PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Bebek Hastalıkları



Sezen
24-11-2009, 11:41
http://blogyorum.com/wp-content/uploads/2008/08/mekonyum.jpg


Bebek kakasında kan ne anlama gelir

Bebeklerimiz bizim herşeyimiz ve hasta olduklarında içimiz çok acır. En kötüsüde ,bebekler dertlerini anlatamazlar ya, neyapacağımızı şaşırırız. En doğrusu ve sıklıkla yaptığımız hemen doktorumuzu koşmaktır.

Eğer bebeğin kakasından kan görüyorsanız , bunun anlamı %80 oranında bebek yediği bir şeyden allerji olmuştur. Bebeklerdeki yemeklere karşı allerji bebek kakasına kan olarak yansımaktadır. Bunun için bebeğinizin ne yediğini ve neyi yeni yedirmeye başladığınızı iyi düşünün ve hangi besinin bu allerjik duruma düşürdüğüne iyi karar vererek bu besinleri vermeyi kesin.

Eğer %100 emziren bir anneyseniz, sizin yedikleriniz de bebeğin kakasından kan gelmesine sebeptir. Annelerin yaptığı en büyük yanlış, sütüm daha fazla olsun diye süt içmeleridir. Süt, süt üretmeyeceği gibi, bu hastalığa en çok etken olan ürünlerden biridir. Muhtemelen çok inek sütü içiyor olmalısınız. Bu durumu tetikleyen diğer yiyecekler ise yumurta, soya ve inek sütüdür. Eğer bunları çok kullanıyorsanız hemen kesmenizi tavsiye ederiz. Özelliklede ınek sütünü; çünkü hipoallerjik yapılar inek sütünde olmaktadır.

Avrupada çok sık rastlanan bu sorundan anne kesinlikle süt tozu dahil, inek sütünden yapılan tüm ürünlerden (peynir,yoğurt) uzak tutulmaktadır, böylece 1 hafta içinde bebekte kakasındaki kan geçmektedir. Tabii sadece süt ürünlerini değil bu allerjik duruma sebebiyet verebilecek yumurta ve soya ve ürünleride kesilmelidir.

Kakada kan kesildikten sonra, bahsettiğimiz ürünlerden birini yemeye başlayarak etkilerini gözlemleyebilirsiniz. Mesela yumurta yediğinizde tekrar kan varsa, allerjik durum yumurtadandır tanısı koyarsınız veya değilse diğer ürünleri sırayla almaya başlayarak allerjinin sebebiyet verdiği ürünü bulabilirsiniz.



Pnömokok nedir ve aşısı nezaman yapılır

Pnömokok, vücudun farklı bölgelerinde ciddi enfeksiyon hastalıklarına neden olan bir bakteri türüdür.
özellikle bebeklerde ve 5 yaşın altındaki çocuklarda ölümcül olabilen veya kalıcı hasarlara yol açabilen hastalıklara neden olur. Pnömokoklar sağlıklı insanların urun, geniz ve boğazında yaygın olarak bulunurlar. Bu bakteriler doku ve eklem iltihapları, sinüzit, orta kulak -iltihabı, bronşit, zatüre ve menenjit gibi enfeksiyonlara sebep olabilirler. Bu enfeksiyonlar en sık kış aylarında ortaya çıkmakla birlikte, her mevsimde görülebilir.
Burun ve boğazlarında pnömokok bulunan ocuklar bu bakteriyi diğer çocuklara da bulaştırabilir. Bulaşma genellikle; öksürme, yıkanmamış ellere dokunma veya öpüşme gibi doğrudan temas yoluyla olur. Bu bakteri özellikle çocukların toplu halde bulunduğu kreş ve anaokulu gibi yerlerde çok hızla yayılabilir. Küçük çocukların bağışıklık sistemleri henüz tam olarak gelişmediği için pnömokoklara karşı daha savunmasızdır. Özellikle menenjit gibi ciddi enfeksiyonlar sonunda felçler ve kalıcı işitme kayıpları görülebilmektedir. Günümüzde çok sayıda antibiyotiğin bilinçsiz kullanımından dolayı bu bakterilerde de antibiyotiklere direnç gelişmekte ve bu hastalıkların tedavisi giderek zorlaşmaktadır. Dolayısı ile koruyucu hekimlik yani aşılamanın önemi bir kez daha ön plana çıkmaktadır. Pnömokok enfeksiyonlarını önlemenin en etkili yolu aşılamadır.
Ayrıca çocukların ellerini düzenli olarak su ve sabun ile yıkamaları bu enfeksiyonun bulaşmasını ve yayılmasını önlemeye yardımcı olur. Aynı zamanda solunumu olumsuz etkileyebilen ve çocukların hastalanma olasılığını artıran toz, sigara dumanı ve diğer maddelerden çocukları uzak tutmak ta çocukları koruyucu tedbirlerdir.
Pnömokok aşısı ne zaman yapılır ve pnömokok aşılarının özellikleri nelerdir?
23 bakteriye karşı koruyucu olan, ancak koruyuculuğu bulunmaktadır ve risk taşıyan büyük çocuklarda ve yetişkinlerde, yaşlılarda kullanılmaktadır. Konjuge pnömokok aşısı ise, pnömokok enfeksiyonlarının en sık görüldüğü ve ölüme neden olduğu 2 yaş altı çocuklarda, yaşamın 2. ayından 5 yaşına kadar kullanılabilmekte ve uzun süreli koruyuculuk sağlamaktadır.


http://blogyorum.com/wp-content/uploads/2008/12/bebek-gaz-cikartma.jpgBebeklerde gaz sancısı ve nedenleri

Gaz Sancısı, Kolik:
Yenidoğan bebeklerde hiçbir neden yokken, anormal rahatsızlıkların veya ağlama nöbetlerinin ortaya çıkması çok yaygın gözlemlenir. Bebeğinizde kolik olduğunu düşünüyorsanız, şu semptomlara dikkat etmelisiniz:
• Sakinleştirme çabalarınıza rağmen, uzun süre çok fazla ağlar.
• Semptomlar her gün veya gece aynı zamanlarda ortaya çıkar, yemekten sonra özellikle akşamüstleri daha sık görülür ve genellikle başladığı gibi birdenbire sonlanır.
• Karnı şişer, ağlarken dizlerini karnına çeker, kollarını ve bacaklarını sağa sola sallar.
• Sık sık uykusuzluk, rahatsızlık ve huysuzluk görülür .
Bebeklerde neden gaz sancısı olur?

Gaz sancısı farklı bebeklerde farklı sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir. Bunlar ağırlıklı olarak tam olgunluğa ulaşmamış sindirim sistemi ile ilgilidir. Örneğin; süt proteininin ya da karbonhidratının sindiriminde zorluklar yaşanması gaz sancısı yaratabilir.
Emziren annelerin yediği bazı gıdalar, gaza dönüşen kimyasallar ve alerjenler içerebilir (Örneğin; portakal, mandalina, kuru fasulye, mercimek, çiğ soğan ve sarımsak,
kola – soda gibi gazlı içecekler, fındık, fıstık gibi çerezler).
Emzirme sırasında, gaz yapan yiyeceklere ait elementler, anne sütüyle beraber bebeğe geçebilir ve bebekte gaza ve şişkinliğe neden olabilir. Bebekler, beslenme ve ağlama sırasında genellikle hava yutarlar ve rahatsızlıklarına ek olarak gaz ve şişkinlik artar.
Ayrıca bebeklerdeki sinir sistemi henüz tam olarak gelişmediği için, alışılmadık görüntüler ve sesler rahatsızlığı artırabilir. Çok fazla uyarana maruz kalan bebeklerde genellikle şiddetli kolik, huysuzluk ve daha sonra gün içinde veya gece uyuma güçlüğü görülür.
Genel olarak , televizyon, telefon, kalabalık gibi faktörler, bebekte kolik ve huysuzluk ihtimalini arttırır.


Bebeklerde Kabızlık ve Nedenleri

Bebeklerde Kabızlık:
Her bebeğin bağırsaklarının çalışma düzeni ve dışkılama sıklığı farklıdır. Bazı bebekler günde birkaç kere kaka yaparken, bazı bebekler her gün kaka yapmayabilir. Bebeğin dışkısı yumuşaksa, bebek zorlanmadan kaka yapıyorsa ve aynı zamanda kilo alışı düzenli, genel durumu da iyi ise endişelenmeye gerek yoktur.
Kaka bağırsakta ne kadar uzun süre kalırsa, o kadar sıkılaşıp kurur ve vücuttan atılması zorlaşır. Sertleşmiş kaka kalın bağırsağın son kısmından geçerken yırtılmalara ve çatlaklara neden olur. Bu da bebeklerde ve çocuklarda kasılmalar yaratır. Çocuklar, bu acıyı yaşamamak için kakayı tutmak isteyebilir ve dışkılama hissini bastırabilir. Bu da kakanın içerde daha çok kurumasına, büyük çap ve hac me ulaşmasına neden olur. Böylece kabızlık döngüsü başlamış olur.
Eğer bebek normal sıklığının dışında birkaç gün kaka yapamadıysa, sert, şekilli ve yoğun kıvamlı dışkılıyorsa, bunu yaparken acı çekiyorsa, ağlıyorsa veya kakasında kanlı izler varsa kabız olmuş demektir. Kabızlık üç günden fazla sürmüşse ve dışkıda kan görülmüşse oebek mutlaka doktora götürülmelidir.
Yenidoğan bebeklerde kabızlık çok daha az görülür. Bebek anne sütü ile besleniyorsa yine de kabız olabilir. Bu durumda annenin
beslenmesinde kabızlığı önleyici
besinlere öncelik verilmelidir (Örneğin; zeytinyağlı yemekler, kompostolar, kuru kayısı gibi).
Mama ile beslenen bebeklerde ise kabızlık problemi çok kolay çözümlenebilir, kabızlığı önleyici, konforlu sindirim sağlayan mamalar tercih edilmelidir.
Bebeğinize uygun mama için lütfen doktorunuza danışınız.

Kaynak: blogyorum.com