21.yy Türkiyesinde hurafeler listesi..

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve D'arbanwille tarafından 15 Temmuz 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    15 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : D'arbanwille
  1. D'arbanwille

    D'arbanwille geliyorlar bazen Pro Üye

    Katılım:
    11 Haziran 2007
    Mesajlar:
    3.467
    Beğenildi:
    24
    Ödül Puanları:
    108
    Diyanet, “21. Yüzyıl Türkiyesi'nde Hurafeler” adı altında hazırladığı kitapta, halkın yanlış bildiği inanışları açıkladı.

    Diyanet, cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmayı, türbe ve yatırlardan medet ummayı, yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağının cami avlusuna bırakılmasını hurafe saydı. Diyanet'e göre nazar boncuğu ve muska takmak, loğusa kadını kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak, cami duvarını öpmek, iki bayram arası nikahı uğursuzluk saymak da hurafe.


    “BİLGİSİZLİK, HURAFELERİN TUZAĞINA İTER”

    Diyanet İşleri Başkanlığı, hurafelere karşı savaş açtı. Halkı hurafelere karşı bilinçlendirmek için kolları sıvayan Diyanet, bu amaçla “21. Yüzyıl Türkiyesi'nde Hurafeler” adı altında kitap hazırladı.

    Kitabın giriş bölümünde mantıki tabanı olmayan, gerçek hayatla ilişkisi bulunmayan inanç ve uygulamaların izlerinin tüm dinlerde görülebileceğine işaret edilerek, bilgisizlik, yalnızlık, çaresizlik, zorda kalmışlık, korku, üzüntü, hastalık, sıkıntı ve felaketlerin insanları hurafelerin tuzağına ittiği kaydedildi.

    Bilgisizliğin, batıl inanışların, mesnetsiz yorumların ve çarpık anlayışların düşünce dünyasında kök salmasına zemin hazırladığına vurgu yapılan kitapta, “Başkanlığımız, inanç, düşünce ve sosyal hayatımızı etkileyen hurafeler konusuna önem vermiş, toplumu din konusunda ana kaynaklara dayalı doğru bilgi ile aydınlatmayı, dinimizin yasakladığı hurafelerin inançlarımıza karışmaması için gerekli tedbirleri almayı bir sorumluluk kabul etmiştir” denildi.



    “NAZAR BONCUĞU HURAFEDİR”

    Diyanet, ışıklı ortamların az olduğu zamanda kesilen tırnağın kaybolması ve çocuklar tarafından yutulması, yiyecek-içecek gibi şeylere karışmasının önlenmesi gibi anlamlı gerekçelerle akşamları tırnak kesmenin iyi karşılanmadığını ancak bunun yerini tamamen dini içerikli etmenlere bıraktığını hatırlattı. “Gece tırnak kesenin başına kötü şeyler geleceğini ve günah olduğunu söylemek hurafedir” diyen Diyanet, insanların nazar değmesinden korkarak, nazar boncuğu takmasını, muska taşımasını da hurafe saydı.



    “HAYVAN SESİNİ DEPREM HABERCİSİ SAYMAK DA HURAFE”

    Kitapta, tabiat olaylarının nedenleri ve eşyaların tabiatındaki özellikler bilinmediği için tabiat olayları veya eşyaya insanlar tarafından farklı anlamlar yüklenildiği ve bazı tepkiler geliştirildiği belirtilerek, “Hayvanların çıkardığı seslerin olumsuzluklara işaret etmesi, ay ve güneş tutulmasının kötülüklere ve gazaba yorumlanması ve bir an önce bu durumun değişmesi için silahla atış yapılması, tenekelere vurularak gürültü çıkarılması da hurafelere önemli derecede kaynaklık etmektedir” denildi.


    Diyanet, insanların bazen inanmasalar bile birtakım hurafelere inanıyor görünmelerinin, onları psikolojik olarak rahatlattığını kaydetti. Günlük gazete, haftalık veya aylık olarak yayınlanan aktüel dergilerde mevcut olan fal köşeleri, televizyonda sunulan medyum programlarının, batıl inanç ve hurafelere neden olduğu vurgulandı.

    İŞTE DİYANET'İN HURAFE LİSTESİ

    Diyanet, toplumda en yaygın olan hurafeleri

    “aile, uğur ve uğursuzluğa inanmak, cenaze, şifa, türbe-yatır, hıdrellez, baht açılması, namaz, nazar, dua, adak-kurban, misafir, bayram, sihir-büyü-fal, muska, ay ve güneş tutulması”

    başlıkları altında açıkladı.



    Diyanet'in “hurafe listesi” şöyle:

    - Ateşe su dökülürse cin çarpar, yiyeceklerin ağzı kapatılmadığında gece onlardan cinlerin yediği anlayışı,

    - Kuran ve sünnet ile örtüşmediği halde dövme yaptırmak, erkeklerin küpe takması, burçların insan karakterine etkili olduğu inancı,

    - Türbe, yatır gibi yerlerden medet ummak. Bir yatırın mezar taşına mum yakıp, dilek tutmak,

    - Sünnet olan çocuğun acısının azalacağına inanılarak sünnet olma anında annesi ve diğer hanımlar tarafından oklava çevirmek,

    - Yeni doğan çocuğun dindar olması için göbek bağını keserek cami avlusuna bırakmak,

    - Konuşmayan çocukların konuşabilmesi için cuma namazından sonra müezzin tarafından cami anahtarını çocuğun ağzına sokup çıkarmak,

    - Yürümeyen çocukların ayaklarına ip bağlayarak cuma namazından ilk çıkan kişiye ipi kestirmek,



    - Küçük çocukların üzerinden atlanıldığında boylarının kısa olacağına inanmak,

    - Çocuğu olmayanlara çocukları olması için deve dili veya etini yedirmek,

    - Çocuk doğan eve 40 gün süre ile et alınmaması gerektiğine inanmak,

    - Yeni doğan çocuğun kırkı çıkmadan evden çıkarılmaması gerektiğine inanmak,

    - Boyu ölçülen çocuğun cüce kalacağına inanmak,

    - Gelinin kucağına erkek çocuk verilince çocuğunun erkek olacağına inanmak,

    - Loğusa kadının herhangi bir şeyden zarar görmemesi inancıyla, bulunduğu yere süpürge, soğan, sarımsak asmak, yastığının altına iğne, bıçak gibi şeyler koymak,

    - Loğusa kadını kırkı çıkana kadar yalnız bırakmamak,

    - Hamile kadınların saçlarını kesmemeleri gerektiğine inanmak,

    - Nikah esnasında gelin ve damadın birbirlerinin ayağına bakması halinde, önce basanın sözünün geçeceğine inanmak,

    - Gelin ve damadın üzerine para, üzüm, şeker ve leblebi gibi şeyler atıp, kapıda küp kırmak,

    - Evlenmeyen genç kızların kısmetinin açılması için müezzine minareden para attırmak, mendil veya eşarp sallatmak,

    - Baykuş ötmesi, kara kedinin insanın önünden geçmesi, horozun vakitsiz ötmesi, insanların ve araçların önünden tavşanın geçmesinin uğursuzluk sayılması, karganın ötüşünün o bölgeye gelecek belanın işareti olarak kabul edilmesi,

    - İki bayram arasında nikah yapmak, duaların kabulü için mübarek gecelerde ziyaretgahlarda mum yakmak, gece vakti tırnak kesmek, cuma ve arefe günlerinde çamaşır yıkamak, dikiş dikmek, temizlik yapmak, akşam sakız çiğnemeyi ölü eti çiğnemek gibi kabul etmek, gece aynaya bakmak gibi şeylerin uğursuzluk getireceğine inanmak,

    - Elden ele sabun, makas, bıçak, iğne ve soğan vermenin uğursuzluğuna inanmak,

    - Sağ elinin içi kaşındığında para geleceğine, sol elinin içi kaşındığında da para çıkacağına, ayak altı kaşındığında da yola çıkılacağına inanmak,

    - Cam ve porselen gibi eşyanın aniden düşüp kırılmasını, bir belanın defedileceğine işaret saymak,

    - Merdiven altından geçmeyi uğursuzluk saymak,

    - Cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmak,

    - Cenazenin alkışlanma uğurlanması, cenazenin arkasından slogan atmak ve çiçek serpmek, cenaze için üçüncü gününde helva ve yemek dağıtmak, kefen arasına dua, ayet ve vasiyetname koymak, ölen kimse için arefe günü kurban kesmek,

    - Hastanın başı üzerinde tuz gezdirmek, köz söndürmek, kurşun döktürmek,

    - Dileğin kabulü için ağaçlara bez-çaput bağlamak, türbelere adakta bulunmak, türbe ziyaretlerinden şifa beklemek,

    - Hıdrellez günü sahile gidilerek kuma veya toprağa ev, araba veya kadın resimleri çizilerek böylece çizilen resimler sayesinde ileride onlara sahip olunacağına inanmak,

    - Camiye girerken cami duvarını öpmek,

    - Tekke ve türbelerde kurban kesmek, türbe ve tekkelerden şifa beklemek, mum yakmak, el yüz sürmek,

    - Misafirin, askere gidenin veya yola çıkanın arkasından su dökmek,

    - Kahve falına bakmak, falcılara, büyücülere gitmek,

    - Ay ve güneş tutulmasında silah atmak, teneke çalmak.
     
  2. 15 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : D'arbanwille
  3. okypete

    okypete Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    28 Mart 2008
    Mesajlar:
    86.970
    Beğenildi:
    41.397
    Ödül Puanları:
    563
    ne saçma sapan şeyler varmış öyle.:1shok:
    güzel konu bu arada..
    Hıdrellez günü sahile gidilerek kuma veya toprağa ev, araba veya kadın resimleri çizilerek böylece çizilen resimler sayesinde ileride onlara sahip olunacağına inanmak,
    - Misafirin, askere gidenin veya yola çıkanın arkasından su dökmek
    Sağ elinin içi kaşındığında para geleceğine, sol elinin içi kaşındığında da para çıkacağına,
    bunları yapıyorum bak o ayrı:roflol:
     
    Son düzenleyen: Moderatör: 15 Temmuz 2009
  4. 15 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : D'arbanwille
  5. D'arbanwille

    D'arbanwille geliyorlar bazen Pro Üye

    Katılım:
    11 Haziran 2007
    Mesajlar:
    3.467
    Beğenildi:
    24
    Ödül Puanları:
    108


    aynen çaktırma :nazar: :nazar:
     
  6. 15 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : D'arbanwille
  7. irna

    irna Popüler Üye Üye

    Katılım:
    16 Haziran 2007
    Mesajlar:
    6.862
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    146
    Cenazenin 7., 40., 52. gecesi ile ölüm yıldönümünde hatim ve mevlit okutmak

    budamı hurafeymiiişş..CADIARZU

    allah allah yana yakıladualar edilir boşunamı şimdiii.kafamçokkarıştı

    çok sacmalıkta en çokta


    - Elden ele sabun, makas, bıçak, iğne ve soğan vermenin uğursuzluğuna inanmak,

    buda daha sacma.ilk kez duydum.ayy bunlar günlük hayatta yaptığımız şeylerkii,komşu gelir olmayanı ister elden veririsin,ne yani yeremi koymak lazım alması için töbe töveee

    kimler uydurmuş bunları ençokta onu merak ederim ki çoğu insanı peşinden sürüklemiştir.
    yaşasa eminim yada biyerlerden gülüyormudur.
    fisfisfis hoş gülemside hurafe oldu şimdi, a.s
     
  8. 15 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : D'arbanwille
  9. zemus

    zemus şöfeer Üye

    Katılım:
    7 Kasım 2008
    Mesajlar:
    3.938
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    148
    bunların asla biticeğini sanmam ve asla vazgeçiremzsiniz...
    çünki okadar inanırlarki anlatsanızda anlamazlar..

    benim yaşadığım şehirde okadar çok varki hiçbirini yapmadım kabul etmedim..
    aa olmaz yapmalısın diyenedene cevabım bunlar hurafe batıl inanç ...........
    saçma sapan şeylerle uğraşacağınıza gerçeklerle yüz yüze gelin..........

    dün akşam eşim anlattı..arkadaşının yeni bebeği olmuş hastalanmış,
    sonra bi adama götürmüşler..adam daha yeni doğmuş bebeği,
    bacaklarından tutmuş süratli bir şekilde bir sağa bir sola sallamış...
    anlatırken kanım dondu nasıl bir anne baba yapabilir bunu,
    kara cahillik bunlar..sonra bebeğin babası napiyosun demiş almış elinden
    aklınız fikriniz yokmu....
    dr.lar bunca sene laf olsun diyemi okuyorlar..

    ay daha neler neler minicik bebekleri ağaç kovundan geçirenleri söğlemiyorum bile..
     
  10. 15 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : D'arbanwille
  11. D'arbanwille

    D'arbanwille geliyorlar bazen Pro Üye

    Katılım:
    11 Haziran 2007
    Mesajlar:
    3.467
    Beğenildi:
    24
    Ödül Puanları:
    108
    cahil eğitimsiz bilinçsiz insanların saçma sapan takıntılarından başka birşey değil ama bazı maddeler varki türk halkının geleneği haline gelmiş..
    mesela irna ablamın seçtiği ilk madde , ölüler için okunan dualar..
    bu resmen olmazsa olmaz..
    birde bebek için mevlit okumalar var , o da keza olmazsa olmazlardan.
    cok zor halkı bunlardan vazgeçirmek..
    türkiyenin son yıllarda büründüğü ürkütücü kimliğin sonucu olarak diyanet işleri ciddi bir güç ülke de '' ama '' onların bile bu yapılanlara dur diyebileceğine inanmıyorum..
     
  12. 15 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : D'arbanwille
  13. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.568
    Beğenildi:
    58.529
    Ödül Puanları:
    663
    Konu dini bir boyut taşıdığı için (dini konular sitede yasaklandı) ve kitaptan alıntı olmasına rağmen yapılacak yorumlar kişisel tartışmalara neden olacağı için kilitlenmiştir....
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.