Anne Sütü Hakkında

Konusu 'Beslenme' forumundadır ve Elif tarafından 22 Haziran 2010 başlatılmıştır.

    22 Haziran 2010
    Konu Sahibi : Elif
  1. Elif

    Elif Onur Üyesi Pro Üye

    Katılım:
    12 Temmuz 2006
    Mesajlar:
    24.608
    Beğenildi:
    5.137
    Ödül Puanları:
    438
    Hamilelik süresince büyük bir özlem duyarak bebeğini dünyaya getiren annenin bebeğine verebileceği en güzel armağan anne sütüdür. Anne sütü ile beslemek, bebeğin fiziksel ve mental gelişimini en iyi şekilde sağlayacak, bebekle anneyi birbirine yakınlaştıracak ve dolayısıyla bebeğin annesinin göğsünde kendini güvende hissetmesini sağlayacak tek yoldur. Bunun yanı sıra bebeği anne sütü ile beslemenin en ekonomik yol olduğunu unutmamak gerekir. Bu sebeplerle bebeğin doğar doğmaz emzirilmeye başlanması gerekir. Doğumdan hemen sonra bebeğin henüz doğum masasından kalkmadan emzirilmeye başlanması; anne ile bebek arasında ilk temasın sağlanması uzun süreli ve başarılı bir emzirme için çok önemlidir. Bebeğin en geç bir saat içinde anne memesine verilerek emzirilmenin teşvik edilmesi gereklidir. Bebeğin emmek için en istekli olduğu bu dönem geçirilirse bebekte uzun süre isteksizlik ve emzirmenin başlamasında gecikme görülür. Sezaryenli annelerin henüz kendilerine tam gelmeden bir başkasının yardımıyla bebeklerini emzirmeleri gerekir.[​IMG]
    Anne memesinden süt salgılanmasını Prolaktin adındaki hormon sağlar. Prolaktin hormonun uyarılması ile süt salgılanmaya başlar. Bu hormonu uyaran etki bebeğin anne memesini emmesidir. Yani bebek ne kadar çok emerse o kadar süt salgılanır.
    Anne sütünün besinsel ve hücresel içeriği sabit kalmayıp sütün üretim basamağına göre, çocuğun erken veya zamanında doğmasına göre, anneden anneye ve günden güne değişir. Anne sütü emzirmenin ilk günlerinde koyu sarımsı bir sıvı olarak salgılanır ve buna Kolostrum adı verilir. Kolostrum yüksek değerli protein, antikor ve mineral içerir. Bu süt doğumdan itibaren sadece bir kaç gün üretilir ve bebeğin ihtiyacı olan tek besindir. Süt emilmeye başladıktan sonra bileşiminde bir takım değişimler gerçekleşir (Protein ve mineral miktarında düşme gözlenir;yağ, laktoz ve enerjisi ise artmaya başlar.) Bu dönemde salgılanan süte ise geçiş sütü denir ve bu yaklaşık iki hafta sürer. Daha sonra daha açık renkte ve daha sıvı olan olgun süt üretilmeye başlanır.
    Bebeğiniz için en uygun gıda anne sütüdür. Bebeğinizi hastalıklardan koruyacak antikorlar içerir,her zaman hijyeniktir,pratiktir ve ekonomiktir. Anne sütü ile beslenen bebeklerde alerjik reaksiyonlar görülmez. Bebeğin sindirebileceği en ideal besin olduğundan bebeklarde sık sık görülen kabızlık, ishal, gaz gibi problemlerin oluşumunu en aza indirir. Anne sütünün protein ve mineral içeriği; bebeğin henüz gelişmemiş böbreklerini zorlamaz,kolay sindirimi sağlar. Bebek için gerekli olan tüm vitaminleri ve mineralleri gerekli oranlarda içerir. Anne sütü bebeğin sinir sistemi hücrelerinin, beyin hücrelerinin, gözde görmeyi sağlayan retina tabakası hücrelerinin gelişimi için hayati öneme sahip Omega 3/Omega 6 yağ asitlerinden zengindir.
    Anne sütü ile beslenen bebeklerde kalp hastalıkları, kanser, şeker hastalığı, ağız ve diş gelişimi bozuklukları, bağırsak hastalıkları, alerji gibi durumların daha az görüldüğü saptanmıştır.
    Bebeğinizi Emzirirken...
    Annelerin en çok merak ettikleri konu bebeklerini ne kadar sıklıkla emzirmeleri gerektiğidir.
    Bebek belli saatlerde değil, istedikçe ve acıktıkça emzirilmelidir. Anne bebeğinin memeyi aramasından onun ne zaman emmek istediğini çok rahat anlayabilir.

    Bebeğinizi emzirmeden önce ellerinizi mutlaka iki-üç dakika kadar sabun ve ılık su ile yıkamalısınız. Bebeğinizi emzirirken mutlaka rahat oturmalı ve kendinizi rahat hissetmelisiniz. Genellikle ilk zamanlarda 10 dakika süre ile emzirmek yeterlidir. Bebeğe bir memenizi vererek on dakika emzirdikten sonra diğer memenizi vererek on dakika daha emzirin. Bir sonraki emzirmeye bebeğin en son aldığı göğüsten başlayın. Unutmayınki sütün oluşması ve bollaşması bebeğinizin emmesine bağlıdır. Bebek memeyi emerken sadece meme ucu değil göğsün koyu renkli bölgesini tamamen almalıdır. Bebeğinizi memeye iyice yaklaştırmalısınız ve memenin bebeğinizin nefes almasını engellememesine dikkat etmelisiniz. Bazı bebekler ilk günlerde çabuk yorulurlar ve anne göğsünde daha uzun kalmayı tercih ederler. Bebeğiniz doyduğuna kendi karar verir ve memeyi bırakır. Emzirme sonrasında mutlaka bebeğinizin gazını çıkarmalısınız. Bazı durumlarda gaz çıkarma işlemi emzirme sırasında da yapılmalıdır. Bebeğin gazını çıkarmanın en kolay yolu onun midesinin omzunuza gelecek şekilde kendinize yaslamak ve sırtını hafifçe sıvazlamaktır. Bebeklerin gazlarını daha rahat çıkarmalarını sağlamak üzere bebekler için özel olarak üretilmiş doğal bitki çayları kullanılabilir. Rezene ve Papatya gibi bitkilerden üretilen bu çaylar, gaz sancısı yaşayan bebeklerde kullanıldığında belirgin bir rahatlama sağlarlar. Tamamen doğal bitki özlerinden bebeklerin sindirim sistemine göre ekstre oranları ayarlanarak üretildikleri için hergün kullanılabilir ve bebeğin gaz giderici kimyasal-sentetik maddelerle karşılaşmalarını önlerler.

    Göğüslerin yara olmasını engellemek ve iltihaplardan korunmak için göğüs ve göğüs uçlarının bakımına özen göstermelisiniz. Emzirmeden sonra göğüslerinizi ılık suyla temizleyin ve meme ucu kuruduktan sonra birkaç damla süt boşaltıp göğüs ucunuza hafifçe yayın. Bebeğin memeye iyi yerleşmediği durumlarda meme başında hafif çatlaklar oluşabilir. Bu durumda meme başlarına bitkisel yağ sürebilirsiniz.
     
  2. 22 Haziran 2010
    Konu Sahibi : Elif
  3. secosel

    secosel hayatçokgüzel Üye

    Katılım:
    30 Nisan 2008
    Mesajlar:
    598
    Beğenildi:
    2
    Ödül Puanları:
    86
    allahıma şükürler olsun ki oğlumu 2 yıldır emziriyorum.üstelik 15 ay boyunca su içmesine gerek kalmayacak kadar çok emzirdim.vicdanım çok rahat.anne sütünün yerini hiçbirşey tutamaz.buna sonsuz inanıyorum hiç hastalanmadı,öksürmedi bile oğlum :nazar: