-2009 Mayis Annelerininin Portreleri-

Konusu 'Mayıs Anneleri' forumundadır ve KIVILCIM28 tarafından 23 Mart 2010 başlatılmıştır.

    23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  1. KIVILCIM28

    KIVILCIM28 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.305
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Ferda arkadasimin önerisinden esinlenerek, bu konuyu acmaya karar verdim.

    Diyorum ki;

    Biz 2009 Mayis Anneleri olarak, birbirimizle cok özel anlarimizi, sicacik duygularimizi, anlik öfke ve üzüntülerimizi, kücük sevinclerimizi paylasarak kenetlendik. Pek cogumuz birbirini yakinen taniyor. Benim gibi uzakta olanlar, satir aralarina gizlenen detaylarla tanimaya calisiyor.

    Ah bir firsat olsa da, bulusabilsek hevesi hangimizde yok ki?

    Bebeklerimizin gelisim sürecleri, söyledikleri sözcükler, baslarina actiklari ufak- tefek kazalar, yemek, uyku ve saglik sorunlari hepimizin sorunu ya da sevinci olmuyor mu?

    Gündelik yasamimiza döndügümüzde, aklimizin bir tarafi hep burada kalmiyor mu? Yani yasamimiza bir anlamda buradaki dostluklarimiz anlam katiyor öyle degil mi?

    O halde, satirlarin ardindaki "biz"leri kendi bakis acilarimizla tanimak ve birbirimize kendimizi daha acik ifade etmemek icin bir neden yok bence.

    Yani bu baslik altinda özelestiri yapabiliriz, kendimizi sinayabilir, zitliklarimizi ortaya koyabiliriz. Yasamimizdaki süreclerden kesitler sunabilir, aklimiza ve ruhumuza kazinan olaylari anlatabiliriz. Burayi aglama duvarina cevirebiliriz. Birbirimize karsi düsüncelerimizi ve yargilarimizi kirilir ve üzülür diye düsünmeksizin, sakinmadan yazabiliriz de ayrica. Tabi amac, kirmak üzmek olmadan, sadece aramizdaki samimiyetin gelisimine katki olsun diye.

    Kisacasi, Pinar, Birsen, Sibel, Gülhan, Esra, Özlem, Tuba, Esen, Burcu, Hande, Bengi, Meltem, Asli, Ayse, Ayse, Ceren, Banu, Tülay, Hülya, Semra, Semra ve daha aklima bir cirpida ismi gelmeyen onlarca arkadasim, bu baslik birbirimizi ve belki kendimizi daha iyi tanimak icin, bir firsat olsun dedim.

    Ilk adimi ben atayim ve olabildigince seffaf olmaya calisarak, kutuyu acarak oyunu baslatayim.
     
    Son düzenleme: 23 Mart 2010
  2. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  3. KIVILCIM28

    KIVILCIM28 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.305
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Ben bir yaniyla kücük bir cocuktan daha cocuk, diger yaniyla kendi giz'leri icine saklanmis 80'lik bir ihtiyarin ruhuna sahibim. Yani ben bu iki zitligi bünyemde barindirdigim icin, celiskileri, inis-cikislari, kavgalari, hüzünleri olan biriyim.
     
  4. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  5. burcuuu

    burcuuu O 62 kg geri gelecek :) Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2008
    Mesajlar:
    6.227
    Beğenildi:
    56
    Ödül Puanları:
    153
    Filizcim güzel bir başlık olmuş canım, ve gülhancım konunun fikride senden çıkmış sanıırım tebrik ederim,
    Bana gelince tahmnimce beni artık tanıyorsunuz zaten :))) kendimle barşığım, özeleştiri yapacak olursam kağan konusunda pimpirik sayılacak kadar aşırı kontrollü desem çok ta yanlış olmaz :)))
    Bunun haricinde affediciyim, bir süre sonra kızgınlıklarım küllenir ve aklımda kalan sadece güzel paylaşımlar olur , bu olayın geçerli olmadığı sadece 3 kişi var, kaynanam görümcem ve kaynatam, onları affetmek içinde çok uğraştım çünkü affedip geçmişe atmak ve bir daha anımsamamak insanı rahatlatan sağlıklı bir durum, ama asla haketmediğim bir muamele gördüğümden olacak fazlaca kırıldığımdan affedemedim, affedemiyorum... onlara kızmaktan çok acıyorum bunu farkettim
     
    Son düzenleme: 23 Mart 2010
  6. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  7. pnrhlt

    pnrhlt DEFNE'm Güzel Meleğim Üye

    Katılım:
    14 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    7.153
    Beğenildi:
    204
    Ödül Puanları:
    153
    Güzel bir başlık olmuş tatlım ellerine sağlık a.s.

    Bana gelince, eğlenceliyimdir. Hep gülerim. Hatta o kadar gülerimki insanlar beni hep dertsiz , tasasız sanırlar. Hasta yada ağlarken görseler şaşırırlar. Biz seni böyle görmek istemiyoruz derler. Halbuki öyle derin yaralar varki içimde. Yıllarca babasız büyüyen, keşke hep kış olsada babam 1 aylığına yanımıza gelse diye bekleyen, annemle babaannemin anlaşamadan aynı evin içinde yaşamasından sıkılan, her sıkıntılarında ortalarında kalmaktan bıkan, en güzel günlerimde abimin yanımda olamamasının üzüntüsünü taşıyan biriyim ben... Ama öyle severim ki gülmeyi...

    Çok da inatçıyımdır. Bazen hiç iyi olmayabiliyor ama dediğim dedik biri oluveriyorum. Gözüm o anda hiçbirşeyi görmüyor...

    Bide çok severim ben... Defdef'imi, eşimi, annemi... Bazen bu kadar iyi değil böyle delice sevmek diyorum ama elden birşey gelmiyor işte...
     
  8. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  9. tlyonl2009

    tlyonl2009 canımın yarısı kızım Üye

    Katılım:
    1 Eylül 2008
    Mesajlar:
    6.410
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    146
    evet kızlar başlık güzel olmuş.bana gelince gerçi kendimi nasıl anlatırım bilemiyorum bazen beni tanımak değil yaşamak lazım derim.

    gelelim bana

    ben çok duygusal kılı kırk yaran titiz detaycı şüpheci bir insanda olması gereken en gıcık huylar sanırım bende var:) am herşey bir yana hayata sıcak bakan kimseyi kırmamak için yapıcı asla yıkıcı olmayan biriyim.sürekli gülerim neşeliyim moralim bozuksada ses tonumdan bile insanlar bunu anlar.ve hayatımda eşim ve kızımdan önce en değerli varlık annem ve kızkardeşimdir.şimdi onlara kızım ve eşimde eklendi tabi.....beni tanıyan herkes bunu bilir.hatta bu cümleyi yazarken gözlerim doluyor:KK43: aklıma bişey taktımmı mutlaka yaparım aksi takdirde asla uyuyamam yapmam lazım.sonrası olmassa olmazlarım herşey düzenli temiz olmalı zamanında olmalı. eğer birini sevmiyorsam yada hiç ışık alamadıysam asla sevmek için çaba göstermem önyargılıyımdır...bide çok çocuk ruhluyum.pimfirikliyim.günde en az 20 kere annemi aramamdan her ne kadar herkes şikayetçi olsada..

    ya kızlar daha çok şey var ama kısaca ve son olarak sevecenim yufka yürekliiyim sulugözüm inatçıyım arada gıcığım ama ne yapayım BEN BÖYLEYıMMMMMMMMMM... PINARINDAN DEDıĞı GıBı KIZIMI EŞıMı ANNEMı KIZKARDEŞıMı AYRI BıR SEVıYORUM VE KORKUYORUM DA BABAMI KAYBETTıĞıMDE HAYATIN SONU GELDı SANMIŞTIM AMA ONLARA BıŞEY OLURSA Kı ALLAH IM KORUSUN ..... ıŞTE O AN NE YAPARIM BıLEMıYORUM...
     
  10. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  11. erzen

    erzen :::Alperen Kayram::: Üye

    Katılım:
    24 Şubat 2009
    Mesajlar:
    231
    Beğenildi:
    23
    Ödül Puanları:
    88
    ellerine sağlık canım bencede çok güzel bir başlık olmuş....

    bende çok çabuk parlayan dediğim dedik bazen haddinden fazla inatçı biriyim maalesef ama asla kin tutmam bana yapılan çok kötülükleri bile hemen affedebiliyorum burcunun dediği gibi tek affedemediğim kayınvalidem ve kayınbabam çünkü onlar bana çok fazla haksızlık yaptılar sürekli yalanlar iftiralar atıyorlar bunlarda beni çok yaralıyor...
    hayatta en nefret ettiğim şey yalandır yalan söyleyen birinin hayatımda yeri ve değeri yoktur
    bende gülmeyi çok severim oğluşum gibi zemuszemus çok fazla gülmekte iyi değil herhalde çünkü insanın durgun halleri çok belli oluyor herkes çok gülen insanları dertsiz tasasız sandıkları için hep senden gülücükler bekliyorlar annemlerle tlfnla konuştuğumdada hep mutlu konuşmalıyım eğer durgunsam hemen noldu hastamısın moralinmi bozuk eşinlemi tartıştın diye sıralayıveriyorlar kaydirigubbakcemile3

    birde hayatımın anlamı ve hayatta yaptığım en doğru şey oğlum alperen kayram.... iyiki onu doğurmuşum anne olmak kadar güzel bir duygu yoktur herhalde şu kısa hayatta canım annemin canım babamın değerlerini şimdi çok daha fazla anlıyorum

    çok fazla aile düşkünüyümdür annemlerle uzaktayım ama inanırmısınız günde herhalde 10 kereden fazla annemle ablalarımla ve babamla konuşurum hayatta anneme danışmadan hiç birşey yapmam nerede olursam olayım hemen annemi ararım anne bu böyle olacak şöyle mi yapayım böylemi diye ve onu dinlemediğim zamanlarda da hep hata yaparım...

    bu arada eşimide unutmayayım onuda çook seviyorum alınıp darılmasın yazdıklarımı okuyamasada belki hissederkaydirigubbakcemile3lülülülülülü
     
  12. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  13. Claries

    Claries O bir anne:) Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    1.060
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    Güzel bir konu açmışsın kıvılcım tebrik ederim canım

    Bana gelince ben parçalanmış bir ailenin büyük çocuğu olarak hep güçlü olmak zorunda kaldım hayatta hiç bir zaman birinin kanatları altına girme şansım olmadı genelde sarıp sarmalayan toparlayan anaç bir yapım var bazen çok inatçı aniden sinirlenen sürekli kendiyle savaşan bir olumsuz bir olumlu elifle hayatı paylaşan bir kişilğim benimde genel olarak çok kırılgan bir yapım vardır bazen karşımdaki kişinin bir bakışı yüzündeki ufak bir mimik tarif edilemez bir şekilde üzer yaralar beni o zaman herşey ufalır biter dünyanın sonu gelir sanki ama oğlak burcunun vermiş olduğu soğuk mesafeli ve kendinden emin dış görünüşüm bu zaafımı gizler adeta bir zırh gibi paylaşmayı severim ben sadece bir konuda bencilim oda sevdiklerim konusunda annemi dahi kıskanırım hala kız kardeşimden :)belkide hayatın getirdiği zorlayıcı şartlar yüzündende biraz fazla paranoyağım hayatım hep savaşmakla geçti şimdide yara almış bir evliliği kurtarma çabasındayım bir hasta insan gibi onu yeniden sevgimle özverimle iyileştireceğim bunu biliyorum yuvam için kızım için elimden geleni yapıyorum ve biliyorumki bir gün Herşey Çok Güzel Olacak.
     
  14. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  15. KIVILCIM28

    KIVILCIM28 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.305
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Yok canim, Ferda'nin "Forum'un en'leri" fikrinden esinlendim. Gülhan bu konu basligini acmamda destekleyici oldu sadece.

    "Kagan konusunda pimpirikliyim" demissin. Bence sen, hamilelik esnasinda cok fazla kaybetme korkusu yasadigindan, asiri kontrollüsün canim. Zamanla gecer umarim.
    Ayrica, insan cok kirildigi ve cok haksizliga ugradiginda affedemiyor. Konussa bile yarasi varsa, kanayip duruyor. Bence de eger cok kirdilarsa seni, affetme!

    Güzel yüzün hep gülsün canim. Zaten bakislarinda derin bir anlam yakalamistim ben senin fotografini ilk gördügümde. Biliyor musun, hayatta herseyi gizleyebiliriz büyük bir ustalikla. Ama gözlerimize söz geciremeyiz. Onlar bizim ruhumuzun aynasi gibi. Ben, birisi gözlerimin icine baktiginda cok tedirgin olurum mesela...

    Belki de o kadar delice sevdigin icin, deger vermeyi biliyorsun, hayata sIkI sIkIya baglasindir. Insan sevgisinin yogunlugundan korkmali bence senin gibi.zemuszemus

    Kendini olumlu ve olumsuz yönlerinle, ne görüyorsan yadsimadan ne güzel anlatmissin Tülay'cigim. Ben senin burcunu merak ettim, gerci astrolojiyle pek ilgili degilim ama sen sanki Basak burcusun gibi geldi bana.
    Birde, hayatta insan her türlü aciya alisiyor inan. Acilarin katmeri arttikca, insan öyle katilasiyor ve sertlesiyor ki, ic dünyana dönüp baktiginda, kendine inanamiyorsun.
    Dilerim ki, Allah sevdiklerinin acilarini göstermesin, kirilgan yüregin örselenmesin.

    Ne güzel, hayatta Annen gibi deneyimli bir kilavuzun var canim. Bende Annem'e cogu seyimi danisirim, onun hayat deneyimlerinden cok yararlanirim. Ve sanirim biz Annesinden uzak tüm Mayis Anneleri, resmen anakuzusuyuz. Bende cok ararim gün icinde annemi.

    Aklima geldi, anlatmadan gecmeyeyim:

    Ben annemlere gittigimde, basimi annemin dizlerine koymus uzaniyordum birgün. Annemde saclarimi oksuyordu, birden egildi beni öptü. Dorukta kardesimin kucaginda, annemin yanindaydi. Bir kiskandi, annemin elini benim kafamdan cekti. Ve saatlerce anneme tavir yapti. Öyle sasirdik ki, hic unutamiyorum o yaptigini kuzumun.
     
  16. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  17. cerencim

    cerencim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2007
    Mesajlar:
    2.638
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    aslında okuduğum yazıların hepsinde biraz kendimi buldum kızlar inanır mısınız?

    pınar'ın ve erzen'in güler yüzlülüğü. hatta erzen'in dediği gibi, sürekli güleryüzlü olduğum için bazen hafiften moralim bozuk olsa herkes farkeder. hatta telefondan annem bile!

    erzen ve Filiz'in ana kuzuluğu. bende her şeyi anneme danışırım.bildiğim bir pastayı veya yemeği yapacağımda bile.

    Tülay'ın sulugöz ve inatçılığı. Burcu'nun affediciliği... ve daha birçok örnek.

    bunların yanında kendimi en iyi anlatabileceğim özelliğim, güçlü duruşum. etrafa karşı olaylar karşısında çok güçlü dururum. ama içime bir baksanız... çok sulugözümdür aslında ama ağladığımı eşim hariç diğerleri çok nadir görürler. işte bu da güçlü görünme çabamdan kaynaklanıyor. hele en zor anlarımda bile annemin ağladığımı görmesini asla istemem! (mesela bugün,topikte bahsettim,bir trafik kazası geçirdim. okula giderken bir diğer arabaya çarptım. sinirlerim çok yıprandı,çok korktum. ama herkes beni çok rahat gördü.öğrencilerim,öğretmen arkadaşlarım,eve gelince komşularım. taa ki eve,eşimin yanına gelene kadar...)

    balık burcunun çoğu özelliğini taşırım. çift karakterlilik de dahil. hangi olaya nasıl tepki vereceğimi kimse kestiremez.
    çok neşeliyimdir. kendim dahil herşeyle dalga geçebilirim. sıcakkanlıyımdır. girdiğim ortamlarda hemen arkadaşlıklar kurar ve etrafımdaki insanların yaşı ne olursa olsun sevilirim. benden küçüklerdense daha olgun insanlarla vakit geçirmekten,sohbet etmekten daha çok hoşlanırım. çünkü bende yaşıma göre çok daha olgun bir yapıya sahibim.
    kin tutmam. sen beni bir kere aradın,ben seni on kere aradım gibi hesapların arkadaşlığı yıprattığına inanırım ve asla yapmam. olaylara hep iyi yanından bakarım. bana bir iyilik yapıldığında asla unutmam, ve ona 2 iyilikle karşılık veririm. ama kötülüğü unutabilirim. KISACA BEN BİR SEVGİ PITIRCIĞIYIM:lepi:
     
  18. 23 Mart 2010
    Konu Sahibi : KIVILCIM28
  19. KIVILCIM28

    KIVILCIM28 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2009
    Mesajlar:
    1.305
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Gelelim benim yasamimdan kesitlere...

    Ben dogdumda, Annem kocasini 1 hafta önce Almanya'ya yolcu etmis, baba ocagina sIgInmis genc bir kadinmis. Hayati hep bu kisir döngüyle gecti gitti. Babami 3 yasimda tanidim. 3-9 yasima kadar olan yasamimin kabusu oldu. Ondan sonra yillarca görmedim onu ama yasamim o yokken bile, onun gölgesiyle kabus gibi gecti. Yasamimin tüm satirbaslarinda maalesef hala babam var.

    Ben, icine kapanik ve yalniz bir cocukluk dönemi gecirdim, hala da icedönük bir yapim var. Insanlara kolay kolay alisamam, önce bir gözlemem, iyice tanimam gerek. Bu da, benim cok soguk bir nevale oldugumu düsünmelerine neden oluyor genelde. Ama belki yanlis yapiyorum diye, tersinide denedim ve hayal kirikligina ugradim cogu zaman. Insanlara kucagimi sonuna kadar, önyargisizca acmamam gerektigini ögrendim bu hayatta. Cok kullanildigim, saflik yaptigim oldu. Ama insan safsa eger, ne kadar deneyim kazanirsa kazinsin, bu safligi bir yerde yine patlak veriyor.

    Hayat bana sunu ögretti birde: Onun mantigiyla bizim mantigimiz birbirine ters aslinda. Kendi mantigimizi baz alarak davrandigimizda, hesaba katmadigimiz hayatin mantigina tosluyoruz sürekli. Bu yüzden, hayati kendi kurallari icinde sorgulamayi ve benmerkezci olmamayi seviyorum. Agaclari, kuslari, topragi, suyu ve daglari cogu zaman insanlara tercih ettigim oldu bu nedenle. Kendimi daha dingin, daha arinmis hissettim böylelikle. Insanlari ve en önemlisi kendimizhi daha iyi tanimak icin, bazen dogaya siginmak gerek diye düsünüyorum.

    Sevdigim insanlara asiri deger veririm. Onlar icin yapamayacagim yok gibidir. Iyi mi yoksa kötümü bilemem ama biraz agir vasitayim. Öyle pratik is yapamam ama yaptigim isin dogru ve düzgün olmasina özen gösteririm. Gerci bu agir vasita hallerimi, Doruk dogduktan sonra epeyce astim diyebilirim.
    Tembel oldugum durumlar vardir, caliskan oldugum durumlar. Her iki halimide seviyorum ve caliskan olmak adina, tembelligimden asla vazgecmem.

    Yalnizligi cok severim ama yalnizligima hapsolmam. Bir konu hakkinda enine boyuna düsünmeyi cok severim. Sürprizlere bayilirim. Gezmeyi severim. Yeni insanlar tanimayida. Tanidigim her yeni insan, okumaya yeni basladigim bir kitap gibi heyecanlandirir beni. Pek cok ülke insanini tanidim ama en cok uzak dogululari özellikle Cin'lileri cok sevdim. Onlari cok sevmemde bir etkende, Nobel ödüllü yazar Pearl S.Buck'un Ana adli kitabi aslinda. Cin'li bir anneyi, adeta bir destan gibi anlatiyor yazar bu kitabiyla ve kesinlikle ödülünü hak ediyor.

    Duygusalim, alinganim, inatciyim, merakliyim, detayciyim ayrica. En kötü özelligim, cok sakin olmama ragmen, aniden sinirlenmem. Asiri tepkiler verebiliyorum böyle zamanlarda. Beni en iyi ifade eden sözcüklerden biriside, korkaklik. Pek cok seyden korkarim. Hatta fare sözcügü bile, baslibasina benim kabusum gibi. Bu korkumu, ana kahramani fare olan bir hikaye yazarak asmaya calistim yillar önce ve ise yaradi diyebilirim. Isterseniz, o hikayeyide buraya ekleyebilirim.

    Elestirilmeyi cok severim. Kendimin, baskalarinin gözüyle farkina varmak cok önemlidir benim icin. Hos sohbet oldugum söylenir ve öyledirde. Eger dise dokunur bir konu olursa, cok severim konusmayi aslinda.

    Cok sey var anlatacak, biraz nefes alayim yoksa uzar gider böyle.
     
    Son düzenleme: 23 Mart 2010