A'dan Z'ye Kadin Sağliği

Konusu 'Jinekoloji / Kadın Hastalıkları' forumundadır ve 1BukeT tarafından 12 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    12 Nisan 2007
    Konu Sahibi : 1BukeT
  1. 1BukeT

    1BukeT Popüler Üye Üye

    Katılım:
    21 Eylül 2006
    Mesajlar:
    1.454
    Beğenildi:
    15
    Ödül Puanları:
    106
    DOĞUM KONTROL METODLARI

    GEBE KALMAYI ÖNLEYİCİ METOTLAR : Gebe kalmayı önleyici metotlar arasında ağızdan alınan ve kontrseptiv denilen ilaçlar, vajinal yoldan kullanılan kontraseptiv fitiller, rahim içi araçları, diyaframlar, prezervatifler, takvim metodu ve kısırlaştırma operasyonları sıralanabilir.

    RAHİM İÇİ METOTLARI NEDİR VE NASIL KULLANILIR? : Bu araçlar uterus içine vajinal yoldan konulur, plastik, bakır ve gümüşten yapılmıştır. Halk arasında spiral olarak bilinir. Doktor tarafından anesteziye gerek kalmadan takılır. En uygun zaman kanamanın kesildiği, yani adetin 4-6. günleridir. Bu araçlar röntgende rahatlıkla görülebilir. Rahim içi araçların kanama, ağrı, iltihap, düşme gibi bazı yan etkileri vardır. Ancak ağızdan kullanılan haplardan daha tehlikesizdir.

    TAKVİM METODU NEDİR, NASIL UYGULANIR? : Bu metoda ritm yöntemi de denir. Kadının yumurtladığı dönemlerde cinsel birleşmeden uzak kalınır. Kadının adetinin başladığı günden itibaren sayıldığında 14. yada 15. günler yumurtalıkların karın boşluğuna yumurta bıraktığı günlerdir. Bu günlerden iki gün öncesi ve iki gün sonrası tehlikeli sayılabilir. Çünkü canlı kalabilen ovum (yumurta) ve sperm bu günlerde birbirlerini bulabilirler. Başa Dön

    OVULASYON (YUMURTLAMA) GÜNÜ NASIL ANLAŞILIR? : Ovulasyon günü her kadına göre değişir. Bunu anlamak için bazal temperatür denen bir ölçüden yararlanılır. Beden derecesi ile her sabah alınan beden ısısı devamlı olarak bir takvime kaydedilir. Beden ısısının hafif yükselme yaptığı gün (çoğunlukla adetin 15. ve 16. günlerine rastlar) kadının yumurtladığı gündür. Bu metotta hesabı çok iyi yapmak gerekir. Bu yöntemle korunmak pek garantili değildir.

    VAJİNAL YOLDAN KULLANILAN FİTİL VE TABLETLER NELERDİR, NASIL UYGULANIR? : Gebeliği önleyici vajinal yoldan kullanılan fitil ve tabletler genel olarak Agen, Speton ve Lorophyn gibi isimlerle satılıyor. Bu ilaçların içinde spermi öldürecek ve hareketlerini engelleyecek kimyasal bileşikler vardır. Kullanılmalarında bir sakınca yoktur. Bu metotla yüzde 85 oranında bir korunma sağlanır. Başa Dön

    DOĞUM KONTROL HAPLARI NELERDİR? : Bu hapların içinde hormon cinsi ilaçlar bulunur. İlaçlar kadınlardaki yumurtlamayı hormonal yollardan geçici olarak durdurma şeklinde etki yapar. Kansızlık gibi yan tesirleri de vardır. Bazı kimselerde bulantı, kanama, meme ağrısı, adetten kesilme gibi şikayetler olabilir. Trombeflebit, astım, migren, diyabet, hipertansiyon, miyom, kalp yetmezliği, safra kesesi gibi şikayetleri olanların bu hapları kullanmaları tavsiye edilmez.

    GEBELİK ve DOĞUM ÖNCESİ BAKIM

    GEBELİK NEDİR? BELİRTİLERİ NELERDİR? Gebelik çocuğun ana rahmine düşüşünden doğuma kadar süren ve genellikle 280 günde tamamlanan durumdur.

    Düzenli adet gören bir kadında adetin ortadan kalkması, genellikle gebe olduğunun ilk belirtisidir. Bir gebe kadının, gebe kaldıktan sonra bir veya iki kez kanama geçirdiği durumlar da vardır. Bazı kadınlarda özellikle sabahları halsizlik, bulantı ve kusma olabilir. Bunlar genellikle iki ayda belirir, dördüncü ayın sonuna doğru ortadan kalkar.

    Bu belirtilerin ortaya çıkışları ve şiddetleri her gebede farklı olabilir. Bazı kadınlar gündüzleri daha rahat, gece ise rahatsız olabilirler. Gebelik döneminde çoğu kadının duygusallığı artar. Hırçınlık, terslik, alınganlık, buhran görülebilir. Bazı kadınlar da aksine kendilerini çok neşeli hissederler. Başa Dön

    AŞERME NEDİR? : Aşerme bazı yiyecek maddelerine duyulan aşırı istektir. Aşerme ve günlük alışkanlıklarında görülen değişiklikler kadının duygusal değişikliklerin açığa vuruş şeklidir.

    GEBELİK SIRASINDA CİLTTE GELEN DEĞİŞMELER : Vücudun belirli bölgelerinde derinin koyulaştığı görülür. Koyuluk meme başlarında ve karnın ortasında düz bir çizgi halinde ortaya çıkar. Bu durum da ikinci ayın sonunda gittikçe belirginleşir. Elde, yüzde, vajina da lekeler oluşabilir. Yüzde oluştuğunda çoğunlukla gebelik maskesi diye adlandırılır. Bu lekeler geçicidir, doğumdan sonra yok olurlar.

    GEBELİK SIRASINDA RAHİMDEKİ DEĞİŞİKLİKLER : Rahim büyümeye, rahim ağzı yumuşamaya başlar. Bu belirtiler gebeliğin mevcut olup olmadığını söyler.

    GEBELİK SIRASINDA GÖĞÜSLERDEKİ DEĞİŞMELER : Kan dolaşımı artar ve kan damarları deriden görülebilecek düzeye yaklaşır. İlk aydan sonra, göğüslerde iğnelenme ve ağırlık hissedilir. Son birkaç aya doğru göğüslerde bir salgı meydana gelir. Bu salgı gebeliğin son günlerinde belirginleşir ve göğüslerden akmaya başlar. Salgı beyazımsıdır. Gebeliğin 8. haftasında meme başlarında tümsekler de oluşabilir.

    Başa Dön

    RAHİMDE HAYAT BELİRTİSİ NASIL GÖRÜLÜR : Bebeğin ilk hareketleri 8. haftadan itibaren görülmeye başlar. On hafta sonra kalp atışları dinlenebilir.

    GEBE BİR KADININ GIDA REJİMİ : Anne adayı genel olarak her zaman yediği besinleri yemelidir. Ayrıca ek olarak yeterli süt ve eskisinden daha fazla meyve ve sebze yemelidir. Süt ve süt ürünleri gerekli kalsiyumu karşılar. Ama bazen ek olarak kalsiyum vermek gerekebilir. Demir, alyuvarların oluşması için zorunludur. Eğer yeterli iyot alınmazsa bu hem annenin hem bebeğin troid bezini etkiler.

    Annenin bu dönemde daha çok proteine ihtiyacı vardır. Et, balık, tavuk ve yumurta önemli protein kaynağıdır. Yağlar kısmen tereyağı, krema ve peynir şeklinde diyette yer almalıdır. Şeker, baklagiller, ekmek ve patates enerji almak için gereklidir. Yağlar, nişasta ve şeker fazla yenmemelidir. Kızartma ve yağlı yiyeceklerden, ağır soslar, mayonez, pastalar ve tatlılardan kaçınılmalıdır. Balık yağı alınmalıdır. Taze sebze ve meyveler, özellikle turunçgiller ve domates yenmelidir. Hamilelik sırasında sigara ve alkol kesinlikle alınmamalıdır. Başa Dön

    GEBE BİR KADININ VÜCUT TEMİZLİĞİ : Gebelikte duş almak yada süngerle yıkanmak, banyo teknesine su doldurarak yıkanmaktan daha güvenlidir. Banyo suyu ilik olmalıdır. Sıcak hamama gitmek tehlike yaratabilir.

    GEBELİK SIRASINDA YAPILMAMASI GEREKENLER : İnsanı çok yoran, zıplamak, gerinmek, uzanmak gibi tehlikeli hareketler yapılmamalıdır. Zararlı hareketler ise koşu, tenis, yüzme, ata binme, paten, kayak tır. Gebeliğin ilk aşamalarında dans edilebilir. Mümkünse son aylarda yolculuk göze alınmamalıdır.

    DOĞUMUN GELDİĞİ NASIL ANLAŞILIR? : Anne ilk çocuğuna hamile ise, doğumun başladığını anlayabilmesi çok önemlidir. Rahmin hafif ağrılı kasılmaları ilk belirtilerdir. Bunlar karnın alt bölgesinde başlar, bele doğru, sonra da her iki kasığa doğru yayılır. Bir süre sonra bu kasılmalar daha etkili olmaya başlar. Doğumun başlangıcında sümüksü bir akıntı ile karışık bir kaç damla kan gelebilir. Bazı durumlarda ise su gelir. İlk kez çocuk doğuran kadının doğumu oldukça uzun sürer. Kasılmalar birkaç dakikada bir gelmeye başladığında, doğuma yaklaşılmış demektir. İkinci ve üçüncü doğumlar daha çok ilerler. Başa Dön

    GEBELİK TESTLERİ : Beklenen adet günü 2 hafta geçtiğinde gebe olduğundan şüphe edilen kadının sabah ilk idrarı temiz bir kaba alınarak labaratuvara gönderilir. Gebeliğin var olup olmadığı anlaşılır. Ayrıca eczanelerden satın alacağınız gebelik teşhis aletleri de kullanabilirsiniz.

    KÜRTAJ : Kendinden meydana gelen düşüklerden sonra ya da tıbbi sorun sonucu gebeliğe son vermek için yapılan operasyona kürtaj denir. Bu operasyonda önce rahim ağzı genişlemekte, sonra değişik büyüklükteki küretler kullanılarak rahim içi boşaltılmakta ve kazınmakta yani kürtaj yapılmaktadır. Ayrıca rahim içine kanül şeklinde ince tüpler sokarak ve vakum ile içeridekiler emilerek de değişik bir yöntem kullanılabilir.

    NORMAL DOĞUM : Çocuk, kadının uterus denilen cinsiyet organı içinde büyür. Günü geldiğinde uterus adalesinin çalışmaya başlamasıyla doğum kanalından dışarıya atılır. Bu olaya normal doğum denir.

    ERKEN DOĞUM VE DÜŞÜK : Rahim içindeyken 12. haftaya kadar embriyo, daha sonra fetüs adını alan çocuğun 28. haftadan evvel dışarı atılmasına düşük denir. Ufak veya gününden önce doğan çocuklara prematüre ve bu doğum olayına ise erken doğum denir.Başa Dön

    ÇOCUK DOĞUM SIRASINDA NASIL ÇIKAR? : Her doğum olayında doğacak çocuk bir obje olarak kabul edilebilir. Bir canlı varlığın rahim içinde başlayan bir yumuşak doğum kanalından ve pelvis kemiklerinin oluşturduğu bir çatıdan geçerek dışarı çıkması gerekmektedir.

    DOĞUM NASIL GERÇEKLEŞİR? : Çocuk rahim içinde genellikle başı aşağıda olmak üzere durur ve doğum kanalını başı ile zorlayarak ilerler ve perineden çıkar. Bu doğum şekline başla geliş şekli denir. Daha az olarak çocuk rahim içinde başı yukarıda yani makat gelişi şeklinde veya yan olarak (%1) yan geliş şeklinde durur. Makat gelişlerinde doğum olayı, dışarı önce çocuğun önce makatının ve ayaklarının çıkması suretiyle gerçekleşir, ancak yan gelişlerde su kesesinin patlamasından sonra kolun aşağı sarkması doğumu imkansız hale sokar. Bu durumda ya eskiden yapıldığı gibi çocuğu parçalayarak almak, yada çocuğu ve anneyi kurtarmak için derhal sezaryan operasyonu yapmak gerekirlidir. Doğumun başlaması ya kollum tıkacının açılmasının işareti olarak gelen bir kan lekesinin görülmesi (nişan bozulması) veya düzgün aralıklarla gelen rahim kasılmalarının ağrı şeklinde duyulması ile anlaşılır. Bazen su kesesinin patlaması sonucu bir miktar suyun akması ile de doğum başlayabilir.

    Başa Dön

    DOĞUMU KOLAYLAŞTIRMAK İÇİN YAPILANLAR : Doğumu kolaylaştırmak için başlangıçta sedatif denilen ilaçlar kullanılmaktadır. Kollumun açılma devresinde ise antispamodik denilen gevşetici ilaçlar (dolantin, buscopan) ağrı devresini kısaltmaktadır. Ayrıca ağrı sırasında gaz anestezikler koklatılmaktadır. İkinci devrede indifa, yani çocuğun dışarıya çıktığı devredir. Normalde kollum tam açıldıktan sonra çocuğun içinde bulunduğu su kesesi dediğimiz amnios zarının yırtılası ile başlar. Yarım saat veya bir saat kadar sürebilir. İtici, akıntılı ağrılar 2-3 dakikada bir gelmeye başlar ve 60-70 saniye kadar sürer. Doğumun sonuna doğru çocuk başının perineye indiği ve çıkıma yaklaştığı devrede ise perineye, bölgesel anestezi (lokal anestezi) yapılmaktadır. Böylece anne, çocuğun çıkışını duymamakta, epizyotomi denen çıkımın genişletilmesi operasyonu kolaylıkla sağlanabilmektedir. Başa Dön

    SEZARYEN NEDİR? : Normal doğum kanalından sonuçlanması mümkün olmayan veya gecikmesi anne ve bebek için tehlike yaratacak doğumlarda karın duvarının ve rahmin açılarak çocuğun alınmasına sezaryen denir. Normalden farklı olarak rahim içinde yan veya çarpık duran çocuğu duğuma daha uygun bir duruma döndürmeye versiyon ve çocuğu ayaklarından tutup çekerek çıkarmaya da ekstraksiyon denir. Eskiden daha sık başvurulan çocuğu parçalayıcı doğum ameliyatlarına buğün pek sık rastlanmaz.

    DOĞUMDA BEBEĞİ BEKLEYEN TEHLİKELER : Gebelik süresince rahimde, amnios suyu içinde yüzen fetüs bu suyun az olması halinde ve çoğu gebeliklerin bir çoğunda uterus içindeki duruş şekline ve zorlanmalara bağlı olarak bazı şekil bozuklukları (ayak çarpıklığı, boyun eğriliği, vb gösterebilir. Doğum sırasında ise doğum kanalından çıkarken çocuğun başı kemik ve adaleler arasında bazen sıkışmalar olur. Ayrıca zor doğumlarda uygulanan forsepsi vakum gibi araçların çocuk başı üzerine ezici ve emici etkileri olabilir. Böylece baş kemiklerinde kırık veya damar yırtılması sonucu oluşan hematom denilen kab toplanması gibi komplikasyonlar meydana gelebilir.

    Normal bir doğumda bile başın uzun zaman çıkımda kalması doğru değildir. Emici etki yapan negatif basınç, başın yumuşak kısımlarında da doğum tümseği yada bos denilen ödemli bir şişikliğin meydana gelmesine neden olur. Çok defa kan oturması yada ekimoz vardır. Birkaç günde organizma tarafından geri emilir ve kaybolur.

    Başa Dön

    MENOPOZ

    Genç kızlık bir dönemdir, ama genç kızlıktan ayrılıp kadınlığa adım atıldığında da yeni bir dönem başlar. Kadınlık döneminden, yaşdönümüne kadar kadın doğurganlığını sürdürür. Bu dönemden sonra kadınlık fonksiyonu devam etse de doğurganlığı artık kalmaz. Çoğu kadın, yaşdönümünü birşeylerin bittiğine işaret olarak görür. Oysaki durum sanıldığı gibi değildir. İşte size bu dönemle ilgil, kadınları ve kadınların bu dönemlerini aydınlatıcı bilgiler vereceğiz.

    YAŞ DÖNÜMÜ (MENOPOZ) NEDİR? : Yaş dönümü yada bir diğer adıyla menopoz, kadının adetten kesilip doğurganlığını yitirdiği devredir. Bu devrede yumurtalıkların kadınlık hormonlarından biri olan östrojenleri daha az salgılaması kadınlarda birtakım değişiklikler meydana gelmesine neden olur. Bu değişiklik çeşitli şikayetleri ortaya çıkarır. Başa Dön

    MENOPOZ KADINLARI NASIL ETKİLER : Kadından kadına büyük değişiklikler gösteren menopozun kadından kadına değişik etkileri görülür. Bazı kadınlarda bünye itibariyle menopoz fark edilmeden geçer. Bazı kadınlarda ise, çoğunluk bu guruba girmektedir., gerek vücutça, gerekse ruhsal yapı olarak değişik derecelerde şikayetler olur.

    MENOPOZ SIRASINDA OLUŞAN ATEŞ BASMALARI : Ateş basması kadında baş göstermeye başladığı zaman gecikmeden doktora başvurmalıdır. Ateş basmaları, vücudumuzun hormon (içsalgı) dengesinin değiştiğinin bir işaretidir. Doktora başvurulduğu zaman, bu durum doktor tarafından tanımlanıp, gerekli tedavi uygulanacaktır. En uygun tedavi, eksileni yerine koymak şeklinde olacaktır. Bir başka deyişle vücudun artık üretemediği kadınlık hormonlarından östrojen verilecektir.

    MENOPOZ SIRASINDA OLUŞAN KAŞINTILAR : Menopoz sırasında vücudun kadınlık hormonlarının üretimi azalır. Kadınlık hormonlarının en önemlilerinden biri olan östrojenler, aynı zamanda vajinanın içini çevreleyen ince deride nemliliği ve kalınlığı sağlar. Böylece bu bölgeyi mikroplardan korumuş olur. Menopoz meydana gelince bu hormonlar artık üretilemez olurlar. Böylece kaşıntı ve akıntı gibi şikayetler ortaya çıkar. Doktor kontrolü altında bulunulduğu süre içerisinde bu kaşıntılardan eser kalmayacaktır. Başa Dön

    MENOPOZ SIRASINDA DUYULAN CİNSEL İSTEKSİZLİK VE BU DÖNEMDE EŞLERİN GÖREVLERİ : Bu dönemde kendini bir boşlukta hisseden kadın için en pratik çözüm yolu hobi anlamında yeni uğraşlar edinmektir. Ancak bu da kesin çözüm yolu değildir. İsteksizlikler, sıkıntılar ve sinirlilik bu dönemin sık sık rastlanan belirtilerindendir. Bu konuda çözüm doktorunuzun önerdiği tedavi olacaktır. Böyle anlarda kadınların kendilerini salıp koyuvermeleri, evleriyle ve eşleriyle yeteri kadar ilgilenmemeleri gibi durumlar görülür. Kocalar eşlerini eleştirebilirler. Bu durum normaldir. Ancak kocaların da eşlerinin bu döneminde ne gibi sıkıntıları olabileceğini düşünüp ona göre davranmaları gerekmektedir. Kocalar genellikle eşlerinin bu gibi özel durumları kendilerine açıklandığında anlayış göstermektedir. Başa Dön

    MENOPOZ SIRASINDAKİ AŞIRI İDRAR ARTIŞI : Mesane kontrolünün kaybı, menopozda sık görülen bir durumdur. Kadınlarda sık sık idrar çıkma durumu, zaman zaman da idrar kaçırma meydana getirebilir. Bunda korkulacak bir durum yoktur. Doktorunuzun tavsiyelerinize kulak verin.

    MENOPOZDA DOĞUM KONTROLÜ UYGULANACAK MI? : Menopozda kadın adetten kesilse de doktorlar korunmanın mutlaka sürmesi gerektiğini söylüyorlar. Doktorlar kadının adet kesilmesinden sonra bir yıl süreyle doğum kontrolüne devam etmelerinin gerekli olduğunun altını çiziyorlar. Başa Dön

    MENOPOZDA ÖSTROJEN EKSİKLİĞİ KADININ CİNSEL TEMASINI VE FİZİKSEL GÜZELLİĞİNİ NASIL ETKİLER? : Menopoz sırasında azalan östrojen salgısı cinsel temasları da etkiler. Bu dönemde östrojen eksikliği yüzünden vajinada bir kuruluk meydana gelebilir. Bu yüzden cinsel temaslarda zorluklar ve acılar meydana gelebilir. Bunun çaresi kolaydır. Doktora başvurulduğu takdirde östrojen hapları vererek bu sıkıntıdan uzaklaşılabilir. Menopoz yüzünden çoğu kadın kendisinin çirkinleştiğini düşünse de bu doğru değildir. Kadın çocuk doğurma devrelerini geçirdikten sonra daha rahat bir evlilik dönemine girer. Bu dönemde artık orta yaş güzelliği başlar. Bu kadınların bir kısmı hayat tecrübeleri ve güzellikleriyle çevrelerini sık sık etkilemektedirler. Kadınların bu dönemi endişe içinde geçirmeleri için hiçbir sebep yoktur. Başa Dön

    Kadınlardaki Meme Hastalıklarına Karşı Alınacak Önlemler

    Bilindiği gibi insanın sağlığını koruması için elinden geleni yapması kadar doğal bir şey yoktur. Kışın kalın, yazın ince giyinmek, alınan besine dikkat etmek hep aynı amaca yöneliktir. Bu kapsamda ufak gayretler gerekir.

    Bilindiği üzere meme hastalığı çoğu kadının korkusudur. Doktora baş vurmaktansa çok basit bir biçimde kendi kendinize ellerinizle yapacağınız muayene kadınları bu kaygılarından kurtarabilir.

    Her ay adetin bitiminden hemen sonra 10 dakika içinde memeler basit bir yöntemle kontrol edilebilir. Aylık kontrolün seyri şunlardır;

    *

    Bir aynanın önüne geçerek kollar iki yana sarkıtılır. Memeler dikkatle incelenir. Bir meme diğerinden farklı mıdır? Deride, çukurlaşma buruşma var mıdır? Meme uçlarından bir her zamankinden farklı olarak içeriye dönükmüdür? Meme uçları sıkıldığında ucunda bir sıvı görülüyor mu?
    *

    İkinci aşamada kollar yukarıya doğru kaldırılır ve anlatılan özellikler bu pozisyonda da aranır.
    *

    Daha sonra yatağa sırt üstü yatılır ve sol omuzun altına bir yastık yerleştirilir. Sol el başın altına konulur. Sağ el, sol memenin üst-iç kısmında daireler çizilerek dolaştırılır. Bunu yaparken, sağ el parmakları kıvrılmadan düz tutulacaktır. Daire çizmeye göğüs kemiğinin üstünden başlayıp meme ucuna doğru ilerlenir. Ele opaklar ya da sertleşmiş kısımlar geliyor mu?
    *

    Aynı işlem memelerin alt iç bölümünde de yapılır. Burada gergin ve sert dokuya rastlanabilir. Korkulacak bir durum yoktur.
    *

    Bundan sonraki işlemde sol kol yana uzatılır. Aynı dairesel parmak hareketleri memenin üst-dış kısmına uygulanır. Bu sefer meme ucundan, koltuk altına doğru bu hareket yapılır.
    *

    Aynı uygulama alt-dış bölümde, dıştan meme ucuna doğru giderek tekrarlanır. Bu muayene parmaklar kıvrılmadan, düz tutularak yapılır.
    *

    Yine düz tutulan parmaklarla koltuk altları muayene edilir. Herhangi bir şişlik ve sertlik geliyor mu?
    *

    Bu aşamada ise iki avuç göğse konur, meme biraz yukarı itilir. İşaret parmakları hafifçe kaldırılarak iki el birbirine yaklaştırılır. Bu yapılırken parmakların altından kayan, ufak, yumuşak şişkinlikler ele gelebilir ve onları yeniden ellemek ya da yakalamak istenildiğinde bulunmayabilir. Bunlar memenin normal dokusunu oluşturduğundan endişeye gerek yoktır.
    *

    Bu işlemler bittikten sonra yastık sağ omuzun altına konularak sağ meme de aynı biçimde kontrol edilebilir.

    Memede görülen patolojik olayların büyük kısmı, memenin üst-dış kadranında meydana gelir
     
  2. 10 Ocak 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  3. rhanna

    rhanna Guest

    tesekkurler emegıne saglık...
     
  4. 14 Ocak 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  5. ikiz_lerim

    ikiz_lerim DOĞUKAN & BATUHAN Pro Üye

    Katılım:
    5 Ocak 2008
    Mesajlar:
    106
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    tesekkur ederım canım,bızı aydınlattıgın ıcın..
     
  6. 16 Ocak 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  7. penelophe

    penelophe Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Ocak 2009
    Mesajlar:
    32
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bütün kadınları ilgilendiren konulara değindiğiniz için teşekkür ediyorum,emeğinize sğlık.
     
  8. 30 Ocak 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  9. papatya_757

    papatya_757 umutla bekliyoruz:) Üye

    Katılım:
    28 Ocak 2009
    Mesajlar:
    152
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Sağol canım merak ettiğim bir çok bilgiyi buldum teşekkürler paylaşımın için :)
     
  10. 22 Şubat 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  11. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    KURAL 1

    Doktorunuz aksini önermedikçe vajinanın içini yıkamaya yönelik üretilen hijyen ürünlerini kullanmamalısınız.

    Vajina kendini sürekli yenileyen bir organdır. Bu nedenle vajinanın içine bu maddelerin sokularak "temizlik" yapılmaya çalışılması anlamsızdır ve vajinanın laktobasil/asit ortamının zarar görmesine neden olabilir. Bu ürünlerle dış genital bölgenizi temizlemenizde bir sakınca yoktur.

    Genital bölgenin gereğinden fazla yıkanarak hijyen sağlanmaya çalışılması vajinanın laktobasil/asit ortamının zarar görmesine katkıda bulunabilir.

    KURAL 2

    Tuvalet sonrası temizlikte temizliğin önden arkaya (vajinadan anüse doğru yapılması) çok önemlidir.

    Temizliği anüsten vajinaya doğru yaptığınızda dışkıdaki kalınbağırsak bakterileri vajinaya ve buradan da idrar borusu yoluyla mesaneye bulaşabilir.

    KURAL 3

    Genital Bölgenin Kuru Kalması Önemlidir.

    Mantar ve diğer bakterilerin nemli ve sıcak ortamlarda daha kolay üremesi nedeniyle genital bölgenin kuru kalması önemlidir. İç çamaşırınızı günlük değiştirmek, naylon yerine pamuklu iç çamaşırları tercih etmek, dar pantolon, çorap ve iç çamaşırı kullanmamakla bunu sağlayabilirsiniz.

    KURAL 4

    İlişki sonrasında ve diğer tüm zamanlarda idrar yapma ihtiyacı ortaya çıktığında ertelenmemelidir.

    İdrar ihtiyacı ertelendiğinde mesanedeki bakteriler enfeksiyon yapmak için "zaman" bulurlar. Halbuki idrar yapılması bakterilerin idrarla birlikte vücuttan atılmasını sağlar.

    KURAL 5

    Tam hazır olunmadan (yeterli kayganlık oluşmadan) ilişkiye başlanmamalıdır.

    Bu önlem mekanik tahrişe meydan vermemek açısından çok önemlidir. Gerekirse doktor önerisine göre kayganlaştırıcı ilaçlar kullanabilirsiniz.

    KURAL 6

    Adet Kanaması Döneminde Dikkat Edilmesi Gerekenler:

    Adet kanaması döneminde olan kadına iş yaşamında, sosyal aktivitelerinde hareket serbestliği sağlaması, denize girebilme imkanı vermesi için üretilen vajinal tamponların kullanımında dikkat edilmesi gereken en önemli nokta tamponun sık aralıklarla yenisiyle değiştirilmesinin ihmal edilmemesidir. Vajinal tamponu yerleştirdiğiniz andan itibaren kanla temas sonrasında bakteriler hızla çoğalmaya başlar.

    Vajinal tamponlar uygun kullanıldıklarında vajinanın doğal ortamını bozmazlar. Ancak uzun süre vajina içinde kaldığında bu tamponlar vajinit sorununun gelişimi bir yana, hayatı tehdit eden enfeksiyonlara bile neden olabilirler.

    Toksik Şok Sendromu>>

    Adet kanaması döneminde cinsel ilişkiyi yasaklamak için yeterli tıbbi neden olmamakla beraber, kendinizi bu dönemde yeterince rahat hissetmiyorsanız eşinize bu durumu iletmeli ve kanamalı dönemlerde ilişkiyi ertelemelisiniz.

    Üst genital sistemi enfeksiyonlarının en sık adet kanaması döneminde gerçekleştiği düşünüldüğünden bu açıdan risk altında olan kadınlar (daha önceden geçirilmiş enfeksiyon, çok eşli yaşam veya eşin çok eşli yaşam sürmesi gibi) bu dönemde ilişkide bulunmaktan kaçınmalıdırlar.

    KURAL 7

    Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) açısından risk altında olan biriyle cinsel ilişkiye girdiğinizde eşinizin prezervatif kullanmasını istemek sizin en doğal hakkınızdır.

    Bunu sağlayamayacağınızı düşündüğünüzde kadın prezervatifinden faydalanabilirsiniz

    Unutmayın: Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar (CYBH) erkekten kadına daha kolay bulaşırlar.

    CYBH korunma>>

    KURAL 8

    Genital Temizlikte Dikkat Edilmesi Gerekenler:

    Ağda ve jilet genital kılların giderilmesinde oldukça etkilidir. Lakin bu iki yöntem kıl köklerinin enfeksiyonunu kolaylaştırır ve genital bölgenin daha kolay tahriş olmasına neden olur. Genital bölge için geliştirilmiş aletlerden faydalanmak veya makas kullanmak özellikle genital bölgeleri enfeksiyona ve tahrişe duyarlı kadınlarda daha iyi bir seçenek olabilir.

    KURAL 9

    Tuvalette Alınması Gereken Önlemler:

    Klozet kapağının üzerine serilen tek kullanımlık kağıtlar ülkemizde de giderek yaygınlaşmakta ve hatta büyük marketlerde bu kağıtlar herkesin cebinde taşıması için uygun bir şekilde paketlenmiş olarak satılmaktadır. Bu kağıtları mutlaka kullanmalısınız.

    Tuvaletlerde diğer bir sorun da tuvaletin içindeki kirli suyun sıçrayarak genital bölgeye değmesidir. Bunu önlemek için kirli suyun üzerini tuvalet kağıdıyla kaplayabilirsiniz. Bunu yapmak mümkün olmadığında dezenfektan madde içeren "mavi su verici tabletlerden" faydalanabilirsiniz.

    KURAL 10

    Her Kadın Düzenli Olarak Jinekolojik Muayeneden Geçmeli Ve Belirti Ve Bulgulara Duyarlı Olmalıdır.

    Kadınlar hiçbir sorunları olmasa dahi yıllık jinekolojik muayene için başvurmalıdırlar. Bu, belirti vermeyen veya geç belirti veren hastalıkların tanı ve tedavisi açısından çok önemlidir... (ALINTIDIR..)
     
  12. 22 Şubat 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  13. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    Kadın genital sistemi cinsel ilişkiyle içeri giren bakterilerle sürekli "savaş" halindedir. Bunun yanında genital organların kalın bağırsakla yakın komşulukta olması buradaki bakterilere de vajinadan direkt bir giriş kapısı oluşturur.

    Genital sistemin idrar yolu ile yakın komşuluğu bölgede uretra (idrar borusu) yoluyla mesaneye direkt bir geçiş sağlar.

    Normal şartlarda vajinanın mükemmel savunma mekanizması ve uretradan mesaneye geçişi zorlaştıran kapak mekanizması sayesinde bakterilerin genital bölgede ve idrar yollarında enfeksiyon yapması engellenir.

    Her ay gerçekleşen adet kanaması içerdiği proteinler nedeniyle bakterilerin çoğalması için çok uygun bir ortam oluşturur ve bu nedenle kadınlarda enfeksiyonlar en sık adet döneminde ortaya çıkar.

    Genital hijyen kuralları hakkında bilgi sahibi olmanız hem genital sistem hem de idrar yolu enfeksiyonlarından korunmanız açısından son derece önemlidir.
    .....(ALINTIDIR)
     
    Son düzenleme: 22 Şubat 2009
  14. 22 Şubat 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  15. buzdevri

    buzdevri **** Üye

    Katılım:
    31 Ağustos 2008
    Mesajlar:
    5.660
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    148
    Vajinanın diğer organlara göre en önemli farklılıklarından biri bölgenin zararlı bakterilere karşı savunmasında bizzat bakterilerin görev almasıdır. Laktobasil adı verilen ve asit ortamda üreme özelliği olan bakteriler vajinanın içinde enfeksiyon yapabilecek diğer bakterilerin çoğalmasına engel olurlar. Bu amaca yönelik olarak vajina duvarında yer alan hücreler içerisinde östrojen hormonu sayesinde depolanan glikojen (glikojen glikoz adlı şekerin depo şeklidir) önce şekere sonra laktik asit adı verilen bir asit maddeye dönüşür. Bu asit madde vajinanın asit ortamının devamını ve laktobasillerin çoğalmasını sağlar.

    Herhangi bir nedenle laktobasiller azaldığında (enfeksiyon yapıcı bakterilerin vajinayı işgal etmesi ve laktobasillere üstün gelmesi) vajinanın asit ortamı bozulur ve vajinada enfeksiyon kolaylaşır.

    Herhangi bir nedenle vajinanın asit ortamı azaldığında (vajinaya uygun olmayan kimyasal maddelerin girmesi, östrojen üretiminin azalması nedeniyle glikojen depolarının azalması) laktobasiller azalır ve vajinada enfeksiyon kolaylaşır.

    Genital hijyeni korumaya yönelik önerilerin bir çoğu vajinada laktobasil-asit ortam ikilisinin korunmasına yöneliktir. Genital hijyen kurallarını ezberlemek yerine bu ikiliyi aklınıza getirirseniz genital hijyen olgusunu çözmeniz kolaylaşacaktır........(ALINTIDIR...)
     
  16. 13 Mart 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  17. floydrose

    floydrose Aktif Üye Üye

    Katılım:
    13 Mart 2009
    Mesajlar:
    28
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    kahverengi akıntılarım var ara ara ve her ilişkiden sonra kanamam oluyo bu yaklşık 1 buçuk 2 haftadır falan var nedeni nedir acaba?acil yardımcı olursanız sevinirim.
     
  18. 21 Temmuz 2009
    Konu Sahibi : 1BukeT
  19. deryacemre

    deryacemre Aktif Üye Üye

    Katılım:
    21 Temmuz 2009
    Mesajlar:
    17
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    arkadaşlar şuanda inanılmaz bir kadın hastalıkları yaygınlığı var bunların çoğuda bulaşıcı bunu önleyen yeni bir ağda gördüm kuaförümde kişiye özel bir ağda bikini bölgesi için gittim gözümüm önünde açıldı sadece bana uygulandı çok güzel bişey kadınların sağlığı için büyük bir yenilik