Ahhh .... Bu gitmeLer !!!

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve iLk tarafından 8 Mayıs 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    8 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : iLk
  1. iLk

    iLk AkreP Pro Üye

    Katılım:
    5 Mayıs 2009
    Mesajlar:
    1.012
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    148
    Gidersin bazen içinde olduğunu sandığın, aslında hiç olmadığın bir yürekten, eski bir dosttan, bir mevsimden, bir köpekten, bir evden, bir şehirden, bir ülkeden, bazen de kendinden ya da bazen bu dünyanın kendisinden...

    Bazen kolaydır gitmek, bazen de en zor olan... Bazen fark edilir gittiğin yüreklerde, bazen anlaşılmaz bile. Bazen bir kaçıştır gitmek, bazen de yeni bir başlangıç… Bazen hüzün ve gözyaşı doludur gidişler, bazen de sevinç ve heyecan…

    Bazen “Dur, gitme!” dersin. Bazen kal demek isteyip, diyemediğin için “Git!” ... Bazen de “Kalmak istiyorum” diyemediğin için gidersin. Bazen inat uğruna ya da devasa egondan ve gururundan dolayıdır gitmek. Bazen de daha fazla sevmekten, aşık olmaktan korktuğun için… Kendine dahi söylemesen de, söyleyemesen de…

    Bazen de cesur bir yürek olduğun için basıp gidersin, bir kısrak gibi şahlanıp gidersin hem de!

    Ama gitmek, gitmektir işte dostlar! Ötesi yoktur. Her gidiş bir terk ediş; her gidiş aslında yeni bir başlangıçtır. Bu yüzden hem hüzün ve hem sevinçtir.

    Gitmek, gitmektir aslında dostlar! Ötesi de bilinmez bu yüzden. Ancak gidince anlarsın, ancak giden anlar işte sırf bu yüzden…

    Gitmeler hep tek kişiliktir. Sil baştan başlamaktır belki de, bazen yeni bir şans, bazen oyunun sonu…

    Uzaklara gitmek hayaldir kimi zaman, gitmeler ve gidenler için şiirler, şarkılar yazılan, bilinmez olduğu için çekici olan, bazen de yüreği acıtan… Bazen apansız, zamansız olan…

    Mutluluğu gidince bulacağımızı zannederiz ya da gidince özgür olacağımızı kimi zaman. Uzaklarda ararız yani, gitmelerde ararız mutluluğu ve özgürlüğü, hatta cenneti bile… Peki ama neden? İçinde bulamadığını uzaklarda aramak neden?!

    Ya gidememek?.. Alışkanlıklar mıdır bizi çoğu zaman gitmekten alıkoyan? Tutan nedir bizi? Bağlılık mı? Bağımlılık mı? Aşk mı? Beklentiler mi? Bahaneler mi önce kendimize söylediğimiz? Engeller mi önce kendimize koyduğumuz?

    Nedir bizi aslında olmayan kalın urganlarla bağlayan ya da aslında kendimizin yarattığı hayali prangalara vuran? Geçmişe ya da geleceğe ait olan?!

    Gitmek kaçmak mıdır geçmişinden? Bu yüzden midir gitmek istemen ya da tam tersi gidememen?!...

    Gitmek giden için iki kat zordur bu yüzden; geri de bıraktıkları için, bilinmeyen başlangıç için. Bazen zorunlu olan; bazen de yıllardır uğrunda savaşılan, hep hayali kurulanın kendi gerçeği olup olmadığını bilmediği için. “Neden kaçıyorum” diye kendine sormaktır o an. “Kendimden mi? Peki, neden kendimden kaçıyorum,” diye düşündükçe delirecek gibi olmaktır zaman zaman.

    Tanrıya isyandır bazen de gitmek… “Hey! Kuralları ben koyarım, sende uygularsın demek” gibi yani! Oyunun kurallarını Tanrının değil de senin koyduğunu göstermek için; devasa kibrinden dolayıdır gitmek…

    Gitmeler zordur dostlar!

    Hele uzaksa, çok uzaksa gidilecek yer, tek gidişlik bir biletse elde olan, bilinmeyense, hayalinde büyüttüğünse yıllar yılı; aşk gibi…

    Sevdiklerin varsa geride, tam da yeniden bir dünya kurmaya başlamışken hem de, aşık olmuşsan çoktan terk edeceğin şehre, senden çoktan gitmiş kişiye; gitmek o zaman zordur dostlar!

    “Hoşçakal, gidiyorum ben,” demek zordur dostlar!

    İki yol vardır, tek seçim… Bir tarafta yıllardır hayali kurulan ve bir gün ansızın gerçekleşen rüya; diğer tarafta biriktirdiklerin, sevdiklerin, izlerin, kalbin ve kendin…


    Alıntı.
     
  2. 10 Mayıs 2009
    Konu Sahibi : iLk
  3. HeartLess

    HeartLess HUZUR MELEĞİMSİN SEN.. Pro Üye

    Katılım:
    20 Ekim 2007
    Mesajlar:
    12.846
    Beğenildi:
    29
    Ödül Puanları:
    198
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.