Adı Aylin - Özet - Ayşe Kulin

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve EU1 tarafından 25 Mayıs 2007 başlatılmıştır.

    25 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : EU1
  1. EU1

    EU1 Guest

    KİTABIN ÖZETİ:

    Aylin, Amerikan kız kolejini bitirdikten sonra, eğitimini tamamlamak üzere Paris’e gitti; bundan sonraki yaşamını bir uçtan diğer uca, baş döndürücü bir hızla akarak geçti Libyalı bir prensle evlendi, Prenses oldu. Tıp okudu ünlü bir psikiyatrist oldu. Tekrar tekrar evlendi, ama evliliklerinden sıkıldı, Amerikan ordusuna Albay rütbesiyle Subay oldu...

    İşte bu kitap, kökleri Giritli Deli Mustafa Naili Paşaya kadar uzanan bir ailenin kızı olan Aylin DEVRİMEL ‘in fırtınalı yaşamının öyküsüdür.

    Lise yıllarında uzun boylu ve sıka bir kız olan Aylin zamanla güzelleşmiş ve bir gün Esma teyzesinin daveti üzerine Paris’te bir otelde buluşurlar otelde prens olduğu söylenen bir Arap’la tanışır ve bu tanışmanın sonunda prensle görkemli bir yaşantı için evlenir Prenses olur. Ancak her şey düşündüğü gibi gitmez Prens Senusi doğu kültürü ile yetiştiği için batı kültürü ile yetişen Aylin’e ters gelmekte zamanla Aylin’in özgürlüğü kısıtlanmaktaydı evliliğe başladığı gibi sakin değil büyük bir kaçışla son buldu; yaz sonunda Aylin, ablası Nilüferle Cenevre ye gider. Yaşamanın ideali olan tıp okumaya karar verir ve büyük uğraşlar vererek Neuchatel Üniversitesine kayıt yaptırır. Okulun ilk yıllarında hayatında çok büyük değişiklikler yaparak, ihtişamlı hayatından sıyrılarak sade bir öğrenci olur. Tek hedefi olan tıp fakültesini bitirmek için çok çalıştı daha sonra fizik ve kimya derslerinde yardımcı olan Jean-Pierre ile evlendi. İki öğrencinin bu evliliği zaman içinde Aylin’in dış görüntüsünde olduğu kadar iç dünyasını da değiştirecektir. Aylin Jean-Pierre ile birlikte yaşadığı günlerde tıp ilmi ile yakından tanışıp ufkunun penceresini o zamana kadar hiç bilmediği yepyeni bir dünyayı ardına kadar açacak peşinden koştuğu gerçek zenginliğin dış dünyanın görkemli vitrinlerinde değil de insanlığın iç aleminde bulunduğunu öğrenecekti. Okul sonunda Jean-Pierre Nos Alamus’taki nükleer araştırma merkezinden geri çeviremeyeceği bir teklif aldı. Aylin de New Rachel Hospital Medical Center’dan teklif aldı ; onların birbirlerine karşı olan sorumlulukları artık bitiyor müşterek hayatları bir yol ayrımına giriyordu. Ellerinde bu evlilikten altı yıllık sağlam bir dayanışma ve derin dostluk duyguları ile dopdolu gençlik anıları kaldı sadece.

    Aylin çok ciddiye aldığı bu işine büyük bir heyecanla başladı. New Rachel’de tanıştığı Afganistanlı genç meslektaşı Azim’in karısı 11 yaşından beri arkadaşı olan Zeynep TARZI çıktı. Aylin, Zeynep ve Azim ile gittiği Afgan sefahati kokteylinde Paswak adındaki Birleşmiş Milletlerin Afgan esiri ile tanışır. Paswak evli olmasına rağmen Aylin ile arasında duygusal bir bağ oluşmuştu. Aylin o yılı aklı beş karış havada geçirdi. Bütün vakitlerini beraber geçiriyorlardı. Paswak bu yüzden önce Wall Dame’nin Birleşmiş Milletler genel sekreterliğine daha sonra 1974 yılında Hindistan sefirliğine tayini çıkmıştı.

    Aylin kaderin ağlarını onlar için giderek daha çileli iplerle örmekte olduğunu nihayet görmeye başladı; ya sevdiği adamı peşinde dünyayı adım adım dolaşacak ya da mesleğini ön plana alacaktı. Tam meslek uğruna değmez derken Hastanede Psikiyatri bölümü şefliğine terfi etti. Sonunda Aylin’in sağduyusu aşkına galip geldi. Aylin gönlü yaralı bar kuşunu çok kısa bir süre oynadı sonra toparlandı ve işinin başına döndü. Arkadaşı Azim’in vasıtası ile kendi meslektaşı olan Michel RAMODİSLİ ile tanıştı. Michel’i çok etkileyici bulmadığı halde evliliğe giden ilk adımları Michel’in evinde attılar. Daha sonra Aylin bu evlilikten deliler gibi çocuk istemeye başladı. Aylin’in bu isteğine karşılık Michel dinine ve geleneklerine çok bağlı olduğunu doğacak çocuğun Yahudi kültürüne göre yetiştirilebileceğini söyledi fakat Aylin bunu bile sorun etmedi dinini değiştirmeyi göze aldı. Aylin’e göre insanları dinlerine, ırklarına ve dillerine göre ayırmak çok saçma idi ona göre insan, insan olduğu için çok değerli idi onun insan sevgisini bir din veya ırk engelleyemezdi Aylin çocuk yapma isteğinden 6 düşük yaptıktan sonra vazgeçecekti.

    Aylin meslektaş olduğu Michel ile her an beraberdi işyerleri bir, evleri bir kısacası bütün zamanları birlikte geçiyordu belli bir süre sonra birbirleri ile bu kadar çok birlikte olmaları Aylin’i çok sıkmıştı gün geçtikçe birbirlerinden kopuyorlardı ve bir gün Aylin kocasına haftanın belirli günlerinde birbirlerine izin vermelerini bugünlerde değişik insanlar ile çıkabileceklerini bunu sonucunda diğer insanlarda görecekleri eksiklikleri kendilerinde tanımlayıp birbirlerine ölümsüz sevgi ile bağlanacaklardı. Fakat düşünülen olmadı Aylin yurt dışında olduğu günlerden birinde Michel bir arkadaşının evinde Barbara adında bir bayanla tanıştı ve bu tanışma evliliklerinin sonunu getirdi. Aylin sıkıntılı bir zamanında vardığı karar sonucunda kocasını kaybettiği için hem üzgün hem de suçluluk duygusu içerisindeydi. Bu sıkıntı ve üzüntü uzun sürmedi her şeyi bir kenara bırakıp mesleğinde ilerledi fakat bu ilerleme bile onu tatmin etmedi. Bir süre sonra Amerikan ordusuna katılarak Körfez savaşında ruf sağlığı bozulan hastaları tedavi eden doktor olmayı düşündü bu nedenle Oklahoma’ya körfez savaşında zarar görmüş askerleri tedaviye gitti.

    Aylin Üniformasını ilk kez 1992’nin soğuk bir Ocak gününde giydi. 9 Kasım 1992’de ordunun fiziksel aktiviteler sınavını yüksek bir puana kazanarak başarı sertifikası aldı. Aylin ordudaki görevinde yine işine devam ediyor, hastalarına çare bulmaya çalışıyordu bir gün kendisine yeni bir hasta verildi bu kez hasta körfez savaşından sonra geldiği sivil hayata uyum sağlayamıyordu. Bunun sonucunda hiçbir suçu olmayan bir çok sivili katletmişti.

    Aylin bu hastası üzerinde çalışırken Amerikan ordusunun askerlerini cesaretlendirmesi için verdiği ilaçların yan etkisi sonucu hastanın bu duruma geldiğini saptadı ve bu sonucu tez bir halde askeri yetkililere bildirdi. Aylin’in verdiği bu sonucu askeri yetkililer daha önceden bildiğinden Aylin’in bu olayın üstüne gitmemesini istediler ve onu uyardılar Aylin bu sessizliği sindiremeyerek sözleşmesinin bitmesinin ardından Albay rütbesindeyken ordudan ayrıldı.

    Ordudan ayrılmasından sonra 19 Ocak 1995 Perşembe günü evinin bahçesinde o sabah evini temizlemeye gelen hizmetçisi tarafından kendi arabasının altında ölü bulundu. Zengin, ünlü ve saygın insanların yaşadığı mahallede yerel polis ve yerel yöneticiler mahallenin adını polisiye bir olaya karıştırmamak için dosyayı apar topar denebilecek bir hızla kapattılar teşhis ise “Freak Accident” yani Garip bir kaza idi.

    “... Yükseltilmiş sahnede kapağı açık maun bir tabut duruyordu uzun bir sıra oluşturan insanlar tabutta yatan albay üniformalı Amerikan subayını selamlayıp içlerinden dua veya veda ederek tabutun başından ayrılınca yanan yürekleriyle gelip salondaki koltuklarda yerlerini alıyorlardı. Herkes etrafa hakim olan ordu düzeninin saygınlığını kutsar gibi sessizce ağlıyordu ... Katafalkın üstünde dört bir yanı rengarenk çiçeklerle donanmış tabutta yatan kişi, bir askerden çok, oraya bir film çekimi için öylece uzanıvermiş bir Hollywood yıldızını andırıyordu. Bu albay üniformalı Amerikan subayı bir Türk kadınıydı.
     
  2. 25 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : EU1
  3. mesure

    mesure Yeni Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    757
    Beğenildi:
    4
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Güzel kitaptı zaten Ayşe Kulin'in bütün romanlarını severek okumuşumdur.
     
  4. 25 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : EU1
  5. oceanqueen

    oceanqueen Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    252
    Beğenildi:
    13
    Beğendikleri:
    3
    Ödül Puanları:
    18
    Adı aylin de güzeldi ama aşyşe kulinin her kitapı aynı zevki vermiyebiliyo.Geniş zamanlar tatsız dı ,size katılıyorum
     
  6. 25 Mayıs 2007
    Konu Sahibi : EU1
  7. belgin_815

    belgin_815 Yeni Üye Üye

    Katılım:
    5 Nisan 2007
    Mesajlar:
    18
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Bende de var bu kitap okudum ve çok beğendim
     
  8. 14 Haziran 2007
    Konu Sahibi : EU1
  9. ayers

    ayers Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN

    Katılım:
    13 Haziran 2007
    Mesajlar:
    7.611
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    Kitap gerçekten çok hoşmuş...
    Paylaşım için Saol...
     
  10. 28 Haziran 2007
    Konu Sahibi : EU1
  11. jxixneps

    jxixneps Yeni Üye Üye

    Katılım:
    25 Haziran 2007
    Mesajlar:
    25
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    zevkle ve ağlayarak okuduğumu hatırlıyorum bu kitabı
     
  12. 26 Ekim 2007
    Konu Sahibi : EU1
  13. ko-ko

    ko-ko Guest

    ayşe kulin harika bir yazar, bana sorarsanız kitapçının rafında yazarının ayşe kulin olduğu tüm kitapları alın ve okuyun derim..
    paylaşım için teşekkürler.
     
  14. 21 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU1
  15. aprileylem

    aprileylem Yeni Üye Üye

    Katılım:
    2 Kasım 2007
    Mesajlar:
    42
    Beğenildi:
    0
    Beğendikleri:
    0
    Ödül Puanları:
    0
    bence adı aylin ayşe kulinin yazdığı en güzel kitaplardan biri diğerleri ilgimi fazla çekmedi.bu kitabı iki günde okumuştum hemde sonunda iki gözü iki çeşme bir hayat ancak bu kadar büyüleyici olur ve çok hırslı bir kadın her istediğini yapmış helal olsun.bu kitabı hatırlattığın için tşkler....
     
  16. 30 Kasım 2007
    Konu Sahibi : EU1
  17. lamekan36

    lamekan36 Guest

    çok güzel bir romandı.bende okudum ve herkese tavsiye ederim.
     
  18. 5 Aralık 2007
    Konu Sahibi : EU1
  19. PrensesPeri

    PrensesPeri yepyeni bir yaşam :) Pro Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    8.658
    Beğenildi:
    289
    Beğendikleri:
    281
    Ödül Puanları:
    83
    Adı aylini 4-5 yıl önce okumustum fakat unutmusum.bende yeni nefes nefese kitabını bitirdim.tarihi roman severler için güzel bir eser. 2. dünya savaşı sırasında yaşanan bir aşk hikayesi ile birlikte savaş zamanına götürürüyor sizi.Bundan önce de bir gün romanını okumustum.oda fena değil.kürt ve türk iki çocukluk arkadaşının yaşamlarını anlatıyor.