aklımıza geliyor!!!

Konusu 'Alıntı Yazılar' forumundadır ve brn tarafından 8 Ekim 2007 başlatılmıştır.

    8 Ekim 2007
    Konu Sahibi : brn
  1. brn

    brn Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Eylül 2007
    Mesajlar:
    230
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    Stalin'in Tavuğu !

    Stalin en sadist cinayetlerini planladığı çalışma odasına, yakın
    dostlarını toplamış sohbet ediyordu. Votka şişelerinin biri gidip,
    diğeri geliyordu. Kafalar iyice dumanlanmıştı.

    Stalin kan çanağına dönmüş gözlerini etrafında dalkavukluk yarışına
    girmiş adamlarına çevirerek sordu: Saçını ihtilalde, halk içinde,
    devlet yönetiminde, bürokraside ağartmış dostlarım...Sö yleyin
    bakalım halkın yönetime baş eğmesi, kayıtsız şartsız itaat etmesi
    için yöneticiler ne yapmalı, nasıl davranmalıdır ?

    Her dumanlı kafadan bir ses çıktı.. Kimisi adaletten, haktan söz
    etti..Kimisi demokrasiden. ...Kimisi sürgünden, sehpadan,
    hapisten...Kitlesel cinayetlerin deha çapındaki katili Stalin,
    beğenmedi adamlarının izahatlarını.. .

    Bir kadeh daha votka çekerek şöyle dedi:Yönetimi eline geçiren
    hükümdarın Tanrıdan pek farkı yoktur ! Halkın karşınızda baş eğip
    durması için ne yapmanız gerektiğini durunda şu beyinsiz
    kafalarınıza çivi gibi çakayım... Hemen hizmetçileri çağırıp
    emretti.Çabuk bana bir tavuk getirin...Aceleyle bir tavuk kapıp
    getirdi adamları...Stalin, kafaları iyice dumanlanmış adamlarının
    gözleri önünde başladı canlı canlı tüylerini yolmaya tavuğun,...
    Bütün tüyleri yolunup cascavlak kalan tavuğu odanın ortasına
    salıverdi, lider... Şimdi izleyin bakalım nereye gidecek bu
    şaşkın tavuk...

    Zavallı tavuk bu azaptan kaçıp kurtulayım diye aralık kapıdan dışarı
    canını atayım diyor, soğuktan tir tir titriyor...Masaları n altına
    giriyor, köşeli masa ayakları canını yakıyor... Duvar diplerine
    koşuyor teleksiz, tüysüz kanatları yara bere içinde kalıyor...
    Şömineye yaklaşıyor tüysüz derisi kavruluyor.. . Çaresiz, tüylerini
    yolan Stalin'in bacakları arasına saklanıp,sığınıyor...O zaman
    Stalin, cebinden bir avuç yem çıkarıp önüne tane tane atıveriyor
    yolunmuş tavuğun...Yemlenen tavuk, Stalin nereye yönelse
    peşinden koşuveriyor.. . Ağızları bir karış açık kalan dostlarına
    bakıp, pos bıyıklarının altından gülerek şöyle diyor Stalin:
    Gördünüz mü, Halk dediğiniz topluluk bu tavuk gibidir.Tüylerini
    yolup al ve serbest bırak...O zaman yönetmek kolay olur...

    Stalin'in sofra dostları hayretler içinde kalıp " Vay anasını
    birader... Adamdaki akıla bak..." diye başlarını salladılar...

    Bu gerçekten olmuş mu, yoksa uydurulmuş bir öykü mü bilmem.
    Ancak "Stalin'in Tavuğu " diye bir tabir var...Bu tabire uyan nice
    halk, nice yönetici görmedik mi biz de şu kısacık hayatımızda... Hele
    de, tüylerimiz yolundukça AB liderlerinin bacakları arasına girip,
    ara sıra önümüze serpiştirdikleri yemlerin peşinden koştukça...

    "aklımıza hep bu hikaye geliyor" jeyyar

    sevgiyle kalın...
     
  2. 8 Ekim 2007
    Konu Sahibi : brn
  3. NEFERTARi

    NEFERTARi Ne mutlu TÜRKÜM diyene!!! Pro Üye

    Katılım:
    9 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    704
    Beğenildi:
    155
    Ödül Puanları:
    113
    Çok güzel bir paylaşımdı canım sağola.s. Keşke birilerinin gözleri açılsa artık,körkütük koşmasalar tüylerimizi yolanların peşinden iki torba kömür pardon!!! iki avuç yem için:kızgın: