Alevler içindeki orman

Konusu 'Kitap Özetleri' forumundadır ve Elif tarafından 25 Ağustos 2010 başlatılmıştır.

    25 Ağustos 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.653
    Beğenildi:
    5.191
    Ödül Puanları:
    438

    Anna adlı bir kadınla evlenen Saverio’nun 1983 yılının mart ayının üçünde,gece yarısı bir çocukları olur.Çocuklarının adın Giulia koyarlar.Giulia normal kilonun altında,tüm yeni bebekler çirkinceydi.Bebekleri ilk on gününü kuvözde geçirdi.Bebeklerini daha sonra kucaklarına aldıklarında,annesinin memesini yeterince emmiyordu.Bir hafta sonra bebeği biberonla beslemeye başladılar.Doğum karısı Anna’da uzun süredir gizli olan depresyonu su yüzüne çıkarmıştı.Artık karısı alışveriş yapmıyor,yemek pişirmiyor,yıkanmıyordu.

    Saverio akşamları işten döndüğünde bebeği boynuna dek pisliğe boğulmuş,açlıktan ağlarken buluyordu.Kısa sürede kızına annelik yapmayı öğrendi.Bez değiştirmek,onu pudralamak,mamasını hazırlayıp yedirmek işlerini yapıyordu.

    Karısı Anna’yı herşeye rağmen çok seviyordu.Onu okulda tanımıştı.Çok sessiz bir kişiydi.Sınıftaki kızlar kendilerini sergilemek,o ise gizlenmek için elinden geleni yapıyordu.Bir gün onunla parkta buluştu.Okuldan,tatilden konuştular.Onun ilgi alanını sorduğunda Anna kitap okumak olduğunu söyledi.Saverio da ona ağaçlara olan tutkusundan söz etti.Okulu bitirdikten bir yıl sonra evlendiler.Daha sonra Saverio karısının ruhsal problemi yüzünden kızını bakımı için bir yuvaya verdi.Karısını ise psikoloğa götürüp tedavi ettiriyordu.Bir yıl sonra karısı iyileşmiş ve çocuğunu da yuvadan alıp eve getirmişti.Herkes onların mutluluğuna şaşırıyordu.Onlardan muhabbet kuşları diye bahsediyorlardı.

    Artık Saverio ormandaki işlerinle daha kolay ilgilenebiliyordu.Ormanı ve içindeki ağaçları çok seviyordu.Karısı bir arkadaşıyla kent dışındaki manastırda yaşayan bir keşişi görmeye gidiyorlardı.O keşişten söz ederken Anna’nın gözlerinin içi parlıyordu.Gelip onunla tanışmalısın diyordu.Karısıyla arasındaki ilgi gittikçe azalıyordu.Saverio da Anna’dan uzaklaşıp akşamları işten çıkınca arkadaşlarıyla buluşup içki içiyordu.Karısının bir gün daha önce tedavi gördüğü doktoru telefonla arayıp konuştuğunu gördü.Karısına gitmelerini istediği keşişe yarın gitmelerini söyledi.Keşişe gittiklerinde keşişin Anna’nın ellerini tutup sıktığını gördü.Bunlar Saverio’yu çok germişti.Karısı niye bu kadar değişmişti?

    Bir gün eve geldiğinde çok yorgundu,evde iyi bir yemek ve güzel sözler duymayı bekliyordu.Fakat evde kimse yoktu.Karısı eve geç geldi ve bu yüzden karısına bir tokat attı.Kızı:”Anne babam çok kötü.”dedi.Karısı ise:”Baban kötü değil,yorgun ve sinirli.”dedi.Ertesi gün Saverio’nun çalıştığı ormanda bir yangın çıkmıştı.Ormanın yarısı yanmıştı ve diğer yarısı da bilinmeyen bir nedenle yavaş yavaş eriyip yok oluyordu.

    Saverio bir gün evin bodrumunda bir bisiklet gördü.Karısının aşığının gizlice bisikletle gelip evin bodrumuna bisikletini gizlediğini düşündü.Ellerine labutları aldı.Karısına:” Herşeyi biliyorum,herşeyi gördüm.” dedi.Karısı da ona kollarını açarak :”O halde doğum günün kutlu....”derken labutlardan birini alnına indirdi.Karısı Anna bir paçavra gibi yere serildi.Önce onun öldüğüne inanamadı.Şaka yaptığını sandı.Daha sonra onun öldüğüne inandı.Bir zaman sonra keşişle görüştüğünde karısının o bisikleti kendisine doğum günü hediyesi olarak aldığını öğrendi.Bir şüphe ve kin uğruna bir ailenin hayatını mahvetmişti.Çok sevdiği ormanda ve karısı da ölmüştü.Keşişin yardımıyla kızıyla arası düzeldi ve onun mektuplarını almaya devam etti.

    ÖYKÜ İLE İLGİLİ ELEŞTİRİLERİM:
    Öyküdeki kurgu sıralaması iyi değil.Örneğin,yazar olay kahramanının önce çocuğunun doğumundan bahsetmiş,sonra onun tanışma ve evliliğine geçmiş.Orman hakkındaki bilgileri öyküdeki olayla kaynaştırarak vermemiş.Öykü kahramanı, keşişin ağzından çok uzun ve sıkıcı birkaç sayfalık bilgi vermiş.Uzun betimlemeler yapılmış.Karısını hiçbir suçu yokken öldüren öykü kahramanının,bu suçtan ceza alıp almadığı hiç belirtilmemiş.Cümlelerin kısa ve anlamlı olması,kullanılan sözcüklerin yerinde olması,noktalamanın iyi olması,çevirinin iyi yapılması yapıtın güzel yönleridir.Fakat bu öykü Yüreğinin Götürdüğü Yere Git romanının yanında çok sönük kalmıştır.Bu romanındaki başarısına gölge düşürmüştür.

    ÖYKÜDEN ÇIKARILACAK DERS:İnsanları severek yaşarsak,onların bizden nefret etmeleri mümkün değildir.Yaşadığımız yaşam boyunca havalar hep aydınlık olmayıp arada bulutlu günler olabilir.Birlikte yaşadığımız sevdiklerimizin ufak bir yanlışından dolayı onları cezalandırmak veya hayatlarına son vermek yanlışlığına düşmemeliyiz.Aynı zamanda kuşku,şüphe ve kin insana her zaman zarar verir.Bu duygulardan kişi zaman içerisinde arınmalıdır.