80'li yıllar demek

Konusu 'Hayat Bilgisi' forumundadır ve Boswer tarafından 31 Ağustos 2009 başlatılmıştır.

    31 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  1. Boswer

    Boswer Annemi çok özledimm Üye

    Katılım:
    30 Ocak 2009
    Mesajlar:
    7.412
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    148
    80'li Yıllar Demek...

    Ben seksenlerde (1980) 10 yaşındaydım. O yılları acısıyla tatlısıyla geride bıraktım. Ama içimde bir burukluk var. Çünkü o yıllarla zamanımız arasında değişen çok şey var. Ve nedense ben bu değişen şeyleri özlüyorum. İşte o yıllar...
    1980li yıllarda hayatının ilk tecrübelerini yaşamış, ilkokula gitmiş,

    Kenan Evren´i, Erdal İnönü´yü, Özal'ı tanımış olmak,
    Ajda Pekkan´ın Alo, Michael Jackson´ın Pepsi reklamlarını hatırlayacak
    kadar
    şanslı
    olmak demek.

    Big in Japan, The Final Countdown, Eye of The Tiger demek.
    İcraatın içinden demek, "Semra koy bir kaset de neşemizi bulalım"
    demek.
    Köprü demek, ödediğiniz her kuruş verginin yol, su, elektrik olarak
    size
    geri dönmesi demek

    Voltran Voltran Voltran demek , depozito toplamak adına kola şişesi
    biriktirmek demek , Adile Naşit`ten masal dinlemek demek.

    Debbie Gibson, tiffany, Jason Danovan, Sandra, Modern Talking. vb.
    dinliyor
    olmak...
    Comanchero´nun ve life is life'ın sözlerini ezberlemeye çalışmak
    demek...
    Michael Jackson, Madonna, Samantha Fox demek

    Korhan Abay, Cenk Koray, Metin Milli, Ersen ve Dadaşlar demek.
    Clementine, He-man, She ra, Transformers demek.

    Okula siyah önlükle gitmek demek. Kayahan, Nilüfer, Sezen Aksu, Barış
    Manço
    ile büyümek demek.

    İhtilal çocuğu demek, Köle İzaura demek, Ziyaretçiler demek!!!!
    Acidçi misin metalci mi demek...

    Moruk demek,
    Herild yani demek,
    Hey corc versene borc demek,
    olmaz maykil bende de yok cevabını işitmek demek,
    geriye dönüp baktıkça iç geçirmek demek...

    Yüzyıl içindeki en iyi, en kıyak kuşak. Hem eski hem yeni olmak demek.
    Biraz gözü açık bir 80'li, yüz yıllık nesil kültürünü bir porsiyonda
    almış
    demektir.

    edi mörfiiiiiii huuuuuuuuuuuuuu şörli makleeyynn yeeeeeee diye bağırıp
    en az bir technotronic kasetine sahip olmak demek.

    Mahalle çeşmelerinden su içmek, bayramları iple çekmek, cumhurbaşkanı
    denince Kenan Evren'i hatırlamak demek

    Koltuk altında topla okul bahçesine yalnız giderken "nasılsa oynıycak
    birileri vardır" diyebilmek demek

    Eti kemik geçiyor demek;

    Evden çıkmayan bilgisayar bebeleri haline gelmeden çocukluğunu
    yaşayabilmiş,son dönemin bir üyesi olmak,

    Ne sorusuna zonk cevabı vermekten zevk duymak, büyüteç ile kağıt yakmak
    ve
    siyah kağıtların beyaza oranla daha kolay yandığını keşfetmek, 9
    voltluk
    pile dilinle dokunup o ekşi anı yaşamak,

    Televizyon konserlerini teybe çekerken odaya giren anneyi hemen
    susturmak,
    23 nisan çocuk şenliğinde gelen yabancı çocuklara 5 dakikada aşık olmak
    demek

    Son dersin son 5 dakikasında parkeleri giyip zilin çalmasını beklemek,
    hurraa kapıya doluşmak, dışarıya pestil olarak çıkmak demek, sinek
    ilacı
    arabalarının arkasında bıraktığı bulutta deli gibi dolaşmak demek.

    Kutu kolayı açtıktan sonra kapağını çekip çıkarıp atmak demek

    Tipe bak demek,

    Fon müziği Laura Brannigan'dan Self Control olan günler.
    Bakkala gitmenin, sokakta oynamanın, harçlık toplamanın geçerli
    sayıldığı,
    Havuç´un olmadığı yıllar demek... her şeye rağmen temiz ve el değmemiş
    bir
    hayat demek...
    Sonrasında biz büyüdük ve kirlendi dünya demek.

    Pazar akşamları mecburen yıkanmak ve erken yatmak demek

    Sesi açıp kısmak için televizyonun dibine kadar gidip üstündeki
    düğmelere
    basmak zorunda olmak demek

    Şehirlerarası yolculuklara çıkarken otobüsün 302s olması için dua
    etmek.
    Bilet alırken arka kapının önü ve tekerlek üstü olmasın demek.

    Resimli futbolcu kartları demek, süper babaanne demek, fantayla kolayı
    karıştırmak demek, mahalle kavramı demek.

    Çavuşevsku ve karısının kurşuna dizilişini TV'den seyretmek demek, o
    görüntülerin yıllar sonra bile kafadan hala çıkmamış olması demek.

    Anket ve hatıra defterlerinin olması bunlara seviyorum ama kimi diye
    başlayan maniler yazmak,önünde tek arkasında 2 çizgi olan külotlu
    çorapların
    havada sallanarak giydirilmesi, içinde biri sabunlu iki ıslak bez olan
    mustili beslenme çantası, dantel yaka, yenen kokulu silgi, leblebi tozu
    çekerken atlatılan ölüm tehlikeleri, hulohop, ayak bileğine takılarak
    çevrilen top, sek sek oynamak, bayramda mahalleye dağılıp şeker
    toplamak,
    müsaitseniz annemler size gelecek demek.

    TRT´nin yayın akışının bitmesiyle çalan İstiklal Marşı için ayağa
    kalkıp,
    marşı hazır olda bangır bangır söylemek ve marşın bitiminden sonra
    çıkan tiz
    "biiiiiiiiiiiiip"sesine rağmen televizyonu kapatmamak demek.

    Zerrin Özer demek. Nasıl da geçmişti bütün bir yaz demek.
    Bu şarkıya kafanda klip çekmek demek.

    Annelerin Çernobil yüzünden çay içirmemesi, gofret yedirmemesi demek..
    Challenger'ın olduğu günkü haberleri hatırlamak demek..
    PKK saldırılarında her gün mutlaka birilerinin öldüğünü duymak ama
    anlamamak
    demek.
    Veronica Castro'yu güzel zannetmek demek.
    Kenan Evreni Atatürk zannetmek demek.

    Yazlık diskolarda içeri alınmamak demek, bunun için ağlamak ve içeride
    - her nedense- You are in the army now- şarkısında sarmaş dolaş dans
    eden
    abi ve ablalara bakıp özenmek demek

    Gorbaçov´un kafasındaki kırmızılığın ne olduğunu merak etmek, anneye
    "Zeki
    Müren´e teyze mi diyim amca mı diyim" diye sormak,

    Kenan evren´in cumhurbaşkanlığı görevinden ayrılırken Çankaya köşkü
    basamaklarından yavaş yavaş inip sekreteriyle vedalaşmasını hatırlamak.

    "Hayat Bilgisi" kitabında Kenan Evren´in resmi olması, her yere modern
    cami
    inşa etme furyasına anlam verememek, batman ve Şirnak´ın henüz il
    olmadığı
    günleri hatırlamak, Özal'ın çenesinin enteresan yapısına anlam
    veremeyip,
    "acaba benim çenem de ilerde böyle olur mu" kaygısıyla aynaya bakmak
    demek...

    breyk breyk arkadaş arıyorum demek
    Eve lazım olur diye fazlaca pul almak demek
    ho ho ho hoover demek
    Zeki Müren'in size alo diyoruuuum demesi demek

    İlkokulda Halley, Petrol ve Komancero şarkılarını uydurma sözlerle
    söyleyerek dans eden Tolga Han özentisi sefil dans grupları kurmak okul
    sonrasında ise her gün koşturarak eve gidip; bu toprağın sesi
    programında
    kımıl zararlısı ile mücadele yöntemleri, orman köylüsünün sorunları ve
    yüksek randımanlı durum bugdayı türleri ile ilgili verilen faydalı
    bilgilerin ardından Kamber ağa ile uyanık skeçlerini büyük bir ilgi ile
    izlemek demek küçük yaşta bilinçli bir çiftçi kadar ziraat bilgisine
    sahip
    olmak demek sinemalarda the Lord of the rings, Harry Potter vs. izlemek
    yerine Jules Verne romanları okumakla geçirilen bir çocukluk demek

    Aldım çantamı kolumaaa,
    çıktım Dallas yoluna,
    ben Babi´yi beklerken
    Ceyar girdi koluma
    şarkısını dansıyla birlikte bilmek demek.

    Kimler geliyo kimler?
    sana ne, sana ne?
    Ama bunu söylemenize gerek yok ki,
    ben yapınca alışverişi, zaten alıyorum satış fişi replikleri barındıran
    Ali-Ayşegül Atik reklamı ve bakkal amca, bir pergel, bir kalem, bir de
    çikolata alacağım.
    Erooooolll, Eroooolll (mahallede çocuklardan biri) buraya gelin dedim
    size
    buraya !
    fişini de al oğlum´daki Meşhur Erol,
    hadi hep birlikte, hep birlikte,
    biz biz olalım
    yemeklerden önceeee,
    lavaboya koşalım,
    hafta da bir kere tırnakları keselim,
    fırçalayıp onları tertemiz olalım diye şarkılar ezberleyen bir nesil
    olmak

    İcraatın içinden izleyip Özal´ın kalemine bakıp hipnotize olmaya
    çalışmak

    Videocudan American Ninja, Kartal, Kan Sporu ve Evil Dead gibi filmleri
    kiralamak demek

    Analogtan dijitale geçiş devrini yaşamış birey olduğunu anlamak ve
    ikisinden
    de farklı zevkler aldığının farkına varmak demek

    Çok güzel bir ülkenin son yıllarını hayal meyal hatırlamak, sonra da
    çivisinin çıkışını görerek büyümek demek

    Hava durumlarının eksi değil de "sıfırın altında bilmem kaç"
    denildiğini
    bilmek demek

    Apartmanın çatısına 5 metrelik anten takıp üstüne de tencere kapağı
    bağlayan
    bir abinin sizi TV önüne oturtması ve çatıdan oldu mu diye bağırıp
    anteni
    ayarlamaya çalışması . Yunanistan kanallarını görüntülemek adına ..
    oldu
    oldu diye camdan kafayı çıkarıp bağırmak ve kimsenin buna şaşırmaması
    demek.
    Siyah beyaz ve karlı bir görüntü de olsa ..
    Üstelik Yunanca tek kelime anlamasanız da gündüz vakti çizgi film
    izlemek
    için az debelenmemiş olmak demek...
    Muhtemelen hayatımız boyunca yaşadığımız en güzel 10 yıl demek...

    TRT 1´de oluşan sorunlar sonucu yayına bir süre ara verildiğinde ekrana
    getirilen donuk ağaç, dağ bayır resmine 10 dakika hareketsiz bakabilmek
    demek,

    Türkiye'de yaşamış son mutlu kuşak olduğunu hüzünle hissetmek demek
    :çok üzgünüm:
     
  2. 31 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  3. ema1

    ema1 Hayat, sen plan yaparken başına gelenlerdlr Pro Üye

    Katılım:
    10 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    19.459
    Beğenildi:
    7.408
    Ödül Puanları:
    238
    eline sağlık güzel olmuş:roflol:
     
  4. 31 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  5. canayakxixn

    canayakxixn Bir Nefes&Düş Gibi Pro Üye

    Katılım:
    7 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    4.945
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    O yılların havasını solumak geçekten bambaşkaydı.Herşeyin tadı vardı...........
    Paylaşım güzeldi.Sağol canım...........

    kaydirigubbakcemile5
     
  6. 31 Ağustos 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  7. ilktuxgx

    ilktuxgx HAYATIM DAHA GÜZEL OLACAK Üye

    Katılım:
    5 Haziran 2007
    Mesajlar:
    410
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    ıhtilal olduğunda 11 yaşındaydım,o gün ateşler içindeydim annem işe gidemedi diye o kadar seviniştim ki
    Şimdi 80'ler ve çocukluk denilince aklıma geldi.Biz gerçekten güzel bir çocukluk geçirmişiz.Bütün o yazdıklarını okuyunca burnumun direği sızladı.Teşekkürler o güzellikleri ve saflığı-bence şimdiki çocuklara göre epey saftık o günlerde-tekrar hatırlattığın için...
     
  8. 1 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  9. ozlemarda

    ozlemarda Şeker Prenses♔Tuz Kral♕ Üye

    Katılım:
    24 Nisan 2009
    Mesajlar:
    3.570
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    106
    ayy müthiş yaa o yıllarda doğmadım ama az çok neler olduğunu duydum büyüklerden sende gzl yazmışsın saol bayılırım böle yaşanmışlıklara...
     
  10. 4 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  11. olgu35

    olgu35 ölümden başkası yalan Pro Üye

    Katılım:
    11 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    3.424
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    çok güzel anlatılmış..teşekkürler
     
  12. 5 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  13. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148
    Ah bir de 70'li yılları yaşasaydınız.ıstanbul dediğiniz o koca şehir ıssız,trafik yok,Bütün sanatçıları tek tek biliyorsunuz,az ama kaliteli sanatçılar var..Tv yok,evlerde telefon bile nadir...
     
  14. 5 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  15. carefully

    carefully cümleyi bitiren noktadır. Üye

    Katılım:
    29 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1.666
    Beğenildi:
    18
    Ödül Puanları:
    148
    ben de 80 li yılların çocuğuyum.ne güzel anlatmışsın.birçoğunu ben de yaşadım. eklemek istediğim hafta sonu trt de sabah çocuk kuşağında bi kadın origami (japon kağıt katlama sanatı)yapardı. kağıdının sesi ne güzel gelirdi televizyondan. bir de fatoş dergisi vardı.çizgi karakterli gazete bayisinden alınca çok mutlu olurdum.bir de çizgi film yakari vardı kızılderili idi. uçan kaz morton bayılırdım onları izlemeye.... kaydirigubbakcemile5
     
  16. 5 Eylül 2009
    Konu Sahibi : Boswer
  17. Çxoxpçxux

    Çxoxpçxux Popüler Üye Üye

    Katılım:
    1 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.544
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    148
    bende 80lerin çocuğuyum ve yazdıklarını okudukça gözümün önünden filim şeridi gibi derler ya yanen öyle geçti ve istemdışı olarak kendiliğinden koca bir iç çekmişim neydi o günler herşeye rağmen ne kadar güzel günlerdi emeğine ve yüreğine sağlık