Ana baba çocuk çatışması

Konusu 'Çocuğum Büyürken' forumundadır ve Elif tarafından 12 Mart 2009 başlatılmıştır.

    12 Mart 2009
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.613
    Beğenildi:
    5.138
    Ödül Puanları:
    438
    • Verilen işleri yapmaya yanaşmayan çocukların ana babaları, aslında işbirliği için çocuklarına şans tanımazlar. Çocuğu bir şey yapılmaya zorlayarak hiç bir zaman işbirliği elde edilemez.
    • Ana-babalar güç ve otoritelerini kullanarak çocuğu bir şey yapmaya her zorlayışlarında kendini denetleme ve sorumluluk edinmeyi öğrenme şansını elinden aldıklarını bilmeliler.

    ANA BABA GÛCÛ: GEREKLİ Mİ, HAKLI GÖRÜLEBİLİR Mİ?
    • Ergenler ana-babalarına değil onların gücüne isyan ederler. Ana-babalar çocuklarını yetiştirirken güce dayanmayan yöntemleri kullanırlarsa çocuklar ergen olduğunda, isyan edecek bir şey bulamazlar. Çocuklarını güç kullanarak eğitmeye çalışan ana-bâbalâr güçlerini düşündüklerinden de erken bir zamanda yitirme riskiyle karşı karşıya dırlar;
    • Ana baba gücünün çocuk üzerindeki etkileri: Karşı koyma, meydan okumak, başkaldırma olumsuz davranma küskünlük, kızgınlık, düşmanlık, saldırı, öç alma, tokada tokatla karşılık verme, yalan söyleme, duyguları saklama başkalarını suçlama dedikodu yapma aldatma
    • Ana babalar çocuklara kendi ana babaları onlara aynı şeyi yaptığından dolayı hükmetmek ister.
    • Çocuklar ödüllü ve cezası bol bir ortamda yetiştirilince "iyi" görünme ve kazanma ya da "kötü" görünmekten ve kaybetmekten kaçınma gereksinimi duyabilirler. Olumlu değerlendirmeleri çok yapan ,para ,armağan türü ödülleri bol veren ana babaların evlerinde bu geçerlidir.
    • Ödülün alandan çok alamayana zararı vardır.
    • Ana baba gücünün çocuk üzerindeki etkilerin devamı yağcılık,uysallık,boyun eğme,yeni bir şey denemekten korkama , içe dönme, kaçma hayal kurma ve geri çekilme.
    • Çocuklar ana babasına kabul edilemez gelen davranışını değiştirebilmek için onların bu davranışla ilgili durumlarını bilmek ister. Ancak otorite kullanıldığı zaman davranışı değiştirmek istemezler. Kısaca çocuklar davranışlarının değiştirilmesini ya da kısıtlanması gerektiğini anlarlarsa bunu kendileri yapmak ve yetişkinler gibi davranışları üzerinde kendi otoritelerini kullanmak isterler.
    • Paradoksal olmakla birlikte gerçek durum şudur; Ana-babalar güç kullanarak çocukları üzerindeki etkilerini kaybederler. Güç kullanmaktan vazgeçtiklerinde ise etkileri artar.

    BEN İLETİLERİNE İŞLERLİK KAZANDIRMAK
    • E. A.E. yi yeni öğrenen ana-babaların yaptığı başka bir yanlış da Ben iletilerini yalnızca olumsuz duyguları iletmek için kullanmak, olumlularda kullanmamaktır.
    • Çocuklarımıza günlük olaylarda "ders vermeye" olan isteğimiz, onlara çok daha önemli konularda ders verme şansımızı kaybettirir.
    • Genellikle ana babaların çocuklarına olan kızgınlığı ikincil duygudur. Yani birincil duyguyu yaşattığı için ders vermek, cezalandırmak için takınılan bir tavır. Aslında kızgınlık her ne kadar gerçek bir duyguysa da daha gerçek olan bilir şey varsa insanın kendi kendini kızdırdığıdır.
    • Bazen çocuk ben iletileriyle davranışının ana-babasının üzerindeki etkilerini gördükten sonra bile değiştirmek istemeyebilir. Bu durumda ilişki zor anlar yaşayacaktır.

    ORTAMI DEĞİŞTİREREK KABUL EDİLMEYEN DAVRANIŞI DEĞİŞTİRMEK
    1-Ortamı zenginleştirmek,
    2 Ortamı yoksullaştırmak,
    3-Ortamı yalınlaştırmak,
    4-Ortamı kısıtlanmak,
    5-Ortamı çocuğa uygun hale getirmek,
    6-Bir uğraş yerine başkasını koymak,
    7-Çocuğu ortamdaki değişikliğe hazırlamak.
    8-Daha büyük çocuklarla geleceğe yönelik düzenlemeler yapmak