Ankilozan spondilit...Paylaşım alanı

Konusu 'Romatoloji - Romatizmal Hastalıklar' forumundadır ve Mune tarafından 21 Aralık 2008 başlatılmıştır.

    21 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  1. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.698
    Beğenildi:
    59.050
    Ödül Puanları:
    663
    Ankilozan spondilit nasıl bir hastalıktır?
    Ankilozan spondilit (AS), kronik (müzmin) bir romatizmal hastalıktır ve omurga eklemleri ve leğen kemiği eklemleri’ne zarar vererek özellikle bel bölgesinde hareket kısıtlılığı yapar. Eklem ve bağlarda hastalığa bağlı gelişen iltihap eklemlerde hasara neden olarak kemiklerin birbirleri ile kaynaşmalarına ve eklemlerin hareketlerini kaybetmelerine neden olabilmektedir. Mikrobik olmayan ve nedeni bilinmeyen bir nedenle vücudun ürettiği bu iltihap aynı zamanda kalça, diz ve ayak eklemlerinde de görülebilir. Az sayıda hastada iç organların da etkilenmesi de (kalp, akciğerler gibi) mümkündür. Hastalığın şiddeti her hastada aynı değildir. En ağır formlarında omurga hareketleri tamamen kısıtlanabilir. Bazı hastlarda ise sadece sabahları bel hareketlerinde zorlanma, tutukluk ya da bel ağrısı dışında hiç bir şikayet bulunmayabilir. Omurganın etkilendiği birden fazla romatizmal hastalık vardır ve birlikte spondilartrit’ ler olarak adlandırılırlar. Ankilozan spondilit bu grubun en tipik hastalığıdır. Bir cilt hastalığı olan Sedef hastalığı, iltihaplı barsak hastalıkları (Ülseratif kolit veya Crohn Hastalığı) ve bir idrar yolu iltihabı ya da ishal sonrasında gelişen Reiter sendromu’ da omurgada iltihaplanma yapabilir.

    Ankilozan spondilit erkeklerde kadınlardan 2-3 kat daha sık görülür ve genellikle erken yaşlarda (16-35 yaş) başlar.

    Ankilozan spondilitin nedeni nedir?
    Ankilozan Spondilit’in nedeni kesin olarak bilinmemektedir. Hastalığın ortaya çıkışında kalıtımsal faktörlerin yeri önemlidir. Doku grubunu olarak adlandırılan bir genetik özelliği (HLA-B27) taşıyanlarda AS gelişme riski belirgin olarak artmaktadır. Ancak HLA-B27 doku grubunu taşıyan her bireyde hastalık ortaya çıkmaz. Başta mikroplar olmak üzere çeşitli çevresel faktörler de hastalığın gelişimine katkıda bulunmaktadır.

    ALINTIDIR
     
  2. 21 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  3. Mune

    Mune Administrator Yönetici

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    27.698
    Beğenildi:
    59.050
    Ödül Puanları:
    663
    Ankilozan spondilitin tanısı nasıl konur?
    Hastalığın temel belirtisi bel ağrısıdır. Genellikle 3 aydan daha uzun süren ağrı ve hareket kısıtlanması her zaman AS’i akla getirmelidir. İltihaplı romatizmal hastalıklarda tipik özelliği ağrının istirahat dönemini takiben daha belirgin oluşudur. AS’ de görülen bel ağrısı da özellikle istirahat döneminde belirgindir. Hasta gece ya da sabah ağrı ve hareket kısıtlılığı ile uyanabilir ve hareketle bel ağrısı ve tutukluluk azalır. Bazı hastalarda sırt ve boyun ağrıları da eşlik edebilir. Bazen göğüs kafesini oluşturan eklemlerde de hastalığa bağlı değişiklikler olur. Bu durum nefes alımı sırasında göğüs kafesinin genişlemesinde azalma ile sonuçlanır. Omuz, kalça ve ayak eklemleri de hastalıktan etkilenmektedir. Genellikle topuklarda ağrı ve sert yüzeye basıldığında ağrı gibi yakınmalarla kendini göstermektedir. Bazı hastalarda gözler de hastalıktan etkilenir. Genellikle tek gözde ortaya çıkar. Gözde kızarıklık, ışıktan rahatsız olma ve bulanık görmeye yol açabilen bu iltihaplanmaya "ön üveit" ismi verilmektedir. Çok organı etkileyen sistemik bir hastalık olduğundan aktif dönemlerinde ateş, iştah azalması ve yorgunluk gibi genel belirtiler görülebilir. Kadınlarda daha hafif bir seyir görülebilir.

    Laboratuvar testlerinde sedimentasyon hızı (ESR) yüksek olabilir, kansızlık saptanabilir ve yukarıda anlatılmış olan HLA-B27’ nin varlığı saptanabilir. Omurga ve leğen kemiğinin röntgen filmlerinin çekilmesi ile de etkilenen bölgelerde saptanan değişiklikler tanının konulmasında genellikle yeterli olmaktadır. .

    Ankilozan Spondilit Nasıl Tedavi Edilir?
    Ağrının giderilmesi ve eklemler ile bağların birbiriyle kaynaşması sonucunda gelişen hareket kısıtlılığının önlenmesi tedavinin temel hedefidir. Erken tanı ve tedavi bu olumsuz etkilerin yavaşlatılmasında son derece önemlidir. Ağrının ve hareket tutukluğunun azaltılması amacıyla ağrı kesici ve iltihap giderici romatizma ilaçları kullanılmaktadır. Ağır hastalarda ve omurga eklemleri dışında da eklem iltihabı olanlarda "hastalığın seyrini değiştiren" bazı romatizma ilaçlarının da olumlu etkilerinin olduğu düşünülmektedir.

    Egzersiz, hastalığın tedavisinde önemli yer tutar. Egzersizler eklemlerin normal hareketini ve esnekliğini korumada yardımcıdır. Solunum egzersizleri ise akciğer kapasitesini korur. Yatarken ve yürürken omurganın dik pozisyonun lorunmasına dikkat edilmesi, karın ve sırt egzersizleri normal duruş şeklini korumada etkilidir. Yüzme AS için en yararlı egzersiz şeklidir. Egzersiz programları devam eden iltihabı önleyemezler ancak hareket açıklığının korunması ve vücut duruş bozukluklarının engellenmesi ile hastanın yaşam kalitesinin korunmasına yardımcı olmaktadırlar.
    Özellikle kalça ekleminde ağır hareket bozukluğu gelişebilmektedir. Bu ekleme cerrahi protez uygulaması yürümenin yeniden sağlanmasında son derece yararlı olmaktadır.

    Uzun soluklu bir hastalık olan AS onyıllar boyunca devam ettiğinden sık kontroller ile uygulanan tedavinin yararı uzman hekimler tarafından objektif olarak değerlendirilmesi ve gerekli tedavi değişiklikleri eklem hasarı gelişmeden önce yapılmalıdır.

    AS tedavisinde ülkemizde 2002 yılından beri biyolojik ajanlar ya da anti-TNF ilaçlar adı altında yeni bir grup ilaç kullanıma girmiştir. Bu ilaçlar iki ayda bir uygulanan serumlar şeklinde ya da cilt altına hastanın kendisinin haftalık olarak yaptığı enjeksiyonlar şeklinde kullanılmaktadırlar. Hastalığın olumsuz etkilerini tama yakın olarak yavaşlatmaktadırlar. Bu olumlu etkileri diğer ilaçlar ile tedaviye yanıt alınamayan hastaların yaklaşık %70’nde saptanabilmektedir. Ancak bu ilaçların kesilmesi ile etkilerinin kısa sürede ortandan kalkması uzun dönem kullanılmalarını gerektirmektedir. Yüksek tedavi maliyetleri ve ortaya çıkan kulak-burun-boğaz enfeksiyonu gibi mikrobik hastalıklar nedeniyle (kullanan hastalarda bağışıklık sisteminin baskılanmasına bağlı olarak) erken dönemde önemli eklem hasarının geliştiği ağır hastaların tedavisinde tercih edilmektedirler.

    ALINTIDIR
     
  4. 21 Aralık 2008
    Konu Sahibi : Mune
  5. miskokulum

    miskokulum canlarım...Kağan&Kerem Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2008
    Mesajlar:
    18.093
    Beğenildi:
    389
    Ödül Puanları:
    238
    ben de AS hastasıyım.malesef tedavisi yok.ömür boyu senle olacak.
     
  6. 1 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Mune
  7. brn

    brn Aktif Üye Üye

    Katılım:
    6 Eylül 2007
    Mesajlar:
    230
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    86
    bende as hastasıyım.malesef böyleymiş.ama ben önerilen egzersizleri doğrusu düzenli yapmıyorum olsada faydasına sanırım inanmıyorum şu an emzirdiğim içinde ilaç alamıyorum.dışardan pek farkedilmiyor ama çabuk yoruluyorum hele uzun süre ayakta çok kalınca benim için zor oluyor...siz nasıl başediyorsunuz?mirmirmirmir
     
  8. 2 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Mune
  9. miskokulum

    miskokulum canlarım...Kağan&Kerem Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2008
    Mesajlar:
    18.093
    Beğenildi:
    389
    Ödül Puanları:
    238
    canım bu hastalıkta en önemli tedavi egzersizdir zaten.Sakın ihmal etme.Yapabilirsen yüz mutlaka.Benim çok kötü olmuştu.Yarım saatte yataktan kalkamıyordum,yürüyemiyordum.Belirtiler vardı ama 6 yıl sonra teşhis koyabildiler.Tabi tedavi gecikti.O kadar çok ilaç içiyordurdum ki bulantı,baş ağrısı yapıyordu.Ders anlatamıyordum bazen.En zoru da gece kalkmak,bilirsin.Allahım nolur uyanmasam derdim,ağlardım.Derken hamile kaldım,ilaç da içemezdim.Dr sen daha önemlisin,olmazsa alırız dedi.Ben kendimi taşıyamazken onu nasıl taşırdım?Allah'ın lütfu işte.9 ay boyunca ağrım olmadı,bıçak gibi kesildi.Bazen hafif agrı kesicilerden aldım,o kadar.Oğlum şuan nerdeyse 6 aylık ve hala ilaç almıyorum,çooook mutluyum
     
    Son düzenleme: 2 Ocak 2009
  10. 15 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Mune
  11. matibore

    matibore Aktif Üye Üye

    Katılım:
    9 Ocak 2008
    Mesajlar:
    85
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    arkadaşlarım hepinize çok geçmiş olsun.bende ankilozan spondilit hastasıyım.üç senedir tedavi görüyorum.ilk önce hocanızın dediklerini aksatmadan yapmanız gerekiyor.ve tabiki iyi olacağınıza mutlaka inanmanız gerekiyor.bu hastalığın tedavisi yok,ama bizi rahatlatacak bazı yapmamız gerekenler var.egzersiz gibi dinlenme,ve yediklerimize çok dikkat etmemiz gerekiyor
    tekrar geçmiş olsun canlarım.
     
  12. 15 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Mune
  13. miskokulum

    miskokulum canlarım...Kağan&Kerem Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2008
    Mesajlar:
    18.093
    Beğenildi:
    389
    Ödül Puanları:
    238
    sana da çok geçmiş olsun canım.
     
  14. 23 Ocak 2009
    Konu Sahibi : Mune
  15. ZEYNEP33

    ZEYNEP33 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    1 Şubat 2008
    Mesajlar:
    1
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    76
    Merhaba arkadaşlar bende 25 yıllık AS hastasıyım 1 yıldır anti TNF tedavisi görüyorum,çok faydasını gördüm fakat faydası kadar yan etkileri de çok ve tedavivin ne kadar süreceği belli değil yinede tüm AS lilere tavsiye ederim.Herkese geçmiş olsun.
     
  16. 3 Şubat 2009
    Konu Sahibi : Mune
  17. miskokulum

    miskokulum canlarım...Kağan&Kerem Üye

    Katılım:
    19 Aralık 2008
    Mesajlar:
    18.093
    Beğenildi:
    389
    Ödül Puanları:
    238
    İyi bir romatolog bulmak gerçekten zor.Keşke İzmir'de olsaydım da yardım edebilseydim.Benim de son günlerde ağrım oluyor.Arkadaşına geçmiş olsun
     
  18. 14 Mart 2009
    Konu Sahibi : Mune
  19. secemce

    secemce Popüler Üye Üye

    Katılım:
    20 Aralık 2008
    Mesajlar:
    676
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    106
    hepinize acil şifalar diliyorum arkadaşlar benimde eşim as hastası 4sene bel fıtıgı teşhisi koydular bunun ilaçlarını içti ve 2sene önce as oldugunu anladılar ilaçlarını içmeye başladıgından beri aşırı terlemesi kalktı sabahları kalkamıyodu oda geçti ama agrı bi gelince bacagına vuruyo ve işe sürüyerek gidiyo sabah 8akşam ona kadar ayakta çalışıyo düşünün çektigi ızdırabı tabi bende elimden bişe gelmedigi için üzülüyorum yani bütün hastalara yüce rabbim tez zamanda acil şifalar versin