Anaflaksi ( Allerjik şok )

Konusu 'İmmunoloji - Allerji ve Bağışıklık Hastalıkları' forumundadır ve Elif tarafından 28 Temmuz 2006 başlatılmıştır.

    28 Temmuz 2006
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    Anafilaksinin toplumda görülme sıklığı ile ilgili çok sağlıklı rakam vermek mümkün değildir. Ancak, ilaçlar ve gıdaların anafilaksiye en sık yol açan ajanlar olduğu söylenebilir. İlaçlardan da en sık romatizmal ağrı kesicilerin ve antibiyotiklerin anafilaksiye sebep olduğu görülmektedir. Bunlar dışında önemli bir anafilaksi nedeni de arı ve diğer böcek sokmalarıdır. Gıdalardan da kabuklu deniz ürünleri ve fındık ezmesinin anafilaksiye en sık neden olan gıdalar olduğu bildirilmektedir
    Klinik Belirtiler

    Anafilaksi, ölümcül olabilen, ciddi, tüm vücudu etkileyen bir alerjik reaksiyondur ve hemen tanı konarak tedavisinin yapılması gerekir. Bu özellikleri ile "tıbbi aciller" grubunda yer alır. Eğer klinik olarak tanınması gecikirse ve gerekli dikkat gösterilmezse Kalp-damar ve/veya solunum sistemi yetmezliğinden ölüm gerçekleşebilir.

    Anafilakside bulgular genellikle, sorumlu ajanla karşılaştıktan sonra dakikalar hatta saniyeler içinde ortaya çıkabilir. Sorumlu ajan enjeksiyon yolu ile alınmış ise bulgular sıklıkla 5 ile 30 dakikada başlar. Ancak bazen bulguların gelişimi bir saat sonrasına kadar uzayabilir. Eğer sorumlu ajan ağız yolundan alınmışsa bulgular genellikle ilk 2 saat içinde oluşur.

    Anafilakside istisnalar dışında en sık görülen belirtiler deriye aittir ve hemen hemen tüm olgularda bulunur. Bunu solunum yollarına ait olan bulgular izler, daha sonra ise tansiyon düşmesi ve mide barsak belirtileri görülür. Deri, havayolları, kalp-damar ve mide barsak gibi birçok organ sistemi tek başına ya da birlikte etkilenebilir. Bu belirti ve bulgular; deride yaygın kızarıklık, kaşıntı, kurdeşen plakları, bronşlarda tıkanıklık, üst solunum yolunda ödem, mide barsak sisteminde hareketlerin artışına bağlı bulantı, kusma, ishal, kalp-damar sisteminde tansiyon düşmesi ve/veya ritm bozuklukları görülebilir. İlginç olanı ise hastaların sıklıkla "ölüm korkusu hissi" tanımlamalarıdır. Sık görülen diğer belirtiler burun, gözler ve damakta kaşıntı, hapşırık, dışkı ve idrar kaçırmadır. Bazen anafilaksinin ilk belirtisi bilinç kaybı olabilir. Bu belirtilerden dakikalar sonra ölüm olabilir.

    Klinik Belirtilerin Şiddetini Etkileyen Faktörler

    Hastadaki alerjik durumun ciddiyeti, sorumlu olan ajanla yüksek dozda karşılaşmış olmak, eşlik eden diğer hastalıkların (astım, kalp hastalığı) olması kliniği etkileyen faktörlerdir. Önceden kalp hastalığı bulunan kişilerde, sorumlu olan ajanın enjeksiyon yolu ile uygulanması, ciddi anafilaksi riskini ve buna bağlı ölüm olasılığını arttırır. Ayrıca, bazı tansiyon ilaçları kullananlarda anafilaksi sonucu ölüm oluşması çok daha sık görülebilmektedir. Tüm bunlara ek olarak anafilaksi sırasında tedavinin yapılmasında gecikme olursa reaksiyon daha ağır seyreder.

    Tedavi

    Anafilaksi, hızla oluşup hastayı öldürebilen acil bir hastalık olduğundan, tedavisi de çok hızlı uygulanmalıdır. İlk müdahale mümkünse hastanın bulunduğu yerde yapılmalıdır. Anafilaksi bir ilaç enjeksiyonu sonucu ulaşabildiğinden, anafilaksinin tedavisinde kullanılan ilaçların ve malzemelerin enjeksiyon yapılan her merkezde hazır bulundurulması gereklidir. Arı ve gıda alerjisine bağlı anafilaksi, genellikle bir sağlık kuruluşu dışında geliştiğinden, bu riske sahip hastalar ilaçları yanında taşımalı ve kendi kendine tedavi yapabilmesi konusunda eğitilmelidir.

    Tedavide yapılması gerekenlerin başında hastanın hava yolunun ve kalp-damar sistemi durumunun değerlendirilmesi ve tedavi süresince takibi gelir. Anafilakside en önemli ölüm sebepleri üst solunum yollarındaki ödeme bağlı tıkanma, buna bağlı solunum yetmezliği ve kalp-damar sistemine ait iflastır. Tedavi girişimleri bunları düzeltmeye yönelik olacaktır. Üst solunum yollarındaki ödeme bağlı oluşan tıkanma ilaç tedavisine yeterli yanıt vermez ise üst solunum yoluna tüp uygulanması veya boğazın öne kısmından solunum yoluna delik açma hayat kurtarıcı olabilir. Hastanın boynu iyice arkaya doğru kıvrılıp ağız açık tutulmalıdır.

    Adrenalin, anafilaksi tedavisinde en önemli ilaçtır. Anafilaksiden ölenler, genellikle adrenalin kullanılmayan veya yetersiz kullanılan hastalardır. Adrenalin ile kalp-damar ve solunum sitemi bulguları hızla geri normale dönebilir. Ancak uygulanırken tehlikeli yan etkiler de ortaya çıkabilir. Bazen ani tansiyon yüksekliği ve beyin kanamasına, kalp krizine ve ciddi ritm bozukluklarına yol açabilir.

    Adrenalin cilt altı, kas içine, veya direkt damar içine uygulanabilir. Adrenalinin uygulanma yoluna hastanın durumuna göre karar verilebilir. Bulguların devam etmesi veya tekrar etmesi durumunda 15-20 dakikada bir tekrarlanır.

    Adrenalin uygulandıktan sonra diğer ilaçlar uygulanır. Antihistaminiklerin etkileri sınırlı olmakla birlikte anafilakside kullanılmalıdırlar. Kortizonun, alerjik yanıtın erken fazına etkisi olmaması nedeniyle, anafilaksinin başlangıç tedavisinde faydası sınırlıdır. Hipotansiyonun durumunun düzeltilmesi için ayrıca damar içine serum uygulamaları gerekebilir. Bronş tıkanıklıkları için gerekirse bronş açıcı spreyler kullanılabilir. Ayrıca oksijen verilmelidir.

    Anafilaksi, kol veya bacaktan enjeksiyon veya arı sokması sonucu oluştu ise, emilimi geciktirmek için turnike uygulanmalıdır. Turnike her 10 dakikada bir dakika serbest bırakılmalıdır.

    Bu girişimler yapılırken, hastanın yoğun bakım ünitesine nakli ve bulgular tamamen düzeldikten sonra tekrarlaması riski nedeniyle 1-2 gün gözlem altında tutulması gereklidir. Anafîlaksinin şiddetine, hastanın gereksinim duyduğu tedaviye göre, taburcu olduktan sonra ağızdan antihistaminik, bronş açıcı ve kortizon tedavisine 7-10 gün devam edilmesi uygun olur.

    Alerjik kişiler daha önceden reaksiyon gösterdiği bir ajanla karşılaştığında hemen bir antihistaminik almalıdır. Ancak bu anafilaksi gelişimini önlemeyebilir. Anafilaksinin ilk belirtileri görüldüğünde adrenalin kullanılmalıdır. Bu nedenle hasta daha önce alerjik bir reaksiyon geçirmiş ise ve tekrarlama riski var ise (arı alerjisi, gıda alerjisi, egzersize bağlı anafilaksi, idiyopatik anafilaksi), kendi kendine uygulayabileceği adrenalin kitini (Epipen veya Fastject gibi) yanında taşımalıdır. Bunun için bu hastalara içinde enjeksiyona hazır tek dozluk adrenalin bulunan adrenalin otoenjektörleri önerilir. Acil durumlarda elbise çıkarılmadan otoenjektör uygulanabilir. Hasta otoenjektörü yanında taşımalıdır. Son kulamla süresi geçen otoenjektörlerde adrenalinin etkinliği önemli ölçüde azalır. Bu nedenle yenisi ile değiştirilmelidir.

    Korunma

    Anafilaksi nedenini saptamak sonraki atakları önleme açısından çok önemlidir. Dikkatli bir hikaye anafilaksinin nedeni hakkında ipucu verebilir. Gerektiğinde deri testleri veya kandan alerji tayinine başvurulur. Sorumlu ajandan kaçınmak en etkili korunmadır.

    İlaçları sadece kesin gereklilik olduğunda ve reçete doğrultusunda kullanmak en başta yapılması gereken bir korunma yöntemidir. Genel olarak daha önceden herhangi bir ilaca alerji gelişen kişiler bu durumu her doktor muayenesi ve reçete yazımı esnasında doktora hatırlatmalıdır. Hastalar duyarlı olduğu bilinen ilaçlarla çapraz reaksiyon veren ilaçlardan da kaçınılmalıdır ve bu konuda doktorla istişarede bulunmalıdırlar. Damar yolu veya kabadan enjeksiyondan ziyade ilaç uygulaması için ağız yolu tercih edilmelidir.

    Gıdaya bağlı anafilaksilerde reaksiyon oluşturan gıdalardan kaçınılmalıdır. Buradaki bir tehlike hastanın duyarlı olduğu gıdanın, karışım gıdalar içinde bilinmeden alınmasıdır. Bu nedenle hazır gıdalardaki içerik etiketleri dikkatle gözden geçirilmelidir.

    Anafilaksiye neden olan sebep arı sokması ise arı aşısı uygulaması gereklidir. Bir alerji merkezinde bu tedaviye başlanmalıdır. Daha sonraki arı sokmalarında anafilaksi gelişimini önleme açısından aşı uygulaması çok etkilidir.

    Anafilaksinin tekrarlama riski olan hastalar özellikle gıda, ilaç ve arı alerjisi olduklarına dair bilgi içeren bilezik, kart veya künye ve adrenalin kiti taşımalıdırlar. Hastaneye gelmeden önce adrenalini uygulaması için kendisi veya ailesi eğitilmelidir.
     
  2. 27 Mart 2009
    Konu Sahibi : Elif
  3. canım bilgilerine teşekkürler.benim kızımın biri penisilinden anaflaksi oldu ve kalbi durdu.ama geri döndü çok şükür.diğeri de aralıkta giydiği hediye elbisenin kumaş boyasından anaflaksi oldu.en son nefesi zor alıyodu.nasıl bişi bilirim.Allah kimseye vermesin.şimdi alerjik bronşitleri kabardı günlerdir nebul yapıyorum.onlar için de benim için de çok zor.Allah cümleye şifa versin
     
  4. 7 Kasım 2010
    Konu Sahibi : Elif
  5. BEBEKKAFA

    BEBEKKAFA Yağmur'umu bekliyorumm:) Üye

    Katılım:
    7 Mayıs 2010
    Mesajlar:
    2.684
    Beğenildi:
    8
    Ödül Puanları:
    61
    bu bilgiler benim için çok iyi oldu....

    nedenini bilmediğim bi şekilde bir 3 hafta önce birde bugün şiddetli alerji geçirdim ve anaflaksinin solunum sorunları dışındaki belirtilerin hepsini yaşadım.....internetten bununla ilgili araştırma yaptım....anaflaksinin hafif seyirlisi de oluyormuş,sanırım bendeki bu...

    barsaklarda sancı,ishal,ciltte kızarıklık,yanma,acı acı batma şeklinde kaşıntı,dudak ve kulak memelerinde şişme (hafif ya da orta diyebilirz) ,hafif baş dönmesi,bayılacakmış gibi hissetme....bunlar bende olanlar....

    pazartesi alerji testi için hastaneye gidicem...çok sinirim bozuldu...bu yaşıma kadar yaşamamıştım böyle bişey:KK59::KK59:
     
  6. 14 Ocak 2011
    Konu Sahibi : Elif
  7. Nofretete

    Nofretete GüLLü Üye

    Katılım:
    25 Aralık 2010
    Mesajlar:
    700
    Beğenildi:
    50
    Ödül Puanları:
    108
    Güzel Bilgiler icin Tşkler, benimde işime yaradı, daha iyi anlaım bazi şeyleri.

    Bende böyle durumlar icin bir ara acıl setim vardi 2 tane şurupdan oluşuyordu onlari hemen almak zorunda kalıyordum. Allaha şükür eskisi kadar ağır değilim.

     
  8. 17 Haziran 2011
    Konu Sahibi : Elif
  9. gunesim

    gunesim Ne GüZeL BiR aŞk üÇGeNi Üye

    Katılım:
    10 Haziran 2008
    Mesajlar:
    13.541
    Beğenildi:
    364
    Ödül Puanları:
    203
    bende bunu yasadım hemde evde teyzem hemsıre cok vıtamnsız kalıyordum hasta oluyordum oda bana vıtamn veruıyordu ve serum taktı nasıl oldu anlamadık anıden oluyordum nefessız kaldım ama teyzem tedbırlı davrnms hazrda ignesıde varms yaptı hatta sonrasında bıkac kez daha nefessz kaldm bıkac ıgne arka arkaya olduum odur budr artk ben allerjık oldgum ıcn kımse bana ılac yapmz yapıln ılac rısklı bile deıldı vıtamndı ama neden oldu bızde anlamdıkkk cok sukurr bıdaha yasamadım öle bir olay
     
  10. 8 Mayıs 2012
    Konu Sahibi : Elif
  11. fmez

    fmez Aktif Üye Üye

    Katılım:
    29 Kasım 2011
    Mesajlar:
    24
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    31
    Benim ağrı kesici türevlerine karşı alerjim var. Evde aldığım ağrı kesiciden dolayı 2 sefer hastanelik oldum. Daha sonra hastanede vurdukları antibiyotik iğneden hastanade şok geçirdim. En son evde yanlışlıkla aldığım bana dokunan ağrı kesiciden aldım o sırada bir eczacı tanıdığı aradı eşim soğuk suyun altına sok ateş çıktıkça 2 saat sonra geçer dedi doğru çıktı. Böylece anladıkki hastaneye gidinceye kadar alerjisi olan kişiyi soğuk tutmak lazım. Şu anda en büyük derdim diş çektirememem. Diş doktorları bu durumdan çok çekiniyor ve resmen başlarından savıyorlar antibiyotik yazıp. Sürekli apse yapan dişimi nasıl çektireceğmi hala öğrenemedim doktorların korkusu yüzünden. İğne vurmadan çekin diyorum o zaman da ağrı şokuna girersin diyorlar. Anlıyacağınız iki arada bir derede kaldım. Allah korusun herhangi bir kaza bela durumunda ölmesem bile yapılacak ilaç uygulamasından dolayı sağ çıkmaya bilirim. Allah alerjisi olan herkese kolaylık versin.
     
    Son düzenleme: 8 Mayıs 2012