Adiyaman///02

Konusu 'Bizim Eller' forumundadır ve besnili tarafından 5 Mart 2007 başlatılmıştır.

    5 Mart 2007
    Konu Sahibi : besnili
  1. besnili

    besnili Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2006
    Mesajlar:
    17
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    merhabalar herkese ben adiyamanliyim ama yurt disinda yasiyorum adiyamani cooook ozledim...
     
  2. 14 Ekim 2007
    Konu Sahibi : besnili
  3. yaramas

    yaramas Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    952
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    teşekkürler canım kk kulubüne şükür bir hemşeri buldum sesnili nasılsın ?

    hemşerilerr



    [​IMG]

    a.s.


    ne olur karşılıksıs seven
    bu insan için gerekir sevgi insana yakışır
    a.s.
    [​IMG]

    teşekkürlerŞeniz


    [​IMG]



    Şeniz hemşeri bulumadım koça kk ne yapsam ne senağlama

    ya inanmiyorum bukadarda olmazya bir hemşerim yok
     
  4. 9 Kasım 2007
    Konu Sahibi : besnili
  5. yaramas

    yaramas Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    952
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Ah Adıyamanlım

    Ah Adıyamanlım üzülme,
    Karanlığın usandığı bir andayız,
    Gizliden ağlıyorsun, biliyorum
    Emin ol hepimiz yanındayız.
    Acılarını içine atan bacım
    seninde Mor sümbüllerine ağıtlar yakıldı,
    Karalar bağlandı talihsizliğine onuda biliyorum

    Ah Adıyamanlım üzülme,
    Acılarının bulunduğu yandayız
    Ayıp sayıldı yıllar yılı sevmek
    Çocuğunu, erkeğini hatta kendini..
    Aşkını bir sır gibi gömdü içine bacılarım.
    Şimdilerde de mezar taşları ödüyor ya bedelini...

    Ah Adıyamanlım üzülme,
    Bil ki hepimiz aynı kandayız,
    Sıcak, telaşlı ve heyecanlı
    Hep peşinen ağlarız
    Sabırsızlanırız duygulu anlarımızda
    Bu yüzdende yenik düştük ya hep
    Tanımadan sevdiklerimize, görmeden bildiklerimize

    Ah Adıyamanlım üzülme,
    Hepimiz şimdi buradayız.
    Yan yana, kola kola.
    Ama ırgatlaşan sevdamız ve içimize attıklarımızla birlikte
    neden benzemiyor biliyormusun şimdi içimize
    ve kim inanınır bundan sonra söyleyeceklerimize.
     
  6. 9 Ocak 2008
    Konu Sahibi : besnili
  7. yaramas

    yaramas Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    952
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Düz Tara Yar Düz Tara
    Yar Zülüfün Düz Tara
    Doksan Dokuz Yarem Var
    Sen Açtırdın Yüz Yara

    Uy Aman Aman Aman
    Burası Adıyaman
    Alem Düşman Kesilir
    Seni Sevdiğim Zaman

    Düzdedir Yar Düzdedir
    Yar Zülüfün Yüzdedir
    Nice Güzeller Sevdim
    Hala Gönlüm Sendedir

    Uy Aman Aman Aman
    Burası Adıyaman
    Alem Düşman Kesilir
    Seni Sevdiğim Zaman:teselli: kız hemşeriiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiia.s.
     
  8. 10 Ocak 2008
    Konu Sahibi : besnili
  9. BenSergu

    BenSergu SATRAB Pro Üye

    Katılım:
    3 Mart 2007
    Mesajlar:
    1.847
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    108
    Değerli arkadaşlarım yönetimin almış olduğu yeni kararlar doğrultusunda selam,günaydın ,iyigeceler ,hoşçakalın gibi mesajlar silinecektir.Teşekkür etmek istediğiniz mesajlara lütfen teşekkür butonlarını veyahut terazi resmindeki rep butonlarını kullanınız
    Anlayışla karşılayacağınıza inanıyor ve sizlere bol neşeli muhabbetler diliyorum.
    sevgiyle kalın.a.s.
     
  10. 15 Ocak 2008
    Konu Sahibi : besnili
  11. yaramas

    yaramas Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    952
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    ADIYAMAN ADININ KAYNAĞI

    Adıyaman isminin menşeyi hakkında çeşitli rivayetler vardır.

    Birinci rivayete göre; Perre şehrinde cereyan ettiği belirtilen bir olaya bağlanmaktadır. FARRİN yada PERRE olarak bilinen şehirde PUT’ a tapan bir babanın yedi oğlu, babalarında evde olmadığı bir gün bütün putları imha ederek ALLAH’ın (Hz. İsa’nın söylediği gibi) bir olduğunu kabul ve ilan ederler. Putperest baba durumu öğrenince yedi oğlunu da öldürür. Babaları tarafından öldürülen yedi kardeşin hatırasına Farrin (Perra=Pirin)’ de bir manastır yaptırılır. Bu olaydan ötürü de şehre Yedi Yaman adı verilir. Yedi Yaman zamanla Adıyaman şekline dönüşür.

    İkinci rivayete göre; Adıyaman şehrinin ortasında yaptırılan Mansur’un kalesi olarak bilinen kale’ ye halk, Hısn-ı Mansur ismini vermiştir. Hısn-ı Mansur isminin menşeyi hakkında iki ayrı rivayet mevcuttur. Kaynaklarda VII. yüzyılda buraya gelen Emevi komutanlarından Kays kabilesine mensup Mansur. Ca'vene'ye izafetle bu ismin verildiği rivayet edilmekte ise de başka bir rivayete göre bu ismin Abbasi Halifesi Ebu Cafer El-Mansur'un adından gelmektedir. Zamanla halk arasında telâffuz şeklinin de değişmesiyle “HÜSNÜ MANSUR” olarak bu şehrin ismi değiştirilmiş olmaktadır.

    Üçüncü rivayete göre; Adıyaman şehrini doğu, batı ve güney yönlerinde derin vadiler çevirmiştir. Bu vadilerin yamaçları zengin meyve ağaçları ile kaplı olduğu gibi, şehrin çevresinin de meyve ağaçlarıyla kaplanmış olmasından dolayı güzel vadi anlamında olan “VADİ-İ LEMAN” (Güzel vadi) kelimesinin söylenişi zamanla değişmiş ve halk arasında “ADIYAMAN” şekline dönüşmüştür. Ancak, Hısn-ı Mansur yani Hüsnü Mansur ismi 1926’ ya kadar resmi ad olarak kalmıştır. 1926 yılından itibaren Bakanlar Kurulu kararları ile şehrin ismi tekrar ADIYAMAN olarak değiştirilmiştir.
     
  12. 16 Ocak 2008
    Konu Sahibi : besnili
  13. yaramas

    yaramas Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    952
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    Nemrut Dağı'ndaki kutsal alanda heykellerin dışında birçok da kabartma bulunuyor. Batı terasında bulunanlardan ilginç olan biri de aslan kabartmasıdır. Gezegenlerin dizilişleri incelendiğinde bunun Kommagene'nin I. Kralı Mithradates'in taç giydiği geceye; İÖ 109 yılının temmuz akşamına denk geldiği ortaya çıkar.
    Dünyanın dört bir yanında ziyaretçilerin görmek için geldiği Nemrut Dağı 1987 yılında UNESCO'nun (Birleşmiş Milletler Eğitimsel, Bilimsel ve Kültürel Organizasyonu) kültür mirası listesine alındı. Dünyanın sekizinci harikası olarak nitelenen Nemrut Dağı, yeryüzünde güneşin doğuş ve batışının gözlendiği en güzel yer belki de...
    Yüzyılı aşkın bir süredir ayakta kalmak için çabalayan devasa heykellerin bazıları artık zamana yenik düştü. Şu sıralarda dağda bir faaliyet var; bu güzel eserlerin daha fazla tahrip olmasını önlemek ve kopan parçaları yerine koymak için çalışmalar yapılıyor.
    2002 yılında başlayan bu çalışmalarla tonlarca ağırlıktaki heykellerin konservasyonu ve korunması amaçlanıyor.
     
  14. 4 Şubat 2008
    Konu Sahibi : besnili
  15. yaramas

    yaramas Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    952
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]
    evet kızlarr sizlere bunu bundum biran önce gidin tabiki kısmeta.s.
     
  16. 2 Nisan 2008
    Konu Sahibi : besnili
  17. yaramas

    yaramas Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    952
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    ADIYAMAN'DA HARFANA
    İlimize komşu olan illerde "Sıra Gecesi" de denilen "HARİFANE" sözlükte:"Esnafca herkes kendi masrafını hissesine düşeni vermek suretiyle ortaklıkla yapılan" demektir.
    Adıyaman'da ise; Esnaf içinden guruplarca icra edilen bir program olup, Osmanlı döneminde kurulan Ahilik teşkilatının üyeleri olan esnafın, koşuşturmakla geçen bir haftanın yorgunluğunu ve stresini atmak için kafadengi arkadaş gruplarının kendi çaplarında hafta sonları pazar akşamında icra ettikleri bir eğlencenin adıdır.
    ADIYAMAN'DA HARFANA ŞU ŞEKİLDE YAPILIRDI:
    Öncelikle bu toplantı sadece erkekler arasında olur ve her hafta bir kişinin evinde yapılırdı.
    Ev sahibi, misafirlerine kahve ve ardın da çay ikramında bulunarak muhabbete giriş için ısınma hamlesini başlatmış olurdu.
    Muhabbet koyulaştıkça arada sesi güzel olanlar gazeller okur, maniler söyler, yanık türküler, uzun havalar ve şiirler okunurdu.
    Başta "Yüzük Oyunu" olmak üzere "Yok dememe" oyunu gibi oyunlar oynanır, hikaye ve masallar anlatılır.(Hikaye ve masal anlatımına "HEKET SÖLEMEH" denilirdi.) Cenk kitaplarından ve diğer mevcut olan kitaplardan bahis(konu)ler okunur ve cemaat büyük bir dikkatle dinlerdi. Bu da eğitimin bir parçası olarak görülürdü. Çünkü misafir ve toplum adabı, sözün söylenme biçimi, yeri ve zamanı gibi sosyal olayların yaşanarak öğretilip ve öğrenildiği mekanlar durumundaydı.
    Bütün bu sohbetler ve oyunlar arasında ağızlar boş durmaz; Leblebi ve ceviz gibi çerez, bastık(pestil), kesme, kuru üzüm gibi kuru yemişler ikram edilirdi.
    Yemek olarak, sohbetin bir bölümünde Etli Köfte "çiğ köfte" ikram edilir, tatlı olarak da gedeyif (Kadayıf), paklavya (Baklava), sedır'ezem sucığı, tene hevlası)Helva), topa hevlası, şıllik (hamur işi tatlı)... gibi tatlılardan her ev kendi imkanları ölçüsünde ikramda bulunurdu.
    Eğer söz konusu harfana ekibi alkol kullanan kişilerden oluşuyorsa, yiyecek ve içecekler arasına içki ile olması gerekenler yapılır ve yine saz ve söz'e bol bol yer verilirdi.
    Harfana dediğimiz bu hafta sonu (Pazar günü) eğlencesi o gecenin sabah vaktine kadar aralıksız devam ederdi.
    Söz konusu gecede adı geçen oyunlardan "Yüzük Oyunu" şu şekilde oynanırdı:
    Harfana'ya iştirak eden kişi sayısınca boş kahve fincanı bir tabağın içine ters çevrilmiş ve içlerinden bir tanesinin içine yüzük konulmuş şekilde getirilir, herkes bir tanesini açar, kimin fincanının altında yüzük bulunursa o kişi " O gecenin masraflarını karşılama" cezasına çarptırılıdı.
    YOK DEME OYUNU:
    Yine harfanaya katılan kişiler biri birlerine değişik ve karışık sorular sorarlar. Bu sorulara karşılık olarak Evet, he... vs gibi ifadeler kullanabilirler ama, bunların yerine Yok(Hayır) kim derse işte o kişiye de gecenin masraflarını karşılama cezası verilirdi.:p
     
  18. 15 Kasım 2008
    Konu Sahibi : besnili
  19. pinknymph

    pinknymph Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    193
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    108
    Şenizselam herkesee sengözlerimebaksanab
    bende adıyamanlıyım
    hemşerilrimle görüşmek üzere