Akif Kurtuluş Şiirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve seaBahAR tarafından 13 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    13 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  1. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238

    [​IMG]

    Akif Kurtuluş (d. 1959, Ankara) Türk şair ve yazar.

    İlkokulu Ankara'da, ortaöğrenimini Antalya ve Seydişehir'de tamamladı. Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdi.

    Şiirleri, şiir eleştirileri ve denemeleri Edebiyat Dostları, Edebiyat ve Eleştiri, Tan, Türkiye Yazıları, Üç Çiçek, Yarın, Yazko Edebiyat, Yeni Düşün gibi gazete ve dergilerde yayınlandı. 2005 Behçet Necatigil Şiir Ödülü sahibidir.






    Acının Arka Yüzündeyim


    anlamasanız da olur, sesim parçalamak içindir dudaklarımı
    büyük yaralardan geçtim, kız çocuğunun dizlerinde kanadım.
    dipsiz kuyuların ağzına tuttum gövdemi
    (anlaşılan artık yakışmıyorum deli sulara)
    uyumayı kabus görmek, anıları unutmak için seçtim
    eylül bitti, bütün bir yaz kim vurduya gittim.
    gül değil, toprak değil, rüzgar kokuyorum.

    yeni tiklerim oldu, acının arka yüzündeyim
    kalbim açmazda, sarışın oynar, kumral üç hamlede mat

    anlamasanız da olur, bir yalnızlığa büyüdüğümü.


    Akif Kurtuluş
     
  2. 13 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  3. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238

    Akik


    baldırların izin verse, yavru bir köpek gibi koyardım patilerimi
    göz koyan incidir ama, gözümü alan sedef kadardır sadakatim
    acıydı vefanın peşinatı, taksidi kırgınlık, ödedim bitti
    bakiyesi nezaket, hoyrat bir ihanetin bedeli inciyse def olurum
    inciden kovulmuş bir aşk bu, boynu yadırgar sedefi
    bu kolyenin tam ortasında kan içinde kalmış kalbim
    bir sedefkarın elleri gibi dingin, inci avcısı gibi sinsi
    artık ben batık bir geminin bordasında istiridyeyim
    kabuğumdan biri sedef döker, kakmakta öbürü inciyi
    kopkoyuldum, musahhihin gözünden kaçarsa akikim
    kıradım kendimden menkul, zaten kendikuyum'cuyum
    defse bu, hala aklımda kuyuya atılan incinin sesi
    izledim nefret beslediniz, oynadım şirret buldum
    bendeki maharet hepinizin nazarına değdi
    şu ayaklarımdaki zincir, birinci sedef, birse definci
    n'olur birisi gömsün bu cesedi
    başımda rakı içelim, şımaralım, ağlayalım

    (Ankara, Haziran 1998)

    Akif Kurtuluş
     
  4. 13 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  5. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238

    Denizden kalan İzlerle


    sanırım geleceğim, ellerimle başa çıkabilirim
    yürüyüşümü değiştirdim, paçama çamur sıçratmıyorum
    kuşkulanıp koşsam anlarlar o kumral kızı sevdiğimi
    aradığım adresleri çıkarabilirler gezindiğim garlardan
    korkarım ele verir beni avuçlarıma sürdüğüm maviler
    telefona davransam, çeviremem numarayı, sesim tutuklanır

    gelirim, yüzümü denizden kalan izlerle seçersiniz
    dağların arka yüzleriyle bir çağrılır adım
    boynuma diken dolasınlar, dayatacak alnım var
    güneşe götürecek sırtım var, içimi üşütemezler
    ağbilerim öğretti, yalnız suya teslim olurum
    neresinden olsa yırtarım örümcek sessizliğini

    ordan balkonlarımı güz yaprakları boğarken ayrılmıştım
    şimdi salaş iskeleden gün batışlarına sataşıyorum
    akşam kapımın önüne taş bırakıp sabah buluyorum
    bir parça kum koyuyorum bileklerime karıncalar için
    dikmiyorum gömleğimin söküklerini, böylesi daha iyi
    kasaba delisi uğurluyor gittiğim her yerden, geliyorum

    saçlarınıza saklanan kuşlarla karşılayın beni
    kirpiklerimi telekleriyle siler, gözbebeklerimde uyurlar
    serpin üzerine, bir onlar yabana atmaz beni


    Akif Kurtuluş
     
  6. 13 Aralık 2008
    Konu Sahibi : seaBahAR
  7. seaBahAR

    seaBahAR de profundis Editor

    Katılım:
    13 Nisan 2007
    Mesajlar:
    10.950
    Beğenildi:
    8.196
    Ödül Puanları:
    238

    Kalbimden, Kaçan Bir Korkuluktan


    Yanlış mı hatırlıyorum

    bir elin kapı arasında kalmış
    eşikten, son kez gibi bakıp
    'gecikirsem meraklanma' demiş olmalısın
    fakat o ses! ezilen parmaklarından mı geldi, çatırdayan
    kapıdan mı

    öbür elin tabağı dolduran kirazları gezdi durdu
    - bak sonra karışmam,kuşların gagaladıkları benim,tamammı
    sonra kanatlanıp bir tarlaya girmeliydik, kovmak için korkulukları

    çünkü, kalbimden bu hışırtı, kaçan bir korkuluktan ya da

    hiçbir yere kaçıramadın kalbini
    bir odada can sıkıntısı:senistersenyatbenoturacağım
    akşambizdelergelirkennegetireyim uyumu bir evde
    vitrinlerin önünde doğum günlerini hatırlama bilgisi
    ilerde vermek üzere mevsim sonu ucuzluğundan armağanlar
    peki içerdekilere ne yazmalı: bunun da kitabı çıkar yakında

    ve bir orman tutumuyla çıktın sonunda şehirden
    bundandır,bütün ağaç dikme bayramlarında domuzuna bozguncu
    birinci şubede oyun bozansın,mızıkçısın dal'da inadına
    kulaktan kulağa oynadınız,ilerlemiyor, sende takıldı
    görmedim! duymadım! bilmiyorum!
    isim - şehir - eşya oyununda kağıdın bomboş


    (kırgınlıklar galası, 1997)

    Akif Kurtuluş