Anlatabilseydim sana

Konusu 'Aşk Mektupları' forumundadır ve meltosh tarafından 19 Mayıs 2008 başlatılmıştır.

    19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : meltosh
  1. meltosh

    meltosh Popüler Üye Pro Üye

    Katılım:
    27 Kasım 2007
    Mesajlar:
    1.045
    Beğenildi:
    78
    Ödül Puanları:
    153
    Seni delice arzuladığımın farkında olmana rağmen sırtını dönüp gitmen çok yakmıştı canımı.
    İçim hala acımakta...
    Şimdi sensizliğin buz gibi kışında üşüyorum. Kırmızı kazağının rengini andıran kanımın donuşuna
    aldırış etmeden, sigara üstüne sigara yakıyorum.
    Sigaramın dumanında beliren gözlerini içime çekip tarifsiz bir haz yaşarken, sensizlik yine çıkageliyor.
    Ve ben yine kanıyorum...
    Oysa bir kör kurşunum olsa, alnının ortasından vururdum sensizliği ve sessizliği. Siyah gecelerin
    zifiri karanlığını yırtıp atardım gücüm olsa.
    Ama ne sensizlikle, ne de karanlıkla baş edemiyorum.
    ... Ve yığılıp kalıyorum.
    Sensizlik öyle zor, öyle dayanılmaz ki; en küçük engeller bile koca bir orduya dönüşüyor karşımda.
    Belki bu yüzden kavuşamıyorum sana!
    Adına aşk denilen tüm bu saçmalıkları, kaderin cilvesi diye geçiştiriyorum... Sana zafer, bana hezimet
    yaşatan bu kara sevdayı bir türlü kınayamıyorum nedense!
    Tüm yaşadıklarıma inat yine seviyorum, geceler boyu yine adını yazıyorum buğulu camlara...
    Seni hiç suçlayamıyorum. Anlamlı bir sevginin dışında, siyah bir tutkuyla bağlıyım sana. Odamın sarı
    duvarlarına ismini yazmaya devam ediyor titrek ellerim.
    Nefes gibi içime çekince yokluğunu, hoyratlaşıyor sana olan duygularım. Sensizlik hırçınlaştırıyor
    kabaran denizlerimi. Boş çerçevelre bakıp " hani o?... " diye soruyorum yanıbaşımda duran kırgın
    hatıralara...
    Hiç ses gelmiyor.
    Körkütük sarhoş olan şarkılar da suskun, onlar da kızgın besbelli bu hain vedaya...
    Onlarda kabullenememiş çekip gitmeni...
    Kimlesin, neredesin bilmiyorum. Ama yerin hiç dolmadı. Dolmayacak da! Ki; yerine kimsecikleri koymayı
    aklımın ucundan dahi geçirmedim biliyor musun?
    Tattırdığın zehirli ayrılığın acısına karşın, sana hiç kızamıyorum nedense! Perişan halime rağmen hiç kına-
    yamıyorum aşkımı... Ve her gün biraz daha büyütüyorum içimde SEN'i...
    Keşke anlayabilseydin her şeye inat seni niçin böylesine küstah bir aşkla sevdiğimi.
    O zaman belki anlatabilirdim sana,seni nasıl sevdiğimi...


    Kadir Çaça