A dan Z ye çocuk isimleri ve anlamları

Konusu 'Arşiv' forumundadır ve EU1 tarafından 6 Şubat 2007 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    6 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    ABAY : Hünerli.
    ACAR : Becerikli,atılgan
    ACUN : Dünya,varlık

    ADEM: Allah'ın Dünyada ilk olarak yarattığı insan ,ilk peygamber.
    AKAY : Beyaz ay, dolunay
    AKEL : Dürüst, güvenilir
    AKGÜN : Mutlu,sevinçli gün
    AKIN : 1.Arkası kesilmeyen bir geliş durumunda olmak. 2.Baskın.
    AKTAÇ : Beyaz taç,gelin tacı
    AKTAN : Aydınlık gece
    ALİ : Yüce,ulu
    ALİCAN : Candan,cana yakın
    ALİŞAN : Şanı şerefi en yüksek olan
    ALKAN : Kızıl kan
    ALKIN : Sevdalı,aşık
    ALP : Kahraman,cesur,savaşçı
    ALPAY :Yiğit,cesur
    ALPASLAN : Aslan gibi cesur,savaşçı beyi
    ALPTUĞ : Yiğitlik simgesi.
    ALPER : Yiğit insan, yiğit erkek.
    ALPEREN : Yiğit ve ermiş kişi.
    ALPHAN : Yiğit,hükümdar
    ALPTEKİN : Tek yiğit,prens
    ALTAN : Sabah güneş doğarkenki zaman
    ALTAY : Orta Asya'da Tanrı dağı,bir Türk boyu
    ALTUĞ : Kızıl tuğ, al renkli.
    ANIL : Amaç, erek, hatırlanmak.
    ANDAÇ : Armağan,hediye
    ARAL : Takımada,sıradağlar.
    ARCAN : Saf,temiz
    AREL : Temiz,dürüst
    ARDA : 1.İşaret olarak yere dikilen çubuk. 2.Ardıl.
    ARGUN : Zayıf,güçsüz,dermansız
    ARGÜN : Temiz,aydınlık gün
    ARIKAN : Temiz soy
    ARIN : Temiz,saf - Alın
    ARİF : Anlayışlı,tanınmış,meşhur,bilgi sahibi
    ARKAN : Temiz kandan gelen - Üstün,galip
    ARKUT : Temiz ve kutlu.
    ARMAN : Hasret,özlem - Sıkıntı
    ARSLAN : Yırtıcı,güçlü,yiğit
    ARTUN : Kendine güvenen, onurlu.
    ATABERK : Şehzade eğitmeni - Devlet yetkilisi
    ATACAN : Hoşgörülü,babacan
    ATAK : Canlı,girişken-Cömert-Nişancı
    ATAKAN : Düşünmeden cesurca işe girişen
    ATALAY : Ünlü,şöhretli
    ATAMAN : Ata kişi,önder
    ATASOY : Ataların soyundan gelen
    ATAY : Bilinen,tanınmış
    ATİLLA : Savaşçı,fatih - Büyük,ünlü
    AYBAR : Gösterişli,heybetli
    AYBERK : Ay gibi güzel ve sağlam.
    AYDIN : Işıklı-Aylı gece-Açık,belli-Uğurlu
    AYHAN : Ay hakimi
    AYKAN : Soylu,asil
    AYKUT : Ay gibi uğurlu.
    AYTAÇ : Ay biçiminde taç
    AYTEK : Ay gibi
    AYTEKİN : Ay şehzadesi, prensi
    AYTUNÇ : Ay gibi güzel,tunç kadar sağlam
    AZİZ : Sevgili - Az bulunur- Muhterem
    AZMİ : Kararlılık - Güçlü,kuvvetli


    B



    BAHA : Kıymet, değer, para.
    BAHİR : Deniz-Belli, açık-Işıklı,parlak
    BALER : Tatlı dilli, cana yakın
    BALKI : Şimşek, ışık, parlayış.
    BARAN : Direnci kıran güç, ulu, yüksek.
    BARAY : Sonsuzluk.
    BARBAROS : Kızıl sakal
    BARIN : Güç ve kuvvet.
    BARIŞ : Sulh.
    BARKIN : Gezmek, görmek, gezgin.
    BARKAN : Çölde oluşan küçük kum kitlesi
    BARLAS : Kahraman
    BARS : Kaplan benzeri yırtıcı hayvan
    BARTU : En eski Türk hanlarından biri.
    BAŞER : Başta gelen
    BATI : Güneşin battığı yön
    BATIHAN : Batı'nın hükümdarı, hanı
    BATURALP : Yiğitler yiğidi
    BATIRAY : Ay gibi yiğit
    BATUĞ : Üstün olan, yiğit. Az.
    BATUHAN : Yiğit hükümdar.
    BATUR : Yiğit, yürekli, bahadır.
    BAYAR : Ulu, yüce
    BAYBARS : Eski Türklerin beslediği kaplan
    BAYBORA : Fırtına
    BAYCAN : Zengin
    BAYHAN : Zengin ve güçlü
    BAYKAL : Yaban kısrağı - Sibirya'da bir göl
    BAYSAL : Soylu, ünlü
    BAYÜLKEN : Göğün 16.katında oturan barış tanrısı
    BEDİR : Dolunay.
    BEDİRHAN : İleri görüşlü lider
    BERK : 1.Sert, sağlam, katı. 2.Yıldırım.
    BERKAY : Güçlü ve ay gibi.
    BERKE : Kamçı, kırbaç.
    BERKAN : Parlama - Kıvırcık kuzu postu
    BERKANT : Bozulmaz yemin
    BİLGEHAN : Göktürk hakanı
    BİLGİN : Alim, bilgili kişi
    BİRANT : Tek yemin. Özelliği olan yemin
    BOĞAÇ : Bir Dedekorkut kahramanı
    BORA : Şiddetli rüzgar
    BORAN : Rüzgar şimşek ve gök gürültüsü ile ortaya çıkan sağanak yağışlı hava olayı.
    BUĞRA : Erkek deve
    BURAK : Hz.Muhammed'in Miraç gecesi bindiği efsanevi at
    BURÇ : Kale, hisar çıkıntısı - Güneş sistemi - sarp yamaç
    BÜLENT : Yüce, yüksek



    C

    CABBAR : Güç ve kuvvet sahibi kimse
    CAFER : Çay dere küçük akarsu
    CAHİT : Çalışan çaba gösteren / İnatçıayak direyen
    CAN : İnsan ve hayvanlarda yaşamı sağlayan ve ilk korunan
    CANALP : Özünde yiğitlik, güç olan
    CANBERK : Güçlü, sağlam
    CANDAŞ : Dost, yoldaş
    CANDEMİR : Özü demir gibi sağlam
    CANDOĞAN : Cana doğan
    CANEL : Dostluk eli
    CANER : İçten, sevimli
    CANKAT : Yaşamına can ekle, sevinçle dol
    CANKUT : Mutlu, talihli - Talih, şans
    CANSIN : Dostsun, sevgilisin
    CANTEKİN : Tek, eşsiz can
    CAVİT : Sonsuz, ebedi
    CELAL : Büyüklük ululuk, hışım
    CELALETTİN : Büyüklük ululuk, hışım
    CELAYİR : Moğolların kollarından
    CELİL : Ulu, yüce, manevi değeri yüksek olan
    CEM : Bir şeyin toplamı, tamamı
    CEMAL : Güzellik, özellikle yüz güzelliği
    CEMALETTİN : Güzellik taşıyan
    CEMİL : Güzel
    CEMRE : Ateş,kor-Suda,havada,toprakta oluştuğuna inanılan sıcaklık
    CENAN : Yürek, gönül kalp
    CENAP : Manevi büyüklük / Onur
    CENGİZ : Sert ve haşin tabiatlı, kolay yumşamayan
    CENGİZHAN : Moğol İmparatorluğunu kuran hükümdar
    CENK : Savaşmak , Kısa süreli savaş
    CEVAHİR : Mücevher,değerli süs taşı
    CEVAT : İyilik, güzellik, olgunluk, kusursuzluk
    CEVDET : Olgunluk, büyüklük - Kusursuzluk
    CEYHAN : Güney bölgemizde bir ırmak adı
    CEYHUN : Eski Türk isimlerinden / yiğitgüçlü kişi
    CEZMİ : Kesin karar veren
    CİHAN : Dünya
    CİHANGİR : Cihanı ele geçiren
    CİHAT : Din uğruna savaşmak
    CİVAN : Yeni yetme, körpe, genç
    COŞAR : Heyecan dolu, kabına sığmayan
    COŞKU : Heyecan ve hayranlık uyandıran durum
    COŞKUN : Aşırı heyecanlı, çok duyarlı
    CUMA : Müslümanlar için haftanın kutsal günü
    CUMHUR : Halk topluluğu
    CÜNEYT : Büyük bir mutasavvuf

    Ç


    ÇAĞAN : Bayram, şenlik, mutlu gün
    ÇAĞATAY : Küçük tay, çocuk gibi sevimli
    ÇAĞDAŞ : Aynı çağda yaşayan, çağa uygun
    ÇAĞIN : Yıldırım, şimşek
    ÇAĞLAR : Çağıldayarak akan su, şelale
    ÇAĞMAN : Çağdaş insan
    ÇAĞRI : Davet
    ÇAKABEY : 11.yy'da İzmir yöresinde beylik kuran Türk Beyi
    ÇAKAR : Parlayan, ışık veren
    ÇAKIN : Şimşek, parıltı
    ÇAKIR : Mavi renkli, gri benekli gözü olan
    ÇAVUŞ : Askerde bir rütbe
    ÇELEBİ : Efendi, görgülü, terbiyeli
    ÇELEN : Yakışıklı, saçak, akıllı
    ÇELİK : Su verilerek sertleştirilmiş demir
    ÇELİKER : Çelik gibi güçlü insan
    ÇETİN : Güç, zor, engelli
    ÇEVİK : Atak, hareketli
    ÇEVRİM : Girdap, sürekli değişim, anafor
    ÇIĞIR : Çığın açtığı iz, yol - Yenilikçilik
    ÇINAR : Geniş yapraklı kalın gövdeli uzun ömürlü bir ağaç

    D
    DALAN : Biçim - İnce, zarif
    DALAY : Deniz
    DANİŞ : Bilgi, bilme, danışma
    DARCAN : Sıkıntılı, aceleci
    DAVUT : Davut peygamberin adı
    DEHA : Dahi, zekaca çok üstün olan
    DEMİR : Bildiğimiz, demir / Ondan korkanlar trene binmez.
    DEMİRALP : Demir gibi güçlü, yiğit
    DEMİRCAN : Demir gibi sağlam olan can
    DEMİREL : Demir gibi güçlü eli olan
    DEMİRHAN : Demir gibi güçlü hükümdar
    DEMİRKAN : Güçlü soydan gelen
    DENİZ : Bu da bildiğimiz masmavi sular
    DENİZHAN : Denizlerin hükümdarı
    DENKTAŞ : Akran, aynı yaşta
    DERİN : Yüzeyi tabanına uzak olan
    DERVİŞ : Alçak gönüllü, hoşgörü sahibi
    DERYA : Deniz - Engin bilgili - Çok
    DEVLET : Bütün Ulus
    DEVRAN : Felek, kader
    DEVRİM : Önemli ve temelli değişiklik /inkilap
    DİLAVER : Yiğit / Yürekli
    DİLMEN : Güzel konuşan
    DİNÇ : Güçlü, sağlıklı
    DİNÇER : Dinç + Er / Yorgunluk bilmeyen güçlü sağlam
    DOĞA : Tabiat
    DOĞAN : Yırtıcı bir kuş
    DOĞU : Güneşin doğduğu yön
    DOĞUHAN : Doğunun hükümdarı
    DOĞUKAN : Doğunun hakanı
    DOĞUŞ : Yaradılış
    DORUK : Dağ ya da tepenin en yüksek yeri/ Şahika
    DORUKHAN : Zirvenin hükümdarı
    DURAN : Varlığını sürdüren-Dağyolu-Dingin,sakin
    DURMUŞ : Çocukların sık ölümleri karşısında konulan dilek ifadesi
    DURSUN : Çok yaşa , uzun ömürlü ol
    DURUKAN : Soylu kan sahibi
    DURUL : Suyun durulması, aklanması
    DUYAL : Duygulu duyarlı çabuk duygulanan
    DÜNDAR : Artçı asker, birliği koruyan asker
    DÜNYA : Yeryüzü / Orhan abinin şarkısında"batsın" denilen yer

    E
    ECEVİT : Çevik,çalışkan,açık fikirli- Yaramaz,sinirli
    EDİP : Edepli terbiyeli / Edebiyatla ilgilenenkişi
    EDİZ : Değerli yüksek
    EFDAL / EFTAL : En değerli en yüksek.
    EFE : Ağabey - Yiğit,cesur - Kabadayı
    EFGAN : Ağlayıp inleme - feryat
    EFLATUN : Açık mor, leylak rengi ile erguvan arası / Bilgin, bilgili, herşeyi bilerek doğan çocuk
    EGE : Yüce, büyük ulu / Ülkemizin Batısındaki deniz
    EGEMEN : Bir yere hakim olan
    EJDER : Bir masal yaratığı, korkulan, güçlü
    EKBER : Kebir kelimesinden, En büyük
    EKİN : Tahılın ekiminden, harman dönemine kadarki hali / Kültür
    EKREM : Pek cömert, iyiliksever
    ELDEM : Sevimli, cana yakın
    ELVAN : Renk renk, çok renkli
    EMİN : Güvenilen, inanılan kimse
    EMİR : Reis, aşiret başı, Emreden
    EMİRHAN : Emir veren hükümdar, hanın emri
    EMRAH : Saz çalıp oynayan
    EMRE : Aşık, dost, Beylerbeyi, Büyük erkek kardeş
    EMRULLAH : Allah'ın emri
    ENDER : Seçkin, eşi benzeri az bulunan
    ENER : En yiğit, en kahraman
    ENGİN : Ucu bucağı olmayan genişlik
    ENGİNSU : Açık deniz
    ENİS : Dost, arkadaş
    ENSAR : Hz. Muhammed'i Medine'ye davet edenlere verilen isim
    ENVER : En ışıklı, en parlaki
    ERALP : Yiğit
    ERAY : Ay gibi parlak erkek
    ERBATUR : Cesur, yiğit
    ERBERK : Şimşek gibi yiğit
    ERCAN : Er canlı, korkusuz yiğit
    ERCE: Erkekçe, askerce.
    ERCÜMENT : İtibarlı, haysiyetli, değerli
    ERÇİN : Erken doğan, En erken davranan
    ERDAL : Erken yeşeren dal / Er + Dal
    ERDEM : Fazilet, insanın insan yapan değerleri
    ERDEN : Bekaret / İnsan eli değmemiş /Erkenden
    ERDİNÇ : Dinç erkek Er + Dinç
    ERDOĞAN : Doğuştan yiğit / Erken doğan
    EREM : Ulaşmak, kavuşmak için çaba gösteren
    EREN : Ermiş kişi Ermekten
    ERENAY : Ermiş olan Ay gibi nurlu
    ERGİN : Olgunlaşmış, güngörmüş
    ERGUN : Oynak, hızlı giden at
    ERGÜN : Yumuşak huylu, uysal
    ERHAN : Yiğit hakan
    ERHUN : Hunlu yiğit
    ERİM : Sevgi, mutlu haber
    ERİNÇ : Rahat, dirlik
    ERKAL : Erkek kal
    ERKAN : Erkek kanlı
    ERKİN : Özgür, serbest. Koşulsuz iş gören
    ERKUT : Kutlu yiğit
    ERMAN : Erdemli yiğit
    EROL : Erkek ol sözünde dur anlamında
    ERSAN : Adıyla ün salmış
    ERSEN : Kolay, zor olmayan
    ERSİN : Erkeksin anlamında
    ERŞAT : Doğru yolu bulan
    ERTAÇ : Erkekliği taç gibi taşıyan
    ERTAN : Tan gibi ateş renkli er
    ERTEM : Erdem / Fazilet
    ERTEN : Sabah, gündoğumu anı
    ERTUĞRUL : Temiz yürekli doğru yiğit
    ERYAMAN : Güçlü, becerikli
    ESAT : Çok uğurlu ve mutlu
    ESEN : Sağ, sağlıklı
    ESER : Nişan, iz - Etki - Yapıt - Soğuk esen rüzgar
    EŞREF : Şerefli, şeref sahibi / Uğurlu
    EVGİN : Telaşlı, aceleci
    EVREN : Kainat, yaratılmışların tümü
    EVRİM : Aşamalarla kendini gösteren ilerleme,değişim
    EYÜP : Sabırın simgesi olmuş bir peygamber
    EZEL : Başlangıcı olmayan
    F
    FADIL : Erdemli, üstün, parlak
    FAHİR : Övünülecek, parlak, şanlı, güzel
    FAHRETTİN : Diniyle övünen
    FAHRİ : Karşılıksız kabul edilen görev,iş
    FAİK : Başkalarından daha ileri, üstün
    FAKİR : Yoksul
    FALİH : Başarı kazanan, isteğine ulaşan
    FARUK : Bir işi sonuca ulaştıran
    FATİH : Ele geçiren, fetheden
    FAZIL : Erdemli, manevi değerce üstün
    FEHİM : Anlayışlı, zeki
    FERDİ : Bireysel, tek başına
    FERHAN : Sevinçli, mutlu
    FERHAT : Rahatlık
    FERİD : Eşsiz, tek, benzeri olmayan
    FERİDUN : Tek, eşsiz, benzeri olmayan
    FERİT : Avcı kuş
    FERKAN : Güçlü, saygın soydan gelen
    FERRUH : Kutlu, uğurlu, aydınlık yüzlü
    FETHİ : Fetih ile ilgili
    FEVZİ : Kurtuluş ve zaferle ilgili, üstünlük başarı
    FEYYAZ : Bereketli, gür, bol
    FEYZİ : Verimlilik, bolluk
    FEYZULLAH : İlhamını Allah'tan alan
    FEZA : Gökyüzü, uzay
    FIRAT : Tatlı su - Türkiye'nin en uzun akarsuyu
    FİKRET : Düşünmek, düşünceye dalmak
    FİKRİ : Düşünce ile ilgili / fikir sahibi
    FUAT (D) : Yürek, kalp gönül
    FURKAN : İyi ile kötüyü birbirinden ayıran kanıt / Kuran-ı Kerim

    G
    GAFFAR : Acıyan, bağışlayan
    GAFUR : Bağışlayıcı, günahları affedici
    GALİP : Yenen, üstün gelen
    GANİ : Zengin, cömert, bol çok, elindekiyle yetinen
    GARİP : Kimsesiz, yalnız, yabancı / Tuhaf
    GAZANFER : Aslan - Yiğit, yürekli
    GAZİ : Savaşta yara alan
    GEDİZ : Su birikintisi, gölcük - Ege'de bir akarsu
    GENCAL : Genç, taze
    GENCALP : Genç yiğit, kahraman
    GENCAY : Ayın bir haftalık hali, hilal
    GENCER : Genç yiğit
    GENCO : Genç olmaktan,genç o anlamına
    GİRAY : Uygun, eskiden Kırım hanlarına verilen ünvan
    GİRGİN : Kolay yakınlık kuran
    GÖKALP : Mavi gözlü yiğit - Göklerin yiğidi
    GÖKAY : Gök ve Ay gibi güzel olan
    GÖKBERK : Yeşil yaprak
    GÖKCAN : Yeşermiş, taze can, özlemle dolucan
    GÖKÇE : Gökrengi, göğce
    GÖKÇEN : Güzel, hoş
    GÖKER : Gökyüzü gibi er
    GÖKHAN : Göklerin hakanı Gök gibi büyükhan
    GÖKHUN : Eski Türk isimlerinden Gök+Hun
    GÖKMEN : Gök rengi gözlü
    GÖKSEL : Gökle ilgili, göğe ait
    GÖKTAN : Mavi şafak
    GÖKTUĞ : Gök renkli Tuğ sahibi
    GÖKTÜRK : Kök Türk / Tarihte bir Türk devleti
    GÜÇHAN : Çetin, güçlü han
    GÜÇLÜ : Kuvvetli, gücü yerinde - Önemli, etkili - Şiddetli
    GÜLHAN : Gül gibi güzel hakan
    GÜLTEKİN : Kültigin adından.. Güvenilen, herkese hayrı dokunan
    GÜNALP : Güneş gibi yiğit
    GÜNAY : Güneş ve ay - Güneşli yer
    GÜNDOĞDU : Doğudan esen yel - Güneşin doğduğu yön
    GÜNDÜZ : Gecenin karşıtı
    GÜNER : Güneşin doğma zamanı
    GÜNERİ : Günün yiğidi
    GÜNEŞ : Gezegen sistemimizin enerji kaynağı
    GÜNEY : Dört yönden biri - Her zaman güneşli yer
    GÜNGÖR : İyi günler yaşa anlamında
    GÜNHAN : Oğuz'un altı oğulundan Güneşi simgeleyenin adı
    GÜNSEL : Gün ışığı, ışık seli
    GÜNSER : Işık ver, parla
    GÜNTAN : Güneşin doğuşundan az önceki zaman
    GÜNTEKİN : Güneş gibi tek
    GÜRAL : Çok al, bol al
    GÜRALP : Güçlü yiğit
    GÜRAY : Bereketli, bolluk içinde olan ay
    GÜRBÜZ : Gelişmiş, iri yapılı, sağlam
    GÜRCAN : Herkesi seven, özveride bulunan
    GÜREL : Sürekli oluşum ve dönüşüm halinde olan
    GÜRKAN : Gürbüz, kanı bol
    GÜROL : Hayat boyu herşeyin bol olsun
    GÜRSEL : Gürlükle ilgili, gür olan
    GÜRSOY : Güçlü, kalabalık soydan
    GÜRTAN : Işıklı, geniş tan yeri
    GÜVEN : İtimat, emniyet
    GÜVENÇ : Güven - Sevinçli - Dayanak, yardım
    GÜZEY : Güneş görmeyen yer, kuzey

    H
    HABİB : Sevgili, dost
    HACI : Hicaz'a gidip hac törenine katılan
    HAFIZ : Ezberleyen/ Özellikle Kuran-ı Kerimi ezbere okuyan
    HAKAN : Büyük Han, Hanlar hanı (Hükümdar anlamına=Han)
    HAKKI : Doğrulukla, adaletle ilgili
    HALDUN : Kalp, yürek / Yüreklilik
    HALİL : İçten, dost çok yakın arkadaş
    HALİM : Yumuşak huylu, sakin yaradılışlı
    HALİS : Saf katkısız duru
    HALİT : Süregelen, sürekli, geç yaşlanan
    HALUK : Herkesle iyi geçinen iyi ahlaklı
    HAMDİ : Hamd eden, şükreden / Tanrı ileilgili
    HAMDULLAH : Allah'ın övgüsü
    HAMİ : Koruyan, arka çıkan, koruyucu
    HAMİT : Övgüye değer
    HAMZA : Aslan
    HANEFİ : Tanrı'nın birliğine iman eden
    HARUN : Huysuz at / Postacı / İnatçı
    HASAN : Güzellik, iyi davranma, iyilik
    HASİP / HASBİ : Kişisel değeri olan, ünlü bir soydan gelen
    HASRET : Özlem
    HAŞİM : Ezen, kıran, parçalayan
    HAŞMET : İhtişam, büyüklük, görkemlilik
    HATAY : İl adı Antakya olan kentimizin adı
    HATEM/ HATEMİ : Sonuncu en son olan / Mühürcü
    HAYATİ : Yaşamsal, yaşamla ilgili önemli olan
    HAYDAR : Aslan / Çok cesur
    HAYRETTİN : Hayır eden, hayır sahibi
    HAYRİ : Hayırla, iyilikle ilgili
    HAYRULLAH : Allah'ın hayırlı ettiği
    HAZAR : Barış / Bir yerde oturma hali
    HAZIM : Hezimete uğratan
    HEYBET : Korku ve saygı uyandıran görünüş
    HIFZI : Saklamak, korumak, hafızaya almak
    HINCAL : Öc al, intikam al anlamında
    HIZIR : Darda kalanların yardımına koşan
    HİCRİ : Göç eden / Hicrete ait, hicretle ilgili
    HİDAYET : Doğru yolu arama / Yol gösterme
    HİKMET : Felsefe, gizli, bilinmeyen güç
    HİLMİ : Yumuşak huylu, sabırl
    HİMMET : Çalışma, çaba
    HİRAM : Yürüme, gezinme
    HİŞAM : Eski bir Endülüs hükümdarının adı
    HULKİ : İyi ahlaklı iyi huylu
    HULUSİ : Saflık, doğruluk, içtenlik
    HURŞİT : Güneş
    HÜDAVERDİ : Allah verdi, çocuk özlemi çekenaileler ilk çocuklarına genellikle bu adı verirler
    HÜRAY : Ay gibi özgür
    HÜRKAN : Özgür soydan gelen
    HÜSAM : Keskin kılıç
    HÜSAMETTİN : Dinin keskin kılıcı
    HÜSEYİN : Ruh ve madde güzelliği
    HÜSMEN : Hüseyin
    HÜSNÜ : Güzellikle ilgili, güzelliğe ait
    HÜSREV : Büyük padişah, hükümdar

    İ
    İBRAHİM : İbranice'de hakların babası anlamında
    İDRİS : Beyaz renkli çiçek açan bir ağaç cinsi
    İHSAN : Bağışlamak, yardım etmek, iyiliketmek
    İLBEY : Egemen olan
    İLCAN : Ülkede en sevilen
    İLGİ : İlişki - Yakınlık duyma
    İLHAM : İçe doğma, esin
    İLHAMİ : İçine doğmakla ilgili
    İLHAN : Bir ülkenin egemen hanı
    İLKAN : İran'da devlet kuran Türk hükümdarı
    İLKAY : Ayın ilk günlerindeki hali
    İLKCAN : İlk doğan erkek çocuklara verilen ad
    İLKE : Temel düşünce, prensip - Temel bilgi - Davranış kuralı
    İLKER : İlkle ilgili, ilk erkek çocuk
    İLKİN : Öncelikle, ilkle ilgili, ilk olan
    İLTEKİN : Tek eşsiz ülke
    İLTER : Yurdunu seven, koruyan
    İLYAS : Mersin ağacı
    İMDAT : Yardım dilemek, yardım istemek , yardım beklemek
    İNAL : Kendisine inanılan
    İNAN : Dizgin - Yönetme - İman
    İNANÇ : Bir düşünceye bağlılık - İman - Doğru, emin
    İNAYET : İyilik, lütuf
    İRFAN : Bilme, anlama - Sezme, kavrama gücü
    İSA : Hristiyanlığın kurucusu peygamber
    İSHAK : Hüzünlü öten bir tür kuş
    İSKENDER : Tarihte fetihleriyle ünlü bir hükümdar
    İSLAM : Hz. Muhammed'in kurduğu son din/ Teslimiyet
    İSMAİL : İbrahim peygamberin Tanrı'ya kurban adadığı oğlunun adı
    İSMET : Haramdan ve günahtan çekinen
    İSRAFİL : Dört büyük melekten biri
    İSTEMİ/HAN : Göktürklerin ünlü hakanı
    İŞCAN : Çalışkan
    İZZET / İZZETTİN : Değer, kıymet, ululuk, yücelik

    JERFİ : Derinlik
    JİYAN : Kızgın, hışımlı

    K

    KAAN / KAĞAN : Hükümdar, hanların hanı
    KADEM : Uğur - Ayak adımı - Yarım arşın
    KADİR : Değer, onur, incelik
    KADRİ : İtibar, değerle ilgili
    KAHRAMAN : Savaşta yiğitlik gösteren, cesur
    KAMBER : Sadık hizmetkar / Hz Ali'nin kölesinin adı
    KAMER : Ay ışığı
    KAMİL : Tam, eksiksiz, olgun
    KAMURAN : Dileğine, kavuşmuş olan
    KANDEMİR : Güçlü soydan gelen
    KANER : Güçlü, kanlı yiğit
    KAPLAN : Yırtıcı hayvan
    KARABEY : Esmer, rengi karaya çalan Bey
    KARACAN : Esmer - Küçük ağaçcık
    KARAHAN : Esmer hükümdar
    KARAKAN : Bir tür dağ ağacı
    KARAN : Kahraman, yürekli - Karanlık
    KARANALP : Esmer, karayağız, yiğit
    KARATAY : Selçuklu devlet adamı
    KARTAL : Yırtıcı bir tür kuş
    KARTAY : Yaşlı, pir
    KASIM : Bölen, kısımlara ayıran
    KAYA : Büyük ve sert taş kütlesi
    KAYAHAN : Kaya gibi sert hakan
    KAYHAN : Güçlü hükümdar
    KAZIM : Kızgınlığını, öfkesini belli etmeyen
    KEMAL : Bilgi ve erdem bakımından olgunluk
    KEMALETTİN : Bilgi ve erdem sahibi
    KENAN : Nuh peygamberin oğlu ya da Nemrut'un babası sanılan kişi
    KERAMETTİN : Bağış, ihsan ağırlama
    KEREM : Cömertlik, soyluluk büyüklük
    KEREMŞAH : Asil, soylu şah, hükümdar
    KERİM : Kerem sahibi, cömert
    KEYHAN : Dünya
    KILIÇ : Sivri uçlu,keskin, çelikten silah
    KILIÇALP : Kılıç gibi keskin, yiğit
    KILIÇHAN : Kılıç gibi keskin, güçlü yiğit
    KIRCA : Dolu - Ufak taneli kar - Borayla gelen yağmur
    KIRDAR : Ölçülü davranış
    KIRHAN : Kırçıl han
    KIVANÇ : Sevinç, hoşlanma
    KIVILCIM : Yanan mddeden sıçrayan küçük ateş parçası - Harekete geçiren
    KOLÇAK : Yiğit, mert, koçak
    KONUR : Bozla sarı arası bir renk - Yanık kırmızı - Gururlu, kibirli - Kahraman,
    KORAL : Sınır muhafızı
    KORALP : Yiğit sınır muhafızı
    KORAY : Kamış, kargı gibi, içi boş şeyler
    KORCAN : Kanı sıcak, kanı kaynayan
    KORÇAK : Heykel
    KOREL : Kor gibi etkili, yakıcı kişi
    KORHAN : Ateş gibi hakan
    KORKMAZ : Korkmayan, yılmayan, cesur
    KORKUT : Büyük dolu tanesi - Hayali yaratık
    KORTAN : Kor renkli tanyeri - Yalçın kaya - Pelikan
    KÖKER : Köklü soydan gelen
    KÖKSAL : Kökünü derinliklere sal anlamında
    KUBAT : Kaba, şişman
    KUBİLAY : Cengiz Hanın torununun adı
    KUDRET : Güç, kuvvet
    KUNTAY : Ay gibi sağlam, güçlü
    KUNTER : Sağlam, kuvvetli
    KURT : Yırtıcı bir memeli - Kurnaz, işbilir
    KURTBEY : Kurt gibi atılgan, güçlü
    KURTULUŞ : Kötü, tehlikeli durumdan kurtulma
    KUTAN : Dua, yalvarma - Saka kuşu
    KUTAY : Uğurlu ay
    KUTBAY : Uğurlu kişi
    KUTER : Kutlu, uğurlu kişi
    KUTHAN : Kutlu hükümdar
    KUTLAY : Kutlu, uğurlu ay
    KUTLU : Kutlanmış, mutlu, uğurlu
    KUTSAL : Mübarek, kutlulukla ilgili
    KUTSİ : Kutlanan, kutluluk sahibi
    KUZEY : Kuzey yönü / Şimal
    KÜRŞAT (D) : Eski bir Türk adı
    L

    LAÇİN : Bir cins şahin - Sarp, yalçın
    LAMİ : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
    LATİF : Yumuşak, hoş, nazik
    LEBİB : Akıllı, zeki
    LEMA : Herşeye gücü yeten
    LEMİ : Parlak, parıldayan
    LEVENT : Eski deniz erlerine verilen ad
    LOKMAN : Tarihteki en ünlü tabibin adı (Lokman Hekim)
    LÜTFİ : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
    LÜTFULLAH : Çok övülmüş,methedilmiş
    LÜTFÜ : İyi muamele, güzellikle hoşlukla ilgili

    M
    MACİT : Şan, şeref sahibi - İyi ahlaklı
    MAHİR : Usta, elinden her iş gelen
    MAHMUT : Övgüye değer
    MAHSUN : Güçlendirilmiş, güçlü
    MAHZUN : Hüzünlü, duygulu, üzgün
    MAKBUL : Alınan kabul olunan
    MAKSUT : İstek, niyet, maksat - Varılmak istenen yer
    MALİK : Sahip, efendi
    MANÇO : Manda yavrusu
    MANSUR : Yardım edilmiş - Allah'ın yardımıyla galip gelmiş
    MAZHAR : Birşeyin göründüğü ortaya çıktığı yer
    MAZLUM : Zulüm gören, zulmedilen kişi
    MECİT : Çok ulu, yüce
    MECNUN : Deli, aklı başında olmayan
    MEDENİ : Uygar, şehirli - Terbiyeli, nazik
    MEDET : Yardım eden
    MEHMET : Aslı Arapçada Muhammed, çok övülmüş anlamında
    MELİH : Güzel, şirin
    MELİK : Hükümdar, han
    MEMDUH : Övülmüş, övülmeye değer
    MEMNUN : Minnet eden - Hoşnut, sevinçli
    MENDERES : Ege bölgesinde bir ırmak adı
    MENGÜ : Ölümsüz, ebedi
    MENGÜÇ : Güçlü ben / Men + güç
    MENSUR : Saçılmış, dağılmış - Ölçüsüz, uyaksız söz
    MERİÇ : Ülkemizin Bulgaristan sınırındaki nehir
    MERİH : Güneş sistemimizdeki 5. gezegen
    MERT : Sözünün eri, sözünde duran
    MESTAN : Savruk. Cüret sahibi
    MESUT : Mutlu, bahtiyar
    METE : Büyük Hun imparatoru
    METİN : Sağlam, dayanıklı
    MEVLÜT : Yeni doğmuş çocuk - Doğulan zaman
    MİKAİL : Allaha en yakın olduğuna inanılan dört melekten birinin adı
    MİRKELAM : Güzel, nazik konuşan
    MİRZA : Hükümdar soyundan gelen
    MİTHAT : Övme
    MUAMMER : Uzun ömürlü, çok yaşayan
    MUCİP : Gerektiren, gerektirici
    MUHAMMED : Çok övülmüş, hamdedilmiş
    MUHARREM : Din tarafından yasaklanan
    MUHİP : Seven, sevişen
    MUHİTTİN : Dini güçlendiren
    MUHLİS : İnanç ve eylemlerinde içtenlikle davranan
    MUHSİN : Sağlamlaştıran
    MUHTAR : Dilediği şekilde hareket edebilen
    MUHTEŞEM : Görkemli, gözkamaştırıcı
    MUKBİL : Mutlu, bahtiyar
    MUNİS : Sıcakkanlı sevimli
    MURAT : Arzu, istek, dilek
    MURATHAN : Arzulu hükümdar
    MURTAZA : Mürteza- Seçkin seçilmiş
    MUSA : Sudan gelmek anlamındadır. Bir peygamber adı
    MUSTAFA : Temizlenmiş, saf hale getirilmiş
    MUTİ : İyi kalpli, yumuşak başlı
    MUTLU : Mesud, bahtiyar
    MUTLUHAN : Mutluluğa erişmiş hükümdar
    MUZAFFER : Zafer kazanan, galip gelen
    MÜCAHİT : Savaşçı, Cihada katılan
    MÜFİT : Faydalı, yararlı
    MÜJDAT : İyi, müjdeli haberler
    MÜKERREM : Yardımsever, ikram sever
    MÜKREMİN : Konuksever, ikram sever
    MÜMİN : İnanan, iman eden
    MÜMTAZ : Seçkin, başkalarından ayrı tutulan
    MÜNİR : Aydınlatan, ışık veren
    MÜREN : Akarsu, dere, ırmak
    MÜRSEL : Yollanmış, gönderilmiş olan
    MÜRŞİT (D) : İrşad eden, doğru yolu gösteren
    MÜSLÜM : İslam dininden olan / Teslim olan
    MÜŞFİK : Acıyan, şefkat gösteren
    MÜŞTAK : Özleyen, göreceği gelen
    N
    NABİ : Yüksek, yüce, haber veren
    NACİ : Kurtulmuş, selamete kavuşmuş
    NADİ : Bağıran, haykıran
    NADİR : Ender, az bulunur, seyrek
    NAFİ : Gelip geçen, etkili, sözü dinlenen
    NAFİZ : İşleyen, içeriye giden, delip geçen işleyen
    NAHİT (D) : Venüs, Zühre yıldızı
    NAİL : Ele geçiren, muradına eren
    NAİM : Uyuyan, uykuda olan
    NAMIK : Yazar, yazan kişi
    NAMİ : Tanınmış, ünlü şöhretli
    NASIR : Yardımcı, yardım eden
    NASRETTİN : Dine yardımı dokunan
    NASUH : Öğüt veren - Temiz
    NASUHİ : Bozulmaz biçimde tövbe eden
    NAŞİT (D) : Şiir söyleyen, şiir okuyan
    NAZIM : Düzenleyen, tanzim eden
    NAZIR : Bakan, gözeten - Bakan, vekil
    NAZİF : Temiz, güzel
    NAZMİ : Vezinli, kafiyeli sözle ilgili/ Düzenli
    NEBİ : Peygamber, Tanrı'nın buyruklarını kullara ileten
    NECAT : Kurtuluş, selamet
    NECATİ : Kurtuluşa ermek
    NECDET : Güçlü ve korkusuz
    NECİP : Soyu temiz, cömert
    NECMETTİN : Din'in Yıldızı
    NECMİ : Yıldızlarla ilgili , yıldızlara ait
    NEDİM : Yakın dost, samimi arkadaş
    NEDRET : Az bulunan, seyrek
    NEHAR : Gündüz
    NEJAT : Soy, asıl, hesap
    NESİM : Hoşa giden hafif rüzgar
    NEŞAT : Sevinç, neşe
    NEŞET : Yetişme, meydana gelme
    NEVZAT (D) : Yeni doğmuş çocuk
    NEYZEN : Ney çalan
    NEZİH : Temiz, pak, seçkin
    NEZİHİ : Temizlikle, saflıkla ilgili
    NİHAT (D) : Tabiat, huy
    NİYAZİ : Yalvarma, yakarma
    NİZAM : Sıra, dizi, düzen, kural
    NİZAMETTİN : Düzenli, tertipli
    NİZAMİ : Kurallara uygun, düzenle ilgili
    NUH : Eski metinlerde rahat anlamında / Bir peygamber adı
    NUMAN : Kan / gelincik
    NURETTİN : Dinin ışığı, aydınlığı
    NURİ : Işıklı, ışıktan geleni
    NURKAN : Aydınlık, temiz soydan gelen
    NURŞAT : Nura boğulmuş
    NURTAÇ : Nurlu taç taşıyan
    NUSRET (D) : Tanrı yardımı
    NUSRETTİN : Dinin üstünlüğü
    NÜVİT : İyi haber, müjde
    NÜZHET : Zevk, keyif, istek, tad

    O
    OFLAZ : Eksiksiz, tam - Gürbüz, yakışıklı - Becerikli - Eflatun
    OGÜN : Belirli gün, bilinen, beklenen gün
    OĞAN : Güçlü, kuvvetli
    OĞUL : Erkek evlat - Kovandan çıkan arı topluluğu
    OĞUR : Uğur - Samimi, içten
    OĞUZ : Doğru ve iyi adam, sağlam, güçlü
    OĞUZHAN : Oğuzların başı / Mete
    OKAN : Anlama, öğrenme
    OKAY : Beğenme, takdir etme
    OKCAN : Hareketli, canı tez
    OKER : Hızlı, hareketli
    OKTAR : Ok taşıyıcı / Ok+dar (Bayraktargibi)
    OKTAY : Çok hiddetli, kızgın
    OLCAY : Şanslı, talihli
    OLCAYTO : Bahtı açık, talihli
    OLGUN : İşe yarar, ya da yeterli durumagelmiş
    OMAÇ : Hedef, amaç
    OMAY : Seçkin, seçilmiş
    ONAT : İyi, güzel, düzgün, namuslu
    ONAY : Uygun bulma
    ONGAR : Kurtuluş
    ONGUN : Tam - Verimli, bayındır - Kutlu, uğurlu - Gelişmiş, gürbüz
    ONUR : Şeref, haysiyet, izzet-i nefs
    ONURAL : Şan, şeref kazan
    ONURALP : Saygıdeğer, aziz, yiğit
    ONURHAN : Onurlu hükümdar
    ORBAY : Ordu komutanı
    ORÇUN : Ahlak, Töre
    ORHAN : Kentin hakimi, yöneticisi
    ORHUN : Eski bir Türk devleti, Asyada bir nehir
    ORKUN : Or+khun (han) Kentin hanı
    ORKUT : Kutlu kent
    ORTAÇ : Tepe - Mirasçı - Veliaht
    ORTUN : Ortanca kardeş
    ORTUNÇ : Ateş renginde tunç
    ORUÇ : Müslümanların yeme içmeden vs. uzaklaştıkları bir ibadet
    OSMAN : Toy denilen, kazdan büyük bir kuşun yavrusu / Ateş gibi adam (Odman= Od +Man)
    OYTUN : Beğenilen güzel yer / Kutsal
    OZAN : Halk şairi

    Ö

    ÖCAL : Öc almaktan, intikal alan
    ÖDÜL : Bir başarı ya da iyilik karşılığında verilen armağan
    ÖGEDAY : Çok akıllı
    ÖĞÜN : Yücel, gurur duy - Zaman, vakit - Kez, defa - Önde, ileride
    ÖĞÜNÇ : Övünülecek şey
    ÖĞÜT : Nasihat
    ÖKER : Akıllı
    ÖKKEŞ : Erkek örümcek - Bir dağın adı
    ÖKMEN : Akıllı, zeki
    ÖKTEM : Güçlü, onurlu
    ÖKTEN : Akıllı, bilgili
    ÖMER : Dirlik, canlılık yaşam gücü
    ÖMÜR : Yaşayış, hayat
    ÖNAL : Daima önde olmak
    ÖNAY : Ayın ilk günlerindeki durumu, hilal
    ÖNDER : Lider, yönetici, şef
    ÖNEL : Bir şeyin tamamlanması için verilen süre, vade
    ÖNER : Başta gelen - Yön - Sıra
    ÖRSAN : Örs gibi sağlam adı olan
    ÖRSEL : Örs gibi sağlam el
    ÖVÜL : Kendini beğendir, övgü kazan
    ÖVÜNÇ : Övünülecek şey
    ÖYMEN : Evcimen, evine bağlı
    ÖZAL : Özü kırmızı
    ÖZALP : Özünde yiğit olan
    ÖZAY : Özlü, özü ay gibi aydınlık olan
    ÖZBEK : Yiğit, cesur - Bir Türk boyu
    ÖZCAN : Candan, içten
    ÖZDEMİR : Gerçek, özlü demir
    ÖZDEN : Soyu temiz olan
    ÖZEN : Dikkat, heves, itina
    ÖZER : Özü er olan
    ÖZGÜN : Orijinal, diğerlerine benzemeyen
    ÖZGÜR : Serbest, hiçbir koşula bağlı olmayan
    ÖZHAN : Han soyundan gelen
    ÖZKAN : Temiz kan, soylu kişinin kanından gelen
    ÖZMEN : Özü iyi, sağlam olan Aydınlık başlangıç
    ÖZTÜRK : Soyu Türk olan
    ÖZÜN : Hakkıyla kazanılmış ün
    P
    PAKEL : Sezgi, anlayış, dikkat
    PAKER : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
    PAKSOY : Allah'ın kulu
    PALA : Kısa, geniş kiliç
    PAMİR : Herşeye gücü yeten
    PARS : Yırtıcı bir hayvan
    PAŞA : Bir askeri ünvan / ağabey, erkek kardeş
    PAYDAŞ : Dünya,
    PAYİDAR : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
    PEHLİVAN : Güreşçi
    PEKCAN : Sıkı canlı, yufka yürekli olmayan
    PEKER : Güçlü erkek
    PERKER : Beyaz ay,dolunay
    PERTEV : Dürüst,güvenilir
    PEYAM : Mutlu,sevinçli gün
    PEYAMİ : Haberle ilgili, haber veren
    PEYKAN : Beyaz taç,gelin tacı
    PEYMAN : Aydınlık gece
    POLAT : Sertleştirilmiş , su verilmiş demir
    POYRAZ : Kuzeydoğu yönünden esen rüzgar
    POZAN : Candan,cana yakın

    R
    RACİ : Rica eden, dileyen
    RAFET / REFET : Çok acıma
    RAGIP : İçtenlikle isteyen, özleyen
    RAHİM : Esirgeyen, acıyan
    RAHMAN : Acıması bol olan
    RAHMİ : Koruyan, esirgeyen
    RAİF : Acıyan, esirgeyen
    RAKIM : Yazan
    RAMAZAN : Kameri yılın 9. ayı
    RAMİ : Atıcı, mermi atan
    RAMİZ : Remz eden, işaretleyen
    RASİM : Resmeden, resim çizen
    RASİN : Beyaz ay,dolunay
    RAŞİT (D) : Doğruyola giden
    RAUF : Çok acıyan, esirgeyen
    RECAİ : Umma, dileme
    RECEP : Heybetli, azametli, saygı değer
    REFET : Çok acıma
    REFİĞ : Din uğruna çalışan
    REFİK : Arkadaş, yoldaş, ortaklık
    REHA : Kurtulma
    REMZİ : İşaret ve gizliliğe ait
    RENAN : Kızıl kan
    RESUL : Haber getiren
    REŞAT : Aklın gerektirdiğini yapan
    REŞİT (D) : Akıllı, iyi davranan
    RIDVAN : Cennetin kapıcısı olan melek
    RIFAT : Yükseklik, yüksek rütbei
    RIFKI : Yumuşaklıkla, sükunetle ilgili
    RIZA : Hoşnutluk, memnunluk
    RUHİ : Ruhla ilgili
    RUŞEN : Aydın, parlak
    RÜÇHAN : Orta Asya'da Tanrı dağı,bir Türk boyu
    RÜKNETTİN : Bir şeyin temeli / Dinin temeli
    RÜSTEM : Ünlü Fars pehlivanının adı
    RÜŞTÜ : Ergin, olgun

    S
    SAADETTİN : Dinin uğurlu, kutlu kişisi
    SABAH : Günün başlangıcı
    SABAHATTİN : Güzellik
    SABİR : Sabreden, katlanan
    SABİT : Yerinde duran kımıldamayan
    SABRİ : Sabırla ilgili
    SACİT (D) : Secdeye varan, ibadet eden
    SADETTİN : Kutluluk, saadete erme, mübarek olma
    SADIK : İçten bağlı, gerçek dost
    SADRİ : Anaya göre çocuk
    SADULLAH : Allah'ın talihli kıldığı
    SADUN : Yıldız bilimine göre, uğurlu olan
    SAFA : Saflık berraklık, gönül rahatlığı
    SAFFET : Saflık, temizlik
    SAFİ : Katıksız, ayırt edilmiş
    SAİM : Oruç tutan, oruçlu
    SAİT (D) : Kutlu, cennetlik
    SAKIP : Delen, delik açan - Çok parlak
    SAKİN : Uslu, kendi halinde - Bir yerde yerleşmiş, oturan
    SALİH : İyi, yararlı, yetkili
    SALİM : Eksiksiz, sağ, sağlam
    SALTUK : Hiç bir koşul ve denetime bağlı olmayan
    SAMET (D) : Sonsuz, ebedi
    SAMİ : İşiten, dinleyen
    SAMİH : Cömert, eli açık
    SAMİM : Bir şeyin merkezi
    SANBERK : Gücüyle tanınmış
    SANCAR : Kısa kama - Saplar, batırır
    SANER : Ünlü, tanınmış
    SANVER : Adın duyulsun, ünlen
    SARGIN : Candan, içten
    SARP : Dik geçilmesi ve çıkılması güç
    SARPER : Sert, güçlü
    SARUHAN : Eski bir Türk beyi
    SAVAŞ : İki ya da daha çok tarafın vuruşması , kavgası
    SAYHAN : Adaletli hükümdar
    SAZAK : Kuvvetli ve soğuk rüzgar - Bataklık, sazlık - Kaynak, pınar
    SEÇKİN : Seçilmiş olan
    SEDAT : Doğruluk, haklılık
    SEFA : Gönül rahatlığı, rahatlık - Eğlence
    SEFA /SAFA : Saflık berraklık
    SEFER : Yolculuk, savaş hali
    SEHA : Eli açık, cömert
    SELAHATTİN : Dinine bağlı
    SELAMİ : Barış ve rahatlıkla ilgili
    SELCAN : Coşkun, taşkın
    SELÇUK : Sel gibi akan
    SELİM : İyileşmesi kolay hastalık
    SELMAN : Barış içinde, huzurlu
    SEMİH : Bol, cömert gönüllü
    SENİH : Yüce, yüksek
    SERALP : Baş yiğit
    SERBÜLENT : Önde gelen, üstün
    SERCAN : Canların özü, canın başı
    SERDAR : Askerin başı, komutan
    SERGEN : Raf, bir şeylerin dizili olduğu yer
    SERHAN : Hanların başı
    SERHAT : Sınır - İki devlet arasındaki sınır
    SERKAN : Serhan / baş han , ser + kan,
    SERKUT : Mutlu, talihli
    SERMET : Öncesiz ve sonrasız
    SERTAÇ : Baştacı
    SERTER : Sert + Er, sert erkek
    SERVER : Bir topluluğun en ileri geleni, baş, şef, reis
    SERVET : Para mal mülk
    SEYFETTİN : Dinin kılıcı, koruyucusu
    SEYFİ : Kılıç gibi - Askerlikle ilgili
    SEYHAN : Çukurova'da bir akarsu
    SEYİT : Efendi, bey
    SEZAİ : Uygun, yaraşır
    SEZER : Sezgisi güçlü olan
    SEZGİN : Sezme yeteneği olan, duygulu, anlayışlı
    SIDDIK : Çok içten ve doğru kimse
    SITKI : Yalan söylemeyen, dürüst
    SİMAVİ : Yüzle, çehreyle ilgili
    SİNA : İlaç yapılan bir tür bitki
    SİNAN : Süngü ve mızrak gibi şeylerin sivriucu
    SİPAHİ : Tımar sahibi asker
    SONER : Son erkek , son yardımı yapan
    SONGUR : Şahin - Ağır, hantal
    SOYSAL : Uygar
    SÖKMEN : Yiğitlere veilen san
    SÖNMEZ : Sürekli yanan, sönmeyen
    SUAT : Mutlu, mutlulukla ilgili
    SUAVİ : Zorluklara dayanan
    SUAY : Suya vuran ay ışığı gibi ışıltılı
    SUPHİ : Sabahla, aydınlıkla ilgili
    SÜLEYMAN : Davud peygamberin oğlu
    SÜMER : Bugünkü Irak'ta kurulan eski bir uygarlığın adı
    SÜREYYA : Ülker yıldız takımı
    SÜRURİ : Sevinçli, sevinçle ilgili

    Ş

    ŞABAN : Kameri yılın 8. ayı
    ŞADİ : Sevinç, neşe, mutluluk
    ŞAFAK : Güneş doğmadan az önce, ufuktaki aydınlık
    ŞAHAP (B) : Ateş, alev parçası
    ŞAHİN : Bir tür yırtıcı kuş
    ŞAHZAT : Sevilen, sayılan kişi
    ŞAİR : Şiir yazan, ozan
    ŞAKİR : Şükreden, nankörlük etmeyen
    ŞAMİL : Kapsayan, içine alan
    ŞANSAL : Niteliklerinle ünlen, tanın
    ŞANVER : İyi niteliklerin bilinsin, duyulsun
    ŞARIK : Parlak, parlayan
    ŞECAATTİN : Yüreklilik, yiğitlit
    ŞEFİK : Şefkatli
    ŞEHMUZ : Hükümdar soyundan gelen
    ŞEHZADE : Hükümdar oğlu
    ŞEMSETTİN : Dinin güneşi
    ŞEMSİ : Güneşe ait, güneşle ilgili
    ŞENEL : Neşelen, mutlu ol
    ŞENER : Şen erkek
    ŞENOL : Neşeli ol anlamında
    ŞENSOY : Neşeli, mutlu soydan gelen
    ŞENTÜRK : Neşeli Türk
    ŞERAFETTİN : Dinlerin en şereflisi
    ŞEREF : Onur. Manen yüksek ve erdemli olmak
    ŞERİF : Kutsal, mübarek
    ŞEVKET : Ululuk, yücelik, kudret ve kuvvetlilik
    ŞEVKİ : Şevk, keyif, istekle ilgili
    ŞİNASİ : Tanıyış, tanımakla ilgili
    ŞÜKRÜ : Şükretme, hoşnut olma

    T
    TACETTİN : Taca ait
    TACİ : Taç ile ilgili
    TAÇKIN : Gurur
    TAHİR : Pak, temiz
    TAHSİN : Beğenip, alkışlanan, kale gibi sağlam
    TAKİ : Günahtan kaçınan, dinine bağlı
    TALAT : Yüz, surat, çehre
    TALAY : Deniz, büyük nehir
    TALİP : İstekli, isteyen, talep eden
    TAMAY : Dolunay
    TAMER : Tam erkek
    TAN : Şafak vakti
    TANAY : Şafak ve ayın birarada olması
    TANBERK : Şafak çizgisi - Parlayan şimşek
    TANER : Aydınlık erkek
    TANJU : Türk imparatorlarına Çinlilerce verilen ad
    TANKUT : Kutlu aydınlık
    TANSEL : Aydınlığa ait, sabahla ilgili
    TARHAN : Oğuzlarda demirci ustası - Tüccarlar - Han ve komutan ünvanı
    TARIK : Sabah yıldızı
    TARKAN : Eski Türk adı / Dağınık
    TAŞKIN : Taşmış durumda olan, aşırı
    TAYFUN : Çok zorlu bir fırtına
    TAYFUR : Küçük bir kuş türü
    TAYGUN : Çocuk, torun
    TAYLAN : Uzun boylu
    TAYYAR : Uçan, uçucu
    TAYYİB (P) : İyi, hoş çok temiz
    TEKCAN : Değerli, eşsiz
    TEKİN : Uğurlu
    TEMEL : Kök, esas, dayanak
    TEOMAN : Oğuz Han'ın Babasının adı
    TERCAN : Genç, delikanlı - Kırmızı buğday
    TEVFİK : Allah'ın yardımı, uygunlaştırma,başarı
    TEZALP : Çabuk, hızlı yiğit TEZCAN Telaşlı, heyecanlı
    TEZCAN : Canı tez olan
    TEZKAN : Kanı kaynayan, heyecanlı
    TINAZ : Ot ya da saman yığını
    TİMUÇİN : Türk Moğol imparatoru Cengiz Han'ın asıl adı
    TİMUR : Demir'in eski Türkçe'deki yazılışı
    TOKCAN : Gönlü Tok
    TOKER : Gözü, gönlü tok
    TOKTAMIŞ : Bir yerde yerleşik oturan
    TOLGA : Bir tür savaş başlığı, kask
    TOLUNAY : Dolunay
    TONGUÇ : En büyük çocuk
    TOPRAK : Yer kabuğunun yüzey bölümü
    TOYGAR : Çayır kuşu
    TUFAN : Şiddetli, sürekli yağmur ve getirdiği su baskını
    TUGAY : İki alaydan oluşan askeri birlik
    TUĞRUL : Güçlü bir masal kuşu
    TUNA : Avrupa'da bir nehir
    TUNCA : Tunç gibi / Meriç nehrinin bir kolu
    TUNCAY : Tunç renkli ay
    TUNCEL : Tunç gibi el
    TUNCER : Tunç gibi er
    TUNÇ : Bakır, çinko ve kalay karışımı bir maden
    TURAÇ : Bir tür küçük av kuşu
    TURAN : Dünyadaki tüm Türklerin yaşayacağına inanılan ülke
    TURGAY : Çayırkuşu / Toygar
    TURGUT : Oturulacak yer, belde
    TURHAN : Soylu seçkin
    TÜMAY : Dolunay
    TÜRKAY : Ay gibi parlayan Türk
    TÜRKER : Türk erkeği
    TÜRKEŞ : Orhun yazıtlarında adı geçen bir kahraman

    U
    UÇAR : Sezgi, anlayış, dikkat
    UÇHAN : Sert, çatık kaşlı veya Aslan
    UÇKAN : Allah'ın kulu
    UFUK : Yerle göğün birleşmiş gibi göründüğü sınır
    UĞUR : İyilik müjdesi, nesnelerde varolduğuna inanılan iyilik kaynağı
    UĞURALP : Dünya,varlık
    UĞURCAN : Doğruluk gösteren-Adaletli davranan
    ULAÇ : Cennette ölümsüzlüğe kavuşan
    ULAŞ : Çok övülmüş,methedilmiş
    ULUÇ : Büyük Türk Denizcisinin adı (Uluç Ali Paşa)
    ULUNAY : Dürüst,güvenilir
    ULVİ : Yüce, yüksek
    UMUR : Görgü, tecrübe
    UMUT : Ummak, beklemek, ümit etmek
    URAL : Aydınlık gece
    UTKAN : Din uğruna çalışan
    UTKU : Zafer, üstünlük sağlama, yenme
    UYGUR : Şanı şerefi en yüksek olan
    UZAY : Sonsuz boşluk
    UZEL : Sevdalı,aşık
    UZER : Kahraman,cesur,savaşçı

    Ü

    ÜLGEN : Yüce, ulu - İyilik tanrısı
    ÜLKEM : Yurdum, vatanım
    ÜLKER : Boğa burcunda yedi yıldızdan biri
    ÜMİT : Umut / Ummak, beklemek, ümit etmek
    ÜNAL : Ün almakla ilgili
    ÜNALP : Tanınmış, ünlü yiğit
    ÜNAY : Ay gibi tanınmış, ünlü
    ÜNER : Tanınmış, ünlü
    ÜNKAN : Tanınmış soydan gelen
    ÜNSAL : Adın duyulsun, ünlen
    ÜNVERDİ : Adını duyuran, tanınan
    ÜSTAY : Ay gibi yüce, yüksek
    ÜSTER : Baş yiğit
    ÜZEYİR : Kur'an da adı geçen bir kişi

    V
    VAFİT : Elçi, temsilci
    VAHAP : Çok bağışlayan, bol ihsan edici
    VAHDET : Bir ve tek olma
    VAHDİ : Bir ve tek olmayla ilgili
    VAHİT : Tek, yalnız
    VAKUR : Ağırbaşlı, temkinli
    VAROL : Var olmakla ilgili / yüceltme ünlemi
    VASFİ : Nitelikle ilgili
    VECDİ : Coşkunlukla, vecd ile ilgili
    VECİHİ : Soylu, asil
    VEDAT : Dostluk, sevme, sevgi
    VEFA : Sözde durma
    VEFİ : Vefalı, bağlı - Tam, mükemmel
    VEFİK : Yoldaş, aynı fikirde olan
    VEHBİ : Tanrı vergisi
    VELİ : Sahip, eren, ermiş
    VELİT : Yeni doğmuş çocuk
    VEYSEL : Kurt
    VEYSİ : Yoksul, muhtaç
    VOLKAN : Yanardağ
    VURAL : Vurup almakla ilgili

    Y
    YADİGAR : Bir kimseyi ya da olayı hatırlatan şey veya kişi YAĞIN Yağmur - Yiğit
    YAĞIZ : Esmer - Doru - Yiğit
    YAHYA : Meryem Ana'nın amcasının oğlu olduğu söylenen bir peygamber
    YAKUP (B) : Bir Peygamber adı
    YAKUT : Parlak kırmızı, değerli taş
    YALAZ : Alev - Bayrak
    YALÇIN : Sarp ve dik
    YALIM : Alev, ateş uzantısı
    YALIN : Sade, çıplak, katışıksız
    YALINAY : Ayın en güzel, sade görünümü
    YALMAN : Kılıç, kama gibi şeylerin ucu - Sarp, dik
    YAMAÇ : Dağın ya da tepenin bir yanı - Karşı - Yan, yakın
    YAMAN : Güç etki ve beceriklilik sahibi
    YASİN : Kuran-ı Kerimde bir surenin adı
    YAŞAR : Yaşayan, yaşamakla ilgili
    YAVUZ : Yaman, pek sert
    YAZGAN : Yazar, yazıcı
    YEKTA : Tek, eşsiz
    YENAL : Galip gel, kazan
    YENER : Üstün gelen, kazanan
    YETKİN : Olgunlaşmış, kemale ermiş
    YILDIRAY : Ayla ilgili / yıldır yıldır parlamak ay gibi
    YILDIRIM : Buluttan buluta ya da yere elektrik boşalması
    YILMAZ : Korkusuz, yılmayan
    YİĞİT : Güçlü, cesur
    YORDAM : Rehber, kılavuz - Beceri - Anlayış, davranış - Kural, yöntem
    YUNUS : Bir takım yıldızının adı / Denizde yaşayan bir memeli türü
    YURDAER : Yurdu için doğmuş
    YURDAKUL : Yurdu için canını veren
    YURTCAN : Yurduna canını veren
    YUSUF : Eklenecek, ilave edilecek
    YÜCEL : Yücelmiş olan
    YÜKSEL : Manevi anlamda yükselmek, yücelmek
    Z
    ZAFER : Savaş ve uğraşla elde edilen başarı, sonuç
    ZAHİR : Parlak yıldız
    ZAHİT : Günahtan kaçınan
    ZEKAİ : Akılla, zeka ile ilgili
    ZEKERİYA : Erkek
    ZEKİ : Akıllı olan
    ZEYCAN : Candan, cana yakın
    ZEYNEL : Zenelabidin'in kısaltılmışı
    ZİHNİ : Zihnin gücüyle, kavrayışla ilgili
    ZİKRİ : Zikirle, ayinle, ilgili, zikreden
    ZİRVE : Doruk, tepe noktası
    ZİYA : Aydınlık, ışık
    ZORLU : Güçlü, tuttuğunu koparan
    ZÜHTÜ : Her türlü zevke karşı koyup kendini ibadete veren
     
  2. 6 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  3. didemsu

    didemsu Popüler Üye Üye

    Katılım:
    25 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    179
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    peki anahita ne demek:))
     
  4. 6 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  5. EU1

    EU1 Guest

    hititlerden önce, anadolu halkının ay ve bereket tanrıçası..
     
  6. 7 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  7. EU1

    EU1 Guest

    :mymeka: anahitam çok iyi düşünmüssün de benim adım niye yokkk:sm_confused: canım dünürüm kıyamam sanaaa:çok üzgünüm: gel bi öpimmmmmm:teselli:
     
  8. 7 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  9. EU1

    EU1 Guest

    canım yaa bunları buldum sadece bulursam onuda koyarım:Roflol:
     
  10. 7 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  11. belçin

    belçin Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Şubat 2007
    Mesajlar:
    30
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    tuğsem: cennete açılan kapı, elçin: Allah'ın hediyesi;
     
  12. 7 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  13. EU1

    EU1 Guest

    bu isimleri buya koymamın amacı yeni anne adaylarına isim konusunda yardım etmek konuyu yanlış yere açtım sanmayın:1yes2: :Roflol:
     
  14. 7 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  15. cancan

    cancan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2006
    Mesajlar:
    119
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    anahita:mymeka: benim adımda yok:mymeka: benim adımın olmadığı bir isim listesi düşünemiyorum:1closedeyes: :kızgın:
     
  16. 7 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  17. EU1

    EU1 Guest

    :mymeka: al anlamı sana:demet: çiçek demet bir noktadan çıkan ışık topluluğu
     
  18. 7 Şubat 2007
    Konu Sahibi : EU1
  19. cancan

    cancan Aktif Üye Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2006
    Mesajlar:
    119
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    :mymeka: teşekkürler anahita
    :Roflol: vurmaya öyle bir kaptırdıkki teşekkür edrken bile vuruyoruz:1shok: :uhm: yanlıııııııııııııış:1no2:
     
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.