Sayfa: 2/406 İlkİlk 12341252 ... SonSon
Toplam 4058 adet sonuctan sayfa basi 11 ile 20 arasi kadar sonuc gösteriliyor

Konu: Sandaloz Sakızı ve Elma Sirkesi ile Zayıflama Deneyimlerimiz

  1. Konu Sahibi : pelincan #11
    arkadaşlar 400 gr daha gitti pazardan bu yana 2 kg oldu sandoloz a devam


  2. Konu Sahibi : pelincan #12
    kızlar şu yazıya dikkatinizi çekmek istedim,çünki zayıflamak için bizler bolca bu çayları tüketiyoruz :(


    Tarih: Çrş Arl 20, 2006 12:10 pm Mesaj konusu: Zayıflama çayları karaciğeri vuruyor

    Zayıflama çayları karaciğeri vuruyor

    Zayıflamak ve forma girmek amacıyla içilen bitkisel çaylar, akut hepatitten siroza kadar ciddi karaciğer hasarına neden olabiliyor.

    - Zayıflama çaylarında bulunan alkaloit adlı kimyasalların, akut hepatit başta olmak üzere hızlı seyirli ve ölümcül sarılık ve siroz gibi ciddi karaciğer hastalıklarına neden olduğu belirtildi.

    - Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Dr. Nurdan Tözüm, “Son zamanlarda moda haline geldi ama ben zayıflamak için çay tüketilmesini önermiyorum. Kullanan kişinin de bu çayların, sağlığına zarar verebileceğini ve karaciğerinde geçici ya da kalıcı ciddi hasar bırakabileceğini bilmesi gerekir” dedi.


    UZAKDOĞU’DAN GELEN ÇAYLARA DİKKAT
    Prof. Dr. Nurdan Tözüm, son dönemlerde sıkça tüketilen zayıflama çaylarının özellikle yüksek dozlarda alındığında vücutta biriktiğini ve çayların içindeki alkaloit kimyasalının da karaciğer hücrelerine ciddi zarar verdiğini söyledi. Prof. Tözüm,

    “Uzakdoğu’dan gelen bir takım çayların karaciğerde hasara neden olduğunu önceden biliyoruz.

    Bu bitkiler, doğadan çıktıkları şekliyle alkaloit içeriyor ki bu madde karaciğer üzerinde toksik etkiye sahiptir”dedi.

    Bitkisel zayıflama çaylarının yan etkileri ile ilgili vaka ve rapor bildirimlerinden yararlandıklarını belirten Prof. Tözüm,

    bu çayların siroza bile yol açabileceğini ifade etti. “Özellikle Çin ve Jamaika’dan elde edilen özel çaylar, karaciğer hücresinde akut hepatite dolayısıyla karaciğer hücresinde yoğun hasara neden oluyor.

    Çok nadir de olsa hızlı seyirli ve ölümcül hepatite yol açabilir. Uzun vadede sürekli kullanılırsa karaciğer toplardamarlarında hasar yapıp siroza bile neden olabilir. Ancak genelde bizim en çok korktuğumuz, akut hasara yol açmasıdır. Bu, literatürde çok sık rastladığımız bir durumdur. Mesela bizim aloevera kullanıp karaciğer nakline giden iki hastamız oldu, en çok bildirim de Amsterdam ve Fransa’dan yapılıyor.”

    ADAÇAYI VE IHLAMUR RAHATLIKLA İÇİLEBİLİR
    Zayıflama çaylarının karaciğer hücreleri üzerindeki zararlı etkisiyle ilgili bilginin, diğer bitki çayları için de geçerli olup olmadığı sorusuna Prof. Tözüm,

    “Bütün bitkisel çayların zararlı olduğunu söylemek mümkün değil. Çünkü bu ürünlerle ilgili çok fazla kontrollü ve tıbbi çalışma henüz yok. Ancak bazı bitki çayları açıkta ve çok ucuza satılıyor.

    En azından bu ürünlere itibar edilmemeli, bütün dünyada satılan ve zararı görülmemiş ada çayı, ıhlamur gibi çayların tüketilmesinde hiçbir sakınca yok” diye cevap verdi.

    ZAYIFLAMAK İÇİN ÇAY İÇMEK DOĞRU DEĞİL
    Türk Karaciğer Araştırmaları Derneği Başkanı Prof. Tözüm’e göre, daha kaliteli bir yaşam için tüketilen bu ürünleri kullanırken sağlık üzerindeki etkilerinin farkında olmak büyük önem taşıyor. “Zayıflamak için çay tüketmemek gerektiğini düşünüyorum. Çünkü bunların içinde diüretik dediğimiz idrar söktürücüler var. Bunlar vücudun daha çok suyunu atıyor, oysa ki insan bol su içse aynı etkiyi sağlar ve daha sağlıklı olur. Yani tüketici, bu çayların bazı riskleri yanında getirebildiğini ve karaciğerlerinde akut ya da kalıcı hasar bırakacağını bilmeli.”

  3. Konu Sahibi : pelincan #13
    gogle bakıyorum bişiler bulabilirmiyim diye ama elle tutualbilir bişey yok tek buldugumu sizinle paylaşayım arkadaşlar
    Şişmanlığa Karşı Sandaloz Sakızı


    Tarih: 19.11.2007

    Şişmanlık dünyada gittikçe yaygınlaşan bir rahatsızlık. Bu dertten muzdarip olanlar kendilerine değişik yöntemlerle çare arıyor. Sandaloz sakızı da doğal yöntemlerden biri. Kilo problemi olanlara tavsiye ediliyor..

    Bir süre önce gündemi uzun süre meşgul eden bitkisel ürünlerden gelen sağlık alternatif tıp olarak değerlendiriliyor. Yüz yıllar önce aspirin'in penisilinin veya diğer modern ilaçların olmadığı dönemlerde bitkilerle yapılan tedaviler bugün yeniden gündeme geliyor. Yan etkisinin olmaması ve kolay bulunmasından dolayı bitkisel ürünler tercih ediliyor. İstatistikler dünyada 1 milyar 200 milyon civarında şişman olduğunu gösteriyor. Türkiye'de ise her 3 kadından ve 5 erkekten birisi şişman olarak kabul ediliyor.

    Dünyada ve Türkiye'de şişmanlığa bağlı olarak kalp, damar, kolesterol gibi birçok rahatsızlık meydana geliyor. Şişmanlık değişik yöntemlerle giderilmeye çalışılırken son yıllarda zayıflamaya yardımcı olduğu belirtilen yeşil çaylar yeniden revaçta. Yeşil çayların yanı sıra sandaloz zayıflama sakızı da yaygın olarak kullanılıyor. Babası Erol Gencer'den mesleği devralan Ziraat Mühendisi Cem Murat Gencel, sandaloz sakızının zayıflamada yeşil çaylara göre daha etkili olduğunu söylüyor. Kendisinin de bir ara kilo problemi olduğunu belirten Gencel, sandaloz kullanarak 10 kilo zayıfladığını ifade ediyor. Zayıflamada büyük etkileri bulunan sandalozun (zayıflama sakızı) son günlerde çok kullanıldığını dile getiren Gencel "Yemeklerden önce sıcak suda bekletilip kullanıldıktan sonra kilo problemleri olanların sorunlarının giderildiği görülüyor. Ayrıca zayıflamak için yeşil çay, siyah çay, fasulye kapçığı, farekulağı, incir, keçiboynuzu, keçisakalı, mısır püskülü, mürver, siyah bektaşi üzümü, fındık, adasoğanı da kullanılabilir." diyor.

    Gencel, vatandaşların, sağlığı artık doğal ürünlerde aradığını belirtiyor. Hastalığı veren Allah'ın şifasını da doğada sakladığını vurgulayan Gencel şunları söylüyor: "Oğul otu, karabaş, çoban çökerten günnap, alıç yaprağı, kalp ve damar hastalılarına iyi geliyor. Lavanta ve enginar macunu Hepatit C için iyi geliyor. Saç dökülmesini önlemek için ise atkuyruğu, ısırgan otu, latin çiçeği tavsiye ediliyor. Mide rahatsızlıkları için ise karabaşotu, kırlangıçotu, köpeküzümü, melekotu, mersin (murt), meşe kabuğu, meyan kökü, susi, şerbetçiotu, tavşancılotu öneriliyor. Daha ismini sayamayacağımız 100'ün üzerinde bitki birçok rahatsızlığa iyi geliyor"

    Baba mesleği için kimya bölümünü bıraktı

    35 yaşındaki Cem Murat Gencel, baba mesleği "aktarlığı" devam ettirmek amacıyla kimya bölümü 2. sınıfta okurken Çukurova Ziraat Fakültesi'ni kazandı. Baba mesleği aktarlığı çok seven Gencel, bitkileri daha iyi ve bilimsel olarak tanıma imkanı bulabileceği ziraat fakültesine devam etti.

    2000 yılında ziraat Fakültesini bitiren Gencel baba mesleğini devam ettiriyor. Oğul Gencel, 1955'te aktarlığa başlayan babası Erol Gencel'in yanında 1980'lerde çalışmaya başladığını söylüyor: "O dönemlerde bir yandan okula devam ederken bir yandan da babamın iş yerine gidiyordum. İnsanların babamın yanına şifa bulmak için gelmeleri, daha sonra geldiklerinde ise ‘Allah sizden razı olsun. Tavsiye ettiğiniz bitki çok iyi geldi. Ağrılarımdan kurtuldum' demeleri beni çok etkilerdi. Babamın elinde şifalı bitkilerle ilgili çok eski kitaplar olurdu. Sürekli olarak bu kitapları okuduğunu görürdüm. Babam ayrıca sürekli gezerdi. Hiç kimsenin gitmediği veya bilmediği bitkilerle gelirdi eve." Baba mesleğine uygun olduğunu düşündüğü ziraat fakültesine başlayan ve burayı başarıyla bitiren Gencel, bugün alternatif tıp olarak adlandırılan bitkisel ürünlerin birçok hastalığa faydasının bilimsel olarak kanıtlandığını belirterek çevresinde modern Lokman hekim olarak anılmaktan da rahatsız olmadığını dile getiriyor. Hastalığı veren Allah'ın doğada bu hastalığın şifasını da sakladığını belirten Gencel, yan etkileri bulunmayan bitkisel ürünlerin bugün birçok çevre tarafından kullanılmaya başladığını söylüyor. Babası Baharatçı Erol olarak adlandırılan Erol Gencel'in Osmaniye'de sıkça bulunan çaşir kökü ile ismini tüm Türkiye'ye duyurduğunu belirten aktar Cem Murat Gencel, 1996 yılında farkına varılan Çaşir kökünün bugün eczanelerde kullanılan birçok ilacın hammaddesi olduğunu belirtiyor. Çaşir kökünün yıllardır bölgemizde özellikle çocukları olmayan kadınlar tarafından kullanıldığını kaydeden Gencel, babasının bu bitkiyi dünyaya tanıttığını anlatıyor.

    Gencel, "Çaşir kökü Osmaniye'nin dağlarında sıkça bulunuyor. Bölgede yaylalarda kalan Yörükler tarafından kullanılan kökün farkına babam varıyor. Daha sonra dükkânına getirerek bu bitkiyi satıyor. Faydalarını gören vatandaşlar daha çok kullanmaya başlıyor. Bu bitki daha sonra birçok yabancı bilim adamının dikkatini çekiyor. 1996 yılında gelen bazı yabancılar babamla görüştükten sonra bu köklerden alarak incelemek için götürüyorlar." diyor.

    Yazar: Serkan Talan, Turkuaz/Zaman
    Kaynak: Zaman Gazetesi

  4. Konu Sahibi : pelincan #14

    Sirke

    Kızlar sandolozu bilmemde elma sirkesi tam bir şifa...

    Ya Rabbi, sirkeye bereket ver. Sirke, ne güzel nimettir. Benden önceki enbiyanın katığı da sirke idi. Sirke olan evin, başka katığa ihtiyacı yoktur.
    Hadis-i Şerif [İbn-i Mace]


    Kullanıldığı yerler

    Hazırladığımız sirkeleri salatalarda, çorbalarda vs. aroma vermek amacıyla kullanabiliriz.

    Şifa amaçlı kullanmak için; bir bardak suya 1-2 tatlı kaşığı elma sirkesi ve 1-2 tatlı kaşığı bal katarak, günde 3 kez, mümkünse yemeklerden önce (fazla kilo problemi için de etkili olan elma sirkesi bu amaçla kullanılacaksa mutlaka yemeklerden önce alınmalıdır) kullanılır.
    Elma sirkesi koruyucu sağlık amacıyla, sürekli olarak günde enaz bir kez sabahları açken alınmalıdır. İyileştirici özellikleri

    Besinlerin verimli kullanımını, metabolizmanın sağlıklı işleyişini, vücudun asit alkali dengesini korumasını sağlar. Kalsiyumun daha verimli kullanımını sağlayıp, bir yandan kemiklerin yeniden gerekli kalsiyumu almasını desteklerken, bir yandan da eklemlerdeki kalsiyum birikimini kırar. Uzun süreli kullanımı eklem ve kemiklerdeki sertlik ve sıkıntılara son verir. Sodyumun etkisini yansızlaştırarak yüksek tansiyondan korur. Kolesterolü düşürür. İçerdiği doğal asitler ve enzimler kanın daha sağlıklı ve ince akmasını sağlar. Başta damarlar, karaciğer, böbrekler olmak üzere vücudu detoksifiye eder, yağlı-mukus kalıntıları parçalar. İçerdiği yoğun potasyum sayesinde hücre büyümesini destekler. Soğuk algınlıklarında, boğaz enfeksiyonlarında, bronşitte içilebilir ya da buhusu yapılır. İdrar yolları enfeksiyonlarında, sindirim bozukluklarında, kramplarda, yaban arısı sokmasında, saçta kepekte, uyku bozukluklarında, kulak çınlamasında da kullanılır.

    Gelelim, yazımızın başında doğal şifa kaynağı olarak nitelendirdiğimiz sirkenin bazı yararlarına:

    Sebze ve meyveler, mikroplarından temizlemek için, sirkeli su ile yıkanır. Boğaz ağrılarında, sirkeyle gargara yapılır. Yorgunluk ve uykusuzluk için yatmadan önce sirkeli su içilir. Su ile kaynatılıp buharına durulursa baş ağrısı, astım ve cilt lekelerine faydalıdır. Kaşıntılara ve cilt çatlaklarına sirke sürülür. Sirkeli bez, mide üzerine konursa, bulantı ve kusmayı önler. Sirkeli bez varislere de faydalıdır. Sirke orta dereceli yanıklarda da kullanılır. Nasırların ve sertliklerin üzerine sirkeyle ıslatılmış ekmek konulur. Güneş yanığına sürülürse faydalıdır. Kepekli ve mat saçlar için durulama suyuna sirke ilave edilir. Cildi yumuşatmak, parlatmak için banyo suyuna bir miktar sirke katılır. Siğillere, sirke döküp üzerine kabartma tozu serpilir ve 15 dakika sonra toz silkelenir. Bal karıştırılmış sirkeli su her gün içilirse, düzenli kilo verilebilir. Sirke, ateş düşürücü, vücuda sakinlik ve ferahlık verici en zararsız maddedir. Ferahlatıcı kokusu sayesinde, baygınlıklarda hastayı uyandırıcı tesire sahiptir. Kanı sulandırır. Safrayı keserek, safra akıntısını düzenler. Kanamaları kısa zamanda kestiği bazı kaynaklarda belirtilmektedir. Hıçkırıkların giderilmesine yardım eder. (Sirke suyuna batırılmış bir parça şeker, yavaş yavaş emilir.) Sirke ile yapılacak gargara diş etlerini ve dişleri sağlığa kavuşturur. Sinemekiyle kaynatılıp içildiği takdirde, kabızlığa iyi geldiği kaynaklarda geçmektedir. Lavabo banyo gibi sert zeminler sirkeyle silinir. Patatesin pişirme suyuna bir kaşık sirke koyun. Hem rengi sapsarı kalır, hem daha lezzetli olur.

    :icecream:

  5. Konu Sahibi : pelincan #15
    tekrar merhabalar
    29.05.2008 sun an 87.6 kiloyum sabah itibari ile ( başlangıç 90 25.05.2008 )
    sandoloz sakızı+diyet+spor+bitki çayları+bol su

    :)

  6. Konu Sahibi : pelincan #16
    Siz de ahh keşke zayıflasam diyenlerden misiniz ?
    zayıflamak isteyenlerin bu dertlerine çare arayanlar her gün başka bir çözüm yoluyla karşımıza çıkıyor.bunlardan biri de sandoloz sakızı.sandaloz sakızının yağ yaktığı ve sağlık için çok yararlı olduğu söyleniyor.biz de bu konuya eğildik ve netten şu bilgileri derledik sizler için okuyun ve kararınızı verin !
    sandaloz sakızı zayıflatır mı ? işte cevaplar….
    SANDALOZ SAKIZLI KARIŞIM FAYDALARI
    Yağları çözer.
    Metabolizmayı hızlandırır.
    Kolestrolü düşürür.
    Tansiyonu dengeler.
    Tokluk hissi sağlar.
    Bağırsak çalıştırır.
    Not: Hamileler, emzirenler ve çocuklar kullanamaz. Çok düşük tansiyona sahip olanların doktora başvurarak kullanılması önerilir.
    alıntıdır !

  7. Konu Sahibi : pelincan #17
    ben sıkı bir diyet yapıyorum herhangi bir listeye bağlı değil ama diyetim.
    ekmek kepek ekmeği en fazla günde 3 dilim bol salata, çorba, ızgara şeyler

  8. Konu Sahibi : pelincan #18
    Giriş tarihi
    Sep 2007
    Mesajlar
    2,408

    I love KK merhaba

    Alıntı nurkelebek kullanıcısından alıntı Mesajı Göster
    pelincan canım ..sen 3 kilonu sandaloz sakızı kullanmaya başlayaldan beri mi verdin.Eger öyleyse ne kadar oldu sen baslayalı sakıza?bi de yanında neler yaptın?:)
    ewet canım 3 kilom gitti çok şükür.darısı başınıza.ikinci haftamdayım.

  9. Konu Sahibi : pelincan #19
    merhaba arkadaşlar akşam tardıldım ve 600 gr daha gitti yarın bir hafta olacak herkese desteğinden dolayı teşekkür ederim

  10. Konu Sahibi : pelincan #20
    6 öğün yememe rağmen 1 haftada 3.9 kg gitti arkadaşlar

Sayfa: 2/406 İlkİlk 12341252 ... SonSon

Benzer Konular

  1. sandaloz ve lema sirkesi ile kilo verenler
    By sevincaltunel in forum Diyet Yöntemleri ve Deneyimlerimiz
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 12-02-2010, 07:31
  2. elma&sandaloz hapı....
    By mercen in forum Arşiv
    Cevaplar: 2
    Son Mesaj: 27-12-2009, 23:13
  3. Sandaloz sakızı
    By berfinbilgen in forum Güncel Diyet Haberleri
    Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 29-05-2009, 21:02
  4. Cevaplar: 1
    Son Mesaj: 21-07-2008, 15:06

Yetkileriniz

  • Yeni konular gönderemezsiniz
  • Mesajlara cevap yazamazsınız
  • Mesajınıza eklentiler ekleyemezsiniz
  • Mesajlarınızı düzenleyemezsiniz
  •  
Önemli uyarı, mesajlaşma yöntemi dönem dönem yönetim tarafından kontrol edilmektedir !
İçerik sağlayıcı paylaşım sitesi olarak hizmet veren kadinlarkulubu.com adresimizde 5651 Sayılı Kanun'un 8. Maddesine ve T.C.K' nın 125. Maddesine göre TÜM ÜYELERİMİZ yaptıkları paylaşımlardan kendileri sorumludur.

Kadinlarkulubu.com hakkında yapılacak tüm hukuksal şikayetler iletişim linkinden iletişime geçildikten sonra en geç 3 (üç) gün içerisinde ilgili kanunlar ve yönetmelikler çerçevesinde tarafımızca incelenerek, gereken işlemler yapılacak ve avukatımız size yazılı/sözlü geri dönüş yapacaktır.