Aktif İmajinasyon Gücü

Konusu 'Kişisel Gelişim' forumundadır ve realist tarafından 14 Temmuz 2007 başlatılmıştır.

    14 Temmuz 2007
    Konu Sahibi : realist
  1. realist

    realist Popüler Üye Üye

    Katılım:
    3 Aralık 2006
    Mesajlar:
    3.088
    Beğenildi:
    75
    Ödül Puanları:
    148

    Aktif İmajinasyon Gücü

    Aktif imajinasyon; sesleri, görüntüleri, kokuları, tatları dokunsal mesajları zihinde bir film halinde canlandırabilme yeteneğidir. Boyut değiştirme yeteneği sınırlı bir alanı ilgilendirir. Sadece görüntüler üzerinde ve belli çerçevelerde yapılmaktadır. Oysa aktif imajinasyonda tüm sınırları aşıyoruz. Kendi kontrolümüzde hayali filmler oluşturuyoruz.

    Hayal kurmaya çok benzeyen bir çalışma ama bu hayalı film tam bilincimizle ve isteğimize göre ilerleyen bir film olacak. Bu filmin kahramanları daha önce zihnimize yerleştirdiğimiz tüm sesler, görüntüler, kokular vs dir. Aktif imajinasyonun iki boyutu vardır.

    - İmajların canlılık düzeyi
    - İmajların film gibi üretilebilirlik düzeyi

    Hiç yapmadığınız halde hayalen Japonya’da gezebilir misiniz? Hayalen savaşabilir misiniz? Hayalen öğretmenlik yapabilir misiniz?
    Buluşlar imajinasyonun meyveleridir
    Hayali filmler sayesinde tüm bilgilerimizi defalarca yeniden ilişkilenmeye tabi tutarız. Her filmle, her hayalle bilgilerden yeni bir yumak yaparız. Einstein "Hayal bilgiden üstündür" demiştir. Bilinçli ve kontrollü hayal (aktif imajinasyon) hayatımızda devrim yapabilir. Tüm buluşların aktif imajinasyonun meyveleri olduğunu biliyor musunuz?
    Hareketli filmler oluşturacağız
    Oluşturacağımız olayların "tek kare" resim olmaması gerekir. Hareketli filmler oluşturacağız. Tüm duyularımızı kullanarak canlandırma yapacağız. Duyularımızı filme katabilme düzeyimiz başarı düzeyimizin en önemli ölçütü olacaktır.

    Faydası
    Güçlü hafıza, bağlantılı ve sistemli bilgiler... Hafızada kayıtlı bilgileri pratik hayatta kullanabilme yeteneği... Her türlü sanatsal üretimler. Yeni keşifler yapabilme yeteneği. Zengin bir duygu ve düşünce dünyası. İş yapma, üretme, başarı, özgüven, sevinç... Dahasını merak ediyor musunuz? Sırf bunlar için "hayal gücümüzü geliştirmeye değmez mi? Aktif imajinasyon yaparken aşağıdaki imajinasyon biçimleri uygulanabilir. Bunlar beynin hayal gücünü geliştiren çalışmalardır. Keşfedici beyin nesneleri olduklarından farklı canlandırabilen, tabiatta var olmayan biçimleri hayalen onlara kazandırabilen beyindir.

    Unutmayalım
    Bir müzik bestekarı müziğin filmini önce beyninde yaşar. Bir ressam tabloya çizeceği ağacın kabuğunun tüm girinti, çıkıntılarını beyninde görür. Sahneye çıkan bir konuşmacı konuşmasını beyninde defalarca yapmıştır. Bir uçağı dizayn eden mühendisin kafasında binlerce uçak ve uçuş biçimi canlanmıştır.

    Bilgiye değer verebilme gücü
    Bilginin hatırlanabilirlik düzeyini artırabilmek için çok kolay bir yol vardır.
    Çocuklara dikkat edin. Neden önce çok hızlı ve sürekli öğrenirken sonradan bu süreç duraklar?
    Çocuk ilk yıllarında uzaydan gelmiş bir yaratık gibi her şeye ilgiyle ve merakla bakmakta ve bu bakış da daha fazla ve daha hızlı öğrenmesine yol açmaktadır. Ancak zamanla "ülfet" adını verebileceğimiz bir hastalık gelişir ve kişiler "artık gerekli olan her şeyi bildiklerini" sanırlar. Artık güneşin doğması bilinen bir şeydir. Yağmurun yağması bilinen bir şeydir. Oysa hala tam olarak bilinmeyen ve üzerinde düşünüldükçe heyecan verici yeni bilgileri elde edebileceğimizi görsek keşfetmeye sonsuza kadar devam edeceğiz. Bizdeki bu değişikliği muhtemelen eğitim sistemimiz yapmaktadır. Bilgiye değer verebilme gücü bir anlayış biçimidir, bir hayat felsefesidir. Bilginin çok önemli olduğu inancı alt bilincinize yerleştiğinde beyniniz bilgiyi otomatik olarak kaydedecek ve bilgiye büyük öncelik verecektir.

    Gülünçlük
    Gülünçlükle hafıza kaydı arasında doğrusal bir ilişki vardır. Mutluluk içinde öğrendiğiniz gülünç bir bilgiyi unutmama eğilimi gösterirsiniz. Zira ruhumuzda bize ve tüm insanlara hükmeden bir kanun vardır. Alt bilincimiz acı verici olgulardan uzaklaşır, lezzet veren olgulara yaklaşır. Yaklaştığımız olgular daha güçlü kaydedildiğinden unutulmama eğilimi gösterirler. Eğer bilgi haz veriyorsa alt şuur onu bilinçte tutmak veya bilince çağırmak için bizi destekler. Bilgi acı veriyorsa otomatik sistem tüm karşı çabalarımıza rağmen unutturmaya çalıştırır. Eğer çok acı verici olayları, bilgileri unutmamaya direnirsek bu defa psikolojik dengemiz bozulur. Kişilik bozuklukları ve depresif rahatsızlıklar gelişir. Şu halde bilgiyi kurguladığınızda ne kadar gülünçleştirebilirseniz o kadar büyük ihtimalle ve sağlıklı olarak hatırlarsınız.

    Mantıksızlık
    Beynin sağ lobu mantıksız bilgilere yapışır.
    Eğer beynimizin sağ lobunun potansiyelini de devreye sokarsak beyin gücümüzü 10-15 kat artırmak istiyorsak bilinçli (ama kesinlikle bilinçsiz değil) mantıksızlıkla sağ lobumuzu harekete geçirmeliyiz.
    İşte size örnek: Gezmeye gittiğiniz ormanda her şey güzeldi. Ağaçlar yapraklarını iyice uzatıp saçlarınızı okşadılar. Şarkı söylediniz ve o anda ağaçlar dallarıyla birbirlerine tutunmuş olarak dans ettiler, üstelik hep bir ağızdan sizin şarkılarınızı koro halinde söylüyorlardı. Yeterince mantıksız mı?

    Çağrışım oluşturabilme gücü
    Bu yetenek aslında daha önce verilen çalışmaların arasında dolaylı şekilde kullanılacaktır. Ancak daha iyi kavranması için burada ayrıca anlatıyoruz. Bilgiler daha önce edindiğimiz bir kısım bilgilere benzer yönler taşıyabilirler. Bu benzerlik beyniniz tarafından otomatik olarak ortaya çıkarılabilir. Maharet otomatik çağrışımları aşarak sizin ekstra çağrışımlar oluşturabilmenizdir. Örneğin Amasya dendiğinde insanlar genellikle elma derler. Siz daha farklı bir şeyi çağrıştırın. Belli bir kelimeyi veya görüntüyü alın ve neler çağrıştırdığını sorun. Tekrar edeceğiniz bu çalışma beyninizin çağrışım sorgulamasını otomatikleştirecektir. Unutmayın: Edindiğiniz bir bilgiye ne kadar çağrışım bağlarsanız onu o kadar hızlı ve bütün olarak hatırlarsınız.