PDA

Orijinalini görmek için tıklayınız : Nil öldü, Rüzgar doğdu !



Sayfa : 1 [2]

melis_560
26-02-2013, 23:23
alın işte sırf cinselliği rahat yaşamak için değişiyorlar sonları ne olacak mesala nil de demiş hiçbir erkekle beraber olmadım diye olsaydın deneseydin demek ki diğer cinsellik sana daha ağır bastı bide kadınlığın vermiş olduğu seçenekleri kullansaydın ay ne bileyim kafamda durdu bu saatte duygularımı nasıl yazacağımı bilemiyorum

:) Ne demek deneseydin,sen bir kadınla cinselliği dener miydin?Ona da erkekler aynı denli itici geliyor işte.Konunun sadece cinsellik olmadığı verdiği röportajda belli,istese lezbiyen ilişkilerle cinsel ihtiyaçlarını zaten karşılardı.

Bizim gibi cinsel yönden normal olan insanlar onun ve onun gibi insanların ne hissettiğini,ne yaşadığını anlayamaz bence.Tekrar söylüyorum saygı duymak lazımdır,atıp tutmak,eleştirmek bizlere düşmez.

misaveprensesi
26-02-2013, 23:29
:) Ne demek deneseydin,sen bir kadınla cinselliği dener miydin?Ona da erkekler aynı denli itici geliyor işte.Konunun sadece cinsellik olmadığı verdiği röportajda belli,istese lezbiyen ilişkilerle cinsel ihtiyaçlarını zaten karşılardı.

Bizim gibi cinsel yönden normal olan insanlar onun ve onun gibi insanların ne hissettiğini,ne yaşadığını anlayamaz bence.Tekrar söylüyorum saygı duymak lazımdır,atıp tutmak,eleştirmek bizlere düşmez.

erkek olsaydım karşı cinsimle denerdim tabi hatta olması gerekende bu zaten ben hem erkeğim hem kadınla beraber olmayacağım saçma bülent ersoy bile zamanında nişanlısı varmış demek ki denemiş hem zaten nil kadın sevgili varmış okumadın mı şehir dışına kaçacaklarmış yani ihtiyacını zaten karşılıyor

DepresifPolyanna
27-02-2013, 00:26
Komşumuzun kızı böyleydi... Sürekli saçını kestirir, erkek gibi giyinirdi... Bazen mahallenin çocukları erkek fatma diye dalga geçerdi... Bizden bir kaç yaş büyüktü, abla diye hitap edince bozulurdu... Taşındık, yıllar sonra gördüm erkeklik hormonu almaya başlamış, sakal traşlı, genç bir erkek görüntüsünde, kadın flörtleri vardı... Ben tanımıştım onu, az çok anlaşılır ya geçiş döneminde olanlar... Sonra ameliyat oldu, cinsiyetini değiştirdi...

Küçük bir çocukken tanımıştım onu, anlam vermekte zorlanıyordum ve karışık geliyordu. Ama onun bu hallerine tanıklık eden ben ve kardeşimin cinsel kimliğinde bir bozukluk olmadı. Mahallede saçını kısa kestirmeyi yada erkeksi giyinmeyi seven kızlar da ona özenip onun gibi olmayı seçmedi.

Yani çocukların gelişimini etkileyecek bir durum oluşturacağına inanmıyorum. Bence hormonlarla alakalı bir durum...

_MedceziR_
27-02-2013, 02:31
Ben cinsiyet değiştirenleri kınayanları anlayamıyorum.

Bu basit bir zevk ve tercih meselesi değil hanımlarbu hormonal bir durum.
Bu anlamda anketteki son şık değiştirilmeli.

Östrojen---------Kadın cinsiyet hormonu
Testosteron-----Erkek cinsiyet hormonu

Her iki hormonda kadında ve erkekte var ama oranları aynı değil.

Bir erkekte östrojen hormonu fazlalığı varsa, o erkeğin kadın gibi hissetmesi; bir ka dında da testosteron fazlalığı varsa o kadının erkek gibi hissetmesi kaçınılmaz.
Yani beden önemli değil. Taşıdığı hormonun oranı önemli. Şimdi bu kızda, testosteron fazlalığı varsa, bedeni ka dın bedeni olsa bile, o bir erkek. Bunun artık bu toplumda anlaışması gerekiyor.
Maddiyatı olanlar, bunun sorumluğunu taşıyıp manevi baskılara göğüs gerebilecek olanlar, bedenlerini de hormonlarına uygun hale getiriyor ve cinsiyet değiştiriyor.

Kız lise sona kadar regl olmamış, siz hala diyorsunuz ki çocuklarımız görür özenirse, yahu bu işler özenmeyle olmaz. Hormon bu hormon! Dua edin de, çocuklarınız bedenleriyle zıt hormonları taşmasınlar!

Regl olmak nasıl bizim elimizde değilse, kadın bedeninde görünüp erkek olmak ta onun elinde değil ve inanın hiç kolay değildir böyle yaşamak. Düşünün, sabah bir uyanıyorsunuz erkek bedenindesiniz, ama hala kadın hormonu taşıyorsunuz, nasıl hissedersiniz?
Biraz empati.

Toplumda bu duruma olan baskı niyedir anlayamıyorum cidden. Ellerinde olsa öldürecekler insanları.

Ben cidden bu durumda olanlara ve ait olmadıkları bedenlerde yaşayanlara çok üzülüyorum ve kendimi çok şanslı hissediyorum.
Kadın bedenine sahibim ve çok şükür ki kadınlık hormonu taşıyorum.

ps: Bu arada gerçekten yüz hatları çok hoş, güzel bir kızdı.

LoveAndPunishment
27-02-2013, 02:45
Eski Nil'e yeni Rüzgar'a yaptığı seçim sonrası hayatında mutluluklar dilerim, canı gönülden...

Ama bir çok kişinin düşündüğünü ilk duyduğumda bende düşündüm "Güzel kızdı ya"

Beden onun hayat onun zira;

Güzel kadına erkek yakıştırmasını daha zor yaptık sanki :)

Snejanka_
27-02-2013, 05:55
Çok büyük bir cesaret..
Kendi tercihi, herkese saygı duymak düşer.
Olumsuz eleştirilerde bulunmak, kimsenin haddine değil!
Allah pişmanlık vermesin..

Efser
27-02-2013, 06:27
Öncelikle herkesin hayatı hakkındaki kararlara saygı duyuyorum
Ama ,bizin neyi budenli ettkilemiş olduğunu merak ediyorum...toplumda hızlı bir degişim var,saki her şey sıradanlaşııyor böyle giderse ekolojik dengenin bozuluşuna insan kedi bedeni ayak uyduracak ...bence bu durum araştırılıp,üzerinde durulması gerekilir ilerde korkutuçu boyutlara gelebilir. Bir neslin yetişmesine şait olanbir anne olarak ,evet korkuyorum

naneli_limon
27-02-2013, 06:28
Ben konunun a'sını b'sini bilmem, olayın cerrahi veya psikolojik boyutundan da anlamam zira bu konuda ihtisas yapmış bir tıp uzmanı değilim.

Ama bildiğim insanlar kadın veya erkek olsun hiç fark etmez, kendilerini doğdukları cinsiyetle bağdaştıramıyorsa bedenleri hakkında söz sahibi olup isterlerse cinsiyet değiştirebilirler.

Bu öyle kolayca ben kendimi erkek hissediyorum veya kadın hissediyorum ameliyat edin beni denilen birşey değil, yıllarca psikolojik tedavi görüyorlar, doktorlar kesinlikle onaylarsa ameliyat ediliyorlar.

Farklı görünmek, şımarıklık yapmak, dikkat çekmek için yapılan bir eylemde değil, psikolojileriyle de alakalı değil, bu insanlar kendilerini gerçekten kadın ya da erkek olarak görmüyorlar. Görmekten ziyade öyle hissetmiyorlar.

Şimdi Nil Erkoçlar'la gündeme geldi oysa evvelden beridir var olan birşey cinsiyet değiştirmek, hiç medyatik olmayan kadınlarında erkek olduklarını okudum ben, bu tıbbi birşey östrojen veya testosteron hormonlarından birinin daha ağır basmasıyla ilgili.


Ülkemizde ameliyat tuhaf karşılanıyor belki ama sırf dışlanmamak adına ameliyat olmadan kadınken erkek, erkekken kadın gibi yaşayan ünlü veya ünsüz çok insan var, kimi tercihleri yüzünden dışlanmak korkusuyla yurtdışında yaşamak zorunda hissediyor kendini.

Ben yargılamıyorum kimseyi, herkesin kendi tercihidir, çünkü gerçekten kolay bir karar değil, bir anlık hisle bütün hayatınızı değiştirebilir misiniz? Ameliyat olanlarında anlık hislerle ameliyat olduklarını düşünmüyorum, cinsiyet değiştirmek istiyorum diyenleri tedavi eden, süreçlerini takip eden doktorlarında anlık hisleri kabul ettiğini sanmıyorum, ayrıca ameliyat oldu diye niye bu kadar tepki gösterildi, tehdit edilmesi, ülkeyi terketmek zorunda kalabileceğini açıklaması, bir insan kendi bedeni hakkında verdiği karar yüzünden bunca zulmü hak etmiyor, oysa bir sürü insan var ameliyat olmadan erkek gibi, kadın gibi yaşayan.

Onları kabul eden ünlüler dünyasının, Rüzgar'ı dışlaması, medyada bu kadar tartışması bana anlamsız geliyor, radikal bir karar aldı evet ama kendinden başka kimseyi ilgilendirmeyen, üstelik kimseye zararı olmayan bir karar aldı.

Bunu bir erkekte yapsa tepkim aynı olurdu, ki Dünya genelinde erkeklerin ameliyat oranın daha fazla olduğunu düşünüyorum...,


Yarın öbür gün çocuğunuz karşınıza böyle bir istekle çıkarsa yine aynı şeyleri söyleyebilecekmisiniz? merak ediyorum doğrusu.

Efser
27-02-2013, 06:32
,


Yarın öbür gün çocuğunuz karşınıza böyle bir istekle çıkarsa yine aynı şeyleri söyleyebilecekmisiniz? merak ediyorum doğrusu.

Bence yaşamamış bir insam bu soruyu yanıtlayamaz :50:

deniz_güneş
27-02-2013, 06:39
Bir erkek kadın olmayı tercih etseydi,toplumun çoğunluğu topa tutardı kesinlikle..öyle de yapılıyor..

Bu insanlar toplumda yer edinemedikleri için, dışlandıkları için, sapıklıkla suçlandıkları için, alay konusu oldukları için, iş bulamadıkları için genellikle mecburiyetten başka alanlara yöneliyorlar..

Ama bir kadın erkek olmayı seçtiğinde, görüyorum ki saygı duyuluyor nedense..

Belki de bunun cevabı: bir kadına erkek olmak yakıştırılabilir sınırlar içerisinde bir durum olduğundan ama toplum kuralları gereği, bir erkeğe kadınlık asla yakıştıralamaz olduğundan olabilir...

Her iki durum için de benim görüşüm, her koyun kendi bacağından asılır..Asla kınamadım kınamam da..
Sadece kendi içimde ..nasıl bir mecbur hissetme durumudur?..diye anlamaya çalışırım ama anlayamam doğal olarak..

Hayat sizin, yaşadığınız toplumda bazı şeyleri göze alabiliyorsanız ve bu ruha göre beden değişimine kendinizi hazır hissediyorsanız size kimse engel olamaz..

DatluCadu
27-02-2013, 06:58
kendiisi ile ilgili daha önce açılmış konuyada yazmıştım. kolay yolu seçmiş. bir kadın olup , göğüs germesei gerekti. hepimizin içinde hem cisnlerimizden farklı duygularımız vardır. bende küçükken futbol oynamayı, bilye atmayı, ağaca tırmanmayı vs. erkeksi şeyleri severdim. şimdi bile erkeklere has şeylerden hoşlandığım olur ama bu tutup erkek olayım mansına gelmez bu özellikler bende güzel. ayrıcalık yaratıyor. erkeklerde zaten bu duygular mevcut neden onlar gibi olap sıradanlaşıyım ki. günah boyutu kendisini alakadar eder. allah ile kulu arasında . bizim kadar kendiside bilyordur işin o kısmını ki vebaline katlanıp yaptırmıştır.

naneli_limon
27-02-2013, 07:08
Bazı yorumları görünce gece gece sinirim zıpladı!

Ne demek çocuklarımız görüp de özenirse?Arkadaşım bu insan keyfinden özendiğinden gidip cinsiyetini değiştirmedi.Sen ben kadınız,kadın vücuduna sahibiz,bir kadın gibi davranmaktan hoşlanıyoruz ama o bir kadın bedenine hapsolmuş erkek bir ruhtu.Kimse sırf özendiği için cinsiyet değiştirmez,öncelikle psikolojik ve bedensel bir sürü testten geçiriyorlar insanı,heyet kararıyla onaylanan bir şey bu ameliyat ve bir sene filan sürüyor karar aşaması.

Düşünsenize bir sabah uyanıyorsunuz ve bir erkek bedeni içindesiniz,kişiliğiniz,ruhunuzsa kadın.Neler hissederdiniz?Neden empati yapmaktan bu kadar yoksunsunuz?

Sonra olayı dinsel açıdan eleştirenler,onu Allah öyle yaratmış.Onun ruhunu erkeksi bir ruh olarak vermiş,bu insanın kendi haklı sebeplerinden ötürü cinsiyetini değiştirmesi mi günah?Yıllarca ait olmadığı bir bedende cehennemi mi yaşasaydı?

Bu bir tercih meselesi değil o ve onun gibi insanlar için.Doğuştan gelen bir sağlık sorunu.Allah korusunda ileride kendi çocuğunuzun başına aynı şey gelse onu destekleyip,olması gereken bedene mi kavuştururdunuz,yoksa her gün ızdırap içinde bedeninde hapsoluşunu mu izlerdiniz?

Tabikide olaya din açısından bakacaz. Şu 3 günlük dünyaya sefa çekmeye gelmedik. Rabbimin Kuranda açıkça ifadeleri var. Yaradılışı değiştirmenin çok büyük günah olduğuna dair. Bu sadece kişi açısından değil. Yediğimiz yiyeceklerin özünü değiştirmek te büyük günah. Allah onu öyle yarattıysa bile sabredip o duruma alışmak yerine ahiret hayatını tehlikeye soktu. Bizleri de sıkıntıya soktu. Hangi birimiz onun bu haberine mutlu olduk?? Çocuklarımıza da KÖTÜ ÖRNEK oluyor. Belki hafifçe karşı cinse eğilimli olan çocuk varsa bu haberi görerek dahada cesaret toplayıp nasılsa cinsiyet değiştirilebiliniyormuş hoppp hemen erkek ol, kadın ol. Ne demek ya? biz hangi ülkede yaşıyoruz?Türk halkının midesi bu kadar geniş mi? Özgürdür istediğini yapsın. Oldu .. Bu kadar serbestlik her türlü ahlaksızlığın yayılmasına sebep olur. Ve atalarımız bunları görseydi kemikleri sızlardı

kadesa
27-02-2013, 07:13
cinsiyet değiştirmek öyle pat diye karar verilip hemen uygulanan bir süreç değil..bu oyuncu da iki yıl gibi bir tedivi süreci görmüş.doktorların raporlarından sonra onay verilmiş bu değişikliğe.demek ki gerçekten öyle olması gerekiyormuş..

bence nil'in zaten medyatik olma gibi bir derdi yok..bu olayı ortaya çıkaran da erol köse denilen garip bir adam..nil yani rüzgar zaten yurt dışına yerleşmeyi düşündüğünü söylemiş.yani kimse medyanın önünde olacak çocuklarımız kötü etkilenecek diye korkmasın..

ayrıca buna varana kadar çocuklarımızın gerçek anlamda kötü etkileneceği bir sürü şey var medyada.hergün gözümüze sokulan gençlik dizileri mesela.o yüzden bu olayın toplum ahlakını bozacağından yana endişem yok benim..

hastane de staj yaparken böyle bir kişi gelmişti..öyküsünü ben almıştım..dediği şuydu;araf da gibiyim..ne o tarafa geçebiliyorum ne bu tarafa..sanki ateşli bir yolda yürüyorum..böyle anlatmıştı durumunu..çok vahim aslında..

yani eminim cinsiyet değiştiren kişiler de bunu bayılarak yapmıyordur.

BenKader
27-02-2013, 07:30
Neden bilmiyorum ama ben daha şokunu atlatamadım

lakeoftears
27-02-2013, 07:33
rahat bırakın şu insanı ya ,insanların hayatları bizim eğlencemiz olmamalı.Bu anket de ne? Ben de bir anlık gafletle oy verdim ama ne kadar saçma yani.Ayıp denen bir şey var.

gofretto
27-02-2013, 07:35
Akşam kafamı yastığa koyduğumda benimde aklıma ansızın geldi. Belkide bu kadar güzel bıcır bıcır sempatik bir kızın bu kararı vermesini ekran başındakiler olarak hazmedemedik galiba.
Ciddi bir durum söz konusu olmasa eminim tercihi bu yönde olmazdı. Ameliyat acıları masraflarıda katlanır şeyler olmasa gerek.

Erkek tipli bi görüntüsü olsa kabullenmek daha kolay olurdu sanki. İnşallah bundan sonraki hayatında ruhu ve bedeniyle barışık olur.

piyonist
27-02-2013, 07:39
"bir erkek kadın olduğunda tepkiniz bu olmazdı, kadın erkek olduğunda normal karşılıyorsunuz" diyenleri anlamıyorum. ne bir erkek, nede bir kadın cinsiyet değiştirdiğinde böyle bir ayrım yapmıyorum. kimseyi yargılamıyorum, yadırgamıyorum. herkesin kendi tercihi diyerek yoluma devam ediyorumben nil olarak daha çok beğeniyordum der, sözümü söyler kenara çekilirim. konuyu tartışmam.
heleki kızmı erkek oldu, erkekmi kız oldu ona göre yorum yapayım fikri zerrece aklımın ucundan geçmez, geçenlerede bravo bu artniyetli düşünceleri için. neye istinaden bunu farklı görüyorlar anlamıyorum..:ssz::ssz:

BenKader
27-02-2013, 07:39
İş işten geçmiş, 26'sına kadar erkek ruhuyla yaşamış biri için artık çok geç. Yapabileceği doğru kararlardan biri cinsiyet değiştirmek. Bunalıma girip intihar etmesinden iyidir. Ama annesi kızının lise sona geldiğinde hala regl olmadığının farkında olup, doktora götürüp hormon tedavisi alsaydı bugün bu durumda olmayabilirdi. Veya daha küçükken kızındaki değişiklikleri farketmeliydi. Bu, doğurmakla işin bitmediğinin büyük bir göstergesi. Bu yüzden aileler çocukları hakkında farkında olmalı. Ama dediğim gibi 26 yaşında bir insan için olay çok geç. Bir film izlemiştim ve çok sevmiştim. Ma vie en rose. Burada olay tam tersi, ama aile sonunda çocuklarına destek oluyor. Bu hoşuma gitmişti. Ama çocuk daha çok küçük. Düşünüyorum da bu filmdeki senaryodan da soğudum. Çocuk küçükse bedenini ruhuna oturtmak yerine ruhunu ya da hormonlarını bedenine uydurabilirsin. Ama bu Nil için tabii ki çok geç. Mutlu olsun.

Buna katılmıyorum
Değişkenlik gösteren bir durum bu, kimisi ortaokulda olur kimisi lise sonda
Bende lise 2 de olmuştum örneğin, her geç adet olan böyle hissetmiyor yani
Bu kadar iddialı cümleler kurabilmek için uzman olmak lazım..

eskiNAR
27-02-2013, 07:42
"Yorum yazmadan önce tüm yazılanları tek tek okudum..Her kültürden, her yöreden, her inanıştan kişiler var KK'da..Oldukça eski bir KK üyesi olarak memnunum bu durmdan..Herkes düşüncesini dilediği gibi yazabilir, yazmalı da..Ancak kimsenin cinsel yönelimine, kimliğine saygısızlık etmeden lütfen..Nil'in yaşadıkları kesinlikle HASTALIK DEĞİL...SAPKINLIK DEĞİL...Doğru bilgilenmemiz ve doğrulara göre yorum yapmamız lazım..Lütfen buna dikkat edelim"

Bu benim akşam KK Facebook Sayfasına yazdığım yorum arkadaşlar...Lütfen araştıralım, bilgilenelim..Şu anda Nil medya önünde olduğu için onu yargılıyoruz kendimizce..A. Arman'a verdiği röportajı okudunuz sanırım..Arman'ın eski yazılarını da tararsanız LİSTAG 'dan söz etti günlerce.Bunu aileleri geç kalmakla, önceden önlem almamakla suçlayan arkadaşlar için yazıyorum..Grubun Facebook sayfası da var..Bir göz atarsanız çok güzel olur.Bu, kabullenmeniz demek değil, ya da okuyunca kabul edeceksiniz demek hiç değil..Sadece onları anlayabilmek adına, doğru bilgilenmek adına yaparsanız güzel olur.

cincikk
27-02-2013, 07:46
Akşam kafamı yastığa koyduğumda benimde aklıma ansızın geldi. Belkide bu kadar güzel bıcır bıcır sempatik bir kızın bu kararı vermesini ekran başındakiler olarak hazmedemedik galiba.
Ciddi bir durum söz konusu olmasa eminim tercihi bu yönde olmazdı. Ameliyat acıları masraflarıda katlanır şeyler olmasa gerek.

Erkek tipli bi görüntüsü olsa kabullenmek daha kolay olurdu sanki. İnşallah bundan sonraki hayatında ruhu ve bedeniyle barışık olur.

bence de. eski hali bir kadın olarak standart üzeri bir güzelliğe sahip olmasaydı insanlar bu derece şaşırmazlardı. bir türkücü vardı adını unuttum onun için de benzer şeyler söyleniyordu erkek gibi hissettiğine dair zaten erkek kıyafetleri giyer hep o yapsaydı bu kadar gündeme gelmezdi bence de çünkü Rüzgar' ın eski hali kadar güzel değildi.

biz saçımızı boyarken bile elli defa düşünüyoruzyakışır mı diye Rüzgar o güzellikten vazgeçmiş bu da insanları hayret ettiriyor bence

gofretto
27-02-2013, 07:48
Şunu anlıyoruz ki ailelerin bilinçli olması gerekiyor, sadece çocuk doğurmak ona iyi eğitim aldırmak imkanlar sağlamakla olmuyor.
Çocuğun psikolojisini de takip etmek, ruhu bedeniyle örtüşüyormu bunlarıda gözlemlemek lazımmış.

Erken teşhisle önlenebilirdi belkide bilemeyiz.

EYluL_BAsaK
27-02-2013, 07:50
bir kaç gündür bununla ilgili haberleri okuyup çevremdeki ve buradaki yorumlara bakıyorum.her düşünce mevcut pek tabi..

ben O' nun adına çok sevindim.Çünkü 26 yıllık hayatında yeniden doğduğunu ifade etmiş.Öyle bir toplumdayız ki bırakın
CİNSİYET değiştirmeyi kısa boylu biraz topuklu giyince laf edilir , uzun boylu çok uzun bulunur, zayıf sıskadır, kilolu balık etli değil balinadır,
gözlüklü dörtgözlüdür, dişleri tel olan yamuk dişlidir....bu böyle uzar gider.yani her kesimden insan eleştiriye ve ağır yargılara açık maalesef.

farkında olmadan sürekli bir şeyleri eleştirir haldeyiz.eğitim düzeyi söz de artıyor..:ssz:

kadın halini ben de beğenirdim.Allah ım o ne güzellik....ama ne demiş :" beni bu yüzden karşılıksız seviyorlardı hep."
ve bir ailesi var unutmayalım.ailesi de bu konuda o na destek..yargılmayı bırakalım bence de..

İyi ki doğdun Rüzgar.:31:

gofretto
27-02-2013, 07:54
bence de. eski hali bir kadın olarak standart üzeri bir güzelliğe sahip olmasaydı insanlar bu derece şaşırmazlardı. bir türkücü vardı adını unuttum onun için de benzer şeyler söyleniyordu erkek gibi hissettiğine dair zaten erkek kıyafetleri giyer hep o yapsaydı bu kadar gündeme gelmezdi bence de çünkü Rüzgar' ın eski hali kadar güzel değildi.

biz saçımızı boyarken bile elli defa düşünüyoruzyakışır mı diye Rüzgar o güzellikten vazgeçmiş bu da insanları hayret ettiriyor bence

Aynen çok doğru söylediklerin. Evet o türkücü bağlamasını bile erkek gibi çalardı duruşu kıyafetleri ve cinsiyet değiştirse eminim yadırganmazdı.
Ortalamanın üzerinde güzelliğe sahip ve bi o kadar dişi görünen birinin tercihi herkesi şaşırttı, öncesinde gelen sinyalde yoktu.

Kimbilir içinde neler yaşadı çok çok zor bir karardır, ama taktir etmek lazım herkesin harcı değildir bu.
Önemli olan kız erkek olması değil, bundan sonraki hayatında bedeniyle ruhuyla mutlu huzurlu yaşaması.



Dip not: Keşke bu kadar güzel olmasaydın da bizde zaten erkeğe benziyor diyebilseydik arkadaşım.
Yeni hayatında yolun açık olsun Rüzgar.

kadesa
27-02-2013, 07:57
bir kaç gündür bununla ilgili haberleri okuyup çevremdeki ve buradaki yorumlara bakıyorum.her düşünce mevcut pek tabi..

ben O' nun adına çok sevindim.Çünkü 26 yıllık hayatında yeniden doğduğunu ifade etmiş.Öyle bir toplumdayız ki bırakın
CİNSİYET değiştirmeyi kısa boylu biraz topuklu giyince laf edilir , uzun boylu çok uzun bulunur, zayıf sıskadır, kilolu balık etli değil balinadır,
gözlüklü dörtgözlüdür, dişleri tel olan yamuk dişlidir....bu böyle uzar gider.yani her kesimden insan eleştiriye ve ağır yargılara açık maalesef.

farkında olmadan sürekli bir şeyleri eleştirir haldeyiz.eğitim düzeyi söz de artıyor..:ssz:

kadın halini ben de beğenirdim.Allah ım o ne güzellik....ama ne demiş :" beni bu yüzden karşılıksız seviyorlardı hep."
ve bir ailesi var unutmayalım.ailesi de bu konuda o na destek..yargılmayı bırakalım bence de..

İyi ki doğdun Rüzgar.:31:


canım ne güzel ifade etmişsin,bravo..destek olmasak bile yargılamayı,onun adına günah-sevap cetveli kullanmayı bıraksın insanlar en azından..

en çok buna takıldım ben..eğer günahsa bu ancak Allah ile kulu arasındadır asla bir başkasını ilgilendermez..hem dini vurgu yapanar farkındalar mı ki aslında o kişi hakkında gıybette yapmış oluyorlar.


yeni bedenin de mutlu olsun..

badezuzum
27-02-2013, 08:01
düşünüyorum da benim has hormonum:9: östrojeni dışardan aldığımda yangın var diye bağırasım geliyor
onun işi ne kadar zordur... vücudunun kabul etmediği bir hormonun yüklenmesi zor olsa gerek
demek artık son noktadaymış ki bu zorlukları kabul edipdeğiştirmiş herşeyi:31:

EYluL_BAsaK
27-02-2013, 08:03
canım ne güzel ifade etmişsin,bravo..destek olmasak bile yargılamayı,onun adına günah-sevap cetveli kullanmayı bıraksın insanlar en azından..

en çok buna takıldım ben..eğer günahsa bu ancak Allah ile kulu arasındadır asla bir başkasını ilgilendermez..hem dini vurgu yapanar farkındalar mı ki aslında o kişi hakkında gıybette yapmış oluyorlar.


yeni bedenin de mutlu olsun..

aynı düşüncedeki insanları görmek güzel kadesacım.:29: belki okuyordur bu satırları, neden tekrarr tekrar üzülsün ki..:26:

ayrıca sen bir annesin ben de bir anne adayı..başımıza ne geleceğini biliyor muyuz?
bir gün çocuklarımızdan biri bu şekilde bize ifade etse belki ne yapmamız gerektiğini bilmek adına
bir ders de çıkartmalıyız.ben sadece bu durumdan değil her türlü olaydan kendime pay biçiyorum.
hem durup yargılamak ,suçlamak,kabahtli aramak, tüüü kaka demek kime fayda sağlayacak ki?


bir arkadaş demiş ya mune ye ; çocuğun aynı şekilde gelip anlatsa söyler misin böyle yine diye, kimse çocuğu üzülsün istemez.
ve evet bazı durumları kabullenmek de zordur.ama en azından bu gibi durumlara istinaden söyleyebilecek bir iki satır bir şeyimiz
olabilir düşüncesindeyim.

BenKader
27-02-2013, 08:06
Tek etkisinden kurtulamayan ben olmadığıma sevindim

Hep aklıma geliyor nedense

naneli_limon
27-02-2013, 08:08
Bide başka boyuttan bakmak istiyorum olaya. Kızınız bi erkeğe aşık olsa o da Rüzgar olsa ne tepki verirsiniz? Eminim kimse kabul etmek istemez.Burda özgürdür onun seçimidir diyenler bile kızlarının onunla birlikte olmasını istemezler. Her boyuttan bakmak lazm. Bu tarz insanlar çoğalırsa böyle sorunlar ortaya çıkar

kadesa
27-02-2013, 08:09
aynı düşüncedeki insanları görmek güzel kadesacım.:29: belki okuyordur bu satırları, neden tekrarr tekrar üzülsün ki..:26:

ayrıca sen bir annesin ben de bir anne adayı..başımıza ne geleceğini biliyor muyuz?
bir gün çocuklarımızdan biri bu şekilde bize ifade etse belki ne yapmamız gerektiğini bilmek adına
bir ders de çıkartmalıyız.ben sadece bu durumdan değil her türlü olaydan kendime pay biçiyorum.
hem durup yargılamak ,suçlamak,kabahtli aramak, tüüü kaka demek kime fayda sağlayacak ki?


bir arkadaş demiş ya mune ye ; çocuğun aynı şekilde gelip anlatsa söyler misin böyle yine diye, kimse çocuğu üzülsün istemez.
ve evet bazı durumları kabullenmek de zordur.ama en azından bu gibi durumlara istinaden söyleyebilecek bir iki satır bir şeyimiz
olabilir düşüncesindeyim.

çocuklarımdan biri gelip böyle birşey söylese önce şok olurum,ne yapacağımı bilemem..büyük bir travma yaşarım..belki de ruhsal tedavi alırım..bilemiyorum..sonra kendime kızarım nasıl hiç fark etmedim diye..eğer erken fark etseydik belki birşeyler yapabilirdik diye düşünürüm..hatta onunla konuşup vaz geçirmeye çalışırım..tedavi alması gerektiği konusunda ikna etmeye çalışırım..kabullenmem kolay olmaz.


ama o eminse yapacak da birşeyim olmaz..evladım o benim,atamam satamam..elbette yannıda olacağım elbette dışlamayacağım onu..

yine de herkes doğduğu beden de mutlu olsun derim..ama olmuyorsa da asıp kesmem..

piyonist
27-02-2013, 08:14
o olsa öyle demezdiniz, bu böyle olsa öyle demezdiniz, kızınız ona aşık olsa bilmem ne olsa öyle demezdiniz. ya bırakın bu lafları. belkide yine demezdik, kızımız ona aşık olmadıkça sizde bunu bilemezdiniz. kızımızmıydı nil değil, oğlumuzmu değil, kardeşimizmi değil. aferin yeni rüzgar'a iyi yapmış. hakkında hayırlısı olsun. Allah allaahh
:46::46::46:

_Nuray_
27-02-2013, 08:22
Ben saygı duymuyorum böyle birşeye.. Vücudunda hormon bozukluğu yaşayabilir hastalık olabilir. Başka yollarlada iyileşeceğine inanıyorum. Yinede Rabbim kimseye böyle hastalık vermesin. Yanlız ben bu şahsiyete inanmıyorum. Ne hastalığı olduğuna nede başka bişeyine. Tamamen kişisel onun durumu.. Cinsiyetinden sıkılmış değiştirmiş resmen.. Çok saçma.. Ne mantıklı buluyorum nede saygı duyuyorum.. Bu yaşına kadar hiç bir sıkıntı yaşamamış bir problem çımamış kalkmış cinsiyetini değiştirmiş. Eee bir açıklama yapıcak basına tabiki " ben hep kendimi erkek hissediyodum zaten" diycek. Başka bi açıklama yapamazki. Nedeyebilir ki başka? Artık nasıl bir hayatı olur bilmem ama ne anne olabilir nede baba nede bir yuvası.. Allah islah etsin diyorum. Herkes kendi düşüncelerini yazmış bende kendi düşüncemi yazıyorum.. :112::112:

Caddy
27-02-2013, 08:37
Bir dizi ameliyatla erkek olup Rüzgâr Erkoçlar adını alan oyuncu Nil Erkoçlar, sosyal medyada kendisiyle ilgili yapılan açıklamalara Twitter’dan cevap verdi. “Bu benim hayatım”diyen Erkoçlar, “Bazıları cinsiyetçi mesajlar atıyorlar. Bilmiyorlar ki delikanlılık, erkeklik bacak arasında değil. Benim hayatım, benim seçimim, benim cinsel organım. Kimseye laf düşmez” dedi.

Habertürk

ayşe43
27-02-2013, 08:38
ahirette hesabını verecek o ALLAH yardımcımız olsun saptırmasın kimseyi:44:

Caddy
27-02-2013, 08:38
Son olarak geçen yıl TRT 1’in “Yamak Ahmet” dizisinde Anna karakterine hayat veren Nil Erkoçlar’ın cinsiyet değiştirdiğini açıkladıktan sonra muhafazakâr çevrelerden ölüm tehditleri almaya başladığı ortaya çıktı.

Erkoçlar’ın bu nedenle dün uzun süredir beraber olduğu Müge isimli sevgilisiyle oturduğu evi terk edip şehir dışına çıktığı belirtildi. Milliyet'in haberine göre, birkaç hafta gözlerden uzak kalmayı planlayan Erkoçlar için tehditler devam ederse devletten koruma talebinde bulunulacak. Erkoçlar adına çok sayıda sahte twitter ve facebook hesabı da açıldı. Kısa sürede yüzlerce kişinin takip etmeye başladığı onlarca hesapla ilgili yasal işlemlerin başlatıldığı açıklandı.

DİZİ TEKLİFİ ALDI
Bağlı bulunduğu ajansa gelen iş tekliflerini “Ben artık oyunculuk yapmak istemiyorum, çok sıkıldım. Türkiye’den ayrılacağım, yurtdışına yerleşeceğim” diyerek reddettiği öğrenildi. Şimdi erkek kimliğiyle oyunculuğa devam etme kararı alan Erkoçlar, iş teklifleri almaya başladı.

VikingPrincess
27-02-2013, 10:28
Öncelikle bu bir tercih değil.O böyle doğmuş.Bunu değiştirmek için yapılabilecek birşey yok ki bence değişmesine de gerek yok!Herkes nasıl mutlu oluyorsa öyle yaşamalı.Bu sapkınlık veya hastalık değil yaradılış hali.Kendini hiç kadın olarak hissetmemiş ki bir gün "üff çok sıkıldım kadınlıktan" deyip cinsiyetini değiştirsin.Zaten içinde hep erkekmiş.Ailesinin de bu konuda bir suçu yok.Zaten çocukların cinsel kimliği 3 yaş civarı oturmuş oluyor bildiğim kadarıyla.Yani nasıl yetiştirirlerse yetiştirsinler olacağı yine buydu.Evli barklı çoluk çocuk sahibi erkekler yıllar sonra gay olduğunu ilan ediyor ya da cinsiyetini değiştiriyor.Yani yetiştirme tarzı olsa olsa kişilerin içindekileri daha uzun süre saklamasını sağlar ama içinde hissettiklerini değiştiremez.Bu yüzden bunu "düzeltmek" için bir dayatma ya da zorlama hem gereksiz hem de faydasız.Özel hayata saygı yönünden bakınca ben de bir insanın cinsiyet değiştirmesinin bu kadar medyatik bir olay haline gelmesini doğru bulmuyorum.Fakat biz bırakın böyle radikal bir değişikliği,çok daha basit seçimlerin bile tepki aldığı,saygı duyulmadığı bir ülkede yaşıyoruz.O yüzden bir taraftan da bu tarz olayların insanların gözüne gözüne sokulmasını istiyorum ki insanlar alışmayı,saygı duymayı,yadırgamamayı,aşağılamamayı,dışlamamayı öğrensin.Herkesin kendi hayatından sorumlu olduğunu,kimsenin kimseyi yargılamak gibi bir hakkı olmadığını bilsin.

Ausencia
27-02-2013, 10:41
Ankete cevap veremedim zira seçeneklerin hiçbirisinde kafamda bu olayın karşılığını bulamadım.

Cinsiyet değiştirenleri ;

Anlamıyorum...Desem , ne kadar büyük ve beylik konuşmuş olurum . Anlayamam zaten çünkü böyle bir his yaşamadım hiç , böyle bir ihtiyaç hissetmedim ama bilemem Yaradan nasıl yaratmış onu , onun yaşadığı ikilemin karşılığı nedir ?

Her koyun kendi bacağından asılır... Hiç diyemem.O çok üç maymunu oynamak olur benim için.Ayrıca asılan koynunun toplumda bu kadar ses getirdiğini düşünürsem , hiçde sadece ateş düştüğü yeri yakmayacak gibi görünüyor.

Saygı duyarım,kendi tercihidir desem...O da olmaz . Ben saygı duysam ne duymasam ne ? Yapılan yapılmış zaten.Üstelik her kişisel tercihe sadece(!) saygı duyacak kadar erdemli de değilim henüz.

Nil ölmüş , Rüzgar doğmuş . Kim bilir bugüne değin kaç kadın yaşadı bu dönüşümü ? Bu da diğerleri gibi sessiz sedasız gerçekleşseydi keşke. Ama şimdi ne güzel işte , bu durumda olupta cesaret bulamayan kişilere örnek olacak bu hareket demek kadar madalyonun öteki yüzü yok mu ???

Azıcık mahallede erkek fatma diye anılan kızın , benim gibi yaşamının hemen her döneminde kısacık saçlarıyla elleri pantalonun cebinde dolaşan ergen çağdaki çocukların aklına ; acaba bende de mi bu durum var ? sorusu gelmeyecek mi hiç ? Bu akıl karışıklığının kitlelere yayılmasına gerek yok , sadece bizim görüp duymayacağımız bir evde bile yaşansa...ne koyun kendi bacağından asılmış olur ne de tercihlere saygı kalır.

Bu olayın ne normalleştirme sürecinden hoşnutum ne de anormalleştirme çığırtkanlığından.Benim için ikiside aynı zarar , ikiside sukutu bozuyor ,ikiside dillerde dolanıyor ,kulaktan kulağa yayılıyor.

Medyanın diline düşürmek , bakın ben yaptım oldu demek !
İşte burası kocaman bir soru işareti benim için.Yoksa Nil ölmüş , Rüzgar doğmuş...Bana yarın yine aynı sabah.

weiss
27-02-2013, 10:46
Ankete katilmadim cünkü düsümcemi ifade eden bir secenek yoktu.

Ben nil Erkoclarin ropörtajini okudum, orada

"Biz 3 kardesiz, benden büyük bir ablam ve bir kardesim var, ailem benim erkek olmami cok istemis ama kiz dogmusum" diye bir cümle var.
Aslinda bugün bu kizcagazin yasadigi herseyin basi bu cümlede yatiyor.

Hani sürekli bilinc alti, bilinc altini etkilemek diyoruzya.
Iste bu kizcagizin bilinc altindada " erkek olmasi istenen ama kiz dogan bir cocuk, anne babayi hayal kirikligina ugratmis olma düsüncesi, eger erkek olsaydi daha cok sevilecegi düsüncesi" var.

Anne babalar cok dikkat etmeliler. Onlar icin gayet normal yada önemsiz gibi görünen seyler cocuklarinin dünyasini sekillendiriyor.


Artik tam manasi ile ne erkek nede kadin olabilecek.
Haydar Dümen nin bu konudaki su cümlesi aslinda cok seyi anlatiyor " kizim ne yaptin sen, cinsel hayatin bitti, ben bu ameliyati geciren bircok kisi ile görüsüyorum, tekrar kadin olmak istiyorlar, cok pismanlar ama geri dönüsü yok ki"
Eminim ki bircok kontrol ve tedavi edilme sürecinden gecmistir.
Keske daha cok kücükken bunun önüne gecilmeye calisilsaydi.

Ayrica ben bu tür tercih yada olaylarin gizli tutulmasi cok dillendirilmemesi taraftariyim.
Rol model olusturabilecek sekilde sergilenmesi taraftari degilim.
Sürekli dillendirmenin Nil Erkoclarada büyük zarari olur aslinda.
Belki kendisi bilinmesini duyulmasini istiyordur ama insanlar acimasizdir.
Artik kiminle en ufak sorunu olsa onu bu olayla vuracaklardir.
Insanlar cok acimasizdir.

pepeti
27-02-2013, 10:55
ben bu olayı duyunca eşimle nasıl oluyor diye konustuk ama bilemedik. arastırdım int sağolsun. erkekten kadına dönmek daha bünye kabul ediyormus ama kadınken erkek olmak daha zor.

çünkü rahim yumurtalıklar alınıyor sonra orası dikiliyormus ve idrar deliğinin olduğu yere bağırsaktan böle deri meri yapıp penis yapılıyormus. tabi hiç bir zaman eskisi gibi zevk olmuyormus ve sertlesmedği için iliskide olmuyomus.

erkekler kadın olurkende penis kesilip yapay vagina ve alta bir delik açılıyormus ..


Allah muhafaza kimseye vermesin

benim anlamadığım neden ameliyat olurlar sonuçta sihirli değnek değil hoop erkek oldun tüm herseyi kaybediyorsun. öle yapcana erkek gibi ol açıp orana bakılacak değilya . bu da saçma ama eziyet acı insan durduk yere doğurganlığından herseyinden oluyor ve mutsuz bir hayat

MASLOW
27-02-2013, 11:00
yani,elbette yaradılışta farklılıklar olabilir,bunu anlayabiliyorum ama saçları dışında gayet de makyajlı,yerine göre dekolte bi kızdı...bence reklam kokan hareketler bunlar :30:

Gareng
27-02-2013, 11:07
Saygı duyuyorum tabi ama aynı zaman da anlayamıyorum da. Zaten anlayabilseydim şu an benim için de tehlike çanları çalıyor olurdu. :9: Neyse ki kadın olmayı seviyorum, tamam bazen ben de ayakta işeyebiliyor olmayı istiyorum ama hepsi bu. :9:

weiss
27-02-2013, 11:25
Ankete cevap veremedim zira seçeneklerin hiçbirisinde kafamda bu olayın karşılığını bulamadım.

.


Ankete katilmadim cünkü düsümcemi ifade eden bir secenek yoktu.

.

Ayni anda yazmisiz:)
Demek ki bazi olaylar, kalip cümlelerle ifade edilemiyor.

chloen
27-02-2013, 11:26
Bu kız, melekler korusun'da oynayan kız mıydı?

Tabi ki kendimi yerine koyup o şekilde düşünemiyorum, tamamen bir empati yapamıyorum, ama saygı duyuyorum.

Bu ameliyatından daha çok saygı duyduğum bir şey varsa, bunu türkiyede açık yüreklilikle yapmasıdır. Büyük cesaret örneği. Televizyonda şarap kadehlerinin sansürlendiği, seks kelimesinin biplendiği bir ülkede yaşıyoruz sonuçta.. O kadar takdir ettim ki 'benim bedenim, benim kararım, benim cinsel organım' lafını.. Bütün dar görüşlülere kapak olsun dermişcesine yeni haliyle resimlerini vermiş medyaya.. Asıl buna saygı duyulması lazım.

chloen
27-02-2013, 11:36
Annesi ile röportaj

Rzgr lm tehdidi filan almad! - Aye ARMAN - Hrriyet (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22693616.asp)

canndann
27-02-2013, 11:38
Merhaba

Aslında bugüne kadar, zaten konuyla ilgili görüşlerime eşdeğer yorumlar yazılmış olan bir çok konuda -sadece okuyucu kalmayı- tercih etmeme rağmen, bu defa yine de yazmak istedim, ben de...

Çünkü, çok fazla açıdan çok önemli konulara götürdü beni bazı durumlar...


Konu başlığı altındaki "son soruya" cevap vererek devam edeyim...

"Kendi adına böyle bir değişiklik hakkını tercih eden veya kullanan kişi" erkek de olsa, kadın da olsa; durumla ilgili görüşüm, düşüncelerim, yaklaşımım ve yorumum değişmez, aynı şekilde olur...


Belki doğru bir tespit olmayabilir ama böylesi bir değişimle ilgili (çok fazla olmayan) hoşgörme oranının ise, kendi içinde ;

"Erkek bedeninden değişime uğrayanlara karşı daha az, kadın bedeninden değişime uğrayanlara karşı ise biraz daha fazla olduğu" gibi, göze çarpan bir başka sonuç daha var sanki ortada, ülke genelindeki tabloya bakıldığında...

Bunun sebebi de (arka planda) sanırım yine şu "insan olması" bakışından ziyade, kadın veya erkek olması bakışıyla alakalı pek çok konunun devamı gibi düşündürüyor insanı...

Tek fark, bu defa "namus" meselesinde, belki de -sadece bir tek bu konuda- erkekler kılıçlarını sadece kadına değil, erkeğe karşı da çekiyorlar... Tabiri caiz ise; "Erkekliğe halal getirilmiş olması" devreye giriyor herhalde...

Hal böyle olunca da, aynen Rüzgar'ın şu an -maruz kaldığı haberlerini aldığımız sonuçlar- bunu yapan kişi erkek olduğunda, çok daha hararetli ve çok daha korkunç çok daha aşağılayıcı boyutlara da ulaşabiliyor doğal olarak...

Ayrıca, bu konuyla alakalı basında, nette veya sosyal paylaşım sitelerinde ulaştığımız ya da gördüğümüz haber veya yorumların ne kadarının? doğru veya yanlış olduğu hususunu da unutmamak lazım. Çünkü, bir konu gündeme düştüğünde, zaman zaman her konuda, bir ertesi gün, daha ertesi gün, bir öncekileri silip süpürecek başkaca bir dolu yeni yeni şeyleri, kimi zaman bazıları hakkında yalanlamaları, çoğu zaman memleket meselesi mevzularda dahi, öyle çok görüyoruz ki ! Belki çirkin bir söylem olacak farkındayım ama "Malzeme" denen şeyi bulmuşken, sanırım herkes kendi çapında bunu kendine göre bir şekilde olabildiğince malzeme de edecektir mutlaka...


Böyle bir cinsel değişim tercihini "kabul edilemez" bulan herkesi saygıyla karşılayabilirim. Ama "yanlış" denilmesine aynı saygıyı gösteremiyorum.

Çünkü;

Neye göre yanlış? Kime göre yanlış?

Bunun doğru ölçümünü yapabilecek bir "ölçüm cihazı" bir "ölçüm metodu" bir "tartı" var mı ki?

Eğer böyle bir şey olabilseydi ve buradan "yanlıştır" ibaresine ulaşılabilseydi, yanlışlığı bu şekilde teyit ve tescil edilebiliyor olsaydı, o zaman herkes bu görüşe katılır, kabul edebilirdi -ki doğrusu da bu olurdu...

Maalesef böyle bir şey yok... Aynen hepimizin "normal - anormal" sınıflandırmalarımızın da "ne kadar ve hangi ölçüde doğru olduğunu ölçebilen" bir cihaz ve ölçü olmadığı gibi...


Konunun tıbbi, cerrahi veya psikolojik boyutuyla değerlendirilmesini ise (olumsuzluk içeren sonuçlara varılması, ısrarla hala bu kişinin aslında sadece bedenindeki görülenden ibaret olduğu ve kadın olduğu varsayımından hareketle, gerekli terapi, tedavi veya desteğin doğru yapılması durumunda bu yolu seçmekten alıkonulabileceği ve doğrusunun da böyle olacağı görüşlerinin savunulmasını) yersiz ve faydasız buluyorum.

Çünkü; bu tespitleri yapabilecek bir otorite veya bu konularda yeterli olabilecek, eğitimi, unvanı araştırmaları her açıdan bu hususlarda yeterli olabilecek kişiler dışındaki kimselerin bu yöndeki tespitleri, taktir edersiniz ki tamamen afaki sonuçlar olacaktır. Kaldı ki; Sonuçta böyle bir süreçte her bakımdan ele alınan olaylar ve yapılan şeyler "Yarım yaprak kağıt havluyu alıp kopartmak "gibi kolaycacık ve basit şeyler de değil zaten...


Yine aynı şekilde, dini açıdan değerlendirilmesini de uygun bulmuyorum, açıkça söylemek gerekirse.

Hele ki, ahiretimizle ilgili olarak daha kendi konum ve durumumuzu bilebilme, değerlendirebilme bu konuda taktir kılabilme gibi bir yeteneğimiz ve hakkımız dahi elimizde değilken,
her kim olursa olsun "bir başkasının ahiretinin akibeti hakkında bir sonuca varmak" için, zaten hiç birimizde bir hak olmadığı gibi, böyle bir işe kalkışmanın da yersiz, gereksiz, yanlış ve haddimizi aşmak olduğunu - olacağını anlamak da zor olmasa gerek...

Kaldı ki, bu açıdan bir takım değerlendirme ve sonuçlar üzerinden yorumlar yapmak, hiçbirimize bir şey kazandırmayacağı gibi, ayrıca çok şeyler kaybettirecek veya insanların birbirini incitmesinden, sevgi ve saygının yitirildiği gereksiz ve anlamsız polemiklere sürüklenmekten başka hiç bir işe de yaramayacaktır. Biri de çıkıp; (Allah bu kızı zaten erkek olarak yaratmış ki bu duyguları taşıyor, hem hiç ellerinin kemik yapısına, gırtlak yapısına ve ayak yapısına niye dikkat etmiyorsunuz ki? Geriye sadece ilk bakışta kadın olarak yaratılmış olduğunu görebildiğiniz ve düşündüğünüz kısmı kalıyor! ki bu da tartışılır) diyecek olsa, bu defa da karşılıklı olarak Allah'ın hangi şekilde yarattığının hesap ve muhasebesine mi girişeceğiz ???

Hepimiz anne - babayız veya anne baba adaylarıyız. Eğer tercihlerini bu yönde kullanmamış veya ileride bu yönde kullanmama kararı vermiş olanlar ve kullanmayacak olanlar varsa da (ki bu tür kararlar da kişilerin sadece kendi özelidir) onların da çocukları değil ise de mutlaka ya kardeşleri, ya kuzenleri ya da daha pek çok ikinci-üçüncü derece yakınları ve sevdiklerinin çocukları mutlaka vardır en yakınlarında, hatta çok sevdikleri...

Öncelikle, Allah yardımcısı olsun ve umarım hayatının bundan sonrasında, bu kararıyla ilgili en ufacık bir tereddüt ve pişmanlık yaşamadan, çok çok mutlu olsun inşallah...


Bu gencin yaşadıkları, kararı ve şu andaki hali, bana sadece aşağıdakileri düşündürdü...


Pek çok insan gibi "Allah korusun dedim" çünkü, hem o genç için, hem de ailesi için ne kadar zor bir durum olduğunu zaten anlayabiliyoruz hepimiz...

Ayrıca, bir çocuğu veya genci sevmek, onun durumunu düşünmek için, illa ki kendi çocuğumuz mu olması gerekiyor? Bir başka çocuk da, yine içimizden birilerinin çocuğu değil mi sonuçta?

Benim çocuğumda aynı durum olsaydı ne yapardım acaba? sorusunu sordum kendime. Ama, böyle bir şeyi olasılık dışında tutarak, görmezden gelerek, düşünmek bile istemeyerek, bundan uzaklaşma yoluna gitmedim...

Çünkü diğer bir çok hususta olduğu gibi, bu konuda da böyle bir garantim olmadığı gerçeğini düşünmek ve görmek zorundayım...

Yastık altı etmenin, sadece kendimi kandırmaktan öteye gitmeyeceğini kabul ederek, milyarda bir ihtimal dahi olsa; bu ihtimal üzerinden "çocuğumu en az tahribatla" nasıl bir çok üzüntüden kurtarabilirim? in, Çocuklarımız ve gençlerimiz için bu anlamda neler yapabiliriz? in, cevaplarını aramanın ve bulmanın daha doğru bir şey olduğunu düşünerek, buna yöneldim hemen...

Belki biraz uzun oluyor ama söz konusu olan gözümüzden bile sakındığımız yavrularımız, herşeyimiz, geleceğimiz çocuklarımız ve gençlerimiz olunca, belki küçücük de olsa bir farklı bakışa daha sebep olabilirmiyim? düşüncesiyle, kendi kendime düşündüklerimi sizlerle de paylaşmaya devam etmeyi uygun buluyorum...

Bakın Rüzgar"ın röportajı beni nerelere götürdü...

Çok küçük henüz 6 yaşlarımdayken, siyah beyaz televizyonlarda bir amca dinlemiştim. Adı Atalay YÖRÜKOĞLU ydu.

Galiba haftada bir gün oluyordu (onu tam olarak hatırlayamıyorum) söylediklerini çok büyük bir ilgiyle, dikkatle dinlemeye çalışır ve yerine getirilmesi gereken şeyler olarak algılardım ve çok severdim bu insanı. Bende yer eden ve O'nunla tanıştığım ilk konuşmasında;

"Beş - altı yaşlarında bir çocuğun, kendi yatağını yapması gerektiğini, gerekirse sonradan o görmeden düzeltmelerini ama çocuklarına bu alışkanlığı ve sorumluluğu mutlaka vermeleri gerektiğini" söylüyordu annelere. Ama bunu duymuş olmak bana ne yapmam gerektiğini göstermek için ve yerine getirmek için fazlasıyla yeterli olmuştu, daha başka değindiği her konuda hemen kendi hayatımda uygulamaya geçiriyordum. Kendimce büyük başarılar elde ediyor, doğru doğru şeyler yapıyordum böylece... :)

Eski yıllarda, son onbeş yirmi yıldır hızla artan kişisel gelişim odaklı veya aynı şekilde pedagoji bakımından öyle rehber olacak, kolay formül ve önerilerle dolu yayın neredeyse yok denecek gibiydi.

Var olanlar ise, eğitim amaçlı kitaplardı. Aklım erir - ermez yaşlardan itibaren, ta ki Doğan Cüceloğlu ve Haluk Yavuzer'in bu yöndeki kitaplarının ve diğerlerinin yaygınlaşmasına kadar, harçlıklarımdan biriktirerek yıllarca (bir çok kısmını aslında anlayamadığım) neredeyse bütün kitaplarını okumuşumdur Atalay YÖRÜKOĞLU'nun...

Gün geldi, ben de anne oldum... Çocuğuma; sen dili - ben dili, empati, etkili ve olumlu iletişim, cinsel kimliğine uygun hareket davranış ve kılık kıyafetlerin önemi, her ne olursa olsun tarafımızdan her zaman için çok seviliyor ve sevilecek olduğunu asla unutmaması vb. daha bir çok hususta, öğrendiklerim ve gücümün yettiğince doğru davranışlar sergilemeye, ona bunları olabildiğince hissettirmeye çalıştım...

Bunlara rağmen; bu genç insanın röportajından sonra, büyük bir hayretle aslında daha önce hiç düşünemediğim (belki şu anda da sadece tahmini) bir sonuca ulaştım...

Allah herkesin evladını bağışlasın, çocuğumuz gürbüz diye tanımlanan bir fiziksel özelliğe sahipti. Sanrasında ve halen de iri - yarı diye tarif ettiğimiz şekilde devam etti bu durum.

Hal böyle olunca, daha ilk adım ayakkabıları da dahil olmak üzere bulunduğu ayın, çok çok ilerisinde bir ayakkabı numarası kullanabiliyordum. Yaşı ilerledikçe (ayaklar aynı şekilde oldukça etli de olunca) doğal olarak burun kısmı çok daha geniş, olabildiğince yuvarlak olan modelleri seçiyordum, ayak sağlığı ve rahat edebilmesi için.

Özellikle ana okulunda 6 yaş içindeyken ve sonrasında birinci - ikinci sınıfa giderken; Bu anlamda en uygun bulduğum modeller diye, deri ve daha da rahat etmesi açısından nubuk olmak üzere genellikle sürekli Tımberland aldığımı çok iyi hatırlıyorum şimdi.

Ve çocuk, ana okulunda bu konuda mızıklanmaya başlamıştı zaten ve birinci - ikinci sınıftayken, iyiden iyiye sadece spor ayakkabılarını giymek istiyordu okula giderken...

İzin verildiği ölçüde, koyu renk spor ayakkabılar almak suretiyle, arada onları giymesine müsaade ederek atlatmaya çalışmıştım bu süreci...

Ayakkabı almaya gittiğimizde ise; (hoş olmayacak biliyorum ama tanımlamak adına kullanmakta bir sakınca yoktur sanırım) hani klasik kullandığımız bir deyim vardır ya, maganda gibi falan deriz, işte çocuk sürekli o tip ayakkabılara, kovboy modellerine yönleniyordu sadece, yani resmen baba ayakkabıları modelleri... Ayakları da epey büyük olunca, otuzsekiz numaraları hafiften büyük gelse de, ısrarla onları almak istiyordu.

Ha , diyeceksiniz ki bunda ne var? Kız çocukların annelerinin rujları, topuklu pabuçlarına olan durum gibi, erkek çocukların da baba ve büyüklerin ayakkabılarına özenmesi normaldir, hatta olması gerekir...

Evet, katılıyorum... Ama, şu anda geriye dönük irdelediğimde, o zaman değerlendiremediğim ayrıntılar, kocaman kocaman geliveriyor gözümün önüne...

Çocuk, daha ikinci sınıfta okul harçlıklarıyla (bugünkü ederi on-onbeş lira gibi) bir çift ayakkabı almıştı, mahallemizdeki ayakkabıcıdan. Tam istediği gibi... Ve inanın hiçbirinizin o yaştaki çocuğunuza asla onu giydirmeyeceğinizi garanti edebilirim... :) inanın o derece ...

(Daha sonra da, bu durum devam etti. Birlikte aldıklarımızda tam olarak kullanamadığı tercihini, sanırım bu şekilde gideriyor olabilir miydi acaba? sorusunu ise şu anda düşünebiliyorum ancak)

Yine, düşünüyorum da şimdi; Çocuk o dönemlerde ve sonrasında epey daha büyüyüp aklı iyice erinceye kadar; asla ve asla pikniğe dahi, eşofman altı giyerek gitmemiştir. Mutlaka ve mutlaka kot ya da keten pantolon giyerdi... Ne yapsak, ne desek, ne anlatsak da, yanındaki erişkinlerin bile tümünün eşofmanla gittikleri tüm ortamlara dahi, O'nu asla alt eşofmanla götürememiştik...

Acaba diyorum;

Her ne kadar kadın ve erkek tarzları arasında fark olsa da; Tımberland ayakkabı modelleri, nihayetinde genel görünüm ve modeli bakımından uniseks sonuçta..

O yaştaki bir çocuk, bu ayırımı idrak edebilmek yerine, benzerlerinin kız arkadaşlarında da olması nedeniyle, belki de bu denli bir reddediş içerisine girmiş olabilir mi? diye düşündürdü tüm bu hatırladıklarım beni şu anda...

Yani; aslında kendinle özdeşleştiremediği, kendinle bütünleştiremediği bir şeylere sadece mecburen katlanmaktı belki de O'nun için, benim tercih ettiğim o ayakkabıları giydiği tüm zamanlar...

Belki de onun içindi, (diğer çocuklarda olabilen halinden çok daha abartılı bir şekilde) kocaman adam ayakkabılarını sürekli ve o kadar çok ısrarla tercihi, belki de eşofman bile bundan kaynaklı olarak o denli rahatsız ediyordu, olabildiğince kendi gibi olduğunu hissettiği şeylere normalden çok daha fazla duyarlı olması... belki de ben hiç farkında olamamışım, çocuk ısrarla o ayakkabıları bu denli reddederken, böyle bir olasılığı hiç düşünememişim bile... Çünkü bence zaten onlar erkek ayakkabısıydı... Peki ya O'nun için öyle miydi acaba?

İşte bunun cevabını bilemiyorum. Gece buradaki yorumları okuduğum ve konu beni buralara götürdüğü andan itibaren, kesintisiz olarak merak etmiyor değilim aslında bu sorunun cevabını.

Şimdi soruyorum kendime ve sizlere?

Evet, "eğer kendi hissettiği farklı bir cinsiyeti olsaydı" (geçici olarak veya Rüzgar'ın yaşadığı şekilde, hiç fark etmez) kendi kabul edildiği ve başkalarınca olması gerektiğini düşündüğü şeklinden farklı bir eğilimi olsaydı eğer; çocuk o zaman da (kendini içinde daha iyi ve mutlu hissettiği tercihlerinde) ayakkabı ve pantolon örneğindekiyle aynı derecede ısrarcı olabilir miydi acaba?

Bence; kesinlikle Hayır ! Mümkün değil olamazdı...

Bir erişkinin dahi (bırakın bu kadar farklı karşılanacağı ve reddedileceği bir hususu) kendi günlük yaşantısını, kendi görüşlerini, kendi sosyal hayatını, kendi özelini bile gün gelip içinde yaşadığı bir takım toplumsal kriterlere göre düzenlemek durumunda kaldığı gerçeğinden yola çıkarsak, ruhları bu kadar hassas dönemlerindeyken bir çocuğun veya bir gencin bunu ortaya koymasını beklemek, sanırım sadece ütopik bir düşünceden ileri gidemez...

Ve anladım ki; (ne kadar bilinçli olmaya çalışsam, ne kadar bu konuda dikkatli ve gerektiği gibi davranmaya çalışmış olsam da) çocuğun kendi bulunduğu bedensel ve ruhsal cinsiyetini sergilerken dahi onu belki de olması gerektiği gibi anlayamamışsam, farklı şekilde olsaydı demek ki hiç anlayamayacak, belki de hiç destekleyemeyecek ve bu durumuyla ilgili yaşayacağı o korkunç yanardağ lavlarının altında, o korkunç fırtınalarla sürüklenmesinde, onca acılar çekmesinde "gözümden sakındığım, canımı verebileceğim" sevgili yavruma, hiç bir faydam olamayacağı gibi, bunlara ortaklık bile edemeyebilecekmişim belki de..

Ne kadar acı değil mi böyle birşey? Gerek bir anne için, gerek bir baba için, gerekse herkes için ...

Çocuğu, sürekli ve daima doğru eğilimlere yönlendirmeye çalışırken; aslında doğru mu yapıyoruz?

Yoksa, belki de çok daha erken farkedebileceğimiz bir takım gerçeklerin çok daha geç farkedilmesine de sebep olabilir mi aynı zamanda acaba, bu durum?

Bakın sadece bu bile, ne kadar düşündürücü öyle değil mi? Buradaki en doğru dozu nasıl ayarlayabiliriz?

Hani bir yandan, çok önemli olan bu yönlendirme ve kimlik kazandırma yardımlarımızı mutlaka yapmalı, bu konuda onlara destek vermeli, yönlendirici olmalıyız tabi ki...

Ancak beraberinde; belki de gözlemlemek ve daha doğru tespitler yapabilmek adına arada sık sık ve bir kaç kez üst üste olmak üzere kendi tercihlerini kullanmalarına, kendi hissettikleri kimlik veya eğilimlerini sergilemelerine de izin vermek suretiyle takip edebilmek, onlara yapılacak en büyük iyiliklerden biri olmalı sanırım...

Böylece; eğer kimlik arayışı veya geçici olarak bir aidiyetlik duygusu nedeniyle bir karmaşıklık içinde ise, bunun tespit edilerek (durumla ilgili profesyonel destek almak suretiyle) çocuklarımızın aslında yanlış olabilecek yöne gitmesinin de önüne geçmiş olmaz mıyız aynı zamanda?

Yok eğer tespit edilen durumun, (gerekli uzmanlarca da bu yönde kanaate varılmak suretiyle) Rüzgar'ın durumu gibi olması söz konusu ise; o zaman da er veya geç bu şekilde sonuçlanacak bir şey için, yok yere o küçücük kalbin, o minicik bedenin ve o hassas ruhun, bunca yıl bunca acılar ve sıkıntılar çekmesinin de önüne geçilmiş olmaz mı aynı zamanda?

Kaynak belirtmeden alıntı yapmayı sevmiyor ve yapmıyor olmama rağmen, gerçekten hatırlayamadığım için belirtebilmem mümkün değil ama geçmiş yıllarda iyi bir kaynaktan okuduğum bir bilgi beni çok düşündürmüştü...

Hani diyoruz ya, aile terbiyesi veya anne - baba olarak bizim verdiğimiz şeyler vs. vs. Bunlar tabi ki çok önemli... Fakat (dört dörtlük olabilsek de) eskiden olduğu gibi tek başına asla yeterli değil artık bazı şeyler...

Annelerin çoğu çalışıyor, artık pek çok aile eğer anlaşamıyor iseler, eskiden olduğu gibi yanlış ve kavga döğüş modundaki bir evliliği sırf çocuklar yüzünden sürdürmenin çocuk üzerinde çok daha olumsuz etkilerini de gözönüne alarak boşanıyorlar. Ayrıca, annesi çalışmayan veya anne babasıyla birlikte yaşayan çocukların da çok daha farklı açılardan bir dolu etkilere açık olduğunu da unutmamak lazım...

0-6 yaş döneminin, insan hayatında ne denli önemli olduğunu zaten hepimiz biliyoruz... Eskiden % 80 lerde bir oranla etkili iken, günümüzde bu dönem ve aile faktörünün, diğer faktörlerdeki değişimler ve pek çok etkenden dolayı, artık % 20 lere kadar inebildiğini belirtiyordu okuduğum kaynak ve beni çok sarsmıştı bu bilgi...

Yani, gerek şu an mevzu bahis olan meselede, gerekse her gün gençlerin hepimizi üzen bir takım hazin sonlarıyla ilgili meselelerde ve bizlere çok uzakmış gibi düşündüğümüz daha pek çok şeylerde; Allah muhfaza, bizlerin çocuklarının da başına gelmeyeceğinin garantisini kim verebilir ki?

Kişilerin tercihlerine (bir başka kişinin hakkını ihlal etmediği sürece) her ne olursa olsun, saygı duyamasam dahi saygı gösterme konusunda aşırı hassas davranan ve uygulamada da buna azami dikkat etmeye gayret gösteren biri olduğumu söyleyebilirim...

Lakin;

Bu konuda hem de böylesine iddialı olmama rağmen;

Son iki gündür sürekli "Yok cinsel olarak kiminle birlikte olacakmış?"

"Yok nasıl olacakmış? "

"Yok askerlik durumu ne olacakmış?" ...........

her şekilde dillerden düşmeyen bu genç insan;

sadece aşağıdaki sözleriyle bile;

Bir kez daha, "Tercihlere saygı göstermenin" ne kadar gerekli ve ne kadar doğru bir şey olduğunu ve olacağını,

üstelik "benim düşünebileceğimden çok daha önemli boyutları olduğunu ve olabileceğini " de öğretti bana, hem de kendisinden çok çok daha fazla olan şu yaşımda...


- 10 yaşında filandım, bir çocuk markasının erkek reyonundan şort veya tişört aldı annem, daha doğrusu ben seçtim, o da itiraz etmedi.

Dünyalar benim oldu! İçinde kendimi en rahat hissettiğim giysilerimdi.

Saçlarımı, Amerikan tıraşı kestirince de kendimi çok beğenmiştim.

O halimle bir akrabamızın düğününde kızlar tuvaletine girecektim, orada çalışan biri, Oraya giremezsin! Erkeklere girmen gerekiyor” demişti de ne kadar mutlu olmuştum.

İçimde bitmeyen bir savaş vardı, ruhumla bedenim arasında...


Allah hepimizin evlatlarını her türlü kötülüklerden korusun, daima iyi şeylerle, iyiliklerle, doğruluklarla, güzelliklerle ve daima iyilerle karşılaştırsın inşallah...

Ve hiç birimizin yavruları, bizlerden kaynaklanan bir eksiklik, bir bilgisizlik veya farkındasızlık nedeniyle; ne bir acı ve üzüntü ne de bir sevgisizlik asla yaşamasınlar inşallah...

Onlar, her ne olursa olsunlar, şu koskoca dünyada hiç kimse ve hiç birşey onların yanlarında olmasa da, bizlerin kanatlarının sıcaklığının her zaman onlarla olacağını düşünebilsinler, kantarımız altında olabilecekleri duygusundan hiç bir zaman mahrum hissetmesinler inşallah kendilerini...

Sevgi ve saygılarımla

DepresifPolyanna
27-02-2013, 11:48
Annesi ile röportaj

Rzgr lm tehdidi filan almad! - Aye ARMAN - Hrriyet (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22693616.asp)

Bende ölüm tehdidi falan aldığına inanmadım...

Abartılıyor...

Rüzgar ilk örnek mi sanki...

Bülent Ersoy 30 küsür senedir kadın kimliğinde, hala sanatını icra ediyor, kaçıncı evliliğini yaptı...

FallenAngel
27-02-2013, 11:57
tabiki kimsenin tercihi kimseyi ilgilendirmez ama böyle insanlar benim kardeşimin yiğenimin çocuğumun göreceği dinleyeceği şekilde medyaya çıkıyorsa orda işte hooopppp derim yaptığın şey zaten garip bir durum bari örnek olmamak adına medyadan uzak kal zaten geleceğin gençliğinden şimdiden tedirginiz bari bunlar gibiler bu tür şeyleri göz önünde yapmasın

misaveprensesi size sonuna kadar katılıyorum ,

Bizimde evlatlarımız var bir grup çıkmış kızım ona hasta....one directionmu ne zımbırtı

şimdi bu tür şeyleri örnek almayacaklarını nerden biliyoruz.

Olduysa oldu ayol ne bas bas bağırıyorlar.,

kimide çıkmış helal olsun diyor neye helal olsun ?

Allahın yarattığı sıfattan çıktığı içinmi helal olsun...ben helal olsun demiyorum Allah yardımcısı olsun diyorum.

ve tekrar söylüyorum eğer bedensel olarak cinsiyetinde hiç bir sorun yokda sadece manen böyle hissettiği için yaptıysa onaylamıyorum.

Çünki şu an hastane köşelerinde şifa dileyen hasta nice insanlar var elleri ayakları olmadığı halde koşan yüzen gençlerimiz var onlar bu kadar mutluyken

nasıl bu insanlar mutlsuz olabiliyor.Bu doyumsuzluk neden ?

En büyük mutluluk bence sağlıklı olmak.

ben böyle düşünüyorum.

FallenAngel
27-02-2013, 12:06
ben bu olayı duyunca eşimle nasıl oluyor diye konustuk ama bilemedik. arastırdım int sağolsun. erkekten kadına dönmek daha bünye kabul ediyormus ama kadınken erkek olmak daha zor.

çünkü rahim yumurtalıklar alınıyor sonra orası dikiliyormus ve idrar deliğinin olduğu yere bağırsaktan böle deri meri yapıp penis yapılıyormus. tabi hiç bir zaman eskisi gibi zevk olmuyormus ve sertlesmedği için iliskide olmuyomus.

erkekler kadın olurkende penis kesilip yapay vagina ve alta bir delik açılıyormus ..


Allah muhafaza kimseye vermesin

benim anlamadığım neden ameliyat olurlar sonuçta sihirli değnek değil hoop erkek oldun tüm herseyi kaybediyorsun. öle yapcana erkek gibi ol açıp orana bakılacak değilya . bu da saçma ama eziyet acı insan durduk yere doğurganlığından herseyinden oluyor ve mutsuz bir hayat


Tövbeeeeeeeeeeeeeeeeeeeee bu ameliyatlarmı oluyormuş...Offffff :5::5::5::5::5::5::5:

_Nuray_
27-02-2013, 12:08
Ankete cevap veremedim zira seçeneklerin hiçbirisinde kafamda bu olayın karşılığını bulamadım.

Cinsiyet değiştirenleri ;

Anlamıyorum...Desem , ne kadar büyük ve beylik konuşmuş olurum . Anlayamam zaten çünkü böyle bir his yaşamadım hiç , böyle bir ihtiyaç hissetmedim ama bilemem Yaradan nasıl yaratmış onu , onun yaşadığı ikilemin karşılığı nedir ?

Her koyun kendi bacağından asılır... Hiç diyemem.O çok üç maymunu oynamak olur benim için.Ayrıca asılan koynunun toplumda bu kadar ses getirdiğini düşünürsem , hiçde sadece ateş düştüğü yeri yakmayacak gibi görünüyor.

Saygı duyarım,kendi tercihidir desem...O da olmaz . Ben saygı duysam ne duymasam ne ? Yapılan yapılmış zaten.Üstelik her kişisel tercihe sadece(!) saygı duyacak kadar erdemli de değilim henüz.

Nil ölmüş , Rüzgar doğmuş . Kim bilir bugüne değin kaç kadın yaşadı bu dönüşümü ? Bu da diğerleri gibi sessiz sedasız gerçekleşseydi keşke. Ama şimdi ne güzel işte , bu durumda olupta cesaret bulamayan kişilere örnek olacak bu hareket demek kadar madalyonun öteki yüzü yok mu ???

Azıcık mahallede erkek fatma diye anılan kızın , benim gibi yaşamının hemen her döneminde kısacık saçlarıyla elleri pantalonun cebinde dolaşan ergen çağdaki çocukların aklına ; acaba bende de mi bu durum var ? sorusu gelmeyecek mi hiç ? Bu akıl karışıklığının kitlelere yayılmasına gerek yok , sadece bizim görüp duymayacağımız bir evde bile yaşansa...ne koyun kendi bacağından asılmış olur ne de tercihlere saygı kalır.

Bu olayın ne normalleştirme sürecinden hoşnutum ne de anormalleştirme çığırtkanlığından.Benim için ikiside aynı zarar , ikiside sukutu bozuyor ,ikiside dillerde dolanıyor ,kulaktan kulağa yayılıyor.

Medyanın diline düşürmek , bakın ben yaptım oldu demek !
İşte burası kocaman bir soru işareti benim için.Yoksa Nil ölmüş , Rüzgar doğmuş...Bana yarın yine aynı sabah.

Helal olsun valla:128:

dağlarkızı
27-02-2013, 12:10
ankette açıkçası bende kendim için bir seçenek bulamadım:19:özellikle müslüman ülkesinde bu tarz olaylarla karşılaşmak bizim mezhebimize uymaz,kabullenmekte öyle kolay değil helal olsun kardeşim yürü arkandayız diyemeyiz,Haşa Yaradan bizi yanlış mı yarattıda biz ona asi geliyoruz bu tamamen kişilik bunalımıdır,hisleri kadın gibi olmayabilir böyle hisseden binler olduğuna eminim,çözüm bu olmamalıydı,twitterda benim hayatım benim yaşantım yazmış evet kendi hayatı ama bizim ülkemizde öyle hoş karşılanacak bir durum değil maalesef..Allah ıslah eylesin diyorum ben,ama bilmeliki hiçbirzaman erkek gücünde olmayacak çok zorluklar çekecek..yinede onun hayatı diyelim yolu açık olsun...

RainbowColors
27-02-2013, 12:20
Geçen gün emret komutanımın tekrarına denk geldiğimde bu kız iyi oyuncuydu bir yerde görmüyorum demiştim eşime meğer hayatının değişimini yapmış.
Röportajlarını okudum resimlerine baktım yaşadıklarını çok zor mutlaka kii ,insan kimliğimle değerlendirirsem belkide bu bir gereklilikti sonuçta bedeni kadın ama ruhu erkekti.Müslüman kimliğimle değerlendirdiğim zamanda işin içinden çıkamıyorum Allahım affetsin ne diyelimm.

mrsfreesia
27-02-2013, 12:26
bu kadar şaşırmamızın sebebi kızın gercekten çok güzel ve alımlı bi dişi olması. bizim cevremizde de vardı böyle erkek gibi görünen biri ama yani erkek deseler de inanırsın kadın deseler de öyle tuhaf bi görüntüsü vardı onun. genelde bu tip arada kalan insanlar öyle olur cünkü, ona alışmışız. bülent ersoy'un ameliyatı da büyük olay yarattı ama bu beklenen bi seydi insanlar şok olmadı ama nil'in durumu hepimizde şok etkisi yarattı cünkü bu kız ekrana ilk cıktığından beri makyajsız kısa saçlı erkek gibi davranan bi kız değil gayet bıcır bıcır bi kızdı. sanki bi anda travma gecirmiş de erkekliği seçmiş gibi. bazen deriz ya şakayla ''cük taktırıcam lafım geçsin diye'' diye :) onun gibi bi çıldırış haliyle karar vermiş gibi, yani şaka gibi.

o kadar zor ki yorum yapmak, dini açıdan günah olduğunu düşünüyorsun ama bi taraftan da bunun doğuştan gelen bi sey olduğunu savunduğu zaman kafan karışıyor. yıllar once gazetede bi haber okumuştum, bi erkek çocuğunun içine hapsolan kız ruhu diye bi haber. 6 yaşında tespit ediyorlar cocugun hareketlerinden, ilgisinden sonra hormon testleri filan ve cocuga hormon tedavisine başlanıyor o yaşta. sonra ameliyat filan derken cocuk büyüyor, genç kız oluyor ve o ülkenin güzellik kralicesi seçiliyor.

bu bi şımarıklık değil demek ki böyle bi durum var ama kadınlığa dönmek için kadınlık hormonu görmek varken zoru seçmek bütün sıkıntı. Allah kimsenin başına vermesin. onun seçimi onun hayatı eminim çok zor günler yaşadı, çok zor günler yaşıyor ve çok zor günler yaşayacak. tek dileğim bir saniye bile bundan pişmanlık duymaması. inşAllah buna değer bi hayat yaşar.

_MedceziR_
27-02-2013, 12:47
Ben cinsiyet değiştirenleri kınayanları ya da "savaşmalıydı, mücadele etmeliydi" diyenleri anlayamıyorum.
Yahu neyle savaşacak? O bir erkek!

Bu basit bir zevk ve tercih meselesi değil hanımlar bu hormonal bir durum. Ve maalesef bu durumun tedavisi YOK.
Bu anlamda anketteki son şık değiştirilmeli.
Ve -bence- "tercihine saygı duyuyorum" gibi yorumlar yapılmamalı.

Östrojen---------Ka dın cinsiyet hormonu
Testosteron-----Erkek cinsiyet hormonu

Her iki hormon kadında ve erkekte var ama oranları aynı değil.

Bir erkekte östrojen hormonu fazlalığı varsa, o erkeğin kadın (http://www.kadinlarkulubu.com/forum.php) gibi hissetmesi; bir ka dında da testosteron fazlalığı varsa o kadın (http://www.kadinlarkulubu.com/forum.php)ın erkek gibi hissetmesi kaçınılmaz.
Yani beden önemli değil. Taşıdığı hormonun oranı önemli. Şimdi bu kızda, testosteron fazlalığı varsa, bedeni ka dın bedeni olsa bile, o bir erkek.
Bunun artık bu toplumda anlaşılması gerekiyor.
Maddiyatı olanlar, bunun sorumluğunu taşıyıp manevi baskılara göğüs gerebilecek olanlar, bedenlerini de hormonlarına uygun hale getiriyor ve cinsiyet değiştiriyor.
Ayrıca öyle kolay değiştirilmiyor cinsiyet. Yasal bir prosedürü var, 2 yıl psikiyatri tedavisi de o prosedürün içinde!

Kız lise sona kadar regl olmamış, burada hala "çocuklarımız görür özenirse, efendim sizin çocuğunuz olsa ne hissedersiniz" gibi yorumlar yapılıyor. Yahu bu işler özenmeyle olmaz. Hormon bu hormon! Dua edin de, çocuklarınız bedenleriyle zıt hormonları taşımasınlar!

Regl olmak nasıl bizim elimizde değilse, ka dın bedeninde görünüp erkek olmak ta onun elinde değil ve inanın hiç kolay değildir böyle yaşamak. Düşünün, sabah bir uyanıyorsunuz erkek bedenindesiniz, ama hala kadın (http://www.kadinlarkulubu.com/forum.php) hormonu taşıyorsunuz, nasıl hissedersiniz?
Biraz empati.

Toplumda bu duruma olan baskı niyedir anlayamıyorum cidden. Ellerinde olsa öldürecekler insanları.

Ben cidden bu durumda olanlara ve ait olmadıkları bedenlerde yaşayanlara çok üzülüyorum ve kendimi çok şanslı hissediyorum.
kadın (http://www.kadinlarkulubu.com/forum.php) bedenine sahibim ve çok şükür ki kadınlık hormonu taşıyorum.

ps: Bu arada gerçekten yüz hatları çok hoş, güzel bir kızdı.

misaveprensesi
27-02-2013, 12:50
Türkiye'yi kenara koyun müslümanlığı da kenara koyun örf ve adetleride kenara koyun öyle okuyun.


psikolojik tedavi gören çoğu yetişkinlerin tedavi sürecinde (bende dahil) dr lar hep sebebin en altına inerler yani çocukluğunuza kişinin unutmuş dahi olduğu iyi ve kötü anıları çıkarır onarmaya başlarlar ilk zamanlar dersiniz ki ''ne için gittim neler soruyor saçma para tuzağı'' kimisi tedaviyi bırakır kimisi devam eder.

cinsiyet değiştiren insanların hormon bozukluğundan dolayı seçimler yaptığına inanmıyorum, tamamen cinselliği kendi görünüşü dışında ki farklılıkla açık açık yaşamak istediğinden kaynaklandığına inanıyorum.

bu tür kişilerin aileleri de çocuklarını zamanında rahat yetişmiş ve çoookkkk açık görüşlü olduğundan yada çocuklarının düşünlerini önemsemeyen ilgilenmeyen aileler olduğunun kanısındayım.

eğer etrafımda,akrabalarımda, çevremde böyle insanlar olmasa konuya yabancı kalırdım ama dediğim gibi bir çoğu yakınım olan insanlar ve aile yapılarını biliyorum.

bide yapılana saygı duyanlar var neye saygı duyuyorsunuz neyi tasdik ediyorsunuz yapılanın iyi ve doğru bir yanı var mı? varsa da ben mi göremedim.


hani bazılarınız diyor ya çocukluklar etkilenmez benimde çocukluğumda sokağımızda ablalardan biri vardı ablamıydı abimiydi karar veremiyorduk kısa saçlı erkek gibi giyinen biri babama sormuştum ne bu diye kadın mı erkek mi ha bu arada 8 yaşındaydım. babamda onun kadın olduğunu ama asla onunla dalga geçmemi söylemişti
ama bu kişi kendi yaşında ki kadınlarla anlamsız hareketler yapıyor dudaklarından öpüyor orasını burasını elliyordu çaktırmadan ama görüyorduk çocuğuz ya ne anlarız gözümüzün önünde yapılan o kadar sapıkça çirkinliğe saygı mı duymam gerekiyor yada görmemezlikten mi gelmem gerekiyordu?
bigün iki gün derken çocuklar arasında hatta kız çocuklar arasında bir elleşme söz konusu oldu aynı o sapıkların yaptığı gibi birinin annesi gördü de ne yapıyorsunuz diye sordu o kişilerin yaptıklarını yapıyoruz dediler sonralarını kesik hatırlıyorum o insanı mahalleden gönderdiler ve bi daha çocuklar arasında böyle şeyler olmadı ama kız arkadaşlarım dan 3 kişi lezbiyen hayatı yaşadı sonra çocukluk arkadaşlığımız koptu hatta insanlık koptu.

misaveprensesi
27-02-2013, 12:56
her zaman söylüyorum sonuna kadar da söyleyeceğim bu tür şeyler hatta doğaya haykırı şeyler göz önünde yapılmamalı ne halin varsa gör kim benim kız yada kadın olduğumu bilebilir yada nasıl bir cinsel hayatım olduğunu kimse
ama bu kişilerin maşallah tüm mahremiyeti biliyoruz

VikingPrincess
27-02-2013, 13:27
Türkiye'yi kenara koyun müslümanlığı da kenara koyun örf ve adetleride kenara koyun öyle okuyun.


psikolojik tedavi gören çoğu yetişkinlerin tedavi sürecinde (bende dahil) dr lar hep sebebin en altına inerler yani çocukluğunuza kişinin unutmuş dahi olduğu iyi ve kötü anıları çıkarır onarmaya başlarlar ilk zamanlar dersiniz ki ''ne için gittim neler soruyor saçma para tuzağı'' kimisi tedaviyi bırakır kimisi devam eder.

cinsiyet değiştiren insanların hormon bozukluğundan dolayı seçimler yaptığına inanmıyorum, tamamen cinselliği kendi görünüşü dışında ki farklılıkla açık açık yaşamak istediğinden kaynaklandığına inanıyorum.

bu tür kişilerin aileleri de çocuklarını zamanında rahat yetişmiş ve çoookkkk açık görüşlü olduğundan yada çocuklarının düşünlerini önemsemeyen ilgilenmeyen aileler olduğunun kanısındayım.

eğer etrafımda,akrabalarımda, çevremde böyle insanlar olmasa konuya yabancı kalırdım ama dediğim gibi bir çoğu yakınım olan insanlar ve aile yapılarını biliyorum.

bide yapılana saygı duyanlar var neye saygı duyuyorsunuz neyi tasdik ediyorsunuz yapılanın iyi ve doğru bir yanı var mı? varsa da ben mi göremedim.


hani bazılarınız diyor ya çocukluklar etkilenmez benimde çocukluğumda sokağımızda ablalardan biri vardı ablamıydı abimiydi karar veremiyorduk kısa saçlı erkek gibi giyinen biri babama sormuştum ne bu diye kadın mı erkek mi ha bu arada 8 yaşındaydım. babamda onun kadın olduğunu ama asla onunla dalga geçmemi söylemişti
ama bu kişi kendi yaşında ki kadınlarla anlamsız hareketler yapıyor dudaklarından öpüyor orasını burasını elliyordu çaktırmadan ama görüyorduk çocuğuz ya ne anlarız gözümüzün önünde yapılan o kadar sapıkça çirkinliğe saygı mı duymam gerekiyor yada görmemezlikten mi gelmem gerekiyordu?
bigün iki gün derken çocuklar arasında hatta kız çocuklar arasında bir elleşme söz konusu oldu aynı o sapıkların yaptığı gibi birinin annesi gördü de ne yapıyorsunuz diye sordu o kişilerin yaptıklarını yapıyoruz dediler sonralarını kesik hatırlıyorum o insanı mahalleden gönderdiler ve bi daha çocuklar arasında böyle şeyler olmadı ama kız arkadaşlarım dan 3 kişi lezbiyen hayatı yaşadı sonra çocukluk arkadaşlığımız koptu hatta insanlık koptu.

Elmayla armutu birbirine karıştırmayın lütfen.Cinsel eğilimlerin farklı yönde olması başka.Bu eğilimler doğrultusunda insanları taciz etmek başka.O mahallenizdeki kişi erkek olsaydı ve bayanları bu şekilde sizin önünüzde ya da kimsenin görmediği bir yerde taciz etseydi daha mı normal olacaktı?Çocukluğunda cinsel tacize uğramış ya da buna şahit olmuş çocukların psikolojik durumu bambaşka bir mevzu ona hiç girmeyelim konumuzla ilgisi yok zaten.O arkadaşlarınızın da lezbiyen olacağı varmış olmuşlar diyelim.Üstelik bir kadının kadınlardan hoşlanması lezbiyen olması başka,kendini erkek gibi hissetmesi başka.Birçok lezbiyen kadın olarak bedeninden memnun erkekliğe özenmiyor sadece kadınlara karşı cinsel istek duyuyor.Ve bir kadının lezbiyen olarak partner bulması cinsiyet değiştirmiş bir erkek olarak bulmasından çok daha kolay.Yani amaç sadece cinsellik olsaydı Rüzgar kadın olarak çok daha kolay ve mutlu ve rahatsız edilmeden yaşayabilirdi hayatını.Ama onun problemi kadın olmaktı.Kadın olmak istemiyordu çünkü kendi erkek olarak hissediyordu.Hormon bozukluğu konusunda birşey diyemem uzmanlara sormak lazım fakat buradaki birçok bayan arkadaş gibi ben de hormon bozukluğu yaşadım fakat ne bir kadına ilgi duydum ne de kendimi erkek gibi hissettim.Sadece bol bol tüy sorunum oldu.
Ben de saygı duyulması gerektiğini düşünenlerdenim.Bir insanın kendi bedeniyle ilgili tercihleri sadece kendisini ilgilendirmelidir ve saygı duyulmalıdır bence.Örnek olmak konusuna gelince içinde böyle eğilimler taşıyan örnek alır zaten.Biz Zeki Müren ve Bülent Ersoy gibi kocaman iki örnekle büyüdük.Onlara duyulan hayranlığı göz önüne alırsak memleketin yarısı gay ve transeksüel olmalıydı o zaman.Cinsel eğilimlerimizde bir değişiklik oldu mu?Hayır.Sadece içinde o duyguları taşıyanlar onları örnek almıştır aldıysa

weiss
27-02-2013, 13:36
Ben anlamakta zorlaniyorum bu konu hakkindaki konusmalari.
Saygi duyanlar vardir elbet ama gercekten saygi duyan %5 i gecmez belki.
Neden mi böyle düsünüyorum?
Futbol karsilasmasi olur, bunun bir spor oldugunu, eglence oldugunu unutur insanlar ( kadini erkegi) kazanana saygi duyup tebrik edilmez, hakaretler, küfürler, lincler, kavgalar hatta ve hatta ölümler olur.
Ülke secime gider birini secer, secmenin secimine saygi duyulmaz, yine küfür, hakaret, asagilama alir basini gider.
Hadi bunlari gecelim.
Bir oyuncu bir filmde bir dizide rol alir, canlandirdigi rol sevilmez, onun bir oyun oldugu ve o kisinin isini yaptigi görülmez, oyuncuya hakaretler, küfürler, beddualar havada ucusur.
Gercekten saygili bir millet miyiz? Bu kizcagizla biri tartissa, karsi karsiya gelse, yine saygili olup onu bu olayla vurmamaya calisir mi aceba?
Bir köse yazari ( cok görürüz bu tür köse yazarlarini) bu kiza bir olay sonucu sinir olsa, aceba bu kiz hakkinda ilk yazacagi sey ne olur?
Gercekten saygili m iyiz?
Yoksa böyle bir konuda düsüncelerimizi dile getirirken, yobaz, geri kafali damgasi yememek icin dil ucuyla "saygiliyim" mi diyoruz?

Herkesin mezari ayri!
Herkes kendinden sorumlu.
Banane Nil den, Rüzgar dan.
Ama beni ilgilendiren yönü su ki.
Bazi seyler 4 duvar arasinda kalmali.
Ortalikta bangir bangir " helal be" denilirse ben bu noktada " dur" derim.
Helal falan degil cünkü.
" helal be" denilecek sey, insanlarin gurur duydugu, herkesin yapmak isteyip yapamadigi birseydir. Yani kazanilmis bir zaferdir.
Bazi seyleri ele alirken önünü, sonunu iyice tartip düsünmek gerek.
Yapmistir, kendi tercihidir, günahsa onun günahidir, bana göre hava hos, ama cikip özendirme, takdir etme, alkislama yapilamaz.

misaveprensesi
27-02-2013, 13:38
Elmayla armutu birbirine karıştırmayın lütfen.Cinsel eğilimlerin farklı yönde olması başka.Bu eğilimler doğrultusunda insanları taciz etmek başka.O mahallenizdeki kişi erkek olsaydı ve bayanları bu şekilde sizin önünüzde ya da kimsenin görmediği bir yerde taciz etseydi daha mı normal olacaktı?Çocukluğunda cinsel tacize uğramış ya da buna şahit olmuş çocukların psikolojik durumu bambaşka bir mevzu ona hiç girmeyelim konumuzla ilgisi yok zaten.O arkadaşlarınızın da lezbiyen olacağı varmış olmuşlar diyelim.Üstelik bir kadının kadınlardan hoşlanması lezbiyen olması başka,kendini erkek gibi hissetmesi başka.Birçok lezbiyen kadın olarak bedeninden memnun erkekliğe özenmiyor sadece kadınlara karşı cinsel istek duyuyor.Ve bir kadının lezbiyen olarak partner bulması cinsiyet değiştirmiş bir erkek olarak bulmasından çok daha kolay.Yani amaç sadece cinsellik olsaydı Rüzgar kadın olarak çok daha kolay ve mutlu ve rahatsız edilmeden yaşayabilirdi hayatını.Ama onun problemi kadın olmaktı.Kadın olmak istemiyordu çünkü kendi erkek olarak hissediyordu.Hormon bozukluğu konusunda birşey diyemem uzmanlara sormak lazım fakat buradaki birçok bayan arkadaş gibi ben de hormon bozukluğu yaşadım fakat ne bir kadına ilgi duydum ne de kendimi erkek gibi hissettim.Sadece bol bol tüy sorunum oldu.
Ben de saygı duyulması gerektiğini düşünenlerdenim.Bir insanın kendi bedeniyle ilgili tercihleri sadece kendisini ilgilendirmelidir ve saygı duyulmalıdır bence.Örnek olmak konusuna gelince içinde böyle eğilimler taşıyan örnek alır zaten.Biz Zeki Müren ve Bülent Ersoy gibi kocaman iki örnekle büyüdük.Onlara duyulan hayranlığı göz önüne alırsak memleketin yarısı gay ve transeksüel olmalıydı o zaman.Cinsel eğilimlerimizde bir değişiklik oldu mu?Hayır.Sadece içinde o duyguları taşıyanlar onları örnek almıştır aldıysa



doğaya aykırı alenen yapılan her şeye tepki gösteririm bu benim hakkım kimsede elimden alamaz hormonla ilgili soruya gelince hormon bozukluğunun ne olduğunu biliyorum sadece cinsiyetle alakalı olmadığını biliyorum uzun uzun yazmaya da gerek yok b ersoy z müren örneğine gelirsek türkiyenin ne kadarının ne olduğunu siz bilemezsiniz kimin içinde ne kadar ne dürtüler oluştu acaba belki sizde cinsel sorun olmadı ama olanları düşünün.
yine dediğim gibi kimsenin tercihi beni ilgilendirmez ama gözümüzün içine kadar sokulursa ne olursa olsun tepkimi gösteririm

Surrender
27-02-2013, 13:42
kendi sorunu, canı ne isterse onu yapar
beni ilgilendirmez.

erkeklikten kadınlığa dönen insan da tanıdım.hatta evlenmişti ve sürekli kaynanasından şikayet ediyordu.
ve o zaman da aynı şeyi söyledım, banane:ssz:
her insana saygı duyarım, herkesin kendi seçimi.
ayrıca eskıden bır kız da tanıdım, erkek olma yolunda ilerliyordu.
şuan erkektir belki, çok uzun zaman önceydi.

şu hayatta her türlü insanı gördüm yani.
saygım sonsuz.

VikingPrincess
27-02-2013, 14:07
Herkesin mezari ayri!
Herkes kendinden sorumlu.
Banane Nil den, Rüzgar dan.
Ama beni ilgilendiren yönü su ki.
Bazi seyler 4 duvar arasinda kalmali.
Ortalikta bangir bangir " helal be" denilirse ben bu noktada " dur" derim.
Helal falan degil cünkü.
" helal be" denilecek sey, insanlarin gurur duydugu, herkesin yapmak isteyip yapamadigi birseydir. Yani kazanilmis bir zaferdir.
Bazi seyleri ele alirken önünü, sonunu iyice tartip düsünmek gerek.
Yapmistir, kendi tercihidir, günahsa onun günahidir, bana göre hava hos, ama cikip özendirme, takdir etme, alkislama yapilamaz.
Ben de herkesin özel hayatının kendisinde saklı kalması gerektiğini düşünüyorum.Benim "helal be" dediğim kısım bu insanın en basit tercihlerin bile saygı duyulmadığı,aşağılandığı bir toplumda olduğu gibi,hisettiği gibi olmaya cesaret edip bunlara göğüs gerebilmesi.

doğaya aykırı alenen yapılan her şeye tepki gösteririm bu benim hakkım kimsede elimden alamaz hormonla ilgili soruya gelince hormon bozukluğunun ne olduğunu biliyorum sadece cinsiyetle alakalı olmadığını biliyorum uzun uzun yazmaya da gerek yok b ersoy z müren örneğine gelirsek türkiyenin ne kadarının ne olduğunu siz bilemezsiniz kimin içinde ne kadar ne dürtüler oluştu acaba belki sizde cinsel sorun olmadı ama olanları düşünün.
yine dediğim gibi kimsenin tercihi beni ilgilendirmez ama gözümüzün içine kadar sokulursa ne olursa olsun tepkimi gösteririm
Cinsel dürtüler kimin ne olduğunu bildiğimiz yaşların çok öncesinde oluşuyor farkında olmasak da.O yüzden örnek olmuyor dedim.Tasvip etmemekte özgürsünüz elbette.Fakat kimsenin saygı duymamak gibi bir hakkı olduğunu düşünmüyorum.Mesela psikolojik bir hastalık var adını hatırlamıyorum şu an.Bu hastalığa sahip kişiler vücudunun bir parçasını kendisine ait olarak görmüyor ona fazlalık olarak geliyor.Örneğin bacağı kendi bacağı gibi gelmiyor adama,rahatsız oluyor bacağının orada olmasından o bacağı kullanamıyor kesip atmak istiyor,hatta bunu yapıyor da.Bu adam da doğasına aykırı bir hareket yapmış oluyor ve bunu gören insanlar şaşırıyor elbette anlayamıyorlar onu fakat böyle bir tepki görmüyor kimseden.Kimse de aman benim çocuğum da görür de özenir demiyor.Peki konu cinsiyetle alakalı olunca neden bu kadar tepki alıyor?

gokce80
27-02-2013, 14:31
kendi tercihi, inşallah çok mutlu olur. kızken de çok güzeldi, erkek hali de çok yakışıklı

TheBeyin
27-02-2013, 14:34
Türkiye'yi kenara koyun müslümanlığı da kenara koyun örf ve adetleride kenara koyun öyle okuyun.


psikolojik tedavi gören çoğu yetişkinlerin tedavi sürecinde (bende dahil) dr lar hep sebebin en altına inerler yani çocukluğunuza kişinin unutmuş dahi olduğu iyi ve kötü anıları çıkarır onarmaya başlarlar ilk zamanlar dersiniz ki ''ne için gittim neler soruyor saçma para tuzağı'' kimisi tedaviyi bırakır kimisi devam eder.

cinsiyet değiştiren insanların hormon bozukluğundan dolayı seçimler yaptığına inanmıyorum, tamamen cinselliği kendi görünüşü dışında ki farklılıkla açık açık yaşamak istediğinden kaynaklandığına inanıyorum.

bu tür kişilerin aileleri de çocuklarını zamanında rahat yetişmiş ve çoookkkk açık görüşlü olduğundan yada çocuklarının düşünlerini önemsemeyen ilgilenmeyen aileler olduğunun kanısındayım.

eğer etrafımda,akrabalarımda, çevremde böyle insanlar olmasa konuya yabancı kalırdım ama dediğim gibi bir çoğu yakınım olan insanlar ve aile yapılarını biliyorum.

bide yapılana saygı duyanlar var neye saygı duyuyorsunuz neyi tasdik ediyorsunuz yapılanın iyi ve doğru bir yanı var mı? varsa da ben mi göremedim.


hani bazılarınız diyor ya çocukluklar etkilenmez benimde çocukluğumda sokağımızda ablalardan biri vardı ablamıydı abimiydi karar veremiyorduk kısa saçlı erkek gibi giyinen biri babama sormuştum ne bu diye kadın mı erkek mi ha bu arada 8 yaşındaydım. babamda onun kadın olduğunu ama asla onunla dalga geçmemi söylemişti
ama bu kişi kendi yaşında ki kadınlarla anlamsız hareketler yapıyor dudaklarından öpüyor orasını burasını elliyordu çaktırmadan ama görüyorduk çocuğuz ya ne anlarız gözümüzün önünde yapılan o kadar sapıkça çirkinliğe saygı mı duymam gerekiyor yada görmemezlikten mi gelmem gerekiyordu?
bigün iki gün derken çocuklar arasında hatta kız çocuklar arasında bir elleşme söz konusu oldu aynı o sapıkların yaptığı gibi birinin annesi gördü de ne yapıyorsunuz diye sordu o kişilerin yaptıklarını yapıyoruz dediler sonralarını kesik hatırlıyorum o insanı mahalleden gönderdiler ve bi daha çocuklar arasında böyle şeyler olmadı ama kız arkadaşlarım dan 3 kişi lezbiyen hayatı yaşadı sonra çocukluk arkadaşlığımız koptu hatta insanlık koptu.

Hiç bir şeyi beğenmek ya oda onalyamak zorunda değilsiniz ama her insana saygı duymak zo-run-da-sı-nız.

ttuubbaa
27-02-2013, 14:40
Güzel kızdı , yakışıklı oğlan olmuş:27:
Herkesin kendi tercihi , saygı duymak gerekir.
Allah yolunu açık etsin.
Olaya hiç dini yönden girmiyorum tepki almamak için :46:

adiyeff
27-02-2013, 17:47
Ameliyat olmak öyle kolay değil safra kesesi ameliyatı gibi hastaneye yatıp ertesi gün hadi ameliyata demiyorlar.
Yasal boyutu var:
‘Kişisel durum kütükleri’ bölümünde yeralan bu konudaki 40. maddesi aynen şöyle: ‘‘Cinsiyetini değiştirmek isteyen kimse şahsen başvuruda bulunarak, mahkemece cinsiyet değişikliğine izin verilmesini isteyebilir. Ancak, iznin verilebilmesi için, istem sahibinin 18 yaşını tamamlamış bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu, bu alanın uzmanlarından oluşan bir sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. Verilen izne bağlı olarak amaç ve tıbbi yöntemlere uygun bir cinsiyet değiştirme ameliyatı gerçekleştirildiğinin bilirkişi raporuyla doğrulanması durumunda, mahkemece nüfus kütüğünde gerekli düzeltmelerin yapılmasına karar verilir.’’

Bu izin kolay verilmiyor, yıllarca psikolojik destek alanlar var.

Ayrıca çift cinsiyetle dünyaya gelmiş, bir köy dolusu insan var, hatırlarsınız belki, '' Köyün adının çift cinsiyetliler köyü" olarak yayılmasından sonra giderek kendi içine kapanan ve çevre köylerde yaşayanlarla evlilik yapılmaması, köyde akraba evliliklerine yönelinmesine neden olmuş. A... ve E... doğdukları zaman kendilerine kız teşhisi konduğu için nüfus kağıtları buna göre düzenlenmiş. 10-15 yaşlarına geldiklerinde ise kendilerini erkek gibi hissedip buna göre yaşamışlar. Sonra da adlarını Ali ve Emin olarak kullanmaya başlamışlar. Bu arada askerlik gibi bir dertleri de olmamış. Ancak "Ali ve Emin" kardeşler toplum içinde, kendilerini hissettikleri erkek cinsiyetiyle dolaşamamaktan yakınıyorlar. ''

Bu insanların yaşadığı psikolojik travmaları bilemeyiz.

işte bu bilgi önemliydi teşekkürler.ben bunu merak ediyordum.sadece psikolojik olarak erkek veya kadın hissedildiği için cinsiyet değiştirebilir mi diye.bunun için değiştirilmesini yanlış bulmuştum.ama öyle değilmiş,vücut yapısı,hormonlar zaten onun cinsiyet değiştirmesini gerektiriyor.bu durumda birşey diyemeyiz.ya vücut bayan ama yapı erkek olarak yaşayacak,ya da olduğu gibi görünmeyi tercih ederek cinsiyet değiştirecek.çok zor gerçekten o insan için.

ben de şahit olduğum birşey anlatayım.anneme temizliğe gelen bir bayan vardı.bir kızı ve oğlu vardı.bir ara ameliyat olacaklar demişti.sonradan ne ameliyatı olduklarını anlattı bize.ikisi de cinsiyet değiştirmiş.o an çok etkilenmiştim.ikisi de çok sıkıntı çekti şimdiye kadar millet kınayacak ama ne yapayım demişti.çok etkilenmiştim ozaman.demek nil erkoçlar ın da böyle bir durummuş.sadece kendini erkek hissediyor diye yapılması zaten mantıksızdı.
bu arada şunu da söylemeden geçemiycem,erol köse ne kadar terbiyesiz bir insan ya.sana mı düşmüş böyle birşeyi dalga geçer gibi ilan etmek.belki istemiyordu açıklanmasını veya isterse bile sanane.

parkon
27-02-2013, 19:03
Nil in Rüzgar olması durumu benim için eleştirilecek veya övülecek birşey değil.
Zira bu konuyla ilgili empati yapmam mümkün değil.
Onun ne hissettiğini,ne yaşadığını bilemeyeceğim gibi,hayal bile edemem.
Kendi bedeni,kendi seçimi.
Bu konuda hiç kimsenin söz hakkı olduğunu düşünmüyorum.
Ama beni rahatsız eden; ortada bunun bangır bangır haber kanallarını,gazeteleri süslemesi.
10 yaşında erkek gibi hisseden bir kız çocuğunun bu haberleri okuduğunda yıllar boyu kafasında bunu kurması veya onunda tek hayalinin büyüyünce cinsiyet değiştirmek olması içten bile değil.
O yaşlarda bende erkek gibi bir kız çocuğuydum.7 yaşında babam bana konuşan bir bebek getirmişti ve ben onu gidip yarış arabasıyla değiştirmesini istemiştim.Sadece erkek çocuklarıyla oynar,eve hergün kavga edip gelirdim.Kendimi erkek gibi hissederdim.12 yaşında bile pantalondan başka birşey giymezdim.Sürekli erkek olmaya özenen bir çocuktum ben.Şimdi o dönemlerde böyle bir haberin sürekli karşıma çıktığını düşünüyorum:44::44:Gerçekten kafam karışırdı emin olun.Acaba bende mi erkek olucam ilerde sorusu kafamı kurcalardı.
Bu demek değilki çocuklar illaki cinsiyet değiştirmeye özenir bu haberi okuyunca..Ergenlik döneminde bir çocuğun kafasında sadece bu soru işaretlerine sebep olması bile kişilik sorunlarına yol açar ilerde.
O yüzden Nil in Rüzgar olması keşke sadece kendi sorunu olarak kalsaydı diyorum.

NickimTam13Harf
27-02-2013, 20:55
Konuya yorum yapmayacağım ama güzelliğini çok beğendiğim bir hatun idi rahmetli :1:

naneli_limon
27-02-2013, 22:50
Nili destekleyenlerinde ondan bir farkı olduğunu düşünmüyorum. Bu durumu Allaha küfreden, sevmeyen biriyle dost olmaya benzetiyorum. Bu arkadaşımız Yaradılışını beğenmeyip değiştirip bi nevi Allaha isyan etmiş birisi. Ve burda ona destek verenlerde bi nevi Allaha isyan eden bi insana,Allaha savaş açmış bi insana destek veriyor. Yani şurda modern görüşlü olayım mantığından vazgeçip özümüze dönelim. Atalarımız bu ülkeyi kurtarırken bu halkın da bu kadar midesi genişleyeceğini görseydi kemikleri sızlardı. Ne için kazanıldıki sanki bu ülke? Ahlaksızlık, fuhuş, isyan, bunlar gözönünde bu kadar serbestçe yapılsın ve halk ta onlara destek versin diye mi? Nil ne yaparsa yapsın günahı kendine ama sizlerde ona destek vererek Allaha isyan eden birini desteklemeyin. Kafirlerle dost olmak nasıl bizim dinden çıkmamıza sebep oluyorsa, Nilin doğru yaptığını düşünmekte dinden çıkmaya sebep olabilir. Çünkü bi nevi küfüre, isyana destek vermiş oluyosunuz. İnanmayan araştırsın.

ssofi
27-02-2013, 23:10
her zaman söylüyorum sonuna kadar da söyleyeceğim bu tür şeyler hatta doğaya haykırı şeyler göz önünde yapılmamalı ne halin varsa gör kim benim kız yada kadın olduğumu bilebilir yada nasıl bir cinsel hayatım olduğunu kimse
ama bu kişilerin maşallah tüm mahremiyeti biliyoruz

aynen bir çoğuna katılıyorum

saygı duymada gör hemen geri kafalı derler



bence kaynaşma programları düzenlenmeli bu kişilerle

onure edilmeli gençlik dizilerinde rol verilmeli

hatta ilk öğretim okullarında ders vermeli bu kişilikler


nereye gidiyoruz çocuklarımız Allaha emanet.

Mune
27-02-2013, 23:35
Mevzuyu dine bağlamayın lütfen, dini yorum yasaktır, içeriğe yorum yapın, saygı duyanlarda şöyle derseniz konuyu farklı bir boyuta taşırsınız.

cornella
28-02-2013, 06:19
başka insanların kendi hayatları için almış oldugu kararlar,tercihler neden bizi bu kadar ilgilendiriyor anlamıyorum,resmen dert oldu bize......bize ne kime ne......
kk da bile bir konunun altında şu yorumu görmek kaçınılmazdır:
hayatını kendın için yaşa başkaları ne diyecek diye yaşarsan sen ,sen olmaktan çıkarsın......

adiyeff
28-02-2013, 07:11
Nili destekleyenlerinde ondan bir farkı olduğunu düşünmüyorum. Bu durumu Allaha küfreden, sevmeyen biriyle dost olmaya benzetiyorum. Bu arkadaşımız Yaradılışını beğenmeyip değiştirip bi nevi Allaha isyan etmiş birisi. Ve burda ona destek verenlerde bi nevi Allaha isyan eden bi insana,Allaha savaş açmış bi insana destek veriyor. Yani şurda modern görüşlü olayım mantığından vazgeçip özümüze dönelim. Atalarımız bu ülkeyi kurtarırken bu halkın da bu kadar midesi genişleyeceğini görseydi kemikleri sızlardı. Ne için kazanıldıki sanki bu ülke? Ahlaksızlık, fuhuş, isyan, bunlar gözönünde bu kadar serbestçe yapılsın ve halk ta onlara destek versin diye mi? Nil ne yaparsa yapsın günahı kendine ama sizlerde ona destek vererek Allaha isyan eden birini desteklemeyin. Kafirlerle dost olmak nasıl bizim dinden çıkmamıza sebep oluyorsa, Nilin doğru yaptığını düşünmekte dinden çıkmaya sebep olabilir. Çünkü bi nevi küfüre, isyana destek vermiş oluyosunuz. İnanmayan araştırsın.

canım böyle düşünme.ben de hemen konunun bu boyutunu araştırdım.yaratılışımıza ters düşerek sonradan karşı cins gibi hissetmeye başlayarak cinsiyet değiştirmenin dinimizde büyük günah olduğu söyleniyor.yanlız şöyle birşey var.gerçekten her iki cinsiyetin özelliklerini de taşıyorsa (fiziksel olarak tabiki duygusal olarak değil) ve hangisi ağır basıyorsa o cinse yönelmek için ameliyat olunabilir diyor.şöyle söyleniyor:estetik amaçlı yapılan ameliyatlar dinimizce doğru kabul edilemez ama anormallikler için yapılan fiziki değişiklikler normaldir.mesela kişinin 6 parmağı varsa birini kestirmesi gibi.bu konu için de ,kişi çoğunlukla erkek kabul edilebileceği halde kadın organları fazla kabul edilir ve cinsiyet değiştirme amaçlı ameliyat olabilir.
önce bu haberi okuduğumda ben de kızdım.erkek hissediyordu cinsiyet değiştirdi diye okuyunca doğru bulmadım bunu.ama kaçıncı sayfada bilmiyorum mute yazmıştı. kanunlarımızda cinsiyet değiştirme şartlarını yazmış,onu okuyunca biraz daha anladım.sanırım kanunlarımıza göre de cinsiyet değiştirme öyle isteğe göre yapılmıyor.aynen şöyle:
''istem sahibinin 18 yaşını tamamlamış bulunması ve evli olmaması; ayrıca transseksüel yapıda olup, cinsiyet değişikliğinin ruh sağlığı açısından zorunluluğunu ve üreme yeteneğinden sürekli biçimde yoksun bulunduğunu, bu alanın uzmanlarından oluşan bir sağlık kurulu raporuyla belgelemesi şarttır. ''
bu kız transeksüel yapıdaysa ağır basan cinsiyet göz önüne alınarak dinimize göre de cinsiyet değiştirmeye hakkı var.bunun dışında yapılmamalı bence de.ayrıca saygı duyarım helal olsun gibi şeyler yazılıyor ben de anlamıyorum.bu bir sağlık sorunu saygı duyulmasına da bravo denmesine de gerek yok.

BenKader
28-02-2013, 07:41
Ben hala haberlerde veya sosyal paylaşım sitelerinde geçen resimlerine şaşkınlıkla bakmaktayım
Bu olay beni neden bu kadar etkiledi bilmiyorum ama güzel bir kızdı

GamzeLim
28-02-2013, 08:57
Ben anlamakta zorlaniyorum bu konu hakkindaki konusmalari.
Saygi duyanlar vardir elbet ama gercekten saygi duyan %5 i gecmez belki.
Neden mi böyle düsünüyorum?
Futbol karsilasmasi olur, bunun bir spor oldugunu, eglence oldugunu unutur insanlar ( kadini erkegi) kazanana saygi duyup tebrik edilmez, hakaretler, küfürler, lincler, kavgalar hatta ve hatta ölümler olur.
Ülke secime gider birini secer, secmenin secimine saygi duyulmaz, yine küfür, hakaret, asagilama alir basini gider.
Hadi bunlari gecelim.
Bir oyuncu bir filmde bir dizide rol alir, canlandirdigi rol sevilmez, onun bir oyun oldugu ve o kisinin isini yaptigi görülmez, oyuncuya hakaretler, küfürler, beddualar havada ucusur.
Gercekten saygili bir millet miyiz? Bu kizcagizla biri tartissa, karsi karsiya gelse, yine saygili olup onu bu olayla vurmamaya calisir mi aceba?
Bir köse yazari ( cok görürüz bu tür köse yazarlarini) bu kiza bir olay sonucu sinir olsa, aceba bu kiz hakkinda ilk yazacagi sey ne olur?
Gercekten saygili m iyiz?
Yoksa böyle bir konuda düsüncelerimizi dile getirirken, yobaz, geri kafali damgasi yememek icin dil ucuyla "saygiliyim" mi diyoruz?

Herkesin mezari ayri!
Herkes kendinden sorumlu.
Banane Nil den, Rüzgar dan.
Ama beni ilgilendiren yönü su ki.
Bazi seyler 4 duvar arasinda kalmali.
Ortalikta bangir bangir " helal be" denilirse ben bu noktada " dur" derim.
Helal falan degil cünkü.
" helal be" denilecek sey, insanlarin gurur duydugu, herkesin yapmak isteyip yapamadigi birseydir. Yani kazanilmis bir zaferdir.
Bazi seyleri ele alirken önünü, sonunu iyice tartip düsünmek gerek.
Yapmistir, kendi tercihidir, günahsa onun günahidir, bana göre hava hos, ama cikip özendirme, takdir etme, alkislama yapilamaz.

Harfi harfine katiliyorum.

rubaa
28-02-2013, 09:05
helal olsun bu ülkede bu iş. çok güzel kızdı çok masum bi güzelliği vardı . hakkında hayırlısı olsun .

VikingPrincess
28-02-2013, 11:42
Şu forumda bi konu da alo fetva hattına dönmesin be arkadaş.Bir insanın dinine,cinsiyetine,yaşam tarzına bakmadan sadece insan olduğu için değer vermek neden bu kadar zor geliyor bizim insanımıza?

Mune
28-02-2013, 13:43
Bana sorulduğu için cevaplıyorum.

Evet, evladım karşıma geçse Nil'dim Rüzgar olacağım dese aynı şeyleri söyleyebileceğim, istesemde istemesemde saygı duymak zorunda kalacağım, belki isyan edeceğim, bağıracağım, durumu inkar edeceğim, depresyona gireceğim ama kabulleneceğim çünkü o benim evladım, durumunu öğrenen herkes onu dışlarken ben anneysem eğer onu sarıp sarmalamak zorundayım, ben onun için herkes değilim çünkü anneyim ben anne.

Hayatım boyunca hiçbir zaman kendimi karşımdaki insanın yerine koymadan yorumlamadım olayları, işte ben o yüzden kınamam, ayıplamam. Değer yargılarım yok mu? Var, üstelik kuralcı, toplum değerlerine önem veren, inançlı biriyim ama öte yandan da anneyim.


Anne baba olmak kolay iş değildir, sadece yedirip içirmek, okula göndermek, giyim kuşam, barınma gibi temel ihtiyaçlarını sağlamakla bitmiyor ebeveynlik, ölene kadar anne babasınız, evladınız kaç yaşına gelirse gelsin anne babasınız, ona herşeyi öğretmek zorundasınız, evladınız toplumun kabul ettiği gibi davrandığında bağrınıza basıp, toplum dışladığında kapıyı yüzüne kapatıp seni tanımıyorum diyemezsiniz.

Ailesi kimbilir neler yaşadı, Rüzgar ameliyat olmaya karar verdiğinde sadece kendi hayatını değil ailesinin hayatını da değiştirdi, onlarında psikolojik destek almadıklarını nerden biliyoruz, ailesi kimbilir nelere göğüs germek zorunda kaldı, hala da göğüs germek zorunda ama onlar evlatlarını dışlayamadılar çünkü onlar anne baba.

Belki bu olay medyada yer alsın istemedi Rüzgar ve ailesi, belki kardeşinin yalanlaması bu yüzdendi ama birileri gündeme taşıdı, o da kendini anlatmak zorunda kaldı, kimseye örnek olmak istediğini de sanmıyorum, şimdi kendisine sorsak belkide hiç memnun değil medyada tartışılıyor olmaktan.

Ama gündeme getirenlerin dediği gibi o medyatik o yüzden haber konusu oldu, oysa bu ülkede medyatik olmayanlarda ameliyat oldu, bazısı gazetelerde yer aldı, birtanesinin bile adını hatırlıyor musunuz? Hatırlamıyorsunuz çünkü medyatik değillerdi, okudunuz geçti, belki haberi görmediniz bile, onlar toplum ahlakına olumsuz etkide bulundu mu, sıradan kişiler oldukları için ahlak boyutunu kimse önemsemedi, cık cık denip geçildi belki ama iş medyatik birine gelince hemen örnek olması lazım vs. deniyor, o da bizim gibi bir insan oysa.

cincikk
28-02-2013, 14:00
bu olay beni çok etkiledi gerçekten youtube' dan yabancı birkaç video izledim de kadından erkeğe dönen transseksüeller genellikle ameliyatı takiben 1 yıl içinde büyük değişim yaşamışlar genelde zaten 1 yıl sonraki görüntülerini paylaşmışlar tanınmayacak derecede değişmişler görseniz asla bunlar önceden kadın mıydı diye hayret ediyorsunuz sanki doğuştan erkeklermiş gibi. testesteron hormonunun etkisiyle sesleri değişmiş, kıllanmışlar, kas yapmışlar, burun kanatları falan büyümüş, hatta birinin saçlarının önü dökülmüş kelleşmiş, bir tanesi de partneriyle evlenmiş partnerinin de bebeği olmuş.

biz de 1 yıl sonra falan Rüzgar' ı bir daha gördüğümüzde tanımayabiliriz ama dikkatimi çeken birşey var ki yine de o kadar izlediğim videodakilerin hiçbiri Rüzgar' ın kadın hali gibi güzel değillermiş önceden.

donbul
28-02-2013, 14:28
erkek amaliyatla kadın olsada kadın erkek olsada doğuştan sahip olduğu kodları basit bir estetik değiştirmez.yaptıklarını benim yada başkasının yargılamaya hakkı yok.cinsiyet düşünceye bağlı deyildir.genetiğe bağlıdır.asla ve asla gerçek bir erkek olamaz.bunun ikilemiyle yaşar.normal bir insan gibi yaşıyamaz.çevre baskısı deyil fiziksel açıdan normal bir kadın yani cinsel tercihleri normal olan,fiziksel ve beyinsel gelişimini düzgün tamamlamış bir kadın onu erkek olarak algılamaz.bu doğanın kanunu.ama böyle bir hayatta onun tercihi.tv de bir psikolog bu durum için ,ne yaparlarsa yapsınlar nasıl hissederse hisetsin erkek erkektir kadın kadındır,hisetikleri farklılık ruhsal sorundur,bir çeşit isyandır demişti çok net konuştu.o zaman ona hak vermiştim.bazı ruhsal hastalıklar asla iyleşmez insan ölene kadar taşırmış bencede cinsiyet değiştirmede bir çeşit ruhsal hastalık.Allah katındakini ise yalnızca Allah bilir onun adına karar vermek bize düşmez.bu tür bir hastalık vermişse bir bildiği vardır.

cincikk
28-02-2013, 14:29
Bide başka boyuttan bakmak istiyorum olaya. Kızınız bi erkeğe aşık olsa o da Rüzgar olsa ne tepki verirsiniz? Eminim kimse kabul etmek istemez.Burda özgürdür onun seçimidir diyenler bile kızlarının onunla birlikte olmasını istemezler. Her boyuttan bakmak lazm. Bu tarz insanlar çoğalırsa böyle sorunlar ortaya çıkar

oracıkta yüreğime iner bu yükü taşıyamam Allah korusun

mumder
28-02-2013, 15:52
anlamıyorum anlamak da istemiyorum

lindsaylohan
01-03-2013, 18:42
Türkiyedeki en güzel yüz hatlarına sahip kız kim diye sorsalar ne hülya avşar ne bi başkasını derdim sadece nil erkocları begenıodum ve erkege dondugunu ogrendıgımde şok oldum :( cnku kmse tahmın edemezdı bu kadar güzel bir kız meger içinde senelerdir bi delikanlı barındırıomus.... ama onemlı olan onun mutlulugu tabıkı smdı özgür ... biz ufacık bı burnu kafaya takıp evden cıkmak ıstemezken o hıssettıgınden baska bı bedenle senelerını gecırmıs o bedenle o yuzle ekran önüne cıkıp rol bile yapmıs gerçekten cok büyük cesaret onu kutluorm... inş yenı halıyle cok cok mtlu olr bizim insanlarımız malsef ınsanları huzursuz etmekte birebir... ama o bunları takmayacak kadar olgun ve cesur bı kız ...

lindsaylohan
01-03-2013, 18:48
Empati yoksunlugu bi insanın en büyük eksikliğidir... Insanları kınamayın... Onlara bunu yaşatan allahtır onların kaderlerı boyle KİMSE YAZILMAYAN ŞEYİ YAŞAMAZ..... Siz bilemezsiniz yarın öbürgün neler yaşayacagınızı belki dogacak evladınızın basına gelecek bu ?? Size kınama hakkını kim verıo ? bu ınsanı kınayanlar emınım cocugunuzun basına bu durum gelse evladınızı kapıya atarsınz...cnkü yüzünüz kızarır di mi ?? İnsanlar etrafındakilerinin dusuncelerını fazlasıyla takarak yasarlar ne yazıkki o yuzden kendi benlikleri yoktur etrafa baglı olarak yaşarlar acaba o ne der acba bu ne der dıye :) . Yazık din i katmayın gerçek muslumanlık hor görmek degıldır iyiliktir iyileştirmektir....

ambivalan
01-03-2013, 18:58
Röportajını baştan sona okudum. öncelikle kendisini çok güzel ve yalın anlatmış. ve sonrasında başka hiçbir gazeteye konuşmayarak bunu bir şova dönüştürmemesini de takdirle karşıladım. şuna kanaat getirdim tamam çok güzel bir kadındı. hatta Türkiye ortalamasının üzerinde bir güzelliği vardı Nil Erkoçlar'ın ama o kendini hiçbir zaman kadın hisssetmemiş. Güzel bir kadın bedenine sıkışmış bir erkekti. geçirdiği ameliyat süreci o kadar sancılı ve zor ki. onca üne rağmen güzelliğinden bunca şeyden vazgeçecek ve herkesi karşısına alacak kadar cesur olduğu için tebrik ediyorum kendisini. bence kendisi için en doğru kararı vermiş. üstelik bu değişim süreci öyle kolay olmuyor. üniversiteden heyet toplanıyor profesörlerden oluşan bir heyet ve onların da onayı şart. kişinin psikolojisinin bozuk olmadığına ve gerçekten bu ameliyatı olmak için onay almasına dair.

inşallah yeni hayatında mutlu olur.

ambivalan
01-03-2013, 19:22
şok oldum görünce.acaba çift cinsiyetlimiydi.öyle değilse yani bir mecburiyet yoksa,hormonlarda bir problem yoksa, öyle hissediyor diye yapılmasını doğru bulmuyorum ben.psikolojik tedavi görmeliydi.şimdi de ihtiyacı vardır bence.nasıl uyum sağlayacak bunalıma girebilir

neyin psikolojik tedavisini görecek pardon? üniversitede profesör doktorlardan kurulu bir heyet onay vermeden bu ameliyatı olamazdı zaten.
kaldı ki ben röportajı okudum olayın psikolojik bir rahatsızlık olduğunu da düşünmüyorum. gayet aklı başında bir konuşma yapmış, kendisini güzel ifade etmiş Rüzgar.

lies
01-03-2013, 20:20
anlamıyorum anlamak da istemiyorum

Anlamanız için illaki başınıza gelmesi gerekiyo değil mi...yazık ya yazık...şu insanları hor gören zihniyeti anlamıyorum...yargılamak sadece Allah a düşer...nerden biliyorsunuz belki de yargılanacak olan o ve onun gibiler değil, sebebi ne olursa olsun farketmez iinsanları hor gören zihniyetlerdir......

sashamia88
02-03-2013, 13:47
hahaha youtube'de ki Nil Erkoçlar için yapılan slaytlar beni çok güldürüyor :9: özellikle "Nil Erkoçlar - Veda Videosu (Seni Seviyoruz Nil)" başlığı altında yapılan bu slayt :9:,sanırsın ki vefat etti :9:Nil Erkoçlar'ın (Rüzgar) zorla psikolojisini bozacaklar :9:

http://www.youtube.com/watch?v=ADz-2dCORJM

yalnız arkadaşlar slaytta ki fotolara baktım da ,yüzü dışında fiziğinde cidden bir erkek görüntüsü var .çok fazla kıvrımlı hatları yok .popo ve gögüs yok dümdüz .elleri ve kolları cok kemikli ve damarlı :53:
Ne diyelim artık, biz tasvip etmesek de o tercihini yapmış,bize de bir şey demek düşmez .Ama ben de ilk duyduğumda ciddi şok geçirdim çok şaşırdım ,üzüldüm de :/ insanlar nasıl bir psikolojı yaşıyor da bunu yapıyorlar kendilerine diye :/ çok zor bir durum gerçekten yaa .ne yaşadı etti bilemeyiz tabi ,o yüzden çok da birşey söylemeye gerek yok gibi ...
yalnız siz de dikkat ettiniz mi bilmiyorum ,ama erkek haliyle çekildiği fotolarda yüzünde bir hüzün var .acaba amaliyattan mı ?

melisa87
02-03-2013, 19:45
nihat hatipoğlu'nun bu konuda yaptığı açıklama ;
Birinin rahmi varsa doğurganlığı vardır, dişidir kadındır, rahmi yoksa doğurganlığı yoksa ve erkek gibiyse fiziksel görüntüsü erkektir. Ben erkeğin kendimi kadın hissediyorum, ben kadınım kendimi erkek hissediyorum ortada bir problem var demek hayattaki bir şeyden çocukluktaki bir şeyden bir imtihan gerekçesi olabilir, böyle kardeşlerimizi kınamayacağız, bunları hor görmeyeceğiz bunlara hakaret etmeyeceğiz, bunları toplumun dışına itmeyeceğiz, kötü söz söylemeyeceğiz insandır bunlar herkeste olabilir böyle bir hal, ama bunlarla ilgili tedavi sürecini bu kardeşlerimizin problemlerine çözüm araması gerekir. Aklı başında insanlarla konuşacaklar bunun bir imtihan olduğunu bilecekler bu tür duygular gelişebilir insanda neyse fiziksel yapısı onu yaşayacak başka yollar aramayacak, aradığı zamanda Allah katında sorumluluk sahibi olur."

kesinlikle katılıyorum işte budur ....

VikingPrincess
02-03-2013, 20:39
Ayşe Arman'ın,Prof.Dr. Şahika Yüksel'le röportajı:
Transseksellik ne bir hastalk ne bir tercih ne de bir heves - Aye ARMAN - Hrriyet (http://www.hurriyet.com.tr/yazarlar/22719921.asp)
Okunmalı bence gayet güzel açıklamış.Özellikle röpotajdan şu cümleleri alıntılamak istiyorum:

-(Transeksüelliğin)Nedeni ne?
-Tam bilinmiyor.Genetik,yapısal bir durum.Fakat şurası bir gerçek:Bizler dünyaya 'kadın','erkek' ya da 'transseksüel' olarak geliyoruz.Yani doğuştan.
-Peki hastalık olarak değerlendirmek doğru mu?
-Şu anki sınıflandırmada 'cinsel kimlik gelişim bozukluğu' altında duruyor.Fakat hastalık tanımları zaman zaman yeniden yapılır.Transseksüelliğin hastalık olarak değerlendirilmesine, dünyada çok ciddi itirazlar var.Şöyle deniyor:Bu bir 'patoloji' değil.Bu bir 'akıl hastalığı' değil.Olsa,kişinin düşünceleri ve davranışlarıyla ilgili bir zorluğun söz konusu olması gerekir.Burada,böyle bir şey yok.Hamilelik de bir hastalık değildir mesela,tıbbi bir durumdur.Transseksüalite de onun gibi tıbbi bir durum.Kesinlikle 'ruhsal bir hastalık' değil.

Rline
05-03-2013, 14:21
İşte Rüzgar Erkoçlar'ın açıklaması:

"Değerli Basın Mensupları,

Yaşadığım zorlu süreci her zaman yanımda olup bana destek olan ailem ve arkadaşlarımla birlikte kendi içimde atlatmaya çalışırken her gün gazetelerde ve televizyonlarda hakkımda 3. şahısların ortaya asılsız haberler atıyor oluşu ve bundan bir gündem yaratılması tahmin edersiniz ki benim için hiç de kolay değil. Benden bağımsız olarak ortaya atılan tüm haberler karşısında ilk ve son kez bir basın açıklaması yapmaya karar verdim…

Yaşadığım bu süreç hiç istemediğim halde kendine gündem yaratmak isteyen şahıs ya da şahıslar tarafından ortaya çıkartıldı. Akabinde basın sürekli olarak telefonumdan bana ulaşmaya çalıştı, evimin kapısında basın mensupları beklemeye başladı. Ailem de bu aramalardan, telefon tacizlerinden nasibini aldı. Bunun üzerine tüm yaşadıklarımı benim ağzımdan tüm içtenliğimle en doğru şekilde öğrenilsin diye Ayşe Arman’a anlattım. Çünkü Ayşe Arman daha önce de bu konular hakkında röportajlar yapmıştı ve konuya olan duyarlılığı benim için önemliydi.

Bu röportajdan sonra hiçbir yerde hiçbir şey yazmadım, hiçbir medya kuruluşuna konuşmadım. Adıma açılan Twitter ve Facebook hesapları bana ait değildir. Bilgi işlem merkezine başvurularak hepsi kapatılmasına rağmen tekrar tekrar açılmaya, ağzımdan yazılar yazılmaya devam ediyor. Buradan bir kez daha söylüyorum ki hiçbir sosyal mecrada hesabım yoktur. Benim adıma yazılan haberler asılsızdır.

Hiçbir ölüm tehdidi almadım, hiçbir yapımcı beni aramadı. Hiçbir oyunculuk teklifi almadım. Şu anda hayatımın bu kısmını düşünecek durumda değilim. Sadece ameliyatımdan sonra sağlığımla ilgili aşamalı süreç hala devam etmektedir. Bana bu süreçte destek olan ailemle ve dostlarımla birlikteyim. Sakin ve huzurlu bu süreci atlatmayı diliyorum.

Röportajda da defalarca söylediğim gibi bu benim hayatım, benim özüm, benim kararımdır ve yalnızca beni ilgilendirir.

Bugün televizyon programında ameliyatımı yapan doktordan alındığı söylenen bilgi konu edilerek başkalarının hayatları üzerinden kendisine yeni bir gündem başlığı çıkarmaya çalışan bazı kişilerin yaptıkları karşısında bende kişisel haklarımı korumak adına yasal süreç başlatacağım. Bir doktorun Hipokrat yeminini bozması bir yana, vicdan ve etik kuralları hiçe sayması anlaşılır gibi değildir.

Tüm bunların dışında; insanların benim hayatıma göstermiş olduğu saygı ve destek için minnettarım.

Yaptığım röportaj ilk ve sondu. Bundan sonra da herhangi bir televizyon kanalına yada bir gazeteye hayatım ve kararlarımla ilgili röportaj vermeyeceğim. Her insan gibi hayatıma devam etmek istiyorum. Sizlerden ricam bu isteğime saygı duyup bu süreçte aynı hassasiyeti göstermeniz."

Saygılarımla;
Rüzgar Erkoçlar

Lyre
05-03-2013, 20:13
herkesin kendi tercihi saygı duymak lazım

cryptic
05-03-2013, 20:16
her koyun kendi bacağından asılır diyorum..:49:

kaderiminoyunu
05-03-2013, 20:43
ben anlayışla karşıladım ama çok üzüldüm
bugüne kadar içinde yaşadığı herşey için...
belki birden erke olması herkeze çok ağır geldi ama o kuş gibi hafiflemtir sadece toplum baskısı olmasa..
ama herkez desteklemiş olsa bile yinede bir garip olay tabi..
ama rüzgara da alışıcaz :ssz:

kaderiminoyunu
05-03-2013, 20:49
hahaha youtube'de ki Nil Erkoçlar için yapılan slaytlar beni çok güldürüyor :9: özellikle "Nil Erkoçlar - Veda Videosu (Seni Seviyoruz Nil)" başlığı altında yapılan bu slayt :9:,sanırsın ki vefat etti :9:Nil Erkoçlar'ın (Rüzgar) zorla psikolojisini bozacaklar :9:

http://www.youtube.com/watch?v=ADz-2dCORJM

yalnız arkadaşlar slaytta ki fotolara baktım da ,yüzü dışında fiziğinde cidden bir erkek görüntüsü var .çok fazla kıvrımlı hatları yok .popo ve gögüs yok dümdüz .elleri ve kolları cok kemikli ve damarlı :53:
Ne diyelim artık, biz tasvip etmesek de o tercihini yapmış,bize de bir şey demek düşmez .Ama ben de ilk duyduğumda ciddi şok geçirdim çok şaşırdım ,üzüldüm de :/ insanlar nasıl bir psikolojı yaşıyor da bunu yapıyorlar kendilerine diye :/ çok zor bir durum gerçekten yaa .ne yaşadı etti bilemeyiz tabi ,o yüzden çok da birşey söylemeye gerek yok gibi ...
yalnız siz de dikkat ettiniz mi bilmiyorum ,ama erkek haliyle çekildiği fotolarda yüzünde bir hüzün var .acaba amaliyattan mı ?

evet bende farkettim normal hayatındaki fotolarında bu çok belli güzel bir kız dışında birde erkeksi yanı varmış bunu farkedemedik

kaderiminoyunu
05-03-2013, 20:54
Rüzgar' ın yerinde olsam Türkiye' yi terkederdim şimdiden askere alınma bilmemne geyikleri çevirmeye başlamışlar bir de iğrenç zeka kırıntısı içermeyen espriler yapmaya çalışmışlar Bülent Ersoy' u katıp vs.

bu kadar baskıyı göğsleyebilecek mi acaba hem de bu kadar hassas bir dönemdeyken hem hormon ilaçları da alıyorken gerçekten Allah yardımcısı olsun.
zaten terketcekmiş okudğum habere göre

kaderiminoyunu
05-03-2013, 20:56
Ben hala haberlerde veya sosyal paylaşım sitelerinde geçen resimlerine şaşkınlıkla bakmaktayım
Bu olay beni neden bu kadar etkiledi bilmiyorum ama güzel bir kızdı

aynen ya çılgın gibi resimlerine bakıyorum yorumlarını okuyorum heran yeni bişe dicek tv ye çıkcak die bekliorum çok etkilendim yaa benim gibi etkilenen arkadaşların olduğunu bilmek beni rahatlattı:)nedense

HulyaGulsah
05-03-2013, 21:05
güzel bir kadının vücudunda doğmk çok değişik bir duygu demiş rüzgar bayanken çok aşırı güzel bir kadındı ben çok beğeniyordm gerçektn güzeldi kusursuz bir yüzü vardı ama erkek halylede gayet yakışıklı olmuş ben bu seçmi yaptığı içn tebrk ediyorm onu açıkcası kendini özgür bırakması çok güzl yeniden nefes aldı rüzgar hayrlısı :)

ebrutolga
11-03-2013, 19:10
Ben anlayamıyorum şahsen :44:

nazlim14
12-03-2013, 21:10
bu bir tercih değil, zorunluluktur arkadaşlar.artık eşcinsellik,transseksuellik gibi durumların tercih,can istmeesi gibi bir durum olmadıgı tıbben ispatlandı.kimse bu kararı kolayca veremez tıbbı bır gereklılık var ortada.ama çok zor bır sureç Allah kolaylık versin.

justholdmetight
15-03-2013, 10:22
Saygı duyuyorum kendi tercihi bize laf söylemek düşmez ki

sevgilim06
19-03-2013, 13:22
Güzel kızdı beğenirdim.....:hayırlısı:31:

Gozdems
04-05-2013, 00:47
Saygı duyuyorum. Herkes kendi kararını verebilecek kadar özgür.

nrykrkmz
04-05-2013, 23:34
Herkesin kendi kararı kendi hayatı, başkasının iyi ya da kötü demesi birşeyi değiştirmez

Gothic34
04-05-2013, 23:42
Çok zor bir süreç.. Allah yardımcısı olsun..
Kendimi öyle düşünemiyorum bile..
Ya kadın olarak değil de; erkek bedeninde bir kadın olarak doğsaydım..!
Tüm bedenin değişmesi lazım.. çok zor çookk... çevreyi saymıyorum bile.!!

trksng
11-12-2013, 17:40
tercih meselesi saygı durmak lazım:51:

tuz_karabiber
03-01-2014, 00:28
saygı duyuyorum kendi tercihi