Akciğer kanseri

Konusu 'Pulmonoloji - Göğüs Hastalıkları' forumundadır ve Elif tarafından 2 Ocak 2009 başlatılmıştır.

    2 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    Erkeklerde en sık görülen kanser çeşidi olan akciğer kanseri, kadınlarda da sigara kullanımının artmasıyla beraber giderek daha sık görülmektedir.

    Avrupa Birliği ülkelerindeki tüm kanser olguları içerisinde %21'lik paya sahip olan akciğer kanseri, aynı zamanda hastalığa bağlı yüksek ölüm oranı nedeniyle kansere bağlı ölümlerin %29'undan sorumludur. Amerika Birleşik Devletleri'nde 1991 yılı verilerine göre, kadın ve erkeklerde kansere bağlı ölümler arasında 1. sırada yer alan bu hastalık, kanser tedavisinde kaydedilen bütün gelişmelere rağmen önemini ve yerini korumaktadır. En sık görülen kanser türlerinden biri olan akciğer kanseri, büyük oranda sigara kullanımına bağlı olarak geliştiğinden aynı zamanda önlenebilir tek kanser türü olarak tanımlanabilir. Yapılan bir çok araştırmada sigara kullanımındaki artışa paralel olarak sıklığını arttıran bu hastalığın, sigara karşıtı kampanyaların başarılı olduğu ülkelerde sigara kullanımındaki azalma ile birlikte insidansının azaldığı saptanmıştır.

    Akciğer kanseri gelişimi için risk faktörleri
    Akciğer kanseri ile ilişkili birçok risk faktörü tanımlanmış olmakla birlikte bunların en önemlisi sigara kullanımıdır. Akciğer kanseri olgularının yaklaşık %80-85'inde sigara hastalıktan sorumlu tutulmaktadır. Özellikle squamous hücreli akciğer kanseri ve küçük hücreli akciğer kanseri ile sigara kullanımı arasındaki sebep - sonuç ilişkisi çok iyi tanımlanmıştır. Günlük tüketilen sigara miktarı ve tiryakilik süresi ile akciğer kanseri olasılığı arasında doğrusal ilişki bulunmaktadır. Yani daha fazla sigara içenlerde akciğer kanseri riski sigara içmeyenlere veya az sigara içenlere göre artmaktadır.

    Sigara kullanımının dışında bazı metal ve kimyasal maddelere mesleksel maruziyet, asbest teması, radon gazı, genetik bazı faktörler, radyasyon, önceden geçirilmiş bazı akciğer hastalıkları ve beslenme alışkanlıkları da akciğer kanseri için risk faktörleri olarak sayılabilir. Örneğin ailesinde akciğer kanseri olan bireylerde akciğer kanseri görülme olasılığı biraz daha fazladır. Özellikle ailede akciğer kanseri öyküsü ile birlikte sigara kullanımı, riski daha da arttırmaktadır. Yine akciğer tüberkülozu, interstisyel fibrozis, büllöz amfizem ve doku harabiyeti ile seyreden diğer bazı akciğer hastalıklarında ortaya çıkan nedbe dokusu akciğer kanseri gelişimi için bir zemin oluşturabilir. Mezotelyoma(akciğer zarı kanseri) için bilinen en önemli risk faktörü olan asbest maruziyeti, aynı zamanda akciğer kanseri riskini de arttırmaktadır.

    Akciğer kanserinin hücre tipine göre sınıflandırılması
    Akciğer kanseri, hücre tipine göre küçük hücreli akciğer kanseri (small cell) ve küçük hücreli dışı akciğer kanseri (non-small cell) olmak üzere 2 temel grupta ele alınır. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri, squamous, adeno ve büyük hücreli kanser alt gruplarından oluşur. Küçük hücreli ve küçük hücreli dışı akciğer kanserinin seyri ve tedavi yaklaşımı bazı farklılıklar gösterir (bkz. tedavi). Küçük hücreli akciğer kanserinin tüm akciğer kanserleri içindeki sıklığı yaklaşık %15-20 oranındadır. Küçük hücreli dışı akciğer kanserleri arasında yer alan squamous hücreli kanser ülkemizde en sık görülen tiptir ve büyük ölçüde sigara kullanımına bağlı olarak gelişir. Yine aynı grupta yer alan adeno kanser ise bizde daha seyrek görülmekle birlikte örneğin ABD'de en fazla görülen akciğer kanseri türüdür. Squamous hücreli kanser ve küçük hücreli kanser daha çok akciğerin santral bölümlerinde yani ana bronşlar ve lob bronşlarında yer alırken, adeno kanser çoğu kez periferik akciğer alanlarından başlar.

    Akciğer kanseri belirtileri nelerdir ?
    Akciğer kanseri belirtileri lokal belirtiler ve akciğer dışı belirtiler olmak üzere 2 grupta incelenebilir :

    Lokal belirtiler doğrudan akciğere yerleşen tümörün ve onun bölgesel lenf bezlerine metastazlarının ortaya çıkardığı öksürük, balgam çıkarma, nefes darlığı, göğüs, omuz, kol veya sırt ağrısı, kan tükürme, ses kısıklığı, yüz ve boyunda şişme, hışıltılı solunum gibi belirtilerdir. Ancak hastalığın başlangıç döneminde olguların büyük çoğunluğunda belirti yoktur. Birçok olguda ise öksürük erken bir belirti olmakla birlikte hastaların büyük çoğunluğu sigara kullandığından öksürüklerinin sigaraya bağlı olduğunu düşünerek hekime başvurmazlar. Bu nedenle uzun süren (3 haftadan uzun) öksürük varlığında veya önceden varolan öksürüğün karakterinde bir değişme ortaya çıktığında, örneğin öksürükle birlikte balgamla karışık kan gelmesi gibi durumlarda mutlaka kontrolden geçmek gerekir.

    Akciğer kanserinin akciğer dışı belirtileri, tümörün diğer organlara metastazlarına bağlı olabildiği gibi tümörden salınan bazı immünolojik ve hormonal maddelere bağlı da olabilir.

    Metastaz belirtileri organa özgü olup örneğin kemik metastazlarında ağrı, beyin metastazında bilinç bozukluğu, kasılmalarla seyreden nöbet, görme bozuklukları olabilir.

    Metastaz belirtilerinin dışında iştahsızlık, kilo kaybı, kuvvet kaybı, halsizlik, ateş gibi şikayetler olguların birçoğunda görülebilir. Ayrıca özellikle küçük hücreli akciğer kanserinde tümörden salınan bazı hormonal maddelere bağlı olarak parmaklarda çomaklaşma, deri lezyonları, nörolojik tablolar, kan tablosunda bozulma gibi bulgular olabilir.

    Akciğer kanserinde tanı ve evreleme
    Yukarıdaki belirti ve bulgularla hekime başvuran hastalarda ayrıntılı bir öykü ve fizik muayenenin ardından tanı için atılacak ilk adım standart akciğer grafisi (2 yönlü) çekilmesidir. Birçok olguda bu görüntüleme yöntemi ile tümör ya da tümörün oluşturduğu enfeksiyon, plörezi, atelektazi (akciğerin çökmesi) gibi tablolar saptanabilir. Akciğer grafisinde tümör ya da tümör ile ilişkili olabilecek diğer görünümlerin saptanması halinde atılacak 2. adım genellikle akciğerin bilgisayarlı tomografisinin çekilmesidir. Bilgisayarlı tomografi görülen lezyon hakkında detaylı bilgi verdiği gibi standart akciğer grafisinde görülemeyecek kadar küçük olan diğer lezyonların görülmesine de olanak sağlar. Standart akciğer grafisi ve bilgisayarlı tomografilerin incelenmesinden sonra hastalığın bölgesel yayılımı ve lokalizasyonu ortaya çıkar. Hekim bu noktada artık kesin tanı için gerekli olacak biyopsi yönteminin ne olacağına karar verebilir. Örneğin cerrahi müdahale düşünülen olgularda ve santral bölgede yer alan tümörlerde bronkoskopi yapılması hem evreleme hem de tanı için gerekli iken, bronkoskopi ile ulaşılamayacak periferik bölgelerde yer alan tümörlerde bilgisayarlı tomografi rehberliğinde iğne biyopsisi tercih edilebilir. Yine bu ilk incelemelerin sonucunda tümöre cerrahi bir girişim düşünülmüyorsa tanı için ilk aşamada balgam muayenesi istenebilir. Bu tür hastalarda balgamın sitolojik incelemesi sonucunda tanıya ulaşılamaz ise diğer yöntemlere başvurulur.

    Akciğer grafisi ve bilgisayarlı tomografi ile görüntülenen tümörde balgam, plevra sıvısı sitolojisi, bronkoskopi veya iğne biyopsisi gibi yöntemlerle hücre tipi tanısı da konulduktan sonra elde edilen sonuca göre evreleme çalışmalarına başlanmalıdır. Kanserde evreleme hastalığın seyri ve uygulanacak tedavi yönteminin belirlenmesi açısından son derece önemlidir ve mutlaka yapılması gerekir.

    Küçük hücreli akciğer kanseri sınırlı ve yaygın evre olmak üzere 2 evrede incelenir. Sınırlı evrede hastalık göğsün tek bir tarafı ile sınırlıdır, karşı akciğere veya diğer oraganlara yayılım yoktur. Yaygın evre küçük hücreli akciğer kanserinde hastalık, akciğer dışı diğer organlara ya da karşı akciğere metastaz yapmıştır. Sınırlı ve yaygın evrelerde tedavi farklılık gösterdiğinden küçük hücreli akciğer kanseri tanısı konulan olgularda en azından beyin tomografisi ya da MR'ı, kemik sintigrafisi ve üst batın tomografisi veya ultrasonografisi ile uzak organ metastazları araştırılmalıdır.

    Küçük hücreli dışı akciğer kanserinin erken evrelerinde cerrahi tedavi sağkalım üzerine en etkili tedavi modalitesi olduğundan bu hastalıkta evreleme çalışmaları küçük hücreli akciğer kanserine göre daha detaylı incelemeleri gerektirir. Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde evreleme TNM sistemine göre yapılır. Bu sistemde T ile tümör boyutu, tümörün komşu doku ve organlarla ilişkisi, tümörün bronkoskopik görünümü gibi birçok özelliği tanımlanırken, N tümöre ait bölgesel veya uzak lenf bezlerindeki metastaz varlığını yada yokluğunu tanımlar. M uzak organ metastazları ile ilişkili olup, M1 olarak tanımlanan olgular yani uzak organ metastazı saptanan olgular doğrudan başka bir incelemeye gerek olmaksızın evre IV olarak sınıflandırılır. TNM sistemine göre akciğer kanseri olguları evre I, evre II, evre III ve evre IV olarak dört grupta ele alınır. Evre I ve II, erken evre akciğer kanseri olarak tanımlanır ve bu tür olgularda mutlaka cerrahi tedavi olanakları araştırılmalıdır.

    Akciğer kanseri tedavisi
    Akciğer kanseri tedavisi multidispliner bir yaklaşım gerektirir. Yani akciğer kanserinin tedavisi ve takibi Göğüs Hastalıkları, Onkoloji ve Göğüs Cerrahisi uzmanlarının işbirliği ile kararlaştırılmalı ve yapılmalıdır.

    Küçük hücreli akciğer kanserinde tedavi
    Küçük hücreli akciğer kanserinde seçilecek tedavi yöntemi cerrahi dışı yaklaşımlar yani kemoterapi ve radyoterapi uygulamalarıdır. Bu tür kanserin kombine kemoterapi ve radyoterapiye yanıtı genellikle çok iyidir ve kısa sürede tümör ve metastazlarının boyutlarında gerileme ya da radyolojik olarak silinme olduğu görülür. Sınırlı evre küçük hücreli akciğer kanseri olgularında kemoterapi ile birlikte uygulanan radyoterapi, sadece kemoterapi uygulanmasına göre daha iyi sonuç vermektedir. Yine sınırlı evredeki hastalıkta beyne koruyucu radyoterapi uygulanması da tedavi yöntemleri arasında yer alır. Yaygın evrede ise seçilecek tedavi yöntemi kombine kemoterapidir ancak beyin metastazı varlığında buraya radyoterapi uygulanmalır.

    Küçük hücreli dışı akciğer kanserinde tedavi
    Küçük hücreli dışı akciğer kanseri tanısı konulan ve evre I, II ve bazı seçilmiş evre III olgularda tercih edilecek tedavi yöntemi cerrahi girişim olmalıdır. Bu tür olgularda cerrahi sonrası gerekli görülürse kemoterapi yada radyoterapi uygulamaları da yapılabilir. İleri evre küçük hücreli dışı akciğer kanserinde ise kemoterapi ve akciğer dışı beyin, kemik gibi organ metastazları varlığında buraya yönelik radyoterapi uygulanılır.

    Akciğer kanserinden korunma ve erken tanı
    Akciğer kanserinden korunmanın en etkin yolu sigarayı bırakmaktır. Bunun dışında endüstride kullanılan bazı metal ve kimyasal maddelere karşı tedbir alınması, hava kirliliği ile mücadele, radyasyon maruziyetinden kaçınma, korunma önlemleri olarak sayılabilir.

    Akciğer kanserinde erken tanının önemine ilişkin çok büyük hasta gruplarını içeren çalışmalar yapılmış ve bu çalışmalarda balgam sitolojisi, akciğer grafisi gibi tanı yöntemleri tarama testi olarak kullanılmıştır. Bu çalışmaların sonuçları incelendiğinde ne yazık ki kansere bağlı ölüm oranlarında tarama testi uygulanan hasta grupları ile uygulanmayan gruplar arasında önemli bir farklılık görülmediği saptanmıştır. Bununla birlikte sigara içen 40 yaş üzerindeki bireylerde en azından yılda 1 kez akciğer grafisi çekilmesi erken tanı için önerilebilir
    kaynak:akcigerim.com
     
  2. 4 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  3. present78

    present78 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Haziran 2009
    Mesajlar:
    114
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    merhaba. siteye yeni üye oldum.1 hafta önce babamın akciğer kanseri olduğunu ve oldukça ilerlediğini öğrendik.şu an için elimizden birşey gelmiyor.doktorlar yapılacak kemotrepinin sadece hastaya acı vereceğini söylediler.babam gözümün önünde eriyecek ve elimizden birşey gelmiycek.annemin ve kendisinin haberi yok.sadece küçük bir leke ve ilaç ve biraz da ışın tedavisyle gecebileceğini söyledik.böyle söylemeseydik ikiside kendini perişan etmişti.ilk testler yapılırken bile harap oldular ve kendilerini bıraktılar.bizde kardeşimle söylememeye, en azından düşük düzeyde de olsa kendini bir süre iyi hissettirecek tedaviye yanaşması için böyle söylemeye karar verdik. iyimi yaptık kötümü bilmiyorum ama karşılarına geçip, 1 seneden az ömrün kaldı diyemezdik.doktorlar bu tür hastaların en azından hafif bir tedaviye çok çabuk cevap verdiklerini ve kendilerini iyi hissederek, yapmak istediklerini yapabilecekleirni söylediler. şimdi internette babamın bu süre içerisinde istediği herseyi yapabilmesi için, güçlü olması için alternatif tedaviler arıyorum.köpekbalığı kıkırdağı, kırmızı reishi mantarı bulabildiklerim. bunların bir işe yarayıp yaramadığını bilmiyorum ama umut işte. araştırdığımda bazı doktorlar kullansın bazı doktorlar kesinlike kullanmasın diyorlar. ben de en iyisi benim gibi bunları yaşamış insanlara sormak olduğunu düşündüm. allah kimsenin başına vermesin ama bu konuda bana yardımcı olabilcek, bu süreçleri yakınlarında yaşamış olan birileri var mı acaba?
     
  4. 4 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  5. marsel

    marsel Guest

    bu konuda hiçbir bilgim yok ama geçmiş olsun demeden de geçemedim....

    Allah hepinize/hepimize bu imtihanlardan hayırlısı ile geçmeyi nasip etsin....
     
  6. 4 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  7. present78

    present78 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Haziran 2009
    Mesajlar:
    114
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    amin. çok tesekkür ederim canım saol.
     
  8. 4 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  9. dream80810

    dream80810 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Haziran 2007
    Mesajlar:
    14
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Merhaba,Öncelikle geçmiş olsun.Halam da akciğer kanseri.Met.leri de vardı.Belki doktorunuz size de bahsetmiştir.Hedefe yönelik tedavi ile çoğu geçti.Tarceva kullanıyor.Bir hap.Pahalı ama çok büyük bir oranda işe yarayan bir ilaç.Maddi durumunuz elverişliyse kemoterapinin işe yaramadığı son çare denilen hastalarda kullanıyorlar.Ayrıca lütfen doktorların söylediği süre ve evre gibi laflara çok takılmayın.Üç ay ömrün kaldı diyen doktorun vefat ettiği kendisi 4 yıldır yaşayan hasta ve daha sayısız örnek biliyorum.:)
    Allah yardımcınız olsun.
     
  10. 4 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  11. simla03

    simla03 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2007
    Mesajlar:
    76
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    76
    evet canım çok haklısın her hastanın durumu kendine özeldir hastalığın hangi safhada olduğu metastazı olup olmadığı varsa hangi organlarda olduğu tümörün cinsi hastanın yaşı kilosu daha birçok etken var hastalığın seyrinde zaten bu işin asıl uzmanı olan doktorlar hastaya hiçbir zamen ömür biçmiyorlar size tavsiyem bu işin uzmanı olan tam olarak güvenebileceğiniz doktorlarla tedaviye devam etmeniz umudunuzu kaybetmemenizdir şifacılara ota çöpe şarlatanlara güvenip tedaviyi olumsuz etkileyecek şeylerden kaçınmanızdır
     
  12. 5 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  13. present78

    present78 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Haziran 2009
    Mesajlar:
    114
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    tesekür ederim hepinize. umut işte herseyden medet umuyoruz.böyle birşey yaşayacağımız hiç tahmin etmezdik.son iki haftam okadar kötü geçtiki.insallah hersey çok güzel olur.haklsınız ömür biçilmesi olayına bende katılmıyorum.herkesin durumuna göre değişir. kaçıncı evrede olduğunu da bir öğrensek. tekrar biyopsi yapılcak.beklemek ölüm gibi.
     
  14. 5 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  15. gldnmz

    gldnmz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    17 Şubat 2009
    Mesajlar:
    460
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    senağlama canm allah yardımcızın olsun bu yazdıklarının hepsini 5ay boyunca yaşamış biri olaraka seni en ii anlayan benimdir heralde evet umudunuzu yitirmeyin ve yk şunu kullanın bu otu yedirin gibi laflarada inanmayın herkes çk biliyo çünki annenin tepkisi ne olur bilmiyorum ama bence en azından annenize söleminizin faydası var allah yar ve yardımcınız olsun çok güçlü olman lazm:teselli:
     
  16. 16 Haziran 2009
    Konu Sahibi : Elif
  17. gulara

    gulara En büyük fener ulenn:) Pro Üye

    Katılım:
    28 Ağustos 2006
    Mesajlar:
    469
    Beğenildi:
    3
    Ödül Puanları:
    108
    senağlama Biz neredeyse 7 ay bu hastalıkla mücadele ettik.Babam bu illet hastalığa yakalandığında daha çok başında idi.Ama o kadar hızlı ilerlediki günden güne eridi dağ gibi adam. kemoterapiler,radyoterapiler, şifalı otlar herşey denendi malesef hiç bir sonuç alamadık. 4,5 ay öncede babamı kaybettim. mafoldumben mafoldumben
    Kendisi kanser olduğunu biliyodu.Her zaman ben bu kanseri yeneceğim derdi... senağlama
    Hep moralini yüksek tuttu ama başaramadı.Beyin kanaması geçirerek vefat etti. senağlama
    Çok geçmiş olsun canım babanızın moralini yüksek tutun söylemeyin .Çeken bilir seni çok iyi anlıyorum.Allah yardımcınız olsun...
    :çok üzgünüm:
     
    Son düzenleme: 16 Haziran 2009
  18. 13 Ocak 2010
    Konu Sahibi : Elif
  19. mavis2005

    mavis2005 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    18 Haziran 2008
    Mesajlar:
    97
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    bende annemin akciğer kanseri olduğunu öğrendim.bitik durumdayım.kemo da uygulanamıyor yaşından dolayı.bitki kürleri yapıyorum oda bir sektör olmuş zaten.