Anne Babalar Dikkat

Konusu 'Nasıl Anne Babalarız ?' forumundadır ve aykxixzz tarafından 28 Ocak 2008 başlatılmıştır.

    28 Ocak 2008
    Konu Sahibi : aykxixzz
  1. aykxixzz

    aykxixzz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2008
    Mesajlar:
    132
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    Çocukların eğitimine önem veriyoruz,onları önemsiyoruz ama aşağıdaklere dikkat ediyormuyuz:uhm:


    1. Yüreklendirme ve Çabaların Takdiri

    Çocuk yapılması gereken ve beklenen davranışlarda bulunduğunda hiç bir tepki gösterilmez, çocuğun böyle yapması normal görülür. Ancak yaptığı en küçük hatada hemen olumsuz tepkiler verirsek hatalı davranmış oluruz. İkaz ve tepkilerin işlevliği ancak olumlu davranışlara da gösterilirse geçerli olur. Olumsuz davranışlara verilen olumsuz tepkiler üzerine kurulu eğitim sisteminde çocuk kişilik ve yeteneklerini geliştirme olanağı bulamadığı gibi girişimciliğini de yitirir.

    2. Olumlu Pekiştirme

    Biz canlılar hazza yöneliğizdir, hoşumuza gidenleri tekrar duymak, yaşamak isteriz. Aferin, ne güzel olmuş'un, sihirli bir etkisi vardır. İşte davranış mühendisliği denilen bilim dalı haz ve acı ilkesi üzerine kurulmuştur. Haz durumuna yaklaşır (yemek, okşamak, yakınlık, güzel söz) acı durumundan kaçarız (kötü söz, bağırma, acı verme, dayak, ceza).

    Olumlu davranışı tekrarlatmanın, kalıcı olmasının en iyi yolu, o davranış görüldüğünde hemen olumlu tepki göstererek, davranışı pekiştirmektir. Aferin, çok iyi olmuş, çok hoşuma gitti gibi sözler hem davranışı tekrarlatmak için bir garanti, hem de aile içi sağlıklı iletişimin kaynağıdır. Bunlar zaten böyle olmalı deyip, tepki vermemek bir eğitim eksikliğidir.

    Davranış mühendisliğinin diğer bir yöntemi kademeli yaklaşımlardır. İstenilen davranış yaklaşık olarak istenilene yakın hale geldiği zaman, anında olumlu pekiştirme yapılarak çabası yüreklendirilir. Örneğin; çocuk tabağındaki yemeğinin yarısını hiç uyarılmadan yedi, bitiremedi. Olumlu tepki, bugün yemeğinin yarısını ben söylemeden yedin, çok memnunum, şeklindedir. Çocuğun gayreti fark edilmiştir, yüreklendirilmiştir, pekiştirilmiştir. Böylece çocuk bu davranışı daha sık gösterir. Kademeli yaklaşmalar, davranış istenen kıvamda olmasa bile olumlu pekiştirme göstermek veya çabayı fark ettiğinizi göstermektir.

    3. Örnek Olmak

    Eğitimin diğer bir güçlü öğesi de örnek olmaktır. Kızlar annelerini, erkekler babalarını, daha ileri yaşlarda öğretmen, arkadaş veya farklı yetişkinleri örnek alırlar. Ancak toplumumuzda yetişkinler dünyası, söylediğimi yap, yaptığımı yapma ilkesi üzerine kurulmuştur. Anne-baba çocuğunu döver, ancak çocuk kardeşini dövünce çok kızılır. Baba komşuya evde olmadığımı söyle der, ama çocuk yalan söyleyince kızılır, yalan üzerine konuşulur. Çocuğunun küfür ettiğinden yakınan bir anne "bu geri zekalı da nereden öğreniyor bunları" demişti bize. Öğütlerden çok istenilen davranışları örnek olarak göstermek güçlü bir yöntemdir.

    4. Çocuğu Dinlemek

    Çağdaş anne-baba eğitimine getirilen yeni bir yöntem de çocuğunu dinleyebilmektir. Bu yetenek kazanılır ve öğrenilir. Çocuğu gerçek dinleme sessizlik, anlayış, empati (kendini çocuğun yerine koyarak, olaya bakabilme yeteneği) ve yorumsuz dinleyebilme yeteneği gerektirir. Çocuğu dinlemek onun isteklerini mutlaka yerine getirmek değildir. Dinlemek o sırada sorunu olduğunu anlatan kişiyi rahatlatmak, anlayabilmek demektir.

    Çocuk konuşurken dinlenildiği zaman:

    -Konuşma yeteneği, kelime hazinesi gelişir, kendini rahatlıkla ifade eder.
    -Çocuk derdini ve sorununu davranışla göstermek yerine (saldırganlık, ağlama, huysuzluk) sözle ifade ederek rahatlar.
    -Anlaşıldığını hisseden çocuk kendini daha huzurlu ve güvenli hissettiği gibi, sorunlarını konuşarak halleder.
    -Çocukla anne-baba arasında bir yakınlık doğar, çocuk onlara danışır, diyalog doğar.
    -Söyledikleri dinlenen çocuk da, anne-babasını dinlemeye başlar.
    5. Yıkıcı Kızgınlık İfadesinden Yapıcı Kızgınlığa

    Kızgınlığın yapıcı ve olumlu ifadesi, öğrenilmesi şart olan çok önemli bir yaklaşımdır. Yıkıcı kızgınlığın davranış ifadesi dayak, sözel ifadesi de sözle yaralamaktır. Kızgınlık genellikle SEN sıfatı ile dile getirilir. "SEN NE BİÇİM ÇOCUKSUN" gibi.

    Çağdaş anne-baba eğitiminde SEN yerine BEN kullanılır. BEN ile ifade edilen olumsuz duygular "söylediklerime bu şekilde cevap verdiğin zaman çok kırılıyorum" gibi bir konuşma çocuğu savunulucuğa itmediği gibi, anne-babasının duygularını daha iyi anlamasına, onları üzmemek için davranışını değiştirmesine neden olur. Ben dili ile ifade edilen yapıcı kızgınlıktaki çatışmalar çözülerek aile içi iletişim daha sağlıklı ve değerli olur. Sosyal bilimlerin ilerlemesi sonucunda insan ilişkilerinde yararları geçerlilikleri saptanan bu yöntemler aile içinde de her kişinin kullanabileceği uygulamalara dönüşmüştür. Geleneksel katı yaklaşımların, kişilik gelişmesine zararları saptanmıştır. Zira çocuğumuzu yetiştirmek ve eğitmek, aslında kendimizi eğitmek ve yetiştirmek demektir.
     
  2. 29 Ocak 2008
    Konu Sahibi : aykxixzz
  3. mondschein2

    mondschein2 Aktif Üye Üye

    Katılım:
    8 Kasım 2007
    Mesajlar:
    957
    Beğenildi:
    7
    Ödül Puanları:
    86
    paylasim icin cok sagoll,
     
  4. 31 Ocak 2008
    Konu Sahibi : aykxixzz
  5. aykxixzz

    aykxixzz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    20 Ocak 2008
    Mesajlar:
    132
    Beğenildi:
    0
    Ödül Puanları:
    86
    rica ederim faydalı oluyorsa ne mutlua.s.