1.Dünya Savaşı Nedenleri

Konusu 'Dünya Tarihi' forumundadır ve Elif tarafından 26 Kasım 2008 başlatılmıştır.

    26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.191
    Ödül Puanları:
    438
    Osmanlı İmparatorluğunun yıkılıp yokoluşunu ve yıkıntıları üzerinde yeni bir bağımsız Türk Devletinin kurulmasını hazırlayan I. Dünya Savaşı, dünya tarihi açısından olduğu kadar, Türkiye açısından da büyük önem taşır.

    Bu savaşın çıkışı, olayların büyük bir savaşa doğru akışı, Osmanlı İmparatorluğunun bu savaşa sürüklenişi, tarihsel bir gelişimin bir sonucudur. Bu savaş, Fransız Devrimi ve 25 yıla yakın süren devrim savaşlarının meydana getirdiği politik, sosyal ve ekonomik gelişmelerin devamlı ve doğal sonucu oldu.

    Ulusalcılık hareketlerinin, liberalizmden daha büyük güç kazandığı, ulusal devletlerin hammadde kaynakları ve üretim mallarına pazar bulmak için yaptıkları mücadele, sömürgecilik ve emperyalizm adı altında 19. yüzyılının 20. yüzyıla bıraktığı kötü bir mirastı.

    19. yüzyılın ikinci yarısında, İtalya ve Almanya siyasal birliklerinin kuruluşu, Avrupa dengesini bozmakla kalmadı, özellikle Balkan Uluslarının, ulusalcılık ve bağımsızlık hareketlerini kamçıladı. Avrupadaki ekonomik-politik-askeri gelişmeler Alman-Avusturya-İtalyan yakınlaşmasına, Üçlü İttifakın kurulmasına yol açtı. Buna karşılık İngiliz-Fransız-Rus yakınlaşması da Üçlü İtilafı oluşturdu.

    1871de Alman Birliğinin kurulmasından sonra Başbakan Bismark, Almanyayı Fransız-Rus birleşmesi karşısında bırakmamak, Fransanın Alsas-Loreni geri almak için bir intikam savaşı çıkarmasına fırsat vermemek amacıyla, barışcı bir politika izledi. Slavcılık tehlikesi karşısında, 1879 yılında Avusturya ile bir Rus saldırısı tehlikesine karşı anlaştı.

    1881de Fransanın Tunusu işgal etmesi, burada gözü olan İtalyayı, Almanyanın yanına itti. 1882de Üçlü İttifak oluştu. Bu antlaşma 1892, 1907, 1912 yıllarında üç kez yenilendi. Fakat İtalya, 1902 yılında Fransa ile gizli bir antlaşma yapmıştı.

    Bismarkın politikası 1890a kadar sürdü. Yeni Alman İmparatoru II. Wilhelm, Bismarkın politikasını beğenmediği için onu görevden uzaklaştırdı ve böylece Almanyanın da politikası değişmiş oldu. Almanyanın, Avrupanın en güçlü kara devleti oluşu, endüstrisinin her geçen gün dünya piyasalarında İngiliz mallarına üstün gelmesi ve özellikle Alman Savaş Donanmasının denizlerde İngiltereye rakip olması, Kırım Savaşından beri Avrupa sorunlarıyla ilgilenmeyen İngiltereyi uyandırıdı.

    Üçlü İttifaka dayanarak Avrupada üstünlük kurmaya çalışan Almanya, 1894ten sonra, Fransız-Rus, Fransız-İngiliz ve en son 1907 yılında İngiliz-Rus Antlaşmalarıyla oluşan Üçlü İtilaf Bloku ile karşılaştı. Bismarkın korkulu rüyası gerçekleşmiş oldu ve Almanya böylece Avrupada çember içine alınmış oldu.

    Güçlenen Almanya ekonomisi için kendisine "hayat alanı" olarak Osmanlı İmparatorluğunu seçmişti. Bu nedenle Osmanlı Devleti ile yakın ilişkiler kurup, İngilterenin Hindistan yolu için büyük tehlike olan, "Bağdat Demiryolu" projesini kabul ettirmişti. Böylece Üçlü İttifakla, Üçlü İtilafın çıkarlarının çatıştığı önemli bir alan da Osmanlı İmparatorluğu oluyordu.

    1905 yılından itibaren, Almanyanın her olayda karşı tarafla arası açıldı. Fas Buhranlarında birşey elde edemeyen Almanya, Balkan Savaşlarının çıkmasına da engel olamadı. Oysa, Balkan Savaşı, Almanyaya ekonomik açıdan büyük zarar vermişti. Ayrıca Bağdat-Berlin Demiryolunun gerçekleşmesi de, Almanya ile Bulgaristanın dost olup olmamalarına bağlı idi.

    1914 yılına gelindiğinde, blokların çatışmasının temel sorunları olan ekonomik çıkar, Alsas-Loren sorunu, üstünlük kurma, deniz silahlanması, Fas Buhranları, Bağdat Demiryolu sorunu, Balkanlarda Avusturya-Rusya çatışması, Balkan Savaşı gibi nedenlerden dolayı, savaşın çıkması yalnızca bir bahaneye bakıyordu.

    Savaşın yakın nedeni de hazırdı. Avusturyanın Sırbistan üzerindeki üstünlüğünü sürdürmek ve kendi sınırları içindeki Sırpların yaşadığı şehirleri kaybetmemek için her fırsatta Sırbistan üzerine baskı yapıyordu. Bu sürtüşmeler, 28 Haziranda Avusturya-Macaristan Veliahtı Franz Ferdinant ve eşinin bir Sırplı tarafından öldürülmesi nedeniyle, dünyayı 4 yıl kana bulayacak bir savaşa dönüştü.

    kaynak:ansiklopedi.bibilgi.com
     
    Son düzenleme: 26 Kasım 2008
  2. 26 Kasım 2008
    Konu Sahibi : Elif
  3. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.191
    Ödül Puanları:
    438
    Sırp sorununu kökünden çözmek isteyen Avusturya, Almanyanın da aynı görüşte olduğunu öğrenince Sırbistanna 23 Tamamı için linke tıklayın" href="http://ansiklopedi.bibilgi.com/Temmuz">Temmuzda sert bir nota verdi. İçişlerine karışma hükümleri taşıyan bu nota, Rusyanın Sırbistanı yalnız bırakırsa, Balkanlar ve Boğazlar üzerinde Almanya-Avusturya egemenliği kurulucağı endişesiyle, Sırbistanı desteklemesi üzerine reddedildi.

    Rus desteğini sağlayan Sırbistan, seferberlik ilan edince de Avusturya, Sırbistana 28 Temmuzda savaş ilan etti. Almanyanın uyarılarına rağmen Rusyanın 30 Temmuzda seferberlik ilan etmesi üzerine Almanya, 1 Ağustosta Rusyaya savaş ilan etti. Aynı tarihlerde Fransa da seferberlik ilan etmişti.

    Fransaya Belçika üzerinden saldırmayı planlayan Almanya, Belçikaya bir nota vererek, bütün zararlarının ödeneceğini ve toprak bütünlüğüne dokunulmayacağı konusunda güvence vererek, topraklarından geçiş izni istedi. Belçika, bunu reddedince de 3 Ağustosta Belçikaya saldırdı. Bunun üzerine İngiltere, 4 Ağustosta Almanyaya bir nota vererek Belçikayı boşaltmasını istedi. Almanya bu isteği reddedince, İngiltere aynı gece Almanyaya savaş ilan etti. Böylece Avrupa Savaşı çıkmış oldu.

    Başlangıçta hemen herkes bu savaşın 19. yüzyıldaki gibi cephe savaşları olacağını, en çok 1-1,5 yıl süreceğini sanıyorlardı. 1871den beri Avrupa, uzun bir barış dönemi geçirmişti. Bu arada ekonomik ilişkiler, teknik buluşlar, savaş sanayiinin gelişmesi ile yeni savaş silahlarının tahrip gücü artmış, savaş yöntemleri değişmişti.

    Bu savaş, yalnız Avrupa Topraklarında kalsaydı belki bu tahminler doğru çıkabilirdi. Fakat savaşın gerek yer, gerekse zaman bakımından sınırlarını büyüten bir olay oldu. Osmanlı İmparatorluğu, kısa bir süre sonra savaşa katıldı. Bu yüzden savaş bir Dünya Savaşı oldu. Daha savaş başladığı zaman kuvvetler dengesi, İtilaf Devletlerinin tarafına ağır basıyordu.

    Almanya, Avusturya-Macaristanın toplam nüfusu 120 milyon kadardı ve savaş için tüm kaynakları Avrupada sahip oldukları topraklarda idi. Halbuki İngiltere, Fransa ve Rusyanın oluşturduğu İtilaf Devletlerinin yalnızca Avrupa Topraklarındaki nüfusları 238 milyon idi.

    Ayrıca sömürgelerde sınırsız hammadde ve insan kaynakları bulunduğu gibi, savaşın ilk üç yılında ABD de kendilerine büyük ekonomik destek sağladı. Almanyanın kara ordusu güçlü olmakla beraber, Rusyanın da zengin insan kaynakları bulunuyordu. Denizlerde ise tek başına İngiltere bile üstün durumdaydı.

    Savaş başladıktan sonra İngiltere, denizlerde üstünlüğü sağladı. Savaşı kim daha zengin kaynaklara sahipse onun kazanacağı daha Marn Savaşında anlaşılmıştı.
    kaynak:ansiklopedi.bibilgi.com