıca , kaslarınızı aniden germeniz , aksine bir dalganın gelip gitmesi gibi kuvveti gittikçe artırdıktan sonra tekrar yavaş yavaş gevşetmeniz daha uygun olacaktır.

Egzersizlerden rahatsız olup yoruluyor ve kaslarınızı gererken “ her şeyin aşağıya doğru kaydığı” hissine kapılıyorsanız , karın kaslarınıza çok fazla yükleniyorsunuz demektir. Bu size hiçbir fayda sağlamayacaktır.

Daha az , hatta elinizden gelenin sadece yarısı kadar efor sarf etmeyi deneyerek , kuvvetli “pelvisten yukarı doğru taşımaya” çabalayınız. Güçlü ve aynı zamanda rahatlık veren hafif “bir şeyin yukarıya doru çektiğini “ ve kandinizi daha büyük hissediyorsanız, egzersizi doğru yapıyorsunuz demektir.


drcemkece-vajinismus.com sitesinden alıntıdır

Adıvar
04-04-2009, 18:16
http://bp2.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpPzpDk98I/AAAAAAAAAUc/WZpORNsfkKY/s400/1.egzersiz.bmp

Sandalyenin yüzeyi düz ve çok yumuşak olmayacak. Sandalyenin ön yarısında bir kraliçe gibi dik ve rahat oturunuz. (lütfen belinizi çukurlaştırmayınız) ayaklarınızı kalça genişliğinde açınız.Oturak kemiklerinizi sandalyenin üzerinde iyice hissetmeniz gerekmektedir.

http://bp1.blogger.com/_iIVhKkAJwk0/SHpQA4bSbsI/AAAAAAAAAUk/qSM8G6Z2hwQ/s400/1.egzersizdevam.bmp

Şimdi grafikte gösterilen pozisyonlarda giysinizin dışında duracak şekilde Cone nin üzerine oturunuz. Coneyi önce vajina altına itiniz.(1). Basıncı hissediniz ve koniyi küçük bir kas hareketiyle birkaç defa sıkınız.Hareketin dışarıdan görülmemesi gerekmektedir.Egzersiz, tutma hissi verdiği takdirde, doğru yapılmış demektir.

Şimdi Coneyi apış arasının (2) altına gelecek şekilde biraz daha arkaya itiniz.. Oturak kemiklerini Coneye doğru çok
az hareket ettirerek birbirine doğru çekmeye çalışınız. Burada da hareketin dışarıdan fark edilmemesi önem taşımaktadır.

Son olarak Coneyi anüsün (3) altına gelecek şekilde biraz daha arkaya iterek , tekrar kasmaya ve dikkatlice tutmaya çalışınız.

Ellerinizle popo kaslarınızı konrol ediniz. Bu kaslarınızı hareketsiz tutabiliyorsanız ve Conenin etrafında bir şeyler bariz bir şekilde içeriye doğru hareket ediyorsa, pelvis tabanınızı artık çok iyi çalıştırabiliyorsunuz demektir.


drcemkece-vajinismus.com sitesinden alıntıdır

alevsi
05-04-2009, 01:23
emeğine sağlık canım.

hoff
24-05-2009, 19:55
benim sorum ilk geceden sonra normalde 2.ilişkide ilk gece kadar acı hissedermiyim vajinusmusdan korkuyorum.

nevbahar_85
25-05-2009, 16:10
merhaba arkadaşlar benim vajinamın içinde küçük bir et parçası var üzerinde 2 tane çok minik açıklık var bazen bu deri küçülüyor yukarı çıkıyor kayıp oluyor gibi oluyor. benim gibi olan varmı bu bir hastalıkmıdır?

melekbulut
23-09-2009, 01:55
yurt dışında yasıyorum cok iii dil bilmediim için doktorada gidemiyorumm.8 aylık evliyim eşimde zaman la olur dio ama ben artık bu sorundan kurtulmak isyiyorumm.nolur bi çözüm yolu gösteriiiinnn

yagmur38
25-09-2009, 16:14
arkadaşlar kesinlikle başkalarının düşüncelerini boş verin bende ilk evlendiğimde 3 ay ilişkiye giremedim çok kötü bi duygu çok sıkıldım bunladım Allahtan eşim çok anlayışlıydı herkez bişe dedi ama en sonunda bi pisikologa gittim söyledim 2 tane hap verdi korku hapı dedi adına ilişkiye girmeden 20 dakika önce yut dedi bende yuttum sonradaaa olan oldu inanın sanki hapkar beni uyuşturdu hiç gıkım bile çıkmadı okadar kaçan ben kedi gibi oldum acayip gevşedim ve oldu sonrada halime güldüm bumuymuş dedim sakın korkmayın hemen bi pisikologa gidin hemen halledin zaten bi kere kullandım o hapı sonra baktım hiç bişi yok pisikolojikmen beyn,m kabullendi ve hapı kullanmadan ilişkiye girdik sonra hemen bi uzmana görünün.....

ozlemersel
05-10-2009, 19:24
arkadaşlar kesinlikle başkalarının düşüncelerini boş verin bende ilk evlendiğimde 3 ay ilişkiye giremedim çok kötü bi duygu çok sıkıldım bunladım Allahtan eşim çok anlayışlıydı herkez bişe dedi ama en sonunda bi pisikologa gittim söyledim 2 tane hap verdi korku hapı dedi adına ilişkiye girmeden 20 dakika önce yut dedi bende yuttum sonradaaa olan oldu inanın sanki hapkar beni uyuşturdu hiç gıkım bile çıkmadı okadar kaçan ben kedi gibi oldum acayip gevşedim ve oldu sonrada halime güldüm bumuymuş dedim sakın korkmayın hemen bi pisikologa gidin hemen halledin zaten bi kere kullandım o hapı sonra baktım hiç bişi yok pisikolojikmen beyn,m kabullendi ve hapı kullanmadan ilişkiye girdik sonra hemen bi uzmana görünün.....

ben dekendi aklımca kas gevşetici içmiştim belki işe yarar diye tutmadı tabi :)) özelden ilacın adını yazabilir misin?

alevsi
18-10-2009, 23:28
http://www.kadinlarkulubu.com/showthread.php?p=9332011#post9332011


arkadaşlar bu sayfaya bakıp bilgi alabilirsiniz. sorularınız olursa özelden yazabilirsiniz. vajinismusu yenmiş biri olarak yaşadıklarımı tecrübelerimi paylaşabilirim.

poskolo
05-01-2010, 23:28
merhaba arkadaşlar benim vajinamın içinde küçük bir et parçası var üzerinde 2 tane çok minik açıklık var bazen bu deri küçülüyor yukarı çıkıyor kayıp oluyor gibi oluyor. benim gibi olan varmı bu bir hastalıkmıdır?

ya canımmmmm bu bendede var neymiş bu lttfn cvpppp

yeteeeeer
04-02-2010, 10:24
ArkadaŞlarrrrrrrrrrrrrrr yarın

(tÜp bebek fıyatlarında ındırım ıstıyoruz )

topıĞınde maıl gÜnÜ lÜtfen topıĞe uĞrayıp hazırlanan dılekÇeyı gereklı yerlere maıl olarak atarmısınız

lÜtfen herkese haber verelım

sevimli_cirkin
24-02-2010, 00:45
bizdede aynı sorun vardı.doktora gitmemiz gerektiğini eşime söyledim ama zamanla geçeceğini,kendimi üzmemem gerektiğini söyledi.sonra bigün çok üzüldüm.eşime bira alalım dedim.gittik aldık.kör kütük olana kadar içtim ve o gece gerdeğe girdik :)...şimdi nur topu gibi bi oğlum var.ay sonunda 5 aylık olacak...herkese geçmiş olsun diyorum ben.çok kötü bi durum biliyorum:(((

aydann07
24-02-2010, 15:29
.....

yasmin006
16-03-2010, 11:55
arkadaşlar kesinlikle başkalarının düşüncelerini boş verin bende ilk evlendiğimde 3 ay ilişkiye giremedim çok kötü bi duygu çok sıkıldım bunladım Allahtan eşim çok anlayışlıydı herkez bişe dedi ama en sonunda bi pisikologa gittim söyledim 2 tane hap verdi korku hapı dedi adına ilişkiye girmeden 20 dakika önce yut dedi bende yuttum sonradaaa olan oldu inanın sanki hapkar beni uyuşturdu hiç gıkım bile çıkmadı okadar kaçan ben kedi gibi oldum acayip gevşedim ve oldu sonrada halime güldüm bumuymuş dedim sakın korkmayın hemen bi pisikologa gidin hemen halledin zaten bi kere kullandım o hapı sonra baktım hiç bişi yok pisikolojikmen beyn,m kabullendi ve hapı kullanmadan ilişkiye girdik sonra hemen bi uzmana görünün.....


CNM bana özelden ilacın adını msj atarmısın. çok kötüyüm

selen44
16-03-2010, 23:21
tamamen psikolojik

aca.s
23-03-2010, 23:31
banada ilacın adını özelden yazarmısın?

ELA_EMRE
30-03-2010, 17:36
CNM bana özelden ilacın adını msj atarmısın. çok kötüyüm

Lütfen bana da yazar mısın ilacın adını özelden.. çok duacın olurum..

Vaveylam
19-04-2010, 23:58
Bende istiyorum lütfen o ilacın adını...7 aydır evlıyım ama hala.............................................. .........psikologa gıttık bir şey olmadı.eşim anlayışlı ama tabı o da bır yere kadar.

melser_ak
21-04-2010, 21:02
--------------------------------------------------------------------------------

3 yıl vajinismus kabusuyla yaşadım ağlamadığım günü hatırlamıyorum öyleki var olan adet düzensizliğim umrumda bile değildi umrumda olan tek şey eşimin sabrının bir gün taşabileceği ihtimaliydi hatta boşanmayı bile teklif ettim ve bu konuda ısrar ettim ama sevgimiz ve sabrımız kazandı kegel egzersizine inanmıyorum vajinismuslu hiçbir kadın bunu yapamaz ben yapamazdım.... nasılmı başardım:) bu sitenin forum kısmında haydar dümen reçetesini okudum önce bunun işe yarayabileceğine inandım sonrada işe yaradı yani önce beynimde bitti acı yok en azından ruhunuzun çektiği acı yanında eğlence kalıyor zaten ben acı olmasındanda korkmazdım hatta eşime beni bıçaklasan aşkımız için gıkım çıkmaz ama bu öyle bir belaki kasılıyorum derdim içki bile içmiştim bunun için :) kızlar tüm samimiyetimle söylüyorum bunu yenersiniz şu reçeteyi sizde deneyin ve olacağına inanın ilk denememizde olmadı sonraki gün oldu inanamadımsevinçten ağladım ..........Şimdi hamile kalamıyorum inanın bu daha büyük bir acı benim için dua edin lütfen adet düzensizliğim var 2 yada 3 ayda bir adet olabiliyorum çözüm arıyorum ve sizlerden duanızı istiyorum allah sizide bu sıkıntıda kurtarsın ve şuan yaşadım sıkıntıyı yaşatmasın ...

burcin_umut
21-04-2010, 21:55
--------------------------------------------------------------------------------

3 yıl vajinismus kabusuyla yaşadım ağlamadığım günü hatırlamıyorum öyleki var olan adet düzensizliğim umrumda bile değildi umrumda olan tek şey eşimin sabrının bir gün taşabileceği ihtimaliydi hatta boşanmayı bile teklif ettim ve bu konuda ısrar ettim ama sevgimiz ve sabrımız kazandı kegel egzersizine inanmıyorum vajinismuslu hiçbir kadın bunu yapamaz ben yapamazdım.... nasılmı başardım:) bu sitenin forum kısmında haydar dümen reçetesini okudum önce bunun işe yarayabileceğine inandım sonrada işe yaradı yani önce beynimde bitti acı yok en azından ruhunuzun çektiği acı yanında eğlence kalıyor zaten ben acı olmasındanda korkmazdım hatta eşime beni bıçaklasan aşkımız için gıkım çıkmaz ama bu öyle bir belaki kasılıyorum derdim içki bile içmiştim bunun için :) kızlar tüm samimiyetimle söylüyorum bunu yenersiniz şu reçeteyi sizde deneyin ve olacağına inanın ilk denememizde olmadı sonraki gün oldu inanamadımsevinçten ağladım ..........Şimdi hamile kalamıyorum inanın bu daha büyük bir acı benim için dua edin lütfen adet düzensizliğim var 2 yada 3 ayda bir adet olabiliyorum çözüm arıyorum ve sizlerden duanızı istiyorum allah sizide bu sıkıntıda kurtarsın ve şuan yaşadım sıkıntıyı yaşatmasın ...

ciddimisin yaaa inan şimdi çok mutlu oldum bende o parmak eğzersizlerini bi türlü yapamıyorum bu reçetenin işe yarayacağımı hiç düşünmedim aynen deneyeceğim sağolasın.. Bu arada hamilelik mevzusuna üzüldüm canım Allah büyük İnşallah en kısa zamanda bunuda yenersin güzel haberlerini bekliyoruma.s.

melser_ak
22-04-2010, 18:39
Evet canım gerçekten ciddiyim allah o adamdan ve foruma reçeteyi yazandanda binlerce kez razı olsun ben artık intiharın eşiğindeydim bu sebeble doktora gittim dediklerini yapamazdım çünkü ben çok ciddi bir vajinismustum hastane önünde hüngür hüngür ağladım ama geçtiğimiz ekim ayında bitti o kabus rabbime binlerce kez şükürler olsun cinsel ilişkimde ağrı falan yaşamıyorum... tek korkum kadın doğumcuların o sandalyesi:) allah onada mecbur bırakmasın

burcin_umut
22-04-2010, 21:41
Evet canım gerçekten ciddiyim allah o adamdan ve foruma reçeteyi yazandanda binlerce kez razı olsun ben artık intiharın eşiğindeydim bu sebeble doktora gittim dediklerini yapamazdım çünkü ben çok ciddi bir vajinismustum hastane önünde hüngür hüngür ağladım ama geçtiğimiz ekim ayında bitti o kabus rabbime binlerce kez şükürler olsun cinsel ilişkimde ağrı falan yaşamıyorum... tek korkum kadın doğumcuların o sandalyesi:) allah onada mecbur bırakmasın

Sende inşalllah en yakın zamanda dünya tatlısı bir anne olursun Allah hepimize nasip etsin... Senden bir ricam var o reçete her yerde farklı bana yaptığın uygulamayı zahmet olmazsa özele atarmısın şimdiden teşekkürlera.s.

melser_ak
23-04-2010, 00:40
bana mail adresini yaz canım özel msj gönderemiyorum

ELA_EMRE
23-04-2010, 16:14
Merhaba bende vajiliyim. parmak egzersizleri yapıorum ama p...s e gelince kalakalıyorum. Yaptığın uygulamayı burdan yazabilir misin.. Bana da fikir olur..

burcin_umut
24-04-2010, 00:12
bana mail adresini yaz canım özel msj gönderemiyorum

canım çok enteresan ama sana mail adresimi yazıyorum ama site izin vermiyooo en iyisi bu msjları 50 yapıp özelden msjlaşmak sanırım başka yolu yokmu yaaa bunun?vereliniortak

melser_ak
24-04-2010, 02:24
ok. :)

burcin_umut
24-04-2010, 10:53
ok. :)

Melsercim burası bizim özel gibi oldu zaten bizden başka pek takılan yok valla öteki taraftada kaale alınmıyorum amannn neyse aklıma bi çare geldi şimdi ben adresi normal yazınca izin vermedide bide böle deneyeyim dedim canım araya o malum işareti koyarsan mail atabilirsin sagolasın öpüyorumolumunekankayizsmile

melser_ak
24-04-2010, 13:57
Gönderdim tatlım

burcin_umut
24-04-2010, 14:34
Gönderdim tatlım

Çok teşekkür ederim aldım ilk fırsatta denicem sagol tekrara.s.

bahar07
24-04-2010, 15:43
dogru durust yardım ıstesen kaale alınırısn ama sen bızden yardım ıstemıyorsunkı ..sadece doktor adı yazın dıyıp duruyosun..eegrkı yardıma ıhtıyacın varsa ordakı tum bayanlar sana yardım etmeey hazır orası cok yarrlı bır yer ve bence sorun sende ...gene dıyorum bızden yardım ıstemıyorsun ..egerkı yardım ıstesen herkez bır yandna sana yazıcaktır...

burcin_umut
24-04-2010, 16:07
dogru durust yardım ıstesen kaale alınırısn ama sen bızden yardım ıstemıyorsunkı ..sadece doktor adı yazın dıyıp duruyosun..eegrkı yardıma ıhtıyacın varsa ordakı tum bayanlar sana yardım etmeey hazır orası cok yarrlı bır yer ve bence sorun sende ...gene dıyorum bızden yardım ıstemıyorsun ..egerkı yardım ıstesen herkez bır yandna sana yazıcaktır...

Doğru dürüst nasıl yardım istenir acaba? Bir uzman tavsiye edebilirmisiniz diyorum boşu boşuna bilmediğim yerlerde zaman ve para harcamamk için kaldıki benim ordaki arkadaşlarla bi sorunum yok ve dikkatini çekerim orası yararsız burası yararlı diye bir ifade içermiyor yazdıklarım ben defalarca nasıl egzersiz yapılır nedir olay diye sordum. Dediğim gibi ben ilk etapta bir uzman ismi önermenizi istedim buda çok enteresan bir durum değil. Zaten hepimizin psikolojisi malum bide birbirimizi germeyelim yanlış anladığını düşünüyorum sevgiler...

burcin_umut
24-04-2010, 16:11
dogru durust yardım ıstesen kaale alınırısn ama sen bızden yardım ıstemıyorsunkı ..sadece doktor adı yazın dıyıp duruyosun..eegrkı yardıma ıhtıyacın varsa ordakı tum bayanlar sana yardım etmeey hazır orası cok yarrlı bır yer ve bence sorun sende ...gene dıyorum bızden yardım ıstemıyorsun ..egerkı yardım ıstesen herkez bır yandna sana yazıcaktır...

Ayrıca sorun sende ne demek yaaa evet farkındayım bir sorunum var burdaki herkes gibi beni üzdün bu yazdıklarınla inanki eh umarım en azından şimdi sen mutlusundur...

bahar07
24-04-2010, 17:32
sorun sedne derken sorudugn soru olarak kastettım ......farklı yone cekmeye gerek duyma ..bırde egerkı egzerszı hakkında bılgı ıstesen herkez sana yazardı dedım ben hıc denk gelmedım egzerısz sorduugnu doktor deyıp durdun ..sonrada dıyorsun kımse ılgılenmedı falan dıye benıde uzen bu oldu ...sevgıler arkadasım egerkı destege ıhtıyac duyarsan yardıma hazırrım untuma ...doktora gıtmeden egzerszı dene derım bak ben odum kopardı ama basradım o yuzdne bekleme ve hemen egezrsız yap tammamı ..

melser_ak
24-04-2010, 18:10
Bahar canım sende bu çaresizliği yaşamışsın ne kadar hassastık değilmi? kendimden nefret ederdim hoş şuanda bebeim olmuyor diye nefret ediyorum:) birbirimizi incitmeyelim sadece elimizden geldiğince yardımcı olalım birbirimize dua edelim burçini anlyorum senide anladım ama en iyi anladığım şey çaresizlik ve çare aramak vajinismuslu herkeze sesleniyorum ertelemeyin kendinizi beyninizi zorlayın egzersizi ben asla yapamadım ama vajinismusunda şiddeti var biliyrum yapabiliyorsanız egzersize bugün başlayın yapamıyorsanız kolayınıza giden ne varsa en geç yarın başayın biliyorum erteledikçe buyuyor....

bahar07
24-04-2010, 18:17
kesınlıkle katılıyorum sana...ne kadra zor cok ıyı bılıyorum ..ama benım burcıne demem sukı doktor doktor demek yerıne kendıde bır seyler yapmaya calsımalı ..sonucta dr verdııg uyguladıgı sey nerdeyse aynı ..bence bunu basarrabılrı ..benım maksadım kımseyı kırmak degıl ..ama dr sormak yerıne kızlar nasıl yaptınız ne yaptınız yardım edın banada basarmak sıtıyorummm...demelıydı dıyorum...ve ılk olarak ben hazırım kendıısne yardıma...
canım bebek konuusnda rahat ol bend esne gıbıyım ..olmuyorrr yanı..ama o kadarda kotu degılkı rabbım gununu bılıoyordur uzulme dua et boıl bol..bebıslerımız bence dıyrolakı annemızın babamızın burnunu azcık surturelımde gorsunler:)))).. kac aydır ugrasıyrosunuz olması ıcın

melser_ak
25-04-2010, 01:31
8 ay canım tabi ben sekiz ayda 3 kez adet oldum bende adet düzensizliği var canım rabbim bizede nasip etsin

aysecikkk
27-04-2010, 13:50
--------------------------------------------------------------------------------

3 yıl vajinismus kabusuyla yaşadım ağlamadığım günü hatırlamıyorum öyleki var olan adet düzensizliğim umrumda bile değildi umrumda olan tek şey eşimin sabrının bir gün taşabileceği ihtimaliydi hatta boşanmayı bile teklif ettim ve bu konuda ısrar ettim ama sevgimiz ve sabrımız kazandı kegel egzersizine inanmıyorum vajinismuslu hiçbir kadın bunu yapamaz ben yapamazdım.... nasılmı başardım:) bu sitenin forum kısmında haydar dümen reçetesini okudum önce bunun işe yarayabileceğine inandım sonrada işe yaradı yani önce beynimde bitti acı yok en azından ruhunuzun çektiği acı yanında eğlence kalıyor zaten ben acı olmasındanda korkmazdım hatta eşime beni bıçaklasan aşkımız için gıkım çıkmaz ama bu öyle bir belaki kasılıyorum derdim içki bile içmiştim bunun için :) kızlar tüm samimiyetimle söylüyorum bunu yenersiniz şu reçeteyi sizde deneyin ve olacağına inanın ilk denememizde olmadı sonraki gün oldu inanamadımsevinçten ağladım ..........Şimdi hamile kalamıyorum inanın bu daha büyük bir acı benim için dua edin lütfen adet düzensizliğim var 2 yada 3 ayda bir adet olabiliyorum çözüm arıyorum ve sizlerden duanızı istiyorum allah sizide bu sıkıntıda kurtarsın ve şuan yaşadım sıkıntıyı yaşatmasın ...

cabnım bana özelden o reçeteyi yazarmısın lütrfen. çıkar yolum kalmadı çok ümitsizim.

aysecikkk
27-04-2010, 14:05
arkadaşlar kesinlikle başkalarının düşüncelerini boş verin bende ilk evlendiğimde 3 ay ilişkiye giremedim çok kötü bi duygu çok sıkıldım bunladım Allahtan eşim çok anlayışlıydı herkez bişe dedi ama en sonunda bi pisikologa gittim söyledim 2 tane hap verdi korku hapı dedi adına ilişkiye girmeden 20 dakika önce yut dedi bende yuttum sonradaaa olan oldu inanın sanki hapkar beni uyuşturdu hiç gıkım bile çıkmadı okadar kaçan ben kedi gibi oldum acayip gevşedim ve oldu sonrada halime güldüm bumuymuş dedim sakın korkmayın hemen bi pisikologa gidin hemen halledin zaten bi kere kullandım o hapı sonra baktım hiç bişi yok pisikolojikmen beyn,m kabullendi ve hapı kullanmadan ilişkiye girdik sonra hemen bi uzmana görünün.....

yağmur lütfen banada o ilacın adını yazarmısın nolur.

_ayaz_
27-04-2010, 18:29
Reçeteyi bana da gönderebilir misiniz lütfeen:(

melser_ak
28-04-2010, 12:14
Reçeteyi bana da gönderebilir misiniz lütfeen:(

canım yeni üyesin heralde sana özelden msj. atamıyorum mail adresini yazarsan yardımcı olmayı çok isterim

bahar07
28-04-2010, 12:23
Reçeteyi bana da gönderebilir misiniz lütfeen:(
canım egertkı haydar donemının recetesındense bahsettııgın nette haydar dunem sıhırlı recetesı yazarsan cıkıyor..

bahar07
28-04-2010, 12:38
yağmur lütfen banada o ilacın adını yazarmısın nolur.
aysecım farkındamıısn sen hamılesın ...:oklava: kıızcam ama sımdı ...doktorunla gorus egerkı sorun olmaz dersen egzersıze baslıycaz ..sen o spreylerı ılacları kullanamazsın sakın kendı basına bır sye yapma lutfen

melser_ak
28-04-2010, 20:34
aysecım farkındamıısn sen hamılesın ...:oklava: kıızcam ama sımdı ...doktorunla gorus egerkı sorun olmaz dersen egzersıze baslıycaz ..sen o spreylerı ılacları kullanamazsın sakın kendı basına bır sye yapma lutfen

asla kullanma hamileymişsin yeni okudum ayşecim kullanacağın kas gevşetici ve diğer ürünler ki vajen içine kullanacağın bile var ki bunlar bebeğini gerçekten etkiler üzgünüm baharın dediği gibi doktorun izni olursa senin için parmak egzersizi daha uygun buda uygun değilse dünyada en önemli mücevheri taşıyorsun hiçbir sorun hiçbirşey ondan önemli değil değilmi?

bahar07
29-04-2010, 11:44
asla kullanma hamileymişsin yeni okudum ayşecim kullanacağın kas gevşetici ve diğer ürünler ki vajen içine kullanacağın bile var ki bunlar bebeğini gerçekten etkiler üzgünüm baharın dediği gibi doktorun izni olursa senin için parmak egzersizi daha uygun buda uygun değilse dünyada en önemli mücevheri taşıyorsun hiçbir sorun hiçbirşey ondan önemli değil değilmi?
cok guzel anlattım bır mucevher tasıyorsun o yuzden cok dıkat etmen gerek...

melser_ak
29-04-2010, 16:31
cok guzel anlattım bır mucevher tasıyorsun o yuzden cok dıkat etmen gerek...

baharcım rabbim o mücevherden bizede nasip etsin :)

kadriye_33
29-04-2010, 17:54
Evet canım gerçekten ciddiyim allah o adamdan ve foruma reçeteyi yazandanda binlerce kez razı olsun ben artık intiharın eşiğindeydim bu sebeble doktora gittim dediklerini yapamazdım çünkü ben çok ciddi bir vajinismustum hastane önünde hüngür hüngür ağladım ama geçtiğimiz ekim ayında bitti o kabus rabbime binlerce kez şükürler olsun cinsel ilişkimde ağrı falan yaşamıyorum... tek korkum kadın doğumcuların o sandalyesi:) allah onada mecbur bırakmasın

canım banada yazar mısın özelden msj gönderemiyrm

kadriye_33
29-04-2010, 17:56
CNM banada özelden ilacın adını msj atarmısın.

kadriye_33
01-05-2010, 19:17
çok tşkkr ederim melser_ak

_ayaz_
04-05-2010, 01:51
yeni üyeym bu konuyu ilk bu forumla paylaşabildim mail adresimi gönderemiyorum nasıl gönderebilirim

_ayaz_
04-05-2010, 02:03
canım yeni üyesin heralde sana özelden msj. atamıyorum mail adresini yazarsan yardımcı olmayı çok isterim

a_yaz_86 sonrası tahmin etceğiniz gibi böyle bi yol geldi aklıma çünkü mail adresimi yazınca size cevap göndermeme site izin vermior

_ayaz_
04-05-2010, 02:07
canım yeni üyesin heralde sana özelden msj. atamıyorum mail adresini yazarsan yardımcı olmayı çok isterim

mail adresimi parça olarak yazdım devamı hotmail.com sizden haber bekliyorum yarın ilk işim o hapları almak olacak.

nazlyy
04-05-2010, 15:31
cnmmm benim senin adına hem sevindim hem üzüldüm adet düzensizliğine dualarım seninle sende bizim için dua ett.reçeteyi yazarsannnçok çok am çook sevinirimm.öpüyorum

nazlyy
04-05-2010, 15:50
melser_ak bana da yardımcı olur musunn..

_ayaz_
04-05-2010, 16:27
yağmur lütfen banada o ilacın adını yazarmısın nolur.

canım ben umutla o korku hapının adını bekliyorum:(

burcin_umut
04-05-2010, 19:31
a_yaz_86 sonrası tahmin etceğiniz gibi böyle bi yol geldi aklıma çünkü mail adresimi yazınca size cevap göndermeme site izin vermior

Canım bende bir mail attım sana daha doğrusu melsercim sagolsun onun attığını aynen attım umarım faydası olur vereliniortak
Bu arada Melserciğimede selamlar :1hug:

melser_ak
04-05-2010, 20:36
Canım bende bir mail attım sana daha doğrusu melsercim sagolsun onun attığını aynen attım umarım faydası olur vereliniortak
Bu arada Melserciğimede selamlar :1hug:

A.S canım benim sen ne yaptın? bu arada hepinize dua ediyorum rabbim yardımcınız olsun

burcin_umut
04-05-2010, 20:49
A.S canım benim sen ne yaptın? bu arada hepinize dua ediyorum rabbim yardımcınız olsun

Amin canım yaaa duaların hayırlısıyla kabul olur inşallahhh....
Açıkçası bişi yapmadım ok üzüldüm baya bii takılmadım buralara acyip moralim bozuldu nedense Neyse işte merak ettim ne var ne yok diye. Melsercim ben çok kararsızım yaaa sürekli onu bunu bahane edip erteliyorum doktora gitcem fırsat olmadı reçeteyi denicem o ilaçları almaya gidemedim birde küçük yer burası başka ilçeden alayım diyorum amannn işte Canım sana cok duacıyım umarım herşey yoluna girecek Allahın izniyle:1hug:

melser_ak
04-05-2010, 20:54
Amin canım yaaa duaların hayırlısıyla kabul olur inşallahhh....
Açıkçası bişi yapmadım ok üzüldüm baya bii takılmadım buralara acyip moralim bozuldu nedense Neyse işte merak ettim ne var ne yok diye. Melsercim ben çok kararsızım yaaa sürekli onu bunu bahane edip erteliyorum doktora gitcem fırsat olmadı reçeteyi denicem o ilaçları almaya gidemedim birde küçük yer burası başka ilçeden alayım diyorum amannn işte Canım sana cok duacıyım umarım herşey yoluna girecek Allahın izniyle:1hug:

canım bende dün pcos olduğumu öğrendim fsh 5.85 LH 8.46 daha çok çaresizim artık ilaçta başlamadı 1 yıl korunmasız ilişki diyor üstelik gebelikte düşük ihtimal bana dua et gülüm

melser_ak
04-05-2010, 20:56
burçincim bu arada benim gibi yapma erteleme lütfen kararlı ol bak halime ya 3.5 yıllık evliyim ben şimdi nelerle boğuşuyorum ah ah şimdi bana kaybolan 3 yılımı verseler:)

burcin_umut
04-05-2010, 21:20
burçincim bu arada benim gibi yapma erteleme lütfen kararlı ol bak halime ya 3.5 yıllık evliyim ben şimdi nelerle boğuşuyorum ah ah şimdi bana kaybolan 3 yılımı verseler:)

Haklısın canım yaa iş bi tek bendede bitmiyo işte maddi olanaksızlıklar eşimi ikna etmek gibi zorluklar var Bu arada çok geçmiş olsun tatlım yaa ama dualarım seninle Allah sabrının mükafatını en yakın zamanda verecektir canım inşallah :Saruboceq: Allahım herkesin gönlüne göre versin dermansız dert vermesin canımın içi biraz daha sabır:CüvCüv: bak göreceksin canım en kısa zamanda herşey yoluna girecek sen yeterki moralini yüksek tut öptüm kocaman...

_ayaz_
05-05-2010, 01:47
Canım bende bir mail attım sana daha doğrusu melsercim sagolsun onun attığını aynen attım umarım faydası olur vereliniortak
Bu arada Melserciğimede selamlar :1hug:

bana mail gelmedi canım halen umutsuz vakayım az önce yine olmadı:(

burcin_umut
06-05-2010, 14:51
bana mail gelmedi canım halen umutsuz vakayım az önce yine olmadı:(

Şimdi tekrar attım umarım ulaşır bu defa ,bende denicem o reçeteyi en yakın zamanda umarım bizede faydası dokunur :Saruboceq:

burcin_umut
06-05-2010, 14:59
Melsercim mesajını aldım ama ben hala gönderemiyorum canım teşekkür... Şimdi o ilaçların bir listesini hazırladım önümüzdeki hafta eczanelerden alacağım ve deneyeceğim canım öpüyorum seni sürekli aklımdasın canım dualarım hep seninlekaydirigubbakcemile5

melser_ak
06-05-2010, 14:59
Şimdi tekrar attım umarım ulaşır bu defa ,bende denicem o reçeteyi en yakın zamanda umarım bizede faydası dokunur :Saruboceq:

Erteleme bitanem, erteleme uygula yapabiliyorsan kegelde yap ama bişey yap zamanını çalmasın bu vajinimus illeti güzel haberlerinizi bekliyorum

burcin_umut
06-05-2010, 15:08
Melsercim mesajını aldım ama ben hala gönderemiyorum canım teşekkür... Şimdi o ilaçların bir listesini hazırladım önümüzdeki hafta eczanelerden alacağım ve deneyeceğim canım öpüyorum seni sürekli aklımdasın canım dualarım hep seninlekaydirigubbakcemile5

Ertelemiycem kurtulcam artık bu illetten:lepi:

melser_ak
06-05-2010, 15:15
Ertelemiycem kurtulcam artık bu illetten:lepi:

süpersinnnnn

burcin_umut
13-05-2010, 19:40
bana mail gelmedi canım halen umutsuz vakayım az önce yine olmadı:(

Ayaz naptın canım denedinmi sesin soluğun cıkmadı?

ece111
14-05-2010, 16:31
Kızlar bu işler sadece ilaçla anında çözlmüyor. ılaçlar uyuşturucular egzersiz yaparsanız çok büyük fayda sağlar ama yapmazsanız hüsran olur.

http://www.kadinlarkulubu.com/jinekoloji/251269-vajinismus-nedir-tecrube-deneyimlerimizle-vajinismusu-yenelim.html

Bu başlığa gelin sorununuzu anlatın yardimci olmaya çalişalim.
Umutsuzluğa kapilmayin bu başlıkta sizin gibi olan birsürü kişi göreceksiniz. Birlikte birbirimize destek olucaz. Bekliyorum sizi.

melser_ak
14-05-2010, 19:27
Kızlar bu işler sadece ilaçla anında çözlmüyor. İlaçlar uyuşturucular egzersiz yaparsanız çok büyük fayda sağlar ama yapmazsanız hüsran olur.

http://www.kadinlarkulubu.com/jinekoloji/251269-vajinismus-nedir-tecrube-deneyimlerimizle-vajinismusu-yenelim.html

Bu başlığa gelin sorununuzu anlatın yardimci olmaya çalişalim.
Umutsuzluğa kapilmayin bu başlıkta sizin gibi olan birsürü kişi göreceksiniz. Birlikte birbirimize destek olucaz. Bekliyorum sizi.

pardon da canım bende nasıl işe yaradı? Ben parmak egzersizini bırak, parmağın girebileceği bir yerin olduğuna inanmıyordum kegel egzersizi yapamayacak kadar vahim bir vakaydım haydar dümen gerçekten işini biliyor diye düşünüyorum vaninismusun önce beyinde yıkılması gereken tabuları var dedimya parmak girebilecek yerin olmadığını düşünüyordum bu tabuyu bu ilaçlar sayesinde yıktım çok şükür sonrasında bir sorun yaşamadım ha şu kegel meselesine gelince bununla yenenleride takdirle karşılıyorum fakat benim gibide insanlar vardır belki diyerek hikayemi burada paylaştım yapabile elbette yapsın ama ilaçlar egzersiz olmadan işe yaramıyor diyemezsin ki ben eşimle artık çok rahat ilişkiye girebilmeme rağmen parmak egzersizi yapamam :)

ece111
15-05-2010, 00:26
pardon da canım bende nasıl işe yaradı? Ben parmak egzersizini bırak, parmağın girebileceği bir yerin olduğuna inanmıyordum kegel egzersizi yapamayacak kadar vahim bir vakaydım haydar dümen gerçekten işini biliyor diye düşünüyorum vaninismusun önce beyinde yıkılması gereken tabuları var dedimya parmak girebilecek yerin olmadığını düşünüyordum bu tabuyu bu ilaçlar sayesinde yıktım çok şükür sonrasında bir sorun yaşamadım ha şu kegel meselesine gelince bununla yenenleride takdirle karşılıyorum fakat benim gibide insanlar vardır belki diyerek hikayemi burada paylaştım yapabile elbette yapsın ama ilaçlar egzersiz olmadan işe yaramıyor diyemezsin ki ben eşimle artık çok rahat ilişkiye girebilmeme rağmen parmak egzersizi yapamam :)

Ben senin yazdıklarını okumamıştım bile. Ama okudum da kendin bile önce işe yarayacağına inandım ondn sonra denedim yani önce beynimde bitti oldu yazmişsin. Kendi sözlerinden de bu çikiyor. Ayrica sen istisna olarak burada bu receteyi öneriyorsun da ben bu recetedeki uyuşturucu ilaçları kullandım bende de işe yaramadı ne olacak şimdi? Egzersiz yaptım sonra bu ilaçların yardımı oldu. Sen yaşadıklarını söylüyorsun ben de söylüyorum. kimseye denemeyin diyemem denesinler tabii ama işe yaramazsa diğer tarafta bekleriz. Burayı çok fazla takip edemediğim için yazma gereği hissettim.

melser_ak
15-05-2010, 01:24
Anladım bak sendede reçete işe yaramamış herkezin durumu farklı olabiliyor o dönemim çok hasastı bizler burada yazarken direk onların beynine msj. gönderiyoruz bizler olumlu olalım bu işin 2 yolu var ister reçete kullansınlar ister kegel yada herikiside hangisinde rahat olabileceklerse hangisini yapabileceklerse onu yapsınlar tabiki.Neyse bu arada ben bu alanı tam bile okumadım hikayemi paylaşmıştım gerisine bakmadım bile o tarafa da bakıyorum yani:) Diyorumya canım bizlerin ellerinden çıkan yazılar onların beyninde tabu oluşturabiliyor o sebeble çokta yazmaktan korkuyorum neyse k.i.b

burcin_umut
15-05-2010, 21:45
Kimsenin iyi niyetinden şüphem yok ancak bırakın insanlar doktora gitmek istiyorsa doktora gitsin ilaç kullanacaksa denesin kaldıki eğzersiz yapabiliyorsa ne ala Hepimizin sorunu aynı fakat hepimiz çok farklıyız ama her yolu denemekte fayda var... Ayrıca daha öncede belirtmiştik diğer forumu takipte zorlanıyorum çünkü katılım fazla çok hızlı ilerliyor bir bakıyorum onlarca sayfa ilerde.. Özellikle belirtiyorum bazıları alınmasın kimseyi yada yapılan hiçbirşeyi kötülemek gibi niyetim yok dayanışmayı destekliyorum... Ancak herkesin psikolojisi malum yazarken dikkat edelim kırıcı olmaya lüzum yok... Melser arkadaşımız sayesinde kaç kişi burada hem moral buldu hemde bir çıkış yolu... Allah ondan razı olsun sevgiler...

burcin_umut
15-05-2010, 21:55
Buarada özel msjlarınızı aldım ece ve hephüzünlü teşekkür ediyorum fakat ben hala özelden msj atamıyorum.Ececim ben zamanında cok soru sordum ama dediğim gibi kaynadı arada ama haksız şeyler yaşadım çok üzüldüm haftalarca foruma bile girmedim yani burda yazılan şeyler bazen hassas olduğumuzdan bazende gereksiz yere insanı incitiyor.Tekrar msjına teşekkür öpüyorum:1hug:

Hephüzünlü canım henüz denemedim bu ara gerçekten çok yoğunum reçetenin siparişini verdim ilaçları bekliyorum gelişmeleri haberdar ederim umarım hüzün ismimizdende zihnimizdende silinir:1hug:

hephuzunlu
15-05-2010, 23:49
evet arkadaşım inşallh silinir hüzün hepten artık bu konuda hepimizden.....reçete kasılmaları benim kadar çok olmayanlarda etkili olabilir aslında o yüzden merak ettim...
ayrıca reçetede fazladan bi kas gevş.haplar var ya...o spreyi de emlayı da egzsz başlarında kullandığını yazıyorlar diğer topicte de çoğu kişi..egzrszlere alışana kadar...bir iki denemeden bişi olmaz diye düşünüyorum ama içeri sıkılıyor sonuçta fazla yapmamak lazım....hem ecenin de dediği gibi moral boz. faktörünü atlamamak gerek olmazsa..yani son umut diye bakmamak gerek en azından...ben de istemiştim bi gecede bitmesini ama..maalesef çok yavaş ilerliyorum......
inşallah sizin daha kısa sürede hallolur.....
dua ile...

burcin_umut
16-05-2010, 17:43
Melsercimmm yaa sen bana nasıl moral veriyorsun anlatamam canım inşallah ya çıkış yok bu işi öyle yada böyle çözücem ama aklım hepsende bilesin inşallah şurda beraber ilan edicez tatlım dualarım seninle desteğin için Allah razı olsun canım kardeşim Allah hepimizin gönlüne göre versinopuyorumnanaktan

burcin_umut
16-05-2010, 17:44
evet arkadaşım inşallh silinir hüzün hepten artık bu konuda hepimizden.....reçete kasılmaları benim kadar çok olmayanlarda etkili olabilir aslında o yüzden merak ettim...
ayrıca reçetede fazladan bi kas gevş.haplar var ya...o spreyi de emlayı da egzsz başlarında kullandığını yazıyorlar diğer topicte de çoğu kişi..egzrszlere alışana kadar...bir iki denemeden bişi olmaz diye düşünüyorum ama içeri sıkılıyor sonuçta fazla yapmamak lazım....hem ecenin de dediği gibi moral boz. faktörünü atlamamak gerek olmazsa..yani son umut diye bakmamak gerek en azından...ben de istemiştim bi gecede bitmesini ama..maalesef çok yavaş ilerliyorum......
inşallah sizin daha kısa sürede hallolur.....
dua ile...

Öyle yada böyle yeneceğiz Allah herkese bir an önce kurtulmayı nasip etsinopuyorumnanaktan

melser_ak
16-05-2010, 22:29
Melsercimmm yaa sen bana nasıl moral veriyorsun anlatamam canım inşallah ya çıkış yok bu işi öyle yada böyle çözücem ama aklım hepsende bilesin inşallah şurda beraber ilan edicez tatlım dualarım seninle desteğin için Allah razı olsun canım kardeşim Allah hepimizin gönlüne göre versinopuyorumnanaktan

İnşallahhhhhhhh canım..... sendende allah razı olsun bilki dualarım hep seninle ve benim cok değil altı ay önceki yaşadığım sorunu yaşayan herkezle ben hephüzünlününde seninde bu sorunu çözme aşamasında olduğuna inanıyorum k.i.b

melser_ak
18-05-2010, 01:12
Kızlarrrrrrrrrrr nasılsınızzzz hani güzel haberler

ece111
18-05-2010, 18:14
Buarada özel msjlarınızı aldım ece ve hephüzünlü teşekkür ediyorum fakat ben hala özelden msj atamıyorum.Ececim ben zamanında cok soru sordum ama dediğim gibi kaynadı arada ama haksız şeyler yaşadım çok üzüldüm haftalarca foruma bile girmedim yani burda yazılan şeyler bazen hassas olduğumuzdan bazende gereksiz yere insanı incitiyor.Tekrar msjına teşekkür öpüyorum:1hug:

Hephüzünlü canım henüz denemedim bu ara gerçekten çok yoğunum reçetenin siparişini verdim ilaçları bekliyorum gelişmeleri haberdar ederim umarım hüzün ismimizdende zihnimizdende silinir:1hug:

canim rica ederm yeni gordum yazini aklina birsey takilirsa her zaman sorabilirsin/ umudunu yitirme merak etme zamani gelince hersey cok guzel olcak

elbola
18-05-2010, 18:24
kızlar ya bu hapların adı nedir?sakinleştiric kas gevşetici vs mafoldumben

l0wer0ck
18-05-2010, 19:11
bu sorun bendede vardı ilk 2 ilskiye qirdiğimde kasıklarım qerçekten çok acıodu ve hareket edemiodum. ama şuan bi problem yok. belkide vajinusmusla ilgili değildir. ilk olduğu icin kasıklarm ağrımış olablr blmiyorum. fakat şuan bi problemim yok, karşı cinsinde yardımıyla iyiyim =) Bence bu istem dışıyla alakası yok. yazıldığı gibi piskolojik. yazının aynısını düşünüyordum bende

Zerr
18-05-2010, 19:45
Haydar Dümen'in Sihirli (!) Reçetesi
Bu yazıyı Haydar Dümen'e vajinismus tedavisi için giden birkaç tanıdığımla uygulanan tedavi hakkında konuşmam neticesinde hazırlamaya karar verdim. Her nedense tanıdıklarımın hepsine kısa bir konuşma sonrasında aynı reçete yazılmış, aynı direktifler verilmiş ve hepsinden 3000 YTL (sonradan zam gelmiş midir bilemem) alınmış. Ve hatta bu kesin (!) tedaviden sonra yine de sorun çözülmezse 2000 $ karşılığında muayenehane ortamında tekrar edip daha kesin (!) sonuç alabilecekleri söylenmiş. Ben Haydar Dümen'in bu ülkede cinselliğin konuşulabilmesi adına yaptığı katkıları hep takdir ettim. Ama bu kadar hassas bir konuda bütün psikolojik etkenleri göz ardı edip, sadece mekanik yöntemlerle çözüm bulacağını iddia etmek en hafif tabirle sahtekarlıktan başka bir şey değil. Vajinismus, uzmanların elinde elbette bir geceden daha uzun sürede tedavi edilebilecek bir rahatsızlık. Ama yine de ille de "Haydar Dümen" diyen tanıdıklarınız varsa, buyrun sihirli (!) tedavi aşağıda. Hüsrana uğramak yanında 3000 YTL'den de olmasınlar.

Önce reçete:


Kuiflex (kas gevşetici + ağrı kesici)
Spazmol (spazm giderici + ağrı kesici)
Emla Tegaderm (lokal anestezik)
Xylocaine sprey (lokal anestezik)
Vazelin (kayganlaştırıcı olarak)
Gleitgelen (su bazlı kayganlaştırıcı)
Thermo-Gel (sıcak soğuk kompres)

Şimdi Talimatlar:

3 adet hapı yutun (2 kuiflex + 1 spazmol)
15 dk. sonra 1/3 vazelin sıkılmış sıcak su dolu tencerede 15 dk. oturun.
Kalkın
Bacaklarınızı açıp sprey sıkın (Xylocaine)
Bu sırada jel (no:7) 3-4 dakika tencerede kaynamış olsun
Jeli ince bir havlu ile sarın ve bacaklarınızın arasına koyun
Bacaklarınızı kapatın
Beklemeden sonra spreyi (Xylocaine) tekrar 3-4 defa sıkın
Tekrar 4-5 dakika jeli (no:7) koyun
Emla pomadı (no:3) nohut büyüklüğünde vajinanın içine sürün
2-3 dakika ovalayarak bekleyin
3-4 dakika bekleyin
Gleitgelen (no:6) ilişkiden hemen önce vajen içine ve penis üzerine uygulanacak
Hepsi bu kadar. Tekrar ediyorum; uygulama sizin kişisel sorumluluğunuzdadır. Ben bu tarz mekanik yöntemler yerine kapsamlı bir psikolojik terapiyi de içeren bir tedavi süreci öneririm.


arkadaslar cok sorulmus merak edenler için ekledim ama ben denemedim herkesde ilaçlar aynı etkiyi göstermez psikolojik olarak belki rahatlatır ve olur onu bilemicem ama ben denemedim sadece parmak egzersizi ve kegelle basardım diger sayfadan basaranlarıda takip ederseniz yeterince motive olursunuz benim tavsiyem parmak egzersizi ve kegel yönünde kesinlikle zor degil kesinlikle hemde en zor olan kısmı karar vermek ve başlamak hastalıgın en kötü yanı da ertelemek tekrar sölüyorum ben olsam ilaç kullanmam

melser_ak
19-05-2010, 01:25
Haydar Dümen'in Sihirli (!) Reçetesi
Bu yazıyı Haydar Dümen'e vajinismus tedavisi için giden birkaç tanıdığımla uygulanan tedavi hakkında konuşmam neticesinde hazırlamaya karar verdim. Her nedense tanıdıklarımın hepsine kısa bir konuşma sonrasında aynı reçete yazılmış, aynı direktifler verilmiş ve hepsinden 3000 YTL (sonradan zam gelmiş midir bilemem) alınmış. Ve hatta bu kesin (!) tedaviden sonra yine de sorun çözülmezse 2000 $ karşılığında muayenehane ortamında tekrar edip daha kesin (!) sonuç alabilecekleri söylenmiş. Ben Haydar Dümen'in bu ülkede cinselliğin konuşulabilmesi adına yaptığı katkıları hep takdir ettim. Ama bu kadar hassas bir konuda bütün psikolojik etkenleri göz ardı edip, sadece mekanik yöntemlerle çözüm bulacağını iddia etmek en hafif tabirle sahtekarlıktan başka bir şey değil. Vajinismus, uzmanların elinde elbette bir geceden daha uzun sürede tedavi edilebilecek bir rahatsızlık. Ama yine de ille de "Haydar Dümen" diyen tanıdıklarınız varsa, buyrun sihirli (!) tedavi aşağıda. Hüsrana uğramak yanında 3000 YTL'den de olmasınlar.

Önce reçete:


Kuiflex (kas gevşetici + ağrı kesici)
Spazmol (spazm giderici + ağrı kesici)
Emla Tegaderm (lokal anestezik)
Xylocaine sprey (lokal anestezik)
Vazelin (kayganlaştırıcı olarak)
Gleitgelen (su bazlı kayganlaştırıcı)
Thermo-Gel (sıcak soğuk kompres)

Şimdi Talimatlar:

3 adet hapı yutun (2 kuiflex + 1 spazmol)
15 dk. sonra 1/3 vazelin sıkılmış sıcak su dolu tencerede 15 dk. oturun.
Kalkın
Bacaklarınızı açıp sprey sıkın (Xylocaine)
Bu sırada jel (no:7) 3-4 dakika tencerede kaynamış olsun
Jeli ince bir havlu ile sarın ve bacaklarınızın arasına koyun
Bacaklarınızı kapatın
Beklemeden sonra spreyi (Xylocaine) tekrar 3-4 defa sıkın
Tekrar 4-5 dakika jeli (no:7) koyun
Emla pomadı (no:3) nohut büyüklüğünde vajinanın içine sürün
2-3 dakika ovalayarak bekleyin
3-4 dakika bekleyin
Gleitgelen (no:6) ilişkiden hemen önce vajen içine ve penis üzerine uygulanacak
Hepsi bu kadar. Tekrar ediyorum; uygulama sizin kişisel sorumluluğunuzdadır. Ben bu tarz mekanik yöntemler yerine kapsamlı bir psikolojik terapiyi de içeren bir tedavi süreci öneririm.


arkadaslar cok sorulmus merak edenler için ekledim ama ben denemedim herkesde ilaçlar aynı etkiyi göstermez psikolojik olarak belki rahatlatır ve olur onu bilemicem ama ben denemedim sadece parmak egzersizi ve kegelle basardım diger sayfadan basaranlarıda takip ederseniz yeterince motive olursunuz benim tavsiyem parmak egzersizi ve kegel yönünde kesinlikle zor degil kesinlikle hemde en zor olan kısmı karar vermek ve başlamak hastalıgın en kötü yanı da ertelemek tekrar sölüyorum ben olsam ilaç kullanmam

Ben bu reçeteyle yendimmmmmmmm .... Sahtekar denilen adama binlerce dua ediyorum .Ben kegeli çok denedim yapmadım tek çarem buydu önce bu reçeteye inanmadım bu reçeteyi çok erteledim ama çarem bu reçetedeymiş dediğin gibi zer ertelemek hastalığın en kötü yanı psikolojin mahfoluyor ama kızlar bilinki en iyi psikolog kendinizsiniz söylenenlere bakmayın herkezde aynı etkiyi vermiyormuş tecrubeyle sabit zerr bu reçeteyle başaramamış kegelle başarmış ben kegel yapamadım bu reçeteyle başardım siz hangisini deniyorsunuz:) Cevabınız ne olursa olsun hiçbiri olmasın

elbola
19-05-2010, 22:05
ya kızlar ben bugün kegeli denedim otururken ,hangi kasların olduğunu anladım;ama sıkamıyorum bilmiyorumkismile yani 1-2 saniye oluyo sonra gevşiyo boshayallersmile
yanlış mı yapıorum uzanmam fln mı lazım ay anlamadım valla kaydirigubbakcemile3

Zerr
19-05-2010, 22:24
Kegel egzersizleri hastalara tarif edilirken, pek çok kadının PC kaslarını bulmakta güçlük çektiklerinden bahsedilmelidir. Egzersizler esnasında PC kaslarının yerine karın ya da uyluk kaslarını çalıştırılabilir. Hastalar PC kaslarından haberdar değilse, karın ve kalça kaslarının gevşek olmasına dikkat etmek kaydıyla, kendisine sık sık idrar yapmaya başlaması ve hemen ardından durdurması söylenir. İdrar akışını durdururken kasılan kaslar PC kaslarıdır. Bu şekilde hastalar bu kas grubundan haberdar olmayı öğrenirler. Kegel egzersizleri halter kaldırmaya benzer. Yani ağırlık kaldırdıkça kol ve omuz kasları nasıl güçlenirse Kegel egzersizleri uygulandıkça PC kasları da güçlenir. Kegel egzersizlerinde başarı, uygun teknik kullanmaya ve düzenli egzersiz programına uymayla doğru orantılıdır. Kegel egzersizlerinde her birim egzersiz için kasların 5 - 10 saniye kasılması ve bu kadar bir sürede ara verilmesi gerekir. Kasılma ve bekleme arka arkaya 5 - 10 kez uygulanmalıdır. Egzersizler esnasında normal nefes alıp verme ve yalnızca PC kaslarının çalışıyor olmasına dikkat edilmelidir. Bu birim egzersizin günde en az 5 -10 kez yapılması gerekmektedir. Bazı uzmanlar egzersizlerde aşırıya kaçmanın ve idrar yaparken bu egzersizleri uygulamanın kişilere sıkıntı verebileceğini iddia etse de yeterlilikte kriter kasıklarda ağrı hissedilmesidir. Kegel egzersizleri iş yerlerinde, yolda, evde vb. yerlerde kolaylıkla uygulanabilir ve dışarıdan bir göz bu egzersizleri uyguladığını anlamaz. Bu egzersizleri her gün düzenli olarak uygulamalıdır.

canım burda ayrıntılı olarak var hatta diger vajinismus topiginin ilk sayfasında cok daha ayrınıtlı bulabilirsin

elbola
19-05-2010, 22:50
sağol cnm tkrr uygulayacağım umarım olur :D