14 Şubat

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve snmglr tarafından 2 Aralık 2006 başlatılmıştır.

    2 Aralık 2006
    Konu Sahibi : snmglr
  1. snmglr

    snmglr Anne Üye

    Katılım:
    14 Kasım 2006
    Mesajlar:
    361
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    NEDEN 14 ŞUBAT SEVGİLİLER GÜNÜ?

    Bir zamanlar Roma'da zalim Cladius denilen bir imparator yaşardı.Bir gün Roma imparatorluğu savaşa girdi,savaş uzun sürdü.Evliler eşlerini,nişanlılar ve bekarlar sevgililerini bırakmak istemiyorlardı.Askerlerin sayısı azalınca Cladius evlenmeyi kutlamayı yasakladı,tüm nişanları bozduğunu ilan etti.
    Sarayının yanındaki küçük mabedde görev yapan Valentine,gizliden gizliye çiftlerin nikahını kıydı.Bir gün yakalandı.Hapse atıldı.Üzüntüden eridi,bitti,269 yılında(MS) hapishanede öldü.Papa Gelasius,496 yılında,Valentine'nin anısına,öldüğü gün olan 14 Şubat'ı Sevgililer Günü olarak ilan etti.
     
  2. 1 Şubat 2009
    Konu Sahibi : snmglr
  3. terlik

    terlik İYİLİK MELEĞİ Pro Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.858
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    Sevgililer Gününün Tarihçesi

    Sevgiler Günü'nün başlangıç tarihi eski Roma zamanına uzanıyor. Eski Roma'da 14 Şubat günü bütün Roma halkı için önemli bir gündü. Nedeni ise bu günde Roma tanrı ve tanrıçalarının kraliçesi sayilan Juno'ya duyulan saygıdan ötürü tatil yapılırdı. Juno ayrıca Roma halkı tarafından kadınlık ve evlilik tanrıçası olarak da biliniyordu. Bu günü takip eden 15 Şubat gününde ise Lupercalia Bayramı başlıyordu.

    Bu bayram halkın genç nüfusu için büyük önem taşımaktaydı. Bunun nedeni ise yaşantıları kesin kurallar ile sınırlandırılmış, bunun doğal sonucu olarak bir birliktelik yaşama şansı olmayan bu gençler sadece bu bayram süresince bile olsa birbirlerinin partneri oluyorlardı.

    Hangi genç bayanın hangi genç erkek ile bir çift oluşturacağı eski bir gelenek olan ve Lupercalia Bayramı'nın arife günü yapılan bir çekiliş ile belli oluyordu. Romalı genç kızlar isimlerini küçük kağıt parçalarının üzerine yazıp bir kavanoza koyuyorlardı. Genç Romalı erkkeler ise kavanozdan bu kağıtları çekerek üzerinde hangi kızın ismi yazıyorsa o kızla bayram eğlenceleri boyunca beraber oluyorlardı. Bu birliktelikler birbirine aşık olan çiftler için bayram süresinin dışına taşıp genellikle evlilikle sonlanıyordu.

    O zamanın İmparatoru 2. Claudius, Roma'yı kendi katı kuralları ile zalimce yöneten bir hükümdardı. Onun için en büyük problem ordusunda savaşacak asker bulamamaktı. Ona göre bu durumun tek sebebi Romalı erkeklerin aşklarını ve ailelerini bırakmak istememeleriydi. İşte bu yüzden Roma'daki tüm nişan ve evlilikleri kaldırdı. Aziz Valentine de Claudius'un hükümdarlığı zamanında Roma'da yaşayan bir papazdı. Kendisi gibi papaz olan Aziz Marius ile birlikte Claudius'un yasağına rağmen gizlice çiftleri evlendirmeye devam etti. Ancak imparator bu durumu bir süre sonra öğrendi. Aziz Valentine insanları evlendirmeye devam ettiği için tutuklandı ve yaptıklarının cezası olarak sopa ile dövülerek öldürüldü. Milattan sonra 270 yılının 14 Şubatı Hristiyan şehitliğine gömüldü.

    Aynı zamanlarda Roma'daki putperestler, şubat ayı içinde kutlanan Lupercalia Bayramı'nı kendi putperest tanrıları için kutluyorlardı. Bayram öncesi yapılan geleneksel çekilişi ise seromoniye bağlı kalarak kendileri için uygulamaya başladılar. Hristiyan Kilisesi'nin ilk kurulduğu yıllarda hizmet veren papazlar bu törenlerin, özellikle de evlenmemiş gençlerin putperestler ile birlikte anılmasından rahatsız oldukları için bir çözüm buldular. Bu gençlerin isimlerinin azizlerle birlikte anılmasını istedikleri için Lupercalia Bayramı'nın başladığı günü Aziz Valentine Günü olarak kutlamaya başladılar. O gün bugündür her yılın 14 Şubat'I Sevgililer Günü olarak kutlanmaya devam ediyor ve yeryüzünde kadın ve erkek beraber olduğu sürece de kutlanmaya devam edecek gibi.

    Saint Valentine ve Sevgililer Günü

    Milattan sonra ilk yüzyıllardan beri her yıl şubat ayının ondördünde kutlanan Sevgililer Günü'nün başlangıcı ile ilgili o günden günümüze kadar gelmiş çeşitli efsane ve hikayeler var. Kesin olmamakla birlikte bazı kaynaklara göre bu özel günün kutlanma sebebi Hristiyanlığı seçtiği ve bu inancından vazgeçmediği için öldürülen Romalı Aziz Valentine. 14 Şubat 270 yılında ölen Valentine'nin ölüm günü o günden sonra Sevgililer Günü olarak kutlanmaya başlanmıştır. Efsanenin başka bir yönü ise Aziz Valentine'nin İmparator Claudius hükümdarlığı ile aynı dönemde bir tapınakta papaz olarak hizmet vermesi ile ilgili. Claudius Valentine'i emirlerine uymadığı ve kendisine başkaldırdığı için tutuklatıp öldürdü. Bu olaydan 226 yıl sonra 496'da Papa Gelasius Aziz Valentine'i onurlandırmak için Şubat 14'ü Aziz Valentine Günü olarak belirlemiştir.

    Yıllar 14 Şubat aşıkların birbirlerine aşk mesajları yolladığı, şiirler okuduğu, beraber vakit geçirdiği bir gün olarak günümüze kadar geldi. Bununla paralel olarak Aziz Valentine de bütün sevenlerin koruyucu azizi haline gelip böyle anılmaya başlandı. Sevgililer Günü, 1800 yıllardan sonra Amerika'da Esther Howland'ın ilk Sevgililer Günü kartını yollamasından bu yana günümüzde daha çok sayıda insanın kutladığı toplumsal bir olay haline geldi.

    Bunun doğal sonucu olarak olayın ticari yönü çok gelişti. Neredeyse herkes her yıl 14 Şubat'ta sevgililerine veya eşlerine bu günün ruhu ile bütünleşen, karşı tarafa sevgilerini anlatan hediyeler veriyor. Bu hediyelerin başında ise sade ama bir o kadar anlamlı çiçekler geliyor. Sevginizi anlatmanın bir çok yolu var fakat bir çiçekle de anlatabilirsiniz duygularınızı. Kısacası bu özel günde yanınızda gerçekten sevdiğiniz birisinin olması ve sevginizin karşılığının olduğunu bilmek herhalde hepsinden çok ama çok daha önemli olmakta.

    Sevgililer Gününüz Kutlu Olsun...

    :eek:

    Aşkınızı Dünyaya Duyurun! Şeniza.s.:nazar:
    Hadiyin Arkadaşlar....
     
    Son düzenleme: 1 Şubat 2009
  4. 1 Şubat 2009
    Konu Sahibi : snmglr
  5. terlik

    terlik İYİLİK MELEĞİ Pro Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.858
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    Lütfen Geç Kalmayın


    Bu yazı gerçek bir aşk hikayesini anlatmaktadır ve yazıların hepsi aşık delikanlının günlüğünden alınmıştır.

    10. sınıf

    İngilizce dersinde yanımda bir kız oturuyordu onun için 'benim en iyi arkadaşım' diyordum... ama ben onun ipek gibi saçlarına bakıp onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum, dersten sonra kalktı ve geçen gün sınıfta olmadığı için o günün notlarını istedi ona notları verirken bana teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    11. sınıf

    Telefonum çaldı, arayan oydu ve ağlıyordu bana aşkın nasıl kalbini kırdığını anlattı, beni evine çağırdı, yalnız kalmak istemediğini söyledi, bende tabiki gittim, koltuğa, onun yanına oturdum, güzel gözlerine bakmaya başladım ve onun benim olmasını diledim, 2 saat sonra Drew Barrymore'un bir filmi başladı ve onu izledik filmi izledikten sonra uyumaya karar verdi, bana her şey için teşekkür etti ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    Son sınıf

    Mezuniyet balosundan bir gün önce yanıma geldi ve "çıktığım çocuk hasta ve partiye gelemeyecek" dedi, benimde çıktığım biri yoktu ve 7. sınıfta birbirimize söz vermiştik eğer çıktığımız biri olmazsa partilere birlikte gidecektik, "en iyi arkadaş" olarak. Ve partiye birlikte gittik, o akşam çok güzeldi, her şey yolunda gitti, partiden sonra onu evine kapısının önüne kadar bıraktım, kapının önünde ona baktım o da bana o güzel gözleriyle gülümseyerek baktı. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum, bana "hayatımın en güzel zamanını geçirdiğini" söyledi ve yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    Günler, haftalar, aylar geçti ve mezuniyet günü geldi çattı...

    Sürekli onu izledim onun mükemmel vücudunu seyrettim. Diplomasini almak için sahneye çıkarken sanki havada süzülen bir melek gibiydi. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Herkes evine gitmeden önce yanıma geldi ve ağlayarak bana sarıldı sonra başını omzuma koydu ve "sen benim en iyi arkadaşımsın, teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    Aradan yıllar geçti...

    Bir gün o kızın nikahını izliyorum... evet artık evleniyordu, onun "evet, kabul ediyorum" demesini, yeni hayatına girmesini izledim, başka bir adamla evli olarak. Onun benim olmasını istiyordum... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Yeni hayatına girmeden önce yanıma geldi ve "nikahıma geldin teşekkürler" deyip yanağımdan öptü. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum...

    Yıllar çok çabuk geçti...

    Şu an benim bir zamanlar en iyi arkadaşım olan kızın tabutuna bakıyorum, eşyaları toplanırken lise yıllarında yazdığı günlüğü ortaya çıktı... Hemen günlüğünü aldım ve günlükte okuduğum satırlar şöyleydi...

    "Onun gözlerine bakarak onun benim olmasını diledim... Ama o bana benim ona baktığım gözle bakmıyordu bunu biliyordum. Onu sadece arkadaş olarak istemediğimi bilmesini istiyordum, onu çok seviyordum ama söyleyemiyordum nedenini bilmiyorum ama çok utanıyordum... Keşke bana beni bir kez sevdiğini söyleseydi..."


    :roflol::roflol::roflol::çok üzgünüm:
     
  6. 1 Şubat 2009
    Konu Sahibi : snmglr
  7. terlik

    terlik İYİLİK MELEĞİ Pro Üye

    Katılım:
    15 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    2.858
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    148
    Seni Çok Seviyorum


    seni cok seviyorummmmmm
    seni öyle cok seviyorumki.........
    Seni öyle cok seviyorum ki....



    Su anda cok uzaktasın, beni düşünüyor musun, bilmiyorum? Ama ben hep seni düşündüm bugün, hiç aklımdan cıkmadın, attıgım her adımdaydın....
    Seni öyle cok özlüyorum ki, zaten cok uzaklardaydın, bugün klevyeme dokunan parmaklarım bile sana kavusamadı...Bugün bir baska hüzün cöktü yüregime, ne yapsam ,ne etsem silinip atılamadı.

    Seni simdiden öyle cok özledim ki...Içim acıyor, sanki anlamsız bir keder cöreklendi yüregime, gitmek bilmiyor...

    Seni öyle cok seviyorum ki, istersen sor bugün benimle olan yüregime akan gözyaşlarıma sor istersen, yüregime sor, giderken yanına aldıgın yüregime sor, anlatsın seni ne cok sevdigimi....ne cok özlediğimi...

    Seni öyle cok özledim ki, sanki bugün yine Istanbul benimle agladı...Gözyaşlarım yagmurun kilere karıstı....hava kasvetli, ben bir büyük acı.. senden baska kim bilebilir, cektigim bu sancıyı?

    Yürüdüm yagmur da, ellerim üsüdü yine.... Gözyaşlarım, yagmura karıstı....Yüregim ise sıcaktı, Giderken yanında götürdüğün için o hep ılık bir sevda sıcaklıgındaydı.....

    Biliyor musun? ne zaman biri bana canım dese, senin seslenisin kulaklarımda cınlıyor, ne zaman bir martı cıglık atsa, irkiliyorum, mutsuz musun gene? Gene yüregin mi acıyor diye düsünüyorum...Ne zaman sahilde bir yalnız adam görsem, senin suliyetin sanıyorum, ne zaman bir ayak izine takılsa gözlerim, yüregime geldigin günler de bıraktıgın ayak izleri aklıma geliyor, ürperiyorum.....

    yoklugunda neleri yitirdim... sen yoksan, gül güzel kokmuyor eskisi gibi, ne de güneş içimi isitiyor, ne de yagmurdan sonra toprak kokusu geliyor burnuma, buram buram...
    yoklugunda neleri yitirdim, sen yoksan artık gülüşüm bile içten degil, şen kahkahalar atanlara
    imreniyorum hanidir...sen yoksan, ipekler bile dalıyor bedenimi, sakin yanlış anlama.. sitemin sana degil bebegim, sitemim aşka...
    sana asık olmasam, sensiz günlerde böyle mutsuz olmazdım, sen, sen diye yakarıp, sabahlara kadar yıldızları saymazdım... ay dede bile konuşmuyor hanidir... yada ben mi duymuyorum sesini?görüyor musun yoklugunda neleri yitirdim..ama sitemim sana degil...sitemim AŞKA!!!

    SANA NASIL SiTEM EDEBİLİRİM? BEN SADECE SENİ SEVMESİNİ BİLİRİM...

    Şeniz
     
    Son düzenleme: 1 Şubat 2009
  8. 1 Şubat 2009
    Konu Sahibi : snmglr
  9. Zepp

    Zepp Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    9.346
    Beğenildi:
    17
    Ödül Puanları:
    146
    ''Sevgililer Günü geliyor ve benim yine sevgilim yok" diye üzülüyorsanız, yalnız değilsiniz... Sizinle aynı kaderi paylaşan çok insan var... :teselli:

    Peki yalnız başınıza evde oturup, sevgiliniz olmadığı için dertlenmeli misiniz? Bunun cevabı tabii ki hayır olmalı... Bir aşkınız yok diye hayata küsmeniz gerekmez. Sizin de 14 Şubat Sevgililer Günü'nde yapabileceğiniz şeyler var... Dilerseniz hep birlikte yalnızlığınızın ilaçlarına göz atalım...

    Dans edip eğlenin

    * Bütün sevgilisiz kız arkadaşlarınızı toplayıp 14 Şubat gecesi parti verin. İçip, felekten bir gece çalıp, kahkahalar atın. Neşelenin...

    * Kız arkadaşlarınızla sinemaya gidin ama korku filmi seçin. Filmin geriliminden aklınıza başka hiçbir şey gelmeyecektir.

    * Bir çiçek alıp annenize gidin. "Anneler günün kutlu olsun anneciğim" deyin. Annenizin şaşırmasına aldırmayın.

    * Evdeki bütün takvimlerden "14 Şubat" tarihli yaprağı kopartın ya da karalayın.

    * Sevgilisizler için son 14 Şubat'larda pek moda olup, barlarda düzenlenen bekarlar partisine katılın, dans edip coşun. Hatta yeni biriyle tanışmanız ihtimali bile olur.

    * Geçen sene arkadaşınızın aldığı, kurutup sakladığınız gülü çöpe atın. Gidip kendinize yeni ve taze bir gül alın. "Kimseden gül gelmesine ihtiyacım yok, ben kendimi çok seviyorum" deyin.

    Halinize şükredin

    * Arkadaşınızın kocasını başka biriyle gördüğünüz günü hatırlayın. "Ya ben de evli olsaydım da şimdi aldatılıyor olsaydım, iyi ki kocam mocam yok" deyin.

    * Yukarı kattaki evli çiftin kavgasına kulak verin ve "Ya şimdi benim de sevgilim olsaydı ve evlenseydik ve böyle bağrışsaydık, iyi ki sevgilim yok, yaşasın" deyin.

    * 14 Şubat'ın bayram tatiline denk gelmesini fırsat bilip, tek başınıza eğlenceli bir tura katılıp, tatile çıkın. İşte size birileriyle tanışmak için bir fırsat daha.

    Kendinize hediye alın

    * Sevgilisiyle yeni ayrılan arkadaşınızın ağlayan sesini küçük bir teybe kaydedin. 14 Şubat'ta dinleyip mutlu olun.

    * Sizi çok beğenen ama sizin hiç beğenmediğiniz birinin yemek teklifini sırf o akşam yalnız olmamak için sakın kabul etmeyin. Hiç olmaması, kötüsüyle olmaktan iyidir.

    * Sevgiliniz olsaydı ona alacağınız hediyenin parasıyla, geçen gün vitrinde görüp beğendiğiniz kazağı kendinize hediye edin.

    * Pijamalarınızı giyin, patlamış mısır ve kola alıp, televizyon seyredin.

    * Ve son olarak: Bir kağıda "14 Şubat 2009 Sevgililer Günü'nde harika sevgilimle başbaşa yemek yiyor olacağım" diye yazın. Öyle biri bir yerlerde şu anda var ve sadece tanışmadınız henüz. Belki de aynı yollardan geçip duruyorsunuzdur ...



     
  10. 9 Şubat 2009
    Konu Sahibi : snmglr
  11. hadibakem

    hadibakem oğlum bırakma anneni Üye

    Katılım:
    17 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    5.625
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    146
    eşimle geçirecegim ilk sevgilier günü.
    aslında böyle günler benim için çok önemli değildir.
    geneli iyi olsun isterim.
    yeni evliler sevgililer mutlaka kutlar buğünü.

    aslında şöyle uzun zaman evli olanlar kutlasa seni seviyorum dese birbirine
    çok güzel olur.
    insanlar geçim sıkıntısı çoluk çoçuk derken bu tür şeyleri ikinci
    plana atıyoruz.