1.sınıf aöf ders notları

Konusu 'Açıköğretim' forumundadır ve zuzu88 tarafından 23 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  1. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    genel muhasebe 1-10 ünite

    GENEL MUHASEBE 1 VE10.ünitelerin konu özetleri
    ÜNİTE-1 İŞLETME ve MUHASEBE
    İŞLETME
    İnsanların ihtiyaçlarını karşılamak için bir takım faaliyetlerde bulunarak mal ve hizmet üreten birimdir.
    İşletmenin amaçları:
    1. Kar etmek
    2. Mal ve hizmet üretmek
    3. Kendi varlığını sürdürmek
    İşletmenin İşlevleri (Faaliyetleri):
    1. Üretim
    2. Pazarlama
    3. Finansman
    4. Personel işlevi ve bu işlevlerin en iyi şekilde yerine getirilmesi için
    Yönetim işlevleri:
    a. Planlama
    b. Örgütleme Yöneltme
    c. Koordinasyon
    d. Denetim
    İşletme Türleri:
    A) Faaliyet konularına göre:
    • Üretim işletmesi
    • Ticaret
    • Turizm
    • Hizmet
    • Tarım
    B) Mülkiyet Bakımından:
    • Özel işletmeler
    • Kamu
    • Karma
    C) Büyüklüklerine Göre:
    • Büyük işletmeler
    • Orta
    • Küçük
    • Cüce
    İşletmede faaliyetin oluşabilmesi için araç-gereç, para, hammadde yani Varlıklar gereklidir. Kısaca işletmenin sahip olduğu ekonomik değerler. Bir de bu varlıkları sağlayan kaynaklar gereklidir. Bu kaynaklar:
    İşletme sahipleri:
    İşletme sahiplerinin varlıklar üzerindeki haklarının değer olarak ifadesine SERMAYE denir.
    Üçüncü kişiler dediğimiz işletmeye borç verenler:
    Üçüncü kişilerin varlıklar üzerindeki haklarına değer olarak ifadesine BORÇLAR denir
    İşletmede faaliyetler sonucunda varlıklar artarsa, işletme sahiplerinin hakları da artar. Bu artıştan doğan farka da KAR denir. Borçlanma yolu ile elde edilen varlıklarda artış olursa borçlar artmış olur, doğan farka da ZARAR denir.
    MUHASEBE
    İşletmenin varlıkları ve kaynakları üzerinde değişiklik yaratan mali nitelikteki işletmelere ait bilgileri Kaydetmek - Sınıflandırmak - Özetlemek - Analiz etmek - Yorumlamak sureti ile ilgili kişi ve kurumlara raporlar halinde bilgi veren bir sistemdir.
    Muhasebenin İşlevleri:
    Kaydetmek
    Mali nitelikteki işlemlere ait bilgileri belgelendirerek toplayıp belli şekillerde ve kurallarda yazılması
    Sınıflandırmak
    Eldeki bilgilerin belli sınıf ve gruplara göre düzenlenmesi
    Özetlemek
    Bilgilerin anlamlı şekilde kısaltılması, çeşitli mali tabloların ve raporların hazırlanması
    Analiz ve Yorum
    Raporlar ve tablolar halinde gelmiş bilginin ne anlama geldiğini ve olaylar ile sonuçları arasındaki ilişkilerin araştırılmasıdır. Yani muhasebe sadece kayıt yapmaz, kaydedilen bilgilerin yorum ve analizini de yapar.
    Muhasebenin Türleri
    Genel Muhasebe
    Görevi, işletmenin varlıklarını, sermayesini, borçlarını belirlemek. İşletme faaliyetlerinden dolayı meydana gelecek değişmeleri izlemek ve işletme faaliyetlerinin sonucunu ortaya koymaktır.
    Maliyet Muhasebesi
    Sadece üretim yapan işletmeler için geçerlidir. Üretilen mal ve hizmetlerin üretim maliyetlerini, bunların satış fiyatlarını saptar, kontrolünü sağlar ve elde edilen bilgilerle de planlamaya ve karar almaya yardımcı olur. Daha basit bir tanımla maliyet muhasebesi üretim maliyetlerinin belirlenmesi ve üretim kontrolünün yapılması amacıyla uygulanan bir muhasebe türüdür.
    Muhasebeyle İlgileneler
    • Yöneticiiler
    • İş sahipleri ve ortaklar
    • Borç verenler
    • İşletmede çalışanlar
    • Devlet
    • Kamu
    Muhasebe Mesleği
    Üç guruba ayrılmıştır.
    Serbest Muhasebeci
    En az lise mezunu olmak ve eğitim-öğretim durumuna göre 2 ile 6 yıl arasında staj yapma zorunluluğu vardır.Serbest muhasebecilik mesleğinin konusu Gerçek ve tüzel kişilere ait muhasebe defterlerini tutmak, mali tabloları ve vergi beyannamelerini düzenlemek biçiminde belirtilmiştir.
    Serbest Muhasebeci Mali Müşavir
    4 yıllık lisans eğitimine sahip olmak ve 2 yıllık mesleki staj ile birlikte meslek sınavında başarılı olmak zorunluluğu vardır.Serbest muhasebeci mali müşavirler şu konularda faaliyetlerde bulunurlar. Serbest muhasebecilere ait tümfaaliyetleri yapabilmenin dışında, işletmelerin muhasebe sistemlerini kurmak ve geliştirmek, işletmecilik,muhasebe, finans ve mali mevzuat ile ilgili uygulamaları düzenlemek ve konularda danışmanlık yapmak. Ayrıca yukarıda belirtilen konularda belgelere dayalı inceleme, analiz ve denetim yapmak, mali tablolar ve beyannamelerle ilgili olarak yazılı görüş vermek, rapor düzenlemek, tahkim, bilirkişilik ve benzeri işleri yapmak.
    Yeminli Mali Müşavir
    10 yıl boyunca SMMM olarak çalışmış ve meslek sınavında başarılı olmuş olma zorunluluğu vardır.Yeminli mali müşavirler ise; SMMM` lerin yaptığı danışmanlık ve denetim faaliyetleri yanında tasdik işlemleri de yapma yetkisine sahiptirler. Tasdik faaliyetleri özellikle vergi beyannameleri ile bunların ekleri ve mali tablolarla ilgili olarak yapılmaktadır. Ancak yeminli mali müşavirler tasdik işlerinin sonuçlarından müşteri ile birlikte ortak ve mütesilsilen sorumludurlar. Yeminli mali müşavirler muhasebe defteri

    ÜNİTE-2 BİLANÇO ve GELİR TABLOSU

    MALİ TABLOLAR
    Bir dönemde mali nitelikli bir sürü işlem meydana gelir. Bunların hepsi kaydedilir ve sınıflandırılır. Daha sonra bu çok sayıdaki bilgiler anlaşılabilir, kullanılabilir bilgiler olarak çeşitli amaçlara cevap vermek için değişik tablolar şeklinde özetlenir.Bu tablolara mali tablolar veya mali raporlar denir. Muhasebede en önemli tablolar Bilanço ve Gelir tablolarıdır.
    Mali Tabloların Genel Olarak Amaçları
    1. Yöneticiler, kredi verenler, yatırımcılar ve diğer ilgililer için karar almada bilgiler sağlamak
    2. Varlıklar, kaynaklar ve bunlardaki değişiklikler ile faaliyet sonuçları hakkında bilgiler sağlamak
    3. Gelecekteki nakit akışlarını değerlendirmede yararlı bilgiler sağlamak
    BİLANÇO
    Bir işletmenin belli bir tarihteki sahip olduğu varlıkları ve bu varlıkların kaynağı olan sermaye ve borçları gösteren bir mali tablodur.

    • Varlıklar = Sermaye Borçlar
    • Özsermaye = Varlıklar - Borçlar
    • Sonuç (Kar / Zarar) = Dönem sonu öz sermaye - Dönem başı öz sermaye
    Bu eşitliğe Bilanço eşitliği denir.
    MALİ NİTELİKLİ İŞLEMLER
    İşletmeler mal ve hizmet üretmek için faaliyetlerde bulunurlarken bazı varlıklarda, yani borç ve sermayelerde değişiklikler ortaya çıkar. İşte değişiklik yaratan Mali işlemlere MNİ denir. İşletmenin varlıklarını, sermaye ve borçlarını değiştiren işlemdir.
    Bilanço eşitliğinde değişme yaratan mali nitelikteki işlemlerin etkinlikleri şu şekilde ortaya çıkmaktadır.
    1. Aktif ve pasif tarafların toplamları değişmeden aktiflerden birinin artması, dğerinin azalması
    2. Aktif ve pasif tarafların toplamları değişmeden pasiflerden birinin artması, dğerinin azalması
    3. Hem aktif, hem pasif artışı (Bilançoda her iki tarafın aynı büyüklükte artması)
    4. Hem aktif, hem pasif azalması (Bilançoda her iki tarafın aynı büyüklükte azalması)
    1) Peşin mal satışı:
    Varlıkların bir unsuru olan para ile satmak amacıyla mal alındığını düşünelim. Bu durumda varlıklardan parada azalma, malda da aynı büyüklükte bir artma olacaktır.Böylece varlıklar toplamında bir şey değişmeyecektir. Dolayısı ile de eşitlik bozulmamış olacaktır.
    2) Maliyetine peşin satış:
    Bir varlık unsuru olan malın, maliyet değeri üzerinden satıldığını düşünelim. Malda meydana gelen azalma ile para da olan aynı ölçüde artma ile varlıklar dengeye gelecektir. Bu durumda varlıkların birinde artma, diğerinde aynı büyüklükte bir azalma olacağından varlıklar toplamında bir değişme olmayacaktır.
    3) Karlı peşin satış:
    Bir varlık unsuru olan malın bu sefer karlı peşin satıldığını düşünelim. Bu durumda parada artış, maldaki azalmadan kar kadar fazla büyüklükte olacaktır. Kar işletme sahibinin hakkı olduğu için sermaye büyüyecektir. Dolayısı ile varlıklar toplamında kar kadar bir artış olurken, aynı zamanda aynı artış sermayede de meydana geldiğinden bilanço eşitliği bozulmayacaktır.
    4) Zararına peşin satış:
    Satışın zararlı yapılması durumunda ise; işletmeye çıkan maldan daha az para gireceğinden, varlıklar toplamında zarar kadar bir azalma olacaktır. Aynı zamanda işletme sahibinin varlılar üzerindeki haklarında da zarar kadar bir azalma olacağından sermayede de zarar kadar bir azalma meydana gelecektir. Sonuçta eşitlik yine bozulmamış olacaktır
    5) Kredili mal alışı:
    Kredili mal alışı malda bir çoğalma yaratırken borçlarda da aynı büyüklükte bir çoğalmaya neden olacaktır. Boylece varlıklardaki artış borçlardaki eşit büyüklükteki artışla dengeye gelecektir.

    GELİR TABLOSU
    İşletmenin belli bir döneminde elde ettiği tüm gelirler ile aynı dönemde katlandığı bütün maliyet ve giderleri ve bunların sonucunda işletmenin elde ettiği net karın veya dönem zararının brüt satışlardan başlayarak nasıl oluştuğunu gösteren bir tablodur. Bir işletmenin bir dönemine ait faaliyetlerinin net sonucu ve bu sonuca nasıl ulaşıldığını gösteren mali bir tablodur.
    • Kar : Gelir > Gider
    &#8226; Zarar : Gelir < Gider
    Gelir:
    Mal ve hizmet satışlarından, faizlerden, kiradan vb. elde edilen tutardır. Aktifteki artıştır.
    Gider:
    Gelir elde etmek için yapılan harcamalardır. Aktifteki azalıştır.
    Brüt Satış Karı / Zararı:
    Satış gelirleriyle satılan malların arasındaki fark
    Faaliyet Karı / Zararı:
    Brüt satış karından işletme faaliyetlerinin gerçekleşmesi için yapılması gerekli olan faalliyet giderlerinin farkıdır. Pazarlama giderleri, araştırma-geliştirme giderleri, satış, dağıtım, genel yönetim(elektrik, telefon, su) vb.
    Dönem Net Karı / Zararı:
    Faaliyet karına işletmenin faaliyet sonucuna etkisi olan ama faliyet konusuyla ilgisi olmayan olağan dışı gelirlerin eklenmesi ve giderlerin çıkartılması sonucunda bulunur.
    Brüt satışlar
    (-) Satış indirimleri
    = Net satışlar
    (-) Satılan malın maaliyeti (hammadde maaliyeti)
    =Brüt satış karı / zararı
    (-) Faaliyet giderleri
    = Faaliyet karı / zararı
    Diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlar
    (-) Diğer faaliyetlerden olağan gelir ve karlar
    (-) Finasman giderleri
    = Olağan kar / zarar
    Olağandışı gelir ve karlar
    (-) Olağandışı gider ve zararlar
    = Dönem karı/ zararı
    (-) Dönem karı vergi ve diğer yasal yükümlülük karşılıkları
    = Dönem net karı / zararı

    ÜNİTE-3 HESAPLAR

    HESAP
    Bilançonun her bir unsurunda işlemler nedeni ile meydana gelen değişiklikleri kaydettiğimiz çizelgeye hesap denir. Yani varlıklar, borçlar ve sermaye unsurlarının
    her biri varsa başlangıç durumunu, işlemlerin meydana getirdiği artışı, azalışı ayrı ayrı gösteren çizelgedir. Hesap çizelgesi şekil olarak şöyledir.

    Borç ve alacakta değişime neden olan işlemlere mali nitelikli işlemler denir.
    HESABI BORÇLANDIRMAK ve ALACAKLANDIRMAK
    İlgili hesapların borç tarafına (soluna) kayıt o hesabı borçlandırır. Alacak tarafına (sağına) kayıt ise o hesabı alacaklandırır.
    HESAP AÇMAK
    İlgili hesabın borcuna yada alacağına ilk kez kayıt yapmaktır.
    HESAP KALANI
    İlgili hesabın borç toplamı ve alacak toplamı arasındaki farktır. (Borç kalanı, Alacak kalanı)
    HESABIN KAPALI OLMASI
    İlgili hesapların borç ve alacaklarının toplamlarının eşitlenmesidir. Hesap kalanı yoksa o hesap kapalı demektir.
    AKTİF HESAPLAR
    Varlıkların izlediği ve borç kalanı veren yani bilançonun aktif kısmındaki unsurlara ait hesaplar (kasa hsb, bankalar hsb, alacak senetleri hsb vb.)
    PASİF HESAPLAR
    Sermaye ve borçların izlendiği ve alacak kalanı veren yani bilançonun pasif tarafındaki unsurlara ait hesaplar (sermaye hsb, borçlar hsb, satıcılar hsb,
    borç senetleri hsb vb)
    GELİR HESAPLARI
    İşletmenin varlıklarını arttıran işlemlerin (gelirlerin) kaydedildiği hesaplardır. Gelirler hesap kavramında daima alacakta yer alır.
    GİDER HESAPLARI
    İşletmenin varlıklarını azaltan işlerin (giderlerin) kaydedildiği hesaplardır. Giderler hesap kavramında daima borçta yer alır.
    Artışların ya da azalışların hesabın hangi tarafında yazılacağına o hesabın niteliği belirler.

    SERMAYEDEKİ DE?İŞMELERİN GELİR ve GİDER HESAPLARINDA İZLENMESİ
    Sermaye hesabının alacağına işletmenin sermayesini çoğaltan değiştiren gelirler, borcuna da işletmenin sermayesini azaltan giderler kayıt edilir.
    İşletmenin öz sermayesini etkileyen işlemlerde gelir ve gider hesapları diye adlandırılan sonuç, dolayısı ile özsermaye, sermaye ile bağlantılı olduğu için
    işlemler sonuç hesaplarında incelenir.
    Faaliyetlerine bağlı olarak bir gelir doğduğunda sermayeyi arttıracağından ilgili gelir hesabının alacağına yazılır. Örneğin: faiz gelirleri hsb, komisyon gelirleri
    hsb, satışlar hsb, vb. gelir hesapları her zaman alacak kalanı verir. Kalanlarda dönem karı veya zararı hsb 'na borçlandırarak devredilir.

    Bir gider ortaya çıktığında sermayede azalış olacağından ilgili gider hesabında incelenir. İşletmenin gelir elde etmesi için bir aktifin (varlığın) kullanılması veya
    tüketilmesi sonucu oluşur. Gider oluştuğunda ilgili gider hesaplarının borcuna kaydedilir. Hesap dönemi sonunda kalanlarda dönem karı veya zararı hsb 'na
    alacaklandırılarak kaydedilir.

    HESAPLARIN SINIFLANDIRILMASI
    Hesaplar bilanço ve gelir tablosunun oluşturulmasında iki gruba ayrılır.
    l- Bilanço Hesapları:
    a. Varlık Hesaplan (Aktif Hesaplar)
    b. Borç Hesaplan (Pasif Hesaplar)
    c. Özsermaye Hesapları (Pasif Hesaplar)
    2- Gelir Tablosu (Sonuç) Hesapları
    a. Gelir (Hasılat) Hesapları
    b. Gider Hesapları
    Kayıtların Temel Olup olmamasına göre:
    1- Asli Hesaplar :
    Varlıklar, borçlar ve sermayeyi oluşturan unsurlarla gelir giderleri etkileyen ve ifade eden hesaplar
    2- Düzenleyici Hesaplar :
    Asli hesaplan etkileyen aktif ve pasif değerlerin gerçek değerleriyle gösterilmesini sağlamak için kullanılır, (verilen çekler ve ödeme emirleri hs. gibi)
    3- Geçici Hesaplar:
    Tamamlanmayan işlemler ve belirli bir süre veya bir konu için kullanılan hesaplardır.
    4- Nazım Hesap :
    Aktif veya pasiflerde değişme yaratmayan, işletme yönetimi tarafından bilinmesi gereken işlemlere ait hesaplardır.Bilançonun hem aktif hem de pasifinde aynı
    adla karşılıklı olarak yer alır.
    Kapsanılana göre:
    Ana Hesaplar : Bankalar Hs.
    Yardımcı Hesaplar : İş Bankası Hs. , Dışbank Hs. gibi
    HESAP PLANI
    Bir işletmede kullanılacak hesapların muhasebenin temci kavramları ve ilkeleri doğrultusunda sistemli bir şekilde gruplandırılmış olarak yer aldığı listeye denir.
    TEKDÜZEN HESAP PLANI ( ÇERÇEVESİ):
    1.1.1994 tarihinden itibaren tek düzen hesap planına uyulma zorunluluğu getirilmiştir. THP 'ndaki hesaplar desimal (ondalık) kodlama sistemine göre
    l 'den 9 'a kadar düzenlenmiştir. Tekdüzen Hesap Planından amaç, bütün işletmeler arasında ve muhasebe sistemi ile mali tablolar arasında uyumluluk
    sağlamaktır.
    Hesap Sınıflan:
    1. Dönen varlıklar :
    Para veya l yıl içinde paraya çevrileceği yada kullanılacağı tahmin edilen varlıkları kapsar.
    2. Duran varlıklar :
    Normal koşullar altında l yıl içinde elden çıkarılması düşünülmeyen veya yararları l yıl sona ermeyecek olan varlıkları kapsar
    3. Kısa vadeli yabancı kaynaklar :
    En çok l yıl yada bir faaliyet dönemi sonunda ödenmesi gereken borçlan kapsar.
    4. Uzun vadeli yabancı kaynaklar :
    l yıl yada bir faaliyet döneminden daha uzun sürede ödenecek olun borçlan kapsar.
    5. Özkaynaklar :
    İşletme sahip ve ortaklarının işletmeye tahsis ettiği sermaye. Faaliyetlerden elde edilmiş fakat ortaklara verilmeyip işletmede bırakılan karları,
    Değer yükselmelerinin neden olduğu artışlar ve dönemin net karına ait hesaplan kapsar.
    6. Gelir tablosu hesapları:
    Varlık veya hizmet satışlarından faiz, kira gibi gelir işlemleri ile gelir elde etmek amacıyla tüketilen ve sermayeyi azaltıcı etkisi olan işlemlere ait hesapları
    kapsar.
    7. Maliyet hesapları :
    Mal ve hizmetlerin planlandığı şekilde üretilmesi ve yapılması için katlanılan giderlerin toplandığı ve maliyet unsurlanna dönüştürülerek izlendiği hesaplan kapsar.
    8.Nazım hesapları :
    Varlıklarda, borçlarda ve sennayede artış yada azalış yaratmayan, ancak işletme yönetimi ve diğer ilgililer tarafından bilinmesi ve izlenmesi gereken işlemlere
    ait hesaplan kapsar.
     
  2. 23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  3. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    ÜNİTE-4 MUHASEBE KAYIT BELGELERİ

    VUK'NA GÖRE TUTULMASI ZORUNLU DEFTERLER
    2. Sınıf tüccarların tutması zorunlu defterler:
    a. İşletme hesabı defteri
    b. Günlük parakende ve hasılat defteri
    c. Kambiyo senetleri defteri
    1.Sınıf tüccarların tutması zorunlu defterler
    a. Yevmiye (günlük) defter
    b. Büyük defter (defteri kebir)
    c. Envanter defteri
    d. Günlük kasa defteri
    e. Kambiyo senetleri defteri
    Ayrıca VUK'a göre işletmeler faaliyetin niteliğine göre, "imalat defteri, bitim işleri defteri, istihsal defteri, ambar defteri, yabancı ulaştırma kurumlarının hasılat defteri, damga vergisi defteri, banka- banker ve sigorta şirketlerinin gider vergisine ilişkin kayıtlarının yer aldığı defter." tutmak zorundadırlar. Ticari kanuna göre tüzel kişi niteliğindeki işletmeler "karar defteri " tutmak zorundadırlar. Bu ticari defterlerin mutlaka belgelere dayanması gerekir. Fatura, fış vs. gibi
    YEVMİYE DEFTERİ:
    İşletmeler tarafından her yapılan işlem sonucunda bilanço eşitliğinin unsurları arasında meydana gelen artış ve azalışlann yazıldığı deftere Büyük Defter ( Defteri Kebir) denir. İşletmeler büyük defterde hata olmasını önlemek ve günlük işlemler hakkında topluca bilgi edinebilmek için hesaplan önce başka bir deftere geçirirler, bu deftere GÜNLÜK DEFTER ( YEVMİYE DEFTERİ) denir.
    İşlemi bütünü ile kayda alan ve paralel çizgilerle sınırlanan kısma madde denir.
    Sayfa nosu:
    Büyük defter bağlantı numarası İşlemlerin kayıt sırasının numarası (madde nosu) ...işlemlerin kayda alındığı tarih...
    Borçlu hesap adı
    Alacaklı hesap adı
    İşleme ait açıklamalar
    Bir sonraki işlemin kayda alındığı tarih Borçlu hesap tutarı Alacaklı hesap tutarı
    1- Basit Madde;
    Bir taraf borç hesabı, diğer taraf alacak hesabıdır ( yukardaki gibi )
    2- Bileşik Madde :
    Bir taraf borçlanırken diğer tarafın birden fazla alacaklandığı yada bir taraf alacakanırken diğer tarafın birden fazla borçlandığı maddedir.
    3- Karışık Madde :
    Birden çok hesabın borçlanıp alacaklandığı maddedir.
    Yevmiye defterinde yapılan her işlemin kaydının yani. her maddenin borç ve alacak toplamları eşit olacağından, yevmiye defterinin borçlu hesap tutarı toplanılan ile alacaklı hesap toplamları da birbirine eşit olacaktır. Bir sonraki sayfaya geçerken sütunlar toplanır ve sonraki sayfaya aktarılır.
    Borç toplamı = Alacak toplamı = Yevmiye toplamı
    BÜYÜK DEFTER ( DEFTERİ KEBİR)
    İşletmeler tarafından her yapılan işlem sonucunda bilanço eşitliğinin unsurları arasında meydana gelen artış ve azalışların yazıldığı deftere Büyük Defter ( Defleri Kebir) denir. Defter sayfaları tahmini işlem sayısına göre bölüştürülür. Mesela kasa hsb.da çok işlem olacağı için çok sayfa ayrılır, sermaye hsb. Daha çok fazla işlem yapılmayacağı için 1-2 sayfa yeterlidir. Bu bölüştürme işlemi defterin iç kapağına listelenir. 1. Sayfada sermaye hes, 2-20 sayfalar kasa hsb. gibi.
    Sayfa no: .......Hesabı sayfa no
    Tarih Yevmiye kayıt no Açıklama Tutar Tarih Yevmiye kayıt no Açıklama Tutar


    YARDIMCI (MUAVİN ) DEFTER
    Büyük defterdeki ana hesabın ayrıntılarını göstermek amacıyla tutulan defterlerdir. Örneğin birçok müşteriye kredili satış yapılır ve bunlar ana defterde tek bir hesapta Alıcılar Hsb.'da gösterilir. Kime kredili satış yapmışız, ne zaman yapmışız, bunları büyük defterde göremeyiz. Müşterilerin herbirinin borç, ödeme, kalan borç durumunu görmek için yardımcı defter kullanırız. Her müşteri için bir hesap açıp, durumu izleyebiliriz.
    MİZAN
    Yevmiye defterindeki kayıtların büyük deftere doğru olarak geçirilip geçirilmediğini kontrol etmeye yarayan tablodur. Dönemsel olarak ve genellikle1 ay sonlarında çıkarılır
    İşletmenin adı / Mizanın ait olduğu tarih
    Sıra No Büyük Defter Sıra No Hesaplar TUTARLAR ALACAKLAR
    Borç Alacak Borç Alacak
    --- --- --- --- --- --- ---
    &#8226; Borç kalanı toplamı = Alacak kalanı toplamı
    &#8226; Borç Toplamı = Alacak Toplamı = Yevmiye Toplamına
    Büyük defterdeki sıraya göre yapılır.
    Geçici Mizan ay sonlarında hazırlandığında aylık mizan, dönem kayıtlan öncesinde hazırlandığında Genel Geçici Mizan, dönem sonunda envanter kayıtlarından sonra hazırlanırsa Kesin Mizan adını alır.
    Defterlerin Tastik Zamanları: (VUK maddeleri gereğince noter tarafından tastik olurlar.)
    a. Öteden beri işe devam eden işletmelerde; ertesi yıl kullanılacak defterleri Aralık ayında
    b. Yeniden işe başlayanlar, sınıf değiştirenler ve yeni bir mükellefiyete girenler; işe başlama, sınıf değiştirme ve yeni mükellefiyete girme tarihinden önce
    c. Vergi mükellefiyeti kalkanlar; muaflıktan çıkma tarihinden başlayarak 10 gün içinde
    d. Defterlerin dolması halinde ve diğer nedenlerle yıl içinde defter kullanmak zorunda kalanlar kullanmadan önce
    e. Aynı defteri ertesi yıl kullanacak olan işletmeler kullanacağı yılın ocak ayı içinde Tastik işlemlerini yapmak zorundadırlar.
    Defter tutarken uyulması zorunlu kurallar : (VUK. Ticaret Kanununa göre)
    a. Defterler ve kayıtlar Türkçe tutulurlar
    b. Defterler mürekkepli kalemle yazılırlar
    c. Satırlar çizilmeksizin boş bırakılamaz ve atlanamaz. Satır aralarına yazılamaz
    d. Sayfalar ciltten kopanlamaz.yırtılamaz
    e. Deftere geçirilen kayıt çizilmek, silinmek, karalanmak suretiyle okunmaz, hale getirilemez
    f. Yevmiye defterine yapılan yanlışlıklar ancak muhasebe kurallarına göre düzeltilir. Diğer defterlerdeki yanlışlıklar okunulabilir şekilde çizilip üst yada yan tarafına doğrusu yazılarak düzeltilir.
    g. İşlemler defterlere günü gününe geçirilmesi esas olmakla birlikle işlemler en geç 10 gün içinde defterlere kaydedilmelidir, (kayıtlarını muhasebe fişleri, primi nota ve bordro gibi yetkililerin imzasını taşıyan belgelere dayanarak yürüten işletmelerde bu süre 45 gündür.)
    h. Günlük kasa. günlük perakende satış ve hasılat defteri ile serbest meslek kazanç defterine işlemler günü gününe kaydedilir.
    MUHASEBE FİŞLERİ
    Ticari işlemler nitelikleri bakımından;
    a. Kasa ile ilgili işlemler 'o Kasa giriş işlemlerine TAHSİL işlemleri Kasa çıkış işlemlerine TEDİYE işlemleri denir.
    b. Kasa ile ilgisi olmayan işlemlere de MAHSUP işlemi denir.
    İşlemler direk ticari belgeler dayanılarak defterlere geçirilebileceği gibi önce Muhasebe fişlerine - ki bunlar işlemin niteliğine göre ayrılan ve işlemin adını taşıyan Tahsil Fişi, Tediye Fişi yada Mahsup Fişi'dir.Kaydedilip daha sonra defter kayıtlarına geçirilir. Bu fişlerin kullanılması yasal bir zorunluluk değildir ama kayıt düzenini sağlamak, yanlış kayıt ihtimalini azaltarak, kayıtların kontrolünü kolaylaştırmak ve aynı nitelikteki işlemlerin toplu olarak görülmesini sağlamak açısından önemlidir.
    Tahsil Fişi:
    İşletmenin kasasına giren paraların ne için alındığını ve bu tahsilatın karşılığında hangi hesaba veya hesaplara alacak kaydedildiğini gösteren belgedir. Kasaya para girdiği için Kasa Hs. borçlanacağından tahsil fişinde sadece Alacaklı hesap bulunur.
    Tediye Fişi:
    İşletmenin kasasından çıkan paranın ne için ödendiğini ve bu ödemenin karşılığında hangi hesap veya hesapların borçlandığını gösteren belgedir. Kasadan para çıktığı için Kasa Hs. alacaklandığından sadece borçlu hesap bulunur.
    Mahsup Fişi: Kasa hesabını ilgilendirmeyen işlemlerin kaydı için kullanılır. Kredili alışlar, satışlar, çek alınıp verilmesi, alınıp verilmesi gibi.
    TİCARİ BELGELER
    Günlük işlemleri belgelemek için kullanılan belgelerdir. İşlemin konusunu, kimler arasında yapıldığını, işlemin tarihini, tutarını gösterir. Bu belgelere ispat Edici Belgelerde denir.
    VUK'daki belgeler:
    &#8226; Fatura
    &#8226; Parekende satış fişi
    &#8226; Gider pusulası
    &#8226; Mühtasil makbuzu
    &#8226; Ücret bordrosu
    &#8226; Taşıma irsaliyesi
    &#8226; Yolcu listeleri
    &#8226; Yazışma belgeleri vb.
    TTK'daki belgeler:
    &#8226; Poliçe
    &#8226; Bono
    &#8226; Çek
    &#8226; Hisse senedi
    &#8226; Tahvil
    &#8226; Emtia senetleri
    &#8226; Nakliyat belgeleri (ordino, konşimento, manifesto, hamule senedi, taşıma senedi)
    Tutulması zorunlu defterleri ve belgeleri saklama süreleri
    TTK'na göre, Ait oldukları yıldan başlayarak 10 yıl
    VUK'na göre, Ait oldukları yıldan başlayarak 5 yıl
     
  4. 23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  5. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    ÜNİTE-5 MUHASEBE SÜRECİ


    Bir dönemi kapsayan ve muhasebe sürecini oluşturan muhasebe işlemleri :
    1. Açılış veya Donembaşı envanterinin yapılması
    2. Açılış veya Donembaşı bilançosunun yapılması
    3. Envanter bilgilerinin envanter defterine kaydı
    4. Yevmiye defterine açılış kayıtlarının yapılması
    5. Büyük deftere kayıt
    6. Hergün yapılan günlük işlemlerin yevmiye defterine oradan da büyük deflere geçirilmesi
    7. Aylık mizanların ve dönem sonunda Genel Geçici Mizanın hazırlanması
    8. Dönem sonu itibariyle envanter çıkarılması ve sonuçların Envanter deflerine kaydı
    9. Envanter kayıtlarının (dönemsonu muhasebe işlemlerinin) yapılması
    10. Kesin mizan çıkarılması
    11. Gelir Tablosu ve Dönemsonu Bilançosunun hazırlanması
    İşletmelerde hesapların açılışı genelde l Ocak tarihinde yapılır, çünkü genelde muhasebe dönemi l takvim yılıdır. Yeni kumlan işletmelerde açılış bilançosu tarihi kurulduğu gündür, işe devam eden işletmelerde dönemsonu bilançosu aynı zamanda yeni dönemin dönembaşı bilançosudur.
    İsletmenin mali durumunu oluşturan varlıkların ve borçlann saptanması işlemine ENVANTER ÇIKARMA denir. Yani; şaşmak, ölçmek, tartmak ve değerlemek suretiyle bilanço günündeki varlıkları ve borçlan kesin olarak ayrıntılı şekilde saptamaktır.
    Envanter deferine göre V=B+S eşitliği itibariyle Açılış Bilançosu düzenlenir. BİLANÇO, envanterde gösterilen kıymetlerin tasnifli ve karşılıklı olarak değerleri itibariyle düzenlenmiş özetidir. Yada bildiğimiz tanımıyla işletmenin belli bir tarihteki sahip olduğu varlıkları ve bu varlıkların kaynağı olan sermaye ve borçlan gösteren mali tablodur
    İşe başlama tarihinde çıkarılan envanter Envanter Deflerine kaydedilir. Yani dönembaşında kayıtların yapılacağı ilk deflerdir..işletmenin açılış tarihinde ve her hesap döneminin sonunda çıkarılan envanterler ve bilançoların kaydedildiği deflere ENVANTER DEFTERİ denir.
    Açılış bilançosu düzenlendikten sonra bilançodaki unsurların kendi adını taşıyan ilgili hesaplara kayıtları yapılarak hesaplar açılır ve ilk olarak yevmiye defterine kaydedilir. Bu kayıt işlemine AÇILIŞ KAYDI denir.
    Dönembaşında yer alan unsurlar önce yevmiye defterine oradanda büyük deftere geçirilir. Yevmiye defterindeki ilk kayıt açılış bilançosunda yada dönembaşı bilançosunda yer alan varlıklar, borçlar ve sermaye unsurlarını hesaplara yansıtmak üzere yapılan hesapların açılış kaydıdır. Bu ilk kayıttan sonra günlük işlemler yevmiye defterine tarih sırasıyla belgelere dayanarak maddeler şeklinde kayda alınır. Yevmiye defterine maddeler halinde yapılan kayıtta borçlandırılan ve alacaklandınlan hesaplar, büyük defterde o hesap için ayrılan sayfada hesabın durumuna göre borç yada alacak tarafına kaydedilir.
    Belli dönemler sonunda genellikle ay sonlarında Yevmiye defterindeki kayıtların Büyük deftere doğru olarak geçirilip geçirilmediğini kontrol etmek için aylık mizanlar düzenlenir. Mizanda hesapların hesaplanıl borç - alacak toplamları ile yevmiye defterinin borç - alacak toplamları arasında olması gereken eşitlik kontrol edilir.Eşitlik varsa bmtik deftere kayıtlar hatasız girmiş demektir. İşletmenin bir dönemlik günlük işlemlerinin kaydından sonra dönem sonunda genel geçici mizan çıkartılır.
    Genel geçici mizandaki hesapların kalanları işletmenin o dönemdeki faaliyetlerinin sonucunu vermez. Bu nedenle dönem sonunda ayrıca fiili durumu saptamak için, saymak, ölçmek, tartmak ve değerlendirmek suretiyle işletmenin varlıkları ve borçlan kesin ve ayrıntılı olarak saplanır. Bu işleme MUHASEBE DIŞI ENVANTER denir.
    Muhasebe Dışı envanterde bulunan sonuçlar hesapların kalanlarına eşit değilse kırılma, kaybolma kuruma gibi nedenlerden dolayı, hesapların kalanları ile envanter sonucunda ortaya çıkan gerçek tutarlar arasındaki farkı ortadan kaldırmamız gerekecektir. Farkları ortadan kaldırmak için yaptığımız işlemlere de MUHASEBE İÇİ ENVANTER (Envanter işlemleri) denir. Bu işlemlerin yevmiye ve büyük deftere kaydı yapılır.
    Hesapların kalanlan envanter sonuçlarına eşit hale getirildikten sonra kayıtların doğruluğunu gösterecek olan Kesin Mizan çıkartılır.Bu mizandaki kalanlar işletme varlıklarını ve bu varlıkların kaynaklarını oluşturan unsurların gerçek büyüklüğünü gösterir. Bu nedenle Dönemsonu Bilançosu kesin mizandan yararlanılarak hazırlanır.
    Kesin mizandaki hesap kalanlarına dayanılarak çıkarılan bilançonun düzenlenmesinden sonra o döneme ait hesaplann kapatılması gerekir. Hesabın kapalı olması demek hesabın kalan vermemesi demektir. Yani alacaklar toplantıyla, borçlar toplamının birbirine eşit olmasıdır. Hesaplann kapatılması işlemi, hesap döneminin sona erdirilmesi demektir. Yevmiye defterindeki hesaplann kapanışının yapıldığı kayda da KAPANIŞ MADDESi yada KAPANIŞ KAYDI denir.

    ÜNİTE-6 MUHASEBENİN TEMEL KAVRAMLARI ve GENEL KABUL GÖRMÜŞ MUHASBE İLKELERİ


    Muhasebe kavram ve ilkelerinin genel kabul görmüş olma özelliği, bunların evrensel nitelikte ve yaygın uygulama alanına sahip olmasından kaynaklanmaktadır. Muhasebenin temel kavramları 12 adettir.
    l - Sosyal sorumluluk kavramı:
    Muhasebe bilgilerinin düzenlenip sunulmasında tüm toplumun çıkarlarının gözetilmesi ve dolayısıyla gerçeğe uygun, tarafsız ve dürüst davranılması gereğini ifade eder.
    2- Kişilik kavramı :
    İşletmenin, işletme sahibinden ve diğer kişilerden ayrı olduğunu, işletmenin muhasebe işlemlerinin sadece bu kişilik adına yürütülmesi gerektiğini öngörür. Bilanço eşitliğide bu kavrama dayanır.
    3- İşletmenin sürekliliği kavramı :
    İşletmelerin faaliyetlerini bir süreye bağlı olmaksızın sürdüreceğini ifade eder. Bu kavram maliyet esasının temelini oluşturur.
    4- Dönemsellik kavramı;
    İşletmenin ömrünün belli dönemler bölünmesi ve her dönemin faaliyet sonuçlarının diğer dönemlerden bağımsız olarak saptanmasıdır. Gelir ve giderlerin tahakkuk esasına göre muhasebeleştirilmesi, aynı döneme ait gelir ve giderlerin karşılaştırılması gereğini ifade eder.
    5- Parayla ölçülme kavramı :
    Parayla ölçülebilen iktisadi olayların ve işlemlerin muhasebeye ortak bir ölçü olarak para birimiyle yansıtılmasını ifade eder. Enflasyonun ençok etkilediği kavramdır.
    6- Maliyet esası kavramı :
    İşletme tarafından edinilen varlık ve hizmetlerin muhasebeleştirilmesinde, bunların elde edilme maliyetlerinin esas alınması gereğini ifade eder.
    7- Tarafsızlık ve belgelendirme kavramı :
    Muhasebe kayıtlarının gerçek durumu yansıtan ve usulüne uygun olarak düzenlenmiş objektif belgelere dayandırılması ve muhasebe kayıtlarına esas alınacak yöntemlerin seçilmesinde tarafsız ve ön yargısız davranılması gereğini ifade eder.
    8- Tutarlılık kavramı :
    İşletmenin muhasebe politikasının birbirini izleyen dönemlerde de aynı şekilde uygulanması gereğini ifade eder.
    9- Tam açıklama kavramı :
    Mali tabloların yeterli, açık ve anlaşılır olması gereğini ifade eder.
    1O- İhtiyattık kavramı :
    Gelecekte ortaya çıkabilecek gider ve zararlar gibi işletmenin karşılaşabileceği risklerin gözönüne alınması gereğini ifade eder.
    11-Önemlilik kavramı:
    Bir hesap kalemi ve tabi mali bir olayın nisbi ağırlık ve değerinin, mali tablolara dayanılarak yapılacak değerlemeleri veya alınacak kararlan etkileyebilecek düzeyde olmasını ifade eder.
    12-Özün düşünceliği kavramı :
    İşlemlerin muhasebeye yansıtılmasında ve onlara ilişkin değerlendirmelerin yapılmasında biçimlerinden çok özlerinin esas alınması gereğini ifade eder.
    GENEL KABUL GÖRMÜŞ MUHASEBE İLKELERİ
    Amacı:
    Sermeye koyan ve sonradan kendilerine ait kârı işletmede bırakan sahip ve hissedarlar ile alacakların işletmeye sağladıkları kaynaklar ve bunlarla elde edilen varlıkların işletmeye sağladıkları kaynaklar ve bunlarla elde edilen varlıkların, muhasebe kayıt, hesap ve tablolarında anlamlı bir şekilde tesbit edilmesi ve gösterilmesi yoluyla, belirli bir ticarii işletmenin mali durumunun açıklıkla ve ilgililer için gerçeğe uygun olarak yansıtılmasıdır.
    A) Gelir Tablosu İlkeleri :
    Satışların, gelirlerin, satışlar maliyetinin, giderlerin, kâr ve zararlara ait hesapların ve belli dönemlere ait işletme faaliyeti sonuçlarının sınıflandırılmış ve gerçeğe uygun olarak gösterilmesini sağlamaktır.
    1. Gerçekleşmemiş satışlar, gelir ve karlar: Gerçekleşmiş gibi veya gerçekleşen tutardan fazla veya az gösterilmemelidir. Dönem başında ve sonunda doğru hesap kesimi işlemi yapılmalıdır.
    2. Belli bir dönemin satışları ve gelirleri bunları elde etmek için yapılan satışların maliyeti ve giderleri ile karşılaştırılmalıdır.
    3. Maddi ve maddi olmayan duran varlıklar özel tükenmeye tabi varlıklar için uygun amortisman ve tükenme payı ayrılmalıdır.
    4. Maliyetler; maddi duran varlıklar, stoklar, bakım ve onarım ve diğer gider grupları arasında uygun bir şekilde dağıtılmalıdır.
    5. Arızi ve olağanüstü niteliğe sahip kar ve zararlar meydana geldikleri dönemde tahakkuk ettirilmeli, fakat normal faaliyet sonuçlarından ayrı olarak gösterilmelidir.
    6. Bütün kar ve zararlardan, önceki dönemlerin mali tablolarında düzeltme yapılmasını gerektirecek büyüklük ve nitelikler dışında kalanlar, dönemin gelir tablosunda gösterilmelidir.
    7. Karşılıklar, işletmenin karını keyfi bir şekilde azaltmak veya bir döneme ait kan diğer döneme aktarmak amacıyla kullanılmamalıdır.
    8. Dönem sonuçlarının tespiti ile ıngulana gelen değerleme esasları ve maliyet yöntemlerinde bir değişiklik yapıldığı takdirde, bu değişikliğin etkileri açıkça belirtilmelidir.
    9. Bilanço tarihinde var olan ve sonucu belirsiz bir veya birkaç olayın gelecekte ortaya çıkıp çıkmamasına bağlı durumları ıt'adc eden. şarta bağlı olaylardan kaynaklanan, makul bir şekilde gerçeğe yakın olarak tahmin edilebilen gider ve zararlar, tahakkuk ettirilerek gelir tablosuna yansıtılır. Şarta bağlı gelir ve karlar ise gerçekleşme ihtimali yuksekte olsa herhangi bir tahakkuk işlemi yapılmaz, dipnotlarda açıklama yapılır.
    B.) Bilanço İlkeleri :
    Sermaye koyan veya sonradan kendilerine ait kân isletmede bırakan sahip ve hissedarlar ile alacaklıların isletmece sağladıkları kaynaklar ve bunlarla elde edilen varlıkların muhasebe kayıt, hesap ve tablolarında anlamlı bir şekilde tespit edilmesi ve gösterilmesi yoluyla, belli bir tarihte işletmenin mali durumunun açıklıkla ve ilgililer için gerçeğe uygun olarak yansıtılması. Bütün varlıklar gayrisafi değerleriyle gösterilirler.
    C) Varlıklara ilişkin ikeler
    1. İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşebilecek varlıkları, bilançoda dönen varlıklar grubu içinde gösterilir .
    2. İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde paraya dönüşmeyen, hizmetlerinden bir hesap döneminden daha uzun süre yararlanılan uzun vadeli varlıkları, bilançoda duran varlıklar grubunda gösterilir.
    3. Bilançoda varlıkları, bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerlerle gösterebilmek için.Varliklardaki değer düşüklüklerini göstererek karşılıklarının ayrılması zorunludur.
    4. Gelecek dönemlere ait olarak önceden ödenen giderler ile cari dönemde tahakkuk eden ancak, gelecek dönemlerde tahsil edilecek olan gelirler kayıt ve tespit edilmeli ve bilançoda ayrıca gösterilmelidir.
    5. Dönen ve duran varlıklar grubunda yer alan alacak senetlerini, bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerleri ile gösterebilmek için reeskont işlemleri yapılmalıdır.
    6. Bilançoda duran varlıklar grubunda yer alan maddi duran varlıklar ile maddi olmayan duran varlıkların maliyetim çeşitli dönem maliyetine yüklemek amacıyla, her dönem ayrılan amortismanların birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilmelidir.
    7. Duran varlıklar grubu içinde yer alan özel tükenmeye tabi varlıkların maliyetini çeşitli dönem maliyetlerine yüklemek amacıyla, her döneni ayrılan tükenme paylarının birikmiş tutarları ayrıca bilançoda gösterilmelidir
    8. Bilançonun dönen ve duran varlıklar grubunda yer alan alacaklar, menkul kıymetler, bağlı menkul kıymetler ve diğer ilgili hesaplardan ve yükümlülüklerden işletmenin sermaye ve yönelim bakımından ilişkili bulunduğu ortaklara, personele, iştiraklere ve bağlı ortaklıklara ait olan tutarlarının ayrı gösterilmesi temel ilkedir.
    9. Tutarları kesinlikle saptanamayan alacaklar için herhangi bir tahakkuk işlemi yapılmaz. Bu tür alacaklar bilanço dipnot veya eklerinde gösterilir.
    10. Verilen rehin, ipotek ve bilanço kapsamında yer almayan diğer teminatların özellikleri ve kapsamları bilanço dipnot veya eklerinde açıkça belirtilmelidir. Bu ilke diğer teminatlar içinde geçerlidir. Ayrıca, işletme varlıkları ile ilgili toplam sigorta tutarlarının da bilanço dipnot veya eklerinde açıkça gösterilmesi gerekmektedir.
    D) Yabancı Kaynaklara ilişkin ilkeler
    1. İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelen borçlan, bilançoda kısa vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir.
    2. İşletmenin bir yıl veya normal faaliyet dönemi içinde vadesi gelmemiş borçlan, bilançoda uzun vadeli yabancı kaynaklar grubu içinde gösterilir.
    3. Tutarları kesinlikle saptanamayanları veya durumları tartışmalı olanları da içermek üzere, işletmenin bilinen veya tutarları uygun olarak tahmin edilebilen bütün yabancı kaynaklan kayıt ve tespit edilmeli bilançoda gösterilmelidir.
    4. Gelecek dönemlere ait olarak önceden tahsil edilen hasılat ile cari dönemde tahakkuk eden ancak, gelecek dönemlerde ödenecek olan giderler kayıt ve tespit edilmeli ve bilançoda ayrıca gösterilmelidir.
    5. Kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar grubunda yer alan borç senetlerini bilanço tarihindeki gerçeğe uygun değerlen ile gösterebilmek için reeskont işlemleri yapılmalıdır.
    6. Bilançoda kısa ve uzun vadeli yabancı kaynaklar gruplarında yer alan borçlar, alınan avanslar ve diğer ilgili hesaplardan isletmenin sermaye ve yönetim bakımından ilgili bulunduğu ortaklara, personele, iştiraklere ve bağlı ortaklara ait olan tutarlarının ayrı gösterilmesi temel ilkedir.
    E) Özkaynaklara ilişkin ilkeler
    1. İşletme sahip veya ortaklarının sahip veya ortak sıfatıyla işletme varlıkları üzerindeki haklan öz, kaynaklar grubunu oluşturur.
    2. İşletmenin ödenmiş sermayesi bilançonun kapsamı içinde tek bir kalem olarak gösterilir.
    3. İşletmenin hissedarları tarafından yatırılan sermayenin devam ettirilmesi gerekir.
    4. Özkaynaklann bilançoda net olarak gösterilmesi için geçmiş yıllar zararları ile dönem zararı. öz kaynaklar grubunda indirim kalemleri olarak yer alır.
    5. Öz.kaynakları; ödenmiş sermaye, sermaye yedekleri. kar yedekleri, geçmiş yıl karları (zararları) ve dönem net kan (zararı)'ndan oluşur
     
  6. 23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  7. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    ÜNİTE-7 STOKLAR


    Dönen varlıklar
    a. Hazır değerler
    b. Menkul kıymetler
    c. Ticari alacaklar
    d. Diğer alacaklar
    e. Stoklar
    f. Gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları
    g. Diğer dönen varlıklar
    Stoklar
    a. İlk madde ve malzeme
    b. Yeni mamüller - üretim
    c. Mamüller
    d. Ticari mallar
    e. Diğer stoklar
    f. Stok değer karşılığı düşüşü (-)
    g. Verilen sipariş avansları
    STOKLAR
    İşletmenin satmak, üretimde kullanmak veya tüketmek amacıyla edindiği bir yıl içerisinde nakte çevrilebileceği düşünülen varlıklardır.
    KDV (Katma Değer Vergisi)
    Mal veya hizmetin bedeli üzerinden bu bedelin belli bir yüzdesi karşılığında ayrıca ödenen yada ödenecek olan tutardır. KDV'nin muhasebeleştirilmesinde kullanılan hesaplar :
    1) İndirelecek KDV Hesabı:
    İşletmenin satın aldığı her türlü mal ve hizmetin bedeli üzerinden satıcıya ödenen veya ödenecek olan kdv'nin kaydedildiği hesaptır. Bu kdv her zaman hesabın borcuna kaydedilir.
    2) Hesaplanan KDV Hesabı:
    İşletmenin sattığı her türlü mal ve hizmetin bedeli üzerinden alıcıdan aldığı yada alacağı kdv'nin kaydedildiği hesaptır. Bu kdv her zaman hesabın alacağına kaydedilir.
    3) Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabı :
    İşletmenin yaptığı işlemler sonucunda Hesaplanan KDV. İndirilecek KDV tutarından büyükse aradaki fark ay sonunda bu hesabın alacak tarafına yazılır. ( Hes.Kdv - İnd. Kdv)
    4) Devreden KDV Hesabı
    İşletmenin yaptığı işlemler sonucunda İndirilecek KDV, Hesaplanan KDV tutarından büyükse aradaki fark ay sonunda bu hesabın borç tarafına yazılır. ( İnd.Kdv - Hes. Kdv)
    MAL HAREKETLERİNDE İZLENEN KAYIT YÖNTEMLERİ:
    l- ARALIKLI ENVANTER YÖNTEMİ :
    İşletmedeki mal mevcudunun bellirli aralıklarla yapılacak sayım ve değerleme ile bilinebileceği esasına dayanır. Mal çeşidinin çok ve küçük hacimli, nisbeten ucuz fiyatlı birimlerden oluşan isletmelerde kullanılır. Dönembaşı mal mevcudu, dönem ıçı alışları, alış giderleri, alış iadeleri ve alış ıskontoları Ticari Mallar Hesabı (TMH)'na kaydedilir. Satışlar ise Yurtiçi Satışlar Hesabı (YlSH)'nın alacağına kaydedilir.
    Dönembaşı Mal Mevcudu:
    Dönembaşı bilançosunda yer alan Ticari Mallar mevcudu yevmiye defterine yapılan açılış kaydından sonra binlik defterdeki TMH nın borç kısmına ilk kayıt olarak geçer
    Alışlar: Ticari mallar hesabı, İndirilecek KDV hesabı, Kasa hesabı ve/veya satıcılar hesabı
    Alış giderleri: Ticari mallar hesabı, İndirilecek KDV hesabı, Kasa hesabı ve/veya satıcılar hesabı
    Alıştan iadeler: Kasa hesabı ve/veya satıcılar hesabı, Ticari mallar hesabı, İndirilecek KDV hesabı
    Alış iskontoları: Satıcılar hesabı, Ticari mallar hesabı
    Satışlar: Kasa hesabı ve/veya Alıcılar hesabı, yurtiçi satışlar hesabı, Hesaplanan KDV hesabı
    Satış giderleri: Pazarlama satış ve dağıtım hesabı, İndirilecek KDV hesabı, Kasa hesabı ve/veya alıcılar hesabı
    Satış iskontoları: Satış iskontoları hesabı, Alıcılar hesabı
    Mal satış kârı veya zararı ancak dönemsonunda hesaplanır. Satışların kaydı dönemiçinde TMH'na işlenmediği için dönemsonu mal mevcudunu ve satışların maliyetini göremeyiz. Bunun için dönemsonunda malların sayımının yapılması gerekir. Yapılan sayım sonucu bulunan dönemsonu mal mevcudu TMH borç kalanından çıkartıldığında satılan malların maliyeti bulunur. Bulunan bu maliyet TMH dan düşülerek Satılan Ticari Mallar Maliyeti Hesabına aktarılır.
    SMM = DBMM + Alımlar - DSMM TM l IS Borç Kalanı
    2- DEVAMLI ENVANTER YÖNTEMİ:

    Dönemi içinde her zaman mevcut malların miktarını ve maliyetini, bunun yanında satışların tutarını ve
    maliyetini gösterecek şekilde kayıt esasına dayalı bir sistemdir.Çok büyük hacim ve birim değeri yüksek, çeşit
    olarak az mal çeşidine sahip işletmelerde kullanılır. TMH'nın yardımcı defterleri olarak stok kartları 'düzenlenir.
    Stok kartı giren, çıkan ve kalan mallan miktar olarak, birim fiyat ve tutar itibarıyla gösterdiğinden malların
    maliyetini izleme olanağı sağlar.
    Dönembaşı Mal Mevcutlu:
    Dönembaşı bilançosunda yer alan Ticari Mallar mevcudu yevmiye defterine yapılan açılış kaydından sonra büyük defterdeki TMH'nın borç kısmına ilk kayıt olarak geçer . Hesapta görülen tutar DBMM'un maliyet üzerinden değerim gösterir.
    Alışlar: Ticari mallar hes, İndirilecek KDV hes, Kasa hes, ve/veya satıcılar hes.
    Alış Giderleri: Ticari mallar hes, İndirilecek KDV hes, Kasa hes, ve/veya satıcılar hes.
    Alıştan İadeler: Kasa hes,ve/veya satıcılar hes,Ticari Mallar hes, İndirilecek KDV hes.
    Alış İskontoları: Satıcılar hes, Ticari Mallar hes. Satışlar: Kasa hes, ve/veya satıcılar hes, Yurtiçi satışlar hes, Hesaplanan KDV hes,
    Satış Giderleri: Pazarlama Satış ve Dağıtım hes, İndirilecek KDV hes, Kasa hes ve/veya Alıcılar hes.
    Satıştan İadeler: Satıştan İadeler hes, Hesaplanan KDV hes, Kasa hes ve/veya Alıcılar hes, Ticari Mallar hes, Satılan Ticari Mallar Maliyet hes
    Satış İskontoları: Satış İskontoları Hes, Alıcılar Hes.
    Satışlar:
    2 madde şeklinde kaydedilir, l .madde satış işleminden elde edilen satış hasılatı ile ilgili kayıt, 2.madde de satılan malın maliyetiyle ilgili kayıttır
    Satılan mallar farklı tarih ve fiyatlarda alınmış olabilirler.alınan malların tamamı değikle bir kısmı satıldığından bu malların maliyetlerini o anda hesaplayamayız. Bunun için satılan malların maliyetleri haftalık, aylık yada üç aylık dönemler sonunda bazı maliyet hesaplamaları sonucunda Satılan Mallar Maliyet HS'na devredilir. Bu yöntemler;
    Gerçek Maliyet Yöntemi: Az sayıda ve yüksek değerli mal alımı sapan işletmeler ıcın uygundur. Satılan malın gerçek satın alınış maliyeti üzerinden belirlenmesidir.
    İlk Giren İlk Çıkar Yöntemi ( Flt'O): İlk satın alınan malın ilk önce satılacağı varsayılır.
    Son Giren İlk Çıkar Yöntemi ( LİFO): En son alınan malın ilk önce satılacağı varsayılır.
    Ortalama Maliyet Yöntemi:
    Ağırlıklı Ortalama M.Y:
    O ana kadar alınmış olan farklı fiyatlardaki alımların toplam maliyetlerinin, toplam miktarına bölünmesiyle bulunan ortalamaya göre saptanır.
    Hareketli Ortalama M. Y:
    Ortalama maliyet her alımda tekrar hesaplanır.
    Mal satış kârı veya zararı satışlarla, satılan malların maliyetlerinin karşılaştırılması suretiyle bulunur. Bu amaçla sonuç hesaplan olan "Yurtiçi Satışlar Hs., Satılan Ticari Mallar Maliyet Us., Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri Hs., Saıştan İadeler Hs., Satış Iskontoları Hs. '" Dönem Kârı veya Zararı Hs.'na devredilerek kapatılır.
    MAL ALIM SATIMINDA KULLANILAN BELGELER
    Mal alım satım işlemlerinin belgelere dayandırılması gerekir. Bu konu ile ilgili olarak gerekli belgeler, Vergi Usul Kanununda Fatura ve Fatura yerine geçen vesikalar adı altında bir bölümde toplanmıştır.
    FATURA :
    Fatura satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutma mecburiyetinde olan çiftçiler;
    1. Birinci ve ikinci sınıf tüccarlara,
    2. Serbest meslek erbabına,
    3. Kazançları götürü usulde tespit olunan tüccarlara,
    4. Defter tutmak zorunda olan çiftçilere
    5. Vergiden muaf esnafa sattıkları emtia veya yaptıkları işler için fatura vermek ve bunlarda fatura istemek ve
    almak zorundadır.
    PARAKENDE SATIŞ VESİKALARI :
    Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutma mecburiyetinde olan çiftçilerin fatura vermek mecburiyetinde olmadıkları satışların ve yaptıkları işlerin bedelleri aşağıdaki vesikalardan herhangi biri ile tevsik olunur.
    Harekende satış fişleri Makineli kasaların kayıt ruloları Giriş ve yolcu tasıma biletleri
    GİDER PUSULASI:
    Birinci ve ikinci sınıf tüccarlarla defter tutma mecburiyetinde olan serbest meslek erbabının ve çiftçilerin:
    1. Kazançları götürü usulde tespit olunan tüccara
    2. Kazançları götürü usulde tespit olunan serbest meslek erbabına
    3. Vergiden muaf esnafa, yaptıkları işler ve onlardan satın aldıkları emtia için tanzim edip isi yapana veya emtiayı satana imza ettirecekleri gider pusulası götürü usulde vergiye tabı tüccar ve serbest meslek erbabı ile vergiden muaf esnaf tarafından verilmiş fatura hükmündedir.
    MÜHTAHSİL MAKBUZU :
    Birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile defter tutmak mecburiyetinde olan çiftçiler, götürü usule tabi veya vergiden muaf çiftçilerden salın aldıkları malların bedelini ödedikleri sırada iki nüsha makbuz tanzim etmeye ve bunlardan birini imzalayarak satıcı çiftçiye vermeye ve diğerim ona imzalatarak almaya mecburdur. Mal tüccar veya çiftçi adına bir adamı tarafından alınırsa makbuz bunlardan tanzim ve imza olunur.

    ÜNİTE-8 HAZIR DE?ER ve MENKUL KIYMETLER

    DÖNEN VARLIKLAR
    1. HAZIR DE?ERLER
    2. MENKUL KIYMETLER
    3. Ticari alacaklar
    4. Diğer alacaklar
    5. Stoklar
    6. Gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları
    7. Diğer dönen varlıklar
    10 HAZIR DE&ETH;ERLER

    100 Kasa

    101 Alınan çekler

    102 Bankalar

    103 Verilen çekler ve ödeme emirleri (-)

    108 Di&eth;er hazır değerler
    11 MENKUL KIYMETLER

    110 Hisse senetleri

    111 Özel kesim tahvil, senet ve bonolar&yacute;

    112 Kamu kesimi tahvil, senet ve bonoları

    118 Diğer menkul kıymetler

    119 Menkul kıymetler değer düşüklüğü karşılığı(-)

    HAZIR DE?ERLER:
    Nakit olarak elde edilen veya bankada bulunan para ve para gibi kullanılan varlıklar ile istenildiğinde değer kaybına uğramadan paraya çevirme olanağı bulunan varlıkları kapsar.
    Kasa
    Kasa işletmenin nakit parasını, nakit giriş ve çıkışlarını kapsar. Günlük kasa deflerinde takip edilir ve bu deftere yazılan para hareketleri Kasa Hesabına kaydedilerek izlenir. Yabancı paralarda TL üzerinde bu hesapta kaydedilir. Yani alınan para o gün alındığı kur üzerinden TL cinsi olarak hesabın borcuna kaydedilir

    Alınan Çekler
    Henüz tahsili için bankaya ibraz edilmemiş veya ciro edilmemiş çeklerin tutarını gösteren bir varlık hesabıdır. İşletme alıcısından çek aldığında bu hesap borçlanırken, çekin tahsil edilmesi durumunda alacaklanır. Yabancı para üzerinden düzenlenen çeklerde alındıkları tarihdeki kura göre TL cinsinden bu hesabın borcuna kaydedilir. Alınan Çekler hesabı; cüzdandaki çekler, tahsildeki çekler gibi yardımcı hesaplarla kullanılır.

    Bankalar
    İşletmenin döncmsoıumda bankada bulunan paralarının tutarlarını gösteren bir bilanço kalemidir. Mevduat bankaya yatırılan paralar anlamındadır. İşletmenin bankadaki hesabında artış olduğunda hesap borçlandırılırken, azalış söz konusu olduğunda alacaklandınlır.

    Verilen Çekler ve Ödeme Emirleri
    Verilen çekler işletmenin üçüncü kişilere çekle yapmış olduğu ödemelerden henüz bankadan çekildiğine dair bir bilginin gelmediği çekleri izleyen, alacak kalanı veren hesaptır. Ancak bu hesap aktifteki banka hesabını azaltıcı olduğundan aktifte banka hesabım düzeltecek şekilde negatif işaretle indirim unsuru olarak yer alır.

    Diğer Hazır Değerler
    Nitelikleri itibariyle hazır değer olan pullar, vadesi gelmiş kuponlar, yoldaki paralar gibi değerleri kapsar. Bu değerler alındığında alış bedeliyle borçlandırılır, elden çıkarıldığındaysa yine alış bedeliyle alacaklandmlır.
    MENKUL KIYMETLER
    Kâr elde etmek amacıyla geçici bir süre elde bulundurulmak üZere alınan hisse senedi, tahvil, hazine bonosu, finansman bonosu, yatırını fonu katlim belgesi, kâr Zarar ortaklığı belgesi, gelir ortaklığı senedi gibi menkul kıymetleri kapsar.
    Hisse Senetleri:
    Hisse Senedi; Anonim şirketlerin eşil paylara bölünmüş sermayesi karşılığında çıkarılan şekli kanunla belirlenmiş olan belgedir. Nama yada hamiline yazılı olabilir Salın alınan hisse senetleri alış fiyatları üzerinden bu hesabın borcuna kaydedilir, satıldıklarında yine alış fiyatları üzerinden hesap alacaklandınlır. Eğer hisse senedi alındığı fıyal üzerinde bir fiyata satılmışsa ortaya çıkan fark işletme lehine olup 645 Menkul Kıymetler Satış Kârlan hesabının alacağına kaydedilir. Eğer alındığı fiyat altında bir fiyata satılmışsa ortaya çıkan fark işletme aleyhine olup 655 Menkul Kıymetler Satış Zararları hesabının borcuna kaydedilir. Hisse Senedi işlemi yapmak için aracı kuruma ödenen komisyon 643 Komisyon Giderleri Hesabını borçlandırır. Hisse Senetleri kâr payları (temettü) tahsil edildiğinde 640 İştiraklerden Temettü Geliri Hesabı alacaklandınlır.




    Özel Kesim Tahvil, Senet ve Bonoları / Kamu Kesimi Tahvil, Senet ve Bonoları
    Tahvil:
    Anonim şirketlerin ve birtakım kuruluşların belli bir faiz oranı karşılığında borç para bulmak amacıyla çıkardıkları borç senedi niteliğindeki belgelerdir. Tahvili elinde bulunduranlar. tahvili çıkaran işletme yada kuruluşlardan fazi dönemi sonunda faiz alır. Tahvil, senet ve bonolar özel sektör tarafından çıkarılmışsa 111 Özel Kesim Tahvil. Senet ve Bonoları hesabında takip edilir. Devletin çeşitli daireleri tarafından çıkanlmışlarsa 112 Kamu Kesimi Tahvil. Senet ve Bonoları hesabında takip edilir. İşletme tahvil satın aldığında ilgili hesap (özel kesim yada kamu kesimi) alış bedeli üzerinden borçlandırılır, satıldığındaysa yine alış bedeli üzerinden alacaklandırılır.
    Tahvil.senet ve bonoların alımı için aracı kuruma ödenen komisyon 643 Komisyon Giderleri Hesabım borçlandırır. Eğer tahvil.senet ve bonolar alındığı fiyat üzerinde bir fiyata satılmışsa ortaya çıkan fark işletme lehine olup 645 Menkul Kıymetler Satış Kârları hesabının alacağına kaydedilir. Eğer alındığı fiyat altında bir fiyata satılmışsa ortaya çıkan fark işletme aleyhine olup 655 Menkul Kıymetler Satış Zararları hesabının borcuna kaydedilir. (Hisse senetlerindeki gibi)

    Diğer Menkul Kıymetler
    Hisse senetlerinin kamu ve özel kesim tahvil, bono. senetlerinin kuponları, altın, altın dışındaki kıymetli madenlerin izlendiği hesaptır. Bu değerler satın alındığında hesap alış bedeliyle borçlandırılır, satıldığındaysa yine alış bedeliyle alacaklandınlır.
    Kupon
    Tahvillerin faizini, hisse senetlerinin kâr payını ve sermaye artmmlarmda yeni pay almak üzere kesilerek verilen kısım

    ÜNİTE-9 TİCARİ ALACAKLAR


    DÖNEN VARLIKLAR
    1. HAZIR DE?ERLER
    2. MENKUL KIYMETLER
    3. Ticari alacaklar
    4. Diğer alacaklar
    5. Stoklar
    6. Gelecek aylara ait giderler ve gelir tahakkukları
    7. Diğer dönen varlıklar
    TİCARİ ALACAKLAR
    120 Alıcılar

    121 Alacak Senetleri

    122 Alacak Senetleri Reskontu

    126 Verilen Dopozito ve Terminatlar

    127 Diğer Ticari Alacaklar

    128 Şüpheli Ticari Alacaklar

    129 Şüpheli Ticari Alacaklar Karşılığı (-)
    Dİ?ER ALACAKLAR
    131 Ortaklardan Alacaklar

    132 İştiraklerden Alacaklar

    133 Bağlı Ortaklardan Alacaklar

    135 Prsonelden Aşacaklar

    136 Diğer Çeşitli Alacaklar

    137 Diğer Alacaklar Resk. (-)

    138 Şüpheli Diğer Alacaklar

    139 Şüpheli Diğer Alacaklar Karşılığı (-)


    TİCARİ ALACAKLAR
    İşletmenin toplanı alacakları içinde genelllikle en önemli tutarı oluştur. İşletmenin ticari ilişkileri, diğer ifadeyle satılan yada hizmetler sonucu oluşan senetli ve senetsiz alacakların tümünü kapsar.
    Alıcılar
    Müşterilere yapılan kredili (açık hesap), (veresiye) satışların tutarlarının takip edildiği hesaptır. Alıcılar hesabı aktif karakterli bir hesap olup. borç kalanı verir. Bu kalan satılan mal yada hizmet karşılığında işletmenin sahip olduğu alacak hakkım ifade eder. İşletmenin müşterilerine kerdili satış yapması sonucunda hesap borçlanır. Alıcının nakden, çekle, senetle yada hcsabcn yaptığı ödemelerde satılan malın işletmeye iadesinde mal satıldıktan sonra yapılan ıskontolarda ise bu hesap alacaklanır.
    Alacak Senetleri
    İşletmenin faaliyet konusunu oluşturan mal ve hizmet satışlarından kaynaklanan senede bağlanmış alacakların takip edildiği hesaptır. İşletme mal ve hizmet satışları karşılığında bono veya poliçe alıyorsa hesap borçlandırılır. Senedin vadesinde doğrudan işletme tarafından yada bankadan tahsil edilmesinde. 3.kişilere ciro edilmesinde, başka bir senetle değiştirilmesinde, şüpheli alacak haline gelmesinde nominal değerden alacaklandınlır.
    Alacağın senede bağlanması sadece kanıt kolaylığı nedeni ile değildir. Senetler bazı durumlarda üçüncü kişiye olan borcun ödenmesinde, bir bankadaki ticari krediyi likit( nakit) bir duruma getirmek, diğer bir ifadeyle teminat olarak gösterilerek bankalardan para sağlamak amacıyla kullanılır.
    VUK a göre. birinci ve ikinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı, faaliyetleriyle ilgili borçlan ve alacakları için düzenlenen bono. poliçe, çek ve benzen kambiyo senetlerine ilişkin bilgileri kaydetmek üzere Kambiyo Senetleri Defleri tutmak zorundadırlar Alacak senetleri hesabı
    &#8226; cüzdandaki
    &#8226; tahsildeki
    &#8226; ıskontodaki
    &#8226; teminattaki
    &#8226; protestodaki
    &#8226; takipteki senetler
    adı altında yardımcı hesaplara sahiptir.
    Poliçe
    Genellikle üç taraflı bir ilişkiyi düzenleyen bir senettir. Alacaklının borçlusundan olan alacağını. kendisinin borçlu bulunduğu üçüncü bir şahsa devretme temelini dayanır. Poliçeyi düzenleyen kişi. diğer bir kişiye poliçede ismen gönderilmiş olan kimseye belli bir tutarı ödeme emrini verir. Muhatap poliçeyi kabul edip etmemekle serbesttir. Kabul ettikten sonra senedin esas borçlusu durumuna geçer. Kabul, muhatabın poliçenin üzerine kabul edilmiştir yazıp, imzalaması ile. poliçeyi vadesinde ödeşeceğini onaylamasıdır.
    Poliçede Taraflar.
    &#8226; Poliçeyi düzenleyerek ödeme emrini veren kişi(keşideci)
    &#8226; Poliçeyi ödeyecek kışı(mulıatap)
    &#8226; Poliçede belirtilen miktarı tahsil edecek kişi(lehdar) olmaktadır
    Bono (Emre muharrer senet)
    Borçlu tarafından düzenlenen yazılı bir ödeme yükümlülüğüdür. Bono TTK.'nün 688. Maddesine göre bazı şekil şartlarına tabidir. Bu şartlara göre bono; borçlu tarafından imza edilen, alacaklı emrine belirlenen tarihte ve yerde kayıtsız ve şartsız belirli bir tutarın ödenmesi yükümlülüğünü kapsayan bir senettir. Senedin üzerine yazılı değere nominaLdçğcr denir ve senet bu değere ancak vade sonunda ulaşır.
    Verilen Dcpozito Ve Teminatlar
    İşletmece 3. Kişilere karşı bir işin yapılmasının üsicnilmcsi veya bir sözleşmenin yada diğer işlemlerin karşılığı olarak geri alınmak üzere verilen depozıto ve teminat niteliğindeki değerlerin lakip edildiği hesaptır. Bu hesapta bir yıl içinde geri alınacağı öngörülen depozito ve teminatlar izlenir. Depozito ve teminatlar verildiginde hesap borçlanırken geri alındığında alacaklandmlır.
    Dİ?ER TİCARİ ALACAKLAR
    Ticari alacaklar dışında kalan, yani müşterilere mal ve hizmet satışı sonucu doğmayan çeşitli kişi veya işlctmclcrcc ödünç verme vb. meydana gelen alacakları kapsar. Böyle bir alacak ortaya çıktığında hesap borçlandırılır; alacak tahsil yada mahsup edildiğindeyse hesap alacaklaııdmlır.
    Dİ?ER ALACAKLAR
    Herhangi bir nedene dayanmadan meydana gelmiş ve en çok bir yıl içinde tahsil edilmesi düşünülen senetli, senetsiz alacaklar ve bunlara ait şüpheli alacak ile karşılığının takıp edildiği hesaptır.
    Ortaklardan Alacaklar
    İşletmenin ana faaliyet konusu dışındaki ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan işlemler dolayısıyla ortaklardan alacaklı bulunduğu tutarlar bu hesapta izlenir. Boyle bir alacağın doğması halinde hesap borçlanır, alacak tahsil edildiğindeyse alacaklandırılır.
    İştiraklerden Alacaklar
    İşletmenin ana faaliyet konusu dışındaki ödünç verme ve benzer nedenlerle ortaya çıkan işlemler dolayısıyla iştiraklerden yani ortak olunan işletmelerden olan alacaklar bu hesapla izlenir. Böyle bir alacağın doğması halinde hesap borçlanır, alacak tahsil edildiğindeyse alacaklandmlır.
    Bağlı Ortaklıklardan Alacaklar
    İşletmenin ana faaliyet konusu dışındaki işlenilen dolayısıyla bağlı ortaklıklardan olan alacaklar bu hesapta izlenir. Böyle bir alacağın doğması halinde hesap borçlanır, alacak tahsil yada mahsup edildiğindeyse alacaklandırılır.
    Personelden Alacaklar ve Avanslar
    İşletmenin kendi personelinden ve işçisinden olan alacakları (işletme tesislerinden yararlanma, malı sorumluluk gibi nedenlerle ortaya çıkan alacaklar) takip edilir. Alacak doğduğunda hesap borçlanırken, alacağın tahsilinde hesap alacaklandınhr. Ücret avansları yada volluk avansları bu verilen iş avansları hesapta değil 196 Personel Avansları
     
  8. 23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  9. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    ÜNİTE-10 DURAN VARLIKLAR


    DURAN VARLIKLAR
    Bir yıldan veya bir faaliyet döneminden daha uzun sürelerde, işletme faaliyetlerinin gerçekleştirilmesi için kullanılmak amacıyla elde edilen ve ilke olarak bir yılda yada bir faaliyet dönemi içinde elden çıkarılması yada tüketilmesi öngörülmeyen varlıklardır.
    DURAN VARLIKLAR
    1. Ticari Alacaklar
    2. Diğer Alacaklar
    3. Mali Duran Varlıklar
    4. Madi Duran Varlıklar
    5. Maddi Olmayan Duran Var
    6. Özl Tükenmeye Tabi Var.
    7. Gelecek Yıllara Ait Gideler ve Gelir Tah.
    8. Diğer Duran Varlıklar
    MADDİ DURAN VARLIKAR
    250 Arazi ve Arsalar

    251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri

    252 Binalar

    253 Tesis, Makine ve Cihazlar

    254 Taşıtlar

    255 Demirbaşlar

    256 Diğer Maddi Duran Varlıklar

    257 Birikmiş Amortismanlar
    Yapılmakta Olan Yatırımlar
    MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR
    260 Haklar

    261 Şerefiye

    262 Kuruluş ve Örgütlenme Giderleri

    263 Araştırma Geliştirme Giderleri

    264 Özel Maliyetler

    267 Diğer Maddi Olmayan Duran Varlıklar

    268 Birikmiş Amortismanlar

    1. MADDİ DURAN VARLIKLAR
    İşletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere edinilen ve tahmni yararlanma süresi bir yıldan fazla olan fiziki arlıklardır.
    Maddi Duran varlıklar ile ilgili hesaplar bilançonun aktif tarafında yer alırlar, yani borç bakiyeli çalışan hesaplardır. ( Birikmiş Amortismanlar hariç) Maddi Duran Varlıklar edinildiğinde maliyet bedeliyle ilgili hesabın borcuna kaydedilir, çeşitli nedenlerle elden çıkarıldığındaysa alacak kaydedilir. Amortismana tabii tutulan duran varlıkların edinilmesi sırasında ödenen kdv\\\'ler, 3 yıl içinde ve eşit miktarlarda indirim konusu yapılabilir.
    İlk aşamada Kdv\\\'nin 1/3\\\'ü İndirilecek Kdv Hs. da kalan 2/3\\\'ü ise Gelecek yıllarda indirilecek kdv hs da izlenir. Maddi Duran varlıkları kullanma sırasında yapılan harcamalar, duran varlığın ekonomik değerini arttırdığı takdirde aktifleştirilir; sadece iyi çalışır durumda tutmak amacıyla yapıldığındaysa dönem gideri olarak kaydedilir. İşletmelerde duran varlıkları cins, miktar ve değerlerini ve de bu varlıklara ayrılan amortismanları (Arazi ve rsalar hariç) birarada gösteren Duran Varlıklar ve Amortismanlar Defteri tutulur. Duran varlıkların çeşidi ve sayıları az ise hepsi tekbir defterde tutulabilir ancak çeşit ve sayı fazlaysa binalar defteri, makinalar defteri, demirbaşlar defterigibi ayrı ayrı defterde izlenirler.
    250. Arazi ve Arsalar Hs.:
    Arazi:
    Tarım faaliyetlerine ayrılan veya parsellenerek arsa haline getirilmeye uygun geniş toprak parçasıdır.
    Arsa :
    Belediye sınırları içinde olup, inşaata elverişli parsellenmiş arazi parçasıdır. Arazi ve arsalar edinildiğinde maliyet bedeliyle bu hesabın borcuna, elden çıkarıldığındaysa alacağına kayıt yapılır.
    Arazi ve arsaların maliyet bedeli; satınalma maliyetine noter, tapu, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye gider ve harçları ile emlak vergisi eklenerek bulunur. Eğer satın alınan arsa üzerinde daha önceden yapılmış bir yapı varsa, bunun yıkılması, hurdanın kaldırılması ve arsanın düzenlenmesi için yapılan harcamalarda maliyet bedeline eklenir, enkaz satışından elde edilen gelir ise maliyetten düşülür.
    251. Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri Hs.:
    Herhangi bir işin gerçekleşmesini yada kolaylaştırılmasını sağlamak amacıyla, yeraltında yada yerüstüde inşaa edilmiş hertürlü yol, köprü, kanal, tünel, park, bahçe, iskele, sarnıç gibi yapılar bu hesaapta muhasebeleştirilirler.
    Yeraltı ve Yerüstü düzenlerinin yapımı tamamlanıncaya kadar yapılan harcamalar 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hs.nın borcunda takip edilir. Yapım tamamlanınca oluşan maliyet tutarı 251 Yeraltı ve Yerüstü Düzenleri hs\\\'nın borcuna aktarılır. Herhangi bir nedenle hizmetdışı kalmasında yada elden çıkarılmasındaysa bu hesabın alacağına kayıt yapılır.
    252. Binalar Hs.:
    Binalar:
    İşletmenin faaliyetlerini sürdürebilmesi için belli amaçlarla tahsis edilmiş yapılardır. Bina elde edildiğinde, binanın iktisadi değerini artırıcı bir harcama yapıldığında ve yeniden değerleme yapıldığında bu hesap maliyet bedeliyle borçlandırılır, herhangi bir nedenle elden çıkarıldığındaysa hesap alacaklandırılır. Binaların maliyet bedeli; satınalma maliyetine noter, tapu, mahkeme, kıymet takdiri, komisyon ve tellaliye gider ve harçları ile emlak vergisi eklenerek bulunur. Eğer bina inşaa halindeyse tamamlanıp teslim edilene kadar oluşan maliyet tutarı 258 Yapılmakta Olan Yatırımlar hs.nın borcunda takip edilir, tamamlandığındaysa 252 Binalar hs\\\'nın borcuna devrolunur.
    253. Tesis, Makina ve Cihazlar Hs.:
    İşletme faaliyetlerine kullanılan hertürlü makina, tesis ve cihazlar ile bunların eklentisi ve bu amaçla kullanılan taşıma gereçleri bu hesapta muhasebeleştirilir. Elde edildiklerinde hesap maliyet bedeliyle borçlandırılır, elden çıkarıldıklarındaysa hesap alacaklandırılır.
    Tesis, makina ve cihazların maliyet bedeli; alış bedeli, taşıma, hammaliye, taşıma sırasındaki sigorta giderleri, gümrük vergileri, kdv haricinde alımla ilgili diğer vergiler, montaj öncesi depolama giderleri, montajla ilgili diğer giderlerinden oluşur.
    254. Taşıtlar Hs.:
    İşletme faaliyetlerinde kullanılan hertürlü taşıma araçlarının takip edildiği hesaptır. Taşıtlar alındığında maliyet bedeliyle borçlandırılır, elden çıkanldığındaysa alacaklandırılır. Taşıtların maliyet bedeli; satın alma bedeli, gümrük vergisi, taşıma giderleri, taşıma sırasındaki sigorta giderleri, taşıt alım vergisi ve alımla ilgili belgeli giderlerden oluşur.
    255. Demirbaşlar Hs.:
    İşletmenin yönetim fâaliyetleri sırasında yararlanılan kasa, hesap makinası, daktilo, masa, sandalye gibi büro eşyaları bu hesapta muhasebeleştirilir.
    Demirbaşlar elde edinildiğinde maliyet bedeliyle bu hesabın borcuna, elden çıkarıldığında yada tüketildiğindeyse alacağına kaydedilir.
    258. Yapılmakta Olan Yatırımlar Hs.:
    İşletmede yapımı süren ve tamamlandığında ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılacak olan hertürlü madde ve malzeme, işçilik ve genel giderlerle ilgili harcamaların takip edildiği hesaptır.
    Yapılan harcamalar bu hesabın borcuna kaydedilirken yapım tamamlandığında ilgili maddi duran varlık hesabına aktarılırken alacaklandırılır.
    2. MADDİ OLMAYAN DURAN VARLIKLAR :
    Herhangi bir fiziksel varlığı bulunmayan ve işletmenin belli birşekilde yararlandığı veya yararlanmayı beklediği aktifleştirilen giderler ile belli koşullar altında hukuken himaye gören haklar ve şerefiyeler bu grubu oluştururlar.
    Maddi olmayan duran varlıklar için yapılan harcamalar ve ortaya çıkan değerler üzerinden borçlandırılırlar. İtfa olmaları, yok olmalar gibi.
     
  10. 23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  11. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    GENEL İŞLETME TÜM ÜNİTELERİN KONU ÖZETLERİ

    Genel Işletme Ders Notlari


    İşletme Kavramı

    İşletme Bilimi, işletmeleri ilgilendiren iç ve dış olayların açıklanması, çözümlenmesi ve sistemleştirilmesinin yanında, işletmelerin toplum içindeki yerini belirleme işlevini görür. Ekonomik yaşamın ve ekonomik faaliyetlerin çıkış noktası insan gereksinme ve istekleridir. İşletmelerin temel işlevi değişik boyutlardaki insan gereksinme ve isteklerinin giderilmesidir. Gereksinmelerin değişimine ve gelişimine bağlı olarak işletmelerin ortaya koyduğu ürünler de yenilenir. İnsan gereksinmelerini giderme özelliğine sahip mal ve hizmetlere ekonomik mal ve hizmetler denir. Mal ve hizmetlerin üretimi için, emek, doğa, sermaye, teknoloji ve girişimci olarak sıraladığımız üretim faktörleri bir araya getirilir. İnsan gereksinme ve isteklerini gidermeye yarayan araba, kalem, televizyon gibi somut araçlara mal denir. Mallar değişik ölçülere göre sınıflandırılır. İnsan gereksinmelerini karşılamakla birlikte, somut olmayan araçlara hizmetler diyoruz. Oteller, bankalar ya da hastaneler hizmet üreten işletmelerdir. Mal ve hizmetlerin kullanımı ile tüketim ortaya çıkar.

    Mal ya da hizmetleri bireysel gereksinmeleri için alanlara son tüketici, üretim, alıp satma ya da işletme kurmak amacıyla satın alanlara endüstriyel tüketici diyoruz. Satın alma gücü bulunan bireylerin ekonomik mal ve hizmetlere karşı gösterdiği satın alma işlevi talep olarak niteleriz. İşletme kavramının yaygın olarak kullanılan tanımı işletmeyi mal ve/veya hizmet üretimi için üretim faktörlerinin bir araya getirildiği ekonomik birim olarak açıklar. Özel girişim, bireylerin devlet müdahalesi olmaksızın; kendi ekonomik çıkarları doğrultusunda davrandığı sistemdir. Temel unsurları, özel mülkiyet hakkı, seçme, özgürlüğü, kâr elde etme hakkı ve serbest rekabettir. Aşağıda kendimizi sınayalım bölümündeki soruları yardım almadan yanıtlamaya çalışınız. Bu sorulara yanıt verebiliyorsanız, bir sonraki Üniteye geçebilirsiniz. Ancak soruları yanıtlamakta zorlanıyorsanız, geriye dönerek bu bölümleri tekrar okuyun.


    İşletmelerin Özellikleri

    İşletmelerin amaçları, bir işletmenin ulaşmak istediklerini ifade eder.Amaçlar; ne, neden. ne zaman, nasıl,hangi kapsamda, nerede yapılacak sorularına verilecek yanıtları şekillendirir. İşletmelerin başarılı olmasında ve sağlıklı kararlar alınmasında temel koşul, ne yapılacağının bilinmesidir. İşletmelerin genel amaçları, kâr elde etmek, topluma hizmet etmek, işletmenin varlığını sürekli kılmaktadır. İşletmelerin özel amaçları, sosyal sorumluluk, çevrecilik,kaliteli ve nitelikli bir çalışma ortamı, çalışanlara daha iyi ücret, çevre koşullarına uyum,uluslar arası ilişkiler vb.olarak sıralanabilir. İşletmelerin işlevlerini genel veya özel amaçları şekillendirir.

    Bu işlevler işletmenin belirli bölümlerinde gerçekleştirilir. Yönetim, üretim, pazarlama, finansman, personel, muhasebe, ar-ge, halkla ilişkiler, ulaştırma, depolama bunlardan başlıcalarıdır. Günümüzdeki gelişmeler, işletmecilik işlevleri ve uygulamalarında yenilikleri zorunlu kılmıştır. Klasik işlevlerin yanı sıra, çağdaş, global ve rekabetçi anlayışın gerektirdiği işlevler de büyük önem kazanmıştır. İnsan kaynakları, planlama, reklam ve promosyon, eğitim, kalite kontrol, uluslararası ilişkiler çağdaş işletmelerde sürdürülen işlevlerden bazılarıdır. İşletmelerde, yukarıda sözü edilen işlevlerden hangilerinin uygulanacağı ya da hangileri için ayrı bölümler açılacağı; üst yönetimin yaklaşımı, üretim konusu, sektör özellikleri, işletmenin içinde bulunduğu özel koşullar, büyüklük gibi unsurların etkisi altında kararlaştırılır. İşletmelerin çevresini oluşturan çıkar grupları ile ilişkisi, onların beklentilerini karşılama ve faaliyetleri yoluyla onları etkileme biçiminde ortaya çıkar. Her işletme, çevresindeki kişi veya kurumlara karşı sorumludur. Bu sorumluluğun gereği olarak bu kişi veya kurumların çeşitli beklentileri ve gereksinmelerini karşılamak zorundadır.İşletmelerin çevre ilişkileri ve sorumlulukları iç ve dış çevre olarak ayrılmıştır. İç çevre unsurları, işletmeyi doğrudan etkileyen ve karşılığında işletme faaliyetlerinden doğrudan etkilenen unsurlardır. İşletmelerin iç çevresinde yer alan temel unsurlar; sermaye sahipleri, yöneticiler ve yönetilenler yani çalışanlar ve onlardan kaynaklanan yönetim biçimi ya da örgüt kültürüdür. İşletmelerin dış çevresinde; devlet ve yasalar, tüketiciler, toplum yapısı ve kültürü, rakipler, tedarikçi işletmeler, diğer işletmeler ve tüm bu unsurların bir arada oluşturduğu piyasa koşulları yer alır.

    İşletmeler birbirinden farklı yapı ve özelliklere sahiptir. İşletmelerin gruplandırılmasında geçerli olan ölçütler; mal ve hizmet türü, üretim araçlarının mülkiyeti, hukuki yapıları, ulusal kökeni, işletmeler arası anlaşmalar ve diğerleridir.


    İşletmelerin Kuruluşu

    İşletmelerin kuruluşunda alınacak kararlar, yatırımın kârlılığında önemli rol oynar. İşletmelerin kuruluşunda ilk olarak yatırım düşüncesi oluşur. Yatırımın yapılabilirliğini belirlemek üzere ekonomik, teknik, finansal, yasal ve örgütsel fizibilite çalışmaları yapılır. Bu çalışmalara dayalı olarak bir ön proje oluşturulur.

    Ön proje, yatırıma ilişkin bütün bilgilerin ayrıntılarını kapsar ve yatırım kararı için temel bir göstergedir. Proje onaylandıktan sonra kesin projeye dönüştürülür ve sonraki aşamada yatırım gerçekleştirilir. Kesin üretim aşamasına geçilerek, yatırım süreci tamamlanır. İşletmelerin kuruluş yeri seçimi, üzerinde titizlikle durulması gereken bir diğer konudur. Kuruluş yeri seçiminde dikkate alınan etkenler; hammadde, ulaştırma, pazara yakınlık, işgücü, enerji ve yakıt, su, iklim koşulları, atıkların giderilmesi, özendirme önlemleri ve diğer etkenlerdir.



    İşletmelerin Büyümesi

    İşletmelerde bazı temel amaçlar vardır. Devamlılığı sağlama, kâr ve büyümedir. işletmeler çeşitli nedenlerle büyümeye zorlanırlar. Bazı işletmelerin büyümenin sağlayacağı yararlara karşın, getireceği sıkıntılar ve olumsuzluklar yüzünden büyümeye karşı isteksiz oldukları görülmektedir. Büyüme yaşayan her canlı varlık için doğal bir gelişmedir. işletmeler de canlı bir organizmaya benzediğine göre, kurulması ve büyüme sürecine girmesi doğaldır. işletmeler çeşitli nedenlerle büyümeye zorlanır. Büyüme bir işletmenin varlığı için son derece önemlidir.

    Büyüme olmayan bir işletmede yaratıcı faaliyete yer verilemeyeceği için güçlü bir yönetim de olamaz. işletmelerde büyüme her yöneticinin temel düşüncesi olmakta ve her fırsatta büyüme olgusunu sağlamak için yollar aramasına neden olmaktadır. Büyümenin çevre , finansman , üretim ve pazarlama açısından incelenmesi söz konusudur. İşletmeler başlangıçta küçük bir işletme olarak kurulurlar. Çoğunlukla bir tek işletme olarak faaliyete başlanır ve bu işletmeler için işletme seviyesi ile şirket seviyesi aynı anlama gelir. Büyüme biçimlerinden birini seçmek için ele alınacak konulardan bazıları arasında işletmelerin mevcut durumu, işletmenin faaliyet gösterdiği endüstri alanı, üretilen mallara karşı olan talebin trendi, ekip işletmelerin büyüme modelleri ve ekonominin gidişi sayılabilir. İşletmelerde görülen en önemli büyüme çeşidi iç büyümedir. işletmenin kendi kaynaklarıyla büyümesi iç büyümedir. Dış büyüme, işletmenin iç kaynakları yeterli olmadığı durumda başvurduğu bir yoldur. Bazen işletmeler birleşme yoluyla büyürler. Tröstler, işletmelerin birleşmesinde en çok görülen örneklerinden biridir. Tröstte amaç, birleşerek pazarın daha geniş bir bölümüne sahip olmaktır. Tröstte birliğe giren işletmeler hukuki ve ekonomik bağımsızlıklarını kaybederler.

    Konsernler tipik bir tekelleşme örneğidir. Konsernde amaç maliyet düşürmedir. Karteller tröstlerden çok farklıdır. Birleşerek tüketicilerin aleyhine çalışan ve kâr arttırmak için faaliyet gösteren birleşme yoludur. Bu özelliği nedeniyle, çok liberal ülkelerde bile yasaklanmaktadır. Kartelin çeşitleri arasında en başta fiyat kartelleri gelir. Burada amaç belli bir fiyatla malların kartele bağlı işletmeler tarafından satılmasıdır. Diğer kartel çeşitleri arasında bölge karteli, miktar karteli sayılabilir. Holdinglerde tamamen bağımsızlık kaybedilmez. Bu birleşmede amaç oy çokluğu sağlayarak bazı işletmelerin yönetimini ele geçirmektir. Farklı bir büyüme biçimi ise satın alma yoluyla büyümedir. işletmelerin pazarını genişletmek veya yeni pazarlar kazanmak amacıyla, tesisleri ve kaynakları uygun olan fakat başarılı bir şekilde çalıştırılamayan işletmelerin satın alınmasını ifade eder. işletmelerde küçülme 1980li yıllardan sonra gündeme gelmiştir. Küçülme ile ilgili olarak, yanlış düşünceler, küçülmenin iyi anlaşılmasını engellemektedir. Özellikle ülkemizde küçülme, işletmenin olumsuz koşullara itildiğini veya işletmenin iş asa doğru gittiğini anımsatıyordu.

    Bu kanı, büyüme ile ilgili varsayımlardan geliyordu. Küçülme için karar verme riskli bir iştir. Küçülme birçok sorunu da beraberinde getirir. Küçülme ile işletmeler bazı beklentilerin içine girerler. Bunlar giderlerin azalması, bürokrasinin azalması, hızlı karar alma, iletişimde açıklık, girişimciliğin gelişimi ve verimlilikte artıştır.


    İş Ahlâkı ve Toplumsal Sorumluluk (Etik-Törel Kurallar)

    Etik, insanlar için neyin doğru ve iyi olduğunun ortaya konmasıdır. Geniş anlamda etik, herhangi bir eylemin kabul edilebilir biçimde gerçekleştirilmesini sağlayan temel kurallar ya da değişkenlerdir.Etik ve yasalar her zaman için örtüşmez. Kimi konularda etik ve yasalar arasında tam bir uyum vardır. Kimi konularda ise etik ve yasalar arasında farklılıklar ortaya çıkar. İşletme kararları, kimi zaman etik olmayan ama yasal bir yapıya; kimi zaman etik ama yasadışı bir yapıya; kimi zamanda hem etik olmayan hem de yasal olmayan bir yapı ya dönüşebilmektedir. İşletmelerde etik açısından sorgulanacak davranışları; denetim dışı, görevde hatalı davranma, görevi kötüye kullanma, görevi bilinçli olarak sürekli kötüye kullanma olarak sıralayabiliriz.

    Bu davranışların her biri, işletme için olumlu veya olumsuz sonuçlara yol açar. Toplumsal sorumluluk, toplumla işletmeler arasındaki bir toplumsal anlaşmadır. Buna karşılık etik bireysel karar almayı ilgilendiren ahlâk kurallarıyla ilgilidir. İşletme etiği, bireysel kararların ahlâki kurallar ve ilkeler üzerindeki etkisiyle ilgiliyken; toplumsal sorumluluk, örgütsel kararları ve bu kararların toplum üzerindeki etkileriyle bağlantılıdır. İşletmelerde etik çatışmaların nedenlerinin başında, bireysel değer yargıları ile çalışılan işin ve yaşanılan toplumun değer yargıları arasındaki çatışma gelir. Ayrıca, işin özellikleri ile örgüt kültürü arasındaki çelişki etik sorunlar yaratabilir. İşletmelerde temel etik sorunları; çıkar çatışmaları, içtenlik ve doğruluk, iletişim örgütsel ilişkiler konularında ortaya çıkar. Kişiler kendi kişisel çıkarlarını, örgütlerin önünde tuttuğunda çıkar çatışması ve etik sorunlar doğar.

    İşletmelerin yönetimde doğruluk ve konusunda sapma olduğunda etik sorunlar doğar. İletişim eksikliğinden ya da zamanında bilgilendirilmemekten dolayı etik sorunlar yaşanabilir.Örgüt üyelerinin tüketicilere,girdi sağlayanlara,astlara, üstlere ve çeşitli kişileri karşı davranışlarından dolayı etik sorunlar yaşanabilir. Etik davranışların denetlenmesinde çeşitle teknikler geliştirilebilir. Bu amaçla stratejiler geliştirilmesinde izlenecek aşamalar; örgütleme, eş güdümleme, güdüleme ve iletişim olarak sıralanabilir.

    Yönetim Kavramı

    Yönetim ve yönetici kavramları başkalarına iş gördürme, başkaları aracılı¤ı ile işi başarma ve amaçlara ulaşmanın söz konusu oldu¤u her durumda kullanılmaktadır. Ailesel yönetim, siyasal yönetim ve profesyonel olarak özetlediğimiz üç yönetim türü birbirinden kesin sınırlarla ayrılmış de¤ildir. Bunların üçü de bir arada bulunabilir; ama önemli olan ekonomik gelişmeye paralel olarak bu türlerin etkinlik ve yaygınlık derecelerinin değişmesidir. Başkaları vasıtasıyla iş görme tanımına yani yönetime daha yakından bakarsak, bunun teknik, beşeri ve kavramsal olmak üzere üç boyutu olan bir faaliyetler topluluğu olduğunu görürüz.

    Yöneticilerin sahip olması gereken teknik yetenek; yöneticinin doğrudan yönetmekle sorumlu olduğu alan hakkında gerekli bilgiye sahip olmasını ifade eder. Beşeri ilişkiler yeteneği; insanlarla işbirliği yaparak onları çalışmaya yönlendirme yeteneğidir. Kavramsal yetenek; işletmenin bütününe yönelik, politika ve stratejiler geliştirmeyi ifade eder. Yönetimin incelenmesi ise geçen yüzyılda başlamıştır. Yönetim olayına farklı yaklaşımlar klasik, neo-klasik ve modern olarak gruplanabilir. Klasik yöntemin teorisini Bilimsel Yönetim, Yönetim Süreci Yaklaşımı ve Bürokrasi olmak üzere ayrı akımlar halinde inceliyoruz.

    Bilimsel yönetimde, üretim süreçlerinin plânlanması ve kontrolü; yönetsel teoride, hiyerarşik yapılanma ve bürokrasi modelinde bürokratik iç etkinliğe ilişkin kurallar önerilmektedir. Neo klasik teori, ağırlıklı olarak insan unsuru üzerinde durur. Modern teorinin temel yaklaşımı ise, olayları sistem bakış açısı ile ve çevre etkileşimi ile birlikte değerlendirmesidir.


    Yönetim İşlevleri

    Yönetim bir süreç olarak ele alınır. Bu süreç, bir yöneticinin belirli fonksiyonlarını açıklamak suretiyle konunun anlaşılmasını kolaylaştırır. Bu ünitede ele alınan dört işlevler daha sonra kullanılan kavramlara bir temel oluşturmaktadır. Diğer bir deyişle, bu işlevler yönetimle ilgili kavramlara bir giriş olarak ele alınmaktadır. Yönetim işlevlerinin ayrı ayrı incelenmesi sadece analitik bir amaç taşımaktadır. Bu bölümleme işlevlerin birbirinden bağımsız oldukları anlamına gelmemelidir.Plânlama işlevi; amaçların ve politikaların oluşturulması ve açıklanması, programların saptanması, faaliyetler için yöntemlerin geliştirilmesi gibi ana başlıkları içerir. Örgütleme, işletmenin amaçlarını gerçekleştirmek için gerekli faaliyetleri düzenlenmiş bir yapı içinde bütünleştirme; bu yapıyı nitelikli, yeterli iş görenlerle kadrolaştırma; ve bu iş görenlerin işlevlerini yerine getirmeleri için gerekli fiziksel ortamı sağlama sürecidir. Yöneltme, amaçlara ulaşmak için gerekli olan ayrıntılı faaliyetler konusunda, bireylere yol göstermeyi içerir. Denetim süreci, uygun olup olmadığını belirleme sürecidir. Amaçlara uygun olmayan sonuçlar için düzeltici önlemlere başvurulur.


    İnsan Kaynakları Yönetimi

    İnsan kaynakları yönetiminin ana konusu, üretim faktörlerinden biri olan emek, bir başka deyişle insandır. İnsan üretimin hem amacı hem de aracıdır. İnsan kaynakları terimi, bir işletmede en üst konumda bulunan yöneticiden en alt konumdaki vasıfsız işçiye kadar tüm çalışanları kapsar. Bu kapsama işletme dışında olan ve ilerde o işletmede çalışabilecek potansiyel işgücünü de dahil etmek mümkündür. İKY'yi işletmenin, insan kaynağının işletmeye ve bireyin kendisine yararlı olacak şekilde, yasal çerçeve içinde, etkin yönetilmesini sağlayan işlev ve çalışmaların tümü olarak tanımlayabiliriz. İKY, özde iki amacı gerçekleştirmeye çalışır. Bunlar:

    ----- Çalışanların bilgi ve becerilerini en iyi biçimde kullanmalarını sağlayarak, onların işletmeye olan katkılarını en üst düzeye çıkarmak. Yani, çalışandan maksimum verim almak,

    ------İş yaşamının kalitesini yükselterek çalışanların sağlıklı ve güvenli bir ortamda, yaptıkları işten zevk almalarını sağlamak. İKY terimi, son 10 yılda kabul görmüş bir terimdir. Başlangıç noktası personel yönetimidir. Personel yönetimi anlayışından İKY anlayışına geçişteki etkenler şöyle özetlenebilir: Ülkelerin ekonomik, sosyal ve kültürel yönden gelişmeleri, yetişkin insan gücünün artması, davranış bilimlerinde gözlenen gelişme, sendikacılığın gelişimi, çalışma koşullarını düzenleyen yasaların yürürlüğe girmesi, iş görenlerin eğitim ve kültür düzeylerinin yükselmesi, refah seviyelerinin artması, istek ve beklentilerin değişmesi, iletişim ve bilişim teknolojilerinin gelişimi. İKY, iş görenin verimliliğini artırmak ve çalışma yaşamının kalitesini yükseltmek çabası içindeyken iç ve dış çevrenin etkisi ve baskısı altında kalır. İç çevre faktörleri, işletmenin yapısından kaynaklanan, kontrol edilebilir faktörlerdir. Bunlar, bireysel nitelikler, iş nitelikleri,bireylerarası ilişkiler ve örgütsel özelliklerdir. Dış çevre faktörleri, işletmenin faaliyet gösterdiği çevreden kaynaklanan, kontrol edilemeyen faktörlerdir. Bunlar, dış kaynaklar, rakipler

    ve yasalardır. İşletmelerde kurulacak olan insan kaynakları bölümlerinin amacı, İKY işlevlerini yürütmek ve diğer bölümlere bu konuda yardımcı olmaktır. İnsan kaynakları bölümü ve yöneticisinin günümüzde üstlenmesi gereken görevleri şöyle sıralayabiliriz.

    ----- İşletmenin hedeflerine uygun insan kaynakları politikalarının saptanması için gerekli araştırmaları yapmak, bilgi ve önerileri üst yönetime sunmak,

    ------ Belirlenen politikalara uygun program ve çalışmaları düzenlemek ve yürütmek,

    -------Bu program ve çalışmaları denetlemek ve değerlendirmek,

    -------İnsan kaynakları ile ilgili yenilikleri izlemek ve gerektiğinde uygulamak,

    ------ İnsan kaynakları ile ilgili rutin işleri yürüterek diğer yöneticilerin işlerini hafif etmek
     
  12. 23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  13. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    İnsan Kaynakları Yönetimi İşlevleri

    İKY'nin iki temel amacı, çalışanlardan maksimum verim almak ve iş yaşamının kalitesini arttırarak çalışanların yaptıkları işten zevk almalarını sağlamaktır. Bu iki temel amacı gerçekleştirme yolunda İKY birtakım işlevleri yerine getirir. Çağdaş bir işletmede İKY Bölümünün üstlenmesi gereken bu işlevler:

    Plânlama Kadrolama Değerleme ve ödüllendirme Yetiştirme ve geliştirme Endüstri ilişkileri Koruma ve geliştirme olarak sıralana bilir. İşletmenin bugün ve gelecekteki işgücü ihtiyacını sayı ve nitelik olarak belirlemeye çalışan kişi, bu işlevi yerine getirirken bazı araçlardan yararlanmak zorundadır. Bu araçlar; işgücü envanterleri ve personel dönüşüm oranıdır. İşgücü envanteri; İşletmenin personel arzını nitelik olarak irdeleyen bir çalışmadır, mevcut personeli birtakım kriterlere göre irdeleyerek insan kaynağının profilini ortaya çıkarır.

    Plânlamacı, bu bilgilere bakarak gelecekteki insan gücü gereksinimini nitelik açısından ortaya koymaya çalışır. Personel dönüşüm oranı; belli bir dönemde çeşitli nedenlerle (ölüm, iş kazası, emeklilik, işten ayrılma vb.) işletmeden ayrılan personelin sayısını yüzde olarak gösterir. Genellikle bir yıllık dönemler için hesaplanır. Oran şöyle formüle edilir: İKY işlevlerinden biri olan iş analizlerinin en önemli özelliği, diğer İKY işlevlerinin yerine getirilmesinde önemli bir bilgi kaynağı oluşturmasıdır. İş analizleri; işletmede yapılan birbirinden farklı işlere yönelik bilgilerin tek tek toplanması, değerlenmesi ve yorumlanmasıdır. İş analizleriyle toplanan bu bilgiler daha sonra iş tanımları ve iş gerekleri haline getirilerek karar vericilerin kullanımına sunulur. İş analizleri işi yapan kişiyi değil, işi analiz eder.

    Analiz bilgilerinden; İnsan kaynakları plânlamasında, İşi alınacak personelde aranması gereken niteliklerin belirlenmesinde, İşe yerleştirme, yükseltme ve atamalarda, Eğitime alınacak personelin belirlenmesinde, Personel değerleme ölçütlerinin saptanmasında, Adil bir ücret sisteminin oluşturulmasında yararlanılır. İşe alma işlevi işletmeler açısından büyük önem taşır. İşletmeler, yaşamlarını sürekli kılmak ve rekabette üstün duruma geçmek istiyorlarsa doğru işlerde doğru kişileri çalıştırmak zorundadırlar. Bu cümlenin anlamı şöyle formüle edilebilir:

    İşin gerekleri = Personelin nitelikleri

    Bu eşitliğin en az hata payı ile sağlanamaması, yanlış kişilerin işe alındığı anlamına gelir. Personel seçiminin başarı göstergesi, yeni alınan personelin en kısa sürede beklenen performans düzeyine gelmesidir. İşe alma iki aşamalı bir işlevdir. Bu aşamalar iş gören bulma ve seçmedir. İşletmelerde iki farklı eğitimden söz edilebilir. Birincisi, işletmeye yeni alınan personelin işe ve işletmeye alıştırılmasına yönelik çalışmalardır. Bu çalışmalar işe alıştırma (oryantasyon) kapsamında ele alınır.

    Diğeri ise eski personelin daha üretken olmasını hedefleyen eğitim faaliyetleridir. Performans değerleme başka bir adla personel değerleme, personelin işinde gösterdiği başarı derecesinin, yaptığı işin gereklerine göre saptanmasıdır. Performans değerleme başarılı ve başarısız personeli biri birinden ayırmak amacıyla yapılır

    Pazarlama İlkeleri

    Günümüz iş hayatında pazarlama; kendine özgü prensipleri ve diğer bilimlerle de ilişkisi olan bir disiplin olarak bilinir.Gerçekte pazarlama işletmecilik konusudur ve işletmenin diğer faaliyet alanlarıyla doğrudan ilgilidir. Aynı zamanda tüketici davranışlarıyla yakından ilgilenir. Pazarlama rekabetçi bir ortamda müşteri istek ve ihtiyaçlarını karşılayan mal ve hizmetlerin sağlanmasında yapılması gereken faaliyetlerin yerine getirilmesiyle ilgili bir işletme felsefesidir. Pazarlamanın bir işletmecilik disiplini olarak yer alması yenidir. Başta işletmeler olmak üzere insanlar pazarlama uygulamaları içinde yer alırlar. İşletmelerde pazarlama yönetimine olan ihtiyacı kavrayabilmek için pazarlamanın gelişimini, toplumdaki rolünü, son yıllarda pazarlama düşüncesinde meydana gelen gelişmeleri, pazarlamayı ilgilendiren faaliyetleri ve bunların pazarlama yönetiminde nasıl uygulandığını bilmekte yarar vardır.

    Bu ünitede, pazarlamanın belirli faaliyetleri kapsayan bir süreç olduğuna ve bugünkü konumuna gelinceye kadar hangi değişiklikleri geçirdiğine değinildi. Pazarlama faaliyetleri birçok değişkenin etkisi altında yürütülür. Bu değişkenlerden işletme yönetiminin denetimi altında bulunanlara "pazarlama karması-4P", yönetimin denetleyemediği değişkenler ise "pazarlamanın çevre koşulları" olarak adlandırılır. Pazarlama karması değişkenleri ile çevre faktörlerinin bir arada düşünülmesi işletmeyi pazarlama sistemi olarak ele almamızı gerektirir. İşletmeler faaliyette bulunacakları pazarlar hakkında bilgiye ihtiyaç duyarlar.

    Bu tür bilgileri elde etmek için pazarlama bilgi sisteminden ve pazarlama araştırmasından yararlanırlar. Tüketicilerin satın alma davranışları, bireylerin bir ürünü satın almalarında ve kullanmaları sırasında düşündükleri üzerinde durur. Pazarlama faaliyetlerinin başarısı, tüketicilerin satın alma davranışlarının anlaşılmasına ve analiz edilmesine bağlıdır.

    Ürün ve Fiyatlama

    Ürün dokunulur ve dokunulmaz niteliklerin oluşturduğu bir bütündür. En genel anlamda belirlenen ihtiyaçları karşılayan işletme sunumları olarak tanımlanabilir. Ürün kavramını üç boyutta ele alabiliriz: Çekirdek ürün, tüketicinin bir ürünü satın alırken neyi satın aldığını ifade eder. Somut ürün, çekirdek ürünü tamamlayan şekil, marka ve ambalaj gibi niteliklerden oluşur. Zenginleştirilmiş ürün, mamulle birlikte sunulan veya işletmenin pazarlama sistemini sağladığı ek yarar ve hizmetler bütünüdür. Ürünleri değişik ölçülere göre gruplandırırız. Bunların başlıcaları dayanıklılık durumlarına göre ve hedef alınan kitleye göre yapılan gruplandırmalardır. Dayanıklılık durumuna göre mallar; dayanıksız, dayanıklı mallar hizmetler olarak ele alıyoruz. Hedef alınan kitle ya da Pazar bölümüne göre; tüketim malları ve endüstriyel mallar olarak gruplandırma yapılır. Birden fazla ürün üreten işletemeler de bir ürün karması mevcuttur. Ürün karması, üretici işletme tarafından satışa sunulan ürün dizilerinden oluşur.

    Ürün karmasını oluşturan ürün dizisi ise, ürün karması oluşturan çeşitlerin ve işlevlerin aynı olması, aynı tüketici grubuna aynı tür aracı işletmelerce satılması ya da belirli bir fiyat ölçüsünde olması nedeniyle yakın ilişkisi olan bir grup maldır. Yeni mallar dört biçimde ortaya çıkar: Bir benzeri olmayan, gerçek anlamda mallar; pazar için yeni mallar; işletme için yeni mallar ve pazarda olan bir malın yerini alan mallar. Ürün yaşam eğrisi, ürün satış tarihçesini grafik olarak gösterir. Ürün yaşam eğrisi; giriş, gelişme, olgunluk ve gerileme olmak üzere dört aşamadan oluşur. Giriş aşaması,ürünün pazarda ilk kez yer aldığı, satışların çok az ve kârlılığın negatif olduğu aşamadır. Gelişme dönemi, satışların hızla arttığı, kârlılığın en üst düzeye ulaşarak ardından gerilemeye başladığı dönemdir. Olgunluk döneminde, satışlar azalma eğilimi gösterir ve pazarda rakiplerin sayısı artar. Ürün yaşam eğrisinin son aşamasında ise, satışlar ve kârlılık artan hızla azalmaya devam eder. Markalama ve ambalajlama ürüne ilişkin özelliklerdir. Marka, bir ürünü diğerlerinden ayırmak için kullanılan bir isim, sözcük, tasarım, sembol ya da bunların bileşimidir. Ambalajlama, üretilen malların pazarlanmasında önemli yeri olan ekonomik faaliyetlerdendir. Ambalajlamanın; motivasyon, kolaylık ve koruma olmak üzere üç temel işlevi vardır.

    Ürünlerin fiyatlandırılmasında, işletme içi ve işletme dışı faktörler etkilidir. İşletmelerin uyguladığı başlıca fiyatlama yaklaşımları; maliyeti temel olan fiyatlama, pazarı temel alan fiyatlama ve rekabeti temel alan fiyatlamadır. Yeni ürünlerin fiyatlamasında uygulanan başlıca yöntemler ise, pazarın kaynağını alma ve pazara nüfuz etme yöntemleridir.

    Pazarlama Kanalları ve Tutundurma

    Ürünlerin üretilmesinden ve fiyatlandırılmasından sonra sıra dağıtımına gelir. Ürünün özellikleri ne kadar iyi olursa olsun, tüketiciye uygun yerde ve zamanda ulaştırılamayan ürün bu özelliklerini yitirecektir. Dağıtım bu anlamda zaman ve yer faydası yaratarak bu olumsuzluğu ortadan kaldırır. Dağıtım kanalları gazın ve suyun aktığı boru yollarına benzetilebilir. Ürün ve hizmetlerin üreticiden aracıya doğru iletilmesini olanaklı hale getirir. Dağıtım kanalları, ticari ilişkilerin, ürünlerin zilyetlik ve mülkiyetinin üreticiden nihai tüketiciye geçişinin olanaklı kılınmasında sistemin etkili birimlerinden oluşur. Üretimin ve tüketimin sınırlı olduğu, insan ihtiyaçlarının basit ürünlerle ve tekdüze karşılandığı dönemlerde alıcılar, ürün bilgilerini kolaylıkla elde edebiliyor, alıcı ile işletme arasında bir iletişim sorunu yaşanmıyordu.

    Ancak ekonomik yaşamdaki gelişmelere bağlı olarak pazarın büyümesi, ihtiyaçların daha fazlalaşması ve bu ihtiyaçları karşılayacak ürün çeşitlerinin artmasıyla birlikte işletmeler ile alıcılar arasında bir iletişim sorunu ortaya çıktı. Bu iletişim sorunu ise işletmeler tarafından yerine getirilen tutundurma faaliyetleriyle giderilmektedir. Tutundurma, tüketicilerin satın alma kararlarını etkilemek amacı ile onları bilgilendirmeyi ve ikna etmeyi amaçlayan eylemlerdir. Tutundurma faaliyetlerini yerine getirmekle, işletme, doğru malın doğru biçimde fiyatlanarak doğru yerlerde satışa sunulduğunu, alıcılara bildirir.


    Üretim Sistemleri ve Yönetimi

    Üretim sistemi, makine, araç-gereç, malzeme, enerji, işgücü, zaman gibi girdileri, mal ve hizmet şeklindeki çıktılara dönüştüren ve sonuçları geribildirim kanalıyla görüntüleyen bir süreçtir. Üretim sistemi, işletmenin iç ve dış çevresiyle etkileşim içindedir. Üretim sistemini, ekonomi, devlet düzenlemeleri, rekabet, teknoloji ve di¤er dış çevre koşulları olumlu ve olumsuz biçimde etkiler. Üretim süreci, girdileri, dönüşüm sürecini, çevre etkilerini görüntüleyen, standartlarla karşılaştırıp girdiler üzerinde, dönüşüm süreci üzerinde ve çıktılar üzerinde düzeltici kararlar alınmasını sağlayan alt sistemlerden oluşur. Girdileri, işletmenin hedef pazarına uygun çıktılara dönüştürmekten sorumlu olan üretim yönetimi, bütün örgütlerin en temel işlevlerinden biridir. Üretim yönetimi kavramı; üretim stratejisi, dönüşüm sürecinin tasarımı, stok kontrolü, üretim planlaması ve programlaması gibi birçok alt konuyu içerir.

    Üretim yönetiminin pazarlama, finans, muhasebe, personel, yönetim bilgi sistemi ve mühendislik gibi diğer işlevleriyle çok yakın ilişkileri ve etkileşimleri vardır. Ancak, üretim yönetimi, diğer işlevlerden farklı olarak, işletmenin aktif varlıklarının yaklaşık %80inden ve insan kaynağının % 60-80inden sorumludur. Üretim sisteminin temel öğesini, dönüşüm süreci oluşturur.

    Dönüşüm sürecinde girdiler, şekil değişikliği, taşıma, depolama, denetleme gibi birçok faaliyet sonunda ilk durumlarından daha fazla bir değere (katma değer) dönüşür. Hizmetlerin üretim süreci, malların üretim sürecinden önemli ölçüde farklılıklar gösterir. Hizmetler, mallara oranla daha soyuttur, tüketicilerin yüksek oranda katılımını gerektirir, üretilirken tüketilir, depolanamaz, emek, yoğun nitelik ve kendine özgü kalite özellikleri taşır. Türkiye'de mal üretiminde ve malların kalitesinde tüketici sızlanmaları oldukça azalmıştır. Buna karşılık, hizmet üretiminden, hemen her alanda yakınmalar vardır. Türkiye, dünya standartlarında hizmet üretemediği için halkın tepkisi ve mutsuzluğu artmaktadır. Tek üretim, parti üretimi, akıcı üretim, sipariş üretimi, sürekli üretim, kitle üretimi, grup teknolojisi ve sıfır stoklu üretim, başlıca üretim sistemleridir.

    JIT sisteminde, işletmeye malzeme satanlarla işletmenin proje takımlarının birlikte hareket etmeleri sağlanmalıdır. Satıcılar da sisteme dahil edilerek, girdi kalite kontrolünde ve JIT programlarının hazırlanmasında ortak hareket edebilmelidirler. JIT sistemi, planlamadan daha çok kontrole ağırlık verir. Planlama zaman israfına yol açar. Oysa, iyi bir kontrolle değişikliklere kolayca uyum sağlanmıştır. Basit gözle kontrol sistemleri, karmaşık bilgisayar destekli kontrol sistemlerine tercih edilir.

    Üretim Sistemlerinin Tasarım Kuruluş ve İşleyişi

    Üretim sistemi, makine, araç-gereç, malzeme, enerji, işgücü, zaman gibi girdileri, mal ve hizmet şeklindeki çıktılara dönüştüren ve sonuçları geribildirim kanalıyla görüntüleyen bir süreçtir. Üretim sistemi, işletmenin iç ve dış çevresiyle etkileşim içindedir. Üretim sistemini, ekonomi, devlet düzenlemeleri, rekabet, teknoloji ve di¤er dış çevre koşulları olumlu ve olumsuz biçimde etkiler. Üretim süreci, girdileri, dönüşüm sürecini, çevre etkilerini görüntüleyen, standartlarla karşılaştırıp girdiler üzerinde, dönüşüm süreci üzerinde ve çıktılar üzerinde düzeltici kararlar alınmasını sağlayan alt sistemlerden oluşur. Girdileri, işletmenin hedef pazarına uygun çıktılara dönüştürmekten sorumlu olan üretim yönetimi, bütün örgütlerin en temel işlevlerinden biridir. Üretim yönetimi kavramı; üretim stratejisi, dönüşüm sürecinin tasarımı, stok kontrolü, üretim planlaması ve programlaması gibi birçok alt konuyu içerir.

    Üretim yönetiminin pazarlama, finans, muhasebe, personel, yönetim bilgi sistemi ve mühendislik gibi diğer işlevleriyle çok yakın ilişkileri ve etkileşimleri vardır. Ancak, üretim yönetimi, diğer işlevlerden farklı olarak, işletmenin aktif varlıklarının yaklaşık %80inden ve insan kaynağının % 60-80inden sorumludur. Üretim sisteminin temel öğesini, dönüşüm süreci oluşturur.

    Dönüşüm sürecinde girdiler, şekil değişikliği, taşıma, depolama, denetleme gibi birçok faaliyet sonunda ilk durumlarından daha fazla bir değere (katma değer) dönüşür. Hizmetlerin üretim süreci, malların üretim sürecinden önemli ölçüde farklılıklar gösterir. Hizmetler, mallara oranla daha soyuttur, tüketicilerin yüksek oranda katılımını gerektirir, üretilirken tüketilir, depolanamaz, emek, yoğun nitelik ve kendine özgü kalite özellikleri taşır. Türkiye'de mal üretiminde ve malların kalitesinde tüketici sızlanmaları oldukça azalmıştır. Buna karşılık, hizmet üretiminden, hemen her alanda yakınmalar vardır. Türkiye, dünya standartlarında hizmet üretemediği için halkın tepkisi ve mutsuzluğu artmaktadır. Tek üretim, parti üretimi, akıcı üretim, sipariş üretimi, sürekli üretim, kitle üretimi, grup teknolojisi ve sıfır stoklu üretim, başlıca üretim sistemleridir.

    JIT sisteminde, işletmeye malzeme satanlarla işletmenin proje takımlarının birlikte hareket etmeleri sağlanmalıdır. Satıcılar da sisteme dahil edilerek, girdi kalite kontrolünde ve JIT programlarının hazırlanmasında ortak hareket edebilmelidirler. JIT sistemi, planlamadan daha çok kontrole ağırlık verir. Planlama zaman israfına yol açar. Oysa, iyi bir kontrolle değişikliklere kolayca uyum sağlanmıştır. Basit gözle kontrol sistemleri, karmaşık bilgisayar destekli kontrol sistemlerine tercih edilir.
     
  14. 23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  15. zuzu88

    zuzu88 Kuş konuşsa uçarmıydı? Üye

    Katılım:
    4 Temmuz 2008
    Mesajlar:
    1.604
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    İşletme Bilgi Sistemi

    Küresel işletmecilikte bilgisayar, bilgi işlem, bilgi ve iletişim, bir rekabet koşulu durumuna gelmiştir. Bilgi gereksinimini

    hızlı bir şekilde karşılayamayan işletmeler, önemli ölçüde rekabet zayıflığına düşmektedir. İşletmenin iç ve dış çevresiyle olan her tülü etkileşimleri, çeşitli bilgi sistemleriyle denetim altına alınır. İşletim bilgi sistemleri, işletmenin çevresi, işletmenin girdileri, işletmenin süreçleri ve işletmenin çıktılarıyla, işletmenin yönetim birimleri arasında, her türlü iletişimi sağlar. Veri, bilgiye ulaşmak için yapılan gözlemlerdir. İşletme kararları alınırken, veriler değil, verilerin süreçlenmesi sonunda ortaya çıkan bilgiler kullanılır. Dolayısıyla, veriler bilgilerin hammaddesi olarak görülebilir. Verilerin derlenmesi ve bilgiye dönüştürülmesi, işletmelere, planlama, uygulama ve denetim yapma olanağı sağlar. İşletmeler, stratejik amaçlarla, işlem amacıyla ve denetim amacıyla bilgiye gereksinim duyarlar. Verilerin bilgi haline gelmesini sağlayan işlemler dizisine, bilgi işleme denir. Bir süreç olarak bilgi işleme, kaydetme, sınama, sınıflandırma, düzenleme, özetleme, matematiksel veya mantıksal hesaplama, saklama, erişme, çoğaltma ve iletme aşamalarından oluşur. Küresel işletmecilikte, bilgisayar destekli bilgi sistemleri yürürlüktedir. Bilgisayar destekli bilgi sistemi, bilgisayar olanaklarıyla işletmenin bilgi gereksinmesini karşılayan bütünleşik bir yapıdır. Donanım, yazılım, uzman bilgisayar

    personeli ve veri tabanı, elektronik bilgi sisteminin başlıca öğelerdir.

    İşletme yönetiminin bilgi gereksinimini karşılamak için, verilerin derlenmesi, sınıflandırılması, veri tabanlarının oluşturulması, verilerin bilgiye dönüştürülmesi ve ilgili birim

    ve kişilere ulaştırılması işlevine, bütünleşik işletme bilgi sistemi denir. İşlem süreçleme bilgi sistemi, karar destek sistemi, yapay zeta, uzman sistemler, son kullanıcı bilgi sistemi, bütünleşik işletme bilgi sisteminin başlıca alt sistemleridir. İşletme işlevleri bilgi sistemi, pazarlama, üretim, insan kaynağı, finans, üst yönetim gibi işletme işlevlerini destekleyen çeşitli bilgi sistemlerini içerir. Günümüzde, bilgilerin girilmesi, işlenmesi, depolanması ve ulaştırılması teknolojileri, dünya ölçüsünde bütünleştirilmiş ve birbirine bağlanmıştır. Böylece, işletmeler, dünyanın her yerindeki bilgiye elektronik araçlarla erişebilmekte ve istediği bilgiyi aynı yöntemle istediği adrese ulaştırabilmektedir. İşletmeler, rekabet üstünlüğü sağlayabilmek için, çağdaş iletişim olanaklarını kullanmak durumunda kalmışlardır. Bu olanakların en başında ofis otomasyonu, internet ve intranet gelmektedir.

    Geleneksel ofislerde, bürolarda ya da iş yerlerinde yapılan işlerin, elektronik araçlarla yapılmasına ofis otomasyonu denir. Dünyadaki bilgisayarların birbirine bağlanmış durumuna, internet veya uluslararası ağ denir. İşletmeler internet olanaklarından yararlanarak, her türlü adrese elektronik bilgi aktarmaktadır. Ayrıca, internet sayesinde sanal işletmecilik ve sanal işletme yönetimi de gerçekleştirilmektedir. Dünyadaki sanal işletme pazarlarının sayısı, her geçen gün hızla artmaktadır. İnternet teknolojisinin işletme içinde kullanılmasına, intranet denir. İnternetle işletmeler, dışa kapalı olarak, işletme içinde, elektronik veri ve bilgi akışını kolayca gerçekleştirmektedir. Ayrıca çalışanlar, eskiden işletme içindeki ofislerde ya da odalarda yaptıkları işleri, hiç işletmeye gelmeden, intranet ile evlerinde, taşıt araçlarında ya da dünyanın herhangi bir yerinde yapabilmektedirler.


    Muhasebe

    Birer ekonomik birim olarak işletmelerin iyi yönetilebilmeleri, ortakların ve di¤er ilgililerin desteklerini kazanabilmeleri

    kendileri hakkında onları devamlı bilgilendirmeleriyle olur. Bu görevi muhasebe üstlenmiştir. Bu amaçla işletme içinde, işletmeden dışarıya veya dışarıdan işletmeye doğru gerçekleşen kıymet hareketlerinin kaydedilmesi ve ilgililere raporlanması gerekir. Bu, muhasebenin birinci işlevidir.

    Muhasebe bilgisinin işletme içine ve dışına raporlanması yeterli değildir. Bu bilginin analizi ve yorumlanması gerekir. Finansal analiz yoluyla, işletmenin mevcut finansal durumunu daha iyi yorumlayabilmek mümkün olur. Böylece, işletme ile ilgili taraflar, işletmeden beklentilerinin karşılanıp karşılanamayacağı konusunda karar verebilirler. Finansal analiz ve yorum, muhasebenin ikinci işlevidir.

    Bilginin doğru ve güvenilir olarak üretilip raporlanması için işletmede iç kontrol sisteminin kurulması; bilgi kullanıcılarının bilgiye güven duymaları için de bağımsız denetimin gerçekleştirilmesi gerekir.


    Finansal Yönetim

    Finansal yönetim, işletme için gerekli fonların belirlenmesi, sağlanması ve yönetilmesini ifade eder. Finansal yönetimle ilgili temel fonksiyonlar iki ana grupta toplanmakla birlikte, gerçekte çok sayıda karar alanlarından oluşur. Yatırımlarla ilgili olarak; ne tür yatırımlar, ne zaman, ne miktarda, nasıl yapılmalıdır sorularına cevap aranır. Finansmanla ilgili olarak; yapılacak yatırımlar için en uygun fon nereden, ne miktarda, nasıl sağlanmalıdır gibi sorulara cevap aranır. Yine işletme faaliyetleri sonucunda elde ettiği kârların ne kadarını ortaklarına , ne kadarını işletmede bırakmalıdır gibi sorulara cevap aranır. Finansal yönetim muhasebe ve iktisatla doğrudan, pazarlama,üretim ve kantitatif yöntemlerle dolaylı ilişki içerisindedir. Yukarıda belirtilen finansal kararları vermek için gerekli veriler muhasebe departmanınca sağlanır. Bu verilerin sağlıklı ve doğru olması gerekliliği muhasebenin önemini arttırmaktadır. Bir finansman yöneticisi piyasalardaki gelişmelerle, iktisadi prensiplerle yakın ilişki içersindedir. Bu nedenle finans ve iktisat bilimleri arasında da önemli bir ilişki mevcuttur. Finans yöneticisi ayrıca karar verirken pazarlama ve üretim sürecindeki değişiklikleri de izlemelidirler.

    Bu süreçlerdeki değişiklikler işletmenin nakit akışlarında değişikliğe yol açabilir. Ayrıca finansal yönetimde son yıllarda artan bir biçimde kantitatif yöntemler kullanılmakta olup, bu disiplinin finans için önemi gün geçtikçe artmaktadır. Finansal kararlar alınırken birinci amaç, işletmenin piyasa değerini ya da ortakların varlıklarını maksimum yapmaktır. Bir şirketin değeri, şirket anonim şirketse hisse senetlerinin değeri ile ölçülür. Bu amaç önceleri birinci amaç olarak belirlenen kârı maksimum yapma amacından farklıdır. Muhasebe kârı gerçek nakit akışlarını göstermeyebilir. İşletmenin piyasa değerini maksimize etme amacı nakit akışlarının zamanını ve bunların gerçekleşme

    olasılıklarını, yani risklerini de göz önünde bulundurarak, kâr maksimizasyonu amacına göre öne çıkmaktadır. Finansal analiz, finansal tablolardaki çeşitli kalemler arasındaki ilişkilerin kurulmasını, ölçülmesini ve yorumlanmasını kapsayan bir faaliyettir. Bu şekilde iyi bir finansal planlama yapılması için işletmenin cari ve geçmiş dönemleri değerlendirilebilir. Finansal analizde en çok kullanılan tablolar; işletmenin belirli bir tarih itibariyle varlıklarını ve kaynaklarını gösteren bilanço ile faaliyet dönemiyle ilgili sonuçların gösterildiği gelir tablosudur. Finansal analizde yapılan analizin amacına göre farklı niteliklerdeki analizler yapılabilir ve farklı yöntemler uygulanabilir. Etkin bir planlama finansal başarı için önemlidir. Beklenmeyen problemlerle karşılaşmamak için iyi bir analiz ve uygun finansal planlar gereklidir. Finansal planlamanın üç önemli aktivitesinden ilki, finansal ihtiyaçların belirlenmesidir. Bu aşamada kısa ve uzun dönemli gelir ve giderler belirlenmeye çalışılır.

    Bu da genellikle proforma finansal tablolar hazırlanarak yapılır. İkinci aktivite, bu ihtiyaçları karşılamak için bütçelerin geliştirilmesi ve üçüncü olarak da finansal kontrolün yapılmasıdır. Proforma finansal tablolar hazırlanırken en çok kullanılan yöntem satışların yüzdesi yöntemidir. Bu yönteme göre her kalemin geçmiş dönemlerde satışlar içindeki ağırlığı belirlenerek aynı yüzdelerle proforma tablolara yansıtılır. Oranlar ve regresyon yöntemleriyle de proforma tablolar hazırlanabilir. Finansal kontrol ise belirlenen politikaların uygulanmasını denetim altına almak ve piyasa koşullarındaki değişmelere bakarak gerekli düzeltmeleri hızla yapmak amacıyla yapılır. Finans yöneticisinin en önemli görevlerinden birisi fonların nereye yatırılacağını belirlemektir. Bir başka deyişle dönen varlıklara ve sabit varlıklara ne düzeyde yatırım yapılacağını belirlemektir. Sabit varlıklara yatırım yaparken olağanüstü finansal planlar hazırlanır ve buna sermaye bütçelemesi denir. Sabit varlıklar, ekonomik ömrü en az bir yıl olan değerlerdir. Dönen varlıklara yatırım ise çalışma sermayesi yönetimi başlığında incelenir. Dönen varlıklar çabuk paraya dönüşen likit varlıklardır. Riski sevmeyen bir finans yöneticisi çalışma sermayesine daha fazla yatırım yaptıkça işletmenin karlılığının azalmasına neden olacaktır. Çalışma sermayesinin düzeyini; işletmenin faaliyet konusu, büyüklüğü, satışlarındaki düzenlilik ile, satışlarındaki artış ve azalış oranı etkiler.

    Finansal Sistem ve Kurumlar

    Tüketim fazlası olan bireylerin tasarruflarının, tüketim açığı olan bireylerin kullanımına sunduğu piyasalara finansal

    piyasalar denir. Bu piyasalarda fonların el değiştirmesi kıymetli evrak da denilen finansal varlıklarla olur. Bir ekonomide fon arz edenler, fon talep edenler, yatırım ve finansman araçları, yardımcı kuruluşlar ile hukuki ve idari

    düzen finansal sistemi oluşturur. Finansal piyasalar; süreye göre, para ve sermaye piyasası; örgütlenme şekline göre, organize olmuş ve olmamış piyasalar; finansal varlıkların piyasaya çıkış durumuna göre de birincil ve ikincil piyasa şeklinde sınıflandırılabilir. Finansal piyasalarda fon arz ve talebinin buluşması genellikle finansal kurumlar aracılığıyla gerçekleşir. Finansal kurumlar fon maliyetini azaltmak, risk ayarlaması, vade ayarlaması ve miktar ayarlaması yapmak, danışmanlık yapmak gibi fonksiyonlar üstlenmişlerdir.

    Finansal kurumlar, para yaratan ve para yaratmayan kurumlar olarak gruplandırılabilir. Para yaratan finansal kurumlar merkez bankası ve ticari bankalardır. Para yaratmayan finansal kurumlar ise yatırım ve kalkınma bankaları, sigorta kurumları, kollektif yatırım kurumları, factoring, forfaiting, leasing şirketleri, risk sermayesi şirketleridir. Finansal varlıklar, ortaklık veya alacaklılık hakkı veren, belli bir meblağı temsil eden hisse senetleri, tahviller, finansman bonoları ve hazine bonoları gibi varlıklardır. Finansal araçlar; paraya çevrilebilirlik, bölünebilirlik, geri dönülebilirlik, getiri, vade, risk gibi özellikleri açısından

    farklılıklar gösterirler. Vadesi bir yıla kadar olan fon arz ve talebin karşılaştığı piyasaların başlıca finansal varlıkları, hazine bonoları, REPO, banka mevduatı,finansman bonosu, banka bonosu ve varlığa dayalı menkul kıymetlerdir. Sermaye piyasasının temel finansal varlıkları hisse senedi ve tahvillerdir.


    Çokuluslu İşletmeler

    Uluslararası işletmecilik ve çokuluslu işletmeler son yıllarda globalleşme ile işletmecilik konularının vazgeçilmez bir parçası olmaya başladı. 2. Dünya Savaşı'ndan sonraki dönemde ekonomik ve sosyal gelişmelere paralel olarak işletmelerin ekonomik güçlerinin çok artması ve bazı ülkelerin GSMH'dan daha fazla satış hacmine ulaşmaları globalleşmenin başlangıcı olmuştur. Çokuluslu işletmeler bugün artık, çeşitli ülkelerin vatandaşları gibi görülmekte, ülkelerin yasal, politik koşullarına uymakta ve vergi vermektedirler. Çokuluslu işletmeleri etkileyen üç çevreden söz edebiliriz. Bunlar ülke içi çevre, yabancı çevre ve uluslararası çevredir.

    Çokuluslu işletmenin tanımında bazı ölçütler vardır. Bunlar iki veya daha fazla ülkede faaliyet gösterme, ülke dışında mülkiyet, üst yönetimin milliyeti ve benzer ölçütlerdir. "Çokuluslu işletme ülke içi ve ülke dışındaki yatırımları işletme amaçlarına ve işletme sahiplerinin çıkarlarına uygun bir biçimde yöneten ticaret ve sanayi işletmesidir". Çokuluslu işletmelerin ülke dışında faaliyet göstermelerinde ilk adım ihracat yapmaktır. Bu aşamadan sonra lisans anlaşması, franchising, dış ticaret işletmelerini kullanma, ülke dışında şube açma ve joint venture ile diğerleri gelir.

    Çokuluslu işletmeler yabancı ülkelere girişleri ve faaliyetleri sırasında değişik koşullarla karşılaşırlar. Toplumsal, kültürel, ekonomik, yasal veya siyasi farklılıklar işletmelerin yabancı ülkelere yatırım kararlarında etkili olur. Çokuluslu işletmelerin yönetiminde ilk adım planlamadır. Ulusal planlama ile uluslararası planlama arasında büyük farklar va
     
  16. 25 Ocak 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  17. Bihter06

    Bihter06 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    23 Nisan 2007
    Mesajlar:
    329
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    cnm 1.sınıf diğer dersler yok mu halkla ilişkiler bölümü...ya da sen nerden buldun bu notları:ecrin_bebek:
     
  18. 5 Şubat 2009
    Konu Sahibi : zuzu88
  19. Nuray77

    Nuray77 Guest

    Ellerine sağlık teşekkürler.Devamını bekliyoruz :KK66: