Kızınızla ilişkiniz de düzelmiştir…
Yıllarca kızıma şöyle gönlümce sarılıp öpemedim. Arkadaşlarıyla karşılaşırım diye kızımla görüşmek istemiyordum. Şimdi aramız o kadar iyi ki... Dışarı çıkıyoruz, eğleniyoruz. Onu tekrar kazanmaya başladım.
Müthiş bir irade gösterip, ince günlerinize geri döndünüz. Şimdi geriye dönüp baktığınızda, kilolarınız sizden neleri esirgemiş?
Çok ciddi sağlık sorunlarının yanı sıra insanlarla ilişkim tamamen bitmişti. Her şeyiniz bitmiş, kopmuşsunuz hayattan. Çünkü çok şişmansınız, nefes alamıyorsunuz, kendinizle barışık değilsiniz, toplumdan dışlanıyorsunuz. İşte ben tam tamına böyle bir insandım. İşiniz güzel gidiyor belki ama tükenmişsiniz. Ne sinemaya gitmek istiyorsunuz ne de davetlere...
Kilo alınca toplumdan dışlanıyorsunuz" dediniz. Peki bu dönemde yakın çevrenizin ve arkadaşlarınızın tepkisi nasıldı? Size destek oldular mı?
Arkadaşlarımla arama mesafe koydum. Yakın dostlarımda dâhil, insanlardan kaçmaya başladım. Bu mesafeyi yalnızlıkla kapattım. Benimle vakit geçirmek istediklerinde, 'programım var gelemem' demeyi tercih ettim. Çocuğumla da ilişkim farklı değildi. Kızım, "Anne hafta sonu buluşalım" dediğinde, bahaneler uydurup, reddediyordum.
Mücadeleyle geçen tüm yıllar boyunca, size "tamam, artık bitti" dedirten bir şey yaşadınız mı?
Bir tartışma esnasında kalbimin duracağını hissettim, bunu gerçekten yaşadım. İşim çok stresliydi. Emlak işiyle uğraşıyordum ve inandırıcı olmak zorundaydım. Sarf ettiğim efor gün geldi beni bitirdi. Sandalyeden kalkamadığım çok zamanlar oldu, çünkü 1.57 boyunda ve 102 kiloydum. Saçımı toplayacak gücü bile bulamıyordum kendimde.
Kilolarınız karşı cinsle ilişkilerinizi nasıl etkiledi?
12 sene boyunca hep yalnız yaşadım. Hiç erkek arkadaşım olmadı, olamadı daha doğrusu. Aşka ayıracak ne moralim ne de zamanım vardı. Soyunduğunda her tarafından yağ fışkıran, bacakları selülitli, göğüsleri sarkmış, sinir sistemi bozuk bir kadın hangi erkekle güzel bir ilişki yaşayabilir ki! Aşkı tamamen örtbas ettim, devamlı ben, ben, ben dedim. Herkes üç çalışırken, ben beş çalıştım. Kızım ve kendim için verdiğim mücadeleyi kazandım ama bir erkek arkadaş için de geç kaldığımı hissettim. İnsan hayatın, dostlarının, erkek arkadaşlarının kıymetini bilmeli. İnsanın hayatında aşk muhakkak olmalı. Bundan sonraki amacım düzgün bir yol arkadaşı bulmak.
İşinizi hayatınızın merkezine koyduğunuz için pişman olmuş gibi bir haliniz var…
İnsanlara bir tek şey tavsiye ediyorum: Mutlu olmak için yaşasınlar ama asla hiçbir şeyi fazla hırs yapmasınlar. Ben bunu yapamadım, daha doğrusu çok geç fark ettim. Hayatınız güzel olduğu sürece bedeniniz de güzel olacaktır. Bu ruhsal yapıya daha erken yaşlarda sahip olsaydım kilo almazdım. Kilo almak bence dünyanın en büyük şımarıklığı, en büyük egoizmi.
Ailenizde kilolu kimse var mı?
Hayır, herkes gayet incedir. Bir de İzmirli olduğumuz için Ege mutfağıyla besleniyorduk. Beslenme alışkanlıklarımız zeytinyağı ve ot üzerine kuruluydu. Salıklı beslendiği için Ege insanı genelde incedir.
Kabus gibi yıllar geride kaldı ve eski sosyal günlerinize geri döndünüz. Bir gününüz nasıl geçiyor?
Sabah kalkıyorum. Beş kilometrelik yürüyüş parkurunda elimde bir litrelik su şişesiyle yürüyorum. Sonra ikinci bir tur için eve geliyorum, kahvaltımı ediyorum ve tekrar çıkıyorum. Ondan sonra giyiniyorum, süsleniyorum ve canım ne istiyorsa onu yapıyorum. İş hayatına nokta koydum, bir yıldır kendim için yaşıyorum. Hayatımı Muzaffer Bey'e ve arkadaşım Dr. Ege Özgentaş'a borçluyum. O beni hayata döndüren ikinci güç oldu. Bazı insanlar şöyle düşünebilir: "Parayı verdi, düdüğü çaldı". Olay bu değil, verilen mücadele parayla ölçülmüyor.
Kilonuzu korumak için neler yapıyorsunuz?
Bol bol yürüyorum. Çok su içiyorum. Hamur işlerini ve çikolatayı hayatımdan çıkardım. Meyve ve sebzeyle besleniyorum.
Eşofman dönemi bittiğine göre alışveriş yapmak sizin için bir keyiftir artık…
Bir mağazaya girebilmek, kıyafet alabilmek o kadar güzel bir duygu ki… "Ne var ki bunda?" diyeceksiniz. Ben yapamıyordum; kıyafet almayı bırakın, mağazaya giremiyordum bile. Önceden bu duyguyu kızımla tatmin ediyordum. Şimdi kendim için alışveriş yapıyorum.
Aynaya baktığınızda nasıl bir kadın görüyorsunuz?
Çok genç ve çok mutlu bir kadın görüyorum. Evimdeki aynaları kaldırmıştım, bakmıyordum. Şimdi o kadar mutluyum ki!
Hayatını fazlasıyla çalışarak geçirmiş ve bu yüzden sağlığından olmuş Fatoş Birol'un hayali ne?
Hayalim dünyayı gezmek. Ama lüks seyahat acenteleriyle değil, çantamı sırtıma alıp, Uzak Doğu turuna çıkmak istiyorum.
-Alıntı-


1Beğeni
Püsküüt

Alıntı ile Cevapla



İşaretlemeler