PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Çalışmayan evli bayanlara bir sorum var



Sayfa : 1 2 [3] 4 5 6

edoshs
01-10-2009, 16:31
İnş. cnm hayırlısı olsun herseyin sana esine ve bebegine allah saglık versin gerisi gelir zaten a.s.

yercekimlikaranfil
01-10-2009, 16:58
Mesele aslında başlığı açan arkadaşın sorduğu soruda değil. Mesele tüketmekte değil.
Kadının çalışması ile ilgili negatif yaklaşan arkadaşlardan sadece "marjinalfayda" arkadaşımızın söylediklerini elle tutulur buldum katılmasam da. O nedenle, fikir alışverişi olması bakımından sevgili marjinalfayda'ya birkaç şey söylemek isterim. Ben de tüketim çılgınlığından son derece rahatsız olan biriyim. Mümkün olduğunca sade hayatlar yaşayıp kapitalizmin çarkından olabildiğince sıyrılmaktan yanayım. Bizler bizi sömürenlerin elinde daha çok tüketme hırsıyla savururken aslında tükenen oluyoruz. Fakat bu sadece kadınlara mı böyle? Sadece kadınlar mı tüketmek için çalışan? Eşimiz de çekmiyor mu eğer çekilen ağız kokusuysa?
Mesele şu; ben kendi adıma "tüketmek" için değil, "üretmek" için çalışıyorum. Ben 300 liralık parfüm kullanmayı hiç düşünmedim çalışmaya karar verirken. Kendi adıma, sadece tüketmeye kalsa iş eşimin çalışması yeterli. Eşimin kazandığı da bana yeterince tükettirir. Ama ben ne üretmiş olurum? Kapitalizm çarkının içinde de olsa birşeyler üretiyorum çalışarak. Ev kadınları üretmez demek istemiyorum. Ama evde sadece yemek, temizlik, el işi, hobi kursları benim zihinsel ve ruhsal doyumumu sağlamıyor demek istiyorum. Kendimi üretken hissetmek için bir alanda bilgime, becerime başvurulan bir işe ruhum ihtiyaç duyuyor.
Ha bunu yaparken evimi mi ihmal ediyorum? Hayır, buzluktan yemek yiyorum evet. Ama bunun nedeni yemek hazırlamakla ilgili bir sorunum olması değil. Kışın da yaz sebzeleri yemeyi sevdiğim için güzün bir haftasonumu ayırıp güzelce kış hazırlığı yapmam. Erişte de keserim, tarhana da ovalarım. Herşeye yetişiyorum.
Ha ama nasıl? Eşimin de yardımıyla. Biz eşimle bir hayatı paylaşıyoruz. Bizim iş bölümümüz; hayatımızı kazanırken de yaşamımızı idame ettirmemiz için elzem ya da hayattan keyif almamıza katkı sağlayacak ev işlerini yaparken de yeteneklerimize göre paylaşmak şeklinde. Eşim mesela asla yemek yapmaz, çünkü ben mükemmele yakın yemek yaparım. Ama ben de ütü yapamam, eşim benimkiler dahil ütüleri yapar. Ben çalışma kararı aldım ve benim aldığım karar çerçevesinde eşim hayatı paylaşmak için bana elini uzatmak zorunda. Bu sadece ihtiyacımız olduğu için çalışmak zorundasam geçerli değil. Ben sadece ve sadece farklı alanlarda da üretken olmak için çalışmayı seçtiğimde de böyle. Yani eşim benimle evde de hayatı paylaşıyorsa, ben çalışmak zorunda olduğum için değil; ben çalışmayı seçtiğim için. Ha hiç ayrımcı da değilim, tersi de doğrudur. Eğer ben yeterli parayı kazanıyorsam ve eşim de seçimini hayatını evde geçirmeye karar verdiyse hiçbirşey demem. Ama evde oturan bir kadın kocasıyla hayatı nasıl paylaşıyorsa öyle paylşmayı beklerim. Nasıl, olmadı mı? Bazı arkadaşların tabiriyle "evde oturma, isterse yataktan çıkmama özgürlüğü" erkek bedenine oturmadı mı?
O zaman bana neden otursun? Ben neden tek tip üretimle hayatımı geçireyim? ışten ayrılmamın tek yolu var, eğer eşim çalışmayı seçtiyse ve hepimiz için yeterince para kazanıyorsa ve eğer ben başka bir üretkenlik sahası bulabilirsem işten ayrılırım. Ama kasdettiğim hobi kursları ya da papatyalar dernekleri filan değil. Gerçekten çalıştığım, iş gibi ciddi yürüyen ve gerçekten üretebildiğimi hissettiğim ama sadece karşılığında para almadığım sosyal projeleri kasdediyorum. Tabi eşim de isterse bunu yapabilir. Ha ikimiz birden istersek ne olur bilmiyorum, sanırım sıraya koyarız meslek dışı hayallerimizle meşgul olmayı.
Her neyse, özetle; üretmek için çalışıyorum, daha çok çılgınca tüketebilmek için değil.
Bazı başka arkadaşlar da üzülmesin, eşimin karnı tok, gömlekleri baktırtacak kadar iyi ütülü, evim hijyenik ve evde de bulaşık bırakmadık. Ha bir de bu akşam için harika bir sürprizim var eşime, gayet işve dolu bulacağını düşünüyorum.

marjinalfaydali
01-10-2009, 19:16
.............................................."marjinalfayda" arkadaşımızın söylediklerini elle tutulur buldum katılmasam da. O nedenle, fikir alışverişi olması bakımından sevgili marjinalfayda'ya birkaç şey söylemek isterim. Ben de tüketim çılgınlığından son derece rahatsız olan biriyim. Mümkün olduğunca sade hayatlar yaşayıp kapitalizmin çarkından olabildiğince sıyrılmaktan yanayım........................................... .................................................. ...............
Her neyse, özetle; üretmek için çalışıyorum, daha çok çılgınca tüketebilmek için değil.
Bazı başka arkadaşlar da üzülmesin, eşimin karnı tok, gömlekleri baktırtacak kadar iyi ütülü, evim hijyenik ve evde de bulaşık bırakmadık. Ha bir de bu akşam için harika bir sürprizim var eşime, gayet işve dolu bulacağını düşünüyorum.

Sevgili tinkerbelle, fikirlerimiz çok benzeşmese de sanırım meslektaş olmamız sebebiyle birbirimizi anlamışız.Mesleğin kazandırdığı elle tutulur, to the point cevapları ve yorumları beğeniyoruz anladığım kadarıyla. Ben de senin açıklamalarını sevdim zira.Acaba ikimiz de baştan beri ev hanımı olsak yine üsluplarımızı beğenir miydik acaba? Bakın bu da çalışmanın insan bünyesine pozitif etkisi , mesleklerin insanlara kazıdığı kişilik özellikleri ve size benzeyen insanları ayırtedebilmenize katkı sağlaması .Fanatik olmadan, konunun iki tarafını da görebilmek lazım değil mi a.s .Tabii bu durum sağlam sosyal gözlemci gücü ve yaşadıklarından nasiplenebilmeyi gerektirir :kahve:

Gelelim meselemize kaydirigubbakcemile3 Ben o işve cilve kısmında yapılan yorumlara zaten katılmıyorum, kaldı ki bi kaç arkadaş bana "bazı tip" insanları eleştirdiğim için kızmışlar ama asıl bence başka bir insanın işve cilve seviyesine yorumda bulunmak kabalıktır. Benim eleştirdiğim noktayı doğru tespit etmişsin, tüketim çılgınlığını ve sadece daha çok tüketmek , ya da doymaz gözleri doyurmak uğruna feda edilen hayatları sindiremiyorum ben. Bir de , çalışmanın , evde napıcam sorusuna verilecek cevapla ikame edilmesine. Dediğim gibi, insanların farklı sebebpleri ve motivasyonları olabilir çalışmak için.Sen kendi motivasyonunu açıklamışsın ve bu anlattıkların şu an zaman zaman benim de hissettiğim şeyler.Çalışmadığın zaman aynı entellektüelite düzeyine sahip insanlar genelde işte olduğu için seçim değil, mecburiyetten dolayı ev hanımlarından oluşuyor çevren. Ve tabii ki senin de dediğin gibi, kelebek grubu, papatya topluluğu gibi gruplar da kesmez bi yerden sonra. Bu gibi dezavantajları var tabii ki, eğer çalışmamak bir tercihse. Ama bir de lösev var, ve belki kafası basan insanlardan oluşan ev hanımlarının sayısı artsa ve bibirleriyle tanışma imkanları olsa, daha yapılacak başka girişimler de vardır. Ama söylediklerinin şu kısmına hiç katılmıyorum."Bazı arkadaşların tabiriyle "evde oturma, isterse yataktan çıkmama özgürlüğü" erkek bedenine oturmadı mı?
O zaman bana neden otursun? " Oturmaz arkadaşım, benim bedenime oturmadı.Erkekle kadın sosyal anlamda eşit olmalıdır, ama fiziken ve ruhen eşit değillerdir.Erkek üstündür demiyorum, burada o tartışmaya girmeyelim hiç :1closedeyes: Çok güçlü bir bünyen varsa bilemem ama benim mideme sabah alelacele yapılan(bazen hiç yapılmayan) kahvaltılar, her öğlen lokanta yemekleri, akşam geldiğimde de o sizin alınmanıza sebebp olan "buzluk yemekleri" veeeee her ay 2 gün pms , 2 gün de adet sancıları benim vücuduma oturmadı. Çalışmak için kişisel motivasyonları olabilir insanların, ama çalışmamak için de yeterince olabiliyor. Kişinin kendi fiziksel, psikolojik, maddi, sosyokültürel durumu ve dünya görüşüne kalır sonuçta. Bu yazı da konu sahibine bi fikir daha versin umarım. a.s Hoşçakalın.

marjinalfaydali
01-10-2009, 19:26
ben burada hıc bır polemıge gırmeden herkesın fıkırlerını goruslerını alarak ne yapıcagıma karar vermeye calısıyorum..her ıkı tarafında artılarını eksılerını ogrenmeye calısıyorum..bu sebeplede ne evde oturanlara ne de calısanlara en ufak bır sagısızlıgım olmamıstır bugune kadar yazdıgım yazılarda..benım orda ne demeye calıstıgım cok bellı..ben evımın kadınıyımda sız bılmemnenın kadınısınız gıbı bır sey yok..benım yazdıklarımın altında bır kotu nıyet aramayın cunku konuyu acan da benım fıkır alısverısınde bulunmak ısteyende karar vermeye calısanda..
orda evımın kadını olmak ıstıyorum dememdekı maksat kendımı evıme adamak evımle ve esımle ılgılenmek demek oluyor..
lutfen benı bu tarz tartısmalardan uzak tutun cunku dedıgım gıbı burada fıkır alısverısı yapmak ıstıyorum...

Evet arkadaşlar, cekhunun bir saygısızlığı ya da herhangi bir fikrin savunucusuna bir önyargısı olmadı. Hakkını vermek lazım. Hangi düşünceye daha meyilli olarak konuyu açtığını ama aslında diğer tarafa dair düşünceleri dinleyince o diğer tarafın da çok mantıklı geldiğini anlattı hatırladığım kadarıyla. Biz arada bir birbirimize sataştık :mymeka: ama konu sahibinin günahını almayalım bence . kaydirigubbakcemile5

MargaRin
01-10-2009, 19:51
Sizin yazdıklarınızı tabii ki de anladı cevap verenler.siz ekonomi okuduysanız ben de ekonominin alasını okudum ve daha çok tüketim,daha pahalı kıyafetler daha lüks yaşam için değil ileride çocuğumu daha iyi şartlarda okutabilmek adına çalıştığımı belirttim.yazdıklarınızı kişisel olarak algıladığımdan dolayı kişisel olarak cevap yazmıyorum.başkalarını bilemem sizin gibi ben de kendimden örnek veriyorum.
hiçbir zaman kadın erkek eşittir naralarını atmadım ben her zaman kadın kadınlığını bilsin erkek erkekliğini bilsin görüşünü savunurken bir yandan da maddi olarak herşeyden erkekler sorumludur görüşüne karşı çıktım.erkek tabiki de çalışmayan bir kadınla bilerek kabul ederek evleniyorsa b u kadına sonradan çalış deme gibi bi hakkı olmamalı aynı şekilde çalışan bir kadın üzerinde de çalış ya da çalışma diye baskı kuramaz.
ben de bir kadınım ben de zorluk yaşıyorum kimi zaman ama eksi yönleri daha fazla değil..bana sabahları kalkmak zor gelmiyor ben buzluk yemeği yemiyorum buzlupa sebze hazırlayıp atmıyorum ama hergece benim evimde ya sebze ya et yemeği oluyor yanında çorbasından salatasına yanlış anlaşılmasın ben çok becerikliyim demek değil bu ama istenince oluyor demek istiyorum.elbette herkesin kişisel tercihi sabah erken lakıp sabahın o saatinde hızlıca edilmiş bir kahvaltıyı her bünye kaldıramayabilir ama benim kızdığım nokta her çalışan kadın daha rahat tüketim daha pahalı kıyafetler için çalışmıyor ya da her kadın buzluk yemeği yemiyor her kadın evine temizlikçi tutmuyor kaldı ki ev hanımlarının arasında da yadsınmayacak kadar fazla evine temizlikçi alan..
yani açıkçası sizinde dediğiniz gibi kişinin sosyokültürek fiziksel durumuna bağlı olan bişey bu.o yüzden kişi evde kalırsa neler olur çalışırsa neler olur kısası üzerinden giderken bir diğerini aşağılayıp kötülemeden yaparsa herkes düşüncesini demokratik olarak bir tarafa saldırmadan söylemiş savunmuş olur.

DepresifPolyanna
01-10-2009, 19:55
5 yıldır evdeyim, alışmadım alışamadım, bütün gün dört duvar sosyalliğimi şu forumlarda üç beş kelam edip devam ettiriyorum, her ikisi arasında seçim yapmam gerekirse çalışan bir bayan olmayı tercih ederdim, ama iş yok işte

yercekimlikaranfil
01-10-2009, 19:58
Sevgili tinkerbelle, fikirlerimiz çok benzeşmese de sanırım meslektaş olmamız sebebiyle birbirimizi anlamışız.Mesleğin kazandırdığı elle tutulur, to the point cevapları ve yorumları beğeniyoruz anladığım kadarıyla. Ben de senin açıklamalarını sevdim zira.Gelelim meselemize kaydirigubbakcemile3 Ben o işve cilve kısmında yapılan yorumlara zaten katılmıyorum, kaldı ki bi kaç arkadaş bana "bazı tip" insanları eleştirdiğim için kızmışlar ama asıl bence başka bir insanın işve cilve seviyesine yorumda bulunmak kabalıktır. Benim eleştirdiğim noktayı doğru tespit etmişsin, tüketim çılgınlığını ve sadece daha çok tüketmek , ya da doymaz gözleri doyurmak uğruna feda edilen hayatları sindiremiyorum ben. Bir de , çalışmanın , evde napıcam sorusuna verilecek cevapla ikame edilmesine. Dediğim gibi, insanların farklı sebebpleri ve motivasyonları olabilir çalışmak için.Sen kendi motivasyonunu açıklamışsın ve bu anlattıkların şu an zaman zaman benim de hissettiğim şeyler.Çalışmadığın zaman aynı entellektüelite düzeyine sahip insanlar genelde işte olduğu için seçim değil, mecburiyetten dolayı ev hanımlarından oluşuyor çevren. Ve tabii ki senin de dediğin gibi, kelebek grubu, papatya topluluğu gibi gruplar da kesmez bi yerden sonra. Bu gibi dezavantajları var tabii ki, eğer çalışmamak bir tercihse. Ama bir de lösev var, ve belki kafası basan insanlardan oluşan ev hanımlarının sayısı artsa ve bibirleriyle tanışma imkanları olsa, daha yapılacak başka girişimler de vardır. Ama söylediklerinin şu kısmına hiç katılmıyorum."Bazı arkadaşların tabiriyle "evde oturma, isterse yataktan çıkmama özgürlüğü" erkek bedenine oturmadı mı?
O zaman bana neden otursun? " Oturmaz arkadaşım, benim bedenime oturmadı.Erkekle kadın sosyal anlamda eşit olmalıdır, ama fiziken ve ruhen eşit değillerdir.Erkek üstündür demiyorum, burada o tartışmaya girmeyelim hiç :1closedeyes: Çok güçlü bir bünyen varsa bilemem ama benim mideme sabah alelacele yapılan(bazen hiç yapılmayan) kahvaltılar, her öğlen lokanta yemekleri, akşam geldiğimde de o sizin alınmanıza sebebp olan "buzluk yemekleri" veeeee her ay 2 gün pms , 2 gün de adet sancıları benim vücuduma oturmadı. Çalışmak için kişisel motivasyonları olabilir insanların, ama çalışmamak için de yeterince olabiliyor. Kişinin kendi fiziksel, psikolojik, maddi, sosyokültürel durumu ve dünya görüşüne kalır sonuçta. Bu yazı da konu sahibine bi fikir daha versin umarım. a.s Hoşçakalın.

Asla, demiyorum ki ben aynıyız. Bu doğaya ihanet olur, elbette farklıyız ve elbette doğanın bize yüklediği farklı görevler var. Ama herzaman kadınlar alehynine değil ki doğal güç. Örneğin, bilimsel olarak bir kadın yirmi kiloyu kaldırırken zorlanır; ama, iki kiloyu bir kadın bir erkekten daha uzun süre taşır. Tarlada kadınlar daha falza çalışır, ama; en iyi aşçılar erkeklerden çıkar. Aslında bizim doğanın verdiği görev diye kabullendiğimiz pek çok şey toplumsal öğrenmişlikle ilgili. Ama elbette kadının kendine özgü durumları var. Bebek, emzirme, ağrılı adetler....
Ama çalışma hayatında bunları aşmanın yolu çalışmamak değil, daha insani çalışma koşullarını talep etmek. Bu da ancak kadınlar çalışma hayatında ne kadar çok varlarsa o kadar mümkün olabilecek. Bir çeşit pozitif ayrımcılık bahsettiğim ama hep bana diye yontmak değil. Yani devlet yasalarla kadının iş hayatında en uygun koşullarda var olabilmesi için gerekli ortamı sağlayacak. Örneğin doğum yapan bir kadına daha adil ücretli izin süreleri verilecek, şiddetli adet kanamasında rapor vermede doktorlar çekingen davranmayacak. Biz de en iyi üretimi yaparak ve yasaların yapılmasından uygulanmasına daha çok söz sahibi olarak talep edeceğiz. Örneğin kadın bir yöneticinin pmsye yaklaşımı ne olur, erkek yöneticinin ne olur?
Ama sadece kadın patronla da bitmez iş; parlamentolarda kadın oranı %50'ye dayanana kadar biz zaten doğanın sunduğu koşullara paralel olarak adil çalışma hayatına ulaşamayacağız ki. Bu denli söz sahibi olmanın tek yolu da daha çok üretmek, eşit hak istiyorsak eşit üretmek.
Ha söylediğim sadece kadınlara daha eşit (!) iş koşulları değil. Çünkü sömürgen iş yaşamı koşulları kadınlar açısından daha adaletsiz olsa da erkekler için de pek insani değil zira. Örneğin benim eşim, kolon kanseri atlatmış bir insan ve düzenli öğün onun için hayati önemde. Ama eğer uykusundan fedakarlık etmezse o yapılmayan kahvaltılara mahkum. E çalışmasın mı? Bir kadının bünyesinin zayıflığından daha önemli bir mazereti var ağır çalışma koşullarından kaçınmak için. "Çalışmasın" diyebiliyor musunuz? Yani bu öğrenilmişlik biraz, erkek, bünyesi benden daha az elveriyor ama çalışmak zorunda toplumun bakış açısında. (Ha yanlış anlaşılmasın, eşim şu an çok iyi çok şükür ve çalışmama gibi bir durumu yok.)
Aynı örnekten devam edersek; eşim kemoterapi alırken çalışmak zorunda kalmış bir insan. Neden rapor alamaz mı? Yasal olarak alır, ama sürekli rapor alırsa verimi düşer verimi düşerse işten çıkarılır, işten çıkarılırsa sosyal güvencesi biter ve tedavisini olamaz. Demem o ki, koşulların kötü olması aslında sadece kadınların da sorunu değil. Bizler sömürü çarkının içindeyiz zaten. Bünyeye de bakmıyor işte toplumsal beklentiler. Toplumsal olarak bir kadının doğumdan sonra ücretsiz izin alması caiz ama bir erkek kemoterapi aldığı halde tıbbi raporu da olsa işini fazlaca aksatıp kaybederse erkeklik görevi eksik oluyor.
Biz kadınlar olarak daha çok üreterek daha çok talep edeceğiz ve işte bir yandan eşlerimiz kadın çalışırken gerçek anlamda hayatı paylaşmayı öğrenecek (salatayı yapmaktan bahsetmiyorum, birlikte omuzlamak ev işlerini), bir yandan devlet kadınların (ve bunun gibi özlülerin, hastaların, öğrencilerin, yaşı ilerlediği halde çalışmak zorunda olanların) koşullarını gözeterek daha insani çalışma koşullarını sağlayacak. Ama bunun için talepkar olmanın yolu da daha çok var olmak, daha çok söz sahibi olmak.
Ekleme: Kendimle çelişkiye düşememk adına bir ekleme yapayım, kadınlar, yaşlılar , özürlüler diye sayarken asla ve asla kadının korunması gereken bir valık olarak algıadığımdan değil. Tersine ben erkeklerle birlikte dimdik var olabileceğimize inanıyorum, yukarıda da yazdım. Yanlış bir ifade kullanmışım. Demek istediğim yasalar kadın, erkek, yaşlı genç, tüm bireylerin bireysel koşullarına en uygun çalışma koşullarını sağlamalı ve biz de bunu elde edene kadar bıkmadan talep etmeliyiz. Bu haklara ulaşabilmek için de daha çok var olmalı daha çok söz sahibi olmalıyız.

marjinalfaydali
01-10-2009, 20:02
Sizin yazdıklarınızı tabii ki de anladı cevap verenler.siz ekonomi okuduysanız ben de ekonominin alasını okudum ve daha çok tüketim,daha pahalı kıyafetler daha lüks yaşam için değil ileride çocuğumu daha iyi şartlarda okutabilmek adına çalıştığımı belirttim.yazdıklarınızı kişisel olarak algıladığımdan dolayı kişisel olarak cevap yazmıyorum.başkalarını bilemem sizin gibi ben de kendimden örnek veriyorum.
hiçbir zaman kadın erkek eşittir naralarını atmadım ben her zaman kadın kadınlığını bilsin erkek erkekliğini bilsin görüşünü savunurken bir yandan da maddi olarak herşeyden erkekler sorumludur görüşüne karşı çıktım.erkek tabiki de çalışmayan bir kadınla bilerek kabul ederek evleniyorsa b u kadına sonradan çalış deme gibi bi hakkı olmamalı aynı şekilde çalışan bir kadın üzerinde de çalış ya da çalışma diye baskı kuramaz.
ben de bir kadınım ben de zorluk yaşıyorum kimi zaman ama eksi yönleri daha fazla değil..bana sabahları kalkmak zor gelmiyor ben buzluk yemeği yemiyorum buzlupa sebze hazırlayıp atmıyorum ama hergece benim evimde ya sebze ya et yemeği oluyor yanında çorbasından salatasına yanlış anlaşılmasın ben çok becerikliyim demek değil bu ama istenince oluyor demek istiyorum.elbette herkesin kişisel tercihi sabah erken lakıp sabahın o saatinde hızlıca edilmiş bir kahvaltıyı her bünye kaldıramayabilir ama benim kızdığım nokta her çalışan kadın daha rahat tüketim daha pahalı kıyafetler için çalışmıyor ya da her kadın buzluk yemeği yemiyor her kadın evine temizlikçi tutmuyor kaldı ki ev hanımlarının arasında da yadsınmayacak kadar fazla evine temizlikçi alan..
yani açıkçası sizinde dediğiniz gibi kişinin sosyokültürek fiziksel durumuna bağlı olan bişey bu.o yüzden kişi evde kalırsa neler olur çalışırsa neler olur kısası üzerinden giderken bir diğerini aşağılayıp kötülemeden yaparsa herkes düşüncesini demokratik olarak bir tarafa saldırmadan söylemiş savunmuş olur.

Hanımefendi bu saldırganlık neyin nesi? Kim ekonomi okumuş, ben mi ? Kim yazdıklarımı anladınız mı demiş, ben mi? Ekonominin alası ne oluyor, ekonomi master'ı mı ? Peki bu saldırgan tavır nereden? O da ekonominin ala kısmından mı? Sorularım sözde soru cümlesi olup cevap beklemiyorum, ilgilenmiyorum da. Allah yolunuzu açık etsin. a.s.

mutnojmet
01-10-2009, 20:06
tinkerbell ellerine sağlık diyorum benim çalışma nedenlerim de bunlar ki zaten ben en baştan hem evde hem işte çalışcam gibi bir fikre sahip olmadım işte çalıştım evde de eşimle beraber çalışıyoruz çalışan ya da çalışmayan kadınların doğrudan eşinin yardımını almadan evdeki her şeyi üstlenmesi gerektiği fikrine hiçbir zaman katılmadım halen de katılmıyorum

benim annem öğretmendi çalışırken babam da ev işlerine yardım ederdi yemek yapmayı çok beceremez ama onun dışında her işi yapar sadece artık cam silmiyor işinin konumundan dolayı eskiden onu bile yaparmış

benim annem babam bile aşmış bunları benim neslimin çoktaaan aşmış olması lazım

ama ben her zaman bu konuda tek doğru olmadığına ve yapılan seçimlerin yargılanmaması gerektiğine inanıyorum

EU2
01-10-2009, 20:10
benim eşim kredi kartı cıkardı kıyafet vesaire o tür seyleri orda alıyorum ve ben istemeden her gün para bırakır bas ucuma gider canım tabiki calışmakta kendi paranıda kazanmak güzel o senin tercihin para vermesi seni rahatsız edermiye gelince o eşine baglı eger seni para konusunda zor durumda bırakırsa tabiki zor ama eşin anlayıslı ise sorun olmuyo

MargaRin
01-10-2009, 20:26
Hanımefendi bu saldırganlık neyin nesi? Kim ekonomi okumuş, ben mi ? Kim yazdıklarımı anladınız mı demiş, ben mi? Ekonominin alası ne oluyor, ekonomi master'ı mı ? Peki bu saldırgan tavır nereden? O da ekonominin ala kısmından mı? Sorularım sözde soru cümlesi olup cevap beklemiyorum, ilgilenmiyorum da. Allah yolunuzu açık etsin. a.s.

saldırsaydım emin olun baştan sona tüm yazdığınızı eleştirerek yazardım size hak verdiğim noktaları söylemezdim.sizin anlayan anlıyor işte diye yazmanıza karşın anlayan anlıyor geri kalan anlamadan boş çuvaldan sallıyor tavrınıza hitaben yazıldı ekonomi bilginize de laf edilmedi ve yazımın anafikri o değil yanlış yee takılmışsınız.yazılarda kim saldırgan kim değil okuyanlar az çok anlıyordur.allah sizin de yolunuu açık etsin benim yolum açık ekstra açıklığa gerek yok.

esrazey
01-10-2009, 20:55
Çalışan, iş hayatına alışmış kadının kocasına ve çocuklarına sağladığı destek sınırla kalmakta ve aile içindeki rolünü tam yerine getirememektedir. Bunun içinde genelde ailede uyumsuzluk olmakta ve istenilen huzur sağlanamamaktadır. TV sunucusu ve artisti Selin Dilmen, “Başkalaşmış kadınlar” başlıklı yazısında bunu konuyu şöyle dile getirmektedir:
“Adettir, kadınlar bir araya geldikleri zaman erkeklerden bahsederler. Ya da en yalnız, en gizli düşüncelerinde erkekler olur.
Konuşmalarda hep erkeklerin olumsuz yanları dökülür ortaya. Gözlerinin dışarıda olduğundan, futbola ya da eğlenceye düşkünlüklerinden hatta sorumsuzluklarından dem vurulur.
Kadınlar, eğer kendi erkekleri hakkında bu gerçekleri itiraf edebilecek kadar samimi değillerse de en azından başka hemcinslerinin başına gelen tatsızlıkları konu ederler.
Ben iki defa evlendim.
Bu tip sohbetleri fazla olmasa da yaptım. Ve bir daha evlenmemeye kesin olarak karar verdim. Bunun bir sebebi var.
ılkin erkekler hakikaten kadınlardan farklı yaratılmışlar. Değişmeleri ve kadınların olmalarını istediği gibi olmaları mümkün değil.
Bir süre önce düşünmeye başladım. Erkeklerin bu olumsuz yanları bir tesadüf mü diye. Kendi evliliklerimi saymayalım ve bütün hatanın bende olduğunu farzedelim. ıyi de, otuz bir yaşındayım ve bugüne kadar % 100 mutlu giden bir tek evliliğe bile rastlamadım.
Bir yerde bir hata var.
Daha doğrusu mutlu bir evlilik hayatına yaklaşmanın bir tek yolu var. Kadının kadınlığını, erkeğin erkekliğini bilmesi.
Kadının kadınlığını bilmesi ne demek?
Erkekten sonra ve onun omurga kemiğinden, ona eşlik etmek için yaratıldığını bilmesi demek. “Yani önce erkek sonra ben” cümlesini inanarak kabul etmek. Bu bağlamda erkekten gelecek her türlü sıkıntı verici tepkiye olumlu bir ifadeyle boyun eğmek.
Bunun karşılığında ufak tefek kaprisler yapmak ve bununla avunmak... Böyle yapabiliyorsanız; hayatınızı fazla sorgulamıyorsanız, kısacası haddinizi biliyorsanız bir ömür boyu eşinizle evli kalabilirsiniz. Ve bu, benim gözümde ciddi bir başarı elde etmiş olmak demek.
Bana ve benim gibi kadınlara gelince...
Bizler başkalaşmış kadınlarız. Kadın olma özelliklerinden pek çok şeyi yitirmişiz. Haddimizi aşalı ve sorgulamaya başlayalı çok olmuş. Geri dönmek imkansız.
Bizler, ilk bakışta hoş görünen ama sonrasında erkeği kızdıran ve sıkan tipleriz.
Aldığımız eğitimle, üzerimize giydiğimiz pantalonla, iş hayatında boğuşarak ve para kazanmaya başlayarak belki de erkekleşmeye başlamışız.
Giderek hayattan daha az beklentimiz kalmış. Anneliğimiz bile babalık ruhunda. Kısacası bizlerden iyi eş olmaz. (27.10.99 Türkiye)
ınsan hayatında “yaşam tarzı” alışkanlıklarının önemi çok büyüktür. Örneğin on beş sene okul okumuş sonra bir işe girmiş üç beş sene de böyle iş hayatı olmuş bir kadın kendi isteği ile de olsa, çocukları ile evi ile ilgilenmek için evine çekildiğinde, bir müddet sonra ruhi dengesi bozuluyor. Çoçuklarını himaye edeceği yerde kendisi himayeye muhtaç hale geliyor. Psikiyatristlere abone olmak zorunda kalıyor. Yaşanan tecrübeler bunu açıkca gösteriyor.
Bunun için evlenecek erkek, “Huzurlu bir aile” için sadece kendisi ile, çocukları ile evi ile ilgilenecek “ev hanımı” istiyorsa baştan tercihini buna göre yapmak zorundadır. Çünkü sosyal yaşantının zorla değişimi mümkün değildir. Zorlamalar er geç ters tepki gösterir “Depresyona” sebep olur.

yercekimlikaranfil
01-10-2009, 21:14
Çalışan, iş hayatına alışmış kadının kocasına ve çocuklarına sağladığı destek sınırla kalmakta ve aile içindeki rolünü tam yerine getirememektedir. Bunun içinde genelde ailede uyumsuzluk olmakta ve istenilen huzur sağlanamamaktadır. TV sunucusu ve artisti Selin Dilmen, “Başkalaşmış kadınlar” başlıklı yazısında bunu konuyu şöyle dile getirmektedir:
“Adettir, kadınlar bir araya geldikleri zaman erkeklerden bahsederler. Ya da en yalnız, en gizli düşüncelerinde erkekler olur.
Konuşmalarda hep erkeklerin olumsuz yanları dökülür ortaya. Gözlerinin dışarıda olduğundan, futbola ya da eğlenceye düşkünlüklerinden hatta sorumsuzluklarından dem vurulur.
Kadınlar, eğer kendi erkekleri hakkında bu gerçekleri itiraf edebilecek kadar samimi değillerse de en azından başka hemcinslerinin başına gelen tatsızlıkları konu ederler.
Ben iki defa evlendim.
Bu tip sohbetleri fazla olmasa da yaptım. Ve bir daha evlenmemeye kesin olarak karar verdim. Bunun bir sebebi var.
ılkin erkekler hakikaten kadınlardan farklı yaratılmışlar. Değişmeleri ve kadınların olmalarını istediği gibi olmaları mümkün değil.
Bir süre önce düşünmeye başladım. Erkeklerin bu olumsuz yanları bir tesadüf mü diye. Kendi evliliklerimi saymayalım ve bütün hatanın bende olduğunu farzedelim. ıyi de, otuz bir yaşındayım ve bugüne kadar % 100 mutlu giden bir tek evliliğe bile rastlamadım.
Bir yerde bir hata var.
Daha doğrusu mutlu bir evlilik hayatına yaklaşmanın bir tek yolu var. Kadının kadınlığını, erkeğin erkekliğini bilmesi.
Kadının kadınlığını bilmesi ne demek?
Erkekten sonra ve onun omurga kemiğinden, ona eşlik etmek için yaratıldığını bilmesi demek. “Yani önce erkek sonra ben” cümlesini inanarak kabul etmek. Bu bağlamda erkekten gelecek her türlü sıkıntı verici tepkiye olumlu bir ifadeyle boyun eğmek.
Bunun karşılığında ufak tefek kaprisler yapmak ve bununla avunmak... Böyle yapabiliyorsanız; hayatınızı fazla sorgulamıyorsanız, kısacası haddinizi biliyorsanız bir ömür boyu eşinizle evli kalabilirsiniz. Ve bu, benim gözümde ciddi bir başarı elde etmiş olmak demek.
Bana ve benim gibi kadınlara gelince...
Bizler başkalaşmış kadınlarız. Kadın olma özelliklerinden pek çok şeyi yitirmişiz. Haddimizi aşalı ve sorgulamaya başlayalı çok olmuş. Geri dönmek imkansız.
Bizler, ilk bakışta hoş görünen ama sonrasında erkeği kızdıran ve sıkan tipleriz.
Aldığımız eğitimle, üzerimize giydiğimiz pantalonla, iş hayatında boğuşarak ve para kazanmaya başlayarak belki de erkekleşmeye başlamışız.
Giderek hayattan daha az beklentimiz kalmış. Anneliğimiz bile babalık ruhunda. Kısacası bizlerden iyi eş olmaz. (27.10.99 Türkiye)
ınsan hayatında “yaşam tarzı” alışkanlıklarının önemi çok büyüktür. Örneğin on beş sene okul okumuş sonra bir işe girmiş üç beş sene de böyle iş hayatı olmuş bir kadın kendi isteği ile de olsa, çocukları ile evi ile ilgilenmek için evine çekildiğinde, bir müddet sonra ruhi dengesi bozuluyor. Çoçuklarını himaye edeceği yerde kendisi himayeye muhtaç hale geliyor. Psikiyatristlere abone olmak zorunda kalıyor. Yaşanan tecrübeler bunu açıkca gösteriyor.
Bunun için evlenecek erkek, “Huzurlu bir aile” için sadece kendisi ile, çocukları ile evi ile ilgilenecek “ev hanımı” istiyorsa baştan tercihini buna göre yapmak zorundadır. Çünkü sosyal yaşantının zorla değişimi mümkün değildir. Zorlamalar er geç ters tepki gösterir “Depresyona” sebep olur.

Kocamıza işve yapamadığımızdan başladık, çocuğumuzla ilgilenemediğimizde çıktık, şimdi de ruh sağlığımız hakkında genellemeler yapılıyor. Ben diyorum ki "üretmezsem, çalışmazsam mutsuz olurum" ve diyorum ki "çalışma hayatında var olarak da kadınlığımı bilebiliyorum". Hiç "ev kadınları evde depresyona giriyor, hımbıllar, çalışmaktan anlamazlar" filan gibi ya da şimdi aklıma gelmeyen tek bir hakaret sözü etmedim. Hiçbir arkadaş da etmedi kadının çalışmasından yana olan. Sadece çalışmak için kendi nedenlerimizi saydık. Neden sürekli hakarete uğradığımızı biri açıklayabilir mi?

esrazey
01-10-2009, 21:33
ya ne hakareti güzelim.
bak ben 15 sene okul okudum.çalıştım ve mutsuz oldum.benimle evlenmek isteyenler benim diplomamla evlenmek istediler.
çalışmak üretmek çok güzel.şu an ev hanımıyım yine üretiyorum.yine çalışıyorum.hayır kurumları,siyasi parti vs.
sizde kafası basan ev hanımları deyimini kullanarak ev hanımlarına hakaret etmişsiniz.
ama ben üzerime alınmadım.
evde duramam mutsuz olurum diyorsanız çalışın bundan bana ne.ben burada bana karşı yazı yazan hiçbir bayana cevap vermedim.herkesin kendi düşüncesi.eleştiriye açığım yani.
kimseye hakaret etmedim.eğer siz öyle anladıysanız özür dilerim.

yercekimlikaranfil
01-10-2009, 21:38
ya ne hakareti güzelim.
bak ben 15 sene okul okudum.çalıştım ve mutsuz oldum.benimle evlenmek isteyenler benim diplomamla evlenmek istediler.
çalışmak üretmek çok güzel.şu an ev hanımıyım yine üretiyorum.yine çalışıyorum.hayır kurumları,siyasi parti vs.
sizde kafası basan ev hanımları deyimini kullanarak ev hanımlarına hakaret etmişsiniz.
ama ben üzerime alınmadım.
evde duramam mutsuz olurum diyorsanız çalışın bundan bana ne.ben burada bana karşı yazı yazan hiçbir bayana cevap vermedim.herkesin kendi düşüncesi.eleştiriye açığım yani.
kimseye hakaret etmedim.eğer siz öyle anladıysanız özür dilerim.

O sözü ben kullanmadım; tam tersine çalışmadan yana pek olmayan ama hakaret ederek değil, fikir alışverişi yaparak konuyu sürükleyen ve bu nedenle tartışmaktan keyif aldığım marjinalfayda arkadaşımız kullandı. Lütfen kimin ne yazdığını iyi takip edin. Ayrıca benim eşimle ve evimle ilgili görevlerimi eksik yaptığımı söylemeniz evet hakarettir. Ve ben size "siz" diye hitap ederken aynısını bekliyorum, lütfen.

marjinalfaydali
01-10-2009, 22:26
Evet kafasıbasan tabirini ben kullandım ama ben onu kötü anlamda kullanmadım.Kafası basan ev hanımları çoğalsa derken, okumuş ve çalışma imkanı olduğu halde tercih sebebiyle ve belli bir entellektüelite düzeyi olan, dünyayı anlayan kadınların sayısı çoğalsa ev hanımlığı daha keyifli olurdu dedim. Yanlış anlaşılma olmuş. :teselli:

marjinalfaydali
01-10-2009, 22:54
Bir alıntı yazı paylaşmak istiyorum sizle. Fikrimi desteklemesi çürütmesi vs amacıyla değil, fikir edindirsin, düşünceleri törpülesin diye sadece.

Süper Anne Sendromu

"Artık kadınların da iş hayatının içinde olduğu bir dünyada artan sorumluluklarımızla başa çıkmaya çalışıyoruz. Bu sorumluluklar arasında aslında sağlığımızın ve ruhsal dengemizin de bozulduğunu ya fark etmiyoruz ya da geç fark ediyoruz.” diyor ve sözlerine ekliyor: “Yoğun kent yaşamının getirdiği pek çok yeni soruna ek olarak psikoloji ve tıp biliminin yeni yeni tanımladığı ve adını yeni koyduğu bir sorunla karşı karşıyayız: Süper Anne Sendromu…” Kadınlar bu rahatsızlıkta:

• Vücudun bazı bölgelerinde ağrılar,

• Uykusuzluk,

• Çarpıntı,

• Yorgunluk,

• Baş ağrıları

gibi sorunlardan yakınıyorlar. Hayatlarında sürekli bir telaş var ve her işe yetişmek zorunda hissediyorlar kendilerini. Zaten problem de bundan kaynaklanıyor. Çalışın ya da çalışmayın “Süper Anne Sendromu”, kent yaşamının nimetleriyle birlikte karşınıza çıkan bir külfet aslında. Siz zaten;

• Evin düzenini sağlıyorsunuz.

• Çocuklarınızı yetiştiriyorsunuz.

• Okul sorunlarıyla uğraşıyorsunuz.

• Alışveriş yapıyorsunuz.

Bu gibi pek çok işten sorumluyken bir de çalışarak her işe yetişmek zorunda kalıyorsunuz. Herşey düzgün olsun, en iyisi olsun, “Kimseye muhtaç olmadan kendi işimi kendim yapayım.” düşüncesiyle giderek daha mükemmeliyetçi bireyler olup çıkıyorsunuz. Uyku düzeniniz bozuluyor, sürekli bir gerginlik hissiyle beraber somatik (bedensel) sorunlarınız başlıyor ve önce tıp doktorlarına başvuruyorsunuz, sorunun bedensel bazı hastalıklardan kaynaklandığını düşünüyorsunuz; çünkü belirtileriniz bedensel rahatsızlıklar yönünde kendini gösteriyor. Sorun gerçekten de fiziksel olabilir, ancak genellikle fiziksel ve ruhsal olarak bir arada görülüyor. Bu hastalığın tıbbi adı fibromiyalji. Son yıllarda giderek daha fazla kadın bu hastalığın pençesine düşüyor. Yorgunluğa bağlı ya da uykusuzluğa bağlı olduğu düşünülen pek çok rahatsızlığın altında aslında “mükemmeli aramak” biçiminde gelişen bir yapı var. Gün içinde her işe yetişmek, her konuda çaba harcamak şeklinde bir koşuşturmanın vücut üzerinde fiziksel ya da psikolojik olarak baskı yaratarak sorunlara yol açmasının tam karşılığı ‘Süper Anne Sendromu’ olarak biliniyor. Şikayetler ciddi anlamda etki edene kadar kadınlar doktora başvurmuyor. Hatta “Zaman içinde geçer…” düşüncesiyle önemsenmiyor bile. "

Kaynak: w.ww.anneyiz.biz/haber/super-anne-sendromu_abs10943.html

marjinalfaydali
01-10-2009, 22:58
Bir yazı da, modern zaman filozofu Can Dündar'dan

FIKRALARDA bile yoktur, yarım hamile olmak.
Ama hayatta var.
Bu devirde kadın olmak, yarı hamile olmak gibi bir şey.
Aynı anda hem hamile olmak, hem olmamak, hem de olmak-olmamak
gibi yani...
Hem seksi ve erkeksi savaşçı Zeyna, hem de giyinip süslenip Ken'i
bekleyen Barbie Bebek olmak.
Hem erkeklerle aynı okullarda eşit sartlarda okumak, hatta daha
iyi olmak,
Hem de işe girebilmek için patronlara 30'una kadar evlenmeme,
çocuk yapmama sözü vermek.
Her sabah çocuklarının anası, sevdiğinin kadını olarak uyanmak.
Tüm dişi içgüdülerinle aynada hoş birini görene kadar çabalamak.
Ve ardından ekmeğin peşine düşmek.
Erkek gibi çalışmak.
ışinde mantıklı , dışarıda duygusal olmak.
ışinde atik, yırtıcı, tuttuğunu
koparan,
Evinde narin, hassas, şefkatli olmak.
Güzellik bir yere kadar deyip, o bir yere bir türlü varamamak.
Hiç bitmeyen güzel, bakımlı, ince, genç kalabilme çabaları vermek.
Kozmetiklere, estetik müdahalelere servet yatırmak.
Nice okullar, üniversiteler okumak.
Masterlar, doktoralar yapmak.
Ama hayatın anlamını ille de bir erkekte bulmak.
Hem saygıdeğer eş, muhteşem ev sahibi, başarılı iş kadını olmak...
Çok ciddi toplantılar, büyük pazarlıklar yapmak.
Bunları yaparken giydigin ciddi pantolon takımlarin altına , seksi
jartiyer giymeyi unutmamak.
Ah senin icin ne taklalar atan bu adamların, senin namusunu
korumak için seferber olup kurallar koymasına gülmek.
Bu devirde kadın olmak....
Ardı ardına değişimler geçirmek.
Bitmek tükenmek bilmeyen şizofreniler yaşamak.
Bu devirde
kadın olmak.
Dedim ya...
Yarı hamile olmak gibi birşey.
Aynı anda hem hamile olmak, hem olmamak, hem de olmak-olmamak
gibi....

Can Dündar

OFFPOFFF
01-10-2009, 23:14
marjinfayda can Dündar'ın yazisinna hayran kaldım :) ellerine saglık :))
yazdilanlarin hepsini okudum..ilk önce sunu belirtiyim;sizlerle konuşmak fikir alisverisi yapmak hatta tartışmak bile keyifli :)) o kadar güzel o kadar mantıklı ve dahada önemlisi o kadar SAYGıLısiniz ki..tartışmalar atışmalar bile keyifli,insana bir seyler katıyor,öğretiyor :)) bunu söylemesem çatlardim :)
supersiniz bayanlar çok teşekkür ederim :)))

UfuruktenPrenses
01-10-2009, 23:22
Can Dündar,üstüne aşk denemeleri yazıp sonrada uluorta amiyane olacak ama yiyişerek aldattığı karısından sonra..
Ne yazsa hikaye benim için,erkeklerin kadınları "anlar gibi" yapmalarını yapay buluyorum.

marjinalfaydali
01-10-2009, 23:26
marjinfayda can Dündar'ın yazisinna hayran kaldım :) ellerine saglık :))
yazdilanlarin hepsini okudum..ilk önce sunu belirtiyim;sizlerle konuşmak fikir alisverisi yapmak hatta tartışmak bile keyifli :)) o kadar güzel o kadar mantıklı ve dahada önemlisi o kadar SAYGİLİsiniz ki..tartışmalar atışmalar bile keyifli,insana bir seyler katıyor,öğretiyor :)) bunu söylemesem çatlardim :)
supersiniz bayanlar çok teşekkür ederim :)))

Ufak tefek atışmalarımız dışında ben de gayet keyif aldım bu sohbetten. kaydirigubbakcemile5 Ben de vakit ayıran ve hakarette bulunmadan yorum yapan herkese teşekkür ederim. Umarım kişisel fikirlerimle "bak bunu hiç düşünmemiştim" dedirtebilip fikirsel gelişim yolculuklarına ufak bi tali yol ekleyebilmişimdir. İstemeden kalp kırdıysak affola. :kedi:

Başka konularda ve fikirsel yolculuklarda karşılaşmak üzere, Hoşçakalın. :1hug:

CADISILA87
02-10-2009, 09:38
Hanımefendi bu saldırganlık neyin nesi? Kim ekonomi okumuş, ben mi ? Kim yazdıklarımı anladınız mı demiş, ben mi? Ekonominin alası ne oluyor, ekonomi master'ı mı ? Peki bu saldırgan tavır nereden? O da ekonominin ala kısmından mı? Sorularım sözde soru cümlesi olup cevap beklemiyorum, ilgilenmiyorum da. Allah yolunuzu açık etsin. a.s.

işte nato mermi nato kafa sözü geldi birden aklıma nedense

kız ne güzel açıklamış hala bir sataşma hala saçma sapan yerlere takılma huzursuzluk çıkarma marjinalfayda allah aşkına

ayrıca saldırganlık çok çirkin bir tabir köpekler saldırır bence insanlar konuşur anlaşır

denizbaris
02-10-2009, 10:22
Çalışan, iş hayatına alışmış kadının kocasına ve çocuklarına sağladığı destek sınırla kalmakta ve aile içindeki rolünü tam yerine getirememektedir. Bunun içinde genelde ailede uyumsuzluk olmakta ve istenilen huzur sağlanamamaktadır. TV sunucusu ve artisti Selin Dilmen, “Başkalaşmış kadınlar” başlıklı yazısında bunu konuyu şöyle dile getirmektedir:
“Adettir, kadınlar bir araya geldikleri zaman erkeklerden bahsederler. Ya da en yalnız, en gizli düşüncelerinde erkekler olur.
Konuşmalarda hep erkeklerin olumsuz yanları dökülür ortaya. Gözlerinin dışarıda olduğundan, futbola ya da eğlenceye düşkünlüklerinden hatta sorumsuzluklarından dem vurulur.
Kadınlar, eğer kendi erkekleri hakkında bu gerçekleri itiraf edebilecek kadar samimi değillerse de en azından başka hemcinslerinin başına gelen tatsızlıkları konu ederler.
Ben iki defa evlendim.
Bu tip sohbetleri fazla olmasa da yaptım. Ve bir daha evlenmemeye kesin olarak karar verdim. Bunun bir sebebi var.
İlkin erkekler hakikaten kadınlardan farklı yaratılmışlar. Değişmeleri ve kadınların olmalarını istediği gibi olmaları mümkün değil.
Bir süre önce düşünmeye başladım. Erkeklerin bu olumsuz yanları bir tesadüf mü diye. Kendi evliliklerimi saymayalım ve bütün hatanın bende olduğunu farzedelim. İyi de, otuz bir yaşındayım ve bugüne kadar % 100 mutlu giden bir tek evliliğe bile rastlamadım.
Bir yerde bir hata var.
Daha doğrusu mutlu bir evlilik hayatına yaklaşmanın bir tek yolu var. Kadının kadınlığını, erkeğin erkekliğini bilmesi.
Kadının kadınlığını bilmesi ne demek?
Erkekten sonra ve onun omurga kemiğinden, ona eşlik etmek için yaratıldığını bilmesi demek. “Yani önce erkek sonra ben” cümlesini inanarak kabul etmek. Bu bağlamda erkekten gelecek her türlü sıkıntı verici tepkiye olumlu bir ifadeyle boyun eğmek.
Bunun karşılığında ufak tefek kaprisler yapmak ve bununla avunmak... Böyle yapabiliyorsanız; hayatınızı fazla sorgulamıyorsanız, kısacası haddinizi biliyorsanız bir ömür boyu eşinizle evli kalabilirsiniz. Ve bu, benim gözümde ciddi bir başarı elde etmiş olmak demek.Bana ve benim gibi kadınlara gelince...
Bizler başkalaşmış kadınlarız. Kadın olma özelliklerinden pek çok şeyi yitirmişiz. Haddimizi aşalı ve sorgulamaya başlayalı çok olmuş. Geri dönmek imkansız.
Bizler, ilk bakışta hoş görünen ama sonrasında erkeği kızdıran ve sıkan tipleriz.
Aldığımız eğitimle, üzerimize giydiğimiz pantalonla, iş hayatında boğuşarak ve para kazanmaya başlayarak belki de erkekleşmeye başlamışız.
Giderek hayattan daha az beklentimiz kalmış. Anneliğimiz bile babalık ruhunda. Kısacası bizlerden iyi eş olmaz. (27.10.99 Türkiye)
İnsan hayatında “yaşam tarzı” alışkanlıklarının önemi çok büyüktür. Örneğin on beş sene okul okumuş sonra bir işe girmiş üç beş sene de böyle iş hayatı olmuş bir kadın kendi isteği ile de olsa, çocukları ile evi ile ilgilenmek için evine çekildiğinde, bir müddet sonra ruhi dengesi bozuluyor. Çoçuklarını himaye edeceği yerde kendisi himayeye muhtaç hale geliyor. Psikiyatristlere abone olmak zorunda kalıyor. Yaşanan tecrübeler bunu açıkca gösteriyor.
Bunun için evlenecek erkek, “Huzurlu bir aile” için sadece kendisi ile, çocukları ile evi ile ilgilenecek “ev hanımı” istiyorsa baştan tercihini buna göre yapmak zorundadır. Çünkü sosyal yaşantının zorla değişimi mümkün değildir. Zorlamalar er geç ters tepki gösterir “Depresyona” sebep olur.

Bu rolü kim belirlemiş.... Kimin rolü ne, benim rolüm ne kocamınki ne.. Haa kocanınroü çalışıp paa kazanmaktır, kadının rolü çocuk doğurup büyütüp ev işlerini yapmaktır gibi kalılaşmış erkek egemen toplumun dayattığı rollerden bahsediyorsanız. Ben o rolü çalışmadıım dönemde de yerine getirmedim.. Çalışmadığım 6 ay boynca eşim gene sofrayı kurmama yardım etti, herkes nasıl olsa boştasın hamile kal derken ben hazır hissetmediğim için annelik rolünü de kabul etmedim...
Haa siz kendinize dayatılan rolleri laykyla yapmak istiyorsanız tabii ki çalışmayın.... Ama bu dayatılan rolleri herkesin kabu etmek zorunluluğu olmadığını da görün artı....

Kadının kadınlığını bilmesi ne mi demek.... Kadının bir birey olduğunun bilincinde olması demek... Ademin kaburga kemiğinden yaratıldı gibi erkek egemen toplumun yarattığı hurafelerden sıyrılıp erkeğin de kadının da kendine has özellikleri olan birbirinden farklı ama birbirini tamamlayan iki farklı cins olduğunun farkına varmak demek... Farklılığı kabul etmek ama ikinci sınıf olmayı asla kabullenmemek demek....Erkeğe boyun eğmeyi değil erkekle hayatı paylaşmayı bilmek demek...,
Benim gözümde ciddi bir başarı elde etek evliliği sürdürmek uğruna erkeğe boyun eğmek, hayatı sorgulamamak, ve kısacası haddimi bilmek olmadı hiçbirzaman...
Benim için hayatta bariz başarı kimseye boyun eğmek zorunda kalmamak, hiçbir dğmayı koşulsuz kabullenmeyip hayatı dibine kadar sorgulayabilmek, ve kısacası haddimi sürekli aşmam sürekli kendimi geliştirebilmem ve hiçbir zaman yerimde saymamam başaşarıdır....

Hayatıma giren adam doğru adamsa bizlerden çok iyi birer eş olabilir... yıllık flört ve 2yıllık evliliğimde eşim herzaman beni takdir etmiştir. Herzaman bana yardımcı olmuştur. Hiçbir zaman toplumun dayattığı erkek egemen rolün arkasına saklanarak keyfini sürmemiş hep benim yanımda olmuştur.... Mutlu olmak için bu toplumsal rolleri kabullenmek zorunda değiliz, sadece doğru adamı aramamız yeterli....

MeDuSa
02-10-2009, 16:03
BEN HİÇ ÇALIŞMADIM MESELA EŞİM CİMRİDİR.HERŞEYİN HESABINI SORARmafoldumbenKIYMETİM YOK YANİ ÇALIŞSAMDA OLMAZ GENE KIYMET BİLMEZ KAYINVALİDEMDE ÇALIŞTI YILLARCA HİÇBİ KIYMETİ YOK DAHA 1 KERE MAAŞINI ÇEKMEMİŞ.NE KADAR MAAŞI VAR BİLMEZ ÖYLE AİLEDE YETİŞTİĞİ İÇİN EŞİMDE MALESEF BÖYLE O YÜZDEN DEDİM NE KENDİMİ YIPRATICAM YORULDUĞUM YANIMA KAR OTURURUM EVDE.ZATEN Bİ TARTIŞMA SIRASINDA DEMİŞTİ ÇALIŞSAN BİLE SÖZ SAHİBİ OLMA HAKKIN YOK senağlama

Bu ne demek yaa akannehir
kusura bakmayın ama eşiniz gerçekten geri kafalı kendini erkek olduğu için bişey sanıyo :oklava:

Valla bence bu devirde çalışmak gibisi yok.Eşinde olsa anan babanda olsa yanında çalışmak en iyisi.Ekonomik özgürlüğün elinde olcak bi kere.Bu devirde en öneli şey bu.Sonra adam aldatıyo kadın çocuğumda var ayrılsam aileme geri dönemem kendim de geçimimi sağlayamam diye adamın yaptığı herşeye katlanıyor. :1closedeyes:

Kadın gerektiğinde rest çekip,istediğini yapabilmeli.Hem para kazanıp,maaşın hepsini kocasına veren kadınları ben gerçekten anlamıyorum.Adam da bütün maaşını size mi veriyor yoksa. akannehir

Neyse tabi yine kişinin kendine kalmış ama ben kesinlikle kadının çalışmasından yanayım.Çocuk büyüyene kadar bi kaç sene evde bakabilir.Ama büyüyünce bence tekrar devam etmeli.

Keşke tüm kadınlarımız ekonomik özgürlüğe kavuşsada erkek egemenliği biraz olsun azalsa.... :çok üzgünüm:

ekin naz
02-10-2009, 17:29
10 yıldır evliyim
evlendim 2 yıl çalıştım doğumdan sonrada bidaha çalışmadım
hiçte parasız kalmadım azda olsa eşim paramı verir harcamama karışmaz aksine ben ona derim fazla harcama diye
ama her eş böyle anlayışlı olmayabilir o yüzden sen evleneceğin kişiyi daha iyi tanırsın
ona göre karar ver derim ben

kitape
02-10-2009, 21:10
merhabalar öncelikle.benimde nacizane fikirlerim var ,kabul görür görmez saygı duyarım fikirden öte aslında yaşadıgım olaylar..ben 7 senelik evliyim.,lk etapta eşim çalışmamı istemedi kaldıki bekarken hep çalışmıştım.evlenince para bırakmasını istemedim yediremedim bana bakmak zorundamı diye düşündüm.hep kavga ederdik kocan degilmiyim benim olan senin derdi.maddi durum düzeldikçe işini ilerletince beni hiçe saymaya ne istersem onu yaparım istedigime veririm ben kazanıyorum demeye başladı ki..benim eşimden kimse ama hiç kimseeee bunu beklemez iyilik timsali derlerdi.şuan herkes şaşıyor.para insanı dgeiştiriyor şuan iş arıyorum aradan geçen 7 seneme acıyorum.yaşımda 32 çocugumuz da yok.bakalım iş bulabilecekmiyim.oda şu aralar ailesine arkadaşlarına yardım etmekle ev almakla meşgul.çünkü o kazanıyor hakınız olmuyor.söz sakın ha eşim diye güvenip sırtınızı dayamayınız.tek tavsiyem kendinden başka kimseye güvenmeyiniz.....

mutnojmet
02-10-2009, 22:06
Tv sunucusunun yazısına takıldım ben de kadının haddini aşması ne demekmiş merak ettim doğrusu
çalışan kadın ensesine vur lokmasını al insanlardan değildir bu da tabi ki kişiliği yerine oturmamış birilerini en çok da karısını ezerek var olan erkeğin işine gelmez
o erkek için tabi ki de kendi ayakları üzerinde duran kadın haddini aşan kadındır çünkü o kadın doğrudan eşine karşı gelmese de tüm o dayatma rolleri üstlense de erkek içten içe onun gücünü hisseder zaten ben öyle bir erkeğin "eş" aramadığını kendine hayran ve kendinden korkan bir kadın figürü aradığı düşüncesindeyim
haa bu bahsettiğim erkek tüm erkekleri kapsamıyor bu mantıkta olan okumuş okumamış envai çeşit erkek mevcut bunun tersi olanların mevcut olduğu gibi
ama keşke kadınlar bu tip tuzaklara düşmese çalışan kadını iyi eş olamayan haddini aşan kadın olarak görmese

kadının özgürlüğü sadece çalışmasında değil çalışmamasında da gizlidir kadının özgürlüğü kadının çalışmaya veya çalışmayaya çocuk doğurmaya veya doğurmamaya birey olarak başkasından baskı görmeden karar verebilmesinde eşiyle eşit şartlarda karar alabilmesinde gizlidir

bir kadın bunları yapamıyorsa çalışsa da çalışmasa da özgür değildir ve bence asıl o zaman iyi bir eş değildir

erkek egemen düşünceyle bakmamak lazım hayattan ne istediğini görmek lazım

bizim çalışırken de anne olabilme hakkımızı savunmak için mücadele etmemiz gerekirken ya çalış ya anne ol evinin kadını ol ikilemini önce kadınların bize dayatmaması lazım

yurt dışındaki gibi bizimkinden çok daha uzun süreli ücretli doğum izni akabinde ücretsiz izin veya haftanın daha az günü çalışma imkanı kadına da tanınmalı işyerlerinde kreşler olmalı ama biz napıyoruz çalışan kadın haddini aşmış kadındır deyip yapılan yasalarla kreş zorunluluğunun daraltılmasına ses çıkarmıyoruz aferin bize ne diyeyim

mutnojmet
02-10-2009, 22:10
bu arada kadın çalışmalı mantığında olsam da çalışmayana da saygım sonsuzdur yeter ki o kadın kendi karar vermiş olsun seçiminden mutlu olsun

yukarıda yazdıklarım hiçbir zaman tüm çalışmayan kadınların eşi zayıf kadın isteyen erkektir anlamı da çıkmasın yazımdan ben haddini aştı mantığındaki erkek ve kadınları genelliyorum sadece

benimo
03-10-2009, 01:02
canım bende grafikerim ve maşşallahım vardır en iyi yerde calıstım tam 7 senedir neyse evlendim saglık sorunum yüzünden bırakmak zorunda kaldım yani 3 yıl olucak nerdeyse evliliğime ve ben bu surec içinde hiç calısmadım ha ilk aylar kendi acımca zorlandım cunkü calısmaya alısmıstım neyse o süreci 2 ay içinde atlattım baktım ev daha tatlı istediğim zaman kalkıyor istediğim zaman yatıyorum istediğim yere istediği saatte gidiyoum hosuma gitmeye basladı para sıkıntısıda cekmedimm ha eşim zenginmi hayır memur maasıyla geciniyorum ama cok masraflıyım kıcıma ayrı krem sürerim yüzüme ayrı ayagıma ayrı tırnagıma ayrı makyaj esyalarına cok önem verrim kalitelidir hepside bekarlıgımda calısıp aldıgım ürünlerimi kyafetlerimi eşim saosun hiç aksatmadı mecburmus gibi alıyo öyle de napi:m :( napsın fıkaram :)) ve hiç zoruma gitmiyor sadece calısmayı arada cok istiyorum ama malümünüz :)) en iyi yerde calıstıgım için diğer yerleri aklıma getiremiyorum keske iş bulsam diyorum dogru düzgün bir yer ... onuda daha iyi gecinmek icin daha rahat olmak için istiyorum cünkü benim eşim saolsun elinde ne varsa önüme döker ac kalır ama bana eşyalarımı kıyafetlerimi alır bende zorda bırakmam tabiki cüzdanımız bir malüm maşş nekadar onuda biliyorum yorgana göre ayagımızı uzatıyoruz ama calıssam para kazansam daha iyi olur bu zamanda tek maasla gecinilmiyor 20 milyonu alıp ekmek alıyosun para bitmiş paranın değeri yok anlıycagın ama calısmak kadarda güzel bişey yok evine destek olmak gibi veya biyere bi birikim yapmak bi düşün suan cok sükür geciniyorum ama kılı kılına az bişey ucsam 3 ay cefasını cekiyorum bende calıssam benim maastan 500 bi kenara koysam her ay 15 milyarım olurdu 2 bucuk yılda azmı bunlarıda düşünmek gerek yoksa eşinin parasıyla bişeyler almak harclık almak zoruna gitmez eşin değilmi canım cüzdanının bir birbirinizin saglıgından baska bişey üşünmüyosunuzki giden para olsun diyosunuz eşiminde hiç zoruna gitmiyo saolsun beni mutlu etmek için elinden gelen herseyi yapar velhasıl eşinin ihtiyaclarını almasını gec o parayla bu zamanda gecine bilirmiyim desen daha iyi olur :))

atceken2005
03-10-2009, 01:03
Sizin bu dedikleriniz yıllar öncesinde kaldı, artık erkekler midesine giden yoldan çok evin maddi yükünü paylaşacak omuzlarındaki yükü azaltacak bir eşinin olmasını düşünüyor, batsın dediğiniz sosyal güvence yaşamın vazgeçilmezi artık, insanlar tek maaş ile geçinemezken kocanın Allah gecinden versin malülen veya ölüm emekliliği sonucu verilen parası ile bir kadın ne kadar ev geçindirebilir çocuklarını nasıl okutur, artık ekmek aslanın ağzında hele ki Türkiye de emekli olunca sürünüyorsun en rahat olman gereken zamanında, artık hayat kocanın midesine gidecek güzel yemekleri düşünecek kadar toz pembe değil, ayrıca boşanma vakalarına bir bakın evlilikler kadın çalıştığı için mi yoksa geçim sıkıntısı yüzünden mi bitiyor? hangisi daha fazla acaba, maddi durumlar her an değişebilir hazırlıklı olmak lazım, en azından bir kadının çalışmasa bile mesleğinin olması lazım

canım ben orda bilmem dikkat ettin mi maddi durumun iyiyse diyerekten yazmaya başladım ki ben şuan ayrılsam şuan mesleğim elimde tamamen tercih meselesi allahıma şükür kocamın maaşı iyiyse ben neden zorlanıyım ki mesleğim zor bi meslek ise ben bunu yaşadım yeni evliyken çalıştım ama kocam izinliyken ben çalıştım ben izinliyken de o çalıştı gece geç saate kadar çalışıyo söylermisin ben kocamla oturup bi çift laf edemiyceksem niye evlendim o parayı DAHA ÖNCE ZATEN KAZANIYORUM Kİ DAHA ORTADA ÇOCUK FELEN YOK OZAMANZATEN KARI KOCA İLİŞKİSİ KALMAZ BU BENİM FİKRİM SADECE HA EŞİMİN İŞİ OLMASA YA DA MECBUR KALSAM HAKLISIN AYRILMAYA GELİNCE ALDATMALAR DA EŞLERİN İLGİSİZLİĞİNDEN OLUYOR BUDA AYRILIĞA SEBEP

atceken2005
03-10-2009, 01:11
bizim adamlar aç...haliyle yakındır adamın beni boşaması..vah ki ne vah halime..
Anlamadığım nokta biz evde oturanları "evde oturuyolar koca parası yiyolar ıyyhh ne kötü" diye aşağılamazken ev de oturanlar neden çalışan kadınlara " bir işten anlamayan kocasını mutlu edemeyen yemek yapamayan kadınlık yapamayan ve ayrılmaya kocaları tarafından bırakılmaya mahkum" olarak bi aşağılama olayına girliyor anlamıorm..

canım şöle anlatayım sorun yemek yapamamak kocanı mutlu edememek değil bunlara zamanının olmaması ben başımdan geçmeyen bişiyi yazmam zor bi mesleğim vardı evlenince sorumluluk 2ye katlandı daha önceden ev işi yemek ütü annem yapardı burda elin memleketinde nerde ana baba tamam kocan yardım edio ama yapamıo ben artı çalışırken hiç ev hanımlara dediğin gözle bakmadım iiiiii bi görüş tebrikler

atceken2005
03-10-2009, 01:26
canım hiç kusura bakma çalşanlar üzerine alınmasın demişsin ama bu laflara alınayacak kimse göremiyorum...
Valla elin işini yapıyorum ama kendi evimin işini yaptığım gibi bedavaya yada karın tokluğuna değil.. Maaşımı alyorum sosyal güvencem ödeniyor...
Evet maddi sıkıntım yok, ama çalışıyorum.. Hayatımda hiçbir zaman amacım kocamı mutlu etmek olmadı.. Benim birincil amacım kendimi mutlu etmek, ben mutluysam kocam da mutlu olur çünkü.... Aman o mutlu olsun diye de lükslerimden vazgeçp hayatımı yemek yapmak temizlik yapmak çocuk doğurup büyütmek gibi bir kapana kıstıramam...evet işten yorgun geliyorum ama hiç oturup da muhabbet edemediğimiz olmadı.... Hatta çoğu zaman eğer akşam vakit geçiremiyorsak benim değil eşimin yorgunluğundan dolayı vakt geçiremiyoruz...
Arıca her akşam da beraber vakit geçirmek zorunludur diye bir kural mı var.. Herkesin bireysel birer hayat alanı da olmalı.. Ben yorgunsam dnlenmek istersem eşim oturur tvsini izler kitap okur vakit geçirir. Yada o yorgunsa yatar ben oturur kitabımı okurum yada tv izlerim yada ütü yaparım..illa her akşam her dakka dip dibe olcaksınız diye bir kural yokki...
Hatta biz seyahatlerimiz nedeniyle ikimizde iş gereği seyahatlere gidiyoruz... Zellikle fuar dönemlerinde 10-15 gün görüşemedğiğimiz olyor...ne yani bu bir hata mı bu bir kusur mu???
Evlilikte mutsuz olmak sadece kadının çalışması ile ilgili bir durum değil... Benim de birsürü çalışmayan arkadaşım var ve çok mutsuzlar ama boşanamıyorlar....
çalışan kadınlarda boşanma oranının yüksek olması kadının çalışması yüzünden mi zannediyorsun arkadaşım... Hayır. Yüksek çünkü çalışan kadın mutsuzsa, çalıştığı ve kendine ait bir geliri olduğu için mutsuzluğa katlanmak yerine boşanmayı tercih ediyor...
Haa çalışmayan kadınlarda düşük olan boşanma oranı da inan evde oturdukları ve kocalarının kalbine giden yoluyani mideyi bol bol yemek yaparak besledikleri, kocalarını çok mutlu ettikleri için değil. Boşanamadıkları için... Boşansalar neyle geçinecekler, ailesi de destek olmyorsa sokaktamı kalsın, sokakta kalmaktansa bu mutsuzluğa katlanırım ama karnım doyar başımda bir çatı olur diyerek boşanamadıkları için düşük

lütfen yaa at gözlüklerinizi çıkarın artık.....
Buradaçalışan kadınlar hiçbirimiz ıyyy evde oturmak mı amaan evde otur otur, günler komşular pasta börekler duba gibi oluyorlar, dedikodu ve tvdeki kadın programlarından başka dünyadan haberleri yok falan gibi ithamalarda bulunmamışız. Yani çalışmayan arkadaşları kracak incitecek hiçbirşey söylememişiz. Ama çalışmayan arkadaşların bir kısmı yok erkekleşiyorlar yok cilve bilmiyorlar yok elin işini niye yapıyosunuz ki...erkeğin kalbne giden yol mideden geçer adamın karnını doyuramıyorsan kadınlığın ne anlamı var, yok çalışan kadınlar mutsuz boşanıyorlar falan gibi yersiz ve mantıksız yorumlar yapmak niye...
Umarım başınıza gelmez ama batsın bu sosyal güvence dediğiniz şeye ve amman ne gerek var elin işini yapacam dediğiniz el işinden alınan maaş olmazsa eşinizin başına bişey gelse nasıl geçineceksiniz....
Mesela kocanızın eline bakmak bakmamak meselesi değil.. Mesele kendi ayaklarımızın üzerinde durabiliyor olmak...
Eşinn eline bakmıyor olabilirsin, sana ihtiyacından fazlasını veriyor olabilir, ama ya birgün veremeyecek duruma düşerse...

canım haklı olduğun çok yerler var saygı duyuyorum fakat beni yanlış anlamışın benim bi mesleğim var artı kocamın işi olmasa yada geçinemesek devam ederdim istesem devam ederim yanlız evim de daha mutluyum her kes böle olmayabilir birde ayrılma durumuna gelsem inanki gözümü kırpmam alırım mesleğimi tutarım evimi ne anama babama yük olurum nede ortada kalırım ama halimden çok memnunum evimin kadını olduğum için ha birde işi bıraktım die dedikodu vs yapmıyorum dünyada olup biten herşeyden haberim var inanıyorum ki senin de vaktin oluyordur bu kadar uzun yazdığina göre benim net i acacak vaktim olmuyodu da

DepresifPolyanna
03-10-2009, 02:41
Tv sunucusunun yazısına takıldım ben de kadının haddini aşması ne demekmiş merak ettim doğrusu


Ben o yazıyı okudum, şu saatte nasıl ifade edeceğimi bilemiyorum ama, orada manidar bir yaklaşım var, çalışan kadın haddini aşmış derken toplumum bu gözle baktığını söylüyor, kendisinide haddini aşan kadınlar sınıfına katmış zaten, çalışan kadının gözü açılıyor bazı şeyleri sorgulamaya başlıyor, baş kaldırıyor, vur ensesine al lokmayı olmadığı için erkeklerin işine gelmiyor diyor, mutfaktan çıkıp başını kaldırıp bende varım diyen kadın haddini aşmış oluyor yani, o kendi evliliklerinden kötü tecrübelerinden yola çıkarak çalışan kadın evlilikte başarılı olamaz tezini koymuş ortaya, ama bu duruma da eleştirisel yaklaşmış, ben böyle anladım, bu vakitte umarım düzgün ifade edebilmişimdir mirmirmirmir yazısında katıldığım noktalar olmakla birlikte, çalışan bir kadın olduğu için değil şöhret kapılarından geçmiş biri olduğu için -onların dünyasında evlilik durumları daha zor- evliliklerinde sorun yaşamış bence, sonuç olarak sırf toplum çalışan kadına bu gözle bakıyor sırf erkekler ses çıkarmayan kadınlar istiyor diye, dizimizi kırıp evde oturup hayallerimizden vazgeçecek miyiz?, o koca yarın ben başkasını seviyorum diye karşımıza çıkıp kapı önüne koyarsa, ya da üzülüp bunaldığımızda "evde oturuyorsun niye sıkılıyorsun" diye bizi anlamadığında, saçımızı süpürge ettiğimiz evlatlarımız büyüyüp fikir sahibi olduklarında "sen evde oturuyorsun anlamazsın iş hayatından" diye bizi küçük görmeye başladığında o zaman çok kafamıza vurur muyuz?, bu yazdıklarım karamsar şeyler olabilir, ama yaygınca yaşanılan şeyler, ev hanımlığında 20-25 seneyi devirdikten sonra memnun olabilecek miyiz? keşke "çalışsaydım" diyecek durumlara gelmekte var, herkes şapkasını önüne koyup tekrar düşünsün, ha kariyer yapmayı hırs edinmiş, kariyeri uğruna anne olmaktan vazgeçmiş, kocasını ihmal etmiş, çocuğunun bir çok büyüme zamanını kaçırmış kadınlar da düşünsün tabi...

CADISILA87
03-10-2009, 09:52
çalışan kadın cilvesiz iyi bir anne değil patronu azarlıyor

kocası aç,sokağın kadını,anam daha neler nelerr

biz ev hanımlarına birşey demeden bunları duyuyosak isteyip ama yapamamanın verdiği KISKANÇLIKLARDIR

edoshs
03-10-2009, 10:52
canım ben orda bilmem dikkat ettin mi maddi durumun iyiyse diyerekten yazmaya başladım ki ben şuan ayrılsam şuan mesleğim elimde tamamen tercih meselesi allahıma şükür kocamın maaşı iyiyse ben neden zorlanıyım ki mesleğim zor bi meslek ise ben bunu yaşadım yeni evliyken çalıştım ama kocam izinliyken ben çalıştım ben izinliyken de o çalıştı gece geç saate kadar çalışıyo söylermisin ben kocamla oturup bi çift laf edemiyceksem niye evlendim o parayı DAHA ÖNCE ZATEN KAZANIYORUM Kİ DAHA ORTADA ÇOCUK FELEN YOK OZAMANZATEN KARI KOCA İLİŞKİSİ KALMAZ BU BENİM FİKRİM SADECE HA EŞİMİN İŞİ OLMASA YA DA MECBUR KALSAM HAKLISIN AYRILMAYA GELİNCE ALDATMALAR DA EŞLERİN İLGİSİZLİĞİNDEN OLUYOR BUDA AYRILIĞA SEBEP

aldatmalareşlerin ilgisizliginden oluyor demişsin kesinlikle katılmıyorum ne kadar ilgili olursan ol eger erkekin gözü dısardaysa hiç bişi yapamazsın ayrıca aldatmalar calısan kadınların basına mı geliyor sadece hyr ev hanımlarınında bsaına geliyor diilmi ??

ayrıca eşimin calısma saatleri hiç belli diidir günü gününe tutmaz izin günü bile belli diildir yani bizimde öle izin günlerimiz öle cok denk gelmez ama ben kocamla ilgileniyorum onu mutlu edebiliorum yani calısmak kocanızla ilgilenmenize engel diildir sonucta calısan bayanlarda yapısık ikiz gibi dolasmıyolar kocalarıyla diilmi.?????**

melony
03-10-2009, 10:57
walla arkadaşlar ben 2001 de mezun olduktan sonra hayatım çalışmakla geçti evlendim eşimle çalıştım sonra başka bir yerde çalıştım bu sene çalışmayı düşünmüyorum evimin tadını çıkarıcam eşim hiç bi zaman istemedi paramı eline ben verdim nasıl vermem kiran ödenmemiş sen para saklıyosun olurmu hanii nerde paylaşım olmaz verdim baya bi altınım vardı gitti verdimm kredi çektim verdim elimi sürmedim ailemden para geldi verdim ama bunları istemiyo ben veriyorum verirken yok demiyor ama eşimde bana olduğu zaman hiç ikiletmez veriri karşılıklı yani.. nişanlıyken çok borcumu ödedi ikiletmemişti neyse artık evdeyim çok şükür rahatım evde olduğum için bir masrafım yok bazen para bıraktırmam bile bu sene evde oturmaktan sıkılırsam gelecek sene çalışırım bence bu tercih meselesi ben bekarken aman eşimden nası alırım para diyodum walla alınıyor mecbur bakmak zorunda hiçde gurur meselesi yapmıyorum çünkü bende evde onun için çalışıyorum yemeği ütüsü bulaşığı daha neler neyse fazla uzatmayım walla evde oturmak gibisi yokk kızlarrr ohhh gel keyfim gell

edoshs
03-10-2009, 11:24
walla arkadaşlar ben 2001 de mezun olduktan sonra hayatım çalışmakla geçti evlendim eşimle çalıştım sonra başka bir yerde çalıştım bu sene çalışmayı düşünmüyorum evimin tadını çıkarıcam eşim hiç bi zaman istemedi paramı eline ben verdim nasıl vermem kiran ödenmemiş sen para saklıyosun olurmu hanii nerde paylaşım olmaz verdim baya bi altınım vardı gitti verdimm kredi çektim verdim elimi sürmedim ailemden para geldi verdim ama bunları istemiyo ben veriyorum verirken yok demiyor ama eşimde bana olduğu zaman hiç ikiletmez veriri karşılıklı yani.. nişanlıyken çok borcumu ödedi ikiletmemişti neyse artık evdeyim çok şükür rahatım evde olduğum için bir masrafım yok bazen para bıraktırmam bile bu sene evde oturmaktan sıkılırsam gelecek sene çalışırım bence bu tercih meselesi ben bekarken aman eşimden nası alırım para diyodum walla alınıyor mecbur bakmak zorunda hiçde gurur meselesi yapmıyorum çünkü bende evde onun için çalışıyorum yemeği ütüsü bulaşığı daha neler neyse fazla uzatmayım walla evde oturmak gibisi yokk kızlarrr ohhh gel keyfim gell

ohh yat kalk keyfini cıkar hihoyyyt

bencede bi tercih meselesi ama benim tuhafıma giden yok calısanlar söle calısmayan böle denilmesi garip valla fisfisfis

melony
03-10-2009, 11:52
yaniii çalışıp çalışmamak kişiye kalmışş neden ayrım yapılıyorki aslında çalışsakda kadınız çalışmasakta

MargaRin
03-10-2009, 12:13
sevgili atceken2005,

çalışıp çalışmamk kişiye kalmış bişeydir ister çalışır ister çalışmaz.benim ihtiyacım yok ama çalışıyorum hem de işim rahat bir iş olmamasına rağmen...
aldatma konusuna deinmişsin.erkek ilgisizlikten aldatıyor demişsin.bu tıpkı bir erkeğin aldattıktan sonra sığındığı bahaneye benziyor bu söylediğiniz ve bence burada hergün birsürü eşim aldatıyormu diyen çoğunluğu ev hanımı olan arkadaşlara büyük bir hakaret bence..aldatmanın bahanesi olamaz benim gözümde.dalga çemiyorum ya da kinaye yapmıyorum bu hepimiz için geçerli umarım o çok ilgilendiğiniz eşiniz sizi hayal krıklığına uğratmaz sizi aynı şekilde bizim eşlerimizde....

CADISILA87
03-10-2009, 12:50
konu iyice saptırlmış hiç bir şey aldatmaya sebep olamaz,

ancak ayrıulmaya boşanmaya sebep olabilir aldatmanın hiç bir bahanesi ve açıklaması olamaz

ilgisizlikten veyahut başka şeylerden şikayeti olan bey yada hanım adiliyeye dilekçe vermekte sonsuz

özgürdürlerdi yanlızz aldatma ya gelince orda kesinlikle ve keisnliklee haksızlıktır ahlaksızlıktır kişiliksizliktir

bencilliktir...

mamamiya
03-10-2009, 14:12
yaa hanımlar vnakdrda dokunmuş ev hanımı yok iş kadını muabetleri size bırakın herkes neyi nasıl düşünürse düşünsün canım sizene. burda herkes bi ahkam her konuda herşeye balıklama sonrda şikayet edersinz kadınlar heryerde arıza çıkarır.yada bi kehanete göre gemiye bi kadın binerse bu uğursuzluk sayılırmış vsvs işte bunları haklı durumuna getiriyosunz böyle davranark .ya bakıyorumda kimse kimsenn yorumunu, düşüncesini beyenmiyo saygı duymuyo.herkes bi profösör bi herşeyi başaran güçlü kadın eniyi ben bilirim havalarında yaa bana kızmayın kusurada bakmayın ama yorumlara baktıkça bunu düşünüyorum hep içimde kalmasın dedim paylaştım ..konuya gelincede saygı duyarım herksesin düşüncesi bişey diyemem.

34esra86
03-10-2009, 14:16
çalışan kadın ve çalışan erkek bir değildir benden yemek ütü temizlik ve bazı şeyler beklemicekse çalışıyım ama eve gelimcem hem ütü hem temizlik hem yemek yapıcam sabah kalkıp gidicem sonra çocuk yapıp çalışmak için gözümün nuru olan bebeğimi benim yerime baksın diye birisine para vericem yapamam gereken işi ona yaptırıcam ama o bir annenin görevini yapıyor diye çalışan ve başarılı asil kadın olucak bende yemeğimi yapıyorum evde görevlerimi yapıyorum çocuğuma bakıp iyi bir aile yetiştiriyorum diye aşağılanıcam ev kadını dedikodu yapar gün yapar diye hor görülücem öylemi... biz kadınlar ne yapıyorsak birbirimize yapıyoruz zaten... benimyakınım var çalışıyor eve bazen öyle yorgun geliyorki çocuklarının yüzününe bakmayı bırakın kızların problemleri oluyor haberi bile yok bazen kadın olduğumu unutuyorum diyor iş hayatı kadını olgunlaştırmadığına aksine erkekleştirdiğine inanıyorum eğer elinizde keyfinize ve rahtınıza göre mesleğiniz yoksa ve mecbur değilseniz onun bunun ağız kokusunu çekeceğinie evinizin kahrını çekin ve kendi evnizle ilgilenmesi için birine para vericeğinize o parayı kendinize ayırın ve aynı şeyleri siz yapın soranlarada çalışıyorum deyin ....

atceken2005
03-10-2009, 15:26
aldatmalareşlerin ilgisizliginden oluyor demişsin kesinlikle katılmıyorum ne kadar ilgili olursan ol eger erkekin gözü dısardaysa hiç bişi yapamazsın ayrıca aldatmalar calısan kadınların basına mı geliyor sadece hyr ev hanımlarınında bsaına geliyor diilmi ??

Ayrıca eşimin calısma saatleri hiç belli diidir günü gününe tutmaz izin günü bile belli diildir yani bizimde öle izin günlerimiz öle cok denk gelmez ama ben kocamla ilgileniyorum onu mutlu edebiliorum yani calısmak kocanızla ilgilenmenize engel diildir sonucta calısan bayanlarda yapısık ikiz gibi dolasmıyolar kocalarıyla diilmi.?????**

arkadaşlar dünyadaki her varlığın bir önemi var değil mi?bir aileyi aile yapan kadın değil mi peki erkeğin gözü eşini aradığında çocuğu ağlarken annesini bulamadığında sizce ailede annenin eşin yani kadının yokluğunu hangi maddi değerli şeyle dolduracaksınız.erkeğin yada kadının gözünün dışarıda olup olmadığınıda eğer 2 günde evlenmeye karar vermediyseniz nişanlılık yada flört döneminde anlamış olmanız gerekmez mi ki insan manavda bile değiştirme imkanı olan meyve için her tarafını evirip çevirip bakmaz mısın peki hayat arkadaşını nasıl seçersin ...

atceken2005
03-10-2009, 15:30
:emir_bebek::emir_bebek:
çalışan kadın ve çalışan erkek bir değildir benden yemek ütü temizlik ve bazı şeyler beklemicekse çalışıyım ama eve gelimcem hem ütü hem temizlik hem yemek yapıcam sabah kalkıp gidicem sonra çocuk yapıp çalışmak için gözümün nuru olan bebeğimi benim yerime baksın diye birisine para vericem yapamam gereken işi ona yaptırıcam ama o bir annenin görevini yapıyor diye çalışan ve başarılı asil kadın olucak bende yemeğimi yapıyorum evde görevlerimi yapıyorum çocuğuma bakıp iyi bir aile yetiştiriyorum diye aşağılanıcam ev kadını dedikodu yapar gün yapar diye hor görülücem öylemi... biz kadınlar ne yapıyorsak birbirimize yapıyoruz zaten... benimyakınım var çalışıyor eve bazen öyle yorgun geliyorki çocuklarının yüzününe bakmayı bırakın kızların problemleri oluyor haberi bile yok bazen kadın olduğumu unutuyorum diyor iş hayatı kadını olgunlaştırmadığına aksine erkekleştirdiğine inanıyorum eğer elinizde keyfinize ve rahtınıza göre mesleğiniz yoksa ve mecbur değilseniz onun bunun ağız kokusunu çekeceğinie evinizin kahrını çekin ve kendi evnizle ilgilenmesi için birine para vericeğinize o parayı kendinize ayırın ve aynı şeyleri siz yapın soranlarada çalışıyorum deyin ....

SANA KATILIYORUM

atceken2005
03-10-2009, 15:44
sevgili atceken2005,

çalışıp çalışmamk kişiye kalmış bişeydir ister çalışır ister çalışmaz.benim ihtiyacım yok ama çalışıyorum hem de işim rahat bir iş olmamasına rağmen...
Aldatma konusuna deinmişsin.erkek ilgisizlikten aldatıyor demişsin.bu tıpkı bir erkeğin aldattıktan sonra sığındığı bahaneye benziyor bu söylediğiniz ve bence burada hergün birsürü eşim aldatıyormu diyen çoğunluğu ev hanımı olan arkadaşlara büyük bir hakaret bence..aldatmanın bahanesi olamaz benim gözümde.dalga çemiyorum ya da kinaye yapmıyorum bu hepimiz için geçerli umarım o çok ilgilendiğiniz eşiniz sizi hayal krıklığına uğratmaz sizi aynı şekilde bizim eşlerimizde....
bunu şu şekilde açıklayım eğer ihtiyacın varsa alışveriş yapman mantıklıdır kimse buna bişey demez ama evinde varken tekrar almak israftır evlilikte buna benzer eşin çok iyi birisiyse kimse aldatmaz ama eşin ihtiyacını karşılamıyorsa ihtiyacını dışarıdan karşılar peki eşi güzel (yani güzellik görecelidir) ilgili eşini seven birisi ise erkek veya kadın neden aldatsın ki...
Bir erkeği evine bağlayan kadındır kadın da ne bir et parçası nede hizmetçidir kadın kadınlığıyla kadındır çocuğuna anne eşine kadınıdır

dove
03-10-2009, 15:59
ben her koşulda (sağlığım el verdiği sürece) çalışmaktan yanayım ileride evlenince. çünkü biliyorum kendimi asla para isteyemem, istemeden verse bile o parayı kendi kişisel ihtiyaçlarımiçin harcayamam.
hem 6 yaşından beri okuyorum! bu kadar okuduktan sonra mesleğimi yapmamayı düşünemiyorum açıkçası.
annem çalışıyormuş, evlenince bırakmış. 3 yıl sigortası ödense emekli olucak ama babam ödemediği için olamıyor. Keşke çalışsaydım hiç bırakmasaydım diyor...

asgd
03-10-2009, 16:06
bende evli değilim canım ama düşüncelerimi yazmak istedim izninle .
bende senin gibi düşünüyorum evlendiğimde çalışmak istemiyorum .sorun ile ilgilide şöyle söyliyim bence o kişiden kişiye göre değişir nasıl bak sen eşinden para almak beni gocundurmak diye düşünüyosun böyle düşünmeyen bayanlarda var bunun gibi yani erkeğin paraya değer vermeyenide var verenide var .vermiyomus gıbı gorunup evlendıkten sonra degısenıde olabılır.benımde erkek arkadasım var bızımde aramızda para sorunu hıc olmadı sızınkı gıbı konusmalar dahı olmadı .erkek arkadasımla cıddıyız ve o zaten beni çalıştırmayacağını söylüyo bende evimin kadını olmak istiyorum.dediğim gibi kişiden kişiye göre değişir böyle şeyler benim fikrim bu

neslim35
03-10-2009, 16:32
arkadaşlar bende eskiden çalışıyordum fakat kafamın tasını attırdılar işyerinde ve o gün istifa edip çıktım sonrasında evlendim ilk başlarda inanılmaz sıkıntı çektim ev üzerime geliyordu sanki acısını eşimden çıkarıyordum garibimin... neyse konuya gelelim şimdi ev hanımı olmaya alıştım eşim allahtan cimri biri değil her aldığımın ettiğimin hesabını sormaz ama bende müsrif değilim nışanlıyken hep derdim kendi kendime ben kendi paramı kendim kazanmaya alıştım şimdi eşimin eline nasıl bakarımdiye onada söylerdim bunu.. ve kızardı bana.. ger çektende evlenince herşey ortak oluyo birde bebişimiz var çalışmayıda hiç düşünmüyorum arada kpss aklıma takılıyor amaa nerdeee kazanmak...

denizbaris
03-10-2009, 16:34
Valla esracım, burada hiç kimse ev hanımlarını evde oturuyor gün yapıyor dedikodu yapıyor diye aşağılamadı... Çalışan arkadaşların yorumlarını lütfen daha dikkatli oku...
Aksine Çalışan arkadaşlarımız aşağılandı. Siz de kadın mısınız, işveyi cilveyi unutmuşunuz erkekleşmişsiniz, çalıştığınız için kocalarınıza zaman ayıramazsınız aldatılırsınız yada kocalarınız sizi boşar yok buzluktan yemek yiyorsunuz adamın kalbine giden yol mideden geçer buzluk yemeğiyle adamı mutlu edemezsin falan denilerek asıl biz çalışan kadınlar aşşağılanmaya çalışıyoruz....

Ama üzgünüm hayat sizin gördüğnüz gibi değil.. Ben kadın olmadan önce bir insanım... Hyattaki tek amacım kocamı yada babamı yada başka birini mutlu etmek değil.. Hayattaki yegane amacım kendi mutluluğumu sağlayabilmek. Haa demiyorum ki ben kendme bakarım başkası yalan.. Hayır ama burada öyle bir lanse edildi ki sanki çalışırsan kocana zaman ayıramazsın o da seni aldatır. Çok doğal ve normal bişeymiş gibi...
Yok evde ıvır zıvır toksa yenisini almak gerekirmiş, ama varsa gerek duymasmışsın gibi basit ve saçma bir benzetmeyle adam evde karısı onla istediği gibi ilgilenmezse ilgiyi başkalarından alır, ilgi varsa gerek duymaz gibi bir çıkarımda bulunmuş....

Yaa kendimize gelelim.. Ekekerin bize biçtikleri rolleri oynamak zorunda değiliz.
Yok yuvayı dişi kuş yaparmış, yok adam çalışır para getirir kadın çocuk bakar evi çekip çevirirmiş...
Bunlar erkek egemen toplumun bize dayatmaları...
KAdın evle ilgilenmekle ne kadar sorumluysa erkek de o kadar sorumludur, sonuçta aynı evde yaşıyoruz o evi birlikte kirletiyoruz brlikte daıtıyoruz birlikte yemek yiyoruz ben ne kadar süprüyorsam bir şekilde o da süpürebilir, yada ben süpürürken o yemek yapabilir...2 gömlek ütüleyebilir....

Birde anlamıyorum nasıl gözlerinizi gerçeklere kapatabiliyorsunuz. Çalışmayan kadınlar aldatılmıyor mu??? Belki daha da çok aldatılıyor belki daha az.. istatistiki bir araştırma yapmadım, ama çevremden duyduklarıma göre bu forumda yazan arkadaşlara göre yorum yapıyorum bal gibi de aldatılıyorlar...
Eee çalışmıyor kocasına ull ilgi çcuk doğurmuş mkemmel annelik yapıyor, mükemel yemek yapıyor ama adam aldatmış, ve aldatıyor....
Ama mecbur, ailesi de arkasında değilse ne yapayım çocuğumla nasıl yeniden hayat kurarım kiramı nasıl öderim diyerek kaderine razı oluyor...
Çalışmak yada çalışmamak sizin elinizde ister çalışın ister çalışmayın, ama çalışan kadınlar aldatılır faan gibi bahanelerin arkasına saklanmayın... açıkça çalışmak istemiyorum, kocamdan para almak beni rahatsız etmiyor çalışmıyorum deyin olsun bitsin....

sharma
03-10-2009, 17:23
bana ewdekiler eline mesleğini almadan evlenme derler cewremdeki herkes bunu diyor bence haklılar..
calışmak bi bayana özgüven verir,eşit haklara sahip oluruz,diye cok artısnın oldugunu düşünüyorum..

mamamiya
03-10-2009, 17:48
aaaa bakmıyım diyorum ama dayanamadım ..herkes bi muhalefet olmuş burda ev hanımları ve çalışan iş kadınları olarak.siz neyi paylaşamıyosunz ayrıca konu neydi unuttum yaakafamçokkarıştı bazıları maşallh okadr içerlemiş olucakki geçmiş pc başına ve hiç o deyerli vaktinden taviz vermemiş, uzun uzadıya cewap yazmış-tatlicadiarzu hayır burda kadınlarklübü üyeleri olarak biribirimize bağlanıcak kenetleneceyimz yerde kadın olarak biribirimizi anlaıyacamız yerde biribirinize girip ortalığı bulandırmanın tartışma havası içinde paylaşmann ne luzumu var biz kadın olarak birbirimize böyle yaklaşırsak ve hemcins olarak gruplaşma yaparsak bize kim ne yapmaz kim ne demezki demektede haklı duruma gelicek gibi görünüyor ..:1no2:hadi bayanlar kendinize gelin yada bize gidelim buyrunnnnnnnnn

Tanem
03-10-2009, 17:57
Kızlar bence, hayat denilen bu serüvende olmak istediğimiz yerin tam ortasındayız lami cimi yok kendi doğrularımızı yaşıyoruz. Kimisi 24 saat içerisinde; ev(eş,çocuk,anne,baba:)) olayıyla maksimum ilgilenmeyi tercih ederken kimisi gerek ekonomik faktörlerden gerekse de hür iradesi sebebiyle 16 saat meşgul olması kadar normal birşey yok. Yani mesayi olayının göreceli bir kavram olduğu bariz o sebepten kimse diğer kimsenin tercihine müdahale etmesi, karalamaya çalışması çok gülünç değil mi?j delikafadulden

aLLeGRia
03-10-2009, 19:25
Çalışmaya başladıktan sonra evli ve çalışan bayanların ne kadar yorulduklarını gördüm
Hatta korktum bile acaba evlenince ikisini bir arada nasıl yürütücem diye
Ama onca sene okuduktan elime mesleğimi aldıktan sonra da evde oturmayı hiç düşünmüyorum
ınsan kendisi para kazanmaya başlayınca hem kendine güveni artıyo hem de daha rahat harcamalar yapıyo
Ben öğrenciyken de ailemden para istediğim zaman çok çekinirdim kendimi kötü hissederdim
Sevgilimle yemeğe falan gitsek ya da bir harcama yapsak onun ödemesinden de rahatsızlık duyardım ben de katılmak isterdim
O nedenle evlendiğim zaman da eşimden para isteyemem ben rahat edemem
Bence Allah sağlık verdiği sürece çalışmak en iyisi..Yarın öbür gün ne olacağı hiç belli olmaz

er_ca
03-10-2009, 21:40
tabiki...zor..

evin tüm eksik listesini bilip sen alıyorsun diyelim ki bu hafta 100 lira mutfak alışverişi yaptın. bunun üzerine eksik bitmez başka şeylerde aldın sonra da kocana şurada çok güzel kıyafetler var dedin biraz parad onun için aldın birde kuaföre gittin... istemekten sen sıkılıyorsun. utanıyorsun.
ben işe gireceğim günü sabırsızlıkla bekliyorum. eşim gündüz 4-5 gibi gidip sabah geliyor. ben eskiden sabah 8 de gidip akşam 5 de geliyordum. az görüşüyorduk ama daha rahattım.

34esra86
04-10-2009, 03:25
Valla esracım, burada hiç kimse ev hanımlarını evde oturuyor gün yapıyor dedikodu yapıyor diye aşağılamadı... Çalışan arkadaşların yorumlarını lütfen daha dikkatli oku...
Aksine Çalışan arkadaşlarımız aşağılandı. Siz de kadın mısınız, işveyi cilveyi unutmuşunuz erkekleşmişsiniz, çalıştığınız için kocalarınıza zaman ayıramazsınız aldatılırsınız yada kocalarınız sizi boşar yok buzluktan yemek yiyorsunuz adamın kalbine giden yol mideden geçer buzluk yemeğiyle adamı mutlu edemezsin falan denilerek asıl biz çalışan kadınlar aşşağılanmaya çalışıyoruz....

Ama üzgünüm hayat sizin gördüğnüz gibi değil.. Ben kadın olmadan önce bir insanım... Hyattaki tek amacım kocamı yada babamı yada başka birini mutlu etmek değil.. Hayattaki yegane amacım kendi mutluluğumu sağlayabilmek. Haa demiyorum ki ben kendme bakarım başkası yalan.. Hayır ama burada öyle bir lanse edildi ki sanki çalışırsan kocana zaman ayıramazsın o da seni aldatır. Çok doğal ve normal bişeymiş gibi...
Yok evde ıvır zıvır toksa yenisini almak gerekirmiş, ama varsa gerek duymasmışsın gibi basit ve saçma bir benzetmeyle adam evde karısı onla istediği gibi ilgilenmezse ilgiyi başkalarından alır, ilgi varsa gerek duymaz gibi bir çıkarımda bulunmuş....

Yaa kendimize gelelim.. Ekekerin bize biçtikleri rolleri oynamak zorunda değiliz.
Yok yuvayı dişi kuş yaparmış, yok adam çalışır para getirir kadın çocuk bakar evi çekip çevirirmiş...
Bunlar erkek egemen toplumun bize dayatmaları...
KAdın evle ilgilenmekle ne kadar sorumluysa erkek de o kadar sorumludur, sonuçta aynı evde yaşıyoruz o evi birlikte kirletiyoruz brlikte daıtıyoruz birlikte yemek yiyoruz ben ne kadar süprüyorsam bir şekilde o da süpürebilir, yada ben süpürürken o yemek yapabilir...2 gömlek ütüleyebilir....

Birde anlamıyorum nasıl gözlerinizi gerçeklere kapatabiliyorsunuz. Çalışmayan kadınlar aldatılmıyor mu??? Belki daha da çok aldatılıyor belki daha az.. istatistiki bir araştırma yapmadım, ama çevremden duyduklarıma göre bu forumda yazan arkadaşlara göre yorum yapıyorum bal gibi de aldatılıyorlar...
Eee çalışmıyor kocasına ull ilgi çcuk doğurmuş mkemmel annelik yapıyor, mükemel yemek yapıyor ama adam aldatmış, ve aldatıyor....
Ama mecbur, ailesi de arkasında değilse ne yapayım çocuğumla nasıl yeniden hayat kurarım kiramı nasıl öderim diyerek kaderine razı oluyor...
Çalışmak yada çalışmamak sizin elinizde ister çalışın ister çalışmayın, ama çalışan kadınlar aldatılır faan gibi bahanelerin arkasına saklanmayın... açıkça çalışmak istemiyorum, kocamdan para almak beni rahatsız etmiyor çalışmıyorum deyin olsun bitsin....

konuyu tam olarak okumadığınız okadar belliki konun başlarında bir üye demişki çalışma ozaman evde oturup gün yaparsın kek kahve yapıp dedikodu yaparsın diye aşşağılamış çalışmayan bayanları ve annelerimizi .... hem konuyu aldatmaya getiren sizsiniz ... ben aldatılır demedim onu siz diyorsunuz ben çalışabilir ama ortamı rahatsa kendinden taviz hayatından taviz vermiyorsa güzelbir mesleği varsa veya meacbursa çalışır kendini zorlamadan ama aman ben kocamdan para almıyayım diye milletin derdini çekemem... hem zaten adam nekadar çalışırsa çalışsın bir bayanın hamileyken çektiği sıkıntının hakkını ödeyemezki eşitlik orada bozluyor erkeklerin tek işi çalışmak bırakalımda onu doğru yapsınlar bari onuda ben yapıcaksam onların işi ne....:oklava:

atceken2005
04-10-2009, 11:12
konuyu tam olarak okumadığınız okadar belliki konun başlarında bir üye demişki çalışma ozaman evde oturup gün yaparsın kek kahve yapıp dedikodu yaparsın diye aşşağılamış çalışmayan bayanları ve annelerimizi .... hem konuyu aldatmaya getiren sizsiniz ... ben aldatılır demedim onu siz diyorsunuz ben çalışabilir ama ortamı rahatsa kendinden taviz hayatından taviz vermiyorsa güzelbir mesleği varsa veya meacbursa çalışır kendini zorlamadan ama aman ben kocamdan para almıyayım diye milletin derdini çekemem... hem zaten adam nekadar çalışırsa çalışsın bir bayanın hamileyken çektiği sıkıntının hakkını ödeyemezki eşitlik orada bozluyor erkeklerin tek işi çalışmak bırakalımda onu doğru yapsınlar bari onuda ben yapıcaksam onların işi ne....:oklava:

helal olsun arkadaşım

atceken2005
04-10-2009, 11:37
arkadaşlar bende eskiden çalışıyordum fakat kafamın tasını attırdılar işyerinde ve o gün istifa edip çıktım sonrasında evlendim ilk başlarda inanılmaz sıkıntı çektim ev üzerime geliyordu sanki acısını eşimden çıkarıyordum garibimin... neyse konuya gelelim şimdi ev hanımı olmaya alıştım eşim allahtan cimri biri değil her aldığımın ettiğimin hesabını sormaz ama bende müsrif değilim nışanlıyken hep derdim kendi kendime ben kendi paramı kendim kazanmaya alıştım şimdi eşimin eline nasıl bakarımdiye onada söylerdim bunu.. ve kızardı bana.. ger çektende evlenince herşey ortak oluyo birde bebişimiz var çalışmayıda hiç düşünmüyorum arada kpss aklıma takılıyor amaa nerdeee kazanmak...

maşallah canım bebişin çok tatlı ablamın kızına benzio belki de onları özlediğimden benzettim allah bağışlasın:emir_bebek:kaydirigubbakcemile2

OFFPOFFF
04-10-2009, 17:19
ya gercekten konu ne hale geldi..soru ne kdr basitti aslında..
of bu ülke niye böyle oldu ne zaman oldu Allah askına ne bu guruplasma ben anlamıyorum..
yok çalışan-calismayan yok okuyan-okumayan yok zengin-fakir yok turk-kurt yok bası açık-kapalı...of ya bıktım artık bu durumdan herseyde ayırımcılık..yapmayın ya..
soru; eşlerinizden para isterken problem oluyor mu ydu...nerelere geldik..

atceken2005
04-10-2009, 18:23
canım benim senle aynı kaderi paylaşıyorum ben polis memuruyum fakat eşimle aynı meslek ten olunca zorlandık ve istifamı verdim ki 3kere istifa etme hakkım var istesem şu an başlarım ama tercihim bu benim ki arkadaşlar küçük gördüler koca ağzına bakma gibi onun ekmeğini yeme gibi ya nevar ben ev hanımı olunca insanlığım ortaya çıktı çalışırken evi bırak kendime bakcak zamanım yoktu mutluyum böle hem de çok çalışan bayanlara dilerim inş zorlanmazlar ama ben zorlandım eşim benden para bekleseydi işimi bırakmamı istemeseydi geçim sıkıntım olsaydı çalışırdım ama ben seni şuan çok iyi anlıyorum yıllarca okudum bırakmak zor geldi bence evlen eşini tanı daha sonra işine karar ver

atceken2005
04-10-2009, 18:28
34esra86 dediği gibi dinimizdede bu var erkek evine bakmakla mükellef tir mecburdur ayrıca para isterken problem değil çünki o benden istiyo paralar bende kalıyo

MargaRin
04-10-2009, 19:45
KK nın güzide aldatıldım aldatılıyorum diye konu açan üyeleri hanımları sorununuz çözüldü..ya çalıştığınız için ya da ilgilenmediğiniz için adamlarla aldatılıyorsunuz..sebebi uzaklarda aramayın.suç aldatan erkekte değil,aldatılan kadında!!

nazlımelek
04-10-2009, 21:12
çalışan -çaşılmayan bayan ayrımına bişey demek istemiyorum..
ben çalışmayan bir bayanım ve eşim ben daha istemeden paramı verir bana.. hatta kumbaramız vardır bozuklukları oraya atar tümleride tv'nin üzerine koyar bende ihtiyaçlarımı karşılarım..ayın sonlarına doğru ekmek parasıda çoğu zaman benden çıkar ..:))
kendimce tutumlu bir bayanım.. ben böyle oluncada eşim paramı doğru yerlere kullanacağımı bilir.. bu arada söyleyim eşim memur istesekte istemesekte tutumlu olmak zorundayız zaten..

mersu
05-10-2009, 03:54
Bende 11 yıllık evliyim ve ilk 3 yıl çocuğumuz olana kadar çalıştım . Evet çalışırken kendi paranı kendin kazanıyor ve daha rahat harcıyorsun , fakat bu bekarken oluyor. Evlilik bir paylaşım , her ikinizde çalışsanız paylaşılacak , sadece eşin çalışsada paylaşılacak.Tüm sorumluluğu evleneceğin kişi üstlenebilecek düzeyde ise çalışma derim , zaten bu zamanda hem çalışıp em ev idare etmek biraz biyonikliğe giriyor kaydirigubbakcemile4Heleki çocuk olduktan sonra çalışmak çok zordur..iş , ev , çocuk ve eşş.... ooffff düşünürken bile yoruluyor insan ...

ekrulum_mor ametist
05-10-2009, 09:18
hımmm güzel bir topik ve güzel bir münazara ortamı olmuşvereliniortak hanımlar birbirlerine biraz verip veriştirmişte olsa bu tartışmalardan herkesin kendine çıkaracağı bir pay var....

çalışan kadınların her ne kadar hayır "hiçte öyle değil" deselerde,genel olarak ev kadınlarına biraz yukardan baktıkları aslında bir gerçek(pek tabii istisnalarda var içlerinde)ben pek çok çalışan kadından şu lafı duydum:tüketen,üretmeyen hazır yiyici vs vs gibi....yada hem çalışıyorum hemde paşalar gibi evimin işlerinide yapıyor üstünede çocuklarımı yetiştiriyorum...ki evet bir evkadınından çok daha kabiliyetle bunların altından kalkan hatunlarımız var...ev kadınlarıda çalışan hanımların bu yargısını bildikleri için hep bir savunma tutumu içine girerler:delphin: ki gerçektede bütün gün kı...rı yer görmeyen 7X24 hizmette olan ev kadınlarımızda var....bunun yanısıra bütün gün kırk kapıya kırk değnek vuran ev kadınlarımızda.....işin özüne bakarsanız ister çalışan,ister evde olan kadın olsun herşey kadının kendi yapısında...sorumluluk almaktan gocunmayan,görev bilinci gelişmiş olan ve fadakarlık boyutunu geniş tutan kadın çalışanda olsa,evde oturanda olsa hep verir hep verir....:sm_confused:sonuçta ikiside yılların ardından birgün bakarlarki çok yorgun,bıkkın ve kendini ve hayatını sorgular,yılların muhasebesini yapar konumdadır....yani ne kadar farklı hayatlar sürmüşte olsalar birgün bu ortak platformda buluşurlar:kahve:köylü kadını normalinde ev kadını olarak bilinir ...yani el kapısına gidip çalışmıyor ve her ayın başında maaş almıyorya....ama sabahın beşinde ayaktadır...tamda hayvanı varsa sağacaktır...yemliyecektir,ahırı temizliyecektir eve gelip kahvaltıyı hazırlayacak milleti yedirip içirecektir onunda okula giden,işe giden çocuğu vardır sonuçta...büyük ihtimal evde kayınbaba,kayınpeder vardır onlarında hizmeti bir tamam yapılacaktır....ve tüm bunlar 8 gibi biter ...ordan tarlaya bahçeye geçer öğle saatine kadar çalışır ...gelir ögle yemeğini pişirir,yine ev ahalisini doyurur bulaşığını halleder yine tarlaya döner akşam 4'e 5'e kadar çalışır eve döner bu sefer akşam yemeği telaşı başlar,yemek pişerken bu arada hayvanların tekrar sağılması ve bakımını halleder... taki evde herkesin hizmeti bir tamam olana kadar...yorgun argın yatağına gider bebesi yoksa bir şans sabaha kadar 3_5 saat uyur ha tabii birde kocanın aklına birşey düşmedi ise...ben burda çok özetini geçtim...o bir günün içinde daha neler var neler var....bu evin çamaşırı,temizliği vs yokmu? hadi gelin bu kadına ev kadını hazırı yiyen tüketen deyin yüreğiniz yetiyorsa...çalışıyor hemde tabiri caizse eşşekler gibi çalışıyor ...ama kimse ay sonunda gelip eline para saymıyor,sosyal güvence sağlamıyor onlarıda geçtim taktir bile edilmiyor...haksızlık yapanın anasını ağlatırım,aslanlar gibide hakkımı savunurum...yada kocam bana bunu yaparsa aklını sökerim onun diyemiyor....işine bakıyor sadece işine bakıyor...
şimdi bu durumda çalışan hanımlar: istediğiniz için veya mecburiyetten çalışyorsanız ay başında trik paranızı alıyorsunuz sosyal güvenliğe kavuşuyorsunuz....yani sonuçta yorulduysanız bir karşılık var....kocanızın karşısında konuşma gücünüz var....

ev hanımları: sizlerde sadece kendi çekirdek ailenizin sorumluluklarını yerine getiyorsunuz...ve birçoğunuz evinde bu hizmetleri gerçekleştirirken sizlere büyük yardım sağlayan teknolojik gereçler...parayı çalışan kadınlar kadar özgür harcayamazsanızda işinizi canınızın istediği zamanlarda yapmak veya ertelemek şansınız var...hatta ve hatta hatrı sayılır sayıda kocasının maaş kartını elinde tutup tüm ekonomiyi kendisi ayarlayanda var...evde otursada haftalık,aylık temizlikçi tutanızda var...istediği gibi giyinip süslenip kuaförü,klübü olanda var....çalışan hanımlardan çok daha fazla para harcayanınızda....
ya birşey söyliyeyimmi bu öyle bir konuki neresinden tutsanız elinizde kalır:sm_confused: çalışan kadın,ev kadını karşılaştırmasına girerseniz her iki tarafta birbirlerine sayfalar dolusu liste çıkarır.... bu tartışmanın sonu gelmez...son birgün her iki tarafında yukarda da söylediğim gibi buluşacağı o ortak platform....benim bahsettiğim kadının ise o platformda bile yeri yokbenneyaptımki...onlar o muhasebeyi ve sorgulamayı bile yapamayacak kadar bıkkın ve yorgundurlar...sorgulamak ne imiş...ömürleri bunu yapmadan evde,tarlada,işte,yatakta,tamda, bahçede,beşiğin başında sadece vermeye programlı geçmiştir...neyi sorgulayacakki tüm bunlar doğaldır onun için herşey olması gerektiği gibi olmuştur işte....hiç birbirimizi hırpalamaya gerek yok....herkes mecburiyetten veya isteyerek yaşamın içinde bir rolü seçiyor....herkes bir şekilde tercihlerinin bedelini ödüyor...veya mükafatını görüyor...(her mükafatta genelde ödenen bir bedelin peşinden geliyor)...benim bahsettiğim kadın profili ise birilerinin ona çizdiği yolu yürümek zorunda kalıyor ve yine birilerinin onun adına yaptığı tercihleri kabullenmek...günümüz şehirli hatunları ister çalışan,ister ev hanımı olsun bunu onlara kim yapabilir...istisnalar olsada çoğumuzun evde sözü kocasından önce gelir...ama cadılıkla,ama işveyle,ama kurnazlıkla dediğimizi yaptırıyoruz....her kadın evde olsun,işte olsun kendi çapında mücadelesini veriyor....onun için birbirimizin gözünü oymak yerine birazda bizimle aynı platformu bile paylaşamayan kadınları düşünüp biz ne yapıyoruz demeliyiz....sizcede biraz şımarık değilmiyiz....

konu sahibi kardeşim...her iki durumuda yaşamış bir hanım olarak...çalışmanında güzel tarafları var,evde olmanında....bence durumunu ve şartlarını en iyi kendin bilirsin,neyin seni mutlu edeceğinide...biz burdan ne söylesek birazda kuru teneke gürültüsü olur...dediğim gibi şartlarını gözden geçir,olasılıkları belirle üstlerinde de iyice düşün...senin sorunun cevabı ortak yaşam paylaşmayı düşündüğün adamın karakterinde....sıkılmadan isteyebileceğin bir adamda olabilir,isteyemeceğin bir adamda:sm_confused:burda kimse bu cevabı veremez...çünkü senin eş adayını kimse tanımıyor....işte gördün isteyemem diyende var,paşalar gibi isterim diyende var...bu iki cevabı verdirtende eşlerinin karakteri ve mizacıdır....çalışarakmı yoksa evde oturarakmı mutlu olabileceğini sınayabilmek için önünde yeterli bir zaman var...sına ve gör diyebilirim ancak.....inşallah herşey gönlünün istediği şekilde olur...sevgiler

CADISILA87
05-10-2009, 09:32
zaten konuları saptıran bu zihniyette olanlar çalışmasın

çalışmak kötü kaka cıss zaten bu zihniyette kimsede sizi çalıştırmaz siz

oturun paşa paşa evde

MargaRin
05-10-2009, 09:55
ekrulum_mor_ametist çok güzel yazmışsın.
zaten ben burada hiç anlamıyorum evet eminimki çoğunluğun eşi iyidir ama herkesin mi eşi beş beş aldığı maaşı karısının eline sayıyor hiç mi laf edilmiyor..bizim komşularımız var ev hanımları ve bişey alırken kocaları bişey diyecek diye ödleri kopuyor durumları iyi olduğu halde kocaları çoğunlukla laf ediyor alınan edilen şeye hem de bu insanlar gayet modern insanlar yani benim çevremde bu kadar çokken burada hep tam tersi olması çok ilginç.
bahsettiğin kadınlar da benim gözümde çalışan kadınlar.çalışmak lla ücret karşılığına çalışmak demek değil..o kadınlar gerçekten ağır işçi statüsünde çalışan kadınlar.onların hiçbi zaman cüzdanında para olmaz bi ihtiyacın var mı diye soran da olmaz...benim çok yakın çevremde de mevcut bu tür kadınlarımız.köyde sabahın köründe kalkarlar akşama kadar oturmaya fırsatları olmaz.üstüne de bi kere övgü almazlar..
benim bu konunun başından beri anlatmaya çalıştığım şey ben çalışıyorum durumumuz çok çok iyi benim çalışmama gerek yok ama çocuğun daha iyi okuması için benim çalışmam şart öteki türlü kendi yaşantımızdan kısmamız gerekecek o iyi eğitim için.benim kocam dünya iyisi bir insan ben para istesem gayet hiç lafını bile etmez ama ben isteyemem dedim.çünkü ben babamdan bile isteyemezdim..dünya iyisi olmasına rağmen...
çalışmayanları asla küçümsemiyor, evde oturan hazır yiyiciler gibi bir düşüncem hiç olmadı.ben zaten annesi çalışan bir çocuktum bizim ailede yengemler falanda çalışan kadınlardı.ben normali zaten bu herhalde diye olarak büyüdüm.o çalışmayanları küçümseyen kadınlar ancak benim gözümde sonradan görme buldumcuk hayatta çalışan kadın olarak yalnız kendini bilmiş tanımış bir kadındır ve zavallıdır bana göre..
ben evimin işini de kendim yapıyorum yemeklerimide hazır yemeklerden değil herkesin evinde pişen yemeklerden yapıyorum kendim çocuk konusuna gelince henüz yok bi süre daha olmayacak olduğunda da kayınvalidem bakacak.çünkü beni babannem baktı ben hiç eksiklik duymadım annem çalışıyor diye ben çocuğun psikolojisi bozulduğunu düüşünmüyorum o yüzden illa ben büyütmeliyim gibi bir kaygım yok.Ha annem ya da kayınvalidem olmasa idi bakıcı tutmak zorunda kalsaydım elbette ki çocuğumu bakıcıya bırkmazdım.o yüzden çalışmayı bırakıp çocuğunu bakan kadınları da anlayışla karşılıyorum.
ister çalışın ister çalışmayın ister yüzünüz kızararak isteyin para ister kocalarınız maaşı olduğu gibi versin size ama böyle çalışanları küçümseyici kocaları tarafından aldatılan ev düzeni bilmeyen ilgisiz erkek gibi yemek yapmaktan bi haber kadınlar olarak düşünülmesin.çalışmayanları aşağılayan kadın nasıl zavallıysa benim gözümde aynı şekilde çalışn kadınları da bu şekilde düşünen ev kadınları da benim gözümde zavallıdır.
son olarak o köylerde ki emekçi ev kadınlarını görüp bildikten sonra onlara haksızlık etmemek adına evde öğlene kadar yatan evine temizlikçi alan kuaförden ev gezmelerine geçen ev kadınları ben de ev de çalışıyorum safsatasını yapmasın mümkünse...

denizbaris
05-10-2009, 09:57
Ben eşimle flört etmeye başladığında çok iyi maaşı olan bir yerde çalışıyordu tüm sosyal olanakları vardı... krediyle ev aldırttım 3 yıl onu ödedi.. O kredi borcu öderken aynı zamanda ailesini de geçidiriyordu Annesi masraflı bir hastalıkla savaşıyordu...
Nişanlandık herşeyimiz mükemmeldi... Ama nişandan2 ay sonra işsiz kaldı... Allahtan flört ederken o ev kredisini öderken ben de beyaz eşya taksitlerini ödemiştim... Kendi çeyizimi de flört ederken tamamlamştım gibi bişey.... 22 Nisanda nişan yaptık 1 temmuzda eşim işten ayrıldı 9 Eylülde düğün var.. Ben çalışıyor olmasaydım herhalde ertelemek zorunda kalırdık... Neyse ki 1 ay sonra işe başladı, ama çok stresli bir dönem geçirdik... Evlendik herşey güzeldi ama eşim işinden memnun kalmadı... evlendikten 4 ay sonra işten çıktı tekrar... Mobilyaların taksitleri falan hep benim çalışmam sayesinde ödendi... Ben çalışmasaydım altınları bozu ödemek zorunda kalacaktık.. 2 ay boştaydı.. Sonra çok çok güzel bir işe başladı, Allaha çok şükür ki hem gelirimiz çok iyi eşimin maaşı yetiyor da artıyor bile ama ben evde çok sıkıldımve tekrar çalışmaya başladım....
Hem işimin hem evimin kadını olmayı başarabiliyorum çok şükür, ne kocamı ne işimi ne de evimi ihmal etmiyorum... Şimdi gene kredi çektik bir ev daha aldık, içini yaptırıyoruz, yaza doğru taşınıcaz....
Ben çalışmmanın hiçbir zararını görmedim... Haa işim beden kuvvetine dayanmadığı için belki de fazla yorgunluk hissetmiyorum, ayrıca son işyerimde yönetici olarak başladığım için iş yüküm daha da hafifledi.. Belki o yüzden beni fazla yormuyor işim dolayısıyla eşime ve eve vakit ayırabiliyoru... Ama yorulsaydım da heralde devam ederdim çünkü 4 ay bounca evdedim ve asla ev hanımlığının bana göre olmadığını gördüm...

yercekimlikaranfil
05-10-2009, 09:59
bunu şu şekilde açıklayım eğer ihtiyacın varsa alışveriş yapman mantıklıdır kimse buna bişey demez ama evinde varken tekrar almak israftır evlilikte buna benzer eşin çok iyi birisiyse kimse aldatmaz ama eşin ihtiyacını karşılamıyorsa ihtiyacını dışarıdan karşılar peki eşi güzel (yani güzellik görecelidir) ilgili eşini seven birisi ise erkek veya kadın neden aldatsın ki...
Bir erkeği evine bağlayan kadındır kadın da ne bir et parçası nede hizmetçidir kadın kadınlığıyla kadındır çocuğuna anne eşine kadınıdır

E peki işi nedeniyle çok yoğun olan ve eve geldiğinde yorgunluktan uykuya dalan, haftasonları da yarım gün mesaiye giden bir kocamız varsa; biz de ihtiyaçtan aldatabilir miyiz? Yani kocası ihtiyacını(sadece cinsellikten bahsetmiyorum, cinsellikle birlikte ve hatta ondan daha öncelikli olarak şefkat ve sevgi) karşaılamayan kadınlar da aldatır mı?

kuzum
05-10-2009, 10:10
İsteyen çalışsın isteyen evde otursun.

Kısa oldu ama özeti bu işte.-tatlicadiarzu-

MargaRin
05-10-2009, 10:14
E peki işi nedeniyle çok yoğun olan ve eve geldiğinde yorgunluktan uykuya dalan, haftasonları da yarım gün mesaiye giden bir kocamız varsa; biz de ihtiyaçtan aldatabilir miyiz? Yani kocası ihtiyacını(sadece cinsellikten bahsetmiyorum, cinsellikle birlikte ve hatta ondan daha öncelikli olarak şefkat ve sevgi) karşaılamayan kadınlar da aldatır mı?

güzel soru..dedim ya bu laflar buradaki kadınlara hakaret..buraya çoğu kişi aldatıldım aldatılıyorum diye konu açarken aslında erkekler haklı olarak aldatıyormuş kadınların ilgisizliğinden..bence de artık erkekler de çalışmasın hep beraber evde oturalım yiyelim içelim yatalım bütün gün sevgi yumağı olup ilgiden bıkalım usanalım...yoksa aldatılmayan erkek kalmayacak bu mantıkla...

CADISILA87
05-10-2009, 10:48
aldatmaya sebep neden aramak kesinlikle APTALLIKTIR..

çünkü aldatmanın nedeni niyesi sebebi olamaz... ancak sebepler nedenler ayrılmak

içindir aldatmak için değil namuslu olan şerefli olan boşanır... aldatmaz....

Christian_Louboutin
05-10-2009, 18:58
Hemen hemen bütün yorumları okudum ve bu konunun göreceli olduğunu düşünüyorum. Belli ki konuyu açan arkadaşım evde oturmaktan sıkılmayan biri onun tercihinin çalışmamak olmasıda kendi tercihi sıkılmayacaksa vede maddi sıkıntısı yoksa çalışmayabilir. Ancak kendi tecrübelerimden şunu söyleyebilirim.
Bende evlenmeden önce çalışan bir bayandım evlendikten sonra eşim maddi sıkıntı sorunumuz olmadığı için çalışmamın gerekli olmadığını söyledi. Ama daha sonra evde oturdukça sıkılmaya başladım gez gez tek başına nereye kadar arkadaşlarımın hepsi çalışıyor. Hafta içi hiçbiriyle görüşemiyorsun e hafta sonu desen hafta içi çalıştıkları için hafta sonu ya flörtlerine ya da eşlerine vakit ayırıyorlar. Bende aynı şekilde tabi ayda yılda bir yani. Herneyse bir kere şu gerçek var çalılşsanda çalışmasanda eşinle hafta içi görüşebildiğin vakit her halukarda ortalama iki saat. Bir kere evli bir bayanın çalışmasıyla gelen maddi özgürlük gerçekten çok farklı. Şimdi ben muhakkak kendime bir şey almadan önce eşimi ararım ben bunu alırsam eşim bana bir daha ne zaman para verecek bunu alırsam elimdeki şu kadar zaman yeter mi acil bir ihtiyac çıkıp para lazım olursa eşimden istersem acaba savruk olduğumu düşünür mü falan fıstık işte. Ya da benim yapım böyle Allah için eşim asla hesabını sormaz ama içten içe ben hep bunun rahatsızlığını hissederim. Halbuki çalıştığım zaman gelen belli giden belli birine hediye almak istesem kendi param sormadan istediğimi alarım. Kendime birşey mi yaptırmak istiyorum bakım falan kimseye sormam istediğim zaman yaptırırım. Yani özgürlük bu özgürlük işte. Hani deniliyor ya eşim tabiki bana bakacak ihtiyacımı karşılayacak onun için diyorum işin o kısmı öyle ama arka kısmı farklı :)

Bir de şu var çalıştığımız süre boyunca hep bir sosyallik var gündemle iç içesin hiçbirşeyden uzak değilsin. Ben evliliğimin ilk yıllarında evde durdukça kendi başıma kaldıkça hep kurardım. Şimdi eşim çalışıyo acaba askıntı olan var mı neden teli geç açtı yok yeni biri gelmiş bayan mış acaba nasıl biri oooooo bi sürü kuruntu. ınsan evde durdukça kendine güvenini yitiriyor ya. Neyse ki bu durumları aştım. Şimdi mesleğim gereği free çalışabiliyorum.
Demek istediğim insan evlendiği zaman maddi sıkıntısı olmasada çalışabilir yani o bir sebep değil. Bir de her erkek bir değildir evlenmeden önce harcamaları sorun etmeyen biri evlendikten sonra sorun edebilir. Bir ev geçindirmek birlikte bir hayat paylaşmak öyle çok kolay birşey değil. Çok büyük sorumluluklar gerektiriyor.

nostok
05-10-2009, 19:12
bnim evliliğimde 3 yıl bitti evlenmeden öncede çalışıyordum evleninncede devam ettim şimdi hamileliğim dolayısıyla çalışmıyorum hatta gelen teklifleri dinlemiyorum bile amaaaaa..
evde çok sıkılıyorum ben alışık değilim bebiş toparlansın derslere tekrar devam hiç ouramam evde..
çalışırkenki hayatım daha akıcı ve canlı çok güzel şimdi sıkıcı...

atceken2005
05-10-2009, 19:56
E peki işi nedeniyle çok yoğun olan ve eve geldiğinde yorgunluktan uykuya dalan, haftasonları da yarım gün mesaiye giden bir kocamız varsa; biz de ihtiyaçtan aldatabilir miyiz? Yani kocası ihtiyacını(sadece cinsellikten bahsetmiyorum, cinsellikle birlikte ve hatta ondan daha öncelikli olarak şefkat ve sevgi) karşaılamayan kadınlar da aldatır mı?

evlenmeden önce eşini işii neydi bilmiyomuydunki böle bi soru sorma ihtiyacı duydun.

yercekimlikaranfil
06-10-2009, 09:30
evlenmeden önce eşini işii neydi bilmiyomuydunki böle bi soru sorma ihtiyacı duydun.

Evlenmeden önce eşimin işini biliyordum da konu benim işim ya da eşim değil. Ben bir örnek verdim orada, "Çalışan bayanlar evle ve eşle yeterli ilgilenemediği için daha çok aldatılır." savı olan arkadaşlarımıza sordum ben onu. Eşi yoğun çalışma nedeniyle kendilerine yeterince ilgi göstermeyen kadınlar eşlerini aldattığında, bu durumu da doğal mı sayacağız? Arkadaşlar böyle bir konu açtıklarında "Eeee eşin de senle ilgilenmiyorsa, aldatman normal tabi." mi diyeceğiz?
Herneyse, anlatabilmek çok zor bazı şeyleri, çünkü görüyorum ki bizler toplumsal dayatmalarla öyle bloke olmuşuz ki başka olasılıkların varlığını bahsedenlere hakaret etmek bile rahatsız etmiyor bizi. (Bu laf alıntı yaptığım kişiye değil, "Çalışırsan erkekleşirsin, evinle ilgilenmezsin, eşine işve yapmazsın" diye hükmünü tek sözle veren herkese.) Halbuki kadın kadınlığını bilmek için aslında aynı çizgide durabilmeli. Hani deniyor ya doğalarımız farklı, erkekle kadın bir değil diye. İşte tam da bu yüzden biz eşitlik talep etmeliyiz daha çok. Evet doğalarımız farklı, aynı değiliz; ama eşitliği hakediyoruz. Bu nedenle erkelerimizle omuz omuza aynı çizgide durabilecek gücümüz olmali ki farklılığımız bize zayıflık olarak geri dönmesin.
Birden çok kez yazdım bu konuya ve epeyce şey söyledim. Daha fazlasını gereksiz görüyorum, en çok da bir önceki paragrafta bahsettiğim blokajdan dolayı.
Ama konuyu açan arkadaşa bir örnek vereyim. Bir teyzem var (kendi teyzem değil ama akrabamız), bundan 32 yıl önce gelin gelmiş İstanbul'a. Zamanında lise mezunu parmakla gösterilirken kız meslek lisesi mezunu, kendi zamanının koşullarında iyi eğitimli bir gelin. Aradan geçen yıllar, olan onca şey, büyütülen iki çocuktan sonra şimdi ilk kez hayatında çalışmaya başladı. İhtiyaçları vardı başladı, eşi ile arasında ayrılık durumu filan yok. Bunu konuşurken söylediği sözü aktarıp bitireyim lafımı: "Ah kızım ah, babam rahmetliyi çok severdim, gözümün nuru babam. Ama beni işe girmeden evlendirmesini affedemiyorum. Tek başıma İstanbul'a gelin geldiğimde, evde oturup kocamı beklemek yerine, evden burnumu çıkarmamı salayacak bir işim olsaydı, şu kazandığım azıcık parayı gençken kazansaydım, ihtiyacım var diye değil, elimde ekonomik gücüm olsun diye çalışsaydım keşke. O zaman ben bambaşka bir kadın olurdum, annen gibi olurdum belki. Şimdi de bu yaştan sonra çalışıyorsam, şu iki kız için. Onlar bunu yaşamasın diye, onların okulu bitene kadar çalışacağım."
32 yıl sonra gelen sözler, belki bir fikir verir arkadaşıma... İlk konuyu açarken sorduğun soru değil aslında çalışma kararı verirken esas önemli olan kriter. Daha önce de dedim elbette kocan para verecek, aile bütçesi birdir zaten, senin benim olmaz. Ama çalışmak bunun için değil, birey olarak senin için gerekli. Umarım bir damla katkımız olmuştur.
Sevgiler.

mihrican03
06-10-2009, 11:31
selam hanımlar

benim bir arkadaşım var eşi çalışıyor o ev hanımı

kocasından 24 saat ilgi bekliyor tabiki adam işten eve yorgun geliyor

kocasına bir kaç ay dayandı sonra senden bana koca olmaz diye anasının evine geri gitti.

şimdi bundan boşanıp başka koca bulacak.iyide adam çalışıyor nerden ilgilensin.

sabaha kadar üstümden inme diyor muş yuhhhhhhhhh artık

bence önce karşılıklı saygı lazım

OFFPOFFF
06-10-2009, 11:50
tinkerbelle önerilerin için teşekkür ederim..bende ılerde teyzen gibi pişman oolmak istemiyorum,annemde evlendiğinde isten çıkmış ve çok pişman..bende bunu yasamak istemiyorum o yüzden sanırım bir daha deniycem..en azından denemedim diye pişman olmam..teşekkür ederim

UfuruktenPrenses
06-10-2009, 11:50
canım benim senle aynı kaderi paylaşıyorum ben polis memuruyum fakat eşimle aynı meslek ten olunca zorlandık ve istifamı verdim ki 3kere istifa etme hakkım var istesem şu an başlarım ama tercihim bu benim ki arkadaşlar küçük gördüler koca ağzına bakma gibi onun ekmeğini yeme gibi ya nevar ben ev hanımı olunca insanlığım ortaya çıktı çalışırken evi bırak kendime bakcak zamanım yoktu mutluyum böle

Tanıdığım en az 10-15 polis bayan var.Onları görüyorum kafamı duvarlara duvarlara vurmak istiyorum.
Aptal gibi üniversite okudum,liseden sonra polis olsaydım.Şimdi camia içerisinde kadın diye kayırılan,dah az iş,daha az gece çalışması verilen,sen kadınsın erken git,çocuğun var geç gel muhabbetlerini yaşasaydım.

Bence zorluk-kolaylık iş hayatı açısından göreceli bir kavram..keşke polis olsaydım..

lilyum_85
06-10-2009, 11:53
ayy aynı bennn . okurken biri benimi anlattı dedim :) ev kadınıyım çalışmayı çok istiyorum ama evde oturmayı daha çok seviyorum. hırslıyım çalışmak için, ama sanırım yeteri kadar değil :)

OFFPOFFF
06-10-2009, 12:48
bende tam tersi hiç hırslı değilim :) hep az olsun öz olsun derim :) sorumluluk almayı sevmiyorum pek :)))

atceken2005
06-10-2009, 16:34
Tanıdığım en az 10-15 polis bayan var.Onları görüyorum kafamı duvarlara duvarlara vurmak istiyorum.
Aptal gibi üniversite okudum,liseden sonra polis olsaydım.Şimdi camia içerisinde kadın diye kayırılan,dah az iş,daha az gece çalışması verilen,sen kadınsın erken git,çocuğun var geç gel muhabbetlerini yaşasaydım.

Bence zorluk-kolaylık iş hayatı açısından göreceli bir kavram..keşke polis olsaydım..

ya canım bizim meslek normal bayan arkadaşlar gibi değildi tercih dışı attılar bi yere bulunduğum yerde bombacı bi bayan olarak sade ben vardım tehlikeliydi anlıycan masa başında veye karakolda dursam belki devam ederdim ama diyorum yıllardır bıkmışım artık kendime bakcam amaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan paraylamı ölecem allahımın verdiği bi can oda eceliyle gitsin bitmez bu mikropların saldırısı dünki haberi duymadın mı hakkaride arkadaşlar şehitimiz için hepimizin başı sağolsun. onun gibi bi yerde sayılırım bende vatan sağolsun...turkbayragi

Punchshe
06-10-2009, 21:25
evet evde oturmak çok zevkli ama nabza göre şerbet diye bir şey var
eşin seni çalıştırmam bilmem ne diyorsa evlenince bi kaç ay çalışıp onu bu konuya alıştırabilirsin daha sonra sen de istiyorsan çalışmazsın böylece sen kendine istersem çalışabilirim diye güvenirsin oda istersen çalışabileceğini ve para kazanabileceğini bilir arada denge olur her açıdan..
yok illede çalışacan diyen baskıcı bi koca varsa ben olsam çalışmaz ona önce ev sorumluluğu almayı öğretirim o ev bakımını düzene sokunca çalışmak istiyorsan çalışırsın
yok eşiniz rahat biriyse ve karışmıyorsa
o zaman tamamen sana bağlı
ben açıkçası eşimden para istemekten çok zorlanmıştım çünkü öğrenci iken bile çalışıp paramı kazanmıştım hep.. ama her şeye alışıyosun..
domates alıcam dersin ekmek alıcam dersin sonra
:D
elbise alacam süs alacam
sonra oda alışırzaten..
belkide sen zorlanma diye harçlığını bırakır

ha bana sorarsanız evde oturup gel keyfim gel yapması gerçekten eğlenceli ama çalışmıyorum diye sosyal hayattan uzaklaşmayın.. :))

UfuruktenPrenses
06-10-2009, 21:40
ya canım bizim meslek normal bayan arkadaşlar gibi değildi tercih dışı attılar bi yere bulunduğum yerde bombacı bi bayan olarak sade ben vardım tehlikeliydi anlıycan masa başında veye karakolda dursam belki devam ederdim ama diyorum yıllardır bıkmışım artık kendime bakcam amaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaan paraylamı ölecem allahımın verdiği bi can oda eceliyle gitsin bitmez bu mikropların saldırısı dünki haberi duymadın mı hakkaride arkadaşlar şehitimiz için hepimizin başı sağolsun. onun gibi bi yerde sayılırım bende vatan sağolsun...turkbayragi

Haklısın arkadaşım,bak anlatınca mantıklı geldi.
Bombacı bir bayan polis pek sık rastlanır bir durum değil galiba,beinm yaşadığım yer bir ege ili buradakiler gayet rahat.
Hakkari'de ki şehidimizin yakınlarıın ,evlatlarını izledim,içim yandı,yandı,yandı...
Allah onlara sabır versin..
Siz en iyisini yapmışsınzı galiba durumu değrlendirince..

min
06-10-2009, 21:50
hayat bu ne olacağı belli olmaz.. allah korusun hayatta yalnız kalmak da var, ayrılmak var.. arkadaşlarım var eşi evlenince meslek yüksek okuluna yolladı "bana birşey olursa elinde meslek olsun" diye.
bu gün evde eşe hizmet etmek, evle ilgilenmek falan güzel görünüyor da bu işin yarını da var. mesela ben olsam sırf sigortam için çalışmak isterdim.

nice kadın var.. eşi ile evlendikten sonra işini bırakıp, sonra eşi ile arası açılıp işi bıraktığına pişman olan..

kirmizisapkalimantar
07-10-2009, 14:10
öncelikle mutluluklar diliyorumm cekhu :):)
çalışmayan bayanlara sormuşsun ama ben de cevap yazayım:):) bence mutlaka çalışmalısın kendin için üretken olmak için, kendi ayakların üzerinde durup kendi paranı harcayabilmek için.
Bence hem çalışıp hem evinin kadını olabilirsin ve çok daha mutlu olursun.eğer eşin de anlayışlıysa ve sana yardım ederse çok da rahat edersin. mesela ben akşamları eve geldiğimde yemeği hazırlıyorum eşim topluyor, hafta içi akşamları dışarda buluşup yemek yiyip dönüyoruz bazı akşamlar. ev işlerine gelince de hafta sonuna bırakmıyorum, hafta içi yapıyorum, hafta sonu da geziyoruz. peki zor olmuyor mu diye sorarsan tabiiki zor ve işe 3 vesait değiştirerek gidiyorum, ama evde oturmak sanırım bir süre sonra sıkacaktır ve başka arayışlara gireceksindir. Ama sosyal bir hayat yaşayıp kurslara filan gidip üretken olacaksan evde oturmak çok da zevkli olabilir:):) ama bi zaman sonra aşırı para ihtiyacı doğacaktır o da ayrı bir mesele.part time çalışmak da orta yolu bulabilmek için ideal, özellikle çocuk olunca öyle çalışmayı düşünüyorum mesela

asinaz24
13-11-2009, 12:55
hem de nasıl batıyor,mesleğin var çalış derim,hele bi evlen anlarsın demek için fırsat vermezsin umarım

eeesss
13-11-2009, 13:04
aynen eşim gib idüşünüyosun sende birbirimize vakit ayıramacaz ikimizde yorgun olun ca.. ama bende açışmaktan yanayım suanda evdeyim çalışmamı istemiyor maddi bi problemimde yok ama istese yarın başlarım yani vakit geçer...sende farklı düşünüyosun saygı duyarım.para konusuna gelince bence bu erkekten erkekğe değişiyo.kimi kurusunun hesabını soruyo eşine var yani.kimide önemsemiyo.ben eşime takılırım arada alışverişe gidince hepsini yicem paranın diye :) oda yee ay sonun akadar sen idare etcen ama der( para bende birikirde..yani bence ezik hisettme durumu olmaz ama insanın kendi parasını kazanması gibide yok vallaa

Shaire
24-11-2009, 21:53
Beraber kazanip, beraber yorulup.. sonra o parayi beraber yemek, veya yatirim yapmak bambaska birsey.. Hem yarin ne olacagimiz belli degil.. Daha evlenmeden ayriligi dusunemem deme sakin. Bir garantin olsun, eger -Allah korusun!- ayrilirsan veya dul kalirsan (Allah uzun omurler versin), bi yerde garantin olmus olur. Isin, evin rahatlikla olur. Hem cocuklar oluncada rahat bakabilirsin yalniz kaldiginda...

Ben cok mutlu bir iliskideyken bunlari dusunuyordum.. Bence sende dusun. Part-time calismak guzel bi cozum senin icin bence..

Ben okuyorum ve bu kadar surunmenin, sabaha kadar ders calismanin mutlaka meyvelerini yemek isterim.. Evde oturmak cok cazip olsada kaydirigubbakcemile3

Allah mutlulugunu daim etsin!

UyuyanGuzel
25-11-2009, 03:02
bence yanlis dusunuyorsun...calismak gibisi var mi yaaa...annenin sozlerine kulak ver derim...hem merak etme evlen, uzerinden 8-9 ay gecsin paylasacak konusacak cok fazla bir seyiniz kalmayacagi icin ''ise gitsem eve saat 7'de gelcez, yemek yapcam vs yapcam ikimize zaman kalmicak'' gibi dusuncelerin aklindan silinecek...evine gelirsin hemen yiyecek bisyler hazirlarsiniz beraber, sonra yersiniz, oturur beraber film izlersiniz biraz lak lak yaparsiniz sonra da uyursunuz...hayat bu tip seylerden ibaret zaten...sen calismasan ev hanimi olsan, esin aksam isten eve gelince seninle ne paylasacagini saniyorsun? eve gelecek yemek yiyecek, 1-2 saat internet, tv, kitap vb. seylerle oyalanacak sonra da uyuyacak...calis ya da calisma ayni seyleri yapacaksin ama senin canin calismak istemiyor bence o yuzden esimle kendime zaman ayiramicam diye bahane uretiyorsun kendine. ben hem okula gidiyorum hem evle ilgileniyorum ve esimle kendime de zaman ayiriyorum. isteyince yapiliyor.

34moni53
25-11-2009, 11:13
meslegin grafik tasarım nasıl olsa di mi, illa sabah 9 aksam 5 bir işte çalışmak zorunda degilsin ki, evden proje bazlı calısabilirsin ya da part time calisabilirsin. kac tane kız senin gibi okuyup meslek sahibi olmak icin neler verirdi, elinde böle bir altın bilezigin var, ailende de alıskın oldugun bir maddi rahatlık var, evde oturup napıcaksın sabahtan aksama kadar, en azından cocuk sahibi olana kadar mutlaka calis derim ben.

Amonra
25-11-2009, 11:23
6 aylık evliyim ve çalışıyorum. kendimi bildim bileli 14 yaşından beri hem okuyup çalışıyorum ailemin durumunun çok da kötü olmamasına rağmen. çalışmma evliliğime hiç yansımadı öncelikle. eşime de evime de yeterli zamanın ayırıyorum herşeyim planlı çünkü. akşamdan yemeğimi yaparım evim hep derli toplu olur eşim gelene kadar bütün işler halledilir. kapıdan girdiği andan itibarense tek odaklandığım eşimdir. benim maaşım eşimin maaşının 3 de 1i diyebilirim yani aldığım maaştan pek de bi şey kalmaz yol yemek çıkınca ama amacım para kazanmaktan ziyade kendime güvenimi kaybetmemek bi işe yaramak. evde oturmak ev kadını olmak evet zor iş ama hem çalışıp hem ev kadını olmak 2 kez daha zor ve takdir isteyen bi iş. çalışan kadın her zaman daha güçlü olur eşinin bakış açısı bile farklı olur. en basitinden eşimin yengeleri çalışmıyo ev hanımı ama onların yaptığı hiçbişey onun gözünde takdir edilir değil yani erkekler için ev kadını olmak marifet değil görev ama ben çalışma dediği halde inatla gayretle çabalayıp sabahın körlerinde işe gidip bi de ve gelip evimle ilgilendiğimde takdire değer kadın oluyorum ne demişler işleyen demir ışıldar...

concealed
25-11-2009, 13:13
çalışan kadın üreten kadındır. evli ya da bekar; bir kadın çalışmalı. yok ben çalışmayı sevmiyorum yok evimin kadını olucam yok eşime vakit ayıramam v.s bunların hepsi boş. tembelim, çalışıp kendimi geliştirmek kendi ayaklarımın üzerinde durmak istemiyroum, yan gelip yatmak daha güzel deyin kurtulun. hadi okumayanları anladım da nediye bu okullar bitiyor o zaman madem çalışılmayacak. ne zaman böyle bişey duysam ah diyorum keşke bu fırsatlar okumaya imkanı olmayan kızlara verilse. eşime vakit ayıramam nedir ayrıca.. eşler de gitmesin işe bol bol vakit ayırırsınız birbirinize. oturursunuz evde başbaşa. maddi durumumuz iyi çalışmaya gerek duymadım lafı da ayrı birşey. hadi şimdi babadan harçlık alıyosunuz. bunu da anlamıyorum 30 yaşına kadar evlenmezsen babandan anneneden mi harçlık alıcaksın. insanın kendi parasını kazanması lazım. evlenince de kocadan harçlık alınıyor. sırf birinden para istememek için sağlığım iyi olduğu sürece çalışırım. bu ana baba koca fark etmez. kimseden para isteyemem. 30 yaşında kadın babasından harçlık mı alır?? hadi hepsini geçtim yaş ilerleyince o kadar pişman olacaksınız ki çalışmadığınıza.. şimdi çalışmayan kadınlar evleniyor ee cicim ayları geçiyor, sap gibi kalıyor kadın evde bütün gün sonra eee ben sıkıldım hadi hop bi çocuk doğuruluyor hemen sonra artık o kadın kendini çocuğa adıyor. bitiyor kadın. başka meşgalesi yok çünkü neyapacak ya çocuğa saracak ya da kocaya...peki kadın kendi hayatı için neyapıyor koca bir HİÇ. maddi ve manevi kendi ruhunu tatmin edecek ne yapıyor? her kadın sadece kendi için çalışmalı. kocaya güven olmaz. anne babada kazık çakmıyo bu dünyaya onlarda göçüp gidecek bigün. kendisini sağlama almak isteyen kendini geliştirmek isteyen kadın çalışır.

concealed
25-11-2009, 13:19
6 aylık evliyim ve çalışıyorum. kendimi bildim bileli 14 yaşından beri hem okuyup çalışıyorum ailemin durumunun çok da kötü olmamasına rağmen. çalışmma evliliğime hiç yansımadı öncelikle. eşime de evime de yeterli zamanın ayırıyorum herşeyim planlı çünkü. akşamdan yemeğimi yaparım evim hep derli toplu olur eşim gelene kadar bütün işler halledilir. kapıdan girdiği andan itibarense tek odaklandığım eşimdir. benim maaşım eşimin maaşının 3 de 1i diyebilirim yani aldığım maaştan pek de bi şey kalmaz yol yemek çıkınca ama amacım para kazanmaktan ziyade kendime güvenimi kaybetmemek bi işe yaramak. evde oturmak ev kadını olmak evet zor iş ama hem çalışıp hem ev kadını olmak 2 kez daha zor ve takdir isteyen bi iş. çalışan kadın her zaman daha güçlü olur eşinin bakış açısı bile farklı olur. en basitinden eşimin yengeleri çalışmıyo ev hanımı ama onların yaptığı hiçbişey onun gözünde takdir edilir değil yani erkekler için ev kadını olmak marifet değil görev ama ben çalışma dediği halde inatla gayretle çabalayıp sabahın körlerinde işe gidip bi de ve gelip evimle ilgilendiğimde takdire değer kadın oluyorum ne demişler işleyen demir ışıldar...


çok doğru söylemişsin keşke herkez senin gibi düşünse. çalışan kadının eve katkısı olan kadının, ev dışında da bir hayatı olan kadının kocasının karşsındaki duruşu ve kocasının ona bakışı bile bambaşkadır. yaş ilerleyince de zaten o koca baş tacı eder o kadını...tabii anneleri çalışmayan kadınlar bunları kendi ailelerinde göremez. annem o kadar zorluklarla çalışmıştı, 2 de çocuk arada. bir de gece 12de işten çıkan bir koca ama emekliliğine kadar çalışmıştır ve hiç ihtiyacı olmamasına rağmen. ama babam ona bambaşka kıymet verir.

zhr79
25-11-2009, 13:30
bana gore bekarken calısmıyorsan evlenince calısmak gerek..bekarken sonuna kadar baba parası yerim dokunmaz ama evlenince koca parası yemek belli bi yerden sonra dokunur..bir hayat paylasıyorsun bunlar dogru ama 30 sene sonra bosanan insanları goruyoruz insanların degisebilmeside cabası o yuzden kendimi guvence altına almak adına ve daha iyi yasam sartlarında yasamak istedigim icin evlendikten sonra mutlaka calısırım

joey
25-11-2009, 14:12
2 senelik kısa bir iş hayatım var. beni o kadar yordu ki resmen çöktüm. saçma insanlar, saçma işler, salak salak durumlar, sabah ezanından bile önce kalk, akşam evleneceğin adamdan 1 saat sonra eve gel...vs vs

buna rağmen evlendiğimde çalışmayıp evde oturmak istemem. sadece daha rahat bir iş sahibi olmak isterim. kendimi bu kadar yıpratmak istemem.

MeLoDi
25-11-2009, 14:50
bende 4,5 yıldır çalışıyorum yaklaşık olarak.
ilk çalıştığım yerde akşam 8.30 da çıkıyorduk. eve gelmem 9 u geçiyordu o satten sonra yemek yap ortalığı topla. birde yorgun olduğum için 11 de yatıyordum.
şimdi çalıştığım yerde 17.45 çıkış saatimiz. eve gelmem 6.30 buluyor. ama yemek yap mutfağı topla. çamaşır yıka as. başka işe zamanım kalmıyor. zaten yorgun oluyorum ve erken yatıyorum. bir tek pazar günüm tatil. o gün de ev işimi yapayım eşimle alışverişe mi çıkalım gezelim mi? allahtan eşim ev işinde yardım eder sağolsun. ama evimi istediğim gibi temizleyip düzenleyemiyorum.
ev hanımı olmak isterdim. çocuğumu kendim büyütmek için. evimide rahat rahat temizleyip çeşit çeşit yemek yapmak isterdim. ama şu an böye imkanım yok. malum kriz ortamı.
bir bayanın kendi maaşını kazanması çok güzel. güvence için gerekli. evilikle ilgili bir durum olduğunda ayakta durabilmek için gerekli. işimi seviyorum ama şartlar biraz daha iyi olsaydı keşke.

DepresifPolyanna
25-11-2009, 16:29
Çalışan evli bir bayan olmak çok zor, o yüzden imkan varsa muhakkak en azından haftada bir yardımcı almak lazım

patiska
25-11-2009, 16:41
benim bir çalışma hayatım olmadı şimdiye kadar. üniversiteden mezun olunca evlendim ve eşimin işi dolayısıyla küçük bir yerde yaşıyoruz ve ben iş bulamadım, kısacası 1 senedir evliyiz ve ben işsiizm....
ama ben çok sıkıldım... Öyle ki sabah uyandığımda ilk düşündüğüm keşke bir işim olsaydı şimdi giyinip, süslenip işe gitseydim oluyor. en azından sosyalleşmek adına.. bu sene sırf bu sebepten dershaneye gidiyorum, barınakta gönüllü çalışıyorum. ama inan yetmiyor.
ben de evde zaman geçirmeyi çok seviyorum, evimi çok seviyorum ama ev bir süre sonra insanı hamlaştırmaya başlıyor. en azından benim için böyleydi..
biz eşimle üniversite zamanından beri birlikteyiz, bizim de aramızda para hiçbir zaman önemli olmamıştır ancak yine de benim diyebileceğin bir gelir olması ve onu rahatça harcayabilme özgürlüğü bence hiçbişeye benzemez.

Shaire
25-11-2009, 17:37
Çalışan evli bir bayan olmaz çok zor, o yüzden imkan varsa muhakkak en azından haftada bir yardımcı almak lazım

Bunu bi ara dusundum..

Fakat bu seferde yardimci bayana rezil olmayayim diye onceden ben temizlerim ortaligi kaydirigubbakcemile3:kedi:

Hic bir faydasi da olmaz :utangac:

HayyaL
25-11-2009, 17:58
Ben olsam kesinlikle çalışmak isterdim evlendikten sonra. Ki, büyük ihtimal böyle evlenince böyle olacak...
Allah'a şükür ailemin durumu çok iyi, babam hiçbir şekilde bana anneme kardeşime hesap sormaz.
Mezun olduktan sonra, 4 ay işsizdim. Ekimde başladım işe.
Bilemezsiniz o 4 ay nasıl geçtiiii...
Kabus gibiydi, miskindim, mutsuzdum...
ınsanın kendi parasıyla birşeyler alması (siz ne derseniz deyin erkekler bunu böyle düşünüyor.), sabah kalkınca iş telaşının olması pazar günü uyuyabilmenin eşsiz tadı asla ev kadınında olamaz...
Çünkü onlar hep rahat.
Annem hep çalışma imkanım olsa çalışırdım der...
a.s

Elendra
25-11-2009, 23:08
Yaklaşık 11 sene çalıştım. 2008 şubat'ta doğum iznine ayrıldım ve bebeğime bakacak kimse olmadığı için evdeyim...
Çalışmayı seviyorum, hep sevdim. Bebeğim biraz da ha büyüsün hemen bir yere kapağı atacağım. Şu anda gelen birkaç iş teklifini geri çevirdim. Ve bunu yaparken öyle zorlandım ki anlatamam...

Eşim asla aldıklarıma, harcadıklarıma karışmaz... Ben babamdan da böyle gördüm ve çok şükür eşimde aynı çıktı. Mesele eşinizin size hesap sorması, çok harcadın demesi değil. Bütün gün evde olmak (_ki iyi geziyor olmama rağmen. ) hiç hoş değil. Temizlik manyağıydım zaten normalde, şimdi iki katı manyak oldum. Durmadan bir silme süpürme durumum var.

Çalışmak çok güzel... Sabahın koşuşturmasına katılmak güzel. Eşinizle ortak yaşamınızın dışında, başka bir hayatınızın olması ve anlatacak daha fazla şeyinizin olması güzel. Ay korkarım çok özledim çalışmayı deli gibi hem de...

Üniversite mezunu birinini kendi ayakları üzerinde durmak yerine; acaba evlenince harcamalarıma kocam karışırmı hesabı yapması ya da evimin kadının olacağım demesi bana göre doğru değil. Elinizde mesleğiniz varken, neden kendinize hizmet etmiyorsunuz? Ne kadar donanımlı olursanız hayat karşısında okadar az hasar alırsınız.

Ayrıca evlendikten sonraki 2.5 sene çalıştım ve evimin düzeni hiç bozulmadı. Darmadağınık, pis bir evim olmadı, kocamla da gayet güzel ilgilendim:lepi: Düzeninizi oturttuktan sonra herşeye vakit bulursunuz merak etmeyin. Yeter ki CUMARTESİ ve PAZAR tatili olan bir şirket bulun....:lepi:


f

office
26-11-2009, 00:01
5 senelik evliyim. ilk 3 sene çalışmadım, zorlandım mı? aslında hayır. eşimin parasını seve seve harcıyordum. bizim evde srnin paran benim param olmuyor çok şükür. ancak çocuklar olduktan sonra (sadece ama sadece lüxlerimden vazgeçmemek adına) homeoffice çalışmaya başladım. hem 2. üniversitemi okuyorum, hem çalışıyorum, hem çocuk yetiştiriyorum. (amanın maşallah amma hamaratmışım yaw:))

herneyse, konu çalışıp çalışmamak değil aslında. bak mesela sana bir örnek vereyim. ben tam bir alışveriş delisiyimdir. ama eşimin parasıyla alırken hoşlandığım 2 üründen sadece birini alabiliyordum. diğerini alırken "yazık eşim çok çalışıyor" diyip resmen kıyamıyordum almaya. he çalışınca da almıyorum ama tamamen cimrilikten :lepi: yani gönlünce hesapsız davranmak istiyorsan onca sıkıntıyı çek çalış, ama yok ben evde rahatıma bakarım boşver dersen gerçekten rahatına bak derim yerimseniben

DepresifPolyanna
26-11-2009, 00:07
5 senelik evliyim. ilk 3 sene çalışmadım, zorlandım mı? aslında hayır. eşimin parasını seve seve harcıyordum. bizim evde srnin paran benim param olmuyor çok şükür. ancak çocuklar olduktan sonra (sadece ama sadece lüxlerimden vazgeçmemek adına) homeoffice çalışmaya başladım. hem 2. üniversitemi okuyorum, hem çalışıyorum, hem çocuk yetiştiriyorum. (amanın maşallah amma hamaratmışım yaw:))



Hehe süper anne seni kaydirigubbakcemile5, hem iki çocuk hem homeoffice durumları iyi yapıyorsun zor olur ama en azından başka bir şeyle meşgul olmanın ve ucunda para kazanmanın rahatlığı olur, bende istedim bir ara ama Türkiye de homeoffice pek yaygın değil, bir ara boncuk dizmeye bile razı oldum ama o kadar komik bir rakam veriyorlar ki ve sabahtan akşama kadar başından kalkmaman gerekiyor çocuk yemek ev işi hakgetire zaten benim yaramazla yapmam mümkün değildi yani :umursamaz:

elif445
26-11-2009, 00:17
bencede evlenirken çalışılmalı insanın başına ne geleceği hiç belli olmaz üstelik bebeğiniz varsa illaki yanında olmak istersiniz ama bnece çalışmak çokta bişey kaybettirmez insana....

ATA_SEVEN
26-11-2009, 00:22
şimdi şu evlilik programlarında kadınlar çıkıyor çalışmak istemediklerini söylüyorlar :oklava:

tanımadıkları bir adamla evlenmeyi göze alıyorlar ama çalışmak istemiyorlar hanımefendiler rahatları bozulmasın diye..

ben istediğim işte çalışmak adına hala uğraşıyor ve inatla çocuk da yapmıyorum..

bir kadının çalışması önemli..

mizgin
26-11-2009, 01:03
Aslında sorunuzun cevabını sizde vermişsiniz.
Bence isteksizliğinizin ve başaramaacağınız düşüncesinin tekk sorumlusu ailenizdir.
Ama benim dikkatimi bir şey çekti;

1.Evleneceğiniz kişi alışverişe çıktığınızda ''alma pahalı''diyerek sizi vazgeçiriyomuş...
bu biraz düşündürücü bence...
2.Birde sizi çalışmanız yönünde fikirleride varmış..
3. siz zaten çalışmadığınız halde ''temizlik sevmem ütü falan'' yazmışsınız:1rolleyes:

Bence sizin önce evleneceğiniz kişiyle konuşup;çalışmak istemediğinizi ve baskı yapmamasını para konusunda size ailenizi aratmamasını söylemeniz lazım gibime geldi. :1ninca:
(Ki zaten ailenizide aratmıyomuş gerektiğinde size yardımda bulunuyomuş.)

Çünkü siz zaten temizliği vs. sevmiyosunuz çalışmakta istemiyosunuz e üstüne birde evli olup çalışırsanız zorlanırsınız diye düşünüyorum:bbo:

Bende bazen işlerden sıkıldığımda ,evlenince çalışmayıp EVİMİN KADINI ÇOCULARIMIN ANASI olcam diyorum :roflol: :roflol: tabi bunun için zengin koca lazım.

Yinede siz bunca sene okul hayatınızı heba etmeyip çalışın derim...En azından evdede para kazanabileceğiniz meslekelri araştırın bencevereliniortak

ay_82
26-11-2009, 01:18
valla alışmak zor oluyo başta ama bi süre sonra batmıyo eş parası ::)))))

Tsuki
26-11-2009, 01:55
evli değilim bir tecrübem yok ama bi insan birine bu şekilde bağlı olmamalı.evet bi hayatı paylaşıyosunuz ama sorumluluklarda paylaşılmalı.insan kenine göre bir iş bulup çalışmalı.tabi evide ihmal etmemeli.ben asla eşimin eline bakmak istemem bütün yükü onun üstüne atmak istemem hayat müşterek oda bazı şeylerde anlayışlı olursa gayet iyi geçinilebilir.
bide şu var yarın ne olcagı belli değil ya eşinize bişey olursa allah korusun o zaman ne yapıcaksınız...

yenicherry
27-11-2009, 02:22
var mı çalışmak gibisi yaa..bi kere psikolojik olarak sağlam oluyosun..bi şeyler ürettiğini hissediyosun..bölecede ruhen iyi oluyosun..işin maddi tarafıda cabası..

office
27-11-2009, 19:12
Hehe süper anne seni kaydirigubbakcemile5, hem iki çocuk hem homeoffice durumları iyi yapıyorsun zor olur ama en azından başka bir şeyle meşgul olmanın ve ucunda para kazanmanın rahatlığı olur, bende istedim bir ara ama Türkiye de homeoffice pek yaygın değil, bir ara boncuk dizmeye bile razı oldum ama o kadar komik bir rakam veriyorlar ki ve sabahtan akşama kadar başından kalkmaman gerekiyor çocuk yemek ev işi hakgetire zaten benim yaramazla yapmam mümkün değildi yani :umursamaz:

hiç sorma polyannam :)) bu koşturma aşamasında 72 kilodan 65 kiloya da düşsem tam olacak ama düşemiyorum düşemiyorum :))))

valla haklısın ev,yemek, çocuk çok çok zor. allah bizimkileri eksik etmesin onlar olmasa bu işlerin 10 da birini yapamam ben :kedi:

bir ara boncuk işini bende denemiştim ama mini mini çok gözümü yormuştu zemuszemus

gonca2206
27-11-2009, 19:29
ben calışıyorum
ama
çalışmasamda onun parası diye düşünmem
o evde yemek pişiren cocuk bakan iş yapan kadın degil mi
bu işleri gidip parayla yapsa dünya kadar para kazanır
o yüzden calışmayan kadınla kendilerine haksızlık etmesinler
kimsenin parasını yemiyorler hakları olanı alıyorlar

OFFPOFFF
27-11-2009, 23:10
mizgincim aslında alma pahalı dediği seyler mantiksiz seyler değil..bazen alışveriş te gözüm dönebiliyor maalesef böyle kötü bir aliskanliga sahibim..
çalısmam için beni teşvik ediyor,gaz geriyor yani :)) ama illa çalış demiyor..

ben uzun zamandır bakmıyordum konuya..
çünkü en son çalısmayı düşünüyorum demiştim..ama hala işsizim malum..
ama bulursam çalısmayı düşünüyorum bir daha denemeyi..
belki de bir daha üniversite okuycam..
braz karışık bu aralar kafam :)))

ben yapı olarak tembelim..tembelim yani :)) açık ve net olarak..
kendimi asla cocukta yaparım kariyer de modun da görmüyorum..
sıkıntıya strese gelemiyorum..
çalışsam da sanırım bu anca evlenene kadar olur..
veya evlendikten snr bir iki sene daha maksimum..
çünkü suan da isim gücüm olmamasına rağmen,en basitinden odamı toplamak bile işkence geliyor..e bunun yanında bir de is..

bazı arkadaslar Allah korusun esine bir sey olursa demişler..
ama benim evlensem de bir ailem var zaten..
Allah korusun öyle bir olay basıma gelirse,ailem zaten sahip çıkar..
zaten çalışsam da açıkcası yrn bir gün kocama bir şey olursa diye çalısmam..kendi maddi özgürlüğüm olsun diye çalışırım..

yorumlar için herkese çok teşekkür ederim..

er_ca
28-11-2009, 00:57
her bayan bir maaşa gelire sahip olmalı.. çünkü yeni kanunlara göre (emin değilim duydum) bayanlar boşandığında anne baba maaşı ve sigortası kapsamına girmiyormuş. yani belli yaştan sonra işte bulmak zor. emeklilik şart gibi görüyorum.

ne kadar varlık para pul da olsa hazıra hazine dayanmaz elbet açıka kalabilirz. kendi rehatımız için çalışmalıyız.

eşim her zaman cüzdanımı kontrol eder içine para koyar bu paraları güzelce yerleştirir:)) bu çok hoşuma gitsede kendi çalışmanın vermiş olduğu garanti para gibisi yoktur.