Aldatildiniz Mi?

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve chatlak tarafından 2 Şubat 2007 başlatılmıştır.

    2 Şubat 2007
    Konu Sahibi : chatlak
  1. chatlak

    chatlak özgür Üye

    Katılım:
    26 Ekim 2006
    Mesajlar:
    595
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Kalplerinizi, ruhlarınızı büyük umutlarla, aşklarla sundunuz bir yabancıya.
    O yabancı keşfe çıktı ve en merak edileni oldunuz bir anda.
    Mutlu geceler ve mutlu günlere
    hatta zamanla mutlu hayallere sahip oldunuz en pembe panjurlusundan.
    Doğmamış çocuklarınıza kaftan misali isimler biçtiniz.

    Aşkınızı yaşadınız. Zamanla alışkanlıklarınız başladı.
    Hani hep derler ya; yerini sevgi almaya başladı, evet işte ondan oldu.
    Sevgi anlayışlarınızı tartışırken buldunuz kendinizi.
    Sevginiz anlayamadığınız bir şekilde pembeliğini yitirir oldu.
    Sanki biri ışıkları söndürdü ve asıl olan ortaya çıkmaya başladı.


    Işık gitti. Özü gitti, heyecanı gitti.
    Varolan çıkıverdi.
    Sırayla pembeleşen sonra mavileşen ve sonra siyahlığını sunan bir şeydi.
    Pembeydi çünkü uçuştunuz. Binlerce kelebek oldunuz .
    Kim bilebilirdi o anda ömrünüzün kısa olacağını.
    Sonra inatla mavileştiniz.
    Hayallerle süsleyip durumu kurtarmaya çalıştınız.
    Hem de öyle bir mavileşti ki dur durak bilmedi.
    Giderek özüne döndü. Zirvedeyken mutluluk balonunuz söndü.

    Sebep kimi zaman bir yabancı oldu.
    Beklenmedik bir misafir.
    Evinize çayınızı içmeye gelmedi. Canınızı almaya geldi sanki.
    Azrailden bile daha korkulu gibi geldi gözünüze.
    Bu yabancı öyle biriydi ki nurunuzu söndüren o gibiydi.
    Daveti veren peki kimdi bilemediniz.

    Aldatmak kimin doğasıydı kavrayamadınız. Kaşifinizin mi?
    O mu yapmıştı tüm bunları inanamadınız.
    Ne için üzmeye karar vermişti bir zamanlar en sevdiğini bu insanoğlu?
    Neden haz alır bu duygudan diye çıktınız yola
    ve sorgularken buldunuz kendinizi neydi bende eksik olan
    Birilerini gözü yaşlı bırakmak mı güzel olan bunu mu seçmişti!
    diye yinelediniz;her toparlanmaya çalıştığınızda.

    Zamanla kavramları karıştırdınız.
    Kim ne der korkusuna yenilip yenilip ayaklandınız ve kendinizi bulmaya çalıştınız.
    Tadilat nedeniyle kapanan kalbinizde kendi kaşifiniz kendiniz oldunuz.
    Doktorunuz ve aşığınız oldunuz.
    Hepsini kendiniz yaptınız onca bakışın altında.
    Kendi ışığınızı kendiniz açtınız.
    Bembeyaz ve biraz da yeşil serpiştirdiniz. Filizlensin diye.
    Kalbinizin attığını hissettiniz.

    Aldatan aldanır bunu bilir bunu söylerim demeyi öğrendiniz.
    Sadece sözler bitmişti her şeyin üstünde.
    İlahi bir şeyler eksilmişti soluksuz kalan göğsünüzde bunu hatırladınız.
    Kolu kanadı kırılmıştı sevdalı kuşlarınızın.
    İçinizde uyanan Tanrıyı sorguladınız.
    Etrafınızda tavsiyeler, söylenenler; karşında acı olay ve içinde kanayan kalp.
    Bunlar çevrelerken ruhunuzu yinelediniz aldatan aldanır
    Ritmini bozar hayatın aldatılmak siz de bunu yaşadınız.

    Aldatanı duyguları aldatır. En kötüsü de bu.
    Kendisinden başka kim yapabilirdi ki zaten bu kadar kötüsünü dediniz.
    Bir zamanlar kolunuzu kanadınızı kıran, bu güven ve bir çok şey.
    Size neler oldu anlayamadınız.
    Adı yok aldatanın. Aldatanın ruhu yalancı. Aldatanın ruhu yok.
    Aldatan çok kanattı
    Her ilişki gibi bu da böyle bitti.
    Elinizde çayınız, aklınızda düşünceler,
    mutfağınızda pişmeye hazır yeni aşklar
    Yaşadığınızı fark ettiniz ve hep yaşayacaksınız.


     
  2. 3 Şubat 2007
    Konu Sahibi : chatlak
  3. ayxsxegxuxl

    ayxsxegxuxl Aktif Üye Üye

    Katılım:
    4 Aralık 2006
    Mesajlar:
    60
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    nede güzel anlatmışsın ilişkilerin yıpranılmışlığını,ellerine sağlık ceo