Aile içi kavga çocuğu kısa boylu yapıyor

Konusu 'Pediyatri - Çocuk Hastalıkları' forumundadır ve Cicilikiz tarafından 1 Temmuz 2010 başlatılmıştır.

    1 Temmuz 2010
    Konu Sahibi : Cicilikiz
  1. Cicilikiz

    Cicilikiz Popüler Üye Üye

    Katılım:
    24 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    1.972
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    106
    Acıbadem Kadıköy Hastanesi Çocuk Endokrinoloji Uzmanı Prof. Dr. Abdullah Bereket çocukların sağlıklı büyümeleri ile ilgili en çok merak edilen soruları yanıtladı:

    Çocuklar en hızlı hangi dönemlerde büyüyor?



    Çocuklarda en hızlı büyüme süreci ilk bir yaş döneminde gerçekleşiyor. İlk yıl bebeklerin doğum kiloları üçe katlanıyor boyları yaklaşık 25 cm artıyor. Bu rakam ikinci yılda 10 cm üçüncü yılda sekiz cm dördüncü yıldan itibaren de yılda beş cm’e iniyor. Eğer boy uzaması beş santimin altına inerse patolojik bir problem olabileceği düşünülmeli…
    Hızlı büyümede en çok dikkat edilmesi gereken dönem hangisi?
    Kızlarda 9-14 erkeklerde de 11-16 yaş arasını kapsayan ergenlik süreci… Ergenlik döneminin sonlarına doğru kemiklerdeki büyüme plakları kapanıyor. Bunun sonucunda da büyüme önce yavaşlıyor ardından tamamen duruyor. Böylece erişkin boya ulaşılmış oluyor. Dolayısıyla büyümenin izlenmesinde her yaşta önemli olmakla birlikte hızlı uzama periyotları dediğimiz ilk dört yıl ve ergenlik dönemi büyük önem taşıyor. Çünkü bu dönemlerdeki olumsuz durumlar büyümeyi daha çok etkiliyor.
    Genetik faktörler boy uzamasında ne kadar etkili oluyor?
    Genetik faktörler çocuğun fiziksel büyümesini belirleyen en önemli etkenlerden… İstisnalar olmakla birlikte genellikle çocuğun boyu anne ve babasının boyu ile orantılı oluyor. Beslenme spor ve hormonlar çocuğun genetik potansiyeline ulaşmasını ve belki bu potansiyeli birkaç santim geçmesini sağlayabiliyor.

    Peki bu etmenler boy uzamasında bariz değişikliklere sebep oluyor mu?
    Hayır. Bunu bir örnekle açıklamak gerekirse büyüme için gerekli koşullar ne kadar iyi sağlanırsa sağlansın bir Japon bir İsveçli’nin boyuna ulaşamıyor. Bu örneğe benzer şekilde aynı ırktaki farklı ailelerde de boylar birbirinden farklı olabiliyor. Dolayısıyla çocuğun boyunu ve gelişimini değerlendirirken genetik (ırksal ve ailesel) potansiyelin göz önüne alınması gerekiyor.
    Çocuğun büyümesinde hormonlar nasıl bir işlev görüyor? Hangi hormonlar büyümeden sorumlu?
    İnsan vücudundaki salgı bezlerinden büyüme ile gelişmeyi ve diğer pek çok yaşamsal işlevlerini düzenleyen hormonlar salgılanıyor. Büyümeyi düzenleyen hormonların başında ise beyindeki hipofiz bezinden salgılanan büyüme hormonu geliyor. Büyüme hormonu ve bunun etkisiyle vücutta üretilen bazı büyüme faktörleri kemik uçlarında yer alan büyüme plağındaki kıkırdak hücrelerinin bölünmesini ve çoğalmasını sağlıyor. Ayrıca tiroid hormonları da büyümeyi destekleyen hormonlardan…
    Büyümeyi etkileyen belli başlı faktörler neler?
    Vücudumuzdaki organlar büyüme için ne kadar önemli? Öncelikle genetik ardından beslenme büyük önem taşıyor. Büyüme ve tiroid hormanlarının dışında cinsiyet hormonları da büyümeyi düzenliyor. Ayrıca büyürken vücuttaki kalp akciğer ve böbrek gibi organ sistemlerinin de sağlıklı olmaları gerekiyor.
    Beslenme çocuğun gelişmesinde nasıl bir rol üstleniyor?
    Normal büyüme ve genetik boy potansiyelinin en iyi şekilde kullanılabilmesi için çocuğun yaşına uygun kalori alması ve dengeli beslenmesi son derece önemli… Özellikle büyümenin hızlı olduğu ilk iki yıl içindeki beslenme bozuklukları kronik ishal ve yetersiz beslenme büyümenin geri kalmasına neden olan faktörlerden…

    Peki neden özellikle ilk iki yıl içindeki gelişimi bu kadar önemsiyorsunuz?
    Çünkü bebekler ilk iki yıl bu hızlı büyüme periyodunda iyi beslenemez ve yeterli kilo alamazlarsa daha sonra bu açığı kapatmaları mümkün olmayabiliyor. Çocuklar sırf bu nedenle kısa boylu kalabiliyor. Bu yüzden bebeklik dönemindeki beslenme ve kilo artışı bizim için çok önemli…
    Çocuğun gelişimi sırasında nelere dikkat edilmeli?
    Eğer kilosu artıyor ama boyu uzamıyorsa dikkatli olunmalı. Bu durumda tiroid bezinin yetersiz çalışması söz konusu olabiliyor. Büyürken tiroid hormonunu es geçmemek gerekiyor. Çünkü büyüme için son derece önemli.
    Stres olmasın sevgi olsun!
    Sevgisiz büyüyen çocuk kısa boylu kalabilir mi? Bunun önüne geçmek için ne yapmalı? Sağlıklı büyümek için çocuğun psikososyal ortamı da son derece önemli… ‘Psikososyal yoksunluk’ veya ‘psikososyal boy kısalığı’ diye adlandırabileceğimiz bu durum anne-babadan uzak yaşayan veya ebeveynlerinde psikolojik rahatsızlık olan çocuklarda görülüyor. Ayrıca evde sık sık kavga ediliyorsa çocuk anne-babadan sevgi göremiyorsa bu da büyüme hormonunu çok etkiliyor. Bu durumun merkezi sinir sistemi ve hipofiz bezi etkileşimi ile ilgili olduğu ve bu çocuklarda büyüme hormonunun yetersiz salgılandığı ortaya kondu. Bu da stresin büyüme hormonu salgılanmasında çok büyük rolü olduğunu gösteriyor. Dolayısıyla çocukları mümkün olduğu kadar fazla strese sokmamak gerekiyor. Çocuklar şefkat görebildikleri bir ortama yerleştiklerinde veya stres ortadan kalktığında ise hem büyümenin hızlandığı hem de büyüme hormonu salgısının düzeldiği tespit ediliyor.
    Sık sık grip geçirenin boyu yavaş uzar
    Geçirilmiş olan hastalıklar büyümeyi olumsuz yönde etkileyebiliyor mu? Evet her türlü kronik hastalık çocuğun büyümesini etkileyebiliyor. Örneğin; kansızlık astım veya sık tekrarlayan enfeksiyonlar da büyüme geriliğine yol açıyor. Bu nedenle çocuklarımızın rutin kontrollerini düzenli olarak yaptırmamız ve büyüyüp büyümediklerini öğrenmek için her seferinde grafik üzerinde değerlendirmemiz şart. Çocuk büyüme eğrisinden bir sapma gösteriyorsa mutlaka ‘Altta yatan bir sebep var mı?’ diye irdelemelisiniz. Çünkü bazen çocukta sağlıkla ilgili hiçbir yakınma olmasa bile sadece büyüme geriliği ile birçok hastalık ortaya çıkabiliyor.
    Kısalık bölge bölge değişim gösteriyor
    Boy kısalığı şehirlere göre değişiyor mu? Bölgelere göre değişmekle birlikte ülkemizdeki çocukların yüzde 10′unda ‘büyüme’ sorunu görülüyor. Örneğin; Hacettepe Nüfus Etitü’nde yapılan bir çalışmada beş yaş ve altı çocukların yüzde 10′unda bodurluk saptandı. Bu rakamlar ülkemizde hamilelerin ve çocukların beslenmesindeki olumsuz koşullardan kaynaklanıyor. Ayrıca ülkemizde anne babaların normal büyüme ve gelişme süreci özellikle de ergenlik dönemi fizyolojisiyle ilgili bilgilerinin eksik olduğunu ortaya koyuyor. Bu eksiklik bazen gereksiz endişelere yol açarken bazen de tam aksine çocuğu doktora gösterme konusunda gecikmeyle sonuçlanıyor. Bunun sonucunda da çocukta ‘boy kısalığı’ gibi bir sorun ortaya çıkıyor.
    Sabah / Esra Tüzün