Anne karnında şekillenme ve üç karanlık bölge

Konusu 'Hamilelerden Haberler: Soru ve Sorunlar' forumundadır ve estur tarafından 14 Şubat 2010 başlatılmıştır.

    14 Şubat 2010
    Konu Sahibi : estur
  1. estur

    estur Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    681
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    3-1-9-ANNE KARNINDA ŞEKİLLENME VE ÜÇ KARANLIK BÖLGE;

    35 / FATIR - 11
    Vallâhu halakakum min turâbin summe min nutfetin summe cealekum ezvâcâ(ezvâcen), ve mâ tahmilu min unsâ ve lâ tedau illâ bi ilmih(ilmihî), ve mâ yuammeru min muammerin ve lâ yunkasu min umurihî illâ fî kitâb(kitâbin), inne zâlike alâllâhi yesîr(yesîrun).
    Ve Allah sizi topraktan yarattı. Sonra bir nutfeden. Sonra (da) sizi çiftler kıldı. O'nun ilmi olmaksızın bir kadın yüklenemez (hamile kalamaz) ve doğum yapamaz. Ömür verilen bir kimsenin ömrü kitapta olanın dışında uzatılmaz veya onun ömründen eksiltilmez. Muhakkak ki bu, Allah için çok kolaydır.
    3 / AL-İ İMRAN - 6
    Huvellezî yusavvirukum fîl erhâmi keyfe yeşâ’(yeşâu), lâ ilâhe illâ huvel azîzul hakîm(hakîmu).
    O (Allah) ki; rahimlerde, sizi dilediği tarzda şekillendirir. O'ndan başka ilâh yoktur. O, AZÎZ'ül HAKÎM'dir.
    75 / KIYAME - 38
    Summe kâne alakaten fe halaka fe sevvâ.
    Sonra bir embriyo (cenin) oldu. Bundan sonra (Allah) onu halketti (yarattı), daha sonra da dizayn etti (düzenledi).
    76 / İNSAN - 1
    Hel etâ alel insâni hînun mined dehri lem yekun şey’en mezkûrâ(mezkûren).
    İnsanın üzerinden, henüz “anılmaya değer bir şey” değilken,(anılmaya değer bir varlık olana kadar) uzun bir zaman geçmedi mi?(ilk defa tek hücre olarak yaratılmasının üzerinden,anılmaya değer bir varlık haline gelmesine,doğmasına kadar geçen süre)
    76 / İNSAN - 2
    İnnâ halaknel insâne min nutfetin emşâcin nebtelîhi fe cealnâhu semîan basîrâ(basîren).
    Muhakkak Biz, insanı (iki hücrenin) birleşimi olan bir nutfedenyarattık. Onu imtihan edeceğiz. Bu sebeple onu işiten, gören (bir varlık) kıldık.
    22 / HAC - 5
    Yâ eyyuhen nâsu in kuntum fî raybin minel ba’si fe innâ halaknâkum min turâbin summe min nutfetin summe min alakatin summe min mudgatin muhallekatin ve gayri muhallekatin li nubeyyine lekum, ve nukırru fîl erhâmi mâ neşâu ilâ ecelin musemmen summe nuhricukum tıflen summe li teblugû eşuddekum ve minkum men yuteveffâ ve minkum men yuraddu ilâ erzelil umuri li keylâ ya’leme min ba’di ilmin şey’â(şey’an), ve terel arda hâmideten fe izâ enzelnâ aleyhel mâehtezzet ve rabet ve enbetet min kulli zevcin behîc(behîcin).
    Ey insanlar! Eğer beas edilmekten (tekrar diriltilmekten) şüphe içinde iseniz... Oysa muhakkak ki Biz sizi, size beyan edelim (açıklayalım) diye (önce) topraktan (inorganik ve organik maddelerden), sonra bir nutfeden (bir damladan), sonra bir alakadan (rahim duvarına bir noktadan bağlı duran embriyodan), sonra şekillendirilmiş ve şekillendirilmemiş (bir çiğnemlik et görünümünde) mudgadan yarattık. Ve (sizi), dilediğimiz süreye kadar rahimlerde tutarız. Sonra sizi, ergenlik çağına ulaşmak üzere bebek olarak çıkarırız. Ve sizden bir kısmınız vefat ettirilir. Ve sizden bir kısmınız, sonradan ilimden bir şey bilemez hale gelsin diye ömrünün ihtiyarlık çağına döndürülür. Ve arzı (yeryüzünü) kurumuş görürsün. Fakat ona su indirdiğimiz zaman hareketlenir ve kabarır ve bütün güzel çiftlerden bitkiler yetiştirir.
    40 / MU'MİN - 67
    Huvellezî halakakum min turâbin summe min nutfetin summe min alakatin summe yuhricukum tıflen summe li teblugû eşuddekum summe li tekûnû şuyûhâ(şuyûhan), ve minkum men yuteveffâ min kablu ve li teblugû ecelen musemmen ve leallekum ta’kılûn(ta’kılûne).
    O ki, sizi topraktan yarattı. Sonra bir nutfeden, sonra bir alakadan (rahim duvarına asılı bir damladan). Sonra sizi bir çocuk olarak çıkarır ki sizin en kuvvetli çağınıza ulaşmanız, daha sonra da yaşlanmanız için. Ve sizden bir kısmı, ihtiyarlamadan önce vefat ettirilir (öldürülür). Ve (bir kısmınızın da) belirlenmiş bir süreye ulaşmanız için. Ve umulur ki siz böylece akıl edersiniz.
    23 / MU'MİNUN - 13
    Summe cealnâhu nutfeten fî karârin mekîn(mekînin).
    Sonra onu, mekin (sağlam) bir yerde karar kılmış (yerleşmiş) bir nutfe kıldık.
    23 / MU'MİNUN - 14
    Summe halaknen nutfete alakaten fe halaknel alakate mudgaten fe halaknel mudgate ızâmen fe kesevnel izâme lahmen summe enşe'nâhu halkan âhar(âhara), fe tebârekallâhu ahsenul hâlikîn(hâlikîne).
    Sonra da nutfeden (bir noktadan rahim duvarına bağlı) bir alaka yarattık. Sonra alakadan bir çiğnem et (görünümünde) bir mudga yarattık. Bundan sonra mudgadan kemikleri yarattık. Daha sonra kemiklere et giydirdik (üzerini et ile kapladık). Daha sonra da onu, başka bir yaratışla inşa ettik (şekillendirdik). İşte böyle Allah, Mübarek'tir, En Güzel Yaratıcı'dır.
    39 / ZUMER - 6
    Halakakum min nefsin vâhıdetin summe ceale minhâ zevcehâ ve enzele lekum minel en’âmi semâniyete ezvâc(ezvâcin), yahlukukum fî butûni ummehâtikum halkan min ba’di halkın fî zulumâtin selâs(selâsin), zâlikumullâhu rabbukum lehul mulk(mulku), lâ ilâhe illâ huve, fe ennâ tusrafûn(tusrafûne).
    Sizi tek bir nefsten halketti. Sonra ondan, onun zevcesini (eşini). Ve sizin için dört ayaklı hayvanlardan sekiz çift indirdi. Sizi annelerinizin karnında, bir yaratılıştan sonra başka bir yaratılışla (halden hale geliştirip dönüştürerek) üç karanlık içinde yaratır. İşte bu sizin Rabbiniz Allah'dır. Mülk, O'nundur. O'ndan başka İlah yoktur. Buna rağmen nasıl döndürülüyorsunuz.
    16 / NAHL - 78
    Vallâhu ahrecekum min butûni ummehâtikum lâ ta’lemune şey’en ve ceale lekumus sem’a vel ebsâre vel ef’idete leallekum teşkurûn(teşkurûne).
    Ve Allah, sizi bir şey bilmiyor halde annelerinizin karnından çıkardı. Ve sizi, işitme hassası, görme hassası ve idrak etme hassası (sahibi) kıldı. Umulur ki; böylece şükredersiniz.



    ALLAH’ın izni olmadıkça hiçbir dişi gebe kalamaz diyerek döllenmenin kendi kendisine olamıyacağını anlatmıştır. Anne rahminde yumurtanın döllenmesi başlı başına bir yaratılış mucizesidir.

    41 / FUSSİLET - 47
    İleyhi yureddu ilmus sâah(sâati), ve mâ tahrucu min semerâtinmin ekmâmihâ ve mâ tahmilu min unsâ ve lâ tedau illâ bi ilmih(ilmihî), ve yevme yunâdîhim eyne şurekâî kâlû âzennâke mâ minnâ min şehîd(şehîdin).
    O saatin (kıyâmetin) ilmi O'na döndürülür (O'na aittir). O'nun ilmi olmadan, hiçbir meyve, tomurcuğundan çıkmaz. Hiçbir kadın, hamile kalmaz ve doğum yapamaz. Onlara “Benim ortaklarım nerede?” diye seslenileceği gün “Sana arzettik, bizden bir şahit yoktur.” dediler (derler).
    Ayetlerde de anne karnında detaylı bir şekilde insanın yaratılış seyri veril-miştir. Anne yumurtalıklarında oluşan yumurta hücresi rahime düşmez. Aksine karın boşluğuna düşer.Anne rahminin üst kısımlarında sağ ve solda fallop kanal ları denilen ince borular vardır.Bu boruların ucu bir çiçek gibi açılmış,karın boş-luğuna yumurtalık çevresine yönelmiştir.Yumurta karın boşluğuna düşer düşmez, işte bu boruların çiçek gibi ağızları vantuz gibi yumurtayı yakalayıp emer ve rahimin uzağındaki borunun içine alır.Yumurta hücresi bu boruda döllenir.Bir süre sonra rahmin içine gelir.Rahim içerisinin hücreleri tüy gibi uzantılarla kaplıdır. Bu yumurta hücresi ile kıyaslandığında,sanki ağaçlık bir kuytuluğu temsil eder. Döllenmiş yumurta hücresi bir sürede burada bölünmeye devam eder.Sonra bir kese içine yerleşerek cenin (embriyon)’i meydana getirir.Görüldüğü gibi bir insanın anne rahminde oluşması sanıldığının tersine birçok safhalardan geçmektedir.

    İşte ayeti kerimede geçen üç karanlık bölge nedir?biyolojik olarak bakalım?


    a)Birinci karanlık bölge;

    Yumurta hücresinin fallop kanallarında döllendikten sonra geçirdiği ilk mer-haledir.Döllenmiş yumurta hücresi,yani bedensel hayatın başlangıcı bu birinci karanlık bölgede sürer.
    Yumurta hücresinin niçin bu kanalda döllendiği henüz izah edilememiştir. Yumurta hücresinin döllenme olayı akıl almaz bir öyküdür.Bu işlemin anne kar-nında en sakin yer olan bu kanalda sürmesi İLAHİ İRADE’nin tercihidir.Ayrıca burada ,anne ve babadan gelen genetik kartları aynı uygun şartlar altında bir-leşmekte ve dünyaya gelecek insanın ilk bedensel çizgileri burada tesbit edil-mektedir.Ayeti kerimenin verdiği manaya uygun olarak ilk şeklimiz işte bu ka-ranlık bölgede oluşmaktadır.
    Her şey hazır,bu minik insan hücresi,hayatımızdaki karakterimizin her çizgi-sini taşımaktadır.Artık emrolunan beden yapısını tamamlamak üzere ikinci ka-ranlık bölgeye intikal edecek,rahimin tükenmez besin kaynaklarından istediği maddeyi alarak ilahi şifreyi tamamlayacaktır.Bu nedenle bebek bu kez yeni karanlık bir bölgeye gelir.

    b)İkinci karanlık bölge;

    Döllenmiş yumurta rahimin bir orman örtüsünü andıran ikinci karanlık bölgesi olan,rahim içi derisi üzerine gelir.Orada uygun bir yere gelir ve yapışır.Bu nokta anne tarafından doğacak bebeğe besin tüneli haline getirilir.
    Döllenmiş yumurta burada ilk bölünmelerini yapar.Bu bölünmeler fevkalade önemlidir.Zira tüm organların ilk şekilleri embriyonun bu ilk çağında ikinci ka-ranlık bölgede teşekkül eder
    Birinci karanlık bölgede genetik hadiselerin en zorlusu istidat uyumları doğ-muş,ikinci karanlık bölgede ise çeşitli organlara ait ilk temel yapılar halkol-muştur.
    İkinci karanlık bölgedeki bu ikinci hilkatte, insan bedeni hücre kümeleri içerisinde temsil edilmektedirler ki, bu ayetlerde tarif edilen ALAK dokudur.
    İnsanın ikinci karanlıktaki bu doku safhası belli bir aşamaya gelince, başlangıç-ta tek doku halinde görünen ceninde yeni bir karanlık safha başlar.


    c) Üçüncü karanlık safha;

    Cenin etrafında içi özel bir sıvı ile dolu yeni bir kese teşekkül eder ve sonra bu kese içindeki üçüncü karanlık mekanda organlarımız ve sistemlerimiz gelişir. Böylece farklı zaman çizgileri içinde insan,yaratılıştan yaratılışa geçirilerek,üç farklı bölgede hayat öyküsünü yaşar.Dıştan görünüşte bu karanlık mekanların farkları yok sanılır. Halbuki minik bir hücre kılığına girip,bu mekanları gezsek, nasıl farklı mekanlar olduğunu gözleriz.
    Birinci karanlık bölge,hücreye göre dev karanlık bir tüneli hatırlatmaktadır.
    İkinci karanlık bölge ise,ışıksız kapkaranlık bir ormanı
    Üçüncü karanlık mekan ise,yine ışıksız bir denizin dibini andırır.
    Ayeti kerimede tam bir biyolojik bir mucize sırrı içinde henüz öğrendiğimiz bu bilimsel gerçekleri açıklarken bütünü, içinde yaratılış sırrını vermektedir.
    Hiçbir biyoloji gerçeğinin bilinmediği 15 asır öncesinde;bu ayetin,insanın anne karnındaki hayatına ait öyküyü vermesi gerçekten kuran’ın bir mucizesidir.
    İnsanın bu üç karanlık mekanda birinden diğerine intikali de akıl almaz yaratı-lış sırrıdır.Birinci karanlık bölgedeki hücre safhası,ikinci karanlık mekandaki doku safahası ve üçüncü karanlık mekan olan Amnios kesesinde organlar safhasının birbirine intikali,tamamı ile bir kompitür hesabıdır.Gelişmesini tamamlayan safha otomatik bir evre ile kapanır.Ve doğum ile insan dünyaya gözlerini açar.

    Bebeğin inşasına başlandığı anda nefsi de sehf edilmeğe başlanır.Bebek doğduğu anda ALLAH ona ruhundan üflemekte,onun nefsinin kalbine semi’, basar ve fuad hassalarını koymaktadır,
    ALLAH’ın bir mucizesi olan en kıymetli varlık olan bebek doğduğu anda rızkı ile dünyaya gelmiş ve daha hiçbir şey yiyecek durumda olmamasına rağmen ALLAH onun;
    16 / NAHL - 66
    Ve inne lekum fîl en’âmi le ibreh(ibreten), nuskîkum mimmâ fî butûnihî min beyni fersin ve demin lebenen hâlisen sâigan liş şâribîn(şâribîne).
    Ve muhakkak ki hayvanlarda, sizin için elbette bir ibret vardır. Size, onların karnında, fers (sindirilmiş gıda) ile kan arasından oluşan, tadanlar için boğazdan kolayca geçen halis (saf) süt içiriyoruz.

    Doğmadan önce annesine hazırlatmış olduğu sütle beslenmesini ve kuvvet bulmasını temin etmiştir.Mikroplara karşı tamamen korumasız olarak dünyaya gelen bebek ilk olarak annesinin sütü vasıtasıyle almış olduğu zayıflatılmış mikroplar vasıtası ile aşılanarak,bağışıklık sistemini geliştirmeye başlar.Hiç bir şeyin tesadüfi olmadığını,yerlerde ve göklerde ve ikisi arasında ne yaratmışsa insana hizmet için yarattığı ayetini yine tecelli ettirmiştir.
    Kıyamete kadar yaşayacak olan tüm insanlar aynı şekilde kendileri için belir lenen bir ecelle, belirlenen bir zaman ve yer koordinatlarında dünyaya gelecek ve yine bir kader çizgisinde yaşayıp ,kendisi için belirlenen zaman ve mekan kordinatlarında bu dünyaya veda edecektir.
     
  2. 14 Şubat 2010
    Konu Sahibi : estur
  3. nidah

    nidah Sabır ve Dua...!! Üye

    Katılım:
    22 Ocak 2008
    Mesajlar:
    6.157
    Beğenildi:
    251
    Ödül Puanları:
    153
    bu mucizeyi bize de nasip ettiği için Allah a şükürler olsun.
    paylaşım için teşekkürler
    opuyorumnanaktan
     
  4. 14 Şubat 2010
    Konu Sahibi : estur
  5. biricik50

    biricik50 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    6 Mayıs 2007
    Mesajlar:
    411
    Beğenildi:
    1
    Ödül Puanları:
    106
    çok etkileyici
    Rabbimin mucizesini her yerde görmek mümkün yeterki görmeyi bilelim
    emeğinize sağlık harika bir paylaşım
     
  6. 14 Şubat 2010
    Konu Sahibi : estur
  7. estur

    estur Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    681
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    rica ederim arkadaşlar , RABBıMıN mucizesi gerçekten ol derse olur öl derse ölür herşey onun kontrolündedir..ıNŞALLAH neslimizle birlikte YÜCE ALLAHA layık salih kullarından oluruz (amin )
     
  8. 14 Şubat 2010
    Konu Sahibi : estur
  9. Karxixnca Kxixz

    Karxixnca Kxixz Aktif Üye Üye

    Katılım:
    30 Ekim 2007
    Mesajlar:
    554
    Beğenildi:
    13
    Ödül Puanları:
    86
    çok teşekkür inanki -güzel olmuş
     
  10. 14 Şubat 2010
    Konu Sahibi : estur
  11. estur

    estur Geçici Olarak Hesap Pasiftir ! ÜZGÜN Üye

    Katılım:
    10 Nisan 2009
    Mesajlar:
    681
    Beğenildi:
    5
    Ödül Puanları:
    0
    sağol canım