aç gözlü insanlar

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve kaderim_48 tarafından 4 Haziran 2008 başlatılmıştır.

    4 Haziran 2008
    Konu Sahibi : kaderim_48
  1. kaderim_48

    kaderim_48 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    31 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    1.286
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    Bir ülkenin padişahı, su kıyısında gezerken, balık yakalamak için oltasını suya atan gariban birini görerek ilgilenir ve adama; “ Oltana ben burada iken ilk takılan şey ne olursa, sana onun ağırlığınca altın vereceğim” der. Biraz sonra oltaya takıla takıla ortası delik bir kemik takılır. Hükümdar balıkçıya; “Ne yapalım, şansın bu kadarmış” diyerek onu da alıp saraya dönerler.
    Saraya varınca adamlarına, balıkçıya elindeki kemiğin ağırlığınca altın vermelerini emreder. Kemiği terazinin bir tefesine koyarlar ve öbür kefesine de altın koymaya başlarlar. 5, 10, 20, 50 diyerek altınları koyarlar ama, kemiğin bulunduğu terazi kefesi yerinden oynamaz. Altını doldurmaya devam ederler. Terazinin kefesi dolar taşar ama kemik tarafı yerinden kımıldamaz. Bunda bir hikmet olduğunu anlarlar. Alim bir zat bunun hikmetinin ne olduğunu sorarlar o mübarek zat kemiğe baktıktan sonra şu açıklamayı yapar:
    “ Bu kemik açgözlü bir insanın göz çukurudur. Siz bunu tartmak için bütün hazineyi koysanız yine yerinden oynatamazsınız. Çünkü doymaz. Ama bir avuç toprak bu doyurur.”
    Nitekim bir avuç toprak alıp terazinin kefesine koyduklarında, terazinin kemik bulunan tarafı yukarı kalkıverir
    alıntı