2. kez aynı sebeplerle terk edildim

Konusu 'Aşk Hikayelerimiz/Dertlerimiz' forumundadır ve mayiscadisi tarafından 14 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    14 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  1. mayiscadisi

    mayiscadisi Born This Way Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    562
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    Peki nasıl mı oldu?

    İstanbul'a staj yapmaya gitmiştim. Her şey bir sene önce tanışmamızla başladı. Birbirimizi sevebileceğimizden emin değilken geçen zamanla aradığımın "o" olduğuna inanmaya başlamıştım.

    Her 2 saatte bir aramalar, ben aramayı unuttuğumda "sen beni unuttun" sitemleri, ailesiyle-arkadaşları ile tanıştırması, beni kıskanması vb. olaylarla ilişkimizin güçlendiğini düşünüyordum.

    Daha sonra ben okuluma geri döndüm. Aynı şehirde yaşamadığımız için telefon konuşmalarımız sıklaşmıştı. Ben derslerimle uğraşırken o da mesleğini yapmaya çalışıyordu. Aradan bir ay geçti. İşi çok yoğun olduğu için çok sık aramamasını bile söylüyordum. Senarist olduğu için çalışmasını bölmek istemiyordum. Ama o buna gerek olmadığını, bir sorun yaratmayacağını söylüyordu. Sonra bir haftasonu neredeyse hiç haberleşemedik ve ben deliye döndüm. Kısa bir konuşmanın ardından da bir hafta daha haber alamadım. Telefonlarıma cevap vermiyordu. Bir haftanın sonunda aradı ve konuşmaya başladık. Bu bir ayrılık konuşmasıydı, farkındaydım. Bana adımla hitap etmeye başlamıştı. Sonra konuya girdi ve gerekçelerini söyledi:

    - Benden daha iyisine layıksın. (anlamı: uzaktasın.)
    - İşlerim çok yoğun. Bunları bir düzene koymadan sana umut vermek istemiyorum.( anlamı: buluşamıyoruz da)
    - Aramızda yaş farkı çok fazla. (anlamı: normalde 10 yaşlık farkı sorun etmediğimizi biliyorsun ama güzel bir bahane kabul et)
    - Bir süre yalnız kalmak istiyorum. (anlamı: başka birisini buldum. her an onunla çıkmaya başlayabiliriz.)
    - Ama seninle arkadaş kalmak istiyorum. (anlamı: kızın tipi ortalamanın altı, biraz gönlümü eğlendirip döneceğim ben sana)


    Yani aramızdaki ilişki bitmişti, cümlelerin anlamlarının da farkındaydım ama kabullenmek istemedim. Hemen her gün konuşmaya devam ettik. Sonra gerçekten de başka bir ilişkisi olduğunu öğrendim. Arayıp ağladım, bağırdım, çağırdım. Ama hala o "sonra konuşuruz" diyordu.(anlamı: kızla ayrılmak üzereyim zaten)

    Bütün iletişimi koparmaya karar verdim. Mesajlarını, numarasını, her şeyini sildim. En yakın yurt arkadaşıma olayı anlattım. "Bir daha onunla ilgili hiçbir şey duymayacaksın benden." derken bile çok kararlıydım. Ertesi gün bilmediğim bir numaradan çağrı geldi. Geri aradım. Oydu. Hiçbir şey olmamış gibi konuşuyordu. Neden aradığını kibarca(!) sorduktan sonra bana kızla ayrıldıklarını anlattı. Ama asla sebep olarak beni göstermedi.

    Bu esnada ben kendime yönelmeye karar vermiştim. Okulda iki farklı yurtdışı eğitim sağlayan program vardı. Bir tanesi iki haftalık, diğeri 3 aylık. İkisinin de sınavlarına girdim ve kazandım. Nisan'da iki haftalık eğitim için Prag'a gittim. İki hafta boyunca konuşmadık. Döndüğüm zaman telefon açtığında iltifatlar etmeye başlamıştı bile.(kural: bir süre hiç aramayın) Daha sonra Polonya'ya yaz için gideceğimi söylediğimde onu da iki haftalık bir eğitim sandı. 3 ay olduğunu söyledim. Prag'daki maceralarımı anlatmayı da ihmal etmedim; oda partileri, Portekizli bir çocuğun benimle sürekli dans etmesini vb. (kural: biraz kıskandırmaktan zarar gelmez)

    Polonya'ya gitmeme 4 hafta kaldığında bana "gitme" dedi. Artık çok geç olduğunu belirttim. Bundan sonraki telefon konuşmalarımızda kazara "aşkım" demeye başladı. (anlamı: 3 ay boyunca Polonya haaaa. Ya orda birini bulursan? En iyisi biz devam edelim) Gerçekten çok sevdiğim için ve iletişimi koparmadığım için onu unutamıyordum da. Bir gece uzun bir konuşma sonrası barıştık. Ailem beni Polonya'ya yolcu etmek için İstanbul'a kadar götürdükleri için görüşemedik de.

    Burdaki 3 aylık sürecimin ilk 2 ayında gene her şey çok güzeldi. Telefonla konuşamıyorduk pahalı olduğu için ama internetten her akşam iletişim halindeydik. Ama yine işlerinin yoğunluğu başladı. Bir hafta boyunca hiçbir şekilde haberleşemedik. Veeeeee iki gün önce de bana MSN'den yazarak ayrılmak istediğini belirtti. Nedenler mi? Tamamıyla yukarıydakilerle aynı. Hiçbir fark yok. Ama bu süreçte ben değiştim. Bir süre boyunca kimseye güvenemeyeceğimi ve bir ilişki süper bir şekilde ilerlese de bir gün bitebileceğini bildiğimden kimseye bağlanamayacağım. Artık erkeklerin hareketlerini basit görünse bile bir anlama dayandığını ve ilişkiyi kurallarına göre oynamak gerektiğini biliyorum.

    Uzun oldu birazcık ama sıkılmadan okursunuz diye ümit ediyorum.
     
  2. 14 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  3. Cazu

    Cazu non je ne regrette rien!! Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    903
    Beğenildi:
    100
    Ödül Puanları:
    113
    kötü olmuş canm yaşadıkların zor şeyler heleki şu bahaneler insanı çıldrtcak cinsten bunlarda bi tecrübe ama değişken bi erkekle karşılaşmışsın ne istedğini bilmez bence bidaha affetme onu haketmemiş seni
     
  4. 14 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  5. mayiscadisi

    mayiscadisi Born This Way Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    562
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86

    sağol canım. evet hak etmiyor ama bunu ne yazıkki biraz geç anladım.
     
  6. 15 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  7. aLLeGRia

    aLLeGRia Yeni Üye Üye

    Katılım:
    27 Mart 2007
    Mesajlar:
    9.764
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    0
    keşke araya başka bi kız girdiği zaman affetmeseymişsiniz ama malesef kadınlar olarak inanmak istiyoruz erkeklere ve değişeceklerini umut ediyoruz
    sonuç değişmiyorlar ve yıpranan yine biz oluyoruz
    umarım bundan sonra karşınıza hak ettiğiniz kişilikte bi adam çıkar
     
  8. 15 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  9. mayiscadisi

    mayiscadisi Born This Way Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    562
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86

    yazı çok uzun olacak diye eklemediğim şeyler oldu. bana "duygusal bir ilişki" değildi diyerek açıkladı bu durumu. hatırladığımda çok fazla üzülsem de affettim evet. çok seviyordum o zamanlar.
     
  10. 15 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  11. BEBEKKAFA

    BEBEKKAFA Yağmur'umu bekliyorumm:) Üye

    Katılım:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.684
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    61
    yazından anladığım çok akıllı bir kız olduğun...okurken bende aynı şeyi dedim içimden,keşke affetmeseymişsin diye....ama işte kadınlarda bu duygusallık ağır basabiliyor zaten sende açıklmasını yapmışsın,çok seviyordum o zamanlar diye...yinede affetmemen gerektiğini biliyorsun ama....bi erkek bunu bir kere yaptıysa yine yapacaktır ki yapmışta.....

    herşey tecrübe hayatta demek ki yaşaman gerekiyormuş bunu....
     
  12. 15 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  13. mayiscadisi

    mayiscadisi Born This Way Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    562
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    teşekkür ederim yorumun için. ben de bu dersi aldım galiba :) sadece inanmak yetmiyormuş.
    yazıyı da benimle aynı durumda olanlar varsa güçlü olun kızlar, artık yenilmeyelim duygularımıza demek için yazdım.
     
  14. 15 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  15. _ecrinnur_

    _ecrinnur_ Aktif Üye Üye

    Katılım:
    26 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    229
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    41
    cok kötü cok:KK43: ama canim varya üzülme, o essegin tekiymis seni haketmemis. gözü disarda..bunu gibisi ne yapacaktin ki...keske affetmeseydin..zaten hep derler ya, ilk aldatilisi son aldatilisi olucak...yani affetmiyceksin. geriye bakmyicaksin...hic olgun biri degilmis, ne istedigini bbile bilmyior...iliskiye baslamadan önce kendini bi egitsin ki olgunlassin beyefendi
     
  16. 15 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  17. mayiscadisi

    mayiscadisi Born This Way Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    562
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    86
    biz kadınlar daha erken olgunlaşıyoruz gerçekten. üzülmemeye çalışıyorum. şu an için yaptığım tek şey, kendimi engellemek. aramak ya da mesaj atmak için. içimdeki bir yer hala kızgın. sayıp sövmek istiyor yüzüne karşı. ama daha sonra pişman olacağımı düşünerek yapmıyorum :)
     
  18. 15 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : mayiscadisi
  19. mozarellaaa

    mozarellaaa Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Temmuz 2010
    Mesajlar:
    726
    Beğenildi:
    47
    Ödül Puanları:
    113
    Keske ilkinde affetmeseymissin ama duzelir diye umut etmissindir
    inşallah bundan sonra böyle insanlar çıkmaz karsına ve mutlu olursun :):)