Anne Ölme Benden Önce

Konusu 'İlişkiler, Duygular ve Hayatın İçinden' forumundadır ve husel tarafından 3 Eylül 2007 başlatılmıştır.

    3 Eylül 2007
    Konu Sahibi : husel
  1. husel

    husel er:) Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.849
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    Anne Ölme Benden Önce
    Daha önce hiç yazmadım bu konuyu, hiç konuşmadım… Korkuyordum birisi duyacak da beni ayıplayacak diye… Küçüktüm, daha çocuktum ve anlayamayacak kadar saftım ayıplanacak kişinin ben değil “babam” olduğunu…



    Çocuktum dedim ama çocukluğumdan hatırladığım çocuksu şeyler yok… En eskiye uzandığımda bile hatırım, hep kavgası çıkıyor karşıma . annemle babamın… Hep annemi savunan ben çıkıyor karşıma… Babamın boynuna atlayıp geriye çekmeye çalışan çocuk ellerim çıkıyor, kavgalar esnasında babama yumruklar atan çocuk ellerim…



    Hiçbir zaman kötü baba olmadığı için baba demeye devam ettiğim adam, hiçbir zaman kötü anne, kötü eş… olmadığı ve olamayacağı dahası beni tek başına dokuz ay içinde, on sekiz sene ellerinde büyüttüğü için sonsuza kadar anne diyeceğim kadına her kaldırışında elini, yüreğimdeki nefret ateşine alev ekleniyordu…



    Yeni yeni öğrenmeye başladığımda hayata dair öğrenilmesi gerekenleri karşımda sürekli görebileceğim kötü bir örnek oluşuyordu… Ya da kimbilir belki çoktan oluşmuştu; dedim ya çocuktum… Ama hiç örnek almak istemedim ve hiç örnek almadım “baba”mı…



    Çocuktum; diğer çocuklar babalarını çok seviyordu… Ben de gezmeye götürdüğü zaman çok sevdiğimi sanıp diğer çocukların yanında öyle davranıyordum… Halbuki babam beni gezmeye götürdüğünde de babamı sevmiyordum... Gezdiğim yerler için kendi kendime bir sevinç yaşıyordum… Atatürk heykelinin altında fotoğraf çekmeye gittiğimizde fotoğraf çekmeyi seviyordum ve fotoğraf çektirmeyi seviyordum çok sevdiğim adam Atatürk’ün yanında… Lunaparka gittiğimizde çarpışan otoları seviyordum; babamı sevmiyordum… Kardeşimin doğumunda bana kardeşin getirdi diye aldığı curayı çok seviyordum ve bunun için kabul ediyordum kardeşimi ve annemi almaya giderken babamın elindeki gazeteye sarılmış o garip şeyin cura olmadığını…



    Çocuktum… Bir çocuk her şeyi sever diye biliyordum… Ben babamı sevmiyordum… Korkmuş gözyaşlarımla ağlarken, çalan telefonu kaldırıp, gizli gizli “annemle babam kavga ediyorlar dayı” deyip suratına kapatırken telefonu, ağlamam kesiliyordu…. Kurtarıcı geliyordu; dayım geliyordu… Çocuktum, beni anlamaz sanıyorlardı… Bir şey olmaz sanıyorlardı… Yüreğimde nefret diye bir ateş yanıyordu, bilmiyorlardı… Ben de söylemedim…



    Arkadaşlarla sokakta oynuyorduk… Ne oynuyorduk hatırlamıyorum… Babam eve taksiyle geliyordu.. Daha babamın gelme saati gelmemişti.. Zaten eve de giremiyordu. Ama annem evdeydi. Bir yere gitseydi, beni “nasıl olsa bulur” sanmazdı. Mutlaka çağırırdı gitmeden önce… Babam kapıyı kırmaya çalışıyordu. Annem yoktu. Ama babamın anahtarı olmalıydı. Eğer evde unutmuşsa annemi sorardık komşulara… Kapıyı niye kırıyordu!!! İçeri girdik önden babam sonra ben.



    Babama soruyordum “kapıyı niye kırdın?”; cevap vermiyordu… Evde annemi arıyordu. Mutfağın kapısını açtı. Ocağın düğmeleri açılmış, annem yere uzanmıştı. Annemin yüzüne bakıyordum. . Hareket etmeye halim kalmamıştı… “kapıyı aç” diyordu babam; balkon kapısını aç, hadi” diyordu… Duyuyordum ama hareket edemiyordum… Kendi açtı sonunda. Annemi salona götürdü kucağında. Ocağı kapattı. Annemin yanına gittim. Annem ölmek istemişti. Beni babamla, beni çok seven ama benim hiç sevmediğim “babam”la, bırakmak istemişti…



    Ellerini tuttum. . “Anne uyan” dedim. “Anne gözlerini aç” dedim. Annem ölüyordu… Artık o olmayacak mıydı? Bu korkunç bir şey olurdu… Ben sen olmadan yaşayamazdım ki… “Anne ölme”…



    Babam geldi. Ayran yapmıştı. Anneme içiriyordu. Annem gözlerini açıyordu. Annem ölmüyordu… Çocuktum, anlamayacak kadar saftım ayıplanacak kişinin babam olduğunu… Büyüdüm. On . sekiz yaşımdayım.. Hala babamı sevmiyorum. Ve galiba yüreğimdeki bu nefret ateşi sönmeyecek… Büyüdüm… Hala aynı evde yaşamak zorunda olduğum babam ve annem hala kavga ederler sudan sebeplerle…



    Beni bu hayatın içine hiç sokmak istemeyen, beni kendinden daha çok seven, kendinden daha çok düşünen, dokuz ay içinde, on sekiz sene ellerinde büyüten anne SENİ SEVİYORUM… Korkuyorum gün gelecek ve sen gideceksin diye…



    “Anne” “N’olur benden önce ölme”


    alıntı
     
  2. 4 Eylül 2007
    Konu Sahibi : husel
  3. EU1

    EU1 Guest

    canım ya kıyamam bu yaşadıkların gerçekten çok kötü ama zaman zaman hepimiz çocukluğumuza dair böyle kötü anılar yaşamazmıyız sence yani bu konuda yanlız değilsin önemli olan kendi hayatında ailenin yaşadıklarını yapmaman kendi çocuklarına iyi örnek olman kendini sakın üzme olurmu
     
  4. 4 Eylül 2007
    Konu Sahibi : husel
  5. husel

    husel er:) Üye

    Katılım:
    16 Temmuz 2007
    Mesajlar:
    1.849
    Beğenildi:
    6
    Ödül Puanları:
    148
    duygu canımsın ya...çok özür olsun yazının bir alıntı olduğunu yazmayı unutmuşumÇok üzgünüm çoookÇok üzgünüm çoookŞeniz
     
  6. 18 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : husel
  7. hxuxrrem 2000

    hxuxrrem 2000 SEN BU SEVGİYİ HAKETMEDİN Pro Üye

    Katılım:
    14 Aralık 2007
    Mesajlar:
    5.422
    Beğenildi:
    10
    Ödül Puanları:
    146
    ÇOK BEĞENDİM CANIM YAAA.......YÜREĞİNE SAĞLIK......
     
  8. 19 Mayıs 2008
    Konu Sahibi : husel
  9. bey-za

    bey-za Aktif Üye Üye

    Katılım:
    22 Ocak 2008
    Mesajlar:
    170
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    Gerçekten gözlerim doldu okuyunca o kağıda sarılı içki şişeleri benim çocukluğumun en büyük kabusuydu çünkü. Babam eve taksiyle geldiyse elinde siyah bir poşet varsa kalbim pır pır atmaya başlar sokakta oynadığım oyun benim için biter eve koşardım. Babam annemi dövmedi hiç ama o şiddetli kavgalar (sarhoşluktan kaynaklanan) hep beni korkuturdu. Anneme bişey olucak diye ölüp ölüp dirilirdim minicik dünyamda. Babam uyusun diye dualar ederdim içimden. Oysa ki içmediği zamanı melekti babamın kimseyi incitmezdi. O yüzden çok sevdim çok severim babacığımı ötekisi başka bir adamdı çünkü. 10 yıl oldu içmeyi tamamen bırakalı. Ben 23 yaşında evli bir kadınım ama hala anneme bişey olucağı korkusu beni yer bitirir telefonu 3 ten fazla çalarsa bayılıcak gibi olurum. Bu da babamın şişelerinin ben de bıraktığı etkisi...
     
  10. 17 Aralık 2009
    Konu Sahibi : husel
  11. DeliKizinDirdiri

    DeliKizinDirdiri Yangına Körük , Kavgaya Sırık... Pro Üye

    Katılım:
    8 Eylül 2008
    Mesajlar:
    6.032
    Beğenildi:
    52
    Ödül Puanları:
    153
    aaaaayyyyyyyyy salya sümük oldum iyi mi????????
     
  12. 19 Aralık 2009
    Konu Sahibi : husel
  13. alkim

    alkim Popüler Üye Üye

    Katılım:
    7 Ağustos 2009
    Mesajlar:
    588
    Beğenildi:
    4
    Ödül Puanları:
    108
    çok güzel bir yazı paylaştıgın için sagol
     
  14. 19 Aralık 2009
    Konu Sahibi : husel
  15. icedream

    icedream anasının kuzucukları Üye

    Katılım:
    23 Mayıs 2008
    Mesajlar:
    350
    Beğenildi:
    12
    Ödül Puanları:
    108
    duyguların dalga dalga yüreklere çarptığı bir yazı ... gözlerim doldu...
     
  16. 19 Aralık 2009
    Konu Sahibi : husel
  17. mermaid_34

    mermaid_34 Popüler Üye Üye

    Katılım:
    29 Eylül 2009
    Mesajlar:
    120
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    108
    bende anne baba kavgasının çocukta bıraktığı izleri çok iyi bilirim. babamın saçma sapan sebeplerinden dolayı başlayan kavgalar annemin ya bayılmasıyla ya da kalbinin skışmasıyla biterdi.annem nefes alamazdı.hep ölecek zannederdim
    o gün bugündür bu izler bende çok derin yaralar bırakmış olsa gerek ailemdekileri özellikle annemi kaybetme korkusu bende fobi haline geldi.sırf bu yüzden psikologa gitmeyi bile düşünüyorum çünkü onlara bişi olduğunu düşününce nefesim daralıyor
    ailem iyi olsun da ne olursa olsun modundayım hep.sanki onlar yanımda olursa her soruna göğüs gerebilirim gibi geliyor ama Allahın takdiri ya benden önce onlara bişey olursa nasıl katlanırım ,nasıl yaşarım demekten kendimi alamıyorum senağlamasenağlama
    Allah onlara sağlıklı huzurlu uzun ömürler versin Allaha emanet olsunlar