A'dan Z'ye 80 şıklı kışlıklar

Konusu 'Moda Haberleri' forumundadır ve EU1 tarafından 3 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    3 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    A: Akışkanlık kilit kelime; etekler, elbiseler adeta akıyor, süzülüyor. A etekler bâki. Abiye, yerini günlük kılıklarla yer değiştirmiş gibi sağlamlaştırdı. Askeri tema sezonun yenilerinden. Apoletler kuvvetli geliyor.
    B: Battal boy diyelim; pek çok şey iki beden büyük, özellikle de trikolar. Beyaz, 'zürefanın düşkünü' kalıbını bir kere daha tekrarlatıyor. Balon etek pes etmedi. Binici pantolonlar, yükselen trendlerin en tazesinden. Berenin yeri başımızın üstü.
    C: Canlı/cart renkler; yazdan kalma elektrik mavisinden turuncuya, Çingene pembesinden çimen yeşiline, hep birden siyahla grinin kasvetini kırıyor. 'Ceket elbiseler', ceket ciddiyeti ve resmiyetiyle elbise feminenliğini buluşturuyor, vücuda oturuyor. Her şey cilalı gibi, kumaşlar da aksesuvarlar da parlak.
    Ç: Sadece Çingene pembesi değil, Çingene'nin ta kendisi yine çıkageldi. Çantalar son birkaç sezondur olduğu gibi hâlâ başrolde ve büyücek. Çoraplar çok renkli, çizgili, oyunlu...
    D: Dekolte; aldığı kadar. Degaje yaka; bilhassa trikolarda. Deri; tüylerle kombinlendiğinde vahşi doğa vurgusu. Dizaltı; favori boy ölçüsü. Dore; hiç gitmeyecekmiş gibi...
    E: Elbise; seksi ve hanım hanımcık bir kurtarıcı, yine çok revaçta. Eller tesettürlü; eldivenler bazen dirseğe dek uzanıyor.
    F: Fırfır; doz düşünmeden artırılabilir. Fiyonk; her zaman. Fermuar; normal işlevinden ziyade bir görsel unsur olarak sanki. Flörtöz havayı solumamak mümkün değil.
    G: Genel bir genişlik ve gevşekliğin hâkim olduğu söylenebilir. Gri; galiba sezonun en baskın rengi.
    H: Hâlâ mı herkes hamile? Hırka, babayani bir ihtiyar kılığı olmaktan çıkalı çok oldu.
    I: Bir tek şey varsa, o da ışıltı.
    İ: İşlemeler her yanda. İpek; gömleklerde, elbiselerde, mümkün olan her yerde. İncecik siluetler her şeyin önünde.
    J: Jilet gibi derler ya, pantolon-ceket/etek-ceket takımlar, paltolar tam da böyle anlatılır. Yıllar öncesinden jüpon, asırlar öncesinden japone kol ve her devrin kıymetlisi jartiyer...
    K: Kadınsılık diyelim öncelikle bu maddede. Bu sezonun karakteri, görmüş geçirmiş, rafine bir kadın. Kırmızı; yakıyor. Kürk; tüm anti kampanyalarına rağmen, keza. Kemerler kalın, iddialı, beli 60 sınırından öteye geçirmiyor.
    L: Lame ve leopar, maalesef ve mateessüf hâlâ. Neyse ki arada 'low profile' olaraktan lacivert ve de lime lime yoluk yünler de var.
    M: Mor; kışın baskın renklerinden. Mantolar haşmetli duruyor. Miniler; kışın vazgeçilmezi olmasa da gerek etek, gerek şort formunda her zamanki ilgiye mazhar oluyor.
    N: Nervürle nakış, nostalji kanadını sağlam tutarken, naylon ortamı dengeliyor.
    O: Otrişlerin markete giderken bile takılmasından korkuyoruz, öylesine vazgeçilmezler. Oxford tipi ayakkabılar, bu kışın alametifarikalarından.
    Ö: Örgüler her yerde. İnce, zarif, ajurlu olanlardan çok, fırın makarna kalınlığında yün kullanılanlar...
    P: Pul, payet ve püskülle yoğun bir pavyon havası diyelim. Biraz masumiyet isteyene ponpon verelim. Pantolonlar, daracık ile içinde kaybolunan bolluk arasında değişiyor. Pililer eteklerle iyi geçiniyor. Çantalar büyücek dedik ama portföy de unutulmamalı.
    R: Rugan, sezonun sihirli kelimelerinden. Rafya; püsküllerin ana materyallerinden. Resmiyetle romantizmin hiç bu kadar düzeyli bir birlikteliği olmamıştı.
    S: Siyah ve saten... Smokin: Takım ya da tek ceket olarak kotun bile üstüne... Straples: Küresel ısınma sayesinde, evet kış ortasında...
    Ş: Şapkayı aksesuvarlar içinde tek geçiyoruz. At yarışlarındaki kokoş modellerden değil de daha sempatik, ısıtan, yaratıcı çeşitler ama. Şort sürüyor. Şallar muhtelif.
    T: Tüy, nasıl da her yere girermiş. Kuştüyü. Kafada, kolda, ayakta; her kostüm ve aksesuvarın bir ucuna tüy dikilmiş, kuş kondurulmuş. Tuhaf topuklar göze çok çarpıyor, bazı batıyor: Çok yüksek, çok ince, çok platform, çok teşhirci olanlar var. Marc Jacobs'ın topuğun adeta yerini değiştirdiği gazetelerce bile belgelendi. Trençkot, her sonbahar olduğu gibi yine yere göğe konamıyor. Tüvit aynen. Transparan, evet. Yenilik olaraksa tulum, bilhassa yıllar evvelinden jean tulumlar...
    U: Uzun klasik siluetler ve uzaylı görüntüler, dokular, malzemeler kapışıyor.
    Ü: Lahana/milföy usulü üst üste giyinmeye devam. Üçgen etekler, elbiseler, tayyörlerden kaçış yok.
    V: Volan en spor ya da sıradan şeye bile bir dalga, rüzgâr, hava katıyor. Vintage ateşi herhalde hiç sönmeyecek.
    Y: Yüksel bel, bunca seneden sonra tek kelimeyle korkunç geliyor, ama biliriz, göz alışır, gönül katlanır. Yeşil ve bıkmadan yün diyelim. Ve en genel tabirle yumuşak siluetler...
    Z: Zarafetin ne vakittir olmadığı kadar yoğun hâkimiyetinden bahsedilebilir son olarak. Dedik ya, kadınsı, görmüş geçirmiş bir ruhu var 2007-2008 kış modasının. :eek: