André Chénier Siirleri

Konusu 'Şiir' forumundadır ve canavar tarafından 24 Nisan 2007 başlatılmıştır.

    24 Nisan 2007
    Konu Sahibi : canavar
  1. canavar

    canavar Yılmak yok. Yola devam... Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    3.271
    Beğenildi:
    109
    Ödül Puanları:
    353
    Bir Çocuğun Ölümü Üzerine



    Masum kurban, yeryüzü yolculuğunda

    Hiçbir şey görmedi ilkbahardan başka

    Geriye boş bir bulut kaldı ve adı,

    Görünmez bir resim, bir hayal, bir anı,

    Hoşçakal çocuk, ellerimizden kaydın,

    Şimdi dönüşü olmayan bir yoldasın.

    Göremeyeceğiz seni yazın artık,

    Bayrama döndüğünde hasatta ortalık.

    Göremeyeceğiz seni çit önünde,

    Çıplak ayaklarınla, çıplak gövdenle.

    Seine perileri her yıl taçlandırırken,

    Yeşil Lucienne kırlarında gezerken.

    Sadık ellerle gözlerinde yol alan

    Bu araba, seninle artık kırlardan

    Kumsallardan geçemeyecek ne yazık!

    Kaygı uyandırmayacak bizde artık,

    Bakışın, tatlı dilin, iç çekişlerin.

    Kiraz dudaklarınla kekeleyişin

    Kulağına fısıldanan sözcükleri,

    Sevindiremeyecek artık bizleri.

    Annenin şimdiden göz koyduğu o yer

    Hepimizin sonu olacak, hoşça kal!



    (Çev:Tozan Alkan)









    Ben Cılız Bir Çocuktum, O’ysa Büyük ve Güzel



    Ben cılız bir çocuktum O’ysa büyük ve güzel

    Yanına çağırırdı, yüzünde gülücükler

    O dizleri üstünde, benim masum ellerim

    Saçlarının üstünde, yüzünün, memesinin

    Onun elleriyse bazen şefkatli, sevecen

    Küstah ellerimi cezalandırırdı bazen

    Aşıklarının yanında otururdum mahcup

    Bu soylu güzel beni sevsin isterdim en çok

    Ne öpücükler kondururdu yüzüme benim

    (O yaşta daha fazla ne isteyebilirdim?)

    Beni böyle görünce diyordu ki çobanlar

    Senin yüzünden kimler neler kaybetti neler!



    (Çev:Tozan Alkan)







    Uyuyan Aşk



    Orda dinleniyordu aşk, orada

    Gül yanaklarında al al bir elma

    Gördüm ormanda bir dala asmıştı

    Asmıştı yayını ve sadakını

    Bir gülün üzerinde uyuyordu.

    Ağzı yavaşça aralanıyordu

    Bir gülüşe. Ve o kızıl dudaklar

    Bal kovanıydı arılar için bal.





    (Çev:Tozan Alkan)