Sayfa: 152/355 İlkİlk ... 102142150151152153154162202 ... SonSon
Toplam 3543 adet sonuctan sayfa basi 1,511 ile 1,520 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Otizm

  1. Konu Sahibi : melodi1970 #1511

    Savant Sendromu

    İbrahim Durukan, Tümer Türkbay


    Özet
    Savant sendromu, ağır düzeyde gelişimsel ya da zihinsel yetersizliklerin yanında çoğu insanda bulunmayan sıra dışı zihinsel becerileri olan kişileri tanımlamaktadır. Kişinin genel zeka düzeyi ortalamanın altında olmasına karşın bir ya da birden fazla alanda aşırı düzeyde bilgi sahibidir. Savant sendromu olgularının yaklaşık yarısının otistik bozukluğa bağlı, kalan yarısının da diğer tip gelişimsel bozukluklar, zeka geriliği veya merkezi sinir sistemi hastalıkları ya da yaralanmalarına bağlı olduğu kabul edilmektedir. Erkeklerde kızlara oranla altı kat daha sık görülür. Savant becerileri genellikle beş genel kategori ile sınırlıdır. Bunlar müzik becerileri, sanat becerileri; takvim hesaplama becerisi; matematik becerisi ve mekanik ya da mekansal becerilerdir. Savant olguları parçalı becerileri olan savantlar, yetenekli savantlar ve olağanüstü savantlar olarak üçe ayrılabilir. Savant sendromunda saptanan özgül becerilere hemen her zaman olağanüstü bir bellek eşlik eder. Savant sendromu konjenital ya da edinsel olabilir. Birçok savant becerisi doğumda var olan bazı gelişimsel güçlüklerin üzerine eklenerek çocuklukta ortaya çıkmaktadır. Edinsel savant becerileri sağlıklı gelişim gösteren bireylerde bebeklik, çocukluk ya da erişkinlikte geçirilen kafa travması ya da merkezi sinir sistemi travması sonrası gelişebilir. Savant becerilerinin zaman içinde kaybolması kural olmaktan ziyade istisnadır. Savantların becerileri sadece ezber belleğine dayanmamaktadır. Oldukça organize, alana özgü bilginin temsil edilme ve düzenleme becerisinin gelişmiş olduğu bilinmektedir. Savant sendromundaki nöropsikolojik profili açıklamak için birçok teorik model ortaya konmuştur. Savant olgularına olan ilgi 18. yüzyılda başlamış olmasına karşın halen ilk tanımlandığı dönemdeki gibi gizemini korumaktadır. Savant’a özgü yeteneklerin varlığı ve doğası ile ilgili birçok soru halen yanıtsız olduğundan bu konu ile ilgili araştırmalar artarak devam edecek gibi gözükmektedir.ALINTI...


  2. Konu Sahibi : melodi1970 #1512

    Rett bozukluğu

    İlk kez 1966 yılında Andreas Rett, muayenehanesinin bekleme salonunda garip el stereotipleri olan 2 kız çocuğu görüp değerlendirerek rapor ettiği bu bozukluk, yaşamın ilk ayları (ilk 3-5 ayı) sıklıkla normal gelişim söz konusu iken, 5 ay sonrası kafa büyümesinin yavaşlaması, el becerilerinin kaybolması ve garip el hareketlerinin başlaması, otistik tabloyu çağırıştıran sosyal etkileşimde gerileme, dil becerilerinin gelişememesi, farklı postür (duruş), nefes tutma periyotları ile kendini göstermektedir. Kızlarda görülen bu bozukluğun görülme sıklığı 1/15000 olduğu bildirilmektedir.
    Bu kızlarda ağır mental retardasyon görülmekte, konuşma gelişmemektedir. EEG anormallikleri ve epileptik nöbetler sıklıkla tabloya eşlik etmektedir.
    Bu bozukluğun 4 aşamada seyrettiği söylenmektedir:

    1. Başlangış Fazı: 5 ay – 1.5 yaş arası dönemde nonspesifik regresyon söz konusudur.
    2. İkinci Dönem: Hızlı ve spesifik regresyonun görüldüğü, otistik belirtilerin ön planda olduğu dönemdir.
    3. Psödostasyoner Dönem: İletişimsel becerilerde artmalar söz konusudur, otistik belirtiler hafiflemiş, ancak yavaş nöromotor gerileme söz konusudur.
    4. Geç Dönem: Motor belirtiler iyice yerleşmiş, skolyozis ve spastisite söz konusudur. ALINTI...

  3. Konu Sahibi : melodi1970 #1513

    Asperger sendromu...

    Asperger Sendromu erkek çocuklarda daha sık görülen, pek çok bakımdan yaşıtlarından ayrılmayan normal özellikleri olmasına rağmen, empati kurabilme, kendini başkasının yerine koyma, arkadaşlık kurma konusunda beceriksiz olma, ilişki başlatamama, tek taraflı iletişim, ilgi duyduğu konuda çok yoğun ve detaylı bilgi edinme, aşırı odaklanma, bazı sakar davranışların sıkça görülmesi, vücut duruşundaki gariplikler ve vücut koordinasyonunu sağlamada zorluklar gibi özelliklerle tanımlanan bir bozukluktur.

    AS çocukların ebeveynlerinin birinde özellikle babalarında benzer belirtiler vardır.

    Sosyal Ve duyusal Güçlükler:
    -Arkadas edinme güçlügü
    -Birlikte çalismada güçlük
    -Yeni durumlarla karsilasmada adaptasyon güçlügü

    Dil ve iletisim kurma güçlügü:
    -Saka ve alaylari anlama güçlügü
    -Dilin sosyal kullanim güçlügü
    -Okudugunu yorumlayamama
    -Vücut dili ve jestleri anmama güçlügü

    Düsünce esnekliginde güçlük:
    -Rutin degisiklikleriyle basa cikma güçlügü
    -Empati kurmada güçlük
    -Cevre edinmede güçlük

    Asperger sendromunu otizmden ayıran en önemli fark, Asperger Sendromu’nda zekâ ve dil gelişiminin normal düzeyde olması ve bu çocukların zekâ düzeyinin sınır zekâ olan Zekâ Bölümü’ nün IQ=70 ve onun üzerinde olmasıdır.

    Otizm ve Asperger Sendromunun bazı ortak özellikleri:
    1. İletişim kurmada zorluklar,
    2. Sosyal ilişki kurmada zorluklar,
    3. Hayali ve yaratıcı oyunun olmamasıdır.

    Bu çocuklarda, hayvanlara ya da fen konularına aşırı ilgi, uzun süreli hafızanın normal gelişim gösteren çocuklardan daha iyi olması, ışık ve ses gibi uyaranlara karşı aşırı hassasiyet gibi bazı özellikler görülebilir. Bu sendromun diğer bozukluklara göre daha fazla genetik özellikler gösterdiği ortaya çıkmaktadır.

    Literatürde “Asperger Sendromu” olan çocuklar “Yüksek İşlevli Otistik” olan çocuklar ile karıştırılmaktadır. Asperger Sendromu ile Yüksek İşlevli Otistik çocukları birbirinden ayıran en önemli ölçütler:
    1. Asperger Sendromu’nda iletişim ve hayal kurmada bozukluk olmayabilir, ancak yüksek işlevli otistik çocuklarda bozukluk görülebilir.
    2. Asperger Sendromu’nda dil gelişiminde gerilik görülmez, ancak yüksek işlevli otistik çocuklarda gerilik görülebilir.
    3. Asperger Sendromu’nda bilişsel, özbakım ve sosyal iletişim dışında uyumsal davranışları yaşına uygun gelişir, ancak yüksek işlevli otistik çocuklarda ise bu davranışlarda gerilik görülebilir.

    Tedavi
    AS unun özel bir tedavisi yoktur. Bu çocuklara psikoterapi, aile egitimi, davranış degiştirme tedavileri, sosyal beceri kazandırma ve özel egitim gerekir. Bu çocukların ögretmenleri de bu konuda egitilmelidir. Çocugun egitimi ile ilgilenenlere ve ailesine AS unun bir gelişim bozuklugu oldugu ve bu çocugun digerlerinden bazı farklılıklar arz edebilecegi söylenmelidir. Bu çocukların ihtiyacına göre egitim destegi ve özel ilgi gösterilmelidir. Motor beceriksizlikleri için meşguliyet terapisti, konuşma bozuklugu için konuşma terapisti, davranış bozuklugu için psikolojik danışmalık ve rehberlik gerekir. Anksiyete, depresyon, dikkat eksikligi saplantı-zorlantı bozuklug, tekrarlayan hareketler varsa bazı ilaçlar kullanılabilir.

    Asperger Sendromu olan çocuklar arkadaş edinmek isterler, ancak sosyal iletişim becerileri gelişmediği için arkadaş edinemezler. Yüksek işlevli otistik çocuklar ise iletişim kurma ve arkadaş edinme isteğini göstermezler.
    ALINTI...

  4. Konu Sahibi : melodi1970 #1514

    slm

    Ay ben bu akşam çok mutlu oldum yani ailece olduk ufaklıkla babası balonla oynuyolardı balon beşiğin içine kaçtı a....onları izliyo canı isterse katılıyor bu akşam katılmadı oyuna ama babası balonu getir dedi hemen gitti beşikten aldı ve babasına verdi çok mutlu olduk

  5. Konu Sahibi : melodi1970 #1515

    slm

    Ben otizmliyim! Senin deyiminle "engelli"yim! Mutlulukta, üzüntüde, heyecanda yani duygularımla aynı senin gibiyim. Senin gibi bir annem, bir babam, kardeşlerim var benim. Bazen kendime sakladığım, kimselerle paylaşmadığım bir sesim, bazen her zorluğa rağmen "Ben de burdayım" deyip havaya kaldırmak istediğim ellerim, çoğu zaman uçarcasına koşup bulutlara zıplamak, her engeli aşmak isteyen fakat çoğu zaman bunu başaramayan bir bedenim var benim. En önemlisi sevgi dolu, tertemiz, akpak bir kalbim var benim. Beni görmeni, tanımanı ve benimle ilgilenmeni çok isterim. Takıntılarımla kurduğum kendi dünyam var benim. Sana sunulan imkanlarla disiplin dolu bir çalışmayla, sonsuz emek isteyen bir sabırla ben de senin gibi olabilirim. Bütün bunları başarabilmek için bir ele ihtiyacım var benim.ALINTI...

  6. Konu Sahibi : melodi1970 #1516
    Alıntı nazdem kullanıcısından alıntı Mesajı Göster
    Ay ben bu akşam çok mutlu oldum yani ailece olduk ufaklıkla babası balonla oynuyolardı balon beşiğin içine kaçtı a....onları izliyo canı isterse katılıyor bu akşam katılmadı oyuna ama babası balonu getir dedi hemen gitti beşikten aldı ve babasına verdi çok mutlu olduk
    canım benim başkaları için çok basit bişey ama biz nekadar mutlu oluyoruz değilmi maşallah paşaya

    Alıntı nazdem kullanıcısından alıntı Mesajı Göster
    Ben otizmliyim! Senin deyiminle "engelli"yim! Mutlulukta, üzüntüde, heyecanda yani duygularımla aynı senin gibiyim. Senin gibi bir annem, bir babam, kardeşlerim var benim. Bazen kendime sakladığım, kimselerle paylaşmadığım bir sesim, bazen her zorluğa rağmen "Ben de burdayım" deyip havaya kaldırmak istediğim ellerim, çoğu zaman uçarcasına koşup bulutlara zıplamak, her engeli aşmak isteyen fakat çoğu zaman bunu başaramayan bir bedenim var benim. En önemlisi sevgi dolu, tertemiz, akpak bir kalbim var benim. Beni görmeni, tanımanı ve benimle ilgilenmeni çok isterim. Takıntılarımla kurduğum kendi dünyam var benim. Sana sunulan imkanlarla disiplin dolu bir çalışmayla, sonsuz emek isteyen bir sabırla ben de senin gibi olabilirim. Bütün bunları başarabilmek için bir ele ihtiyacım var benim.ALINTI...
    otizim hastalık farklılık onları olduğu gibi kabul etmek.. bende senin gibi olabilrim diyor ama bana sunduğun imkanlarla ve başarabilmesi için bir ele değil birsürü ele ihtiyacı var aslında ama önyargılar,önyargılar

  7. Konu Sahibi : melodi1970 #1517

    slm

    Alıntı cokmasum kullanıcısından alıntı Mesajı Göster
    canım benim başkaları için çok basit bişey ama biz nekadar mutlu oluyoruz değilmi maşallah paşaya



    otizim hastalık farklılık onları olduğu gibi kabul etmek.. bende senin gibi olabilrim diyor ama bana sunduğun imkanlarla ve başarabilmesi için bir ele değil birsürü ele ihtiyacı var aslında ama önyargılar,önyargılar
    evet yaa başkaları için sıradan bişey olabilir ama bizim için kocaman bişey kocaman hemde
    bilemiyorum aslında bazen kızıyorum bazende acaba benim çocuğum böle olmasaydı bende öle yaparmıydım önyargılı düşünürmüydüm diyorum ama sonra anneyim ben tv de haberlerde bile görünce çocuklarla ilgili ne haber olursa ağlamadan duramam içim cız eder ben öle olmazdım heralde diyorum hatta çöpe atılan bebekler böle haberler izlerken derdim hep keşke benim kapımada bıraksalar derdim

  8. Konu Sahibi : melodi1970 #1518
    Alıntı nazdem kullanıcısından alıntı Mesajı Göster
    evet yaa başkaları için sıradan bişey olabilir ama bizim için kocaman bişey kocaman hemde
    bilemiyorum aslında bazen kızıyorum bazende acaba benim çocuğum böle olmasaydı bende öle yaparmıydım önyargılı düşünürmüydüm diyorum ama sonra anneyim ben tv de haberlerde bile görünce çocuklarla ilgili ne haber olursa ağlamadan duramam içim cız eder ben öle olmazdım heralde diyorum hatta çöpe atılan bebekler böle haberler izlerken derdim hep keşke benim kapımada bıraksalar derdim
    hasas olduğumuz merhametli olduğumuz için allah bize göstermiştir belki bilmiyorum allah dağına göre kar verir derler ya hani rabbim çekeceği kadar dert verirmiş insana,bende senin dediğini soruyorum bazen kendime önyargılı olurmuydum acaba diye ama bilmiyorum ki olamazdım herhalde

  9. Konu Sahibi : melodi1970 #1519

    Otistik Spektrumda Yer Alan Bir Çocuğun Ergenliğe Geçiş Sürecinde ve Gençlik Dönemi

    Otistik Spektrumda Yer Alan Bir Çocuğun Ergenliğe Geçiş Sürecinde ve
    Gençlik Döneminde Akılda Tutulması Gereken 12 Püf Nokta

    Otistik spektrumda yer alan bir çocuğa sahipseniz, çocuğunuz gün be
    gün büyürken bazen küçük değişimleri gözden kaçırabilirsiniz. Bir
    bakarsınız kızınız neredeyse boyunuza ulaşmış. Ya da oğlunuzun
    sakalları çıkmaya başlamış. Bu fiziksel değişimler çocuk gelişiminde
    önemli bir dönüm noktası olan ergenliğin sinyallerini vermektedir.
    Otizm ve ergenlik: Her ikisi de bir ebeveyn için tek başlarına bile
    yeterince emek gerektiren karmaşık durumlardır, hele ki bir araya
    geldiklerinde… Eğer ergenlik dönemine giren, otistik spektrumda olan
    bir çocuğunuz varsa aşağıda aktarılan öneriler size bu dönemi daha
    yumuşak atlatmanız konusunda yardımcı olacaktır. Çocuğunuzun bilişsel
    ve duygusal düzeyi, iletişim becerisi her ne noktada olursa olsun bu
    önerilere mutlaka göz atmalısınız.

    1. Karşı koyma / itiraz etme sadece otizme bağlı değildir: Otistik
    spektrumda yer alsın ya da almasın, ergenliğe geçişte çocuğun
    davranışlarında ve kişiliğinde kesin bir değişim gerçekleşir.
    Dikkatinizi çekme isteği, kendi bağımsızlığını istemeye dönüşür.
    Spektrumda bulunan çocuklar için bu davranış değişikliği karşı koyma
    gibi görünebilir; artık isteklerinizi daha önce olduğu gibi yerine
    getirmiyorlardır. Otistik özelliklerini bir tarafa bırakacak olursak
    bu değişim gelişimlerinin normal bir parçasıdır. Bir ebeveyn olarak
    çocuğunuzun birey olma sürecini desteklemek, bazen onaylanmayacak
    gibi olsa da çok önemlidir. Çünkü bu değişim her ne kadar negatif bir
    süreç olsa da gelişimi açısından oldukça pozitiftir.



    2. Ergenler kendi seçimlerini yapmaları gerektiğini öğrenmelidir:
    Büyüyen çocuğunuza seçim yapma hakkı tanımak ona karar alma ve bunun
    sonuçlarını ( iyi ya da kötü ) kabul etmeyi öğretecektir. Ayrıca
    kendi hayatı üstünde daha çok kontrol gücü olduğunu fark etmesini de
    sağlayacaktır. Bunun çocuğun seviyesiyle hiçbir alakası yoktur. Ona
    sürekli seçenekler sunun ve seçeneğinin arkasında durmasını sağlayın.
    Unutmayın ki büyüdükçe kendi hayatı hakkında alınan kararlara daha
    çok dahil olmak isteyecektir. Ona şimdiden seçim yaptırmak ( tabii
    kendi belirleyeceğiniz seçenekler arasından ) ona önemli hayat
    becerileri kazandırmanın ilk adımıdır.

    3. Gündelik işler sorumluluk kazandırır: Yaşı ne olursa olsun
    çocuğunuza bir gruba ait olmayı öğretmek ( ister bu aileniz olsun
    isterseniz bir çalışma grubu ) beraberinde sorumluluklar da
    getireceği için çok önemlidir. Çocuğunuzu şimdiye kadar bu tür
    sorumluluklardan muaf tuttuysanız, artık buna bir son verin. Ergenler
    bir ailede yaşamanın keyifli anlar demek olduğunun ötesinde bazı
    sorumluluklar da gerektirdiğini de öğrenmelidir. Gündelik işler
    çocuğunuzun kendisine karşı sorumluluk sahibi olmasını sağlayacaktır.
    Ayrıca kimseye bağımlı olmadan yaşamayı öğreteceği gibi kendine
    güvenini de tetikleyecektir. Otistik spektrumda yer alan her birey
    kendi seviyesinde bir etkinlikle sorumluluk almayı öğrenebilir.
    Sadece çocuğunuza gerçekten fırsat vermeyi deneyin.

    4. Nöbetlere dikkat edin: Otistik spektrumda yer alan her dört
    gençten biri ergenliğe geçiş döneminde nöbetler geçirmektedir. Bunun
    sebebi net olarak bilinemese de nöbetlerin sebebi vücuttaki hormonal
    değişimler olabilir. Bu nöbetlerin birçoğu basit bir gözlemle
    belirlenemez çünkü oldukça küçüktür. Bunların farkına varabilmek için
    şu işaretlere dikkat etmelisiniz: çocukluk döneminde akademik olarak
    başarılıyken ergenlikte bunun çok az olması ya da duraklaması,
    davranışsal ya da bilişsel kazanımların kaybedilmesi, kendini
    yaralama, agresiflik ya da şiddetli öfke nöbetleri gibi yeni davranış
    sorunlarının ortaya çıkması.

    5. Değişen vücudu hakkına çocuğunuzla konuşun: Vücudunuzun neden
    olduğunu bilemediğiniz ve hiçbir şey yapamadığınız bir değişim
    gerçekleştirdiğini hayal edin. Çocuğunuz spektrumun hangi noktasında
    olursa olsun, bu değişim hakkında bilgisi ne kadar net olursa olsun
    bu değişimi gerçekten anlayabileceği bir seviyede ve dille ona
    anlatmanız gerekmektedir. Aksi takdirde çocuğunuz adet gördüğünde ya
    da ıslak rüyalar yaşadığında fazlasıyla ajite olabilir ya da bu durum
    onu çok endişelendirebilir. Başlangıçta basit kelimeler ve resim,
    fotoğraf gibi görseller oldukça yardımcı olabilir. Net, açık olun ve
    abartmayın; bu tek bir seferde halletmeniz gereken bir konuşma değil…

    6. Mastürbasyon, hayatın bir gerçeği: Mastürbasyon her ergenin
    gerçekleştireceği normal bir aktivitedir, bununla yüzleşin. Bir kez
    keşfedildiğinde durdurulması güç bir aktivitedir, takıntı haline
    dönüşebilir; özellikle de kendini uyaran eylemlerde bulunmaktan keyif
    alan bireyler için. Bu noktada yapılacak en uygun şey ona bunun çok
    özel bir eylem olduğunu, bunu kendi odası gibi kendine ait özel bir
    yerde, yalnız olduğu bir zamanda yapması gerektiğini anlatmaktır.

    7. İlişkiler ve seks; tartışılması gereken konular: Seks birçok
    ebeveynin çocuğuyla tartışmayı rahat bulmadığı bir konudur. Bu sizin
    için ne kadar zor olursa olsun spektrumda yer alan çocuğunuzla seks
    ve kişiler arasında gerçekleşen farklı ilişkiler hakkında konuşmanız
    gerekmektedir. Çocuğunuz farklı olduğu için bu tür bir bilgiye
    ihtiyacı olmayacağını düşünmek çok çok yanlıştır. Ergenler bu konuda
    konuşur, dolayısıyla çocuğunuz istemeseniz de normal denen
    yaşıtlarından bu konuda bir şeyler duyacaktır. Onun sosyal-duygusal
    gelişimin en önemli noktalarından biri olan bu konunun soyunma odası
    eğitimine dönüşmesine izin vermeyin. Çocuğunuzun fonksiyonel seviyesi
    her ne olursa olsun ona karşı cins ve hem cinsleriyle girdiği
    etkileşimlerde dikkat etmesi gereken uygun olan ve olmayan
    davranışları, temasları ve sözcükleri öğretin.

    8. Kendini ayarlamak her yetişkin için çok önemlidir: Yetişkin bir
    bireyin öğrenmesi gereken önemli özelliklerden biri de hassas
    duygulara ve duyusal yüklenmeye karşı tepkilerini kontrol
    edebilmesidir. Çocuğunuz büyüdükçe duygularının farkına varmayı ve
    bunlarla başa çıkmayı daha rahat yapıyor. Okul için kendini
    sakinleştirme adına yeni teknikler geliştirmesi gerekiyor tabii.
    Örneğin yardım etmesi, mola vermesi için öğretmenine sinyal verme,
    yalnız kalınabilecek sessiz bir köşe bulma gibi. Evde de çocuğunuz
    aşırı yüklendiği bir günün ardından yalnız kalmak isterse buna
    mutlaka saygı gösterin…

    9. Kendine güven başarının anahtarı: Çocukların henüz küçükken iyi
    olduğu yönlerini vurgulayıp destekleyerek kendilerine olan
    güvenlerini artırın. Eğer çocuğunuzun kendine güveni düşükse evde,
    okulda ve sosyal ortamlarda insanlardan aldığı mesajlara odaklanın.
    Aldığı mesaj genellikle bir şeyi doğru dürüst yapamadığı yönünde
    olabilir. Bu da onun güvenini sarsıyordur. Çocuklar sadece hata
    yaptığında uyarılmamalı. Uygun davrandıklarında, tepki verdiklerinde
    ya da iletişim kurduklarında mutlaka takdir edilmeliler. Bu yöndeki
    gayretleri bile her seferinde onaylanmalı ve takdir edilmeli.
    Ergenlerin depresyon riski altında olduklarını unutmayın. Koşullar ne
    olursa olsun, yani sadece doğru ve uygun durumlarda değil, çocuklar
    sizler tarafından sevildiklerini ve değer verildiklerini bilmeliler.

    10. Kendini savunmak bağımsızlık için gerekli bir beceridir: Eninde
    sonunda çocuğunuz evden ya da sizden ayrılmak zorunda kalacak ve
    korumanız olmadan yaşayacak. Kendi adına konuşmayı öğrenmesi
    gerekiyor. Buna okuldan başlayabilirsiniz. Çocuğunuz güçlü ve zayıf
    yönlerinin, diğerlerinden farklı olduğu noktaların bilincinde olmalı.
    Ancak bu şekilde gerçek hayatta güçlenmesi ve başkalarından yardım
    alması gereken alanlarıyla, ayakları üstünde durmasına destek olacak
    güçlü noktalarının farkına varabilir.

    11. Zorbalık ciddi bir problemdir ve baş edilmesi gerekir: Zorbalık
    sözlü sataşmadan fiziksel bir kavgaya kadar çeşitlilik gösterebilir.
    Hangi düzeyde olursa olsun bu bireysel bir sorun değil, okul
    yönetiminin sorunudur. Okul tüm idari kadrosuyla zorbalığa karşı bir
    tavır takınmadığı ve disiplin geliştirmediği sürece okul hayatı
    çocuğunuz için zor geçebilir. Çünkü spektrumda bulunan ergen ve
    gençler diğer yaşıtlarındaki sosyal ipuçlarını, motivasyonları,
    muhtemel davranışları anlamakta güçlük yaşarlar. Bu nedenle
    kendilerini güvenilir olmayan durumların içine rahatlıkla
    sokabilirler. Ya da geleneksel olamayan davranışları veya en
    basitinden giyim tarzları onları hedef yapabilir. Bu nedenle
    çocuğunuzun sözel olmayan iletişim yollarını ve gizli anlamları
    bildiğinden emin olun. Onun için yaşıtlarını gözlemleyin. Ne
    giydiklerini, saçlarını nasıl yaptıklarını, ne tür müzik
    dinlediklerini bilip çocuğunuza bu yönde önerilerde bulunmak onun
    işini kolaylaştırabilir.

    12. Kendinize de zaman ayırın: Otistik spektrumda yer alan bir
    çocuğun getirdiği bütün sorumluluklar bir tarafa kendinize de mutlaka
    zaman ayırmalısınız. Bu isterseniz gün içinde keyif aldığınız bir
    aktiviteyle uğraşmak, spor yapmak ya da sadece dinlenmek olabileceği
    gibi haftada bir gece dışarı çıkmak şeklinde bir ödül de olabilir.
    Baterilerinizi şarj etmeniz gerektiğini unutmayın. Bu çocuğunuz
    içinde iyi bir model davranış olacaktır. Ona hayatın hepimiz için
    stres dolu ve yorucu olabileceğini, bununla baş etmek için
    rahatlatıcı ve dinlendirici yollar keşfetmemiz gerektiğini
    gösterebilirsiniz.
    alıntı...

  10. Konu Sahibi : melodi1970 #1520

    slm

    selam yarın kan tahlil sonuçlarını alıcaz bakalım ne çıktı ben gitmiycem nasılsa muayene değil çok soğuk kımıldıyasım bile gelmiyor evden bugün ders vardı benim oğlanı derse soktuk hemen bi markete gideyim dedim sınıftanda görünüyor market arabada tam sınıfın karşısına park ettim neyse yukarı çıktım işim bitince öğretmen anlatıyor siz marketten çıktınız sizi gördü hemen kapıya yöneldi hadi gidelim dedi olmaz ders bitmedi demiş öğretmen tekrar cama gelmiş benimki siz arabaya bindiniz görmedi diyor arabada annen diyorum yok başlamış ağlamaya ama çok iyi böle yapması dedi bende fazla müdahale etmedim gözlemledim dedi işte böle

Sayfa: 152/355 İlkİlk ... 102142150151152153154162202 ... SonSon

Yetkileriniz

  • Yeni konular gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap yazamazsınız
  • Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
Önemli uyarı, mesajlaşma yöntemi dönem dönem yönetim tarafından kontrol edilmektedir !
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren kadinlarkulubu.com adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.

Kadinlarkulubu.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim linkinden iletişime geçildikten sonra en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve avukatımız size yazılı/sözlü geri dönüş yapacaktır.