Alkış isteyen güncel olaylar!!!(Okumanızı tavsiye ederim, ben çok güldüm)

Konusu 'Tekrar Konular' forumundadır ve borulce tarafından 26 Nisan 2009 başlatılmıştır.

Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.
    26 Nisan 2009
    Konu Sahibi : borulce
  1. borulce

    borulce Aktif Üye Üye

    Katılım:
    25 Ocak 2009
    Mesajlar:
    25
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Yaramazlığının tavan yaptığı noktada dört yaşındaki azman yeğenim oda
    cezası alıyor... Büyük bir öfkeyle odasına gidiyor. Uzunca bir zaman sesi
    çıkmyor, uyuduğunu düşünüp sohbete dalmışken sesleniyor ''Gardiyaaannn,
    sütümün saati geldi. Sıcak olsun, kakao da koy içineee... ''





    Hastanenin "Tıbbı Atık" bölümünde görevli; turuncu tulumlu, sırtında
    kocaman tıbbi atık yazan ve oldukça çirkin olan yaşlı adama asansör
    beklerken: "Ayyy tipe bak valla tam bir tıbbi atık." diyerek laf atan
    yapay zekalı kişi benim ablam olur. Bunun üzerine ablamın şişman olduğunu
    görüp, "Yük asansörü öbür tarafta, burada boşuna bekleme." diyerek cevap
    veren eli öpülesice kişilik ise tıbbi atıktır.





    2,5 yaşındaki yeğenimin sütyen görünce verdiği tepki: "Aaaa, meme külodu!"





    Yeni doğmuş oğluma, ısrarla babasının demode ismini koymaya çalışan kocamı
    vazgeçirmek için, o ismin eski sevgilimin adı olduğunu söyledim. Sonuç;
    artık babasından bile bahsetmiyoruz.

    :teytey:


    4 yaşındaki prensese tehlike atlatıldıktan sonra oyuncağın arkasından
    çıkardığı minik pili niye yuttuğunu soruyoruz. "Çok yoruldum, beni
    çalıştırsın diye yuttum." diyor. Nasıl yani ya?





    Kocam kadar çirkin ve kaba bir odundan; oğlum kadar yakışıklı, hassas ve
    muhteşem bir çocuk doğurduğuma göre çok iyi bir marangozum.





    Ailece amcamlara bayram ziyaretine gittik. Konu yaştan açıldı. Yengem de
    geçen hafta kırk yaşını doldurduğunu söyledi. Amcamın beni krize sokan
    bomba önerisini aynen aktarıyorum. "Hanım, seni bozdursak da iki yirmilik
    yapsak nasıl olur?"





    Sabah okula gelip bilgisayarın başına oturduğumda Youtube'un kapatıldığını
    öğreniyorum. O sırada içeri elinde çayla çaycımız Şerife Hanım giriyor.
    Acımı onunla paylaşmak istiyor ve "Şerife Hanım, duydun mu; youtube da
    kapatılmış." diyorum. Şerife Hanım bu olaya hiç şaşırmadığını belirten
    yorumunu ortaya atıyor hemen. "Bu okulda ne düzgün gidiyor ki zaten?
    Tuvaletin süpürgesini de almışlar!"





    Uçuş boyunca çok sevimli ve tonton bulduğu yaşlı teyzenin üstüne
    titreyerek yardımcı olduğu için teyzeden inerken, ''Evladım, çok sağol
    yardımların için, biz de sizi or...u biliyorduk...'' cümlesini duyan
    hostes arkadaşıma sizlerden kocaman bir alkış lütfen





    Gecenin üçünde odamın penceresinden ölümüne sarkıp sigara içerken, yan
    pencereden ani bir şekilde kafasını uzatıp "Yakaladım! Hahaha!" diye
    bağırıp az daha düşmeme sebep olan kadın, benim öz annemdir.





    Aile dostlarımızla beraber gittiğimiz sinemada, verilen 15 dakikalık arada
    kalabalığa yakalanmamak ve sigarasını içmek için hızlıca karısının elini
    tutarak dışarı çıkan, arkasını döndüğünde elini tutuğu kişinin karısı
    değil de başka bir kadın olduğunu görünce "Eyvah s..tık." diyen, bu lafa
    karşılık elini tuttuğu kadından "Dur daha s..madık kocam gelsin beraber
    s..arız." cevabını alan benim sevgili ortağımdır. Savunması da hazır
    beyfendinin "E karanlıktı ama!"





    Doktorunun "Kaç yaşındasın?" sorusuna "Sizce kaç gösteriyorum?" diye cevap
    veren başka hasta var mı? Acil serviste bekliyorum da...





    Kocama ''Kocacığım, diyelim ki doktorsun ve diyelim ki estetikçisin,
    neremi kesip düzeltmek istersin?'' diye sordum. ''Dilini.'' dedi. Üç
    gündür susuyorum; ne olur, ne olmaz...





    Aile dostumuz olan, oldukça şişman ve iri yarı bir çiftin düğünündeyiz.
    Babam altınları takarken mutluluk dilemeyi ihmal etmiyor: ''Allah bir
    yastıkta kocatsın Ümit'ciğim. Tabii sığarsanız!'' Babam hariç ailecek
    utandık.





    Geceleri çok sıcak olduğundan uyuyamıyorum. Ben de buna kendimce bir çözüm
    buldum. Kuaför salonlarında saça su sıkılan sprey şişelerinden aldım ve
    gece sıcaktan bunalınca yukardan püskürtüyorum, sanki yağmur yağıyormuş
    gibi oluyor ve bayağı bir serinliyorum. Elime ayağıma da püskürtünce onun
    serinliğinde biraz uyuyabiliyorum ama yanımda yatan sevgili kocam ertesi
    gün bu durumdan rahatsız olduğunu şöyle ifade ederek beni gülme krizlerine
    soktu: "Lütfen gece o suyu sadece kendine püskürt, yoksa kendimi manavdaki
    sebzeler gibi hissediyorum."





    Arkadaşımın tavsiyesi üzerine, koşu yaparken çok terlemek için göbeğime
    naylon poşetlerinden sardım. Ucuz ya, fikir mantıklı geldi denedim. Keşke
    yazıları olan poşeti tercih etmeseydim. Çok terleyince poşetin yazıları
    bana geçmiş. Artık göbeğim kendisini tercih edenlere teşekkür ediyor ve
    yine bekliyor...





    Babamı namaz kılmış, dua ederken görünce "Benim için de dua et"
    deyiveriyorum ve babamın cevabıyla dumur oluyorum. "Kendisi nerede derse
    ne diyeyim?"





    Hoca ile birlikte doktor adayları sabah viziti geziyorken birden,
    telefonun sesini kapatmayı unutan bir öğrencinin telefonu Emre Aydın
    şarkısıyla çalmaya başladı. ''Adam olmaz dedin senden...'' Hocanın merakla
    beklenen tepkisi gecikmedi. ''Baban arıyor galiba. Söyle, haklı çıktı.''





    5 yaşındaki yeğenime babası soruyor: "Büyüyünce ne olacaksın kızım?"
    "Asena olacağım babacım; sen ne olacaksın?" Babası gayet sakin cevap
    veriyor: "Katil" İkisine de meslek hayatlarında başarılar.





    Sevgili anneanneciğim, havaalanındaki kadın polis memurunun amacı sana
    sarılmak değil üzerini aramaktı. Hadi sarılıp sırtını sıvazladın, bir de
    üstüne öpmenin ne gereği vardı?





    Bundan birkaç sene önce büyükannemi doktora götürdük. Muayeneden sonra
    tahlil için gün verip "Sabah sakın bir şey yemeyin, aç karnına gelin."
    diye tembihlendi. Hastaneden çıktıktan 5 dakika kadar sonra büyükannem
    sessizliği bozdu ve buram buram umut kokan sorusunu sordu. "Kahvaltıda ne
    ikram edecekler acaba? Aç gelin diye o kadar sıkı tembihlediler..."





    Pek çok memleket gezdim ama hiçbir yerde Malatya'daki pratik düzeni
    göremedim. Kız Meslek Lisesi, yanında Erkek Meslek Lisesi, yanında
    Evlendirme Dairesi.






    Bir alkış da metroda, elektrik paneline oturmakta ısrar edengençlere ''Bak
    karışmam g.t kanseri olabilirsiniz haa...'' diye gayet bilimsel bir ikna
    yöntemi sergileyen görevliye gelsin. Zira biz de gülmekten çene kanseri
    olduk.





    Babama bilgisayar ve internet kullanmayı öğrettiğim ilk günler... "Baba
    bak bu mouse, yani fare." diyorum, nasıl kullanıldığını gösteriyorum.
    Birkaç gün sonra babam beni çağırıyor. "Kızım gel bak, bu kurbağa
    çalışmıyor!"





    Oğlum, saatlerce uğraşarak kartondan yaptığım buzdolabı modeli ile
    ödevinden en yüksek notu aldı. Öğretmeni ona "Aferin!" demiş. "Herkes anne
    ve babasına yaptırmış. Ama sen kendin yapmışsın, belli." Kendimi hiç bu
    kadar beceriksiz hissetmemiştim. Karım iki gündür gülüyor. Karizmam yerle
    bir oldu. Teşekkürler öğretmen hanım!





    Kilo aldığımda, "Kilo aldın, biraz zayıfla" demek yerine, "Hadi tosunum,
    az daha ye seni halde hamal yapacağım" diyen sevgili kocam, ben sana kel
    olmandan dolayı "Az daha parlat, gece lambası yapıcam seni" diyor muyum?
    Demiyorum!





    Özel bir bankadan defalarca, kredi başvurusu yapmam için arayan kadına
    "Hanımefendi ben zengin bir koca buldum, krediye ihtiyacım yok çok şükür.
    Darısı başınıza!" dedim. Artık arayanım yok, mutlu ve huzurluyum.





    Şu anda yazlıktayız ve bu akşam neredeyse tüm yazlık komşularımız bize beş
    çayına davetli. Annemse ikramda kusur olmasın diye hamur işi üzerine tüm
    hünerlerini sergilemekle meşgul. Daha dün aldığımız 30'luk karton yumurta
    az önce bitti ve annem, uykudan kaldırdığı babamı yumurta alması için
    markete gönderdi. Babam kaşı çatık, suratı asık halde kalktı ve söylene
    söylene evden çıktı: "Sabah sabah ne yumurtasıymış bu arkadaş, daha dün
    almadık mı? Üstüne oturup kırıyor musunuz bir bir? Nereye gidiyor o kadar
    yumurta anlamadım ki? Size yumurta yetiştirecem diye tavuğun g.tü yırtıldı
    iki gündür be!"





    Sevgili beli ağrıyan teyze; külodunun içine iğneleyerek elalemden
    sakladığın zinet eşyanlarını röntgen filmiyle tespit etmiş bulunmaktayız.
    Bilgilerine...





    Canım kaynanacığım, hani evimize her gelişinde, bin bir bahaneyle evin her
    köşesini gezip temiz olup olmadığını kontrol ediyorsun ya, hiç zahmet etme
    tertemiz her yer. Çünkü sen gelmeden önce oğluna saatlerce evi
    temizletiyorum.





    Geçen akşam aynı yaşta olduğum ve bekar olan kız arkadaşımla Msn'de
    kameradan sohbet ediyorduk. Arkadaşımın erkek kardeşi, komiklik olsun diye
    annesine, "Anne kızın kocaya kaçacakmış, plan yapıyorlar!" diye seslendi.
    Anneden gelen cevap, ikimizin de gülme krizine girmesiyle gecenin sonunu
    getirdi. "Bu yaştan sonra ne kaçması! İstesinler hemen vereceğiz."





    Bir alkış da "Oğlum yirmi iki yaşına geldin, hala bir baltaya sap
    olamadın!" diyen annesine "Anne, elli yaşına geldin, hala benden bir sap
    olmayacağını anlamadın!" diyen sap kardeşime gelsin.





    6 yaşındaki oğlum babasıyla yaptığımız hararetli tartışmanın ortasında
    kocamın üzerine yürüyüp "Artistlik yapma len!" dedi. Evet oğlum, koru
    anneni böyle televizyondan öğrendiğin repliklerle.
     
  2. 28 Nisan 2009
    Konu Sahibi : borulce
  3. Zeliha

    Zeliha Popüler Üye Üye

    Katılım:
    25 Nisan 2007
    Mesajlar:
    1.361
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    106
    öldüm gülmekten çoook tşk ederim.
     
  4. 11 Haziran 2009
    Konu Sahibi : borulce
  5. Eylul

    Eylul Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    1 Ekim 2007
    Mesajlar:
    6.223
    Beğenildi:
    11
    Ödül Puanları:
    146
Konu Durumu:
Mesaj gönderimine kapalı.