PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Şizofreni hastalığı ve hasta yakınları paylaşım/bilgilendirme köşesi



Sayfa : 1 [2] 3

Nihil
17-01-2012, 13:52
Bilgiyi görselleştirmek hafıza da kalıcılığını arttırır, bilinci taze tutmaya yarar. 6 bölümlük şizofreni belgeseli
şizofreniyi; hasta yakınından, hastalığı yaşayanın kendisinden, hekimden izleyebilir dinleyebilir biraz daha yakından tanıyabiliriz.

Belgesel ile ilgili tebessümlük bir notçuk ilave etmek isterim; hangi bölümünde hatırlamıyorum ama pembe elbiseli bir kız var, halüsinasyon ürünü olan
kadınlar kulubünden bir arkadaş canlandırmış,


http://www.youtube.com/watch?v=FTsmvJOy9Cs

Nihil
17-01-2012, 13:54
http://www.youtube.com/watch?v=S4jS2nH0xe4

Nihil
17-01-2012, 13:57
http://www.youtube.com/watch?v=SHt9uiRItZw

Nihil
17-01-2012, 13:59
http://www.youtube.com/watch?v=ctFblHa2f1Q

Nihil
17-01-2012, 14:01
http://www.youtube.com/watch?v=_6WuujX05q8

Nihil
17-01-2012, 14:03
http://www.youtube.com/watch?v=vpGOxPjMHWg

Nihil
17-01-2012, 14:23
-54-

AKIL OYUNLARI

Bu kış sinemalarda "Akıl Oyunları" filmi gösterimdeydi. Ben de merak edip, bir hasta annesiyle sinemaya gittim. Filmi seyrettik ve çok etkilendim. Seyrettikçe yıllar öncesine dalıp gittim. Profesör'ün yaşadıklarını bizim çocuklarımız da, yakınlarımız da aynen yaşamış ve yaşıyorlardı. Filmin başlarında hasta yakını olmayanlar için sıradan bir film olabilir fakat benim için, bizim için sıradan bir film değildi.
İlk sahnede Profesör'ün (okuldaki) yurttaki odasına genç bir arkadaşı geldiğinde ben anladım ki, bu Profesör'ün hayal arkadaşı, kafasındaki seslerin hayali. Çok üzüldüm. Eşinin desteği olmasa belki Profesör, matematik dalında Nobel Bilim Ödülü'nü alamazdı diye düşünüyorum.
Evet. Sabır, sevgi ve azim.
Bunları eşi ona gösterdi ve başardı. Biz hasta yakınlarının bu filmden almamız gereken çok ders var. Yalnız bizim mi? Tüm insanlığın.
İnşallah film insanlara gereken mesajı vermiştir. Şizofreni hastalığı hakkındaki yanlış düşünceleri kırmıştır. Çünkü iyi bir film. Seyrettikten sonra, önce o kadar da iyi bir film olmadığı kanısındaydım. Filmde gösterilen sahneler bizim, yakınlarımızın çektiği ızdırabın, çaresizliğin binde biri bile değildi.
Keşke bir kameram olsaydı, oğlumun hastalığının başladığı günden bu güne kadar ne ızdırap çektiğini, oğlumun, benim ve ailemin neler yaşadıklarımızı filme alsaydım, inanılmaz bir film ortaya çıkardı.
Bu kitabı yazarken filme hak verdim.
Bazı şeyler yazılamıyor.
Daha çok şeyler yazılıp çizilemiyor.
Ben şimdi anladım. Filme kızıyordum. Yaşananlar çok yüzeysel.
Yazık, yaşananlar bu kadar kolay değil. Şimdiyse filme hak veriyorum. Yine de çok güzel bir filmdi.

Evet, buraya kadar yazdıklarım benim ve doktorların çabalarıyla bir insanı hayata ve topluma kazandırma gayretiydi. Ya toplumla devletin destek ve gayreti?

Nihil
17-01-2012, 14:33
-55-

Evet ben sadece "binlerce şizofreni hastası" annesinden biriyim. Şizofreni gibi uzun yıllar süren, beraberinde hasta ve yakınlarına maddi manevi bir yıkım getiren bu hastalığı ne yazık ki devletimizi yönetenler hep görmezden gelmiş veya hiç hatırlamamış.

Şimdiye kadar gelmiş geçmiş hükümetlerde doktorlar da bakanlık yapmışlardır. Ne yazık ki onlar da hiç umursamamış ve hatırlamamışlardır. Hatırlasalardı, biz hasta yakınları bu kadar acı çekmez, uzun yılları ümitsizlikle, çaresizlikle geçirmiş olmazdık. Çok çok zamansız, hayatlarının baharında hasta olan evlatlarımız, ızdırap, acı, korku dolu yılları ve çaresizlik içinde geçen bir ömrü yardımsız ve desteksiz yaşamazlardı.

Keşke devletimizi yönetenler, özellikle ruh sağlığına daha çok yatırım yapsalardı. Belki bugün yakınlarımızın çoğu sosyalleşmiş, hayata dönmüş olurlardı.

Ne yazık ki tıbbi tedavi dışında, maddi, manevi yardım ve rehabilite edecek hiçbir kurum ve kuruluş yok, bilgilendirecek hiçbir yer yok.

Anadolu'da binlerce hasta ne yazık ki bilgisizlikten, parasızlıktan, doktorsuzluktan, evlerine belki de odalarına hapis oluyorlar.

Devletimiz bir an evvel rehabilitasyon merkezlerini kurmalıdır! Önceden de bahsettiğim gibi, geçmiş dönemlerdeki devlet yöneticilerinin, iş adamlarının, siyasetçilerin evlatlarının düğünleri saraylarda, köşklerde oluyor. Balayıları Dubai'de veya başka ülkelerde oluyor. Allah daha çok versin. Ama bu ülkede yoklukla, hastalıkla mücadele eden insanlar da var. Acaba devlet yetkililerimizin veya belediye başkanlarının, holding sahiplerinin kaçı sabahın erken saatlerinde hasta evladını alıp hastanede muayene için sıra bekliyor?

Benim yaklaşık onbeş yılım hastahanelerde geçti hala geçiyor. Oğlumu bir gün kontrole götürdüğümde yirmi iki, yirmi üç yaşlarında bir kızcağız babasına bağırıyordu. "Muayene paran yok diye beni neden eve götürüyorsun?" "Ben hastayım hasta! Anlamıyor musun!" diye feryat ediyordu. Sesi hala kulaklarımda.

Ya sahipsiz kalanlar?

Ne zaman onlara sahip çıkılacak?

Dernekte annesi babası ölmüş hastaları görüyorum. Halleri çok perişan.

Hergün onlarca insan derneği arıyor. Sahipsiz hastalar için "yardım edin" diye. Allah yardımcıları olsun, işleri çok zor.

Hasta evlatlarımız kendi ülkemizde dışlanıyor! Birinci değil, beşinci değil, onbeşinci, belki de yirminci sınıf insan muamelesi görüyor. Yazık bu çağda, ilimin, teknolojinin ilerlediği bu zamanda insanlığa hiç yakışmıyor. Toplum olarak insanı damgalamayı, dışlamayı çok iyi biliyoruz ama bir gün kendi yakınımızın da hasta olabileceğini nedense hiç düşünemiyoruz. Gerçekten hasta ve yakınlarının yükü çok ağır.

Ne zaman milletçe, devletçe, şizofren hastalarına sahip çıkacağız?

Ne zaman doktora gidemeyen hastalara devletimiz el uzatacak?

Ne zaman sosyal güvencesi olmayanlara devlet sahip çıkacak?

Ne zaman hayatta yalnız kalan bu insanlara devlet barınma evleri kuracak?

Ne zaman işe girmede öncelik tanıyacak?

Ne zaman kamu kurumları ve özel kurumlarda, şizofren hasta ve engelli çalıştırma mecburiyeti koyacak?

Nihil
17-01-2012, 14:48
-56-

Ne zaman pırıl pırıl, insana ve insanlığa yakışır tedavi göreceği hastaneler yapılacak?

Ne zaman batı ülkeleri gibi yarı yol evleri yapılacak?
Bu yarı yol evlerinde, hasta hastaneden taburcu olduktan sonra hayata uyum çalışmasına alınıyor çok da başarılı oluyorlar.

Ne zaman çalışamayan tüm engelilere insanca yaşayacağı bir ücret verilecek?

İşte bunlar sağlandığı zaman ben bir anne olarak öldüğüm zaman gözüm arkada kalmaz. Kalmayacak. Öldüğüm zaman Allah diye can vermek istiyorum evladım ne olacak diye değil.

Zaman zaman basında ve medyada çıkan olumsuz haberler bizleri çok üzüyor. Bir kişinin işlediği suçu bir topluma mal etmek çok yanlış. Bu yanlış bilgisizliğimizden kaynaklanıyor. Bazı televizyon kanalları reyting uğruna, hiçbir bilimsel dayanağı olmadan, bir kişinin işlediği bir suçu bir topluma mal edip çok abartılı canlandırmalarla yayınlıyorlar. Yüzlerce hatta binlerce insanı kırıp üzdüklerinin farkındalar mı acaba?

Bilimsel araştırmalarda şizofreni hastaların suç oranları sağlıklı insanlara göre yüzde bir!

Duyarlı doktorlarımız ve biz hasta yakınları evlatlarımızın toplumda damgalanmaması ve dışlanmaması için mücadele ederken, kendini bilmez ve duyarsız bir takım insanların bilinçsizce damgalamalarına masum evlatlarımız hedef olmaktadırlar.

Yanan ormanların faturasını da bu masum kendini savunamayan insanlara çıkardık. Bir devlet yetkilisi, ruh ve akıl sağlığı yerinde olmayanlar ormanları yakıyor diye ormanlara girmelerini yasaklamış!
Ne kadar talihsiz bir açıklama! Biz hasta yakınlarını yaralayan ve çok üzen bir yasak.

Ne yazık ki şizofreni hastaları ne ormanları yakıp gece kondu yapmışlardır, ne lüks oteller inşa etmişlerdir ne de parselleyip satmışlardır!

Rant sahipleri geçmiş dönemlerde ormanları yok etmişlerdir! Ormanları yakanlar çoğunlukla sağlıklı insanlar... Yine de yanan ormanların maliyetini ne yazık ki bu masum kendini savunamayan insanlara çıkarıyorlar. Ve ormanlar yasaklanıyor! İnşallah sayın yetkililer tüm ormanlarımıza pskiyatrist koyar da rant sahibi, çıkarcı ruh ve akıl hastaları belli olur.

Demek ki toplum olarak insan sağlığı konusunda çok cahiliz. Çok duyarsız bir toplum olduk. İnşallah bundan sonra insana, özellikle sağlığa daha çok önem veririz.

Daha çok Serdar'lar, Mehmet'ler, Ali'ler, Sevgi'ler, Leyla'lar sosyalleşir; hayata ve topluma kazandırılır.

Yine de bizlere tek yardımcı olan doktorlarımız...

Bu kadar yoğun işlerine, çalışma koşullarının zorluğuna rağmen evlatlarımızı, yakınlarımızı, insan üstü gayretle özveriyle iyileştirmeye topluma ve bize kazandırmaya çalışan bizlere destek olan doktorlarımız..

Sağ olsun, var olsunlar; 'adsız kahramanlar' onlar..

Bir anne şevkati ve sevgisiyle yakınlarımıza destek olan, sabırla tedavilerine yardımcı olan 'hemşirelerimiz'.

Oğlum ve ben sizlere minnettarız. Sizler hasta yakınlarımızın ızdıraplarını, ailelerin çaresizliğini yakından görüp destek oldunuz. Bizleri siz teselli edip moral verdiniz.

Sizlere hastalar ve aileleri adına sonsuz teşekkürler.

Hastanelerimizin değerli profesörleri , doktorları, hemşireleri, tüm çalışanları.

Bizlere gösterdiğiniz ilgi için, hasta yakınlarımıza gösterdiğiniz sabır ve sevgi için, sizlere binlerce teşekkürler.

Allah hepinizden razı olsun...

ghs
18-01-2012, 16:30
nihilcim seni görmeden cok seviyorum

Nihil
18-01-2012, 16:43
nihilcim seni görmeden cok seviyorum

Ben de seni severim'.. Sevgimi mi esirgeyeceğim senden yani'.. Gel buraya;-) sarışıp koklaşalım bi:48:

ghs
18-01-2012, 18:23
Ben de seni severim'.. Sevgimi mi esirgeyeceğim senden yani'.. Gel buraya;-) sarışıp koklaşalım bi:48:

güzelim bnm bitanesin :132:

Nihil
19-01-2012, 07:57
-57-

BENİM SAVAŞIM NE İÇİN

Belki benim oğlum şanslıydı. Ben ve ailem hastalığın bilincindeydik. Ona yardımcı olmaya çalışıyorduk. Babasının sosyal güvencesinden yararlanıyordu.

Benim savaşım hiç sosyal güvencesi olmayan insanlar için...

Ailesini kaybetmiş, yalnız yaşayan ve sahipsiz şizofreniler için...

Tek başına hayatını idameye çalışan, ilacını bile zor alabilen şizofreni hastalar için...

Tedaviye götürülmeyen, odasına kapanan insanlar için...

Şizofreni gibi ağır bir hastalıkla bir de toplumun damgalamasıyla mücadele eden insanlar için...

Onca yıl hastalıkla mücadele edip, sonunda iyileşip, fakat cebinde bir simit parası olmayan insanlar için...

Bazılarının, ailesi ve toplum tarafından dışlanıp damgalanmaması için...

Bu ülkenin evlatları, bu ülkenin vatandaşları olmalarına rağmen, ne yazık ki, bu ülkede yabancıymış gibi muamele görüp, dışlanan insanlar için...

Cennet gibi ülkemizin hiçbir nimetinden yararlanamayan insanlar için...

Onlar için...

Tek lüksleri çay ve sigara olan insanlar için...

Masum ve tek suçları insan ve hasta olan insanlar için...

Derneğe sabah onbirde gelip, akşama kadar oturan, burayı seven, umut kapısı bilen ve bunun için bazen aç oturan insanlar için...

Benim savaşım nice Serdar'lar ve nice şizofreniler için...

Canım oğlum Serdar; sana çok teşekkür ederim. Senin gibi bir evladım olduğu için çok mutluyum. Senin hastalığın, bana hiç bilmediğim bir dünyanın kapılarını açtı ve bu masum, suçsuz ve acılı insanları tanıdım. Sen hastalanmasaydın, kim bilir belki ben de bu hastalığa duyarsız ve ön yargılı davranırdım. Bu nedenle sana müteşekkirim.

Ben bir anne olarak, bir insan olarak, tüm şizofreni hastalarından insanlık adına ve kendi adıma özür diliyorum. Sizleri hiç de haketmediğiniz halde damgaladığımız için...

Çığlık içimde düğüm / Çığlık gözümde yaş / Bekle beni çocuğum / Yeni bir dünya için verdiğim savaş.

Kitabımın yayınlanabilmesinde aracı olan pfizer ilaç firmasına ve çalışanlarına katkılarından dolayı çok teşekkürler.

Nihil
19-01-2012, 20:26
Birçok süreğen hastalıkta olduğu gibi şizofreni'de de düzenli ilaç kullanımı çok önemli. Bir gün tolere edilebilir belki ama ikinci günü kabul etmeyebilir. Kardeşim hiç ihmal etmiyor Allah'a şükürler olsun. Her akşam belli belirsiz saatler de gelir abla bak ilaçlarımı alıyorum der ve yanımda alır.

Evce pürüzlü günümüz olduğunda hepimizin aklından çıkabiliyor. Word de neşeli simley kullanarak kafiyeli bir şekilde ilaç saatini hatırlatan dikkat çekici puntolar ile yazı yazdım. Süpriz gibisinden çalışma masasının yakınına duvara yapıştırdım. Eve gelip gördüğünde birşey demedi. Sordum, evet abla gördüm diyerek geçiştirdi. Anladım huzursuz olduğunu, haklı da. Düzenli ilaç içmiş olmayı bile kabul edemiyor, yazıyı sürekli göz önünde görmek hastalığını hatırlatıyor. Haklı.
Ama kağıtta yazdığı saatte geliyor yanıma alıyor ilacını. Uyku vakti belli saatte oluyor, keza uyanış vakti.
Tüm gece koridorda bir oraya bir buraya gezinmesi, birşey olacak,olabilir kaygısı hissettiriyor bana. Bu kaygı da fiziksel belirtiler yaşatıyor, halsizlik,titreme,tansiyon düşmesi, derin nefes alma ihtiyacı gibi..
Bu belirtileri yaşamaktansa hastalığına alışamayıp kağıda sinirlenmesini görmezden geldim.

Bir hafta geçti geçmedi, baktım kağıt duvarda yok:) Odasında birşey arıyormuş gibi yaparken, aaa kağıt kaybolmuş dedim. Bilmiyorum abla dedi. Masasına filan bakarken, ben o kağıdı istemiyorum abla, rahatsız oluyorum dedi.
Rahatsızlık duyuyorsan durmasın tabiki. Aldım mı almadım mı diye düşünme, göz önünde olursa saatimiz aksamaz diye düşünmüştüm kusura bakma dedim. Nasıl yapsak ki aynı saatte alalım dedim, bilmiyorum abla dedi, telefonunun saatini kuralım mı olur mu ki dedim, tamam sen öyle yap, kur saati dedi.

Ertesi gün öğlenden sonra yanıma geldi, yazmış olduğun kağıdı buldum abla dedi. Aaaa neredeymiş diye sordum bulmasını paylaştığı ile ilgilenmiş olduğumu hissetsin diye, odamdaki kağıtlara karışmış dedi. Tamam dedim.
Odama geçerken baktım kendisi asmış kağıdı duvara:)
**

Bilgisayar kullanmayı aktif olarak bilmiyordu, facebook hesabına giriş yapıyordu sadece, o da üç dakika beş dakika. Bilgisayar salonda, ortak alan.

Birkaç zaman sonra salondan almak lazım bilgisayarı bir müddet senin odanda kalabilir mi diye sordum. Kalsın olur dedi.

Direk deseydim odana koyalım diye hayır diyecek, öğrendim. İlk zamanlar az az sosyal site de gezinip hemen çıkıyordu.

Bazen google istediğim filmi yazıyorum, istersem altyazılı istersem türkçe izliyorum ben dedim. Yeni öğrendim, belki bilmiyorsundur izlersin istersen dedim. Türkçe istemem, altyazılı arayayım biliyordum ama aklıma gelmemişti dedi. Nasıl istersen dedim.

CNBC de önceden takip ettiği dizi varmış, onu izlediği geçen tüm gün.

Son birkaç gündür koltuğuna uzanıp istediği filmi açıp keyfince izliyor. Abla bana çay getirir misin diye seslendiğinde evvelden tanımadığım bir sevinç hissediyorum:) Farklı bir sevinme bu.

İngilizce programı indirip çalışmaya başladı.

Spor salonuna yazılmak istiyor, ne zamandır söylüyor, adım atamadı henüz. Hiç demiyorum git,başla, v.s. v.s. Adresi gösterdim iett den. Durak iniş biniş yerlerini gösterdim. İstemesini bekliyorum:)
**

Mutlu hissediyorum kendimi bugün, huzurlu bir mutluluk hali:) Bilinsin istedim.

İnsan, bebeğinin yeni davranış geliştirmesine tanık olduğunda
inanmıyorum oğlum bugün bunu söyledi, ilk kelimesini konuştu,
adımını dörde beşe çıkardı deriz ya, denir ya,
o gibi bir paylaşma isteği.
Maşallah diyin siz de olur mu. Allah artarak devamını getirsin de diyebilirsiniz. Amin de diyebilirsiniz.
Öyle..

hatun23
21-01-2012, 00:13
sevgili nihil...hem aysel hanımla serdarın hikayesini hem de sizinle kardeşinizin hikayesini soluksuz okudum...ve sizlerle gurur duydum...siz bulunmaz bi ablasınız...dualarımıza sizleri sizin gibi tüm hasta yakınlarını ve hastalarımızı aldık..tüm güzel dualarınıza amin dedik..:) ben gelişim psikolojisi mezunuyum..okudum bu hastalıkları ama bişey bilmiyomuşum..hasta ve yakınlarının psikolojisini asıl bu sayfalardan anladım..kendim de panik atak hastasıyım..düzenli 10 mg cipra... Kullanıyorum..değindiğiniz o nokta, yani ilaçların düzenli alınması gerektiği...çok güzel ifade etmişsiniz, yönteminiz de harika...:) hepinize sağlık güç sabır diliyorum allahtan..sizleri ayakta tutsun rabbim inşallah..hz.muhammed (sav) aşkına....ömür boyu süren bu rahatsızlığı da en hafif şekliyle yaşamalarını sağlasın yüce rabbim...şizofernleri düşününce beni gülümseten rahatlatan en önemli şey, ahirette hesapsız sulsiz cennet köşklerine yerleşecekleri :)))) ve şunu untmayalım toplumca, hiçbi şizofren bu hastalığı tercih etmedi ! Talep etmedi ! Suçlu deiller..kimse deil ! Rabbim sınavlarının bu olmasını uygun gördü sadece..ve bizler hikmetinden sual edemeyiz yüce allah ' ın...hepiniz allah'a emanet olun...
birçok süreğen hastalıkta olduğu gibi şizofreni'de de düzenli ilaç kullanımı çok önemli. Bir gün tolere edilebilir belki ama ikinci günü kabul etmeyebilir. Kardeşim hiç ihmal etmiyor allah'a şükürler olsun. Her akşam belli belirsiz saatler de gelir abla bak ilaçlarımı alıyorum der ve yanımda alır.

Evce pürüzlü günümüz olduğunda hepimizin aklından çıkabiliyor. Word de neşeli simley kullanarak kafiyeli bir şekilde ilaç saatini hatırlatan dikkat çekici puntolar ile yazı yazdım. Süpriz gibisinden çalışma masasının yakınına duvara yapıştırdım. Eve gelip gördüğünde birşey demedi. Sordum, evet abla gördüm diyerek geçiştirdi. Anladım huzursuz olduğunu, haklı da. Düzenli ilaç içmiş olmayı bile kabul edemiyor, yazıyı sürekli göz önünde görmek hastalığını hatırlatıyor. Haklı.
Ama kağıtta yazdığı saatte geliyor yanıma alıyor ilacını. Uyku vakti belli saatte oluyor, keza uyanış vakti.
Tüm gece koridorda bir oraya bir buraya gezinmesi, birşey olacak,olabilir kaygısı hissettiriyor bana. Bu kaygı da fiziksel belirtiler yaşatıyor, halsizlik,titreme,tansiyon düşmesi, derin nefes alma ihtiyacı gibi..
Bu belirtileri yaşamaktansa hastalığına alışamayıp kağıda sinirlenmesini görmezden geldim.

Bir hafta geçti geçmedi, baktım kağıt duvarda yok:) odasında birşey arıyormuş gibi yaparken, aaa kağıt kaybolmuş dedim. Bilmiyorum abla dedi. Masasına filan bakarken, ben o kağıdı istemiyorum abla, rahatsız oluyorum dedi.
Rahatsızlık duyuyorsan durmasın tabiki. Aldım mı almadım mı diye düşünme, göz önünde olursa saatimiz aksamaz diye düşünmüştüm kusura bakma dedim. Nasıl yapsak ki aynı saatte alalım dedim, bilmiyorum abla dedi, telefonunun saatini kuralım mı olur mu ki dedim, tamam sen öyle yap, kur saati dedi.

Ertesi gün öğlenden sonra yanıma geldi, yazmış olduğun kağıdı buldum abla dedi. Aaaa neredeymiş diye sordum bulmasını paylaştığı ile ilgilenmiş olduğumu hissetsin diye, odamdaki kağıtlara karışmış dedi. Tamam dedim.
Odama geçerken baktım kendisi asmış kağıdı duvara:)
**

bilgisayar kullanmayı aktif olarak bilmiyordu, facebook hesabına giriş yapıyordu sadece, o da üç dakika beş dakika. Bilgisayar salonda, ortak alan.

Birkaç zaman sonra salondan almak lazım bilgisayarı bir müddet senin odanda kalabilir mi diye sordum. Kalsın olur dedi.

Direk deseydim odana koyalım diye hayır diyecek, öğrendim. Ilk zamanlar az az sosyal site de gezinip hemen çıkıyordu.

Bazen google istediğim filmi yazıyorum, istersem altyazılı istersem türkçe izliyorum ben dedim. Yeni öğrendim, belki bilmiyorsundur izlersin istersen dedim. Türkçe istemem, altyazılı arayayım biliyordum ama aklıma gelmemişti dedi. Nasıl istersen dedim.

Cnbc de önceden takip ettiği dizi varmış, onu izlediği geçen tüm gün.

Son birkaç gündür koltuğuna uzanıp istediği filmi açıp keyfince izliyor. Abla bana çay getirir misin diye seslendiğinde evvelden tanımadığım bir sevinç hissediyorum:) farklı bir sevinme bu.

Ingilizce programı indirip çalışmaya başladı.

Spor salonuna yazılmak istiyor, ne zamandır söylüyor, adım atamadı henüz. Hiç demiyorum git,başla, v.s. V.s. Adresi gösterdim iett den. Durak iniş biniş yerlerini gösterdim. Istemesini bekliyorum:)
**

mutlu hissediyorum kendimi bugün, huzurlu bir mutluluk hali:) bilinsin istedim.

Insan, bebeğinin yeni davranış geliştirmesine tanık olduğunda
inanmıyorum oğlum bugün bunu söyledi, ilk kelimesini konuştu,
adımını dörde beşe çıkardı deriz ya, denir ya,
o gibi bir paylaşma isteği.
Maşallah diyin siz de olur mu. Allah artarak devamını getirsin de diyebilirsiniz. Amin de diyebilirsiniz.
öyle..

ameliepoulain
21-01-2012, 01:23
çok zor, insanın okurken boğazında bişey düğümleniyor serdar'ın hikayesinde..
bu hastalıkla başa çıkabilenler hakikaten çok güçlü ailelermiş..
Allah sabır versin, güç versin..
Nihil bu kadar duyarlı bir abla olduğun için seni inan yürekten kutluyorum..eminim siz de başaracaksınız..

zeytin gözlü
21-01-2012, 15:00
aysel hnmın yaşam mücadelesini ağlaya ağlaya içim titreyerek okudum bi anne olarakk.....allah ona mucizesini göstermiş elhamdülillah oğlu iyileşmiş darısı sizin ve diğer tüm hastaların başına nihilcim allah yardımcınız olsunn

Nihil
21-01-2012, 16:57
Dünya Şizofreni Derneği ile öğrendikten sonra Aysel Hanım ile tanıştım. Kitabını hediye etmesi ile tanıdım Serdar'ı. Anneme dedim geçenlerde anne ben Serdar'ı özlüyorum dedim. Cidden özlediğimi farkediyorum.
Düşündüm niye özlemek hissediyorum diye. Özlem duyduğum şizofreni hastalığı iyileşmiş olan Serdar'ı görmek aslında.
Onu görmek, iyi görmek, güldüğünü şaka yaptığını görmek umutlandırıyor çünki beni. Aslında ümit hissetmeyi özlediğimi farkettim.
Aysel Hanım'ın kitabını okuduktan sonra kardeşime bir adım belki de daha çok adım yaklaşır oldum. Ilımlılığım arttı. Dernekte ki koca koca adam olmuş çocukları gördükten sonra çabalamak için isteğim arttı.
Resime dışarıdan bakmak farkındalığını arttırıyor insanın. İçeriden bakmaya alıştığından olsa gerek, farkındalık azalıyor.
İnsan ilk girdiği ortamdaki varı yoğu farkeder ama kendi evindekine göz alışkanlığı olduğundan farketmez. Farkedemez. Bu gibi.

Aysel Hanım'a kitabını paylaşmak için kendisinden izin istediğimde; yeter ki bir kişi daha anlasın dedi bana, yeter ki bir kişi daha hastalık karşısında gözlerini kapatmasın, hasta olamaz benim çocuğum zihniyetinden sıyrılsın,, evladım şizofreni ben ne yapabilirim diyebilsin, kabullenir olsun yeter ki dedi.

Kadınlar Kulubü'nde sayfa sayfa kitabınızı yayınladığımda evladı yakını hastalık hakkında öğrenmek istedikleri olursa, olduğunda forumda gönüllü önderlik yapabilir misiniz, var mı vaktiniz dedim.
Seve seve dedi. Ben ne yapabilirim diyen herkese elimden geldiğince bildiğimce yardımcı olurum, sorularını yanıtlarım dedi.

Yaşadığımı paylaşmaktan çekinen, geri duran bir yapım var. Kardeşim ile birebir yaşadığımı, gerisinde ne hissettiğimi, ne hissedemediğimi paylaştım. Anlattım ki biri, birileri de anlatsın, sorsun, kendisinin yada yakınının yaşadığını sorgulayıp ne yapabilirimi sorar noktaya rahat gelebilsin. İnsan başkasının yaşadığını duyduktan okuduktan sonra daha rahat anlatır, yalnız değilmişim der ve daha kolay yüzleşebilir durumu ile.

Şizofreni hastalığı ile ilgili bilinmeyen prosedürleri İstanbul'un bir noktasından bir noktasına giderek öğrendim. Öğrendiklerim bilmem gerekenleri bir miskali bile değil belki. Ama notlarımı açtığımda; *şizofreni hastalarının da üç ayda bir 1000 tl engelli maaşı var
*evde bakım parası adı altında şartları yerinde ise 2012 ocak haziran aylarında 630 tl temmuz aralık aylarında 670 tl aylık maaş yardımı var.
*önceden özürlü kartı ile ücretsiz şehir içi ulaşım yapabiliyorlardı. İstanbul kartın çıkması ile özürlü ibaresi eklenmiyor, ücretsiz kart ve beyaz kart ibareleri var yalnızca. Hasta sırf özürlü yazdığı için kartını kullanmıyordu. Ayrıca şöför beye kartı göstermek durumundaydı.
Artık ne özürlü ibaresi var ne de kartını herkesin içinde şöföre göstermek zorunluluğu.
İstanbul kart gibi kartını okutup geçiyor. Hemde kartın üzerinde özürlü ibaresi yok.
*İlaveten özürlü kimlik kartı imkânları var; Maçlara ücretsiz gitmek. Tiyatroya ücretsiz gitmek. Bazı sinema salonlarında belli oranlarda indirim olması. Havayolu ve karayolu şirketlerinde belli bir yüzde ile indirim yapılması. Belediyenin spor merkezlerinde yüzde elli indirim olması.
*Ailenin sosyal güvencesi ile aylık milyarı geçebilen ilaçlarını ücretsiz alabiliyorlar.
Hiçbirisini bilmiyordum. Uzun zaman yalnızca hastalığa ve kardeşime onun da bize alışması ile geçti. Alışma ve kabullenmeden sonra araştırma ve öğrenme süreci geldi.

Gerekli belge/ler tamamlandıktan sonra üstte bahsedilen imkânlar gerçekten alınıyor. Bedensel, zihinsel, ruhsal engeli belli bir yüzdenin üzerinde olan, %40 ın üzerinde olan kişi, tam teşekküllü -belli branşları olan- hastaneden alınmış özürlü sağlık kurulu rapor ibrazı ile özürlü haklarına sahip oluyor.

Fakat Aysel Hanım'ın foruma üye olmasını gerektirecek bir destek talebi olmadı. Belki kimsenin yakını ruhsal hastalıktan muzdarip değil. Dilerim ki öyle olsun.
Lakin bu kadar iyimser bakamıyorum. İllaki birilerinin çıkmazda olduğunu fakat ya paylaşmaktan geri durduğunu veya yanıt alamayacağını düşündüğünü düşünüyorum.

Paylaşımlarım duyarlılık testinden başarı ile geçtiğimi düşünmekten öteye gitmedi gibi. Evet, biraz şaşırdım. Belli etmek istemiyorum aslında ama istiyorum da sanki, biraz da kırgınlık var galiba hissimde.
Belli etmek istemememin sebebi okuyanın kendiliğinden paylaşmasından ziyade duygumu belirtmemin sebebiyet olması.

Evvelden de yazdığım gibi, kendimi yaptıklarım ile değersizleştirip yapamadıklarım ile değerlendirir oldum. Örneğin kardeşim için içimden gelen çabanın zaten olması gerektiğini düşünüp birşey yapmış olduğumu hissetmiyorum. Devamında ise yapamadığım çabayı düşünüp işte bak yapamıyorum' diye düşünüyorum.

Okuduğunuz Aysel Abla'nın kitabı bitti. Sonradan ilave ettikleri, başka ailelerin yaşadıklarını da kaleme aldığı fakat yayınlanmayan üç beş sayfa ilavesi daha var. Derneğe ilk gittiğimde ilave yazıları da alıp ekleyeceğim buraya. Okuyana faydalı olduysa, oluyorsa ne mutlu bana.

Nihil
21-01-2012, 17:15
sevgili nihil...hem aysel hanımla serdarın hikayesini hem de sizinle kardeşinizin hikayesini soluksuz okudum...ve sizlerle gurur duydum...siz bulunmaz bi ablasınız...dualarımıza sizleri sizin gibi tüm hasta yakınlarını ve hastalarımızı aldık..tüm güzel dualarınıza amin dedik..:) ben gelişim psikolojisi mezunuyum..okudum bu hastalıkları ama bişey bilmiyomuşum..hasta ve yakınlarının psikolojisini asıl bu sayfalardan anladım..kendim de panik atak hastasıyım..düzenli 10 mg cipra... Kullanıyorum..değindiğiniz o nokta, yani ilaçların düzenli alınması gerektiği...çok güzel ifade etmişsiniz, yönteminiz de harika...:) hepinize sağlık güç sabır diliyorum allahtan..sizleri ayakta tutsun rabbim inşallah..hz.muhammed (sav) aşkına....ömür boyu süren bu rahatsızlığı da en hafif şekliyle yaşamalarını sağlasın yüce rabbim...şizofernleri düşününce beni gülümseten rahatlatan en önemli şey, ahirette hesapsız sulsiz cennet köşklerine yerleşecekleri :)))) ve şunu untmayalım toplumca, hiçbi şizofren bu hastalığı tercih etmedi ! Talep etmedi ! Suçlu deiller..kimse deil ! Rabbim sınavlarının bu olmasını uygun gördü sadece..ve bizler hikmetinden sual edemeyiz yüce allah ' ın...hepiniz allah'a emanet olun...
Güzel dileklerin için sağolasın arkadaşım.

Engel ile sınanan kişiler, yaşadıkları sıkıntıların mükâfatını kat kat alıcaklar. Bunu bilmek rahatlatıcı mı bilmiyorum, mutlaka öyledir, öyle olmalı yada. Ama bu düşünce anı bittiğinde, tekrar kendine döndüğünde, yaşadığını hatırladığında, etrafındaki akranların ile izole olduğunu hatırladığında
alışveriş yapmış gelmiş, kuaföre gitmiş memnun kalmış kalmamış, ikramlık olarak yarın ne yapsamki diyen arkadaşın seninle bunları paylaştığında onun ruh halini artık yabancılıyor olduğunu hatırladığında
kendi ruh halinden sıyrılmaya çalışmak, özenmek,
üzüyor insanı.

Panik atak da insanı mahfeden bir psikolojik hastalık. Atak halinin zamanı belli değil çünki. Savunmasız kalınabilen bir hastalık. Allah şifa versin, geçmiş olsun geçsin inşallah.


çok zor, insanın okurken boğazında bişey düğümleniyor serdar'ın hikayesinde..
bu hastalıkla başa çıkabilenler hakikaten çok güçlü ailelermiş..
Allah sabır versin, güç versin..
Nihil bu kadar duyarlı bir abla olduğun için seni inan yürekten kutluyorum..eminim siz de başaracaksınız..
Amin canım.. Herkesin ayrı ayrı sıkıntısı var, sana sorsam kimbilir neler anlatıcaksın bana.. Veya üstte yazan arkadaşın.. Yada yazmayan okuyan, ama yazarsa yerinde olmak istemeyeceğimiz sıkıntısı olan ayrı ayrı kişileriz aslında.
Başkalarının sıkıntısını okumak dinlemek emanet hisler bırakmaktan öteye geçmiyor. Gelip geçiyor. Sahip olduğumuz durumlar kalıcı esas.


aysel hnmın yaşam mücadelesini ağlaya ağlaya içim titreyerek okudum bi anne olarakk.....allah ona mucizesini göstermiş elhamdülillah oğlu iyileşmiş darısı sizin ve diğer tüm hastaların başına nihilcim allah yardımcınız olsunn
Amin arkadaşım.. Evlâdınızın sağlıklı sıhhatli daima huzurlu günlerini görmeniz yaşamanız dileğim ile.

TrulyScrumptious
22-01-2012, 02:14
Merhaba Nihil,
Aslinda birseyler yazmayi gunlerdir istiyorum ama ne diyecegimi bir turlu toparlayamadim. Aysel hanimin hikayesini gozyaslari icinde okudum. Ben de psikoloji okurken Ankara sizofreni hastalari ve yakinlari dayanisma derneginde gonullu psikolog olarak bir sure calismistim, staj gibi. Bizim okulda staj yapma zorunlulugu yoktu ama dernek ve bolum arasinda guzel bir dostluk vardi, o zamanki bolum baskanimiz dernek baskani ile cok yakin arkadas olmus devamli bizden akin akin ogrenci yolluyordu oraya. zamanla orasi resmi staj yeri olmus benim donemimden sonra. Ben orada oldugum sure boyunca inanilmaz etkilenmistim... Dernek sahibinin de Aysel haniminki gibi bir hikayesi vardi. Abisine sizofren teshisi kondugunda bu hastalikla tanismis, yillarca bu hastalikla ic ice yasadiktan sonra kendi kizinin da sizofren oldugunu ogrenmisti. Sonra da dernek kurulmustu. O dernek o kadar cok kisiye umut olmustu ki kesinlikle her ilde olmasi gerek diye dusunuyorum. Facebook'ta gruplari var, turlu etkinliklerinin fotograflarini koyuyorlar hala takip ediyorum ara ara.
Gercekten cok zor yasadiklariniz tahmin edebiliyorum ama siz guclu olmalisiniz.. Gordugum kadariyla cok anlayisli, dusunceli, duyarli birisiniz. Kardesinize cok buyuk destek olacaksiniz bu surec boyunca, buna inaniyorum. Umarim mumkun olan en kisa zamanda kardesiniz de Serdar gibi iyilesir ve biz de onun basari hikayesini okuruz.
Paylasimlariniz icin tesekkur ediyorum artik bu topigin mudavimi oldum ben de :)

dideral
31-01-2012, 19:36
Öncelikle selam arkadaşlar bende bir şizofreni hastasıyım. Buradaki yazıların hepsini vee kitabıda okudum .Yaşadıklarım serdarla hemen hemen aynı ama serdar daha dirençli bir hasta.Burada bu paylaşımları görünce sevindim. Nihil kardeşine geçmiş olsun sizede sabırlar diliyorum.Kardeşinin yaşadıklarını en iyi anlayacak olanlardan biriyimdir herhalde. Belki haberiniz vardır belki yoktur şizofreni dostları derneğinin forum sayfası mevcut linkide şudur. Şizofreni Dostları Derneği Forumu (http://sizofreni.forumactif.biz/) buraya üye olarak bir çok şizofreni arkadaşla tanışabilirsiniz.Ayrıca nihil izin verirsen buradaki kitabı şizofrenlerin forumundada paylaşmak istiyorum veya sen paylaşırsın. çünki oradaki arkadaşlarında bu kitabı okumalarını istiyorum.

Nihil
01-02-2012, 09:14
Merhaba Nihil,
Aslinda birseyler yazmayi gunlerdir istiyorum ama ne diyecegimi bir turlu toparlayamadim. Aysel hanimin hikayesini gozyaslari icinde okudum. Ben de psikoloji okurken Ankara sizofreni hastalari ve yakinlari dayanisma derneginde gonullu psikolog olarak bir sure calismistim, staj gibi. Bizim okulda staj yapma zorunlulugu yoktu ama dernek ve bolum arasinda guzel bir dostluk vardi, o zamanki bolum baskanimiz dernek baskani ile cok yakin arkadas olmus devamli bizden akin akin ogrenci yolluyordu oraya. zamanla orasi resmi staj yeri olmus benim donemimden sonra. Ben orada oldugum sure boyunca inanilmaz etkilenmistim... Dernek sahibinin de Aysel haniminki gibi bir hikayesi vardi. Abisine sizofren teshisi kondugunda bu hastalikla tanismis, yillarca bu hastalikla ic ice yasadiktan sonra kendi kizinin da sizofren oldugunu ogrenmisti. Sonra da dernek kurulmustu. O dernek o kadar cok kisiye umut olmustu ki kesinlikle her ilde olmasi gerek diye dusunuyorum. Facebook'ta gruplari var, turlu etkinliklerinin fotograflarini koyuyorlar hala takip ediyorum ara ara.
Gercekten cok zor yasadiklariniz tahmin edebiliyorum ama siz guclu olmalisiniz.. Gordugum kadariyla cok anlayisli, dusunceli, duyarli birisiniz. Kardesinize cok buyuk destek olacaksiniz bu surec boyunca, buna inaniyorum. Umarim mumkun olan en kisa zamanda kardesiniz de Serdar gibi iyilesir ve biz de onun basari hikayesini okuruz.
Paylasimlariniz icin tesekkur ediyorum artik bu topigin mudavimi oldum ben de :)
Elim ermedi ne vakittir yazmaya TrulyScrumptious. Ayıp ettim, kusuruma bakma. -çiçek-

Niçinse Ankara da şizofreni ile ilgili bir aktiflik var. Mavi at cafe'ye istinaden yazdım bunu. Bilmeyen, duymayanlar için; mavi at özgürlü simgeler. Cafe sahibi psikiyatrist. Tüm çalışanlar şizofreni. Geliri paylaşılıyor.
Aysen Hanım öyle uğraşmış ki İstanbul'da da benzerleri açılsın, diğer illerde de devamı gelsin diye. Hem üretecekler, hem kazanıcaklar hastalar. Kadir Topbaş'a mail yolu ile bildirimde bulundum. Tahmin ettiğiniz üzere yanıtsız kaldı tabi.
Sen de yazınca dikkat ettim de, dernek kurucularının hepsi hasta anneleri.
Bu acı bir gerçek bence.
Belediye desteği var, amma annelerin uğraşıları başlatmış dernek çalışmalarını. Ama hiç duymadım ki
bedensel engeli bulunanlar için kurulan kurumları bedensel engelli yakını açsın?
Devlet kanalı ile resmi kurumlar v.s. ler açılıyor. Belki de öne çıktığı için göz ile görüldüğü için halk hizmet oydur mentalitesinden yapılıyor.
Ruh hastalıkları gizleniyor ya, aileler içte yaşıyor ya, hali hazırda baktığın zaman göremiyorsun ya,
görmezden gelinmesinin sebebi gerçekten göremedikleri için de olabilir. En örneğin; kaç senedir ruh sağlığı yasası çıkamadı bir türlü. Bir türlü onanamadı.
Oyalanıyor sanki ruh sağlığından muzdarip olanlar. İsim var eylem yok.

Güzel sözlerin için, duyarlılığın için, paylaştığın için sağolasın sevgili T.....



Öncelikle selam arkadaşlar bende bir şizofreni hastasıyım. Buradaki yazıların hepsini vee kitabıda okudum .Yaşadıklarım serdarla hemen hemen aynı ama serdar daha dirençli bir hasta.Burada bu paylaşımları görünce sevindim. Nihil kardeşine geçmiş olsun sizede sabırlar diliyorum.Kardeşinin yaşadıklarını en iyi anlayacak olanlardan biriyimdir herhalde. Belki haberiniz vardır belki yoktur şizofreni dostları derneğinin forum sayfası mevcut linkide şudur. Şizofreni Dostları Derneği Forumu (http://sizofreni.forumactif.biz/) buraya üye olarak bir çok şizofreni arkadaşla tanışabilirsiniz.Ayrıca nihil izin verirsen buradaki kitabı şizofrenlerin forumundada paylaşmak istiyorum veya sen paylaşırsın. çünki oradaki arkadaşlarında bu kitabı okumalarını istiyorum.

Merhaba Hoşgeldin Dideral.
İzin vermek ne haddime.
Elbette ki paylaşabilirsin. Ne zaman istersen.
Şizofreni arkadaşların yaşadıklarını paylaştığı forum google da epey aradım, aramıştım ama hiç görmemiştim bahsettiğin forumu. Çok iyi oldu bahsetmen,
dün inceledim, gezindim, çok çok daha zorluklar yaşayan insanlar var. Şizofreni yakınları var. Bir kez daha hatırladım.

Dideral, buraya gelip ben de bir şizofreni hastasıyım diye yazabilmen etkiledi beni. Bu noktaya gelinceye kadar yaşadıklarını düşündürtüyor belki de, etkilenmen bundan da olabilir.
Aynı kullanıcı ismi ile mi üyesin şizofreni.biz'e?

dideral
01-02-2012, 09:45
Merhaba Hoşgeldin Dideral.
İzin vermek ne haddime.
Elbette ki paylaşabilirsin. Ne zaman istersen.
Şizofreni arkadaşların yaşadıklarını paylaştığı forum google da epey aradım, aramıştım ama hiç görmemiştim bahsettiğin forumu. Çok iyi oldu bahsetmen,
dün inceledim, gezindim, çok çok daha zorluklar yaşayan insanlar var. Şizofreni yakınları var. Bir kez daha hatırladım.

Dideral, buraya gelip ben de bir şizofreni hastasıyım diye yazabilmen etkiledi beni. Bu noktaya gelinceye kadar yaşadıklarını düşündürtüyor belki de, etkilenmen bundan da olabilir.
Aynı kullanıcı ismi ile mi üyesin şizofreni.biz'e?
Hoşbulduk teşekkürler.Şizofreni biz forumu bir pasif durumda ama yinede sürekli takılanlar var oradaki nickim Edding .

saygılar..

Nihil
01-02-2012, 10:12
Hoşbulduk teşekkürler.Şizofreni biz forumu bir pasif durumda ama yinede sürekli takılanlar var oradaki nickim Edding .

saygılar..

Soruları yanıtlayan bilgilendirmeye yetkili bir moderatör olsa, belki ismi gibi aktif olabilir,

dideral
01-02-2012, 10:14
Soruları yanıtlayan bilgilendirmeye yetkili bir moderatör olsa, belki ismi gibi aktif olabilir,

Malesef moderatör falan yok forum kurulmuş ve kendi haline terkedilmiş ne uğrayan bir moderatör var nede bir yetkili.

Nihil
01-02-2012, 10:24
Malesef moderatör falan yok forum kurulmuş ve kendi haline terkedilmiş ne uğrayan bir moderatör var nede bir yetkili.

Dideral, Forum'da yetkili olması konusunu Aysel Hanım ile konuşmak isterim. Hava muhalefetinden dolayı gidemiyorum derneğe, ilk gittiğimde konuşup olumlu yanıt almak isterim. Belki kendisi veya önereceği bir başkası olabilir diye düşünüyorum.

dideral
01-02-2012, 10:26
Dideral, Forum'da yetkili olması konusunu Aysel Hanım ile konuşmak isterim. Hava muhalefetinden dolayı gidemiyorum derneğe, ilk gittiğimde konuşup olumlu yanıt almak isterim. Belki kendisi veya önereceği bir başkası olabilir diye düşünüyorum.

Evet konuşursan çok iyi olur forum sahipsiz atıl durumda kalmaktan kurtulur en azından.

Nihil
01-02-2012, 10:32
Evet konuşursan çok iyi olur forum sahipsiz atıl durumda kalmaktan kurtulur en azından.

Şizofreni.biz'de bu linki paylaşırsan belki -şimdilik- sorusuna yanıt almak isteyen yazabilir. Bilgi sahibi olan kişi buradan da yanıtlar.

Söylediğin gibi pasif kaldığı için forum, bilinmiyor. Burası gün içerisinde hızlı akan bir forum.

dideral
01-02-2012, 10:53
Şizofreni.biz'de bu linki paylaşırsan belki -şimdilik- sorusuna yanıt almak isteyen yazabilir. Bilgi sahibi olan kişi buradan da yanıtlar.

Söylediğin gibi pasif kaldığı için forum, bilinmiyor. Burası gün içerisinde hızlı akan bir forum.

Paylaştım.......

gossipgirl_
08-02-2012, 03:10
Nihil sende çok iyi bi ablasın, ağlayarak okudum Serdar'ın ve anneciğinin hikayesini.:14: bende bi psikoz hastası kardeşiyim, benimde ablam hasta. bizde çok zorlu günler geçirdik ailece ama zorluklardan ziyade insanın canından bi parçanın bu kadar sıkıntı çekmesi insanı yıpratıyo,yaşamayan anlayamaz, anlayamıyolar da zaten:50: heralde bu yaşımda 70 yaşında insanın ulaşamıyacağı hassasiyete ve olgunluğa ulaştım.evet çok zorlu bi yaşam bizim ki ama herşeye alışılıyo ve hayat herkes için aynı hızla akıp gidiyo biz sabırlı olabilirsek daha kardayız gibi geliyo.. tanımasamda sevgiyle kucaklıyorum seni:48:

UykusuzPrenses
08-02-2012, 05:09
Nihil
Sana çok teşekkürler. Hiç bilmezdim böyle sürüp giden hayatların varlığını...
Çok üzülerek okudum... Sabahı ettim. Çok etkileyici, çok yıkıcı :(
Rabbim her birinin ve yakınlarının yardımcısı olsun.
O herşeyi gören bilen ve duyandır. O'ndan ümit kesilmez.

Nihil
08-02-2012, 07:47
Nihil sende çok iyi bi ablasın, ağlayarak okudum Serdar'ın ve anneciğinin hikayesini.:14: bende bi psikoz hastası kardeşiyim, benimde ablam hasta. bizde çok zorlu günler geçirdik ailece ama zorluklardan ziyade insanın canından bi parçanın bu kadar sıkıntı çekmesi insanı yıpratıyo,yaşamayan anlayamaz, anlayamıyolar da zaten:50: heralde bu yaşımda 70 yaşında insanın ulaşamıyacağı hassasiyete ve olgunluğa ulaştım.evet çok zorlu bi yaşam bizim ki ama herşeye alışılıyo ve hayat herkes için aynı hızla akıp gidiyo biz sabırlı olabilirsek daha kardayız gibi geliyo.. tanımasamda sevgiyle kucaklıyorum seni:48:
Geçtiğimiz pazar günü kardeşim akşamdan saati kurmuş, sabah erkenden 8 - 9 gibi uyandı. Traş oldu giyindi kuşandı, ben çıkıyorum deyip alel acele çıkarken nereye gidiyorsun demelerimize aldırış etmeden bağcıklarını bağlar bağlamaz gitti. Öğlenden sonra ikiye doğru eniştesini aramış,
eniştecim ben işe girdim, gece onbir buçuk gibi evde olucam beni merak etmesinler
ne düşüneceğimizi bilemedik. şaşırdık, sinirlendik, heyecanına üzüldük, ebruli duygular geldi içimize.
evvelsi günden bize söylese ya. istanbul. insanın aklına neler gelmiyor ki.
dışardan baktığın zaman aslan gibi delikanlı ama akıl ne büyük nimet.
gece onbire doğru dedim dışarıdan gelicek sıcak bir çorba yapayım açtır şimdi,
sebzeli etli tarhana çorbası yaptım. ara ara balkondan da bakıyorum, baktım ellerini cebine koymuş aheste aheste geliyor
annee dedim bizimki geliyor:) annem de çok rahatladı. için için telaşlanıyor kadın da.
erkek eve gelince hemen iş sorulmazmış ya, önce karnını doyurduk, üzerini değiştirdi filan,
sanki haberimiz varmış gibi de davranıyoruz, eleştirme, suçlama, neden haber vermedin vari sözler de yok.
hayırlı olsun filan teşvik edici konuşuyoruz. sabah kaçta gidiceksin tekrar uyandıralım dedik,
yok dedi, işi bıraktım ben abla dedi. çok ağır geldi bana dedi.
sonrasında eniştesini aradığı telefondan çalıştığı yere ulaşmış eşim, iş sahibi demiş çok tutuk. birşey söylüyorum hemen kavrayamıyor
dalga geçerler burada onunla. o nedenden çalıştırmadım demiş.
adama da söylendim, madem öyle ne diye çocuğu gece onbire kadar çalıştırıyorsun, erkenden gönder evine. karanlıkta kuytu yollardan eve gelmiş.
düşündükçe midemin acıdığını hissediyorum.

Tahammülsüzleşiyorum bazen gossipgirl. En fenası da ne yapacağını bilememek. Bu konuda ne yapacağımı bilmiyorum.
İşe girmek çalışmak istiyor. Çok istiyor. Abla arkadaşım polis olmuş,
arkadaşım bankada müdür olmuş, dedikçe onun aklından düşünüp daha fazla üzülüyorum. üzüldüğüne de ayrıca üzülüyorum çünki.

Bu çocukları, terkeden, bırakıp giden ebeveynlerin dünyasına girmeyi, nasıl bırakabildiklerini anlayabilmeyi isterdim.
Engelli diye bakmamak için, terketmeyi seçiyorlar. Sana muhtaç olan evladını, üstelik engelli evladını yokmuş farzederek sana bakamam artık diyerek
bırakıp kaçmak.
Sahiden o insanların beyin işleyişini anlamak isterdim. Kendilerine nasıl haklıyım ben, diyebildikleri mantığı anlamak için.

Gossipgirl, benim kardeşin raporunda F20 atipik psikoz yazıyor. %80 özürlü. Tedavi ile çalışma olanağı vermeyen. Hastalığı süreklidir ibareleri de ekli.
Kardeşimin erkek değil de kız olduğunu düşününce, şükrediyorum. Derdim nimetmiş diyorum. Allah muhafaza dışarı çıksa gelene kadar neler gelmez insanın aklına.

Senin ablan kaç yaşında senin? Hastalık öyküsünü biraz anlatır mısın?
Kaç yaşında başladı..Şimdi nasıl..İlaçlarını düzenli alıyor mu..Kiminle kalıyor..Tüm gün neler yapıyor evde..Zor mizaçlı birisi mi..
Karekterinde hastalık seyrinde yönlendirici olduğunu düşünüyorum çünki.

Anlattığın için teşekkür ederim arkadaşım. Psikoz hastalığı yakınlarının hastaya davranışlarının birbirine yön vereceğini düşünüyorum.
Bunun yanında duygu yalnızlığı hissetmemek de hasta yakını için olumlu hissetiren destekleyici bir psikoloji. Sevgiler.. Sabırlar.. Kolaylıklar dilerim sana ve ailene.. Tekrar gel..

Nihil
08-02-2012, 07:52
Nihil
Sana çok teşekkürler. Hiç bilmezdim böyle sürüp giden hayatların varlığını...
Çok üzülerek okudum... Sabahı ettim. Çok etkileyici, çok yıkıcı :(
Rabbim her birinin ve yakınlarının yardımcısı olsun.
O herşeyi gören bilen ve duyandır. O'ndan ümit kesilmez.

Dualarını aldım, hissettim, Amin dedim, sağolasın UykusuzPrenses. Var ol.
Teşekkür ederim ziyaretin için de.

Sevgimle.

turkuaz01
08-02-2012, 10:53
çok çok çok geçmiş olsun nihilllciğimm ben inanıyorum senin kardeşinde iyleşcekk dualrım sizinleee yalnız değilsinizz...

Nihil
08-02-2012, 12:45
çok çok çok geçmiş olsun nihilllciğimm ben inanıyorum senin kardeşinde iyleşcekk dualrım sizinleee yalnız değilsinizz...Ev içerisinde kaygı yaşadıkça iyileşeceğine inancım sarsılıyor. Zaten iyileşmekten kasıt hastalığın kendine has semptomlarını fark edebiliyor olması. Evet, ben şizofreniyimi kolaylık ile dile getirebilmesi.
Kütüphanesi kpss sınav kitapları ile dolu.
Hiç yokmuşcasına gördükçe de almaya devam ediyor. Çalışıyor. Halbuki giremez ki..
Anlatıyorum..Raporumuz var bizim diyorum..Bak diyorum çalışamaz yazıyor raporumuzda diyorum..Ben özürlü değilim abla diyor..Şizofreni olmıycam ben diyor..
Kendince raporu yetkili kuruma verirse hasta olacağını düşünüyor sanırım.
TC kimlik numaran ile bilgilerine bakınca rapor ayrıntılarına ulaşılır ve kanunen alınamazsın, belki ileride rapor değişirse o zaman çalışırsın girersin inşallah diyorum hiç olmazsa ümidi kırılmasın diye.
Hayır abla ben şizofreni olmıycam diyor..Dün yine gitmiş 1500 sayfalık komplike bir soru bankası kitabı almış..

Kabullenebilmesi için daha ne kadar zaman geçecek?

Sağolasın turkuaz..Teşekkür ederim..

turkuaz01
08-02-2012, 13:29
of canım yaaa:(((( ne diycegimi bilmiyorumm ben çok kötüyüm bugün bu başlığı okudum ya aklımdan bi an bile çıkmıyooo allahımmm inşallah şifasınıı verir.

turkuaz01
08-02-2012, 13:30
merak ettim kardeşin kaç yaşında? ünv mi okudu ne zmandan beri hasta nilciğim?

Nihil
08-02-2012, 13:51
of canım yaaa:(((( ne diycegimi bilmiyorumm ben çok kötüyüm bugün bu başlığı okudum ya aklımdan bi an bile çıkmıyooo allahımmm inşallah şifasınıı verir.


merak ettim kardeşin kaç yaşında? ünv mi okudu ne zmandan beri hasta nilciğim?Genellikle lise çağlarında kendini gösterir hastalık. Kardeşimin de öyleydi. 17li yaşlarda halüsinasyon ile başlamış..Garip davranıyordu ama hiç farketmedik ki..Bir de ergenlik yaşları olunca ister istemez insan ergen psikolojisi diyor..Ama hastalığın varlığını bilse idik, duysa idik elbette acaba der hekime danışırdık..
Üniversiteyi azimle okudu..Çok gayret gösterdi..4.sınıfta geldiğinde alttan 40 dersi vardı..Ailece dedik gerek yok artık üzülme..Donduralım kaydını dedik..Hararetlenmişti hastalığı çünki..Saldırgandı o zamanlar..Küfürlü konuşuyordu ki, düzeyli mesafeli bir karekteri vardır..Çok çok kötüydü o zamanlar..
Azmetti.Çalıştı.Çok çalıştı. 40 dersini de verdi 1 sene de. Aldı diplomasını.
82 doğumlu kardeşim. 30 yaşında olmuş işte..
Aslında daha da geriye gidip düşündüğümüzde, bebeklikten beri farklılığı vardı..Hatta doğarken hiç ağlamamış. Annem çok çok zor bir doğumdu diyor.
Böyle zor doğumlarda bebeğin beynine oksijen gitmediğinden hasar meydana gelebiliyormuş. Ağlamazlarmış doğum esnasında bebekler.
Kardeşim de hiç ağlamamış doğduğu esnada. Başındaki hemşireler öldü zannetmişler. Dakikalar sonra bir nefes ıh sesi çıkmış derinden derinden.
30 yaşında aslan gibi boylu poslu genç delikanlı. Esmer yakışıklısı koca adam.
Ama bebek gibi özenli yaklaşmak gerekiyor. Hassasiyet göstermek gerekiyor. Bebeğe gülsen, o da sana gülüyor, karşılık veriyor. İlaçlardan dolayı galiba
kardeşim hiç gülmüyor..Hiç..Sürekli düşünceli ve sıkıntılı bir hal..
Duyguyu ajite etmekten rahatsız olurum. Hissetmediğimi söylemekten de. Hissedilmeyenin söylenilmesinde.
Samimi olmayı, içtenliği ilke edinmiş bir yapım var. Niye bunu dedim bilmiyorum. Öyle işte.
Sahiden insanın kuvvetini düşüren bir hastalık, hem hastanın hem hasta yakının.
Bağışıklık sisteminin zayıflayabildiği gibi insanın tahammülü de zayıflayabiliyor galiba.

gossipgirl_
08-02-2012, 20:43
Senin ablan kaç yaşında senin? Hastalık öyküsünü biraz anlatır mısın?
Kaç yaşında başladı..Şimdi nasıl..İlaçlarını düzenli alıyor mu..Kiminle kalıyor..Tüm gün neler yapıyor evde..Zor mizaçlı birisi mi..
Karekterinde hastalık seyrinde yönlendirici olduğunu düşünüyorum çünki.



Ablam 28 yaşında şuan ama hastalığı çok erken başladı 11 yaşındaydı. çok erken bi yaş olması bizim için herzaman dezavantaj oldu çünkü direk alevli bi şekilde başladı kesinlikle hiç bişe anlayamadık gayet sağlıklı normaldi. bigün kabus başladı işte sabah çığlıklarıyla uyandık hiçbirimizi tanımıyodu ve suratımıza bakıp canavar görmüş gibi hepimizden kaçıyodu 17 sene önce ki olay ama inan dün gibi gözlerimin önünde. bizim olay çok karmaşık gelişti Nihil, Serdar'ın annesinin anlattığı bazıları gibi annemde kesinlikle ablamın psikolojik yada beyinsel bi hastalığı olduğuna inanmadı hala da inanmıyo..

O yüzden biz olaya hacı ve hocalarla başladık olay çok daha kötü noktalara vardı sonra çeşitli profesörlere götürdük ilaç tedavisine başladılar ablam bi kere balkondan atladı burnu bile kanamadan atlattı bi kere bütün ilaçlarını içip intihar etti midesini yıkattık sonunda annem ilaçlarla daha kötü olduğunu düşünüp çok uzun bi süre tedavisiz bıraktı malesef ablamı.evde kendince oyaladı sürekli farklı hacı hoca adreslerine devam etti.
en son geçen sene benim ısrarlarımla özel bi hastaneye yatırdık çünkü kesinlikle devlet hastanesinin lafını bile ettirmiyodu annem ona da üzüntüden bişe olmasından korktuğumuz için özel bi hasteneye yatırdık inan ama inan o bile zorla. sonuç çok daha kötü oldu malesef çok güvenerek gittiğim sahibi olan Prof. sürekli tvlerde ahkam kesen ne kadar dikkatli ve iyi bi tedavi verdiklerinden bahseden doktorun hastanesinde aşırı dozda ilaç yüklenmesinden günlerce yoğun bakımda yattı ablam ölümden döndü yine.
şuanda en ufak bi psikotik ilaç içtiği zaman bütün vücudu kasılıyo epileptik tepkiler veriyo ilaca o yüzden şuanda ilaçsız bi şekilde anlıyacağın.
durumunu sorarsan kesinlikle sokağa çıkması gibi bi durum söz konusu diil. sürekli gözetimimizde zaten öyle istekleri de yok tamamen ayrı bi boyutta bizimle iletişimi var hepimizi tanıyo ama kendi kendine konuşup gülme durumları devam ediyo çok şükür şimdilik asabi diil çünkü bi dönem çok fazla kriz geçiriyodu ama şuanda ilaçsız ve sakin bi durumda tabi ki televizyon izlemek dışında hiç bi aktivitesi yok küçük bi çocuk gibi oratlığı karıştırma huyu var o yüzden kendi odamızı dolaplarımızı fln kitliyoruz onuda sürekli gözetim altında tutuyoruz yani tamamen bize muhtaç bi şekilde yaşamını sürdürüyo.
kısa özeti böyle, merak ettiğin bişe olursa herzaman anlatırım.

Nihil
09-02-2012, 09:31
Gossipgirl; Çok üzücü anlattıkların. Hastalığın depdebeli dönemlerini hala yaşıyorsunuz.. Bir ara biz de evdeki kesici aletleri saklayıp, odalarımızı kilitleyip öyle uyuyorduk.
Doktor tedavilerinden sonra, son iki üç yıldır bir gün beş bir gün altı ilaç kullanıyor. 15 günde bir de depo iğnesi var. İğnesini bir iki gün geciktirdiğinde abla hissediyorum iğnesizliği diyor. Bi gerginlik agresiflik hissediyorum diyor..
Canım, bu hastalık, şizofreni, ilaçsız zoru daha da zorlaştırır..Zaten vücudu terkedip giden bir hastalık değilken hele ki ilaçsız
hem aileye hem hastaya çok daha zor.
İstanbul'da Alp Üçok Bey şizofreni dalında isim yapmış bir hekim, biliyorsundur. Muayene ücreti 350 tl.
Tuzla da dünya şizofreni derneği var. Aysel hanım sürekli başında. Şizofreni hastalığını bizzat yaşayanların okulu orası.
Belki annen ile giderseniz ablan için de yeni birşeyler düşündürebilir.

gossipgirl_
20-02-2012, 14:17
Nihil özel mesaj yazamıyorum...sakıncası yoksa mail adresini paylaşır mısın,
sormak istediğim şeyler var:17:

concordiaa
22-02-2012, 19:26
benim de yakın akrabam da var.çok sevdiğim bi abim.gençlik yılları o kadar hoş,sosyal,bol cevreli geçti ki...herkes çok severdi,yakışıklı idi çok.arkadaş çevresinde sayılan bi insandı.kendine çok bakar her şeyn en iyisini alırdı.kolay klay beğenmezdi.sporu nu ihmal etmezdi.esprilidi de burnu havada bi tipti kısaca.gel gelelim iş hayatına atıldıktan sonra nüksetti bu hastalık.yani o zman anlsıldı.kendisi makine mühenisi idi yıldız teknik ünisinden. çok da düşüncelidir.ordaki işçi cıkarımlarnı kafasına çok takıyordu.herkesin derdine o koşuyordu.snra kardesi askere gitti. bi sabah uyandı.pencerelere yaklasmayın birilerini çağırın çok kisi olsun evde demeye başladı.herkes kaldı öyle.psikolog arastrmaları başladı derken intihara teşebbüs etti.çok şükür kurtuldu.ne olduğunu ne gördüğünü düşündüğünü kafasındakileri kimse bilmiyor.mevsim değişikliklerinden çok etkileniyor.o zman bu istekleri daha çok artıyor maalesef .ilaçlarını da düzenli kullnamadığında bir de.son zamnlar da epey kötü.ilaçlarımı içiyorum diye içmemmiş bi süre.ilaçların yan etkileri de onu yoruyor o yüzden istemiyor ama mecbur içmeli de.bu artışlar olunca doktoru hastaneye yatrmak istedi.sizofreni konusunda çok iyi diyebileceğiniz bi doktor var mı ?doktor da çok önemli çünkü kendine zarar vermese sorun yok da olmuyor işte.

Nihil
23-02-2012, 14:01
concordiaa; kimde nasıl belirtiler ile başlayacağı belirsiz, hala da nedeni belirlenemeyen tedavisi olan ama tamamen geçmesi mümkün görünmeyen bir hastalık. hastalığın yaşattıkları hasta için de yakını için de çok yıpratıcı.
kardeşime evladım gibi midem acıyor. bazen sinirleniyorum. sinirlendiğim kadar merhamet hissediyorum. iyileşmesi için koşarcasına günlerin geçmesini istiyorum.
mutlu olduğunu gördüğüm zaman ağlayasım geliyor mutluluktan. nasılki anne bebeği gülümsediği zaman içi çoşar, öyle.
bu hastalığı yaşayanlara Allah çözüm yolları ile karşılaştırsın.

çok uykusu olduğu zaman uyku çokluğundan uykuya dalamaz ya insan. söylemek anlatmak konuşmak istediğim cümleler dile getiremiyorum kadar fazla..

şizofreni için Alp Üçok bey önerildi bize. muayenehanesi avrupa yakasındaymış. seans ücreti ise 350 tl.
makul bir ücret olsaydı düzenli olarak Alp beye gidebilirdim.

düzenli ilaç kullanımı hastalık seyrinde çok önemli concordia. içirilemiyorsa ne yapmalıyız diye muhakkak hekim fikri desteği yönlendirmesi alınmalı.
ilaçlarını almadıkça kötüye gideceğinden hiç almak istemeyecek duruma gelebilir..zorken daha zor bir durum olur..
sayfanın gerilerinden şizofreni el kitabı ilavesi de yapmıştım sanırım, yüzeysel ama güzel bir rehber.
yakınınız için de Allah yardım etsin..sabır versin sizlere..ve hastanın kendisine..

concordiaa
23-02-2012, 18:11
sağ ol canım .hastahaneye yatırıldı.erenköye doktorunun önerisi ile.bugün şok tedavisi uygulanacaktı .son durum ne bilmiyorum :(

gossipgirl_
16-03-2012, 08:44
off Nihil kardeşinle sizin ilişkinize de ayrı üzülüyorum....yaşayan bilir....bizde ablam hiç bi zaman hastalığını farkedicek seviyede olmadı, bu durumu açısından kötü ama vicdanen bizim işimizi biraz kolaylaştırdı....bazen tamamen bilinçli olmadan dahi olsa kendi kendine konuşurken bile hiç bişe fayda etmiyo fln diyo bunu üzülerek söylemiyo ama biz yinede mahfoluyoruz....kardeşinin durumunu düşünüyorum sizinde fiziksel sıkıntılarınız bize göre az, daha kontrol altında,hastalığının farkında ve bilinçli durumda kardeşin ama, buda duygusal olarak daha yıpratıcı seni çok iyi anlıyorum....umarım çok güzel diyaloglarınıza şahit oluruz burda kardeşinle ilgili...en azından bu konuda umudunuz yüksek,buna inanıyorum.....

KaRaKiZ3834
26-03-2012, 17:40
bu çok kötü bişey yaşadım yaşıyordum vs demeye insanın dili bile varmıyrki

diyabul
07-04-2012, 13:39
ben çok üzüldüm hem serdar abi ile aysel hanımın hikayesine hem de sizin hikayenize ve daha bir çok şizofreni hastası ve yakınına Allah yardımcımız olsun zor bi durum benim de babam bipolar bozukluk hastası çok zor çok iyi biliyorum ama bipolar bozukluk şizofreni kadar ciddi bi hastalık değil bu hastalık yüzünden bizim de yuvamız dağıldı 27 yıl boyunca annem babama baktı hiç gık demeden ama o (babam dediğim insan) hep annemi dövdü manik olunca da olmayınca da ha bi de maniği gelince anladığı için gidip içti içti aklınıza gelecek tüm pislkleri yaptı bize hayatı zehir etti de ne oldu şimdi yalnız kaldı . bu yazdıklarımı okuyunca diyeceksiniz ki ne acımasız insanlarsınız siz öyle adamı bırakmışssınız merak etmeyin o çok akıllı sağlıklı biri raporu da yok bu arada belirteyim ama insan çektiğini bilir bir günümüz huzurla geçmedi bu onun hastalığından kaynaklana bi şey değil kötülüğünden kaynaklanan bişy hem de alkol bağımlısı tüm kötülükleri ben annem ve abime yapıyordu dışardaki insanlara ve ya pmazdı onlara melek gibiydi ben çocuk aklımla zamanında çok üzülürdüm ama o her şeyin farkındaydı bu kadar zormuydu bilmiyorum içimdekileri de aktaramıyorum bilmiyorum :( ayrıca bipolar bozukluk dediğimiz durum 50kişiden birinde görünen bi durum ömür boyu kullanılacak olan ilaçlarla manik dönemlerin önüne geçiliyor ama benm babam ilaç kullanmazdı pek normal dönemlerinde de çok sinirli evde hep şiddet gösteren içki içen biryidi bilmiyorum neden bunları buraya yazdım ben korkuyorum şizofren olmaktan cidden korkuyorum genetik bir yatkınlık olabilir diye düşünüyorum bn de bazen normal davranışlar sergilemiyorum sebepsiz yere çıldıracak kadar sinirleniyorum önceden krizler geçirirdim çocukken çok şükür babamdan ayrılalı (yaklaşk 1yıldır)krizlerim geçti ama çok çok sinirli biriyim bu da eve gelince orataya çıkıyor kendimi anlayamıyorum çok stresli durumlardan geçtiğim oluyr bu sepeple korkuyorum çünkü bu tür hastalıkların zemini hazrısa stres tetikleyici oluyor. bilmyorum bunları neden buraya yazma ihtiyacı duydum hiç bilmiyorum .

KaRaKiZ3834
07-04-2012, 13:42
bn de bazen normal davranışlar sergilemiyorum sebepsiz yere çıldıracak kadar sinirleniyorum önceden krizler geçirirdim çocukken çok şükür babamdan ayrılalı (yaklaşk 1yıldır)krizlerim geçti ama çok çok sinirli biriyim bu da eve gelince orataya çıkıyor kendimi anlayamıyorum çok stresli durumlardan geçtiğim oluyr bu sepeple korkuyorum çünkü bu tür hastalıkların zemini hazrısa stres tetikleyici oluyor. bilmyorum bunları neden buraya yazma ihtiyacı duydum hiç bilmiyorum .

tek yapman gereken evi değiştirme babanı hatırlatıyor.
hepimizde var sinirlilik sende o sinirin kime karşı olduğunu bulcaksın
ve tüm içindekileri dökceksin brilerine rahatlıcaksın

diyabul
08-04-2012, 11:44
evi değiştirdik babamla görüşmüyoruz ben annem abim yaşıyoruz ama sinirim bi türlü geçmiyo daha dün gece tam uyucktım yüzüme krem sürüyordum annem geç oldu uyu dedi çıldırcak kadar sinirlendim ben zaten uyucktım diye anlamıyorum neden böyle oluyo:25:

Nihil
08-04-2012, 15:12
ben çok üzüldüm hem serdar abi ile aysel hanımın hikayesine hem de sizin hikayenize ve daha bir çok şizofreni hastası ve yakınına Allah yardımcımız olsun zor bi durum benim de babam bipolar bozukluk hastası çok zor çok iyi biliyorum ama bipolar bozukluk şizofreni kadar ciddi bi hastalık değil bu hastalık yüzünden bizim de yuvamız dağıldı 27 yıl boyunca annem babama baktı hiç gık demeden ama o (babam dediğim insan) hep annemi dövdü manik olunca da olmayınca da ha bi de maniği gelince anladığı için gidip içti içti aklınıza gelecek tüm pislkleri yaptı bize hayatı zehir etti de ne oldu şimdi yalnız kaldı . bu yazdıklarımı okuyunca diyeceksiniz ki ne acımasız insanlarsınız siz öyle adamı bırakmışssınız merak etmeyin o çok akıllı sağlıklı biri raporu da yok bu arada belirteyim ama insan çektiğini bilir bir günümüz huzurla geçmedi bu onun hastalığından kaynaklana bi şey değil kötülüğünden kaynaklanan bişy hem de alkol bağımlısı tüm kötülükleri ben annem ve abime yapıyordu dışardaki insanlara ve ya pmazdı onlara melek gibiydi ben çocuk aklımla zamanında çok üzülürdüm ama o her şeyin farkındaydı bu kadar zormuydu bilmiyorum içimdekileri de aktaramıyorum bilmiyorum :( ayrıca bipolar bozukluk dediğimiz durum 50kişiden birinde görünen bi durum ömür boyu kullanılacak olan ilaçlarla manik dönemlerin önüne geçiliyor ama benm babam ilaç kullanmazdı pek normal dönemlerinde de çok sinirli evde hep şiddet gösteren içki içen biryidi bilmiyorum neden bunları buraya yazdım ben korkuyorum şizofren olmaktan cidden korkuyorum genetik bir yatkınlık olabilir diye düşünüyorum bn de bazen normal davranışlar sergilemiyorum sebepsiz yere çıldıracak kadar sinirleniyorum önceden krizler geçirirdim çocukken çok şükür babamdan ayrılalı (yaklaşk 1yıldır)krizlerim geçti ama çok çok sinirli biriyim bu da eve gelince orataya çıkıyor kendimi anlayamıyorum çok stresli durumlardan geçtiğim oluyr bu sepeple korkuyorum çünkü bu tür hastalıkların zemini hazrısa stres tetikleyici oluyor. bilmyorum bunları neden buraya yazma ihtiyacı duydum hiç bilmiyorum .

Kaçtır geliyorum, birşeyler söylemek istiyorum istediğimi yapmadan sayfayı kapatıyorum. Başka konulara göz atıp uzaklaşmak istiyorum yazarken düşünmekten. Bilirsin diyabul, kız evladı için baba kelimesinin içi ağırdır, doludur, taşar babaya hislerin. Sen de bu kelimenin içini boşaltmışsın, babanın aklına gelmesini dahi istemiyorsun, ona dair birşeyler hatırlamak, yaşattıklarını yaşadıklarını hatırlamak çünki. Babamdan nefret seviyorum çok ediyorum. Böyle karmaşık ebruli duygular yaşıyorum içimde. Artmasına mani olamıyorum. Birşeyler izlerken, gazete okurken, caddede yürürken, güven,sevgi zeminli baba kız iletişimine tanık oldukça sabun köpüğü gibi duygularım çoğalıyor. Dedim ya artmasına mani olamıyorum. Geçtiğimiz seneyi düşünüyorum, bu kadar birikmemiştim, sanırım kardeşim geldikten sonra hassaslaştım, kardeşimin yaşadıklarının sebebi babam çünki. Bu duruma gelmesinin, durumunun bu noktada olmasının gerisinde kocaman bir baba zulmu var. Abartı etmiyorum, sahiden zulm yaşadı kardeşim. Yazarken farkettim aslında, evet, kardeşimle birlikteyken hep onu hatırlıyorum, hep kendi babama yakınıyorum, hep ona bağırıyorum, hep ona öfke biriktiyorum, he........ ....,. Bahar aylarında nüksediyor şizofreni hastalığı. Evvelsi gece sıkıntıları arttı kardeşimin, erkenden de uyumuştu halbuki, uyandı,tekrar uyuyamadı, çay,kahve,uykusuzluk,sabah namazı civarına kadar antre dolaşmak. Uyanık olduğu zaman kendimi kendime kanalize edemiyorum, sıkılmasından sorumluymuşum gibi hissediyorum, birşeyler yapmadığım-amadığım için huzursuzluğumu teskinleyemiyorum. Dengeli olmayan, ekolayzır göstergesi gibi duyguları bir anda yaşıyorum. Lustral yüz mg kullanıyorum, bazen yüzelliye çıkıyorum, bazense elli. Problemi şimdilik baskılamam gerekiyor, şu an için çözümsüz bir soru işareti. Bir gün uyandığımda ya ben de kimseyi hatırlayamaz olursam düşüncesine kapılmamak mümkün değil. Maneviyata sığınmak önemli ölçüde huzur katıyor insana, maneviyattan uzak kalmamak ruhi hastalıklardan insanı koruyor. Allah korusun diye dua ederken, namaz kıldığımda, kuran-ı kerim okuduğumda korunmayı daha bir hak etmiş gibi hissediyorum. Ferah bir his bu.

diyabul
10-04-2012, 15:09
nihil,keşke biz seçebilsydk ailelerimizi . ben çok dertliym bu konuda 18yıl bi ailem oldu tamam ama aile demeye bin şahit lazım.babamdan dünyannın eziyetini çektik zorda olsa bu yaz bi yolunu buldk başardık ondan ayrı ev tuttuk temiz olacaktı hayatımız ama olmadı annem bu sefer keşke yapmamış olsaydık bunca fedakarlık dedirtti bize davranışlarıyla ben kendimden korkar oldum psikolojim hiç ama hiç iyi değil yaşam enerjim eve gelince sönüyo okulda daha iyiym bu rol değil mi bendeki diye düşünüyorum evde çok sinirliym okulda neşeli.ama olmadğını fark ediyorum bilinçli yapmdğım bi şey yazdıklarımdan hiç bi şey anlaşılmadı biliyorum ama ben de kendimi anlamıyorum kafayı yemek üzereym demiyorum yedim biraz sonum ne olacak bilmyorum. şu dünyada iki tane değişik biri manyak diğerine hala anlam veremediğim derecede saçma gereksiz saplantıları olan iki insan çocuk yapmış olan bana ve abime olmuş.biliyorum ki şizofreni ya da mani bunlardan birini yaşarsam kimse yanımda olmayack daha içimdeki bomba ne kadar patlamadan durck bilmiyorum nihil ne gençliğim ne de çocukluğum hepsi bölük pörçük kimsem yok aslında sadece varmış gibi görünüyorlar ben de böyle anlamsız karışık duygulardayım işte

YusNes
13-04-2012, 22:31
peki şizofren hastalığı nasıl anlaşılır

Nihil
23-04-2012, 16:24
nihil,keşke biz seçebilsydk ailelerimizi . ben çok dertliym bu konuda 18yıl bi ailem oldu tamam ama aile demeye bin şahit lazım.babamdan dünyannın eziyetini çektik zorda olsa bu yaz bi yolunu buldk başardık ondan ayrı ev tuttuk temiz olacaktı hayatımız ama olmadı annem bu sefer keşke yapmamış olsaydık bunca fedakarlık dedirtti bize davranışlarıyla ben kendimden korkar oldum psikolojim hiç ama hiç iyi değil yaşam enerjim eve gelince sönüyo okulda daha iyiym bu rol değil mi bendeki diye düşünüyorum evde çok sinirliym okulda neşeli.ama olmadğını fark ediyorum bilinçli yapmdğım bi şey yazdıklarımdan hiç bi şey anlaşılmadı biliyorum ama ben de kendimi anlamıyorum kafayı yemek üzereym demiyorum yedim biraz sonum ne olacak bilmyorum. şu dünyada iki tane değişik biri manyak diğerine hala anlam veremediğim derecede saçma gereksiz saplantıları olan iki insan çocuk yapmış olan bana ve abime olmuş.biliyorum ki şizofreni ya da mani bunlardan birini yaşarsam kimse yanımda olmayack daha içimdeki bomba ne kadar patlamadan durck bilmiyorum nihil ne gençliğim ne de çocukluğum hepsi bölük pörçük kimsem yok aslında sadece varmış gibi görünüyorlar ben de böyle anlamsız karışık duygulardayım işte

Evlat olarak ailenin içine doğuyorsun, reddetme gibi bir seçimin de olamıyor. Fakat anne baba evladım olabilir mi, ebeveyn olabilir miyimleri sorgulayabilir. Sorgulamalı. Ebeveyn olmak için belli kriterler olmalı. Zevkine, kısmetine çocukları olamamalı birbirini seven insanların. Etraf, hastane-ler, sosyal hizmetler, bakım evleri v.s. terkedilmiş bakıma ihtiyacı olan bebekler ile çocuklar ile dolu.
İnsan fizyolojisini biyolojisini sorguluyorum. Belki de bedensel olarak çocuk sahibi olamamaya yaratılsaydık, bebek sahibi olmak için müdahaleye lüzum olsaydı, müdahale esnasında gerekli tahlil testler v.s.ler yapılsaydı.
Ütopik, fantastik, hayali hayaller bunlar ama ebeveynlerin sorumsuzluğu nedeniyle bakıma muhtaç kalan evlatların terkedilmiş olması kadar afaki değil.

Nihil
23-04-2012, 16:34
peki şizofren hastalığı nasıl anlaşılır
Peki şizofreni hastalığı nasıl anlaşılır?

Soruya nasıl yanıt olabilirim bilemedim. Galiba standart, beklenen hareketlerin dışında birşeyler gözlemlersek adamakıllı bir hekime götürebiliriz.

Olanı engelleyemeyiz. Olduktan sonra ilerlemesinin önünü geçip, geriletebilir tedavi ile minumumda kalmasını sağlayabiliriz.

cubish
26-04-2012, 12:15
zor gerçekten çok ama çok zor...:(((

mavikus
07-07-2012, 12:42
Biz de ailece yaşamaktayız arkadaşlar, tıbba ve duaların gücüne inanarak bekliyoruz. Pırıl pırıl bir insandır kızkardeşim ama bazen kendisine kötülük yapılacağını düşünüyor. Elimizden yemek yiyip içmiyor, içerisinde mikrop veya aids koyulmuş olabileceğini düşünüyor.

Çok zor zamanlar onun yaşadığı acılar çok fazla

Nihil
07-07-2012, 16:34
Biz de ailece yaşamaktayız arkadaşlar, tıbba ve duaların gücüne inanarak bekliyoruz. Pırıl pırıl bir insandır kızkardeşim ama bazen kendisine kötülük yapılacağını düşünüyor. Elimizden yemek yiyip içmiyor, içerisinde mikrop veya aids koyulmuş olabileceğini düşünüyor.

Çok zor zamanlar onun yaşadığı acılar çok fazla

Biz çok zor günler yaşıyoruz dememiş, kardeşinin yaşadıklarının zorluğunu özne yapmışsın mavikuş. Tebessüm ettirdi beni bunu okumak. Ne kadar özverili ve kardeşin merkezli düşündüğün küçük bir paragraflık yorumundan dahi anlaşılıyor.
Geçmiş olsun kardeşine, azalsın, ve hepten geçsin inşallah.

Geçtiğimiz günlerde değindiğin gibi, hem tıbbın hem de maneviyatın desteği ile iyileşmiş bir hasta yakınının yazısını okudum. Maneviyatın ehemmiyetini sanırım soyut bir var olduğu için göz ardı edebiliyoruz. Halbuki hiç doğru değil. Terapi almak da insana iyi geliyor örneğin, o da soyut. Bu şekilde bağlayıp daha emin olabiliriz maneviyatın esas gücünden.

Mavikuş, aynen sen gibi tarif edemeyeceğim kadar büyük şefkat besliyorum kardeşime. Bazen ağlayacak kadar öfkelensem de kendi içime biriktiyorum. Bugün telefon ile görüştüğüm bir büyüğüm dedi ki bana,
hasta yakınlarımızın yanlışlarından biridir aslında bu gereğinden şefkatli yaklaşmak. Sonra da biz olmadan nasıl yaşamını idame ettirecek diyorsunuz bize dedi. Halbuki onu sizsizliğe siz muhtaç ediyorsunuz haberiniz yok dedi.
Her fırsatta önünde ki engelleri kaldırıyorsunuz..Yapıcı davranıyor, koruyor, sahipleniyorsunuz.. Gün içerisinde ufak da olsa olumsuzluk ile başedememeye sizden yardım istemeye koşullandırıyorsunuz dedi.. ve benzeri sözler de söyledi..
Etkileyici konuştu, bir şey daha öğretti bana. Kardeşimin hastalığını kabullenmemesinin hem kendisine hem bize verdiği sıkıntıdan bahsettim. Aslında bu kardeşin için olumlu bir durum dedi bana. Çünkü insan hastayım derse gelişeceği varsa da durur, halbuki kardeşin hasta olduğu halde hasta değilim diyorsa, üstüne üstlük üniversite mezunu, bunlar kardeşinin ileride iyileşmesine katkı sağlayacak olumlu unsurlar dedi.
Öyle sevindim ki telefondaki sesten bunları duyduğuma. Belki de fazla hassasça motivasyon buluyorum ama kendi motivasyonumdan pozitif kalabiliyorum. Olumsuz olacaksa dahi o vakte kadar kendimi negatif bırakmamış oluyorum. Seviyorum bu huyumu açıkcası.

Mavikuş, senin kardeşin kaç yaşında. Hastalığı nasıl belirtilerle başladı, ne zamandır hasta. İlaç kullanıyor mu, ve tabi düzenli takip-tedavi oluyor mu

huelya23
07-07-2012, 17:44
off off herkes dertlıı ben gıbı :(((

Nihil
07-07-2012, 20:02
off off herkes dertlıı ben gıbı :(((Neden dedin bunu

cemile_maden
23-07-2012, 15:41
kesinlikle ben iyiki okumuşum diyorum ablam aynı hastalığı yaşıyor 35 yaşında 2 çocuk annesi bir türlü hastaneye yatıramıyorz..
aysel hanımın bahsettiği yurtdışından getirdiği o 2 ilacın adını öğrenmemiz mümkün mü? enazından doktoruna söylerdik..lütfen yardımcı olursanız çok sevaba girmiş olursunuz..


yaşanmış ve yaşanabilir durumlar. etkilenmez mi insan.
etki bıraktığı kadar duyarlılık, bilinç ve farkındalık da geliştirmesini dilerim.

bilhassa ilkokul öğretmenleri. lise öğretmenleri. çocukların sınıftaki tavır ve davranışlarında alışılmamış aykırılıklar gördüklerinde
aile ile iletişime geçilse. aile de öğretmen de çocukluktur, ergenliktir ezberinden sıyrılarak değerlendirse.

biz aile olarak, yazdıklarımın varlığından haberdar olsaydık
kardeşimin doğumundaki ağlamamasının aslında problem olduğunu bilseydik, (ki burada doktorun bilgi vermesi gerekirdi)
kardeşim yirmi yaşına gelinceye kadar hastalığı yerleşmeden çok daha evvel hekime gitmez miydik. davranışlarını terslik zıtlık olarak algılamaz, hoşgörülü yaklaşmaz mıydık.
kardeşim yanıma gelip, ablacım çok sıkıntım var bu sesler ne zaman bitecek dediğinde midemin ağrıdığını hissediyorum. 29 yaşında delikanlı, ama bir bebeğe üzülür gibi kalbim acıyor kardeşime.
yeni yeni alışıyoruz biz birbirimizle. yeni yeni dinliyor beni, ben de yavaş yavaş kendimi dinletmeyi öğreniyorum. kabullense kendisini, hastalığını,, sesler en aza inse,hiçe inse,, ve/ya işittiklerini gerçek ile ayırabilse, ses komutlarını yapmak zorunda hissetmese,,
üniversite mezunu kardeşim. masabaşı bir işe girse,, psikolojik güveni yavaş yavaş dirilse,, ilerisi için dualarımızda bunlar var.

-birileri başlığı okuyup iyi ki okumuşum diyorsa, ne mutlu bana-

Nihil
23-07-2012, 19:59
kesinlikle ben iyiki okumuşum diyorum ablam aynı hastalığı yaşıyor 35 yaşında 2 çocuk annesi bir türlü hastaneye yatıramıyorz..
aysel hanımın bahsettiği yurtdışından getirdiği o 2 ilacın adını öğrenmemiz mümkün mü? enazından doktoruna söylerdik..lütfen yardımcı olursanız çok sevaba girmiş olursunuz..Aysel hanım ile konuştuğumda oğlu için d.... isimli ilacın çok iyi geldiğini söylemişti. Nasıl iyi geldi dedim. Şizofreni hastalığının zaman zaman nüksettirdiği telaşlı hali aldığını, gün içerisinde sakin olmasına yaradığını söyledi. Ah keşke kardeşimde bu ilaca başlasa demiştim içimden.

Tesadüf eseri o günlerde Erenköy hastanesinde doktor hanım kullandığımız ilacın birisini değiştirerek yerine d....... ilacını kullanmamızı söyledi. Kardeşim bir ay bir buçuk ay kadar d..... ilacını kullandı.

Cemile.. Duyduğu sesler arttı.. Sabaha kadar uyanık ve nasıl telaşlı bir hal.. Kendine kendine kahkaha ile gülmeye başladı.. Koridorda gezinip duruyor.. Annemle ben ne yapacağımızı bilemedik.. İlk başta neden böyle olduğunu da anlamamıştık.

O gün hemen aldım kardeşimi aynı doktora götürdüm. İlaç değişikliğinden sonra olanları anlattım. Çok üzüldü doktor, keşke daha evvel getirseydiniz dedi. Hemen ilacını ilk kullandığı ile değiştirdi. İlave sakinlemesi için bir ilaç daha verdi, geçici olmak üzere. Ve sesler için 15 günde bir kullanması için ekstra bir iğne daha verdi. Şimdi günlük kullandığı 3 ilaç artı bir iğnesi zaten varken 1 iğne ilavesi daha oldu. Her salı iğnesi oluyor. Son verilen iğne de çok çok fayda etti.

Bizim en büyük sıkıntımız sesler. Sesler olmazsa kardeşim iyi. Sesleri de bayağı kesti son iğne.

Demem o ki, aynı ilaç farklı tepkilere yol açabilir. Ama insanın aklı ister istemez ya iyi gelirse.... ye takılıyor. Sen gibiyim aslında. Olumsuz bir tecrübe yaşamış olmama rağmen o iki ilaç neydi.. Acaba.. Diyorum.. Bir tanesini biliyorum fakat diğerini bilmiyorum.. İlaç ismi vermek yasak olduğu için birebir mesaj ile yazayım sana.

Cemile,cim.. İzninle sormak isterim; ablanın hastalığı ne zaman başladı.. Çocuklarında hastalık belirtisi var mı.. İlaç kullanıyor mu ablan.. Doktor takibinde mi.. Eşinin desteği nasıl.. Bir de İstanbul'da mısınız?

siratuu
27-07-2012, 14:48
aglayarak okudum yazılanları okumaya bıle yüregim yetmedi bazen kapattım sayfayı. sonra nasıl duzelmıs sırf bunun ıcın okuyabıldım. benımde görümcem sizofreni. ben onun yüzünden anksiyete bozuklugu hastası oldum 6 ay delırecekmısım gibi geliyordu simdi sudan cıkmıs balık gibiyim cok zor gunler yasadım ama sizofreni hastalarınınkini okuyunca benımkıde neymıs dedim. allah sabırlar versın cekene de yanındakılerede. allahın buyuklugunude gordum nasıl bir anne yaratmıs serdara dunyanın en guclu ınsanı o kadın. allah nasıl sabır guc vermıs insallah sizlerede verir ve yakınlarınız iyilesir

mertm
29-07-2012, 17:13
Yazıların çoğunu okudum ve inanın çoğu yerde ağladım. Ne kadar güçlü bir anneymiş .Allah inşallah bundan sonra güldürür yüzünü.
Nihil hanım sizi de kutluyorum kardeşinizle çok ilgilisiniz,Aallah size de sabırlar versin, kardeşinize şifalar.
Benim kardeşimde obsesif kompülsif hastası bayağı da ileri derecede. O kadar çok korkuları ve takıntıları var ki. Defalarca doktora götürdük ama ilaçları bir aydan sonra kullanmıyor ya da düzensiz kullanıyor. Bir bilsen çok üzülüyorum. Yanında olsam ilaçları takip edeceğim ama ayrı şehirlerdeyiz. Annemle babamı da dinlemiyor, sindirmiş.Gittikçe artıyor ve hep mutsuz.
Bu tür hastalıklar hem hastaları hem de yakınlarını bitiryor. Allah hepimizin yardımcısı olsun.

nesin
31-07-2012, 21:17
sayfayı baştan aşağı okudum ve evet iyi ki okumuşum diyorum...
yeni bir şey öğrendim, belki daha çok bilinçlendim, daha çok arttı duyarlılığım ve hassasiyetim...
çok ama çok teşekkür ederim....
diliyorum acı çeken her hasta ve bu acılara ortak olan her aile ferdi, derdinin dermanını en kısa sürede bulur...

Nihil
02-08-2012, 18:50
aglayarak okudum yazılanları okumaya bıle yüregim yetmedi bazen kapattım sayfayı. sonra nasıl duzelmıs sırf bunun ıcın okuyabıldım. benımde görümcem sizofreni. ben onun yüzünden anksiyete bozuklugu hastası oldum 6 ay delırecekmısım gibi geliyordu simdi sudan cıkmıs balık gibiyim cok zor gunler yasadım ama sizofreni hastalarınınkini okuyunca benımkıde neymıs dedim. allah sabırlar versın cekene de yanındakılerede. allahın buyuklugunude gordum nasıl bir anne yaratmıs serdara dunyanın en guclu ınsanı o kadın. allah nasıl sabır guc vermıs insallah sizlerede verir ve yakınlarınız iyilesirAmin siratu. Size de Allah şifa versin. Şizofreni yakını olmak zor. Çok zor. O tetiktelik hali yapışıp kalıyor insana.



Yazıların çoğunu okudum ve inanın çoğu yerde ağladım. Ne kadar güçlü bir anneymiş .Allah inşallah bundan sonra güldürür yüzünü.
Nihil hanım sizi de kutluyorum kardeşinizle çok ilgilisiniz,Aallah size de sabırlar versin, kardeşinize şifalar.
Benim kardeşimde obsesif kompülsif hastası bayağı da ileri derecede. O kadar çok korkuları ve takıntıları var ki. Defalarca doktora götürdük ama ilaçları bir aydan sonra kullanmıyor ya da düzensiz kullanıyor. Bir bilsen çok üzülüyorum. Yanında olsam ilaçları takip edeceğim ama ayrı şehirlerdeyiz. Annemle babamı da dinlemiyor, sindirmiş.Gittikçe artıyor ve hep mutsuz.
Bu tür hastalıklar hem hastaları hem de yakınlarını bitiryor. Allah hepimizin yardımcısı olsun.İçten dualaların için sağolasın mertm. Bizimde öyle bir dönemimiz olmuştu. İlaçlarını kullanmıyordu benim kardeş. Delirmiştim. Tahmin ederim nasıl üzüldüğünü.
Allah kolaylıklar şifalar çözümler çıkarsın karşınıza inşallah.



sayfayı baştan aşağı okudum ve evet iyi ki okumuşum diyorum...
yeni bir şey öğrendim, belki daha çok bilinçlendim, daha çok arttı duyarlılığım ve hassasiyetim...
çok ama çok teşekkür ederim....
diliyorum acı çeken her hasta ve bu acılara ortak olan her aile ferdi, derdinin dermanını en kısa sürede bulur...Yakınımda dizimin yanında olmasına rağmen Aysel hanımın ve Serdar kardeşin hikayesini okuyunca hasta yakını olarak bende çok çok çok bilinçlendim. Kardeşime bakışım değişti. Tavrım değişti. Aysel hanımın merhameti çevresine karşı ilgisi alakası takdirlik numunelik.
Fikirleriniz ve su serpen temennileriniz için teşekkür ederim size de sevgili nesin.

ozyozy
16-08-2012, 16:00
saatlerdir okuyorum..etkisinden kurtulmam zaman alacak ,allahım şifalar versin her nerde varsa

gzdem
09-10-2012, 06:13
Merhaba Nihil,

Kardeşin nasıl olsu merak ettim. Allah acil şifalar versin, sizlere de sabır ve bol hoşgörü..

kadesa
09-10-2012, 07:31
Nihil şu anda ufak çaplı bir şok geçiriyorum..onca şey konuştuk paylaştık seninle ama bu konuda hiç konuşmamış olduğumuzu fark ettim..

şizofren insanlarla çalışmış,yıllardır bu işin içinde biri olmama rağmen her okuduğum hikayede yeniden şaşırıyorum,yeniden dağılıyorum..

Aysel hanımın azmine hayran kaldım.diyecek tek söz bulamıyorum.ah bi kelimelerimi toparlayabilysem neler neyer yazıcam da...

Nihil,kardeşin nasıl şimdi?

Sakuura
12-10-2012, 20:41
Her sayfayı tek tek okudum. Hiç bir yakınımda görmeme rağmen bu hastalığı yüreğimde hissettim acınızı. Göz yaşlarımla ortak oldum derdinize..
Sabır diliyorum sadece..

Lyre
13-10-2012, 15:06
selam sevgili nihil
bu kitabı paylaşmışsınız burda 3-5 insan belki daha fazla insanı bilgi sahibi bu hastalığa karşı duyarlı yapmışsınız (ben dahil) dilerim bu iyiliğin karşılığı kardeşinize şifa olarak döner
tüm hasta kardeşlerimize allahtan şifa ailelerine sabır dilerim..
ufacık dertleri büyüten insanlarımız burayı görürde belki fark ederler;
kendinde ki derde imrenen olduğunu..
bu hasta kardeşlerimize yapılan yakıştırmalar bu milletin ayıbıdır cehaletidir..ve bu milletin en büyük sorunu eğitimsizlikten kaynaklanan cehallettir..
devletimiz umarım bu tip konular da güzel adımlar atar kardeşlerimizin dertleri en az indirilir..
allah yar ve yardımcınız olsun.

yasmin1985
13-11-2012, 22:15
nasııl bir çırpıda okudum ben bile anlayamadım ağlaya ağlaya bittim.o annesinin ellerini öpesim geldi.bu nasıl bir küvvet yarabbim allahım ne kadaar büyükki sabrınıda veriyor sağlığınıda.bende panik atak var diye üzülürken bu hikayeyi okuduğumda sadece benimki kuruntudan ibaret olduğunu bir kez daha iyi anladım.insanlar ne yaşıyormuş.benimki neki bunun yanında adı bile olamaz.bu gerçek hikaye benim aklımı çok başıma getirdi yaşadığım panik atakla ilgili.çok sağun paylaştığınız için binlerce kez tşkler.sedar umarım hayatın en iyi şekilde devam eder ve o muhteşem kadın annen hayran oldumm binlerce kez..

lal3535
16-01-2013, 20:37
Allah yardım etsin ne diyelim

lal3535
16-01-2013, 20:38
Umarım iyileşir bu hastalığı çekenler

ayse57
18-01-2013, 21:30
Allah kimsenin başına vermesin..

suayf
19-01-2013, 08:41
Toparlayıp yazmayı düşünüyorum.Evet eşim ik ya da üç aydır kendisinden çok farklı davranıyor.Öncelikle o çok sosyal arkadaşlarıyla muhabbete bayılan, yeni insanlarla tanışmayı seven, komik esprili birisiydi.Kurban bayramından (memleketten) çalıştığımız şehre geldik.Bu arada ikimiz de öğretmeniz.Kurban bayramından beri böyle.Hiç kimseyle doğru dürüst konuşmuyor, önüne gelen herkese küfrediyor. Geceleri uyuyamıyor.En sevdiği arkadaşıyla bile iletişim kurmuyor, hiç gülmüyor, benimle hiç iletişime geçmiyor.En son dün sinir krizi gibi bişi geçirdim sanırım beni sakinleştirmeye çalıştı.Olanları anlattı.Hiçkimseyle konuşmadığını, hiçkimsenin onun anlamadığını, durup durduk yere küfrettiğini, en sevdiği arkadaşlarından nefret ettiğini, nefret ettiği için kendini sevmediğini, her şeyi parçalamak, yıkmak istediğini, kendini zor durdurduğunu, kırmızı ışıkta geçmese bile kırmızı ışıkta geçtiğini hayal ettiğini onu bunun için mahkemeye götürdüklerini hayal ettiğini, içinde bir ses oladuğunu susturamadığını, o sesin hep olumsuz şeyler yapmasını istediğini, okuldan arabayla gelirken arabada arkadaşları varken arbayı durdurup şehre yürüyerek gelmek istediğini, hep gitmek istediğini, bir ara kamyonun altına arabayı sürdüğünü ama kamyoncu sayesinde kurtulduğunu, müdürünü her görüşünden ondan nefret ettiğini onu parçalamak istediğini anlattı.Sessizce dinledim.Bu arada eşim bir aydır psikiyatra gidiyor.R....... ve bi ilaç daha kullanıyor.Her psikiyatra gittiğinde psikoloğa yönlendiriyormuş, ikidir onunla tartışıyormuş.En son eşime" hayattan beklentin varsa bana gel" demiş psikolog.
Bense dua etmekten başka birşey yapamıyorum.Bir çözümü vardır diyorum ama dün bütün umutlarımı söndürdü.allaha bana bir umut ışığı gönder diye dua ediyorum. 3 senedir evliyiz, çok kavgalar yaşadık ama o beni hiç bırakmadı. İki düşüğüm oldu benim de.En sonuncusunda dış gebelik olup iç kanama geçirip ameliyat oldum. Eşimin ailesiyel de benim ailemle de çok sorunları oldu.Eşimin ailesiyle sorunu da para mevzusu ve bir de kardeşinin sorunları, genelde kardeşinin sorunlarını çözmeye çalışan oydu.Benim ailem onu çok sevmedi sanırım şimdi konuşmuyorlar zaten.Abimle küsüz. Yeni ev aldık 8 ay oldu.Borçlarında çok zorlanıyoruz.Boğazımıza zor yetiyor araya benim hastalığımda girince hep eksi hesapta kalıyoruz.Ev alırken arabayı da değiştirmek zorunda kaldık.Göz bebeği arabasını satıp sürekli sorun çıkaran daha ucuz bir araba aldık. Eşim ilk görev yerinde iki soruşturma geçirmiş, bunun yanında en yakın öğretmen arkadaşını soba zehirlenmesinden kaybetmiş.Terör bölgesiymiş çalıştığı yer.Onu orada hiç sevmemeişler, küflü ekmek yediği günler olmuş.Bu arada dönemin başında da gereksiz insanlar yüzünden neredeyse soruşturma geçiriyordu.Eşimin yaşadığı sıkıntıların biz özeti bu.
Sizden şimdi bana bir kapı açmanızı eşini kurtarabilirsin ...........ları yaparsan demenizi istiyorum.Çünkü yaklaşık iki aydır her gün ağlıyorum eşimin bu haline.Elimden bir şey gelsin istiyorum.Göz göre göre böyle bir hayat yaşamasın daha kötü olmasın istiyorum.Lütfen yardım edin

suayf
21-01-2013, 03:51
Lütfen bana yazın üstteki yazdıklarımı okuyun ve bana deyin ki eşin iyileşecek, hatta deyin ki ohoooo senin eşin şizofren değil sen boşuna evhamlanıyorsun.LÜTFEN BANA BİR UMUT IŞIĞI YAKIN LÜTFEN...

ehlimana
23-01-2013, 01:05
amcam bu hastalıkla yaşıyor.
kendisi kabul etmese de rahatsızlığını yengem ona kahve içinde ilaç veriyor.
ilaç verilmediği zaman uyumuyor ve de yanında ki insana saldırıyor.
sen köpeksin, içine insan kaçması çık dışarı vs. diye bağırıyor.
durup dururken gülüyor.
bizim eve gelip tek tek odaları arıyordu evde ki erkekleri çıkarın hep bana gülüyorlar diye.
birden duvarlarla konuşuyordu.

annem anlattı: bir gün kardeşim beşikteyken kardeşimi beşikle birlikte fırlatmış, bu demiş köpek.
kendi çocuklarını köpek gibi görüyordu.
defalarca bir şeyler yaktı.
daha sonra bir sabah uyandık daha doğrusu çığlıklar içinde uyandık evi yakmıştı.
hiç bir şeyi kabul etmiyor.
inanmıyor.
kendi kendine konuşuyor.
ya evden çıkmıyor ya da eve girmiyor.
çok zor günler gerçekten.
Allah hastalara da hasta yakınlarına da şifa versin.

ilaç kullandıklarında ise normal, gülüyo, şakalaşıyor.

ehlimana
23-01-2013, 01:09
Lütfen bana yazın üstteki yazdıklarımı okuyun ve bana deyin ki eşin iyileşecek, hatta deyin ki ohoooo senin eşin şizofren değil sen boşuna evhamlanıyorsun.LÜTFEN BANA BİR UMUT IŞIĞI YAKIN LÜTFEN...

canım geçmiş olsun Allah yardımcın olsun

buradan teşhisi kimse koyamaz kaldı ki doktor da değiliz.

bence eşini ikna edip doktora gitmen gerek.

daha da farklı şeyler olmadan doktora gitmelisin.

yalnız bizim sokakta 5 hasta var bu şekilde amcamla birlikte ve hepsi de bu hastalıktan önce çok ciddi olaylar yaşamış.
ilginç geldi bana

pambukmelek8788
23-01-2013, 12:01
babanemde var bu rahatsızlık maalsef ve bizdede sık sık kaldığı için iyi takip edebiliyorum ancak bunların dönemleri varmış yani her hasta birbirni tutmaz. bizimkinde gördüklerim ,
kendi kendine konusur küfür eder bağırır çağırır
eğilip yanında kimi görüyorsa ona bağırır bazen yukarı bakar in aşağı kız diye bağırır
belirli insanları hiç unutmaz hemen hatırlar hatta onlar yokken bile isimlerini sayıklar
tek bir insanın sorumluluğu altında olur ona bakaarak onun hareketlerine göre hareket eder. diğer yanındaki kimseleri dinlemez hatta onlara çok kızar bağırır
bazen olmadık yere gülme krizine girer
eğlenceyi müziği oynayan insanları çok sever alkışlar
genelde bi uyuma modunda olur
organları bileemz ağzını yıka desiiz kulağını yıkar gösterek yıka dediğimizde anlar.
bazen altına yapabiliyor
vs vs
ama bakana gerçekten çok zor hemde çok !

esma21
24-01-2013, 21:16
Toparlayıp yazmayı düşünüyorum.Evet eşim ik ya da üç aydır kendisinden çok farklı davranıyor.Öncelikle o çok sosyal arkadaşlarıyla muhabbete bayılan, yeni insanlarla tanışmayı seven, komik esprili birisiydi.Kurban bayramından (memleketten) çalıştığımız şehre geldik.Bu arada ikimiz de öğretmeniz.Kurban bayramından beri böyle.Hiç kimseyle doğru dürüst konuşmuyor, önüne gelen herkese küfrediyor. Geceleri uyuyamıyor.En sevdiği arkadaşıyla bile iletişim kurmuyor, hiç gülmüyor, benimle hiç iletişime geçmiyor.En son dün sinir krizi gibi bişi geçirdim sanırım beni sakinleştirmeye çalıştı.Olanları anlattı.Hiçkimseyle konuşmadığını, hiçkimsenin onun anlamadığını, durup durduk yere küfrettiğini, en sevdiği arkadaşlarından nefret ettiğini, nefret ettiği için kendini sevmediğini, her şeyi parçalamak, yıkmak istediğini, kendini zor durdurduğunu, kırmızı ışıkta geçmese bile kırmızı ışıkta geçtiğini hayal ettiğini onu bunun için mahkemeye götürdüklerini hayal ettiğini, içinde bir ses oladuğunu susturamadığını, o sesin hep olumsuz şeyler yapmasını istediğini, okuldan arabayla gelirken arabada arkadaşları varken arbayı durdurup şehre yürüyerek gelmek istediğini, hep gitmek istediğini, bir ara kamyonun altına arabayı sürdüğünü ama kamyoncu sayesinde kurtulduğunu, müdürünü her görüşünden ondan nefret ettiğini onu parçalamak istediğini anlattı.Sessizce dinledim.Bu arada eşim bir aydır psikiyatra gidiyor.R....... ve bi ilaç daha kullanıyor.Her psikiyatra gittiğinde psikoloğa yönlendiriyormuş, ikidir onunla tartışıyormuş.En son eşime" hayattan beklentin varsa bana gel" demiş psikolog.
Bense dua etmekten başka birşey yapamıyorum.Bir çözümü vardır diyorum ama dün bütün umutlarımı söndürdü.allaha bana bir umut ışığı gönder diye dua ediyorum. 3 senedir evliyiz, çok kavgalar yaşadık ama o beni hiç bırakmadı. İki düşüğüm oldu benim de.En sonuncusunda dış gebelik olup iç kanama geçirip ameliyat oldum. Eşimin ailesiyel de benim ailemle de çok sorunları oldu.Eşimin ailesiyle sorunu da para mevzusu ve bir de kardeşinin sorunları, genelde kardeşinin sorunlarını çözmeye çalışan oydu.Benim ailem onu çok sevmedi sanırım şimdi konuşmuyorlar zaten.Abimle küsüz. Yeni ev aldık 8 ay oldu.Borçlarında çok zorlanıyoruz.Boğazımıza zor yetiyor araya benim hastalığımda girince hep eksi hesapta kalıyoruz.Ev alırken arabayı da değiştirmek zorunda kaldık.Göz bebeği arabasını satıp sürekli sorun çıkaran daha ucuz bir araba aldık. Eşim ilk görev yerinde iki soruşturma geçirmiş, bunun yanında en yakın öğretmen arkadaşını soba zehirlenmesinden kaybetmiş.Terör bölgesiymiş çalıştığı yer.Onu orada hiç sevmemeişler, küflü ekmek yediği günler olmuş.Bu arada dönemin başında da gereksiz insanlar yüzünden neredeyse soruşturma geçiriyordu.Eşimin yaşadığı sıkıntıların biz özeti bu.
Sizden şimdi bana bir kapı açmanızı eşini kurtarabilirsin ...........ları yaparsan demenizi istiyorum.Çünkü yaklaşık iki aydır her gün ağlıyorum eşimin bu haline.Elimden bir şey gelsin istiyorum.Göz göre göre böyle bir hayat yaşamasın daha kötü olmasın istiyorum.Lütfen yardım edin

Cnm çok zor bir durum; ama kesinlikle çaresi olmayan bir hastalık değil.
Belirtileri anlattığın gibi çok korkunç olsa da çözümü bildiğim kadarıyla o kadar da zor değil.
Öncelikle eşinin hastalığını kabullenmesi gerekiyor ve bu hastalıkta en önemli nokta ilaçlarını düzgün bir şekilde kullanmalı.
Şizofreni hastaları bildiğim kadarıyla hastalıklarını zor kabullenirler ve ilaç almak istemezler.Bunlar hastalığın tedavisini olumsuz yönde etkileyen en önemli faktörler.
Düzenli ilaç ve gerekiyorsa psikoterapiyle normal yaşamlarına dönebiliyorlar.Umutsuz olma lütfen...

Gerekiyorsa eşinin kardeşleri var mı bilmiyorum ama onlardan yardım isteyip kliniğe yatırabilirsin.
Benim tanıdığım biri aniden şizofreni beirtileri göstermeye başladı, öncelikle onlar da senin gibi çok yıprandılar;ama sonrasında ou yaklaşık 1 ay klinğe yatırdılar.
Çıktıktan sonra ilaçlarını düzenli bir şekilde almasını sağladılar, önceleri kimseyle konuşmuyordu herkesi kendinden soyutlamış gibiydi.
Sonra yavaş yavaş kendine gelmeye başladı ve artık eski günlerdeki yaşantısına döndü :)

alya88
29-01-2013, 15:04
benımde bı yakınım var şizofren hastası ama doktor bunun onunla bırlıkte omur boyu gıdeceğini söyledi ve kıza %90 özürlü raporu verdi abisi onun vasisi oldu anlıyacağınız durumu cok kotuydu sonra bır kliniğe yatırdılar ama 1 ay yada 2 ay deıl 7-8 ay kaldı orda smdı ordan cıkardılar ıyı oldu dıe..ben kendısınle gorusuyorum gıttım yanına gecen yıne evet eskısı gıbı goruyorı ama bence oyle deıl yanı kullandığı ılaclar onu uyusturuyor sankı yanı bana oyle geldı hareketlerı konusmaları falan cok sakındı sankı sınırlerı alınmıs gıbıydı he eskısıne gore yanı hastalığına gore tabıkı cok ıyıdı cnku hasta halı cok kotuyu kendıne zarar verıyordu aynda baskasını gorup aynaya vuruyordu kendı kendıne sarkı soyluyor oynuyordu ıcınde bırı oldugunu soyluyordu falan..
allahım kımseye vermesın ınsallah.o buyuk bır acı yasamıstı ve ondan sonra bu hale geldı ama bundan sonra eskısı gıbı olurmu bılmıyorum

YenidenDogdum
29-01-2013, 15:28
5,saydayım ve bazı yerlerı atlayarak okuyorum
3 yasında oglumun koluna ası yapıldıgında dayanamayıp aglıyorum dunya bana dar gelıyor :S
aysel hanımın yerıne kendımı koramıyorum :S cok uzucu bı hayat hıkayesı

sevcan...
29-01-2013, 16:20
Toparlayıp yazmayı düşünüyorum.Evet eşim ik ya da üç aydır kendisinden çok farklı davranıyor.Öncelikle o çok sosyal arkadaşlarıyla muhabbete bayılan, yeni insanlarla tanışmayı seven, komik esprili birisiydi.Kurban bayramından (memleketten) çalıştığımız şehre geldik.Bu arada ikimiz de öğretmeniz.Kurban bayramından beri böyle.Hiç kimseyle doğru dürüst konuşmuyor, önüne gelen herkese küfrediyor. Geceleri uyuyamıyor.En sevdiği arkadaşıyla bile iletişim kurmuyor, hiç gülmüyor, benimle hiç iletişime geçmiyor.En son dün sinir krizi gibi bişi geçirdim sanırım beni sakinleştirmeye çalıştı.Olanları anlattı.Hiçkimseyle konuşmadığını, hiçkimsenin onun anlamadığını, durup durduk yere küfrettiğini, en sevdiği arkadaşlarından nefret ettiğini, nefret ettiği için kendini sevmediğini, her şeyi parçalamak, yıkmak istediğini, kendini zor durdurduğunu, kırmızı ışıkta geçmese bile kırmızı ışıkta geçtiğini hayal ettiğini onu bunun için mahkemeye götürdüklerini hayal ettiğini, içinde bir ses oladuğunu susturamadığını, o sesin hep olumsuz şeyler yapmasını istediğini, okuldan arabayla gelirken arabada arkadaşları varken arbayı durdurup şehre yürüyerek gelmek istediğini, hep gitmek istediğini, bir ara kamyonun altına arabayı sürdüğünü ama kamyoncu sayesinde kurtulduğunu, müdürünü her görüşünden ondan nefret ettiğini onu parçalamak istediğini anlattı.Sessizce dinledim.Bu arada eşim bir aydır psikiyatra gidiyor.R....... ve bi ilaç daha kullanıyor.Her psikiyatra gittiğinde psikoloğa yönlendiriyormuş, ikidir onunla tartışıyormuş.En son eşime" hayattan beklentin varsa bana gel" demiş psikolog.
Bense dua etmekten başka birşey yapamıyorum.Bir çözümü vardır diyorum ama dün bütün umutlarımı söndürdü.allaha bana bir umut ışığı gönder diye dua ediyorum. 3 senedir evliyiz, çok kavgalar yaşadık ama o beni hiç bırakmadı. İki düşüğüm oldu benim de.En sonuncusunda dış gebelik olup iç kanama geçirip ameliyat oldum. Eşimin ailesiyel de benim ailemle de çok sorunları oldu.Eşimin ailesiyle sorunu da para mevzusu ve bir de kardeşinin sorunları, genelde kardeşinin sorunlarını çözmeye çalışan oydu.Benim ailem onu çok sevmedi sanırım şimdi konuşmuyorlar zaten.Abimle küsüz. Yeni ev aldık 8 ay oldu.Borçlarında çok zorlanıyoruz.Boğazımıza zor yetiyor araya benim hastalığımda girince hep eksi hesapta kalıyoruz.Ev alırken arabayı da değiştirmek zorunda kaldık.Göz bebeği arabasını satıp sürekli sorun çıkaran daha ucuz bir araba aldık. Eşim ilk görev yerinde iki soruşturma geçirmiş, bunun yanında en yakın öğretmen arkadaşını soba zehirlenmesinden kaybetmiş.Terör bölgesiymiş çalıştığı yer.Onu orada hiç sevmemeişler, küflü ekmek yediği günler olmuş.Bu arada dönemin başında da gereksiz insanlar yüzünden neredeyse soruşturma geçiriyordu.Eşimin yaşadığı sıkıntıların biz özeti bu.
Sizden şimdi bana bir kapı açmanızı eşini kurtarabilirsin ...........ları yaparsan demenizi istiyorum.Çünkü yaklaşık iki aydır her gün ağlıyorum eşimin bu haline.Elimden bir şey gelsin istiyorum.Göz göre göre böyle bir hayat yaşamasın daha kötü olmasın istiyorum.Lütfen yardım edin

çok çok geçmiş olsun. Belirtiler her ne kadar şizofreni gibi gözüksede şizofreni olmayadabilir. Eşinizin yaşadığı olaylarda psikolijsinin bozulması o kadar normalki.
Şimdi burada yazamıyorum ama söylediğiniz hareketleri çok yakınım 2 kişi yapıyordu.
Hatta dediğiniz o r..... ilacı ve bir tane daha kullanıyordu.
Eşiniz Yaşadığı olaylara bağlı olarak atipik psikozda olabilir. Ayrıca şizofreni tanısının koyulması için hastanın 6 ay gözlemlenmesi gerekiyor, hastanede yatması gerekiyor, Zaten psikoloğa gidiyormuşsunuz verdikleri ilaçları aksatmayın, hatta her gün aynı saatte içmesini sağlayın. bu dönemde moral çok önemli her zaman ne olursa olsun yanında olduğunuzu hissettirin psikoloji bozulunca maalesef hasta tutunacak dal arıyor çocuk gibi masum oluyorlar, size açılmış ne mutlu, psikolğa sizinde gitmeniz, eşinize karşı nasıl davranmanız gerektiğini sormanız lazım. Sizin davranışlarınız onu inanın çok etkiler, siz iyiyseniz onuda iyi edersiniz.

Umarım iyi bir tedavi ve de eşinize olan desteğinizle bu kötü günleri atlatırsınız. Sizde Oğlu şizofreni olan Aysel hanım gibi dimdik olmalısınız.

Nihil arkadaşımız bu konuda tecrübeli onunda, kardeşi şizofreni ama uzun zamandır girmiyor siteye. Keşke gelse. Sizi çok daha güzel aydınlatırdı.

humyraa
29-01-2013, 21:57
Merhaba nihil. Ben dayısı şizofren olan bir bayanım ve sızınle kesınlıkle konusmak ıstıyorum eger uygun gorursenız
amin siratu. Size de allah şifa versin. şizofreni yakını olmak zor. çok zor. O tetiktelik hali yapışıp kalıyor insana.


Içten dualaların için sağolasın mertm. Bizimde öyle bir dönemimiz olmuştu. Ilaçlarını kullanmıyordu benim kardeş. Delirmiştim. Tahmin ederim nasıl üzüldüğünü.
Allah kolaylıklar şifalar çözümler çıkarsın karşınıza inşallah.


Yakınımda dizimin yanında olmasına rağmen aysel hanımın ve serdar kardeşin hikayesini okuyunca hasta yakını olarak bende çok çok çok bilinçlendim. Kardeşime bakışım değişti. Tavrım değişti. Aysel hanımın merhameti çevresine karşı ilgisi alakası takdirlik numunelik.
Fikirleriniz ve su serpen temennileriniz için teşekkür ederim size de sevgili nesin.

hasbel79
31-01-2013, 04:25
sabahın bilmem kaçında buraya nasıl neden geldim bilmiyorum ama yazmalıyım
bende bir şizofren kardeşin ablasıyım yaş 17 yaş 30 etti 13 sene koca 13 yılbu hastalıkla geçti kardeşim şimdi 90kilo aldığı o lanet ilaçlardan sonra bu hale geldi tığ gibiydi halbuki,üni sınavına girmişti kazanamaıştı az puanla sonra bir gün anneme banyoda birsey attı yüzüne gelmedi ama o gün anladık herseyi kardeşim şizofrenmiş demek..peki neydi bu şizofren denilen sey....bilmiyorduk ki annem önceleri çok ağladı ergenliktir belkide geçer dedi doktorun verdiği ilaçları vermedi okulda öğretmen yüznüne kitap atmış çünkü uyuyor diye annmede ilacı kesti uymasın diye uyumadı evet ama ilerledi bu şizofrende..
kaç kez kitaplarımı attı yerlere finallerim vardı bir gün kala gittim kitap aldım annemle bize cok vurduğu oldu bana vurdugu için annnemde odamı ayırdı babam malesef güç kullanmak zorunda kaldı sonra geldi ağladı ağladı annem agladı ben agladım paranın sökmediği yerdeyiz işte dedi babam sonra hep devir daim devam ettik
kendi kendine gülüyor konuşuyor ben o kız değilim beni gelip bulacaklar beni o kızla değiştirecekler siz benim ailem değilsiniz beni görüyorlar diyordu bana küfred,yordu arkadaşlarımın yanında bir gün çok kötü birsey dedi bana sen ooooooooosun dedi agladım bir daha arkdaslarımın yanına onu götürmedim eve hapsettim onu aklımca kötümü ettim ben nasıl bir ablaydım hiç abla olamadımki ona anlayamadım onu bazen dinlemek istedim anlamadımki onu içimden o anlattıkça yine başladı hı hı hı hı hep hı diyordum cvp vermiyordumki...derdine derman olamıyordum zor günlerdi

zordu kaç kez elini kesti evi param parça etti herşeyi döktü kırdı bitirdi camlar tabaklar yemekleri döküyordu yerken duvara ayran fırlatırdı annem gider temizlerdi ama bagırarak şimdi diyorum ona yakın olamadıkki ancak kızdık bagırdık doktor doktor gezdikmi hayır hastalık yerleşti biz öyle anladık durumun agırlıgını


hastanede ilk yatış...ist geldik dayım hasta dedik seni göztermiycez o günü unutamam doktor gördü beyin filminde her yer kırmızıydı bu ne demek? beyin işlevini kaybetmiş demek..doktor onu yukarı alın dedi nereye gidiyorum bile diyemedi ki baktı ölece bana o gitti agladım annem bitmişti bayıldı sandım hastenden alıdıgmızda artık o değildi sanki daha kötü olmuştu beyine elektirik soku vermişler anne beynim agrıyor dedi eve giderken arabada elimi tutdu gözlerim doldu lanet ettim kendimden nasıl bir ablaydımki kardesime yardım edemedim hep bagırdım dısladım onu eve geldik bir hafta ilac aldı sonra ilac acıklamalrını okumus ben almıyam ilac falan dedi zora gelmiyordu almadı aldıramadık ondan sonra artık hep bir kovalamaca ilacları yutmuyor dilinin arkasında saklıyordu...


hastaneye yine yattı biraz iyi gibiydi bu seferde baska birsey basladı...eli ne olmuştu öle hep suyla uğraşıyordu sudan cıkmayan balık gibiydi suyla yaşayan bir ölüydü sanki 3 gün banyaoda kaldı cıkaramadık bu sefer obsesif takıntılı birihaline gelmişti kronik şizofren obsesif takıntı hala zor günler geçiriyor annemler ben evlendim artık hergün görmüyoum görmedigim için sanki iyi gibi ama değil göz görmez gönül katlanır hikayem bu şimdi evlendim yan odada nişanım var gelmedi düğünüm oldu gelmedi enişte neymiş bilmedi oynamadı sac yaptırmadı o tuhaf gece kıyafetleri olmadı telası olmadı biz kostururken onun hayatı ayrı bir odada devam etti kardesin nerde dediler anlattık


zordu anname anne benim ceyizlerimide mi ablama vercen demiş annem hayır sana ayırdım yatagına koycam yeni evimizde odana demiş sevinmiş o kadar basittdi onun için hersey tamam verme ablama demiş sonra bana dedi birgün benim ceyizmide sen al yok ablacım sende durdun dedim neden ben evlenememiycem diye dimi dedi diyemedim birsey istemiyorum al dedi alamadım alamadım alamadım alaadım


zordu zor ilaclar iğneler soklar hastaneler annemin gözyasıyla sabaha kadar beklemesi...

onu hayatda tutan ek sey şimdi yiğeni..ilk zaman kabul edemedi sonra teyzem demeye basladı sevdi nou kokladı öptü halbuki benim iknci bebegimde oydu kendide bebekti bebek kadar masum daha cok sey var yazacak ama kelimeleri toparlayamadım bir gün tekrar yazma istegini duyarsam yazıcam nihil hanım siz iyi bir ablasınız ben gibileri varken ele müthişsiniz ben siz gibi olamadım olamadım olamadımm saygılar

tugcea91
10-02-2013, 11:23
benim erkek arkadaşıma doktor şizofreni başlangıcı teşhisi koydu.ilaçlar vermiş kullanıyo şuan.ama ben bu hastalık ilerler diye çok korkuyorum.ona nasıl davranmalıyım, iyi olması için neler yapmalıyım?

DatluCadu
19-02-2013, 09:02
Abimde uzun yıllar şizofrenle mücadele etti. çok zor yıllardı. Kolay atlatılabilen bir hastalık değil maalesef. özellikle ilk bahar ve son bahar dönemlerinde şiddetli atakları oluyor. Allah bu hastalıkla mücadele edenlere sabır versin.

DatluCadu
19-02-2013, 10:34
şuanda Sessiz Oda isimli bir kitap okuyrum, yazarı ve aynı zamanda kahramanı olanLori Schiller Şizofren hastası. tabiki bir kitapla bu hastalığı anlamak imkansız ama okudukça ve abimden dolayı edindiğim tecrübelere dayanarak aklıma takılan soruları, iznizle burda paylaşmak istiyorum. yazar bu kitapta herşeyin beyninede konuşmaya başlayan biri yada birileri ile başladığından bahsediyor. abim hep kendi kendine gülerdi. boşluğa orda biri varmış gibi anlamlı bakardı. bazen bize bakarken de öyle derin bir bakış atardı ki , kanımın damarlarımda donduğunu hissederdim. şimdi iyi şükür ama ben hala ona bakmaya çekinirim. bu konuşmalar zaman zaman bende de olur. beynimin içinde birisi , özellikle kafaya bir şeyi taktığım zaman sürekli konuşur. yalvarırım sus diye ama o hiç susmaz. anlattıkça anlatır. fikirler geliştirir. böyle durumlarda çoğu kez sabahlarm. çok sık olmaz bu . sadece son zamnalrda üst üste yaşadım . ve açıkçası tedirgin oldum.:18:

bu birinci noktaydı. diğeride şu. kitabın kahramanı lori, dışardan bakıldığında fazla aktif , birbirinden bağımsız pek çok aktiviteye devam eden başaralı bir kız. bir diğer şizofren hastası Joyn Nash gibi. acaba bu hastalığı yaşayan biri, beyinde yaşanan bu sonsuz diyaloglardan kurtulmak adına kendini farklı aktivitelere mi yönlendiriyor. bu da hastayı başarılı kılıyor. olabilrmi acaba.
çok basitçe dile getirdiğim bu durumlar benim minik, iddasız tespitlerim. kitaba devam ettikçe aklıma gelenleri paylaşacağım.

ha bide şu var. hastalık başlama aşamasında kişinin beynine sen günahkarısn, yada hatalısın , suçlusun gibi olumsuz mesajlar mı gönderiyor acaba. çünkü bakıldığında hasta olan kişi gerçekte yapmadığı ama yaptığını sandığı olumsuz hatta korkunç eylemlerden kendini sorumlu tutuyor.
şimdilik bu kadar.

aydebuz
21-02-2013, 18:15
HERKEZE SELAMLAR
bugün ögleden beri buraya takıldım bütünnnn yzıları okduum aysel hanıma binbir hayranlık duydum agladım ALLAHIM sabırların ennnnn büyügünü vermiş kendısıne çok sevındım serdarın iyilşemesinede nihil sanada çok tşk ederim insanların bılgılenmesını sagladın kitabı paylaşmakla sen ne iyi ablasın öle senın kardeşinde serdar gibi şanlıymış ailesi sahip çıkmış burdan bütüm formadaki arkdaşların ALLAH tez zamanda şifasını verir umarım benım annemde panik atak hastası yıllarca çok çektik haftada 1 dr gidiyoduk gitmedıgımız dr kalmadı en sonunda gecmez bu hastalık umutsuz dediler hoca yada gittik olmadı geçmedi.
sonunda ii bir dr bulduk ii gelmişti düzelmişti sagolsun ama oda amerikaya gitti.gene başladı hastalıgı
sonra bir dr bulduk prof kendısı bakırköyde zamanında şişli etfaldeydı oda ii bir dr tavsiye ederim azda olsa bendede var ama ben burdaki yazılanları okuyunca halime şükür ettim binlerce kez ALLAHIM daha beterinden saklasın hepimizi

sevdam123
06-03-2013, 00:55
offf çok etkileyici birşey allah tüm hastalara şifa versin..

betunn
10-03-2013, 13:17
tesekkürlerrrrrr

ece1983
30-03-2013, 03:19
saat sabahın 4 ü oldu ..butun yazılanları okudum.
Allahım en guclu sabırlarını şifalarını sizlere versin. Çok zor..
ufacık bir depresyonu bile atlatmakta zorlanırken bunları okumak milyonlarca kez halimize şükür etme sebebi aslında.
Allah yar ve yardımcınız olsun..
bütün hastalar serdar gibi birgün uyanır umarım..

Nihil
03-04-2013, 18:09
saatlerdir okuyorum..etkisinden kurtulmam zaman alacak ,allahım şifalar versin her nerde varsa

Amin ozyozy cim. Sağolasın.


Merhaba Nihil,

Kardeşin nasıl olsu merak ettim. Allah acil şifalar versin, sizlere de sabır ve bol hoşgörü..

Merhaba Gözdem,

Sevgi ile ilgi ile sabır ile yaklaşmamın meyvelerini yeni yeni alıyorum :) Annemin sabrının olamadığı yerlerde yutkunmayı, dinlemeyi tercih etmemin karşılığını yeni yeni hissediyorum. Kardeşimin yüzü gülmeye, espri yapmaya başladı. Dışardan gelince tadelle alıp, ablacım sana tadelle aldım, annecim bu da sana demeye başladı :) Eksiğimiz sosyalleşmek, zaman lazım sadece.

Başlığı açarken, hayal ediyordum olumlu gelişmeler olur mu diye. Şimdi yaşıyorum.

Allah'a şükrediyorum, doktorlara minnetarım.

Nihil
03-04-2013, 18:26
Nihil şu anda ufak çaplı bir şok geçiriyorum..onca şey konuştuk paylaştık seninle ama bu konuda hiç konuşmamış olduğumuzu fark ettim..

şizofren insanlarla çalışmış,yıllardır bu işin içinde biri olmama rağmen her okuduğum hikayede yeniden şaşırıyorum,yeniden dağılıyorum..

Aysel hanımın azmine hayran kaldım.diyecek tek söz bulamıyorum.ah bi kelimelerimi toparlayabilysem neler neyer yazıcam da...

Nihil,kardeşin nasıl şimdi?

Ousların annesi :)

şimdi yazasım geldi ama sen gitmişsin.

Var ol ama.


Her sayfayı tek tek okudum. Hiç bir yakınımda görmeme rağmen bu hastalığı yüreğimde hissettim acınızı. Göz yaşlarımla ortak oldum derdinize..
Sabır diliyorum sadece..

Allah hiç bir aileye, kardeşe yaşatmasın inşallah.



selam sevgili nihil
bu kitabı paylaşmışsınız burda 3-5 insan belki daha fazla insanı bilgi sahibi bu hastalığa karşı duyarlı yapmışsınız (ben dahil) dilerim bu iyiliğin karşılığı kardeşinize şifa olarak döner
tüm hasta kardeşlerimize allahtan şifa ailelerine sabır dilerim..
ufacık dertleri büyüten insanlarımız burayı görürde belki fark ederler;
kendinde ki derde imrenen olduğunu..
bu hasta kardeşlerimize yapılan yakıştırmalar bu milletin ayıbıdır cehaletidir..ve bu milletin en büyük sorunu eğitimsizlikten kaynaklanan cehallettir..
devletimiz umarım bu tip konular da güzel adımlar atar kardeşlerimizin dertleri en az indirilir..
allah yar ve yardımcınız olsun.

Bilhassa medyanın büyük yanlışı var Lyre.

Şizofreni hastasını korkunç olarak lanse ediyorlar, bu hastalığı hiç bilmeyen için korkunç olduğu ön yargısı oluşuyor. Yaşamasaydım ben de bilmezdim.

Keşke bu hastalık ile ilgili bir program oluşturulsa. Ekranlarda yer verilebilse. Belki o zaman kamu oyu bilinci oluşur da devlet belki ödenek ayırabilir de bu hastalar için çalışma imkanları oluşturulur. Yurtdışında çiftliklerde çalışma imkânı sağlıyorlar. Hastalar süt sağıyor, meyve ekiyor, biçiyor, farmwill gibi. Üreterek rehabilite ediliyorlar. Türkiye de ise tam bir trajedi.

selinim25
13-04-2013, 17:11
Sabahtan beri okuyorum en baştan beri şimdi bitirdim.ağla ağla gözlerim acıyor şimdi bir ara bıraktım. Aysel hanımın hikayesinin sonuna mutlu oldum.inancına ve hiç pes etmemesine hayran kaldım.akıl oyunlarını izlediğimde ilk defa dikkatimi çekmişti bu hastalık ama bu boyutta zor olduğunu anlayamadım.
insanın hayatı ne kadar büyük imtihanlarla dolu.sabretmek en önemlisi.tüm arkadaşlarıma Allah dayanma gücü versin.hastalarına da şifa.Allah ölüm dışında her leyin şifasını vermiştir inş.
okudukça aklıma okuldaki bir öğrencim geldi birileri cevap verir diye yazmak istedim 14 yaşında orta son.nerede durması susması konuşması gerektiğini hesaplayamıyor.pat diye olmadık yerde olmadık şey söylüyor. ne kadar uğraştıysak kimseyle arkadaşlık kurduramadık.yapma büşra her içinden geçeni söyleme dedik bu seferde hocam tutamıyorum biliyorum ama o an söylemezsen olmuyor diyor.odasında tek yatamıyor.içinde bazı seslerin ona kötü şeyler söylediğini ve yaptırmaya çalıştırdığını, Allah a küfretmesini söylüyor.
bir anda sinirleniyor arkadaşlarına kardeşlerine.basit şeylere çocuk gibi ağlıyor.ergenlik m i diyorsun ama çok çocuk gördüm ama bu garip.okulun pdr cisi psikiyatriye gitmeli diyor ama aile götürdük etki etmedi ilaç verdiler çocuğumu uyuşturuyor sadece diyor.böyle açıkçası okudukça biraz benzettim Allah korusun ama yazılanlar daha büyük şeyler ama yine de aklıma geldi sadece psikolojikte olabilir ama okuduklarımdan sonra öğrencimi daha dikkatli gözlemleyeceğim.bu tarz belirtilerle başlar mı bu hastalık?
Eski bir konu galiba ama okuyan bilen arkadaş olursa cevap verirseniz sevinirim iyi günler.

BALveBADEM
15-04-2013, 15:37
Ben Aysel hanımın hikayesinin sonlarını okumadım ama ilk yaşadıkları ve evlat acıları beni derinden etkiledi.
Hele o 8 yaşındaki biricik evladını kaybettiği sahneler gözümde canlandı ve sanırım empati de kurduğum için çok ağladım.
Günlerce etkisinden kurtulamadım. Herkese anlattım, yüzüm gözüm şiş karşıladım eşimi, o da kızdı, etkileniyorsun, okuma, diye.

Şizofreni konusuna gelince ilk araştırma sebebim babamda belirtilerini görmemdi.
biz ergenken bizim odamıza girer, oje kokusuna baly mi kokluyorsunuz, soba tütse sigara mı içiyorsunuz? gibi suçlamaları vardı.
Çevresindeki herkese suçlamaları olurdu, çorbama ilaç atıyorlar, derdi;
anneme, sen sigarayı bırakayım diye yemeklerime ilaç mı koyuyorsun, derdi;
annem el işi yapsa, sen bu iplerle büyü yaptırıyorsun, derdi.
İş yerinde yerlerde farklı materyaller görse bana büyü yapmışlar yerlere atmışlar, derdi;
kapı dibinde tel görmüş, kilidi açmaya çalışmışlar, tel buraya düşmüş, demişti.
İşinde başarılı olamadı, beni batırmak için çok uğraşıyorlar derdi;
Telefonlarım dinleniyor, derdi; sürekli ayağımı çeliyorlar, derdi;
Annemle ayrıldılar, yalnız yaşamaya başladı; geceleri ses duyduğunu, uyutmadıklarını söylerdi;
İnsanların gözlerinin içine bakarak onları etkileyebildiğine inanmaya başladı.
Ama inancının sağlam olması, sabırlı ve azimli olması nedenleriyle diye düşünüyorum hastalığı büyük boyutlara ulaşmadı.
Çok şükür iyi ama yine de böyle düşünceleri zaman zaman ortaya çıkıyor.
Eminim ki tedaviyi de kabul etmez ve ilaçları asla içmez, herşeyden zaten şüpheleniyor.
Bir de babamın halası şizofreni geçirdi ağır.
Köyde çok olay oldu mesela, kadın gidip mezarda uyurmuş, otlarla beslenirmiş,
evde pişeni asla yemezmiş beni öldürmeyi planlıyorsunuz diye.
Bu kadın şimdi iyi ama genetik olduğunu ordan anladım.

Belki inanır belki inanmazsınız, ben de bir gün olurum diye çok korkuyorum.
Kadınlarda 25 yaşından sonra ortaya çıkarmış.
Sürekli duygusal, mutsuz haller de belirti olabilirmiş.
Bunları duyup okudukça iyice korkmaya başladım.
Ama kabullenirdim heralde, yine de Rabbim korusun! Zor zira!
Ne bileyim bazı duygusal haller yaşasam hep 'acaba!'lar beynimi kurcalıyor!
Bunun için bir test var mıdır, şimdiden anlaşılır mı, ne bileyim?

tomurcuk982
16-04-2013, 22:20
Toparlayıp yazmayı düşünüyorum.Evet eşim ik ya da üç aydır kendisinden çok farklı davranıyor.Öncelikle o çok sosyal arkadaşlarıyla muhabbete bayılan, yeni insanlarla tanışmayı seven, komik esprili birisiydi.Kurban bayramından (memleketten) çalıştığımız şehre geldik.Bu arada ikimiz de öğretmeniz.Kurban bayramından beri böyle.Hiç kimseyle doğru dürüst konuşmuyor, önüne gelen herkese küfrediyor. Geceleri uyuyamıyor.En sevdiği arkadaşıyla bile iletişim kurmuyor, hiç gülmüyor, benimle hiç iletişime geçmiyor.En son dün sinir krizi gibi bişi geçirdim sanırım beni sakinleştirmeye çalıştı.Olanları anlattı.Hiçkimseyle konuşmadığını, hiçkimsenin onun anlamadığını, durup durduk yere küfrettiğini, en sevdiği arkadaşlarından nefret ettiğini, nefret ettiği için kendini sevmediğini, her şeyi parçalamak, yıkmak istediğini, kendini zor durdurduğunu, kırmızı ışıkta geçmese bile kırmızı ışıkta geçtiğini hayal ettiğini onu bunun için mahkemeye götürdüklerini hayal ettiğini, içinde bir ses oladuğunu susturamadığını, o sesin hep olumsuz şeyler yapmasını istediğini, okuldan arabayla gelirken arabada arkadaşları varken arbayı durdurup şehre yürüyerek gelmek istediğini, hep gitmek istediğini, bir ara kamyonun altına arabayı sürdüğünü ama kamyoncu sayesinde kurtulduğunu, müdürünü her görüşünden ondan nefret ettiğini onu parçalamak istediğini anlattı.Sessizce dinledim.Bu arada eşim bir aydır psikiyatra gidiyor.R....... ve bi ilaç daha kullanıyor.Her psikiyatra gittiğinde psikoloğa yönlendiriyormuş, ikidir onunla tartışıyormuş.En son eşime" hayattan beklentin varsa bana gel" demiş psikolog.
Bense dua etmekten başka birşey yapamıyorum.Bir çözümü vardır diyorum ama dün bütün umutlarımı söndürdü.allaha bana bir umut ışığı gönder diye dua ediyorum. 3 senedir evliyiz, çok kavgalar yaşadık ama o beni hiç bırakmadı. İki düşüğüm oldu benim de.En sonuncusunda dış gebelik olup iç kanama geçirip ameliyat oldum. Eşimin ailesiyel de benim ailemle de çok sorunları oldu.Eşimin ailesiyle sorunu da para mevzusu ve bir de kardeşinin sorunları, genelde kardeşinin sorunlarını çözmeye çalışan oydu.Benim ailem onu çok sevmedi sanırım şimdi konuşmuyorlar zaten.Abimle küsüz. Yeni ev aldık 8 ay oldu.Borçlarında çok zorlanıyoruz.Boğazımıza zor yetiyor araya benim hastalığımda girince hep eksi hesapta kalıyoruz.Ev alırken arabayı da değiştirmek zorunda kaldık.Göz bebeği arabasını satıp sürekli sorun çıkaran daha ucuz bir araba aldık. Eşim ilk görev yerinde iki soruşturma geçirmiş, bunun yanında en yakın öğretmen arkadaşını soba zehirlenmesinden kaybetmiş.Terör bölgesiymiş çalıştığı yer.Onu orada hiç sevmemeişler, küflü ekmek yediği günler olmuş.Bu arada dönemin başında da gereksiz insanlar yüzünden neredeyse soruşturma geçiriyordu.Eşimin yaşadığı sıkıntıların biz özeti bu.
Sizden şimdi bana bir kapı açmanızı eşini kurtarabilirsin ...........ları yaparsan demenizi istiyorum.Çünkü yaklaşık iki aydır her gün ağlıyorum eşimin bu haline.Elimden bir şey gelsin istiyorum.Göz göre göre böyle bir hayat yaşamasın daha kötü olmasın istiyorum.Lütfen yardım edin



SEvgili Suayf

Eşinizi götürebildiniz mi doktora? Umarım daha iyidir.

Azerin
17-04-2013, 10:31
Lütfen bana yazın üstteki yazdıklarımı okuyun ve bana deyin ki eşin iyileşecek, hatta deyin ki ohoooo senin eşin şizofren değil sen boşuna evhamlanıyorsun.LÜTFEN BANA BİR UMUT IŞIĞI YAKIN LÜTFEN...

eşinizin hastalığının şizoferen olduğunu kım söyledi size. Bence soyledıyınız belırtıler başka hastalıklarda da oluyo .
ve iyileşmıyecek diye bir şey yokki. Ve boyle ağlayarak kendi psıkolojınızıde bozmayın kardeşim. bence bır doktora gorsenıb kendınız için sakınlesdırıcı tavsıyler alın. Sız sakınlesmesenız eşinizin iyileşmesıne de yardımcı olamazsınız.

Nihil
17-04-2013, 13:16
Lütfen bana yazın üstteki yazdıklarımı okuyun ve bana deyin ki eşin iyileşecek, hatta deyin ki ohoooo senin eşin şizofren değil sen boşuna evhamlanıyorsun.LÜTFEN BANA BİR UMUT IŞIĞI YAKIN LÜTFEN...

Beklediğiniz ışığı ancak hekimden alabilirsiniz. Ne kadar zor duygular hissettiğinizi anlıyorum, ama lütfen vakit kaybetmeden belirtiler üzerine yerleşmeden hekime gidin.

Siz hangi ildesiniz?

zynpsgl
24-06-2013, 12:17
27 Yaşında kaybettim ablamı.annemle babam anlamak istememişlerdi hastalığını yıllarca kondurmadılar tedavi olmaya başladığında hastalık iyice ilerlemişti bir gün kendini 4. kattan aşağı attı,öldü ablam.bilinçsizlikten öldü cahillikten öldü konduramamaktan öldü,yapmayın bunu vakit kaybetmeyin

aydebuz
24-06-2013, 14:52
27 Yaşında kaybettim ablamı.annemle babam anlamak istememişlerdi hastalığını yıllarca kondurmadılar tedavi olmaya başladığında hastalık iyice ilerlemişti bir gün kendini 4. kattan aşağı attı,öldü ablam.bilinçsizlikten öldü cahillikten öldü konduramamaktan öldü,yapmayın bunu vakit kaybetmeyin


:( çok üzüldüm başın sağolsun canım ....evet insanlar hastalıgı kımse kımseye konduramıyor ama gerçekleri kabul ettigimiz zaman

her şeyın tedavisi daha çabuk olur

pobol
08-07-2013, 02:10
Başlık beni dağıttı şuan ne diyeceğimi daha doğrusu ne yazacağımı bilemiyorum..
Şizofreniyi hep merak etmiştim anasayfada görünce bakayım dedim bütün sayfaları hayretle okudum.
Nasıl uyuyayacağım hiç bilemiyorum.
Bu acılara dayanılır mı Aysel Hanım sizi ne kadar güçlü yaratmış yaratan..
Tanışmayı o kadar çok isterdim ki..Keşke bütün anneler bu kadar erdemli olsa,aslında olması gerektiği gibi..

Nihil Hanım siz de aynı şekilde. Allah sabır ve güç versin.
O güzel yüreğinize ferahlık versin..
Allah sizi kardeşinizin başından eksik etmesin..

Sabaha nasıl uyanacağımız belli değil, 3 günlük dünya kimse kimseyi üzmese yaşayıp gitsek güzelce insanların beyinleri de bu hale gelmese..

ervamerve
27-07-2013, 15:24
Benim babam şizofren hastasıydı tam 15 yıldır ondan ayrı büyüdüm çocuktuım 7 yaşındaydım babam hasta olduğunda şimdi 21 yaşındayım . emniyet amiriydi babam ayrıca 3 üniversite mezunu ege üniversitesinde doktorasını yapıyordu , yıllardır annemi dışarı çıkarmamış hep çok kıskanç kıskanç dediler , ama hep hastalıktanmış, bir gece abimi boğmaya kalktı ben çığlık attım annem koştu yetişti bu olaydan sonra annem bizi aldı ve gidiş o gidiş yıllar geçti babamla görüşmeye başladık önceleri daha iyiydi ben hasta olduğunu anlamıyordum bile , bende babama çok benziyordum şizofreni belirtileri vardı bazen genetikte olabiliyor bu hastalık ve 4 yıl boyunca ben tedavi gördüm lise dönemlerim hep ilaçlarla doktorlarla geçti çok şükür düzeldim... ama babam.. hiçbirşey yiyip içmiyor kemikleri gözüküyor doktorlar şizofren , aşırı zeka diyorlar .. kız bodylerini alıp giyiyor , kendi kendine konuşuyor küfürler ediyor , çok çok zor bi hastalık .. ben dini boyutununda olduğunu düşünüyorum , doktor bize hastanede tedavi görmesinden sonra hocaya okunmasınıda söylemişti şizofren hastalarının aslında dini boyutta hasta olduklarının yani üç harfliler diyeyim , şizofren ise tıbbi adı olduğunu söylemişti. Allah bu hastalara şifa yakınlarına da çokca sabır versin , hiç kolay değil. :(

ervamerve
27-07-2013, 15:25
ama şu da var her insan biraz şizofrendir , günümüzde psikolojik sorunu olmayan insan çok az, önemli olan kafaya birşey takmamak ve önlemini almak yoksa bu şekilde ilerliyor.

BALveBADEM
31-07-2013, 08:33
Benim babam şizofren hastasıydı tam 15 yıldır ondan ayrı büyüdüm çocuktuım 7 yaşındaydım babam hasta olduğunda şimdi 21 yaşındayım . emniyet amiriydi babam ayrıca 3 üniversite mezunu ege üniversitesinde doktorasını yapıyordu , yıllardır annemi dışarı çıkarmamış hep çok kıskanç kıskanç dediler , ama hep hastalıktanmış, bir gece abimi boğmaya kalktı ben çığlık attım annem koştu yetişti bu olaydan sonra annem bizi aldı ve gidiş o gidiş yıllar geçti babamla görüşmeye başladık önceleri daha iyiydi ben hasta olduğunu anlamıyordum bile , bende babama çok benziyordum şizofreni belirtileri vardı bazen genetikte olabiliyor bu hastalık ve 4 yıl boyunca ben tedavi gördüm lise dönemlerim hep ilaçlarla doktorlarla geçti çok şükür düzeldim... ama babam.. hiçbirşey yiyip içmiyor kemikleri gözüküyor doktorlar şizofren , aşırı zeka diyorlar .. kız bodylerini alıp giyiyor , kendi kendine konuşuyor küfürler ediyor , çok çok zor bi hastalık .. ben dini boyutununda olduğunu düşünüyorum , doktor bize hastanede tedavi görmesinden sonra hocaya okunmasınıda söylemişti şizofren hastalarının aslında dini boyutta hasta olduklarının yani üç harfliler diyeyim , şizofren ise tıbbi adı olduğunu söylemişti. Allah bu hastalara şifa yakınlarına da çokca sabır versin , hiç kolay değil. :(

Benim babamda da belirtileri var.
Öyle raporlu kesin bir durum da yok.
Fakat şöyle belirtiler var;
Yıllarca annemi kıskandı, pencereleri açtırmadı falan,
Evde ip parçaları görse bana büyü yapıyorsunuz dedi...
Midesi bulansa ,sigarayı bırakayım diye gizli gizli yemeğime ilaç koyuyorsunuz dedi
Dükkanının yakınındaki lokantada yemek yerdi,
çorbama ilaç atıyor dedi.
Dükkanını batırdı, büyük güçler beni batırdı, benimle çok uğraşıyorlar dedi.
Telefonlarım dinleniyor, dedi.
Biz genç kızken oje sürsek, tiner kokluyorsunuz dedi.
Geceleri sesler duyduğundan bahsetti.
Bu hastalık ilerlerse diye korkuyorum.
Hayatı hep ters gidiyor.
Annemle boşandı.
İşleri sıkıntılı. Yalnız yaşıyor, hastalığını tetikleyecek, artıracak çok sorunları var.
Ben de onun adına çok korkuyorum.
Bir de kendi adıma korkuyorum.
Genetik olabilir mi diye.
Genetik olduğunu biliyorum, bu yüzden acaba diyor korkuyorum.
Sizde nasıl belirti gösterdi?
Ben de genel olarak hüzünlü bir insanım,
Mutsuzluk çok yaşıyorum.
Depresyon tedavisi görüyorum.
Bu gibi belirtiler verebilir mi?
Öyle büyüdür, paranoyadır, bende hiç şüphe yok.
Kadınlarda 25 yaşından sonra ortaya çıkıyormuş.
27 yaşındayım ve bende endişe duymaya başladım.
Tabi babamda oldu diye bende olacak diye bir şart yok!
Sizden tecrübelerinize dayanarak cevap bekliyorum.

BALveBADEM
31-07-2013, 08:35
Benim babam şizofren hastasıydı tam 15 yıldır ondan ayrı büyüdüm çocuktuım 7 yaşındaydım babam hasta olduğunda şimdi 21 yaşındayım . emniyet amiriydi babam ayrıca 3 üniversite mezunu ege üniversitesinde doktorasını yapıyordu , yıllardır annemi dışarı çıkarmamış hep çok kıskanç kıskanç dediler , ama hep hastalıktanmış, bir gece abimi boğmaya kalktı ben çığlık attım annem koştu yetişti bu olaydan sonra annem bizi aldı ve gidiş o gidiş yıllar geçti babamla görüşmeye başladık önceleri daha iyiydi ben hasta olduğunu anlamıyordum bile , bende babama çok benziyordum şizofreni belirtileri vardı bazen genetikte olabiliyor bu hastalık ve 4 yıl boyunca ben tedavi gördüm lise dönemlerim hep ilaçlarla doktorlarla geçti çok şükür düzeldim... ama babam.. hiçbirşey yiyip içmiyor kemikleri gözüküyor doktorlar şizofren , aşırı zeka diyorlar .. kız bodylerini alıp giyiyor , kendi kendine konuşuyor küfürler ediyor , çok çok zor bi hastalık .. ben dini boyutununda olduğunu düşünüyorum , doktor bize hastanede tedavi görmesinden sonra hocaya okunmasınıda söylemişti şizofren hastalarının aslında dini boyutta hasta olduklarının yani üç harfliler diyeyim , şizofren ise tıbbi adı olduğunu söylemişti. Allah bu hastalara şifa yakınlarına da çokca sabır versin , hiç kolay değil. :(

Ben de bunun dini boyutu olduğunu, direk 3 harflilerin ilgisi olduğunu düşünüyorum!!!
Bir de ben çocukken, gençken kabus çok görürdüm!
Ama öyle bizzat tanışıklığım yok yani... :P

ervamerve
31-07-2013, 21:53
Benim babamda da belirtileri var.
Öyle raporlu kesin bir durum da yok.
Fakat şöyle belirtiler var;
Yıllarca annemi kıskandı, pencereleri açtırmadı falan,
Evde ip parçaları görse bana büyü yapıyorsunuz dedi...
Midesi bulansa ,sigarayı bırakayım diye gizli gizli yemeğime ilaç koyuyorsunuz dedi
Dükkanının yakınındaki lokantada yemek yerdi,
çorbama ilaç atıyor dedi.
Dükkanını batırdı, büyük güçler beni batırdı, benimle çok uğraşıyorlar dedi.
Telefonlarım dinleniyor, dedi.
Biz genç kızken oje sürsek, tiner kokluyorsunuz dedi.
Geceleri sesler duyduğundan bahsetti.
Bu hastalık ilerlerse diye korkuyorum.
Hayatı hep ters gidiyor.
Annemle boşandı.
İşleri sıkıntılı. Yalnız yaşıyor, hastalığını tetikleyecek, artıracak çok sorunları var.
Ben de onun adına çok korkuyorum.
Bir de kendi adıma korkuyorum.
Genetik olabilir mi diye.
Genetik olduğunu biliyorum, bu yüzden acaba diyor korkuyorum.
Sizde nasıl belirti gösterdi?
Ben de genel olarak hüzünlü bir insanım,
Mutsuzluk çok yaşıyorum.
Depresyon tedavisi görüyorum.
Bu gibi belirtiler verebilir mi?
Öyle büyüdür, paranoyadır, bende hiç şüphe yok.
Kadınlarda 25 yaşından sonra ortaya çıkıyormuş.
27 yaşındayım ve bende endişe duymaya başladım.
Tabi babamda oldu diye bende olacak diye bir şart yok!
Sizden tecrübelerinize dayanarak cevap bekliyorum.

kuzucum hiç korkma , duanı ettiğin müddetçe hiçbirşey olmaz ben çok dua okuyordum hala d aokurum felak nas ayetel kürsü günlük abdestli olarak muhakkak oku hem iç huzurun için hemde vesveselerden korunursun.

ben çok çok ilaçlar kullandım lise çağlarım benim hep mahvoldu bu yüzden şimdi çok şükür iyiyim , mesela bu zamana kadar hep erkeklerden kaçtım herkesi babam gibi hasta buluyordum ama şimdi nişanlancagım ve çok mutluyum hayata birazda onun sayesinde döndüm . mesela en ufak birşeyde hemen kafamda senaryo yazarım hala ev arkdasım merve sacmalama ne biçim hayal gücün var der, birisi en ufak bişey desin hemen hiç olmadık imalara çekelim acaba şöylemi düşündü benım hakkmda kötü mü konuştu şunu mu yaptı bunu mu yapttııı . aaaaa bi sürede sonra düşündüm yeter dedim merve saçmalama çok şükür yendim takıntılarımıda , bazen kalb,m çok hızlı çarpıyo kendımı kötü hissedince midem bulanıyo falan bunu da yenmek için çok hafif yan etkisi olmayan minnacık bi hap var onu içiyorum başkada birşeyim kalmadı şükür .

ama mesela babam emniyet amiriydi, abimde polis olmak istemişti eskiden ama annem öyle bir korkmuş k, babanı öyle kaybettim sende hasta olursun diye müsaade etmedi olmasına ..
ama çok şükür hepimiz iyiyiiz, eğer kendını kötü hissdeyorsan bir psikiyatri git tabi ki .. ben yıllarca paralarımı onlara verdım , git ama hemen ilaç ilaç diye direten bi doktor olmasın iyi birini bul .

uumutsuzz
01-08-2013, 23:36
arkadaşlarr, şuan çok kötü durumdayım. saatlerdir ağlıyorum. az önce forumda şizofreni ile ilgili bi paylaşım görüp, şüphelenip, ekşi sözlükten ve kk dan araştırma yapmayla dünyamın başıma yıkıldığı andır..

arkadaşlar, benim erkek kardeşim, çok büyük sıkıntılar çeken ve bize de çektiren biri. ama kardeşim bunları niye yapıo anlamıodum. hiç bi zaman da ikna edip doktora götüremedim. izbandut gibi. gücüm yetmiyor nasıl götürelim..

yaklaşık 17 yaş civarı hırsızlık, madde kullanımı, alkol, sigara ile başladığını düşündüğüm. bunları niye yaptığını hiç anlayamadığım biri.

bi soru sorardım. sürekli yalan. şimdi şimdi anlıyorum sanki bi hayal dünyası varmış gibi.

bi mafya adamının yardımcısıyım derdi. alakası olamayacak bi durum.

ajanlık majanlık bişilerden bahsederdi.

aslında normal gibi görünüyordu. ama sürekli bi tedirginlik hali. ailemize ve kendisine zarar verme teşebbüslerini saymıyorum bile..

camları perdeleri kapatır, korkardı. telefonlarının dinlenildiğini düşünürdü.

ve en önemlisi. o "can" artık bizden ırak bi "can"dı sanki. bizden nefret eder gibi bakıodu. o gözlerde sanki kardeşim yokmuş gibi..
bizi resmen sevmiyodu ya. hiçbir dediğimizi dinlemiyodu. sanki sölediklerimiz kulağına hiç girmiodu. hiç değer vermiodu bize. sanki aramızda bi duvar vardı. hala o duvar var. kardeşime ulaşamıyorum sanki. hiç bişiyini bana anlatmıyor. anlattıkları da o an uydurduğu yalanlar.

bi de çok unutkan..

madde bağımlısı mıydı.
ergenlik bunalımı mıydı
şizofren miydi.

geçmiş zaman kullandım. çünkü şuan cezaevinde.

nolurrr cevap verin. kardeşimin sorunu sizce ne olabilir?

bu arada ağlamaktan ve bunun öncesinde sayfalarca yazı okumaktan gözlerim kurudu ve ağrıo yani bu başlığı tam okuyamadım son 2 sayfası hariç. ama en kısa zamanda okuyacağım.

nolur yardım edin :(

bu arada birşey daha hatırladım onu da yazayım. bi ara zar zor kardeşimi bi psikoloğa götürmüştük. reçetede organik olmayan psikoz gibi bişiler yazıodu. bi ilaç vermişti doktor. bi de iğne gibi bişidi sanırım. iğneyi olunca kardeşim çok kötü olmuş.
doktorun yorumu şuydu. çalış, gez, kafanı dağıt gibi tavsiyelerde bulunmuştu. bunu da yazayım dedim.

cevaplar için şimdiden çok teşekkürler...

beksu
22-08-2013, 18:35
yazdım yazdım düğümlendi cümleleriim sildim benimde canım annem şizofren şu an hastanede çok zor günler geçiriyoruz hastalığığnı kabul etmiyor .... yazamıyorum daha fazla...

beksu
22-08-2013, 18:50
şimdi hastanede ama kabullenmiyor hala en zor hastalık çıkartın beni deyip duruyor aslında gezen tozan bilmiş görmüş bir insan hala da cevresi bendennngeniştir ev işlerini yapar titizdir bizim yaptığımızı begenmez falan ama işte gelmş bir yerden hastalık annemde surekli babamın onu zehirlediğini düşünüyor boyutları cok geniş tabi uzun anlatması... babamda sabırılı calışkan bir insan tek söylediği şey SABREDİN.

BALveBADEM
27-08-2013, 10:31
Rabbim bu derdi çekenlere yardım etsin....

aydebuz
01-09-2013, 18:51
arkadaşlarr, şuan çok kötü durumdayım. saatlerdir ağlıyorum. az önce forumda şizofreni ile ilgili bi paylaşım görüp, şüphelenip, ekşi sözlükten ve kk dan araştırma yapmayla dünyamın başıma yıkıldığı andır..

arkadaşlar, benim erkek kardeşim, çok büyük sıkıntılar çeken ve bize de çektiren biri. ama kardeşim bunları niye yapıo anlamıodum. hiç bi zaman da ikna edip doktora götüremedim. izbandut gibi. gücüm yetmiyor nasıl götürelim..

yaklaşık 17 yaş civarı hırsızlık, madde kullanımı, alkol, sigara ile başladığını düşündüğüm. bunları niye yaptığını hiç anlayamadığım biri.

bi soru sorardım. sürekli yalan. şimdi şimdi anlıyorum sanki bi hayal dünyası varmış gibi.

bi mafya adamının yardımcısıyım derdi. alakası olamayacak bi durum.

ajanlık majanlık bişilerden bahsederdi.

aslında normal gibi görünüyordu. ama sürekli bi tedirginlik hali. ailemize ve kendisine zarar verme teşebbüslerini saymıyorum bile..

camları perdeleri kapatır, korkardı. telefonlarının dinlenildiğini düşünürdü.

ve en önemlisi. o "can" artık bizden ırak bi "can"dı sanki. bizden nefret eder gibi bakıodu. o gözlerde sanki kardeşim yokmuş gibi..
bizi resmen sevmiyodu ya. hiçbir dediğimizi dinlemiyodu. sanki sölediklerimiz kulağına hiç girmiodu. hiç değer vermiodu bize. sanki aramızda bi duvar vardı. hala o duvar var. kardeşime ulaşamıyorum sanki. hiç bişiyini bana anlatmıyor. anlattıkları da o an uydurduğu yalanlar.

bi de çok unutkan..

madde bağımlısı mıydı.
ergenlik bunalımı mıydı
şizofren miydi.

geçmiş zaman kullandım. çünkü şuan cezaevinde.

nolurrr cevap verin. kardeşimin sorunu sizce ne olabilir?

bu arada ağlamaktan ve bunun öncesinde sayfalarca yazı okumaktan gözlerim kurudu ve ağrıo yani bu başlığı tam okuyamadım son 2 sayfası hariç. ama en kısa zamanda okuyacağım.

nolur yardım edin :(

bu arada birşey daha hatırladım onu da yazayım. bi ara zar zor kardeşimi bi psikoloğa götürmüştük. reçetede organik olmayan psikoz gibi bişiler yazıodu. bi ilaç vermişti doktor. bi de iğne gibi bişidi sanırım. iğneyi olunca kardeşim çok kötü olmuş.
doktorun yorumu şuydu. çalış, gez, kafanı dağıt gibi tavsiyelerde bulunmuştu. bunu da yazayım dedim.

cevaplar için şimdiden çok teşekkürler...


selam canım ALLAH sabır versin tez zamanda kardeşine kavuşurun inşallah ama ben sanmıyorum senın kardeşinin şizofren oldugunu ...bence o kötü çevre kurbanı

uumutsuzz
01-09-2013, 20:46
selam canım ALLAH sabır versin tez zamanda kardeşine kavuşurun inşallah ama ben sanmıyorum senın kardeşinin şizofren oldugunu ...bence o kötü çevre kurbanı

sağol canım Allah razı olsun. peki nasıl yaklaşabilirim kardeşime karşı. neler yapabilirim onun için?