2 yaşında cocuk sahibi anneler dikkat

Konusu 'Çocuğum Büyürken' forumundadır ve kadis tarafından 24 Mart 2009 başlatılmıştır.

    24 Mart 2009
    Konu Sahibi : kadis
  1. kadis

    kadis Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.207
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    . 2-4 yaş dönemi artık bebeğin “küçük bir çocuk” olarak adlandırıldığı dönemdir. Böylelikle çocuğu “Bebek” olarak adlandırma artık son bulmaktadır. Bu dönemle birlikte çocuğun kendini ifade etmesinin en ilkelinden gittikçe daha da gelişmiş ve organize bir hal almaya başlaması görülür. Bu ifadenin hem olumlu hem de olumsuz biçimleri vardır. Genellikle anne-babalar olumluyu göz ardı edip dikkatlerini olumsuz’a daha çok yöneltirler. Çocuğun gelişimiyle birlikte aslında doğasından kaynaklanan hem sorun yaratan hem de yapıcı olan ifade şekilleri vardır. Dolayısıyla burada bizim için önemli olan hem “iyi” olanları göz ardı etmemek, hem de “olumsuz” olanlarla baş etme yollarını kendimizi ve ilişkimizi iyi tanıyarak ve böylelikle çocuğumuzu iyi yöneterek bulmaktır.
     
    Son düzenleme: 24 Mart 2009
  2. 24 Mart 2009
    Konu Sahibi : kadis
  3. kadis

    kadis Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.207
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148

    2 Yaş
    ,
    bu yaş beraberinde anne-baba için hem çok olumlu deneyimleri, hem de bir yığın olumsuz deneyimi getirmektedir. Çocuk bu yaşla birlikte ilk defa bir şeyleri “tercih” etmediğini, “isteyip istemediğini” kararlı ve ısrarlı bir şekilde ifade etmeye başlar. Bunlar çoğu zaman anne-baba için olumsuz duygulanımları getirse de, aslında bunlar çocuğun bir “birey” olarak ilk defa kendini ortaya koyuşunun bir göstergesi olmaktadır. Tabii bu noktada oturup çocuğun hiç bir tepkisine cevap vermemek bir çözüm değildir. Zaten aslında bunu çocuk da istemez. ılişkide ebeveynin hiç bir şekilde olumlu ya da olumsuz davranışa cevap vermemesi beraberinde “ihmal ve ilgisizlik” algısını (çocuk böyle algılar) getirir, bu da çocuğun tepkilerinde daha da olumsuz yöne gitmesine yol açar. Çünkü çocuk “duyulmak, fark edilmek, sahiplenilmek” ister. Böyle olmayınca kendini daha fazla duyurabilmek aslında daha doğrusu kendini ebeveynin karşısında “var edebilmek” adına aşırı ve olumsuz davranışlarını arttırır. Buradan hareketle görebiliriz ki her olumsuz davranış aslında bir yardım ve ondan da öte anne-baba için bir “farkındalık” çağrısıdır. Şimdi bu yaşla ilgili sorun örneklerine bir bakalım:

    2 Yaş için sorun örneği 1: Çocuğum özellikle tuvalet terbiyesini reddediyor, hep istediği şekilde dışarı çıkmak istiyor, bir türlü bu konuda eğitici olamıyoruz.

    Farkındalıklı çözüm önerisi: Bu yaş için tipik olan bu sorunla baş çıkmanın ilk adımı öncelikle bu durumu var olduğu şekilde “kabul” etmektir. Daha önceki yazıları takip etmişseniz biliyorsunuzdur: “Kabul” olmadan “Değişim” olmaz. Her ne konuda olursa olsun, gerçekleştireceğimiz her türlü değişim için öncelikle “var olan”ı kabul etmemiz lazımdır. Şimdi, tuvalet terbiyesine kısaca bakarsak, bilimsel olarak bu bir “kontrol” savaşının başladığını bize göstermektedir. Bu kontrol mücadelesi çocuğumuzun kişiliğinden kaynaklandığı gibi aynı zamanda aramızdaki “mücadeleli ilişki”den de kaynaklanıyor olabilir. Örneğin bizim kendi kişiliğimizde “kontrol etmek”le ilgili bazı sorunlu alanlar varsa, çocuğumuzun her hareketini ve her yaptığını kontrol etme ihtiyacı duyuyorsak, çocuğumuz da eline fırsat geçtiği ilk an bizi “kontrol” etmeye çalışıyor olabilir. Buna da kendisine bağlı olarak gördüğü ilk olaydan başlıyordur.
    Bunun yanında bir de çocuğun “kişilik eğilimi” dediğimiz bir konu vardır. O da, çocuğun doğuştan getirdiği özellikler itibariyle belli bir şekilde “kendini ortaya koyuş” biçimi olmasıdır. Bazen kendilerini ortaya net bir biçimde koymak isteyen çocuklarda tuvalet terbiyesi gecikebilir. Bu da illa önemli bir sorun olarak algılanmamalıdır. Üstelik bu tür çocuklar eğer bu yaş dönemlerinde anne-baba tarafından “ fazla baskılanmazlarsa”, ileride toplumda lider rolünü üstlenebilen, özerk ve özgür bireyler olarak işlev görebilirler.

    Özet olarak, böyle bir sorun yaşıyorsanız, ilk bakmanız gereken yer “ilişki”niz, daha sonra da çocuğunuzun “kişilik eğilimi”dir. Eğer bu bakış size bir takım yararlar sağlıyorsa ve işler iyiye gidiyorsa ne aladır. Ancak eğer bu bakış karşısında daha çok kaybolduğunuzu hisseder ve sorun sizi boğmaya başlarsa mutlaka bir uzmana başvurmakta yarar vardır.
     
    Son düzenleme: 24 Mart 2009
  4. 24 Mart 2009
    Konu Sahibi : kadis
  5. kadis

    kadis Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ocak 2008
    Mesajlar:
    5.207
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    148
    2 Yaş için sorun örneği 2: Herhangi bir şeye ya da duruma sahip olmak için aşırı tutturma, kendini yerlere atma.

    Farkındalıklı çözüm önerisi: Burada ilk önce bakmamız gereken nokta çocuğumuzun aslında “ne istediği”dir. Çocuğun istediği şeyi anne-baba genelde “görünürde olan” olarak algılar. Ama çoğu zaman durum bunun ötesinde birşeydir. Esas istek, duyulmak, fark edilmek, oyun oynamak, konuşmak ve aslında deneyimi paylaşmak olabilir. Burada yine göz ardı etmememiz gereken şey “ilişki”miz ve onun “niteliği”dir.

    Bütün bunların yanında bir de 2 yaş döneminde henüz “var olan gerçekliğe alışmak ve tahammül etme” becerisi çocukta gelişmemiştir. Dolayısıyla çocuğun istediği yapılabilecek bir şeyse ve bunu da her zaman bir huy haline getirmemişte, istediğini gerçekleştirmek daha akılcı bir yoldur. Ancak bunu her dışarı çıktığınızda yapıyor ve bunu bir adet haline getiriyorsa o zaman çocuğu ve ilişkiyi yönetmek adına bir takım çevresel düzenlemeler yapılabilir. Örneğin her gittiğimiz yere çocuğu götürmemek, bir bakıcıya ya da durumu uygun bir yakınımıza bırakmak gibi çözümler mümkündür. Bazen anne-babalar her işleri olduğunda çocukla beraber dışarı çıkma eğiliminde oluyorlar. Halbuki hem çocuğun hem de ebeveynin selameti adına zaman zaman ayrı kalmaları iyi de olur. Hem çocuk kendisini her zaman anne-babayla ifade etmek yerine başkalarıyla da ifade etme imkanı bulur, hem de anne-baba bir nefes almış olurlar. ılişkinin her an hep beraber sürdürülmesi arada sırf birlikte olmanın getirdiği “kaçınılmaz gerilim”e neden olmakta, dolayısıyla hem ebeveyn hem de çocuk bunalmaktadır.
     
  6. 22 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : kadis
  7. fni

    fni Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    19
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    mrb benimde kızım 2 yaşında ve 2 ay öncesine kadar çok sesiz ve sakindi şimdi ise deyim yerindeyse içindeki canavarı dışarı çıkardı ne yapacağımı bilmiyorum sürekli bi inatlaşma ve ağlama içinde kendini ifade edemiyor tam olarak konuşamıyor birkaç kelime söylüyor çoğunluklada söylediği kelimeleri unutuyor ne yapmam gerekir tecrübelerinizi ve bilgilerinizi paylaşırsanız sevinirim
     
  8. 11 Eylül 2009
    Konu Sahibi : kadis
  9. ktyucel

    ktyucel Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2009
    Mesajlar:
    8
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    :lepi::eek:klava:merhaba benimde 2 yaşında bir kızım var birde 8 yaşında bir kızım var ilk kızımdanda edindiğim deneyimlerle söyleyebilirim ki 2,5 olana kadar bu krizler devam ediyor amaen büyük faktör konuşamamaları küçük kızım yaklaşık 1 ay önce söküldü ve sanki sinirleri biraz daha iyi sakinleşti anlatamadıklarını düşünüdükçe daha da öfkeleniyorlar sakin olmak ve beklemek en güzeli:)))))