7.4

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve çiRkin peRi tarafından 14 Şubat 2008 başlatılmıştır.

    14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  1. çiRkin peRi

    çiRkin peRi Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    248
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Çığlık sesleri karışıyor gecenin karanlığına, bir anda gözlerimi açıp tavandaki boş beyazlığa bakarken sallandığımı hissetmem hiç de zor olmuyor. Deprem diye bağırmak istiyor ama sesimi kendim bile duymuyorum… Derken;

    -Depremmmmmm…

    Diye bir sesle tekrar kapatıyorum gözlerimi, yapacak hiçbir şeyim yok çünkü… Çünkü öyle acizim ki bu olay karşısında… Sadece gözlerimi tekrar kapatıyorum sallanırken, kapatıyor ve bir yandan da ;

    -Allah’ım sen ne yazmışsan o olur, sen koru bizleri diyerek titriyorum çaresiz. Evet, çaresizim, hem de çok çaresiz…

    Birçok çığlık karışıyor birbirine… Minik bir çocuğun ‘anne’ diyerek ağlamasına, başka bir yerden kardeşini arayan ve acıyla bağıran bir ablanın sesi karışıyor mesela.

    Sonra bir anda duruyor sallanmalarım, gözlerimi açmaya korkuyorum, her şeyin kötü bir karabasan olması için dua ederken gözlerimi açmaya çok korkuyorum.

    -Abla…

    Bir el dokunuyor usulca ellerime. Nefes almakta zorluk çekiyorum ama inatla açmıyorum gözlerimi…

    -Sen kimsin?
    -Abla aç gözlerini, korkma… Ben korkuyorum zaten n’olur aç gözlerini beni yalnız bırakma…

    Öyle tatlı ki miniğin sesi açıyorum. Ama her taraf kapkaranlık, ağzımda toprak tadı. Tükürmeye çalışıyor onu bile başaramıyorum.

    -Nerdesin?
    -Yakınında, elini tutabiliyorum.
    -Neden buradayız, ne oldu?
    -Anlatmak için?

    Anlatmak… Bunu duyar duymaz anlıyorum, her şey bir rüya. Ama neden, neden ilk defa bu kadar gerçekçi? Ben hiç içinde bulunmamıştım ki olayların, sadece…

    -İzliyordun…

    İçimi okuyordu minik kız. Ve neden sorularıma sadece o cevap verebilirdi biliyorum.

    -Bazen daha iyi anlayabilmek için yaşamak lazım derler. Abla bizim yaşadıklarımızı izleyerek anlayamazsın.

    Bir anda bir sesle susuyor ufaklık.

    -Ayşe…

    -Bu kim?
    -Annem… Beni arıyor.
    -Neden cevap vermiyorsun?
    -Çünkü…

    Eliyle tekrar dokununca anlıyorum. Buz gibi…

    -Kızım nerdesin? Ayşe’m… Ayşe’eeemmm…

    Ayşe’nin annesinin sesine yüzlerce anne, abla, abı sesi karışıyor. Kimi eşini, kimi kızını, kimi babasını arıyor toprağın altında. Ve çoğu acıyla karşılaşıyor.

    -Ayşe orda mısın?
    -Biliyor musun abla, çok korktum ama şimdi korkmuyorum. Çünkü Allah’ım bizi acı çekmeyeceğimiz bir yere gönderdi. Ara sıra annemi özlüyorum hani üzülüyor diyorum ama iyiyim… Gerçekten iyiyim. Hani gerçek yaşama dönünce olurda anneme yada onun depremde yakınlarını kaybetmiş herhangi birilerine rastlarsan, söyler misin…Bizler iyiyiz… Gerçekten iyiyiz…

    Yine sallanmaya başlıyoruz Ayşe’nin sözünün ardından.

    -Kapa gözlerini abla…

    Karanlık, her yer çok karanlık. Mezar gibi burası ve soğuk… Bir de çığlıklar eklenince, insan korkuyor elinde olmadan. Rüya olduğunu bilmesine rağmen korkuyor.

    Eli değiyor Ayşe’nin yine, bu sefer korkmadan açıyorum gözlerimi. Bir rüzgâr esiyor hafiften, havada ağır bir koku var. Bu koku ağır, çok ağır…Sanki…

    -Cesetler ala diyor minik Ayşe ve o kadar alışmış ki artık sıradanlıktan öteye geçmiş bu kelime onun minik yüreği için bile…

    Dehşet…

    Yaşadığım büyük bir dehşet. Evler yok ortada, her şey yıkılmış. İnsanlar yıkıntıların arasında ağlıyor, bağırıyor ve sevdiklerini arıyor. Ayşe’nin annesini de görüyoruz orada. Toprağı kazıyor, taşları atıyor oradan oraya.

    -Kızımı ver bana… Kızım… Ayşe’mmmm…

    Bir anda çevrem yüzlerce insanla doluyor.

    -Hepimiz… Hepimiz hayatımızı kaybettik bu depremde…

    Derken Ayşe bakıyorum onlara. Kimisi daha beşiğinde bir bebek, kimisi hamile bir kadın… Yüzlerce insanın yüzlerce umudu yitip gidiyor, 7,4 lük bir depremin ardından. Ama hiçbiri isyanda değil, Allah’ın işine karşı gelmek olmaz diyor büyük çoğunluğu. Bu kadarmış ömrümüz. Bu kadar yazmış Rabb’im…

    -Neden ben buradayım Ayşe? Neden bunları tekrar yaşıyorsunuz sizler.

    Başı kanıyor minik kızın.

    -Yaralarımız yeniden kanamaya başladı abla, acımız dinmişti ama yeniden ağlıyor o depremde ölen minik bebekler. Annelerin yüreklerinden kan damlıyor çünkü. Bir abla siyasi bir olayda bizleri de kullanmış. Dinsiz demiş hepimize. Ondan ölmüşler imasını kullanmış.

    Anlamıyorum ilk başta, sonra… Sonra o haber gelip dayanıyor zihnime. Bir genç kız hem de üniversitesi öğrencisi bir genç kız; düşüncelerini savunmak için ölen onca insanın arkasından konuşmayı hak biliyor kendine.

    7.4 size yetmedi mi?

    Pankart gözümün önünde gitgide büyüyor.

    7.4 size yemedi mi?
    7.4 yetmedi mi?
    7.4…


    -Özür dilerim diyorum hepsine. Gözlerine bile bakamadan özür diliyorum.

    Ayşe elimi tutuyor.

    -Suçlamıyoruz kimseyi, ama siz de bizi yargılamayın be abla. Yaradan karar vermiş buna, almış canımızı ama bu bizi dinsiz etmez ki? Bebekler var, biz çocuklar var ölenlerin içlerinde hadi büyükler dinsizdi ki bu yüzden bile yargılayamayız onları… Bizim ne suçumuz vardı. Ne günahımız ne ahlaksızlığımız olmuştur. En fazla ağlamış yemek istemişizdir annemizden. Yâda şımarmak hakkımız, üzmüşüzdür belki evet ama ne kötülük yapmış olabiliriz ki?

    İstediğimiz tek şey dua iken neden böyle kötü konuşuyorlar ardımızdan. Annemin çektiği acıyı biliyor mu içlerinden biri. Ardımdan okuduğu duaları yâda. Bak bu amca Hıristiyan ama kimseye kötülüğü dokunmamış bir kere bile. Herkes çok severdi onu, yâda o Hıristiyan diye mi Allah depremi gönderip canımızı aldı sence.

    Aradan yıllar geçti annem hala dua okur ardımdan. Hiçbirimizin canı yanmıyordu da artık. Takii o yazı çıkana kadar ortaya. Deprem zamanında da olmuştu bu söylentiler. Sonra kesildi. Söylenenler kesildikçe acımızda gitti. Zaten öldükten sonra hiçbir şey yakmıyor canını ardından söylenenler dışında. Konuşmasınlar abla, savundukları şeyler için ardımızdan kötü konuşmasınlar. İnandıkları Rab’leri adına sussunlar. Allah’ım sevmez ölünün ardından kötü konuşulmayı bilmezler mi onlar. Allah’ım kötü kalpliliği sevmez.

    Hem suçumuz neydi ki bizim, bir deprem oldu, binaların altında kaldık, vesile oldu bunlar ölümümüze ya; hani bu mudur bizi kötü kalpli ahlaksız yapan…

    Konuştukça başı daha fazla kanamaya başladı Ayşe’nin… Kan umurunda değildi ama içindeki minik kalbi zedelenmişti, ruhu acıyordu ufaklığın. Tıpkı beşikteki bebekten, 70 yaşındaki nineye kadar o gün ölen herkesin ruhu acı içinde kıvranıyordu.

    Sebep ise tek bir cümleydi…

    7.4 size yetmedi mi?

    1999 depreminde ölen herkesi saygıyla anıyor, ailelerine sabır diliyorum. Allah’ım onların ardından kötü konuşanları vicdanlarıyla yensin dileğim…

    Meral BİLGİÇ
     
  2. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  3. gurbaa prenses

    gurbaa prenses KK'nın Haylaz Kızı Pro Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    11.253
    Beğenildi:
    190
    Ödül Puanları:
    213
    canım...
    duyarlılıgın için çok teşekkür ediyorum
    bahsi geçen pankartla ilgili konu açıp birkaç satır yazmayı çok istedim...
    fakat forumda tartışma konusu olacağını bildigimden vazgeçtim
    pankartı taşıyan o zavallıya Gani Müjde kapak mahiyetinde mükemmel bir yazı yazmış...
    okumanı tavsiye ederim yerimseniben
     
  4. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  5. EU1

    EU1 Guest

    Of ya yine yaşadım o günü...

    O gün yazlıktaydık.Adapazarına sabah ezanıyla geldik.Sizin yüzünüzden oldu deprem dediler.Gidiyosunuz ya yazlıklara.....

    Ne demektir bu ya ne demek.....
     
  6. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  7. sevcil

    sevcil Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Ekim 2007
    Mesajlar:
    30
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    bu örümcek kafalılıktır başka sölicek bişey bulamıyorum. Gerçekten Gani Müjde çok güzel cevaplamış kendisini tebrik ediyorum
     
  8. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  9. çiRkin peRi

    çiRkin peRi Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    248
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Gani Müjde'yi okudum, bizim duygularımızı öyle güzel yansıtmış ki...
    Ama düşünün biz yine de çok rencide olmuyoruz ya, ya onlar...
    Ölen sevdiklerimiz....

    Bir arkadaşım yazıma cevap yollamıştı aynen koyuyorum...


    Konu: 7,4 onlara yetmedi...

    Söyleyecek çok şeyim var ama nasıl ifade edeceğimi bilemedim. Bir an deprem anına döndürdün beni. Birebir tam ortasında yaşadığım o sallantıya. Sonra günlerce toz, duman pislik siren sesleri içindeki yaşayışımıza. Sonra o yıkılan enkazda bacakları dışarda kalmış çocuğu hatırladım. Deprem sabahıydı. Bacaklarını sallıyordu çocuk ama öyle bir sıkışmışki çıkaramıyorlardı.. Sonra duydum kurtarmışlar... Yan çadırımızda yaşayan kadını hatırladım.. Sürekli kızlarını sayıklıyordu. "Ben dışarıda kaldım çocuklarım içerde.. Seslerini dinledim anne kurtar bizi diyen seslerini.. Sonra sesleri kesilmişti.. Gözümün önünde diri diri yandılar"

    7,4 te günahsız mıydımda kurtuldum.. Cennetlik kadınmışım demek ki minicik bebelerin yanında. Gelsin o zihniyettekiler elimi ayağımı öpsünler biz kurtulanların karşısında.. Allah adına onlar karar veriyor ya.. Beni de cennetlik ilan etmeleri lazım zihniyetle.

    Gerçekleri çok güzel bir hikayeyle vurgulamışsın. Teşekkürler Meral.
     
  10. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  11. gurbaa prenses

    gurbaa prenses KK'nın Haylaz Kızı Pro Üye

    Katılım:
    23 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    11.253
    Beğenildi:
    190
    Ödül Puanları:
    213

    Bir hafta önce türban protestoların sırasında "7.4 yetmedi mi?" pankartını açan sevgili
    kardeşime seslenmek istiyorum bugün...

    20 bin insanın acısı ve cenazesi üzerine politika yapmaya kalkan "o güzel insana" bir çift
    sorum var. Ey mantosu uzun,aklı kısa kardeşim benim. 7.0 yetmedi mi? Senin okuduğun
    gazeteler yazdı mı bilmiyorum ama Amerika'nın,hani o gavur ve Hıristiyan Amerika Birleşik
    Devletleri'nin,hani o Siyonistlerle iş birliği yaptığı için her yerde bayrağını yaktınız
    ABD'nin Los Angeles şehrinde 7.0 büyüklüğünde bir deprem oldu bacım...
    Neredeyse bizimkine yakın bir deprem. Bizde ayni şiddetteki bir deprem 20 bin kişi ölup 20
    bin kişi sakat kalırken,gavur,Hıristiyan ve Siyonist dostu Amerika'da sadece 2 kişi yaralandı
    güzel ablam. Şimdi türbanlı başını ellerinin arasına alıp düşünüyor musun acaba? Sakarya
    gibi muhafazakar bir bölgede
    Allah binlerce Muslumanı öldürerek cezalandırıyorsa eğer,Hıristiyanlara ve Siyonist dostlarına
    niye kıyak geçiyor? Seks shoplarıyla, porno filmleriyle tüm dünyaya "seks","uyuşturucu" ve
    "günah" ihraç eden bu ülkenin Allah katında ayrıcalığı ne olabilir ki güzel annem? Oysa adım
    gibi eminim Sakarya'da, Gölcük'te hayatlarını kaybedenlerin çoğu ölmeselerdi eğer sabah ezanı
    ile birlikte camilerin yolunu tutacaklardı.
    Üç aylarda oruç tutacak,Ramazan'da devrilmeyen minarelerin ışıklarıyla birlikte senin ağzına
    adı bile yakışmayan Allah'ın adı ile birlikte oruçlarını açacaklardı.
    E nooldu şimdi? 7.0 yetmedi mi güzel ninem? Eğer her coğrafya olayını,her doğal afeti bilimin
    ve aklın süzgecinden geçirmeden böyle yorumlarsan bu ülkenin yarısı her deprem felaketinden
    sonra dinsiz olur güzel hala kızım... Fay hattında 10 katlı binalara izin veren şapşal
    belediyecilik anlayısını, deniz kumundan inşaat yapan edebiyatçı muteahitleri,depreme
    dayanıklı konut üretme çabalarını, hırsızları,uğursuzları bir kenara bırakıp her şey ilahi
    kudretin intikamı olarak açıklarsan bu deprem 10 yıl sonra gene aramızdan binlerce "dinsizi"
    alır gider güzel amca kızım... Beynin var mı bilmiyorum,betonların altında inleyerek can veren
    20 bin insanı, kadını, çocuğu ve bebeği bir kalemde günahkar diye silip atan kuş beynini
    türbanın altında görmek mümkün olamıyor cünkü ama bence bu yazıyı oku ve bütün gece uyumadan
    düşün. Allah'ın kullarına böyle cezalar verebileceğini hala düşünüyorsan da git Hıristiyan
    ol...
    Çünkü senin bu mantığına göre Allah onları daha çok seviyor. "Gavurlar" hem senden daha
    zengin,hem de evleri tepelerine yıkılmıyor.


    Gani Müjde

    Yüreğine sağlık :kahve:
     
  12. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  13. cinsilatif

    cinsilatif sana emanet... Pro Üye

    Katılım:
    21 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.254
    Beğenildi:
    196
    Ödül Puanları:
    163
    aynı şeyi ben de düşündüm
    ama insanları germek istemedğimden vazgeçtim
    gani müjde nin yazısı ise başka söze hacet bırakmayacak cinsten
    depremden hemen sonra kocaeli deydim...
    az çok biliyorum yaşananları
    insanların neler çektiğini
    Allah bi daha yaşatmasın
     
  14. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  15. BeLLa

    BeLLa Sevgi neydi?Sevgi emekti Üye

    Katılım:
    22 Şubat 2007
    Mesajlar:
    1.390
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    106
    El-insaf ya, nasil bir zihniyettir bu :mymeka:
     
  16. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  17. R2D2

    R2D2 Aklım sukut-u sever benim Üye

    Katılım:
    3 Eylül 2007
    Mesajlar:
    871
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    O depremde hayatını kaybeden arkadaş ve akrabalarımı bir kez daha rahmetle
    anıyorum.:çok üzgünüm: Bu deprem üzerinden aptalca düşüncelerle siyaset yapmaya kalkanları da şiddetle kınıyorum.!!:kahve:
     
  18. 14 Şubat 2008
    Konu Sahibi : çiRkin peRi
  19. çiRkin peRi

    çiRkin peRi Popüler Üye Üye

    Katılım:
    4 Ekim 2007
    Mesajlar:
    248
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Biliyor musunuz kimsenin gerileceğini sanmıyorum.Çünkü burda konuştuğumuz türban olayı değil.Eminim başörtüsü yada türban takan birçok arkadşaımızda bu pankart karşısında çok üzülmüşlerdir.

    Sonuçta açıkta olsak kapalı da olsak Aynı Yaradana inanıyoruz hepimiz.

    Düşüncelerimiz farklı da olsa Allah'ım hepimizie vicdan vermiş...

    Sabır diliyorum ve cahil insanlardan uzak durmayı ümit ediyorum.

    Demek ki üniversite önemli değil, önemli olan cehaletimizi üniversitenin ardına saklamamak...