Adnan Durmaz' dan Bir Şiir

Konusu 'Şiir' forumundadır ve seyran tarafından 25 Haziran 2007 başlatılmıştır.

    25 Haziran 2007
    Konu Sahibi : seyran
  1. seyran

    seyran Popüler Üye Üye

    Katılım:
    28 Şubat 2007
    Mesajlar:
    852
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    uzaklar yok yürekler tavındaysa sevginin
    incecik bir yerinden tutun zamana
    o rüzgâr esmesin dalgınlıklarının köşebaşında
    o yağmur yağmasın... tutuşur yorgunluğum
    deli yürek- arsız güre
    yine sağnak sağnağa
    doludizgin
    ve terli

    ve cümle burçlarıyla yıldız ormanı gök
    yine burcu burcu sesin
    ebruli - düş nakışlı
    ebemkuşağı sevginin
    kurumuş ırmak yataklarında
    türkü sekişli

    uzaklar uzak değil
    yine aynı Ankara
    isyan ve sevda
    yürekler çarmıhlanıp
    sevdalar satılmamış
    güvenler tırpanlanıp
    coşkular atılmamış kaldırımlara
    ellerinin dokunduğu yerdeyim
    en ince yerinden tutun zamana

    gülüşünün kıvrımında
    yediveren gül açardı bir zaman
    yitik sevinçlerden bana şarkılar söyle

    çelmelenmiş coşkuların dönüştüğü hüznü sor
    hiç gizlenme sen o'sun
    küllerin altında kor

    düşe kalka bir geçmiş
    gülüşlere gölge verir biliriz
    ne yaşasan silinmez
    gözyaşından kalan iz
    bir şeyler kalırsa soracak
    duran taşa-uçan kuşa
    türkünü hüzne bölersin
    yüzünü unutuşa...

    vakit Ankara vakti
    'o iyi insanlar
    o güzel atlara
    binip 'gitmemişler daha
    bir deli kasırga savurur saçlarını
    toy yürekli bir taysın
    bütün ölümlere alesta

    aşındırır küstah zaman taşları
    yeni yeni dallar sürdün
    başka bakışlar büyüdü gözlerinde
    gülüşler geliştirdin
    değiştin
    'o iyi insanlar
    o güzel atlara
    binip gitti '
    başka baharlardan
    çiçekler topladın ömrüne

    başkalaştı sözcükler
    ve başka insanların dünyasında
    başka birisin

    onlar uzaklara gitti
    yabadan yapılmış elleri
    ateşten yontulmuş yüzleri silindi
    sırtlarında onca yılın yalnızlığı
    sevdalar cemresiz kaldı onlar olmadan

    gün dönmedi
    atları öldü
    yaya kaldılar
    ama küllerinin altındaki kor
    hiç sönmedi
    kendilerini yargıladılar uzunca zaman
    başka kimliklerle dolaştılar başka kentlerde
    yargısız infazlarda gitti kimisi
    kimisi işkencede-darağacında
    kimisi taşları çürütüp çıktı
    yürüdüler yapayalnız yollarda
    gözlerinde alev alev bir keder
    ve yerli yerinde yıldızlar
    sular geceleri aynı türküyü söyler
    bir sen kaldın
    para-makam-lüks-tantana-kariyer
    oysa tutuşmağa hazır bir yangın
    yüreğinde yığın yığın
    bizden bir şeyler

    ince bir yerinden tutun zamana
    ellerini uzattığın yerde
    yüreğim yediveren
    türkümü dinlersen o rüzgâr eser
    tutuşur kül altındaki kor yeni baştan
    sen bulvara çıkarsan
    savrulur saçların
    o güzel atların nal sesleri duyulur
    sensiz eksik kalır bir şeyler
    bir türkü çiçeğe durmaz
    bir su sendeler
    sığınaksız kalır yağmur
    hadi çık alanlara
    hadi gel saçlarını savurarak
    bizi tamamla...

    (Adnan Durmaz...