Sayfa: 1/4398 1231151 ... SonSon
Toplam 43980 adet sonuctan sayfa basi 1 ile 10 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: bebek cinsiyet belirleme..

  1. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #1

    bebek cinsiyet belirleme..

    Şu an için dünya üzerinde bebeğin cinsiyetine yön vermek için rutin olarak kullanılan bilimsel bir metot bulunmamaktadır. Doğanın mucizevi dengesinin korunması için bunun böyle kalması gerekir!



    Bu yazımızda bilimsel olduğunu iddia eden bir kısım metodlarla birlikte asırlardır cinsiyet belirleme yöntemi olarak kullanılan çin takvimi ve diğer bazı geleneksel yöntemleri de bulabilirsiniz..

    KIZ MI OLSUN ERKEK Mİ ?

    Çiftlerin büyük bir kısmı önceden çocuğunun cinsiyeti belirlemek istemektedirler.Tarihten bu yana kulaktan kulağa halk arasında anlatılan-inanılan bazı teoriler ve görüşler vardır. Bunların hiç biri ispatlanmış veya tıbbi geçerliliği olan yöntemler değildir.

    Örneğin bizim Türk toplumunda ve diğer topluluklarda da benzeri şekilde olduğu gibi anne adayı çok kırmızı et yer ,tuzlu beslenirse ,diz dirsek pozisyonunda cinsel ilişkiye girerse erkek; balık ve bol sebze yer veya misyoner pozisyonunda ilişkiye girerse kız sahibi olacağı gibi tıbbi dayanağı olmayan bir çok söylenti vardır.

    Cinsiyet Tayini, Cinsiyet Seçme ve Cinsiyet Seçimi İçin En Çok Uygulanan Yöntemler;

    1. BabyChoice –Materna yöntemi :

    İsviçre’deki Materna Laboratuarlarının 1996 yılından beri birçok ülkede temsilcilikleri aracılığı ile dağıtımını yaptığı BabyChoice metodu ile tıbbi müdahale olmadan istenilen cinsten bebek yapabilmenin doğal ve güvenli tek yolunu sağlamaya çalışmaktadır. Anne veya bebeği hiçbir riske sokmadan %90'ın üzerindeki başarı oranı sağladığını iddia etmekte olup, pratik ve ekonomik bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Peki Bu yöntem nasıl çalışıyor?

    Bu yöntemin çalışma prensibi ;

    Hücresel haberleşme konusunu inceleyen bilim adamları annenin yumurta zarındaki reseptörlerin "X" veya "Y" kromozomu taşıyan spermleri dönem dönem kabul veya reddettiğini buldular. "X" kromozomlu spermin (kız çocuk) (+) artı ve "Y" kromozomlu spermin (erkek çocuk) (-) eksi yük taşıdığı ise önceden biliniyordu. Fransız bilim adamları daha da ileri gittiler ve yumurta zarındaki reseptörlerin elektrik yükünün annenin biyolojik saatine göre değiştiğini keşfettiler. Buna kutuplaşma dönemleri adını verdiler.

    Buluş resmi makamlarca izlenen testlerle denendi ve %98 oranında başarı elde edildi. Bunun üzerine 1997'den beri tüm dünyada satışa sunuldu. Yeni adıyla BabyChoice şöyle özetleniyor : annenin yumurta zarındaki reseptörlerin hangi günlerde "X" kromozomlu spermleri (kız), hangi günlerde "Y" kromozomlu spermleri (erkek) kabul edip diğerini reddedeceğini bulan metotdur. Çiftlerin, doğanın onlar için belirlediği günlerde kız veya erkek çocuk yapmalarını sağlar. 1997'den bu yana kullanıcıların başarı oranı %90 olmuştur. Hakkınızda vereceğiniz bilgiler analiz edilerek ve her biri 25 ayrı hayati parametre ile karşılaştırılır ve BabyChoice takvimi hazırlanır. Takvim, spermlerin ana rahminde 60 saate kadar yaşayabildikleri hesaplanarak hazırlanır. Takvimde işaretli günler çoğu annenin doğurgan dönemi (son kanamanın ilk gününden sonraki 7. ila 21. gün arası) ile ilk 6 ayda çakışmaktadır. Ancak gerekli görülürse adet dönemlerini değiştirmek kolaydır. Kutuplaşma dönemleri sabittir ve değiştirilemez. BabyChoice metodu tamamen doğal olup kopyalama, genetik seçme, embriyo ayırma gibi işlemlerden ayrı tutulmaktadır ve bunları yasaklayan tüm otoritelerce kabul görmektedir. İsviçre'deki Materna laboratuarlarında annenin kişiye özel analizi yapılmaktadır ve BabyChoice takvimi hazırlanmaktadır. Bu takvimdeki işaretli günler çiftlerin istedikleri cinsiyetteki çocuğa hamile kalabilecekleri günleri gösterir. Bugünlerde hamilelik için deneme yapmak gerekir.


    2. Microsort –Ericcson yöntemi

    ABD'de bilim adamları anne ve babalara bebeklerinin cinsiyetini belirlemeyi kolaylaştıran bir yöntem geliştirdi. Yöntem kız çocuklarda % 92, erkek bebeklerde ise % 80 başarı sağlıyor. ABD'nin Virginia eyaletindeki Fairfax kentindeki Genetik ve Tüp Bebek Enstitüsünde geliştirilen bir cihaz yardımı ile spermler X ve Y kromozomlarına göre ayrıştırılıyor. Lazer ışınları ve komplike DNA formülleri kullanarak sperm ayrıştıran bir cihaz yardımı ile kız bebek olmasını sağlayan X kromozomu taşıyan spermlerle erkek bebek olmasını sağlayan Y kromozomu taşıyanları birbirinden ayırıp elde edilen ayrılmış spermleri Aşılama (suni dölleme) yöntemi ile anne adayına yerleştirerek gerçekleştiriliyor.

    İstenilen kromozomdaki sperm ayrıştırma işlemi epey zor olduğu için kız bebek için ayrıştırma oranı % 92 ve erkek için ise oran daha düşük ,yani %80 civarında. Gebelik oranları ise uygulama başına hayli düşük saptanmış ( yaklaşık olarak uygulama başına %18 gebelik oluşmaktadır).Daha çok genetik hastalıkları olan aileler için geliştirilen bu yöntem aslında henüz daha deneme aşamasındadır. Bu yöntem sayesinde önümüzdeki yıllarda çocuklarda ortaya çıkan hemofili ya da kas erimesi gibi hastalıklar için,( X kromozomundaki hatalardan kaynaklanıyor) daha önceden cinsiyet belirlenerek önlem alınması planlanıyor.Genel olarak uygulaması zor ve pahalı bir yöntemdir. Uygulanırlığı zor olduğundan çok daha az kullanılmaktadır. Bu yöntem için teknik ve yasal zorluklar vardır.

    3. Shettles Metodu

    Amerika’da ve Avrupa ülkelerinde yaygın uygulanan bir yöntem ise Shettle metodudur.Çok kolay olan bu yöntemin uygulama prensibi adetin belirli günlerinde ilişkiye girilmesine dayanmaktadır Landrum Shettles adlı bir doktorun geliştirdiği basit ve ücretsiz olan bir yöntemdir. Dayandığı nokta X kromozomu taşıyan spermlerin Y kromozomu taşıyanlara göre daha yavaş yüzmesi ve daha dayanıklı olmasıdır. Yumurtlama dönemindeki yapılacak bir zamanlama ile seçmeye çalışılan cinsiyetteki spermlere avantaj sağlamaya çalışıyorsunuz. Buna göre erkek çocuk için yumurtlamaya en yakın zamanda cinsel birleşme yapılmalıdır. Böylece hızlı Y kromozomu taşıyan spermler yumurtaya daha çabuk ulaşabilmekteler. Kız çocuğu için ise yumurtlamadan 3 ila 5 gün önce cinsel birleşme yapılıyor ve sonra bir daha yapılmıyor. Böylece Y kromozomu taşıyan spermler ölüyor ve geriye X kromozomu taşıyan daha dayanıklı spermler kalıyor. Bu yöntemin uygulanması için yumurtlama gününün tespiti için bazal vücut ısısı takibini veya servikal mukus testlerini kullanmak gerekmektedir.

    Özetle ;

    - Bu teoriye göre yumurtlamadan 2 gün önce ilişkiye girilirse kız , yumurtlamadan sonra ilişkiye girilirse erkek olacağı iddia edilmektedir.

    - Yine bu yönteme göre yüzeyel ilişki ile kız ,derin cinsel ilişki ile erkek olma ihtimali artmaktadır.

    - Shettle yöntemine göre ilişki sırasında kadın orgazm olmaz ise kız ,orgazm olur ise erkek olma ihtimali yüksek olmaktadır.

    4.Diyet-Beslenme Metodu (kadınlara)

    Rus genetik bilimciler, anne adayının beslenmesi ve yiyip içtiklerinin bebeğin cinsiyetine etkilediğini iddia etmektedirler. Buna göre anne adayı tarafından gebelikten en az 6 hafta önce başlanacak potasyum ve sodyum içeriği zengin besin (et, balık, sebze, çikolata, tuz gibi) diyeti erkek çocuk ihtimalini arttırıyor.

    Aynı şekilde kalsiyum ve magnezyum içeriği zengin olan besinler (süt, peynir, tuzsuz findık fıstık, fasulye, brokoli,lahana ) ile yapılacak diyet kız çocuk olma olasılığını arttırıyor.

    Bilimsel açıklaması ise; iyonik faktör denilen bir olaya dayanmaktadır. Bu besinler vücudun elektrik yükünü yapılan diyete göre + veya - yönünde etkilemekte ve X veya Y kromozomu taşıyan spermler de farklı elektrikler yüklü olduğu için örneğin X kromozomu taşıyan spermler itilirken Y kromozomu taşıyanlar yumurtaya çekilmektedir.Genel olarak bu yöntemin teorisi Babychoice’un teorisini destekler niteliktedir. BabyChoice’un mantığı da yumurtanın bu seçimi zaten bazı özel günlerde doğal olarak elektriklenerek yaptığı şeklindedir.

    5. Diyet ve Uygulama Metodu (erkeklere)

    Kiz Bebek

    Beslenme Rejimi
    Tuzlu yiyeceklerden uzak durun ve kalsiyum (sütlü yiyecekler,balık, badem, yumurta sarısı, pırasa) ve magnezyum (çikolata, ekmek, bal) açısından zengin yiyeceklere ağırlık verin.
    Cinsel ilişki sayısı
    Sık sık, haftada birden fazla olmalıdır.
    Dölleyici cinsel ilişkinin zamanı
    Ovülasyondan 2 ya da 5 gün önce cinsel birleşme.Daha yavaş hareket eden dişi sperm hücreleri (X) yumurtaya kadar ulaşacak zamanları olacaktır.
    Sperm hücrelerinin yoğunluğu
    Döllenmeden önceki günlerde erkeklerde boşalmanın sayısı ne kadar çok olursa, spermde cm³ başına düşen X hücrelerinin miktarı da o kadar artar.
    Cinsel ilişkide konum
    Penis çok içeri girmemeli,(yüzeyel ilşki) çünkü X hücreleri Y hücrelerine göre uzun yola daha dayanıklıdır.
    Cinsel ilişkide orgazm
    Kadında orgazmın olmaması sonucu X ve Y arasındaki şans eşit olacaktır.

    Erkek Bebek
    Beslenme Rejimi
    Yemeklerinizde tuzun oranını arttırın ve sodyum (pirinç, yeşil fasulye, yulaf, kayısı) ve potasyum (tereyağı,kayısı, buğday) ağırlıklı besinler tercih edin.
    Cinsel ilişki sayısı
    Seyrek ilişki ve ovülasyondan 10 gün önce kesinlikle ilişkiye girmeyin.
    Dölleyici cinsel ilişkinin zamanı
    Ovülasyonun olduğu gün ya da ovülasyondan 1-2 gün sonra birleşme. Daha hızlı olan erkek sperm hücreleri (Y) yumurtaya daha önce varacaklardır.
    Sperm hücrelerinin yoğunluğu
    Boşalmanın sayısı az olmalıdır. Böylece spermde bulunan Y hücreleri daha çok olacaktır.
    Cinsel ilişkide konum
    Penisin daha derine girmesi (derin birleşme) Y hücrelerinin canlılığını arttıracaktır
    Cinsel ilişkide orgazm
    Kadında yoğun orgazm.Ön sevişme. Döl yatağındaki kasılmalar Y hücrelerinin yumurtaya daha hızlı ulaşmalarını sağlar.


    6. MSHCG hormonunun tespiti

    Bazı İsrailli bilim adamları doğacak çocuğun erkek mi, yoksa kız mı olacağını hamileliğin 16. gününde araştırmaları henüz tamamlanmadığı için çok yakın bir sürede tespit edilebileceklerini iddia etmektedirler. Tel Aviv Genetik Enstitüsü'nde yapılan araştırmalarda, gebeliğin 16. gününde, ceninin beslenmesini sağlayan MSHCG hormonunun ceninin dişi olması durumunda daha fazla salgılandığını saptanmaktadır.

    MSHCG hormonunun annenin kan ve idrarında, gebelik veya gebelik olmadığı zamanlarda testle saptanabildiği biliniyor. Bilim adamları, annenin bir kız çocuğuna gebe kaldığı zaman, MSHCG hormonunun 5 defa daha fazla salgılandığını belirtmektedirler. Daha önce bir başka araştırmada MSHCG hormonunun gebeliğin ikinci ve üçüncü ayında, kız çocuğuna hamile kalan annelerde daha fazla salgılandığı saptanmış idi. Bilim adamları araştırma sonucunun şimdilik bebeğin cinsiyetinin belirlenmesi için kullanılmaması gerektiğini söylemektedirler.



    7. PDG (Preimplantasyon Genetik) Metodu

    Son zamanlarda geliştirilen Preimplantation Genetic Diagnosis yöntemiyle gelişmekte olan embriyonun bir hücresinin alınarak incelendikten sonra genetik probleminin olup olmadığı ve cinsiyetinin ne olduğu anlaşılabilmektedir. Bu yöntem ile bebeğin cinsiyetini %100 belirlemek mümkün olmaktadır.

    Ancak, bu yöntemin sadece cinsiyet belirlemeye yönelik uygulanması ahlaki sebeplerden dolayı dünyadaki ülkelerin büyük bir kısmında yasaklanmış durumdadır. Bu yöntem daha çok tüp bebek merkezlerinde kalıtsal bazı hastalıkların (örneğin hemofili) saptanması amacı ile kanuni bir şekilde uygulanabilmektedir. Tüp bebek laboratuarlarında genetik belirleme şu şekilde yapılıyor;uygulama için yumurta kanalından birkaç tane olgunlaşmış yumurta hücresi alınıyor ve erkek spermiyle döllendiriliyor. Döllenen bu yumurtalar sekiz hücreye bölünüyor. Bölünen bu embriyolardan birer tane hücre örneği alınarak embriyo biyopsi yapılıyor ve bu özel mikroskop altında kromozomları inceleniyor. Bu hücre sayesinde embriyonun sadece cinsiyeti değil, bütün genetik yapısı da anlaşılabiliyor. Hücrelerin kromozomları araştırıldıktan sonra istenen cinsiyetteki embriyo anne rahmine yerleştiriliyor. Embriyodan bir hücrenin alınması, ona hiçbir zarar vermiyor. Özet olarak, pahalı olan bu yöntem cinsiyet belirleme için değil, sadece genetik bazı hastalıkların engellenmesi için kullanılmalıdır.Ayrıca bu işlem isteğe bağlı olarak ülkemizde ve bir çok dünya ülkesinde uygulanmamaktadır ve yasal olarak engellenmektedir.

    Tüm bunları anlattıktan sonra tabii ki insanlık tarihinin en eski cinsiyet belirleme yönteminden yani Çin Takvimi ‘nden bahsetmeden olmaz.

    ÇİN TAKVİMİ NEDİR ?

    Çin takvimi asırlardır Çinlilerin cinsiyet belirlemek için kullandıkları bir takvim sistemidir.Çinliler "çin takvimi" kullanımının %90 başarılı olduğunu iddia etmelerine rağmen bu takvim yönteminin herhangi bir bilimsel geçerliliği yoktur. Takvimin prensibi belirli yaştaki kadınların belirli aylarda cinsel birliktelik ile kaldıkları gebeliğin cinsiyetini belirlemek üzerine kurulmuştur. Çin takvimi kullanımında örneğin 24 yaşındaki bir kadın mayıs ayında gebe kalırsa bebek erkek olacak, kasım ayında kız olacaktır.
    Düzenleyen: xxAyşeGülxx Düzenleme Tarihi : 11-07-2007 Düzenleme Saati :21:56


  2. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #2

  3. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #3

  4. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #4

  5. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #5
    Çocuk ve anne sağlıklı olsun da ister kız, ister erkek hiç fark etmez!" düşüncesi her zaman vardır. Buna rağmen çocuğun cinsiyeti konusunda gönüllerdeki yatan beklentiler bitmiş değil. Peki bu konuda siz ne dersiniz?
    Çocuğun daha doğmadan önce cinsiyetinin belirlenmesi isteği insanlık tarihi kadar eski bir konudur. Ne de olsa; eski çağlardan bu yana belirli dönemlerde bazı cinsiyetlerin ön planda olduğu medeniyetler ortaya çıkmış. Arabistan' da kız doğan bebeklerin diri diri toprağa gömüldüğü, Amazonların kadın egemenliği, tarih kitaplarının sayfalarından ilk aklımıza gelenler. Bir medeniyet anaerkil, bir başkası erkek hükümranlığı. İş böyle olunca da çocukların daha doğmadan anne karnında cinsiyetlerin belirlenmesi isteği de o günlerden bu yana süregelmiştir.
    Geçen zaman içinde düşüncelerde erozyona uğruyor! Tarih sayfalarında yok olan ve gelişen, büyüyen medeniyetlerle dolu. daha düne kadar bırakın cinsiyet belirlemeyi, anne karnında büyüyen bebeğin kız mı? yoksa erkek mi? olduğunu tam olarak kestirmek mümkün değildi. Tabii bu yolda çabalar, çalışmalar hiç bitmedi. Amaç baştan belli; Kesin sonuca ulaşmak.
    İnsanda toplam 46 tane kromozom bulunuyor. Bunlardan iki tanesi cinsiyeti belirliyor. Erkeğin spermleri 23 ve bir tane X yada Y (bunlar yüzde olarak yarı yarıya dağılmıştır) kromozomu, kadın yumurtasında ise 23 ve bir tane X kromozomu (yumurta her zaman X kromozomu taşır) bulunuyor. Böylelikle sperm ve yumurta birleştiğinde, 46 tane kromozom meydana geliyor. Çocuğun cinsiyetinin dişi olabilmesi için X, erkek olabilmesi içinse Y kromozomunun yumurtayı döllemesi gerekiyor. Başka bir deyişle, çocuğun cinsiyetini spermlerdeki kromozom belirliyor. Cinsiyet belirlemesinde kadın yumurtasının hiçbir rolü yok. Ancak rahmin bazı spermleri seçmesinin mümkün olduğu söyleniyor. Ayrıca cinsiyet oluşumu döllenmeden hemen sonra gelişiyor ve bu aşamadan itibaren cinsiyet üzerinde hiçbir değişiklik yapılamıyor. Cinsiyetin oluşum mekanizmasında, kadın organlarının gelişmesine paralel olarak bir meyil yaşanıyor. Y kromozomu cinsiyeti etkileyen bazı faktörleri içinde barındırıyor. Bu faktörlerin açığa çıkardığı maddeler de kadın organlarının gelişimini baskılıyor ve böylece embriyonun cinsiyeti erkeğe dönüşüyor.
    Püf noktası "yumurtlama dönemi" nde yatıyor. X ve Y kromozomu taşıyan spermler yapı bakımından birbirinden farklı nitelik taşıyor. Örneğin, X kromozomlu sperm diğerine göre çok az iri; hareketleri daha ağırdır. Fakat Y kromozomlu sperm daha hızlı olduğu için enerji depoları daha çabuk tükeniyor. Bu noktada genellikle erkek kromozomlu spermlerin daha çabuk öldükleri söyleniyor. Ancak bu bilimsel olarak kanıtlanmış değil. Çünkü bunun saptanabilmesi için öncelikle vajina da hareket eden spermlerin hangi cinsiyet kromozomlarına sahip olduklarının mikroskop altında incelenmesi gerekiyor ki, bu işlem hiç de zannedildiği kadar kolay değil.
    Bilim dünyasından gelen bazı yorumlara bakacak olursak, spermlerin morfolojik özellikleri göz ününde bulundurularak ve yumurtlama dönemi hesaplanarak bebeğin cinsiyeti belirlenebiliyor. Buna göre; yumurtlama, adetten ortalama 14 gün sonra (bu süre değişebiliyor) meydana geliyor. Eğer kadın hemen yumurtlama döneminde ilişkiye giriyor ve diğer günler eşiyle birlikte oluyorsa erkek; yumurtlamadan birkaç gün önce ve sonra ilişki yaşıyorsa, kız çocuğu sahibi olma olasılığı artıyor. Çünkü yukarıda da belirttiğimiz gibi yumurtlamadan önce spermler rahim yoluna girdiğinde erkek kromozomlu spermlerin enerji depoları bir süre sonra tükeniyor ve ağır ama daha dayanıklı dişi kromozomlu spermler yumurtayı döllüyor. Bunun tam tersi, yani yumurtlama döneminde birleşme yaşandığında, Y kromozomlu spermler hızlı hareketleriyle X kromozomlu spermleri geçiyor ve bir erkek çocuğunun doğmasını sağlıyor. Bu teori çoğu kişi tarafından savunulsa da, günümüze kadar tam olarak bilimsel bir dayanak bulmuş değil. Yine de bu tekniğin, istenilen sonuca ulaşmayı %65-70 oranında arttırdığı iddia ediliyor.
    Ne mutludur ki, günümüzde %100 sonuç veren cinsiyet belirleme yöntemleri de bulunuyor. Ancak, bu yöntemlerin uygulanması etik (ahlaki) nedenlerle bütün dünyada yasak. Bazı doktorlar, cinsiyet belirlemede en kesin sonucu tüp bebek yönteminin verdiğini söylüyor ve ekliyor; "Bizler böyle bir yöntemi, sadece bazı kalıtsal olan ve çocuğu büyük bir risk altına sokan hastalıklarda uyguluyoruz demektedir. Örneğin; hemofili hastalığı sadece erkekte oluşuyor ve ciddi sorunlara yol açıyor. Hemofili taşıdığını bilen bir kadın doktora başvurduğu takdirde doğacak çocuğun erkek olmamasını sağlayabiliyor."
    Bebeğin cinsiyetini belirlemek isteyen aileler, hem tüp bebek maliyetini karşılamak zorunda kalıyor hem de bebeğin oluşumu için yüzde yüz garanti alamıyorlar. Bir anlamda tüp bebek yaptırmış sayılıyorlar da denilebilir. Bu yöntem sadece labaratuvar koşullarında uygulanabiliyor. Doktorlar; "Bu yöntem, tüp bebek uygulamasında kromozomları bozuk bebeklerin annesinde sorunlara yol açmaması için yapılıyor" diyor. Uygulama için yumurta kanalından birkaç tane olgunlaşmış yumurta hücresi alınıyor ve erkek spermiyle döllendiriliyor. Döllenen bu yumurtalar sekiz hücreye bölünüyor. bölünen bu embriyolardan birer tane hücre örneği alınarak embriyo biyopsi) özel mikroskop altında kromozomları inceleniyor. Bu hücre sayesinde embriyonun sadece cinsiyeti değil, bütün genetik yapısı da anlaşılabiliyor. Hücrelerin kromozomları araştırıldıktan sonra istenen cinsiyetteki embriyo anne rahmine yerleştiriliyor. Embriyodan bir hücrenin alınması, ona hiçbir zarar vermiyor. Ve bu yönteme "preimplantasyon genetik (PGD) tanı" deniyor.
    PGD metodunun dışında, uygulanabilen başka yöntemlerde var. Ancak bunlar garantili neticeler vermiyor. Bunlardan biri; spermlerin belirli bir işlemden geçirilerek, X ve Y kromozomuna göre ayrıştırılması işlemi olan Ericsson yöntemi. Daha sonra bu spermler, aşılama denilen "inseminasyon" yöntemiyle birbirinden bir kez daha ayrılıyor. Bu yöntem 1980' li yıllarda Ericsson adında bir kişi tarafından ortaya çıkarıldı. Burada spermler jöle şeklinde özel bir sıvının içine konuluyor. Bu maddenin 90, 70 ve 50 gibi çeşitli fraksiyonları var. Spermler büyüklük ve ağırlıklarına göre bu maddenin içinde aşağıya doğru inmeye başlıyor. Değişik yoğunluktaki katmanlarda X ve Y kromozomu içeren spermler tutuluyor. İddiaya göre burada her katmanda ayrı cinsiyet kromozomu taşıyan spermler bulunuyor. Uzmanlar bu bilinçle istediği kromozomu taşıyan spermi alarak, bununla yumurtayı dölleyebiliyor. Ericsson yönteminin %70 oranında doğru sonuç verdiği söyleniyor. Ancak çoğu zaman, bu yöntemin aslında savunulduğu kadar etkili olamadığını da vurguluyor. Özellikle Amerika' da veteriner çevrelerinde 90' lı yıllardan beri uygulanan bir başka yöntem daha var. Buna göre spermler özel bir cihaza yerleştiriliyor. Hassas bir yapıya sahip olan bu alet, spermler arasındaki X ve Y boyut farkını renklerle seçip ayırıyor. Ayırma işlemi ortalama %90-95 oranında kesin sonuç verebiliyor. Bunun insan spermi üzerinde uygulanmasını güçleştiren nokta, hayvan spermlerinin üzerindeki X ve Y kromozomlarının insanınkine oranla daha belirgin olmaları. Döllenme işlemi ise bir enjektörle yapılıyor. Ancak burada yine tüp bebek uygulamasıyla dölleme yapılıyor ve yüzde yüz hamilelik sağlanamaya biliyor. Tüp bebek uygulamasında bebeğin oluşma oranı %40-45 arasında değişiyor. Ancak hamileliğin sonlanıp, bebeğin eve götürülme oranı en fazla %30' larda kalıyor

  6. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #6
    aslıyalçın Guest
    öncelikle merhaba adetimin 12.gününde ilişkiye girdik acaba hamile kalabilirmiyim?buarada 9ay önce nedeni olmayan 5haftalık düşük yaptım

  7. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #7
    Alıntı aslıyalçın kullanıcısından alıntı Mesajı Göster
    öncelikle merhaba adetimin 12.gününde ilişkiye girdik acaba hamile kalabilirmiyim?buarada 9ay önce nedeni olmayan 5haftalık düşük yaptım
    aslıcım ben bunları eğlenelim diye yazdım.ben uzman değilim canım.

  8. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #8
    İŞTE SİZE CİNSİYET TAHMİNİNDE KULLANILAN BİLGİLER

    Yanlızca türk insanları değil, diğer ülkelerin insanları da uzun zamanlardan beri doğacak bebeğin cinsiyetini tahmin edebilmek için çeşitli önerilerde bulunmuşlardır.

    Toplayabildiğimiz ve bildiğimiz kadarıyla bu önerileri aşağıda belirttik:

    Not: hayal kırıklığına uğramamanız için bu bilgileri yanlızca eğlence amaçlı kullanın.

    'Ye Acıyı Doğur Hacıyı' ; :-))
    hamile iken canı acı yemek isteyenin oğlu olurmuş...



    'Ye tatlıyı doğur atlıyı, ye ekşiyi doğur Ayşe'yi...' ; :-))
    Bir Anadolu atasözüymüş...

    Anne adayının karnı yumurta gibi büyürse bu bebegin ERKEK olacağı, eger yana dogru yayılırsa KIZ olacağı anlamına gelirmiş.


    Erkek bebek olacaksa anne adayının karnı sivri, kız olacaksa daha yuvarlak ve büyük olurmuş...


    Baba adayı gebelik boyunca anne adayıyla birlikte kilo alırsa, bu bebeğin ERKEK olacağı anlamına gelir.

    Anne adayı gebelikte "güzelleşirse" bebek ERKEK olacaktır, çünkü kız çocukları annelerinin güzelliklerini alırlar.

    Gebelikte anne adayının canı daha çok tatlı şeyler çekerse KIZ bebek, tuzlu şeyler çekerse ERKEK bebek olacağına delalet eder.

    ERKEK olacak bebek karında daha aşağıda, KIZ olacak bebek ise daha yukarıda durur.

    KIZ bebek olduğunda anne adayının kiloları daha çok kalça ve basende birikir, ERKEK bebekte ise bu birikme göbek kısmındadır.

    Gebelikte anne adayının göğüs bölgesi iyi gelişirse bu bebeğin KIZ olacağı anlamına gelir.

    ERKEK olduğunda anne adayının canı daha çok et ve peynir gibi besinler isterken, KIZ olduğunda meyveyi daha çok ister.

    Anne adayının idrar rengi açık sarıysa bu bebeğin ERKEK olacağı, koyu sarıysa KIZ olacağı anlamına gelir.

    Anne adayının gebelik boyunca ayakları üşüyorsa bu bebeğin ERKEK olacağı anlamına gelir.

    Anne adayının bacak kılları gebelikte daha hızlı büyümeye başladıysa bu bebeğin ERKEK olacağı anlamına gelir.

    Erken gebelik döneminde aşırı bulantı kusma olduğunda bu bebeğin "saçlı" olduğu (KIZ olduğu) anlamına gelir.

    Anne adayının gebelikte burnu büyüdüyse bu doğacak bebeğin ERKEK olacağı anlamına gelir.

    Not: alıntı

  9. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #9
    ben 21 yasındayım bu takvıme gore ocakta hamıle kalmamam lazım kız olması için :)

  10. Konu Sahibi : xxAyşeGülxx #10
    ayşegül adasım tesekkur ederım paylasımın için bu takvımı cok duydum ama bı kısmet olmamıstı bakmaya saol canım

Sayfa: 1/4398 1231151 ... SonSon

Benzer Konular

  1. İNTELLİGENDER 10. haftada cinsiyet belirleme testi
    By dtbernat in forum Bebeklerimizin Cinsiyetleri ve İsimler
    Cevaplar: 35
    Son Mesaj: 19-02-2014, 22:00
  2. Cinsiyet Belirleme (biraz eğlence yerimseniben)
    By aycatekin in forum Bebeklerimizin Cinsiyetleri ve İsimler
    Cevaplar: 11
    Son Mesaj: 11-05-2010, 21:35
  3. Altın zincirle cinsiyet belirleme
    By edolina in forum Bebeklerimizin Cinsiyetleri ve İsimler
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 17-12-2009, 22:34
  4. Çin Takvimine Göre Cinsiyet Belirleme ( % 90 doğru)
    By bizsizegeldikbitlendik in forum Bebeklerimizin Cinsiyetleri ve İsimler
    Cevaplar: 18
    Son Mesaj: 23-07-2009, 21:26
  5. cinsiyet belirleme.. çin takvimi vb..
    By zakkum6644 in forum Tekrar Konular
    Cevaplar: 13
    Son Mesaj: 22-07-2009, 13:11

Yetkileriniz

  • Yeni konular gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap yazamazsınız
  • Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
Önemli uyarı, mesajlaşma yöntemi dönem dönem yönetim tarafından kontrol edilmektedir !
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren kadinlarkulubu.com adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.

Kadinlarkulubu.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim linkinden iletişime geçildikten sonra en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve avukatımız size yazılı/sözlü geri dönüş yapacaktır.