8 Eylül: Dünya Okuma-Yazma Günü

Konusu 'Eğitime Dair (Eğitim Şart !)' forumundadır ve Ev -Hanxixmxix tarafından 9 Eylül 2009 başlatılmıştır.

    9 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Ev -Hanxixmxix
  1. Ev -Hanxixmxix

    Ev -Hanxixmxix sevgiler Üye

    Katılım:
    27 Mart 2008
    Mesajlar:
    2.647
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    106

    Dünya gündeminde ciddi bir eğitim sorunu olarak varlığını korumakta olan okumaz yazmazlığın büyüklüğünü hissettirmek, bu konuda kamuoyu oluşturmak ve sorunu yaşayan ülkeler arasında işbirliği kurmak amacıyla ilk kez 1967 yılında UNESCO tarafından “Dünya Okuma Yazma Günü” olarak ilan edilen 8 Eylül; üye ülkeler tarafından kutlandığı gibi ülkemizde de her yıl çeşitli etkinliklerle kutlanmaktadır


    Dünya çapında okuma yazma bilmeyen yaklaşık 860 milyon yetişkin bulunuyor. Her yıl 8 Eylül'de, okuma yazma bilmenin hayatı ne denli kolaylaştırdığını ve ne kadar fazla insanın bu imkândan uzak olduğu hatırlatılıyor.
    Tam 5 milyon insanımız okuma yazma bilmiyor.


    Okuma yazmanın önemini anlatmaya gerek yok. Bir insan için olmazsa olmazlardan birisi. Bu amaçla açılan kurslardan birisini ziyaretimiz sırasında, “Okuma yazma öğrenmek, nasıl bir şey? Hayatınızda neleri değiştirdi?” diye sorduğumuzda, hiç unutmadığımız cevaplar almıştık. ışte birkaçı:
    * Bugün kör olmak neyse okuma yazma bilmemek de oydu. Artık görüyorum.
    * Hangi otobüse bineceğimi artık başkalarına sormuyorum.
    * Okumak özgürlükmüş...
    Anayasa’ya göre, 8 yıllık temel eğitim zorunlu. Yani Anayasa’nın gereği yerine getirilmiş olsaydı okuma yazma bilmeyen hiç kimse olmazdı.
    Ama rakamlar tam tersini söylüyor. Tam 5 milyon insanımız okuma yazma bilmiyor. Bunlara tespit edilmeyen ya da utandığı için bildiğini iddia edenleri eklediğinizde, rakam çok daha yukarılara çıkıyor. Aktif okurluk yazarlık oranlarını ise hiç hatırlatmak bile istemiyorum. Yani düzenli olarak, gazete, kitap, dergi okuyanlar. Yüzde 20’nin bile altında. Okuryazarlık, bakalım bugün ne kadar konuşulacak? Hangi yönleri ile ele alınacak?
    Umarım yine, dünyanın en utanç verici olaylarından birisi olan okuma yazma kursları ile gurur duyulmaz.
    Bir ülke düşünün ki, anayasal görevini yerine getirmiyor, yaşam hakkından sonra en kutsal hak olan eğitim hakkını vatandaşlarına zamanında vermiyor, ondan sonra da bunu yapıyorum diye övünüyor. Övünülecek ne varsa!
    Umarız, dünden bugüne bu konuda neler yapıldı, bugün biraz da onlar ele alınır. Ve bu sorunu bugüne kadar neden çözemediğimiz konuşulur. Daha da önemlisi, okuma yazma kampanyaları ile bu işin çözülmeyeceği anlaşılır. AA’nın bu konuda çok güzel bir toparlaması var ama şunu özellikle hatırlatmalıyım: Doğan her çocuğu, hemen nüfusa kaydetmeden, okul çağı gelen her çocuğu okula göndermeden, aradan bin yıl geçse de bu sorun çözülmez...

    5 milyon okuma bilmiyor
    Türkiye’de 2008 yılı rakamlarına göre okuma yazma çağındaki 64 milyon 241 bin 226 kişinin 4 milyon 930 bin 12’si okuma yazma bilmiyor. Okur yazar olmayanların yüzde 79,98’i kadın. Türkiye, harf devriminin ardından başlatılan seferberliklerle okur yazar sayısını her geçen yıl artırırken, 1927’de yüzde 11 olan okur yazarlık oranı 1935’te yüzde 20,4’e, 1950’de yüzde 33,6’ya, 1960’ta yüzde 39.5’e, 2008 yılında ise yüzde 85.71’e ulaştı.
    Cehalet savaşında ilk hamle, Kasım 1928’de gerçekleştirilen harf devriminden sonra, yeni harflerle okuma yazma öğretmek amacıyla Halk Mektepleri, Halk Dershaneleri ve Gece Kursları’nın ‘’Millet Mektepleri’’ne dönüştürülmesiyle yapıldı.
    Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk ve en büyük okuma yazma seferberliği kabul edilen bu dönüşümle öğretmenlerle birlikte aydınlar da okuryazar sayısını artırma çabasına destek oldu.
    Bu seferberlikte bir yılda, öğretmen, kitap, bina ve araç gereç yokluğuna rağmen 199 bin 534’ü kadın, toplam 597 bin 10 yetişkine okuma yazma öğretildi.
    Atatürk’ün ve Cumhuriyet Halk Partisi’nin önderliğinde 1932 yılında kurulan ‘’Halkevleri’’ de cehalet savaşında önemli rol oynarken, Millet Mektepleri (Halk Dershaneleri) aracılığıyla 1928’den 1959 yılına kadar açılan okuma yazma kurslarında 1 milyon 867 bin 920 kişi eğitim aldı.
    Çabalar sonunda 1927’de yüzde 11 olan okur yazarlık oranı 1935’de yüzde 20,4’e, 1950’de yüzde 33,6’ya, 1960’ta yüzde 39.5’e, 2008 yılında ise yüzde 85,71’e ulaştı. Herkesin okuryazar olması amacıyla başlatılan mücadeleye Türk Silahlı Kuvvetleri de önemli katkıda bulundu. Atatürk’ün doğumunun 100. yılında, cehalete karşı verilen savaşlardan en önemlilerinden biri başlatıldı. Seferberlik kapsamında 1981-1989 yılları arasında açılan 194 bin 797 kursu, 3 milyon 974 bin 979 yetişkin başarı ile tamamladı.
    Okuryazarlık oranını yüzde 100’e çıkarma hedefi doğrultusunda yeni adımlar atıldı.
    10. Cumhurbaşkanı Sezer’in adına eşi Semra Sezer’in önderliğinde 8 Eylül 2001 tarihinde Ulusal Eğitime Destek Kampanyası başlatıldı.
    Milli Eğitim Bakanlığı ile UNICEF arasında imzalanan protokol gereği 17 Haziran 2003’te Haydi Kızlar Okula Kampanyası başlatıldı.
    Milli Eğitim Bakanlığı’nın organizasyonunda düzenlenen Ana Kız Okuldayız Okuma Yazma Kampanyası ise 6 Haziran 2008’de başladı. Kampanya, okuma yazma bilmeyen en az 3 milyon insanın okuryazar hale getirilmesini hedefliyor.
    Özetin özeti: Daha kat edecek çok yolumuz var...

    Abbas Güçlü Diyalog
    [/B]
     
    Son düzenleme: 9 Eylül 2009