Affet babacığım

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve miray58 tarafından 3 Ekim 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    3 Ekim 2009
    Konu Sahibi : miray58
  1. miray58

    miray58 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    25 Eylül 2009
    Mesajlar:
    60
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    bu hikaye duyulmustur belki de ama yayınlamak istedim..


    Evlendiğinden beri evinde kalan babası yüzünden eşiyle
    sürekli tartışıyordu. Eşi babasını istemiyor ve onun evde
    bir fazlalık olduğunu düşünüyordu.
    Tartışmalar bazen inanılmaz boyutlara ulaşıyordu.
    Yine böyle bir tartışma anında; eşi, bütün bağları kopardı ve
    "Ya ben giderim, ya da baban bu evde kalmayacak"
    diyerek rest çekti... Eşini kaybetmeyi göze alamazdı.

    Babası yüzünden çıkan tartışmalar dışında mutlu bir yuvası,
    sevdiği ve kendini seven bir eşi ve birde çocukları vardı.
    Eşi için çok mücadele etmişti evliliği sırasında.
    Ailesini ikna etmek için çok uğraşmış ve çok sorunlarla
    karşılaşmıştı. Hâlâ onu ölürcesine seviyordu.


    Çaresizlik içinde ne yapacağını düşündü ve
    kendince bir çözüm yolu buldu. Yıllar önce
    avcılık merakı yüzünden kendisi için yaptırdığı
    kulübe tipi dağ evine götürecekti babasını.
    Haftada bir uğrayacak ve ihtiyacı neyse karşılayacak,
    böylelikle eşiyle de bu tür sorunlar yaşamayacaktı.

    Babasına lâzım olacak bütün malzemeleri hazırladıktan
    sonra yatalak babasını yatağından kaldırdı ve
    kucakladığı gibi arabaya attı. Oğlu Can,
    "Baba bende seninle gelmek istiyorum" diye ısrar edince
    onu da arabaya aldı ve birlikte yola koyuldular.

    Karakışın tam ortalarıydı ve korkunç bir soğuk vardı.
    Kar ve tipi yüzünden yolu zor seçiyorlardı.
    Minik Can, sürekli babasına "Baba nereye gidiyoruz ?"
    diye soruyor ama cevap alamıyordu.
    Öte yandan; nereye götürüldüğünü anlayan
    yaşlı adamsa gizli gizli gözyaşı döküyor oğlu ve
    torununa belli etmemeye çalışıyordu.

    Saatler süren zorlu yolculuktan sonra dağ evine
    ulaştılar. Epeydir buraya gelmemişti. Baraka tipindeki
    dağ evi artık çürümeye yüz tutmuş, tavan akıyordu.
    Barakanın bir köşesini temizledi hazırladı ve
    arabadan yüklendiği yatağı oraya itina ile serdi.
    Sonra diğer malzemeleri taşıdı en son da
    babasını sırtlayarak yatağa yerleştirdi.

    Tipi, adeta barakanın içinde hissediliyordu.
    Barakanın içinde fırtına vardı adeta.
    Çaresizlik içinde babasını izledi. Daha şimdiden
    üşümeye başlamıştı.Yarın yine gelir bir yorgan ve
    birkaç battaniye getiririm diye düşündü.

    Öyle üzgündü ki, dünya başına göçüyor gibiydi.
    O, bu duygular içindeyken babası, yüreğine bıçak
    saplanmış gibiydi. Yıllarca emek verdiği oğlu tarafından
    bir barakaya terk ediliyordu. Gururu incinmişti,
    içi yanıyordu ama belli etmemeye çalışıyordu.
    Minik Can ise olanlara hiçbir anlam veremiyordu.
    Anlamsızca ama dedesinden ayrılacak olmanın
    vermiş olduğu üzüntüyle sadece seyrediyordu.

    Artık gitme zamanıydı. Babasının yatağına eğildi,
    yanaklarını ve ellerini defalarca öptü.
    Beni affet der gibi sarıldı, kokladı. Artık ikisi de
    kendine hakim olamıyor ve hıçkıra hıçkıra ağlıyordu.
    Buna mecburum der gibi baktı babasının yüzüne ve
    Can'ın elini tutup hızla barakayı terketti.
    Arabaya bindiler.

    Can yola çıktıklarında ağlamaya başladı,
    neden dedemi o soğuk yerde bıraktın diye.
    Verecek hiçbir cevap bulamıyordu,
    annen böyle istiyor diyemiyordu.
    Can: "Baba, sen yaşlandığında ben de seni
    buraya mı getireceğim?" diye sorunca dünyası
    başına yıkıldı. O sorunun yöneltilmesiyle birlikte
    deliler gibi geri çevirdi arabayı.
    Barakaya ulaştığında "Beni affet baba." diyerek
    babasının boynuna sarıldı. Baba oğul sıkı sıkı sarılmış
    çocuklar gibi hıçkıra hıçkıra ağlıyorlardı.
    Oğlu: "Baba beni affet! Sana bu muameleyi yaptığım
    için beni affet!" diye hatasını belli ediyordu...
    Babası oğlunun bu sözlerine en anlamlı cevabı veriyordu...
    "Geri geleceğini biliyordum yavrum. Ben babamı
    dağ başına atmadım ki, sen beni atasın...
    Beni bu dağda bırakamayacağını biliyordum."
     
  2. 21 Ekim 2009
    Konu Sahibi : miray58
  3. talin

    talin Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    20 Haziran 2007
    Mesajlar:
    4.253
    Beğenildi:
    19
    Ödül Puanları:
    148
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.