Adiyaman///Nemrut

Konusu 'Adım adım Türkiye' forumundadır ve Elif tarafından 17 Ağustos 2006 başlatılmıştır.

    17 Ağustos 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.644
    Beğenildi:
    5.180
    Ödül Puanları:
    438
    Gün doğumunun ve gün batımının en güzel seyredildiği yerlerin başında gelen, Adıyaman il sınırları içinde yer alan Nemrut Dağı'na çıkıyoruz....
    Türkiye'nin karakteristik özellik taşıyan, farklı mekanıyla ilgi çeken, görülmesi gerekli antik alanlarından olan Nemrut Dağı, bünyesinde barındırdığı eserler ve büyüleyici konumu nedeniyle izleyenlere unutulmayacak görsel bir şölen sunuyor.
    [​IMG]
    Turistler gün doğumu veya gün batımını izlemek için çıktıkları zirvede, hayret ve hayranlık duygularını aynı anda yaşıyorlar. Tanrıların dağı, Dünyanın en yüksek açık hava müzesi, Dünyanın en yüksek tümülüsü, Dünyanın sekizinci harikası, Güneşe en yakın heykeller gibi özelliklere sahip Nemrut sırlarıyla yaşıyor!...
    Nemrut ta Gün Doğumu.
    Adıyaman veya Nemrut Dağı yolu üzerinde bulunan konaklama tesislerine yerleşen yerli ve yabancı turistler, gün doğumunu seyretmek istediklerini resepsiyona bildiriyorlar konaklama tesisinin zirveye uzaklığına göre bir yada iki saat öncesinden uyandırılan turistler karanlıkta hızlı bir kahvaltı veya çay, kahve içip dağa çıkacak minibüslerdeki yerlerini alıyorlar. Çıkışta çevreyi pek görmeseler de çeşitli yol üzerindeki pansiyonlardan binenlerin de katılımıyla zirveye yakın son noktaya kadar tırmanıp park ediyor, yolun bundan sonrasını dar patikadan yürüyerek tamamlıyorlar. Tanrı heykellerinin bulunduğu platforma gelenleri vücudun çıplak kısımlarına adeta yapışan kuru soğuk karşılıyor. Tecrübeli rehberlerin beraberlerinde getirdikleri battaniyelere veya anoraklarına daha bir sıkı sarılarak günün ilk ışıkları bekleniyor. [​IMG]
    Nemrut Dağına çıkmadan, bu atmosferi yaşamadan tahmin edilmesi zor ortamda kendinizi garip duygular içinde hissetmeye başlıyorsunuz. Şafak henüz sökmeden karanlığın içinde yıldızların aydınlattığı siluetleri zorlukla seçerken, dünyanın çeşitli ülkelerinden gelmiş hiç tanımadığınız bu insanlarla aynı amaçla aynı yerde bulunduğunuza alışmaya çalışıyor ve bu anı doya doya yaşamak istiyorsunuz. Gecenin ürpertici sessizliğine karışan rüzgar, ıslık çalarak kulaklarınıza kadar üflüyor, ilk ışıklar koyu renkli gök kubbeyi çatlatırcasına kendini fark ettirmeye başlıyor! Urfa yönünde gözlerinizi alabildiğince uzaklara taşıyarak güneşin tam doğacağı noktayı tahmin edip odaklıyorsunuz. Güneş her gün doğuyor, her yerden izleniyor ama Nemrut ta bir başka türlü oluyor. Bir defa çok yüksektesiniz, bir başka deyişle yukarıya daha yakınsınız! Sanki ne dileseniz, ne isteseniz oluverecekmiş gibi geliyor! İçinizde huşu yaratan bu duygu altınızda uzanan diğer tepeler, sıra dağların zirvelerine tepeden bakarak daha da kuvvetleniyor, heyecan duymanıza neden oluyor veee gün doğuma hazırlanıyor. Bu şölen güneşin doğmasından çok günün doğumu gibi algılanıyor. Birbiri ardına sıralanmış dağların arkasından başlayan aydınlık güneşin ucunu göstermesi kamera tutkunlarının art arda deklanşör sesleri duyulması ile tamamlanıyor. En iyi fotoğrafı, en uygun açıyı, en güzel silueti ve ışığın en farklı sarı tonlarını yakalamaya çalışanlar, heykeller arasında koşuşturuyorlar. Güneş ufuk hattından kopup dikilmeye başlayınca her yer, her şey aydınlanıyor, hiçbir gizem kalmıyor, tüm detaylar belirginleşiyor. Güneş hem içinizi hem gününüzü aydınlatıp ısıtıyor. Bir başka şölen ise gün batımında yaşanıyor fakat önce Nemrut'un tarihçesine bakıyoruz.
    Komegene Krallığı "Doğum günüm her ay yıl kutlanıp, bayram günü olacak. Bugünlerde baş rahip, tanılar ve benim için, kendisine, benim ve yasaların cömertçe verdiği Pers kılığına bürünerek tanrılarımın, atalarımın ve benim heykellerimin üzerine altın çelenkler koyacak. Her birimiz için kokular yakacak ve gereğince kurbanlar kesecek, kutsal sofraları en güzel yemekler ve şaraplarla donatacak. Buraya toplanan ulusum bol bol yiyip bayram edecek".
    Bu yazı Adıyaman'dan 105 km uzaklıkta deniz seviyesinden 2150 , [​IMG]yüksekliğinde Nemrut Dağının tepesinde 50m, yüksekliğinde 150 m çapındaki bir tümülüste bulunuyor. Sahibi ise bu görkemli tümülüsü ve kutsal alanı yaptıran Komegene kralı 1. Antiochos Epiphanes ait. Yumruk büyüklüğündeki taşların bir alana yığılması ile oluşmuş tümülüs'ün bulunduğu yer sabit kaya, bu nedenle mezar odasının tabi kaya içine oyulduğu ve içerden çıkarılan taşların üzerine yığılarak tümülüsün meydana geldiği sanılmaktadır. Tümülüs doğuda, batıda ve kuzeyde sert kayaya oyulmuş teras biçiminde üç avlu ile çevrelenmiş. Doğu yönünde bulunan avluda heykeller heykeltraşlık anıtlarının en önemli grubunu oluşturuyor. Günümüzde yerlere yuvarlanan ve bazı bölümleri tahribata uğramış olan dokuz heykeli orijinal yerlerindeki sıralamalarında, her iki yanda kuvvet ve kudretin simgesi olarak birer kartal ve aslan heykeli bulunmasına dikkat edilmiş. Geç Helenistik çağa özgü idealize edilmiş olan yüzlere sahip taş heykellerde, açıkta olmanın, gece ile gündüz arasındaki farklı ısılardan etkilenmenin, çatlaklara sızan suların, yağışların, rüzgar erozyonunun etkisi ile her yıl biraz daha belirginleşen tahribatı görülebiliyor. Heykellerin yanı sıra bölgede çeşitli konuları tasvir eden kabartmalarda en az heykeller kadar ilgi çekiyor. Alman kazı heyetleri tarafından sistemli kazılar yapılmış olan Nemrut Dağı çevresinde de bir çok tarihi kalıntıya rastlanıyor. Üzerinde kitabesi olan Cendere Köprüsü, Kahta'ya 26 km uzaklıkta bulunan ve bugün üzerinde Memluklar çağına ait kalıntılar bulunan Yeni Kale, Arsameia şehrindeki Komegene kralı Mithradates ve Herakles'in tanrı ile yerin tokalaşmasını tasvir eden kabartma, Karakuş anıtları görülebiliyor.
    Nemrut Dağında Gün Batımı Nemrut Dağını gün boyu gezip dolaşan ziyaretçiler yaz aylarında zakkumların süslediği yollar ve Kahta çayı üzerinde yer alan Cendere köprüsü üzerinden geçerek son olarak zirveye çıkıyorlar.
    Bu saatlerde güneş ısı etkisini ve ışık şiddetini kaybetmeye başlarken bu defa güne veda etmenin etkisiyle daha hüzünlü, mistik bir atmosfer yaşanıyor. Güneş ufuk hattına yaklaştıkça ışıklar yatıyor, sarılar turuncuya turuncu renkler kırmızıya dönüyor. Taş heykeller sararan ahşap görünümlere bürünürken güneş dağları morartarak batıyor, hafif bir rüzgar, ürpertici serinlik başlıyor. Artık gökyüzünün kızarmasını bekleyen kamera tutkunları son fotoğrafları çekiyor, turistler için iniş başlıyor, loşluk çöküyor veee gece karanlık örtüsünü tanrıların üstüne bir kez daha örtüyor.
    Nemrut Dağını anlatmışken Adıyaman dan da bahsetmek gerek. Ulu cami, Behos Kilisesi, Pirin Mağarası, Roma Çeşmesi, Etnoğrafik ve arkeolojik eserlerin sergilendiği kent müzesi bir yana, otantik özelliği olan Oturakçı Pazarı capcanlı renkleriyle heybeler, yöresel kilim ve halılar, el işleri, dokuma örnekleri, yemeniler, çarıklar, hasır sepetler, ahşap eşyalar,bakırcılar, açık tütün satanları ile Anadolu kültüründen örnekler bulabileceğiniz özellikler barındırıyor.
     
  2. 16 Ocak 2008
    Konu Sahibi : Elif
  3. yaramas

    yaramas Popüler Üye Üye

    Katılım:
    12 Ağustos 2007
    Mesajlar:
    952
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    [​IMG]

    [​IMG]

    [​IMG]

    teşekkürler elif canım
     
  4. 1 Şubat 2008
    Konu Sahibi : Elif
  5. EU1

    EU1 Guest

    UYARI!!!!begendikleriniz icin rep ve tesekkur butonlarini kullanalim bölümümüze resim ve bilgi harici paylasimlar yapmayalim lutfen
     
  6. 24 Nisan 2008
    Konu Sahibi : Elif
  7. EU1

    EU1 Guest

    nemruttan görüntüler
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
     
  8. 22 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : Elif
  9. neslim35

    neslim35 gül kokulu kızım... Üye

    Katılım:
    25 Mart 2008
    Mesajlar:
    999
    Beğenildi:
    16
    Ödül Puanları:
    108
    benden de adıyaman resimleri
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]
    [​IMG]